Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Ergenlerde Uyum ve Davranış Bozuklukları Muharrem ERO Ğ LU Psikolojik Danışman.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Ergenlerde Uyum ve Davranış Bozuklukları Muharrem ERO Ğ LU Psikolojik Danışman."— Sunum transkripti:

1 Ergenlerde Uyum ve Davranış Bozuklukları Muharrem ERO Ğ LU Psikolojik Danışman

2 Davranım bozuklu ğ u devamlı olarak saldırganca ve bozuk davranışlar gösteren ergenler için kullanılmaktadır. Davranım bozuklu ğ u şu başlıklarda ele alınmaktadır: İnsanlarda ve hayvanlarda fiziksel zarara neden olacak davranışlar, Taşınır ve taşınmaz mallarda zararlara veya kayıplara neden olacak davranışlar, Dolandırıcılık ve hırsızlık, Kuralları ç iğneme veya bozma. Bu davranışlardan herhangi üçünün son on iki aydır yapılması ve 10 yaşından sonra başlaması ergenlikte başlayan davranım bozuklu ğ u olarak tanımlanmakta ve belirtilerine göre hafif, orta, a ğ ır derecede olmak üzere ayrılmaktadır. Davranım bozuklu ğ u ile asi tavırlar göstermeyi birbirinden ayırmak gerekmektedir.

3  Davranış bozukluğu (DB) ergenlik d ö neminde olduk ç a sık olarak g ö r ü len ve başkalarına zarar verici davranışların yanı sıra toplumsal kural ve normların s ü rekli bir şekilde ihlal edildiği bir bozukluktur.  DSM IV’ de bu bozukluk genellikle “ ilk kez bebeklik, ç ocukluk ve ergenlikte başlayan bozukluklar ” b ö l ü m ü nde ve “ dikkat eksikliği ve yıkıcı davranış bozuklukları ” başlığı altında yer almaktadır.  Davranış bozukluğunun görülme sıklığı;18 yaşın altında erkekler için %6-16,kızlar için %2-9 olarak bildirilmektedir. Ülkemizde ne oranda görüldüğüne dair sağlıklı bir araştırma yapılmamıştır.

4  DB g ö steren ergenler genelde d ü ş ü k sosyoekonomik d ü zeyden gelen, par ç alanmış ailelerin ç ocuklarıdır.  Babalar genelde aileden uzakta veya evi terk etmiş, anti sosyal kişilik ö zelliği taşıyan, alkol madde bağımlılığı g ö steren kimselerdir.  Annelerde de depresyon, kişilik bozukluğu ve somatizasyon bozukluğu s ö z konusudur.  Dikkati ç eken bir diğer ö zellik, bu aile ö zelliklerinin yanı sıra anne baba ve diğer aile ü yelerinin ç ocuğa g ö sterdiği tutarsız ilgi ve hoşg ö r ü d ü r.  Ç ocuğa hi ç bir şekilde disiplin uygulanmamış, engellenmemiş ve sınır konmamıştır.  Karmaşık ve ç apraşık aile ilişkilerinin egemen olduğu aile ortamından gelen veya reddedilmiş ç ocuklar ö fkeli, talepkar ve yıkıcı olmakta ve olgun ilişkiler kurabilmek i ç in gerekli olan engellenmeye tolerans geliştirememektedirler.

5  DB gösteren grup oldukça heterojen olup, tümü için tek bir sonuçtan bahsetmek mümkün değildir.  Ergenlik tipi DB eğer travmatik yaşam olaylarına, özellikle ailedeki karmaşık ortama bir tepki olarak ortaya çıkmışsa sonuç daha olumlu olmaktadır.  Anne baba işlevlerinde ileri düzeyde bir yetersizlik varsa, anti sosyal kişilik özellikleri taşıyorlarsa, ailede alkol ve madde bağımlılığı söz konusuysa sonuç olumsuz olmaktadır.  Bu ergenler yetişkinlik dönemine anti sosyal kişilik bozukluğu olarak adım atmaktadırlar.  Nadiren de olsa DB tanısı almış bazı ergenlerde yıkıcı davranışların düzelmesinin arkasına Duygudurum bozukluğu veya psikoz geliştiği görülmektedir

6 DSM-4 TR da Davranım bozukluğu şu şekilde ifade edilmiştir:  En azından bir tanı ö l çü t ü n ü n son 6 aydır bulunması koşuluyla aşağıdaki tanı ö l çü tlerinden üçü n ü n(ya da daha fazlasının) son 12 aydır bulunuyor olması  Kendini g ö steren, başkalarının temel haklarına saldırıldığı ya da yaşa uygun başlıca toplumsal değerlerin ya da kuralların hi ç e sayıldığı, yineleyici bir bi ç imde ya da s ü rekli olarak g ö r ü len bir davranış ö r ü nt ü s ü :

7 İnsanlara ve hayvanlara karşı saldırganlık 1- Ç oğu zaman başkalarına kabadayılık eder, onlara g ö zdağı verir ya da onların g ö z ü n ü korkutur. 2- Ç oğu zaman kavga d ö v ü ş başlatır. 3-Başkalarının ciddi bir bi ç imde fiziksel olarak yaralanmasına neden olacak bir silah kullanmıştır( ö rn. değnek,taş kırık şişe, bı ç ak, tabanca) 4-İnsanlara karşı fiziksel olarak acımasız davranmıştır. 5-Hayvanlara karşı fiziksel olarak acımasız davranmıştır. 6-Başkalarının g ö z ü ö n ü nde ç almıştır, kapka çç ılık( ö rn. Saldırıp soyma, ç anta kapıp ka ç ma, g ö z korkutularak alma, silahlı soygun) 7-Birisini cinsel etkinlikte bulunması i ç in zorlamıştır.

8 Eşyalara (mala) zarar verme 1-Ciddi hasar amacıyla isteyerek yangın ç ıkarmıştır. 2-İsteyerek başkalarının malına m ü lk ü ne zarar vermiştir.(yangın ç ıkarma dışında ) Aldatma ya da hırsızlık 1-Bir başkasının evine, binasına ya da arabasına zorla girmiştir. 2-Bir şey elde etmek, bir ç ıkar sağlamak ya da y ü k ü ml ü l ü klerinden ka ç mak i ç in ç oğu zaman yalan s ö yler. (yani başkalarını “ atlatır ” ) 3-Hi ç kimse g ö rmeden değerli şeyler ç almıştır.( ö rn. Kırmadan ve i ç eri girmeden mağazadan mal ç alma; sahtekârlık)

9 Kuralları ciddi bir bi ç imde bozma (ihlal etme) 1-13 yaşının ö ncesinden beri ailenin yasaklarına karşın ç oğu zaman geceyi dışarıda ge ç irmektedir. 2-Ana babasının ya da onların yerini tutan kişilerin evinde yaşarken en az iki kez geceleyin evden ka ç mıştır(ya da uzun bir s ü re geri d ö nmemişse bir kez) yaşının ö ncesinden beri ç oğu zaman okuldan ka ç mıştır

10  Asi davranışları olan gen ç lerle ilgilenip konuşulduğunda, bu davranışlarında azalma g ö r ü lmekte ve daha uyumlu olmaktadırlar.  Oysa davranım bozukluğu tanısı konmuş ergenlerin olumsuz ve sosyal y ö nlerden bozuk davranışlarının yetişkinin g ö sterdiği olumlu yaklaşımlar sonucunda da azalmadığı ifade edilmektedir  Davranım bozukluğu erkeklerde d ö rt ile beş misli fazla g ö r ü nmektedir.  Bu bozukluğun ni ç in erkek ergenlerde daha ç ok g ö r ü ld ü ğ ü tam olarak a ç ıklanamamaktadır.  Bu bozukluğun g ö r ü lme sıklığı a ç ısından dikkat bozukluğu hastalığından sonra ikinci sırada geldiği ve yetişkinlikteki anti sosyal davranışların temelini oluşturduğu belirtilmiştir

11 Sıklık ve Yaygınlık  Davranım bozukluğu ç ocuk ve ergenlerde sık g ö r ü len bir bozukluktur. Ç alışma y ö ntemlerindeki farklılıklar nedeniyle g ö r ü lme sıklığına ilişkin %1-16 arasında değişen oranlar verilmektedir.  Erkek kız oranı 4-12:1 ’ dir. Kızlarda yıkıcı davranışların daha ö rt ü k olmasının bu oranlarda rol ü olduğu ü zerinde durulmaktadır.

12 Oluş Nedenleri  Yıkıcı davranış bozuklukların ortaya ç ıkışında hem ç ocuğa hem de psikososyal ç evresine ilişkin risk etkenleri tanımlanmaktadır.  Katılımsal/ailevi yatkınlık, n ö rokimyasal ve n ö roanatomik farklılıklar ile doğum ö ncesi ve doğum sırasındaki sorunlar biyolojik risk etkenleri olarak ele alınmaktadır.  Ç ocuğun mizacı, bağlanma ö zellikleri, n ö ropsikolojik durumunun yanı sıra zekâ, akademik başarı, sosyal/moral gelişim gibi bileşenlerde işlevsel risk etkenleri olarak araştırmaktadır.  Ö te yandan ana babalık becerileri, akran ilişkileri sorunları, sosyoekonomik durum, baş etme becerileri gibi psikososyal risk etkenleri bildirilmektedir.  D ü ş ü k sosyoekonomik d ü zeyde, par ç alanmış ailelerde, anti sosyal kişilik bozukluğu ve alkol bağımlılığı olan ana babaların ç ocuklarında davranım bozukluğu sıklığı y ü ksek olarak saptanmaktadır.

13 Belirti ve Bulgular  Başkaldırma, sık yalan s ö yleme, evden ka ç ma, okuldan ka ç ma, hırsızlık, saldırganlık, kavgacılık, silah kullanmaya eğilim  Yangın ç ıkarma, insanlara, hayvanlara, mala zarar verme eğilimi gibi aile ve toplum değerlerine ters d ü şen hareketler  B ü t ü n bir yıl boyunca bu hareketlerden bir ya da birka ç tanesini yalnız bir kez yapan bir ç ocuğa b ö yle bir tanı konması uygun olmayabilir.  Tanı i ç in bu belirtilerin sık yinelenmesi, uzun s ü rmesi gereklidir.  En azından bir tanı ö l çü t ü n ü n son 6 aydır bulunması, 15 tanı ö l çü t ü nden üçü n ü n(ya da daha fazlasının) son 12 aydır bulunuyor olması zorunludur.

14  Toplumsal, akademik ya da mesleki işlevsellikte klinik a ç ıdan ö nemli derecede bozulmaya neden olan davranım bozukluğu belirtileri 10 yaşından ö nce başlamışsa ç ocuklukta başlayan alt tip olarak adlandırılır.  Bu durum da en az bir davranım sorununun10 yaşından ö nce başlamış olması gerekir.  Davranım sorunları ise 10 yaşından ö nce yoksa ergenlikte başlayan alt tip olarak sınıflandırılır.  Ayrıca davranım bozukluğu şiddeti başkalarına verdiği zarara g ö re hafif, orta, ağır olarak belirtilir.  On sekiz yaşında ya da daha ileri bir yaşta davranım bozukluğu tanısının konulabilmesi i ç in, kişinin anti sosyal kişilik bozukluğu tanı ö l çü tlerini karşılamıyor olması gerekir.

15  Davranım bozukluğu olan ç ocuk ve ergenler yaşamın sonraki d ö nemlerinde duygu durum ve bunaltı bozuklukları gelişmesi a ç ısından y ü ksek riskli bir grubu oluşturmaktadır.  Ayrıca belirtilerin ortaya ç ıkışı ne kadar erken yaşta ise, bozukluğu gidişi o kadar olumsuz olur.  Bu durumda anti sosyal kişilik bozukluğu ve alkol – madde kullanım bozukluğu gelişme riski artmaktadır.

16  Davranım bozukluğu sıklıkla başka psikiyatrik bozukluklarla birliktelik g ö sterir. Ö rneğin davranım bozukluğu olan ç ocukların ç ok b ü y ü k bir b ö l ü m ü ne dikkat eksikliği aşırı hareketlilik bozukluğu tanısı da konmaktadır.  Ö te yandan dikkat eksikliği aşırı hareketlilik bozukluğu olan ç ocukların %25 ’ inde de davranım bozukluğu saptanmaktadır.  Dikkat eksikliği aşırı hareketlilik bozukluğu ve davranım bozukluğu birlikte olduğundan fiziksel saldırganlık ve anti sosyal davranışlar daha ağır ve gidiş daha k ö t ü olmaktadır.  Ayrıca bazı araştırıcılar ö zel bir davranım bozukluğu alt tipinin ç ocukluk-ergenlik d ö nemi iki u ç lu bozukluğu ile birlikteliği olabileceğini ileri s ü rmektedir.  Ayırıcı tanıda, dikkat eksikliği aşırı hareketlilik bozukluğu, epileptik sendromlar ve yaygın gelişimsel bozukluklar d ü ş ü n ü lmelidir.

17 Tedavi  Davranım bozukluğu olan ç ocukların sağaltımı g üç t ü r.  Ç ocuğu, ailesi ve yakın toplumsal ç evresi (mahalle, okul, spor takımları vb.) ile birlikte ele alan, danışmanlık ve rehberliğe ağırlık veren bir psikoterapi yaklaşımı ö nde gelmelidir.  Davranım bozukluğu başka psikiyatrik bozukluklarla birliktelik g ö sterdiğinde, eşlik eden psikiyatrik bozukluklar i ç in ila ç sağaltımı kullanılmalıdır.  Taşkın ve saldırgan davranışlar, eşlik eden çö kk ü nl ü k ve bunaltı durumlarında antidepresan ve bunaltı giderici ila ç lar verilmelidir

18 Araştırmalarda incelenen su ç lu gen ç lerin ö zellikleri ş ö yledir:  Bedence daha iri yapılı ve g üç l ü d ü rler.  Ergenliğe daha yavaş girmekte, ergenlikten sonra yaşıtlarına yetişerek ge ç mektedirler.  İ ç lerinde donuk zekâlılar olduğu gibi parlak zekâlıları da vardır. Ancak su ç işleyen gen ç lerin zekâlarının ortalaması kontrol grubu gen ç lerininkinden daha d ü ş ü k bulunmuştur.  Buna karşılık su ç lu gen ç lerin okul başarıları zekâ yeteneklerinin ç ok altındadır.  Matematik ve okumada yaklaşık 3 yıl geri kalmışlardır. Okumaktan ve okuldan nefret etmekte, ç oğu okulu bırakmak istemekte ve sık sık okuldan ka ç maktadırlar.  Ö ğrenme g üç l ü kleri ve soyut d ü ş ü nmede gerilikleri vardır.

19  Baba, çocu ğ unda anti-sosyal e ğ ilimleri destekleyen, genellikle evde bir diktatör gibi davranan, bencil, başkalarının duygularına karşı duyarsız, eve anlayışsız bir insandır.  Anne de ço ğ unlukla çaresiz, sürekli yakınan ancak kocasına karşı çıkamayan, ezik biridir.  Kendinden iyi bir davranış beklenmedi ğ ini gören çocuk, ana-babaya karşı bu ters kimli ğ ini savunma çabasına girer. Bütün aile üyeleri de yalnız ona karşı dayanışma içine girerler, onu dışlarlar.  Kimi zaman davranışı en bozuk olan, en yeteneksiz olan de ğ il, çok olumlu özellikleri olan bir çocuk da şamar o ğ lanı rolünü üstlenebilir.  Ço ğ unlukla belli bir özelli ğ i, şamar o ğ lanı olarak seçilmesinin nedenidir. Sevilmeyen birisine benzemesi, kız beklerken o ğ lan çocuk do ğ ması, çocu ğ un ana-babadan biri ya da ikisince itilmesine neden olabilir.

20  Kimi gençlerin davranış bozuklu ğ u, nevrotik veya tepkisel olabilir.  Örne ğ in bir boşanmadan bir ölüm olayından sonra ortaya çıkan davranış sapmaları bu türdendir  Babasız büyümekten daha zor ve acı olan durum, babası yaşarken bir gencin baba özlemi çekmesidir.  Babasının oldu ğ unu bilen, ama aranmayan, sorulmayan, merak edilmeyen bir çocuk ve gençte benlik saygısı büyük bir yara alır.  Ülkemizde, kızlar arasında evden kaçmalar ve sorumsuz cinsel ilişkiler artış göstermekle birlikte genelde suç oranı erkeklerle kıyaslanmayacak kadar düşüktür.

21  Suçlu çocukların ancak yarısı anne ve babaları tarafından sevildiklerini bildirmişlerdir.  Annesince sevildi ğ ini söyleyenler, babasınca sevildi ğ ini söyleyenlerden üç kat fazladır.  Suçlu gençlerin %46,6’sı ölüm veya ayrılık nedeniyle bir süre ana-babadan ayrı kalmışlardır.  Gençlik suçlulu ğ unda toplumsal etkenler de büyük rol oynarlar. Bazı yörelerin gençleri çevredeki varlıklı kesimlere imrenmenin ve özenmenin ötesinde kıskançlıkla, kinle bakarlar.  Çalışarak, didinerek yasal yollardan onların düzeyine hiçbir zaman çıkamayacaklarının bilincindedirler.

22  Kendi olanaklarının azlı ğ ıyla dışarıdaki bollu ğ u karşılaştırırlar.  Önce umutsuzlu ğ a sonra öfkeye kapılırlar.  Kendi kötü koşulları içinde sıkışıp kaldıklarını görür ve buna tepki gösterirler.  Bu tepki ancak saldırganlık, çalma, yıkma, kırma, kuralları çi ğ neme biçiminde olabilir


"Ergenlerde Uyum ve Davranış Bozuklukları Muharrem ERO Ğ LU Psikolojik Danışman." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları