Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

111 Yapı Kredi’de Yurtdışı İşlemler Ali Murat Bilsel – Türev Piyasalar.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "111 Yapı Kredi’de Yurtdışı İşlemler Ali Murat Bilsel – Türev Piyasalar."— Sunum transkripti:

1 111 Yapı Kredi’de Yurtdışı İşlemler Ali Murat Bilsel – Türev Piyasalar

2 Senesi Vadeli Kontrat Performansları

3 2013 Emtia Genel Görünüm  En iyi getiri sağlayan ilk beş sıradaki finansal varlığın 4’ü hisse senedi endeksleri iken, en kötü performans gösteren 5 yatırım aracına baktığımızda, değerli metaller ve tarımsal emtialarden kahve, mısır ve buğdayı görüyoruz.  2013 senesinde Amerika önderliğinde global ekonomideki iyileşme, merkez bankalarının genişlemeci para politikaları, yatırımcıların riskli varlıklara alokasyonlarını arttırmalarına neden oldu. Dolayısıyla geçtiğimiz sene hisse senetlerinin oldukça güçlü performans gösterdiğini, bonoların artan faizler dolayısıyla değer kaybettiğini, emtiaların ise arz fazlası, Çin’deki ekonomik yavaşlama, risk iştahındaki artışın yatırımcıları güvenli limanlardan uzaklaştırması gibi sebeplerden ötürü geride kaldığını gördük.  Tarımsal emtialarda buğday, mısır ve soyada önceki sene yaşanan kuraklık sonrasında yükselen fiyatları fırsat olarak kullanmak isteyen üreticilerin üretimi arttırmasıyla arz/talep dengesinde yaşanan arz fazlalığı ve yüksek global stok seviyeleri fiyatları baskı altına aldı. Aynı dinamik kahve ve şeker için de geçerli.  Değerli metallerde altın ve gümüşün son 25 senenin en kötü performansı gösterdiğini gördük. İyileşen ekonomi sonucu FED’in varlık alımlarını azaltması, yatırımcıların risk ve getiri arayışı, enflasyonu tetikleyen bir sebebin bulunmaması, özellikle ETF’lerde (Borsa Yatırım Fonu) pozisyon almış olan hedge fonların pozisyonlarını hızlı bir şekilde likidite etmesine ve altın fiyatlarının sert gerilemesine yol açtı. 3

4 Emtia korelasyonlar ve fon akımları 4  2013 kötü performans sonrasında, emtia fon akımlarında son 10 senede ilk defa çıkışlar gördük.  Emtiaların Amerikan Doları ile korelasyonuna baktığımızda kısa vade arz/talep dinamiklerine bağlı olarak bazılarında zayıflama görsek de, uzun vadede negatif korelasyon dikkat çekiyor.

5 2014 Genel Beklentiler  2014’te aşağıdaki olumlu ve olumsuz faktörlerin birbirlerini dengelemesi sonucu emtia genelinde yatay getiri beklemekteyiz.  Olumlu faktörler:  Bir çok emtianın 2013’teki kötü performans sonrası düşük seviyelerde; hatta bazılarının maliyet seviyesinde işlem görmesi (baz metaller) ve aşağı yönlü potansiyelin azalmış olması,  Global talepte yılın ilk aylarındaki canlanma (özellikle baz metal ve tarımsallarda-WASDE),  Spekülatif pozisyonların geçmişe göre düşük seviyede olması.  Olumsuz faktörler:  Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan piyasalarda büyümenin yavaşlaması. Büyümenin gelişmekte olan piyasalardan gelişmiş piyasalara kayması ve bu ülkelerin EM’ler kadar güçlü emtia talebinin olmaması,  Güçlü dolar, yükselen faizler,  FED ‘in varlık alımlarında kısıntıya gitmeye devam etmesi.  Her ne kadar emtia beklentileri yatay olsa da, yatırımcıların seçici davranarak, düşük korelasyonlu emtiaları portföy çeşitlendirmeye yönelik olarak portföylerinde bulundurmaya devam etmelerini tavsiye ediyoruz. 5

6 2014 Genel Beklentiler  Metallere baktığımızda; 2014 senesinde altının kısa vadeli yükselişinin ardından dip yapmasını ve enflasyonun ABD’de artmadığı sürece yükselişlerin geçici olmasını bekliyoruz. Gümüş ise, altına benzer dinamiklerle ama daha volatil şekilde işlem görecektir. Değerli metaller grubunda özellkle paladyumun güçlü performans göstererek altına göre güçlü kalmasını ve değerli metallerde öne çıkmasını; baz metallerde güçlü talep dolayısıyla (ortalama talebin % 8 artması bekleniyor) arz fazlasının erimesini ancak bakırda devam eden yüksek üretimin fiyatları belli bir bant içerisinde tutmasını bekliyoruz.  Enerjide doğal gaz fiyatlarının ilkbaharda havaların ısınması ve ek arzın devreye girmesiyle gevşemesini ancak sezon başındaki seviyelerin üzerinde seyretmesini, brentin $105 ortalama ile işlem görmesini, WTI farkının ortalamada $8 civarında gerçekleşmesini bekliyoruz.  Tarımsallara baktığımızda kahvenin önümüzdeki sene içerisinde olumlu yönde sürpriz yapma potansiyelini bulunmakta. Mısır ve buğdayın bir miktar toparlanabileceğini ancak büyük ralliler olmayacağını düşünüyoruz.  Sonuç olarak önümüzdeki dönemde arz tarafından gelebilecek olan etkiler; kuraklık, grevler, jeopolitik riskler gibi, emtiaları önemli ölçüde etkileyecek faktörler olacaktır. Talep artışı olsa da, bu artış gectiğimiz sene önemli ölçüde pozisyon azaltmıs yatırımcıları tekrar emtiaya yönlendirecek ölçüde olmayacaktır. Arz tarafındaki rahatlık ve yüksek envanterler de fiyatların yükselişine engel olabilecek faktörler arasındadır. Dolayısı ile beta stratejilerle emtia geneline yatırım yerine, seçilmis emtialarla alpha stratejilerin önümüzdeki dönem getiri sağlayacağını düsünüyoruz. 6

7 Altın  Altının para birimlerinin alternatifi olması, enflasyona karşı koruma sağlaması, güvenli liman özelliği ile krizlerde tercih edilen yatırım aracı olması, risk algısının düşük olduğu dönemlerde hisse senetleri gibi ürünlere alternatif olarak tercih edilmesi; bunların yanında da mücevherat ve dişçilik gibi çeşitli endüstrilerde kullanılmasını sayabiliriz. Her ne kadar değişik dönemlerde ekonominin durumuna göre bu faktörler devreye girerek altın fiyatlarında oynaklığa sebep olsa da, altının uzun dönem yatırımcı için en büyük dezavatajı hisse senetleri, bono ve para birimlerindeki gibi faiz veya temettü getirisi sağlamamasıdır. 7  Yatırımcı ilgisi tarafına baktığımızda fast money tabir ettiğimiz hedge fund’lar parasal genişlemenin başlamasıyla enflasyonun baş göstereceğini, basılan paraların para birimlerinin değerini eriterek altına talebin giderek artacağını düşündüler ve yoğun bir şekilde borsa yatırım fonlarında (ETF’ler) pozisyon aldılar. SPDR Gold ETF: GLD, fiziki altına yatırım yapan ve bu fonların en büyüğü, bir noktada 1,400 tona yaklaşarak dünyada en büyük altın rezervi konusunda Amerika, Almanya, İtalya, Fransa ve IMF’in hemen arkasındaydı senesinin sonunda başlayan ve 2013 yılında güç kazanan ETF’lerden altın satışları, altın fiyatlarını baskı altına alan en önemli unsurdu.

8 Altın  Önümüzdeki dönem bu sert satış sonrası altında kısa bir toparlanma görebiliriz ancak enflasyon ortaya çıkmadığı, ekonomilerde iyi gidişatın devam ettiği ve faizlerin yükselerek risk algısının da genişlediği bir ortamda biz altında fazla yukarı yönlü potansiyel görmüyoruz.  Yatırımcıların yükselişleri satış fırsatı olarak kullanmaları, Hindistan’daki fiziki talebi yavaşlatan hükümet önlemleri de altının yükselişini engelleyecek diğer unsurlar olarak görülmektedir.  Diğer taraftan fiyatların maliyet seviyelerine yaklaştığı ve ucuzladığı dönemlerde fiziki talep ve merkez bankalarının talepleri altına destek olacaktır.  Dolayısıyla altında 2014 senesinde daha az volatilite ve geniş bir bant hareketinin yaşanabileceğini düşünüyoruz. 8

9 Paladyum  2014 senesinde de, 2013’de olduğu gibi global ekonomilerin daralmadan genişlemeye doğru geçişte olduğu bir dönemde; endüstride kullanım özelliği ön plana çıkan metallerin yatırım amaçlı kullanılan, güvenli liman olarak tabir edilen metallere göre daha güçlü performans göstermesi beklenebilir. Paladyum her iki özelliği de taşıyor, bunun yanında paladyum, metaller arasında arz/talep dinamikleri açısından arz sıkışıklığının en yoğun olduğu metal.  Arz tarafında dünyada paladyum üretimi Rusya ve Güney Afrika’da yoğunlaşmış durumdadır. Öyle ki ihtiyacın %70-80’lik kısmı bu iki bölgeden karşılanıyor. Dünyada toplam maden üretimi 2012’de %12 daralarak 6,600 koz seviyelerine inerken; Rusya yaklaşık 2,600 koz ile üretimde ilk sırada yer aldı, Güney Afrika 2,200 koz ile ikinci sırada; Kanada, ABD ve Zimbabwe de maden rezervi bulunan diğer ülkeler arasında yer almaktadır. Paladyum üretimi 1990’larda % 10 daralırken, 2000’lerde sabit kalmış, simdi tekrar daralmaya devam etmektedir.  Talep tarafında güçlü katalitik özellikleri ve aşınmaya dayanıklı olması ile endüstride; otomotiv, elektronik, dişçilik, kuyumculuk gibi sektörlerde kullanımı hızla artıyor. Özellikle otomotiv toplam talebin %70’ini oluşturarak paladyum kullanımını ve fiyatları etkileyen oldukça önemli bir sektör haline gelmiş durumdadır. Amerika ve Çin’deki rekor seviyedeki araba satışları, global bazda egzoz gazlarının azaltılmasına yönelik regülasyonlar, artan yatırımcı talebi, talep tarafındaki diğer önemli unsurlar arasında yer almaktadır. 9

10 Petrol  Brent petrolunde 2011 ve 2012 yıllarında ortalama fiyat $ 109 olarak gerçeklesirken, fiyatların $95-$120 bandında seyrettiğini gördük. 2014’ün son altı ayında ortalama fiyat da $110 seviyesindeydi. Burada orta vadede arz ve talebin bir dengeye oturmaya başladığını görüyoruz, biz bu dengenin önümüzdeki sene de devam edeceğini düşünüyoruz. Kısa vadeye baktığımızda ise arz sıkıntıları dolayısıyla (brent- jeopolitik riskler 2013’de beklenmedik arz sıkınıtlarından 2,6m varil günlük üretim kayboldu, wti- altyapı sıkıntıları, rafineri kapasitesi sıkıntıları) fiyatlarda oynaklığın arttığını ancak zamanla tekrar normalleserek dengeye oturdugunu görüyoruz. 10  Arz tarafında Kuzey Amerika’da artan petrol üretimi ile Non-OPEC üretiminin son senelerin en yüksek seviyesine çıkması (2014’te 1,9 milyon varil artışın %70’i Canada ve Amerika- Amerika’da petrol üretimi 2013’de 7,5 milyon varilken, 2014’te 8,5 milyon’a, 2015’te 9,3 milyon’a çıkması bekleniyor-EIA) Ortadoğu’da siyasi karışıklıklar dolayısıyla azalan (Libya) petrol üretimini dengeledi. (OPEC üretiminde 0,5 milyon varil düşüş).  Talep tarafında; EM talebinin azalmasını, iyileşen ekonomi dolayısıyla artan DM talebi dengelemiştir.

11 Petrol  Toplam arz/talep dengesinde global tüketim 2013’de 1,2 milyon varil artarak 91 milyon varile yükselmiş olup, önümüzdeki sene 1,2 milyon varil daha artması beklenmektedir. Çin talep büyümesinde ortalama 400,000 varille en ön planda yer almaktadır. Toplam üretimde 2013’de non-OPEC ülkeleri 55 milyon, OPEC ise 30 milyon varil üretim gerçekleştirmiştir.  Global bazda 2013’de 1,1 milyon varil talep artışı yaşandıgı tahmin ediliyor ki, bu uzun dönem trendlerle paralel seyretmektedir.  Brent/WTI: spreadin son günlerde WTI lehine daraldığını ve $10 altına indiğini görüyoruz. Burada devreye girecek olan boru hatları ile Orta Amerika’daki envanterin erimesi önemli bir unsur. Diğer bir unsur da soğuk havalar dolayısıyla rafine edilmiş ürün kulanımının artmasıdır. 11

12 Doğal Gaz  2012 kayıtlardaki en sıcak senelerden biriyken, 2013 kış ise mevsimi özellikle ABD tarafında son yüzyılın en soguk kışı olmuştur. Dolayısıyla dogalgaz fiyatlarındaki volatilite iki senedir artarak, geçtiğimiz sene $2 altında kadar inen fiyatlar ve yüksek envanter yerini bu sene $5,50 üzerine çıkan fiyatlara ve son 5 senelik ortalamanın da oldukça altına inen envantere bırakmıştır.  Fiyat artışının arkasındaki dinamikler :  Eylül, Ekim aylarında fiyat hareketinin mevsimsel ortalamanın oldukça altında kalması,  Aşırı soğuk havalar nedeniyle doğal gaz kullanımının artması, dolayısıyla envanterin 5 senelik ortalamanın %26 altına, geçen senenin %33 altına inmesi, (1,686 tcf)  Arz tarafında donan kuyular dolayısıyla yeterli arzın devreye girememesi,  Sezon başında düşük fiyatlar dolayısıyla aktif kuyu sayısının da sınırlı olması,  Hızlı fiyat artışı dolayısıyla kömür, nükleer gibi alternatif yakıtların hemen devreye girememesi. 12

13 Tarımsal  Son WASDE (ABD tarafında tarımsal arz ve üretim beklentilerinin açıklandığı rapor) raporunda tarımsal emtiaya Çin ve dünyanın diğer bölgelerinde talebin giderek arttığını görüyoruz. Güçlü talep ile bir miktar düzelmeye başlayan arz/talep dengelerinde her ne kadar stoklar ve üretim hala yüksek seviyelerde olsa ve arz fazlası devam etse de, Amerika’da mısır stoklarının 150 milyon, buğdayda 50 milyon kile azalması dikkat çekici. Buğdayda global envanter 1,1milyon ton aşağı çekilirken, üretim de 0,8 milyon ton azaltıldı. Soyada Brezilya’da güçlü üretim beklentileri fiyatlar üzerinde bir miktar baskı kurdu. Her ne kadar arz hala oldukça güçlü olsa da, global ekonomideki iyileşme ile beraber güçlenen talep dikkat çekici ve hava şartları dolayısıyla olusabilecek kuraklık gibi faktörler fiyatları tekrar yukarıya atabilir.  Soft emtiada kakao ve kahvede daha olumlu dinamikler görüyoruz. Kakaoda özellikle Çin’de artan talep ve Gana ve Fildişi sahili’nde üretim sıkıntıları bulunmakta olup, 2013’de %20 üzerinde artı performans ile tarımsallar arasında en güçlü performansı kakao göstermişti. Kahvede her ne kadar düşük üretim yılı olsa da, Kolombiya ve Brezilya’da rekor seviyelere ulaşan üretim ve stoklar fiyatları baskı altına alarak $1 seviyesine kadar düşmesine neden olmuştur. Ancak sonrasında Brezilya’daki kuraklık, robusta kahvede stok sıkıntısı ve canlı kalmaya devam eden talebin yardımıyla fiyatların tekrar $1,60 seviyelerine tırmandığını gördük. Çin’de kahve tüketiminin artması önümüzdeki dönemde kahve fiyatlarını hiç düşünmedigimiz seviyelere taşıyabilir.  Her ne kadar sene bazında hava kosulları, fiyatlar, ekim alanları gibi faktörler tarımsal emtiada inişli çıkışlı bir seyir yaratsa da; uzun vadeye baktıgımızda azalan tarım alanları, çiftçiliğin azalması, nüfus artışını ve talebin sürekli arttığını düşündüğümüzde tarımsal emtiada uzun vade olumlu görüşümüzü koruyoruz. 13

14 Amerika  Amerika’da güçlü gelmeye devam eden ekonomik veriler; istihdam, perakende satışlar, üretim, konut...  Konut ve hisse senedi piyasasındaki artışın zenginlik efekti ile tüketici güvenini arttırması,  Hane halkı ve şirketlerin borç azaltımı sonrası son senelerin en saglıklı bilançoya ve tekrar borçlanabilme potansiyeline sahip olması,  Şirketlerin kriz sonrası efektif bir şekilde maliyetlerini kontrol altında tutarak karlarını yükseltmeleri. GDP’ye göre rekor kar oranlarına ve rekor kar marjı seviyelerine ulaşmaları.  Şirketlerin rekor seviyelerdeki nakitlerini şirket alımı, buy-back, temettü olarak kullanarak piyasalarda yükselişi destekleme potansiyeli.  GSMH’de büyümenin hızlanarak %3 seviyelerine ulaşması,  2013’deki ‘’fiscal drag’den’’ dolayı 1 puanlık yavaşlamanın önümüzdeki sene normale dönmesi, siyasi çekişmelerin azalması.  Kaya gası dolayısıyla baskı altında kalan enerji fiyatlarının ekonomiye katkısı ve bu sektörlerde faaliyet gösteren firmalarda kar ve istihdam artışına olumlu etkisi.  Bonolardan hisse senetlerine rotasyonun devam etmesi ve global fon hareketlerinin agırlıklı olarak DM’lere ve özellikle Amerika’ya yönlenmesi,  Hisse degerlemelerinin faiz seviyelerine göre hala cazip olması..  %7 kar büyüme beklentisi, %2 üzerinde temettü, %3 buyback oranı ile S&P 500’ün halen cazibesini koruması,  Piyasada iyimserliğin yeterince yüksek olmaması, balon oluşumu riskinden yatırımcıların hala çekimser kalması. Dolayısıyla kenarda bekleyen ve henüz rally’ye katılmamıs olan önemli para miktarı olması.  En önemlisi FED’in 2014’de de azalarak genişletici para politikalarına devam etmesi. 14

15 S&P 500 İstatistik 15  S&P’nin uzun vadeli ortalaması %9

16 Hisse senetleri  Brent-WTI spreadinin tekrar $10 üzerine açılması rafineri marjlarında iyileşmelere yol açıyor, farkın açık kalması bu çeyrek için kar tahminlerinin yukarı yönlü revize edilmesine yol açacaktır. Favori rafinerilerimiz: HFC, MPC.  Amerika’da zenginlik etkisinin yüksek gelir seviyesindeki tüketicilere olumlu yansıması, perakendede lüks tüketim al, discounter sat. Buy: TUMI, KORS, Sell: Ross  Çin - Shanghai Composite korelasyonu yüksek hisseler al, bakır sat. Buy: BIDU, FXI, Sell: HGA (bakır kontratı)  Ekonomik büyümeye dayalı değerli metaller grubu (talebin büyük kısmı otomotiv) emtiaları paladyum/platin ETF satın al, altın gümüş gibi diger değerli metalleri sat. Araba satışlarının Çin ve Amerika’da rekor seviyelerde devam etmesi: GM, SWC  Cyclical’lar Amerika ekonomisi ile daha güçlü performans gösterecek; cyclical al/defansif sat  Mobil iletişime dayalı, birbirine bağlantılı cihazların artacağı bir ortamda bu cihazların chiplerini, sensorlerini yapan şirketler ve sosyal medyada hızla büyüyen, mobil ağ gelirlerini hızlı buyuten hisseler. INVN, LNKD, QCOM  Saglık sektörü Obamacare’in de yardımıyla ve defansif hisseler de içermesi dolayısıyla portföylerde bulundurulması gerekiyor. Burada büyük pipeline’ları olan biotech hisseler de portföylerde önemli alpha yaratabilir. HCA, GILD, EW  Alternatif enerji kaynakları arasında solar enerji 2014’de daha da ön plana cıkacak. Çin’deki kotu bilançolu modul üreticilerini sat, Amerika’daki yüksek marjlı downstream oyuncuları al. Shale oil ve shale gas reservlerinden efektif sekilde faydalanabilecek petrol ve gaz arama/geliştirme hisseleri: E&P:EOG, CXO, APA, OXY,CIE Servis: CAM, HAL Solar: SUNE,FSLR Doğal Gaz: CHK, SWN, UNG Elektrikli Araba: TSLA 16

17 Bonolar  FED’in düşük faiz politikaları ile suni olarak etkilediği bono piyasalarından çıkmaya başlamasıyla bono fiyatlamalarının hızlı şekilde tekrar gerçek piyasa dinamiklerine döndüğünü ve bu eğilimin önümüzdeki aylarda da devam edeceğini düşünüyoruz. Global bazda Amerika önderliğinde toparlanan ekonomilerle yükselişe geçen faiz ortamında sabit getiri araçlarından çıkışların hızlanarak süreceğini ve bonolarda geçmiş senelerde gördüğümüz boğa piyasasının sona ererek bir düzeltme sürecine gireceğini düşünüyoruz. Bu bakımdan önümüzdeki dönemde yatırımcılara bono piyasasında tek yönlü uzun pozisyon almamalarını, poziyonlarını uzun/kısa pairlerle dengelemelerini veya mümkün olan en kısa vadede işlem yapmalarını öneriyoruz.  Strateji olarak uzun/kısa piyasa nötr stratejiler öneriyoruz. Bono seçiminde ise vadelerin kısa tutulması gerektiğini ve faiz artışına daha az duyarlı olan junk bonoların (high yield bond) ve banka bonolarının (senior bank loan) tercih edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Mayıs ayındaki satış sonrasında özellikle perakende yatırımcıların hızlı şekilde bono fonlarını bozmaları ile aşırı satım bölgesine girmiş olan (belediye bonoları gibi) bonolar da tercih sebebi olabilir. Underweight olduğumuz ürünler, bono ETF’leri, uzun vadeli bonolar, gelişmiş ülke hazine bonoları ve yatırım yapılabilir seviyedeki şirket bonolarıdır. Her ne kadar bono kategorisinde olmasa da, MLP ve REIT gibi sabit getirisi dolayısıyla tercih edilen yatırım ürünlerinin de mutlaka portföylerde yer alması gerektiğini düşünüyor ve risk/getiri dengesi (düşük beta, yüksek getiri ve hisse senedi yapısı) düşünüldüğünde MLP ETF’lerinin oldukça cazip seviyelerde olduğunu düşünüyoruz. 17

18 Yatırım Araçları  Vadeli piyasalarda emtia ve endekslerde uzun vadeli tutmak isteyen yatırımcılar için ETF (Borsa Yatırım Fonları) önerilebilir. Borsa yatırım fonlarının bazıları fiziki olarak saklama yapmaktadır. Vergi avantajı ve ucuz olmaları da avantaj. Belli vadede pozisyon tasımak istemeyen yatırımcılar icin taşınan pozisyonu ileri vadeler arasına yayan ETF’ler mantıklı strateji olabilir.  DBA (Powershares DB Tarımsal ETF), UNG (United States Natural Gas Fund), GLD (SPDR Gold Shares) tarımsallarda, doğalgazda ve altında pozisyon almak isteyen yatırımcılar için uygun ETF’ler. 18

19 Yatırım Araçları 19

20 Stratejiler  Hisse ve sektör seçiminin daha çok önem kazanacağı bir döneme giriyoruz. Volatilitenin artacağı bir dönemde uzun/kısa pozisyonlar kullanılarak piyasa nötr pozisyonlar tercih edilebilir. Portföylerde tutulan uzun pozisyonların opsiyon ve vadeli ürünlerle hedge edilmesi risk yönetimi açısından önem taşımaktadır.  Emtialarda arz/talep dinamikleri sıkışık olan ve arz fazlalığı çok ön planda olmayan emtialar tercih edilmeli. Pair stratejilerde altın/paladyum, brent/wti ve kahve/şeker düşünülebilir.  Bonolarda mümkün olan en kısa vade seçilmeli, mümkünse değişken faizli ürünler tercih edilmelidir. Temettüsü ön planda olan hisse senetleri için kar ve temettü büyümesi yüksek olan hisseler tercih sebebi olmalıdır.  Sektör olarak enerji ve teknoloji 2014 için beğendiğimiz sektörler arasındadır. Özellikle alternatif enerji ve konvansiyonel olmayan petrol/doğal gaz arama büyüme potansiyeli oldukça yüksek sektörler arasında yer almaktadır. 20

21 2013 Öneri Performansımız 21

22 22 Teşekkürler


"111 Yapı Kredi’de Yurtdışı İşlemler Ali Murat Bilsel – Türev Piyasalar." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları