Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

T.C. BAŞBAKANLIK HALKLA İLİŞKİLER DAİRE BAŞKANLIĞI - 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ( Kabul Tarihi: 01/11/1984, R.Gazete: Tarih:

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "T.C. BAŞBAKANLIK HALKLA İLİŞKİLER DAİRE BAŞKANLIĞI - 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ( Kabul Tarihi: 01/11/1984, R.Gazete: Tarih:"— Sunum transkripti:

1 T.C. BAŞBAKANLIK HALKLA İLİŞKİLER DAİRE BAŞKANLIĞI Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ( Kabul Tarihi: 01/11/1984, R.Gazete: Tarih: 10/11/1984 Sayı: 18571) Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu (Kabul Tarihi : 9/10/2003, R.Gazete : Tarih : 24/10/2003 Sayı : 25269) Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik (R. Gazete: Tarih: Sayı: 4260) /12 Sayılı Dilekçe ve Bilgi Edinme Hakkının Kullanılmasına ilişkin GENELGE

2 GİRİŞ: Bireylerin kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında idari makamlara başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili konularda bilgi edinme haklarını kullanmaları, eşitlik tarafsızlık ve açıklık ilkeleri temelinde demokratik ve şeffaf bir yönetimin gereğidir. İdare-birey ilişkisinde hukukun üstünlüğünü, demokratikleşmeyi ve saydamlığı sağlayabilmek için, idari faaliyetlerin yürütülmesi sırasında bireysel hak ve özgürlüklere duyarlı davranılması hukuk devletinin en temel niteliğidir. HİZMETTE ESAS, Devlet ile toplum arasındaki bağların daha güçlü hale getirilmesini sağlamak ve halkın talep ve beklentilerine azami düzeyde cevap verilmesi şeklindedir.

3 “Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde vatandaş odaklı yaklaşımların benimseneceği” ilkesi, hizmet politikasının temelini oluşturmaktadır. Bu hizmetin yerine getirilmesindeki uygulama alanında iki önemli kanun vardır. Biri Dilekçe Hakkı Kanunu, diğeri de Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’dur. Dilekçe hakkı ve bilgi edinme hakkı; sorulara cevap almak suretiyle bilgi edinmeyi, şikâyette bulunmak suretiyle denetlemeyi, dilek ve öneride bulunmak suretiyle de demokratik katılımı sağlamasından dolayı vatandaşlara tanınan önemli haklar arasında yer almaktadır.

4 DİLEKÇE HAKKI KANUNU Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetler’’ başlıklı bölümünde yer alan haklara dayanmaktadır. Vatandaşların dilek ve şikayetlerini resmi olarak devlete nasıl ileteceğine, bunlara nasıl cevap verileceğine ilişkin İlk yasal düzenleme 1962 yılında yapılmıştır. 26 Aralık 1962 tarih ve 140 sayılı “Türk Vatandaşlarının Türkiye Büyük Millet Meclisine Dilekçe ile Başvurmaları ve Dilekçelerin İncelenmesi ile Karara Bağlanmasının Düzenlenmesine Dair Kanun” olarak mevzuatımızda yerini almıştır. Bu Kanun 20 yılı aşkın bir süre yürürlükte kalmıştır. 1 Kasım 1984 yılında, 140 sayılı kanun tümüyle yürürlükten kaldırılarak, 3071 sayılı yeni bir kanun çıkarılmış ve dilekçe hakkının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenmiştir. En önemli değişiklik, Türkiye’de yaşayan yabancıları da kapsaması konusunda olmuştur.

5 2001 yılında Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Ulusal Programda yer alan; “insan hakları alanında yasal ve idarî düzenlemelerin yapılması, bununla ilgili uygulamaların iyileştirilmesi taahhütleri” çerçevesinde Anayasa değişiklikleri yapılmıştır. Bu çerçevede, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı maddesine eklenen ikinci fıkrayla; --devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yollarıyla ilgili mercilere başvuracağını ve cevap sürelerini belirtmek zorunda olduğunu, “Dilekçe Hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde yapılan değişiklikle de, --dilekçe sahiplerine başvuru sonuçlarının yazılı olarak bildirilmesini hükme bağlanmıştır yılında da, Dilekçe Kanunu, Anayasaya paralel hale getirilmiştir. Değişiklikle, “yapılmakta olan işlemin safahatı veya sonucu hakkında, yetkili makamlarca dilekçe sahiplerine en geç 30 gün içinde gerekçeli olarak cevap verilmesi ve sonucun ayrıca bildirilmesi” öngörülmüştür.

6 KANUNUN AMACI: Türk vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma haklarının kullanılma biçimini düzenlemektir. KAPSAM: Bu Kanun, Türk vatandaşları ve Türkiye’de ikamet eden yabancılar tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi ile idarî makamlara yapılan dilek ve şikâyetler hakkındaki başvuruları kapsamaktadır. Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler. Türkiye’de ikamet eden yabancılar karşılıklılık esası gözetilmek ve dilekçelerinin Türkçe yazılması kaydıyla bu haktan yararlanabilirler.

7 BAŞVURU ŞARTLARI: Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerde, dilekçe sahibinin adı- soyadı ve imzası ile iş veya ikametgâh adresinin bulunması gerekir. (Madde-4) Ancak, 2004 yılında yayınlanan Başbakanlık genelgesi ile “ bu unsurları ihtiva etmemekle birlikte, başvurulara olayla ilgili inandırıcı mahiyette bilgi ve belgeler eklenmiş veya somut nitelikte bilgi, bulgu ya da olaylara dayanılıyor ise, bu hususlar ihbar kabul edilerek idarece işlem yapılabilir.” denilerek bir açılım sağlanmıştır. Ayrıca, Danıştay 1. Dairesi’nin, Karar No.: 2000/59 ve 2000/29 Esas numaralı İSTİŞARİ KARARINDA; “4’üncü Madde ikinci fıkrasında “Yasada acık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, 4 üncü maddenin son fıkrası hükmünde öngörülen “İŞLEME KOYMAMA” sonucuna ulaşılabilmesi için, ihbar ve şikayetlerin somut ve özel nitelikte olup olmadığının, kişi ve/veya olay belirtilip belirtilmediğinin, ön inceleme başlatılmadan yapılacak bir ARAŞTIRMA İLE TESPİTİ UYGUN OLACAKTIR.” görüşü ile bir İÇTİHAT oluşturulmuştur.

8 BAŞVURU İŞLEMİ VE CEVAP SÜRESİ: Bir dilekçenin, konusuyla ilgili olmayan bir idari makama verilmesi durumunda, bu makam tarafından yetkili idari makama gönderilir ve ayrıca dilekçe sahibine de bilgi verilir. Bireylerin ve tüzel kişilerin, kendileriyle veya kamuyla ilgili, dilekçeyle usulüne uygun bir şekilde yaptıkları başvurular, geciktirilmeksizin en kısa sürede cevaplandırılır. Dilekçenin verildiği İdare, başvurularla ilgili olarak, yapılmakta olan işlemin safahatı veya sonucu hakkında dilekçe sahiplerine en geç 30 GÜN içerisinde gerekçeli olarak cevap vermek zorundadır. İşlem devam ediyorsa, sonucu hakkında ayrıca bilgi verilmesi gerekir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderilen dilekçelerin dilekçe komisyonu ile İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nda incelenerek 60 gün içinde karara bağlanacağı göz önüne alınarak, TBMM Dilekçe Komisyonu tarafından gönderilen dilekçelerin de ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca en geç otuz gün içerisinde cevaplandırılması gerekmektedir.

9 İDARİ İŞLEMLERE İLİŞKİN BAŞVURULAR: Mevcut idari işlemlerden, idari başvuru yolu açık bulunanların değiştirilmesi, kaldırılması veya geri alınmasıyla ilgili başvurular üzerine, İdari Yargılama Usulü Kanununun (İYUK) ilgili idari makama başvuru ve cevap süresini düzenleyen 11’inci maddesi hükmü dikkate alınarak aşağıdaki işlemler yapılır. - Başvuru dilekçesi, idari işlemleri değiştirmeye, kaldırmaya veya geri almaya yetkili olan idari makama en kısa sürede ulaştırılır. - Yetkili idari makam, başvuru dilekçesinin idareye verilmesini müteakip en kısa sürede gerekli inceleme ve araştırmayı yapmak suretiyle işlemin yerindeliği yanında bütün unsurları bakımından hukukiliğini de değerlendirerek cevap verir. - İdari işlemin değiştirilmesi, kaldırılması veya geri alınmasının mümkün olmaması halinde, başvuru sahibine verilecek cevapta, bu idari işleme karşı başvurulabilecek kanun yolları ile başvuru süreleri de gösterilir.

10 İNCELENEMEYECEK DİLEKÇELER: Türkiye Büyük Millet Meclisine veya yetkili makamlara verilen veya gönderilen dilekçelerden; a) Belli bir konuyu ihtiva etmeyenler, b) Yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili olanlar, c) 4 üncü maddede gösterilen şartlardan herhangi birini taşımayanlar, (yetersiz adres-yetersiz kişi bilgisi gibi) İncelenemezler.

11 BİLGİ EDİNME HAKKI KANUNU Avrupa Birliği ile bütünleşme sürecinde, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkeleri çerçevesinde Halkla İlişkiler alanında da uyum sağlanmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda, 2003 yılında 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çıkarılmıştır. 24 Nisan 2004 yılında yürürlüğe giren bu kanunla devlette “sır” kavramının alanı daraltılmıştır. KANUNUN AMACI: DEMOKRASİNİN VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜN GEREKÇELERİNDEN BİRİ OLAN BİLGİ EDİNME HAKKI; bireylere daha yakın bir yönetimi, halkın denetimine açıklığı, şeffaflığı sağlama işlevlerinin yanı sıra, halkın Devlete karşı duyduğu kamu güvenini daha yüksek düzeylere çıkarmada önemli bir rol oynamaktadır. Kullanılan bu hak sayesinde hem halkın Devleti Denetimi kolaylaşmakta hem de Devletin demokratik karakteri güçlenmektedir.

12 KAPSAMI: Bilgi Edinme Hakkı Kanunundan herkes faydalanabilir. Türkiye'de ikamet eden yabancılar ile Türkiye'de faaliyette bulunan yabancı tüzel kişiler, isteyecekleri bilgi kendileriyle veya faaliyet alanlarıyla ilgili olmak kaydıyla ve karşılıklılık ilkesi çerçevesinde, Türkçe olmak kaydıyla bu kanundan yararlanabilirler. Bu Kanunla, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetleri hakkında bilgi alınabilecektir yılında, 4260 sayı ile çıkarılanı yönetmelikle; “Merkezi idare kapsamındaki kamu idareleri ile bunların bağlı, ilgili veya ilişkili kuruluşlarının, köyler hariç olmak üzere mahalli idareler ve bunların bağlı ve ilgili kuruluşları ile birlik veya şirketlerinin, T.C. Merkez Bankası, İMKB ve üniversiteler de dahil olmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz olarak enstitü, teşebbüs, teşekkül, fon ve sair adlarla kurulmuş olan bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinde uygulanır’’ denilerek, nerelerden bilgi istenebileceği ayrıntılı olarak belirtilmiştir.

13 BİLGİ EDİNME BİRİMİ: Bilgi almak üzere başvurulan kurumlar, başvuruları etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdür. Bu amaçla kamu kurumları, kurumsal internet sayfalarını bu madde hükümlerine göre yeniden şekillendirerek, kurumsal bilgilerini kamuoyunun paylaşımına sunarlar. Bilgi ve belgelere erişimin zamanında sağlanabilmesi amacıyla da Basın ve Halkla İlişkilerle görevli birimlerinde bilgi edinme birimleri oluşturulur. BAŞVURU USULÜ: Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca, bilgi edinmek için başvuruda bulunmak isteyenler, dilekçe yazabilirler ya da, bu kanunla belirlenen matbu formu kullanabilirler. Bilgi edinme başvurusu, kişinin kimliğinin ve yazının kimden gönderildiğine ilişkin tesbiti yapacak bilgilerin(örn. TC numarası) bulunması koşuluyla elektronik ortamda (faks ya da ) yoluyla da yapılabilir. Başvuruda, başvuru sahibinin adı, soyadı, imzası, oturma yeri veya iş adresi, tüzel kişi ise, ünvanı, iş adresi ve iş yeri yetkilisinin imzası ve yetki belgesinin olması gereklidir.

14 BAŞVURU İÇERİĞİ: Başvurunun, bilgi veya belgenin bulunduğu kurum ve kuruluşa yapılması(ilgili kuruma hitaben yazılması) zorunlu olup, ne tür bilgi ve belge istendiği de açıkça belirtilmelidir. Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar; ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurular ile tekemmül etmemiş bir işleme ilişkin bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler. Belli bir tarihte açıklanacağı, duyurulacağı önceden belirtilmiş olup, zamanından önce açıklanması halinde kamu yararını zedeleyecek veya kişisel menfaat temin etmek için kullanılabilecek bilgi veya belgeler, belirtilen tarihten önce açıklanamaz, erişimi sağlanamaz. Kurum ve kuruluşlarca yayımlanmış veya kitap, broşür, ilan ve benzeri yollarla kamuya açıklanmış bilgi veya belgeler, bilgi edinme başvurusuna konu olamaz. Ancak söz konusu bilgi veya belgelerin ne şekilde, ne zaman ve nerede yayımlandığı veya açıklandığı başvurana bildirilir.

15 KABUL VE İŞLEM: Bilgi edinme birimine ulaşan başvurular, yukarıda sayılan koşullara uyup uymadığına ilişkin incelemeden sonra işleme alınır. (Adres ve kimlik bilgileri, e-posta ile yapılmış ise doğru TC numarası ve doğru kurum mu şeklinde),. Söz konusu şartlara uymuyorsa, işleme alınmaz ve gerekçesi ile birlikte başvuru sahibine bildirilir. İnceleme olumlu ise işleme alınır ve EN GEÇ 2 İŞ GÜNÜ İÇİNDE ilgili birime gönderilir. Başvurunun cevaplandırılması süresi 15 gündür. Süre, başvurunun kurum ve kuruluşa ulaştığı tarihte başlar. Verilecek cevap için bilgi-belge erişimi farklı birimlerden temin edilmesini gerektirdiği hallerde süre 30 gün olarak kullanılabilir, ancak bu durum başvuru sahibine bildirilmelidir. Tüm başvurular olumlu-olumsuz mutlaka cevaplandırılmalıdır. Kamu görevlilerinin ihmali ya da kusuru nedeniyle süresi içinde başvurunun cevaplandırılmaması, kurumun cevap verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Başvurunun reddedilmesi halinde, gerekçenin yanı sıra, buna karşı yapılabilecek başvuru yolları hakkında bilgi verilir.

16 BİLGİ EDİNME DEĞERLENDİRME KURULU; Bilgi edinme hakkının kullanılmasının uygulaması konusunda Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı yetkilendirilmiştir. Bu çerçevede, Başbakanlık bünyesinde oluşturulan Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’nun sekretarya hizmetlerini yürütmek görevi 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik ile Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı’na verilmiştir. Kurul 9 üyeden oluşmaktadır. İTİRAZ VE KURULA BAŞVURU: Başvurusu reddedilen başvuru sahibinin, yargı yoluna başvuru hakkı bulunmakta ise de, bu hakkı kullanmadan önce, 15 gün içerisinde bu kanun uyarınca kurulan Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na itiraz etme hakkı vardır. Kurula itiraz, başvuru sahibinin idari yargıya başvurma süresini durdurur. Kurul, bu konudaki kararını otuz iş günü içinde verir.

17 SINIRLAMALAR: Bilgi Edinme Kanunu, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kullanılırken, bazı sınırlamaları öngörmektedir. Bu sınırlamalar genel olarak ülkenin iç ve dış güvenliği, milli menfaati gibi konuları kapsamaktadır. Kanun’un getirdiği sınırlamalar şunları öngörmektedir: - Devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler - Ülkenin ekonomik çıkarlarına ilişkin bilgi veya belgeler - İstihbarata ilişkin bilgi veya belgeler - İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek bilgi veya belgeler,

18 - Adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler a) Suç işlenmesine yol açacak, b) Suçların önlenmesi ve soruşturulması ya da suçluların kanunî yollarla yakalanıp kovuşturulmasını tehlikeye düşürecek, c) Yargılama görevinin gereğince yerine getirilmesini engelleyecek, d) Hakkında dava açılmış bir kişinin adil yargılanma hakkını ihlâl edecek, Nitelikteki bilgi veya belgeler, -Özel hayatın gizliliği -Haberleşmenin gizliliği -Ticarî sır - Kurum içi düzenlemeler ve Kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler

19 DENETİM VE CEZA: Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, hem kurum ve kuruluşa, hem de bilgi ve belgeye erişene denetim ve ceza öngörmektedir. Buna göre; - Kanunun ve bununla ilgili Yönetmeliğin uygulanmasında ihmali, kusuru veya kastı bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, işledikleri fiillerin genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturması gerektirmesi hususu saklı kalmak kaydıyla, tabi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezaları uygulanır. - Kanunda ve bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde erişilen bilgi ve belgeler ticari amaçla çoğaltılamaz, kullanılamaz, erişimi sağlayan kurum ve kuruluştan izin alınmaksızın yayınlanamaz. - Bu madde hükmüne aykırı olarak erişilen bilgi veya belgeleri ticari amaçla çoğaltanlar, kullananlar veya yayınlayanlar hakkında kanunların cezai ve hukuki sorumluluğa ilişkin hükümleri uygulanır.


"T.C. BAŞBAKANLIK HALKLA İLİŞKİLER DAİRE BAŞKANLIĞI - 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ( Kabul Tarihi: 01/11/1984, R.Gazete: Tarih:" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları