Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

PROFOESYONEL SES ODYOLOJİ KONUŞMA VE SES BOZUKLUKLARI UZMANI.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "PROFOESYONEL SES ODYOLOJİ KONUŞMA VE SES BOZUKLUKLARI UZMANI."— Sunum transkripti:

1 PROFOESYONEL SES ODYOLOJİ KONUŞMA VE SES BOZUKLUKLARI UZMANI

2 Ses Tanımları "Ses" maddeden oluşan bir ortamda yayılan, mekanik bir titreşim dalgasıdır.

3 Sağlıklı Ses; organik patolojisi olmayan ve ses cerrahisi geçirmemiş olan ya da pürüzsüz, canlı, parlak ve vücut imajıyla uyumlu ses olarak tanımlanabilir. Profesyonel/ Elit Ses; takriben 2 yıldır haftada 2 saatten az olmamak kaydıyla ses eğitim pratiği kazanmış sestir

4 Müzikal Ses Yinelenen belli bir periyot ve frekansı bulunan ayrıştırıldıklarında kendisini oluşturan basit seslere ayrılabilen seslerdir.

5 Müziksel Sesin Özellikleri Müzikal sesler bilindiği gibi yinelenen hareketlerden oluşan, belli frekans ve süreleri olan seslerdir. Düzensiz bir şekilde titreşen ses kaynaklarının ürettiği sesler ise gürültü veya doğrudan ses olarak nitelendirilir.

6 Frekans Özellikleri Müzikal seslerin belirlenmiş frekansları vardır ve saniyedeki titreşim sayıları vardır. Bu nedenle işitme sisteminde tiz ve pes duygusu uyandırır. Sesin psiko-fiziksel algılama ile olan frekansına sesin perdesi (pich) denir. Perde bir anlamda frekansın müzik dilindeki karşılığıdır.

7 Stevens, Volkman ve Newman (1937) ise insanların duydukları perde aralıklarının frekans aralıklarıyla düz orantılı değil de logaritmik bir şekilde bağlantılı olduğunu göstermişlerdir. Deneklerin psikofizik ayarlamaları deneylerinde verdikleri cevaplara dayanarak perdelerin psikolojik algılanması cetvelini (mel scale) ortaya çıkarmışlardır

8 Bu cetvelin standardı olarak da mel terimini kullanmışlardır. Piyanodaki orta do ile bir aşağısındaki do arasındaki farkı, insanlar 167 mellik bir fark olarak algılarlar ama orta do’dan iki oktav yukarıdaki do ile ondan bir oktav yukarıdaki do arasındaki farkı 508 mellik bir fark olarak algılarlar.

9 İki aralık da bir oktav olmasına rağmen daha tiz olan oktav aralığı çok daha genişmiş gibi gelir insana. Sanki psikolojik mesafe, tiz sesler arasındaki aralıklarda pes sesler arasındaki aynı aralıklardan daha fazladır

10 Seslenme Süresi Özellikleri Müzikal seslerin ne kadar süre ile devam edeceği belirlenmiştir. Bu da müzikal seslerde bir ritm boyutu olmasını gerektirir. Müzikte süre birimi vuruştur. Vuruş süreleri metronomla belirlenir. Müzikte perde ve ritm ögeleri bir bütün olarak oluşturulmaktadır.

11 Tını özellikleri Ses kaynaklarının frekansları, bağıl fazları ve genlikleri değiştikçe müzikal sesin niteliği de değişir. Müzikal sesin bir özelliği olan tını, ses kaynağının bu iç yapısına bağlı olarak farklılık gösterir. Müzik seslerini oluşturan basit seslerin frekansları, genellikle birbirinin tam katıdır

12 ve bunlara selen adı verilir. Bu durum sesin tınısını belirler. Oysa basit seslerin frekansları tam sayılı katları halinde değil de rastgele değerlerdedir ve belli tınıları yoktur.

13 Şiddet özellikleri Sesin şiddeti, sesi oluşturan dalgaların enerjisi ile ilgilidir. Enerji düzeyini değiştirmeyen ve sürekli, aynı şiddette duyulan sesler, yeterince müzikal sesler değildir. Bu nedenle müzikal sesin enerjisi ve şiddetinin belirli bir düzen içinde değişken olması gerekir. Böylece müzikal sesin etkinliği artmış olur.

14 Kalite Özellikleri Müzikal sesin kaliteli oluşu, ses kaynağının yapısı ile ses güç veren ve tını kazandıran tüm sistemlerin kaliteli olması ile ilgilidir. Bu bağlamda, insan vücudu ile oluşan müzikal seste bireyin ses sitemindeki anatomik yapı kalitesi ile doğru ve uyumlu kullanımı, sesin kalitesini doğrudan etkilemektedir.

15 Sesin Yaşla İlişkisi Doğum sırasında bebeğin ilk ağlamasıyla ortaya çıkan ve ortalama frekansı 500 Hz civarında olan ses(mi) büyüdükçe kalınlaşır ve sekiz yaşında 275 Hz’e düşer. Ergenlik çağına kadar erkek ve kızlarda aynı tonda seviyesindedir

16 Erkek çocukların ses telleri %60 büyürken Kız çocukların ses telleri %35’e kadar büyür. Ergenlik döneminde kız çocukların sesleri 2,5 ton düşerken, erkek çocuklarda 1 octavlık değişim olur.

17 Böylece erkek sesleri Hz arasında Kadın sesleri Hz arasında kalır.

18 Ses kapasitesi sınırları Genel olarak 1,5 octav ile 2,5 octav arasındadır. Ulaşılabilen en kalın ton Fa(fa1)=43 Hz, En ince ton mi4=2610 Hz’dir. Kadın seslerinde larenks ıslık sesi 4000 Hz’ye kadar çıkabilir.

19 Kadın sesleri Soprano: En doğal ve en ince kadın sesidir. En doğal kadın sesi olduğu için çok sık rastlanmaktadır. Alto: Rengi koyu, gelişmiş göğüs seslerine sahip kalın sestir. Kontralto: Nadiren rastlanılan bir ses grubu olup altodan daha kalın, kuvvetli ve dramatik bir etkiye sahiptir.

20 Erkek sesleri Tenor: ince erkek sesidir Bariton: orta kalınlıkta ki tenor ve bas arasındaki ses grubudur. Bas: koyu renkli, en kalın erkek sesidir

21 Kaliteli seslerde ses sınırları ; Normal seslerde ses sınırları Soprano= la-do3-fa3 Soprano= la-sol2 M.soprano= sol-do3 m. soprano= sol-fa2 Alto= fa-do3 Alto= fa-mi2 Tenor= la-do2-mi2 Tenor= si- sol1 Bariton= sol-la1 Bariton= la-fa1 Bas= re-sol1 Bas= mi-do1

22 Soprano Hz Alto Hz Tenor Hz Baritone Hz Bass Hz

23

24 Ses tellerinin Boyutları Soprano: 14mm-17mm Mezo Soprano 18mm-21mm Kotnrallo 18mm-19mm Tenör 18mm-20mm Bariton 21mm-27mm Bas 24mm-25mm

25

26 SESİN ÖZELLİKLERİYLE İLGİLİ KAVRAMLAR

27 Sesin Gürlüğü Vokal şiddet ya da ses yoğunluğu anlamına gelir. Solunum basıncına, ses tellerinin ses uzunluğuna kısalığına, rezonans bölgelerinin darlığına genişliğine göre değişiklik gösterir. Ses eğitimi yoluyla “taşıma ses” özelliği kazanan insan sesi, armoniklerin güç ve yoğunluk kazanmasıyla şiddetini (volüm) geliştirerek büyük bir salonda aşırı güç harcamadan duyulabilir hale gelmektedir.

28 Vibrato(Salınımı) Sesin saniyede 5-8 kez ton (perde) ve şiddet yüksekliği değişimidir. Şarkı söyleyen bir seste doğal bir vibratonun varlığı ses renginin veya kalitesinin önemli bir belirtisidir.

29 Üç ana parametresi vardır: 1- saniyedeki salınım sayısı 2- şiddet değişikliği 3- perdedeki dalgalanma Özellikle eğitilmiş seslerde vibrato özelliği sesin müzikalitesi ile paralel olarak değerlendirilir.

30 Sesin Rengi Ses organlarının anatomik yapısı, vokal kordların kısalığı, uzunluğu, inceliği, lifciklerin yapısı, ağız ve rezanatörlerin yapısı, sesin gürlüğü ve şiddeti sesin rengini verir.

31 Entenasyon: Ses tellerinin belirli bir tonda ayarlanabilmesi, istenilen frekansta ses üretilebilmesidir. Sesin sağlıklı oluşu ile ilgilidir. Entanasyonun doğru olamaması, müzikal ve teknik eksiklik olduğu gibi dinleyeni de rahatsız eder.

32 Sesin Yeri Larenkste oluşan ses, dille sürtünerek boğazda tınlayıp koyu ve boğuk biçimde ağızdan çıkabileceği gibi; üstte, üst damağı yalayarak, rezonans boşluklarından da yararlanarak, büyüyüp zenginleşerek, rahat ve parlak bir biçimde gerekli müzikal söyleyişe ulaşarak ağızdan dışarı çıkmasıdır.

33 Ses eğitimi Ses eğitimi; bireylere konuşma ve/veya şarkı söylemede seslerini doğru, etkili ve güzel kullanabilmeleri için gereken davranışların kazandırıldığı ve içinde konuşma, şarkı söyleme ve şan eğitimi gibi alt ses eğitimi basamaklarını barındıran, disiplinler arası bir özel alan eğitimidir.

34 Müzik eğitimi alacaklar Çok iyi bir müzik kulağı Çok iyi bir müzik hafızası Dinlenebilir nitelikte güçlü bir ses materyaline Sağlıklı bir bünye Dengeli bir psikolojiye ve güce Zengin bir algılama ve hayal gücüne Fiziksel yapı ve fizyonomi düzgünlüğüne

35 Ses Eğitimi Türleri Şarkı Söyleme Eğitimi Bireylere ses eğitiminin gereklerine uygun olarak, güzel ve etkili şarkı söylemeleriyle ilgili davranışların kazandırıldığı, şarkı söyleme eğitimini de içine alan ve özellikle genel ve amatör müzik eğitimi kapsamında uygulanan bir ses eğitimidir

36 Şan eğitimi Dilimize, Fransızca’daki “chant” sözcüğünden geçen bu kelimenin asıl anlamı; “dayanıklılık ve sağlamlık kazandırılmak üzere sesi işlemek, yetiştirmek, sesle ilgili dayanıklılık sanatı, ses müziği sanatı, tekniği ve insan sesiyle oluşturulan müziksel ve teknik sesler bütünü”dür. (Töreyin, 1998)

37 Koro Eğitimi Koro: sayısal oluşum, ses türü, ses kapasitesi ve tını bakımından dengeli, önceden belirlenen bir modele uygun olarak tek ya da çok sesli müzik yapıtlarının seslendirme- yorumlama amacıyla oluşturulan ses topluluklarıdır. Koro eğitimi ise buna uygun ses eğitimidir.

38 Konuşma Eğitimi Ses eğitimi içerisinde yer alan ve bireye sesini konuşurken doğru, etkili ve güzel kullanmayı amaçlayan, doğru artikülasyon ve doğru diksiyon alışkanlığı kazandırmaya yönelik bir ses eğitimi türüdür. Daha çok, mesleğini konuşarak yürüten bireylere uygulanır.

39 Eğitim süresi Ses eğitimine erkeklerde 18 yaşından önce, kızlarda ise 16 yaşından önce başlanmamalıdır En az 4 yıl bazı konservatuarlarda 5,6,7 yıl olanlar var

40 Ses Eğitiminin Ögeleri Solunum Omuz Solunumu:Göğsü kabartarak alınan bu nefes şarkı söyleyenler için yetersiz, hatta zararlıdır. Kaburga Solunumu: Nefes aldığımızda kaburgalar yandan genişlediğinde kullanılan nefestir. Diyafram Solunumu:Şarkı söylerken doğru nefes almaya en uygun nefestir.

41

42

43 Vücut Duruşu: Göğüs önde ve yukarıda, omuzlar rahat ve karın içerde olduğu halde vücut dik tutulur. Bu duruş rahat ve bilinçli olmalıdır. Baş rahat ve serbest şekilde dik tutulmalıdır.

44

45

46 Ses Atakları(vokal ataklar): Müzikal anlamda atak, bir müzik cümlesinin başlangıç veya giriş hareketidir. “Seslenme” biçimi de denilen atak, sert ritmin temelini oluştur. Ses kalitesini etkileyen dengeli kullanıldığında ses üretimi (fonasyon) rezanatörlerin kullanımı, sesin doğruluğu ve temizliği, sesin kalitesi, sesin gürlüğünün dengelenmesini olumlu olarak doğrudan etkilemektedir.

47 Sesin Tutulması: Solunum, fonasyon, rezonans ve artikülasyonun doğru ve birbiriyle uyumlu olarak gerçekleştirilmesinin devam ettirilmesidir. Yani sesin doğru üretim ve kullanımının belli bir uyum içerisinde devam ettirilmesidir. Bu süre erkeklerde 25, bayanlarda 17 saniyedir.

48 Ses Kalitesinin Kontrolü Sesin temiz,(hışırtısız, pürüzsüz, gürültüsüz), parlak, dolgun, zengin tınılı, kendi içinde bütünlüğü/devamlılığı olan ( tüm ses bölgelerinin içinde kullanıldığı, kırılmayan, kopmayan) ve homojen bir yapıdaki (soluğun her zerresinin aynı kalitede olduğu) ses anlaşılır.

49 Vokal Register: Ses tellerindeki değişik titreşim hareketlerini tanımlayabilmek için kullanılan “register” kavramı, aynı sesi değişik tınılarda verebilen bir müzik aleti olan orgdan esinlenilerek kullanılmıştır.

50 VOKAL REGİSTER Erkek Sesleri Kadın Sesleri Göğüs Göğüs Kafa Orta Falseto Kafa İyi eğitilmiş seslerde register geçişleri belli olmamaktadır.

51 Fonasyon: Akciğerlere nefes borusundan geçerek gelen nefesin ses tellerini titreştirmesi ve dışarıya ses olarak verilmesine denir.

52 Rezonans Ses tellerinin titreşmeye başlamasıyla, rezanatörlerin de titreşmesi ve böylece sesin doğuşkanlıklarının artması, tınısının zenginleşmesi ve kişiye özgü ses karakterlerinin oluşmasıdır. Sesin rezanatör bölgelerinde yankılanarak tını zenginliğini kazanmasıdır.

53 Şarkıcı Formantı Şekil değiştiren rezonans yoğunluklarına “formant” adı verilir. Bir şarkıda 4 ya da 5 formant olduğu saptanmıştır. Şarkıcı sesinin çınladığı yer ise 3. formant olup 2300 Hz ile 3200 Hz arasında değişir ve şarkıcının sesinin büyük bir orkestranın üstünde duyulmasını sağlar.

54 Artikülasyon Konuşma dilindeki sesler için nefesin ses banlarını titreştirerek ya da titreşmeden gırtlaktan geçtikten sonra ağız ve burun boşluğundan geçerken şekillenme halidir. konuşurken olduğu kadar şarkı söylerken de “ne denildiği, ne söylenmek istediği” dinleyenler tarafından doğru anlaşılmalıdır.

55 EĞİTİLMİŞ SESLERİN ULAŞABİLDİKLERİ EN YÜKSEK ŞİDDET Ses şiddeti : 120 dB (Büyük opera) Ses şiddeti : dB (Opera sesi) Ses şiddeti : dB (Opera komik sesi) Ses şiddeti : dB (Operet Sesi) Ses şiddeti : dB (Konser sesi)


"PROFOESYONEL SES ODYOLOJİ KONUŞMA VE SES BOZUKLUKLARI UZMANI." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları