Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Katılımcıların, tarım çalışanlarının ve tarım işyerlerinin sorunları; sağlık, barınma, sosyal çevreyle ilişkiler, iş ve sosyal güvenlik vb. gibi çok boyutlu.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Katılımcıların, tarım çalışanlarının ve tarım işyerlerinin sorunları; sağlık, barınma, sosyal çevreyle ilişkiler, iş ve sosyal güvenlik vb. gibi çok boyutlu."— Sunum transkripti:

1

2 Katılımcıların, tarım çalışanlarının ve tarım işyerlerinin sorunları; sağlık, barınma, sosyal çevreyle ilişkiler, iş ve sosyal güvenlik vb. gibi çok boyutlu konular hakkında bilgi edinmelerine yardımcı olmaktır.

3 •Tarım, Ormancılık ve hayvancılık çalışanlarının çalışma ve sosyal hayat koşullarını bütünsel ve çok boyutlu bir bakış açısıyla belirleyerek, oluşturulan faaliyet planı çerçevesinde iyileştirme öngörüsüne sahip olurlar. Bu dersin sonunda katılımcılar;

4 Tarım, Ormancılık ve Hayvancılık Faaliyetlerinde;  Meslek hastalığı riskleri  İş kazası riskleri  Zirai ilaçların, taşınması, depolanması ve kullanımı ile kişisel koruyucuların kullanımı, muhafazası konularında iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin çalışanlara verilmesi,  Büyükbaş, küçükbaş, kümes hayvancılığı, arıcılık, ipek böcekçiliği vb. den yakın çalışmanın getirdiği riskler,  Açık ortamda çalışmaktan kaynaklanan tehlikeler,  Çalışma, barınma ve beslenme ortamlarındaki haşeratla mücadele,  İçme ve kullanma sularının kontrolü, gıda güvenliği  Tuvalet ve banyo gibi ortak kullanım alanlarının sağlık koşullarına uygunluğu,  Atıkların Kontrolü,  İlgili mevzuat

5

6 TARIMDA İŞ KAZALARI Günümüz tarımında insan gücüne dayanan zor ve yorucu işlerin büyük bir kısmı alet ve makineler tarafından kolayca yerine getirilebilmektedir. Hızla gelişen teknoloji insanın işini kolaylaştırmakla birlikte dikkatli olunmadığı takdirde ölümle sonuçlanan kazalara neden olabilmektedir. Tarımda yaşanan kazalar beş ana başlık altında toplanmaktadır ; 1-Tarım makinelerinin kullanımı esnasında oluşan kazalar 2-Traktör ve diğer motorlu araçların kullanımı esnasında oluşan kazalar 3-Hayvancılık çalışmaları sırasında hayvanlardan kaynaklanan kazalar 4-El aletlerinin kullanımı esnasında oluşan kazalar 5-Çeşitli iş tezgahlarının kullanımı esnasında oluşan kazalar Günümüz tarımında insan gücüne dayanan zor ve yorucu işlerin büyük bir kısmı alet ve makineler tarafından kolayca yerine getirilebilmektedir. Hızla gelişen teknoloji insanın işini kolaylaştırmakla birlikte dikkatli olunmadığı takdirde ölümle sonuçlanan kazalara neden olabilmektedir. Tarımda yaşanan kazalar beş ana başlık altında toplanmaktadır ; 1-Tarım makinelerinin kullanımı esnasında oluşan kazalar 2-Traktör ve diğer motorlu araçların kullanımı esnasında oluşan kazalar 3-Hayvancılık çalışmaları sırasında hayvanlardan kaynaklanan kazalar 4-El aletlerinin kullanımı esnasında oluşan kazalar 5-Çeşitli iş tezgahlarının kullanımı esnasında oluşan kazalar

7 TARIMDA İŞ KAZALARI Gerçekleştirilen pek çok araştırma tarımda yaşanan kazaların, gerek insan sağlığı açısından, gerekse işletmeye getirdiği maddi kayıplar açısından ciddi boyutlarda olduğunu ortaya koymakta ve bir çok ülkede tarım, madencilikten sonra en tehlikeli sektörlerden biri olarak kabul edilmektedir. Yapılan araştırmalarda meydana gelen kazaların % 87’sinin tarım makinelerinden kaynaklandığını, iş günü kaybının ortalama 15 gün olduğu, traktör kazalarında 60 güne kadar çıkabildiği belirlenmiştir.

8 TARIMDA İŞ KAZALARI Ülkemizde kaza istatistiklerine sadece karayollarında meydana gelen ölümlü ya da yaralanmalı traktör kazaları dahil edilmektedir. Tarla yollarında ve çalışma alanlarında meydana gelen kazalar can kaybı olmadığı sürece genellikle ilgili makamlara bildirilmemektedir. Bununla birlikte gerçekleştirilen araştırmalarda ölüm oranının özellikle traktörlerde oldukça yüksek değerlere ulaştığı belirlenmiştir. Daha da önemlisi tarımda çalışan kişilerin güvenlik konusunda büyük oranda eğitimsiz olduklarının altı çizilmektedir.

9 TARIMDA İŞ KAZALARI Tarım makinelerinin tehlike açısından diğer tarımsal faaliyetler içerisinde en riskli grup içinde bulunmasının iki ana nedeni bulunmaktadır. 1- Tarım makinelerinde yer alan düzenlerin çoğunlukla çok hızlı hareket eden ya da yüksek dönü sayısına sahip parçalardan oluşması. Örneğin biçme makinelerinde kesme işleminin optimum bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için bıçakların bağlı olduğu tamburların devir sayıları çeşitli transmisyon düzenleri ile makineye hareketi sağlayan traktör kuyruk mili devrinin yaklaşık dört katına kadar çıkarılmaktadır. 2- Makineleri oluşturan düzen ve parçaların büyük bir kısmının açıkta çalışma zorunluluğunun bulunması. Özellikle, biçme, parçalama, yolma ve sıyırma gibi hasat ve harman işlerini yerine getiren makinelerde işleyici organların bitki ile temas halinde olma zorunluluğu bu organların koruma altına alınmasını mümkün kılmamaktadır. Bu da tehlike riskinin artmasına neden olmaktadır. Tarım makinelerinin tehlike açısından diğer tarımsal faaliyetler içerisinde en riskli grup içinde bulunmasının iki ana nedeni bulunmaktadır. 1- Tarım makinelerinde yer alan düzenlerin çoğunlukla çok hızlı hareket eden ya da yüksek dönü sayısına sahip parçalardan oluşması. Örneğin biçme makinelerinde kesme işleminin optimum bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için bıçakların bağlı olduğu tamburların devir sayıları çeşitli transmisyon düzenleri ile makineye hareketi sağlayan traktör kuyruk mili devrinin yaklaşık dört katına kadar çıkarılmaktadır. 2- Makineleri oluşturan düzen ve parçaların büyük bir kısmının açıkta çalışma zorunluluğunun bulunması. Özellikle, biçme, parçalama, yolma ve sıyırma gibi hasat ve harman işlerini yerine getiren makinelerde işleyici organların bitki ile temas halinde olma zorunluluğu bu organların koruma altına alınmasını mümkün kılmamaktadır. Bu da tehlike riskinin artmasına neden olmaktadır.

10 TARIMDA İŞ KAZALARI Araştırmalar tarımda yaşanan kazaların büyük çoğunluğunun insan hatasından kaynaklandığını ortaya koymuştur. Bu durumda tarımda çalışan ve bu makineleri kullanacak kişilerin tehlikelerin bilincinde olması ve bu konuda eğitimli olması son derece büyük önem taşımaktadır.

11 TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR a- Sıkıştırma Noktaları: Sıkıştırma noktaları, kayış-kasnak, zincir-dişli ve dişli çarklar gibi hareket aktarım düzenlerinde yer alır. Bunun yanı sıra bazı makinelerin besleme düzenlerinde de sıkıştırma noktaları bulunmaktadır. Bu tür düzenler genellikle yüksek hızla hareket ettiklerinden giysilerin kol ağzı, etek gibi gevşek kısımlarının bu noktalara kaptırılması ile ciddi yaralanmalar söz konusu olabilir. Makine üreticileri bu tür düzenleri saçlarla kapatmak sureti ile kısmen güvenlik sağlayabilmektedir. Besleme düzenlerinde ise makinenin görevi engelleneceğinden koruma olanağı bulunmamaktadır. Bu tür makinelerde alınabilecek en iyi önlem dikkatli olmak, bu noktaların yerlerini bilmek ve makine tamamen durdurulmadan bu düzenlere yaklaşılmaması olacaktır. a- Sıkıştırma Noktaları: Sıkıştırma noktaları, kayış-kasnak, zincir-dişli ve dişli çarklar gibi hareket aktarım düzenlerinde yer alır. Bunun yanı sıra bazı makinelerin besleme düzenlerinde de sıkıştırma noktaları bulunmaktadır. Bu tür düzenler genellikle yüksek hızla hareket ettiklerinden giysilerin kol ağzı, etek gibi gevşek kısımlarının bu noktalara kaptırılması ile ciddi yaralanmalar söz konusu olabilir. Makine üreticileri bu tür düzenleri saçlarla kapatmak sureti ile kısmen güvenlik sağlayabilmektedir. Besleme düzenlerinde ise makinenin görevi engelleneceğinden koruma olanağı bulunmamaktadır. Bu tür makinelerde alınabilecek en iyi önlem dikkatli olmak, bu noktaların yerlerini bilmek ve makine tamamen durdurulmadan bu düzenlere yaklaşılmaması olacaktır.

12 TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

13 b- Sarma Noktaları: Açıkta dönen her makine parçası potansiyel bir sarma noktasına sahiptir. Şaftlar, şaftların birleştirilmesinde kullanılan bağlantı elemanları ve hasat makinelerinin dövücü ve toplayıcı kısımları sarma noktalarının görüldüğü temel düzenlerdir. Giysilerin gevşek kısımları, açık ve uzun saçlar bu tür düzenlerde sıkıştırma noktalarında olduğundan çok daha büyük risk oluşturmaktadır. Genellikle çok hızlı dönen bu düzenler giysilerin yırtılmasına zaman kalmadan el ya da ayakların üzerlerine sarılmalarına neden olabilir. Tarım makinelerinde sarma noktasına sahip düzenlerin çok azı koruma altına alınabilmektedir. Bu nedenle bu tür düzenlere yaklaşırken çok dikkatli olunması, uygun giysilerin seçilmesi ve yine makine tamamen durdurulmadan müdahale edilmemesi gerekir.

14 TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

15 c- Kesme Noktaları: Kesme noktaları kesme işine hizmet eden düzenlerde yer almaktadır. Tarım makinelerinde kesme işlemi makaslama ve serbest kesme olmak üzere iki farklı türde gerçekleştirilmektedir. Makaslama kesme işleminde kesme, makasın kesme prensibine benzer şekilde bitki sapı birbirine doğru yaklaşan iki keskin kenar arasında sıkıştırılarak, serbest kesmede ise yüksek bir çevre hızıyla dönen ( devir/dakika) bir bıçak yardımıyla bitki sapına vurularak (orakla biçmede olduğu gibi) gerçekleştirilmektedir. Özellikle kesme işlemini gerçekleştirmek amacıyla geliştirilmiş düzenler koruma altına alınamadıklarından çok ciddi yaralanmalara hatta ölüme yol açabilecek kazalara neden olabilmektedirler. Bu açıdan tarım makinelerinin güvenlik açısından en riskli grubunu oluştururlar.

16 TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

17 d- Çarpma Noktaları: Traktörün özellikle çekilir tip alet ve makinelere yaklaşması sırasında traktörde yer alan bağlantı elemanları ile alet ya da makinenin bağlantı kısımlarında karşılıklı olarak çarpma noktaları ortaya çıkmaktadır. Tarım makineleri kullanımında çok görülen ve el ya da ayak yaralanmalarına neden olan bu noktalar özellikle makinelerin bağlanması konusunda traktör operatörüne yardımcı olan kişileri risk altına sokmaktadır. Çarpma noktalarından korunmanın en pratik yolu traktörün alet ya da makinelere yanaştığı durumlarda emniyetli bir açıklıkta beklemek ve hareket tamamen durmadan müdahalede bulunmamaktır. d- Çarpma Noktaları: Traktörün özellikle çekilir tip alet ve makinelere yaklaşması sırasında traktörde yer alan bağlantı elemanları ile alet ya da makinenin bağlantı kısımlarında karşılıklı olarak çarpma noktaları ortaya çıkmaktadır. Tarım makineleri kullanımında çok görülen ve el ya da ayak yaralanmalarına neden olan bu noktalar özellikle makinelerin bağlanması konusunda traktör operatörüne yardımcı olan kişileri risk altına sokmaktadır. Çarpma noktalarından korunmanın en pratik yolu traktörün alet ya da makinelere yanaştığı durumlarda emniyetli bir açıklıkta beklemek ve hareket tamamen durmadan müdahalede bulunmamaktır.

18 TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

19 e- Çekme Noktaları: Sarma noktalarında olduğu gibi dönerek çalışan her düzen aynı zamanda potansiyel olarak çekme noktalarına da sahiptir. Bu tür düzenler genellikle hızlı çalıştıklarından çok büyük risk içerirler. Örneğin, 3,6 m/s hızla dönen besleme tamburlarına sahip bir mısır silaj makinesinde makineye 60 cm uzaklıktaki bir noktadan eliyle besleme yapan bir kişinin elini sıkışmadan bırakması için karar verme süresi sadece 0.3 saniyedir. Bu sürede bırakamadığı takdirde eliyle birlikte mısır sapı saniyede 48 cm yol alacak ve kişinin yaralanması kaçınılmaz olacaktır. Bu tür düzenlerde özellikle çalışma esnasında müdahalede bulunmaya kalkışmak son derece büyük risk oluşturmaktadır. Zira, insanın reaksiyon süresi makineden kendini kurtarmaya yeterli olmayabilir. Bu durumda izlenebilecek en iyi yol makine tamamen durmadan asla müdahalede bulunmamak olacaktır.

20 TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

21 f- Serbest Dönen Parçalar: Özellikle hasat işlemlerinde kullanılan bir çok tarım makinesinde, çeşitli amaçlara hizmet eden ve genellikle volan adıyla bilinen ağır ve hızlı dönen parçalar bulunmaktadır. Bu parçalar makineye hareket iletimi kesildikten sonra dahi sahip oldukları atalet momenti nedeniyle yaklaşık dakika daha dönmeye devam ederler. Dolayısıyla çok yavaşlamış görünseler bile potansiyel olarak tehlike içerirler. El ya da ayak yaralanmalarına neden olan bu organlar genellikle kayış aracılığı ile çalıştırıldıklarından koruma altına alınamamaktadır. Bu nedenle, bu tür düzenlere çok dikkatli yaklaşılması, gerek çıkardığı sesleri, gerekse hareketini izleyerek tamamen durduğuna emin olmadan müdahalede bulunulmaması yerinde olacaktır. f- Serbest Dönen Parçalar: Özellikle hasat işlemlerinde kullanılan bir çok tarım makinesinde, çeşitli amaçlara hizmet eden ve genellikle volan adıyla bilinen ağır ve hızlı dönen parçalar bulunmaktadır. Bu parçalar makineye hareket iletimi kesildikten sonra dahi sahip oldukları atalet momenti nedeniyle yaklaşık dakika daha dönmeye devam ederler. Dolayısıyla çok yavaşlamış görünseler bile potansiyel olarak tehlike içerirler. El ya da ayak yaralanmalarına neden olan bu organlar genellikle kayış aracılığı ile çalıştırıldıklarından koruma altına alınamamaktadır. Bu nedenle, bu tür düzenlere çok dikkatli yaklaşılması, gerek çıkardığı sesleri, gerekse hareketini izleyerek tamamen durduğuna emin olmadan müdahalede bulunulmaması yerinde olacaktır.

22 TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

23 g- Fırlatılan Cisimler: Yere çok yakın ve çok hızlı dönerek çalışan biçme makineleri gibi bazı tarım makineleri çalışma organları arasına giren bitki dışındaki sap, toprak parçası ya da taş gibi fazla ağır olmayan yabancı materyalleri inanılmaz bir hızla çok uzak noktalara fırlatabilirler. Dolayısıyla çalışmaları esnasında bu makinelerin arkasında bulunan kişiler çeşitli şekillerde yaralanabilirler. Fırlatılan cisimlerin oluşturabileceği yaralanmalardan korunmak için hangi makinelerin bu tür tehlike yaratacağının bilinmesi, mümkünse fırlatma yönüne doğru koruyucular kullanılması, eğer makinenin yanında bulunmak zorunlu ise emniyetli bir uzaklık seçilmesi yerinde olacaktır. Makine üreticileri yukarıda da sözü edildiği gibi bazı kısımları koruma altına alabilmektedirler. Bununla birlikte makinalar üzerinde korunsalar dahi tehlike potansiyeli olan kısımların görsel uyarıcılarla belirtilmesi gerekmektedir. Bu uyarıcılar çeşitli sembol ve yazılar olup standart hale getirilmişlerdir. Dolayısıyla dünyanın her yerinde aynı anlamı ifade etmektedirler. Avrupa Birliği’ de uygulamaya koyduğu MAKİNA EMNİYETİ DİREKTİFİ ile güvenli çalışma için yapılması gerekenleri yasal zorunluluk altına almış, ülkemiz 1 Ocak 1996 da çıkardığı kanunlarla bu anlaşmaya taraf olmuştur.

24 TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR

25 SONUÇ : Teknolojideki gelişime paralel olarak gün geçtikçe gelişen ve farklılaşan tarım alet ve makineleri bugün tarımda çalışan kişilerin vazgeçilmez bir yardımcısı durumundadır. Bu alet ve makineleri kullanacak kişilere hem kendilerine hem de işletmelerine zarar verebilecek çeşitli kazaların önlenebilmesi açısından bazı görevler düşmektedir. Bu görevleri şu başlıklar altında toplayabiliriz; -Makinelere yaklaşırken dikkatli olmak, -Kısa yoldan iş yapmaya kalkışmamak, -Gereksiz riskler almamak, -Güvenli olmayan uygulamalara kalkışmamak, -Uyarılara dikkat etmek, - Tehlikelerin bilincinde olmak. Unutulmamalıdır ki; bir çok kazadan korunmak için makineye hareketi kesmek, motoru durdurmak ve bütün parçaların durmasını beklemek gibi basit önlemler yeterli olmaktadır. SONUÇ : Teknolojideki gelişime paralel olarak gün geçtikçe gelişen ve farklılaşan tarım alet ve makineleri bugün tarımda çalışan kişilerin vazgeçilmez bir yardımcısı durumundadır. Bu alet ve makineleri kullanacak kişilere hem kendilerine hem de işletmelerine zarar verebilecek çeşitli kazaların önlenebilmesi açısından bazı görevler düşmektedir. Bu görevleri şu başlıklar altında toplayabiliriz; -Makinelere yaklaşırken dikkatli olmak, -Kısa yoldan iş yapmaya kalkışmamak, -Gereksiz riskler almamak, -Güvenli olmayan uygulamalara kalkışmamak, -Uyarılara dikkat etmek, - Tehlikelerin bilincinde olmak. Unutulmamalıdır ki; bir çok kazadan korunmak için makineye hareketi kesmek, motoru durdurmak ve bütün parçaların durmasını beklemek gibi basit önlemler yeterli olmaktadır.

26 TARIM ALET ve MAKİNELERİNDE TEHLİKELİ NOKTALAR SONUÇ : Teknolojideki gelişime paralel olarak gün geçtikçe gelişen ve farklılaşan tarım alet ve makineleri bugün tarımda çalışan kişilerin vazgeçilmez bir yardımcısı durumundadır. Bu alet ve makineleri kullanacak kişilere hem kendilerine hem de işletmelerine zarar verebilecek çeşitli kazaların önlenebilmesi açısından bazı görevler düşmektedir. Bu görevleri şu başlıklar altında toplayabiliriz; -Makinelere yaklaşırken dikkatli olmak, -Kısa yoldan iş yapmaya kalkışmamak, -Gereksiz riskler almamak, -Güvenli olmayan uygulamalara kalkışmamak, -Uyarılara kulak asmak, - Tehlikelerin bilincinde olmak. Unutulmamalıdır ki; bir çok kazadan korunmak için makineye hareketi kesmek, motoru durdurmak ve bütün parçaların durmasını beklemek gibi basit önlemler yeterli olmaktadır. SONUÇ : Teknolojideki gelişime paralel olarak gün geçtikçe gelişen ve farklılaşan tarım alet ve makineleri bugün tarımda çalışan kişilerin vazgeçilmez bir yardımcısı durumundadır. Bu alet ve makineleri kullanacak kişilere hem kendilerine hem de işletmelerine zarar verebilecek çeşitli kazaların önlenebilmesi açısından bazı görevler düşmektedir. Bu görevleri şu başlıklar altında toplayabiliriz; -Makinelere yaklaşırken dikkatli olmak, -Kısa yoldan iş yapmaya kalkışmamak, -Gereksiz riskler almamak, -Güvenli olmayan uygulamalara kalkışmamak, -Uyarılara kulak asmak, - Tehlikelerin bilincinde olmak. Unutulmamalıdır ki; bir çok kazadan korunmak için makineye hareketi kesmek, motoru durdurmak ve bütün parçaların durmasını beklemek gibi basit önlemler yeterli olmaktadır.

27 TARIM ARABALARI TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

28 TARIM ARABALARI TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

29 TRAKTÖR YÜKLEYİCİ TEKLİKELERİ •Yük çok yüksek •Düzgün olmayan zeminde çok yüksek yük •Traktör yüksek hızda iken yükleyicinin kullanımı •Yükleyicinin hızla düşmesi •Yükleyicinin merdiven olarak kullanımı •Yüksek yükleyici •Yük çok yüksek •Düzgün olmayan zeminde çok yüksek yük •Traktör yüksek hızda iken yükleyicinin kullanımı •Yükleyicinin hızla düşmesi •Yükleyicinin merdiven olarak kullanımı •Yüksek yükleyici TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

30 TRAKTÖR YÜKLEYİCİ TEKLİKELERİ TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

31 Elevatör ve Helezonlu Götürücü Tehlikeleri •Eğimli yerde yükseltilmiş elevatör •Merdiven olarak kullanılan elevatör •Danelerin elevatörü terk ettiği yerde operatörün ayağının yakalanması •Elevatör üzerinden kayan kişiler •Hayvanlar tarafından hareket ettirilen elevatör •Gerdirme yayları •Elevatörün ağızlamasına klavuzluk edenler •Bol elbiseler •Dane deposu tarafından desteklenmeyen götürücüler •Motorun uygun olmayan çalışması •Çok yükseltilmiş elevatör •Eğimli yerde yükseltilmiş elevatör •Merdiven olarak kullanılan elevatör •Danelerin elevatörü terk ettiği yerde operatörün ayağının yakalanması •Elevatör üzerinden kayan kişiler •Hayvanlar tarafından hareket ettirilen elevatör •Gerdirme yayları •Elevatörün ağızlamasına klavuzluk edenler •Bol elbiseler •Dane deposu tarafından desteklenmeyen götürücüler •Motorun uygun olmayan çalışması •Çok yükseltilmiş elevatör TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

32 Elevatör ve Helezonlu Götürücü Tehlikeleri TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

33 Elevatör ve Helezonlu Götürücü Tehlikeleri •Aşırı dane yükü •Dane arabası içinde oyun oynama •Dane üzerinde yürüme •Elektirik hatları •Kaldırma caraskalı •Hidrolik hatlar •Aşırı dane yükü •Dane arabası içinde oyun oynama •Dane üzerinde yürüme •Elektirik hatları •Kaldırma caraskalı •Hidrolik hatlar TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

34 Balya Makineleri Tehlikeleri •Şaft •Giyim •Makinenin pik up’ını besleme •Bağlama mekanizması gerginliğini ayarlama •Sökme ve takma •Tarım arabalarında yolcu •Makineyi yüksek hızda çalıştırma •Tarım arabası ve römorkta düzgün olmayan yükleme •Namlu sıralarında oynayan çocuklar •Balya makinesi çalışırken parçalarını temizleme •Şaft •Giyim •Makinenin pik up’ını besleme •Bağlama mekanizması gerginliğini ayarlama •Sökme ve takma •Tarım arabalarında yolcu •Makineyi yüksek hızda çalıştırma •Tarım arabası ve römorkta düzgün olmayan yükleme •Namlu sıralarında oynayan çocuklar •Balya makinesi çalışırken parçalarını temizleme TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

35 Balya Makineleri Tehlikeleri TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

36 Balya Makineleri Tehlikeleri TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

37 Büyük Yuvarlak Balya Makineleri Tehlikeleri •Makaralara girmiş otun çıkarılması •Arka çıkış yakınında veya balyalama hücresi alanında mekanik balya çıkış kapısı güvenlik kilidini kullanmadan çalışmak •Meyilli arazide balya çıkışı •Eğimli yerlerde balya taşıma •Yuvarlak balyanın durdurulması •Kıskaçlı çatalı kullanmadan balyayı kaldırma •Hidrolik kollar •Uygun olmayan kayış gerginliği •Makaralara girmiş otun çıkarılması •Arka çıkış yakınında veya balyalama hücresi alanında mekanik balya çıkış kapısı güvenlik kilidini kullanmadan çalışmak •Meyilli arazide balya çıkışı •Eğimli yerlerde balya taşıma •Yuvarlak balyanın durdurulması •Kıskaçlı çatalı kullanmadan balyayı kaldırma •Hidrolik kollar •Uygun olmayan kayış gerginliği TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

38 Biçerdöver Tehlikeleri •Giyim •Merdiven veya platformdan düşme •Haşpay düzeni •Dane deposunda veya boşaltma helezonunda sıkışmış işçi •Biçerdöver çalışırken biçerdöver parçasını temizleme •Trafikte sürüş •Biçerdöver merdivenleri •Kayış ve kasnakların ayarlanması •Tozun görüşü engellemesi •Giyim •Merdiven veya platformdan düşme •Haşpay düzeni •Dane deposunda veya boşaltma helezonunda sıkışmış işçi •Biçerdöver çalışırken biçerdöver parçasını temizleme •Trafikte sürüş •Biçerdöver merdivenleri •Kayış ve kasnakların ayarlanması •Tozun görüşü engellemesi TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

39 Biçerdöver Tehlikeleri TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

40 Silaj Makinesi Tehlikeleri •Tıkanmış makineyi temizlerken yediriciye yakalanan işçi •Şafta yakalanma •Tıkanmış bıçak sistemine müdahalede el kesilmeleri •Kesici veya fırlatıcının ayarı sırasında •Bıçakların bilenmesi •Tıkanmış makineyi temizlerken yediriciye yakalanan işçi •Şafta yakalanma •Tıkanmış bıçak sistemine müdahalede el kesilmeleri •Kesici veya fırlatıcının ayarı sırasında •Bıçakların bilenmesi TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

41 Ekim Makinesi Tehlikeleri •Çizeğin(markör) işçi üzerine düşmesi •Depoyu doldururken işçinin düşmesi •Uygun güvenlik ekipmanının kullanılmaması •Karıştırıcıya kapılma •Çizeğin(markör) işçi üzerine düşmesi •Depoyu doldururken işçinin düşmesi •Uygun güvenlik ekipmanının kullanılmaması •Karıştırıcıya kapılma TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

42 Santrifüj Gübre Dağıtıcı Şaft Diskler Gübre fırlatma Karıştırıcı Şaft Diskler Gübre fırlatma Karıştırıcı TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

43 Pülverizatör Tehlikeleri •Eğimli yerde kendi yürür pülverizatörün çalıştırılması •Bozuk platform veya merdiven •Uygun KKD’ın yanlış kullanımı •Pülverizatör bumunun tarla kenarı çitine takılması •Toksik insektisiti dolduran operatör •Yüksek yapıdaki pülverizatörün kamyona yüklenmesiyle tekerlerinin yükleme sınırları dışında kalışı •Şaft •Pülverizatör etrafında çocuklar •Eğimli yerde kendi yürür pülverizatörün çalıştırılması •Bozuk platform veya merdiven •Uygun KKD’ın yanlış kullanımı •Pülverizatör bumunun tarla kenarı çitine takılması •Toksik insektisiti dolduran operatör •Yüksek yapıdaki pülverizatörün kamyona yüklenmesiyle tekerlerinin yükleme sınırları dışında kalışı •Şaft •Pülverizatör etrafında çocuklar TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

44 Pülverizatör Tehlikeleri TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

45 Pulluk Tehlikeleri •Makine hidrolik kalkık vaziyette bırakılmış •Otomatik geri getirmeli olanlarda tıkanma olduğunda bunu temizlemeye kalkan operatöre geri getirme mekanizmasının vurması •Doğru ağırlıkla donatılmamış ekipman •Traktör tekerlekleri doğru genişlikte ayarlanmamış ve bu nedenle devrilme riski •Makine hidrolik kalkık vaziyette bırakılmış •Otomatik geri getirmeli olanlarda tıkanma olduğunda bunu temizlemeye kalkan operatöre geri getirme mekanizmasının vurması •Doğru ağırlıkla donatılmamış ekipman •Traktör tekerlekleri doğru genişlikte ayarlanmamış ve bu nedenle devrilme riski TARIM MAKİNELERİNDE İŞ KAZALARI

46

47 ZİRAİ İLAÇLARIN ÇEŞİTLERİ Etkiledikleri canlı grubuna göre : 1.İnsektisitler; böcekleri öldüren ilaçlardır. 2.Fungusitler; fungusları öldüren ilaçlardır. 3.Bakterisitler; bakterileri öldüren ilaçlardır. 4.Herbisitler; otları öldüren ilaçlardır. 5.Nematisitler; nemotodları öldüren ilaçlardır. 6.Akarisitler; akarları öldüren ilaçlardır. 7.Mollusitler; yumuşakçaları (salyangozları) öldüren ilaçlardır. 8.Rodentisitler; kemirgenleri öldüren ilaçlardır. 9.Avisitler; kuşları öldüren ilaçlardır. Etkiledikleri canlı grubuna göre : 1.İnsektisitler; böcekleri öldüren ilaçlardır. 2.Fungusitler; fungusları öldüren ilaçlardır. 3.Bakterisitler; bakterileri öldüren ilaçlardır. 4.Herbisitler; otları öldüren ilaçlardır. 5.Nematisitler; nemotodları öldüren ilaçlardır. 6.Akarisitler; akarları öldüren ilaçlardır. 7.Mollusitler; yumuşakçaları (salyangozları) öldüren ilaçlardır. 8.Rodentisitler; kemirgenleri öldüren ilaçlardır. 9.Avisitler; kuşları öldüren ilaçlardır. ZİRAİ İALAÇLAR

48 ZİRAİ İLAÇLARIN ÇEŞİTLERİ Fiziksel şekillerine göre şöyle: 1.Toz ( Dust ) 2.Islanabilir toz ( Wettable powder ) 3.Eriyebilir toz ( Soluable powder ) 4.Emülsiyon konsantre ( E.C ) 5.Likit ( Solüsyon ) 6.Likit konsantre ( L.C ) 7.Akışkan ( Flawable ) (F ) 8.Akışkan konsantre ( F.C ) 9.Ultra low volume ( U.L.V. ) 10.Gaz ilaçlar 11.Aerosol Fiziksel şekillerine göre şöyle: 1.Toz ( Dust ) 2.Islanabilir toz ( Wettable powder ) 3.Eriyebilir toz ( Soluable powder ) 4.Emülsiyon konsantre ( E.C ) 5.Likit ( Solüsyon ) 6.Likit konsantre ( L.C ) 7.Akışkan ( Flawable ) (F ) 8.Akışkan konsantre ( F.C ) 9.Ultra low volume ( U.L.V. ) 10.Gaz ilaçlar 11.Aerosol ZİRAİ İALAÇLAR

49 ZİRAİ İLAÇLARIN DEPOLANMALARI 1 — Toz ilâçlar: Bu gurup ilâçlar sıcağa ve soğuğa daha çok mukavemet ettiklerinden çelik hangarlarda da depo edilebilirler. Fakat depo tabanlarına takriben 20 cm. yükseklikte tahta ızgaralar konulmalı, ambalajlar duvardan 20 cm. içer den olmalı ve üst üste ambalajdan fazla istif edilmemelidir. Toz kükürtler depo edilirken toz ilâçların muhafazası için ayrıca yangına karşı gerekli tedbirler alınmalıdır. Mümkünse toz kükürtler ayrı bir depoda muhafaza edilmelidir. Bunlarda 7-8 çuvaldan fazla üst üste istif yapılmamalıdır. Deponun havalandırma tertibatı olmalıdır. 1 — Toz ilâçlar: Bu gurup ilâçlar sıcağa ve soğuğa daha çok mukavemet ettiklerinden çelik hangarlarda da depo edilebilirler. Fakat depo tabanlarına takriben 20 cm. yükseklikte tahta ızgaralar konulmalı, ambalajlar duvardan 20 cm. içer den olmalı ve üst üste ambalajdan fazla istif edilmemelidir. Toz kükürtler depo edilirken toz ilâçların muhafazası için ayrıca yangına karşı gerekli tedbirler alınmalıdır. Mümkünse toz kükürtler ayrı bir depoda muhafaza edilmelidir. Bunlarda 7-8 çuvaldan fazla üst üste istif yapılmamalıdır. Deponun havalandırma tertibatı olmalıdır. ZİRAİ İALAÇLAR

50 ZİRAİ İLAÇLARIN DEPOLANMALARI 2 — Islanabilir tozlar: Bu gurup ilâçlar daha ziyade sıcaktan, soğuktan, rutubetten ve basınçtan fazla etkilendiklerinden mümkün olduğu kadar kârgir binalarda muhafaza edilmeli, ambalajlar üst üste konduğunda en altta bulunan ambalaja kg. dan fazla ağırlık isabet etmiyecek şekilde istiflenmelidir. Kontraplak veya fiber variller de bulunan ilâçlar için bu tedbir gereksizdir. Toz ilâçlarda olduğu gibi zemine ızgara konulmalı ve duvara temas ettirilmemelidir. 2 — Islanabilir tozlar: Bu gurup ilâçlar daha ziyade sıcaktan, soğuktan, rutubetten ve basınçtan fazla etkilendiklerinden mümkün olduğu kadar kârgir binalarda muhafaza edilmeli, ambalajlar üst üste konduğunda en altta bulunan ambalaja kg. dan fazla ağırlık isabet etmiyecek şekilde istiflenmelidir. Kontraplak veya fiber variller de bulunan ilâçlar için bu tedbir gereksizdir. Toz ilâçlarda olduğu gibi zemine ızgara konulmalı ve duvara temas ettirilmemelidir. ZİRAİ İALAÇLAR

51 ZİRAİ İLAÇLARIN DEPOLANMALARI 3 — Emülsion Konsentre ilâçlar: Bu gurup ilâçlar ise muhafaza için daha çok itina isterler. Deponun hararetini 4- 5° C ile + 35° C arasında tutmalıdır. Emülsiyon ilâçların bir kısmının da alev alma dereceleri düşük olduğundan ayrıca bu husus da dikkate alınmalıdır. Deponun sıcaklığını + 5° C ile + 35° C arasında tutmak mümkün değilse ilâçları kışı geçirmeleri için müsait iklim ve depoların bulunduğu bölgelere nakletmelidir. 3 — Emülsion Konsentre ilâçlar: Bu gurup ilâçlar ise muhafaza için daha çok itina isterler. Deponun hararetini 4- 5° C ile + 35° C arasında tutmalıdır. Emülsiyon ilâçların bir kısmının da alev alma dereceleri düşük olduğundan ayrıca bu husus da dikkate alınmalıdır. Deponun sıcaklığını + 5° C ile + 35° C arasında tutmak mümkün değilse ilâçları kışı geçirmeleri için müsait iklim ve depoların bulunduğu bölgelere nakletmelidir. ZİRAİ İALAÇLAR

52 ZİRAİ İLAÇLARIN DEPOLANMALARI 4 — Fumigantlar: Bunların da fazla sıcaktan patlama tehlikesi olduğundan mümkün mertebe serin yerlerde ve ayrı bölmelerde muhafazası uygundur. 4 — Fumigantlar: Bunların da fazla sıcaktan patlama tehlikesi olduğundan mümkün mertebe serin yerlerde ve ayrı bölmelerde muhafazası uygundur. ZİRAİ İALAÇLAR

53 ZİRAİ İLAÇLARIN DEPOLANMALARI 5 — Herbisidler: Serin ve rutubetsiz ortamlarda depolanmalıdırlar. 5 — Herbisidler: Serin ve rutubetsiz ortamlarda depolanmalıdırlar. ZİRAİ İALAÇLAR

54 HAYVANLARDAN İNSANLARA BULAŞAN HASTALIKLAR (ZOONOZLAR) VE KORUNMA YOLLARI

55 ZOONOZ NEDİR ? • Doğal olarak omurgalı hayvanlardan insanlara, insanlardan hayvanlara geçen ve her yerde görülebilen hastalıklar yada enfeksiyonlar • FAO(GIDA VE TARIM ÖRGÜTÜ)/WHO (DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ) ortak uzmanlar grubu; • enfekte edici özellik taşımayan bakteriyel toksinler ve kimyasal zehirler • Doğal olarak omurgalı hayvanlardan insanlara, insanlardan hayvanlara geçen ve her yerde görülebilen hastalıklar yada enfeksiyonlar • FAO(GIDA VE TARIM ÖRGÜTÜ)/WHO (DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ) ortak uzmanlar grubu; • enfekte edici özellik taşımayan bakteriyel toksinler ve kimyasal zehirler

56 GENELGENEL Zoonozlar, ülkemizde ve dünyada, sık görülmesi, iş gücü ve ekonomik kayıplara neden olması, bazanda büyük salgınlar yaparak çok sayıda insanın ölümüne sebep olması nedeniyle halen bir toplum sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Dünyada 150’den fazla zoonoz bilinmektedir.

57 TANIMTANIM İnsan ve hayvanların müşterek hastalığına zoonoz denir. Zoonoz, hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar diye de tanımlanabilir. Zoonoz veya zoonotik hastalık daha kapsamlı olarak “doğal koşullarda, vertebralı hayvanlarda, saprofit veya patojen olarak bulunan, mikroorganizma, mantar ve parazitlerin, değişik bulaşma yolları ile insanlara geçmesi ile meydana gelen hastalıklar” olarak tanımlanabilir. İnsan ve hayvanların müşterek hastalığına zoonoz denir. Zoonoz, hayvanlardan insanlara bulaşan hastalıklar diye de tanımlanabilir. Zoonoz veya zoonotik hastalık daha kapsamlı olarak “doğal koşullarda, vertebralı hayvanlarda, saprofit veya patojen olarak bulunan, mikroorganizma, mantar ve parazitlerin, değişik bulaşma yolları ile insanlara geçmesi ile meydana gelen hastalıklar” olarak tanımlanabilir.

58 ZOONOZLARIN ÖNEMİ • Her yerde görülebilen hastalıklardır. • Hayvanlar insan yaşamının ayrılmaz birer parçasıdır. • Fazla sayıda etken ile fazla sayıda hastalık tablosu oluştururlar. • Meslek hastalıklarının bir bölümünü oluştururlar. • Ekonomik önemleri vardır. • Beslenme yönünden önem taşırlar. • Her yerde görülebilen hastalıklardır. • Hayvanlar insan yaşamının ayrılmaz birer parçasıdır. • Fazla sayıda etken ile fazla sayıda hastalık tablosu oluştururlar. • Meslek hastalıklarının bir bölümünü oluştururlar. • Ekonomik önemleri vardır. • Beslenme yönünden önem taşırlar.

59 ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ Tanıya ait nedenler: Tıptaki ilerlemeler, özellikle viral hastalıkların tanısının daha kolay konmağa başlaması, başlıca tanısal nedendir. Tanıya ait nedenler: Tıptaki ilerlemeler, özellikle viral hastalıkların tanısının daha kolay konmağa başlaması, başlıca tanısal nedendir.

60 ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ İnsana ait nedenler: i) Dünya nüfusunun artmasıyla birlikte artan protein ihtiyacının karşılanması amacıyla artan hayvancılığa paralel olarak zoonozlar artmıştır. ii) Hayvancılıkla uğraşan insan sayısının artması, zoonoz vaka sayısını artırmıştır. iii) İnsanların; doğal afetler, iş, turizm v.b. gibi nedenlerle yer değiştirmesi, zoonozların bir yerden başka bir yere, bir ülkeden diğerine yayılmasına neden olmuştur. iv) Çevre kirliliğinin artması zoonozları artırmıştır. v) Sulu tarıma geçilmesi ile birlikte vektörler ve bunlara bağlı zoonozlar artmıştır. İnsana ait nedenler: i) Dünya nüfusunun artmasıyla birlikte artan protein ihtiyacının karşılanması amacıyla artan hayvancılığa paralel olarak zoonozlar artmıştır. ii) Hayvancılıkla uğraşan insan sayısının artması, zoonoz vaka sayısını artırmıştır. iii) İnsanların; doğal afetler, iş, turizm v.b. gibi nedenlerle yer değiştirmesi, zoonozların bir yerden başka bir yere, bir ülkeden diğerine yayılmasına neden olmuştur. iv) Çevre kirliliğinin artması zoonozları artırmıştır. v) Sulu tarıma geçilmesi ile birlikte vektörler ve bunlara bağlı zoonozlar artmıştır.

61 ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ hayvanlara ait nedenler: Aynı barınakta çok sayıda hayvan yetiştirilmesi, hayvan kaçakçılığı, canlı hayvan ve hayvan ürünlerinin ihraç veya ithal edilmesi, veteriner ve belediyelerin denetim yetersizliği, hayvanlara gereken aşıların yaptırılmaması gibi bir çok nedenlerle, zoonozlarda artış olmuştur. hayvanlara ait nedenler: Aynı barınakta çok sayıda hayvan yetiştirilmesi, hayvan kaçakçılığı, canlı hayvan ve hayvan ürünlerinin ihraç veya ithal edilmesi, veteriner ve belediyelerin denetim yetersizliği, hayvanlara gereken aşıların yaptırılmaması gibi bir çok nedenlerle, zoonozlarda artış olmuştur.

62 ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ Ekolojik nedenler: Sulu tarıma geçiş sivrisinek, fareler ve yumuşakçaların (zoonotik hastalığa neden olan vektörlerin) artmasına, orman içlerine kadar mesken, fabrika, yol, köprü vb. yapılması, vahşi hayat ile evcil hayatın ilişkisini artırmış, baraj, gölet, suni su yolları yapılması, ormanların yakılması, yok edilmesi, buradaki kemiricilerin yer değiştirmesi gibi bir çok ekolojik faktörler, zoonozların artmasına neden olmuştur. Ekolojik nedenler: Sulu tarıma geçiş sivrisinek, fareler ve yumuşakçaların (zoonotik hastalığa neden olan vektörlerin) artmasına, orman içlerine kadar mesken, fabrika, yol, köprü vb. yapılması, vahşi hayat ile evcil hayatın ilişkisini artırmış, baraj, gölet, suni su yolları yapılması, ormanların yakılması, yok edilmesi, buradaki kemiricilerin yer değiştirmesi gibi bir çok ekolojik faktörler, zoonozların artmasına neden olmuştur.

63 ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ Ulaşımın etkisi: Ulaşım araçlarının çeşitlerinin ve sayısının artması, araçlarda gerekli önlemlerin alınmaması, ülkeler arasında zoonozların yayılmasına neden olmuştur. Ulaşımın etkisi: Ulaşım araçlarının çeşitlerinin ve sayısının artması, araçlarda gerekli önlemlerin alınmaması, ülkeler arasında zoonozların yayılmasına neden olmuştur.

64 ZOONOZLARIN ARTIŞ NEDENLERİ Yetersiz eğitimin etkisi: Hekimler, veterinerler ve bunların yardımcı personellerinin, istenilen düzeyde bilgisinin olmaması veya olanaklarının olmaması, korunmada yetersizliği ortaya çıkarmıştır. Yetersiz eğitimin etkisi: Hekimler, veterinerler ve bunların yardımcı personellerinin, istenilen düzeyde bilgisinin olmaması veya olanaklarının olmaması, korunmada yetersizliği ortaya çıkarmıştır.

65 RİSKLİ GRUPLAR Hayvan besleyenler, çiftçiler, veterinerler, hayvan ürünleri üreten iş yerlerinde çalışanlar, ormancılar, süs hayvanları besleyenler, laboratuvar işçileri, sahada araştırma yapan jeolog, arkeolog, petrol arayıcıları gibi kişiler, çöpçüler, lağım işçileri, pirinç tarlalarında çalışanlar gibi bazı meslek gruplarında çalışanlar ile çocuklar ve kadınlar zoonotik hastalıklar için, yüksek riskli kişilerdir. Hekimlerin de yüksek riskli kişiler olduğu unutulmamalıdır. Özellikle, temas, inhalasyon, fekal-oral yolla bulaşan zoonozlarda, çok dikkatli olunmalıdır.

66 ETKENLERETKENLER Bakteriyel zoonozlar: Botulismus, Brusellozis, Salmonellosis, Şigellozis, Şarbon, Tetanoz, Tüberkülozis, Veba, Enterotoksijenik Stafilokokla besin zehirlenmesi, Streptokokkozis, Erizipeloid, Klostridial besin zehirlenmesi, Tularemi, Kolibasillozis, Kamfilobakteriozis, Endemik tifüs (Fare tifüsü), bubonik plak, Sodoku, Pasteurollozis,Yersiniozis, Leptospirosisler (Weil), Vibrioparahemolitikuslar. Bakteriyel zoonozlar: Botulismus, Brusellozis, Salmonellosis, Şigellozis, Şarbon, Tetanoz, Tüberkülozis, Veba, Enterotoksijenik Stafilokokla besin zehirlenmesi, Streptokokkozis, Erizipeloid, Klostridial besin zehirlenmesi, Tularemi, Kolibasillozis, Kamfilobakteriozis, Endemik tifüs (Fare tifüsü), bubonik plak, Sodoku, Pasteurollozis,Yersiniozis, Leptospirosisler (Weil), Vibrioparahemolitikuslar.

67 ETKENLERETKENLER Viral zoonozlar: Ebola hastalığı, Herpes simplex ve simiae, Kuduz, Viral Hepatit A, Rotavirus enteriti, Sarı ateş, İnek çiçeği, Maymun çiçeği, Vaksinia, Newcastle hastalığı, nsefalomyokardititis, Veziküler stomatit, Arjantin hemorajik ateşi, Batı At Ensefaliti, Bolivya hemorajik ateşi, Doğu At Ensefaliti, Japon B ensefaliti Kırım-Kongo-Hazara hemorajik ateşi, Kyasanur Orman hemorajik ateşi, Kore hemorajik ateşi, Lenfositik Koriomenejitis, Lassa ateşi, Marburg hastalığı, Omsk hemorajik ateşi, Rift vadisi ateşi. Viral zoonozlar: Ebola hastalığı, Herpes simplex ve simiae, Kuduz, Viral Hepatit A, Rotavirus enteriti, Sarı ateş, İnek çiçeği, Maymun çiçeği, Vaksinia, Newcastle hastalığı, nsefalomyokardititis, Veziküler stomatit, Arjantin hemorajik ateşi, Batı At Ensefaliti, Bolivya hemorajik ateşi, Doğu At Ensefaliti, Japon B ensefaliti Kırım-Kongo-Hazara hemorajik ateşi, Kyasanur Orman hemorajik ateşi, Kore hemorajik ateşi, Lenfositik Koriomenejitis, Lassa ateşi, Marburg hastalığı, Omsk hemorajik ateşi, Rift vadisi ateşi.

68 ETKENLERETKENLER Klamidyal ve Riketsiyal zoonozlar: Q ateşi, Riketsiyal çiçek, Kayalık dağlar ateşi, Endemik Tifüs, Ornitozis/Psittakozis. Klamidyal ve Riketsiyal zoonozlar: Q ateşi, Riketsiyal çiçek, Kayalık dağlar ateşi, Endemik Tifüs, Ornitozis/Psittakozis.

69 ETKENLERETKENLER Mikotik zoonozlar: Aktinomikozis, aspergillozis, Blastomikozis, Candidiazis, Kriptokokkozis, Dermatofitozis, Maduramikozis, Nokardiozis, Rinosporoidozis vb. Mikotik zoonozlar: Aktinomikozis, aspergillozis, Blastomikozis, Candidiazis, Kriptokokkozis, Dermatofitozis, Maduramikozis, Nokardiozis, Rinosporoidozis vb.

70 ETKENLERETKENLER Paraziter zoonozlar: i)Protozoon İnfeksiyonlar: ii)Helmintik İnfeksiyonlar: a)Trematodlar b)Sestodlar c)Nematodlar Paraziter zoonozlar: i)Protozoon İnfeksiyonlar: ii)Helmintik İnfeksiyonlar: a)Trematodlar b)Sestodlar c)Nematodlar

71 BULAŞMA YOLLARI Vektörlerle Bulaşanlar i) Sivrisineklerle: Tularemi, Batı Nil ateşi, Batı, doğu ve Venezuella at ensefalitleri, Kaliforniya ensefaliti, Murray ve Rift vadisi ensefalitleri, Sarı ateş ve Mayora ateşi. ii) Karasineklerle: Fekal-oral yolla bulaşabilen tüm zoonozlar, deri döküntüsü yapabilenlerin bir kısmı, besin zehirlenmesi kliniğini veren tüm zoonozlar karasineklerle bulaşabilirler. Fizik çevrenin iyi olmadığı yörelerde karasineklerle bulaşan zoonozlar sık görülür. Vektörlerle Bulaşanlar i) Sivrisineklerle: Tularemi, Batı Nil ateşi, Batı, doğu ve Venezuella at ensefalitleri, Kaliforniya ensefaliti, Murray ve Rift vadisi ensefalitleri, Sarı ateş ve Mayora ateşi. ii) Karasineklerle: Fekal-oral yolla bulaşabilen tüm zoonozlar, deri döküntüsü yapabilenlerin bir kısmı, besin zehirlenmesi kliniğini veren tüm zoonozlar karasineklerle bulaşabilirler. Fizik çevrenin iyi olmadığı yörelerde karasineklerle bulaşan zoonozlar sık görülür.

72 BULAŞMA YOLLARI Vektörlerle Bulaşanlar iii) Kenelerle: Boreliazis, ve Tularemi en belirgin olanlarıdır. iv) Pirelerle: Tularemi (Tavşan), Veba (Fare), Endemik (Fare) tifüs başlıcalardır. v) Bitlerle: Boreliazsis ve Tularemi en belirgin olanlarıdır. vi) Farelerle: Boreliazis, H. Nana, Fare ısırığı hastalığı (Sodoku), Fare tifüsü, Pastörellozis, Salmonellozis, Veba bulaştırırlar ve fekal-oral bulaşan zoonozları da mekanik olarak taşırlar. Vektörlerle Bulaşanlar iii) Kenelerle: Boreliazis, ve Tularemi en belirgin olanlarıdır. iv) Pirelerle: Tularemi (Tavşan), Veba (Fare), Endemik (Fare) tifüs başlıcalardır. v) Bitlerle: Boreliazsis ve Tularemi en belirgin olanlarıdır. vi) Farelerle: Boreliazis, H. Nana, Fare ısırığı hastalığı (Sodoku), Fare tifüsü, Pastörellozis, Salmonellozis, Veba bulaştırırlar ve fekal-oral bulaşan zoonozları da mekanik olarak taşırlar.

73 BULAŞMA YOLLARI Besinlerle Bulaşanlar: i)Sütle (çiğ) bulaşanlar: Bovin tipi Tüberküloz, Brusella, Fare ısırığı hastalığı, Q ateşi, ii)Yumurtayla bulaşanlar: Avian tipi Tüberküloz başlıcalarıdır. iii) Etle bulaşanlar: Bovin tipi Tüberküloz, Brucella, Şarbon, Trişinellalar en fazla görülenleridir. iv) Balıkla bulaşanlar Besinlerle Bulaşanlar: i)Sütle (çiğ) bulaşanlar: Bovin tipi Tüberküloz, Brusella, Fare ısırığı hastalığı, Q ateşi, ii)Yumurtayla bulaşanlar: Avian tipi Tüberküloz başlıcalarıdır. iii) Etle bulaşanlar: Bovin tipi Tüberküloz, Brucella, Şarbon, Trişinellalar en fazla görülenleridir. iv) Balıkla bulaşanlar

74 BULAŞMA YOLLARI Temasla Bulaşanlar, İnhalasyonla Bulaşanlar, Kontamine Toz-toprakla Bulaşanlar, Laboratuvarda Bulaşanlar, İnsandan İnsana Bulaşanlar, Isırılmayla Bulaşanlar, Temasla Bulaşanlar, İnhalasyonla Bulaşanlar, Kontamine Toz-toprakla Bulaşanlar, Laboratuvarda Bulaşanlar, İnsandan İnsana Bulaşanlar, Isırılmayla Bulaşanlar,

75 BULAŞMA YOLLARI Vertebralılarla Bulaşanlar i) Atlar ve diğer tek ii) İnekler ve sığırlardan, iii) Kediler ve köpeklerden, iv) Koyunlardan ve keçilerden, v) Domuzlardan, vi) Develerden, vii) Kümes hayvanları ve diğer kuşlardan, viii) Tavşanlardan, ix) Balıklardan, x) Maymunlardan, xi) Yarasalardan, xii) Kemiricilerden, xiii)Vahşi hayvanlardan Vertebralılarla Bulaşanlar i) Atlar ve diğer tek ii) İnekler ve sığırlardan, iii) Kediler ve köpeklerden, iv) Koyunlardan ve keçilerden, v) Domuzlardan, vi) Develerden, vii) Kümes hayvanları ve diğer kuşlardan, viii) Tavşanlardan, ix) Balıklardan, x) Maymunlardan, xi) Yarasalardan, xii) Kemiricilerden, xiii)Vahşi hayvanlardan

76 Ulkemizde sıkca rastlanan bazı onemli zoonoz hastalıklar sunlardır: Kuduz, Tuberkuloz (Verem) Bruselloz (Malta humması), Sarbon (Anthrax ), Salmonelloz ve Kist Hidatik. Ulkemizde sıkca rastlanan bazı onemli zoonoz hastalıklar sunlardır: Kuduz, Tuberkuloz (Verem) Bruselloz (Malta humması), Sarbon (Anthrax ), Salmonelloz ve Kist Hidatik.

77 KUDUZ KUDUZ Bütün sıcak kanlı hayvanlarda ve insanlarda görülen öldürücü viral bir hastalıktır.Hastalık,kuduza yakalanmıs hayvanların özelliklede köpeklerin ısırmasıyla veya açık yaralara salyalarının temasıyla diğer hayvanlara ve insanlara bulaşır.İnsanlar kuduz şüpheli hayvanla temas eder veya ısırılırsa,ısırık yeri bol sabunlu suyla yıkanarak en yakın sağlık kurulusuna mutlaka başvurulmalıdır. Belediye ekiplerine de haber verilmek sureti ile ısıran köpeğin muşahedeye alınması sağlanır.İhbarı mecburi hastalık olduğu için Tarım İl ve İlce Müdürlüklerine haber verilir.Koruyucu önlem olarak, kedi ve köpeklere yılda bir kez olmak üzere mutlaka kuduz aşısı yaptırmak gerekir. Bütün sıcak kanlı hayvanlarda ve insanlarda görülen öldürücü viral bir hastalıktır.Hastalık,kuduza yakalanmıs hayvanların özelliklede köpeklerin ısırmasıyla veya açık yaralara salyalarının temasıyla diğer hayvanlara ve insanlara bulaşır.İnsanlar kuduz şüpheli hayvanla temas eder veya ısırılırsa,ısırık yeri bol sabunlu suyla yıkanarak en yakın sağlık kurulusuna mutlaka başvurulmalıdır. Belediye ekiplerine de haber verilmek sureti ile ısıran köpeğin muşahedeye alınması sağlanır.İhbarı mecburi hastalık olduğu için Tarım İl ve İlce Müdürlüklerine haber verilir.Koruyucu önlem olarak, kedi ve köpeklere yılda bir kez olmak üzere mutlaka kuduz aşısı yaptırmak gerekir.

78 TUBERKULOZ (Verem) Verem mikrobunun insan,sığır ve kanatlı tiplerinin insan ve evcil hayvanlarda oluşturduğu,kronik seyirli ve bulaşıcı olan bu hastalık;çeşitli organ ve dokularda tüberkel adı verilen, kendine has bozukluklar Oluşturur.Veremli hayvanların etlerini yemek,sütlerini içmek veya solunum yoluyla insanlara bulaşır.Hastalığın hayvanlardan bulaşmasını önlemek için; Veteriner Hekim kontrolünden geçmemiş etler ve iyi kaynatılmamış sokak sütleri tüketilmemelidir.3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu’na göre ihbarı mecburi olup, bu hastalığa yakalandığı tespit edilen hayvanlar tazminatlı olarak kestirilir. Verem mikrobunun insan,sığır ve kanatlı tiplerinin insan ve evcil hayvanlarda oluşturduğu,kronik seyirli ve bulaşıcı olan bu hastalık;çeşitli organ ve dokularda tüberkel adı verilen, kendine has bozukluklar Oluşturur.Veremli hayvanların etlerini yemek,sütlerini içmek veya solunum yoluyla insanlara bulaşır.Hastalığın hayvanlardan bulaşmasını önlemek için; Veteriner Hekim kontrolünden geçmemiş etler ve iyi kaynatılmamış sokak sütleri tüketilmemelidir.3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu’na göre ihbarı mecburi olup, bu hastalığa yakalandığı tespit edilen hayvanlar tazminatlı olarak kestirilir.

79 BRUSELLOZ (Malta humması) Genellikle sığır ve koyunlarda görülen ve yavru atmaya neden olan bu hastalık, insanlara da kolayca bulaşır.İnsanda baş ağrısı,ateş ve halsizlikle kendini belli eder.Hastalık teşhis ve tedavi edilmediği takdirde çeşitli organlarda ciddi rahatsızlıklar,kısırlık ve sakatlıklar oluşturur.İyi kaynatılmamış sokak sütleri ve bu tip sütlerden elde edilen taze peynir,krema baslıca bulaşma kaynağıdırlar. İhbarı mecburi olup,bu hastalığa yakalandığı tespit edilen hayvanlar tazminatlı olarak kestirilir. Genellikle sığır ve koyunlarda görülen ve yavru atmaya neden olan bu hastalık, insanlara da kolayca bulaşır.İnsanda baş ağrısı,ateş ve halsizlikle kendini belli eder.Hastalık teşhis ve tedavi edilmediği takdirde çeşitli organlarda ciddi rahatsızlıklar,kısırlık ve sakatlıklar oluşturur.İyi kaynatılmamış sokak sütleri ve bu tip sütlerden elde edilen taze peynir,krema baslıca bulaşma kaynağıdırlar. İhbarı mecburi olup,bu hastalığa yakalandığı tespit edilen hayvanlar tazminatlı olarak kestirilir.

80 SARBON (Anthrax) Bütün dünyada sıkça görülen bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır.İnsanlara,hastalıklı hayvanlarla temas, enfekte olmuş et,süt ve bunların ürünlerin tüketilmesi ile bulaşır. Şarbon mikrobu derideki yaralardan girdiğinde çibanlar (halk arasında kasap çibanı denir),solunum yoluyla girdiğinde akciğer iltihabı ve ağız yoluyla girdiğinde ise bağırsak enfeksiyonlarına neden olur.Hastalığın insanlara bulaşmasını önlemek için etlerin ve diğer hayvansal besinlerin sağlık kontrollerinin yapılması ve hayvanların aşılanması gerekir. İhbarı mecburi olup,hastalığa yakalandığı tespit edilen hayvanlar itlaf edilir. Bütün dünyada sıkça görülen bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır.İnsanlara,hastalıklı hayvanlarla temas, enfekte olmuş et,süt ve bunların ürünlerin tüketilmesi ile bulaşır. Şarbon mikrobu derideki yaralardan girdiğinde çibanlar (halk arasında kasap çibanı denir),solunum yoluyla girdiğinde akciğer iltihabı ve ağız yoluyla girdiğinde ise bağırsak enfeksiyonlarına neden olur.Hastalığın insanlara bulaşmasını önlemek için etlerin ve diğer hayvansal besinlerin sağlık kontrollerinin yapılması ve hayvanların aşılanması gerekir. İhbarı mecburi olup,hastalığa yakalandığı tespit edilen hayvanlar itlaf edilir.

81 SALMONELLOZ Salmonella adı verilen bakterilerin yol açtığı,hayvansal besinlerle ve bunlardan yapılan bulaşık gıda ürünlerinin tüketilmesi ile insanlara geçen önemli bir zoonoz hastalıktır. İnsanlarda septisemik barsak enfeksiyonları, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishalle seyreder. Hastalıktan korunmak için sağlık kontrolünden geçmemiş hayvansal gıdalar tüketilmemeli ve besin hijyeni kurallarına dikkat edilmelidir. Salmonella adı verilen bakterilerin yol açtığı,hayvansal besinlerle ve bunlardan yapılan bulaşık gıda ürünlerinin tüketilmesi ile insanlara geçen önemli bir zoonoz hastalıktır. İnsanlarda septisemik barsak enfeksiyonları, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishalle seyreder. Hastalıktan korunmak için sağlık kontrolünden geçmemiş hayvansal gıdalar tüketilmemeli ve besin hijyeni kurallarına dikkat edilmelidir.

82 KİST HİDATİK Hastalığın etkeni, köpeklerin ince barsağında yasayan ve serit olarak isimlendirilen bir tur parazittir.Bu parazitlerin yumurtaları ile bulaşık yiyecek ve içecekleri alan çift tırnaklı hayvanlar ile insanların karaciğer akciğer ve diğer organlarında değişik büyüklükte su keseleri meydana gelmektedir. Hastalıktan korunmak için kopeklere düzenli olarak antiparaziter ilaçlar verilmelidir. Hastalığın etkeni, köpeklerin ince barsağında yasayan ve serit olarak isimlendirilen bir tur parazittir.Bu parazitlerin yumurtaları ile bulaşık yiyecek ve içecekleri alan çift tırnaklı hayvanlar ile insanların karaciğer akciğer ve diğer organlarında değişik büyüklükte su keseleri meydana gelmektedir. Hastalıktan korunmak için kopeklere düzenli olarak antiparaziter ilaçlar verilmelidir.

83 RİSK GRUPLARI RİSK GRUPLARI • Tarım işçileri • Hayvancılıkla uğraşanlar • Veteriner hekimler • Mezbaha işçileri • Kasaplar • Laboratuar çalışanları • Sağlık personeli • Kanalizasyon işçileri • Balıkçılık ve avcılıkla uğraşanlar • Hayvan ürünleri ile çalışanlar • Gıda işi ile uğraşanlar • Orman işçileri • Tarım işçileri • Hayvancılıkla uğraşanlar • Veteriner hekimler • Mezbaha işçileri • Kasaplar • Laboratuar çalışanları • Sağlık personeli • Kanalizasyon işçileri • Balıkçılık ve avcılıkla uğraşanlar • Hayvan ürünleri ile çalışanlar • Gıda işi ile uğraşanlar • Orman işçileri

84 MEVZUAT • HAYVAN SAĞLIĞI VE ZABITASI KANUNU – Kanun Numarası : 3285 – Kabul Tarihi : 8/5/1986 – Yayımlandığı Resmi Gazete: – Tarih : 16/5/1986 – Sayı : • HAYVAN SAĞLIĞI VE ZABITASI KANUNU – Kanun Numarası : 3285 – Kabul Tarihi : 8/5/1986 – Yayımlandığı Resmi Gazete: – Tarih : 16/5/1986 – Sayı : 19109

85 MEVZUAT • Amaç: – Madde 1 – Bu Kanunun amacı, hayvanlardan ve hayvan maddelerinden insan ve hayvanlara geçebilen hastalıklardan korunulmasını ve bulaşıcı hayvan hastalıkları ile mücadele edilmesini sağlamaktır. • Amaç: – Madde 1 – Bu Kanunun amacı, hayvanlardan ve hayvan maddelerinden insan ve hayvanlara geçebilen hastalıklardan korunulmasını ve bulaşıcı hayvan hastalıkları ile mücadele edilmesini sağlamaktır.

86 MEVZUAT • 1991 yılında – Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı arasında protokol – Türkiye Zoonoz Milli Komitesi • 1991 yılında – Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı arasında protokol – Türkiye Zoonoz Milli Komitesi

87 MEVZUAT Madde 41 – (Değişik: 27/12/1993 – 3951/1 md.) – Bu Kanun hükümlerine göre ruam, sığır tüberkülozu, sığır brusellozu, sığır vebası, at vebası ve şap hastalıklarından dolayı öldürülen veya kestirilen hayvanların sahiplerine, Bakanlık bütçesinden … belirtilen miktarlarda tazminat verilir. Madde 41 – (Değişik: 27/12/1993 – 3951/1 md.) – Bu Kanun hükümlerine göre ruam, sığır tüberkülozu, sığır brusellozu, sığır vebası, at vebası ve şap hastalıklarından dolayı öldürülen veya kestirilen hayvanların sahiplerine, Bakanlık bütçesinden … belirtilen miktarlarda tazminat verilir.

88 HAŞERELERLE MÜCADELE

89 GENELGENEL Çevre sağlığının korunması, sağlıklı ve modern yaşam ortamları sağlamak ve endirekt olarak sağlık problemlerini ve ekonomik problemleri önlemek için haşerelerin insanların yaşam alanlarında görülmesini ve üremesini engellemek ve güvenli şekilde bir haşere yok etmeye yönelik tedbirlerin tümünü içerir. 1- Fiziksel, 2- Biyolojik ve 3- Kimyasal mücadele yöntemleri bulunmaktadır. Çevre sağlığının korunması, sağlıklı ve modern yaşam ortamları sağlamak ve endirekt olarak sağlık problemlerini ve ekonomik problemleri önlemek için haşerelerin insanların yaşam alanlarında görülmesini ve üremesini engellemek ve güvenli şekilde bir haşere yok etmeye yönelik tedbirlerin tümünü içerir. 1- Fiziksel, 2- Biyolojik ve 3- Kimyasal mücadele yöntemleri bulunmaktadır.

90 MÜCADELE YÖNTEMLERİ FİZİKSEL MÜCADELE :Kapan kurulması, kovuculardan yararlanma, çöplerin kaldırılması, su birikintilerinin yok edilmesi, pencerelere tel kafes,cibinlik, kapı altlarına eşik, bina deliklerinin kapatılması, fayans, duvar ve kapı pervazları gibi yerlerdeki çatlakların kapatılması, lağım ızgaralarının sağlam olması, su ve gıda maddelerinin muhafaza altına alınması gibi haşerenin yaşam mahallerine girişini, beslenme ve barınmasını önleyici tedbirlerdir ki çok önemli ve kalıcı önlemlerdir. Böcek Bilimciye sorarsanız sizi rahatsız eden haşereye yönelik daha geniş tedbirleri açıklayacaktır.

91 MÜCADELE YÖNTEMLERİ BİYOLOJİK MÜCADELE; Eşeysel ve renkli tuzakların kurulması,Su birikintilerine larva yiyen balık, sineklerin üreme yeteneğini bozan formülasyonlar atma gibi tedbirlerdir. BİYOLOJİK MÜCADELE; Eşeysel ve renkli tuzakların kurulması,Su birikintilerine larva yiyen balık, sineklerin üreme yeteneğini bozan formülasyonlar atma gibi tedbirlerdir.

92 MÜCADELE YÖNTEMLERİ KİMYASAL MÜCADELE (İLAÇLAMA) Dört şekilde yapılabilir: 1-Üreme alanlarına larvasit uygulama; Özellikle kara sinek ve sivri sineklerin ürediği yere yumurta ve larvalarını (kurtçuk) öldüren larvasit etkili ilaçlar atarak üremeyi durdurmaktadır, en etkili yöntemdir. İlacın cinsine ve vasata göre bunlar 10 gün ile 2 ay kadar üremeyi durdurur. Çöplükler, gübrelikler ve su birikintilerinde, foseptik ve kanalizasyonlarda çok başarılı şekilde yaz mevsimi boyunca periyodik olarak uygulanır. Burada en son teknik olan böcek gelişim düzenleyiciler tercih edilebilir. KİMYASAL MÜCADELE (İLAÇLAMA) Dört şekilde yapılabilir: 1-Üreme alanlarına larvasit uygulama; Özellikle kara sinek ve sivri sineklerin ürediği yere yumurta ve larvalarını (kurtçuk) öldüren larvasit etkili ilaçlar atarak üremeyi durdurmaktadır, en etkili yöntemdir. İlacın cinsine ve vasata göre bunlar 10 gün ile 2 ay kadar üremeyi durdurur. Çöplükler, gübrelikler ve su birikintilerinde, foseptik ve kanalizasyonlarda çok başarılı şekilde yaz mevsimi boyunca periyodik olarak uygulanır. Burada en son teknik olan böcek gelişim düzenleyiciler tercih edilebilir.

93 MÜCADELE YÖNTEMLERİ 2-Dinlenme ve barınma alanlarına yapılan kalıcı etkili uygulamaları; Spreyleme halinde satıhlara kalıcı etkisi 1-2 ay devam eden ilaçlar metrekareye belli dozda düşecek şekilde atılır. Ancak gün süre zarfında silinmesi gerekir. Zaman içinde ergin böceklerle yumurtasından çıkan yavrular da ilaçla temas ederek tamamı yok olur. Dikkatli ve dozunda atmak gerekir aksi halde kısa zamanda bağışıklık gelişir ve ilaç etki etmez. Yanlış uygulamalar başarısızlık nedenidir. 2-Dinlenme ve barınma alanlarına yapılan kalıcı etkili uygulamaları; Spreyleme halinde satıhlara kalıcı etkisi 1-2 ay devam eden ilaçlar metrekareye belli dozda düşecek şekilde atılır. Ancak gün süre zarfında silinmesi gerekir. Zaman içinde ergin böceklerle yumurtasından çıkan yavrular da ilaçla temas ederek tamamı yok olur. Dikkatli ve dozunda atmak gerekir aksi halde kısa zamanda bağışıklık gelişir ve ilaç etki etmez. Yanlış uygulamalar başarısızlık nedenidir.

94 MÜCADELE YÖNTEMLERİ 3-Hacimsel mücadele; Karasinek ve sivrisinek gibi uçan haşerelerin yoğunluğunu düşürmek için açık saha uygulamasıdır. Belli saatlerde yapılmalıdır. İki ayrı şekilde uygulanır. Termal Fog (Sıcak Sisleme): Motorlu makinelerle bu sistem için üretilmiş ani etkili ilacı mazotla karıştırıp sıcak duman içinde ilacın belli süre havada asılı kalarak uçan haşerelerin yoğunluğunu düşürme de kullanılır. Ancak uygulayan personelin mutlak eğitimli olması gerekir. ULV (Soğuk Sisleme): Motorlu makinelerle kalıcı veya ani etkili, havada buharlaşan tipte ilaçları su ile seyrelterek atma işlemidir. Geniş ve malzeme yığılı kapalı alanlarda ve bazı açık alanlarda uygulanır. 3-Hacimsel mücadele; Karasinek ve sivrisinek gibi uçan haşerelerin yoğunluğunu düşürmek için açık saha uygulamasıdır. Belli saatlerde yapılmalıdır. İki ayrı şekilde uygulanır. Termal Fog (Sıcak Sisleme): Motorlu makinelerle bu sistem için üretilmiş ani etkili ilacı mazotla karıştırıp sıcak duman içinde ilacın belli süre havada asılı kalarak uçan haşerelerin yoğunluğunu düşürme de kullanılır. Ancak uygulayan personelin mutlak eğitimli olması gerekir. ULV (Soğuk Sisleme): Motorlu makinelerle kalıcı veya ani etkili, havada buharlaşan tipte ilaçları su ile seyrelterek atma işlemidir. Geniş ve malzeme yığılı kapalı alanlarda ve bazı açık alanlarda uygulanır.

95 MÜCADELE YÖNTEMLERİ 4-Jel ve yemlerle mücadele; Jel yemlerin özel tabancasıyla hamamböceği mücadelesinde kullanılmasıdır. Kimyasal etkisi ve hiçbir riski yoktur mekanı boşaltma ve hazırlık gerektirmez kalıcı etkisi uzun, kesindir. Yemler, kemirgen kontrolünde çok kullanılır bunlara Rodentisit adı verilir. Mum blok, palet, taneli ve macun halindeki zehirli yemlerdir. Herhangi birini farenin barındığı, yuvalandığı yerlere koyarak mücadele edilir. Sürekli ve %100 başarı istenirse "İSTASYON SİSTEMİ“ nin kurulması en doğru yoldur. 4-Jel ve yemlerle mücadele; Jel yemlerin özel tabancasıyla hamamböceği mücadelesinde kullanılmasıdır. Kimyasal etkisi ve hiçbir riski yoktur mekanı boşaltma ve hazırlık gerektirmez kalıcı etkisi uzun, kesindir. Yemler, kemirgen kontrolünde çok kullanılır bunlara Rodentisit adı verilir. Mum blok, palet, taneli ve macun halindeki zehirli yemlerdir. Herhangi birini farenin barındığı, yuvalandığı yerlere koyarak mücadele edilir. Sürekli ve %100 başarı istenirse "İSTASYON SİSTEMİ“ nin kurulması en doğru yoldur.

96 İÇME ve KULLANMA SULARI

97 GENEL Erişkin bir kişide kemiklerin %25 ‟ i, Yağ dokusunun %45 ‟ i, Derinin %68 ‟ i, Kanın %90 ‟ ı ve tüm vücut ağırlığının %63 ‟ ü sudan oluşmaktadır. Su canlı vücudunda çok önemli işlevleri bulunmakta olup bunlar sırası ile; - Hücre ve dokuların yapılarının korunması - Fizyolojik fonksiyonların yerine getirilmesi - Hücre ve dokuların beslenmesi için gerekli unsurların taşınması - Hücre ve dokuların metabolizma artıklarının vücut dışına atılması - Vücut ısısının düzenlenmesi’dir. Erişkin bir kişide kemiklerin %25 ‟ i, Yağ dokusunun %45 ‟ i, Derinin %68 ‟ i, Kanın %90 ‟ ı ve tüm vücut ağırlığının %63 ‟ ü sudan oluşmaktadır. Su canlı vücudunda çok önemli işlevleri bulunmakta olup bunlar sırası ile; - Hücre ve dokuların yapılarının korunması - Fizyolojik fonksiyonların yerine getirilmesi - Hücre ve dokuların beslenmesi için gerekli unsurların taşınması - Hücre ve dokuların metabolizma artıklarının vücut dışına atılması - Vücut ısısının düzenlenmesi’dir.

98 GENEL İstirahat halinde bir kişide günlük su ihtiyacı yaklaşık olarak 27 gr/Kg olup çeşitli durumlarda bu ihtiyaç miktarı artmakta olup örneğin bedeni çalışma esnasında bu miktar günlük gr/Kg ‟ a kadar yükselebilmektedir. Kişide fizyolojik su ihtiyacının yanı sıra kullanım suyu ihtiyacı da önemli bir yer tutmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından kullanım suyu ihtiyacı ortalama kişi başına 150 lt/gün olarak kabul edilmekte olup bu miktar batı ülkelerinde günlük 500 lt/gün ‟ e kadar yükselmekte olup diğer taraftan geri kalmış Asya ve Afrika bölgelerinde bu miktar 50 lt/gün ‟ e kadar düşmektedir. İstirahat halinde bir kişide günlük su ihtiyacı yaklaşık olarak 27 gr/Kg olup çeşitli durumlarda bu ihtiyaç miktarı artmakta olup örneğin bedeni çalışma esnasında bu miktar günlük gr/Kg ‟ a kadar yükselebilmektedir. Kişide fizyolojik su ihtiyacının yanı sıra kullanım suyu ihtiyacı da önemli bir yer tutmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından kullanım suyu ihtiyacı ortalama kişi başına 150 lt/gün olarak kabul edilmekte olup bu miktar batı ülkelerinde günlük 500 lt/gün ‟ e kadar yükselmekte olup diğer taraftan geri kalmış Asya ve Afrika bölgelerinde bu miktar 50 lt/gün ‟ e kadar düşmektedir.

99 GENEL Dünyadaki toplam su miktarı 1 milyar 400 milyon km3 tür. Yani, yeryüzünün % 70'i su ile kaplıdır. Bu suyun % 97.5’ini denizlerde ve okyanuslardaki tuzlu sular oluşturmaktadır. Geriye kalan % 2.5’luk bölüm ise, tatlı su kaynağı olup çeşitli amaçlar için kullanılmaktadır. Doğada bulunan su kaynakları bazı istisnalar dışında içme ve kullanma ihtiyaçları için doğrudan doğruya kullanmaya uygun değildir. Bu yüzden suların arıtma işleminden geçirilmesi gerekir. Dere, göl, baraj, kaynak gibi yüzeysel su kaynakları ve yeraltı sularından elde edilen ham su, içme suyu arıtma tesislerinde özelliklerinin gerektirdiği arıtma işlemlerinden geçirilerek, sağlık şartlarına ve Türk Gıda Kodeksi İçme ve Kullanma Suyu Standart’larına uygun hâle getirildikten sonra şebekeye verilmektedir.

100 GENEL İçme suları genel olarak;  İçme  Yemek yapma  Temizlik Toplumun içme ve kullanma ihtiyaçları için kullandığı; Şehir şebekeleri, kuyu, çeşme ve yine aynı amaçlarla kullanılan dere, nehir ve göl suları içilebilir su olarak tanımlanır. İçme ve çeşitli amaçlarla kullanılan, insan sağlığı ile çok yakından ilişkisi olan, kısaca içme ve kullanma sularının hepsine alimentasyon suyu denir. Bu suyun miktarı (kent ve köy nüfusuna bağlı olarak) günde kişi başına en az 150 L olarak hesap edilir. İçme suları genel olarak;  İçme  Yemek yapma  Temizlik Toplumun içme ve kullanma ihtiyaçları için kullandığı; Şehir şebekeleri, kuyu, çeşme ve yine aynı amaçlarla kullanılan dere, nehir ve göl suları içilebilir su olarak tanımlanır. İçme ve çeşitli amaçlarla kullanılan, insan sağlığı ile çok yakından ilişkisi olan, kısaca içme ve kullanma sularının hepsine alimentasyon suyu denir. Bu suyun miktarı (kent ve köy nüfusuna bağlı olarak) günde kişi başına en az 150 L olarak hesap edilir.

101 İÇME SUYU KALİTESİ Suyun içme suyu olarak kullanılabilmesi için bazı kalite koşullarını taşıması zorunludur. Bunlar;  Hastalık yapıcı mikroorganizmalardan arındırılması  Berrak, renksiz ve kokusuz olması  Belirli sertlik derecesinde ve yeterli derecede yumuşak olması  Sıcaklığı 15 C’tan aşağıda ve içiminin hoş olması  Aşındırıcı (agresif) olmaması ve fazla sert olmaması  Sağlığa zararlı kimyasal maddeler bulundurmaması  Vücut için yararlı bazı metal tuzları içermesi  Toksik etki veya kötü fizyolojik etki yapacak miktarda madde içermemesi  Gibi kalite ölçütlerinin yanında, bol miktarda bulunması gerekir. Suyun içme suyu olarak kullanılabilmesi için bazı kalite koşullarını taşıması zorunludur. Bunlar;  Hastalık yapıcı mikroorganizmalardan arındırılması  Berrak, renksiz ve kokusuz olması  Belirli sertlik derecesinde ve yeterli derecede yumuşak olması  Sıcaklığı 15 C’tan aşağıda ve içiminin hoş olması  Aşındırıcı (agresif) olmaması ve fazla sert olmaması  Sağlığa zararlı kimyasal maddeler bulundurmaması  Vücut için yararlı bazı metal tuzları içermesi  Toksik etki veya kötü fizyolojik etki yapacak miktarda madde içermemesi  Gibi kalite ölçütlerinin yanında, bol miktarda bulunması gerekir.

102 İÇME SUYU KALİTESİ Suyun kullanılacağı yere uygun olup olmadığına;  Suyun sertlik derecesine  pH derecesine  Bulanıklığına  Amonyak ve nitrat olup olmadığına  Bakılarak karar verilmelidir. Bunun için de belli miktarda su örneğinin laboratuarda yukarıda belirtilen özellikler bakımından analizleri yapılmaktadır. Analizde elde edilen değerler Türk Gıda Kodeksi, Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), Avrupa Birliği (EC) vb. kuruluşlarca belirlenmiş olan "İçme Suyu Standartlarına" göre karşılaştırılmalıdır. Böylece hayatın vazgeçilmez bir parçası olan suyun kalitesine karar verilebilir. Suyun kullanılacağı yere uygun olup olmadığına;  Suyun sertlik derecesine  pH derecesine  Bulanıklığına  Amonyak ve nitrat olup olmadığına  Bakılarak karar verilmelidir. Bunun için de belli miktarda su örneğinin laboratuarda yukarıda belirtilen özellikler bakımından analizleri yapılmaktadır. Analizde elde edilen değerler Türk Gıda Kodeksi, Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), Avrupa Birliği (EC) vb. kuruluşlarca belirlenmiş olan "İçme Suyu Standartlarına" göre karşılaştırılmalıdır. Böylece hayatın vazgeçilmez bir parçası olan suyun kalitesine karar verilebilir.

103 İÇME SUYU KALİTESİ Saf sular doğada tam olarak bulunmazlar. Çünkü su iyi bir çözücü olduğundan birçok maddeyi çözerek bileşimine alır. Çözemediği maddeleri de süspansiyon ve emülsiyon halinde taşır. Doğadaki sularda;  Erimiş tuzlar  Yabancı maddeler  Kimyasal bileşikler  Gazlar  Hastalık yapan veya yapmayan organizmalar  Kil, toprak  vb. bulunur. Bu maddelerin bir kısmı gözle, tat ve kokularıyla anlaşılabilirken, bir kısmı da mikrobiyolojik ve kimyasal analizlerle saptanır. Saf sular doğada tam olarak bulunmazlar. Çünkü su iyi bir çözücü olduğundan birçok maddeyi çözerek bileşimine alır. Çözemediği maddeleri de süspansiyon ve emülsiyon halinde taşır. Doğadaki sularda;  Erimiş tuzlar  Yabancı maddeler  Kimyasal bileşikler  Gazlar  Hastalık yapan veya yapmayan organizmalar  Kil, toprak  vb. bulunur. Bu maddelerin bir kısmı gözle, tat ve kokularıyla anlaşılabilirken, bir kısmı da mikrobiyolojik ve kimyasal analizlerle saptanır.

104 İÇME SUYU KALİTESİ Duyusal özellikleri İçme suları;  Berrak,  Tortusuz,  Renksiz olmalıdır.  Çürük,  Yosun,  Küf,  Hidrojen sülfür,  Amonyak,  Bataklık vb. kokuları bulunmamalıdır. Duyusal özellikleri İçme suları;  Berrak,  Tortusuz,  Renksiz olmalıdır.  Çürük,  Yosun,  Küf,  Hidrojen sülfür,  Amonyak,  Bataklık vb. kokuları bulunmamalıdır.

105 İÇME SUYU KALİTESİ a) Fiziksel özellikler: 1. Renk Pt/Co olarak 10 birim 2. Bulanıklık SİO2 veya Jackson Birimi 5 birim a) Fiziksel özellikler: 1. Renk Pt/Co olarak 10 birim 2. Bulanıklık SİO2 veya Jackson Birimi 5 birim

106 İÇME SUYU KALİTESİ Kimyasal özellikler: Litrede Miligram Klorür (Cl) 250 Sülfat (SO4) 250 Kalsiyum (Ca) 100 Magnezyum (Mg) 50 Sodyum (Na) 175 Potasyum (K) 12 Alüminyum (Al) 0.2 pH 5.5–8.5 Kimyasal özellikler: Litrede Miligram Klorür (Cl) 250 Sülfat (SO4) 250 Kalsiyum (Ca) 100 Magnezyum (Mg) 50 Sodyum (Na) 175 Potasyum (K) 12 Alüminyum (Al) 0.2 pH 5.5–8.5

107 İÇME SUYU KALİTESİ İstenmeyen maddeler: Litrede Miligram Nitrat (NO3) 45 Demir (Fe) 0.3 Mangan (Mn) 0.05 Bakır (Cu) 1.5 Çinko (Zn) 3 Florür (F) 1.5 Organik maddeler için sarf edilen oksijen miktarı 3.5 Amonyak (NH3) 0.05 Bor (B) 0.31 Nitrit (NO2) 0.05 Fenolik maddeler 0.02 İstenmeyen maddeler: Litrede Miligram Nitrat (NO3) 45 Demir (Fe) 0.3 Mangan (Mn) 0.05 Bakır (Cu) 1.5 Çinko (Zn) 3 Florür (F) 1.5 Organik maddeler için sarf edilen oksijen miktarı 3.5 Amonyak (NH3) 0.05 Bor (B) 0.31 Nitrit (NO2) 0.05 Fenolik maddeler 0.02

108 İÇME SUYU KALİTESİ Zehirli maddeler: Litrede Miligram Arsenik (As) 0.01 Kadmiyum (Cd) Siyanid (Cn) 0.01 Krom (Cr) 0.05 Civa (Hg) Nikel (Ni) 0.02 Kurşun (Pb) 0.01 Antimon (Sb) Selenyum (Se) 0.01 Pestisitler vb maddeler Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar Zehirli maddeler: Litrede Miligram Arsenik (As) 0.01 Kadmiyum (Cd) Siyanid (Cn) 0.01 Krom (Cr) 0.05 Civa (Hg) Nikel (Ni) 0.02 Kurşun (Pb) 0.01 Antimon (Sb) Selenyum (Se) 0.01 Pestisitler vb maddeler Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar

109 İÇME SUYU KALİTESİ Radyoaktivite miktarı: Alfa vericiler litrede en çok 1 picocurie Beta vericiler litrede en çok 10 picocurie Radyoaktivite miktarı: Alfa vericiler litrede en çok 1 picocurie Beta vericiler litrede en çok 10 picocurie

110 SERTLİK Sertlik Çeşitleri Sularda sertlik;  Geçici sertlik  Kalıcı sertlik  Toplam sertlik olmak üzere üçe ayrılır. Sertlik Çeşitleri Sularda sertlik;  Geçici sertlik  Kalıcı sertlik  Toplam sertlik olmak üzere üçe ayrılır.

111 SERTLİK Geçici Sertlik (Karbonat Sertliği):Kalsiyum ve magnezyum iyonlarının suda çözünmüş olan bikarbonatlarından ileri gelir. Suyun belirli bir süre kaynatılmasıyla sudaki kalsiyum ve magnezyum iyonları, çöktürülerek uzaklaştırıldığı için (CO2 ’de uçar ) geçici sertlik adı verilmiştir. Geçici Sertlik (Karbonat Sertliği):Kalsiyum ve magnezyum iyonlarının suda çözünmüş olan bikarbonatlarından ileri gelir. Suyun belirli bir süre kaynatılmasıyla sudaki kalsiyum ve magnezyum iyonları, çöktürülerek uzaklaştırıldığı için (CO2 ’de uçar ) geçici sertlik adı verilmiştir.

112 SERTLİK Kalıcı Sertlik(Karbonat Olamayan Sertlik):Kalsiyum ve magnezyum iyonlarının sülfat 4 (SO= ), klorür (Cl- ) ve nitrat 3 (NO ) iyonlarının oluşturduğu tuzların meydana getirdiği sertliktir. Bu tuzlar suda çözünmezler.Bunlar;  Kalsiyum sülfat 4 CaSO  Magnezyum sülfat 4 MgSO  Kalsiyum klorür 2 CaCl  Magnezyum klorür 2 MgCl  Kalsiyum nitrat 3 2 Ca(NO )  Magnezyum nitrat 3 2 Mg(NO ) ve kısmen de diğer bileşiklerden meydana gelir. Bu tür sertlik kaynatmayla giderilemez. Bunun için değişik yöntemler kullanılır. Kalıcı Sertlik(Karbonat Olamayan Sertlik):Kalsiyum ve magnezyum iyonlarının sülfat 4 (SO= ), klorür (Cl- ) ve nitrat 3 (NO ) iyonlarının oluşturduğu tuzların meydana getirdiği sertliktir. Bu tuzlar suda çözünmezler.Bunlar;  Kalsiyum sülfat 4 CaSO  Magnezyum sülfat 4 MgSO  Kalsiyum klorür 2 CaCl  Magnezyum klorür 2 MgCl  Kalsiyum nitrat 3 2 Ca(NO )  Magnezyum nitrat 3 2 Mg(NO ) ve kısmen de diğer bileşiklerden meydana gelir. Bu tür sertlik kaynatmayla giderilemez. Bunun için değişik yöntemler kullanılır.

113 SERTLİK Toplam Sertlik(Sertlik Bütünü):Geçici ve kalıcı sertliğin toplamına denir. Toplam Sertlik= Geçici Sertlik+ Kalıcı Sertlik Toplam Sertlik(Sertlik Bütünü):Geçici ve kalıcı sertliğin toplamına denir. Toplam Sertlik= Geçici Sertlik+ Kalıcı Sertlik

114 SU DEZENFEKSİYONU METODLARI Fiziksel metodlar:  Kaynatmak  Ultraviyole ışınlama  Basınçlı ısı Kimyasal metodlar:  Klor  Kireç Kaymağı  Klor Dioksit  Iyot  Potasyum Permanganat  Ozon Fiziksel metodlar:  Kaynatmak  Ultraviyole ışınlama  Basınçlı ısı Kimyasal metodlar:  Klor  Kireç Kaymağı  Klor Dioksit  Iyot  Potasyum Permanganat  Ozon

115 SU DEZENFEKSİYONU METODLARI Kaynatmak : Suyun 100 C ‟ de 10 dakika süre ile kaynatılması ile içinde bulunan tüm mikroorganizmalar yok edilir. Etkili bir dezenfeksiyon sağlamasına rağmen ekonomik açıdan pahallı bir yöntem olması dezavantajdır. Ayrıca kaynatma ile dezenfeksiyon sonucunda suyun tat ve kokusunda bozukluk oluşmaktadır. Kaynatmak : Suyun 100 C ‟ de 10 dakika süre ile kaynatılması ile içinde bulunan tüm mikroorganizmalar yok edilir. Etkili bir dezenfeksiyon sağlamasına rağmen ekonomik açıdan pahallı bir yöntem olması dezavantajdır. Ayrıca kaynatma ile dezenfeksiyon sonucunda suyun tat ve kokusunda bozukluk oluşmaktadır.

116 SU DEZENFEKSİYONU METODLARI Ultraviyole Işınlama : nanometre dalga boyunda ultraviyole ışınlama ile sudaki tüm mikroorganizmalar tahrip edilmektedir. Ultraviyole ışınlama ile dezenfeksiyon pahallı bir yöntemdir. Ultraviyole ışınlama kalınlığı 7 cm ‟ lik bir su tabakasına etkili olmaktadır. Ayrıca ultraviyole ışınlama ile dezenfeksiyondan önce suyun tat ve kokusunun düzeltilmesi gerekmektedir. Ultraviyole Işınlama : nanometre dalga boyunda ultraviyole ışınlama ile sudaki tüm mikroorganizmalar tahrip edilmektedir. Ultraviyole ışınlama ile dezenfeksiyon pahallı bir yöntemdir. Ultraviyole ışınlama kalınlığı 7 cm ‟ lik bir su tabakasına etkili olmaktadır. Ayrıca ultraviyole ışınlama ile dezenfeksiyondan önce suyun tat ve kokusunun düzeltilmesi gerekmektedir.

117 SU DEZENFEKSİYONU METODLARI Basınçlı Isı : Kg basınç altında C ısıda uygulanmaktadır. Çok pahallı bir yöntem olduğundan kullanımı yaygın değildir. Basınçlı Isı : Kg basınç altında C ısıda uygulanmaktadır. Çok pahallı bir yöntem olduğundan kullanımı yaygın değildir.

118 SU DEZENFEKSİYONU METODLARI Klor : Klor ile dezenfeksiyon ucuz, kullanımı kolay ve yaygındır. Gaz halinde “klorinatör” denen alet ile suya katılmakta veya “klor tabletleri” şeklinde kullanılmaktadır. Klor ‟ un sudaki dezenfektan etkisi 30 dakika içinde ortaya çıkmaktadır. 1 lt suyun klor gereksinimi yaklaşık 1.7 mg olup bu miktarın 1.2 mg ‟ ı organik maddelerin gereksinimi geri kalan 0.5 mg ‟ ı ise suda devamlı olarak bulunması gereken “serbest bakiye klor” dur. Son yıllarda yapılan çalışmalarda klor ile dezenfeksiyon sonucu oluşan trihalometan bileşiklerinin kanserojen etkiye sahip oldukları bildirilmektedir. Klor : Klor ile dezenfeksiyon ucuz, kullanımı kolay ve yaygındır. Gaz halinde “klorinatör” denen alet ile suya katılmakta veya “klor tabletleri” şeklinde kullanılmaktadır. Klor ‟ un sudaki dezenfektan etkisi 30 dakika içinde ortaya çıkmaktadır. 1 lt suyun klor gereksinimi yaklaşık 1.7 mg olup bu miktarın 1.2 mg ‟ ı organik maddelerin gereksinimi geri kalan 0.5 mg ‟ ı ise suda devamlı olarak bulunması gereken “serbest bakiye klor” dur. Son yıllarda yapılan çalışmalarda klor ile dezenfeksiyon sonucu oluşan trihalometan bileşiklerinin kanserojen etkiye sahip oldukları bildirilmektedir.

119 SU DEZENFEKSİYONU METODLARI Kireç Kaymağı : %25 aktif klor ihtiva eden kireç kaymağı su dezenfeksiyonunda klor kadar etkili bir dezenfektan madde olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Toz halinde bulunan kireç kaymağı özellikle ülkemizde kırsal bölgelerde yaygın olarak kullanılan “ferdi klorlama” nın ana çözeltisinin hazırlanmasında kullanılmaktadır. Kireç Kaymağı : %25 aktif klor ihtiva eden kireç kaymağı su dezenfeksiyonunda klor kadar etkili bir dezenfektan madde olarak yaygın şekilde kullanılmaktadır. Toz halinde bulunan kireç kaymağı özellikle ülkemizde kırsal bölgelerde yaygın olarak kullanılan “ferdi klorlama” nın ana çözeltisinin hazırlanmasında kullanılmaktadır.

120 SU DEZENFEKSİYONU METODLARI Klor Dioksit : Su dezenfeksiyonunda yeni yeni kullanılmaya başlanan bir madde olup sıvı halde uygulanmaktadır. Bakterisid ve virusid etkisi klor ‟ a göre fazladır. Suyun dezenfeksiyonunun yanısıra suyun renk, koku ve tadınıda düzeltmektedir. Klor ile dezenfeksiyonda ortaya çıkan ve kanserojen olduğu söylenen trihalometan bileşikleri klor dioksit ile dezenfeksiyonda oluşmaz. Pahallı bir madde olduğundan günümüzde ancak gelişmiş ülkelerde kullanımı yaygındır. Klor Dioksit : Su dezenfeksiyonunda yeni yeni kullanılmaya başlanan bir madde olup sıvı halde uygulanmaktadır. Bakterisid ve virusid etkisi klor ‟ a göre fazladır. Suyun dezenfeksiyonunun yanısıra suyun renk, koku ve tadınıda düzeltmektedir. Klor ile dezenfeksiyonda ortaya çıkan ve kanserojen olduğu söylenen trihalometan bileşikleri klor dioksit ile dezenfeksiyonda oluşmaz. Pahallı bir madde olduğundan günümüzde ancak gelişmiş ülkelerde kullanımı yaygındır.

121 SU DEZENFEKSİYONU METODLARI Iyot : Zorunlu durumlarda su dezenfeksiyonunda kullanılan bir maddedir. %2 ‟ lik tentürdiyot ‟ un 2 damlası 1 lt suyu 30 dakikada dezenfekte etmektedir. Sudaki organik madde miktarı çok fazla olduğunda 1 lt suyun dezenfeksiyonu için 3-4 damla kullanılır. Günümüzde kullanımı yaygın değildir. Iyot : Zorunlu durumlarda su dezenfeksiyonunda kullanılan bir maddedir. %2 ‟ lik tentürdiyot ‟ un 2 damlası 1 lt suyu 30 dakikada dezenfekte etmektedir. Sudaki organik madde miktarı çok fazla olduğunda 1 lt suyun dezenfeksiyonu için 3-4 damla kullanılır. Günümüzde kullanımı yaygın değildir.

122 SU DEZENFEKSİYONU METODLARI Potasyum Permanganat : Zorunlu durumlarda özellikle kırsal bölgelerde kullanılan bir dezenfektan maddedir. Sudaki dezenfektan etkisi düşüktür. 1 lt suyun dezenfeksiyonu için 500 mg Potasyum permanganat gerekmektedir. Fazla miktarları dezenfekte edilen suyun rengini olumsuz yönde etkiler. En önemli özelliği Kolera vibriyonuna çok etkili bir madde olmasıdır. Potasyum Permanganat : Zorunlu durumlarda özellikle kırsal bölgelerde kullanılan bir dezenfektan maddedir. Sudaki dezenfektan etkisi düşüktür. 1 lt suyun dezenfeksiyonu için 500 mg Potasyum permanganat gerekmektedir. Fazla miktarları dezenfekte edilen suyun rengini olumsuz yönde etkiler. En önemli özelliği Kolera vibriyonuna çok etkili bir madde olmasıdır.

123 SU DEZENFEKSİYONU METODLARI Ozon : Günümüzde gelişmiş ülkelerde kullanımı yaygın pahallı bir dezenfektan maddedir. Klor ‟ a göre çok etkili bir dezenfeksiyon sağlamaktadır. Özellikle sporlu bakterilere ve virüslere karşı güçlü bakterisid etkisi bulunmaktadır. Dezenfeksiyonun yanı sıra suyun koku ve tadını da düzeltmektedir. 1 ton su 400 mg ozon ile yaklaşık 4 dakika içinde dezenfekte edilebilmektedir. Ozon : Günümüzde gelişmiş ülkelerde kullanımı yaygın pahallı bir dezenfektan maddedir. Klor ‟ a göre çok etkili bir dezenfeksiyon sağlamaktadır. Özellikle sporlu bakterilere ve virüslere karşı güçlü bakterisid etkisi bulunmaktadır. Dezenfeksiyonun yanı sıra suyun koku ve tadını da düzeltmektedir. 1 ton su 400 mg ozon ile yaklaşık 4 dakika içinde dezenfekte edilebilmektedir.

124

125 YÖNETİM SİSTEMLERİ ISO 22000:2005 Food Safety Management Standardı; gıda imalatçı-üreticilerden, toptancı ve Perakendecilere, paketleme ve üretim malzemeleri üreticilerinden, ulaşım ve temizlik servislerine kadar gıda tedarik zinciri içinde yer alan tüm firmalara uygulanabilen bir standarttır. İnteraktif iletişim standardın en yenilikçi özelliklerinden biri olup, tedarik zincirindeki taşeronlar ve mal veya hizmeti alan müşteriyle sürekli ve açık iletişim kurmayı talep ederek, risklerin kontrol altına alınmasını amaçlamaktadır. Standardın yaklaşımı ve yapısı ISO 9001 (Kalite Yönetim Sistemi) ve ISO (Çevre Yönetim Sistemi) ile benzerlik göstermektedir.

126 HACCP( Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) Gıda güvenliğinin sağlanmasında HACCP sistemi bazı gıda güvenlik unsurları ile birlikte yürütülmektedir. Bu nedenle HACCP planının oluşturulabilmesi için operasyonel ön gereksinim programlarının gerçekleştirilmesi gereklidir. Bu programlar üretimin kontrol edilmesiyle doğrudan ilişkili olmayan ancak; gıda güvenliğine etki eden unsurların kontrol edilmesini sağlayan ve HACCP’ i destekleyen temel uygulamalardır. Gıda güvenliğinin sağlanmasında HACCP sistemi bazı gıda güvenlik unsurları ile birlikte yürütülmektedir. Bu nedenle HACCP planının oluşturulabilmesi için operasyonel ön gereksinim programlarının gerçekleştirilmesi gereklidir. Bu programlar üretimin kontrol edilmesiyle doğrudan ilişkili olmayan ancak; gıda güvenliğine etki eden unsurların kontrol edilmesini sağlayan ve HACCP’ i destekleyen temel uygulamalardır.

127 HACCP( Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) Eğitim süreci Ürün güvenliğine etki edecek tüm çalışanlar, kişisel hijyen, GMP, temizlik ve sanitasyon prosedürleri, kişisel güvenlik ve HACCP programlarındaki rolleri üzerine eğitim almalıdır. Kişisel hijyen süreci Ürün güvenliğine etki eden tüm çalışanlar ve üretim alanına giren kişilerin, kişisel hijyen kurallarına uymaları gereklidir. Eğitim süreci Ürün güvenliğine etki edecek tüm çalışanlar, kişisel hijyen, GMP, temizlik ve sanitasyon prosedürleri, kişisel güvenlik ve HACCP programlarındaki rolleri üzerine eğitim almalıdır. Kişisel hijyen süreci Ürün güvenliğine etki eden tüm çalışanlar ve üretim alanına giren kişilerin, kişisel hijyen kurallarına uymaları gereklidir.

128 HACCP( Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) Temizlik ve sanitasyon süreci Ekipmanların ve araçların tüm temizlik ve sanitasyon prosedürleri yazılmalı ve takip edilmelidir. Sanitasyon takip formları oluşturulmalıdır. Bina / yapı inşa süreci Kurulusun yerinin, sıhhi dizayn prensiplerine göre belirlenmesi, inşa ve muhafaza edilmesi gerekir. Çapraz bulaşmanın en aza indirilmesi için, doğrusal bir ürün akışı ve trafik kontrolü gereklidir. Temizlik ve sanitasyon süreci Ekipmanların ve araçların tüm temizlik ve sanitasyon prosedürleri yazılmalı ve takip edilmelidir. Sanitasyon takip formları oluşturulmalıdır. Bina / yapı inşa süreci Kurulusun yerinin, sıhhi dizayn prensiplerine göre belirlenmesi, inşa ve muhafaza edilmesi gerekir. Çapraz bulaşmanın en aza indirilmesi için, doğrusal bir ürün akışı ve trafik kontrolü gereklidir.

129 HACCP( Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) Üretim ekipman akısını / yerleşimini oluşturma süreci Tüm ekipman, sıhhi dizayn prensiplerine göre satın alınmalı ve montajları yapılmalıdır. Ayrıca; koruyucu bakım ve muhafaza kartları her bir ekipman için ayrı ayrı tutulmalıdır. Su, hava ve enerji gibi temel girdilerin sağlanması süreci Bu temel girdilerin temini ve atıkları hijyen ve yasa gereklerini karşılayacak şekilde yönetilmeli ve bu süreç, diğer süreçler başlamadan işin en başında çözülmelidir. Üretim ekipman akısını / yerleşimini oluşturma süreci Tüm ekipman, sıhhi dizayn prensiplerine göre satın alınmalı ve montajları yapılmalıdır. Ayrıca; koruyucu bakım ve muhafaza kartları her bir ekipman için ayrı ayrı tutulmalıdır. Su, hava ve enerji gibi temel girdilerin sağlanması süreci Bu temel girdilerin temini ve atıkları hijyen ve yasa gereklerini karşılayacak şekilde yönetilmeli ve bu süreç, diğer süreçler başlamadan işin en başında çözülmelidir.

130 HACCP( Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) Hammaddenin alınması, depolanması ve dağıtımı süreci Tüm maddeler ve ürünler, gıda güvenliğinin sağlanması için sıcaklık ve nem gibi çevresel faktörlerin ve sıhhi koşulların kontrol altında tutulabildiği ortamlarda depolanmalı ve özelliklerine uygun şartlarda (sıcaklık, nem, ambalaj tipi, vb.) sevk edilmelidir. Hammaddenin alınması, depolanması ve dağıtımı süreci Tüm maddeler ve ürünler, gıda güvenliğinin sağlanması için sıcaklık ve nem gibi çevresel faktörlerin ve sıhhi koşulların kontrol altında tutulabildiği ortamlarda depolanmalı ve özelliklerine uygun şartlarda (sıcaklık, nem, ambalaj tipi, vb.) sevk edilmelidir.

131 HACCP( Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) Özellikleri (spesifikasyonları) belirleme süreci Tüm gıda bileşenleri, ürünler ve ambalajlama maddeleri için özelliklerin (ürün spekti) yazılı olarak dokümante edilmiş olması gereklidir. Kimyasal kontrol süreci Fabrikada, gıdaya uygun olan kimyasal maddelerin satın alınması ve uygun kullanımı sağlanmalıdır. Bu kimyasal maddeler; temizlik ajanları, pestisitler, fumigantlar, vb. olabilir. Özellikleri (spesifikasyonları) belirleme süreci Tüm gıda bileşenleri, ürünler ve ambalajlama maddeleri için özelliklerin (ürün spekti) yazılı olarak dokümante edilmiş olması gereklidir. Kimyasal kontrol süreci Fabrikada, gıdaya uygun olan kimyasal maddelerin satın alınması ve uygun kullanımı sağlanmalıdır. Bu kimyasal maddeler; temizlik ajanları, pestisitler, fumigantlar, vb. olabilir.

132 HACCP( Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) Üretici kontrolü süreci: Her bir sürecin etkili GMP ve gıda güvenlik programları dahilinde olduğu konusunda, üretici güven vermelidir. Bunlar, devam eden üretici garantisi ve üretici HACCP sistemi doğrulamasının konularını oluşturmaktadır. İzlenebilirlik ve geri çağırma süreci: Tüm maddeler ve ürünler, bir ürün erişimi gerekli olduğu takdirde, hızlı ve doğru izleme ve geri çağırma prosedürlerinin uygulanabilmesi için kodlanmış olmalı ve geri çağırma sisteminin içinde bulunmalıdır. Üretici kontrolü süreci: Her bir sürecin etkili GMP ve gıda güvenlik programları dahilinde olduğu konusunda, üretici güven vermelidir. Bunlar, devam eden üretici garantisi ve üretici HACCP sistemi doğrulamasının konularını oluşturmaktadır. İzlenebilirlik ve geri çağırma süreci: Tüm maddeler ve ürünler, bir ürün erişimi gerekli olduğu takdirde, hızlı ve doğru izleme ve geri çağırma prosedürlerinin uygulanabilmesi için kodlanmış olmalı ve geri çağırma sisteminin içinde bulunmalıdır.

133 HACCP( Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları) Zararlı kontrolü süreci: Zararlı kontrolü etkin bir şekilde uygulanmalıdır. Hazırlanan operasyonel ön gereksinim programları; İyi Tarım Uygulamaları (GAP), İyi Üretim Uygulamaları (GMP), İyi Hijyen Uygulamaları (GHP), İyi Laboratuar Uygulamaları (GLP), İyi Veterinerlik Uygulamaları (GVP), İyi Dağıtım Uygulamaları (GDP) ile desteklenmelidir. Zararlı kontrolü süreci: Zararlı kontrolü etkin bir şekilde uygulanmalıdır. Hazırlanan operasyonel ön gereksinim programları; İyi Tarım Uygulamaları (GAP), İyi Üretim Uygulamaları (GMP), İyi Hijyen Uygulamaları (GHP), İyi Laboratuar Uygulamaları (GLP), İyi Veterinerlik Uygulamaları (GVP), İyi Dağıtım Uygulamaları (GDP) ile desteklenmelidir.

134 İyi Tarım Uygulamaları İyi Tarım Uygulamaları (GAP- Good Agriculture Practice)’ nın bir protokolü olan GLOBALGAP (EUREPGAP), 1997 yılında Avrupalı büyük perakendeci süpermarketlerin (EUREPEuro Retailer Produce Working Group üyesi olan marketler), satışa sundukları tarım ürünlerinin insan sağlığına zararlı olmadığından emin olmak için bir araya gelip kurdukları ve uygulamaya koydukları bir girişimdir. Günümüzde tüm dünyada geçerli olan global bir standart haline gelmiştir. Avrupa’daki büyük perakendeci ve üreticilerin % 70-80’i su anda GLOBALGAP (EUREPGAP)’e üye veya kayıtlıdır. İyi Tarım Uygulamaları (GAP- Good Agriculture Practice)’ nın bir protokolü olan GLOBALGAP (EUREPGAP), 1997 yılında Avrupalı büyük perakendeci süpermarketlerin (EUREPEuro Retailer Produce Working Group üyesi olan marketler), satışa sundukları tarım ürünlerinin insan sağlığına zararlı olmadığından emin olmak için bir araya gelip kurdukları ve uygulamaya koydukları bir girişimdir. Günümüzde tüm dünyada geçerli olan global bir standart haline gelmiştir. Avrupa’daki büyük perakendeci ve üreticilerin % 70-80’i su anda GLOBALGAP (EUREPGAP)’e üye veya kayıtlıdır.

135 İyi Tarım Uygulamaları Bu amaçlar kapsamında GLOBALGAP; • Tüketiciler açısından; gıda güvenliği ve insan sağlığı ile ilgili riskleri azaltır. Gıdaların orijini ile ilgili izlenebilirliği sağlar. • Perakendeciler açısından; tüketici sağlığı ve ürün güvenliği ile ilgili taşımış oldukları riskleri azaltır. Tüketicilerin satın alma davranışlarında olumlu bir değişme yaratır. Yasal düzenlemelerin karmaşıklığını ortadan kaldırır. • Üreticiler açısından da; rekabet gücünü arttırır ve rekabeti daha adil hale getirir. Ürün kalitesinde artış sağlayarak, uzun dönemde üretim masraflarını düşürür. Bu amaçlar kapsamında GLOBALGAP; • Tüketiciler açısından; gıda güvenliği ve insan sağlığı ile ilgili riskleri azaltır. Gıdaların orijini ile ilgili izlenebilirliği sağlar. • Perakendeciler açısından; tüketici sağlığı ve ürün güvenliği ile ilgili taşımış oldukları riskleri azaltır. Tüketicilerin satın alma davranışlarında olumlu bir değişme yaratır. Yasal düzenlemelerin karmaşıklığını ortadan kaldırır. • Üreticiler açısından da; rekabet gücünü arttırır ve rekabeti daha adil hale getirir. Ürün kalitesinde artış sağlayarak, uzun dönemde üretim masraflarını düşürür.

136 GMP (İyi Üretim Uygulamaları) Gıdaların güvenliği ve besin değerini garanti altına alan uygulama standartları olarak tanımlanabilen GMP, ilk kez 1967 yılında FDA (Food and Drug Administration) tarafından gıda ürünleri için önerilmiştir. Açılımı “Good Manufacturing Practice” olan “İyi Üretim Uygulamaları”, gıda ürünlerinde kaliteyi sağlamak için hammadde, üretim, ürün geliştirme, paketleme, depolama, dağıtım vb. aşamalarda kesintisiz uygulanması gereken bir ön koşul programıdır. Diğer bir tanımlamayla GMP, Ürünün iç ve dış kaynaklardan kirlenme olasılığını önlemek veya azaltmak amacıyla, kuruluşla ilgili iç ve dış şartlara ilişkin koruyucu önlemler dizisidir

137 GHP (İyi Hijyen Uygulamaları) “İyi Hijyen Uygulamaları” olarak ifade edilen GHP (Good Hygene Practice), hijyenik gereksinimlerle ilgili olup, gıda hijyeni, üretim tesislerinin hijyenik tasarımı ve yapılandırılması, alet ve ekipmanların sihhi dizayn prensibine göre yerleştirilmesi ve personel hijyeni gibi süreçleri yönetmeyi amaçlayan bir uygulamadır.

138 GLP (İyi Laboratuvar Uygulamaları) Açılımı “Good Laboratory Practice” olan ve “İyi Laboratuar Uygulamaları ” olarak ifade edilen GLP, kalite güvence sistemlerinin bütünleyici ögelerinden biri olup, laboratuvar koşulları ve işleyişi konusundaki iyileştirme çalışmalarının bir uygulamasıdır.

139 GVP (İyi Veterinerlik Uygulamaları) “İyi Veterinerlik Uygulamaları” olarak ifade edilen ve açılımı “Good Veterinary Practice” olan GVP, hayvansal gıdanın hammaddeden başlayarak, tüketici sofrasına kadar geçirdiği süreçlerdeki gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik bir standarttır. Bu sistem içerisinde zootekni ve yetiştiricilik, hayvan sağlığı (çevre kriterleri, sağlıklı bitkisel yem, ilaç ve biyolojik maddeler, yemlikler ve suluklar, zoonozlar), üretimde hayvan refahı, üretimde hijyen, isletmede hijyen, ve dağıtımda hijyen konularını kapsayan iyileştirme çalışmalarının bütünü bulunmaktadır.

140 GDP (İyi Dağıtım Uygulamaları) Açılımı “Good Distribution Practice” olan İyi Dağıtım Uygulamaları; hayvansal ve bitkisel hammaddeler ve bunların islenmesi sonrasında elde edilen yarı mamul veya mamul ürünlerin dağıtımında ürün güvenliğinin tüketime kadarki süreçte bozulmadan korunması gerekliliğini belirten destek bir uygulamadır. Ürünün özelliklerine göre dağıtımda kullanılacak araç ve tasıma sıcaklık nem vb. parametreleri önceden tanımlanmış ve ilgili prosedür/ talimatlar yazılı olarak dökümante edilmiş olmalıdır. Açılımı “Good Distribution Practice” olan İyi Dağıtım Uygulamaları; hayvansal ve bitkisel hammaddeler ve bunların islenmesi sonrasında elde edilen yarı mamul veya mamul ürünlerin dağıtımında ürün güvenliğinin tüketime kadarki süreçte bozulmadan korunması gerekliliğini belirten destek bir uygulamadır. Ürünün özelliklerine göre dağıtımda kullanılacak araç ve tasıma sıcaklık nem vb. parametreleri önceden tanımlanmış ve ilgili prosedür/ talimatlar yazılı olarak dökümante edilmiş olmalıdır.

141 SSOP (Standart Sanitasyon Uygulama Prosedürleri) SSOP (Sanitation Standard Operating Procedures), gıda isletmelerinde sanitasyon koşullarının sağlanması yanında, sağlıklı ve güvenli ürün elde edilmesi için hijyen koşullarının tanımlanmasına yönelik yazılı prosedürlerdir. Bu kapsamda, yönetim tarafından özel “hijyen kontrol” programları oluşturulmalı ve yapılan hijyen kontrolleri kayıt altına alınmalıdır. Temizlik maddeleri ve dezenfektanların gıda maddelerine herhangi bir yolla bulaşmasının önlenmesi için; fabrika ortamındaki zemin, uygulanan işlemle ilgili kanallar, duvarlar, gıda maddeleriyle temas eden her türlü alet, makine ve ekipmanları kapsayan tüm “gıda temas yüzey alanları”, gıdayı kontaminasyona karsı korumak için düzenli olarak iyice temizlenmeli ve mikrobiyolojik yönden kontrol altında tutulmalıdır

142 ATIKLARIN KONTROLÜ

143 ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI A - Genel Gruplandırma Depolama, taşıma, geri kazanma ve bertaraf yöntemlerinin farklı olması göz önüne alındığında, kaynaklarına bakılmaksızın, üretilen atıklar teknik açıdan dört ana grup altında sınıflandırılabilirler : A - Genel Gruplandırma Depolama, taşıma, geri kazanma ve bertaraf yöntemlerinin farklı olması göz önüne alındığında, kaynaklarına bakılmaksızın, üretilen atıklar teknik açıdan dört ana grup altında sınıflandırılabilirler :

144 ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI 1- Evsel Nitelikli (Tehlikeli Olmayan) Atıklar Yasal olarak, Tehlikeli Atık sayılmayıp, normal belediye hizmeti ile ayırma yolu ile geri kazanılabilen, toplanıp, taşınıp evsel çöp depolama sahalarında bertaraf edilebilen, kompost yapılabilen veya yakılabilen evsel veya endüstri kökenli atıklar. 1- Evsel Nitelikli (Tehlikeli Olmayan) Atıklar Yasal olarak, Tehlikeli Atık sayılmayıp, normal belediye hizmeti ile ayırma yolu ile geri kazanılabilen, toplanıp, taşınıp evsel çöp depolama sahalarında bertaraf edilebilen, kompost yapılabilen veya yakılabilen evsel veya endüstri kökenli atıklar.

145 ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI 2- Özel Atıklar (tehlikesiz/tehlikeli ara kategori atıkları) Yasal olarak evsel katı atık sınıfı dışında kalan; ancak evsel atıklara göre farklı yöntemlerle toplanması, taşınması, işlenmesi ve bertarafı gereken atıklardır. Yönetmelikte bu atıklar; tıbbi atıklar, atık yağlar, tarama çamurları, jips, ve yakma fırını külleri olarak verilmektedir. 2- Özel Atıklar (tehlikesiz/tehlikeli ara kategori atıkları) Yasal olarak evsel katı atık sınıfı dışında kalan; ancak evsel atıklara göre farklı yöntemlerle toplanması, taşınması, işlenmesi ve bertarafı gereken atıklardır. Yönetmelikte bu atıklar; tıbbi atıklar, atık yağlar, tarama çamurları, jips, ve yakma fırını külleri olarak verilmektedir.

146 ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI 3- Tehlikeli Atıklar Evsel ya da sanayi kökenli olabilen ve de yasal olarak tehlikeli sınıfına giren, toplanmaları, taşınmaları ve bertarafları için ilave insan sağlığı ve çevre koruma önlemleri alınan atıklar. Bu atıklar evsel atık depolama tesislerinde bertaraf edilmemelidirler. 3- Tehlikeli Atıklar Evsel ya da sanayi kökenli olabilen ve de yasal olarak tehlikeli sınıfına giren, toplanmaları, taşınmaları ve bertarafları için ilave insan sağlığı ve çevre koruma önlemleri alınan atıklar. Bu atıklar evsel atık depolama tesislerinde bertaraf edilmemelidirler.

147 ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI 4- Radyoaktif atıklar Araştırma, tıp ve teknoloji Uygulamalarından çıkan radyoaktivite taşıyan atıklar. Bu atıkları, nükleer santraller ve nükleer silahlarla ilgili çalışmalardan çıkanları Yüksek Radyoaktiviteli ve araştırma merkezleri ve hastanelerden çıkanlar ise Düşük Radyoaktiviteli olarak iki alt gruba da ayrılabilirler. Bu atıkların bertaraf edilecek miktarları, mümkün olduğunca, geri kazanma yöntemleri ile azaltılmalıdır. Bu tür atıkların tehlikeli atık depolama tesislerinden de daha fazla güvenlikli bertaraf tesislerinde depolanmaları gerekmektedir. 4- Radyoaktif atıklar Araştırma, tıp ve teknoloji Uygulamalarından çıkan radyoaktivite taşıyan atıklar. Bu atıkları, nükleer santraller ve nükleer silahlarla ilgili çalışmalardan çıkanları Yüksek Radyoaktiviteli ve araştırma merkezleri ve hastanelerden çıkanlar ise Düşük Radyoaktiviteli olarak iki alt gruba da ayrılabilirler. Bu atıkların bertaraf edilecek miktarları, mümkün olduğunca, geri kazanma yöntemleri ile azaltılmalıdır. Bu tür atıkların tehlikeli atık depolama tesislerinden de daha fazla güvenlikli bertaraf tesislerinde depolanmaları gerekmektedir.

148 ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI B. Kimyasal Gruplandırma Genelde tehlikeli atık türü atıklar için uygun olması açısından, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Grubu (UNEP) tarafından kullanılan bir katı atık gruplandırması aşağıda verilmektedir : B. Kimyasal Gruplandırma Genelde tehlikeli atık türü atıklar için uygun olması açısından, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler Çevre Koruma Grubu (UNEP) tarafından kullanılan bir katı atık gruplandırması aşağıda verilmektedir :

149 ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI • İnorganik Atıklar • Asidik ve bazik atıklar • Siyanürlü atıklar • Ağır metal içeren atıklar • Asbest kalıntıları • Diğerleri • İnorganik Atıklar • Asidik ve bazik atıklar • Siyanürlü atıklar • Ağır metal içeren atıklar • Asbest kalıntıları • Diğerleri

150 ATIK TÜRLERİNİN GRUPLANDIRILMASI • Madeni Yağ Atıkları • Kimyasal Kökenli Organik Atıklar • Kirlenmiş klorlu solventler (Halojenler) • Klorsuz solvent atıkları • PCB'li atıklar • Boya ve reçine atıkları • Biosid ve Pestisidler • Diğer kimyasal kökenli organik atıklar • Biyolojik Kökenli Organik Atıklar • Özel Atıklar (Büyük miktarlardaki az tehlikeli atıklar) • Enfekte Atıklar • Madeni Yağ Atıkları • Kimyasal Kökenli Organik Atıklar • Kirlenmiş klorlu solventler (Halojenler) • Klorsuz solvent atıkları • PCB'li atıklar • Boya ve reçine atıkları • Biosid ve Pestisidler • Diğer kimyasal kökenli organik atıklar • Biyolojik Kökenli Organik Atıklar • Özel Atıklar (Büyük miktarlardaki az tehlikeli atıklar) • Enfekte Atıklar

151 TARIM, ORMANCILIK VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNDE • Evsel Atık • Tehlikeli Atıklar • Kimyasal Kökenli Organik Atık • Biyolojik Kökenli Organik Atık • Enfekte Atıklar oluşmaktadır. • Evsel Atık • Tehlikeli Atıklar • Kimyasal Kökenli Organik Atık • Biyolojik Kökenli Organik Atık • Enfekte Atıklar oluşmaktadır.

152 ATIK YÖNETİMİNDE ÖNCELİK SIRASI  Önleme  Kaynakta Azaltma  Yeniden Kullanım  Geri Kazanım/Geri Dönüşüm  Ön İşlem (Yakma dahil)  Bertaraf  Önleme  Kaynakta Azaltma  Yeniden Kullanım  Geri Kazanım/Geri Dönüşüm  Ön İşlem (Yakma dahil)  Bertaraf

153 ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR İnsan Sağlığı: Türkiye'de kontrolsüz olarak doğaya verilen sanayi atıklarının olumsuz çevre etkileri yarattığı gözle görülür hale gelmiştir. Zaman zaman kamuoyunun ilgisi, özellikle görülür hastalıklar halinde, sansasyonel haberlerle toplumda duyulmaktadır. Genelde kaderci sayılabilecek bir toplum olan Türk halkında yerel olarak ortaya çıkan sistematik sağlık bozuklukları, konunun fazla derinine inmeden, geçici çareler bulunarak tedavi edilmeye çalışılmaktadır. İnsan Sağlığı: Türkiye'de kontrolsüz olarak doğaya verilen sanayi atıklarının olumsuz çevre etkileri yarattığı gözle görülür hale gelmiştir. Zaman zaman kamuoyunun ilgisi, özellikle görülür hastalıklar halinde, sansasyonel haberlerle toplumda duyulmaktadır. Genelde kaderci sayılabilecek bir toplum olan Türk halkında yerel olarak ortaya çıkan sistematik sağlık bozuklukları, konunun fazla derinine inmeden, geçici çareler bulunarak tedavi edilmeye çalışılmaktadır.

154 ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR Hava kalitesi Birçok düzensiz depolama sahasının yeri, hakim rüzgar yönleri hesaba katılmadan seçildiği için rüzgarlar vasıtasıyla yayılan kokulardan yakınlarındaki yerleşimler kadar, uzağındaki büyük yerleşim yerleri de etkilenmektedirler. Sahalarda evsel atıklarla birlikte dökülen tehlikeli atıkların bulunması, ayrıca içsel yanmadan kaynaklanan duman canlıları ve etrafındaki yerleşimleri etkilemektedir. Hava kalitesi Birçok düzensiz depolama sahasının yeri, hakim rüzgar yönleri hesaba katılmadan seçildiği için rüzgarlar vasıtasıyla yayılan kokulardan yakınlarındaki yerleşimler kadar, uzağındaki büyük yerleşim yerleri de etkilenmektedirler. Sahalarda evsel atıklarla birlikte dökülen tehlikeli atıkların bulunması, ayrıca içsel yanmadan kaynaklanan duman canlıları ve etrafındaki yerleşimleri etkilemektedir.

155 ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR Yüzey suları Sahaların çoğunda yüzey suları için drenaj hendekleri bulunmadığından, yağmur sularının sahaya düşmesi neticesinde saha üzerinden akan sular yüzey sularına karışmaktadır. Bunun sonucu olarak saha etrafında suni göllenmeler ve etraftaki derelerde kirlilikler meydana getirmektedir. Sanayi atıklarının mevcudiyetinden dolayı artan kirlilik yükü ve bu sularda üreyen canlılar etrafa zarar vermekte, sağlık, koku ve estetik bakımından sular tehlike arz etmektedirler. Yüzey suları Sahaların çoğunda yüzey suları için drenaj hendekleri bulunmadığından, yağmur sularının sahaya düşmesi neticesinde saha üzerinden akan sular yüzey sularına karışmaktadır. Bunun sonucu olarak saha etrafında suni göllenmeler ve etraftaki derelerde kirlilikler meydana getirmektedir. Sanayi atıklarının mevcudiyetinden dolayı artan kirlilik yükü ve bu sularda üreyen canlılar etrafa zarar vermekte, sağlık, koku ve estetik bakımından sular tehlike arz etmektedirler.

156 ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR Yeraltı suları: Sahalarda yeraltı suları drenaj tabakası ve saha tabanında geçirimsiz örtünün olmaması sebebiyle yağışlar sonucunda saha içerisine süzülen suların daha derinlere inerek, yer altı sularına karışmaları, saha etrafındaki yerleşimler kadar uzaklarındaki yerleşimleri de etkilemektedir. Yeraltı suları: Sahalarda yeraltı suları drenaj tabakası ve saha tabanında geçirimsiz örtünün olmaması sebebiyle yağışlar sonucunda saha içerisine süzülen suların daha derinlere inerek, yer altı sularına karışmaları, saha etrafındaki yerleşimler kadar uzaklarındaki yerleşimleri de etkilemektedir.

157 ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR Toprak kirliliği: Sahalarda evsel nitelikli atıklarla birlikte depolanan sanayi atıklarının yarattığı sorunlar toprak kalitesi ölçümlerinin mevcut bulunmaması nedeniyle belirsizdir. Ancak bazı sahaların etrafında ekili arazilerin fazla olması bu konuda potansiyel bir tehlike arz etmektedir. Sanayi bölgeleri civarında yapılan gelişigüzel dökümler nedeniyle yerel toprak kirliliğinin mevcudiyeti bilinmektedir. Toprak kirliliği: Sahalarda evsel nitelikli atıklarla birlikte depolanan sanayi atıklarının yarattığı sorunlar toprak kalitesi ölçümlerinin mevcut bulunmaması nedeniyle belirsizdir. Ancak bazı sahaların etrafında ekili arazilerin fazla olması bu konuda potansiyel bir tehlike arz etmektedir. Sanayi bölgeleri civarında yapılan gelişigüzel dökümler nedeniyle yerel toprak kirliliğinin mevcudiyeti bilinmektedir.

158 ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR Bitki etkilenmesi: Bazı sahaların etrafında ekili arazilerin olması da yüzey sularının bitki kökleri tarafından emilmesine sebep olmaktadır. Oluşan bu kirlilik yetişen ürünlere yansımaktadır. Bundan başka kütle içerisindeki bakteri ayrışmasından kaynaklanan gazların, saha içindeki yangınların ve dumanın etraftaki bitkilere zarar verdiği gözlemlenmiştir. Bitki etkilenmesi: Bazı sahaların etrafında ekili arazilerin olması da yüzey sularının bitki kökleri tarafından emilmesine sebep olmaktadır. Oluşan bu kirlilik yetişen ürünlere yansımaktadır. Bundan başka kütle içerisindeki bakteri ayrışmasından kaynaklanan gazların, saha içindeki yangınların ve dumanın etraftaki bitkilere zarar verdiği gözlemlenmiştir.

159 ATIKLARDAN KAYNAKLANAN SORUNLAR Hayvan etkilenmesi: Civar sakinlerinin besi hayvanlarının sahalarda başıboş bırakılması, sağlığı olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca sahanın mevcut yeraltı ve yüzey sularını etkilemesi ve bu sular vasıtası ile deniz ve göllere iletilen kirlilik de buradaki canlıları olumsuz yönde etkilemektedir. Hayvan etkilenmesi: Civar sakinlerinin besi hayvanlarının sahalarda başıboş bırakılması, sağlığı olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca sahanın mevcut yeraltı ve yüzey sularını etkilemesi ve bu sular vasıtası ile deniz ve göllere iletilen kirlilik de buradaki canlıları olumsuz yönde etkilemektedir.

160 MEVZUAT 2872 sayılı Çevre Kanunu 8. Madde - “Her türlü atık ve artığı doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.” 2872 sayılı Çevre Kanunu 8. Madde - “Her türlü atık ve artığı doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.”

161 MEVZUAT 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu 7. Madde - “...katı atık yönetim planını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek bu amaçla tesisler kurmak kurdurmak...” 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu 7. Madde - “...katı atık yönetim planını yapmak, yaptırmak; katı atıkların kaynakta toplanması ve aktarma istasyonuna kadar taşınması hariç katı atıkların ve hafriyatın yeniden değerlendirilmesi, depolanması ve bertaraf edilmesine ilişkin hizmetleri yerine getirmek bu amaçla tesisler kurmak kurdurmak...”

162 MEVZUAT 5393 sayılı Belediye Kanunu 14.ve 15 Maddeleri - “...katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı,ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak, yaptırmak...” 5393 sayılı Belediye Kanunu 14.ve 15 Maddeleri - “...katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı,ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak, yaptırmak...”

163 MEVZUAT 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu (ÇTV) 97. Madde - “Kirleten öder prensibiyle atık üreticilerinin atık yönetimi hizmetlerine katılımı sağlanmaktadır.” 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu (ÇTV) 97. Madde - “Kirleten öder prensibiyle atık üreticilerinin atık yönetimi hizmetlerine katılımı sağlanmaktadır.”

164 MEVZUAT 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 181. ve 182. maddelerle, çevrenin kasten ve taksirle kirlenmesine ilişkin cezalar düzenlenmiş olup, sorumlulara hapis cezasına varacak şekilde cezai yaptırım öngörülmüştür sayılı Türk Ceza Kanunu 181. ve 182. maddelerle, çevrenin kasten ve taksirle kirlenmesine ilişkin cezalar düzenlenmiş olup, sorumlulara hapis cezasına varacak şekilde cezai yaptırım öngörülmüştür.

165 MEVZUAT Katı Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ( ) Meskun bölgelerde evlerden atılan evsel katı atıkların, park, bahçe ve yeşil alanlardan atılan bitki atıklarının, iri katı atıkların, zararlı atık olmamakla birlikte evsel katı atık özelliklerine sahip sanayi ve ticarethane atıklarının, evsel atık su arıtma tesislerinden elde edilen (atılan) arıtma çamurlarının ve zararlı atık sınıfına girmeyen sanayi arıtma tesisi çamurlarının, toplanması, taşınması, geri kazanılması, değerlendirilmesi, bertaraf edilmesi ve zararsız hale getirilmesine ilişkin esasları kapsamaktadır.

166 MEVZUAT Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ( ) Tehlikeli atıkların üretiminden nihai bertarafına kadar çevreyle uyumlu yönetiminin sağlanması amaçlanmaktadır. Tehlikeli atıkların toplanması, tesis içinde geçici depolanması, ara depolanması, taşınması, geri kazanılması, nihai bertarafı ile ithalat ve ihracatına ilişkin yasak sınırlama ve yükümlülükleri, alınacak önlemleri yapılacak denetimleri, tabi olunacak hukuki teknik sorumlulukları kapsamaktadır.

167 MEVZUAT Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ( ) Sağlık kuruluşlarının faaliyetleri sonucu oluşan tıbbi atıklar ile bu atıkların üretildikleri yerlerde ayrı toplanması, geçici depolanması, taşınması ve bertaraf edilmesine ilişkin esasları kapsamaktadır. Tıbbi Atıkların Kontrolü Yönetmeliği ( ) Sağlık kuruluşlarının faaliyetleri sonucu oluşan tıbbi atıklar ile bu atıkların üretildikleri yerlerde ayrı toplanması, geçici depolanması, taşınması ve bertaraf edilmesine ilişkin esasları kapsamaktadır.

168 MEVZUAT Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ( ) Evsel, endüstriyel, ticari ve işyeri olmasına bakılmaksızın yurt içinde piyasaya sürülen plastik, metal, cam, kağıt-karton, kompozit ve benzeri malzemelerden yapılmış bütün ambalajları ve bu ambalajların atıklarını kapsamaktadır. Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ( ) Evsel, endüstriyel, ticari ve işyeri olmasına bakılmaksızın yurt içinde piyasaya sürülen plastik, metal, cam, kağıt-karton, kompozit ve benzeri malzemelerden yapılmış bütün ambalajları ve bu ambalajların atıklarını kapsamaktadır.

169 MEVZUAT Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği ( ) Pil ve akümülatör ürünlerinin etiketlenmesi ve işaretlenmesi, üretilmesinde zararlı madde miktarının azaltılması, kullanıldıktan sonra atıklarının evsel ve diğer atıklardan ayrı olarak toplanması, taşınması, bertarafı ile ithalat, transit geçiş ve ihracatına ilişkin yasak, sınırlama ve yükümlülükleri, alınacak önlemleri, yapılacak denetimleri, tabi olunacak sorumlulukları düzenlemektedir.

170 MEVZUAT Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği ( ) Bitkisel atık yağların toplanması, geçici depolanması, taşınması, geri kazanılması, bertarafı, ticareti, ithalat ve ihracatı ile transit geçişine ilişkin yasak, sınırlama ve yükümlülükleri, alınacak önlemleri, yapılacak denetimleri, tabi olunacak hukuki ve cezai sorumlulukları düzenlemektedir. Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği ( ) Bitkisel atık yağların toplanması, geçici depolanması, taşınması, geri kazanılması, bertarafı, ticareti, ithalat ve ihracatı ile transit geçişine ilişkin yasak, sınırlama ve yükümlülükleri, alınacak önlemleri, yapılacak denetimleri, tabi olunacak hukuki ve cezai sorumlulukları düzenlemektedir.

171


"Katılımcıların, tarım çalışanlarının ve tarım işyerlerinin sorunları; sağlık, barınma, sosyal çevreyle ilişkiler, iş ve sosyal güvenlik vb. gibi çok boyutlu." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları