Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ULUSAL YAKIT; BİYODİZEL 10 AGUSTOS 2005 ANKARA. Sizlere Karadeniz’in incisi Ordu ve tüm Fiskobirlik camiasının selamlarını getirdim. Bu toplantıya bir.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ULUSAL YAKIT; BİYODİZEL 10 AGUSTOS 2005 ANKARA. Sizlere Karadeniz’in incisi Ordu ve tüm Fiskobirlik camiasının selamlarını getirdim. Bu toplantıya bir."— Sunum transkripti:

1 ULUSAL YAKIT; BİYODİZEL 10 AGUSTOS 2005 ANKARA

2 Sizlere Karadeniz’in incisi Ordu ve tüm Fiskobirlik camiasının selamlarını getirdim. Bu toplantıya bir sıvı yağ sanayicisi aynı zamanda da alternatif yakıt biyodizel üretim tesisi kurmayı düşünen ve gerekli alt yapısını oluşturan Albiyobir’in kurucusu olarak katılıyorum. Özellikle 2000 yılından bu güne uygulanmaya çalışılan planlı tarım politikaları neticeye tam ulaşamadığından bazı tarım ürünlerinde arz fazlası oluşmakta özellikle yağlık tohumlar başta olmak üzere bazı ürünlerde ise ciddi manada ihtiyaç oluşmakta milyar doları bulan ithalat yapılmaktadır. Türkiye’nin nüfusunun her geçen gün ciddi artışlar gösterdiği ayrıca kişi başına düşen sıvı yağ tüketiminin de arttığı düşünüldüğünde gelecek on yıl içinde sıvı yağ sektöründe ciddi sıkıntılar yaşamakla karşı karşıya kalacağımız aşikardır.

3 Ayrıca Türkiye’miz de yağlı tohum üretiminde Ciddi manada noksanlık vardır. Buradan hareketle yağlık tohumlardan biyodizel üretimi yapılması Türkiye de yağlık tohum ihtiyacını büyüteceği düşünülebilir. Fakat BSYD bunun tam tersi olacağı kanaatindedir. Şöyle ki Ülkemizde yağlık tohum tarımı yapılacak arazimiz olmasına rağmen yeterli destek olunmadığı için ekilememekte buda açığı büyütmektedir. Yağlık tohumdan biyodizel üretimi hızlanırsa yağlık tohumlara destek artacak çiftçi bu desteği arkasına alarak arz fazlası olan ürün ekimi yerine yağlık tohum ekecektir. Bunun örneğini bu yıl mısırda görebiliriz.Mısıra destek olunduğu için 2005 yılı sezonunda ciddi bir mısır ekimi yapılmıştır. Üretici hemfazla gelir elde edebileceği, hem de sıkıntısız pazarlayabileceği ürünleri tercih etmektedir.Buna bir örnek olarak 1970’li yıllarda Türkiye soya üretiminin %72 si sadece Ordu ilinde yapılırken şu anda Ordu ilinde 1 kg soya üretimi yapılmamaktadır.

4 Türkiye’de yağlı tohum üretimini olumsuz etkileyen sebeplerin başında; 1-Tahıllar ile yağlı tohumlar arası Gümrük vergisi farklılığı 2- Yağlı tohumlar arası Gümrük vergisi farklılığı 3- Yağlar arası Gümrük vergisi farklılığı 4- Küspe Gümrük vergisi farklılığı 5- Karşılıklı taviz kapsamında verilen tarife kontenjanları gelmektedir. Bu olumsuzlukların çözümü noktasında tüm ilgili birimler ortak hareket ettiğinde sorunların çözümü kolaylaşacaktır. Şimdi sizlere rakamlarla Türkiye de bitkisel yağ sektöründen örnekler vermek istiyorum.

5 Bitkisel Yağ Arz ve Talebi (2002/2003)

6 Bitkisel Yağ Arz ve Talebi (2003/2004)

7 Bitkisel Yağ Arz ve Talebi (2004/2005) Tahmin3

8 Likit Yağ Tüketimi

9 Türkiye Yağlı Tohum Üretimi

10 Türkiye Yağlı Tohum İşleme

11 Bitkisel Yağ Arz ve Talebi

12 Ayçiçek ve H. Ayçiçek Yağı İthalatı

13 Soya ve Soya Yağı İthalatı

14 Pamuk Çekirdeği ithalatı

15 Mısır Yağı İthalatı

16 Kanola Yağı İthalatı

17 Palm Yağı ithalatı

18 Yağlı Tohum Talebi (Yağ İhtiyacına Göre)

19 Türkiye Yağlı Tohum Projeksiyonu (2013) Nüfusun 2013 yılında 85 milyona ulaşması, Kişi başına likit yağ tüketimim ise 17.6 kg’ dan, 21.8 kg’ a ulaşması beklenmektedir. Bu durum da toplam gıda amaçlı yağ tüketimimiz 2013 yılında Tona çıkacaktır.

20 Denge 2013/2014

21 Yağlı Tohum Talebi 2013/2014

22 Y.TOHUM ÜRETİMİNİ OLUMSUZ ETKİLEYEN SEBEPLER  TAHILLAR-YAĞLI TOHUMLAR ARASI GV FARKLILIĞI  YAĞLI TOHUMLAR ARASI GV FARKLIĞI  YAĞLAR ARASI GV FARKLILIĞI  KÜSPE GÜMRÜK VERGİLERİ  KARŞILIKLI TAVİZ KAPSAMINDA VERİLEN TARİFE KONTENJANLARI

23 TAHILLAR-YAĞLI TOHUMLAR ARASI GV FARKLILIĞI

24 TAHIL-YAĞLI TOHUM G.V. Ayçiçek den itibaren %20 uygulanmaktadır Soya 01.08/31.10 tarihleri arası %4 uygulanmaktadır.

25 SONUÇ  Tahıllara, yüksek gümrük vergileri sayesinde TMO destekli yüksek fiyatlar uygulanmakta, düşük korumalı yağlı tohumlar gelir yönünden tahıllarla rekabet edememektedirler.  Bu fark yağlı tohumlarda primle kapatılmaya çalışılsa da, düşük ve zamanında ödenmeyen bu primler yeterli olmamaktadır.

26 ÖNERİ  Yağlı tohumlarla tahıllar gibi diğer tarla bitkileri arasındaki koruma farkı eşitlenmelidir.  Ya da yağlı tohumlara, bu farkı kapatacak prim ödemesi yapılmalıdır.  Primler ekim öncesi açıklanmalı ve zamanında ödenmelidir.

27 YAĞLI TOHUMLAR ARASI GV FARKLIĞI

28 YAĞLI TOHUMLAR G.V. Ayçiçek den itibaren %20 uygulanmaktadır Soya 01.08/31.10 tarihleri arası %4 uygulanmaktadır.

29 SONUÇ  Aynı yağ ve küspe oranına sahip yağlı tohumlar arasındaki gümrük vergisi farklılığı, yüksek gümrük vergili olana daha iyi fiyat verme imkanı sağlasa da, ürünleri birbirleri yerine ikame edilebildikleri için, düşük gümrük vergilinin fiyat avantajı, bu ürünün tüketimini artırmakta, dolayısı ile farklı uygulama, ürünler arasında kayma yaratmaktadır.

30 ÖNERİ  Yağlı tohumların gümrük vergileri gözden geçirilerek, yağ ve küspe oranına göre yeniden belirlenmeli, dünyada oluşan fiyat farklarının dışında, gümrük vergisi ile, birinin diğerine göre avantajı, yada dezavantajı önlenmelidir.  Düzenlemede mamul yerine hammadde ithali gözden kaçırılmamalıdır.

31 YAĞLAR ARASI GV FARKLILIĞI

32 HAM YAĞLAR

33 RAFİNE YAĞLAR

34 SONUÇ  Yağlar arasındaki farklı gümrük vergileri, biri diğerinin yerine ikame edilebildiği için yüksek olana avantaj sağlamak yerine düşük olanının tüketimini artırarak ürünler arasında kaymalara sebep olmaktadır.  Palm yağı gibi, pamuk yağının doğrudan alternatifi olanlar alternatifinin üzerinde fiyat baskısı oluşturmaktadır.  Bu farklılık ayrıca margarin ihracatında haksız kazanç kapısını açmaktadır.

35 ÖNERİ  Yağlar birbirlerinin yerine ikame edilebildiği için, gümrük vergileri mutlaka eşit olmalıdır.

36 ÖNERİ  Küspe gümrük vergileri gözden geçirilerek yağlı tohumun yağ ve küspe dengesine göre yeniden düzenlenmelidir.

37 KARŞILIKLI TAVİZ KAPSAMINDA VERİLEN TARİFE KONTENJANLARI

38 TARİFE KONTENJANLARI

39 T.KONT.PAZAR PAYI

40 SONUÇ  Karşılıklı taviz kapsamında verilen tarife kontenjanları pazarın %25 ine ulaşmakta zaten düşük korumalı sektör üzerinde baskı oluşturmaktadır.  Bu tavizlerin büyük bir kısmı ham ayçiçek yağı, soya yağı gibi kırma sanayiinin mamulleri olduğu için bu sektörün çalışmasına engel olmakta katma değerin ülkemiz yerine dışarıda kalmasına sebep olmaktadır.

41 ÖNERİ  Karşılık taviz kapsamında verilen tarife kontenjanları miktar, çeşit, dağıtım şekli ve zamanı açısından yeniden gözden geçirilmeli, mamul yerine hammadde şeklinde taviz ön planda tutulmalıdır

42 Yağlı tohumu üretimini artırmak için ayrıca

43 Gelişmekte olan ülkemizde artan yağ ve protein ihtiyacı nedeniyle, yağlı tohumların en az tahıllar kadar stratejik ürün olduğu her kesimce kabul edilmelidir.

44 Uzun vadeli stratejiler ve devamlılık arz eden politikalar uygulanmalıdır.

45 Ülke ekolojisine uygun yağlı tohum seçilmeli ve çeşitlilik sağlanmalıdır.

46 Alternatif ürün projesi kapsamında sağlanan teşvikler devam ettirilmeli. Olaya sanayicinin katılması sağlanmalıdır.

47 Arazi toplulaştırılmasına gidilmelidir.

48 Dolaylı vergiler girdi fiyatlarını yükseltmektedir. Bu nedenle üreticiye uygun fiyatla girdi sağlanmalıdır.

49 Üreticinin fiyat yerine üretim miktarına odaklanması sağlanmalı. Verimi yüksek tohumlar özendirilmelidir.

50 Tarım ürünlerini artırmak güçlü tarıma dayalı sanayi ile mümkündür. Bu nedenle verimlilik ve rekabeti artıracak birleşmeler ve büyük ölçekli yatırımlar teşvik edilmelidir.

51 Yabancı sermaye teşvik edilmelidir.

52 Ürünün değerini bulması için Borsalar etkin hale getirilmeli, vadeli işlemler borsaları ile fiziki kullanıcıların dışında, fonlarında ürüne ilgisi sağlanmalıdır.

53 Lisanslı depoculuk gibi yasal düzenlemelere bir an önce işlerlik kazandırılmalıdır.

54 Yenilenebilir enerji kaynağı biodizel üretiminin yağlı tohumların üretimini artırmada destek aracı olarak kullanılması sağlanmalıdır.

55 Dünya Yağlı Tohum ve Tahıl Üretiminden Örnekler

56 Dünya Yağlı Tohum Üretimi

57 Türkiye Toplam Y.Tohum Üretimi

58 SONUÇ OLARAK Ülkemizdeki bitkisel yağ açığı ve buna bağlı olarak yağ ithalatının günden güne artışı hemen hemen herkesin kabul ettiği bir gerçektir. Buna ilave olarak yağlı tohum üretimi yapan üreticilerin durumunun her geçen gün kötüleştiği, üretim maliyetlerini karşılayamadığı bu sebeple yağlı tohum ekiminden vazgeçtiği görülmektedir. Türkiye Ayçiçek, Soya, Kanola başta olmak üzere yağlı tohum üretimine daha fazla destek verilerek ithalatta uygulanan Gümrük vergileri arttırılarak yağlı tohumun üretiminin arttırılmasına çalışılmalıdır.

59 Mevcut yağlı tohumlu bitkilerin üretiminde mümkün olan ekonomik ve teknolojik tedbirler kullanılarak artışlar sağlanması ülkemizin birinci önceliği olmalıdır. Bu öncelik mevcut yağlı tohumlarla giderilemeyecek durumda olduğundan özellikle Kanola ve Soya üretimi alternatif ürünler olarak daha fazla desteklenmelidir. Kanola ve Soya Ülkemizin çeşitli bölgelerinde uygun tarım arazilerinde üretilme imkanı vardır. Türkiye’de yağlı tohumla ilgili sorunları çözme noktasında ilgilitüm birimlerin (Hazine, Tarım, Sanayi Ticaret Bakanlıkları, BYSD, Albiyobir,...vs) bir komisyon kurarak çalışmasını diliyor Hepinize saygılar sunuyorum.


"ULUSAL YAKIT; BİYODİZEL 10 AGUSTOS 2005 ANKARA. Sizlere Karadeniz’in incisi Ordu ve tüm Fiskobirlik camiasının selamlarını getirdim. Bu toplantıya bir." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları