Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ALKOL  Alkol bağımlılık yapar.  Aşırı alkol kullanımı önemli bir sosyal ve tıbbi sorundur.  Alkolün zarar verici miktarının sınırı yoktur.  Alkol.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ALKOL  Alkol bağımlılık yapar.  Aşırı alkol kullanımı önemli bir sosyal ve tıbbi sorundur.  Alkolün zarar verici miktarının sınırı yoktur.  Alkol."— Sunum transkripti:

1

2 ALKOL

3  Alkol bağımlılık yapar.  Aşırı alkol kullanımı önemli bir sosyal ve tıbbi sorundur.  Alkolün zarar verici miktarının sınırı yoktur.  Alkol miktarı arttıkça vücuda zararları artar.

4  Alkolün zehirleyici etkisinden bu dağılım sorumludur. 3 Etilalkol değişmeden Mide ve İncebağırsaktan emilir. Ağız ve yemek borusundan da az miktarda emilimi olur. Daha sonra kan düzeyi oranında vücudun tüm dokularına ve sıvılarına dağılır. Alkol ;

5 İncebağırsaktan emilen alkol miktarı çeşitli faktörlere bağlıdır; *Midenin boş olması alkolün emilimini arttırır. - *Mide ve incebağırsakta, özellikle büyük parçalı ve yağlı besinlerin bulunması midenin boşalmasını ve böylece alkolün emilmesini yavaşlatır.

6 Emilen alkolün; %10’ndan daha azı değişmeden idrar,ter ve solunumla atılır. %90 dan fazlası vücutta yakıt olarak kullanılır (Karaciğerde parçalanır) Solunumla atılan miktar kandaki miktarla orantılıdır. (Nefes testinin temelini oluşturur) 1 duble Rakı 2 bardak Bira 50 promil 3 duble Şarap

7 Sağlıklı karaciğer saatte 9 gram alkolü parçalar. 1 gram alkol yakıldığında 7 kalori enerji açığa çıkar. Alkol yüzdesi; %20 olan 120 ml şarap %20 olan 360 ml bira %100 olan 30 ml içki Bira ve tatlı şarabın şeker ve karbonhidrat içerikleri ek kalori verir. sadece alkol içerikleriyle 80 kalori verir.

8 Vitamin, mineral veya protein gibi önemli besin maddelerini içermediği için alkolün besin değeri çok azdır.

9 BEYİN ve SİNİR SİSTEMİ ;  M.S.S.’i baskılar;  Alkol içerken ilkönce düşünme, duygu ve muhakeme alanları etkilenir.  İçmeye devam ettikçe beyindeki hareket kontrol alanları da etkilenerek konuşma ve denge bozukluğu oluşur ve tepkiler yavaşlar.  Sizi gevşetir, kendinizi kontrol etme yeteneğiniz azalır.  Ne kadar çok içerseniz o kadar çok sakileşirsiniz.  Konuşmanız ve kaslarınız arasındaki bütünlük bozulur.

10  Geçici bellek kaybı ;Yeni içmeye başlayanlarda veya aşırı kullananlarda, içtikleri dönemin tümünü veya bir bölümünü unutmak sık görülen bir durumdur.İçki bırakıldıktan sonrada birkaç hafta süren bellek kaybı görülebilir.Ancak alkolden uzak durulduğunda bu sorunlar düzelir.  Uyku bozukluğu ; Alkolün anestezik etkisi beynin yeterince REM uyku dönemi oluşturma yeteneğini etkiler. Bütün gece uyuduktan sonra bile sabah yorgun kalkmaya neden olur.

11  Solunum durabilir. Giderek artan kan alkol düzeyi solunum kontrol merkezini (aşağı meduller merkez) baskılayabilir.  Vücudun uç kısımlarında (burun, parmaklar) duyu ve his kaybı.

12  Wernicke-Korsakoff Sendromu;  Uzun süre alkol kullanan, kötü beslenen (Tiamin (B1 vit.) eksikliği) alkoliklerde görülür.  Göz kaslarında ani güçsüzlük, çift görme  Zamanla hasta ayakta duramaz veya yürüyemez.  Bellek kayıpları olur.Özellikle yakın geçmişe ait olayları unutur,dönem dönem kim olduğunu bile unutabilir.  Kendi kendine konuşma  Bulunduğu yerin ve zamanın farkında olmama  Halüsinasyonlar görülebilir. Tedavisi; alkolden uzak durmak ve vitamin (B1 vit.) kullanmaktır.Ancak alkolün oluşturduğu hasar tamamen düzeltilemez.

13  Beyin dokusunda ufalma  Serebellum da (küçük beyin) bozulma

14 Alışkın olmayan içicilerde kan alkol düzeyleri ile M.S.S.deki bozukluğun derecesi arasında yakın ilişki vardır;  100 mg /dl  Belirgin uyarılma, neşe, dikkat artışı. Normal durumun yasal üst sınırıdır.  200 mg /dl  Uyuşukluk  300 mg /dl  Baygınlık  400 mg /dl  Ölüm olmazsa derin koma Baygınlık ve kusma nedeniyle ölüm nadir görülür.

15 SİNDİRİM SİSTEMİ; Alkol uzun süre kullanıldığında Karaciğer, Mide, Yemek borusu ve Pankreas da telafisi zor hasarlara neden olur Mide asit salgılanmasını arttırır. Midenin iç yüzünü örten tabakayı tahriş ederek gastrite neden olur. Mide tahriş nedeniyle iltihabi durumlara açık hale gelir.

16 Mide ve duodenum(on iki parmak bağırsağın)da ülser görülür. Kusmaya yol açarak midenin üst bölümü ve yemek borusunun alt bölümünde küçük yırtıklara (Mallory–Weiss Yırtıkları) neden olur.Bu yırtıklardan kanama olabilir. Hayatı tehdit eder.

17 Alkolün zehirleyici etkisi doğrudan karaciğeri harap eder. Karaciğerde yağlanma ve büyüme; Erken dönemlerden itibaren başlar. Karaciğerde hasarın başladığını gösterir. Alkolik hepatit; Karaciğer hücrelerinde çürümenin olduğu dönemdir. Acil müdahele gerekir.Geriye dönüşü olmayan yolun ortasıdır. 1

18 Siroz ; Alkolün karaciğere verdiği zararın son safhasıdır.Geriye dönüş yoktur. Alkoliklerin %3–%5 ‘inde Siroz görülür. Sirozlu hastaların %50–%80’ni alkoliktir. Sirozda karaciğer dokusu harap olmuştur. Karaciğer hücrelerin şekli bozulmuştur. Karaciğer görevini yapamaz. Siroz Karaciğer kanserine dönüşebilir.

19 Kolesterolü 265’in üzerinde olan yaşlarındaki erkekde koroner damar hastalığı riski,220 nin altında olanlara göre 5 kat daha fazladır. Kolesterol Neden Önemlidir ? Kişinin kolesterol düzeyi ne kadar yüksekse, Kalp hastası olma ihtimalide o kadar yüksektir

20 Kolesterol Çeşitleri Kötü kolesteroldür. Kanda kolesterolü taşıyan başlıca pakettir. Kanda yüksek olduğunda damarların iç yüzüne yapışıp buralarda plaklar oluşturur. Kolesterol dışı bazı maddelerde plaklara eklenir.Plaklar büyür. Plakların üzerinde oluşan çatlaklarda meydana gelen pıhtılar damarları tıkar. Bu tabloya DAMAR SERTLİĞİ denir. LDL -Kolesterol (Kötü Kolesterol);

21 HDL –Kolesterol ; İyi kolesteroldür. Damarlarda kolesterolün birikimini önler.  HDL-Kolesterolü yüksek kişilerde kalp hastalığı daha az görülür.

22  Türk toplumunda HDL –Kolesterol değeri düşük bulunmuştur.  Sigara içme-Şişmanlık ;HDL-Kolesterolü düşürür  Düzenli egzersiz ;HDL-Kolesterolü yükseltir

23 Kan Kolesterol Düzeyleri  200 mg/dl Toplam Kolesterol; Normal Yüksek  mg/dl Sınırda Yüksek  240 mg/ dl

24 LDL –Kolesterol;  130 mg/dl Normal  mg/dl  160 mg/dl ve Sınırda Yüksek Yüksek

25 HDL-Kolesterol ; 40 mg/ dl Normal 60 mg/ dl Yüksek

26 Kolesterol yüksekliği herhangi bir şikayete neden olmaz. Kolesterol yüksekliğinin yol açtığı kalp krizi veya felç gibi hastalıklar kolesterolün damar duvarında birikmesiyle yıllar sonra ortaya çıkar. 20 yaşın üzeri kişiler kan kolesterol düzeyini bilmeli ve bunun gerektirdiği yaşam tarzı değişikliklerini uygulamalıdırlar. Anne,baba veya kardeşlerinde erken yaşta kalp hastalığı olduğu bilinen kişiler, şeker hastaları mutlaka kan kolestorolünü ölçtürmelidir.

27 2.Tekli doymamış yağ asitleri; Zeytin yağında bulunur 3.Çoklu doymamış yağ asitleri; Ay çiçek yağı, mısırözü yağı 1.Doymuş yağ asitleri; En fazla hayvansal yağlarda bulunur. Koyun-sığır eti, yağlı süt ürünleri, sert margarinler Kolesterolü çok fazla arttırırlar. Besinlerdeki Yağ Çeşitleri

28  Kilosu fazla olanlar toplam kalori alımını azaltıp,hareketlerini arttırarak kilo vermelidirler.Kilo artışı kolesterol yükseltici bir faktördür.  Etlerdeki görünen yağlar pişirilmeden önce ayrılmalı,sakatat tüketimi çok azaltılmalıdır.  Sosis,salam,sucuk gibi işlenmiş et ürünleri doymuş yağları fazla içerdiğinden az tüketilmelidir.  Tavuk,hindi ve balık eti tercih edilmelidir.  Karides ve kabuklu deniz hayvanları kolesterolden zengindir.  Tahıl,sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır.Bu besinler yağdan fakir, vitamin ve posadan zengindirler. Kalp Hastalığından Koruyucu, Kolesterol Düşürücü Diet ;

29  Az yağlı veya yağsız süt ürünleri tercih edilmelidir(yağsız peynir-yoğurt)  Pasta, krema,dondurma doymuş yağlar ve yumurta sarısı içerdiğinden az tüketilmelidir.  Haftada 3-4’den fazla yumurta yenmemelidir.  Erimeyen posadan zengin yiyecekler; Kepek,havuç, turp, lahana, karnabahar, meyve kabukları Kolesterole etkileri yoktur. Barsağın normal çalışmasını sağlarlar.  Eriyebilen posadan zengin yiyecekler; Yulaf, çavdar, fasulye, bezelye, pirinç kabuğu, turunçgiller, çilek Kolesterolü düşürücü etkileri vardır. Kalp Hastalığından Koruyucu, Kolesterol Düşürücü Diet ;

30 Diet Dışında Neler Yapılmalı ?  Sigara bırakılmalıdır. Kolesterolün damar duvarında birikmesine ve biriken yağ plaklarının çatlayarak damarı tıkamasına neden olur. Sigara, kandaki HDL-Kolesterolün(iyi kolesterol)azalmasına neden olur.  Fizik aktivite arttırılmalıdır. Kötü kolesterolü düşürür.İyi kolesterolü yükseltir. Günlük en az 30 dk. Sürecek yürüyüş kalp hastalığı riskini azaltır.

31  Yağın doğada bulunduğu şeklidir.  Hem vücutta yapılır hem de besinlerle alınır.  Kandaki değeri yüksek olanlarda kalp hastalığı daha sık bulunmuştur. TRİGLİSERİD NEDİR?

32 Trigliserid Değerleri; 150 mg/dl Normal mg/dl Sınırda Yüksek mg/dlYüksek 500 mg/dl veÇok Yüksek

33 Kalp hastalığı bulunmayanlarda hastalığın oluşma olasılığını azalttığı,kalp hastalığı bulunanlar da yaşam süresini uzattığı kesin olarak gösterilmiştir. Kan kolesterol düzeyinin diyetle veya ilaçlarla düşürülmesinin;

34 ŞEKER HASTALIĞI (DİABETES MELLİTUS) Vücudun, kan glukoz düzeyini normal sınırlar içinde tutma yeteneğini kaybetmesidir. Insulin hormonunun eksikliği yada kullanılamaması sonucu ortaya çıkan metabolizma hastalığıdır.

35 Besinlerden elde edilen veya karaciğerdeki depolardan kana salınan glikoz(şeker), pankreas tarafından salgılanan insulin hormonunun yardımıyla hücre içine girer ve orda yakılarak enerjiye dönüşür Hücre, enerjisinin %90'ından fazlasını glikozdan sağlar. İnsulin hormonu pankreastan salgılanır. Normal koşullarda ;

36 Diyabetin çeşitleri; Tip 1 (Insüline bağımlı) diyabet, Tip 2 (Insüline bağımlı olmayan) diyabet Sekonder nedenlere bağlı diyabet

37 Tip 1 diyabet;  Pankreasta bulunan ve insülin üreten beta hücrelerinin otoimmün bir süreç sonunda harabiyeti ile gelişir.  Genellikle 40 yaşın altında ortaya çıkar.  Hastalar mutlak veya göreceli bir insülin yetersizliği nedeniyle ömür boyu insülin hormonunu dışardan (enjeksiyon yolu ile) almak zorundadırlar  Toplumdaki diyabet vakalarının %10'unu Tip 1 diyabet vakaları oluşturmaktadır..

38 Tip 2 diyabet;  Sıklıkla erişkinlerde ve obez(şişman) kişilerde görülmektedir.  İnsülin salgılanmasındaki bozukluk ya da dokulardaki insülin reseptörlerindeki(direnç) sonucunda glikoz metabolizması bozulmaktadır.  Tip 2 diyabetin kuvvetli genetik yatkınlık zemininde geliştiği bilinmekle birlikte, genetik mekanizmalar tam olarak aydınlatılmamıştır.

39  Tip 2 diyabetliler hastalıklarının başlangıcında ve genellikle çok uzun bir süre insülin ihtiyacı olmaksızın yaşamlarını sürdürebilmektedirler.  Genel olarak erişkin nüfusta %4-8 oranında Tip 2 diyabet görülmektedir.

40 Diyabetin belirtileri; Diyabete bağlı klinik bulgular vücuttaki karbonhidrat,protein ve yağ metaboliz - masının bozulmasına bağlıdır.  POLİDİPSİ(ÇOK SU İÇME); Insülin eksikliği veya insülin direnci nedeniyle hcrelere giremeyen glikoz belli bir serum düzeyini (180 mg./dl) aştığında idrarla atılmaya başlar. Böbreklerden atılan glikoz beraberinde sıvı atılımını da arttırır ve sonuçta çok su içilir.  İŞTAH ARTMASINA RAĞMEN KİLO KAYBI; Organizma, enerji kaynağı olarak glikozu kullanamayınca bir taraftan iştah artması diğer taraftan yedek enerji depoları olan yağlar ve proteinler yıkılmaya başlar ve bunun sonucunda iştah artmasına rağmen kilo kaybı olur.  ÇABUK YORULMA  GÖRME BULANIKLIĞI  SIK DERİ ENFEKSİYONU  KADINLARDA VAJİNAL MANTAR

41 Diabet Teşhisinin Konması; a)Klasik diyabet bulguları olan bir kişide herhangi bir zamanda ölçülen plazma glikoz düzeyinin 200 mg/dl olması. b)En az 8 saatlik aç bir kişide plazma şekerinin 126 mg/dl. ve üstü olması. c) Şeker yükleme testinde (OGTT) 2.saatteki plazma glikoz düzeyinin 200 mg/dl. ya da üstü olması

42 Karbonhidrat içeren yiyecekler kan glikoz düzeyini etkiler Komplek karbonhidrat içeren besinler(ekmek, pirinç,makarna, kurubaklagiller,sebzeler) ; Kan şekerini az etkilerler. Basit karbonhidrat(glikoz,fruktoz gibi) içeren besinler( şeker, şekereleme, lokum, reçel, marmelat, bal, reçelitatlılar, hazır meyva suları, kurutulmuş meyveler v.b.) ;Kan şekerini fazla etkilerler. Daha hızlı kana karışırlar ve hiperglisemiye neden olurlar. Kan şekerini etkileyen yiyecekler;

43 Glisemi ve hipoglisemiyi önlemek, İdeal vücut ağırlığını sağlamak ve korumak, Hastalıkla ilgili olarak uzun dönemde gelişebilecek komplikasyonları önlemek, Çocukluk ve adölesan döneminde normal büyüme ve gelişmeyi sağlamak, Gebelik ve emziklilikte yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamak, Hastanın yaşam kalitesini arttırmak ve yaşam süresini uzatmaktır Diyabette beslenme tedavisinin amacı; Diyabetlinin tüm yaşamı boyunca uygulayabileceği en ideal beslenme programını oluşturarak;

44 Diyet ürünleri; Yeterli ve dengeli beslenmeye katkıda bulunabilecek ürünler olmaması ve diyet olmayan benzerlerine kıyasla daha fazla yağ içermeleri nedeniyle önerilemez. Alkol; Glisemi kontrolü kötü olan diyabetiklere önerilmiyor. Glisemi kontrolü iyi olan diyabetikler aklollü içki içmek isterlerse, sınırlı miktarda beyaz veya kırmızı şarap ya da akolsüz bira alabilirler. 

45  Günümüzde diyabetli ve diabetli olmayan bireylere önerilen beslenme şekli farklı değildir  Diyabeti olmayan bir kişinin de rafine şeker tüketimini kısıtlaması, doymuş yağ ve kolesterolden zengin olan et, süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi yiyecekleri belirli bir miktarda tüketmesi, az az ve sık sık yemek yemesi gerekmektedir.

46  Gözleri, böbrekleri, sinirleri ve kalp damar sistemi etkiler.  Diyabet küçük ve büyük damarlarla birlikte sinirlerin de hasar görmesine neden olabilir.  Akut komplikasyonlar ; Hipoglisemi, Diabetik ketoasidoz koması, Hiperozmolar hiperglisemik nonketotik komadır.  Kronik komplikasyonlardır; Retinopati (gözlerin hasar görmesi) Diyabetik ayak (ayak ülserleri) ve Empotans,. Diyabetin akut ve kronik komplikasyonları hem tip I hem de tip 2 diyabetik hastalarda görülebilir. Diyabet komplikasyonları;

47 A TİPİ KİŞİLİK; Stresli, aceleci ve agresif kişilerdir. Koroner damar hastalığına daha sık rastlanmaktadır.

48 DOĞUM KONTRO HAPI; Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kan kolesterol seviyeleri, kullanmayanlara oranla %20 daha yüksek bulunmuştur. İnfarktüs (kalp krizi) geçirme oranı 50 yaş altındaki hap kullananlarda, kullanmayanlara göre 3-4 kat daha yüksektir. Genç kadınlarda koroner kalp hastalığı riski erkeklere oranla düşüktür, fakt bu oran yaşlarında her iki cinsiyette eşitlenmektedir

49 ŞİŞMANLIK(OBESİTE); İdeal vücut ağırlığının % 30 veya daha fazla üzerinde olan şişmanlık (obesite) koroner kalp hastalığı için bir risk faktörüdür. İdeal vücut ağırlığına dönen şişmanlarda koroner damar hastalığından ölüm riski belirgin şekilde düşmektedir

50 Katılımınız için teşekkürler...


"ALKOL  Alkol bağımlılık yapar.  Aşırı alkol kullanımı önemli bir sosyal ve tıbbi sorundur.  Alkolün zarar verici miktarının sınırı yoktur.  Alkol." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları