Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SEVGİ. Herhangi bir şeye yada bir kimseye karşı yakın ilgi ve ba ğ lılık göstermeye yönelten duygu olarak tanımlanan sevgi sözcü ğ ünü tam manasıyla açıklayabilmek.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SEVGİ. Herhangi bir şeye yada bir kimseye karşı yakın ilgi ve ba ğ lılık göstermeye yönelten duygu olarak tanımlanan sevgi sözcü ğ ünü tam manasıyla açıklayabilmek."— Sunum transkripti:

1 SEVGİ

2 Herhangi bir şeye yada bir kimseye karşı yakın ilgi ve ba ğ lılık göstermeye yönelten duygu olarak tanımlanan sevgi sözcü ğ ünü tam manasıyla açıklayabilmek neredeyse imkansızdır. Sevgi; derin ve manevi bir duygu olmasına ra ğ men insanlık de ğ eri dedi ğ imiz olgunun olmazsa olmazı olan yegane evrensel duygudur.

3 Ancak bir insanın, herhangi bir şeyi yada bir kimseyi sevebilmesi için öncelikle kendisini koşulsuz olarak kabul etmesi ve kendini sevebilmesi gerekir. Kişinin kendini sevebilmesi içinse; özsevgi, özsaygı, ve özgüven gibi kazanımları edinmiş olması gerekir.

4 Özsevgi: Kişinin kendisine duydu ğ u sevgidir. Kendisine yararlı, sevdi ğ i şeylere yakınlaşmak, zamanını sevdi ğ i işlere vermek, kendisi hakkında kötü şeyler düşünmemek veya söylememek, özsevgi sahibi bir kişide ilk göze çarpan özellikler.

5 Özsaygı: İ nsanın kendine duydu ğ u saygıdır. Kendine karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmak ve kendine zarar verebilecek, sevmedi ğ i şeylerden uzak durmak.

6 Özgüven: Kendine güvenmek, korku, çekinme veya kuşku duymadan inanmak demek. Hayatta en çok cesaret, yüreklilik olarak kendini gösteriyor.

7 Kendine güveni, saygısı, sevgisi olan bir kişi ne olursa olsun, başına ne gelirse gelsin, her zaman olumlu düşünecek ve olaylarda, insanlarda hep bir güzellik görecektir. Ne kadar canını sıkmaya, rahatsız etmeye, öfkelendirmeye, üzmeye çalışsanız da kendine güvenen, kendine saygı duyan ve kendini seven bir insanı aşa ğ ı çekmeye kimsenin gücü yetmez.

8 Kişi bu üç kazanımı tam olarak edindi ğ i takdirde kendisini her şeyiyle sevmiş, tanımış ve di ğ er insanları sevebilecek duruma gelmiş olur.

9 Ö TEKİNİ SEVME

10 Kişinin kendisini sevmesinin yanında evrensel bir ihtiyaç olarak başka insanları da sevmesi gerekir. Başka insanları sevme olgusu insanın kendini sevmesi duygusunda ki kazanımlardan kaynaklanır. Ve insan başkalarını sevebilme olgusunu farklı yaklaşım ve duygularla gerçekleştirir:

11 Empati Fedakarlık Arkadaşlık MerhametYardımseverlik Di ğ er gamlık Vefa

12 Kişi bu duygu ve yaklaşımşardan her ne kadarını içselleştirir ve hayatına sokarsa o ölçüde ötekini sevme olgusunu gerçekleştirmiş ve insani de ğ erlik benli ğ ini yükseltmiş olur. Peki nedir bu duygu ve yaklaşımların anlamları:

13 Empati: Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini do ğ ru olarak anlaması, hissetmesi ve bu durumu ona iletmesi sürecine "empati" adı verilir.

14 Empati kurmanın faydaları: Empati kurma, insanları birbirine yaklaştırma, iletişimi kolaylaştırma özelli ğ ine sahiptir. İ nsanlar, kendileriyle empati kuruldu ğ unda, anlaşıldıklarını ve kendilerine önem verildi ğ ini hissederler. Di ğ er insanlar tarafından anlaşılmak ve önem verilmek ise, bizi rahatlatır; kendimizi iyi hissederiz. Yapılan araştırmalarda, liderlik özelli ğ ine sahip kişilerin empati kurma becerilerinin yüksek oldu ğ u belirlenmiştir.

15 Fedakarlık: Bir kişi veya bir şey için özveride bulunarak kendine ait olan bir takım maddi ya da manevi olgulardan vazgeçmek yada bu olguları o kişi u ğ runa kullanmaktır fedakarlık… Yani başkası için kendinden vazgeçme durumudur. Büyük bir insani kimliktir. Bu yüzdendir ki fedakarlık kelimesi “anne” ile özdeşleşmiş haldedir. Biliriz ki yeryüzünde en fedakar canlılar annelerdir.

16 Sevgi herne kadar yo ğ un yaşanırsa yaşansın içerisinde fedakarlık bulundurmadı ğ ı sürece sadece kelimeden ibaret kalacaktır. Çünkü gerçek sevgi fedakarlık ister. Bu sevgi her ne olursa olsun… İ ster insan sevgisi, ister do ğ a sevgisi, ister hayvan sevgisi. E ğ er gerçekten birini veya bir şeyleri seviyorsak hiç düşünmeden ve hiçbir karşılık beklemeden inandı ğ ımız ve sevdi ğ imiz şey adına fedakar davranmalıyız.

17 Arkadaşlık: İ nsanlar sosyal bir varlık olarak yalnız yaşayamaz. Sürekli olarak etkileşim içinde olacak birilerine ihtiyaç duyar. İ şte bu noktada arkadaşlık insanlık için büyük bir sı ğ ınaktır. Arkadaşlık nedir sorusu her insanın sahip oldu ğ u kültür, inanç ve yaşadı ğ ı duygusal atmosfere göre farklılık arz eder.

18 İ hanete u ğ rayan birisi için arkadaşlık, sadakattir. Sorunlarının a ğ ırlı ğ ı karşısında yalnız bırakılan için, paylaşımdır. Yanlışları gözardı edilerek sürekli pohpohlanan için, ya ğ cılıktır. Sıkıntısının anlaşılmadı ğ ına kanaat getiren için empati kurabilmektir. Aranmayan ve sorulmayan birisi için farkında olunmaktır. Bu tanımları ço ğ altmamız mümkündür. Bunların hepsinde ortak nokta yanında olmasıdır. Yani arkadaş her zaman yanında olabilendir.

19 Bununla ilgili çok güzel bir yaşam öyküsü anlatılır: Savaşın en kanlı günlerinden biridir. Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştü ğ ünü görür. İ nsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayaca ğ ı ateş ya ğ muru altındadırlar. Asker te ğ mene koşar. — Te ğ menim, fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim? "Delirdin mi? der gibi bakar te ğ men. — Gitmeye de ğ er mi? Arkadaşın delik deşik olmuş. Büyük olasılıkla ölmüştür bile. Kendi hayatını da tehlikeye atma. Asker ısrar eder. Te ğ men: — Peki... Git o zaman... İ nanılması güç bir mucize... Asker o korkunç ateş ya ğ muru altında arkadaşına ulaşır. Onu sırtına alır ve koşa koşa döner. Birlikte siperin içine yuvarlanırlar. Te ğ men, kanlar içindeki askeri muayene eder. Sonra onu sipere taşıyan askere dönerek: — Sana de ğ mez, hayatını tehlikeye atmana de ğ mez, demiştim. Bak haklı çıktım. Bu zaten ölmüş.der "De ğ di te ğ menim" der asker. - Nasıl de ğ di? - Bu adam ölmüş görmüyor musun? - Gene de de ğ di komutanım. Çünkü yanına ulaştı ğ ımda henüz sa ğ dı. Onun son sözlerini duymak dünyaya bedeldi benim için. Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı te ğ mene: - "Gelece ğ ini biliyordum !" demişti arkadaşı...

20 İ şte arkadaşlık ölümüne sevmek ve yanında olabilmektir. İ nancını yanlış çıkartmamaktır. Bunun yanı sıra arkadaş şemsiye olmalıdır. Yani kötülüklere, olumsuzluklara karşı bizi koruyan ve zararlı alışkanlıkları engelleyen bir şemsiye olmalıdır.

21 Arkadaş, kötü ve zararlı davranışlarda, alışkanlıklarda paylaşım demek de ğ ildir. Şayet bizi pozitif düşüncelerden negatif duygulara sürüklüyorsa birisi o bizim arkadaşımız olamaz. Akrepleşmiş insanlar mutlaka zehrini akıtacaktır. O halde akrep arkadaşlardan kaçınmak gerekir. Akrep ve fare arkadaşlık insanı kötülü ğ e do ğ ru sinsice sürükleyen iki kötü yoldaştır. Çünkü akrep zehirlidir, fare de sinsidir. Nasıl ki fare bir yeri kemirirken orayı uyuşturarak, farkında olmamızı engelliyorsa, fare arkadaşta bizi kötülü ğ e farkında olmadan yavaş yavaş sürükler.

22 Yani arkadaşımızı iyi seçmeli, ona güvenmeli, ona faydalı olmalı, zor zamanlarında yanında olmalı ve onunda bizim için aynı düşüncelerde oldu ğ unun farkında olmalıyız.

23 Merhamet: İ nsanı başkalarına iyilik ve yardım etmeye yönlendiren acıma duygusu. Tüm yaratılmışlara sevgi ile yaklaşma, onları kötülüklerden koruma ve kurtarma, zor durumlarında yardım etme, ba ğ ışta bulunma, affetme gibi iyi huy ve davranışların başlıca nedenidir merhamet…

24 Bir toplumun rahat, huzurlu ve mutlu bir hayat sürebilmesinin tek yolu, gerçek merhamet anlayışının o toplumun insanları tarafından yaşanmasıdır. Bu model yaşanmadı ğ ı sürece insanlar hangi yolu denerlerse denesinler kargaşadan, huzursuzluktan ve adaletsizlikten kesinlikle kurtulamazlar. Çünkü merhametin olmadı ğ ı yerde zulüm vardır.

25 Zulmün hüküm sürdü ğ ü bir toplumda ortaya çıkan model ise insanların hem maddi hem de manevi yönden ciddi zararlara u ğ ramasına neden olur. Nitekim bugün dünyanın dört bir yanında yayınlanan haber bültenlerinin ana konusu, insanların maruz kaldı ğ ı zulüm çeşitleridir. Açlıktan ölen, çocuklarını yaşatmak için yardım dilenen, haksızlı ğ a u ğ rayan, ezilen, oturacak ev bulamadı ğ ı için çadırlarda yaşayan, intihar eden, saldırıya u ğ rayan, birbirlerini öldüren, sakatlayan, döven, kavga eden insanların sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu kargaşa ortamının ana sebebi inançsızlı ğ ın getirdi ğ i zalimlik ve merhametsizliktir.

26 Gelecek nesillere daha huzurlu, daha güvenli ve daha insani bir yaşam için sa ğ duyumuzu ve merhametimizi koruyalım ve ihtiyacı olanlardan hak ettikleri merhameti esirgemeyelim.

27 Yardımsevrelik: Karşındaki varoluşu anlamaktan kaynaklanan bir empati ile, onun çekti ğ i sıkıntıya –kendisi sıkıntılı duruma düşecek olsa dahi- çözüm getirme hissiyatıdır yardımseverlik. "köpe ğ e verilen bir kemik yardımseverlik de ğ ildir. yardımseverlik, siz de köpek kadar açken onunla paylaşılan kemiktir."

28 Yardımsever olmanın, ilk temel şartı, iyi niyet sahibi olmaktır. İ yi niyetle yapılan her yardım, istenilen sonuca ulaşmasa da iyidir. Şahsi çıkarlar ve bencilce amaçlar için yapılan yardımlar ise, ahlaki anlamda iyi sayılmaz. İ yilik yapmanın bir çok çeşitleri ve dereceleri vardır. Bu bakımdan her insan iyilik edebilecek imkanlara sahip oldu ğ u müddetçe, maddi ve manevi tüm unsurları seferber ederek bol bol iyilik ve yardım yapmalıdır.

29 İ yi ve yardımsever bir insan olmak için mutlaka varlıklı olmak gerekmez. Kiminin gücü, kiminin bilgisi, kiminin de maddi imkanları ve benzeri özellikleri vardır. Bu bakımdan bir insana bir şeyler ö ğ retmek, bir ama’nın kolundan tutarak caddeyi geçirmek gibi özellikler, iyilik ve yardımseverliktir. Yardımseverlik onurlu ve erdem sahibi kişilik gerektirir ve içimizde ki vicdani yönümüzü ortaya çıkarır.

30 Di ğ er gamlık: Di ğ ergâmlık; kendisinin ihtiyacı oldu ğ u halde başkasının ihtiyacını giderme tercihinde bulunabilme duygusudur...

31 Cömertli ğ in bir üst derecesi ve hatta ondan da daha büyük bir fazilet ve davranış. Di ğ ergamlık yani İ sâr; bir kimsenin, kendisinin muhtaç oldu ğ u bir şeyi başka bir muhtaca vermesi, onu kendine tercih etmesi, başkasını kendinden daha çok düşünmesi demektir.

32 Yardıma muhtaç bir insanı kendinden öncelik vermek insanlı ğ ın en büyük erdem ve faziletidir. Böyle bir davranışı pekiştirmiş olan birey sevgi ve insanlık konusunda büyük bir yol almış ve insani mertebede epey yükselmiş bulunur.

33 Vefa: Vefa, dostlukta, ba ğ lılıkta sebat etmektir. Arkadaşa yaptı ğ ı iyili ğ i az görmek, onun yaptı ğ ını çok bilmek vefadandır.

34 Vefa, sevgide devamlılık demektir. Vefa demek, ihtiyaç hâlinde ona yardım etmektir. Arkadaş, öldükten sonra, onun çoluk çocu ğ unu, yakınlarını sevmek, onlarla ilgiyi kesmemek de vefadandır.

35 Vefa demek, gerek hayatta iken ve gerekse öldükten sonra sevgi ve ilgiyi devam ettirmek demektir. Ölen bir kimseye az bir vefa göstermek, hayatta yapılan çok iyiliklerden daha makbuldür. Çünkü insan, hayattaki arkadaşına bir iyilik edince, belki bir karşılık bekleyebilir. Öldükten sonra yapılacak iyili ğ e riya karışması zor olur.

36 Vefanın gere ğ indendir ki, insan sevdi ğ i arkadaşının dostlarını, akrabalarını da sevip haklarını gözetmelidir! Çünkü insan, yakınlarına gösterilen ilgiye daha çok memnun olur. Sevgi, sevgilinin her şeyini, ona yakından uzaktan ilgili olan her şeyi sevgili kılar.

37 Vefa insanlık ve dostlu ğ un kalıcı ve samimi olmasında insanın karşılıksız ve koşulsuz sevebilmesinde rol alan sevgiyi tamamlayıcı en erdemli olgulardan biridir.

38 İ şte bir insan bu duygu yaklaşımlardan her ne kadar çok benimser ve hayatına geçirirse o denli sever ve sevilir. Bu duygu ve yaklaşımları benimseyen kişi; önce kendini ardından kendi çevresini, insanları, yakınlarını, do ğ ayı, hayvanları kısacası bütün dünyayı koşulsuz olarak sever ve daha huzurlu bir dünya için çalışır.

39 D İ NLED İĞİ N İ Z İ Ç İ N TEŞEKKÜR EDER İ M HAZIRLAYAN: EFTAL Ş İ R İ P


"SEVGİ. Herhangi bir şeye yada bir kimseye karşı yakın ilgi ve ba ğ lılık göstermeye yönelten duygu olarak tanımlanan sevgi sözcü ğ ünü tam manasıyla açıklayabilmek." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları