Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Tekrarlar ya da yaşantı sonucu meydana gelen kalıcı davranış değişikliğidir. İnsanları diğer canlılardan ayıran en büyük özellik öğrenmedir. Dünyaya gelişiyle.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Tekrarlar ya da yaşantı sonucu meydana gelen kalıcı davranış değişikliğidir. İnsanları diğer canlılardan ayıran en büyük özellik öğrenmedir. Dünyaya gelişiyle."— Sunum transkripti:

1

2 Tekrarlar ya da yaşantı sonucu meydana gelen kalıcı davranış değişikliğidir. İnsanları diğer canlılardan ayıran en büyük özellik öğrenmedir. Dünyaya gelişiyle kısa sürede pek çok davranış öğrenir. Emekleme, yürüme, koşma, öz bakım becerileri oynama okumu-yazma gibi davranışlar öğrenmenin sonucudur. Öğrenme

3 Öğrenmenin Özellikleri  Öğrenme sonunda davranış değişikliği meydana gelir:  Toplu yaşanılan yerlerde uyguladığınız kuralları öğrenir.  Davranışta olan değişme; yaşantıyla kazanılmış olmalı ve sadece büyüme sonucunda olmamalıdır.  Çocuk yaşadığı sosyal çevrede kurduğu iletişimle öğrenmesini gerçekleştirir.

4 Öğrenme Güçlüğü Çocuğun okuma-yazma, matematik-aritmetik beceriler, konuşma dinleme, akıl yürütme yeteneğini kazanma ve kullanabilmesinde yaşadığı zorluk olarak tanımlanır.

5 Sınıflandırma Öğrenme güçlüğü ile ilgili yapılan ve en sık karşılaşılan sınıflandırmaya göre, öğrenme güçlüğünü;  Okuma güçlüğü,  Yazma güçlüğü  Aritmetik güçlük olarak 3 grupta ele alabiliriz.

6 Okuma Güçlüğü (Disleksi)  Harfler ve kelimelerin karıştırılması ve tersten algılanmasıdır.  Okuma ve konuşmada zorluk yaşarlar.  Okuma da yaşıtlarına göre daha geriden takip ederler. Genellikle ilkokula başlama dönemlerinde fark edilirler.

7 Yazma Güçlüğü (Disgrafi)  Sınıftaki yaşıtlarına göre yazması yavaştır.  Harf, hece, noktalama, gramer yanlışları yapar.  Bir kelimeyi birkaç parçaya bölerek yazar.  En çok karıştırdıkları harf ve sayılar (b-d--,m-n,ı-i,g- ğ,g-y,ev-ve,2-5,6-9)

8 Aritmetik Güçlüğü (Diskalkuli)  Dört işlemi yapmakta zorlanırlar.  Problemin çözümüne gitmekte sıkıntı çekerler.  Aritmetikte kullanılan bazı sembol, işaret, terimleri anlamakta güçlük çekerler.  Ev ödevi yapma alışkanlığı, yön kavramları, kaşık-çatal kullanma gibi becerilerde de yaşıtlarına göre geridirler.

9 Belirtileri Genellikle okul döneminde belirtiler gösterir. Çocuğun okula başlayıp, ilk senede yaşadığı öğrenme sıkıntılarıyla dikkat çeker.

10 Okul öncesi dönemde:  Dil gelişiminde gerilik, konuşma da bozukluk.  Bilişsel yeteneklerde ve algıda gerilik.  Kavram gelişiminde zayıflık.  Öz bakım becerilerinin yerine getirilmesinde yetersizlik.  Hafızada güçlük, hatırda tutamama.

11 Okul dönemi:  Okul başarısında düşüklük,Dikkat yoğunlaşma sorunu Bellekte zayıflık,Düzensiz  Ezberleme de güçlük İşitsel –algı sorunlar  Mekân, gün, ay gibi zaman kavramlarında zayıflık, Aritmetikte zorlanıyorsa  Yabancı dil gibi ardışıklık gerektiren becerilerde başarısızlık  Sosyal becerilerde yetersizlik gösteriyorsa, dikkat edilmelidir.

12 T a n ı Çocukta harf karıştırma, dikkatini toparlayamama, kavramları öğrenmede zorluk, okuma-yazmada gecikme, aritmetik becerilerde yetersizlik, derslere ve okula karşı olumsuz yaklaşımlar varsa, öncelikle aile ve öğretmenin işbirliği içinde olması gerekir. Öğretmen okulda yaşanılan sıkıntılardan aileye bahsetmelidir. Çocuğun evde ve okulda yaptığı çalışmalar karşılaştırılmalıdır.

13  Öğrenme güçlüğü kalıtsal bir sorundur.  Algılama ve öğrenmede beyinde yapısal ve  işlevsel farklılıklardan olur.  Öğrenme güçlüğü çeken çocukta, en iyi tedavi eğitimdir. Bahsedilen tedavi okulda alınan eğitimden farklıdır. Daha çok özel bir eğitim içermektedir.  Bu eğitimde çocuğun yaşadığı görsel, işitsel, ardışıklık, motor beceriler, koordinasyon, okuma-yazmadaki ve aritmetik beceriler üzerine gelişimleri desteklenerek, ilerleme kaydetmek amaçlanır.

14 Yaygınlık Öğrenme güçlüğüyle ilgili yapılan araştırmalar, disleksi üzerine yoğunlaşmaktadır. Öğrenme güçlüğünün erkek çocuklarda daha sık rastlandığı hatta bu oranın 3-10 kat arası fazla olduğunu gösteriyor. Okul dönemindeki çocukların yaklaşık %10-20’si arası öğrenme güçlüğü çektiği, her 10 çocuktan birinde de öğrenme bozukluğu olduğunu göstermektedir.

15 Nedenleri  Öğrenme güçlüğünün kesin nedeni bilinmemekle birlikte;  Genetik nedenler,(araştırmalara göre % arası, bu oran ikiz kardeşlerde daha sık)  Kan uyuşmazlığı, kızamıkçık, annenin alkol kullanması, annenin beslenmesi  Doğum esnasında annenin oksijensiz kalması, annenin kullanmış olduğu ilaçlar, doğum aletlerin verdiği zararlar  Doğum sonrasında beyinde meydana gelen hasar oluşturan çarpmalar, zedelenme, Alerjik durumlar

16 Özellikleri  Dikkat dağınıklığı, aşırı hareketliliktir. Zekâ normal ya da normalüstüdür.  Huzursuzluk ve hareketli olmalarından dolayı gruba alınamayabilirler. Acele ve merak vardır.  Yön kavramlarını karıştırır, ayakkabı bağlamakta zorlanabilirler. Her şeye dokunmak isterler  Konsantrasyon güçlüğü yaşarlar.  Görsel ve işitsel algıda problem yaşarlar. Konuşmada bozukluk olabilir.

17 Eğitimleri Bu gruptaki çocukların eğitimleri sadece normal planlarla gerçekleşmemektedir. Yapılan eğitimde, görsel, işitsel, dokunma, algı geliştirilmesi, dikkat, bellek, ardışıklık yeteneğini artırılması, motor becerilerin geliştirilmesi yanı sıra konuşma, dinleme, okuma yazma konusundaki becerilerin gelişimi,kavram ve düşünmenin gelişiminin desteklenmesi bu eğitimde yer almalıdır.

18 Önleme Sosyal açıdan yaşanan uyum problemleri, dikkat eksikliği, dil bozuklukları gibi nedenler de uygun eğitim önlemleriyle kontrol altına alınabilir. Öğrenme güçlüğü olan çocuk uzman kişiler, eğitimci, uygun ve etkili bir programla ilerleme kaydetmektedir.

19 Anne babaya öneriler  Çocuğa değer verildiği gösterilmeli, cesaretlendirilmeli ve kendine güveni konusunda ona destek olunmalıdır.  Ödev yapma, planlı ve düzenli çalışma konusunda ona davranış kazandırmalı, ona yol gösterilmelidir.

20 Hiperaktiviteli Çocuklar Hiperaktivitesi olan çocuğun dikkati dağınıktır, hırçındır. Okuldaki başarısı düşük olabilir, düzensiz ders çalışır dağınıktır. O nedenle öğretmen; sınıfta sıraların arasını uzaklaştırmalı, dikkat süresini düşünerek kısa sürecek etkinlik ve faaliyet hazırlamalıdır.Motor becerileri, spor, hobi konularında da ilgi duyacakları ve kısa sürecek çalışmalar hazırlanmalıdır.

21 Öğrenme Güçlüğüne Uygun Etkinlikler Her çocuğun gelişimi için etkinlikler destekleyici bir rol üstlenmiştir. Öğrenme güçlüğü içinde bulunan çocukları düşünürsek; onlarda var olan dikkat eksikliği, kendine güven sorunu, sosyal uyum becerilerindeki yetersizlik, ince motor becerilerdeki eksiklik, kavramların geç ya da eksik öğrenilmesi. İlkokul çağına gelindiğinde okumu-yazmada çekilen sıkıntılar, hazırlanan etkinlikler bütün bu eksiklik ya da yetersizlikleri giderici, destekleyici yönde olmalıdır.

22 Bu etkinlikler düzenlenirken;  Yaş düzeylerine, düzenleyip materyal seçmeye,  Çocukların yaş ve beceri düzeylerine uygun etkinlikler planlamaya,  Kendi başlarına katılabilecekleri ve grupla katılabilecekleri etkinlikler,  Başarısız olduğu durumlarda tekrar cesaretlendirmeye,  Başarılarını aileyle de paylaşmasını sağlamaya, dikkat etmeliyiz.

23 Ö ğ renme Güçlü ğ üne Uygun Araç - Gereçler  İlk önce sınıf ortamını düzenlemeliyiz.  Çocukları birbirinden uzak oturtmalıyız.  Öğrenme güçlüğü olan çocuk ya da çocukları sevdiği ona yardımcı olabilecek arkadaşlarıyla oturtmalıyız.  Yapısal özellikler ve kullanılış açısından algılanabilir olmalıdır.  Biçim ve boyut açısından kullanılacak amaca uygun olmalıdır.  Çocuğun yaş-gelişimini destekleyici nitelikte olmalıdır.

24 Ö ğ renme Güçlü ğ üne Uygun Etkinlik Planlama Ö ğ renme Güçlü ğ üne Uygun Etkinlik Planlama  Çocuklar her etkinliğe mutlaka aktif olarak katılmalıdır.  Hazırlanan etkinlik, çocuğun yetersizliğini desteklediği gibi yapabileceğinin en kolayından başlamalıdır.  Sorulan sorularla çocuk etkinliğe yönlendirilmelidir.  Çocuk gereksinim duyduğunda desteklenmelidir.  Her eksikliğin yeterince geliştirilmesi için hazırlanan etkinlikler birbirini desteklemelidir.  Gerekli araç-gereç önceden temin edilmiş olmalıdır.

25 Etkinlik 1 Adı: Zıp Zıp Zıpla oyunu Amaç:Büyük kas gelişiminin desteklemek. Uygulama: Çocuklar oyun salonunda aşağıdaki sözleri tekrar ederek, belirtilen devinimleri gösterirler. Zıp zıp zıpla ( tek ayakla zıplanır ) Hop hop hopla ( iki ayakla hoplanır ) Top top topla (son iki hecede yere çömelinir ) Ö ğ renme Güçlü ğ üne Uygun Etkinlikler Ö ğ renme Güçlü ğ üne Uygun Etkinlikler

26 Etkinlik 2 Adı: Renkleri Eşleştirelim Amaç: Motor becerilerin gelişimini desteklemek. Uygulama: Bu çalışma öncesinde çocuklarla ana ve ara renkler üzerine bir suluboya çalışması yapılır. Ana renkler kullanılarak, ara renklerin nasıl oluştuğu gösterilir.Daha sonraki aşamada her çocuğun eline renkli bir ip verilir. Hazırlanmış olan her renk boncuk ortaya konur ve çocukların elinde bulunan renkteki boncukları ipe dizerek kolye yapması istenir. Ö ğ renme Güçlü ğ üne Uygun Etkinlikler Ö ğ renme Güçlü ğ üne Uygun Etkinlikler

27 Ö ğ renme Güçlü ğ ünün Tarihsel Süreci Öğrenme Güçlükleri 1960'lı yıllarda önem kazanan bir özel eğitim dalı olmuştur. Son 30 yıldır öğrenme güçlüklerine olan ilgi ve görüşlerin farklılığı pek çok değişik tanımın yapılmasına yol açmıştır. Bu tanımlar arasında ;  Çocuğun normal ve üstün zekada olmasına rağmen kendisinden beklenen akademik beceriyi gösterememe; beyinin bilişsel süreçlerindeki bozuldukların özel olarak okuma, yazma ve aritmetik güçlüklere yol açması gibi ölçütler ele alınmıştır

28 Ö ğ renme Güçlü ğ ünün Tarihsel Süreci Mercei ve arkadaşlarının 1990 yaptıkları araştırmada beyin zedelenmesinin dahil edilmesi ayrı bir ölçüt grubunu oluşturmaktadır. Johnson ve Mykebust 1976 nöropsikolojik öğrenme güçlükleri deyimini getirerek psikolojik öğrenme süreklerindeki algı-motor bozuk­lukların nörolojik kaynaklı olduğunu vurgulamışlardır.

29 Ö ğ renme Güçlü ğ ünün Tarihsel Süreci Amerikan Ulusal Eğitim Ofisinin (USOE)-1977 öğrenme güçlük­lerine ilişkin tanımı aşağıdaki gibidir. "Özel öğrenme güçlüğü; anlamada, dili konuşma veya yazı şeklinde üretmede içerilen psikolojik süreçlerdeki bozukluklardır. Bu bozukluk­ların yansımaları; dinleme, konuşma, yazma, heceleme ve matematik işlemlerde kendilerini göstermektedirler.

30 Ö ğ renme Güçlü ğ ünün Tarihsel Süreci Widerholt (1974) öğrenme güçlüklerindeki tarihsel gelişimi üç evrede incelemektedir ; I.Başlangıç Dönemi ( ) II.Geçiş Dönemi ( ) III.Bütünleştirici Dönem (1963- )

31 Ö ğ renme Güçlü ğ ünün Tarihsel Süreci I— Başlangıç Dönemi: Bu dönemde tıp alanında çalışan kişiler beyin zedelenmeleri nedeni ile okuma, yazma ve bellek güçlükleri olan hastalardan edindikleri bulgulara dayanarak, beyin merkezlerinin bölgesel işlevleri hakkında kuramlar geliştirmişlerdir. Hinschelvyood yılları arasında yaptığı çalışmalardaki vakalarda gördüğünü okuyan ancak yazamayan, kelimeleri tüm olarak okuyan ancak harfleri tek tek okuyamayan kişileri incelemiştir.

32 Ö ğ renme Güçlü ğ ünün Tarihsel Süreci II- Geçiş dönemi ( ): Bu dönemde öğrenme güçlüğü olan okul vakaları daha çok incelenmiş Bazı yazarlar, öğrenme güçlüklerinin /yetersizliklerinin tarihçe­sine Kurt Göldstein'in 1942 yılında yayımlanan "Savaştan Sonra Beyin Zedelenmelerinin Sonraki Etkileri" adlı kitabı ile başlamaktadır. Alfred Strauss 1947 yılında "Beyin Özürlü Çocuğun Psikolojisi Ve Eğitimi" adlı kitabı yayınlamışlardır.

33 Ö ğ renme Güçlü ğ ünün Tarihsel Süreci III- Bütünleştirici Dönem (1963- ): Bu dönemde okul prog­ ramlarında artış vardır. Eklektik yaklaşımlar kullanılmaktadır. 1969'da Chalfant ve Scheffeling öğrenme güçlüklerini merkezi bilişsel süreçlerdeki işlev bozuklukları olarak ele alır. Bilgiyi ya da uyaranı algılamada, örgütleme, yeniden kodlama ve hatırlamada bozuk­luklar vardır. Tepki süresi ile görsel ve işitsel uyaranlara yapılan sözel tepkilerin çabukluğu ölçülmektedi.

34 Ö Ğ RENME GÜÇLÜ Ğ Ü İ LE İ LG İ L İ V İ DEO

35 KAYNAKLAR    


"Tekrarlar ya da yaşantı sonucu meydana gelen kalıcı davranış değişikliğidir. İnsanları diğer canlılardan ayıran en büyük özellik öğrenmedir. Dünyaya gelişiyle." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları