Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İLK YARDIM. İLK YARDIM NEDİR? Herhangi bir kaza yada yaşamı tehlikeye düşüren durumda,sağlık görevlilerinin yardımı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İLK YARDIM. İLK YARDIM NEDİR? Herhangi bir kaza yada yaşamı tehlikeye düşüren durumda,sağlık görevlilerinin yardımı."— Sunum transkripti:

1 İLK YARDIM

2

3 İLK YARDIM NEDİR? Herhangi bir kaza yada yaşamı tehlikeye düşüren durumda,sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar,hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önlemek amacıyla,ilaçsız olarak yapılan uygulamalara ilkyardım denir. İLK YARDIM UYGULAMASINDA KESİNLİKLE İLAÇ KULLANILMAZ. 1.Yaşamı koruma ve sürdürülmesini sağlama 2.Durumun kötüleşmesini engelleme 3.İyileşmesini kolaylaştırma İLK YARDIMDA AMAÇ NEDİR?

4 İLKYARDIMCININ ÖZELLİKLERİ VE SORUMLULUKLARI NEDİR? 1.Sakin ve telaşsız olmalı. 2.Hastayı sakinleştirmeli. 3.Çevreyi değerlendirip süren bir tehlike olup olmadığını belirlemeli. 4.Kendi can güvenliğini tehlikeye atmamalı. 5.Çevredeki kişileri,sağlık kuruluşları, itfaiye ve güvenliğe haber vermeleri için organize etmeli. 6.Hastanın durumunu değerlendirerek uygun ilk yardıma başlamalı. 7.Hastanın sağlık kuruluşuna bir an önce ulaşmasını sağlamalı.

5 YANIK Her yıl iki milyondan fazla tedavi gerektiren yanık yaralanmaları olmaktadır. En azından yılda 6000 kişi yanık ile alakalı yaralanmalardan dolayı ölmektedir. Yanık sınıflandırmaları : Birinci Derece/Sathi Derinin üst katı yanmıştır. Deri kızarır ve kabarcıklar oluşur. İkinci Derece/Kısmi Derinin üst katları yanmıştır. Deri kızarır ve kabarcıklar oluşur. Genellikle bu yanık ağrılıdır. Üçüncü Derece/Tam Alt tabakalarla (yağ,kas,kemik, ve sinirler) birlikte tüm deri tabakası yanmıştır. Bu tür yanıklar oldukça ağrılı olabileceği gibi, sinirlerin ölmesinden dolayı ağrısız da olabilir.

6 Elektrik Yanması Elektrik yanması altta bulunan dokuları fena şekilde hasar verebilir. Elektrik yanıklarında hasta iki tane yara izine sahip olabilir (giriş ve çıkış) Elektrik yanığı olan hastanın yanına elektriğin kesilip emniyetli bir ortam olmadan asla gitmeyin. Elektrik yanığı olan hastaya genel ilk yardım: 1. Elektriği kesin 2. Nefes almayı, dolaşımı kontrol edin, gerekli cardiac yardımını yapın (eğer gerekli ise) 3. Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayınız ( Elektrik yanmalarında omurilik yaralanması olabilir) 4. Yanığı kuru steril gazlı bez ile kapatın 5. Tıbbi yardım çağırın

7 Kimyasal Yanık Deri ile teması halinde yanık yapacak pek çok kimyasal madde vardır. Kimyasal yanıklar acil yardım gerektirir! Duman Yutulması Duman nefes borusunu rahatsız edebilir veya zarar verebilir. Duman gözlere rahatsızlık verebilir. Yapılacak ilk öncelikli yardım: 1. Hastayı emniyetli bir alana götürün 2. Nefes almayı ve dolaşımı kontrol edin/gerekli yardımı yapın 3. Hastayı yarım oturtma veya dayandırma pozisyonuna getirin. 4. ACİL AMBULANS SERVİSİ (112)'yi arayın

8 Isı Yanıklarında (Alev, aşırı ısı, radyasyon veya güneş yanığı) İlk Yardım BİRİNCİ DERECE YANIK A. Yanan kısmı soğutun. Soğuk suya daldırın veya soğuk bez koyun B. Temiz kuru bir bezle kapatın C. Yanık yerini kalp seviyesinin üzerine kaldırın D. Şoka karşı koruyun (gerekiyorsa) İKİNCİ DERECE YANIK A. Yanan kısmı soğutun. Soğuk suya daldırın veya soğuk bez koyun B. Temiz kuru bir bezle kapatın C. Yanık yerini kalp seviyesinin üzerine kaldırın D. Şoka karşı koruyun (gerekiyorsa)

9 ÜÇÜNCÜ DERECE YANIK A. Derhal (112)’yi arayın. (Su Uygulaması Yapmayın) B. Temiz kuru bir bezle kapatın C. Yanık yerini kalp seviyesinin üzerine kaldırın D. Şoka karşı koruyun. YANIK YÜZEYİNE DİŞ MACUNU,SALÇA,YOĞURT GİBİ MADDELER KESİNLİKLE SÜRÜLMEMELİDİR.

10 YARALANMA Karından Yaralanma Her zaman iç yaralanmadan ve iç kanamadan şüphelenin. ACİL AMBULANS SERVİSİ (112)'yi arayın şoka karşı koruyun. Dışarı çıkan organlara dokunmayın! Tekrardan onlara içeri itmeye kalkmayın. Her zaman nemli bir bezle kapatın. ACİL AMBULANS SERVİSİ (112) gelene kadar nemli tutun. Göz Yaralanması Göz yaralanması tam bir tıbbi yardım gerektirir. 1. Göze giren cisim - cismin çevresinden küçük yastıkçıklar ile gözü koruyun. Çevresine kağıt bir bardak veya huni koyup oynamasını engelleyin. Hasar görmeyen gözü kapatıp hasarlı gözün oynamasını engelleyin.TIBBİ YARDIM İSTEYİN!

11 2. Gözde kesik veya çarpma - her iki gözü de kapatın ve TIBBİ YARDIM İSTEYİN! 3. Gözde kimyasal madde - Derhal gözü ılık suyla yıkayın. Gözü yıkarken iyice yıkanması için mümkün olduğu kadar gözü açıp kapatın. Eğer sadece bir göz etkilenmişse, bulaşan gözü aşağı doğru yıkayın. Kabarcık bakımı: Kabarcığı patlatmayın. Patlamayan bir kabarcığı, gazlı bir bezde açacağınız bir kaç delikten sonra kabarcığın üzerine bantlayın. Eğer uygunsa, açık kabarcık üzerine antibiyotik krem koyup kaplayın.

12 GÖGÜS YARASI Açık Göğüs Yarası Giren bir cisim neticesinde olur. Cismi çıkarmayınız. Kımıldamaması için cismin etrafından bandajlayın. Hastayı kımıldatmayın. Derhal ACİL AMBULANS SERVİSİ (112)yi arayın. İçeride cisim olmayan açık yara için - dışarıdan havanın göğüsteki delikten içeri girmemesi için yarayı kapatın. Açık yerin üzerine evde kullanılan plastik sargı folyosü ile bir kaç kez sarın. Bir kenarı bantlamadan bırakın. Bu havanın göğüste sıkışıp kalmasını engelleyecektir. Derhal ACİL AMBULANS SERVİSİ (112)'yi arayın! Kapalı Göğüs Yarası Göğüs bölgesine yapılan vurmadan dolayı olur. Hastanın yaralı bölgede bir yastık tutmasını sağlayın. Şok sinyallerini izleyin iç kanama olabilir. TIBBİ YARDIM İSTEYİN!

13 DİŞ YARALANMALARI Aşağıdaki ilk yardım tavsiyeleri diş yaralanmalarında geçici çözüm olabilir, fakat diş de olan aşırı ağrı ve hasar neticesinde diş doktorunuzla temas kurmanız iyi olur. Diş ağrısı Ilık suyla ağzı yıkayın. Diş eti çevresinde rahatsızlık verebilecek her hangi bir kırıntıyı temizleyin. Diş üzerine aspirin koymayın. Bir parça pamuk üzerine hafifçe cloves yağı emdirip dişin üzerine koyun. Yerinden Çıkmış Diş Kırık diş süt dolu bir kaba konulmalı ve bir dişçiye gidilmelidir. Bu sadece kırılan dişin 30 dakika içinde yerine takılması durumunda geçerlidir. Eğer 30 dakikada dişçiye gidemezseniz, dişi soğuk suyla yıkayın, ve yuvasına yerleştirin, sonra mümkün olduğu kadar çabuk dişçiye ulaşın.

14 1. Hastayı oturma pozisyonuna getirin. 2. Kafayı hafifçe öne eğik tutun 3. Her iki burun deliğini de yaklaşık 5 dakika sıkın 4.Bu sırada ağızdan soluk alıp verir ve asla sümkürmez 5. Eğer kanama durmazsa, burun deliklerini sıkmaya devam edin ve tıbbi yardım isteyin. BURUN KANAMASI BURUN KANAMASINDA HASTANIN BAŞI GERİYE DOĞRU KALDIRILMAZ.

15 KALP KRİZİ KALP KRİZİNİN BELİRTİLERİ 1-Sayıklama ile birlikte göğüste olan rahatsızlık 2-Göğüsün ortasında bir iki dakikadan fazla süren rahatsızlık veren bir basınç, sıkışma, doluluk veya acı varsa 3-Omuzlara, boyna veya kollara yayılabilen bir acı Bulantı, terleme, ve/veya kısa kısa nefes 4-Solgunlaşmak veya derinin morarması Kalp krizi kalp kasına giden hastalıklı coronary arterde kanın pıhtılaşması sebebiyle oluşur.

16 Eğer belirtiler ortaya çıkarsa: Hasta fiziksel olarak yaptığı herhangi bir hareketi bırakmalıdır. Vücudun üst bölümünü hafifçe kaldırarak oturmalı veya uzanmalıdır. Eğer belirtiler bir kaç dakikadan fazla devam eder veya kötüleşirse ACİL AMBULANS SERVİSİ (112) veya diğer yerel acil numaraları derhal arayın. Yukarıda gösterilen belirtilerin hepsi her kalp krizinde olmaz. Eğer yukarıdaki belirtilerden bazıları oluşursa, derhal hızlı bir şekilde yardım çağırın. Bu belirtiler kalp krizinin sinyalleridir, ve ne kadar fazla beklerseniz o kadar çok kalp zarar görür.

17 Kalp krizinden kurtulmanın yolu belirtilerin hızla görülmesi ve hızlı bir şekilde ACİL AMBULANS SERVİSİ (112)’den yardım istenmesidir. Eğer nabız ve nefes alma durursa, ACİL AMBULANS SERVİSİ (112) gelip hastaya tam bir tıbbi yardım sağlayana kadar CPR uygulamasına başlayarak hayati organları korumalısınız. Unutmayın ki, hastalar genellikle belirtileri red ederler. Kalp krizinden ve felçten korunmalıyız. Bazı risk faktörleri genetiktir ve bazıları da yaşam tarzınızla ilgilidir. Genetik olan risk faktörleri yaşam tarzınızdan dolayı olan risk faktörleri ile birleşmesiyle, kişinin kalp krizi ve/veya felç geçirme şansı bir hayli yükselir.

18 DEĞİŞTİRİLEMEZ RİSK FAKTÖRLERİ Kalıtsal Erkek olmak Yaşlanma KONTROL EDEBİLECEĞİNİZ VE DEĞİŞTİREBİLECEĞİNİZ RİSK FAKTÖRLERİ Sigara içmek Yüksek kan kolesterol seviyesi Hareketsizlik Diabetik (şeker hastalığı) Obesitiy (şişmanlık) Stres

19 KIRIKLAR Kırık, kemikdokusunun sürekliliğinin tümüyle bozulmasıdır. Kırık durumlarında en önemli kural, kırık bölgenin hareketsiz kalmasını sağlamaktır. Kırıklar açık ve kapalı kırık olmak üzere ikiye ayrılır. Kapalı ve açık kırıklar arasında ayrım yapmak büyük önem taşır. Açık kırıkta deri ile derialtındaki yumuşak dokuların bütünlüğü bozulmuştur ve kırık hattı, dış ortam ile ilişkidedir. Kemik dokusunun iltihaba karşı direnci daha düşük olduğundan, açık kırıklarda kemik iltihabı tehlikesi çok yüksektir. Kapalı kırıkta ise kırığı kaplayan ve dış ortamdan ayıran dokuların bütünlüğü bozulmamıştır.

20 KIRIKLARDA UYGULANACAK İLK YARDIM 1. Hasta sarsılmaz ve hareket ettirilmez. 2. Kanama varsa durdurulur. 3. Hasta taşınmadan önce kırık bölgesi hareketsiz hale getirilir. (Bunun için tahta gibi sert cisimler kullanılabilir.) 4. Açık kırık varsa (kırık uçları görülüyorsa) kırık kemik parçalarına kesinlikle dokunulmaz ve bunlar yerleştirilmeye çalışılmaz. Yara üzerine temiz bir gazlıbez kapatılır.

21 KOL KIRIKLARI Kol kırığı söz konusu olduğunda, dirseğin altında kalan bölümü (önkol) göğüs üzerine kıvrıp bir eşarp ile bağlamak, üst bölümü ise gövdeye doğru, önden ve arkadan birer tahta parçası (ya da katlanarak sertleştirilmiş gazete, dergi vb.) arasına alarak sabitleştirip gövdeye bağlamak gerekir. Özellikle çocuklarda sık rastlanan dirsek kırıklarında, koltukaltından parmaklara kadar kolun tümü, tahta parçaları yardımıyla bulunduğu konumda sıkmadan sabitleştirilmelidir. Bilek ve önkol kırıklarını da, kumaşa sarılmış sopalarla sıkmadan hemen sabitleştirmek, elin ayasını aşağı doğru tutarak hastayı bir an önce hastaneye götürmek gerekir. Köprücük kemiği kırığında önkol gövdeye doğru kıvrılır ve boynun arkasından bağlanan üçgen biçimli bir bezle buraya tutturulur. Önkol ile göğsün arasına yumuşak bir madde konur. Kırık bulunan kol, sağlıklı kolun koltukaltından bağlanan bir şeritle sabitleştirilir.

22 BACAK KIRIKLARI Uyluk kemiği kırığı söz konusu olduğunda, omuzdan ayaklara kadar uzanabilen ve yaklaşık 15 cm genişliğinde bir tahta parçası bulmak gerekir. Tahta parçası, teması yumuşatmak amacıyla bir çarşaf, örtü ya da benzeri bir kumaşla kaplanır. Daha sonra hastanın altına hasar görmüş tarafa yerleştirilip şeritlerle sıkmadan bağlanır; böylece tüm bacak, kalça kemiği ve omurilik sabitleştirilir. Uygun bir tahta bulunamayan durumlarda, hastanın bacakları arasına kıvrılmış bir çarşaf yerleştirilir. Kalçadan ayak bileklerine kadar iki bacak, birbirine şeritlerle (kravat, havlu vb) bağlanır. Dizkapağı kırığında, bacağı kalçadan ayağa kadar olanak varsa kumaşa sarılmış bir tahta parçası ya da sert bir destekle sabitleştirmelidir.

23 Dizden ayağa kadar olan bacak kırıklarında da bacağı kalçadan ayak ucuna uzanan iki tahta parçası arasında sabitleştirmek gerekir. Bu arada bir elle ayağın ucunu. öbürüyle de topuğu tutup yavaşça çekerek bacağı düzeltmek yararlı olur. Ayak kemiği ya da parmaklarında kırık olduğunda ayakkabı çıkarılmalı, aşırı ağrı ya da başka bir nedenle çıkarılamıyorsa ayakkabı kesilmelidir. Daha sonra kalın kompresler uygulanır ve ayak, sıkılmadan bağlanır. Böylece kırık görece hareketsiz hale getirildikten sonra hasta en yakın hastaneye götürülür

24 YÜZ KEMİKLERİ KIRIKLARI Yüzdeki kırıkların en yaygın nedeni trafik kazalarıdır. En çok çeşitli travmalar sonucu oluşabilen burun kırıklarına rastlanır. Çoğu kez burun kırığı fark edilmez. Özellikle çocuklarda, travma sonrası uygun biçimde tedavi edilmeyen kırık bir burnun, bozuk biçimde iyileşerek, estetik sorunların yanı sıra hava geçişinde zorluklar yaratabileceği unutulmamalıdır. Böyle biçim bozukluklarının yetişkin yaşta cerrahi yolla onarılması güçtür. Altçene kırığına özellikle trafik kazalarında ve sporcularda oldukça sık rastlanır. Bu kemikteki kırıklar, oluşan biçim bozukluğundan ötürü kolay fark edilir.

25 Ama bazen kemik uçlarındaki oynama çok hafif olduğundan kırık anlaşılamaya bilir. Hastanın ağzını kapatamaması ve tükürüğün kanla karışık olması altçene kırığının belirtilerindendir. Altçenenin tüm hareketleri acı verir. Çoğunlukla dişlerde de kırılma vardır. Bu durumda yapılacak ilkyardım çeneyi hafifçe kaldırarak ağzı üst ve alt dişler iç içe oturana değin kapatmaktır. Daha sonra çene, iki şeritle başın üstünden ve enseden bağlanarak sabitleştirilir. Hastada kusma varsa, bağı çözmek gerekecektir. Çene nazikçe desteklenerek kusma bitinceye değin baş bir yana çevrilir.

26 OMURGA KIRIKLARI Omurga kırığı, ilkyardımda en çok sorun oluşturan türdür. Yanlış bir hareket, omurga içinden hareket sinirlerine ve duyulara giden sinir köklerini ya da omuriliği örseleyerek felce neden olabilir. Boyun omurlarındaki kırıklarla öteki omurga kırıklarını ayırt etmek gerekir. Boyun omurlarındaki kırıklarda hastayı hareketsiz tutmak çok önemlidir. Hastanın taşınması için en az 4 kişi gereklidir. Hastayı sedyeye ya da kumaş kaplı tahta bir levhaya (en az iki metre uzunluğunda olmalıdır) taşırken bir kişi başı vücut doğrultusunda tutmalı, biri omuzlan, biri kalçaları, öteki de bacakları tutarak kaldırmalıdır

27 Bu koşullar sağlanamıyorsa, en iyisi sağlık görevlilerini beklemektir. Olanak varsa hasta, sedyeye koyulabilecek kadar kaldırılıp sık aralıklı şeritlerle bağlanır. Başın altına hiçbir şey koyulmamalı ama hastaneye gidene değin hareketsiz kalmasını sağlamak için kenarlarına sert ya da yarı sert nesneler (gazete, katlanmış giysiler vb) yerleştirilmelidir. Sırt ve bel kırıklarında da aynı önlemler alınmalıdır. Hasta bulunduğunda sırtüstü durumdaysa, döndürmeden önce tahta levhayı uygulayarak omurgada oluşacak kıvrılmalar önlenmelidir. Bu durumda da doğru hareket etmek olanaksızsa, en iyisi sağlık görevlilerini beklemektir.

28 DONMALAR Pek çok kez kulakları, burnu, elleri, ve ayakları etkiler. Vücudun bir parçası aşırı soğuk hava ile veya sıvı ile temas ederse, o bölgeye giden kan akışı sınırlı şekilde olur. Böyle olunca vücudumuz bu bölgeleri donmaktan korumak için ısıtamaz. Derinin altında buz kristalleri oluşmaya başlar. Bazı ciddi durumlarda kangren (doku ölmesi)oluşur ve o organın nihai olarak kaybedilmesine neden olur. Bir Uzvun Donması - Beyaz ve mumlu bir deri görünümü. Etkilenen alan yüzeyi buzlu bir şekilde hissedilebilir. Etkilenen dokuyu okşamayın veya sıkmayın.

29 DONMA OLAYLARINDA İLK YARDIM 1-Hastayı soğuk bölgeden çıkarın 2-Hastayı derhal sağlık merkezine taşıyın 3-Hastanın sigara içmesine izin vermeyin, bu kan damarlarının daha fazla daralmasına neden olarak, vücudun kendini ısıtma yeteneğine engel olur. 4-Sadece doktor size etkilenen bölgeyi tekrar ısıtın derse yapın. Eğer size ılık suda etkilenen organı ısıtmanız söylenirse, organın kabın kenarına veya dibine değmemesine dikkat edin. Gerektiği kadar ılık suyu (29-30 derece). Rahatsızlık duymadan o suya elinizi daldırabilmelisiniz. Etkilenen organ çözüldüğünde steril olarak bandajlayın ve parmaklar arasına küçük yastıklar yerleştirin. 5-TIBBİ YARDIM İSTEYİN!

30 Hypothermia: Vücudun genel olarak soğumasıdır. Hypothermia hafif düzeyde başlayabilir ve eğer bakım yapılmazsa gelişip ağır Hypothermia ya dönüşüp hayati tehlike yaratabilir. Hypothermia'yı ne kadar erken saptayıp bakım yaparsanız, durumu gelişmeden kurtarma şansı artar. Her durumda da TIBBİ YARDIM İSTEYİN! Hastaya içmesi için asla kafein veya alkol vermeyin!

31 Hafif Hypothermia İşaret ve Belirtiler 1-Titreme, konuşma bozukluğu, sürçmek veya sendelemek. 2-Genellikle hastanın şuuru yerindedir ve konuşabilir. İlk Yardım 1-Soğuk çevreden hastayı çıkarın 2-Isı kaynağı bulun (ılık su, şömine...) 3-Islak giyecekleri kurusuyla değiştirin 4-Şapka, battaniye,palto...sağlayın. hastayı izole edin. 5-Tıbbi yardım isteyin.

32 Ağır Hypothermia İşaret ve Belirtiler 1-Vücut ısısı 25 C altında, 2-Titreme durur. 3-Kaslar sert ve katı olur 4-Deri mavimsi bir görünüm alır 5-Deri acıya tepki vermez 6-Nabız ve solunum yavaşlar 7-Göz bebeği büyür 8-Hasta ölü gözükebilir

33 İlk Yardım 1- (112)’yi arayın 2-Hastanın daha da üşümesini engelleyin 3-Eğer hasta 24 saat içinde taşınabilecekse,hastayı ısıtmayın 4-Hastayı taşırken dikkatli olun Hastanın kırılabileceğini düşünerek hareket edin. 5-Hayati organları kontrol ederken, CPR'a gereksinim olduğunu belirlemeden önce doğru bir nabız kontrolü yapın.

34 SOLUNUM YOLU TIKANMALARI Solunum yollarına yabancı cisim (bilye,toka,vs.. gibi cisimler kaçması ile lokmanın soluk yolunu tıkaması) ile soluk almada güçlük veya soluk alamama oluşabilir.Bu gibi durumlarda yapılacaklar: Heimlich Manevrası: 1-Hastanın arkasına geçerek beline kollarınızı dolayın. 2-Bir yumruğunuzla diğerini kavrayıp başparmak tarafını hastanın karnına gelecek şekilde göbeğin üzerine, Ksifoidin (iman tahtası) altına yerleştirin. 3-Yumruğunuzu hastanın karnına yerleştirip yukarıya doğru hızla itin. 4-Bu işi 6-10 kez tekrarlayın

35 Hasta Sırtüstü Yatıyorsa: 1-Hastayı sırtüstü yatırın; hastanın kalçasına yakın dizçökün veya hastanın kalçaları veya bacakları üzerine ata biner gibi oturun. 2-Bir avucunuzu hastanın karnına, ksifoidin (iman tahtası) altına, göbeğin üzerine yerleştirin, 2. eli birincinin üzerine koyun 3-Eli hızla yukarı doğru iterek hastanın karnına 6-10 kez bastırın.

36 Yabancı Cisimin Elle Çıkarılması: Eğer hava yolunu tıkayan cisim ağızda ise: 1-Başparmak ve işaret parmağınızı çaprazlayın ve hastanın üst ve alt çenesine dayayın. 2-Hastanın çenesini açması için parmaklarınızla zorlayın. 3-Diğer elin işaret parmağını hastanın ağzına sokarak yanaklarından boğazına kadar temizler şekilde dolaştırın. 4-Herhangi bir yabancı cismi dışarı doğru çekin ve tutulabilecek yere geldiğinde dikkatle tutup çıkarın.

37 Bebeklerde yabancı cisim çıkarılması: 1-Bir elinizi bebeğin sırtına ve boynuna koyun.Diğer elinizi çene ve yüzü destekler şekilde yerleştirin. 2-Bebek hafif başaşağı gelecek şekilde yüzüstü tutunuz ve sırtına ard arda 4 kez vurunuz. 3-Eğer yabancı cisim henüz çıkmadı ise bebeğin yüzü yukarı gelecek şekilde çeviriniz sternum(iman tahtası) üzerinden göğsüne basınız.

38 Vücuda alındığında ya da temas ettiğinde dokuların işlevlerini bozan maddelere zehir, ortaya çıkan bozukluğa zehirlenme denir. Zehirler basit örseleyici maddeler, doğrudan değdikleri dokulara zarar veren yakıcı maddeler, çırpınmalara yol açan maddeler, sayıklama ya da komaya neden olan maddeler, kalbin işlevini bozan maddeler ve alyuvarları etkileyen maddeler olarak sınıflandırılabilir. Zehirler ağız yoluyla sindirim sistemine, solunum yoluyla akciğerlere alınır. Ayrıca birçok zehirli madde deriden emilerek vücuda girer. Bazı hayvanların ısırığı ve sokması da zehirlenmelere yol açar. Çamaşır sularından boyalara, böcek öldürücülerden ilaçlara kadar zehirleyici özelliği olan birçok madde günlük yaşantıda yaygın biçimde kullanıldığından, özellikle çocuklar için büyük tehlike oluşturur. GIDA ZEHİRLENMELERİ

39 Bu maddeleri çocuklardan uzak tutmaya yönelik etkili önlemler alınmalıdır. Zehirli maddenin bilinmesi, hastaya uygulanacak ilkyardım ve tedavide büyük önem taşır. Bu nedenle zehirlenen kişinin yanında bulunanların hastanın durumunu ayrıntılı biçimde öğrenmesi, zehrin ne zaman, ne miktarda ve hangi yolla alındığını belirlemesi, bu bilgileri hekime iletmesi son derece yararlıdır.Zehirli gazların solunmasına bağlı zehirlenmelerde hastayı bulunduğu kapalı ortamdan uzaklaştırıp açık havaya çıkarmak gerekir. Bu yapılamıyorsa camlar açılarak içeriye temiz havanın girmesi sağlanmalıdır. Ortamda yanıcı gaz bulunması durumunda en küçük bir kıvılcım oluşumunu engellemek, elektrik düğmelerini açmamak gerekir. Ağız yoluyla zehirlenme durumunda kusturma ya da midenin yıkanmasıyla mide boşaltılır.

40 Midenin boşaltılması genellikle zehirli maddenin alımından dört saat sonrasına kadar etkilidir. Bağırsak hareketlerini yavaşlatan maddelerle ortaya çıkan zehirlenmelerde, koma ve şok durumlarında 12 saat sonra bile midenin boşaltılması etkili olabilir. Kusturmanın tehlikeli olduğu durumlar da vardır. Tuzruhu (hidroklorik asit) ve kezzap (nitrik asit) gibi asitler, çamaşır suyu (sodyum hidroksit) ve amonyak gibi alkaliler yakıcı zehirlerdir. Kusmayla bu maddeler yemek borusuna, boğaza ve ağza daha çok zarar verecektir. Bilinç bulanıklığı ve kaybı olduğunda ya da soluk borusuna kaçtığında boğulmaya yol açabilecek köpüren sıvılar alındığında hastayı kusturmamak gerekir. Hastanın kusturulması olanaksızsa ya da tehlikeliyse mide yıkaması yapılır. Ama yakıcı zehirlerde bu yöntem gene uygulanmamalıdır

41 Emilimi yavaş olan zehirlerde ya da hastaya saat sonra müdahale edilebildiğinde, sodyum sülfat ya da magnezyum sülfat gibi güçlü bir müshil yararlı olabilir. Böcek ilacı, naftalin, fosfor ve yağda eriyen maddelerin alınması durumunda ise bağırsaklardan emilimi kolaylaştıracağı için müshil verilmez.Ağız yoluyla zehirlenmede sorumlu maddenin niteliği bilinmese de, aktif karbon gibi emici özelliği olan ilaçlar zehrin etkisini azaltabilir. Suda çözünen mg aktif karbon, midede önemli miktarda zehri emip bağırsağa geçmeden bağlayabilir. Sindirim kanalına giren maddelerin büyük bölümü bağırsaklarda emilir. Aktif karbon, kusturucu bir maddeden önce ya da özgül bir panzehir ile birlikte verilmemelidir. Çünkü bu maddeleri de emebilir.

42 BALIK ZEHİRLENMELERİ Türkiye tatlı sularında bulunan, karabalık ya da otsazanı gibi adlar da verilen, yeşilsazan ile turnabalığı gibi bazı balıklann yumurtalan kusma, ishal ve karın ağrısına yol açar. Tropik bölge balıkları ise çok daha tehlikeli zehirlenmelere neden olabilir. Sinir zehiri etkisi yapan zehirlenmeler özellikle tehlikelidir. Bu tür zehirleyici maddeler temel olarak sinir sistemini etkileyerek çeşitli bozukluklara yol açar. Örneğin Türkiye'nin güney kıyılarında da rastlanan balonbalığı, Japonya'da fugu adıyla tanınır ve lezzetiyle olduğu kadar zehriyle de ünlü bir balıktır

43 Fugunun çok güçlü zehri özellikle karaciğer ve sindirim sisteminde yoğunlaşmıştır. Japonya'da bu balığı temizleyip pişirecek aşçılar özel olarak eğitilir. Fugu zehirlenmesinde balığı yedikten sonra yarım saat geçmeden dilde bir karıncalanma başlar. Birkaç saat sonra bunu solunum güçlüğü ve çırpınma nöbetleriyle birlikte genel durum bozukluğu izler. İstiridye ve midye de bazen bu tip zehirlenmelere yol açabilir. İstiridyede mitilotoksin denen bir zehir bulunabilir.Bu zehir ısıyla parçalandığından istiridyenin pişirilmesiyle etkisini yitirir. Ama istiridye çiğ yendiğinde zehirlenme görülebilir.

44 GIDA ZEHİRLENMELERİ Yanlışlıkla yenen zehirli mantarlar bazen ölümcül olabilen zehirlenmelere yol açar. Mantarların tür içinde bile ortaya çıkan büyük biçim çeşitliliği yüzünden zehirli - zehirsiz ayrımı yapmak çok zordur. Zehirli mantarları ayırmak için kullanılan gümüş kaşığın kararması, ekmek içinin ve yumurta akının değişikliğe uğraması gibi deneysel yöntemler ise bilimsel temellerden yoksundur. Mantar zehirlenmeleri 4 ayrı belirti grubu (sendrom) altında toplanabilir. Bunlar aşağıda sıralanmıştır. Reçine sendromu - Kötü koşullarda saklanmış ya da iyice olgunlaşıp çürümeye yüz tutmuş Boletus satanas ve Boletus luridus türü mantarlardan kaynaklanır. Belirtiler 2-6 saat gibi kısa bir sürede ortaya çıkar Mantar Zehirlenmesi

45 Mantardan açığa çıkan reçineli maddeler sindirim sisteminde zehirli etki yaratarak kusma ve ishale yol açar. Hastada su ve tuz kaybının ardından kanda azot artışı, bacaklarda kramplar ve şok görülebilir. Tedavi belirtilere yöneliktir ve sıvı-tuz dengesini düzeltmeye dayanır. Muskarin sendromu - Clitocybe candicans ve benzeri mantarların yenmesiyle ortaya çıkar. Bu mantarlar parasempatik sinirlerim uyarılmasıyla ortaya çıkan maddeye benzer bir etki yapan muskarin adlı alkaloiti içerir. Zehrin alınmasından 1-2 saat sonra terleme, sıcak basması, kalp atım hızında yavaşlama (bradikardi), tükürük salgısında artma, gözbebeklerinde küçülme, görme bozuklukları ve huzursuzluk görülür.Ağır olgularda bilinç bulanıklığı ve kaybı, kalp durması ortaya çıkar Bazen bulantı, karın ağrısı, ishal gibi mide-bağırsak belirtileri vardır. Belirtiler oldukça hızlı geriler. Tedavi için atropin ve adrenalin verilir.

46 Pantherin sendromu Amanita pantherina ve Amanita muscaria gibi mantarlarda bulunan atropin benzeri bir alkaloitin etkisine bağlıdır. Bu zehir, asetilkolini baskılayarak merkez ve çevrel sinir sistemlerini etkiler. Mantarın yenmesinden kısa süre sonra (1-4 saat) ortaya çıkan başlıca belirtiler, atropin zehirlenmesindeki gibi aşırı uyarılabilme, gözbebeği genişlemesi, boğaz kuruması, deri kuruluğudur. Varsanılar ve bilinç bulanıklığıyla birlikte şiddetli huzursuzluğun ardından hızla derin uyku ve depresyon ortaya çıkar. Kusma ve ishal görülebilir. Tedavi belirtilere yöneliktir. Hasta ender olarak 24 saat içinde komaya girer ve ölür.

47 Falloides sendromu - Amanita phalloidesin yenmesine bağlı olan bu zehirlenme çok ağırdır. Falloides sendromu üç zehrin etkisine bağlıdır: Falloidin, falloin ve fallosidin. Zehirlerin öldürücü dozu vücut ağırlığının her kilogramı için 2 mg'ın altındadır. Yavaş emilimleri nedeniyle belirtiler zehrin alınmasından 8-10 saat sonra ortaya çıkar. Ayrıca mantarda bulunan amanitin adlı maddenin de zehirleyici etkisi vardır. Bu madde, ısıya ve sindirim enzimlerine dayanıklı bir peptittir. Karaciğer ve böbrek hücrelerinde protein yapımını engelleyerek etki gösterir

48 Kusma ve ishalin ardından belirtiler daha da ağırlaşır. Karaciğer büyümesi, sarılık, idrarda azalma, merkez sinir sisteminde hasar, alyuvar yıkımına bağlı kanamalar ve akciğer ödemi ortaya çıkar. Zehirlenme olgularının yansı ölümle sonuçlanır. Olüm genellikle 3-5 gün sonra dolaşım sisteminin yıkıma uğramasına ve böbrek yetmezliğine bağlıdır. İyileşme uzun sürer ve böbrek komplikasyonları ortaya çıkabilir. Ozgül bir panzehiri bulunmadığından hemen mide yıkanır ve ardından belirtilere yönelik tedavi uygulanır. Psilocybe ve Stropharia cinsi mantarlar ise LSD'ye benzer varsanılara yol açan psilosin ve psilosibin adlı maddeler içerir.

49 KİMYASAL MADDE ZEHİRLENMELERİ Vücuda alındığında ya da temas ettiğinde dokuların işlevlerini bozan maddelere zehir, ortaya çıkan bozukluğa zehirlenme denir. Zehirler basit örseleyici maddeler, doğrudan değdikleri dokulara zarar veren yakıcı maddeler, çırpınmalara yol açan maddeler, sayıklama ya da komaya neden olan maddeler, kalbin işlevini bozan maddeler ve alyuvarları etkileyen maddeler olarak sınıflandırılabilir. Zehirler ağız yoluyla sindirim sistemine, solunum yoluyla akciğerlere alınır. Ayrıca birçok zehirli madde deriden emilerek vücuda girer. Bazı hayvanların ısırığı ve sokması da zehirlenmelere yol açar. Çamaşır sularından boyalara, böcek öldürücülerden ilaçlara kadar zehirleyici özelliği olan birçok madde günlük yaşantıda yaygın biçimde kullanıldığından, özellikle çocuklar için büyük tehlike oluşturur

50 Yakıcı maddelerle zehirlenmeler Evlerde en çok kullanılan yakıcı madde, çamaşır suyu olarak bilinen yüzde 3 - 6'lık hipoklorit çözeltisidir. Ayrıca tuzruhu (hidroklorik asit) gibi asitler ve çamaşır sodası gibi güçlü alkaliler de evlerde kullanılan yakıcı maddeler arasında yer alır. Çocuklarda hipokloritin öldürücü dozu mldir. Bu ürünlerin içilmesi, ağız ve üst sindirim yolları mukozasında örselenmeye bağlı belirtilere yol açar. Ağrı, kanlı olabilen kusma, yutak ve gırtlak ödemi ortaya çıkar. Ağır olgularda yemek borusu ve mide delinebilir. Ayrıca aşırı tansiyon düşmesi, bilinç bulanıklığı ve koma görülebilir. Güçlü asit ve baz buharlarının solunması, örselenmeye bağlı boğulma, öksürük ve akciğer ödemine yol açar.

51 Deride örselenmeye bağlı bozukluklar ve değişik şiddette yanıklar oluşabilir.Süt ya da mangnezyum sütü (magnezyum hidroksit), alüminyum hidroksit ve nişastalı su gibi mukoza koruyucu maddeler verilerek örseleyici sıvının seyreltilmesi sağlanır. Mide yıkaması delinme olasılığı nedeniyle yapılmaz. Kusma yoksa ve yakıcı madde az miktarda alınmışsa çok dikkatli biçimde mide yıkanabilir. Kan, plazma ve sıvı verilmesi, ödemler için kortizon, darlık oluşmasını önlemek için yemek borusuna tüp sokulması gibi tedavi girişimleri uygulanır. Deri ve mukoza lezyonları bol su ve sodyum tiyosülfat çözeltisiyle yıkanır. Solunuma bağlı bronş kasılması aerosol biçiminde bronş genişleticilerle ve kortizonla tedavi edilir. Antibiyotik ve bikarbonat verilmemelidir.

52 Deterjanlarla zehirlenmeler Evlerde en çok kullanılan anyonik, iyonik olmayan ve katyonik tipleri vardır. Anyonik deterjanların yol açtığı belirtiler bulantı, kusma ve ishalle birlikte hafif mide - bağırsak örselenmesidir. İyonik olmayan deterjanların hiçbir zehirli etkisi yoktur. Katyonik deterjanlar sindirim yolları için son derece örseleyicidir. Yutulmalarından sonraki dört saat içinde bile ölümcül olabilen ağır belirtilere yol açabilirler. Bu tür zehirlenme bulantı, kusma, tansiyon düşmesi, şok, çırpınma nöbetleri ve komaya neden olabilir. Aynca deride örselenmeye bağlı alerjik tepkiler ortaya çıkabilir.Sıvı ve bağlayıcı maddeler (magnezyum sütü, alüminyum hidroksit, nişastalı su) verilmelidir

53 İyonik olmayan deterjanların alınması durumunda ağızdan sıvı verilmesi yararlı olabilir ama herhangi bir tedavi gerekmez. Katyonik deterjanlarla zehirlenmede acil önlemler, solunum yollarının açık tutulması, süt ya da aktif karbon verilmesi, ağır olmayan durumlarda kusturma ve midenin yıkanmasıdır. Yemek borusu ve midede yara varsa, kusma ve mide yıkaması zararlıdır.Sabun, emilmeyen katyonik deterjanlan etkisizleştirmeye yarayan önemli bir panzehirdir. Genel önlemler olarak solunum yolları açık tutulmalı, yatıştırıcı ilaçlarla havale önlenmeli, tansiyon düşmesine karşı sıvı verilmelidir.

54 Kozmetiklerle zehirlenmeler Kozmetiklerin ağızdan alınması özellikle çocuklarda sık rastlanan bir durumdur. Parfümlerin yutulması ağızda yanma, titreme ve genel durum bozukluğuna yol açar. Alınan miktar 30 cc'yi aşmışsa kusturma ve midenin yıkanması gerekir. Daha düşük dozlarda ise alınan parfümü seyreltmek amacıyla ağız yoluyla sıvı verilir.Oje ve aseton gibi eriticilerde de belirtiler aynıdır ve benzer bir tedavi uygulanır. Tıraş losyonları, deodorantlar, saç tonikleri, güneş yağı ve kremleri, kolonyalar belirli miktarda etil alkol içerir. Bu maddelerin alınması ağızda yanma, kusma, bazen de sarhoşluğa yol açar. Çocuklarda bu ürünlerin alınmasından sonra, havale ve koma ile seyreden alkole bağlı kan şekeri düşmesi ortaya çıkabilir. Tedavi için damar yoluyla şekerli çözeltiler verilir.

55 Tütünle zehirlenmeler Akut tütün zehirlenmesi, genellikle aşırı sigara içilmesinden sonra ortaya çıkar ve sigaralarda yüzde 5'e, purolarda yüzde 2'ye kadar çıkan değişik yoğunluktaki nikotinden kaynaklanır. Erişkin için öldürücü doz, ağız yoluyla yaklaşık gr tütündür. Bir çocuğun gr tütün alması ölümcül olabilir. Tek bir izmarit yutmak genellikle zehirlenmeye yol açmaz.Genellikle sigaraya bağlı olan akut tütün zehirlenmesi, baş ağrısı, çarpıntı, soğuk terleme, solgunluk, tükürük salgısının artması, bulantı, kusma, ishal ve halsizlikle kendini belli eder. Doz yüksekse bitkinlik, çırpınma nöbetleri, solunum yavaşlaması, kalp ritminde düzensizlik ve koma görülür. Beş dakika ile dört saat arasında değişen bir sürede yüksek nikotin dozlarına bağlı ölüm ortaya çıkabilir.Zehirlenme solunum yoluyla gerçekleşmişse, hasta açık havaya çıkarılır. Kalp ve dolaşımda nikotine bağlı etkiler izlenir.

56 BEBEKLER İÇİN İLK YARDIM Bir yaşından küçük çocuklar için:

57 BEBEKLER İÇİN İLK YARDIM 1. Nefes alıp almadığını, ağlamasını ve konuşmasını gözlemleyin kuvvetli şekilde öksürüp öksürmediğine bakın. Kuvvetli öksürük orada küçük bir tıkanma olup olmadığını gösterir. Kuvvetli öksürükle bu tıkanmadan kurtulmak mümkündür. 2. Eğer kuvvetli öksürük varsa ilkyardıma başlamayın. Bu durumda ilkyardım aksi tesir yapabilir ve solunum yolu tamamen tıkanabilir. Eğer çocuğunuz öksürüyor, ağlıyor veya konuşuyorsa hemen doktoru arayıp onun fikrini alın.

58 ÇOCUK HİÇ NEFES ALMIYORSA, Çocuğun solunum yolu tamamen kapalıysa; çok hafif bir öksürüğü varsa, rengi değişiyorsa, ve tıkanmış olduğuna eminseniz, yardım çağırın ve aşağıdaki ilk yardım tekniklerini uygulayın:

59 Bir yaşından küçük çocuklar için: 1. Bebeği kolunuza yüzükoyun yatırın, başı asağı gelecek şekilde ve elinizle başına ve boyuna destek yapacak şekilde tutun. 2. Bebeğin kürek kemikleri arasına 5 kere kuvvetli bir şekilde vurun (el ayanızın alt bölümü ile).

60 3. Eğer tıkanmaya yol açan nesne çıkmazsa, yine başını ve boynunu destekleyerek bebeği kolunuzun üstünde çevirip sırtüstü yatırın; orta ve yüzük parmağınızla göğsünün alt kısmını, göğüs kemiğinin ortasına yakın bir yere ittirin.

61 4. Bebeğiniz tepki vermiyorsa sırtüstü yatırın, çenesini geri çekin; çenesini kaldırarak dilin solunum yolunu tıkamasını engelleyin. Eğer bu duruşta nesneyi görüyorsanız, parmağınızla alın; ancak bu işlemi sadece nesneyi görüyorsanız yapın, aksi halde daha fazla tıkanmaya neden olabilirsiniz.

62 5. Bebeğiniz hâlâ nefes almaya başlamamışsa başını geriye doğru atın, ağzınızı bebeğin ağız ve burnunu kapatacak şekilde yüzüne yerleştirin ve 2 yavaş nefes verin, eğer bebeğin göğsü kalkarsa bu tıkanmanın açıldığını gösterir.

63 6. Eğer göğsü kalkmazsa başını geriye atıp bir kez daha 2 nefes verin, bu kez de göğsü kalkmazsa tıkanma sürüyor demektir kereye kadar sırtına vurun ve göğsünü bastırın. 8. Nesne öksürükle çıkana kadar veya kurtarma nefesi başarılı olana kadar devam edin. 112 HAYAT KURTARIR

64 SORU VE ÖNERİLERİNİZ İÇİN MAİL ADRESİNİ KULLANABİLİRSİNİZ

65 fatih5245 Google Grubuna Katılıp Sizde Hergün Ortalama 5 Mail Alarak Hayatın Güzelliklerini Farkedebilirsiniz.. Gruba Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ TIKLAYINIZ Web Sitesini ve forum sayfasını Ziyaret Etmek İçin linke tıklayınız


"İLK YARDIM. İLK YARDIM NEDİR? Herhangi bir kaza yada yaşamı tehlikeye düşüren durumda,sağlık görevlilerinin yardımı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları