Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KORUMA TEDBİRLERİ SEMİNER ÇALIŞMASI Ankara, 14 Şubat 2005 BİLAL GÜNDÜZ ANKARA CUMHURİYET SAVCISI.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KORUMA TEDBİRLERİ SEMİNER ÇALIŞMASI Ankara, 14 Şubat 2005 BİLAL GÜNDÜZ ANKARA CUMHURİYET SAVCISI."— Sunum transkripti:

1 KORUMA TEDBİRLERİ SEMİNER ÇALIŞMASI Ankara, 14 Şubat 2005 BİLAL GÜNDÜZ ANKARA CUMHURİYET SAVCISI

2  YAKALAMA ve GÖZALTI  TUTUKLAMA  ADLİ KONTROL  ARAMA  ELKOYMA  İLETİŞİMİN DENETLENMESİ  GİZLİ SORUŞTURMACI  TEKNİK ARAÇLARLA İZLEME  KORUMA TEDBİRLERİ NEDENİYLE TAZMİNAT

3 I.YAKALAMA VE GÖZALTI YAKALAMA 1) Herkes Tarafından Geçici Yakalama: Ancak, Kanunun 2.md.(j )bendinde tanımlanan suçüstü hallerinde mümkündür. Şartları:  Kişiye suç işlerken rastlanılması,  Failin kaçma olasılığının olması veya kimliğini belirleme olanağının bulunmaması,

4 2) Kolluk Tarafından Yakalama: Şartları: Yakalama emri veya tutuklama kararı verilmesi gerekli hal bulunması (bkz. Md. 98/1-2) Gecikmesinde sakınca bulunması C.Savcısına ve amirlerine derhal başvurma imkanının bulunmaması Şikayete tabi suçlarda şikayet bulunması 3) C.Savcısı veya Hakim kararıyla yakalama: (md. 98, md. 199, md. 271, 5275 Sy. Kanunun 19/1-2 md.si) Yakalanan şahıs kolluğa, kollukça yakalanan şahıs da evrakla(düzenlenecek soruşturma belgeisiyle) birlikte derhal C.Savcılığına sevk olur(md.90/5).

5  C.Savcısı sanığı serbest bırakmazsa soruşturma tamamlanmışsa sorguya sevk ederek, adli kontrol ya da tutuklanmasını talep edebileceği gibi, soruşturmanın ikmali için gerekliyse gözaltına aldırır.  Kişinin gözaltına alınabilmesi için; 1- Kişi hakkında bir soruşturma bulunmalıdır. 2- Gözaltı soruşturma yönünden zorunlu olmalıdır. 3- Kişi hakkında suçu işlediğini düşündürecek emareler olmalıdır. GÖZALTI SÜRESİ: Gözaltı süresi, bireysel suçlarda yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Üç ya da daha çok kişinin toplu olarak işlediği suçlarda gözaltı süresi her defasında birer gün olmak üzere C.Savcısının kararıyla 4 güne kadar uzatılabilir. (md. 91/4) İstisna:md.250/1’deki suçlar yönünden 250/5’de süre 48saat ve hakim kararı ile 7 güne kadar uzatılabilecektir.

6  Yakalama, gözaltına alma, gözaltı süresinin uzatılmasına dair kararlara karşı yakalanan ve yakınlarının itiraz hakkı vardır. İtiraz üzerine Sulh Ceza Mahkemesi itirazı kabul ederse yakalananın evrak ile birlikte C.Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verir. İtiraz reddedilirse süre sonunda şüpheli veya sanık C.Savcılığında hazır bulundurulur.(md. 91/4)  Bu suretle getirilen şüpheliyi C.Savcısı serbest bırakacağı gibi, sorguya sevk ederek adli kontrol yada tutuklanmasını talep edebilir.(md.91/6)  Bu suretle serbest bırakılan kişi bir daha yeni delil olmadıkça yakalanamaz. (md. 91/5) YAKALAMADAN DOĞAN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLER 1-Yakalanana haklarını bildirme yükümlülüğü, (md. 91/4) 2-C.Savcılığına sevk yükümlülüğü, (Md. 91/5) 3-Yakalanan kişinin mahkemeye götürülmesi, (Md. 94) 4-Yakalananın yakınlarına haber verme yükümü, (Md. 95) 5-Yakalamanın ilgililere bildirimi yükümü, (Md. 96) 6-Yakalananın ya da yakınlarının itiraz hakkı, (Md. 91/4)

7 KELEPÇE TAKILMASI Yakalanan ve Tutuklanan Kişinin Nakli: (md. 93)  Kural olarak şüpheli ve sanığa kelepçe takılamaz. Ancak, kaçacaklarına yada kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtiler bulunması halinde kelepçe takılır. Ancak,küçüklere kelepçe takılamaz(İfade alma yön.md.18/10) Yakalananın Mahkemeye Götürülmesi Yakalanan kişi;  Kamu davası açılmışsa hemen yetkili mahkemeye,  Kamu davası açılmamış ise en yakın Sulh Ceza Hakimliğine götürülür. (md.94)  Hakim yada mahkeme aynı gün yakalananın serbest bırakılmasına yada adli kontrol altına alınmasına yada tevkifine karar verir(md.94/2). Gözaltı işlemlerinin denetimi (md.92) kanuni düzenleme kapsamına alınmıştır.(Bkz.İfade alma Yön.md.25/2). Yönetmelik (md.93)

8 II.TUTUKLAMA A) ŞARTLARI 1-Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular bulunması. 2-Bir tutuklama nedeninin olması. a-Tutuklama nedeninin varsayıldığı haller, (md. 100/2) b-Tutuklama nedeninin varsayıldığı suçlar. (md.100/3) 3-Tutuklama yasağı olmaması. a-md.100/1.bend 2.cümle b-md.100/4 4-Adli kontrol tedbirinin yetersiz kalması. (md. 101/1)

9 B) USULÜ  Yetki Hakimindir. Soruşturma evresinde Sulh Ceza Hakimi, kovuşturma evresinde Mahkeme tutuklamaya yetkilidir(md.101/1).  Tutuklama kararı gerekçeli olmak zorundadır(101/2).  Şüpheli veya sanığa müdafii atanmalıdır(101/3).  Tutuklama kararı yüze karşı verilir.  Gıyabi tutuklama kararı kaldırılmıştır. Bunun tek istisnası kaçak yargılamasında, yurtdışında bulunan kaçağın gıyaben tutuklanmasıdır. (md. 248/5) bkz. md. 271 C) SÜRESİ  Ağır cezalık suçlarda azami süre 2 yıl olup 3 yıl uzatmayla toplam 5 yıldır(102/2).  Diğer suçlarda 6 ay olup 4 ay uzatma ile toplam 10 aydır(102/1). İstisna:md.250/1.f.(c)’de sayılan suçlar yönünden bu süreler iki kat olarak uygulanır(md.252/2).

10 D) SONA ERMESİ Tutuklama, aşağıdaki hallerde son bulur: 1- Takipsizlik kararı verilmesi, (md. 103/2) 2- C.Savcısınca salıverme, (md. 103/2) 3- Adli kontrole dönüştürme (md. 103/1, md.105 ve md.94/2). 4- İtiraz üzerine tahliye, (md. 100/5 veya md. 104/2) 5- Talep üzerine ya da re’sen tahliye, (md. 104/1 veya 104/3) 6- Davanın mahkumiyet kararı dışında esastan bir hükümle sona ermesi, (md.223) 7-Tutuklunun ölümü

11 E) SONUÇLARI 1- Kişinin tutukevine konması (İnfaz Kanunu md ). 2- Tutukluluğun periyodik olarak incelenmesi yükümlülüğü (md. 108). 3- Tutuklunun durumunun yakınlarına bildirilmesi, (md. 107,infaz K.md.22/2). 4- Mahkumiyetten mahsup edilme (TCK md.16ve63). 5- Salıverilenin adres bildirme yükümlülüğü (md.106). 6- Tazminat isteme hakkı (md. 141). Not:1-C.Savcısının sanığı tutuklamaya sevk etmesi için ifade alması zorunlu değildir. Zira mevcut diğer deliller kuvvetli suç şüphesinin varlığını ortaya koymaya yeterli olabilir. Not:2-Yeni CMK ile gıyabi tutukluluk kaldırılmıştır. Tek istisnası kaçak yargılamasında yurtdışında bulunan sanığın gıyaben tutuklanmasıdır.

12 Yeni Ceza Muhakemesi Kanunu ile ‘’gıyabi tutukluluk’’ müessesesi kaldırılmıştır.Tek istisnası kaçak yargılanmasında,yurt dışında bulunan kaçağın gıyaben tutuklanmasıdır.(md:248/5).Uluslar arası mevzuat gereği iade hükümleri nedeniyle kabul edilmiştir tarihinden itibaren usul hukukunda ‘derhal yürürlük ilkesi’dikkate alınarak gıyabi tutuklu dosyaların ele alınıp,gıyabi tutuklama kararlarının kaldırılarak,tutuklama yasağı da dikkate alınarak gerekiyorsa ‘yakalama emrine ‘dönüştürülmesi ve yakalanacak sanığın,gerekiyorsa bizzat mahkemede (cezanın üst sınırının 5 yıldan fazla olduğu suçlarda)haZır bulundurulması yada yakalandığı yer mahkemesi önünde talimat suretiyle eklenecek iddianame uyarınca sorgu ve savunması alındıktan sonra serbest bırakılması yada tutuklanması konusunda bir açıklık içermesi gerekir.

13 III.ADLİ KONTROL (md.109) A) ŞARTLARI md.de belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı, 2- Cezanın üst sınırının 3 yıl ve daha az hapis cezasını gerektirmesi, 3- Tutuklama tedbirinin fiil ve sanık yönünden orantılı olmaması, (ağır gelmesi) ya da tutuklama yasağı olması, (md. 100/4) 4- Bir suç yönünden yürütülen soruşturma bulunması, B) USULÜ  Soruşturma evresinde C.Savcısının talebiyle Sulh Ceza Hakimince, kovuşturma evresinde mahkemece karar verilir. (md. 110/1)  Adli kontrol kararında sanık bir veya birkaç yükümlülük altına sokulabilir. (md. 109/3)  Kanaatimizce, 109.md.nin (f) (h) bentlerinde yazılı tedbirlere hükmetmek için C.Savcısının isteği bulunmalıdır.

14 C) SONA ERMESİ  Şüpheli veya Sanığın talebiyle tedbirin daraltılması, değiştirilmesi ya da kaldırılması.(md. 111/1)  C.Savcısının istemiyle tedbirin genişletilmesi, daraltılması ve kaldırılması. (md.110/2)  İtiraz üzerine kaldırma.(md.111/2) D) SONUÇLARI  Tedbire muhalefet edilmesi halinde kişinin tutuklanması, (md. 112)  Bazı hallerde TCK 63.md.si gereğince cezadan mahsup, (md. 109/e bendi.)

15 E) GÜVENCE Güvence aşağıdaki hususların yerine getirilmesini sağlar: 1- Şüpheli veya sanığın hazır bulunması. (Bütün usul işlemleri, infaz ve diğer yükümlülükler halinde) 2- Bazı ödemelerin yapılması: a-Katılanın yaptığı masraflar, suçun neden olduğu zararlar, eski hale getirme. b-Nafaka borçları. c-Kamusal giderler. d-Para cezaları. 3- Önceden ödetme (md. 114) a-Şüpheli ve sanığın rızasıyla mağdurun zarar ya da nafaka alacağının önceden ödenmesi. b-Olay sebebiyle verilmiş yargı kararı varsa rıza olmasa da “a” bendindeki ödemelerin yapılması. 4- Güvencenin geri verilmesi. (md. 115)

16 IV.ARAMA A) YETKİLİ MERCİ Kural: Hakim. İstisna: C.Savcısının yazılı emri. (md. 119/2) B) ŞARTLARI Yakalanabilme ya da suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe bulunması. Burada aranan şüphe basit bir tahmin olmayıp somut ve makul bir şüphedir. C) ARANACAK KİŞİLER 1- Şüpheli ve sanık, (md. 116) 2- Diğer kişiler, (md. 117/2-3) D) ARAMA YAPILACAK YERLER …….. üst araması, …….. ait eşyanın aranması, ………konutun aranması, ………işyerinin aranması, ………diğer yerlerin aranması, ………bilgisayar, program ve kütüklerinde arama (md. 134)

17 E) ARAMA ZAMANI Kural: Arama gündüz yapılır. (kapalı yerlerde) İstisna: Gece yapılabilir (md. 118/2) a) suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan haller b)yakalandıktan,gözaltına alındıktan,tutuklandık- dan ve hükümlü iken kaçanların yakalanması hali F) ARAMA KARARININ İCRASI  Arama kararı muhatabına ulaştırılmalıdır.  Arama kararına atıfla aramaya ilişkin arama tutanağı düzenlenir.  C.Savcısı katılmamış ise aramada o yer ihtiyar heyeti veya komşulardan iki kişi bulundurulur.  Şüpheli, sanık aranın yerin sahibi, zilyedi, temsilcisi aramada hazır bulundurulur.

18  Talebi halinde kişinin avukatı ya da müdafii aramada hazır bulunur.  Avukat büroları ve askeri mahallerde yapılacak aramalarda C.Savcısı hazır bulunur. (md. 120/3, 130/1)  Arama sonunda kişiye belge verilir. (md. 121)  Arama sonucu elde edilen belge ve kağıtları inceleme yetkisi sadece ve sadece C.Savcısı ve Hakime aittir. (md.122) G) ÖLÇÜSÜZ ARAMA NEDENİYLE TAZMİNAT (md. 141) Haksız arama suç sayılmıştır(TCK.md.120). H) TESADÜFEN ELDE EDİLEN DELİLLER (md. 138/1.)  Yukarıda anlatılanlar adli aramalar içindir. Önleme aramaları yönünden PVSK ve Arama Yönetmeliği hükümleri yürürlüktedir.

19 V.EL KOYMA A) YETKİL MERCİ Kural: Hakim kararı. (md. 127/1) İstisna: C.Savcısı. (md. 127/3) Yazılı Karar + Onay. B) EL KONULACAK EŞYALAR Şüpheli, sanık ve üçüncü kişiye ait olmak üzere;  Menkul mallar,  Taşınmazlar,  Hak ve alacaklar,  Eşya ve kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan değerler, (TCK 54-55)  Bilgisayar kütükleri, (md. 134) el koymanın konusunu oluşturabilir.

20 C) EL KONULMAYACAK EŞYALAR  Şüpheli ve sanık ile 45 ve 46. maddeleri göre tanıklıktan çekilebilecek kimseler arasındaki mektup ve belgelere el konulamaz. Anayasa md.30:basımevi ve eklentileri ile basın araçları D) EL KOYMA KARARININ İCRASI  Karar muhataba bildirilir. (md. 124)  Kararı kolluk icra eder.  Karara atfen yapılan el koyma işlemi tutanağa geçirilir.  Kolluk görevlisinin açık kimliği tutanağa yazılır.  El koyma işlemi mağdura bildirilir. (md.127/5)  Askeri mahallerde ve avukat bürolarında yapılan el koymalarda C.Savcısı hazır bulunur. (md. 127/6)  İstenen eşyayı vermeyenler hakkında kanunun 60.md.sinde öngörülen disiplin hapsi uygulanır. (md. 124)  Devlet sırrı niteliğindeki belgeler md. 125’teki usule göre incelenir.

21 DEVLET SIRRI NİTELİĞİNDEKİ BELGELERİN MAHKEMECE İNCELENMESİ (md.125) ŞARTLARI: 1- İncelenecek belgedeki bilgiler suç olgusuna ilişkin olmalıdır. Zira, bir suç olgusuna ilişkin bilgileri içeren belgeler devlet sırrı olarak mahkemeye karşı gizli tutulamaz.(md. 125/1) 2- Mahkeme yada hakimce belgenin incelenmesine karar verilmelidir.(125/2) 3- Yargılama konusu suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yıl ve daha fazla olmalıdır.(md.125/3) 4- Belgeleri sadece mahkeme heyeti ve hakim inceleyebilir. Zabıt katibi incelemeye katılamaz. Lüzumlu bilgiler tutanağa yazdırılır.(md.125/2) Devlet Sırrı: Devletin güvenliği veya iç yada dış siyasi yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken bilgilerdir.(bkz. TCK 326 ve devamı hükümleri)

22 E) KONUSUNA GÖRE EL KOYMA ÇEŞİTLERİ 1- TAŞINMAZLARA, HAK VE ALACAKLARA EL KOYMA ŞARTLARI a-Suçun işlendiğine veya suçtan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, b-İşlenen suçun md. 128/2’de sayılan katalog suçlardan olması, c-Hakim kararı bulunması, (md. 128/9) d-Karar 128/3, 4, 5, 6, 7 fıkralarına göre icra olunur. 2- BİLGİSAYAR PROGRAMLARI VE KÜTÜKLERİNDE EL KOYMA (md. 134) Md. 134/2’deki durumlarda bilgilere ulaşılabilmesi için gerekli çözümün yapılabilmesi ve kopyaların alınabilmesi için bu tür araç ve gereçlere el konulabileceği öngörülmüştür. Kararı hakim verir.

23 3- POSTADA EL KOYMA ŞARTLARI: a) Suç delili oluşturduğundan şüphe edilmesi, b) Gerçeğin ortaya çıkması için el konulmasının gerekmesi, c) Hakim veya C.Savcısının karar vermesi, USULÜ Postada el koymaya karar verilmesi halinde gönderiye el konulması ile yetinilir. İçeriği açılamaz. Posta memurları huzuruyla mühürlenen gönderi Hakim ve C.Savcısına teslim edilir. (md. 129/2)

24 F- EL KOYMANIN KALKMASI  İtiraz veya istem üzerine kaldırma (md. 127/4)  Süresinde hakim onayına sunulmama nedeniyle kaldırma (md. 127/3)  Süresinde incelememe nedeniyle kalkma (md. 127/3)  C.Savcısı, Hakim ve Mahkeme tarafından sanığa iade ile kalkma (md. 131/1)  Açılmamasına ya da açıldıktan sonra el konulmasına gerek bulunmaması sebebiyle ilgiliye teslim (md. 129/4)  Mağdura veya sahibine iade (md. 131/2)  Elden çıkarma (md. 132/1)  Muhafaza maksadıyla geçici iade (md. 132/5)  Rayiç değer karşılığı iade (md.132/6)

25  “Askerî mahal” başta Anayasa olmak üzere mevzuata girmiş bir kavramdır. Anayasanın 145 inci ve Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 9 uncu maddelerinde, asker kişilerin “askerî mahallerde” işledikleri suçlara da askerî mahkemelerde bakılacağı belirtilmiştir. Bu hâle göre askerî yargının görevinin belirlenmesinde yasal esaslardan biri olan “askerî mahal” uygulamada yerleşmiş bir deyim olup, bugüne kadar askerî yargı ve uyuşmazlık mahkemesi kararlarında açıklığa kavuşmuş ve herhangi bir tereddüde neden olmamıştır.  4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 12 inci maddesinde tarif edilen, kıt’a, taktik birlik, idarî birlik, karargâh ve askerî kurumlar ile aynı Kanunun 51 inci maddesinde açıklanan kışla ve benzeri yerler bu nitelikleri bakımından askerî mahallerdir. Aynı Kanunun 100 üncü maddesinde askerî mahal olma durumları uygulamada tereddütlere neden olabileceği düşünülen “orduevleri, askerî gazinolar ve kışla gazinoları”nın da askerî bina olup askerî mahal niteliğini haiz olduğu açıklanmıştır.  Öte yandan, 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 21 inci maddesinin son fıkrasında, Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı askerî mahaller açıklanmıştır.

26 G- ŞİRKET YÖNETİMİ İÇİN KAYYIM TAYİNİ (md. 133) Koşulları: 1- Suçun şirket faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması, 2- Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için gerekli olması, 3- Suçun kanunda sayılan suçlardan olması, (md. 133/4) 4- Soruşturma aşamasında Hakim kovuşturma sürecinde mahkemece karar vermesi,

27 VI. İLETİŞİMİN DENETLENMESİ İLETİŞİMİN DİNLENMESİ A) YETKİLİ MERCİ Kural: Hakim İstisna: C.Savcısı Yazılı karar + Onay B) ŞARTLARI 1- Suç şüphesi a- Suç (md. 135/6’daki suçlar) b- Kuvvetli şüphe 2- ikinci derecede uygulanabilirlik (Orantılılık İlkesi) (Başka suretle delil elde etme olanağının bulunmaması)

28 C) SÜRESİ Kural: 3 ay. Uzatma: Toplam 6 ay. D) KAPSAMI 1- Sadece şüpheli ve sanığın iletişimi dinlenebilir (md.135/1) 2- Şüpheli ile tanıklıktan çekilebilecekler arasındaki iletişim dinlenemez, tespit ve kayda alınamaz. (md. 135/2) 3- Kendisi sanık ve şüpheli olmadıkça müdafiinin bürosu, konutu veya yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları dinlenemez. (md.136) 4- Tesadüfen delil elde edilmesi halinde delil muhafaza altına alınıp durum C.Savcılığına bildirilir. Ancak, şüphe edilen suçun 135.md.nin 6’ncı fıkrasında sayılan suçlardan olması gerekir. (md. 138/2)

29 E) İCRASI Verilen karar C.Savcısı veya görevlendireceği adli kolluk görevlisi tarafından yazılı olarak telekomünikasyon hizmeti veren kurum ve kuruluşlara bildirilir. İstem derhal yerine getirilir. Yerine getirilmemesi halinde zor kullanılabilir. Kararın icrası 137’nci maddede gösterilen usullere göre yapılır. F) TEDBİRİN SONRA ERMESİ 1- C.Savcısının kararının Hakim onayına süresi içinde sunulmaması. (md. 137/3) 2- Hakimin C.Savcısının kararını onaylamaması. (md. 137/3) 3- Takipsizlik kararı verilmesi. (md. 137/3) 4- Tedbirin süresinin dolması. 5- Esastan karar verilmesi. (Beraat, mahkumiyet) 6- İlgiliye bilgi verme yükümlülüğü. (md. 137/4) 

30  Tedbirin sona ermesi nedeniyle elde edilen kayıtlar usulüne uygun şekilde yok edilir.  İletişimin denetlenmesine aykırılık halleri koruma tedbirleri nedeniyle tazminat öngören maddeler arasında yer almamıştır. Genel hükümlere göre tazmin söz konusu olur Sayılı TCK’da haberleşmenin gizliliğini ihlal suç sayılmıştır. (md.132). Dinleme, kayda alma, içeriklerinin ifşa edilmesi suç olarak düzenlenmiştir. Kişiler arası konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması da TCK 133.md.de düzenlenerek cezai yaptırıma bağlanmıştır.

31 VII.GİZLİ SORUŞTURMACI A) YETKİLİ MERCİ Kural: Hakim. İstisna: C.Savcısı (md. 139/1) Kanun C.Savcısınca bu yönde verilen kararın hakim onayına sunulmasından bahsetmemiştir. B) ŞARTLARI 1- Suç şüphesi a- Suç (md. 139/7’de sayılı suçlar) b- Kuvvetli şüphe 2- İkinci derecede uygulanabilirlik (Orantılılık) (Başka suretle delil elde etme olanağı bulunmaması)

32 C) KARARIN İCRASI VE KAPSAMI 1- Gizli soruşturmacı kamu görevlisi arasından seçilir. 2- Soruşturmacının kimliği Başsavcılıkta tutuluk, görevin sona ermesinden sonra da gizli kalır.(md. 139/2) 3- Soruşturmacı her türlü araştırmayı yapmak, delilleri toplamakla yükümlüdür. (md. 139/4) 4- Soruşturmacı görev sırasında suç işleyemez. Bu suretle elde edilen kişisel bilgiler ceza soruşturması ve kovuşturması dışında kullanılamaz. (md.139/5-6) D) SONA ERME 1- Görev süresinin sona ermesi. 2- Takipsizlik kararı verilmesi. 3- Esasla ilgili hüküm verilmesi. (md. 223) 4- Kararın geri alınması.

33 VIII.TEKNİK TAKİP A) YETKİLİ MERCİ Kural: Hakim. İstisna: C.Savcısı (md. 140/2) Yazılı karar + Hakim onayı. B) ŞARTLARI 1- Suç şüphesi. a-Suç (md. 140/1-a’da sayılı suçlar.) b-Kuvvetli şüphe. 2- İkinci derecede uygulanabilirlik. (Orantılılık ilkesi) (Başka suretle delil elde edilememesi.) C) SÜRESİ Azami süre: 4 hafta. Uzatmalı Süre: Toplam: 8 hafta.

34 D) KAPSAMI 1- Karar şüpheli ve sanık hakkında uygulanır. 2- Sadece “kamuya açık yerdeki faaliyetler ya da iş yerindeki faaliyetler” izlenir. 3- Kişinin konutunda bu tedbir uygulanamaz. (md. 140/5) 4- Elde edilen deliller, yukarıda sayılan suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturma dışında kullanılamaz. Gerekli değilse yok edilir. E) SONA ERMESİ 1- Sürenin bitmesi. 2- Takipsizlik kararı verilmesi. 3- C.Savcısı kararının süre içinde onaya sunulmaması. 4- C.Savcısı kararının Hakimce onaylanmaması. 5- Kararın geri alınması.  Özel hayatın gizliliğinin görüntü ve seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi suç sayılmıştır.(md.134/2-3)

35 IX.KORUMA TEDBİRLERİ NEDENİYLE TAZMİNAT A) TAZMİNAT İSTEYEBİLECEKLER 1- Koruma tedbirine muhatap olanlar. (Şüpheli, sanık) 2- Şüpheli ve sanık adına kanuni temsilcileri, veli veya vasileri, avukatları. B) ŞARTLARI 1- Süre şartı: Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren 3 ay ve her halükarda 1 yıl) 2- Görevli mahkeme: Zarara uğrayanın oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi yada en yakın Ağır Ceza Mahkemesi. 3- Dilekçe ile müracaat edilmesi. 4- Madde 144’teki durumların olmaması. 5- Davanın ispat edilmesi.(Tazminat hukukunun genel ilkelerine göre) 6- Duruşma yapılır, C.Savcısı, Hazine ve istem sahibi dinlenir. 7- Karara karşı istinaf başvurusu düzenlenmiştir. (md. 142/8)

36 C) TAZMİNATIN GERİ ALINMASI 1- İlgiliden tahsil yoluyla. (md 143/1) 2- Rucüen tazmin yoluyla. (md. 143/2-3) Koruma tedbirleri nedeniyle tazminata dair esas ve usuller düzenlenmiştir (m ) Daha önce, 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunda düzenlenmiş olan bu konu, yeni Ceza Muhakemesi Kanununda düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle 466 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılacaktır. Getirilen düzenleme uyarınca, tazminat miktarının belirlenmesinde, tazminat hukukunun genel kuralları uygulanacaktır.

37 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu yöndeki kararları da dikkate alınarak, Hükümet Tasarısında geçen, davanın duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde yürütülecek inceleme ile öncelikle ve ivedilikle karara bağlanacağı şeklindeki hüküm, metinden çıkarılmıştır. Uygulamada, ihlâl kararlarına sebebiyet verilmemesi için bu hususa dikkat edilmelidir. Devlet, ödediği tazminattan dolayı, koruma tedbiriyle ilgili olarak görevini kötüye kullanan kamu görevlilerine rücu edecektir.

38 X.BAZI TANIM VE KAVRAMLAR (Kolluk kuvveti Zabıta): Polis, jandarma, sahil güvenlik ve özel kolluk kuvvetlerini, Yakalama: Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına alma veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce hâkim kararı olmaksızın özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını, Gözaltına alma: Kanunun verdiği yetkiye göre yakalanan kişinin, hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, adli mercilere teslimine veya serbest bırakılmasına kadar kanuni süre içerisinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını,

39 Muhafaza altına alma: Kanunun yetki verdiği hallerde yetkili merci önüne çıkarılması gereken kişilerin ilgili kurumlara veya kişilere teslimine kadar sağlıklarına zarar vermeyecek şekilde ve zorunlu olduğu ölçüde özgürlüklerinin kısıtlanıp alıkonulmasını, Gecikmesinde sakınca bulunan hal: Derhal işlem yapılmadığı takdirde suçun iz, eser, emare ve delillerinin kaybolması veya kimliğinin saptanamaması ihtimalinin ortaya çıkması halini, Soruşturmanın selameti: Soruşturmanın, suç delillerinin değiştirilmesine ve gizlenmesine veya yok edilmesine veya henüz yakalanmamış şüphelilerin kaçmasına meydan vermeyecek şekilde yürütülmesini(Yakalama,İfade Alma Yön.md.4),

40 Gecikmesinde sakınca bulunan hal:Derhal işlem yapılmadığı takdirde suçun iz,eser,emare ve delillerinin kaybolması veya şüphelinin kaçması veya kimliğinin saptanamaması ihtimalinin ortaya çıkması ve gerektiğinde hakimden karar almak için vakit bulunamaması halini,ifade eder(Arama yön.md 4),. “Makul şüphe, hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphedir. Makul şüphe,aramanın yapılacağı zaman,yer ve ilgili kişinin veya onunla birlikte olanların davranış tutum ve biçimleri, kolluk memurunun taşındığından şüphe ettiği eşyanın niteliği gibi sebepler göz önünde tutularak belirlenir. Makul şüphede,ihbar ve şikayeti destekleyen emarelerin var olması gerekir. Belirtilen konularda şüphenin somut olgulara dayanması şarttır.”(Arama Yön.md.6).

41 Suçüstü: 1. İşlenmekte olan suçu, 2. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu, 3. Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan kimsenin işlediği suçu, Toplu suç: Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu, Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi,ifade eder(CMK.md.2.Tanımlar).

42 Askerî mahal:başta Anayasa olmak üzere mevzuata girmiş bir kavramdır. Anayasanın 145 inci ve Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 9 uncu maddelerinde, asker kişilerin “askerî mahallerde” işledikleri suçlara da askerî mahkemelerde bakılacağı belirtilmiştir. Bu hâle göre askerî yargının görevinin belirlenmesinde yasal esaslardan biri olan “askerî mahal” uygulamada yerleşmiş bir deyim olup, bugüne kadar askerî yargı ve uyuşmazlık mahkemesi kararlarında açıklığa kavuşmuş ve herhangi bir tereddüde neden olmamıştır. 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 12 inci maddesinde tarif edilen, kıt’a, taktik birlik, idarî birlik, karargâh ve askerî kurumlar ile aynı Kanunun 51 inci maddesinde açıklanan kışla ve benzeri yerler bu nitelikleri bakımından askerî mahallerdir. Aynı Kanunun 100 üncü maddesinde askerî mahal olma durumları uygulamada tereddütlere neden olabileceği düşünülen “orduevleri, askerî gazinolar ve kışla gazinoları”nın da askerî bina olup askerî mahal niteliğini haiz olduğu açıklanmıştır.

43 Öte yandan, 9/7/1982 tarihli ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 21 inci maddesinin son fıkrasında, Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı askerî mahaller açıklanmıştır. Askeri Yargıtay içtihatlarına göre;askerlerin bizatihi eğitim ve barınma amacıyla kullandıkları ve etrafı çevrilerek sınırlandırılmış alanlar askeri mahal sayılmaktadır.Buna göre askeri lojmanlar, kışla içinde yer alıyorsa askeri mahal,dışında ise örneğin şehir içinde ise sayılmayacaktır.

44 İFADE,SORGU,ÇAĞRI SAVUNMA,MÜDAFİ SORUŞTURMA

45 I.İFADE VE SORGU: İFADE: Şüphelinin kolluk görevlileri veya C.Savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesi (md. 2/g) SORGU: Şüpheli veya sanığın Hakim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesi (md. 2/h) DAVETİYE: İfade ve sorgu için kişi çağrı kağıdıyla çağrılır. Buna davetiye denir. Çıkarılan davetiyede kişinin ne için çağrıldığı gösterilir. (md. 145/1) ZORLA GETİRME:  Hakkında tutuklama kararı verilmesi (md. 100) ya da yakalama emri çıkarılması (md. 98) için yeterli neden olan şüpheli ve sanık

46  Davetiye tebliğine rağmen gelmeyen sanık veya şüpheli zorla getirilir. ZORLA GETİRME USULÜ VE ŞEKLİ (md. 146) İFADE VE SORGUNUN TARZI: Md. 147 ve devamında gösterilmiştir.  Sanığın susma hakkı vardır ancak, kimliğiyle ilgili sorulara cevap vermek zorundadır.  İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında teknik imkanlardan faydalanılır. (md. 147/4) İFADE VE SORGUDA YASAK YÖNTEMLER:  Şüpheli veya sanığın beyanı özgür iradeye dayanmalıdır. (md. 148/1)  İfade verene kanuna aykırı yarar vaat edilemez.  Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.

47  Müdafii hazır olmadan kollukça alınan ifade hakim ve mahkeme huzurunda şüpheli ve sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. (md. 148/4)  Şüphelinin aynı olayla ilgili ek ifadesi ancak C.Savcısınca alınabilir. (md. 148/5) DELİL YASAKLARI  Anayasa’nın 38/8 fıkrası gereğince “Kanuna aykırı suretle elde edilen bulgular, delil olarak kullanılamaz” hükmü getirildiğinden yasak çok genişletilmiştir. Bu düzenleme nedeniyle delil yasakları ceza hukuku dışına taşmış özel hukuk, disiplin ve idare hukuk yönünden de geçerli hale gelmiştir.  1412 sy. CMUK’da “254/2 md.de soruşturma ve kovuşturma organlarının hukuka aykırı olarak elde ettikleri deliller hükme esas alınamaz” denmiştir.

48 YENİ CMK’NUN; Md. 217’de; “Hakim, kararını duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir…Yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Md. 206/a; “Delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse, red olunur.” Md. 230/b; “… ve reddedilen delillerin belirtilmesi, bu kapsamda dosya içinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.” Md.213; “… ancak müdafii huzuru ile C.Savcısı tarafından alınan ifadeler duruşmada okunabilir. Çelişki halinde; müdafii olmaksızın alınmış C.Savcılığı ifadesi bile duruşmada okunamaz.” okunamaması demek md. 217 nedeniyle hükme esas alınamaması demektir. (Vasıtasızlık İlkesi.)

49 II.SAVUNMA (md ) Belli ölçüde mecburi müdafi sistemi kabul edilmiştir. (md. 150) Buna göre; a) Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilecektir. b) Şüpheli veya sanık on sekiz yaşını doldurmamış ya da sağır veya dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede malûl olur ve bir müdafii de bulunmazsa istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilecektir. c) Üst sınırı en az beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada da şüpheli veya sanığın müdafii yoksa istem aranmaksızın bir müdafi görevlendirilecektir.

50 III.SUÇLARIN İHBARI VE SORUŞTURMA A) SUÇLARIN İHBARI a-İhbar Edilecek Makamlar  C.Başsavcılığı  Kolluk makamları  Valilik  Kaymakamlık  Mahkemeler  Elçilik ve Konsolosluklar (Türk)  Kamu görevlisiyle ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşları C.Başsavcılığı ve kolluk makamları haricinde yapılan ihbar ve şikayetler süresinde yapılmış sayılmakla birlikte bunlar incelenmek üzere ilgili makam ve kurumlar tarafından C.Başsavcılığına gönderilir.

51 b- İhbar ve Şikayetin Şekli Suçlara ilişkin ihbarlar yazılı dilekçe ile tutanağa geçirmek suretiyle sözlü olabilir. c- İhbar Yükümlülüğü (md. 159)  Kolluk görevlileri  Köy muhtarı  Sağlık veya cenaze işleriyle görevli kişiler, Şüpheli ölüm olaylarını derhal C.Başsavcılığına ihbarla yükümlüdürler.  Kovuşturma evresine geçildikten sonra bir suçun şikayete bağlı olduğunun anlaşılması halinde; Mağdur açıkça şikayetten vazgeçmediği takdirde yargılamaya devam olunur (md.158/son).

52 B) SORUŞTURMA 1- Soruşturmanın gizliliği açıkça hükme bağlanmıştır. (md. 157) (Bkz.İfade Alma Yön.md.26). Kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu hükme bağlanmış, soruşturmanın gizliliğini ihlâl edenler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda cezaî müeyyide öngörülmüştür. Yeni TCK md. 285: “Gizliliğin İhlali”ni cezalandırmıştır. - Hazırlık soruşturması sırasında (1. fıkra) - Duruşma safahatının gizliliğinin ihlali (2. fıkra) - Basın yoluyla ihlal (3. fıkra) - Masumiyet karnesinin ihlali (4. fıkra) Ses ve görüntülerin kayda alınması soruşturma ve kovuşturma aşamasında yasaklanmıştır. (md. 286)

53 İlgisi nedeniyle CMK 183.md.de adliye binası içerisinde ve duruşma salonunda her türlü sesli ve görüntülü kayıt ve nakil olanağı sağlayan aletlerin sokulması yasaklanmıştır. Bu kuralın istisnaları md. 196/4’te tanık ve bilirkişi mütalaasının görüntülü tespiti md. 180/5’te sanığın sorgusunun görüntülü yapılmasıdır. Bundan böyle, yer gösterme (md. 85) C.Savcısının huzuru, gizlilik ilkesi ve masumiyet karnesi gözetilerek yapılacaktır. 2- Soruşturmanın C.Savcısınca Yürütülmesi (md ) a- C.Savcısının soruşturmayı bizzat yapması, b- C.Savcısının soruşturmayı adli kolluk aracılığıyla yapması, C.Savcısının istediği bilgileri vermekte ihmalleri görünenler hakkında CMK 332. md. uygulanır.

54 3- C.Savcısının Görev ve Yükümlülüğü (md. 160/2)  Maddi gerçeğin araştırılması,  Adil bir yargılama yapılması için delillerin toplanması ve muhafazası, (yeni)  Sanığın aleyhindeki deliller yanında lehindeki delillerin de toplanması,  Şüphelinin haklarının korunması (yeni) 4- Adli Kolluk Görevlilerinin Yükümlüğü (md 161/2, 3, 4, 5.)  El konulan olaylar,yakalanan kişiler ve uygulanan tedbirler yönünden C.Savcısını bilgilendirme yükümlülüğü,  Verilen emirleri gecikmeden yerine getirme yükümlülüğü,

55 IV.ADLİ KOLLUK Adlî kollukla ilgili düzenlemeler yapılmıştır (md ) Getirilen düzenlemeye göre; soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adlî kolluğa yaptırılacak; adlî kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısının adlî görevlere ilişkin emirlerini yerine getireceklerdir. Cumhuriyet Başsavcıları her yılın sonunda, o yerdeki adlî kolluğun sorumluları hakkında değerlendirme raporları düzenleyerek, mülkî idare amirlerine göndereceklerdir.

56 Belli hâllerde Cumhuriyet Savcısına kamu davasını açmada takdir yetkisi getirilmiştir. Cezanın ortadan kaldırılmasını gerektiren şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde Cumhuriyet savcısı kamu davasını açmayabilecektir (md.171). Örneğin; TCK 167/1’de, 283 md.de ve taksirli suçlarla ilgili 22/6 fıkrada bu yetkinin kullanılabileceği düşünülebilir. Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu yöndeki karara karşı, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı başvurulabilen itiraz yoluna da gidilemeyecektir (md. 173/5).

57 CMK 172. md.de takipsizlik kararı verilmesi üzerine bu kararın eski düzenlemeden farklı olarak önceden ifadesi alınmış şüpheliye de tebliğ edileceği düzenlenmiştir. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16/10/1996 tarih 15/83 sayılı genelgesiyle önceleri müştekilere, suçtan zarar gören ve kamu dava açılması için dilekçe verenler ile sadece sorguya sevk edilmiş sanıklara tebligat zorunlu iken bundan böyle ifadesi alınmış (kollukça veya Savcılıkça) şüphelilere de tebligat zorunlu hale gelmiştir. Ayrıca Anayasa’nın 40/2.fıkrasındaki düzenlemeye paralel olarak verilen karara itiraz hakkı, süresi ve merciinin gösterileceği hüküm altına alınmıştır. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazla ilgili yeni esas ve usullere yer verilmiştir (m. 173) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazın reddedilmesi halinde; Cumhuriyet savcısının, yeni delil varlığı nedeniyle kamu davasını açabilmesi, itiraz dilekçesi hakkında karar vermiş olan ağır ceza mahkemesi başkanının bu hususta karar vermesine bağlanmıştır.(md.173/6)

58 HAZIRLAYAN Bilal GÜNDÜZ C.Savcısı C.Savcısı


"KORUMA TEDBİRLERİ SEMİNER ÇALIŞMASI Ankara, 14 Şubat 2005 BİLAL GÜNDÜZ ANKARA CUMHURİYET SAVCISI." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları