Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

2010-2030 Döneminde Türkiye’ye Gelecek Göçmen ve Mülteci Öngörüleri Senaryo Analizi Gülgün Tuna.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "2010-2030 Döneminde Türkiye’ye Gelecek Göçmen ve Mülteci Öngörüleri Senaryo Analizi Gülgün Tuna."— Sunum transkripti:

1 Döneminde Türkiye’ye Gelecek Göçmen ve Mülteci Öngörüleri Senaryo Analizi Gülgün Tuna

2

3 A. DÜNYADA GÖÇ TRENDLERİ 1.Günümüzdeki durum Dünyada toplam göçmen sayısı: (mülteciler dahil, yasadışı göçmenler dahil değil) 1965: 75 milyon 1975: 84 milyon 1985: 105 milyon 1990: 120 milyon 2002: 175 milyon ( dünya nüfusunun % 2.5’i; 106 milyonu gelişmiş ülkelere göç, %48’i kadın) 2030 tahmini : 200 milyon 2050 tahmini: 230 milyon

4 Uluslararası Göçmen Nüfus Oranları

5 Dünyada Göç En çok göç veren ülkeler: Meksika, Çin, Pakistan, Hindistan, İran, Türkiye, Endonezya, Filipinler, Ukrayna, Kazakistan, Sudan. En çok göç alan ülkeler: ABD, İngiltere, İspanya, Rusya, Almanya, Ukrayna, Fransa, Suudi Arabistan, Kanada, Hindistan, Türkiye.

6 Dünyada Yasadışı Göç Uluslararası Göç Örgütüne göre, yeryüzünde her hangi bir anda kaçak olarak dolaşanların sayısı 15 ile 30 milyon arasında değişmektedir. ABD’nde toplam 5 milyon yasadışı göçmen bulunduğu, yılda 350,000 yasadışı göçmenin giriş yaptığı tahmin edilmektedir. Batı Avrupa’da 3 milyon yasadışı göçmen bulunduğu, yılda 350, ,000 yasadışı göçmenin girdiği tahmin edilmektedir.

7 Yasadışı Göç ve Kaçakçılık

8 Dünyada İnsan Ticareti ve Kölelik Dünyada 2.5 milyon kişi insan ticareti mağdurudur. Bunların % 80’i kadın, diğerleri çoklukla 18 yaş altı erkek çocuklardır. Sayısı 12.5 milyonu bulan yarı-kölelerin 9.5 milyonu Asya ülkelerinde çalıştırılıyor. Bunların % 55’i kadın, % 40’ı 18 yaşın altında. Fuhuş sektöründe ya da hizmetçi/işçi olarak çalıştırılıyorlar.

9 Dünyada Mülteciler/Sığınmacılar 1995 yılında mülteci ve sığınmacıların sayısı, 1970’lerin on katına çıkmış ve 27.5 milyonu bulmuştur. 1995’ten sonra bu sayı yılda ortalama 22 milyon olarak süregelmiştir. Bunun % 58’i kadın, % 41’i 18 yaşın altındakiler, % 5’i 5 yaşın altındakilerdir. 2008’de dünyada toplam mülteci sayısı 15.2 milyon, sığınmacı sayısı 827,000 olmuştur. 1980’den bu yana Avrupa’da yapılan sığınma talebi sayısı 6.6 milyona ulaşmıştır.

10 Sığınma başvurularında kaynak ve varış ülkeleri 2007 yılında gelişmiş ülkelere yapılan sığınma başvurusunda ilk beş kaynak ülke: Irak (45.200), Rusya Federasyonu (18.800), Çin (17.100), Sırbistan (15.400), Pakistan (14.300). Sığınma başvurularının yarısı Asya’dan, % 21’i Afrika’dan, % 15’i Avrupa’dan, % 12’si Latin Amerika ve Karayipler’den, % 1’i Kuzey Amerika’dan yapılmıştır. Başlıca varış yeri : ABD’ye, gelişmiş ülkelere yapılan sığınma başvurularının yüzde 15’i yapıldı. İsveç, % 11 ile ikinci sırada.

11 Nüfus Hareketlerini Etkileyen Faktörler 1.Uzun dönemde göçlere yo l açan demografik ve ekolojik baskılar (genç nüfusun artması, iklim değişimi). 2.Orta dönemde göçlere neden olan ekonomik sorunlar (kriz, daralma, kutuplaşma) ve bunların sosyal etkileri (sınıf farkı, tüketim toplumuna duyulan özlem). 3.Kısa dönemde nüfus hareketlerine yol açabilecek siyasi çalkantılar (devrim, darbe, savaş).

12

13 Nüfus yoğunluğu

14 Nüfusun çevre üzerindeki etkisi 2002

15 Nüfusun çevre üzerinde etkisi 2050

16 Ormanlar

17

18 Deniz seviyesi yükselmesi

19 Kişi Başına Gelir Dağılımı

20 Yoksulluk

21 Etnik Çeşitlilik

22 Çatışmalı Bölgeler

23 İstikrarsız Bölgeler - Afrika

24 Küresel Göç Yönetimi Mevcut İltica Rejimi 1951 Mültecilerin Hukuki Statüsüne Dair Sözleşme (Cenevre) ve Protokoller BMMYK Sivil Toplum Örgütleri Normlar: Geri göndermeme, koruma ve yardım. Uluslararası Göç Rejimi YOK

25 2. Gelecekte Uluslararası Göçleri Etkileyecek Trendler (Şekillendiriciler) 1.Küreselleşme 2.İklim değişimi 3.Demografik değişimler 4.Teknolojik yenilikler 5.Siyasi istikrarsızlık

26 Küreselleşme, bir sürpriz engel çıkmazsa (büyük bir ekonomik kriz veya dünya savaşı gibi) hızlanarak devam edecektir. Tarihte görülmemiş derecede entegre olmuş dünya ekonomisinde tüm üretim faktörleri gibi işgücü de daha hareketli olacaktır. Küreselleşmenin aşağıdaki etkileri ile göçler artabilir: a. Ucuz işgücü ihtiyacının artması: Neoliberal ekonomi politikalarının ve giderek yoğunlaşan uluslararası rekabet koşullarının gereği olarak, ucuz işgücüne duyulan ihtiyaç sürekli artmaktadır. Üretim maliyetini düşürmek için özellikle kaçak-yasadışı göçmen işçi kullanmak işverenlere cazip görünebilir. Bu ucuz ve örgütlenemeyen işgücünü bir tehdit unsuru olarak kullanıp yerli işçileri de daha ucuza ve daha kötü şartlarda çalışmaya ikna edebilirler. 1. Küreselleşme

27 Küreselleşme Öte yandan, gelecekte gelişmiş ülkelerde daha nitelikli işgücüne ihtiyaç duyulacaktır. Bu nedenle Batı ülkeleri işgücü göçünü sınırlamaya yönelik yasalar çıkarmaktadır. Böylelikle göçler kontrol altına alınarak, sadece ihtiyaç duyulan düzeyde, ucuz ve yüksek nitelikli işgücü getirilip, ihtiyaç duyulmayan niteliksiz göçmenler sınırdışı edilebilir. Çünkü uluslararası sermaye, artık nitelikli işçi gerektirmeyen malların üretimini, bizzat işgücünün ucuz olduğu ülkelerde yapmaktadır.

28 Küreselleşme b. Küreselleşmenin kutuplaşma etkisi: Küreselleşme ile birlikte ekonomik büyüme görülebilir fakat aynı zamanda gelir dağılımında eşitsizlik artmaktadır. Modern/liberal üretim tarzına katılamayan niteliksiz, sermayesiz gruplar hızla yoksullaşmaktadır. Çok uluslu şirketlerle rekabet edemeyen küçük ve orta ölçekli işletmeler yok olmaktadır. Zengin ve yoksul arasındaki uçurum büyüdükçe artan sosyal huzursuzluk ve istikrarsızlık da göçlere neden olabilir.

29 Küreselleşme

30

31 2. İklim Değişimi İklim değişiminin yol açacağı kronik çevre bozulması ve doğal felaketler kitlesel nüfus hareketlerine yol açacaktır. Sadece iklim değişimi tek başına milyonları yerinden etmeye yetecek bir etkendir. Kuraklık tarih boyunca bir göç nedeni olmuştur. Bazı uzmanlara göre, iklim değişimi daha ziyade aynı ülke sınırları içinde göçlere neden olacaktır. Eğer iklim değişiminin getirdiği kuraklık, susuzluk, kıtlık gibi sorunların yanısıra ülkede siyasi istikrarsızlık da varsa nüfus hareketlerinin ülke dışına doğru olması beklenebilir.

32 İklim değişimi IPCC tahminlerine göre 2010 yılında ekolojik mülteci sayısının 25 milyon olması; 2050 yılında bu sayının 150 milyonu bulması beklenmektedir. Bir başka tahmine göre (Norman Myers) bu sayı 200 milyon olabilir. Yani gelecekte, ekolojik-ekonomik nedenlerle göç, siyasi, dini ve etnik nedenlerin önüne geçecek, çevre bozulması göç hareketlerinin birinci nedeni olacaktır. Ekolojik göçler, kuraklığın yanısıra, toprak kalitesinin bozulması, tarımsal verimliliğin düşmesi, çölleşme, deniz seviyesinin yükselmesi, yağış düzeninin bozulması, ve sel, kasırga, hortum gibi doğal felaketlerden kaynaklanır. Mülteciler de gittikleri yerlerde ağaçları keserek, hayvanları avlayarak vb. yollardan ekolojik dengeyi daha da bozmaktadır.

33 3. Demografik Değişimler Göçmenlerin çoğu demografik geçişini tamamlamamış ülkelerden gelmektedir. Nüfustaki genç oranı ne kadar yüksek olursa göç edecek kişi sayısı da o kadar artar. Projeksiyonlara göre, Afrika’da, Orta Doğu’da ve Güneydoğu Asya’da genç nüfus artmaya devam edecektir. Avrupa’da, Güney Amerika’da ve Çin’de nüfus yaşlanacaktır. Nüfusu yaşlanan ülkelerde göçmen işçilere duyulan ihtiyaç artacaktır. AB ülkeleri 2050 yılına kadar 60 milyon göçmen işçi almak zorundadır. Bu nedenle Avrupa’da yabancı karşıtı görüşlerin karşısına göçmenleri olumlu karşılayan görüşler de çıkmıştır.

34 15 Yaş Altı Nüfus

35 4. Teknolojik Yenilikler a.Göçlerin artmasına yol açacak teknolojik yenilikler: Gelişen ve yaygınlaşan elektronik iletişimin etkisiyle özellikle az gelişmiş ülkelerdeki genç nüfus, gelişmiş ülkelerdeki yaşam tarzından haberdar olmakta ve daha iyi yaşam koşullarına özlem duymaktadır. Gelişen ulaşım teknolojileri daha kolay ve ucuz yolculuk yapmayı sağlayacak, insanlar daha uzak mesafelere göç edebileceklerdir. Ya da iki ülke arasında sık sık gidip gelebileceklerdir. İletişim teknolojileri sayesinde de, yurtdışına giden göçmenler geride kalan aileleriyle bağlantılarını sürdürebilecektir. İki evli yaşam ve çifte vatandaşlık da artabilir. Böylece göç olgusu eskisi kadar büyük ve radikal bir değişim olmaktan çıkacaktır. Kitle imha silahlarının yayılması, özellikle biyolojik ve genetik silahların nanoteknoloji ile geliştirilmesi sonucunda soykırım ve etnik temizlik artarsa, kitlesel sığınma hareketleri artabilir.

36 İnternet erişimi

37 Teknolojik Yenilikler b. Göçleri azaltıcı teknolojik yenilikler: Gelişmiş uydu ve elektronik tarama sistemleri ile sınır güvenliği daha etkin bir şekilde korunursa yasadışı göçler azalabilir. Biyometrik vize uygulaması (İngiltere; parmak izleri ve dijital fotoğraf); radyofrekanslı kimlik (ABD; uzaktan okunabilen kimlik); suç algılayan bilgisayar sistemi (ABD; insan kaçakçılarının yüzündeki kan akımını ölçüyor) gibi teknolojilerle insan kaçakçılığı azaltılabilir. Gelişmiş ülkelerde robot teknolojisinin kullanılması insan işgücüne duyulan ihtiyacı azaltabilir. Örneğin Japonya’da yaşlıların bakımını yapacak robotlar şimdiden üretilmeye başlanmıştır. Başlangıçta maliyeti yüksek olsa da, zamanla robot teknolojisi ucuzlayacak ve yaygın olarak kullanılacaktır. Bu durumda çok ucuza çalışan kaçak göçmen işçilere de gerek kalmayacaktır. Ancak bu noktaya 20 yıl sonra gelinebilir.

38 5. Siyasi İstikrarsızlık Bu başlık altında, sivil ya da askeri darbeler, devrimler, baskı yönetimleri (otoriter ya da totaliter rejimler), kitle katliamları, soykırım, işkence, siyasi idam vb. insan hakları ihlalleri, etnik-dinsel baskılar, etnik çatışmalar, iç savaşlar, devletlerarası savaşlar, devlet terörü ve terörizm yer almaktadır. Bu tür siyasi sorunların çok görüldüğü Asya, Afrika ve özellikle Orta Doğu’da kitlesel yada bireysel sığınma hareketlerinin ve göçlerin artacağı öngörülebilir arasında ABD’nin gücünün düşüşe geçmesiyle birlikte çok kutuplu bir dünya oluşurken bir çok bölgede ve ülkede değişik grupların iktidarı ele geçirme mücadeleleri yer alacaktır. Kitle imha silahlarının yayılması (genellikle önce enerji amaçlı kurulan nükleer santrallerin silaha dönüştürülmesi) istikrarsızlığı arttıracaktır. En riskli bölgeler Hindistan- Pakistan, İsrail-Filistin, İran-Irak ve Afrika, Kafkaslar gibi süregelen sorunların bulunduğu yerlerdir. Ayrıca Çin’de de 1.3 milyardan 1.5’e çıkacak olan nüfusun artan enerji vb. ihtiyaçlarının karşılanması, genişlemeci veya saldırgan bir dış politika izlemesini gerektirebilir.

39 Dünyada Göç Hareketleri Sonuç olarak, yukarıda sözü edilen trendlerin etkisiyle dünyada göç hareketleri önümüzdeki 20 yıl içinde büyük ölçüde artacaktır yılına doğru iklim değişiminin olumsuz etkileri daha da şiddetle hissedileceği için göç sayıları giderek yükselecektir. Bölgeler arasında farklar görülebilir, şöyle ki eskiden göç veren ülkeler gelecekte göç alan ülkeler haline gelebilir. Türkiye de bunlardan biridir.

40 1.Geçmişte ve günümüzde Türkiye’de Göçmen ve Mülteci Sorunu Yasal göçün dışında, Türkiye’ye yönelik 3 nüfus hareketi vardır: a.Bölge ülkelerinden, Asya ve Afrika’dan gelen,Türkiye’yi geçici olarak yaşanacak bir transit ülke olarak gören, Batı ülkelerine göç etmek isteyen zorunlu ya da kaçak nüfus hareketi. Türkiye, Afganistan, Pakistan, Irak, İran, Bangladeş gibi ülke vatandaşlarının Avrupa ülkelerine geçişi bakımından transit ülkedir. Sahra güneyinden gelen göçmenler için de Kuzey Afrika, Türkiye ve Balkan ülkeleri transit geçiş noktaları olmuştur. Bu göçmenler şu ülkelerden gelmektedir: Senegal, Gambia, Sierra Leone, Liberya, Mali, Fildişi Sahili, Gana, Nijerya, Kongo, Kamerun, Sudan, Somali, Etiyopya, Eritre. Her yıl bu ülkelerden kişi Kuzey Afrika’ya, oradan da Akdeniz’e geçmektedir. Bu gruptakiler zaman zaman kaçak işçi olarak çalışsalar da başka ülkelere gitmenin yollarını ararlar. Ancak Batı tarafından reddedilince Türkiye’de kalıcı olarak yerleşmek isteyebilirler. B. TÜRKİYE’YE YÖNELİK NÜFUS HAREKETLERİ

41 b.Ekonomik nedenlerle gelen yabancı nüfus. Türkiye’de bugün 2 milyon civarında göçmen işçi bulunduğu, bunun en az yarısının kaçak olduğu tahmin edilmektedir. Her yıl kişinin kaçak olarak giriş yaptığı tahmin edilmektedir. Eski Doğu Bloku ülkeleri ve bazı Afrika ülkesi vatandaşlarının ülkemizde kaçak çalışması yönünden Türkiye hedef ülkedir. Çoğu zaman turist olarak gelip, tarım, inşaat, turizm, hizmet, fuhuş ve eğlence alanlarında kaçak işçi olarak çalışırlar, ya da bavul ticareti ile hayatlarını kazanırlar. İnşaat, tekstil ve madencilik sektörlerinde gün geçtikçe artan oranda kaçak ve göçmen işçi çalıştırılmaktadır. Özellikle İstanbul bu açıdan bir uluslararası merkez haline gelmiştir. İstanbul’da ’den fazla göçmen bulunduğu tahmin ediliyor. İstanbul’un insan ticaretinde önemli bir durak olduğu belirtiliyor. Karadeniz bölgesindeki insan kaçakçıları için Türkiye bir varış ülkesidir. Mağdurlar genellikle Moldova, Ukrayna, Rusya Federasyonu, Kırgızistan ve Özbekistan’dan gelmektedir. 2008’de 50,080 yasadışı göçmen ve 960 göçmen kaçakçısı yakalanmıştır. Bunların çoğu Irak, Pakistan, İran, Afganistan ve Moldova’dan gelmiştir. 2008’de göçmenlerin gıda, yakacak, tedavi, ulaşım vb. masrafları için 1 milyon 304 bin YTL harcanmıştır. Yılda ortalama 60, ,000 yasadışı göçmen yakalanmaktadır. B. TÜRKİYE’YE YÖNELİK NÜFUS HAREKETLERİ

42 c.Çeşitli bölge ülkelerinden gelen zorunlu göç grupları (mülteci/sığınmacı). Bunların bir kısmı için Türkiye “geçiş”, bir kısmı için “varış” ülkesidir. Türkiye’de kayıtlı mülteci/sığınmacı sayısı: 2007 : 10, Ocak: 18, Aralık: 21,470 B. TÜRKİYE’YE YÖNELİK NÜFUS HAREKETLERİ

43 Türkiye’ye Sığınma Hareketleri Son 14 yılda Avrupa dışındaki 53 ülkeden 58,804 yabancı Türkiye’den sığınma talebinde bulunmuştur. Bunların 27,815’i sığınmacı statüsüne alınmış ve ABD, Kanada, Avustralya gibi ülkelere yerleştirilmiştir. Türkiye’ye iltica talebiyle gelen insan sayıları, bölge ülkelerinin iç siyasi durumuna bağlı olarak yıldan yıla değişiklik göstermektedir. Geçmişte İran Devrimi, Orta Doğu’daki çatışmalar, Soğuk Savaşın bitmesi, Irak savaşı gibi olaylar, Türkiye’yi fiili olarak ilk sığınma ülkesi haline getirmiştir öncesinde en çok sığınmacı İran’dan gelmekteydi ABD müdahalesinden sonra en çok sığınmacı Irak’tan gelmektedir.

44

45 Türkiye’ye Sığınma Hareketleri 1923 Lozan Antlaşması ile Türkiye-Yunanistan arasında nüfus mübadelesi: 384,000 kişi Bulgaristan’dan 101,507; arasında 272,971, ’de 154,385kişi. ( + 116,521 akraba döneminde) Nazi Almanya’sından kaçan 800 Musevi Yugoslavya’dan 183,000 Türk kökenli göçmen ile Arnavut ve Müslüman Slavlar İran İslam Devriminden sonra Türkiye üzerinden Avrupa ve ABD’ne giden rejim muhalifleri Halepçe katliamından sonra 51,000 Irak’lı Kürt Bulgaristan’dan 345,000 Türk kökenli göçmen (+ 73,957 akraba 1995) 1991 Körfez Savaşı sonrası Türkiye’ye kaçmak zorunda kalan 460,000 Kürt nüfus ,000 Bosnalı ,000 Kosovalı.

46 Türkiye’ye Sığınma Hareketleri Yukarıda görüldüğü gibi, kısa bir zaman dilimi içinde Türkiye’ye birkaç büyük kitlesel sığınma hareketi olabilmektedir arasında yani 3 yıl içinde Türkiye’ye Irak’tan ve Avrupa’dan 2’şer büyük kitlesel sığınma hareketi olmuştur.

47 2. Günümüzde Türkiye’ye Göçü Çeken Etkenler a.Tarihsel nedenler: Komşu ülkelerde yaşayan Türk soydaşlarına karşı Türkiye’nin tarihinden gelen bir sorumluluğu bulunmaktadır. Tarihi Osmanlı nüfuz/egemenlik bölgesi içinde kalan Balkan, Kafkas, Orta Doğu ülkeleri, ve ayrıca Orta Asya halkları açısından Türkiye potansiyel bir göç hedefidir. Bu ülkelerde görülebilecek baskı ve asimilasyon politikaları Türkiye’ye göç eğilimini canlı tutacaktır. b.Türkiye’nin coğrafi transit konumu: Türkiye, Avrupa ile Doğu dünyasını bağlayan bir köprüdür ve güneyde Afrika’dan gelenler için de Avrupa’ya geçiş yoludur. Ekonomik ve kültürel nedenlerle daha iyi bir yaşam beklentisi ile ülkelerini terkeden göçmenler için Avrupa’ya giriş kapısıdır.

48 Günümüzde Türkiye’ye Göçü Çeken Etkenler c. Türkiye’nin bulunduğu bölgede çok sayıda istikrarsız ülke bulunması: Türkiye’nin çevresinde etnik, ideolojik, dini bölünmeleri olan, işkence, siyasi idam gibi insan hakları ihlalleri yapılan, kronik çatışmaların ve terörün sürdüğü çok sayıda devlet bulunmaktadır. Günümüzde en çok sığınma talebi Irak, İran, Afganistan, Pakistan ve Filistin’den gelmektedir. d. Türkiye’de kaçakçılık şebekelerinin bulunması: Gelişmiş ülkelerin yasal yollardan kabul ettiği göçmen/mülteci sayısı çok sınırlı, aradıkları standartlar yüksek olduğu için, çoğu kişi yasadışı yollardan bu ülkelere girmeye çalışmaktadır. Bunlara yardım edecek kaçakçılık şebekelerinin yoğun olduğu bölgelerden biri de Türkiye’dir.

49 Günümüzde Türkiye’ye Göçü Çeken Etkenler e. Türkiye’de BMMYK ofisi (ya da erişim noktası) bulunması: Avrupa dışından Türkiye’ye gelen sığınmacıların iltica taleplerinin değerlendirilmesi için bulundukları ildeki il emniyet müdürlüğünün yanısıra BMMYK Ofisine başvurmaları gerekmektedir. f. Kaçak işçi sorunuyla etkin biçimde mücadele edilmemesi: Kaçak çalışan göçmen işçiler ucuz ve örgütlenemeyen işgücü oldukları için işverenler tarafından tercih edilmekte, belki de bu ekonomik perspektifle binlerce göçmenin kaçak çalışmasına göz yumulmaktadır. Üretim maliyetinin bu şekilde düşürülmesi Türkiye’nin gelecekte öngörülen ekonomik büyümesinde rol oynayabilir.

50 Yukarıda sayılan etkenler önümüzdeki yıllarda da Türkiye’ye göçleri çeken nedenler olmaya devam edecektir. Ancak gelecekte bunlara yeni gelişmeler de eklenebilir : a. Türk ekonomisinin durumu. b. Türkiye’nin izleyeceği göçmen politikası. 3. Gelecekte Türkiye’nin Çekiciliğini Etkileyebilecek Gelişmeler

51 a döneminde Türk ekonomisinin durumu Türk Ekonomisinin Büyümesi ve Çekim Merkezi Haline Gelmesi: Bir çok iktisatçı ve siyaset bilimcisi, Türkiye’nin yakın gelecekte büyük ekonomik başarı göstereceğini ve bölgesel bir güç haline geleceğini öngörmektedir. Bazı örnekler: Uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye’nin 2050 yılında dünyanın dokuzuncu, Avrupa’nın üçüncü büyük ekonomisi olabileceğini belirtmiştir. Goldman Sachs, Türk ekonomisinde ciddi bir büyüme potansiyeli olduğunu, milli gelirin 10 kat artacağını, kişi başına düşen gelirin bugünkü 10,000 dolardan 60,000 dolara çıkacağını öngörmektedir. Türkiye, milli gelir açısından Almanya, Japonya ve Fransa’yı geçecektir. George Friedman Gelecek 100 Yıl adlı eserinde, Türkiye’yi yüzyılın en önemli beş ülkesi arasında göstermektedir. 2020’de Türkiye dünyanın onuncu en büyük ekonomisi olacaktır. Orta Doğu’da, Akdeniz’de ve Karadeniz’de hakimiyet kurmuş bir bölgesel güç, hatta büyük bir Avrasya ve Orta Doğu imparatorluğu haline gelecektir.

52 Türk ekonomisinin büyümesi ABD ve Batılı müttefikleri, Yeni Orta Doğu projesi çerçevesinde Türkiye’nin başarılı olmasını istemektedir. Türkiye’nin, İslamiyeti liberal piyasa ekonomisi ile başarıyla bağdaştırmış ve yüksek refah/tüketim düzeyine ulaşmış bir rol modeli olarak diğer Müslüman ülkelere örnek gösterilmesi hedeflenmektedir (Bu amaçla yaratılan imajda, Cumhurbaşkanının başörtülü karısının ayağında kırmızı Louis Vuitton ayakkabılar bulunması çok isabetli bir kombinasyondur). Bu bağlamda, ABD vaktiyle Güney Kore gibi Asya Kaplanlarına gösterdiği destek ve yardımı bu kez Türkiye’ye vererek, yüksek ekonomik büyüme sağlayacak, AB de ona katılacaktır. İstanbul’un uluslararası bir finans merkezi olması planlanmaktadır. Dolayısıyla Türkiye’de önümüzdeki 20 yılda üretimin artması sonucunda, gelir dağılımı düzelmese de, yaşam standartlarında genel bir iyileşme görülebilir ve yeni iş olanakları yaratılabilir. Bölge ülkelerine kıyasla Türkiye daha iyi yaşam koşulları vaat eden bir göç hedefi olabilir.

53 b. Türkiye’nin Gelecekte İzleyeceği Göçmen Politikası: İki Alternatif Yaklaşım Olumsuz yaklaşım Konuya ulusal güvenlik, kamu düzeni, sınır güvenliği perspektifiyle yaklaşmak. Yabancıya tahammülsüzlük. Geri gönderme, sınırdışı etme, gözaltında tutma, çalışma ve ikamet izni vermeme. Kabul edici yaklaşım Konuya insan hakları, göç ve iltica hakkı perspektifiyle yaklaşmak. Göçün kaçınılmaz olduğunu kabul etmek, olumsuz etkilerini hafifletmek. Göçmenlere sosyal güvence ve çalışma olanakları sağlamak.

54 Türkiye’nin Gelecekte İzleyeceği Göç Politikası Türkiye’nin gelecekte izleyeceği göç politikasını büyük ölçüde AB adaylık sürecindeki uyum çalışmaları belirleyecektir. Yeni bir Yabancılar Yasası çıkarılacak ve Avrupa dışından gelen sığınmacılara uygulanan coğrafi çekince büyük olasılıkla kaldırılacaktır. Geçmişte göçmen kabulünde “soydaş” olmak önemli bir ölçüt iken, gelecekte “Ilımlı İslam devleti” politikası doğrultusunda “Müslüman” olmak önem kazanacaktır. Bir çok uzak Afrika ve Asya ülkesinde yaşayan Müslüman nüfus için Türkiye bir göç hedefi olabilir. Örneğin: Gana, Malavi, Çad, Cibuti, Zimbabwe, Burundi, Burkina Faso, Sierra Leone, Somali, Kenya, Nijer, Sudan, Eritre,Etiyopya, Türkistan, Kırgızistan, Tacikistan, Gürcistan, Çeçenistan, Makedonya, Keşmir, Kırım, Pakistan, Bangladeş, Filistin, Irak ve diğerleri.

55 Müslüman Nüfus

56 Sonuçlar Bugüne kadar Türkiye’ye göç, Türkiye’nin iç koşullarından ve politikalarından ziyade, Türkiye’nin dışında oluşan siyasi ve ekonomik gelişmelere bağlı olarak artmış veya azalmıştır. Yabancıların Türkiye’ye gelmek/geçmek istemesinin başlıca nedeni Türkiye’nin çekim gücünden çok, kendi ülkelerindeki itici koşullar olmuştur. Gelecekte ise Türkiye’nin büyüyen ekonomisi ve değişen göçmen politikası nedeniyle çekim gücü artacaktır. Göçmenler ve mülteciler Türkiye’den yalnız geçmek değil, kalmak, yerleşmek ve çalışmak isteyeceklerdir. Türkiye’ye çok daha fazla kaynak ülkeden daha fazla göçmen ve sığınmacı gelecektir.

57 Türkiye’ye Göçü İçeriden Çekecek ve Dışarıdan İtecek Etkenler ( ) Türkiye : Ekonomik çekim merkezi+ kabul edici yasalar+soydaşlara- dindaşlara olumlu yaklaşım+transit geçit+kaçakçılık şebekeleri Küreselleşme = işgücü hareketliliği İklim değişimi Bölge ülkelerinde siyasi istikrarsızlık Ulaşım ve iletişim teknolojisinde gelişmeler Bölgede genç nüfusun artması Bölge ülkelerinde kutuplaşma

58 C. SENARYO ANALİZİ 1. Şekillendiriciler a.Belirli olan, önceden görülebilen trendler: Küreselleşme İklim değişimi Nüfus artışı/azalışı Teknolojik gelişmeler b.Belirsiz olan, önceden görülmesi zor olgular: Bölgede siyasi istikrarsızlık (savaş, devrim, darbe..) Türkiye’nin çekiciliği (ekonomik durumu ve göçmen politikası)

59 2. Muhtemel Senaryolar Senaryo 1: Evli Evinde, Köylü Köyünde Bölgede siyasi istikrar yüksek, Türkiye’nin çekiciliği düşük Senaryo 2: Ya Doktor Ya Mühendis Olmalı Bölgede siyasi istikrar yüksek, Türkiye’nin çekiciliği yüksek Senaryo 3: Vız Gelir Transit Giderler Bölgede siyasi istikrar düşük, Türkiye’nin çekiciliği düşük Senaryo 4: Ne Olursan Ol Gel Bölgede siyasi istikrar düşük, Türkiye’nin çekiciliği yüksek

60 Senaryo 1: Evli Evinde, Köylü Köyünde (Bölgede Siyasi İstikrar Yüksek, Türkiye’nin Çekiciliği Düşük) Uluslararası işbirliği ve arabuluculuk sonucunda Orta Doğu’da, Asya’da ve Afrika’da çatışmalar azalmıştır. Bu bölgelerde siyasi istikrar yüksek olduğundan, insanlar genellikle hayatlarından memnundur ve başka ülkelere göç etmeleri için zorlayıcı nedenler yoktur. En azından kaçmalarını gerektirecek güvenlik tehditleri yoktur. Uluslararası işbirliği ile sera gazı emisyonları azaltılmış, iklim değişimi yavaşlatılmıştır. Bu bölgelerde beklenen kuraklık ve çölleşme henüz gerçekleşmemiştir. Türkiye’nin ekonomik durumu parlak değildir. Ekonomide daralma ve durgunluk nedeniyle gelenlerin iş bulması pek mümkün değildir. Bu nedenlerle Türkiye’ye yönelik göç ve iltica hareketleri azalmıştır. İnsan ticareti ise artmıştır. Ekonomik sıkıntılar arttığı için özellikle kazançlı bir sektör olan fuhuş sektöründe çalışanlar artmıştır.

61 Senaryo 2: Ya Doktor Ya Mühendis Olmalı (Bölgede Siyasi İstikrar Yüksek, Türkiye’nin Çekiciliği Yüksek) Bölge ülkelerinde siyasi istikrar yüksek olduğu için iltica etmek isteyenlerin sayısı azdır. Bunun dışında, vasıfsız işçi olabilecek eğitimsiz grupların Türkiye’ye gelmesi için, onları oradan iten siyasi-zorlayıcı nedenler olmadığı gibi, bunların Türkiye’de iş bulma ümidi de yoktur. Çünkü Türkiye artık ileri teknoloji kullanan bir bilgi toplumu olmuştur. Yasal düzenlemeleri, yalnız az sayıda nitelikli işgücünün göçmen olarak yurda girmesine izin vermektedir. Yüksek nitelikli göçmenler için Türkiye cazip bir hedeftir. Bu senaryoda niteliksiz işgücü ancak yasadışı (kaçak) işçi olarak Türkiye’de çalışmaya devam eder. İnsan ticaretinde bir miktar azalma olabilir, çünkü ekonominin diğer sektörleri de kazançlıdır.

62 Senaryo 3: Vız Gelir Transit Giderler (Bölgede Siyasi İstikrar Düşük, Türkiye’nin Çekiciliği Düşük) Türkiye’nin yabancılara karşı tutumu katı ve olumsuzdur. Ekonomi iyi olmadığı için yabancılara tahammülsüzlük artmıştır. Yasalar çalışmalarına izin vermediği gibi yabancılardan alınan vergiler de arttırılmıştır. Bölge ülkelerinde siyasi istikrar çok düşüktür, çatışma ve savaşlar, terör, etnik-dini katliamlar ve insan hakları ihlalleri artmıştır. Türkiye’nin de ekonomik ve siyasi ortamı istikrarsızdır ve yabancılar için cazip değildir. Bu durumda ülkelerinden kaçmak ve iltica etmek isteyen çok sayıda insan, Türkiye’yi sadece bir transit geçiş noktası olarak kullanmak ve Batı’ya geçmek istemektedir. Bu durumda kaçakçılık şebekeleri kazançlı çıkmış ve insan kaçakçılarının sayısı artmıştır. Hem Batı’ya transit geçmek isteyenlerin sayısı hem de kaçak çalışmaya razı olacakların sayısı arttığından, insan kaçakçılığı ve buna bağlı olarak insan ticareti artmıştır.

63 Senaryo 4: Ne Olursan Ol Gel (Bölgede Siyasi İstikrar Düşük, Türkiye’nin Çekiciliği Yüksek) Bu senaryoda bölge ülkelerinde siyasi çalkantılar, iç savaşlar ve baskı yönetimleri sürmektedir. Irak, İran, Afganistan, Filistin, Suriye, Somali gibi ülkeler uzun yıllar boyunca siyasi istikrara kavuşamamış, çölleşme ve yoksullaşma sonucunda yaşam koşulları daha da bozulmuştur. Daha uzak bölgelerden Güney Çin’de, Güney Asya’da, Afrika’da %20-30 oranında su azalması sonucunda tarımsal verimde % 10 düşüş görülmüştür. Doğurganlık oranı hala yüksek olan bu ülkelerde artan genç nüfus daha iyi yaşam koşullarına özenmekte ve kaçış yolları aramaktadır. Türkiye ise büyüyen ekonomisi ile cazip bir göç hedefi olmuştur. Türkiye coğrafi çekincesini kaldırmış, yeni yasal düzenlemelerle yabancıların giriş-çıkışını, ikametini ve çalışmasını kolaylaştırmıştır. Hem sığınmacı/mültecilere, hem de göçmenlere çalışma izni vermektedir. Böylece gelişen ekonomisinin ucuz işgücü ihtiyacını karşılamaktadır. Bu durumda kaçak işçi sayısı azalmıştır. Ancak yasal olarak çalışan yabancı işçi sayısı artmıştır. Hem yakın çevredeki devletlerden, hem de uzak ülkelerden (Çin, Afrika) her yıl yüzbinlerce sığınmacı gelmektedir. Başlangıçta siyasi iltica vak’aları daha çok iken, 2030’lara doğru ekolojik mültecilerin sayısı artmıştır. Mültecileri barındırmak, eğitmek, iş bulmak için çalışacak birçok uzman, öğretmen, tercüman, psikolog vb. personel için istihdam yaratılmıştır. İnşaat sektörü canlanmıştır. İnsan kaçakçılığı azalmıştır. Ancak tarihin her döneminde olduğu gibi yine erkek-egemen olan toplumda kadın ticareti ve kadın sömürüsü sürecektir. Yabancıların yerleşip liberal yaşam tarzını benimsemesi sonucunda Türkiye’de çok kültürlü bir tüketim toplumu oluşmuştur. Böylece ekonomi bir süre daha büyümeye devam eder. Ta ki ekolojik temel çökünceye kadar…

64 Sürpriz Senaryo: ULUSLARARASI GÖÇ REJİMİ Gelişmiş ülkelerde sayıları giderek artan göçmenler ve sığınmacılar sivil toplum örgütlerinin de yardımıyla örgütlenirler ve ayaklanırlar. Protesto eylemleri, grevler, hatta terör eylemleriyle, ekonomide kendilerine daha iyi koşullar sağlanması için siyasi baskı yapmaya başlarlar. Bunun üzerine gelişmiş ülkelerin inisiyatifiyle göçleri kısıtlayan ve kontrol altına alan bir Uluslararası Göç Anlaşması imzalanır. Küresel düzeyde nüfus hareketlerini düzenleyen “Uluslararası Göç Rejimi” az gelişmiş ülkelere kabul ettirilir. Uluslararası işbirliği ile yasadışı göçlerin ve insan kaçakçılığının önü alınır. Aynı zamanda göçlerin kaynağında kurutulması için kaynak ülkelerdeki yoksulluk, işsizlik, eşitsizlik vb. problemleri giderici önlemler alınır. Altyapı yatırımları, toprak reformu, kırsal alanda sanayileşme projeleri geliştirilir. Ağaçlandırma, s u yönetimi, toprak kullanımı ve alternatif enerji kullanımı gibi iklim değişimi etkilerini azaltıcı projeler başlatılır. Gelişmiş ülkeler bu konuda yerel ve ulusal yönetimlere destek olur. (Zaten sadece mültecilere yardım için yılda 8 milyar dolar harcamaktaydılar). Bu, az gelişmiş ülkelere verilen yardımları yeni bir türüdür: Göçleri Önleme Yardımı. İltica konusunda ise yeni mekanizmalar yaratılarak sığınmacıların iltica işlemlerini bulundukları ülkede (komşu ülkelere geçmeden) yaparak başka ülkelere yerleşmeleri sağlanır. Potansiyel kitlesel sığınma hareketleri askeri müdahalelerle güvenli bölgeler yaratılarak önlenir. Ya da bölgesel koruma merkezleri kurulur. Böylece tehlikede olan gruplara, ülkelerinden çıkmadan güvenlik ve koruma sağlanır. Yeni uluslararası rejim sayesinde insan ticaretinin de kısmen önü alınabilir. İnsan kaçakçılığı ve kölelik kurumları ile daha etkin mücadele edilebilir.

65 Öngörüler Tarihte eşi görülmemiş bir küresel ekonomik entegrasyon sonucunda işgücünün serbest hareket etmesi gerekliliği oluşacaktır. Hem nitelikli, hem de niteliksiz işgücü, her alanda çok çeşitli işlerde çalışmak üzere göç edecektir. Devletlerin bu doğrultuda göçmen politikalarını gözden geçirmeleri gerekecektir. Çok uluslu şirketler daha da güçlenerek, yöneticiden işçiye tüm personellerinin uluslararası hareketlerini kolaylaştıracak hükümet politikaları talep edecektir. Kullandıkları işgücünü engellerle karşılaşmadan ülkeden ülkeye taşıyabilmek isteyeceklerdir. AB benzeri bölgesel entegrasyon rejimlerinin sayısı çoğalırsa uluslararası işgücü hareketleri artabilir. İnsan kaçakçılığı yapan şebekeler giderek daha profesyonel, daha organize, başarılı ve etkin şekilde çalışmakta ve her yıl milyarlarca dolar kazanç sağlamaktadırlar. Uluslararası işbirliği yapılmadığı sürece insan kaçakçılığı ve buna bağlı olarak insan ticareti devam edecektir.

66 Öngörüler Gelişen iletişim teknolojisi, az gelişmiş ülkelerdeki genç nüfusun, gelişmiş ülkelerdeki yaşam tarzına ve tüketim kalıplarına özenecek şekilde etkilenmesine ve göç arzularının artmasına yol açacaktır. Geleneksel olarak göç hareketleri eski güzergahlar üzerinden sürdürülür, göçmenler bağlarının veya bağlantılarının bulunduğu yerlere giderler. Ancak gelecekte yeni göç yollarının açılması beklenebilir. Az gelişmiş ülkelerde ekonomik büyüme sağlansa da, ilk aşamalarda sarsıcı değişimler ve çalkantılar olacağından, başlangıçta göçlerin artması beklenmelidir. Gelir düzeyi yükselmeye başladığında, yurtdışına göç hareketleri önce artacak, sonra azalacaktır (örn. İtalya ve Kore). Bazı toplumlarda demokratikleşme sonucunda insanların üzerindeki kısıtlamalar kalkacak ve başka toplumlarla daha çok temas kurmalarına izin verilecektir. Örneğin Çin’de bugün 1.3 milyar olan nüfus 2030 yılında 1.5 milyara ulaşınca yurt dışına akması beklenebilir.

67 Öngörüler döneminde düşüş ve yükselişler yaşayacak olan ABD, Çin, Rusya gibi büyük devletlerin çıkar çatışmaları ve rekabetleri sonucunda az gelişmiş ülkelerde siyasi istikrar bozulup, göçlere ve kitlesel sığınma hareketlerine yol açabilir. Balkanlarda, Kafkaslarda, Orta Doğuda, Orta Asya Cumhuriyetlerinde, Güney Asya’da ve Afrika’da siyasi istikrarsızlık sürmektedir. Önümüzdeki yıllarda etnik,dini, siyasi çatışmalar zaman zaman alevlenerek kitlesel göç ve iltica hareketlerine yol açabilir. Küreselleşmeye tepki olarak bazı ülkelerde aşırı milliyetçi veya köktendinci rejimler işbaşına gelebilir. Bunun yaratacağı çatışma ve baskı ortamı kitlesel nüfus hareketlerine neden olabilir. Bugün dünyada en büyük mülteci gruplarını Iraklılar (1.9 milyon) ve Afganlılar (2.8milyon) oluşturmaktadır. Yakın gelecekte de “insani müdahale”, “demokrasi götürme” gibi vaatlerle benzer müdahaleler yapılırsa, (örneğin İran’a) savaşın yıkımından kaçan siviller büyük mülteci grupları oluşturacaktır.

68 Öngörüler Demografik geçişini tamamlamamış olan ülkelerde genç nüfus bir süre daha artmaya devam edecektir. Kadınların sosyo-ekonomik konumu düzeldikçe doğurganlık oranı azalacaktır. Ancak o zamana kadar nüfus artışı devam edecek, nüfus baskısı sonucunda olumsuz ekolojik ve ekonomik etkiler görülecek, göçler artacaktır. Genellikle göçmenlerin en büyük bölümünü çalışma çağında olan gençler oluşturur. Son yıllarda kadınlar daha yüksek oranlarda göçlere katılmaktadır. Eğitim ve mesleki beceriler edinen kadınlar, giderek daha yüksek sayılarda ailelerinden bağımsız olarak göç etmektedirler. Bugün dünya nüfusunun %2.5’ini oluşturan göçmenlerin oranı gelecekte yükselebilir. Gelecekte iklim değişimi ve ekolojik felaketler siyasi etkenlerden daha fazla iltica hareketine neden olacaktır. Susuzluk ve kuraklığın tarım toprakları üzerindeki etkileri en çok Afrika, Orta Doğu ve Çin’de görülecektir.

69 Sonuç Yasal düzenlemelerle aktif bir şekilde engellenmediği sürece, Türkiye’ye yılları arasında giderek artan sayılarda göçmen ve mülteci gelecektir. Türkiye’ye göç verecek ülkeler, ekonomik-ekolojik-demografik ve siyasi sorunları olan Orta Doğu, Afrika ve Asya ülkeleridir. Bu kaynak ülkelerdeki nüfus artış hızı, gelir dağılımı eşitsizliği ve yoksulluk, çatışma potansiyeli ve iklim değişimi etkileri sonucunda göç miktarı şimdikinin 5-10 katı olabilecektir. Gelecek 20 yıl boyunca Türkiye’ye sürekli bir akış halinde yılda ortalama 500,000-1,000,000 kişinin göç etmesi beklenebilir. Bu sayılara yasal, yasadışı göçmenler ve mülteciler dahildir. Bunun yanısıra zaman zaman (kriz zamanlarında) yüzbinleri bulan toplu sığınma olguları görülecektir.

70 Öngörülen Sayılar Türkiye’ye yasal olarak girip yerleşecek olanların sayısı (bugün yılda 200,000): Yılda 300, ,000 kişi. Türkiye’den transit geçip Avrupa’ya gidecek olanların sayısı (bugün yılda 100,000): Yılda 500, ,000 kişi. Türkiye’ye yasadışı yollardan girip kaçak işçi olarak çalışacakların sayısı (bugün yılda 100,000): Yılda 300, ,000 kişi. Türkiye’ye iltica talebiyle gelecek sığınmacıların sayısı (bugün yılda 5000): Yılda 200, ,000 kişi.

71 Kaynaklar Berggen, Erik et al., (eds.), Irregular Migration, Informal Labour and Community: A Challenge for Europe, Shaker Publishing, Maastricht Brown, Oli, “Climate change and forced migration”, UNDP Human Development Report 2007/2008. DPT, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı: Nüfus, Demografi ve Göç Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Global Commission on International Migration, Centre for Migration, Policy and Society, Global Migration Futures, University of Oxford, Martin, Susan F., “Global Migration Trends and Asylum”, Institute for the Study of International Migration, Georgetown University, Myers, Norman, “Environmental Refugees: An emergent security issue”, 13th Economic Forum, May 2005, Prague. OECD, The Future of International Migration to OECD Countries, Parnwell, Mike, Population Movements and the Third World, Routledge, New York UNHCR Statistical Yearbook UNHCR 2008 Global Trends: Refugees, Asylum-seekers, Returnees, Internally Displaced and Stateless Persons. UN Population Fund, The New Demographic Regime: Population Challenges and Policy Responses, Geneva 2005.


"2010-2030 Döneminde Türkiye’ye Gelecek Göçmen ve Mülteci Öngörüleri Senaryo Analizi Gülgün Tuna." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları