Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Okul ile aile arasındaki sosyalleştirme çatışmalarından biri olan okul korkusunun temelleri, ailede atılmaktadır. (Ailenin çocuğa başarılı olabilmesi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Okul ile aile arasındaki sosyalleştirme çatışmalarından biri olan okul korkusunun temelleri, ailede atılmaktadır. (Ailenin çocuğa başarılı olabilmesi."— Sunum transkripti:

1

2

3 Okul ile aile arasındaki sosyalleştirme çatışmalarından biri olan okul korkusunun temelleri, ailede atılmaktadır. (Ailenin çocuğa başarılı olabilmesi için küçük yaşta yaptığı baskılar, onu daha sonraki okul ve meslek hayatında sürekli olarak rahatsız etmektedir.)

4 OKUL BAŞARISI VE BAŞARISIZLIĞI  Okul başarısı; öğrencinin bulunduğu okul, sınıf ve derse göre belirlenmiş sonuçlara ulaşmada göstermiş olduğu ilerlemedir. Okul başarısızlığı ise; öğrencinin gerçek yeteneği ile okuldaki başarısı arasında görülen farklılık olarak tanımlanabilir.  Eğitimde başarısızlık üst üste yığılır, birikerek çoğalır. Bu nedenle başarısızlığın mümkün olduğunca erken fark edilmesi önemlidir.

5 OKUL BAŞARISINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER  D uygusal Faktörler  B enlik Algısı  M otivasyon  Z ihinsel Faktörler -- Ebeveyn Tutumları --  C insiyet Faktörü  S ınav Kaygısı  O kul-Öğretmen Faktörü  D ers Çalışma Yöntemi

6 OKUL BAŞARISINI ÜÇ ÖNEMLİ FAKTÖR ETKİLEMEKTEDİR:  1-Bireysel özellikler  2-Okul ve öğretme  3-Ev ve aile ortamı

7 Ev ve aile ortamı a ) Özgüven b) Otonomi, kendi kendini yönetme c) Güdülenme (Motivasyon) d) Başarı konusunda anne ve babanın tutumu ve desteği e) Ebeveynin aşırı baskısı f) Ebeveynin beklentisi g) Stres oluşturan olumsuz ev koşulları.

8 a) Özgüven: Öğrenmeden keyif alıp haz duymak büyük ölçüde çocuğun özgüvenine bağlıdır. Yakın çevresi çocuğun ihtiyaçlarını fark ederek, karşılamaya çalıştığında özgüven için önemli adımdır. a) Özgüven: Öğrenmeden keyif alıp haz duymak büyük ölçüde çocuğun özgüvenine bağlıdır. Yakın çevresi çocuğun ihtiyaçlarını fark ederek, karşılamaya çalıştığında özgüven için önemli adımdır. b) Güdüleme (motivasyon): Genellikle başarısız çocuk, motivasyonu eksik olan çocuktur. Motivasyonu geliştirmek için, çocuğun kendine olan güvenini kazandırmak, ailenin en önemli görevi olmalıdır. b) Güdüleme (motivasyon): Genellikle başarısız çocuk, motivasyonu eksik olan çocuktur. Motivasyonu geliştirmek için, çocuğun kendine olan güvenini kazandırmak, ailenin en önemli görevi olmalıdır.

9 c) Otonomi (kendi kendini yönetme): Anne baba çocuğun dış dünyayı keşfetme ve tanımak için yaptığı girişimleri desteklediği, bağımsız olması konusunda çocuğu teşvik ettiğinde, çocuk kendi kendine yetmenin hazzını yaşar. Okulöncesi döneminde kendi başına giyinir, soyunur, yemeğini yer, oyuncaklarını toplar. Okul döneminde tahtadan ödevini çeker ve evde tek başına yapar. Yapamadığı zaman da davranışının sorumluluğunu üstlenerek sorununu öğretmeniyle kendi başına çözmeye çalışır.

10 d) Başarı konusunda anne-babanın tutumu ve desteği: Anne ve baba, çocuğun bireysel kapasitesinin elverdiği oranda yapabileceğinin en iyisini yapması bekler. Bu arada önemli olan, çocuğun başarılarının saygı ile karşılanması, buna karşılık hazır ve yeterli olmadığı bir takım şeyleri başarıp, tamamlaması konusunda baskı yapılmamalıdır. Anne ve baba, çocuğun zorlanması halinde, çözüme yardımcı olmak ve onun kaygılarını paylaşmak üzere gerekli olan desteği göstermektedir. Aile, okula önem vermemiş, karşı bir tutum takınmış veya öğretmeni küçümsemişse, çocuk bunların etkisinde kalarak başarısız olabilir. Çocuğun okul faaliyetlerine ailenin ilgi göstermemesi, onu köreltir. Bunun sonucu çocuk başarısız olabilir. d) Başarı konusunda anne-babanın tutumu ve desteği: Anne ve baba, çocuğun bireysel kapasitesinin elverdiği oranda yapabileceğinin en iyisini yapması bekler. Bu arada önemli olan, çocuğun başarılarının saygı ile karşılanması, buna karşılık hazır ve yeterli olmadığı bir takım şeyleri başarıp, tamamlaması konusunda baskı yapılmamalıdır. Anne ve baba, çocuğun zorlanması halinde, çözüme yardımcı olmak ve onun kaygılarını paylaşmak üzere gerekli olan desteği göstermektedir. Aile, okula önem vermemiş, karşı bir tutum takınmış veya öğretmeni küçümsemişse, çocuk bunların etkisinde kalarak başarısız olabilir. Çocuğun okul faaliyetlerine ailenin ilgi göstermemesi, onu köreltir. Bunun sonucu çocuk başarısız olabilir.

11 e ) Ebeveynin aşırı baskısı: Çocuk erişemeyeceğini düşündüğü yüksek başarıya ulaşmak için aşırı ve sürekli ebeveyn baskısı hissettiği zaman bu sabit baskı ile başa çıkamaz. Buna bağlı olarak anne babasının kendisinden beklediğini düşündüğü başarıya elde edemez. Bu duygu, onu yeni girişimler için cesaretsiz kılar. e ) Ebeveynin aşırı baskısı: Çocuk erişemeyeceğini düşündüğü yüksek başarıya ulaşmak için aşırı ve sürekli ebeveyn baskısı hissettiği zaman bu sabit baskı ile başa çıkamaz. Buna bağlı olarak anne babasının kendisinden beklediğini düşündüğü başarıya elde edemez. Bu duygu, onu yeni girişimler için cesaretsiz kılar. Eleştirici anne baba tutumu karşısında çocukta içe çekilme, utangaçlık ya da özellikle ders konusunda yalan söyleme eğilimi görülebilir. Bunun yanı sıra psikosomatik baş ağrıları, tırnak yeme ve yetersiz arkadaş ilişkileri rastlanabilir. Böyle bir ortamda büyüyen 11 yaşındaki bir 5. sınıf çocuğu duygularını şu şekilde ifade etmektedir: “Bazen düşünüyorum da ben niye dünyaya geldim. Biraz düşük not aldığımda annem aşırı derecede tepki gösteriyor. Kızıyor, bağırıyor. Bazen babam ona engel olmak istiyor” Çocuğu başarılı arkadaşlarıyla kıyaslamak yerine kendisiyle kıyaslamak gerekir. Önemli olan çocuğun “dünü” ile “bugünü” arasında görülebilen somut farktır.

12 !?

13 f) Ebeveynin beklentisi: Anne babanın beklentisi çocuğun yeteneğinin üzerinde ve yüksek olduğu zaman çocuğun cesareti kırılır. Çocuk anne babayı hayal kırıklığına uğratmaktan korkar. Oluşan bu “başarısızlık kaygısı” çocuğu yeni girişimlerden ve denemelerden alıkoyar. “Düşük beklenti”de ise; çocuk kendini zorlamaz.çünkü zaten annesi ondan ödevini tamamlamasını beklememektedir. g) Stres oluşturan olumsuz ev koşulları: Günümüzde stres, bireyin ihtiyaçlarının karşılanamamasından ortaya çıkan duygusal gerilim olarak tanımlanmaktadır. f) Ebeveynin beklentisi: Anne babanın beklentisi çocuğun yeteneğinin üzerinde ve yüksek olduğu zaman çocuğun cesareti kırılır. Çocuk anne babayı hayal kırıklığına uğratmaktan korkar. Oluşan bu “başarısızlık kaygısı” çocuğu yeni girişimlerden ve denemelerden alıkoyar. “Düşük beklenti”de ise; çocuk kendini zorlamaz.çünkü zaten annesi ondan ödevini tamamlamasını beklememektedir. g) Stres oluşturan olumsuz ev koşulları: Günümüzde stres, bireyin ihtiyaçlarının karşılanamamasından ortaya çıkan duygusal gerilim olarak tanımlanmaktadır. Çocuklar için stres yaratan ortamlar; yakın bir aile üyesinin ölümü, anne babanın yeniden evlenmesi, seyahate bağlı uzun süreli ebeveynden ayrı kalma, aile içinde hastalık,yeni okul, yeni öğretmen,annenin hamileliği, kardeş doğumu,okula yeni başlama, okulu bitirme veya taşınma sayılabilir.

14 Aileye Bağlı Nedenler:  Anne babanın arasında sağlıklı bir iletişimin olmaması, huzursuz ve kaygı verici bir ev ortamı,  Anne babanın, kendi hayatlarındaki sıkıntılarından dolayı eleştirel ve sabırsız olması, çocuğun hatalarını tolere edememesi, baskıcı tutumu, çocuğu zorlamaları, çocuğun iyi yanlarından ziyade yetersiz yanlarına yoğunlaşması, çocukta kendine güvensizliğe ve kaygıya bu da başarısızlığa yol açmaktadır.  Anne babanın çok kaygılı olması çocuğunda kaygılanmasına neden olur. Anne babalardaki başarısızlık kaygısı başarısızlık var olmadan hatta daha çocuk okula başlamadan önce de görülür ve bazen tüm okul yaşamı boyunca sürer. Çocuğa da bulaşan bu kaygı çocuğun gerçek performansını ortaya koymasını engelleyerek başarısızlığa sebep olur.

15  Çocuk üzerine gerçekçi olmayan beklentiler ve çocuğa güven duymama önemli bir nedendir. Ebeveynlerin çocuğun potansiyelinin üzerinde olan beklentilerini çocuklara yansıtmaları çocukta kaygı ve başarısız olma korkusu geliştirir.  Evde çocuğun kendine ait bir çalışma mekanının (oda, masa,) olmaması,  Anne babanın zamanı etkili kullanma, okuma, sorumluluklarını yerine getirme konularında olumsuz model olup, bir taraftan çocuğun çok fazla televizyon izlemesine, gezmesine kızarken diğer taraftan zamanlarını hep bu şekilde geçirmeleri.  İyi niyetle sunulan bilgisayar, TV oyunları gibi teknolojik olanakların kullanımına sınır getirilmemesi sonucu çocukta bağımlılık yaratması,  Ödül verme yöntemini doğru kullanamayarak çocuğun, başarıyı başlı başına bir ödül olarak görmesinin engellenmesi,

16  Aslında gelişimi için gerekli olan; arkadaşlarıyla oyun oynama, sportif faaliyetlere katılma, resim yapma, müzik dinleme, yetişkinlerle vakit geçirme gibi etkinliklerin anne baba tarafından gereksiz görülmesi hatta çocuğa bunları gerçekleştirmesi için izin verilmemesi.  Ailenin eğitim hataları, ana baba tutumundaki kararsızlık, anne babanın eğitim anlayışındaki farklılık başarıyı engelleyici olabilmektedir. Çocuğun gereğinden fazla koruyup güvensiz bir birey haline getirmek yada aşırı baskı ve otorite yoluyla eğitmek hatalı davranış modelleridir. Bunun yanı sıra anne babanın geçimsizliği gibi nedenlerde aileden kaynaklanan başarısızlık faktörleridir.  Aile içi iletişimin gencin başarısını etkileyişine bakıldığında çocukların okul başarılarının huzurlu aile ortamlarında arttığı bulunmuş, buna karşın büyük anlaşmazlıkların yaşandığı huzursuz aile ortamlarında yetişen çocukların hem kişilik gelişimlerinde hem de sosyal uyumlarında sorun olduğu görülmektedir.

17 AİLE VE EĞİTİM Eğitim anlayışının temellerinden birisi de, öğrencilerin sadece okullarda değil, okul dışı ortamlarda da eğitiminin önemli olduğu, öğrencilere kazandırılan bilgilerin pekiştirilmesi, uygulamaya dönüştürülmesi için aile ve çevrenin okulla aynı anlayışa sahip olması gerekmektedir.

18  Aileler, okulda öğrenciye kazandırılan bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıkları benimsemez, desteklemez ve sürekliliği için uygun ortamlar hazırlamazsa, okulda verilen eğitimin tüm çabalara rağmen başarısız olacağı bilinmelidir.  Öğrencileri daha iyi eğitmek, yetiştirmek ve hayata hazırlamak için aile ve çevresinin onlara desteğini kazandırması gerekmektedir.

19  Ö Ö Ö Öğrenciler yaşamının ve günlük yaşamının çoğunluğunu evde geçirdikleri için öğrenciyi şekillendirme de aile büyük bir güce sahiptir.  O O O Okulda öğrencilere kazandırılan yada kazandırılmak istenen özellikler her ne kadar iyi, doğru, yararlı olsa da okul dışı ortamlar tarafından bozucu etkinin bulunması durumunda öğrenci için bir anlam ifade etmeyecektir. Bu da demektir ki; okul ile ailenin ortak bir anlayışa sahip olması gerekmektedir.

20 AİLE+OKUL+ÖĞRETMEN  Öğrencinin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi ve başarılı olabilmesinin en önemli şartı ekip çalışmasıdır

21 OKULDAKİ TÜM ÖĞRETMENLERLE İLETİŞİM SAĞLAMAK...

22 Sadece okuldaki öğretmenlerle değil, diğer velilerle iletişime geçerek bir bütünlük sağlanmaya çalışılmalıdır.

23 DEĞERLİ ANNE-BABALAR DDDDEĞİŞİM İÇİN BİR BAŞLANGIÇ YAPMANIN ZAMANIDIR. NEDEN BU GÜN OLMASIN? KAYBEDEBİLECEĞİNİZ HİÇ BİR ŞEY YOK. AMA KAZANACAĞINIZ ÇOK ŞEY VAR. ÇOCUKLARIMIZ...

24 BATAKLIKTA SOLAR,LALEZARDA AÇARLAR UNUTULMAMALIDIR Kİ ÇOCUKLAR DA ÇİÇEK GİBİDİR


"Okul ile aile arasındaki sosyalleştirme çatışmalarından biri olan okul korkusunun temelleri, ailede atılmaktadır. (Ailenin çocuğa başarılı olabilmesi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları