Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KÜRESELLEŞMENİN İSTİHDAMA ETKİLERİ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KÜRESELLEŞMENİN İSTİHDAMA ETKİLERİ"— Sunum transkripti:

1 KÜRESELLEŞMENİN İSTİHDAMA ETKİLERİ
Erdal APAÇIK Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası Genel Sekreteri

2 ENERJİDE KALKINMA VE İSTİHDAM
İŞGÜCÜ PİYASALARINDAKİ DEĞİŞİM ESNEK ÜRETİM SİSTEMLERİNİN İSTİHDAMA ETKİSİ NEOLİBERAL POLİTİKALARIN İSTİHDAMA ETKİSİ Enerjinin sanayi ve kalkınmanın temel girdisi olması nedeniyle üretim süreçlerini ve biçimini de belirlediğini söyleyebiliriz. Uygulanan neoliberal politikaların istihdama etkisi anlatılacaktır

3 FORDİST ÜRETİM 2. Dünya savaşı sonrası kapitalizm lokomotif sektörlerinde üretim sürecinin önemli bileşeni, “bant” sistemi olmuştur. Fabrikalarda bant sistemine dayalı kitlesel üretim gerçekleştirilmiştir. Fordizm olarak ifade edilen bu sistemde standartlaştırılmış malların özelleştirilmiş makineler ile üretimi gerçekleştirilmiştir. Kitlesel üretim, üretim maliyetlerinde önemli düşüş sağlamıştır.

4 FORDİST ÜRETİM Altın çağ olarak adlandırılan bu dönem, makro ekonomik politikaların, sosyal politikaların ve işgücü piyasası düzenlemelerinin temelini oluşturduğu siyasi istikrar, ekonomik büyüme, tam istihdam ve güçlü sosyal güvenceler ile özdeşleşmiştir.

5 ALTIN ÇAĞ –FORDİST ÜRETİM-KEYNESYEN POLİTİKALAR
İŞGÜCÜ ÖZELLİKLERİ 1-NİTELİKLİ İŞGÜCÜ 2-YARI NİTELİKLİ İŞGÜCÜ 3-YÜKSEK NİTELİKLİ İŞGÜCÜ (BEYAZ YAKALI) TAM SÜRELİ, YÜKSEK ÜCRET, TAM İSTİHDAM

6 1970’li yılların ortalarında dünya kapitalizmi “petrol krizi” nin de tetiklediği ekonomide durgunluk, düşen kâr oranları, piyasanın taleplerini karşılayamama şeklinde gerçekleşen KRİZ yaşamıştır. Kapitalizmin krizine ürettiği yanıtların biri ise düşen kâr oranlarını yükseltmeye yönelik emek süreci ve iş organizasyonlarındaki dönüşüm zorlamaları oldu. piyasalarda yaşanmaya başlayan talep dalgalanmaların fordist birikim rejimini ciddi bunalım içine sokmuştur. Artık kitlesel üretim ihtiyaca karşılık verememektedir. Ve sonuçta standart malların kitlesel üretimi yerini özelleşmiş malların daha küçük ölçeklerde/birimlerde üretilmesi almıştır. Yaşanan teknolojik gelişmeler de bu süreci ivmelendirmiş, özellikle mikro elektronik teknolojileri üretim süreçlerine dahil olmuştur. Böylece, bir bütün olarak üretim süreci “esnekleşmiş”tir. Artık fordizmden değil post fordizmden bahsetmek anlamlıdır. Fordizmdeki parçalara bölünmüş işleri yapan vasıfsız işçinin yerini, postfordizmde, çok yönlü vasıflı iççi almıştır. Kafa emeği ön plana çıkmış, kol emeği üretim sürecinde ağırlığını yitirmiştir. krize üretilen yanıtlardan biri olarak işletme ölçeklerinin küçülmesi, yoğun otomasyon, esnek üretim birimleri; işçi sınıfının yapısını ve bileşimini değiştirmektedir. Sınıf içi heterojenlik düzeyi artmaktadır

7 İMALAT SANAYİİNDE İSTİHDAMIN DARALMASI
KAPİTALİST KÜRESELLEŞMENİN HIZLANMASIYLA BİRLİKTE İŞGÜCÜ PİYASASINDA ÜÇ TEMEL EĞİLİM EŞLİK ETMİŞTİR İMALAT SANAYİİNDE İSTİHDAMIN DARALMASI DÜŞÜK NİTELİKLİ İŞGÜCÜNE OLAN TALEBİN GERİLEMESİ ÜCRET EŞİTSİZLİĞİNDEKİ ARTIŞLAR 1-(Niteliksiz işgücünün işten çıkarılması. 1950’li yıllarda ABD ve İngiltere’de imalat sanayi istihdamı toplam istihdamın 1/3’ünü oluşturmaktaydı.) 2 –(İşgücü üzerindeki rekabet; işgücünden tasarruf sağlayıcı yeni teknolojiler niteliksiz işgücü talebinde önemli düşüş getirmektedir. Yeni teknolojiler ve özellikle de bilgi ve iletişim teknolojileri nitelikli işgücüne olan talebi arttırırken, niteliksiz işgücüne olan talebi düşürmektedir. Gerek artan uluslar arası ticaret ve gerekse de gelişmekte olan ülkelere yönelik doğrudan yabancı yatırımlar yoluyla işgücünün bir başka ülkedeki işgücü ile ikâme edileceğinin görülmesi) 3-(Gelişmiş ülkelerde ücretler özellikle 1960 ve 1970’li yılların başında sürekli artış eğiliminde olmuştur. (yoğun grevler, refah ülkesi işçisine sus payı v.s) Ancak 1970’li yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, gelişmiş ülkelerin pek çoğunda artan enflasyon oranları ve reel ücretlerdeki aşınma ile sonuçlanmıştır Kısaca küreselleşme süreci ile birlikte niteliksiz işgücü talebinde yaşanan düşüşün ortaya çıkardığı kutuplaşma, ücret gelirlerini niteliksiz işgücü aleyhine bozmakta, iş güvencesine sahip olan nitelikli iş gücünün ücretlerini arttırırken, iş güvencesinden yoksun niteliksiz işgücünün ücretlerini sürekli düşürmektedir. İşgücünde yaşanan değişim ücret farklılıklarına neden olmaktadır.)

8 1-İstihdam Yapısındaki Değişim
Küreselleşme süreciyle birlikte istihdam yapısında önemli değişiklikler yaşanmaktadır. Özellikle gelişmiş olan ülkelerde; sanayi sektöründeki istihdam gerilemekte, buna karşılık hizmetler sektöründeki istihdam artmaktadır. İşgücü piyasasındaki bu değişim, nitelikli işgücüne olan talebin artması biçimindedir. (şekil: 7) Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda işgücünün önemli bir kısmı hala tarımsal faaliyetlerde istihdam edilmektedir.

9 Kadın İşgücü istihdamındaki artış: Küreselleşme sürecinde, işgücü maliyetlerini asgari düzeylerde tutabilmenin en önemli araçlarından biri de kadın işgücünün piyasaya katılımının arttırılmasıdır. Kadın işgücü önemli ölçüde geçici çalışma, kısmi süreli çalışma ve evde çalışma gibi standart dışı istihdam biçimleri ile istihdam edilmektedir. Kadın işgücü istihdamında artışa rağmen, kadınların çalışma koşullarının ve ücretlerinin erkeklere göre daha düşük düzeylerde gerçekleştiği bilinmektedir.

10 Geçici çalışma, kısmi süreli çalışma, evde çalışma, mevsimlik çalışma gibi istihdam biçimleri şeklinde ortaya çıkan standart dışı istihdam (esnek istihdam), sermayeye işgücünün sosyal maliyetlerinden kurtulma, kâr oranlarını arttırma imkânı vermektedir. İşletmeler ise teknolojik gelişmeler nedeniyle hızla değişen üretim ve tüketim kalıplarına, dolayısıyla değişen piyasa yapısına uyum sağlayabilme ve rekabet edebilme adına bu tür istihdam biçimine yönelmektedir.

11 Küreselleşme süreciyle birlikte gelişmiş ülkelerde istihdamın hizmetler sektöründe yoğunlaşması, iş ilişkisini esnekleştiren standart dışı istihdam biçimlerinin ortaya çıkmasına neden olurken, özellikle gelişmekte olan ülkelerde kayıt dışı istihdamın artmasında etkili olmuştur. Standart Dışı İstihdam: Belirli bir işverene ve işyerine belirsiz süreli hizmet sözleşmesiyle bağlı olarak, tam gün çalışma ve belirli sosyal ve yasal güvenceleri içinde barındırır. Oysa standart istihdam olarak nitelendirilen yeni istihdam ilişkisi; belirsiz süreli ve tam gün dışında, işletmenin çatısı altında olmaksızın ve birden çok işverene bağımlı olarak gerçekleştirilmektedir. Değişen çalışma saatleri ve istihdam güvencesizliği de standart dışı istihdamın temel özelliklerindendir. Gelişmiş ülkelerde kısmi süreli çalışma, geçici çalışma, evde çalışma, tele çalışma ve çağrı üzerine çalışma gibi standart dışı çalışma biçimleri hızla artmaktadır. Standart dışı çalışma aynı zamanda sosyal güvenlik kapsamından yoksun olma, yani “korumasız istihdam” dır.

12 Klasik fordist fabrikada istihdam, ağırlıklı olarak mavi yakalılar ve beyaz yakalılardan oluşmaktadır. Kitlesel üretim yapılan fordist örgütlenmiş fabrikalarda mavi yakalıların sayısı beyaz yakalılardan daha fazladır. Bugün ise bu iki işçi grubu çekirdek işgücünü oluşturmakla birlikte istihdam tiplerinin çeşitlenmesi sonucu fabrika içinde sayıları azalmıştır. Kimi işletmelerde çekirdek işgücü içinde beyaz yakalıların sayısı mavi yakalılardan daha fazladır. Çekirdek işgücünün yanında fabrika içinde farklı hizmet akitleri ile çalışan işçi grupları çevre işgücünü oluşturmaktadır. (Şekil:2) A-tipik istihdam içerisinde önemli bir yer tutan kısmi süreli hizmet akitleri ile çalışan işçilerin toplam istihdam içindeki oranı artmaya devam etmektedir. (şekil 3ve 4) İşsizlik oranlarında yükselme ve hizmet sektöründe kadınların işgücü piyasalarına girmesi ile part-time çalışan işçiler, toplam istihdam içinde yarıya yaklaşmış bulunuyor.

13 Yaygın şekilde küreselleşme süreci olarak ifade edilen bu dönemin için istihdam açısından şu temel gelişmeleri göze çarpmaktadır. İmalat sektörünün istihdam kapasitesi düşmektedir. Hizmet sektörünün istihdam yaratmadaki payı artmaktadır ve işgücüne olan talep mavi yakalılardan beyaz yakalılara kaymaktadır. Kadın ve çocuk emeğinin emek piyasalarındaki payı artmaktadır. Kayıt dışı, enformel istihdam hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde hızla yaygınlaşmaktadır. Taşeronlaşma ve fason üretime bağlı olarak merkez-çevre işgücü şeklinde ikili bir emek piyasası oluşmaktadır. Tam gün çalışma giderek yerini part-time ve çağrı üzerine çalışmaya bırakmaktadır. İş güvencesinden yararlanan çekirdek işçi sayısı hızla azalırken, çeperdeki işçi sayısı hızla artmakta ve iş bulabilme kaygısını sürekli duymaktadır. İşsizlik tüm ülkelerde yapısallaşarak, çalışanlar üzerinde önemli bir baskı unsuruna dönüşmektedir. İşsizlik: İşsizlik, geleneksel anlamda, bireyin işgücü piyasasında ve mevcut ücret düzeyinden aktif biçimde iş araması, ancak bulamamasını ifade eder. İşsizlik birey açısından olduğu kadar toplumsal açıdan da önemlidir. Toplumda tam istihdamın veya buna yakın bir istihdam düzeyinin sağlanması, ekonomik gelişimin göstergesi olarak kabul edilmektedir. Ancak küreselleşme süreci bu durumu güçleştirmiştir. 2. Dünya savaşı sonrası dönemde sosyal devlet anlayışı içinde özellikle Batı Avrupa’da işsizliğin çok düşük oranlarda (%2-3) seyrettiği bilinmektedir. 1970’li yıllarda ekonomide yaşanan durgunluk ve gelişen teknoloji ile birlikte işgücüne olan talep azalmış ve işsizlik artmaya başlamıştır. a)İleri teknolojinin yoğun biçimde kullanımının işsizliğe neden olduğu ileri sürülse de, yeni işler yaratması ve ekonomik gelişmeyi hızlandırması bakımından yeni teknolojilerin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. b) İkinci bir neden ise genç neslin hızla artması ve kadın işgücü istihdamının artmasıdır. TÜRKİYE’DE DURUM 1980 yılında alınan 24 Ocak kararları sonrasında kademeli olarak, iç talebi karşılamaya yönelik ithal ikâmeci sanayileşme stratejisinin terk edilerek dışa açılma ve ihracata dayalı büyüme stratejisinin tatbik edildiği yıllar oldu. Türkiye’de istihdam ve işsizlik sorunu, sosyo-ekonomik sorunların önemli bir kaynağıdır. Küreselleşme ile birlikte istihdamı arttırıcı sanayileşme stratejilerinden vaz geçilmiş, üretici sektörlere yönelik yatırımlar yerine üretici olmayan sektörlere yönelinmesi, yani rant ekonomisinin hakim kılınması, sorunları daha da arttırmıştır. Nüfusun büyüklüğü, eğitim düzeyi, niteliği, işgücüne katılım oranları gibi faktörler de etkilidir.

14 TÜRKİYE’DE DURUM

15 TÜRKİYE’DE DURUM

16 GEÇİCİ İSTİHDAM Uygulamada geçici istihdam en yaygın biçimleri, sözleşmeli istihdam ve taşeron sistemidir. 1980’li yılların ortalarından itibaren geçici istihdamın bir biçimi olan sözleşmeli çalışmanın özellikle kamu kesiminde özelleştirme kapsamına alınan işletmelerde yaygın biçimde uygulandığı bilinmektedir. Özelleştirme süreciyle birlikte öncelikli nitelikli çalışanların sözleşmeli statüde istihdamı gerçekleştirilirken bu kapsam genişletilmiştir.

17 GEÇİCİ İSTİHDAM Taşeron iş ilişkisi özelleştirilen tüm işletmelerde yaygın olarak kullanılan istihdam biçimidir.. Küreselleşme sürecinde artışın yaşandığı diğer bir istihdam türü kısmi süreli istihdamdır. Küreselleşme süreciyle birlikte rekabet yeteneğini yükseltmek ve piyasa koşullarına uyum sağlayabilmek için işletmeler esnek üretim ve esnek istihdam biçimlerine yönelirken, küreselleşme sürecine özgü yeni bir sorunun yani kayıt dışı ekonomi ve bu bağlamda kayıt dışı istihdam sorununun ortaya çıktığı görülmektedir. Asgari Ücret: kişiden ve işin özelliğinden bağımsız olarak, ödenecek ücretin alt sınırıdır. Ülkemizde her iki çalışandan biri asgari ücret almaktadır. Yani çalışma hayatında oldukça yaygın olması dikkat çekici noktadır.

18 İŞSİZLİK Resmi verilere göre, Türkiye’de açık işsizlik oranı %10’lar seviyesindedir. Ancak Yapılan hesaplamalara, işgücü ve işsiz sayısına, “İŞ ARAMAYIP İŞBAŞI YAPMAYA HAZIR OLANLAR” İLE “MEVSİMLİK ÇALIŞANLAR” ilave edilmesi durumunda %21’ler seviyesinde olduğu görülmektedir. Üniversite mezunlarının arasında işsizlik son yıllarda artmaktadır yılında üniversite mezunları arasındaki işsizlik %3,6, 1998 yılında %8,4, 2002 yılında %12,6 düzeyine yükselmiştir. Bu sonuçlar ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.

19 İŞSİZLİK Dönemin TİSK başkanı 16 Eylül 2003 tarihli Ekonomik Sosyal Konsey toplantısında Başbakan’a bakarak; “ihtilali ordular değil, işsizler yapar. Bu en büyük tehlike bunu engelleyin!” demiştir. Aşırı işsizliği bir tehdit olarak gören sermaye, işsizliği tamamen yok edilmesini istemez.

20 İŞSİZLİK TÜSİAD 1 Mayıs 2003 tarihinde kamuoyuna sunmuş olduğu raporunda “işsizliğin ülkenin bir numaralı sorunu” olduğu belirtilmiş ve “işsizliğin kabul edilebilir seviyeye indirilmesi gerektiğini söylerken şu önermeleri sıralamıştır:

21 İŞSİZLİK özel sektör istihdam yaratması için devlet tarafından iktisadi ve hukuki yönden desteklenmelidir; işgücü maliyetleri düşürülmeli, vergi ve primler sermaye lehine azaltılmalı, kıdem tazminatı uygulaması, fazla mesai düzeni kaldırılmalıdır; iş güvencesi uygulamasından vazgeçilmelidir; yabancı sermayenin daha çok çekilebilmesi için gerekli yasal düzenlemeler gerçekleştirilmeli, yargıda ve bürokraside köklü reformlara gidilmelidir; IMF programları karalı bir şekilde uygulanmalı, özelleştirmelere hız verilmelidir, kamu istihdamı azaltılmalıdır; işsizler eğitilmeli, firmalar istihdama teşvik edilmelidir. (2003)

22 İŞSİZLİK Sermayenin işsizliği azaltmak üzere önerdiği, devletin de harfiyen ve süratle yaşama geçirdiği öneriler, en düşük ücretli iş, sendikasız işletme, sosyal hakları tasfiye edilmiş kurum, sosyal güvenliğin adının bile anılmadığı fabrika anlamına gelmektedir.

23 NEOLİBERALİZMİN KAMUNUN TASFİYESİ
Yeni liberal politikaların hedeflerinden biri de dünya ekonomilerinin tek bir pazara dönüştürülmesidir. Bunun için; a) Kamu hizmetleri tekelinin uluslararası tekellere devredilmesi, b) Emek piyasalarının esnekleştirilmesi ve emek örgütlerinin kazanımlarının kaldırılması, iki temel strateji olarak belirmektedir. Bunun sonucu olarak kamu kurum ve kuruluşları; küçülmekte, parçalanmakta ve özelleştirilmektedir. Toplumun temel ihtiyaçlarını karşılandığı kamu hizmetlerine ayrılan pay düşmektedir.

24

25 Yetersiz istihdama rağmen Türkiye’de kamu emekçilerinin sayısı fazla olduğu demogojisi yapılmaya devam edilmektedir. Oysa OECD ülkelerinde kamu emekçilerinin nüfusa ve toplam istihdama oranlarına baktığımızda, Türkiye’de kamu çalışanı sayısının ne kadar düşük düzeyde kaldığını daha açık bir biçimde görebiliyoruz. Örneğin, Finlandiya, Fransa ve Macaristan gibi ülkelerde toplam istihdam içinde kamu çalışanlarının oranı % 20’lerin üzerindeyken, Türkiye’de bu oran sadece % 9 düzeyinde kalmakta.

26

27 KAMUDA İSTİHDAM Kamuda İsdihdam kamu kurumlarında çalışan Öğretmen, Doktor, Asker, milletvekili, köy korucusu, şöför, odacı vs’ anlaşılmaktadır. 657 sayılı kanunun 4. maddesinde Memur, sözleşmeli, geçici personel, işçi şeklinde tanımlanmaktadır. 2005 yılı toplu görüşmelerinde memur üzerinden görüşmeler yapılmıştır. Kamuda çalışmakta olan işçi sayısı ise yaklaşık 500 bin civarındadır.

28 KAMUDA İSTİHDAM Hizmet Sınıfları 1980 2001 GİH 485.690 297.729
TH (Yatırımsızlık) Sağ H Eğ.H Av. H (Söz. Av. Uyg.) DinH EmH Yar H (özelleşme ve taş) Mülki İd.H

29 KAMUDA İSTİHDAM İŞÇİLER Maliye Bakanlığınca vize edilen işçiler
Yıllar Sürekli İşçiler Geçici İşçiler Toplam

30 KAMUDA İSTİHDAM Sözleşmeli Personel
Kamuda esnek istihdam 1984 yılında başlamıştır. Başbakanlık ve bağlı kuruluşlarda sözleşmeli personel istihdam edilmesiyle birlikte, sözleşmeli istihdamın geçiciliği ortadan kalkmış sürekli istihdam edilir hale gelmiştir. Sözleşmeli Personel uygulaması esnek istihdamı yaygınlaştırmanın yanı sıra özelleştirmelerin kolaylaşması hedeflenmiştir. Sözleşmelilik her yerde Sözleşmeli Öğretmenler, Doktorlar….Sözleşmelilik her yerde Sözleşmeli Personel: 1980 sonrası kamuda esnek istihdama ilişkin düzenleme 1984 yılında başlamıştır. Başbakanlık ve bağlı kuruluşlarda kadro karşılığı sözleşmeli personel uygulamasına geçilmesiyle birlikte sözleşmeli personelin geçiciliği kalmamış ve sürekli istihdam edilir olmuştur. Bu kapsamdaki sözleşmelilik esas olarak Başbakanlığa bağlı kuruluşlarda çalışan uzmanlara daha fazla ücret verilmesi amacıyla çıkarılmıştır.

31 KAMUDA İSTİHDAM Sözleşmelilik her yerde KAMU PERSONEL YASA TASARISI
İstihdam Şekilleri Memur tanımlaması: 1-Kamu erkini kullananlar (üst düzey bürokrasi) 2-Strateji ve Genel Politika Tespiti, Araştırma Planlama, Programlama, yönetim ve denetim işlerini yapanlar 3-Polisler Yaklaşık 500 bin kişi vardır b)Sözleşmeli Personel: Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle yükümlü oldukları ve memurlarca yerine getirilmesi gerekmeyen kamu hizmetlerinin ifası amacıyla, bu kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde sözleşme ile tam zamanlı veya kısmi zamanlı olarak çalıştırılan ve işçi sayılmayan personeldir.

32 KAMUDA İSTİHDAM YASA TASARISI İLE; iş güvencesi ortadan kaldırılıyor
performansa dayalı ücretlendirme getiriliyor kısmi zamanlı sözleşmeler yapılarak Kamuda “Esnek Çalışma” sistemi getirilmek isteniyor

33 2007 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU
KAMUDA İSTİHDAM 2007 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU Kadroların kullanımına ilişkin hususlar MADDE 23 - (1) 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen kamu idare, kurum ve kuruluşları; serbest memur kadrolarına 2006 yılında emeklilik, ölüm, istifa veya nakil sonucu ayrılan memur sayısının yüzde ellisini geçmeyecek şekilde açıktan veya diğer kamu idare, kurum ve kuruluşlarından nakil suretiyle atama yapabilir. Bu sınırlar içinde memur ihtiyacını karşılayamayacak söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar için ilave adet atama izni verilebilir.

34 KAMUDA İSTİHDAM TAŞERONLAŞMA KAMUDA YAGINLAŞTIRILIYOR!
Yapılan işlerin bir kısmının dışarıya yaptırılması şeklinde olup, Ucuz işgücü Güvencesiz Sendikasız İşçi çalıştırmanın en ucuz ve en kolay aracı olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda kamudaki hizmetin sürekliliği ve kalitesini etkilemektedir. SONUÇLAR 1-İSTİHDAM YARATMAYAN KALKINMA PROGRAMLARI 2-Özelleştirmeler -Kamunun Küçültülmesi 3-Sanayileşme-Enerji Sanayinin temel girdisidir. 5-Tarım Politikaları 5-Nitelikli işgücü yaratmak-(Meslek Okulları-Üniversiteler) 6Nüfus artışı (kamudaki ücret dengesizliğinin tohumları da bu yıllarda atılmıştır.) Kamunun küçültülmesi politikalarının bir gereği olarak (1984’den itibaren) (personel alımındaki kısıtlılıklar… Madde 4 – (Değişik:30/5/ KHK-12; Değiştirilerek kabul: 15/5/ /1 md.)              Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.              A) Memur:              Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu Kanunun uygulanmasında memur sayılır.              Yukarıdaki tanımlananlar dışındaki kurumlarda genel politika tespiti, araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibi işlerde görevli ve yetkili olanlar da memur sayılır.

35 SONUÇ YERİNE İstihdam yaratmayan kalkınma programlarından vazgeçilmelidir. Özelleştirme uygulamalarına son verilmelidir İstihdamda önemli pay sahibi olan tarım sektörü güçlendirilmelidir Rant ekonomisine dayalı faiz ve borç ödeyen bütçe yerine yatırımlara öncelik veren bütçeler yapılmalıdır Nitelikli işgücü için mesleki eğitimlere önem verilmelidir


"KÜRESELLEŞMENİN İSTİHDAMA ETKİLERİ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları