Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

GELENEKSEL TÜRK T İ YATROSU. Geleneksel Türk Tiyatrosunun Özellikleri: Geleneksel Türk tiyatrosu yazılı bir metne değil doğaçlamaya dayanır. Geleneksel.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "GELENEKSEL TÜRK T İ YATROSU. Geleneksel Türk Tiyatrosunun Özellikleri: Geleneksel Türk tiyatrosu yazılı bir metne değil doğaçlamaya dayanır. Geleneksel."— Sunum transkripti:

1 GELENEKSEL TÜRK T İ YATROSU

2 Geleneksel Türk Tiyatrosunun Özellikleri: Geleneksel Türk tiyatrosu yazılı bir metne değil doğaçlamaya dayanır. Geleneksel Türk tiyatrosu yazılı bir metne değil doğaçlamaya dayanır. Şarkı, dans, söz oyunları ve taklit geleneksel Türk tiyatrosunun vazgeçilmez öğeleridir. Şarkı, dans, söz oyunları ve taklit geleneksel Türk tiyatrosunun vazgeçilmez öğeleridir. Geleneksel Türk tiyatrosunun temel öğesi güldürüdür. Geleneksel Türk tiyatrosunun temel öğesi güldürüdür. Geleneksel Türk tiyatrosunda oyun kişilikleri tip düzeyindedir, karakter boyutuna ulaşmaz. Geleneksel Türk tiyatrosunda oyun kişilikleri tip düzeyindedir, karakter boyutuna ulaşmaz. Bu tiyatronun bir başka özelliği de sürekli bir sergileme düzenine bağlı olmayıp bayram ve düğün gibi çeşitli toplumsal olaylar içinde yer almasıdır. Bu tiyatronun bir başka özelliği de sürekli bir sergileme düzenine bağlı olmayıp bayram ve düğün gibi çeşitli toplumsal olaylar içinde yer almasıdır.

3 ORTA OYUNU

4 Orta oyunu, çevresi izleyicilerle çevrili bir alan içinde oynanan, yazılı metne dayanmayan, içinde müzik, raks ve şarkı da bulunan doğaçlama bir oyundur.

5 Oyunun dekoru; yeni dünya denilen bezsiz bir paravandan ve dükkân denilen iki katlı bir kafesten oluşur. Yeni dünya ev olarak, dükkân da iş yeri olarak kullanılır. Dükkânda bir tezgâh, birkaç hasır iskemle bulunur. Oyunun dekoru; yeni dünya denilen bezsiz bir paravandan ve dükkân denilen iki katlı bir kafesten oluşur. Yeni dünya ev olarak, dükkân da iş yeri olarak kullanılır. Dükkânda bir tezgâh, birkaç hasır iskemle bulunur. yeni dünya Dükkân DÜKKAN

6 Ortaoyunu Sahnesi Ortaoyunu Sahnesi A.Sandık Odası(Burada kostümler bulunur.) B.Oyuncuların giriş-çıkış yeri C.Çalgıcıların bulunduğu yer D.Dükkan olarak kullanılan kafes E.Oyun yeri F.Yeni dünya(Ev olarak kullanılan kafes) G.Mevki(Erkek seyircilerin oturduğu bölüm) H.Kafes(Kadın seyircilerin oturduğu bölüm) I.Parmaklık(Yarım metre uzunluğunda,çubuklar arasına ip dolayarak seyirci ile oyun yerini ayıran bölme) Mevki Kafes

7 Orta oyunu, han ya da kahvehane gibi kapalı yerlerde de oynanmakla birlikte, genel olarak açık yerlerde ortada oynanan bir oyundur. Oyunun oynandığı yuvarlak ya da oval alana palanga denir.

8 Bu oyun türü halkın ortak malıdır yani anonimdir. Oyuncular oyunda doğaçlama konuşur, dolayısıyla yazılı bir metne dayanmaz. Yanlış anlamalara, karşılıklı konuşmalara ve özellikle şive taklitlerine dayalıdır. Oyunda müzik de önemli yer tutar. Oyunda dekor yok denilebilir. Ortaoyununda farklı çevre ve değişik ulustan insanlar yer alır. Karagöz oyunu gibi Ortaoyunu da “başlangıç”, “söyleşme”, “fasıl”,”bitiş” kısımlarından meydana gelir.

9 Ahmet Rasim’ in tanımına göre Pişekar, oyunu idare eden karakterdir. Pişekar, akıllı, işgüzar, rehber, iyiyi kötüyü ayırt edebilen, tecrübeli,yaşlı bir tiptir. Oyun, bu kişinin göstereceği tarza tabidir. Ortaoyununun iki önemli kişisi vardır. Pişekar ve Kavuklu. Oyun tümüyle bu iki kişinin etrafında gelişir. Kavuklu ise oyunun komik unsurudur.Tüm entrika ve sürprizler Kavuklu’nun başının altından çıkar.Cehaleti,inatçılığı ve bunlara karşın güleryüzü ile Pişekar’ı oyun sonuna kadar uğraştırır.Daha sonra oyuna uygun bir tekerleme yaratarak oyunu bitirir.Kavuklu’nun en büyük yeteneği tekerleme yaratmaktır.

10 Kavuklu, Karagöz oyunundaki Karagöz'ün karşılığı, Pişekâr da Hacivat'ın karşılığıdır. Kavuklu, Karagöz oyunundaki Karagöz'ün karşılığı, Pişekâr da Hacivat'ın karşılığıdır. Orta oyununda da gülmece öğesi, Karagöz oyunundaki gibi, yanlış anlamalara, nüktelere ve gülünç hareketlere dayanır. Oyunda çeşitli mesleklerden, yörelerden, uluslardan insanların meslekî ve yöresel özellikleri, ağızları taklit edilir. Bunlar arasında Arap, Acem, Kastamonulu, Kayserili, Kürt, Frenk, Laz, Yahudi, Ermeni vb. sayılabilir. Orta oyununda kadın rolünü oynayan kadın kılığına girmiş erkeğe zenne denir. Orta oyununda da gülmece öğesi, Karagöz oyunundaki gibi, yanlış anlamalara, nüktelere ve gülünç hareketlere dayanır. Oyunda çeşitli mesleklerden, yörelerden, uluslardan insanların meslekî ve yöresel özellikleri, ağızları taklit edilir. Bunlar arasında Arap, Acem, Kastamonulu, Kayserili, Kürt, Frenk, Laz, Yahudi, Ermeni vb. sayılabilir. Orta oyununda kadın rolünü oynayan kadın kılığına girmiş erkeğe zenne denir. Kavuklu Hamdi ile Pişekâr Küçük İsmail Efendi, orta oyununun önemli ustaları sayılır. Kavuklu Hamdi ile Pişekâr Küçük İsmail Efendi, orta oyununun önemli ustaları sayılır.

11 Zenne Zenne Ortaoyunun oynandığı dönemin gereği Ortaoyunun oynandığı dönemin gereği kadınlar eğlence hayatında yer kadınlar eğlence hayatında yer almadığından Zenne tipini erkek canlandırır. almadığından Zenne tipini erkek canlandırır. Bazen tek bazen grup şeklinde oyuna Bazen tek bazen grup şeklinde oyuna girerler. Oyunun konusuna göre de Zenne tipinin davranışlarına değişmeler olur. Erkeğin kadını taklit etmesini gerektiren bu tip ustalık gerektirir. Bu tip içinde entrikanın olduğu oyunlarda oyunun merkez tipini temsil eder. Genellikle genç, güzel ve hafifmeşrep bir kadın portresi çizer. Zenne’nin olduğu oyunda mutlaka kendisi için kavga edecek bir belalısı ki bu genellikle Külhanbeyi veya Matiz olur bulunur. Toplumca hoş görülmeyecek davranışları olan Zenne Matiz tarafından cezalandırılmak istendiği sırada kadınlığını kullanarak bu durumdan kurtulmasını bilir. girerler. Oyunun konusuna göre de Zenne tipinin davranışlarına değişmeler olur. Erkeğin kadını taklit etmesini gerektiren bu tip ustalık gerektirir. Bu tip içinde entrikanın olduğu oyunlarda oyunun merkez tipini temsil eder. Genellikle genç, güzel ve hafifmeşrep bir kadın portresi çizer. Zenne’nin olduğu oyunda mutlaka kendisi için kavga edecek bir belalısı ki bu genellikle Külhanbeyi veya Matiz olur bulunur. Toplumca hoş görülmeyecek davranışları olan Zenne Matiz tarafından cezalandırılmak istendiği sırada kadınlığını kullanarak bu durumdan kurtulmasını bilir.

12 Oyunlardan bazılarında idealize edilen kadın tipini cezalandıran Zenne, genç, güzel, ağırbaşlı, hastalık derecesinde maşuka temsilcisidir. Ferhat ile Şirin, Tahir ile Zühre oyununda Şirin ile Zühre bu tipin temsilcileri olarak görülür. Toplum yapısının hayat tarzına ve yaşanılan döneme uygun olarak çeşitli kesimlerden kadın tipini temsil eden Zenne, Şallı Natır, Kavuklu’nun karısı Hoş Kadem, Arap Bacı (Kayarto) ve Ana Kadın gibi adlarla anılır. Oyunun başlangıcında, genellikle Pişekâr-Kavuklu muhaveresinden hemen sonra meydana giren Zenne tipi, temsil ettiği kadının giyimi ile görünür. Daha önce üç etekli entari üzerine takılmış yaşmaktan ibaret olan Zenne giyimi, daha sonra ferace ve yaşmakla görülür. Yaşmak beyaz ve şeffaf kumaştan, ferace ise genellikle parlak kumaştandır. Fakat Zenne giyimi oyunun konusu ve Zenne tipine göre değişiklik göstermektedir. Oyunlardan bazılarında idealize edilen kadın tipini cezalandıran Zenne, genç, güzel, ağırbaşlı, hastalık derecesinde maşuka temsilcisidir. Ferhat ile Şirin, Tahir ile Zühre oyununda Şirin ile Zühre bu tipin temsilcileri olarak görülür. Toplum yapısının hayat tarzına ve yaşanılan döneme uygun olarak çeşitli kesimlerden kadın tipini temsil eden Zenne, Şallı Natır, Kavuklu’nun karısı Hoş Kadem, Arap Bacı (Kayarto) ve Ana Kadın gibi adlarla anılır. Oyunun başlangıcında, genellikle Pişekâr-Kavuklu muhaveresinden hemen sonra meydana giren Zenne tipi, temsil ettiği kadının giyimi ile görünür. Daha önce üç etekli entari üzerine takılmış yaşmaktan ibaret olan Zenne giyimi, daha sonra ferace ve yaşmakla görülür. Yaşmak beyaz ve şeffaf kumaştan, ferace ise genellikle parlak kumaştandır. Fakat Zenne giyimi oyunun konusu ve Zenne tipine göre değişiklik göstermektedir.

13 Kayserili Kayserili; Mayısoğlu, Zübüroğlu Mahmut ve Hacıyorgioğlu Bodosaki Narcidisis gibi adlarla anılır. Mesleği yağ, yumurta, pastırma tüccarıdır. Küstah, işini bilen ve mağrur bir tipin temsilcisidir. Mahalli ağız ile konuşur. Yünden dokunmuş potur, çubuklu mintan, yün kuşak, başında etrafı kumaş ile sarılmış halde fes, nakışlarla bezenmiş çorap ve çarık Kayserilinin giyim kuşamıdır. Kayserili Kayserili; Mayısoğlu, Zübüroğlu Mahmut ve Hacıyorgioğlu Bodosaki Narcidisis gibi adlarla anılır. Mesleği yağ, yumurta, pastırma tüccarıdır. Küstah, işini bilen ve mağrur bir tipin temsilcisidir. Mahalli ağız ile konuşur. Yünden dokunmuş potur, çubuklu mintan, yün kuşak, başında etrafı kumaş ile sarılmış halde fes, nakışlarla bezenmiş çorap ve çarık Kayserilinin giyim kuşamıdır. Arnavut Oyunun en sempatik tiplerinden birisidir. Bayram Ağa, Bahçevan, Celep ve Bozacı olarak adlandırılır. Genellikle sakin bir mizaca sahip olmasına rağmen bazen sinirli bir hal alır. Bazen de abartılı davranışları vardır. Tecrübesiz, mahalleli özellikleri terk etmemiş, cahil bir tiptir. Hemen silahına sarılır ve zor sakinleştirilir. Belden dize doğru incelen, işlemeli çakşır, yakasız bir mintan, üzerinde kolsuz bir cepken, bele sarılmış bir kuşak, başında etrafına yemeni sarılmış bir külah Arnavut’un kıyafetleridir. Ayrıca silahı da vardır. Arnavut Oyunun en sempatik tiplerinden birisidir. Bayram Ağa, Bahçevan, Celep ve Bozacı olarak adlandırılır. Genellikle sakin bir mizaca sahip olmasına rağmen bazen sinirli bir hal alır. Bazen de abartılı davranışları vardır. Tecrübesiz, mahalleli özellikleri terk etmemiş, cahil bir tiptir. Hemen silahına sarılır ve zor sakinleştirilir. Belden dize doğru incelen, işlemeli çakşır, yakasız bir mintan, üzerinde kolsuz bir cepken, bele sarılmış bir kuşak, başında etrafına yemeni sarılmış bir külah Arnavut’un kıyafetleridir. Ayrıca silahı da vardır.

14 Acem Gaffar Ağa, Ali Ekber Ağa, Hüseyin Kehvari Tebrizi, Mirza Daniş Ağa gibi adlarla anılan Acem, meydana Farsça şiir okuyarak girer. Oyunlarda tömbekici, antikacı ve tacirdir. Osmanlı coğrafyası içinde, İstanbul’un kültür hayatından uzak yaşayan bir karakterin temsilcisidir. Azerbaycan Türkçesi ile konuşur. Pehlivanlığından bahseder. Bazen eli açık bir tip olarak görülen bu tip, bazen de cimri ve kendince kurnazdır. Olayları abartarak anlatarak komiklik yapar. Bol bir çakşır üzerine giyilmiş, boyu dize kadar uzanan bir entari, üzerinde kuşak, başında kalpak, ayağında yemeni, sol omzunda şal Acem’in kıyafetlerini tamamlar. Arap Ak Arap veya Gazel de denilen bu tip Hacı Baba, Hacı Fişfiş diye adlandırılır. Çoğunlukla kına tüccarlığı yapar. Söyleneni anlamaz, söylediklerini de Arap aksanı nedeniyle kimse anlamaz. Uzun bir entari, üzerinde cübbe, başında kefiye ile kıyafeti tamamlanır. Acem Gaffar Ağa, Ali Ekber Ağa, Hüseyin Kehvari Tebrizi, Mirza Daniş Ağa gibi adlarla anılan Acem, meydana Farsça şiir okuyarak girer. Oyunlarda tömbekici, antikacı ve tacirdir. Osmanlı coğrafyası içinde, İstanbul’un kültür hayatından uzak yaşayan bir karakterin temsilcisidir. Azerbaycan Türkçesi ile konuşur. Pehlivanlığından bahseder. Bazen eli açık bir tip olarak görülen bu tip, bazen de cimri ve kendince kurnazdır. Olayları abartarak anlatarak komiklik yapar. Bol bir çakşır üzerine giyilmiş, boyu dize kadar uzanan bir entari, üzerinde kuşak, başında kalpak, ayağında yemeni, sol omzunda şal Acem’in kıyafetlerini tamamlar. Arap Ak Arap veya Gazel de denilen bu tip Hacı Baba, Hacı Fişfiş diye adlandırılır. Çoğunlukla kına tüccarlığı yapar. Söyleneni anlamaz, söylediklerini de Arap aksanı nedeniyle kimse anlamaz. Uzun bir entari, üzerinde cübbe, başında kefiye ile kıyafeti tamamlanır.

15 Çelebi Genellikle mirasyedi bir tip olup, varlıklı bir ailenin çocuğudur. Nazik, terbiyeli, zevk sahibi ve şık giyimli biridir. Uçarı, züppe davranışlı, çapkınlığı ile yaşadığı dönemin başıboş gençliğini temsil eder. Kalemlerde çalışan memurdur. Kendisine kalan mirası çapkınlıkları ile bitirir. Rezzak-zade, Gelebevi-zade Fatih Bey gibi zadegân lakaplarla tanınır. Devrin giyim tarzına yakın kıyafetlerle tanınan Çelebi, genellikle yeşil redingot, lacivert pantolon, geniş yakalı kruvaze beyaz yelek, saten boyun bağı, pelerinli palto, elinde baston, fes ve bazen de bir demet çiçek onun giyimini ve aksesuarını tamamlar. Yahudi İhtiyatlı, cimri, sessiz bir tip olan Yahudi, sarraf ve eskici gibi rollerde görülür. Samuel Efendi, Azarya Efendi, Mişon Efendi gibi adlarla anılır. Başında sarık, şalvar üzerinde entari, belinde kuşak, gözünde gözlük, ayağında da çedik bulunur. Çoğu oyunda elinde Tevrat bulunur. Çelebi Genellikle mirasyedi bir tip olup, varlıklı bir ailenin çocuğudur. Nazik, terbiyeli, zevk sahibi ve şık giyimli biridir. Uçarı, züppe davranışlı, çapkınlığı ile yaşadığı dönemin başıboş gençliğini temsil eder. Kalemlerde çalışan memurdur. Kendisine kalan mirası çapkınlıkları ile bitirir. Rezzak-zade, Gelebevi-zade Fatih Bey gibi zadegân lakaplarla tanınır. Devrin giyim tarzına yakın kıyafetlerle tanınan Çelebi, genellikle yeşil redingot, lacivert pantolon, geniş yakalı kruvaze beyaz yelek, saten boyun bağı, pelerinli palto, elinde baston, fes ve bazen de bir demet çiçek onun giyimini ve aksesuarını tamamlar. Yahudi İhtiyatlı, cimri, sessiz bir tip olan Yahudi, sarraf ve eskici gibi rollerde görülür. Samuel Efendi, Azarya Efendi, Mişon Efendi gibi adlarla anılır. Başında sarık, şalvar üzerinde entari, belinde kuşak, gözünde gözlük, ayağında da çedik bulunur. Çoğu oyunda elinde Tevrat bulunur.

16 Rum Dr. Kiryako, Hristaki Efendi, Dr. Krippiyaz, Niko, Nikolaki adlarıyla anılan Rum tipi, Türkçeyi azınlıkların ağız özellikleriyle konuşur, konuşmasına Rumca ve Fransızca kelimeler sokar, bunun için zaman zaman alay konusu olur. Doktor, tüccar, terzi, meyhaneci gibi meslekleri yapar. Oyuna polka oynayarak giren Rum, başına silindir şapka, kolalı gömlek, çok uzun bir kravat, uzun burunlu iskarpin, elinde baston ile karşımıza çıkar. Laz Meydana kemençe çalarak giren Laz tipi, Hayrettin Ağa, Kalaycı Hayrettin Pehlivan olarak anılır. Hallaç veya kalaycılık yapan Laz, hareketli, sinirli, her zaman kavgaya hazır, sürekli konuşan yapısı ile oyunun içinde dikkatleri üzerinde toplar. Dizden paçaya doğru daralan bir pantolon, üzerinde yakasız mintan, boyu kısa, kolları bol bir cepken, başında keçeden yapılmış bir külah, ayağında çedik Laz’ın kıyafetlerini tamamlar. Rum Dr. Kiryako, Hristaki Efendi, Dr. Krippiyaz, Niko, Nikolaki adlarıyla anılan Rum tipi, Türkçeyi azınlıkların ağız özellikleriyle konuşur, konuşmasına Rumca ve Fransızca kelimeler sokar, bunun için zaman zaman alay konusu olur. Doktor, tüccar, terzi, meyhaneci gibi meslekleri yapar. Oyuna polka oynayarak giren Rum, başına silindir şapka, kolalı gömlek, çok uzun bir kravat, uzun burunlu iskarpin, elinde baston ile karşımıza çıkar. Laz Meydana kemençe çalarak giren Laz tipi, Hayrettin Ağa, Kalaycı Hayrettin Pehlivan olarak anılır. Hallaç veya kalaycılık yapan Laz, hareketli, sinirli, her zaman kavgaya hazır, sürekli konuşan yapısı ile oyunun içinde dikkatleri üzerinde toplar. Dizden paçaya doğru daralan bir pantolon, üzerinde yakasız mintan, boyu kısa, kolları bol bir cepken, başında keçeden yapılmış bir külah, ayağında çedik Laz’ın kıyafetlerini tamamlar.

17 KAVUKLU PİŞEKAR KAVUKLU PİŞEKAR

18 ÇELEBİ ACEM ÇELEBİ ACEM

19 TUZSUZ ZENNE TUZSUZ ZENNE

20 Ortaoyununun Bölümleri : Ortaoyununda dört bölüm vardır: Ortaoyununda dört bölüm vardır: Öndeyiş-Giriş(Mukaddime) Öndeyiş-Giriş(Mukaddime) Söyleşme(Muhavere) Söyleşme(Muhavere) Fasıl(Oyun) Fasıl(Oyun) Bitiş. Bitiş.

21 a) Öndeyiş-Giriş (Mukaddime) Zurna, Pişekar havası çalar.Pişekar meydana gelir, iki eliyle dört tarafı selamladıktan sonra;zurnacıyla selamı ve oyunun içeriğini içeren bir konuşma yapar.Sonra kavuklu havası eşliğinde Kavuklu gelir.Kavuklu oyuna girdiği zaman Kavuklu ile Kavuklu arkası arasında yanlış anlaşılmalar üzerine dönen komik, kısa bir söyleşme olur.Bu söyleşme sırasında bir yandan da yürürler.Çoğu kez Kavuklu ve arkası söyleşme sırasında Pişekar’ı fark etmez, biranda fark ettiklerinde ise korkudan yere,birbirlerinin üstlerine düşerler. Zurna, Pişekar havası çalar.Pişekar meydana gelir, iki eliyle dört tarafı selamladıktan sonra;zurnacıyla selamı ve oyunun içeriğini içeren bir konuşma yapar.Sonra kavuklu havası eşliğinde Kavuklu gelir.Kavuklu oyuna girdiği zaman Kavuklu ile Kavuklu arkası arasında yanlış anlaşılmalar üzerine dönen komik, kısa bir söyleşme olur.Bu söyleşme sırasında bir yandan da yürürler.Çoğu kez Kavuklu ve arkası söyleşme sırasında Pişekar’ı fark etmez, biranda fark ettiklerinde ise korkudan yere,birbirlerinin üstlerine düşerler. Bunlardan sonra oyunun ikinci bölümü,Pişekar ve Kavuklu arasındaki söyleşme gelir. Bunlardan sonra oyunun ikinci bölümü,Pişekar ve Kavuklu arasındaki söyleşme gelir.

22 b) Söyleşme (Muhavere) Bu bölüm en ustalık isteyen bölümdür.Kavuklu ile Pişekar arasında geçen bir çene yarışıdır.Söyleşme bölümü iki bölümden oluşur: Önce söyleşen kişilerin birbiri ile tanıdık çıkması, birbirlerinin sözlerini yanlış anlaması gibi güldürücü söyleşme ki buna “Arzbar” denir; Sonra da “Tekerleme” denilen söyleşme bölümü gelir. Tekerlemelerde Kavuklu, Pişekar’a başından geçmiş gibi olmayacak bir olayı anlatır.Pişekar da bunu gerçekmiş gibi dinler.Sonunda da bunun düş olduğu anlaşılır.Belli başlı tekerlemeler: Bedesten, Beygir kuyruğu, Çeşmeye düşmek, Helva,Hırsız,Tayyare ile uçmak, Kahve kutusu, Kavun, Kayık, Dilenci vapuru,Esrar,Nargile,Ördek,Pazar yeri,Zengin olmak … Bu bölüm en ustalık isteyen bölümdür.Kavuklu ile Pişekar arasında geçen bir çene yarışıdır.Söyleşme bölümü iki bölümden oluşur: Önce söyleşen kişilerin birbiri ile tanıdık çıkması, birbirlerinin sözlerini yanlış anlaması gibi güldürücü söyleşme ki buna “Arzbar” denir; Sonra da “Tekerleme” denilen söyleşme bölümü gelir. Tekerlemelerde Kavuklu, Pişekar’a başından geçmiş gibi olmayacak bir olayı anlatır.Pişekar da bunu gerçekmiş gibi dinler.Sonunda da bunun düş olduğu anlaşılır.Belli başlı tekerlemeler: Bedesten, Beygir kuyruğu, Çeşmeye düşmek, Helva,Hırsız,Tayyare ile uçmak, Kahve kutusu, Kavun, Kayık, Dilenci vapuru,Esrar,Nargile,Ördek,Pazar yeri,Zengin olmak …

23 c) Fasıl (Oyun) Tekerleme sona erip de bunun bir düş olduğu anlaşıldıktan sonra fasıl adı verilen asıl bölüme geçilir. Çoğu kez Kavuklu iş aramaktadır ve tekerleme sonunda Pişekar ona bir iş bulur.Kavuklu, “Pazarcı” oyununda sergi açar; “Fotoğrafçı” da fotoğrafçı olur; “Gözlemeci” de gözlemeci çırağı; “Büyücü” de büyücünün çömezi… Çoğu kez Kavuklu iş aramaktadır ve tekerleme sonunda Pişekar ona bir iş bulur.Kavuklu, “Pazarcı” oyununda sergi açar; “Fotoğrafçı” da fotoğrafçı olur; “Gözlemeci” de gözlemeci çırağı; “Büyücü” de büyücünün çömezi… Dükkan dekorunda gelişen olaylar dizisine paralel olarak ikinci bir olaylar dizisi de zennelerin Pişekar aracılığı ile kiraladıkları evde ( yeni dünya ) gelişir.Böylece çeşitli taklitler kimi kez zennelerle işi olduğu için kimi kez de dükkanda işi olduğu için gelir.Fasıl bunlarla gelişir. Dükkan dekorunda gelişen olaylar dizisine paralel olarak ikinci bir olaylar dizisi de zennelerin Pişekar aracılığı ile kiraladıkları evde ( yeni dünya ) gelişir.Böylece çeşitli taklitler kimi kez zennelerle işi olduğu için kimi kez de dükkanda işi olduğu için gelir.Fasıl bunlarla gelişir.

24 d) Bitiş Fasıldan sonra kısa bir bitiş bölümü gelir.Pişekar oyunu nasıl tanıtıp sunmuşsa,oyunu bitirmek de gene Pişekar’a düşer. Seyircilerden özür diler; Gelecek oyunun adını ve yerini duyurur. Fasıldan sonra kısa bir bitiş bölümü gelir.Pişekar oyunu nasıl tanıtıp sunmuşsa,oyunu bitirmek de gene Pişekar’a düşer. Seyircilerden özür diler; Gelecek oyunun adını ve yerini duyurur.

25 Ortaoyununun Adı : “TERS EVLENME” “TERS EVLENME” Oyuncular: Oyuncular: Kavuklu Hasan Efendi Kavuklu Hasan Efendi Pişekâr İsmail Efendi Pişekâr İsmail Efendi Kavuklu Arkası Kavuklu Arkası Görümce Görümce Tuzsuz Deli Bekir Tuzsuz Deli Bekir Denyo Denyo Çingene Falcı Çingene Falcı Bolulu Himmet Usta Bolulu Himmet Usta Yahudi Salomon Efendi Yahudi Salomon Efendi Rumelili Hüsmen Pehlivan Rumelili Hüsmen Pehlivan Kavuklunun Karısı Kavuklunun Karısı Kayınvalide Kayınvalide Arap Bacı Arap Bacı Mahalleli Mahalleli Yazan: Hasan Hüseyin KARABAĞ Yazan: Hasan Hüseyin KARABAĞ

26 ( Zurna Pişekâr havası çalar. Pişekâr usule uygun olarak sahne ortasına gelip yerini alır. Müziğin sona ermesiyle söze başlar. ) ( Zurna Pişekâr havası çalar. Pişekâr usule uygun olarak sahne ortasına gelip yerini alır. Müziğin sona ermesiyle söze başlar. ) P – Amma benim pehlivanım! P – Amma benim pehlivanım! S – Buyur benim ustacım! S – Buyur benim ustacım! P – Bu da hesap değil. P – Bu da hesap değil. S – Ne ola ki hesabın. S – Ne ola ki hesabın. P – Ters Evlenme adlı ortaoyununun taklidini aldım. Çal usulü ahenk ile oyunumuz başlasın bizi seyre tenezzül buyuran zevatı kiram neşeyab ve safayab olsunlar. P – Ters Evlenme adlı ortaoyununun taklidini aldım. Çal usulü ahenk ile oyunumuz başlasın bizi seyre tenezzül buyuran zevatı kiram neşeyab ve safayab olsunlar. ( Zurna Kavuklu havası çalar. Kavuklu ve Kavuklu arkası meydana gelirler. ) ( Zurna Kavuklu havası çalar. Kavuklu ve Kavuklu arkası meydana gelirler. ) K – Takıldın peşime bilmem ki ne günah işledim Allah seni musallat etti başıma. K – Takıldın peşime bilmem ki ne günah işledim Allah seni musallat etti başıma. KA- Annem bubanın peşini bırakma dedi. KA- Annem bubanın peşini bırakma dedi. K – Bizim sülalede senin gibisi yoktur. Olsa olsa ana tarafına çekmiş olacaksın. K – Bizim sülalede senin gibisi yoktur. Olsa olsa ana tarafına çekmiş olacaksın. KA- Ama anneannem hık demiş bubasının burnundan düşmüş diyor naber! KA- Ama anneannem hık demiş bubasının burnundan düşmüş diyor naber! K – Her lafa maydanoz olma. K – Her lafa maydanoz olma. KA- Bende turp olurum o zaman. KA- Bende turp olurum o zaman. K – Sus da yürü ardım sıra. Şimdi aklıma geldi evden çıkarken unuttum, kapıyı kilitledin mi? K – Sus da yürü ardım sıra. Şimdi aklıma geldi evden çıkarken unuttum, kapıyı kilitledin mi? KA- Kilitledim buba. KA- Kilitledim buba. K – Aferin, anahtarı yanına aldın mı? K – Aferin, anahtarı yanına aldın mı? KA- Almadım. KA- Almadım. K – Ya ne yaptın? K – Ya ne yaptın? KA- Kapının üstünde bıraktım. KA- Kapının üstünde bıraktım. K – Aferin. Ne, kapının üstünde mi bıraktın? K – Aferin. Ne, kapının üstünde mi bıraktın? KA- Evet buba. KA- Evet buba. K – Niye evladım? K – Niye evladım? KA- Buba geçen gün bizim komşuya hırsız girmiş, kapıyı kırıp zarar vermişler. Bende bizim kapıyı kırmasınlar diye anahtarı kapının üstünde bıraktım. KA- Buba geçen gün bizim komşuya hırsız girmiş, kapıyı kırıp zarar vermişler. Bende bizim kapıyı kırmasınlar diye anahtarı kapının üstünde bıraktım. K – Kapıyı kırmasınlar diye. K – Kapıyı kırmasınlar diye. KA- Kızma buba. KA- Kızma buba. K – Niye kızmayayım? K – Niye kızmayayım? KA- Buba düşündüm. KA- Buba düşündüm.

27 K – Sen? K – Sen? KA- Evet ben. KA- Evet ben. K – Tek başına. K – Tek başına. KA- Evet. KA- Evet. K – Allah’ım sen hepimizi koru. K – Allah’ım sen hepimizi koru. KA- Madem kapı bu kadar önemli...Bende söktüm, sırtıma vurup getirdim, girişe bıraktım. Bizim kapıyı kimse kıramaz buba. KA- Madem kapı bu kadar önemli...Bende söktüm, sırtıma vurup getirdim, girişe bıraktım. Bizim kapıyı kimse kıramaz buba. K – Dur ben senin kafanı kırayım. Kaçma gel buraya. ( Pişekârı görür ) Tüh bak senin olmayan aklına uyduk yolumuzu şaşırdık. Yolumuz Çavuşdere bostanına düştü gördün mü? K – Dur ben senin kafanı kırayım. Kaçma gel buraya. ( Pişekârı görür ) Tüh bak senin olmayan aklına uyduk yolumuzu şaşırdık. Yolumuz Çavuşdere bostanına düştü gördün mü? KA- Buba canım hıyar çekti. Bir tane koparsana. KA- Buba canım hıyar çekti. Bir tane koparsana. K – Olmaz evladım. Bu kartlaşmış tohuma kaçmış. Hem başında sahibi de yok. Hadi gel yolumuza gidelim. K – Olmaz evladım. Bu kartlaşmış tohuma kaçmış. Hem başında sahibi de yok. Hadi gel yolumuza gidelim. P – Vay efendim maşallah! ( Kavuklu ve Kavuklu arkası korkup yere düşerler. Çocuk bağırmağa başlar. ) P – Vay efendim maşallah! ( Kavuklu ve Kavuklu arkası korkup yere düşerler. Çocuk bağırmağa başlar. ) K – Ya Rabbim sen ne büyüksün. Ya Rabbim senin büyüklüğünü inkar eden kafirdir. Kurda kuşa can veren Allah’ım sebzevata bile can verdin, hıyar dile geldi konuşuyor. K – Ya Rabbim sen ne büyüksün. Ya Rabbim senin büyüklüğünü inkar eden kafirdir. Kurda kuşa can veren Allah’ım sebzevata bile can verdin, hıyar dile geldi konuşuyor. P – Estağfurullah efendim o nasıl söz. P – Estağfurullah efendim o nasıl söz. K – Benimde içime düştü bir köz. K – Benimde içime düştü bir köz. P – Efendim sizi görünce hasbi hal edeyim dedim. P – Efendim sizi görünce hasbi hal edeyim dedim. K – Bende öyleyim. K – Bende öyleyim. P – Nasıl? P – Nasıl? K – Korkudan ishalim. Evladım şöyle dur bu sebze tekin değil. K – Korkudan ishalim. Evladım şöyle dur bu sebze tekin değil. P – Korkmayın efendim. Bende sizin gibi bir beni ademim. P – Korkmayın efendim. Bende sizin gibi bir beni ademim. KA- Ne dedi buba? KA- Ne dedi buba? K – Nesin nesin? K – Nesin nesin? P – Beni ademim. P – Beni ademim. K – Çengelköy’ün bademiymiş. K – Çengelköy’ün bademiymiş. P – Maşallah hiç değişmemişsin. P – Maşallah hiç değişmemişsin. K – Sende iyi yeşermişsin. K – Sende iyi yeşermişsin. P – Uzun zamandır görüşmedik. P – Uzun zamandır görüşmedik. K – Biz gördük seni çarşıda pazarda. K – Biz gördük seni çarşıda pazarda.

28 P – Nerede? P – Nerede? K – Manav Ahmet’in tezgahında. K – Manav Ahmet’in tezgahında. P – Ne yapıyordum orada? P – Ne yapıyordum orada? K – Sulanmış müşteri bekliyordunuz. K – Sulanmış müşteri bekliyordunuz. P – Estağfurullah bırak latifeyi. P – Estağfurullah bırak latifeyi. K – Kırk yıllık arkadaşım niye bırakayım. K – Kırk yıllık arkadaşım niye bırakayım. P – Ne alaka? P – Ne alaka? K – Evde bekliyor beni Fatma. Tamam anladık adamsın. Çekil de yolumuza gidelim. K – Evde bekliyor beni Fatma. Tamam anladık adamsın. Çekil de yolumuza gidelim. P – Vallahi bırakmam vefasız. P – Vallahi bırakmam vefasız. K – Ne vefası bırakmıyorsun ki iki adım gidelim. K – Ne vefası bırakmıyorsun ki iki adım gidelim. P – Ah bîhayır beni tanımadın. P – Ah bîhayır beni tanımadın. K – Bir kere değil, on kere yüz kere hayır tanımadım. K – Bir kere değil, on kere yüz kere hayır tanımadım. P – Efendim bana şöyle bir bak. P – Efendim bana şöyle bir bak. K – Valla yeşil yeşil ot gibi birisin. K – Valla yeşil yeşil ot gibi birisin. P – Efendim beni şöyle bir süz süz. P – Efendim beni şöyle bir süz süz. K – Yoğurt mu yapıyoruz? Seninle iyi cacık olur. K – Yoğurt mu yapıyoruz? Seninle iyi cacık olur. P – Bana alıcı gözüyle bir bak. P – Bana alıcı gözüyle bir bak. K – Kiloya vursam kriz sonrası Türk lirasıyla beş para etmezsin. K – Kiloya vursam kriz sonrası Türk lirasıyla beş para etmezsin. P – Bakıyorum, sizi gözünüzden çıkaracağım. P – Bakıyorum, sizi gözünüzden çıkaracağım. K – Bende hesaplıyorum, senin kafanı yaracağım. Manyak mısın be adam çekil yolumuzdan ne istiyorsun bizden. K – Bende hesaplıyorum, senin kafanı yaracağım. Manyak mısın be adam çekil yolumuzdan ne istiyorsun bizden. P – Sizi buldum dünyada bırakmam. P – Sizi buldum dünyada bırakmam. K – Yandık oğlum ısırgan tarlasındayız. Adam pıtrak dikeni gibi yapıştı. K – Yandık oğlum ısırgan tarlasındayız. Adam pıtrak dikeni gibi yapıştı. P – Efendim nerede oturuyorsunuz? P – Efendim nerede oturuyorsunuz? K – Sana ne yahu. K – Sana ne yahu. P – Ben bu mahallenin muhtarıyım. P – Ben bu mahallenin muhtarıyım. K – Hıyarlar adına ne büyük gelişme. K – Hıyarlar adına ne büyük gelişme. P – Efendim nerede oturuyorsunuz? P – Efendim nerede oturuyorsunuz? K – Toptaşı’nda. K – Toptaşı’nda. P – Toptaşı’nın neresinde? P – Toptaşı’nın neresinde? K – Topun namlusunda. K – Topun namlusunda. P – Çık oradan. P – Çık oradan. K – Çıkamam, sıkıştım. K – Çıkamam, sıkıştım. P – Yürü Zeynep Kamile. P – Yürü Zeynep Kamile. K – Hayda yanlış anladınız. Öyle sıkışma değil. K – Hayda yanlış anladınız. Öyle sıkışma değil. P – Yürü Toptaşı Caddesini. P – Yürü Toptaşı Caddesini. K – Öyle desene, yürüdüm. K – Öyle desene, yürüdüm. P – Gir dört yoldan içeri. P – Gir dört yoldan içeri. K – Sen gir dört kolludan içeri. K – Sen gir dört kolludan içeri. P – Gir efendim gir. P – Gir efendim gir. K – Yahu çoluk çocuk... K – Yahu çoluk çocuk...

29 P – Gir gir. P – Gir gir. K – Yahu abdest mabdest... K – Yahu abdest mabdest... P – Gir efendim gir. P – Gir efendim gir. K – Çokta gençtim, gençliğime doyamadım. K – Çokta gençtim, gençliğime doyamadım. P – Girdin mi? P – Girdin mi? K – Girdim. K – Girdim. P – Nasıl bir yer? P – Nasıl bir yer? K – Daracık, karanlık bir yer. K – Daracık, karanlık bir yer. P – Olur mu koskocaman sokak. P – Olur mu koskocaman sokak. K – Ne sokağı? K – Ne sokağı? P – Nalçacı Hasan sokağı. P – Nalçacı Hasan sokağı. K – Sen bir saattir sokaktan mı bahsediyorsun? K – Sen bir saattir sokaktan mı bahsediyorsun? P – Sen ne anladın? P – Sen ne anladın? K – Park anladım park. K – Park anladım park. P – Ne parkı? P – Ne parkı? K – Karaca Ahmet parkı. K – Karaca Ahmet parkı. P – Girdin mi sokağa? P – Girdin mi sokağa? K – Girdim. K – Girdim. P – Sağ kolunda acı çeşme. P – Sağ kolunda acı çeşme. K – Iıh! Ağır geldi ben bırakıyorum. K – Iıh! Ağır geldi ben bırakıyorum. P – Öyle değil. Sağ tarafında acı çeşme. P – Öyle değil. Sağ tarafında acı çeşme. K – Baştan desene. Tatlı su yok mu ölüyorum susuzluktan. K – Baştan desene. Tatlı su yok mu ölüyorum susuzluktan. P – Efendim adı öyle, suyu akmaz, tarihi çeşme. P – Efendim adı öyle, suyu akmaz, tarihi çeşme. K – Susuz çeşme dikmeyi de senden duyuyorum. K – Susuz çeşme dikmeyi de senden duyuyorum. P – Vur yüzünü çeşmeye! P – Vur yüzünü çeşmeye! K – Manyak mısın be adam. Suratım darmadağın olsun, eski yazı yüzüme çıksın. Sakanın topal eşeği gibi dolaşayım ortalıkta. K – Manyak mısın be adam. Suratım darmadağın olsun, eski yazı yüzüme çıksın. Sakanın topal eşeği gibi dolaşayım ortalıkta. P – Efendim öyle değil. Dön yüzünü çeşmeye. P – Efendim öyle değil. Dön yüzünü çeşmeye. K – Öyle söylesene. Döndüm yüzümü çeşmeye.! K – Öyle söylesene. Döndüm yüzümü çeşmeye.! P – Tam arkanda sütçü Ahmet! P – Tam arkanda sütçü Ahmet! K – Hani nerede? K – Hani nerede? P – Sütçü Ahmet’in dükkânı. P – Sütçü Ahmet’in dükkânı. K – Ne fitne adamsın. Baştan böyle söylesene badem bozuntusu. K – Ne fitne adamsın. Baştan böyle söylesene badem bozuntusu. P – Sütçü Ahmet’i arkana alınca karşına cami sokak gelmez mi? P – Sütçü Ahmet’i arkana alınca karşına cami sokak gelmez mi? K – Bak hâlâ ne diyor? K – Bak hâlâ ne diyor?

30 P – Efendim sırtını dükkâna dönünce karşına cami sokak gelmez mi? P – Efendim sırtını dükkâna dönünce karşına cami sokak gelmez mi? K – Evet sahiden cami sokak gelir. Çocukluğum orada geçti. K – Evet sahiden cami sokak gelir. Çocukluğum orada geçti. P – Gir sokağa. Soldan ilk ev Ali dayıların evi, onun yanında Karagözgillerin evi, onun yanındaki tahta evde Hikmet amcanın evi. P – Gir sokağa. Soldan ilk ev Ali dayıların evi, onun yanında Karagözgillerin evi, onun yanındaki tahta evde Hikmet amcanın evi. K – Bildim bildim bizim Hikmet amca. K – Bildim bildim bizim Hikmet amca. P – Sağda camiden sonra ilk ev Yaşar Kaptanın evi değil mi? P – Sağda camiden sonra ilk ev Yaşar Kaptanın evi değil mi? K – Evet onların evi. Yahu Yaşar Kaptanın bir damadı vardı...Allah bir çene vermiş çan çan çan. Aynı sen. K – Evet onların evi. Yahu Yaşar Kaptanın bir damadı vardı...Allah bir çene vermiş çan çan çan. Aynı sen. P – Hala tanıyamadın mı? P – Hala tanıyamadın mı? K – Vay vay! Sen, yo tanıyamadım... K – Vay vay! Sen, yo tanıyamadım... P – O evin yanında... P – O evin yanında... K – Bizim ev vardı. K – Bizim ev vardı. P – Tabi sizin ev vardı efendim. Sen Çaykur emeklisi Konyalı Mehmet Efendinin oğlu Hasan Efendi değil misin? P – Tabi sizin ev vardı efendim. Sen Çaykur emeklisi Konyalı Mehmet Efendinin oğlu Hasan Efendi değil misin? K – Evet nereden bildin? Sen, sen İsmail? Küçük İsmail! Vay kardeşim amma değişmişsin. Büyüyünce hıyara benzemişsin. K – Evet nereden bildin? Sen, sen İsmail? Küçük İsmail! Vay kardeşim amma değişmişsin. Büyüyünce hıyara benzemişsin. P – Hasan Efendi eski tadın kalmamış. P – Hasan Efendi eski tadın kalmamış. K – Yanlış yerimden öptün canım. K – Yanlış yerimden öptün canım. P – Hayırdır neler yapıyorsun görüşmeyeli? P – Hayırdır neler yapıyorsun görüşmeyeli? K – Uzun hikâye. Sen şu bizim oğlana biraz harçlık ver de gitsin. Öp bakayım amcanın elini. K – Uzun hikâye. Sen şu bizim oğlana biraz harçlık ver de gitsin. Öp bakayım amcanın elini. P – Berhudar ol evladım. El öpenlerin çok olsun. Yalama evladım. ( Pişekâr Kavuklu arkasına para verir. ) P – Berhudar ol evladım. El öpenlerin çok olsun. Yalama evladım. ( Pişekâr Kavuklu arkasına para verir. ) K – Gel bakayım buraya. Sen düşürür kaybedersin ver bakayım. ( Kavuklu arkası çıkarken ) O kapıyı da al, götür yerine tak. K – Gel bakayım buraya. Sen düşürür kaybedersin ver bakayım. ( Kavuklu arkası çıkarken ) O kapıyı da al, götür yerine tak. KA- Sen takamıyor musun buba. ( Çıkar. ) KA- Sen takamıyor musun buba. ( Çıkar. ) K – Seni edepsiz. K – Seni edepsiz. P – Hiddetlenme Hasan Efendi o daha çocuk. P – Hiddetlenme Hasan Efendi o daha çocuk. K – Neresi çocuk koca kazık. K – Neresi çocuk koca kazık. P – Görüşmeyeli neler yaptın anlat bakalım. P – Görüşmeyeli neler yaptın anlat bakalım. K – Canım sıkkın, boş vaktim çok. Aylak adam ne yapar. K – Canım sıkkın, boş vaktim çok. Aylak adam ne yapar. P – Boş durmaz, iş arar. P – Boş durmaz, iş arar. K – Dinleyecek misin yoksa laf olsun diye mi söyledin? K – Dinleyecek misin yoksa laf olsun diye mi söyledin? P – Olur mu kardeşim sen anlat. P – Olur mu kardeşim sen anlat. K – Deniz kenarına indim. Gezerim içim açılır dedim. K – Deniz kenarına indim. Gezerim içim açılır dedim. P – Bir derdin varsa bana da açılabilirsin Hasancım. P – Bir derdin varsa bana da açılabilirsin Hasancım. K – Yahu dinlemiyorsan söyle. K – Yahu dinlemiyorsan söyle. P – Aman efendim hassasiyet gösteriyorsun. P – Aman efendim hassasiyet gösteriyorsun. K – Has...bin alla hu ve nimel vekil. Ne diyordum? K – Has...bin alla hu ve nimel vekil. Ne diyordum? P – Deniz kenarındaydın. P – Deniz kenarındaydın. K – Efendim sahil boyunca yürüyorum. Canım çok sıkkın. Kaçayım buralardan diyorum. K – Efendim sahil boyunca yürüyorum. Canım çok sıkkın. Kaçayım buralardan diyorum. P – Neyi kaçırdın? P – Neyi kaçırdın?

31 K – Şimdi aklımı kaçıracağım ha! K – Şimdi aklımı kaçıracağım ha! P – Allah saklasın o nasıl söz. P – Allah saklasın o nasıl söz. K – Denize karşı bir banka oturdum ayaklarımı uzattım. Efendim baktım bir gemi denize açılacak. Palamarı çözüyor. K – Denize karşı bir banka oturdum ayaklarımı uzattım. Efendim baktım bir gemi denize açılacak. Palamarı çözüyor. P – Kalamar mı yüzüyor? P – Kalamar mı yüzüyor? K – Evet sırt üstü, kelebek, kurbağalama karışık yüzüyor. K – Evet sırt üstü, kelebek, kurbağalama karışık yüzüyor. P – Oh ne güzel. P – Oh ne güzel. K – Yahu çıldırtma! Sus da anlatayım. K – Yahu çıldırtma! Sus da anlatayım. P – Tamam efendim ben ağzımı bağladım. P – Tamam efendim ben ağzımı bağladım. K – Tam... K – Tam... P – Bundan sonra konuşmam sen rahat anlat. P – Bundan sonra konuşmam sen rahat anlat. K – Rıhtım... K – Rıhtım... P – Ağzımı bile açmam. P – Ağzımı bile açmam. K – Kenarı... K – Kenarı... P – Konuşsam konuştum derim. P – Konuşsam konuştum derim. K – Deniz... K – Deniz... P – Aynen eski günlerdeki gibi Hasancığım sen anlatırdın ben dinlerdim. P – Aynen eski günlerdeki gibi Hasancığım sen anlatırdın ben dinlerdim. K – Ay yeter sus yahu! (Pişekârın ağzını eliyle kapar.) Hah şöyle dinle. Ne diyordum. K – Ay yeter sus yahu! (Pişekârın ağzını eliyle kapar.) Hah şöyle dinle. Ne diyordum. (Pişekâr konuşmayıp ağzının kapalı olduğunu işaret eder. Kavuklu tam konuşacağı zaman pastavla omzuna vurarak sözünü keser. Bu hal birkaç kez tekrarlanır.) (Pişekâr konuşmayıp ağzının kapalı olduğunu işaret eder. Kavuklu tam konuşacağı zaman pastavla omzuna vurarak sözünü keser. Bu hal birkaç kez tekrarlanır.) K – Yeter yahu! İsmail mahsus mu yapıyorsun çeker giderim bak. K – Yeter yahu! İsmail mahsus mu yapıyorsun çeker giderim bak. P – A ben ne yaptım şimdi. Ağzımı bile açmadım. P – A ben ne yaptım şimdi. Ağzımı bile açmadım. K – Neyse ben rıhtımda gezinirken baktım bir gemi açılacak. Süvari düşünceli eli çenesinde. K – Neyse ben rıhtımda gezinirken baktım bir gemi açılacak. Süvari düşünceli eli çenesinde. P – Ben anlamadım. Şimdi atlı adamın gemide ne işi var? P – Ben anlamadım. Şimdi atlı adamın gemide ne işi var? K – Mahsus, mikropluk olsun diye yapıyorsun değil mi? K – Mahsus, mikropluk olsun diye yapıyorsun değil mi? P – Neyi? P – Neyi? K – Neyse boş ver. Süvari diye kaptanın kıdemlisine derler. K – Neyse boş ver. Süvari diye kaptanın kıdemlisine derler. P – Onu biliyorum. P – Onu biliyorum. K – O zaman ne halt etmeye soruyorsun. Süvari beni görünce el etti, yaklaştım. Dümenci hastalanmış onun yerine kimse yok sen sefere gelir misin dedi. Tam adamını buldun dedim. Senin karşında usta denizci var. K – O zaman ne halt etmeye soruyorsun. Süvari beni görünce el etti, yaklaştım. Dümenci hastalanmış onun yerine kimse yok sen sefere gelir misin dedi. Tam adamını buldun dedim. Senin karşında usta denizci var. P – Usta denizci kim? P – Usta denizci kim? K – Beğenemedin mi ben! K – Beğenemedin mi ben! P – İyi de bir bardak su görsen, senin miden bulanır. P – İyi de bir bardak su görsen, senin miden bulanır. K – Paraya ihtiyacım var. Ekmek aslanın sindirim sisteminde. Deniz meniz vız gelir. Hemen çıktım gemiye, demir alıp iskeleden açıldık. Her şey çok güzel gidiyordu ki... K – Paraya ihtiyacım var. Ekmek aslanın sindirim sisteminde. Deniz meniz vız gelir. Hemen çıktım gemiye, demir alıp iskeleden açıldık. Her şey çok güzel gidiyordu ki... P – Eyvahlar olsun ne oldu? P – Eyvahlar olsun ne oldu? K – Sen şom ağzını açtın ya hava bozdu. Hayırsız ada açıklarında deniz çalkalamaya başladı. K – Sen şom ağzını açtın ya hava bozdu. Hayırsız ada açıklarında deniz çalkalamaya başladı. P – Bunu hep yapar. P – Bunu hep yapar.

32 K – Neyi? K – Neyi? P – Çalkalamayı. P – Çalkalamayı. K – Kim? K – Kim? P – Bizim komşu Deniz. P – Bizim komşu Deniz. K – İsmail şimdi fena olacak. Yahu Marmara’nın ortasındayız, sizin komşu ne arar orada. K – İsmail şimdi fena olacak. Yahu Marmara’nın ortasındayız, sizin komşu ne arar orada. P – Devam et devam. P – Devam et devam. K – Dur başım döndü. Zaten midem nahoş sen ne diye dönüp duruyorsun olduğun yerde? K – Dur başım döndü. Zaten midem nahoş sen ne diye dönüp duruyorsun olduğun yerde? P – Efendim ortaoyunu eskiden usulüne uygun olarak ortada oynanır, dört bir yanda seyirci olurdu. Şimdi bizde böyle dönerek o meydanı yâd ediyoruz. P – Efendim ortaoyunu eskiden usulüne uygun olarak ortada oynanır, dört bir yanda seyirci olurdu. Şimdi bizde böyle dönerek o meydanı yâd ediyoruz. K – Anladım İsmail. Limanda pek belli olmuyor ama lodos Marmara’ya fena dokunuyor. Lodostan poyraza hava fena. Deniz kudurunca bende şafak attı. K – Anladım İsmail. Limanda pek belli olmuyor ama lodos Marmara’ya fena dokunuyor. Lodostan poyraza hava fena. Deniz kudurunca bende şafak attı. P – Güneş mi doğdu? P – Güneş mi doğdu? K – Evet ben aydınlandım. Anlasana be adam korktum. Midem ağzıma geldi. Gemi bir o yana bir bu yana yalpalamaya başladı. Dalgalar baştan geliyor. Geminin burnu bir iniyor bir çıkıyor. Dalga geliyor hop gemi iniyor hop çıkıyor. K – Evet ben aydınlandım. Anlasana be adam korktum. Midem ağzıma geldi. Gemi bir o yana bir bu yana yalpalamaya başladı. Dalgalar baştan geliyor. Geminin burnu bir iniyor bir çıkıyor. Dalga geliyor hop gemi iniyor hop çıkıyor. P – Oh ne güzel lunaparktaki gondol gibi. P – Oh ne güzel lunaparktaki gondol gibi. K – Adamın dediğine bak. Ben dümeni falan bıraktım doğru güverteye... K – Adamın dediğine bak. Ben dümeni falan bıraktım doğru güverteye... P – Ne yapıyorsun? P – Ne yapıyorsun? K – Denize mayın döküyorum. K – Denize mayın döküyorum. P – Nasıl? P – Nasıl? K – Böyle böğ böğ! İçim dışıma çıkıyor, fenalıklar geçiriyorum. Aman kaptan dedim inecek var sağda dur. K – Böyle böğ böğ! İçim dışıma çıkıyor, fenalıklar geçiriyorum. Aman kaptan dedim inecek var sağda dur. P – Otobüs mü bu? P – Otobüs mü bu? K – Kaptan da öyle dedi. Otobüs mü bu. Limana gidene kadar sık dişini. K – Kaptan da öyle dedi. Otobüs mü bu. Limana gidene kadar sık dişini. P – Sık dişini. P – Sık dişini. K – Sıkmaktan Dişçi Ahmet’e yaptırdığım dişler birbirine geçti. Kuzum kaptan durdur şu gemiyi dedim. Bana mısın demiyor. Dalgalar üstümüze üstümüze geliyor, sırılsıklam ıslanıyoruz. Derken büyük bir dalga geldi beni kaldırdığı gibi bir yana attı. K – Sıkmaktan Dişçi Ahmet’e yaptırdığım dişler birbirine geçti. Kuzum kaptan durdur şu gemiyi dedim. Bana mısın demiyor. Dalgalar üstümüze üstümüze geliyor, sırılsıklam ıslanıyoruz. Derken büyük bir dalga geldi beni kaldırdığı gibi bir yana attı. P – Tutun Hasan Efendi sıkı tutun. P – Tutun Hasan Efendi sıkı tutun. K – Bende tutundum. İrice bir oduna sarıldım. Gözümü açtım ki ne göreyim... K – Bende tutundum. İrice bir oduna sarıldım. Gözümü açtım ki ne göreyim... P – Ne gördün? P – Ne gördün? K – Bir ceviz kabuğunun içindeyim. Meğer tutunduğum yer geminin yelken direğiymiş. K – Bir ceviz kabuğunun içindeyim. Meğer tutunduğum yer geminin yelken direğiymiş. P – Şimdi saçmaladın. Hiç ceviz kabuğunun içinde yelken direği olur mu canım. P – Şimdi saçmaladın. Hiç ceviz kabuğunun içinde yelken direği olur mu canım. K – Sen ne diyorsun yukarıdan koca gemi öyle gözüküyor. K – Sen ne diyorsun yukarıdan koca gemi öyle gözüküyor. P – Sonra... P – Sonra... K – Yine büyük bir dalga beni koparıp aldı, suların içinde debeleniyorum. K – Yine büyük bir dalga beni koparıp aldı, suların içinde debeleniyorum. P – Kurtar kendini Hasancım. P – Kurtar kendini Hasancım. K – Can havliyle sarıldım bir yere, baktım bizim kaptanın ayağına sarılmışım. Kaptan, sana yalvarıyorum, bir şeyler yap dedim. Kaptan düşünüyor. Şaşırdım İsmail! K – Can havliyle sarıldım bir yere, baktım bizim kaptanın ayağına sarılmışım. Kaptan, sana yalvarıyorum, bir şeyler yap dedim. Kaptan düşünüyor. Şaşırdım İsmail! P – Niye şaşırdın Hasancım? P – Niye şaşırdın Hasancım? K – Düşünen adamın heykelinin tımarhanede, kendisinin hapishanede olduğu bir yerde bizim kaptan aradan nasıl sıyrılıp da bizim gemiye kaptan olmuş ona şaşırdım. Kaptan hala düşünüyor. Ne düşünüyorsun kaptan ekonomiden sen mi sorumlusun. Demir atacağım ama baştan mı atacağım kıçtan mı onu düşünüyorum dedi. K – Düşünen adamın heykelinin tımarhanede, kendisinin hapishanede olduğu bir yerde bizim kaptan aradan nasıl sıyrılıp da bizim gemiye kaptan olmuş ona şaşırdım. Kaptan hala düşünüyor. Ne düşünüyorsun kaptan ekonomiden sen mi sorumlusun. Demir atacağım ama baştan mı atacağım kıçtan mı onu düşünüyorum dedi.

33 P – Sorumluluk sahibi adam. E sonra... P – Sorumluluk sahibi adam. E sonra... K – Düşündüğün şeye bak kaptan dedim. Sen şu demiri atta ister baştan, ister kıçtan olsun. K – Düşündüğün şeye bak kaptan dedim. Sen şu demiri atta ister baştan, ister kıçtan olsun. P – Olur mu canım dalganın geliş yönü çok önemli. P – Olur mu canım dalganın geliş yönü çok önemli. K – Onu bilmem biz fena dalgaya düştük. Kaptan kıçtan demir attı. Oh, dünya varmış ben rahatladım. Dalgaların şiddeti azaldı. Liman kadar olmasa da deniz duruldu. K – Onu bilmem biz fena dalgaya düştük. Kaptan kıçtan demir attı. Oh, dünya varmış ben rahatladım. Dalgaların şiddeti azaldı. Liman kadar olmasa da deniz duruldu. P – Tabi denizler durulmaz dalgalanmadan. P – Tabi denizler durulmaz dalgalanmadan. K – Ama benim mecalim yok, iki seksen bir doksan uzandım yattım güverteye. Arkadaşlar suratıma şap şap vuruyorlar. Kendine gel Hasan Efendi diye sesleniyorlar. K – Ama benim mecalim yok, iki seksen bir doksan uzandım yattım güverteye. Arkadaşlar suratıma şap şap vuruyorlar. Kendine gel Hasan Efendi diye sesleniyorlar. P – Denizci dayanışması diye buna derler. P – Denizci dayanışması diye buna derler. K – Yok canım kahveden arkadaşlar. K – Yok canım kahveden arkadaşlar. P – Onların ne işi var orada efendim. P – Onların ne işi var orada efendim. K – Anlasana İsmail, benim bir yere gittiğim yok. Sahilde kahvede otururken güneşin altında içim geçmiş. Dalga seslerinin etkisiyle uyuya kalmışım. Arkadaşlarda uyandırmak için kolonya sürüp yüzümü tokatlıyorlarmış. K – Anlasana İsmail, benim bir yere gittiğim yok. Sahilde kahvede otururken güneşin altında içim geçmiş. Dalga seslerinin etkisiyle uyuya kalmışım. Arkadaşlarda uyandırmak için kolonya sürüp yüzümü tokatlıyorlarmış. P – Şimdi bu anlattıkların rüyamıydı. P – Şimdi bu anlattıkların rüyamıydı. K – Tuhafsın İsmail. Hiç acemi adama dümen teslim ederler mi? K – Tuhafsın İsmail. Hiç acemi adama dümen teslim ederler mi? P – Koskoca ülkenin dümeni acemilere teslim ediliyor Hasan Efendi, geminin lafımı olur. P – Koskoca ülkenin dümeni acemilere teslim ediliyor Hasan Efendi, geminin lafımı olur. K – O da doğru ya. K – O da doğru ya. P – Seni bizim mahalleye hangi rüzgâr attı. P – Seni bizim mahalleye hangi rüzgâr attı. K – Ah sorma eski mahallede yapamadım, kriz geçiriyorum. K – Ah sorma eski mahallede yapamadım, kriz geçiriyorum. P – Aman sus o kelimeyi kullanma. P – Aman sus o kelimeyi kullanma. K – Niye yahu? K – Niye yahu? P – Millet kötü etkileniyor. P – Millet kötü etkileniyor. K – Benim krizimden onlara ne oluyor. K – Benim krizimden onlara ne oluyor. P – Olur mu canım milletçe etkileniyoruz. P – Olur mu canım milletçe etkileniyoruz. K – Yapma be. İsmail ben ne önemli adammışım. Benim insanım işte bu İsmail! Benim köylüm, benim memurum, benim işçim benimle ilgilensin ha, gözlerim yaşardı. Bu sinir krizi artık vız gelir tırıs gider. K – Yapma be. İsmail ben ne önemli adammışım. Benim insanım işte bu İsmail! Benim köylüm, benim memurum, benim işçim benimle ilgilensin ha, gözlerim yaşardı. Bu sinir krizi artık vız gelir tırıs gider. P – Sinir krizi mi? P – Sinir krizi mi? K – Evet. K – Evet. P – Aman neyse bende bir şey zannettim önemli değilmiş. P – Aman neyse bende bir şey zannettim önemli değilmiş. K – Olur mu İsmail. Eski mahallede iş bulamadım belki buralarda vardır diye kalkıp geldim. Sen muhtarmışsın aman aklında olsun unutma. K – Olur mu İsmail. Eski mahallede iş bulamadım belki buralarda vardır diye kalkıp geldim. Sen muhtarmışsın aman aklında olsun unutma. P – Sen merak etme Hasan Efendi. P – Sen merak etme Hasan Efendi. K – Bizim evi göstereyim beni arayınca orada bulursun. Bak şu ev. K – Bizim evi göstereyim beni arayınca orada bulursun. Bak şu ev. P – Hani nerede? P – Hani nerede? K – İşte şu ev. K – İşte şu ev. P – Hangi ev? P – Hangi ev? K – Şu kahverengi boyalı ev. K – Şu kahverengi boyalı ev. P – Hangi kahverengi ev? P – Hangi kahverengi ev?

34 K – Saçmalama İsmail şurada bir paravan var. Ona yenidünya derler, evin yerine geçer. Hatırlasana Ortaoyunu oynuyoruz. Hadi ben gidiyorum. Bize de beklerim. K – Saçmalama İsmail şurada bir paravan var. Ona yenidünya derler, evin yerine geçer. Hatırlasana Ortaoyunu oynuyoruz. Hadi ben gidiyorum. Bize de beklerim. P – Gelir bir acı kahveni içerim. P – Gelir bir acı kahveni içerim. K – Tabi tabi çayda demlerim. K – Tabi tabi çayda demlerim. P – Seni pinti herif seni. Hiç değişmemiş. Hadi kal sağlıcakla. P – Seni pinti herif seni. Hiç değişmemiş. Hadi kal sağlıcakla. ( Pişekâr ortaya gelirken Zenne şarkı söyleyerek meydana gelir. “Aman doktor” ) ( Pişekâr ortaya gelirken Zenne şarkı söyleyerek meydana gelir. “Aman doktor” ) G – Ah ah! Ben şimdi İsmail Efendiyi nereden bulacağım. Kime derdimi anlatacağım. Kimler derdime derman olacak ah, ah! G – Ah ah! Ben şimdi İsmail Efendiyi nereden bulacağım. Kime derdimi anlatacağım. Kimler derdime derman olacak ah, ah! P – Hayrola hanım kızım! P – Hayrola hanım kızım! G – Ay! Siz miydiniz İsmail Efendi, korkuttunuz. İyi insan lafının üstüne gelirmiş. G – Ay! Siz miydiniz İsmail Efendi, korkuttunuz. İyi insan lafının üstüne gelirmiş. P – Hayrola hanım kızım nedir seni böyle muzdarip eden dert. Söyle de derman olalım. P – Hayrola hanım kızım nedir seni böyle muzdarip eden dert. Söyle de derman olalım. G – Ah İsmail Efendi ah! G – Ah İsmail Efendi ah! P – Kızım adımımı ezberliyorsun orasını anladık. Derdini söyle. P – Kızım adımımı ezberliyorsun orasını anladık. Derdini söyle. G – Annemin çok selamı var. Abime ait bir iş için beni size gönderdi. G – Annemin çok selamı var. Abime ait bir iş için beni size gönderdi. K – Ne gibi iş efendim? K – Ne gibi iş efendim? G – Ne gibi olacak abimin hali zaten malum. Biliyorsunuz abim Tuzsuz Deli Bekir içkici, ayyaş, serserinin tekidir. G – Ne gibi olacak abimin hali zaten malum. Biliyorsunuz abim Tuzsuz Deli Bekir içkici, ayyaş, serserinin tekidir. P – Bilirim kızım bilirim. İçip içip etrafı rahatsız eder. Herkes ondan şikayetçi. P – Bilirim kızım bilirim. İçip içip etrafı rahatsız eder. Herkes ondan şikayetçi. G – Son zamanlarda iyice azıttı. Her akşam evde bize eziyet ediyor. Gece gündüz içiyor bir dakika ayık gezdiği yok. G – Son zamanlarda iyice azıttı. Her akşam evde bize eziyet ediyor. Gece gündüz içiyor bir dakika ayık gezdiği yok. K – Çok fena, onu bu halden vazgeçirmenin bir çaresine bakmalı. K – Çok fena, onu bu halden vazgeçirmenin bir çaresine bakmalı. G – Annem bunu düşündü. Nihayet evlendirirsek belki bu halden vazgeçer dedi. G – Annem bunu düşündü. Nihayet evlendirirsek belki bu halden vazgeçer dedi. K – Aman hanım kızım bu halde bir adama kim kız verir. K – Aman hanım kızım bu halde bir adama kim kız verir. ( Tuzsuzun narası duyulur. ) ( Tuzsuzun narası duyulur. ) P – Bu da ne yangın mı var? P – Bu da ne yangın mı var? G – Eyvah abim! Bu abimin sesi nerede olsa tanırım. Saklanalım İsmail Efendi beni sizinle G – Eyvah abim! Bu abimin sesi nerede olsa tanırım. Saklanalım İsmail Efendi beni sizinle konuşurken görmesin bacaklarımı kırar. konuşurken görmesin bacaklarımı kırar. P – Korkma kızım, bir şey olmaz, baban yaşındayım. Tuzsuz evladım beni sever, sayar, hürmet eder. P – Korkma kızım, bir şey olmaz, baban yaşındayım. Tuzsuz evladım beni sever, sayar, hürmet eder. G – Siz bilirsiniz efendim. Ben şuraya saklanıyorum. G – Siz bilirsiniz efendim. Ben şuraya saklanıyorum. ( Tuzsuzun narası duyulur. ) ( Tuzsuzun narası duyulur. ) P – Kızım düşündüm de yalnız başına saklanman doğru değil. Dur beraber saklanalım. P – Kızım düşündüm de yalnız başına saklanman doğru değil. Dur beraber saklanalım. ( Tuzsuz ortaya gelir, sarhoştur. Şarkısını söyler. “On yedi tek düz” ) ( Tuzsuz ortaya gelir, sarhoştur. Şarkısını söyler. “On yedi tek düz” ) T – Eyt! Dağ başında duman yiğit başında hal eksik olmaz eyt! ( Nara atarak çıkar. ) T – Eyt! Dağ başında duman yiğit başında hal eksik olmaz eyt! ( Nara atarak çıkar. ) G – Gördünüz abimin halini. Neredeyse yıkılacak. Haline, kılığına bakmadan evlenmek isterim diye bize baskı yapıyor. G – Gördünüz abimin halini. Neredeyse yıkılacak. Haline, kılığına bakmadan evlenmek isterim diye bize baskı yapıyor. P – Hangi kadın ona kız verir, hangi kız onu kocalığa kabul eder. Bu imkansız kızım işiniz gerçekten zor. P – Hangi kadın ona kız verir, hangi kız onu kocalığa kabul eder. Bu imkansız kızım işiniz gerçekten zor. G – Bizim değil efendim sizin zor. G – Bizim değil efendim sizin zor. P – O ne demek o? P – O ne demek o? G – Annemle düşündük. Abim evlenirse belki bu hallerinden vazgeçer. Annem, Tuzsuza göre bir kızı, bulsa bulsa Pişekâr İsmail Efendi bulur dedi. Kızım git ona selamımı söyle, abine münasip bir kısmet bulsun dedi. G – Annemle düşündük. Abim evlenirse belki bu hallerinden vazgeçer. Annem, Tuzsuza göre bir kızı, bulsa bulsa Pişekâr İsmail Efendi bulur dedi. Kızım git ona selamımı söyle, abine münasip bir kısmet bulsun dedi.

35 P – Bu imkansız, mümkün değil, ihtimal veremiyorum, olanaksız, olasılık bile değil, söz konusu edilemez, mümkünatı yok. P – Bu imkansız, mümkün değil, ihtimal veremiyorum, olanaksız, olasılık bile değil, söz konusu edilemez, mümkünatı yok. G – Efendim annem size bu keseyi gönderdi. G – Efendim annem size bu keseyi gönderdi. P – Hay hay efendim, tabi hanım kızım. Yalnız çok zahmetli olacak nasıl olur bilmem ki... P – Hay hay efendim, tabi hanım kızım. Yalnız çok zahmetli olacak nasıl olur bilmem ki... G – Şimdilik bununla masrafları karşılar dedi. Devamı gelecekmiş. G – Şimdilik bununla masrafları karşılar dedi. Devamı gelecekmiş. P – Siz hiç merak etmeyin efendim ben en kısa sürede size haber veririm efendim. Zaten Tuzsuz evladım da temiz çocuktur. Vakti gelmişti. P – Siz hiç merak etmeyin efendim ben en kısa sürede size haber veririm efendim. Zaten Tuzsuz evladım da temiz çocuktur. Vakti gelmişti. G – Para insana neler söyletmez ki...Utanmasa abimi ermiş ilan edecek. G – Para insana neler söyletmez ki...Utanmasa abimi ermiş ilan edecek. P – Efendim hanım kızım? P – Efendim hanım kızım? G – Mühim değil. Kalın sağlıcakla. ( Çıkar. ) G – Mühim değil. Kalın sağlıcakla. ( Çıkar. ) P – İyi de ben şimdi nereden bir kız bulacağım. Kimin başını yakacağım. Aklıma bir çare gelmiyor. Nasıl birini istiyordu bu Tuzsuz kara kaşlı, karagözlü, mini mini, çıtı pıtı...Allah Allah! Aklıma bir çare gelmiyor. Kara kaşlı, karagözlü...Kara kaş, karagöz...Kavuklu Hasan Efendi! Çok iyi fikir. Bu sayede kimsenin başını yakmayız. Hem üç beş kuruş kazanırız hem de Tuzsuz yaptıklarına pişman olup tövbe eder. Şimdi gidip Hasan Efendiyi buna razı edeyim. ( Gidip kapıyı çalar. ) Tak tak tak! Hasan Efendi Hasan Efendi! Gel seninle önemli bir konu konuşacağım. P – İyi de ben şimdi nereden bir kız bulacağım. Kimin başını yakacağım. Aklıma bir çare gelmiyor. Nasıl birini istiyordu bu Tuzsuz kara kaşlı, karagözlü, mini mini, çıtı pıtı...Allah Allah! Aklıma bir çare gelmiyor. Kara kaşlı, karagözlü...Kara kaş, karagöz...Kavuklu Hasan Efendi! Çok iyi fikir. Bu sayede kimsenin başını yakmayız. Hem üç beş kuruş kazanırız hem de Tuzsuz yaptıklarına pişman olup tövbe eder. Şimdi gidip Hasan Efendiyi buna razı edeyim. ( Gidip kapıyı çalar. ) Tak tak tak! Hasan Efendi Hasan Efendi! Gel seninle önemli bir konu konuşacağım. K – Olmayan kapımı yıktın be İsmail. Hayrola nedir bu kadar önemli mesele. K – Olmayan kapımı yıktın be İsmail. Hayrola nedir bu kadar önemli mesele. P – Destur erkek var! P – Destur erkek var! K – Ona ne şüphe hem de erkek güzeli. Bunu kime söyledi ya? K – Ona ne şüphe hem de erkek güzeli. Bunu kime söyledi ya? P – Hanım kızım burada senden başka kimse var mı tabi sana dedim. P – Hanım kızım burada senden başka kimse var mı tabi sana dedim. K – Hanım kız, ben mi? Saçmalama İsmail benim ben Kavuklu Hasan Efendi tanımadın mı? K – Hanım kız, ben mi? Saçmalama İsmail benim ben Kavuklu Hasan Efendi tanımadın mı? P – Efendim kırk yıllık ahbabımın kızını tanımaz olur muyum. Haspa ne kadar güzelleşti gelinlik çağa geldi. P – Efendim kırk yıllık ahbabımın kızını tanımaz olur muyum. Haspa ne kadar güzelleşti gelinlik çağa geldi. K – Bu herif çıldırdı mı? Kız kim benim ben. İsmail aklını başına topla. K – Bu herif çıldırdı mı? Kız kim benim ben. İsmail aklını başına topla. P – Aklım başımda. Kızım diye ben de sana söylüyorum. Çıplak sokağa çıkılmaz ayıptır. P – Aklım başımda. Kızım diye ben de sana söylüyorum. Çıplak sokağa çıkılmaz ayıptır. K – Yahu sen beni çağırdın ben de geldim. K – Yahu sen beni çağırdın ben de geldim. P – Hoş geldin hanım kızım. Lakin başını ört de öyle sokağa çık. P – Hoş geldin hanım kızım. Lakin başını ört de öyle sokağa çık. K – Eyvahlar olsun! Bu herif zıvanayı iyice gevşetmiş beni kız sanıyor. Yahu kız diye kime söylüyorsun? K – Eyvahlar olsun! Bu herif zıvanayı iyice gevşetmiş beni kız sanıyor. Yahu kız diye kime söylüyorsun? P – Hanım kızım sana söylüyorum. Maşallah geldin yetiştin. Tam gelinlik zamanın. Böyle açık saçık sokağa çıkmak sana yakışır mı? P – Hanım kızım sana söylüyorum. Maşallah geldin yetiştin. Tam gelinlik zamanın. Böyle açık saçık sokağa çıkmak sana yakışır mı? K – Ben kızım ha...Ben de kendimden şüphelenmeye başladım. Acaba kız mıyım dersin? Gökkuşağının altından geçip farkında olmadan kız mı oldum acaba. Böyle şaka olmaz doğru söyle İsmail. K – Ben kızım ha...Ben de kendimden şüphelenmeye başladım. Acaba kız mıyım dersin? Gökkuşağının altından geçip farkında olmadan kız mı oldum acaba. Böyle şaka olmaz doğru söyle İsmail. P – Elbette kızsın, bu şimdi olma değil. Anadan olma bir şey. P – Elbette kızsın, bu şimdi olma değil. Anadan olma bir şey. K – Galiba ben de çıldıracağım. Bu burma bıyıklara ne diyeceksin? K – Galiba ben de çıldıracağım. Bu burma bıyıklara ne diyeceksin? P – Onlar senin saçların. Kuyruk olduğu için aşağı doğru sarkmış. P – Onlar senin saçların. Kuyruk olduğu için aşağı doğru sarkmış. K – Haydi buna bir kulp buldun. Ya evdekine ne diyeceksin? K – Haydi buna bir kulp buldun. Ya evdekine ne diyeceksin? P – Evdeki kadın senin yengen. P – Evdeki kadın senin yengen. K – Ya çocuklar? K – Ya çocuklar? P – Onlar senin yeğenlerin. P – Onlar senin yeğenlerin. K – Şunun alt tarafı ne olacak onu söyle. K – Şunun alt tarafı ne olacak onu söyle.

36 P – Seni evlendiriyorum. P – Seni evlendiriyorum. K – Oh oh güzel. Kiminle? K – Oh oh güzel. Kiminle? P – Tuzsuz Deli Bekir’le. P – Tuzsuz Deli Bekir’le. K – Oh oh oha! Şimdi saçmaladın o adam beni keser. K – Oh oh oha! Şimdi saçmaladın o adam beni keser. P – Bir şey olmaz korkma arkanda ben varım. P – Bir şey olmaz korkma arkanda ben varım. K – Bende ondan korkuyorum ya. K – Bende ondan korkuyorum ya. P – Korkma rahat edersin hanım kızım. P – Korkma rahat edersin hanım kızım. K – Ey artık saçmaladın kerata. K – Ey artık saçmaladın kerata. P – Vay utanmaz, baban yerinde olduğum halde el kaldırıyorsun öyle mi? P – Vay utanmaz, baban yerinde olduğum halde el kaldırıyorsun öyle mi? K – Al aklın başına gelmezse tekme bile yiyeceksin. K – Al aklın başına gelmezse tekme bile yiyeceksin. P – Yazıklar olsun kızım sana. P – Yazıklar olsun kızım sana. K – Ne olursa olsun yine dayak. K – Ne olursa olsun yine dayak. P – Dinle Hasan Efendi. P – Dinle Hasan Efendi. K – Ha şöyle! Canım cennetten çıkma nasıl işe yarıyor. Karakolda doğru söyler mahkemede şaşar. Yalan mıydı Yaşar. K – Ha şöyle! Canım cennetten çıkma nasıl işe yarıyor. Karakolda doğru söyler mahkemede şaşar. Yalan mıydı Yaşar. P – Beni iyi dinle ister kız ol ister erkek P – Beni iyi dinle ister kız ol ister erkek K – Erkek olurum arkadaş. K – Erkek olurum arkadaş. P – Şimdi sen de bir para yok değil mi? P – Şimdi sen de bir para yok değil mi? K –Yok ne gezer. Tıngır tıngır oturuyorum. K –Yok ne gezer. Tıngır tıngır oturuyorum. P – Şimdi birader beni dinle geçen gün bir hanım kız ile görüştüm. P – Şimdi birader beni dinle geçen gün bir hanım kız ile görüştüm. K – Ne var hayır ola İsmail. K – Ne var hayır ola İsmail. P – Ne olacak onun bir biraderi var. Gece gündüz sarhoş, hiç ayık gezmez ve kendisini bilmez. Şimdi evlenmek istiyormuş. Derken annesi bana bir kız bulsun diye haber göndermiş. Ben de düşündüm taşındım aklıma sen geldin. Seni gelin gibi giydiririz kuşatırız kadın gibi sokağa koyarız. Belki bu hal Tuzsuza bir ders olurda eski hallerinden vazgeçer. P – Ne olacak onun bir biraderi var. Gece gündüz sarhoş, hiç ayık gezmez ve kendisini bilmez. Şimdi evlenmek istiyormuş. Derken annesi bana bir kız bulsun diye haber göndermiş. Ben de düşündüm taşındım aklıma sen geldin. Seni gelin gibi giydiririz kuşatırız kadın gibi sokağa koyarız. Belki bu hal Tuzsuza bir ders olurda eski hallerinden vazgeçer. K – Tutun bir hoca dersini versin canım. K – Tutun bir hoca dersini versin canım. P – Ama bunun sonunda çok para var. P – Ama bunun sonunda çok para var. K – Ne, çok paramı...İsmail düşündüm de bu Tuzsuza bir ders vermek lazım. Eğitim seferberliğine bizim de bir katkımız olsun değil mi ya. K – Ne, çok paramı...İsmail düşündüm de bu Tuzsuza bir ders vermek lazım. Eğitim seferberliğine bizim de bir katkımız olsun değil mi ya. P – Aferin Hasan Efendi. P – Aferin Hasan Efendi. K – Haydi bu oldu diyelim ya bizim evdekine ne diyeceğiz. K – Haydi bu oldu diyelim ya bizim evdekine ne diyeceğiz. P – Canım iş ona kalırsa o kolay. P – Canım iş ona kalırsa o kolay. K – Ben bu dolmaları yutmazdım ama mademki işin ucunda para var, sen krize dua et. Haydi kız oldum. Şimdi ne olacak? K – Ben bu dolmaları yutmazdım ama mademki işin ucunda para var, sen krize dua et. Haydi kız oldum. Şimdi ne olacak? P – Olacağı gidip damat beyin evine haber vereceğim. Görücüler gelip seni görecekler. P – Olacağı gidip damat beyin evine haber vereceğim. Görücüler gelip seni görecekler. K – Gene sapıttın ha. Kadınlar beni böyle görürlerse mahalle bekçisi diye kiralık ev sorarlar. K – Gene sapıttın ha. Kadınlar beni böyle görürlerse mahalle bekçisi diye kiralık ev sorarlar. P – Seni böyle görmeyecekler. Üstünü başını değiştireceksin. Haydi sen eve gir üzerini değiştir ben de gidip görücülere haber vereyim. P – Seni böyle görmeyecekler. Üstünü başını değiştireceksin. Haydi sen eve gir üzerini değiştir ben de gidip görücülere haber vereyim. K – İyi de İsmail, bir dakika, ben... ( Pişekâr dinlemez çıkar. ) Gitti. Lafı ağzıma tıkadı. Ne olacak daha başımıza neler gelecek bakalım. Hayır bir iş kazasına kurban gitmeyelim. Ay yoruldum içime bir sıkıntı çöktü. Şu kapımın önünde biraz soluklanayım. K – İyi de İsmail, bir dakika, ben... ( Pişekâr dinlemez çıkar. ) Gitti. Lafı ağzıma tıkadı. Ne olacak daha başımıza neler gelecek bakalım. Hayır bir iş kazasına kurban gitmeyelim. Ay yoruldum içime bir sıkıntı çöktü. Şu kapımın önünde biraz soluklanayım. ( Denyo gizlice gelir.) ( Denyo gizlice gelir.)

37 D – Merhaba Hasan amca teyze! D – Merhaba Hasan amca teyze! K – Höst! Ne dedikoducu mahalleymiş! Ya Rabbim şimdi konuştuk. Evladım bana teyze deme çocuğum, amca de. K – Höst! Ne dedikoducu mahalleymiş! Ya Rabbim şimdi konuştuk. Evladım bana teyze deme çocuğum, amca de. D – Tamam Hasan amca teyze. D – Tamam Hasan amca teyze. K – Yine teyze diyor. Evladım teyze deme amca de. K – Yine teyze diyor. Evladım teyze deme amca de. D – Tamam Hasan amca. D – Tamam Hasan amca. K – Bak hâlâ amca diyor. Evladım, çocuğum kaç kez söyledim. Bana amca deme, teyze de. Tüh Allah müstehakını vermesin, beni de şaşırttın. Ne var ne istiyorsun? K – Bak hâlâ amca diyor. Evladım, çocuğum kaç kez söyledim. Bana amca deme, teyze de. Tüh Allah müstehakını vermesin, beni de şaşırttın. Ne var ne istiyorsun? D – Hoppala cuppala versene on para. D – Hoppala cuppala versene on para. K – Ne parası evladım? K – Ne parası evladım? D – Düğün parası. D – Düğün parası. K – Ne düğünü? K – Ne düğünü? D – Sen evleniyor muşsun ya. D – Sen evleniyor muşsun ya. K – Kim dedi? K – Kim dedi? D – Pişekâr İsmail amca dedi. D – Pişekâr İsmail amca dedi. K – Vay dedikoducu vay! Sorarım ben ona. K – Vay dedikoducu vay! Sorarım ben ona. D – Haydi paramı ver. D – Haydi paramı ver. K – Git başımdan para mara yok. K – Git başımdan para mara yok. D – O zaman ben de gider herkese senin evlendiğini söylerim. D – O zaman ben de gider herkese senin evlendiğini söylerim. K – Git kime söylersen söyle. K – Git kime söylersen söyle. D – Mahalleli, mahalleli... D – Mahalleli, mahalleli... K – Gel bakayım buraya. Aman sus kimseye bir şey söyleme. K – Gel bakayım buraya. Aman sus kimseye bir şey söyleme. D – Sende paramı ver. Ben sana şarkı söyleyeyim sen bana para ver. D – Sende paramı ver. Ben sana şarkı söyleyeyim sen bana para ver. K – Kurtuluş yok. Tamam söyle. K – Kurtuluş yok. Tamam söyle. D – Anama ana diyesin babama baba diyesin sen bize gelin gelesin nerde kaldın kibar gelin... D – Anama ana diyesin babama baba diyesin sen bize gelin gelesin nerde kaldın kibar gelin... K – Kes tamam kes! Gözümün içine baka baka bize gelin gelesin diyor. Yürü gözüm görmesin seni. K – Kes tamam kes! Gözümün içine baka baka bize gelin gelesin diyor. Yürü gözüm görmesin seni. D – Tamam ver paramı. D – Tamam ver paramı. K – Haydi yallah! Para mara yok. K – Haydi yallah! Para mara yok. D – Ben de gidip herkese senin evlendiğini söyleyeceğim. D – Ben de gidip herkese senin evlendiğini söyleyeceğim. K – Haydi git başımdan. K – Haydi git başımdan. D – Mahalleli, mahalleli. D – Mahalleli, mahalleli. K – Anlaşıldı gel buraya. Senin sesin güzel harcanma buralarda. Al şu kartı. K – Anlaşıldı gel buraya. Senin sesin güzel harcanma buralarda. Al şu kartı. D – Aldım ne olacak? D – Aldım ne olacak? K – Unkapanı’na git. K – Unkapanı’na git. D – Gittim ne olacak? D – Gittim ne olacak? K – Plâkçılar çarşısını bul. K – Plâkçılar çarşısını bul. D – Buldum ne olacak? D – Buldum ne olacak? K – Orada Karasu’dan topal Hilmi’yi bul. K – Orada Karasu’dan topal Hilmi’yi bul.

38 D – Hangi topal Hilmi? D – Hangi topal Hilmi? K – Elinin körü Hilmi. Hani uzaylı kardeşi var ya. K – Elinin körü Hilmi. Hani uzaylı kardeşi var ya. D – Ha anladım bizim Hilmi. D – Ha anladım bizim Hilmi. K – Ya sizin Hilmi. Bu kartı ona ver, selamımı söyle Hasan Efendinin yakınıyım, deme, Pişekâr İsmail Efendinin yakınıyım de. K – Ya sizin Hilmi. Bu kartı ona ver, selamımı söyle Hasan Efendinin yakınıyım, deme, Pişekâr İsmail Efendinin yakınıyım de. D – Ben ondan niye yakınıyım? D – Ben ondan niye yakınıyım? K – Evladım öylesi değil, akrabasıyım diyeceksin. Onlarda sana kaset yapsın. K – Evladım öylesi değil, akrabasıyım diyeceksin. Onlarda sana kaset yapsın. D – Bana kaset yaparlar mı? D – Bana kaset yaparlar mı? K – Tabi çocuğum, “r” özürlü kimlere kaset yapmadılar ki... K – Tabi çocuğum, “r” özürlü kimlere kaset yapmadılar ki... D – Ben hemen gideyim. D – Ben hemen gideyim. K – Dur hele dur. Şu düğünden de kimseye bahsetme. K – Dur hele dur. Şu düğünden de kimseye bahsetme. D – Hangi düğünden? D – Hangi düğünden? K – Hani ben evleniyordum ya. K – Hani ben evleniyordum ya. D – Senin evlendiğinden kimseye bahsetmeyeceğim! D – Senin evlendiğinden kimseye bahsetmeyeceğim! K – Oğlum bağırmasana! K – Oğlum bağırmasana! D – Ben bağırmıyorum ki! D – Ben bağırmıyorum ki! K – Ne yapıyorsun? K – Ne yapıyorsun? D – Yüksek sesle konuşuyorum! D – Yüksek sesle konuşuyorum! K – Defol şuradan zevzek. Kimseye söyleme. K – Defol şuradan zevzek. Kimseye söyleme. D – Kimse bilmeyecek. Buraya gelirken bir camide, bir de kahvede söylemiştim. D – Kimse bilmeyecek. Buraya gelirken bir camide, bir de kahvede söylemiştim. K – Ne! Allah’ın cezası velet kaçma gel buraya! ( Denyo çıkar. ) Bittim, mahvoldum! Hayır, maşallah aslan gibi adamım bir şeyden korkmam da... Bu işin sonunda bir iş kazasına kurban gitmekte var. Ay! İçime bir sıkıntı çöktü. Oturup hava alayım da kendime geleyim. K – Ne! Allah’ın cezası velet kaçma gel buraya! ( Denyo çıkar. ) Bittim, mahvoldum! Hayır, maşallah aslan gibi adamım bir şeyden korkmam da... Bu işin sonunda bir iş kazasına kurban gitmekte var. Ay! İçime bir sıkıntı çöktü. Oturup hava alayım da kendime geleyim. ( Çingene falcı şarkı söyleyip dans ederek gelir. “Ah çeribaşının gelini” ) ( Çingene falcı şarkı söyleyip dans ederek gelir. “Ah çeribaşının gelini” ) F – Nohut bakla açarım, fal bakarım, falcı geldi hanım! İşler pek kesat daha siftah yok. Amanın şurada biri oturur. Gideyim falına bakayım. Ne oturursun burada böyle üzgün süzgün kırmızı biberim. Yoksam Konya’da gemilerin mi battı? F – Nohut bakla açarım, fal bakarım, falcı geldi hanım! İşler pek kesat daha siftah yok. Amanın şurada biri oturur. Gideyim falına bakayım. Ne oturursun burada böyle üzgün süzgün kırmızı biberim. Yoksam Konya’da gemilerin mi battı? K – Ühü ühü! Komiksin ya. K – Ühü ühü! Komiksin ya. F – Bak gülünce yüzünde güller açtı. Ver elini de bakayım falına, kızılcık şerbetim. F – Bak gülünce yüzünde güller açtı. Ver elini de bakayım falına, kızılcık şerbetim. K – Git başımdan benim derdim bana yeter. K – Git başımdan benim derdim bana yeter. F – Neden dertlenirsin bahçe domatesim? Bakayım falına söyleyeyim her bir şeyciği. F – Neden dertlenirsin bahçe domatesim? Bakayım falına söyleyeyim her bir şeyciği. K – İstemez git başımdan. Bundan kaç tane var, nereye dönsem o. Al bir tane daha. K – İstemez git başımdan. Bundan kaç tane var, nereye dönsem o. Al bir tane daha. F – Abi evde şoparlar aç, ekmek beklerler. F – Abi evde şoparlar aç, ekmek beklerler. K – Uydurma, sen bekarsın çocukların yok ki... K – Uydurma, sen bekarsın çocukların yok ki... F – İlerde oda olur inşallah! Kısmetimize dur işareti olma. F – İlerde oda olur inşallah! Kısmetimize dur işareti olma. K – Çattık! K – Çattık! F – Abi seni sevdim ver elini de bakayım. Neyse halin çıksın falın. F – Abi seni sevdim ver elini de bakayım. Neyse halin çıksın falın. K – Çıkar mı? K – Çıkar mı? F – Fotokopi gibi çıkarırım renkli baskım, kırmızı kuşe kâğıdım. F – Fotokopi gibi çıkarırım renkli baskım, kırmızı kuşe kâğıdım. K – Sen a dörde siyah çıkar yeter. K – Sen a dörde siyah çıkar yeter.

39 F – Ver bakayım. F – Ver bakayım. K – İyi bak. K – İyi bak. F – At bir onluk da ekran açılsın. F – At bir onluk da ekran açılsın. K – Dekoder mi alıyoruz, ne yapıyorsun. Gider kahvede seyrederim daha iyi. K – Dekoder mi alıyoruz, ne yapıyorsun. Gider kahvede seyrederim daha iyi. F – Tamam at bir beşlik. F – Tamam at bir beşlik. K – İstemez kalsın. K – İstemez kalsın. F – Ver bir iki buçuk. F – Ver bir iki buçuk. K – Bir tekliğe bakıyorsan bak. K – Bir tekliğe bakıyorsan bak. F – Tamam ver. Of, ne görürüm. F – Tamam ver. Of, ne görürüm. K – Ne görürsün kız? K – Ne görürsün kız? F – Bir vakte kadar mı desem, iki vakte kadar mı, sana üç vakte kadar yol görünür. F – Bir vakte kadar mı desem, iki vakte kadar mı, sana üç vakte kadar yol görünür. K – Oh çok şükür, kaçıp kurtuluyorum. K – Oh çok şükür, kaçıp kurtuluyorum. F – İşte deniz yolu, kara yolu, hava yolu. F – İşte deniz yolu, kara yolu, hava yolu. K – Yollar karıştı. K – Yollar karıştı. F – Yolun sonunda sana bir kısmet görünür. F – Yolun sonunda sana bir kısmet görünür. K – İşte bu iyi haber. K – İşte bu iyi haber. F – Güzel bir gelin görürüm kara kaşlı, karagözlü... F – Güzel bir gelin görürüm kara kaşlı, karagözlü... K – Aman ne güzel. K – Aman ne güzel. F – Bu ne? F – Bu ne? K – Ne? K – Ne? F – Bu gelinin fazlalıkları var. F – Bu gelinin fazlalıkları var. K – Olsun, spora göndeririz, rejim yapar. K – Olsun, spora göndeririz, rejim yapar. F – Öylesi değil. Kaytan bıyıkları var. F – Öylesi değil. Kaytan bıyıkları var. K – Fark etmez, epilasyonla aldırırız. K – Fark etmez, epilasyonla aldırırız. F – Tövbe tövbe. Hiç böyle şey görmedim amma cenabet adamsın. Ver öbür eline bakayım. Amanın bu nasıl bir mahlukat yamru yumru ne biçim şey? Ha, şöyle göründü. F – Tövbe tövbe. Hiç böyle şey görmedim amma cenabet adamsın. Ver öbür eline bakayım. Amanın bu nasıl bir mahlukat yamru yumru ne biçim şey? Ha, şöyle göründü. K – İyi de benim kol ikiye bölündü. K – İyi de benim kol ikiye bölündü. F – Akıntı çağanozu kılıklı sarsak bir herif, yengeç gibi yan yan yürüyor. F – Akıntı çağanozu kılıklı sarsak bir herif, yengeç gibi yan yan yürüyor. K – Nasıl da bildi. K – Nasıl da bildi. F – İçip içip naralar atar, etrafa korku salar, sarhoş gezer. F – İçip içip naralar atar, etrafa korku salar, sarhoş gezer. K – Ah kardeş sorma neler çektiğimi, Allah bilir. Bir de sen gördün. Bir dakika ayık zamanı yok ki ayyaşın. K – Ah kardeş sorma neler çektiğimi, Allah bilir. Bir de sen gördün. Bir dakika ayık zamanı yok ki ayyaşın. F – Acayip ama bu senin kısmetin. Sen bu adama dikkat et! F – Acayip ama bu senin kısmetin. Sen bu adama dikkat et! K – Orasını biliyoruz, sen onu geç. Asıl sonunda ne oluyor onu söyle. K – Orasını biliyoruz, sen onu geç. Asıl sonunda ne oluyor onu söyle. F – Adam? Senin kısmetin? Burada bıyıklı bir gelin, burada sarhoş adam... Fal karıştı. Bunca yıllık falcılık hayatımda böyle şey görmedim. Allah’ım neler oluyor bize, başımıza taş yağacak, imdat! Canını seven kaçsın, imdat! F – Adam? Senin kısmetin? Burada bıyıklı bir gelin, burada sarhoş adam... Fal karıştı. Bunca yıllık falcılık hayatımda böyle şey görmedim. Allah’ım neler oluyor bize, başımıza taş yağacak, imdat! Canını seven kaçsın, imdat! K – Yahu dur sonunda ne olacak onu söyle. ( Falcı çıkar. ) Sonunu söylemedi. Falcı hepsini bildi de sonunu söylemedi. Sonumuz meçhul, Allah hayra getire. Mübarek arkası yarın. Maria Mercedes. Ah İsmail, bunların tek sorumlusu sensin. ( Gidip paravanın önünde tabureye oturur. ) K – Yahu dur sonunda ne olacak onu söyle. ( Falcı çıkar. ) Sonunu söylemedi. Falcı hepsini bildi de sonunu söylemedi. Sonumuz meçhul, Allah hayra getire. Mübarek arkası yarın. Maria Mercedes. Ah İsmail, bunların tek sorumlusu sensin. ( Gidip paravanın önünde tabureye oturur. )

40 ( Bolulu Himmet Usta şarkı söyleyerek gelir. “Süt içtim dilim yandı” ) ( Bolulu Himmet Usta şarkı söyleyerek gelir. “Süt içtim dilim yandı” ) B – Amanın, amma zor geldik buracığa şimdi nereden bir insan evladı bulacağız da düğün evini soracağız. B – Amanın, amma zor geldik buracığa şimdi nereden bir insan evladı bulacağız da düğün evini soracağız. K – Bu da kim geldi dikildi. Paytak ördek yavrusu hoş geldin. K – Bu da kim geldi dikildi. Paytak ördek yavrusu hoş geldin. B – Suda pişmiş balkabağım boş geldin. B – Suda pişmiş balkabağım boş geldin. K – Bana ha? K – Bana ha? B – Ha sana ha Hasan’a. B – Ha sana ha Hasan’a. K – Benimle eğleniyor musun? K – Benimle eğleniyor musun? B – Haddime mi düşmüş ağam. B – Haddime mi düşmüş ağam. K – Ha şöyle yola gel. K – Ha şöyle yola gel. B – Ağam bana bak sen insan evladı mısın? B – Ağam bana bak sen insan evladı mısın? K – Hoppala buyur bundan da beş paralık. Ağzından çıkanı kulağın duysun. K – Hoppala buyur bundan da beş paralık. Ağzından çıkanı kulağın duysun. B – Kızma ağam ne dedim. B – Kızma ağam ne dedim. K – Daha ne diyeceksin çamı ortaya devirdin. K – Daha ne diyeceksin çamı ortaya devirdin. B – Yok ağam ben oduncu değilim. Bolunun meşhur helvacı ustası Himmet derler bana. B – Yok ağam ben oduncu değilim. Bolunun meşhur helvacı ustası Himmet derler bana. K – E niye geldin? K – E niye geldin? B – Burada bir düğün evi varmış onu soracaktım. B – Burada bir düğün evi varmış onu soracaktım. K – Kimlerdenmiş, belki tanırım. K – Kimlerdenmiş, belki tanırım. B – Damadın adı tatlı mı tuzlu mu bir şeydi amma, çıkaramadım. B – Damadın adı tatlı mı tuzlu mu bir şeydi amma, çıkaramadım. K – Tuzsuz Deli Bekir. K – Tuzsuz Deli Bekir. B – He ağam es sahtan o. B – He ağam es sahtan o. K – Vay oğlan evi gelip beni istemeden düğün dernek kuruyor. K – Vay oğlan evi gelip beni istemeden düğün dernek kuruyor. B – Bir yol söyle ağam gidip kızın anasıyla görüşeceğim. B – Bir yol söyle ağam gidip kızın anasıyla görüşeceğim. K – Bana söyle. Biz kız tarafıyız. K – Bana söyle. Biz kız tarafıyız. B – Damadın anası dedi ki düğün helvasını kız tarafı yapacakmış. Evin tadı tuzu olurmuş. B – Damadın anası dedi ki düğün helvasını kız tarafı yapacakmış. Evin tadı tuzu olurmuş. K – Hay olmaz olaydı. K – Hay olmaz olaydı. B – Kaç kazan yapacağız? B – Kaç kazan yapacağız? K – Ne kazanı bir tencere yap yeter. K – Ne kazanı bir tencere yap yeter. B – Bir tencere helva kime yeter. Yapmışken kazanla yapmak lazım. B – Bir tencere helva kime yeter. Yapmışken kazanla yapmak lazım. K – Tamam bildiğin gibi yap. K – Tamam bildiğin gibi yap. B – Yap demeyle olmaz. Yağ, un, şeker, fıstık lazım. B – Yap demeyle olmaz. Yağ, un, şeker, fıstık lazım. K – Yağsız olsun. K – Yağsız olsun. B – Yağsız helva mı olur. At taş diye adamın kafasını yar. B – Yağsız helva mı olur. At taş diye adamın kafasını yar. K – Ununu az koy. K – Ununu az koy. B – Unsuz helva olur mu. Cıvık cıvık çorba gibi. B – Unsuz helva olur mu. Cıvık cıvık çorba gibi. K – Şekersiz olsun. K – Şekersiz olsun. B – Şekersiz helva nerede duyulmuş. B – Şekersiz helva nerede duyulmuş. K – Bu diyet helva. K – Bu diyet helva.

41 B – Damat gibi tatsız tuzsuz bir şey olacak. Hiç olur mu? B – Damat gibi tatsız tuzsuz bir şey olacak. Hiç olur mu? K – Bari fıstığını koyma. K – Bari fıstığını koyma. B – Helva dedin mi her bir şeyciği tam, malzemesi bol olmalı, malzemeden çalamam. B – Helva dedin mi her bir şeyciği tam, malzemesi bol olmalı, malzemeden çalamam. K – Ne olurdu müteahhitlerde senin gibi düşünselerdi de şu güzelim şehir ayakta kalsaydı. Tamam bildiğine göre yaparsın. K – Ne olurdu müteahhitlerde senin gibi düşünselerdi de şu güzelim şehir ayakta kalsaydı. Tamam bildiğine göre yaparsın. B – Kazanı ateşe oturtcan, oturttun mu? Tereyağını kazana koycun, koydun mu? Tereyağı mis gibi eriyince karıştıracun karıştıracun. Aman dikkat et yanmasın! Ununu serpeleyecen serpeleyecen, karıştıracun karıştıracun. Un mis gibi sarardı mıydı, aman dikkat et yanmasın! Şekerini ilave edecen karıştıracun karıştıracun, aman dikkat et yanmasın! Ateşten alıp kenara koycun. Al işte sana mis gibi düğün helvası afiyetle ye. Hih hih hih! B – Kazanı ateşe oturtcan, oturttun mu? Tereyağını kazana koycun, koydun mu? Tereyağı mis gibi eriyince karıştıracun karıştıracun. Aman dikkat et yanmasın! Ununu serpeleyecen serpeleyecen, karıştıracun karıştıracun. Un mis gibi sarardı mıydı, aman dikkat et yanmasın! Şekerini ilave edecen karıştıracun karıştıracun, aman dikkat et yanmasın! Ateşten alıp kenara koycun. Al işte sana mis gibi düğün helvası afiyetle ye. Hih hih hih! K – Tamam Himmet Usta sen git biz yaparız. K – Tamam Himmet Usta sen git biz yaparız. B – Hiç olur mu onun patenti bende. Şimdi kazanı ateşe oturtcan, oturttun mu? Tereyağını kazana koycun, koydun mu? Tereyağı mis gibi eriyince karıştıracun karıştıracun. Aman dikkat et yanmasın! Ununu serpeleyecen serpeleyecen, karıştıracun karıştıracun. Un mis gibi sarardı mıydı, aman dikkat et yanmasın! Şekerini ilave edecen karıştıracun karıştıracun, aman dikkat et yanmasın! Ateşten alıp kenara koycun. Al işte sana mis gibi düğün helvası afiyetle ye. Hih hih hih! B – Hiç olur mu onun patenti bende. Şimdi kazanı ateşe oturtcan, oturttun mu? Tereyağını kazana koycun, koydun mu? Tereyağı mis gibi eriyince karıştıracun karıştıracun. Aman dikkat et yanmasın! Ununu serpeleyecen serpeleyecen, karıştıracun karıştıracun. Un mis gibi sarardı mıydı, aman dikkat et yanmasın! Şekerini ilave edecen karıştıracun karıştıracun, aman dikkat et yanmasın! Ateşten alıp kenara koycun. Al işte sana mis gibi düğün helvası afiyetle ye. Hih hih hih! K – Pişekâr İsmail Efendiyi tanıyor musun? K – Pişekâr İsmail Efendiyi tanıyor musun? B – Tanırım. B – Tanırım. K - Git Pişekâr İsmail Efendiye, düğün masraflarını o karşılıyor. Helvanın parasını ondan alacaksın. K - Git Pişekâr İsmail Efendiye, düğün masraflarını o karşılıyor. Helvanın parasını ondan alacaksın. B – Tamam efendim. ( Çıkarken ) B – Tamam efendim. ( Çıkarken ) K – Himmet Usta, Himmet Usta! K – Himmet Usta, Himmet Usta! B – Ne var? B – Ne var? K – Yağın var mı? K – Yağın var mı? B – Var var. B – Var var. K – Unun var mı? K – Unun var mı? B – Var var. B – Var var. K – Şekerin var mı? K – Şekerin var mı? B – Var var. B – Var var. K – Ne duruyorsun? K – Ne duruyorsun? B – Ne yapayım? B – Ne yapayım? K – ( Beraber ) Helva yapsana helva yapsana, helva yapsana vay vay helva yapsana! ( Bolulu şarkı söyleyerek çıkar. ) Amma neşeli adam yahu! Ay moralim yerine geldi. Gönül rahatlığıyla biraz kestireyim. Sıcak bastı çıkarayım şunu. K – ( Beraber ) Helva yapsana helva yapsana, helva yapsana vay vay helva yapsana! ( Bolulu şarkı söyleyerek çıkar. ) Amma neşeli adam yahu! Ay moralim yerine geldi. Gönül rahatlığıyla biraz kestireyim. Sıcak bastı çıkarayım şunu. ( Rumelili şarkı söyleyerek gelir. “Alişimin kaşları kâre” ) ( Rumelili şarkı söyleyerek gelir. “Alişimin kaşları kâre” ) R – Te be kalktım geldim Tekirdağ’dan buracazlara. Varmış burda pelvan güreşleri. Şimdi nerden bir kızan bulcaz da sorcaz nerdedir bu pelvan güreşleri. R – Te be kalktım geldim Tekirdağ’dan buracazlara. Varmış burda pelvan güreşleri. Şimdi nerden bir kızan bulcaz da sorcaz nerdedir bu pelvan güreşleri. K – Ha maşallah geldi enine boyuna çınar ağacı. K – Ha maşallah geldi enine boyuna çınar ağacı. R – Bana bak sen ne diyersin oralarda sussak kafalı. R – Bana bak sen ne diyersin oralarda sussak kafalı. K – Yok canım konuşmadım bile. K – Yok canım konuşmadım bile. R – De bakayım nerdedir bu pelvan güreşleri? R – De bakayım nerdedir bu pelvan güreşleri? K – Sen yanlış geldin, burada güreş müreş yok. K – Sen yanlış geldin, burada güreş müreş yok. R – Seni kelçin ağızlı bizde yanlış olmaz. Gösteriver hele nerdedir güreş? R – Seni kelçin ağızlı bizde yanlış olmaz. Gösteriver hele nerdedir güreş? K – Bugün tersten kalktım anlaşıldı. K – Bugün tersten kalktım anlaşıldı.

42 R – Sen kime diyersin teres? R – Sen kime diyersin teres? K – Yok yanlış anladın ters dedim. K – Yok yanlış anladın ters dedim. R – Şimdi sığır tersi diyer, vay edepsiz. R – Şimdi sığır tersi diyer, vay edepsiz. K – Arkadaş yanlış anlamada Karagözü geçtin. Bugün işlerim aksi gidiyor dedim. K – Arkadaş yanlış anlamada Karagözü geçtin. Bugün işlerim aksi gidiyor dedim. R – Sen bana aksi mi diyersin? R – Sen bana aksi mi diyersin? K – Dediysem ne olacak. Dayımısın kardeşim! K – Dediysem ne olacak. Dayımısın kardeşim! R – Evet! R – Evet! K – Yengem nasıl? K – Yengem nasıl? R – Soyunmuş dökünmüş maşallah pelvana benziyorsun, kalıp yerinde. R – Soyunmuş dökünmüş maşallah pelvana benziyorsun, kalıp yerinde. K – Eh okuldayken güreşmiştik az buçuk. K – Eh okuldayken güreşmiştik az buçuk. R – Hele hele. R – Hele hele. K – Rakip tanımazdım. K – Rakip tanımazdım. R – Bak sen. R – Bak sen. K – Böyle tuttum muydu ııh, ( Rumeliliye el ense atar, kımıldatamaz. ) bırakırdım. K – Böyle tuttum muydu ııh, ( Rumeliliye el ense atar, kımıldatamaz. ) bırakırdım. R – Aferin gel benimle bir güreş tut. R – Aferin gel benimle bir güreş tut. K – Yok olmaz. K – Yok olmaz. R – Niye be pelvan? R – Niye be pelvan? K – Canını yakarım, sonra annen kızar. K – Canını yakarım, sonra annen kızar. R – Hadi hadi gel. Bir paça kasnak, bir künde... R – Hadi hadi gel. Bir paça kasnak, bir künde... K – Sağ ol tokum, paça yiyemem ama sen künefeyi oyundan sonra getir. K – Sağ ol tokum, paça yiyemem ama sen künefeyi oyundan sonra getir. R – Bir sarma... R – Bir sarma... K – Akşam şişkinlik yapıyor. K – Akşam şişkinlik yapıyor. R – Haydi zeytinyağlı... R – Haydi zeytinyağlı... K – Zeytinyağlı yiyemem aman basmada fistan giyemem aman... K – Zeytinyağlı yiyemem aman basmada fistan giyemem aman... R – Hayda bre! Ne kaçarsın kedi kılıklı, te be miyav, te be miyav. ( Kavukluyu kaptığı gibi havada döndürür, yere bırakır. Kavuklu dışarı doğru emeklerken yakalayıp içeri çeker, sarmayı vurur. ) R – Hayda bre! Ne kaçarsın kedi kılıklı, te be miyav, te be miyav. ( Kavukluyu kaptığı gibi havada döndürür, yere bırakır. Kavuklu dışarı doğru emeklerken yakalayıp içeri çeker, sarmayı vurur. ) K – Ah kardeşim manyak mısın bırak. K – Ah kardeşim manyak mısın bırak. R – Sen alcadın ödülü he. Ben bırakır mıyım be yav. R – Sen alcadın ödülü he. Ben bırakır mıyım be yav. K – Ne ödülü adam, haddimize mi düşmüş. Zihni Usta bile kaç yaşından sonra aldı. Hem ortada bir kavuk lafıdır dolaşıp duruyor ama bir bizim kafaya konmadı. Kim kaybetmiş ödülü de biz bulduk. K – Ne ödülü adam, haddimize mi düşmüş. Zihni Usta bile kaç yaşından sonra aldı. Hem ortada bir kavuk lafıdır dolaşıp duruyor ama bir bizim kafaya konmadı. Kim kaybetmiş ödülü de biz bulduk. R – Davran be yav çok konuşma. R – Davran be yav çok konuşma. ( Pişekâr İsmail Efendi gelir. ) ( Pişekâr İsmail Efendi gelir. ) P – Aman Hasan Efendi boş bırakmaya gelmiyorsun, hemen güreş tutuyorsun. P – Aman Hasan Efendi boş bırakmaya gelmiyorsun, hemen güreş tutuyorsun. K – İsmail bu benim hobim oluyor. Boş kalınca hemen güreş tutarım, özel merakım. Manyak mısın İsmail, ben kaçamadım, o tuttu. Kurtar beni bu delinin elinden. K – İsmail bu benim hobim oluyor. Boş kalınca hemen güreş tutarım, özel merakım. Manyak mısın İsmail, ben kaçamadım, o tuttu. Kurtar beni bu delinin elinden. P – Ha gayret adamı eziyorsun. P – Ha gayret adamı eziyorsun. K – Havada bir ağırlık var, üzerime de ağırlık çöktü. Neden acaba? İsmail kurtar senin gelin gidiyor. Eşhedü en la a... K – Havada bir ağırlık var, üzerime de ağırlık çöktü. Neden acaba? İsmail kurtar senin gelin gidiyor. Eşhedü en la a... P – Tamam dur! Hüsmen evladım, sen kazandın. P – Tamam dur! Hüsmen evladım, sen kazandın.

43 R – Aldım ödülü be yav! R – Aldım ödülü be yav! P – Al şunu hadi doğru köyüne. ( Pişekâr para verir, Rumelili çıkar. ) Sana ne demeli. P – Al şunu hadi doğru köyüne. ( Pişekâr para verir, Rumelili çıkar. ) Sana ne demeli. K – Öldüm ben! Sen ne diyorsun. K – Öldüm ben! Sen ne diyorsun. P – Hâlâ giyinmedin mi? Görücüler haber göndermiş gelecekler. Sen nelerle uğraşıyorsun. Çabuk git giyin. P – Hâlâ giyinmedin mi? Görücüler haber göndermiş gelecekler. Sen nelerle uğraşıyorsun. Çabuk git giyin. K – Şurada bir parça soluklanayım, dinleneyim sonra gider giyinirim. K – Şurada bir parça soluklanayım, dinleneyim sonra gider giyinirim. P – Tamam oyalanma, habersiz yakalanmayalım. ( Pişekâr çıkar. Kavuklu kıyafetleri dağınık, ortalıkta bırakır. Bitkin bir halde tabureye gidip oturur. ) P – Tamam oyalanma, habersiz yakalanmayalım. ( Pişekâr çıkar. Kavuklu kıyafetleri dağınık, ortalıkta bırakır. Bitkin bir halde tabureye gidip oturur. ) ( Yahudi eskici sırtında torbasıyla şarkı söyleyerek gelir. “Balat kapısından girdim içeri” ) ( Yahudi eskici sırtında torbasıyla şarkı söyleyerek gelir. “Balat kapısından girdim içeri” ) Y – Eskici geldi eskiler alıyorum eskici. ( Yerdeki elbiseleri görür. Onları takip ederek Kavuklunun yanına gider. Kıyafetlerini inceler. ) O şurada eski elbiseler var iyi, güzel! Şu şalvar, şu mintan, şu fistan iyi, güzel. Y – Eskici geldi eskiler alıyorum eskici. ( Yerdeki elbiseleri görür. Onları takip ederek Kavuklunun yanına gider. Kıyafetlerini inceler. ) O şurada eski elbiseler var iyi, güzel! Şu şalvar, şu mintan, şu fistan iyi, güzel. K – Salomon Efendi beğendi. K – Salomon Efendi beğendi. Y – Amanın elbiseler dile geldi. Y – Amanın elbiseler dile geldi. K – Elbiseler değil Salomon Efendi, içinde ben varım. K – Elbiseler değil Salomon Efendi, içinde ben varım. Y – Yoksam sen içinde misin? Y – Yoksam sen içinde misin? K – Salomon “ben ne adamlar gördüm üstünde elbise yok, ne elbiseler gördüm içinde adam yok” ama ben buradayım. Beğendin mi? K – Salomon “ben ne adamlar gördüm üstünde elbise yok, ne elbiseler gördüm içinde adam yok” ama ben buradayım. Beğendin mi? Y – Beğenmedim, neyini beğeneyim uğursuz bir herifsin. Y – Beğenmedim, neyini beğeneyim uğursuz bir herifsin. K – Beni değil canım, elbiseleri. K – Beni değil canım, elbiseleri. Y – Beğendim. Ne istersin bunlara? Y – Beğendim. Ne istersin bunlara? K – Satılık değil. Görmüyor musun üzerimde giyiyorum. K – Satılık değil. Görmüyor musun üzerimde giyiyorum. Y – Eskimiş bunlar. Eline para geçer, yenisini yaptırırsın. Y – Eskimiş bunlar. Eline para geçer, yenisini yaptırırsın. K – O da doğru ya. Düğün bahanesiyle yeni kıyafetler yapılır. Şunları satıp kurtulayım. Ne verirsin bunlara? K – O da doğru ya. Düğün bahanesiyle yeni kıyafetler yapılır. Şunları satıp kurtulayım. Ne verirsin bunlara? Y – Hepsine bir yüzlük vereyim. Y – Hepsine bir yüzlük vereyim. K – Mendil mi alıyorsun Salomon Efendi çık çık. K – Mendil mi alıyorsun Salomon Efendi çık çık. Y – Hepsine vereyim iki ellilik. Y – Hepsine vereyim iki ellilik. K – Az bu çık biraz. K – Az bu çık biraz. Y – Hepsine vereyim helalinden dört yirmi beşlik. Y – Hepsine vereyim helalinden dört yirmi beşlik. K – Pazarlık nasıl yapılırmış görün. Kayserili misin mübarek! Çık biraz daha Salomon Efendi. K – Pazarlık nasıl yapılırmış görün. Kayserili misin mübarek! Çık biraz daha Salomon Efendi. Y – Senin gül hatırın için son kez söylüyorum vereyim hepsine on tane onluk. Y – Senin gül hatırın için son kez söylüyorum vereyim hepsine on tane onluk. K – Anlaştık. ( Salomon parayı verir. ) Düğün sonrası gel al elbiseleri. K – Anlaştık. ( Salomon parayı verir. ) Düğün sonrası gel al elbiseleri. Y – Ne sonrası ben beklemem öyle. Y – Ne sonrası ben beklemem öyle. K – Neyi beklemezsin? K – Neyi beklemezsin? Y – Anlaşma anlaşmadır efendi. Çıkar elbiselerimi. Y – Anlaşma anlaşmadır efendi. Çıkar elbiselerimi. K – Tamam anlaştık dedim ya, düğünden sonra gel. K – Tamam anlaştık dedim ya, düğünden sonra gel. Y – Ben anlamam kuzum. Çıkar elbiselerimi. Y – Ben anlamam kuzum. Çıkar elbiselerimi. K – Salomon Efendi ne laf anlamaz adamsın. Düğünden sonra vereceğiz dedik ya! K – Salomon Efendi ne laf anlamaz adamsın. Düğünden sonra vereceğiz dedik ya!

44 Y – Yok öyle alışveriş. Şimdi saydım onlara on tane onluk. Y – Yok öyle alışveriş. Şimdi saydım onlara on tane onluk. K – Bak sinirleniyorum! K – Bak sinirleniyorum! Y – Sen kime sinirleniyorsun uğursuz oğlu uğursuz! Y – Sen kime sinirleniyorsun uğursuz oğlu uğursuz! K – Yeter! Şimdi görürsün gününü. ( Kavuklu kollarını sıvayıp ayağa kalkar. Yahudi yaygaraya başlar. ) K – Yeter! Şimdi görürsün gününü. ( Kavuklu kollarını sıvayıp ayağa kalkar. Yahudi yaygaraya başlar. ) Y – Amanın yetişin adam öldürüyorlar. Ümmeti Muhammet cankurtaran yok mu! Y – Amanın yetişin adam öldürüyorlar. Ümmeti Muhammet cankurtaran yok mu! K – Ne oluyor yahu? Sen dur unutmadım seni. Bir tokat, bir tekme. ( Salomon uzaktan bağırır. ) K – Ne oluyor yahu? Sen dur unutmadım seni. Bir tokat, bir tekme. ( Salomon uzaktan bağırır. ) Y – Amanın Müslümanlar yetişin. Y – Amanın Müslümanlar yetişin. K – Al bakalım bunuda. K – Al bakalım bunuda. Y – Ne vuruyorsun be kuzum ellerin kırılsın. Y – Ne vuruyorsun be kuzum ellerin kırılsın. K – Ekler kenetler gene döverim. Al bunu da! K – Ekler kenetler gene döverim. Al bunu da! Y – Amanın kafam gözüm yetişin! Y – Amanın kafam gözüm yetişin! ( Pişekâr İsmail Efendi koşarak gelir. ) ( Pişekâr İsmail Efendi koşarak gelir. ) P – Ne oluyor bu ne şamata, bu ne gürültü? P – Ne oluyor bu ne şamata, bu ne gürültü? Y – Yetiş İsmail Efendi! İnsafsız beni dövüyor. Y – Yetiş İsmail Efendi! İnsafsız beni dövüyor. P – Ne yaptın Hasan Efendi. Salomon efendi ahbabımızdır, kan revan içinde bırakmışsın. P – Ne yaptın Hasan Efendi. Salomon efendi ahbabımızdır, kan revan içinde bırakmışsın. K – Dur o bir şey değil. Al şunu. K – Dur o bir şey değil. Al şunu. Y – Amanın kafam! Hiç insaf yok mu sende? Y – Amanın kafam! Hiç insaf yok mu sende? K – Gördün mü dayağı İsmail? K – Gördün mü dayağı İsmail? P – Hangi dayağı? P – Hangi dayağı? K – Olmayan dayağı canım. K – Olmayan dayağı canım. P – Ben bir şey görmedim. P – Ben bir şey görmedim. K – İyi ya işte. Yaygara yapıyor. Ortada dayak falan yok. K – İyi ya işte. Yaygara yapıyor. Ortada dayak falan yok. P – Aman Salomon Efendi korkuttun beni. Sesiniz arka mahalleden duyuluyor. Mesele nedir? P – Aman Salomon Efendi korkuttun beni. Sesiniz arka mahalleden duyuluyor. Mesele nedir? Y – Pazarlık yaptık, anlaştık. Elbiseleri isterim vermez. Düğünden sonra gel al diyor. Nereden bulacağım ben onu kuzum. Bir de insafsız dayaktan öldürecek beni. Y – Pazarlık yaptık, anlaştık. Elbiseleri isterim vermez. Düğünden sonra gel al diyor. Nereden bulacağım ben onu kuzum. Bir de insafsız dayaktan öldürecek beni. P – Dayağı geçelim efendim. P – Dayağı geçelim efendim. Y – Haksız mıyım İsmail Efendi? Y – Haksız mıyım İsmail Efendi? P – Haklısınız efendim. P – Haklısınız efendim. K – Ne oluyor yahu! Okkanın altına mı gidiyorum? K – Ne oluyor yahu! Okkanın altına mı gidiyorum? P – Hasan Efendi, bu konuda Salomon Efendi haklı. Elbiselerini çıkart ver. P – Hasan Efendi, bu konuda Salomon Efendi haklı. Elbiselerini çıkart ver. K – Aman İsmail ne yapıyorsun? Burada herkesin içinde çıplak mı bırakacaksın beni? K – Aman İsmail ne yapıyorsun? Burada herkesin içinde çıplak mı bırakacaksın beni? P – Nasıl olsa kılık değiştireceksin. Haydi bir an önce giyin hem kıyafetlerini yeni sahibine teslim ederiz hem de görücüler gelecek onlara hazırlanmış olursun. P – Nasıl olsa kılık değiştireceksin. Haydi bir an önce giyin hem kıyafetlerini yeni sahibine teslim ederiz hem de görücüler gelecek onlara hazırlanmış olursun. K – İsmail kırk yıllık arkadaşını bir Yahudiye değiştin. K – İsmail kırk yıllık arkadaşını bir Yahudiye değiştin. P – Hayır efendim haklıyı korudum. P – Hayır efendim haklıyı korudum. K – Bırak yahu bir eskici parçasına hak verdin. K – Bırak yahu bir eskici parçasına hak verdin. Y – Gördün mü İsmail Efendi “beni aşağıladı, işimle alay etti, kazancımı hor gördü, kötüledi. Neden yaptı bunları peki? Ben Yahudi’yim de ondan.” Y – Gördün mü İsmail Efendi “beni aşağıladı, işimle alay etti, kazancımı hor gördü, kötüledi. Neden yaptı bunları peki? Ben Yahudi’yim de ondan.” K – İsmail ne dedi bu? K – İsmail ne dedi bu? P – William Shakespeare, Venedik Taciri, Shylock, üçüncü perde birinci sahne. P – William Shakespeare, Venedik Taciri, Shylock, üçüncü perde birinci sahne. K – Ha? K – Ha?

45 Y – “Yahudi’nin gözü yok mu? Yahudi’nin elleri yok mu; organları, boy posu, duyuları, duyguları, heyecanı yok mu? Aynı yiyecekle beslenmiyor mu, aynı silahla yaralanmıyor mu, aynı hastalıklara yakalanmıyor mu, aynı yollarla iyileşmiyor mu, aynı kışın ve yazın üşüyüp ısınmıyor mu? Farkı ne Müslüman insandan? Etimizi kesince bizimde kanımız akmaz mı? Gıdıklanınca gülmez miyiz? Zehirlenince ölmez miyiz? Peki ya bize haksızlık ederseniz öcümüzü almaz mıyız? Her şeyde size benzediğimize göre, bunda da benzeyeceğiz tabii.” Y – “Yahudi’nin gözü yok mu? Yahudi’nin elleri yok mu; organları, boy posu, duyuları, duyguları, heyecanı yok mu? Aynı yiyecekle beslenmiyor mu, aynı silahla yaralanmıyor mu, aynı hastalıklara yakalanmıyor mu, aynı yollarla iyileşmiyor mu, aynı kışın ve yazın üşüyüp ısınmıyor mu? Farkı ne Müslüman insandan? Etimizi kesince bizimde kanımız akmaz mı? Gıdıklanınca gülmez miyiz? Zehirlenince ölmez miyiz? Peki ya bize haksızlık ederseniz öcümüzü almaz mıyız? Her şeyde size benzediğimize göre, bunda da benzeyeceğiz tabii.” P – Aman Salomon Efendi alıngan olma. Hasan Efendi kızgınlığından öyle söyledi. Burası Shakespeare İngiltere’si değil, Türkiye! Burası adil bir ülke efendim. Burada dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir hoşgörü var. Burada Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Abaza, Manav, Gürcü, Arap, Yahudi, Ermeni, Rum kardeşlik içinde yaşamış ve yaşıyor bilmez misin. Bunu bozmaya çalışanlar olsa da bu gerçek elbette değişmez. Aramıza kimseler giremez. P – Aman Salomon Efendi alıngan olma. Hasan Efendi kızgınlığından öyle söyledi. Burası Shakespeare İngiltere’si değil, Türkiye! Burası adil bir ülke efendim. Burada dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir hoşgörü var. Burada Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Abaza, Manav, Gürcü, Arap, Yahudi, Ermeni, Rum kardeşlik içinde yaşamış ve yaşıyor bilmez misin. Bunu bozmaya çalışanlar olsa da bu gerçek elbette değişmez. Aramıza kimseler giremez. Y – Sağ olasın İsmail Efendi kardeşim. Y – Sağ olasın İsmail Efendi kardeşim. P – Haydi sen git ben elbiseleri sana getiririm. P – Haydi sen git ben elbiseleri sana getiririm. Y – Yo madem dürüst davrandın, versin on bir tane onluk elbiseler onda kalsın. Y – Yo madem dürüst davrandın, versin on bir tane onluk elbiseler onda kalsın. K – İyi ama sen on tane onluk vermiştin. K – İyi ama sen on tane onluk vermiştin. Y – Sana geri satıyoruz, ticaret yapıyoruz. Y – Sana geri satıyoruz, ticaret yapıyoruz. K – Hay canıma minnet Salomon al paranı. Biz zararlı çıktık ama olsun. K – Hay canıma minnet Salomon al paranı. Biz zararlı çıktık ama olsun. Y – Ande ben gidiyorum Balata. ( Çıkar. ) Y – Ande ben gidiyorum Balata. ( Çıkar. ) K – Ayakların kokuyor kerata. K – Ayakların kokuyor kerata. P – Hasan Efendi uğraşma etrafla. Görücüler haber bekliyorlar seni görmeye gelecekler. Hazırlanmamışsın hala. Çabuk git hanıma söyle seni giydirsin. P – Hasan Efendi uğraşma etrafla. Görücüler haber bekliyorlar seni görmeye gelecekler. Hazırlanmamışsın hala. Çabuk git hanıma söyle seni giydirsin. K – Bana hanımdan dayak yedireceksin. K – Bana hanımdan dayak yedireceksin. P – Hanımın lafımı olur canım. Sen bir kükredin mi herkes tir tir titrer. P – Hanımın lafımı olur canım. Sen bir kükredin mi herkes tir tir titrer. K – Öylemi olur? K – Öylemi olur? P – Tabi efendim hatırlasana çocukken herkesi döverdin. P – Tabi efendim hatırlasana çocukken herkesi döverdin. K – Aklımda yanlış kalmış ben hep dayak yerdim. K – Aklımda yanlış kalmış ben hep dayak yerdim. P – Hadi kuru gürültüye pabuç bırakma, sen kazak erkeksin gir içeri. P – Hadi kuru gürültüye pabuç bırakma, sen kazak erkeksin gir içeri. K – ( Kavuklu gidip kapıyı çalar. ) Tak tak tak! K – ( Kavuklu gidip kapıyı çalar. ) Tak tak tak! KK- Kim o? KK- Kim o? K – Aç ben geldim. K – Aç ben geldim. KK- Sen açsında biz tok muyuz sanki. Dur patlama geliyorum. Ne var ne istiyorsun? Elimi bulaşıktan çıkardım da geldim. KK- Sen açsında biz tok muyuz sanki. Dur patlama geliyorum. Ne var ne istiyorsun? Elimi bulaşıktan çıkardım da geldim. K – Hanım nasılsın? K – Hanım nasılsın? KK- Kırk yıl sonra hatırımı sormak nereden icap etti? KK- Kırk yıl sonra hatırımı sormak nereden icap etti? K – Seninle önemli bir konu konuşacağım. K – Seninle önemli bir konu konuşacağım. KK- Dinliyorum, söyle. KK- Dinliyorum, söyle. K – Hanım ben evleniyorum. K – Hanım ben evleniyorum. KK- Ay komşular yetişin kırk yıllık kocam üstüme kuma getiriyor! Ben senin için saçımı süpürge edeyim sen bana bunuda mı edecektin. Herif boyun posun devrilsin. Şimdi ben nerelere gideyim ne yapayım. (Karısı bağırırken Kavuklu ona laf anlatmaya çalışır. ) KK- Ay komşular yetişin kırk yıllık kocam üstüme kuma getiriyor! Ben senin için saçımı süpürge edeyim sen bana bunuda mı edecektin. Herif boyun posun devrilsin. Şimdi ben nerelere gideyim ne yapayım. (Karısı bağırırken Kavuklu ona laf anlatmaya çalışır. ) K – Canım, hayatım, tatlım, aşkım, balım...E yeter kes! K – Canım, hayatım, tatlım, aşkım, balım...E yeter kes!

46 KK- Peki kocacım. KK- Peki kocacım. K – Evleniyorum ama kiminle evleniyorum bir sor. K – Evleniyorum ama kiminle evleniyorum bir sor. KK- Kiminle evleniyorsun kocacım? KK- Kiminle evleniyorsun kocacım? K – Tuzsuz Deli Bekir’le. K – Tuzsuz Deli Bekir’le. KK- Ay! Komşular yetişin kırk yıllık kocam hötöröf çıktı. Ben sana Mısır Çarşısından boşuna mı taşıdım o kuvvet macunlarını. KK- Ay! Komşular yetişin kırk yıllık kocam hötöröf çıktı. Ben sana Mısır Çarşısından boşuna mı taşıdım o kuvvet macunlarını. K – İsmail yetiş senin kazak yelek oldu. K – İsmail yetiş senin kazak yelek oldu. P – Korkma ben burada duruyorum. Sen öyle gürültüye pabuç bırakma. Yine deminki gibi söyle, sözünden dönme. P – Korkma ben burada duruyorum. Sen öyle gürültüye pabuç bırakma. Yine deminki gibi söyle, sözünden dönme. K – Ben öyle masal dinlemem. Beni halayık gibi evin içinde çalıştır. Gün yok ışık yok. Ben koca isterim koca, laf dinlemem. K – Ben öyle masal dinlemem. Beni halayık gibi evin içinde çalıştır. Gün yok ışık yok. Ben koca isterim koca, laf dinlemem. KK- Ey herif kendine gel. Yoksa kafanı gözünü patlatırım. KK- Ey herif kendine gel. Yoksa kafanı gözünü patlatırım. K – Herif kim ben kızmışım martta geçti ama yine kızmışım. Ben koca isterim. K – Herif kim ben kızmışım martta geçti ama yine kızmışım. Ben koca isterim. KK- Herif kime kızdın. Kızdınsa dama çık. KK- Herif kime kızdın. Kızdınsa dama çık. K – Kime kızmış olduğumu ben de bilmiyorum. Galiba gelecek paralara hırslandım. Hem ben laf dinlemem koca isterim koca. K – Kime kızmış olduğumu ben de bilmiyorum. Galiba gelecek paralara hırslandım. Hem ben laf dinlemem koca isterim koca. KK- Ay bayılacağım sen herif değil misin? ( Eline merdane alır. ) KK- Ay bayılacağım sen herif değil misin? ( Eline merdane alır. ) K – Dur yahu dur! Mesele çatallaştı. Biz gelin derken galiba paralanacağız. Ben bu işten vazgeçtim. K – Dur yahu dur! Mesele çatallaştı. Biz gelin derken galiba paralanacağız. Ben bu işten vazgeçtim. P – Canım öyle söz olur mu, iş kolaylaştı. Haydi sen yine gürültüyü bas ben buradayım. P – Canım öyle söz olur mu, iş kolaylaştı. Haydi sen yine gürültüyü bas ben buradayım. K – Beni böyle gürültüyle mi korkutacaksın. Ben başkasını bilmem koca isterim koca. K – Beni böyle gürültüyle mi korkutacaksın. Ben başkasını bilmem koca isterim koca. KK- Eyvah herif çıldırmış a dostlar komşular hu... KK- Eyvah herif çıldırmış a dostlar komşular hu... K – Komşular geliyor. İş alevlendi K – Komşular geliyor. İş alevlendi P – Haydi haydi lafından dönme. P – Haydi haydi lafından dönme. K – Ben deli meli bilmem beni kocaya vermeli vesselam. K – Ben deli meli bilmem beni kocaya vermeli vesselam. KK- Amanın komşular Habibe Molla, Rabia Dudu, Ebru Hanım, Nazlı Hanım hu! Bizim herif delirdi. Gelirken mahalle bekçisine de haber verin. Ah herif boyun posun devrilsin. KK- Amanın komşular Habibe Molla, Rabia Dudu, Ebru Hanım, Nazlı Hanım hu! Bizim herif delirdi. Gelirken mahalle bekçisine de haber verin. Ah herif boyun posun devrilsin. K – İsmail çabuk yetiş. Komşular geliyor. K – İsmail çabuk yetiş. Komşular geliyor. P – ( Gelir. ) Canım bu gürültü ne Allah’ını severseniz. P – ( Gelir. ) Canım bu gürültü ne Allah’ını severseniz. KK- O buyurun İsmail Efendi. Canım bu herif çıldırdı. Ben koca isterim deyip duruyor. KK- O buyurun İsmail Efendi. Canım bu herif çıldırdı. Ben koca isterim deyip duruyor. P – Nasıl herif efendim o kız değil mi ya! P – Nasıl herif efendim o kız değil mi ya! KK- Ay! Üstüme iyilik sağlık İsmail Efendi de aklını bozmuş. Şimdi yangın var diye bağıracağım. KK- Ay! Üstüme iyilik sağlık İsmail Efendi de aklını bozmuş. Şimdi yangın var diye bağıracağım. K – Ah fitne kutusu. Zorla benim başımı derde sardı anlatsana yahu anlatsana! K – Ah fitne kutusu. Zorla benim başımı derde sardı anlatsana yahu anlatsana! P – Durun efendim telaş etmeyin. İşin doğrusunu ben size anlatayım. Ne Hasan Efendi çıldırdı ne de bendeniz. Hani şu arka mahallede meşhur Tuzsuz yok mu? P – Durun efendim telaş etmeyin. İşin doğrusunu ben size anlatayım. Ne Hasan Efendi çıldırdı ne de bendeniz. Hani şu arka mahallede meşhur Tuzsuz yok mu? KK- Evet var ne olmuş. KK- Evet var ne olmuş. P – İşte o evlenecek. Tuzsuzun kız kardeşini annesi, oğluna bir kız bulsun diye bana göndermiş. Böyle adama kim kız verir. Hem de efendim o gözü evde barkta bir adam değil. Kimin başını yakalım. Sonunda aklıma Hasan Efendiyi kadın kıyafetine koyup Tuzsuza bir P – İşte o evlenecek. Tuzsuzun kız kardeşini annesi, oğluna bir kız bulsun diye bana göndermiş. Böyle adama kim kız verir. Hem de efendim o gözü evde barkta bir adam değil. Kimin başını yakalım. Sonunda aklıma Hasan Efendiyi kadın kıyafetine koyup Tuzsuza bir numara yapmak geldi. Hem bir kaç kuruş kazanırız hem de belki Tuzsuz bu hallerden vazgeçer. Bizde ecre girmiş kimsenin başını yakmamış oluruz dedim. numara yapmak geldi. Hem bir kaç kuruş kazanırız hem de belki Tuzsuz bu hallerden vazgeçer. Bizde ecre girmiş kimsenin başını yakmamış oluruz dedim. K – Yanan baş benim olduktan sonra ne fark eder değil mi ya. K – Yanan baş benim olduktan sonra ne fark eder değil mi ya.

47 KK- Aman İsmail Efendi bula bula bizim herifi mi buldun. KK- Aman İsmail Efendi bula bula bizim herifi mi buldun. K – Neyim varmış benim. Aslan gibi adamım. Benden iyisini mi bulacaktı. K – Neyim varmış benim. Aslan gibi adamım. Benden iyisini mi bulacaktı. P – Efendim bunda bir şey yok. Bir fenalık olsa hiç ben araya girer miyim a canım... P – Efendim bunda bir şey yok. Bir fenalık olsa hiç ben araya girer miyim a canım... KK- Aman bilmem İsmail Efendi. İşte siz işte o, ne yaparsanız yapınız başına bir felaket gelmesin de... KK- Aman bilmem İsmail Efendi. İşte siz işte o, ne yaparsanız yapınız başına bir felaket gelmesin de... P – Merak etmeyin efendim. Yalnız bu hususta yardımınıza muhtacız. P – Merak etmeyin efendim. Yalnız bu hususta yardımınıza muhtacız. KK- Elimden gelen bir şey ise hiç merak etmeyin. KK- Elimden gelen bir şey ise hiç merak etmeyin. P – Siz Hasan Efendiyi giydirin. Ben de gideyim onlara gelinin evi küçük olduğundan sizi kapının önünde bekleyecek diyeyim. Münasip değil mi efendim? P – Siz Hasan Efendiyi giydirin. Ben de gideyim onlara gelinin evi küçük olduğundan sizi kapının önünde bekleyecek diyeyim. Münasip değil mi efendim? KK- Pek ala efendim pek güzel. ( Pişekâr çıkar. ) KK- Pek ala efendim pek güzel. ( Pişekâr çıkar. ) K – Rezil olduk aleme. K – Rezil olduk aleme. KK- Dur sen. Şimdi bir giydiririm sana, inan kimse tanıyamaz. KK- Dur sen. Şimdi bir giydiririm sana, inan kimse tanıyamaz. K – Oh lafı da giydirdi. K – Oh lafı da giydirdi. KK- Al şunu bağla beline. KK- Al şunu bağla beline. K – Niye? K – Niye? KK- İnce dursun. Kütük gibisin. KK- İnce dursun. Kütük gibisin. K – Sağ ol canım sen böyle iltifat et. K – Sağ ol canım sen böyle iltifat et. KK- Şunları da koyalım. KK- Şunları da koyalım. K – Amanın bunlar da ne? K – Amanın bunlar da ne? KK- Greyfurt. KK- Greyfurt. K – Onu anladık. Ufağı yok mu bunun, al bunları götür limon getir. K – Onu anladık. Ufağı yok mu bunun, al bunları götür limon getir. KK- Olur mu efendi böylesi makbul. KK- Olur mu efendi böylesi makbul. K – Desene başa gelen çekilir, çifte bela. K – Desene başa gelen çekilir, çifte bela. KK- Al şu feraceyi giy bakayım. KK- Al şu feraceyi giy bakayım. K – Ver. K – Ver. KK- Ay herif ters giydin. KK- Ay herif ters giydin. K – Şurada kadın olalı ne oldu ki ben acemisiyim. K – Şurada kadın olalı ne oldu ki ben acemisiyim. KK- Şunu da giy hele. Tü maşallah! Seçkin nadide sultanlara benzedin. KK- Şunu da giy hele. Tü maşallah! Seçkin nadide sultanlara benzedin. K – Zaten bunlarla başka bir şeye benzesem şaşardım. Ne gülüyorsun komik mi şimdi bu? Biz burada sanat için giyiniyoruz. K – Zaten bunlarla başka bir şeye benzesem şaşardım. Ne gülüyorsun komik mi şimdi bu? Biz burada sanat için giyiniyoruz. KK- Herif şimdi yolda sana kısmette çıkar. KK- Herif şimdi yolda sana kısmette çıkar. K – Ay kız gözün kör olmasın. Ben senin bildiğin kızlardan değilim. Saçmalama hanım saçmalama. Para kazanma uğruna neler yapıyoruz. Gir koluma İsmail bizi Küşteri meydanında bekleyecekti. Sağa sola bakma kafanı gözünü patlatırım. Kardeşim ne bakıyorsun şurada hanım hanımcık yürüyemeyecek miyiz? Karıştırdım karı koca diyecektim. K – Ay kız gözün kör olmasın. Ben senin bildiğin kızlardan değilim. Saçmalama hanım saçmalama. Para kazanma uğruna neler yapıyoruz. Gir koluma İsmail bizi Küşteri meydanında bekleyecekti. Sağa sola bakma kafanı gözünü patlatırım. Kardeşim ne bakıyorsun şurada hanım hanımcık yürüyemeyecek miyiz? Karıştırdım karı koca diyecektim. ( Kavuklu ortaya gelirken Pişekâr meydana girer. Kavuklunun yanından tanımadan geçip gider; evinin kapısını çalar. ) ( Kavuklu ortaya gelirken Pişekâr meydana girer. Kavuklunun yanından tanımadan geçip gider; evinin kapısını çalar. ) P – Burada bir hanım var. Güzelce bir şeye benziyor. Kimlerden acaba. P – Burada bir hanım var. Güzelce bir şeye benziyor. Kimlerden acaba. K – Hay sersem herif beni tanıyamadı. ( Sözsüz oyun. ) K – Hay sersem herif beni tanıyamadı. ( Sözsüz oyun. ) P – Vay Hasan Efendi bu sen misin? P – Vay Hasan Efendi bu sen misin? K – Evet benim. Konuşurken yüzüme bak. K – Evet benim. Konuşurken yüzüme bak.

48 P – Aman ne kadar güzel olmuşsun. Kıyafette pek yakışmış. P – Aman ne kadar güzel olmuşsun. Kıyafette pek yakışmış. K – Maşallah de sonra nazarın değer. K – Maşallah de sonra nazarın değer. P – Maşallah kırk bir buçuk kere maşallah! P – Maşallah kırk bir buçuk kere maşallah! K – Benimle konuşurken yüzüme bak İsmail. Gözlerin kaymasın. K – Benimle konuşurken yüzüme bak İsmail. Gözlerin kaymasın. P – Görücüler yolda geliyorlar Kartopu Hanım. P – Görücüler yolda geliyorlar Kartopu Hanım. K – Kartopu Hanım kim? K – Kartopu Hanım kim? P – Kim olacak sensin efendim. P – Kim olacak sensin efendim. K – Vay ben şimdiye kadar adımı bilmiyordum. Benim adım Kartopu öyle mi? K – Vay ben şimdiye kadar adımı bilmiyordum. Benim adım Kartopu öyle mi? P – Evet efendim öyle. P – Evet efendim öyle. K – Ben bu adı sevmedim. K – Ben bu adı sevmedim. P – Niye? P – Niye? K – Sonunda top mop var. K – Sonunda top mop var. P – Efendim bırak zevzekliği. Nur topu gibi, kartopu. P – Efendim bırak zevzekliği. Nur topu gibi, kartopu. K – Niye, ben adımdan memnunum. K – Niye, ben adımdan memnunum. P – Hiç olur mu. Senin adın artık Kartopu Hanım. Çünkü ben onlara öyle söyledim. P – Hiç olur mu. Senin adın artık Kartopu Hanım. Çünkü ben onlara öyle söyledim. K – Başka isim bulamadın mı. K – Başka isim bulamadın mı. P – Onu geç. Onlar gelince ne diyeceksin? P – Onu geç. Onlar gelince ne diyeceksin? K – Buyurun hanımlar Çınaraltına, bir acı kahve içelim derim. K – Buyurun hanımlar Çınaraltına, bir acı kahve içelim derim. P – Sonra da benim yüreğime indirirsin, aman Hasan Efendi sakın ha. P – Sonra da benim yüreğime indirirsin, aman Hasan Efendi sakın ha. K – Bunda sakınacak ne var sanki. K – Bunda sakınacak ne var sanki. P – Şimdi Kartopu Hanım gibi sesini incelterek abu canım abu de bakayım. P – Şimdi Kartopu Hanım gibi sesini incelterek abu canım abu de bakayım. K – Yaparım. K – Yaparım. P – Haydi bakalım. P – Haydi bakalım. K – ( Kalın sesiyle ) Abu canım abu. K – ( Kalın sesiyle ) Abu canım abu. P – Aman efendim bu adeta kavun karpuz satar gibi oldu. Biraz incelt sesini. P – Aman efendim bu adeta kavun karpuz satar gibi oldu. Biraz incelt sesini. K – Abu canım abu. K – Abu canım abu. P – Biraz daha. P – Biraz daha. K – Abu canım abu. K – Abu canım abu. P – Biraz daha. P – Biraz daha. K – Abu canım abu. K – Abu canım abu. P – Biraz daha. P – Biraz daha. K – Pah! Greyfurtlarım patlayacaktı artık yeter. K – Pah! Greyfurtlarım patlayacaktı artık yeter. P – Geliyorlar, haydi göreyim seni. P – Geliyorlar, haydi göreyim seni. K – İsmail dur, bir yere gitme. K – İsmail dur, bir yere gitme. ( Pişekâr çıkar. Görücüler önde Kayınvalide Hanım, onun arkasında Görümce, en arkada Arap Bacı olduğu halde “Şehnaz Sirto” eşliğinde gelirler.) ( Pişekâr çıkar. Görücüler önde Kayınvalide Hanım, onun arkasında Görümce, en arkada Arap Bacı olduğu halde “Şehnaz Sirto” eşliğinde gelirler.) KV- A kızlar gelin ardım sıra gelin. KV- A kızlar gelin ardım sıra gelin. K – Gelin gelinde halimi görün. K – Gelin gelinde halimi görün. KV- Gele gele geldik buracığa daha gönlünüz nereciğe. KV- Gele gele geldik buracığa daha gönlünüz nereciğe. G – Annecim siz önde kösemen koyun bizde arkada eli bağlı kuzu. G – Annecim siz önde kösemen koyun bizde arkada eli bağlı kuzu.

49 K – Bu hesaba göre bende burada çoban köpeği oluyorum. K – Bu hesaba göre bende burada çoban köpeği oluyorum. KV- Kız yol bilmemekte ne fena şeydir. Daha gelinin evi uzak mı acaba!.. KV- Kız yol bilmemekte ne fena şeydir. Daha gelinin evi uzak mı acaba!.. G – Annecim gelinin evi Hacı Hüsrevde bizi kapıda bekleyecekmiş. G – Annecim gelinin evi Hacı Hüsrevde bizi kapıda bekleyecekmiş. B – Aman sizde Allah’ını severseniz, kocaya varacak kızın öyle kapının önünde görünmesine hiç iyi mana veremem. B – Aman sizde Allah’ını severseniz, kocaya varacak kızın öyle kapının önünde görünmesine hiç iyi mana veremem. K – Gündüz feneri daha şimdiden şom ağızlığa başladı. K – Gündüz feneri daha şimdiden şom ağızlığa başladı. KV- Kimi bulup da Kartopu Hanımın evini soracağız. KV- Kimi bulup da Kartopu Hanımın evini soracağız. G – Annecim önünüzde biri duruyor. G – Annecim önünüzde biri duruyor. KV- Baksana kız önümüzde bir şey duruyor. KV- Baksana kız önümüzde bir şey duruyor. G – Evet efendim önünüzde bir kız duruyor. G – Evet efendim önünüzde bir kız duruyor. KV – Kız, burada bir kız duruyor. Bari gelinin evini bundan soralım. Pek de çıtır. KV – Kız, burada bir kız duruyor. Bari gelinin evini bundan soralım. Pek de çıtır. K – Hadi yeni geldi fırından akşam simidi! Çıtır simit çıtır! K – Hadi yeni geldi fırından akşam simidi! Çıtır simit çıtır! KV- Simitçi evladım versene bize şuradan üç tane susamlı çıtır. KV- Simitçi evladım versene bize şuradan üç tane susamlı çıtır. B – Ayol bunun neresi çıtır. Yirmisine kadar çıtır, yirmi beşine kadar kıtır, otuzundan sonra B – Ayol bunun neresi çıtır. Yirmisine kadar çıtır, yirmi beşine kadar kıtır, otuzundan sonra bu peksimet olur vallahi. Bandır bandır ye. bu peksimet olur vallahi. Bandır bandır ye. K – Sen sus gece karanlığı. K – Sen sus gece karanlığı. B – Bak şu edepsize. B – Bak şu edepsize. G – Anne bu simitçi değil. G – Anne bu simitçi değil. KV- Kız bu simitçi değil. A kızım hu!!... KV- Kız bu simitçi değil. A kızım hu!!... K – Ku ki ru kuu! Söyle hanımanne. K – Ku ki ru kuu! Söyle hanımanne. KV- Anlamadım evladım. KV- Anlamadım evladım. K – Abu canım abu. K – Abu canım abu. KV- Biz Kartopu Hanımın evini arıyorduk. Biliyor musun çocuğum? KV- Biz Kartopu Hanımın evini arıyorduk. Biliyor musun çocuğum? K – Tam üstüne bastın hanımanne kaldır ayağını. K – Tam üstüne bastın hanımanne kaldır ayağını. KV- Anlamadım evladım. Yoksa aradığımız Kartopu Hanım siz misiniz? KV- Anlamadım evladım. Yoksa aradığımız Kartopu Hanım siz misiniz? K – Değilim ya haydi diyelim ki benim ne olacak. K – Değilim ya haydi diyelim ki benim ne olacak. KV- Yine anlamadım. KV- Yine anlamadım. G – Ne yapacaksınız diyor? G – Ne yapacaksınız diyor? KV- Oğlum için görüp bakacaktık. KV- Oğlum için görüp bakacaktık. K – Kömür gibi yakacak mıydınız. Elin fukaracığına yazık değil mi? K – Kömür gibi yakacak mıydınız. Elin fukaracığına yazık değil mi? G – Çok kanı sıcak bir taze. Kardeşim ağabeyime alacağızda. G – Çok kanı sıcak bir taze. Kardeşim ağabeyime alacağızda. KV- Hayır kızım oğluma alacağım gelinim olacak. KV- Hayır kızım oğluma alacağım gelinim olacak. K – Siz bu işten vazgeçin. O sorduğunuz kız gayet tembeldir. K – Siz bu işten vazgeçin. O sorduğunuz kız gayet tembeldir. KV- Oh pek güzel. KV- Oh pek güzel. K – Yerinden kımıldamağa üşenir. K – Yerinden kımıldamağa üşenir. KV- Çok iyi, fevkalade. KV- Çok iyi, fevkalade.

50 K – Çirkindir. K – Çirkindir. KV- Aman ne güzel! KV- Aman ne güzel! K – Ne desem boş galiba. K – Ne desem boş galiba. B – Senin nene lazım vükela biliyorsan söyle. B – Senin nene lazım vükela biliyorsan söyle. K – Sen karışma mehtapsız gece. K – Sen karışma mehtapsız gece. KV- Tam aradığımız kız. KV- Tam aradığımız kız. G – Hiç şüphe yok ta kendisi. Ben çok beğendim tam ağabeyimin dengi. G – Hiç şüphe yok ta kendisi. Ben çok beğendim tam ağabeyimin dengi. K – Galiba ağabeyinle beraber arabaya koşacaklar. Abu canım abu. K – Galiba ağabeyinle beraber arabaya koşacaklar. Abu canım abu. G – Efendim aradığınız Kartopu Hanım benim diyor. G – Efendim aradığınız Kartopu Hanım benim diyor. KV- Ah güzel evladım sizi gökte ararken yerde bulduk. Maşallah şu endam, şu boy pos, şu kara kaşlar, karagözler aynı benim gençliğim. KV- Ah güzel evladım sizi gökte ararken yerde bulduk. Maşallah şu endam, şu boy pos, şu kara kaşlar, karagözler aynı benim gençliğim. K – İyi bir göz doktoru tanıdığım var, herhalde gözlerin bozuk hanımanne. K – İyi bir göz doktoru tanıdığım var, herhalde gözlerin bozuk hanımanne. KV- Tü tü maşallah! Kırk bir buçuk kere maşallah! KV- Tü tü maşallah! Kırk bir buçuk kere maşallah! G – Tü maşallah! G – Tü maşallah! B – Hak tu! B – Hak tu! K – Birde kese atsaydınız. Tükürmeyin be. Suratım tükürük hokkasına döndü. Karının tükürüğü buraya suratıma kadar geldi. K – Birde kese atsaydınız. Tükürmeyin be. Suratım tükürük hokkasına döndü. Karının tükürüğü buraya suratıma kadar geldi. B – Maşallah dil pabuç gibi. B – Maşallah dil pabuç gibi. K – Sen sus karanlık kadın. K – Sen sus karanlık kadın. B – A terbiyesiz. B – A terbiyesiz. KV- Uğraşmayın güzel kızımla. Kızım seni çok sevdim. Allah’ın emri peygamberin kavliyle seni oğlum Tuzsuza istiyorum. KV- Uğraşmayın güzel kızımla. Kızım seni çok sevdim. Allah’ın emri peygamberin kavliyle seni oğlum Tuzsuza istiyorum. K – Ben orasını bilmem. Siz gidin beni Pişekâr İsmail Efendiden isteyin. K – Ben orasını bilmem. Siz gidin beni Pişekâr İsmail Efendiden isteyin. KV- Olmaz, evladım iyisi mi biz gidip seni Pişekâr İsmail Efendiden isteyelim. Mahalleli gelsin hala hula heyle bu işi tamam edelim, seni gerdeğe katalım. KV- Olmaz, evladım iyisi mi biz gidip seni Pişekâr İsmail Efendiden isteyelim. Mahalleli gelsin hala hula heyle bu işi tamam edelim, seni gerdeğe katalım. K – Hah pişmiş aşa su katın. Beni ateşlere atın. K – Hah pişmiş aşa su katın. Beni ateşlere atın. G – Annecim yaktık abimin başını dil pabuç gibi, laf yetiştiriyor. G – Annecim yaktık abimin başını dil pabuç gibi, laf yetiştiriyor. K – Kızım burası sahne. Maydanoz yetiştirecek halimiz yok ya burada, tabi laf yetiştireceğiz. K – Kızım burası sahne. Maydanoz yetiştirecek halimiz yok ya burada, tabi laf yetiştireceğiz. B – Sen gel bize gösteririm ben sana gününü. B – Sen gel bize gösteririm ben sana gününü. K – Yürü torba kömürü. K – Yürü torba kömürü. ( Görücüler çıkarlar. Pişekâr İsmail Efendi yanında Mahalleli olduğu halde meydana gelir. Diğer tipler, görücüler ve Tuzsuz onları takip eder. ) ( Görücüler çıkarlar. Pişekâr İsmail Efendi yanında Mahalleli olduğu halde meydana gelir. Diğer tipler, görücüler ve Tuzsuz onları takip eder. ) P – Buyurun efendim buyurun. P – Buyurun efendim buyurun. K – Bu da kim, nerden buldun? K – Bu da kim, nerden buldun? P – Bizim bekçi Mustafa kahvede otuyordu, kaptım geldim. P – Bizim bekçi Mustafa kahvede otuyordu, kaptım geldim. K – İyi de bu adam dua bilmez. K – İyi de bu adam dua bilmez. P – Hişt! Hasan efendi idare et böyle olur bu oyunun duası. P – Hişt! Hasan efendi idare et böyle olur bu oyunun duası. M – Buraya bu iki güzide...bu iki insanın evlilik merasimi münasebeti gereği sebebi dolayısı yüzünden toplanmış bulunuyoruz.. M – Buraya bu iki güzide...bu iki insanın evlilik merasimi münasebeti gereği sebebi dolayısı yüzünden toplanmış bulunuyoruz.. K – (Tekme atar) Kısa kes! K – (Tekme atar) Kısa kes! M – Ah! Hay hay! Hep beraber hay hay diyelim. M – Ah! Hay hay! Hep beraber hay hay diyelim. H – Hay hay! H – Hay hay!

51 M – Şimdi değil kefallar duayla birlikte. Euzu bit tavşaniküm yahniküm zerde! M – Şimdi değil kefallar duayla birlikte. Euzu bit tavşaniküm yahniküm zerde! H – Hay hay! H – Hay hay! M – Allahümme zükkaka zükkak! M – Allahümme zükkaka zükkak! H – Hay hay! H – Hay hay! M – Allahümme abdal bekçi, abdal çolak! M – Allahümme abdal bekçi, abdal çolak! H – Hay hay! H – Hay hay! M – Allahümme kazlar, aklı fikri azlar! M – Allahümme kazlar, aklı fikri azlar! H – Hay hay! H – Hay hay! M – Bu duaya amin diyen kaz oğlu kazlar! M – Bu duaya amin diyen kaz oğlu kazlar! H – Hay hay! H – Hay hay! M – Bu duaya amin diyen zevatı kiramı Dış kapıya mandal, Çatladı kapıya hamal, Kız Kulesine bakkal eyleye! M – Bu duaya amin diyen zevatı kiramı Dış kapıya mandal, Çatladı kapıya hamal, Kız Kulesine bakkal eyleye! H – Hay hay! H – Hay hay! M – Aksaray dan çıktım Fatih’e! M – Aksaray dan çıktım Fatih’e! K – Ben senin ettiğin duaya. K – Ben senin ettiğin duaya. P – Bırak Hasancım çaktırma, sen oynamana bak. Haydi çalsın sazlar. P – Bırak Hasancım çaktırma, sen oynamana bak. Haydi çalsın sazlar. ( Hep birlikte oyun havasına eşlik edilir. Oyun arasında sırtına vurularak Tuzsuz gerdeğe sokulur. Sırtına hızlı vurulunca sinirlenen Tuzsuz narayı basar, ortalıkta titreyen Kavuklu dışında kimse kalmaz. ) ( Hep birlikte oyun havasına eşlik edilir. Oyun arasında sırtına vurularak Tuzsuz gerdeğe sokulur. Sırtına hızlı vurulunca sinirlenen Tuzsuz narayı basar, ortalıkta titreyen Kavuklu dışında kimse kalmaz. ) T – Eyt! Teker teker, üçer beşer gelin. Gelin taze gelin. T – Eyt! Teker teker, üçer beşer gelin. Gelin taze gelin. K – Taze kalmadı. K – Taze kalmadı. T – Eyt! Anamı kesen ben! T – Eyt! Anamı kesen ben! K – Vay hayırlı evlat! K – Vay hayırlı evlat! T – Babamı kesen yine ben! T – Babamı kesen yine ben! K – Babasının oğlu canım, belli oluyor. K – Babasının oğlu canım, belli oluyor. T – Kız kardeşimi lokma lokma doğrayan yine ben! T – Kız kardeşimi lokma lokma doğrayan yine ben! K – Zavallı kız pek de güzeldi. K – Zavallı kız pek de güzeldi. T – Beyoğlu’nda gezerim hatunları süzerim. Kıroyum ama para bende. T – Beyoğlu’nda gezerim hatunları süzerim. Kıroyum ama para bende. K – Allah söyletiyor. K – Allah söyletiyor. T – Var mı bana yan bakan? T – Var mı bana yan bakan? K – Haddime mi düşmüş abi. K – Haddime mi düşmüş abi. T – Hadi ben içtim sallanıyorum, sen ne diye sallanıyorsun. T – Hadi ben içtim sallanıyorum, sen ne diye sallanıyorsun. K – Hava lodos oldu mu ben böyle sallanırım. Bunun suyuna gitmek lazım. ( Hareketlerini Tuzsuza uydurur. ) K – Hava lodos oldu mu ben böyle sallanırım. Bunun suyuna gitmek lazım. ( Hareketlerini Tuzsuza uydurur. ) T – Aferin sevdim seni gelin hanım. Dik dur ciğerimi ye. T – Aferin sevdim seni gelin hanım. Dik dur ciğerimi ye. K – Ay alkol oranı fazla. Midem ağzıma geldi. ( Sözsüz oyun. ) K – Ay alkol oranı fazla. Midem ağzıma geldi. ( Sözsüz oyun. ) T – Gelin nihayet yalnız kaldık. Artık sabrım kalmadı. Duvağını kaldır da mah cemalini bir göreyim. T – Gelin nihayet yalnız kaldık. Artık sabrım kalmadı. Duvağını kaldır da mah cemalini bir göreyim. K – Sen benim cemalimi zor görürsün. K – Sen benim cemalimi zor görürsün.

52 T – Naz etme civanım aç yüzünü. T – Naz etme civanım aç yüzünü. K – Eyvah artık kaçış yok. Açmam açamam. K – Eyvah artık kaçış yok. Açmam açamam. T – Niye? T – Niye? K – Yüz görümlüğü isterim. K – Yüz görümlüğü isterim. T – O ne ya? T – O ne ya? K – Adettendir bilmiyor musun kıro! K – Adettendir bilmiyor musun kıro! T – Eğ başını. T – Eğ başını. K – Allah! Ben demiştim bu adam beni keser diye. Gitti kelle...Eşhedü... K – Allah! Ben demiştim bu adam beni keser diye. Gitti kelle...Eşhedü... T – Gelirken katır boncuğu almıştım. Tak bakayım şunu boynuna. T – Gelirken katır boncuğu almıştım. Tak bakayım şunu boynuna. K – Sen git de onu babanın boynuna tak. K – Sen git de onu babanın boynuna tak. T – Anlamadım gelin hanım. T – Anlamadım gelin hanım. K – Abu canım abu. K – Abu canım abu. T – Aferin tok gözlüymüşsün. Aç bakayım yüzünü. T – Aferin tok gözlüymüşsün. Aç bakayım yüzünü. K – Burun görümlüğü isterim. K – Burun görümlüğü isterim. T – Eğ bakayım kafanı. T – Eğ bakayım kafanı. K – Bu sefer kesin gitti kelle. K – Bu sefer kesin gitti kelle. T – Şu beşi bir yerdeyi takalım boynuna. T – Şu beşi bir yerdeyi takalım boynuna. K – Oh cebellebe. K – Oh cebellebe. T – Aç bakayım yüzünü artık sabrım sınır ihlali yapıyor. T – Aç bakayım yüzünü artık sabrım sınır ihlali yapıyor. K – Kulak görümlüğü isterim. K – Kulak görümlüğü isterim. T – Böyle saçmalık olur mu be! Aç yüzünü. T – Böyle saçmalık olur mu be! Aç yüzünü. K – Sen istedin. ( Yüzünü açar. ) K – Sen istedin. ( Yüzünü açar. ) T – Vay bu ne? T – Vay bu ne? K – Adam! Ayıldı şaşkaloz. K – Adam! Ayıldı şaşkaloz. T – Hasan efendi bu sensin. T – Hasan efendi bu sensin. K – Tabi benim ya ne zannettin. K – Tabi benim ya ne zannettin. T – Ne demek oluyor şimdi bunlar? T – Ne demek oluyor şimdi bunlar? K – Sen içip içip etrafı rahatsız ediyordun. Burnunun ucunu göremiyordun ki beni sana gelin K – Sen içip içip etrafı rahatsız ediyordun. Burnunun ucunu göremiyordun ki beni sana gelin diye yutturdular naber!.. Gördün mü içkinin sana ettiğini. diye yutturdular naber!.. Gördün mü içkinin sana ettiğini. T – Bundan sonra kadehi elime almayacağım. T – Bundan sonra kadehi elime almayacağım. K – Sen şişeden içersin. K – Sen şişeden içersin. T – Elimi sürmeyeceğim. T – Elimi sürmeyeceğim. K – Damardan alırsın mereti. Güzel yemin et. K – Damardan alırsın mereti. Güzel yemin et.

53 T – Tamam içkiyi bıraktım tövbe. T – Tamam içkiyi bıraktım tövbe. K – Hah yola gel. K – Hah yola gel. T – Rezil oldum yedi mahalleye, Şeker mahalleye. T – Rezil oldum yedi mahalleye, Şeker mahalleye. K – Bunu önceden düşünseydin. K – Bunu önceden düşünseydin. T – Ayıp oluyor. T – Ayıp oluyor. K – Hem ne öyle Beyoğlu’nda gezerim hatunları süzerim. K – Hem ne öyle Beyoğlu’nda gezerim hatunları süzerim. T – Akrabalar izliyor ayıp oluyor Hasan Efendi. T – Akrabalar izliyor ayıp oluyor Hasan Efendi. K – Ha ne demek kıroyum ama para bende. K – Ha ne demek kıroyum ama para bende. T – Arkadaşlar var ayıp oluyor. T – Arkadaşlar var ayıp oluyor. K – Hem sen delikanlılığın kurallarını biliyor musun? Bir, nefsi müdafaa haricinde kimseye silah çekmeyeceksin. İki, gazozuna bile kumar oynamayacaksın. Üç, kimsenin namusuna yan gözle bakmayacaksın. Hayda rinna, rinna rinna, rinanay! Birde senin gibi adamların... K – Hem sen delikanlılığın kurallarını biliyor musun? Bir, nefsi müdafaa haricinde kimseye silah çekmeyeceksin. İki, gazozuna bile kumar oynamayacaksın. Üç, kimsenin namusuna yan gözle bakmayacaksın. Hayda rinna, rinna rinna, rinanay! Birde senin gibi adamların... T – Deşerim dedim! T – Deşerim dedim! K – Allah kaçanın anası ağlamaz. ( Greyfurtları Tuzsuza verip kaçar. ) K – Allah kaçanın anası ağlamaz. ( Greyfurtları Tuzsuza verip kaçar. ) T – Bu delikanlılığın kitabına sığar mı be. Aynalıya, Mir oğluna haber vereyim şu kitabın yeni baskısını tekrar gözden geçirelim. Ne kitap be yaz yaz bitmiyor. İçkiyi de bıraktık, şimdi efkarlandım iyi mi. Fena fikir değil hani, akşam arkadaşları toplayayım içkiyi bırakmamı beraber ıslatalım. ( Nara atarak çıkar. ) T – Bu delikanlılığın kitabına sığar mı be. Aynalıya, Mir oğluna haber vereyim şu kitabın yeni baskısını tekrar gözden geçirelim. Ne kitap be yaz yaz bitmiyor. İçkiyi de bıraktık, şimdi efkarlandım iyi mi. Fena fikir değil hani, akşam arkadaşları toplayayım içkiyi bırakmamı beraber ıslatalım. ( Nara atarak çıkar. ) ( Pişekâr İsmail Efendi gelir. ) ( Pişekâr İsmail Efendi gelir. ) P – Hasan Efendi gel Tuzsuz gitti. P – Hasan Efendi gel Tuzsuz gitti. K – Geliyorum, çamaşır değiştiriyorum K – Geliyorum, çamaşır değiştiriyorum P – Gel ne gerek var oyun bitti. P – Gel ne gerek var oyun bitti. K – Anlayan anlıyor, geliyorum. ( Gelir. ) Görecektin İsmail Tuzsuz beni karşısında bulunca bir ayıldı ki sorma. Sinirlenince bıçağa sarıldı. Greyfurtları eline verdiğim gibi yallah! Haydi şu söz verdiğin paraları görelim. K – Anlayan anlıyor, geliyorum. ( Gelir. ) Görecektin İsmail Tuzsuz beni karşısında bulunca bir ayıldı ki sorma. Sinirlenince bıçağa sarıldı. Greyfurtları eline verdiğim gibi yallah! Haydi şu söz verdiğin paraları görelim. P – Düğün masraflarına harcadım. P – Düğün masraflarına harcadım. K – Ne para yok mu? K – Ne para yok mu? P – Aldığın yüz görümlüğüne say. P – Aldığın yüz görümlüğüne say. K – Sorarım ben bunun hesabını. K – Sorarım ben bunun hesabını. P – Efendim oyunumuz burada sona erdi. Umarım hoşça vakit geçirmiş eğlenmişsinizdir. Memnuniyetinizi eşiniz, dostunuz ve komşularınızla paylaşın ki biz her zaman sizlerle beraber olalım. Efendim “oyuna gelmeyin tiyatroya” gelin. Her ne kadar sürç-i lisan ettikse af ola! P – Efendim oyunumuz burada sona erdi. Umarım hoşça vakit geçirmiş eğlenmişsinizdir. Memnuniyetinizi eşiniz, dostunuz ve komşularınızla paylaşın ki biz her zaman sizlerle beraber olalım. Efendim “oyuna gelmeyin tiyatroya” gelin. Her ne kadar sürç-i lisan ettikse af ola! Hasan Hüseyin KARABAĞ Hasan Hüseyin KARABAĞ

54 Ortaoyunun Adı: Uçmak OYUNCULAR : Kavuklu, Pişekar OYUNCULAR : Kavuklu, Pişekar KAVUKLU: Sorma Tosuncuğum, bir felâket atlattım ki tarif kabul etmez... KAVUKLU: Sorma Tosuncuğum, bir felâket atlattım ki tarif kabul etmez... PÎŞEKÂR: Aman, geçmiş olsun Hamdiciğim! PÎŞEKÂR: Aman, geçmiş olsun Hamdiciğim! KAVUKLU: Geçmiş olsun ki, geçmiş olsun... KAVUKLU: Geçmiş olsun ki, geçmiş olsun... PÎŞEKÂR: Naklet bakayım, merak ettim. PÎŞEKÂR: Naklet bakayım, merak ettim. KAVUKLU: Canım, geçende fırtına çıkmadı mıydı? KAVUKLU: Canım, geçende fırtına çıkmadı mıydı? PÎŞEKÂR: Evet, hattâ ben korkudan evin bodrumuna kaçmıştım; sen nerede idin? PÎŞEKÂR: Evet, hattâ ben korkudan evin bodrumuna kaçmıştım; sen nerede idin? KAVUKLU: Ben göklerde... KAVUKLU: Ben göklerde... PÎŞEKÂR: Deme!... PÎŞEKÂR: Deme!... KAVUKLU: Nasıl deme!... Hâlâ tir tir titriyorum... Hasım hasım yanıyorum... KAVUKLU: Nasıl deme!... Hâlâ tir tir titriyorum... Hasım hasım yanıyorum... PÎŞEKÂR: Sakın sıtma olmasın? PÎŞEKÂR: Sakın sıtma olmasın? KAVUKLU: Sıtma kaç para eder!... KAVUKLU: Sıtma kaç para eder!... PÎŞEKÂR: Vâh, vâh!... Aman Hamdiciğim, anlat bakayım... PÎŞEKÂR: Vâh, vâh!... Aman Hamdiciğim, anlat bakayım... KAVUKLU: İşte, o fırtına sabahı idi. Rüzgâr daha pek o kadar esmiyor, yağmur azar azar çiseliyordu. Evden şemsiyeyi aldım; açtım: Dırağman, Fethiye yolunu tuttum. Fâtih Meydanı'na geldim, rüzgâr ziyâdeleşti. KAVUKLU: İşte, o fırtına sabahı idi. Rüzgâr daha pek o kadar esmiyor, yağmur azar azar çiseliyordu. Evden şemsiyeyi aldım; açtım: Dırağman, Fethiye yolunu tuttum. Fâtih Meydanı'na geldim, rüzgâr ziyâdeleşti. PÎŞEKÂR: Açık, yüksek yerde öyledir. PÎŞEKÂR: Açık, yüksek yerde öyledir. KAVUKLU: Baktım ki şemsiye dikilmeye başladı, nerede ise elimden kurtulacak... Sıkı sıkı sapına sarıldım. KAVUKLU: Baktım ki şemsiye dikilmeye başladı, nerede ise elimden kurtulacak... Sıkı sıkı sapına sarıldım. PÎŞEKÂR: Allah vere de bocalamayaydın! PÎŞEKÂR: Allah vere de bocalamayaydın! KAVUKLU: Bocalamak nerede?... Rüzgâr sertleştikçe sertleşti, şemsiye dikildikçe dikildi KAVUKLU: Bocalamak nerede?... Rüzgâr sertleştikçe sertleşti, şemsiye dikildikçe dikildi

55 PÎŞEKÂR: Aman! PÎŞEKÂR: Aman! KAVUKLU: Amanı zamanı yok... Bir aralık vücûdumda bir hafiflik duydum. Dikkat ettim ki Fâtih Camii'nin kapısının üstü ile bir hizâya gelmişim... Kurşunlar bana doğru... KAVUKLU: Amanı zamanı yok... Bir aralık vücûdumda bir hafiflik duydum. Dikkat ettim ki Fâtih Camii'nin kapısının üstü ile bir hizâya gelmişim... Kurşunlar bana doğru... PÎŞEKÂR: Ne diyorsun? Yat aşağı... Maazallah bir tanesi isabet etti mi? PÎŞEKÂR: Ne diyorsun? Yat aşağı... Maazallah bir tanesi isabet etti mi? KAVUKLU: Tosun, sen bunamışsın! Tüfek kurşunu değil... Kubbe kurşunları... KAVUKLU: Tosun, sen bunamışsın! Tüfek kurşunu değil... Kubbe kurşunları... PÎŞEKÂR: Hay Allah müstehakını versin... Yüreğim hop etti! PÎŞEKÂR: Hay Allah müstehakını versin... Yüreğim hop etti! KAVUKLU: Benimkini sorma, neler etti? Ben, hâlâ yürüyorum zannediyordum. Bir de göz ucu ile bakayım ki ayaklarım yerden kesilmiş, ben, on beş arşın yükselmiş değil miyim? KAVUKLU: Benimkini sorma, neler etti? Ben, hâlâ yürüyorum zannediyordum. Bir de göz ucu ile bakayım ki ayaklarım yerden kesilmiş, ben, on beş arşın yükselmiş değil miyim? PÎŞEKÂR - E..... Sonra?... PÎŞEKÂR - E..... Sonra?... KAVUKLU: Sonrası, büyük kubbe, derken şerefesi, alemleri... KAVUKLU: Sonrası, büyük kubbe, derken şerefesi, alemleri... PÎŞEKÂR: Yâ düşseydin?... PÎŞEKÂR: Yâ düşseydin?... KAVUKLU: Kabil mi? Şemsiyenin sağlam olduğunu biliyordum. Artık aşağılara bakmıyordum. Gözlerim kararır diye korkuyordum. Uç babam, uç... KAVUKLU: Kabil mi? Şemsiyenin sağlam olduğunu biliyordum. Artık aşağılara bakmıyordum. Gözlerim kararır diye korkuyordum. Uç babam, uç... PÎŞEKÂR: Oh, ben senin yerinde olsam çaylak maylak, akbaba kovalar, yakalardım. PÎŞEKÂR: Oh, ben senin yerinde olsam çaylak maylak, akbaba kovalar, yakalardım. KAVUKLU: O havada rast gelirsen... KAVUKLU: O havada rast gelirsen... PÎŞEKÂR: Aman Hamdiciğim, bir şeyi daha merak ettim... PÎŞEKÂR: Aman Hamdiciğim, bir şeyi daha merak ettim... Yolu nasıl buluyordun? Pusulan var mıydı? Yolu nasıl buluyordun? Pusulan var mıydı? KAVUKLU: Pusulam yoktu amma, cebimde, kâğıdının üzeri haritalı cigara kâğıdı vardı; çıkarıp bakıyordum. KAVUKLU: Pusulam yoktu amma, cebimde, kâğıdının üzeri haritalı cigara kâğıdı vardı; çıkarıp bakıyordum. PÎŞEKÂR: Acaba, nerelere kadar gittin? PÎŞEKÂR: Acaba, nerelere kadar gittin? KAVUKLU: Düz gitseydim, muhakkak Şam'ı bulmuştum... Fa­kat dik gittiğim için, haritadan bulunduğum noktayı tayin ettim ki Çukurbostan üzerindeyim. KAVUKLU: Düz gitseydim, muhakkak Şam'ı bulmuştum... Fa­kat dik gittiğim için, haritadan bulunduğum noktayı tayin ettim ki Çukurbostan üzerindeyim. PÎŞEKÂR: E... Ne ise?... Pek o kadar uzun değil.,. PÎŞEKÂR: E... Ne ise?... Pek o kadar uzun değil.,. KAVUKLU: Evet... Ne diyordum... KAVUKLU: Evet... Ne diyordum...

56 PÎŞEKÂR: Çukurbostan üzerindeyim, diyordun! PÎŞEKÂR: Çukurbostan üzerindeyim, diyordun! KAVUKLU: Hâ... Bir de, rüzgâr birdenbire kesilmez mi? Baş­ladım inmeğe... KAVUKLU: Hâ... Bir de, rüzgâr birdenbire kesilmez mi? Baş­ladım inmeğe... PÎŞEKÂR: Aman!... PÎŞEKÂR: Aman!... KAVUKLU: Aman ki aman... Tam yarı yola kadar indim, gü­neş de çıktı... Çıkar çıkmaz gözlerim kamaştı... Ne oluyorum demeğe kalmadı, şemsiye 'Paff!' dedi, delindi... KAVUKLU: Aman ki aman... Tam yarı yola kadar indim, gü­neş de çıktı... Çıkar çıkmaz gözlerim kamaştı... Ne oluyorum demeğe kalmadı, şemsiye 'Paff!' dedi, delindi... PÎŞEKÂR: Eyvah!... PÎŞEKÂR: Eyvah!... KAVUKLU: İşitiyordum, mahalle çocukları, "Gökten adam yağı­yor!" diye bağırıyorlardı. Onları dinleyeyim derken, şemsiye ter­sine döndü. Harita elimden düştü. Ben de kendimi bıraktım. KAVUKLU: İşitiyordum, mahalle çocukları, "Gökten adam yağı­yor!" diye bağırıyorlardı. Onları dinleyeyim derken, şemsiye ter­sine döndü. Harita elimden düştü. Ben de kendimi bıraktım. Okuduğunuz metinde Kavuklu,fırtınalı bir günde,şemsiyesiyle birlikte nasıl uçtuğunu abartılı bir biçimde anlatıyor. Güldürü unsurunu bu abartılı söyleyiş sağlıyor. Pîşekâr Tosun da onu büyük bir heyecanla dinliyor. İlginç sorular sorarak seyircilerin merak ve ilgisini çekmeye çalışıyor. Sonunda olayın bir rüya olduğu anlaşılıyor. Okuduğunuz metinde Kavuklu,fırtınalı bir günde,şemsiyesiyle birlikte nasıl uçtuğunu abartılı bir biçimde anlatıyor. Güldürü unsurunu bu abartılı söyleyiş sağlıyor. Pîşekâr Tosun da onu büyük bir heyecanla dinliyor. İlginç sorular sorarak seyircilerin merak ve ilgisini çekmeye çalışıyor. Sonunda olayın bir rüya olduğu anlaşılıyor.

57 SON SON


"GELENEKSEL TÜRK T İ YATROSU. Geleneksel Türk Tiyatrosunun Özellikleri: Geleneksel Türk tiyatrosu yazılı bir metne değil doğaçlamaya dayanır. Geleneksel." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları