Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Gözler önünde olmadığı için ıstıraplarını fark etmediğimiz hayvanlar.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Gözler önünde olmadığı için ıstıraplarını fark etmediğimiz hayvanlar."— Sunum transkripti:

1 Gözler önünde olmadığı için ıstıraplarını fark etmediğimiz hayvanlar

2 Aşağıda seri halindeki bu fotoğraflar, adını bilmediğimiz için yazamadığımız ama muhtemelen bu acıyı gözler önüne sermek isteyen bir vatandaşımız tarafından çekilmiştir. Bu manzaraları görmek istemiyorum demeyin ve lütfen görün!

3 Siz görmezseniz, biz görmezsek onların acılarını kim görecek?

4 Kurbanın yararlarından bahseden bazıları (bir ilahiyatçı hocamız) diyor ki, insanın içindeki kötülükleri akıtmak için kan akıtması gerekiyormuş. Bakın bu vahşeti yapanlara, hepsi nasıl iyi bir insan oluverdiler!

5

6 Dehşet içersinde bu manzaraları seyreden çocuğa bakın. Bu vahşete tanık olan çocuk rüyalarına girecek bu manzarayı uzun süre unutamayacak, belki de ömür boyunca insanlardan korkacak…

7 Bu tablo hangimizin içini acıtmadı ki!

8 Ya çiftlik hayvanlarının acıları? Ahırlarda Nakillerde Yıllık hayvan nakilleri (2006): Sığır 1,7 milyon, Koyun 7,7 milyon Mezbahalarda

9 Ya tavuk çiftlikleri? Yaklaşık 40 gramlık broiler tipi piliçler 1,5 ayda iki kilograma, yani kendi ağırlıklarının 50 misli ağırlığa ulaşıyorlar. Normalde tavuklar yılda adet yumurta yumurtlarken, çiftliklerde bu rakam 300’e yaklaşıyor. Tabi ki bu verimi almak için çiftlikler adeta fabrika gibi donatılmışlar. Neden? İnsanlar proteinli gıdalar alabilsin diye... Proteinle beslenen toplumlar, diğer toplumlara fark atıyorlar diye… Proteinin zeka üzerinde oldukça etkili olduğu söyleniyor… Peki, zekamız hep onlardan faydalanmak için çalışıyor, neden onların eziyetlerini hafifletmeye yetmiyor?

10 Türkiye’de yılda ne kadar hayvan kesiliyor? Başka bir deyişle ne kadar hayvan bu ıstıraba mahkum oluyor? ’den fazla sığır ’dan fazla koyun Mukayese etmeyelim ama sadece ülkemizdeki ıstırap çeken sığırların sayısı tüm dünyadaki sahipsiz köpeklerin sayısından çok daha fazla…

11 Evet! Bu günkü anlayışla et tüketilmesini veya kurban kesilmesini engellemek mümkün değildir. Ancak et elde edilen hayvanlara acı çektirilmesi zorunluluğu da yoktur. Günümüzde modern ve acısız yöntemler varken, hayvanlara ciddi acılar yaşatan klasik yöntemlerde ısrarcı olmanın hiçbir gerekçesi bulunmamaktadır.

12 Diyanet İşleri Başkanlığımızca verilen fetvaya göre dinimiz açısından acısız yöntemin herhangi bir sakıncası bulunmamaktadır. Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kurban İbadetiyle İlgili Başkanlık Görüşü 14/02/2000: “Kurbanlık hayvanın (daha genel olarak hayvan) kesimi esnasında; hayvana fazla eziyet vermemek için (ölüm acısını azaltmak maksadıyla) kesim sırasında hayvanın elektrik şoku ile bayıltılması, bu hayvanın kurban olarak kabul edilmesine engel ayıplardan sayılmaz. Çünkü kurbana engel ayıplar; kesim sırasında meydana gelen arızalar olmayıp, hayvanda önceden mevcut olan kusurlardır. Bu itibarla (şok etkisiyle ölmeden önce hemen) canlı olarak kesilmek kaydıyla, kurbanlık hayvanın elektrik veya benzeri bir şeyle şoklanmasında dinen bir sakınca yoktur.

13 Hz. Peygamber'in açık ve ısrarlı talimatına göre, kurban kesimi, hayvanın acı çekmesini en aza indirecek şekilde olmalıdır. (Müslim, Sayd, 11, 57; Tirmizî,Di- yât, 14; Ebû Dâvûd, Edâhî, 12; Nesâî, Dahâyâ, 22; İbn Mâce, Zebâih, 3). Bizim de talebimiz Hz. Muhammet’in bu isteğinin uygulanması ve kesimin en az acı verecek yöntemlerle yapılmasıdır.

14 Acısız yöntem nedir? Hiçbir kesim yöntemi mükemmel ve acısız olamaz! Ancak acısız kesim yöntemleri hayvanın kalbinin çalışmasını durdurmaksızın acı duymasını önleyecek şekilde geçici bilinç kaybı oluşturan yöntemlerdir. Bu yöntemlerle kesim sırasında hayvanın korku, acı ve sıkıntıntıların azaltılması hedeflenir.

15 Toplumumuzda bayıltarak kesimle ilgili en fazla kaygı hayvanın öldükten sonra kesilmesi hakkındadır. Bu yöntem sadece bilinç kaybına neden olur, hayvanı öldürmez hatta kesim yapılmazsa hayvan bir dakikayı geçmeden ayaklanır ve normal yaşamına devam eder. Bu nedenle İslam Dinine ters bir yönü yoktur. Hatta, bir hayvanın acı duymasını engellemek İslam’ın ilahi mesajına daha çok uygun düşer. Türk Halkı sevecendir, İslam Dini de sevgi dinidir. Bu nedenle hayvanlara ıstırap vermek Türk Halkının seçeneği olamaz. Yeter ki İslam’a uygun olan acısız kesim yöntemlerini halkımıza en iyi şekilde anlatabilelim

16 KLASİK YÖNTEM VE ACI HİSSİ: Klasik kesimlerin hayvanda ciddi acı ve strese yol açtığı bilimsel olarak ortaya konulmuştur. Davranışların gözlenmesi ve beyin tepkilerin ölçülmesi sonuçlarına göre bıçakla kesimle acı duyumunun ortadan kalkmasına kadar geçen süre: Koyunda: en az 20 saniye, çoğu kez dakikalarca Domuzda: en az 25 saniye, çoğu kez dakikalarca Sığırda: en az 2,5 dakika, Tavukta: daha uzun, Balıkta: 15 dakika ya da daha fazla Geçen bu süre zarfında ciddi bir acı ve stres yaşanmaktadır.

17 Bayıltılmadan yapılan kesimler, acı alıcılarının yoğun olarak bulunduğu deri, deri altı, kas dokusu, ve gırtlak gibi dokularda ciddi acılara neden olur. Sadece bıçak acısı değil, kan kaybının ardından kan basıncının düşmesi, bilinci henüz açık olan hayvan tarafından hemen fark edilir ve bu durum hayvanın korkmasına ve telaşlanmasına yol açar. Yine nefes borusundaki kanama nedeniyle hayvanın kendi kanını soluması bilinci hâlâ açık olan hayvanın akciğer bölgesinde yoğun acıya ve boğulma hissine neden olur.

18 İDDİA: Kesim yapılır yapılmaz hayvan hareketsiz kalıyor, bağırması bitiyor, artık acı duymuyor. Kesinlikle hayır! Hayvanın bağırmaması veya hareketsiz kalması acı çekmediğini göstermez. Çünkü boğazı kesilen hayvanın bağırma imkanı kalmaz. Hayvanın boğazı kesildiğinde özellikle kan basıncındaki ani düşüşler nedeniyle kassal tepkiler azalır ve hayvanın acıya karşı ifadeleri göstermesi mümkün olamaz. Yani acıya ilişkin fiziksel tepkiler gözlenemeyebilir ama bu hayvanın acı çekmediğini göstermez. Acı duyusunun ortadan kalkması için bilincin tam olarak kaybolması gerekir. Boğaz kesildikten sonra kan akarken beyin işlevleri hala devam eder.

19 Avrupa Birliği ülkelerindeki durum AB’nin 22 Aralık 1993 tarih ve 93/119/EC sayılı direktifi ile hayvanların kesilmeden önce bayıltılması zorunlu hale getirilmiştir. Bu konuyla ilgili daha eski tarihli 74/577/EEC ve 88/306/EEC sayılı direktifler de mevcuttur: Bu direktife göre “Havyanda bilinç kaybı oluşturulması ve acı duyumunun ortadan kalkması için, kesimden önce bayıltma işleminin uygulanması AB’nin resmi şartıdır (dini kesim için bazı Üye Devletlere belli istisnalar tanınmaktadır)” Bu zorunluluk aday ülkeleri de kapsamasına rağmen ülkemizde inanç farklılığı nedeniyle şimdilik göz yumulmaktadır. Oysa, bu yöntem insani ve vicdani yönlerinin yanı sıra İslam Dinine de uygundur.

20 Başta Almanya olmak üzere birçok AB ülkesindeki hayvanseverlerin gözü bizim yasalarımızda… Bir gün bu kesim ülkemizde yasaklanırsa bütün Avrupa’da yasaklanacak. Bu nedenle ülkemizde bu mücadelenin verilmesi çok önemli.

21 Peki ne zaman? Hükümet, acısız kurban kesimi için AB’ye Aralık 2011 tarihini verdi. Nuray BABACAN HÜRRİYET Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, “2011 Aralık’ından itibaren mezbahalar başta olmak üzere, her yerde, hayvanların acı çekmeden kesilmesi uygulamasına geçilecek. İkincil mevzuatın ve yönetmeliklerin hazırlıkları sürüyor” dedi

22 Tarih: Ekim 2012 Yönetmelik o tarihte çıktı ama kesim konusunda hala bir değişiklik yok. Çünkü kamuoyunun sesi çıkmıyor. Çıkmadıkça kimse bakanlıktan bir şey beklemesin… İşin özeti, onların acısını biz bile duymazsak, hiç kimse duymaz! Hayvanseverler lütfen… Biliyoruz omzunuzdaki yük çok ağır ama onların tek umudu sizsiniz….


"Gözler önünde olmadığı için ıstıraplarını fark etmediğimiz hayvanlar." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları