Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Türkiye’de kamu kurumlarını bir kenara bırakırsak şirketlerin yüzde 99’unu aile şirketleri oluşturuyor. Türk ekonomisini aile şirketleri yönetiyor. Dünyada.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Türkiye’de kamu kurumlarını bir kenara bırakırsak şirketlerin yüzde 99’unu aile şirketleri oluşturuyor. Türk ekonomisini aile şirketleri yönetiyor. Dünyada."— Sunum transkripti:

1

2 Türkiye’de kamu kurumlarını bir kenara bırakırsak şirketlerin yüzde 99’unu aile şirketleri oluşturuyor. Türk ekonomisini aile şirketleri yönetiyor. Dünyada da durum farklı değil. Dünyanın en büyük 500 şirketinin yüzde 40’ını dahi aile şirketleri oluşturuyor. Avrupa’da şirketlerin yüzde 60’ını, Latin Amerika’da yüzde 65-90’ını, Kuzey Amerika ve Asya’da ise yüzde 95’ini aile şirketleri oluşturuyor.

3 Tamamına yakın bir kısmında yönetim aile bireylerinde. Bu nedenle, aile şirketleri, gelecek kuşaklara geçebilme ve devamlılıklarını sürdürebilmenin yollarını arıyorlar. Cevabı aranan soru ise, uzun süre devam edebilmek için ne yapmalı? Yöneticilerin ve danışmanların yukarıdaki soruya cevapları farklı olabiliyor. Öneriler, şirketten şirkete değişebilmektedir

4  Aile işletmeleri konusunda üzerinde uzlaşılan bir tanım vermek zordur.  Aile işletmesi; birden fazla aile üyesinin yatırımın önemli bir kısmına, işletmenin yönetimine veya faaliyetlerine yüksek düzeyde katılımının olduğu işletmedir. Bu bağlamda aile için kan bağı, evlilik, ömür boyu bağlılık ilişkisi olan insanlar manası kastedilmektedir

5 Aile Şirketleri, ailenin geçimini sağlamak veya mirasın dağılımını önlemek için kurulan, ailenin geçimini sağlayan kişice yönetilen, yönetim kademelerinin çoğunluğunun aile üyelerince doldurduğu, karar almada büyük ölçüde aile üyelerinin etkili olduğu ve aileden en azından ikinci neslin istihdam edildiği işletmeler olarak tanımlanır. (Genç ve diğ., 2004:21)

6  Benght Karlöf ’e göre Aile Şirketi “Ailenin servetini dağıtmamak üzere kurulmuş olan özel bir şirket biçimidir”  Potobsky’ye göre, “Aile üyelerinin yönetim kademelerinde çalıştığı işletmeler, Aile Şirketleri’dir

7 Kuruluş amacı ailenin geçimini sağlamak ve geleceğe dönük kaygılarını gidermek olan ve genellikle ailenin geçimini sağlayan kişinin genel müdür veya yönetim kurulu başkanı olduğu, yönetim kademelerinin önemli bir kısmında aile üyelerinin yer aldığı veya kararların alınmasında büyük ölçüde aile üyelerinin etkili olduğu şirketlerdir.

8  Ailede en az iki kuşak yönetimle ilgilenmiş olmaları.  2. Mevcut ya da önceki yöneticinin çocuklarının işletme yönetiminde görevli olmaları.  3. Yönetimden kimin sorumlu olacağını belirleme konusunda aile bağlarının diğer  faktörlere göre öne çıkması.

9  Şirket sahiplerinin çocuklarına bakışaçısı:  Geleceklerini güvence altına almak isteyen  Firmayı ailenin geleceği açısından sahiplenmelerini isteyen

10  Aile üylerine bakışaçısı:  Çalışma koşullarını aile fertlerine göre ayarlayan  Aile fertlerinin sağlığını tehlikeye atmayan  Doğum, yıllık izinler, çalışma saatlerinde esneklik gösteren  İşletme politikası:  Çoğunlukla aile çıkarları ile uyumludur.  Genellikle aile varlığının ve bütünlüğünün korunması amacıyla kurulduğu için aile değer ve inançlarından etkilenir.

11  Personel Temini:  Genellikle aileden ve akrabalardan temin edilir.  Güvenilirliğin uzmanlıktan önce gelir.  Aile üyeleri mevcut iken aile dışından idari personel alımı hoş karşılanmayabilir. Dolayısıyla seçme ve yerleştirmede aile üyelerine öncelik tanınabilir.

12  Aile bireylerinin işletmedeki görevleri aile içerisindeki durumlarını da etkileyebilir. İşletmede başarılı ve güçlü bir pozisyona sahip olanlar aile içinde de güçlü olabilirler.  Genellikle şirket sahibinin aile içinde sevgi ve güven duyduğu kişiler, işletme içerisinde de aile içinde olduğu kadar girişimciye yakındır.

13  Genellikle işletmenin ismi ve prestiji, ailenin ismi ve prestiji ile birlikte gelişir.  Yani aile bireylerinin toplumdaki statüleri işletmenin de statüsünü etkiler. Dolayısıyla aile bireylerinin işletmede bilfiil çalışıp çalışmadıkları değil, taşıdıkları soyadı önem kazanır.

14  Genellikle firma sahibi ile tepe yönetici aynı kişidir.  Kurucu ortakların büyük çoğunluğu sağlıkları yerindeyken firmalarını bir başkasına devretmeyi düşünmezler.  Firma sahibi oldukları için Genel Müdürün ya da Yönetim Kurulu Başkanının kendileri olmalarının normal olduğunu kabul ederler. Yukarıda özelliklerin ortak noktası işletmenin yönetiminde ve kontrolünde tek bir ailenin egemen olmasıdır. Bu durumun nedeni olarak sermayenin önemli bir kısmının yönetimi elinde tutan aile tarafından konulmuş olması gösterilebilir.

15  Sermaye Yapısı/Finansman  Karar Alma  Sosyal Statü  Ortaklık  Yönetim Politikaları  Personel  Ülke Çıkarları  Çevre

16  Finansman  Nepotizm  Yetki  İşbölümü  Aile İçi Rekabet  Çevre  Kuşaktan Kuşağa Geçiş  İşletme Kültürü  Güdülenme

17 1950’lerde geliştirilen ve başarı getiren kurallar şöyle sıralanabilir: 1.İyi işleyen yönetim kurulu oluşturma ve aile şirketinin üyelerinin bu yönetim kurulunun başarısına katkı vermesi, –Aile üyelerinin şirkete katılma koşullarının belirlenmesi (Benim araştırmalarıma göre, uzun yaşayan şirketlerde aile üyeleri şirket yönetiminin dışında kalıyorlar veya belirli bilgi ve beceri birikimlerinden sonra şirkete katılıyorlar.) –Stratejik düşünce ve yöntem geliştirme. Aile şirketleri büyümek için ihtiyaç duydukları finansal kaynaklara ulaşamıyorlar. Bunun için halka açık olmaları gerekiyor. Bu durum ise, hangi işlere yöneleceklerini iyi belirleyen ve buna odaklanmaları için stratejilerini iyi oluşturmaları gerektiğini ifade eder. –Uzun yaşayan şirketlerde aile anayasasına uygun aile üyelerinin şirkette yer almalarının uygun olduğu anlaşılmıştır. Aile üyelerinin, babalarının yaptığı gibi kendilerinin de şirketi gelecek nesile taşımaları gerektiği aile anayasasında açıkça belirtilmelidir.

18 Genel olarak, işletmelerin yapıları incelendiğinde, ortalama %85’in aile işletmesi olduğu anlaşılmaktadır. Örneğin, AB ülkelerindeki işletmelerin %82’si, Amerika’daki işletmelerin %93’ü ve Türkiye’deki işletmelerin %97’si aile işletmeleridir. Aile işletmelerinin devamlılığında sorunlar yaşanmaktadır. Örneğin, Amerika’da ikinci kuşağa geçebilen aile işletmelerinin oranı %25’i geçmemektedir ve %25’inin ancak %15’i üçüncü kuşağa geçebilmektedir. Türkiye’de girişimci ve kurucunun kurmuş olduğu işletmelerin ancak %2’si üçüncü kuşağa geçebilmektedir. Türkiye’de küçük ve orta ölçekli işletmelerin sayısı büyüktür. Çok büyük ölçeklere ulaşmış yüzyıllık aile şirketleri yoktur. Ancak, Koç Grubu, Sabancı Grubu ve Doğuş Grubu yüzyıllık olmamalarına karşın dünyanın büyük şirketleri arasında gösterilmektedir.

19 Başarısız olan aile şirketlerinin pek çoğu işle ilgili değildir. Büyük bir kısmı, yönetim ve aile ilişkilerinden kaynaklanan sorunlar nedeni ile başarısız olurlar.

20 Aile şirketlerinin aile büyükleri, çocuklarının büyüdüğünü kabul etmiyorlar. Bu aileler, çocuklarının düşüncelerine değer vermezler ve onlara yetki vermekten kaçınırlar. Ölümsüz ve kalıcı bir iş haline dönüşen bu aile şirketleri yavaş yavaş yok olurlar. Bazı aile şirketlerinde aile işi, katı aile kuralları ve egemen büyüklerden oluşmaktadır. Bu durum, ya çocukları aile şirketinde çalışmaya zorlar ya da aile işi dışında tutar. Bu ise, aileye bağlılık ve bencillik sorununu yaratır.

21 Aile şirketlerinin bireyleri, işi yürütmenin, rekabet koşullarının ve şirketin sürdürülebilir olması gerçeğini pek fazla görmezler. Bu tip şirketlerde, ailenin yönetimde sahip olacakları yetkinin belirlenmesinde sorun yaşanır. Örneğin, büyük erkek çocukları güçlü, kızları ise etkin olmayan görevlere getirmek gibi. Ailenin huzurunu bozmamak için hayati önem taşıyan konuları tartışmamak ve aile sorunlarını üçüncü kişiler vasıtasıyla çözme yoluna gitmek aile şirketlerinde görülen en önemli hatalardır.

22 Aile şirketlerinde yaşanan en önemli sorunlardan biri de “ en iyisini kurucu bilir” yaklaşımıdır. Kurucu, şirketin tek söz sahibidir. Yatırım, üretim, borçlanma ve yönetici görevlendirilmelerinde onun dediği olur. Bu durum, kurucunun yokluğunda her şey ona bağlı olduğundan şirketin dağılmasına neden olur. Kurucunun yönetimine alışan yeni nesil bunu devam ettirmek ister.

23 Aile şirketinde büyükler, bazı sorunları önemsemez, kaynağını ve çözümünü düşünmezler. Bu durum, ilerideki süreçlerde şirketi zarara sokar. Çatışma halinde olan aile üyeleri, aile içinde çalıştıkları için farklı beklentiler nedeniyle kavgaya başladıkları sorunlara ilgisiz kalıp zamanında sorunu çözemedikleri için şirket çeşitli tehlikelerle karşı karşıya kalabilir.

24 Yapılan araştırma sonuçlarına göre, Türkiye’de aile şirketlerinin başarısızlık nedenleri aşağıda olduğu gibidir: Kardeşler arası anlaşmazlık……………..%47 Aile içi sorunlar………………………….…%23 Miras dağılımında ortaya çıkan sorunlar..%21 Bağlılık,bencillikten kaynaklanan sorunlar..%9

25  - Aile işletmelerinin sonunu getiren aile içindeki çatışmalar - İşin niteliğinin piyasaya uymaması. Mesela odun sobası üreten bir firmanın yaptığı işi çok sevmesi ve gaz sobası çıktığı halde odun sobası üretmeye devam etmesi - Vizyon eksikliği, - Yeniliklere ayak uyduramama, - Bilgi altyapısı ve raporlama düzeyinin yetersizliği,

26  İnsan kaynakları fonksiyonunun gelişmiş olmaması, - Kayıtdışı problemini tümüyle aşamamaları, aile varlıkları ile şirket varlıklarının tümüyle ayrıştırılmaması, - Gelecek kuşaklara mülkiyet ve yönetim devrinin gereğince planlanıp uygulanmaması, - Hissedarlar arasında iş stratejileri ve yönetim felsefesi konusunda derin görüş ayrılıklarının ortaya çıkması, - Aile üyesi hissedarların kendi arzularıyla borsada ya da özel satış yoluyla ortaklıktan çıkmaları da etken olabiliyor. - Bazı durumlarda eşlerin şirkette çalışması veya çocuklar arasındaki farklı kariyerlerin de ihtilafları büyüterek krize dönüştürmesi aile şirketlerinin sonunu getiriyor.

27 Aile şirketlerinin devamlılığı, zor olsa da dünyada ve Türkiye’de başarılı olan aile şirketleri de vardır. Aile şirketinin kuşak yönetiminde Koç Grubu’nun başarılı olduğu görülüyor. Koç Grubu’nun kuşak geçişinin yönetimindeki başarısını Suna Kıraç’ın 1999 yılında yeğenleri ile kızına yazdığı mektupta, bu yıllarda bütün dünyanın tartıştığı ve Türkiye için de bir tehdit olmaya başlayacak “üçüncü kuşak” konusuna dikkat çekiyor. Mektupta, Mustafa, Ömer ve Ali Koç ile İpek Kıraç’a şunları anlatıyor:

28 Biz 3 kız, 1 erkek kardeş olduğumuz için aramızda çıkan fikir ayrılıklarına karşın, bugüne kadar uyum içinde götürdük. Sizler 3 erkek, 1 kız torunsunuz. Birbirinize saygı ve sevgi göstermezseniz, uyum içinde olmazsınız, işleri yürütemezsiniz. Bugünkü noktaya kolaylıkla gelinmemiştir. Büyükbabanız “girişimci ve kurucu”, bizler “ koruyucu ve geliştirici”, sizler ise “ hazır bulanlarsınız”. Şirketlerde şimdiye kadar üçüncü neslin pek azının işlere sahip çıktığı görülmüştür. İnşallah sizler hazır bulduğunuz bu şirketi daha ileriye götürme başarısını gösterirsiniz. Hep ileriye bakacaksınız, ancak geçmişine sahip çıkmayan bir yönetim anlayışının bir kurumun devamlılığını sağlamasının mümkün olmadığını bildiğinizi sanıyorum. BAŞARILI AİLE ŞİRKETLERİNİN SIRRI

29 Kıraç, önemli bir tehlikeye işaret ediyor. Türkiye’de aile şirketlerinin büyük bir kısmı, üçüncü kuşağa geçti ya da geçmek üzere. Araştırmalar, dünyadaki şirketlerin %80’inin üçüncü kuşakta sona erdiğini gösteriyor. Burada, “ koruyucu ve geliştiricilere” diğer bir anlatımla ikinci kuşağa önemli görevler düşüyor. Değişimin öncüsü onlar. BAŞARILI AİLE ŞİRKETLERİNİN SIRRI

30 Koç Grubu’nun uzun yaşamasının sırrını şöyle sıralamak mümkün olabilir. Uzun yaşamak için bu kalabalık aile şirketinde odaklanmanın gerekliliğine inandılar. Müşteri hizmetine önem vermeyi hep önde tuttular. Sürekli anlayış içinde oldular. Çalışanları da bu yönde teşvik ediyor, yaratıcı önerilerini şirkete bildirenleri desteklediler. Hep büyük olmayı düşündüler, bütün şirketlerde aynı kültürü geliştirerek büyüme stratejisini uyguladılar. Güçlü bir yönetim kadrosunu oluşturdular ve aile üyeleri bu yönetimin sağlıklı işlemesine katkı sağladılar. Aile üyelerinin hangi koşullarda ve hangi noktada şirkete katışacağını iyi belirlediler. İkinci kuşak aile üyelerinin, babaları gibi, kendilerinin de işlerini gelecek nesile taşımaları gerektiğine inandılar.

31  Dünyada en eski ve genç kuşaklarını iyi hazırlayan aile şirketleri arasında İsveç’te 7’nci kuşağa ulaşan medya grubu Bonnier ailesi, Hollanda’da C&A zincirinin sahibi Brenninkmaijer ailesi ve Portekiz’de 5’inci kuşaktaki Espirito Santo ailesi dikkati çeken örnekler arasında yer alıyor.

32  Büyük ölçeklere ulaşmasa da halen devam eden şirketler arasında 578’de kurulan Japon Konga Gumi (inşaat), Fransız Chateau de Goulaire (bağcılık) şirketleri sayılabilir. Türkiye’de ise en eski aile şirketleri 1777’de kurulan Hacıbekir ve 1871’de kurulan Kurukahveci Mehmet Efendi.


"Türkiye’de kamu kurumlarını bir kenara bırakırsak şirketlerin yüzde 99’unu aile şirketleri oluşturuyor. Türk ekonomisini aile şirketleri yönetiyor. Dünyada." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları