Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kur’ân Buluşmaları: 30 ÜMİT ŞİMŞEK. وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kur’ân Buluşmaları: 30 ÜMİT ŞİMŞEK. وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا."— Sunum transkripti:

1 Kur’ân Buluşmaları: 30 ÜMİT ŞİMŞEK

2 وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا ف۪يهِ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ Yine hatırlayın o zamanı ki, üzerinize Tur Dağını yükselterek sizden söz almış, “Size verdiğimiz kitaba bütün gücünüzle sarılın; onda olanları hatırlayın ki korunmuş olasınız” demiştik.

3  Tûr  Dağ  Bitki örtülü dağ  Sina Dağı  Ahid (mîsâk)  Tevrat’ın hükümleriyle amel edeceklerine dair  Mîsâk: tekil  Her birinin ahdi  Hepsine aynı misak

4  Yine hatırlayın ki, üzerinize Tur Dağını yükselterek sizden söz almış, “Size verdiğimize bütün gücünüzle sarılın ve ona kulak verin” demiştik. Onlar ise “İşittik ve isyan ettik” dediler. Çünkü inkârları yüzünden buzağı sevgisi onların iliklerine işlemişti. De ki: Eğer siz mü’min iseniz, inancınız sizi ne kötü şeylere teşvik ediyor!  Bakara, 2:93

5  Hani Biz dağı onların üzerine gölgelik gibi kaldırmıştık da üzerlerine düşüverecek sanmışlardı. “Size verdiğimiz kitaba bütün gücünüzle sarılın; onda olanları hatırlayın ki korunmuş olasınız” demiştik.  A’râf, 7:171  Bir de, ahitlerini pekiştirmek için, üzerlerine Tur Dağını yükseltmiş, onlara “Kapıdan secde ederek girin” demiş, ayrıca “Cumartesi yasağını çiğnemeyin” diye onlardan kuvvetli bir ahit almıştık.  Nisâ, 4:154

6  Yine hatırlayın ki, Biz İsrailoğullarından “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin; anne ve babaya, akrabaya, yetimlere ve yoksullara iyilik yapın; insanlara güzel söz söyleyin; namazı dosdoğru kılın; zekâtı verin” diye söz almıştık. Sonra, pek azınız müstesna, sözünüzden döndünüz; hâlâ da yüz çeviriyorsunuz.  Bakara, 2:83

7  بقوة kuvvetle (bütün gücünüzle sarılın)  Musa’ya Biz Tevrat levhalarında bir öğüt olmak üzere herşeyi yazdık ve herşeyi açıkladık. Ona sıkıca yapış. Kavmine de emret, onun en güzelini alsınlar. Yoldan çıkanların yurdunu ne hale getirdiğimi yakında size göstereceğim.  A’râf, 7:145  “Yahyâ, kitaba sımsıkı sarıl” buyurduk. Ve daha çocukluğunda ona hikmet nasip ettik.  Meryem, 19:12

8  واذكروا ما فيه  Tevrat’ta yazılı olanları hatırlayın, tekrarlayın, unutmayın  لعلكم تتقون  Tâ ki sakınasınız / müttakî olasınız / takvâya erişesiniz Takvânın yolu Kitaba sarılmak, onu muhafaza etmek, hatırlamak

9 ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۚ فَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَتُهُ لَكُنْتُمْ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ Ondan sonra siz yine yüz çevirdiniz. Eğer üzerinizde Allah’ın lütuf ve rahmeti olmasaydı, hüsrana uğrayıp gitmiştiniz.

10  فَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَيْكُمْ  Size tövbe nasip edip affetmeseydi  Olayların seyri:  Musa aleyhisselâm Tevrat’ı getirdi  “Allah’ı görmedikçe inanmayız” dediler  Öldüler  Dirildiler  Yine isyan ettiler  Bu defa Tur dağı üzerlerine kaldırıldı

11  Rabbin çok bağışlayıcı bir rahmet sahibidir. Eğer O kazandıkları günahlar yüzünden insanları cezalandırsaydı, azaplarını hemen gönderiverirdi. Fakat onlar için vaad edilmiş bir zaman vardır; vakit eriştiğinde, ondan kaçıp sığınacak bir yer bulamazlar.  İşte zulmettiklerinde helâk ettiğimiz beldeler! Hepsinin helâkleri için Biz birer vade belirlemiştik.  Kehf, 18:58-59

12 وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ الَّذ۪ينَ اعْتَدَوْا مِنْكُمْ فِي السَّبْتِ فَقُلْنَا لَهُمْ كُونُوا قِرَدَةً خَاسِـ۪ٔينَۚ İçinizden Cumartesi gününde haddi aşanları elbette bilirsiniz. Biz de onlara “Aşağılık maymunlar olun” demiştik.

13  Bir de, ahitlerini pekiştirmek için, üzerlerine Tur Dağını yükseltmiş, onlara “Kapıdan secde ederek girin” demiş, ayrıca “Cumartesi yasağını çiğnemeyin” diye onlardan kuvvetli bir ahit almıştık.  Nisâ, 4:154  Onlara deniz kenarındaki beldeyi sor ki, onlar Cumartesi yasağını çiğniyorlardı. O zaman onlara, avlanmalarının yasak olduğu Cumartesi günleri balıklar akın akın geliyor, yasak olmayan günlerde ise gelmiyorlardı. Yoldan çıkmaktaki ısrarları yüzünden onları Biz böyle imtihan ediyorduk.  A’râf, 7:163

14  Cumartesi yasağı, onda anlaşmazlığa düşenler için konmuştu. Rabbin ise, anlaşmazlığa düştükleri şey hakkında kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.  Nahl, 16:124  Ey Kitap Ehli! Biz bir kısım yüzleri dümdüz edip de tersine çevirmeden ve Cumartesi yasağını ihlâl edenleri lânetlediğimiz gibi onları da lânetlemeden önce, sizin yanınızdaki kitabı doğrulamak üzere indirdiğimiz kitaba da iman edin. Yoksa, Allah’ın emrettiği şey mutlaka yerine gelir.  Nisâ, 4:47

15  الخَاسِـئ  zelil, aşağılanmış, kovulmuş, köpek gibi horlanmış  Yedi göğü birbiriyle uyum içinde yaratan da Odur. Rahmân’ın yaratışında hiçbir düzensizlik görmezsin. Haydi, çevir gözünü: Bir çatlak görüyor musun?  Sonra tekrar tekrar çevirsen de o göz sana bitkin ve horlanmış halde geri döner.  Mülk, 67:3-4

16  “Aşağılık maymunlar olun”  Mesh-i maddî  Mesh-i manevî  Allah mesh’i nesil olarak devam ettirmedi. Maymunlar ve hınzırlar ondan önce de vardı.  Müslim, Kader: 32; Müsned, 1:413, 445, 466

17  De ki: Ey Kitap Ehli! Bizden hoşlanmayışınızın şundan başka bir sebebi mi var: Biz Allah’a, bize indirilene ve bizden önce indirilene inanıyoruz; siz ise çoğunlukla yoldan çıkmış kimselersiniz.  “Allah katında cezası ağır olanları size haber vereyim mi?” de. “Allah’ın lânet ettiği, gazabına uğrattığı, kimini de maymuna ve hınzıra çevirdiği, tâğuta kulluk edenler en kötü bir mevkidedirler; onlar dosdoğru yoldan sapmışlardır.”  Mâide, 5:60

18  Onlara deniz kenarındaki beldeyi sor ki, onlar Cumartesi yasağını çiğniyorlardı. O zaman onlara, avlanmalarının yasak olduğu Cumartesi günleri balıklar akın akın geliyor, yasak olmayan günlerde ise gelmiyorlardı. Yoldan çıkmaktaki ısrarları yüzünden onları Biz böyle imtihan ediyorduk.  İçlerinden bir topluluk, onları sakındırmaya çalışanlara, “Allah’ın helâk edeceği veya şiddetli bir azapla cezalandıracağı bir kavme niçin öğüt verip duruyorsunuz?” dediklerinde, onlar dediler ki: “Rabbimize karşı bir özür olsun diye. Bakarsınız, onlar da Allah’a karşı gelmekten sakınırlar.” ./..

19  Onlar kendilerine verilen öğütü unuttuklarında, Biz de kötülükten sakındıranları kurtardık; zulmedenleri ise, yoldan çıkmaktaki ısrarları yüzünden, şiddetli bir azapla yakaladık.  Onlar isyan edip de kendilerine yasaklanan şeyi işlemeye devam edince, Biz de onlara “Aşağılık maymunlar olun” dedik.  A’râf, 7:

20  Bir tatil günü istediler  Cumartesi tatil günü olarak verildi  Balıklarla imtihan olundular  İhtilâfları: avlamak mı yasak, yemek mi?  Yasağı “kitabına uydurarak” ihlâl ettiler  İkazlara kulak asmadılar / yaptıklarının yanlarına kâr kaldığını düşündüler  Sakındıranlar kurtuldu, diğerleri helâk oldu  Arada geçen zaman meçhul

21  Senden önceki ümmetlere de Biz peygamberler gönderdik ve onları, olur ki yalvarırlar diye darlıklara ve zorluklara uğrattık.  Hiç olmazsa onlara azabımız geldiğinde yalvarsaydılar! Fakat kalpleri katılaşmış, şeytan da onlara yaptıklarını hoş göstermişti.  Kendilerine verilen öğütü unuttuklarında, bu defa onlara bütün nimetlerin kapılarını açtık. Nihayet, kendilerine verilenle şımardıkları zaman, onları ansızın yakalayıverdik de umduklarından mahrum kaldılar.  Zulmeden kavmin arkası böylece kesilmiş oldu. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun.  En’âm, 6:42-45

22  Biz hangi beldeye bir peygamber gönderdiysek, oranın halkını, olur ki yalvarırlar diye darlıklara ve zorluklara uğrattık.  Sonra da kötülükleri kaldırıp yerine iyilik verdik. Nihayet sayıları ve servetleri artınca, “Atalarımızın başına da böyle darlıklar ve bolluklar gelmişti” dediler. Biz de onları, hiç farkında olmadıkları bir sırada ansızın yakalayıverdik. Eğer o beldelerin ahalisi iman edip sakınsalardı, Biz onların üzerine gökten ve yerden bereket kapılarını açardık. Fakat onlar peygamberlerini yalanladılar; Biz de kendi kazandıkları günahlarla onları yakalayıverdik.  A’râf, 7:94-96

23  İsrailoğullarından kâfir olanlar, hem Davud’un, hem de Meryem oğlu İsa’nın diliyle lânetlendiler. Bunun sebebi de onların isyan etmiş olmaları ve hadlerini aşıp durmalarıydı.  Onlar kötülük işlediklerinde birbirlerini bundan alıkoymazlardı. Ne kötü birşeydi işleyip durdukları!  Mâide, 5:78-79

24  İsrailoğullarında yozlaşma ilk olarak şöyle başladı:  Önceleri, bir adam diğerine rastladığında “Yaptığın bu şeyi bırak, çünkü sana helâl değildir” derdi. Ertesi gün onunla yine aynı durumda iken karşılaşır, ama bu defa onu kötülükten alıkoymaz, onunla birlikte yiyip içmeye, oturup kalkmaya devam ederdi. Bu davranışları yüzünden Allah da onların kalplerini birbirine benzetti.  Peygamberimiz daha sonra bu âyeti okudu, ardından da şöyle buyurdu:  Allah’a yemin olsun, ya iyiliği teşvik edip kötülükten sakındırır, zalime engel olup onu hakka döndürür ve hak üzerinde tutarsınız; ya da Allah sizin de kalplerinizi birbirinize benzetir ve onlara lânet ettiği gibi sizi de lânetler.  Ebû Dâvud, Melâhim: 17

25  Keşke sizden önceki nesillerden, yeryüzünde fesadın önüne geçecek söz sahibi insanlar olsaydı! Lâkin, onlardan kurtuluşa erdirdiğimiz pek azı bunu yaptı. Zulmedenler ise daldıkları refahın peşine düştüler de mücrim olup çıktılar.  Yoksa Rabbin, ahalisi muslih kimseler olduğu halde beldeleri haksız yere helâk edecek değildi.  Hûd, 11:

26 فَجَعَلْنَاهَا نَكَالاً لِمَا بَيْنَ يَدَيْهَا وَمَا خَلْفَهَا وَمَوْعِظَةً لِلْمُتَّق۪ينَ Bunu da hem onların çağdaşlarına, hem de sonradan geleceklere bir ibret, takvâ sahiplerine de bir ders olsun diye yaptık.

27  نَكَالاً  Şiddetli azap, ibretlik ceza  Allah onu [Firavun’u] hem dünya, hem âhiret azabıyla [nekâl] yakaladı.  Allah’tan korkan kimseye bunda bir ibret vardır.  Nâziât, 79:25-26

28  Onların kıssalarında akıl sahipleri için bir ibret vardır. Bu Kur’ân ise uydurulabilecek bir söz değildir. O kendisinden öncekileri doğrular ve herşeyi iyice açıklar; iman eden bir topluluk için de bir hidayet ve bir rahmettir.  Yusuf, 12:111

29  Benim tehdidimden korkanlara [havf] sen Kur’ân ile öğüt ver.  Kaf, 50:45  Sen onlardan yüz çevir; artık kınanmazsın.  Ama öğüt vermeye devam et; çünkü öğüt mü’minlere fayda verir.  Zâriyât, 51:54-55  Müttekîler için hidayet.  Bakara, 2:2

30  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"Kur’ân Buluşmaları: 30 ÜMİT ŞİMŞEK. وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَكُمْ وَرَفَعْنَا فَوْقَكُمُ الطُّورَۜ خُذُوا مَٓا اٰتَيْنَاكُمْ بِقُوَّةٍ وَاذْكُرُوا مَا." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları