Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ULUSLARASI İLİŞKİLER ve TÜRKİYE Prof. Dr. H. Mustafa ERAVCI Yıldırım Beyazit Üniversitesi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ULUSLARASI İLİŞKİLER ve TÜRKİYE Prof. Dr. H. Mustafa ERAVCI Yıldırım Beyazit Üniversitesi."— Sunum transkripti:

1 ULUSLARASI İLİŞKİLER ve TÜRKİYE Prof. Dr. H. Mustafa ERAVCI Yıldırım Beyazit Üniversitesi

2 Uluslararası İlişki nedir? Mondern anlamda; Devletlerin birbirleriyle olan siyasi-askeri-ekonomik-kültürel ve ticari ilişkilerinin uluslararası kabul gören yöntemlerle yürütülmesi ve ihtilaflarının da karşılıklı yarar temelinde, adalet ve hakkaniyete uygun ve barışçı yollarla çözülmesi olarak tanımlanabilir. Bir başka tanım ise uluslararası ilişkilerin; Devletlerin Güç ve Rekabet Yarışı olarak ifade edilmektedir

3 Güçten ne anlaşılır? 17. yy’dan-19.yy’a kadar güç Askeri gücü ifade ederdi. 20. yy’ın 2. yarısından itibaren askeri güç; yerini Ekonomik Güce, Henüz ilk 10 yılı içinde olduğumuz 21. yy’da Bilgi Gücüne bırakmıştır. Bugün Dünyada en büyük güç ve zenginlik kaynağı bilgi olmaya başlamıştır. Buna Türkçe terminolojiye yumuşak güç olarak giren “soft power” denmektedir.

4 Uluslarası ilişkide parametreler değişmişmidir? Şu halde I. Dünya savaşı, ikinci Dünya savaşı ve Sovuk savaş dönemlerinde görülen devletler arası çatışma ve işbirliğinin bütün küreye yayılmış olması 20 yy da siyasi hayatın parametrelerinin değişmiş olduğu şeklinde gittikçe kuvvetlenen bir kabul bulunmaktaydı. Bu kabul daha radikal bir şekilde bir iç siyaset ve birde uluslararası siyaset alanın var olduğu şeklindeki konvansiyonel ayrımı sorgulanır hale getirmiştir.

5 Uluslararası Siyasetin Geleneksel Dört Siyaset Teorisi veya Okulu Vardır. idealizim ( Uluslararsı siyaseti ahlaki değerler ve yasal normlar perpektifinde görür) realizim ( uluslar arası ilişkide gücün önemini çıkarırlar) pluralizim ( birçok gurup ve kurum arasında güç dağılımı veya güç yayılımını easas alır) marksizm ( ekonomik güce ve uluslararası sermaye tarafından oynanan role dikkat çeker)

6 Tarihsel süreç XVI. Asıra kadar Avrupada devletler arasında ortay çıkan savaşlar veya sorunları Papa’nın devreye girmesi ile çözümlenmiştir. ( ) 30 yıl savaşları sonunda ilk defa “Westfalia” Barış Antlaşması yapılmış ve tarihte ilk defa uluslararası ihtilafların birkaç ay süren, birden çok taraf devletin katıldığı ve kuralları baştan konulmuş ve herkesin uyduğu uluslararası kurallara göre sürdürülen bir uluslararası barış konferansı ile uluslararası ilişkilerin “Diplomasi” yoluyla çözümlenmesi kavramı ortaya çıkmıştır. Napolyonun bütün Avrupa’yı Hegemonyasına alması nihayet 1814 de Waterloo’ da İngiliz, Prusya, Rusya ve Avusturya ordularına yenilmesi sonrasında Avrupa’nın sınırlarının yeniden uluslararası konferanslarla düzenlendiği 1815 “Viyana Kongresi’

7 Tarihsel Süreç 1. Dünya Savaşı sonrası “Paris Barış Konferansı” ve akabinde kurulan ilk defa “Geçici” bir örgütlenme olan Milletler Cemiyeti ya da Cemiyeti Akvam’ı n kurulması. Esas itibariyle Devletlerin Güç ve Rekabet mücadelesinin askeri güçten iktisadi güce kaydığı Avrupa kıtasını mahveden 2. Dünya Savaşından sonra, Avrupa başta olmak üzere Dünya çapında uluslar arası siyasi-askeri-ekonomik-kültürel-sosyal ve ticari örgütlenmelerin muazzam bir hızla arttığını görmekteyiz. En başta evrensel boyutta 1945 San Fransisco Konferansı ile kuralları oluşturularak New York’ta daimi bir genel sekreterliği olacak şekilde kurulmasına karar verilen BM (Birleşmiş Milletler) Teşkilatı, daha sonra fonksiyonel ve bölgesel olarak kurulan binlerce uluslararası örgüt günümüz uluslararası ilişkilerini belirleyen ve yönlendiren en etkili uluslararası aktör haline gelmişlerdir.

8 Devletler, Uluslararası Örgütler, Uluslar-aşırı Güçler ( Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşları, Uluslararası Baskı ve Çıkar Grupları, Çok Uluslu Şirketler, vd. ) Uluslararası popülaritesi olan Kişiler. ( Henry Kisinger, Olaf Palma, Tony Blair, vb. ) Uluslararsı ilişkiyi belirleyen unsurlar

9 Devletlerin Dış Politikasını Belirleyen Temel Parametreler Jeo-politik Jeo-ekonomik Jeo-kültürel Bunlar Türkiye’yi dünyada önemli kılan unsurlardır: Jeopolitik kuşaklar Jeoekonomik aktarım Jeo-kültürel etkileşim hatlarının üstünde olması

10 Güç Denklemi ve Unsurları Coğrafya, Tarih, Nufus ve Kültür (sabit veriler) Ekonomik, Teknolojik ve Askeri Kapasite (potansiyel veriler) Stratejik Zihniyet ve kültürel Kimlik Stratejik Planlama ve Siyasi İrade

11 Türkiyenin Üye Olduğu Avrupadaki Uluslararası örgütler Türkiye Cumhuriyeti 2. Dünya Savaşından sonra Batı’nın Ekonomik Örgütü olan OECD Siyasi Örgütü olan Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi olmuş, Askeri Örgütü olan NATO’ya da kurulmasından hemen 3 yıl sonra 1952’de Yunanistan’la birlikte katılmıştır.

12 Soğuk savaş stratejisi Bir ülkenin stratejisini sadece tek eksenli bir dış tehdide göre tanımlamak ufuksuzluk iç tehdide göre tanımlamak ise staratejik dış rakiplere koz kaynak sağlayan bir zaafdır. Soğuk savaş sonrası dönemde tarihi ve coğrafi derinliği haiz dinamik bir türkiye stratejisi tanımlama ve uygulama zorunluğu ile karşıkarşıya kaldığımız şu dönemde kurumsal tarihi yada pisikolojik faktörlerle Türkiyenin kendi iç çelişkilerinin yıpratıcı süreçlerine terk edilmesi toplumun bütün gücünü harekete geçirebilecek ortak bir stratejik zihniyetin geliştirilmesinin önündeki en ciddi engeldir

13 Soğuk Savaş Sonrasında Türkiyenin önünde alternatif dinamik bir değişim sürecleri Kendi dinamizmini sınırlayan statik bir tavrı benimseyerek Uluslarasıyapının dinamizmini beklemek Kendi dinamizmin odaklandığı güç unsurlarını anlamlandırmaksızın uluslarası dinamizmin akışına kendini kaptırmak Kendi dinamizminin potansiyelini uluslarası dinamizmin potasında bir güç parametresi haline dönüştürme çabası içine girmektir

14 90 yıllarda strateji eksikliğinin en önemli sebebi Dış politika yapımının ana unsurları olan sabit ve potansiyel verilere bakış açısındaki tutarsız farklılaşma Siyasi iradenin stratejik zihniyeti Siyasi iradedeki istikrarsızlık stratejik planlama konusundaki eksikliktir. Taktik adımları yürütecek dışişleri personelinin yersizliği ve bunların dünya görüşü

15 Soğuk Savaş Sonrası Üye Olduğu Belli Başlı Uluslararası Örgütler İKÖ ECO( Türkiye,İran,Pakistan, Ortasya Ülkeleri, Afganistan) KEİ (Stepler ve Karadeniz) D8(Asya-Afrika bağlantıları, Endenozya, Malezya Mısır Nijerya G20 (Uluslararası Ekonomik-Politik Gurup G 8 ekarşı kurulmuştur) Şangay Grubu (Çin,Rusya, Kazakistan ve Tacikistan) Türkiye gözlemci

16 Soğuk Savaş Sonrası Dünya Ekseni’ de Batı’dan Doğu’ya Kaymıştır Toplam 2,5 milyardan daha fazla nüfusa sahip Dünya nüfusunun % 40’ını oluşturan Çin ve Hindistan son 20 sene içerisinde büyük bir iktisadi kalkınma hamlesi gerçekleştirmişlerdir. 1985'de dünya ekonomisinden yüzde pay alan ABD'nin bu oranı 2009'da yüzde 20.02'ye gerilerken,.aynı dönemde ise yıldız ülkeler Çin ve Hindistan'ın yükselişi sürmektedir. Bu ülkelerin 2009 yılında sırasıyla yüzde ve yüzde 4.94 olan paylarının, 2010 yılında sırasıyla yüzde ve yüzde 5.09 pay almıştır Rusya ise düşen enerji fiyatları sebebiyle sıkıntılı bir dönem geçirmiş olsa dahi 2009 yılında yüzde 3.32 olan payını, 2010’da yüzde 3.35’e çıkarmıştır

17 Doğuya Kayma Dünya makine ve teçhizat imalatının çok büyük bir bölümü ucuz işgücü, kolay patent ve fikri mülkiyet hakları, merdiven altı kaçak üretim, vb nedenlerle ABD ve AB’ den Çin’e kaymış, İleri teknoloji ve bilişim ürünlerinin üretim üssü ise Hindistan olmuştur. 2000’li yılların başında olağanüstü derecede artan petrol ve doğalgaz fiyatları sayesinde bu kaynaklara sahip Rusya ekonomik yapısını düzeltmiş, soğuk savaş öncesinde olduğu gibi yeniden süper güç olma iddiasına soyunmuştur. Zengin enerji kaynakları olan İran ve Arap ülkelerinde de büyük miktarda Petro-dolar rezervi oluşmuştur. 11 Eylül 2001 olaylarından sonra ABD ve Batılı ülkelerin Müslüman ülkelerin paralarını kontrol etme hatta el koyma ihtimaline karşı başka ülkelere kaydırmaya başlamış bu arada Basra Körfezi ülkelerinden Türkiye’ye büyük miktarda sıcak para girişi başlamıştır.

18 AKP döneminde Dışpolitikada Değişim Hakikaten de Türkiye’nin dış politkasında bir değişim söz konusudur. Bölgesindeki edilgen aktör olma rolünden sıyrılıp, bölgesinde etkin aktör olma yolunda adımlar atmıştır. Bu bağlamda Türkiye, Afro-Avrasya’daki meselelerle doğrudan ilgilenmeye başlamış, “ yumuşak gücünü” (soft power ) ön plana çıkararak çatışmalı konulara çözümler getirmeye çalışmıştır.

19 Türk Dış Politikasındaki Paradigma Değişiminin Temel Sütunları Özgürlük-güvenlik dengesi Komşu ülkelerle sıfır sorun ve komşu havzalarda etkinlik Çok boyutlu çok kulvarlı dış politika Yeni bir diplomatik üslup ve yöntem Ritmik diplomasi ve yeni havzalara açılım

20 Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül eksen kaymasını şu şekilde özetlemektedir “Türkiye nereye gidiyor? Türkiye doğuya mı gidiyor? Türkiye hangi istikametlere gidiyor?Sank Türkiye şaşırmış, denizin ortasında dalgalara göre sürüklenen bir ülke. Hiç böyle değildir. Gayet açık söyleyeyim. Türkiye`nin ne yaptığı bellidir. Türkiye, tabii ki hem doğuya hem batıya hem kuzeye hem güneye, her tarafa gitmektedir.”

21 Dışilişkileri Bakanımız Davutoğlu ve Eksen kayması Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nun stratejik derinlik perspektifiyle, Türkiye’nin Asya’da kuvvetli bir duruşa sahip olmasının Avrupa Birliği (AB) sürecinde önemli katkı sağlayacağına inanmaktadır. Türkiye’nin olması gerektiğine inandığı dış politikasını ok-yay örneğiyle betimleyen Davutoğlu, Türkiye yayını Asya’ya ne kadar gererse, oku Avrupa’ya doğru isabetli bir şekilde gideceğini belirtmiştir. Böylece Davutoğlu, Türkiye’nin Afro-Avrasya’da sağlam bir duruşu olmaz ise AB yolunda şansının sınırlı olduğunu belirtmektedir.

22 AKİF’CE DURUŞ Kanayan yara gördüm mü yanar ta ciğerim. Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem, Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdadıma saldırdı mi hatta boğarım.. - Boğamazsın ki! - Hiç olmazsa yanımdan kovarım. Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam; Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam. Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum. Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim, Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim. Adam aldırmada geç git, diyemem, aldırırım Çiğnerim, çiğnenirim, hakki tutar kaldırırım.


"ULUSLARASI İLİŞKİLER ve TÜRKİYE Prof. Dr. H. Mustafa ERAVCI Yıldırım Beyazit Üniversitesi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları