Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

CİNSEL ANATOMİ VE FİZYOLOJİ DR.ÖZAY ÖZDEMİR. CİNSEL ANATOMİ VE FİZYOLOJİ  Kadın cinsel anatomisi  Erkek cinsel anatomisi  Diğer erojen bölgeler  Cinsel.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "CİNSEL ANATOMİ VE FİZYOLOJİ DR.ÖZAY ÖZDEMİR. CİNSEL ANATOMİ VE FİZYOLOJİ  Kadın cinsel anatomisi  Erkek cinsel anatomisi  Diğer erojen bölgeler  Cinsel."— Sunum transkripti:

1 CİNSEL ANATOMİ VE FİZYOLOJİ DR.ÖZAY ÖZDEMİR

2 CİNSEL ANATOMİ VE FİZYOLOJİ  Kadın cinsel anatomisi  Erkek cinsel anatomisi  Diğer erojen bölgeler  Cinsel yanıt döngüsü  Cinsel işlev ve davranışın nöroendokrin düzenlenişi  Menstrüel döngü  Yaşlılığın cinsellik üzerine etkileri

3 Cinsel terminoloji: Bilimsel ve argo  Vulva: Pussy (am, amcık), crotch Pubik kıl: Beaver, bush, pubes Mons: Love mound (Aşk tepesi) Klitoris: Clit, joy button  Himen: Cherry, maidenhead, kızlık zarı  Vajina: Cunt, box, hole, honeypot  Üriner açıklık: Peehole  Anus: Asshole  Kalçalar: Ass (göt), rear (popo), buns  Penis: Prick (yarak), cock, peter, tool  Memeler : Boobs, tits, knockers  Testisler: Balls, jewels, nuts (taşak)

4 KADIN CİNSEL ANATOMİSİ  Vulva  Himen  Vajina  Uterus  Fallop tüpleri  Overler  Memeler

5 Vulva  Kadın dış genital organları vulva olarak adlandırılır  Vulva latince örten anlamında  Mons, labia, klitoris ve perineyi kapsar  Vajina girişi vulvada olmasına karşın iç genital organ

6

7

8 Vulva: Mons  Mons veneris (la.; Venüs-roma aşk tanrıçası- tepesi) pubik kemiğin hemen üzerinde, deri ve pubik kıllarla kaplı yağ doku yastığı.  Klitorise göre dokunma res daha fazla, basınç res daha azdır.  Uyarılması yoğun cinsel heyecan sağlar, bazı kadınlarda ORGAZMI TETİKLER.

9 Labia major  Dış dudaklar büyük miktarda yağ dokusu ve ince bir düz kas tabakasını örten deri katlarıdır.  Erkekteki skrotum derisine benzer  Üzerinde pubik kıllar çıkar; ter ve yağ bezleri, sinir uçları serbest bir şekilde onlar arasında dağılmıştır.  Üretral ve vajinal açıklık üzerinde mekanik koruma sağlar.  Monsa göre daha az sayıda res içerir.

10

11 Labia minor  İç dudaklar kavisli taç yaprağına benzer  Yağ hücresi olmayan, küçük kan damarlarından zengin bir süngersi dokuya sahip  Dış dudaklara göre daha ince, kıl yok  Vajinal ve üretral açıklığı, Bartolin bezlerinin kanallarını kapatır.  Duyusal res mons ve klitorise göre daha az

12

13 Vulva: NOTLAR 1  İç dudaklar hemen üst kısımda klitorisle birleşir, buradaki deri katı KLİTORAL BAŞLIK (clitoral hood) -SÜNNET DERİSİ-  Labiaların derisinde enfeksiyon gelişirse: birleşme ağrılı kaşıntı, yanma hissi

14

15

16 Vulva: NOTLAR 2  Bartolin bezleri iç dudakların içinde, küçük kanallarla vajinaya açılı.  eskiden lubrikasyonda yaşamsal önemi olduğu düşünülürken bu görüş değişmişti.  Erkekteki Cowper bezlerinin karşılığı, tam işlevi bilinmiyor.  İltihabi durumlarda cinsel birleşme ağrılı

17 Vulva: NOTLAR 3  Kadınlarda dış genitaller oldukça farklı görünümlerde.  Labiaların büyüklük, şekil ve renkleri,  pubik kılların dağılımı, renkleri, miktarı, sertliği,  Klitoris, vajina girişi ve himenin görünümlerinde farklılıklar.

18

19 Klitoris-1  Kadın genitallerinin en duyarlı alanı.  Doğrudan görülen kısmı yalnızca klitoral glans denilen baş kısmı, küçük, parlak bir düğme görünümünde.  Klitoral glansı klitoral hood (kaput) örter,  Kaput aynı zamanda ‘klitoral shaft’ı (gövde) gizler,  K. Shaft spongioz dokudan oluşur, ters V şeklinde iki yan kola ayrılır (Crura of clitoris).

20

21

22 Klitoris-2  Üreme işlevi yok, yalnız cinsel işlev rolü.  dokunma, basınç ve sıcaklık değişimlerine karşı ileri derecede duyarlı kılan zengin bir res. ağı.  “Minyatür penis” (bu bakış doğru değil ve seksist, M & J),  Penisle aynı embriyolojik dokudan.  Büyüklük ve görünümü kadınlar arasında değişken.  “Büyük klitoris=yoğun uyarılma” KANITSIZ

23 Klitoral sünnet  Klitoral hood’un cerrahi olarak çıkarılması,  Glansı açıkta bırakıp doğrudan uyarılması cinsel yanıtı ARTIRABİLİR (?)  Bu iddia geçersiz: 1) glans direkt dokunmaya aşırı duyarlı, ağrı ve irritasyon 2) birleşme esnasında penis klitorisi dolaylı yoldan uyarır; giriş çıkışla iç dudaklar vajina içine doğru hareket eder, kaput glans üzerinde sürtünme hareketi ile uyarıcı etki.

24

25 Perine  Labiaların alt kısmı ile anüs arasında kalan kılsız deri bölge.  Dokunma, basınç ve sıcaklık değişimlerine karşı duyarlı,  CİNSEL UYARILMA KAYNAĞI.

26

27 Pelvik kaslar  Vajina girişini çevreleyen kaslar,  Pubococcygeus kasının (PC) kadın orgazm yanıtında özel önemi,  PC pelvik kavitenin yapısını oluşturur, uterus, mesane, üretra, rektum ve vajinanın bir kısmını destekler,  Kegel (1952): “bu kasın egzersizi cinsel yanıtı artırılabilir”.  Çoğu kadında ilk birleşme deneyiminde, bu kasın aşırı gerilmesi ile (lubrikasyonun yetersiz olmasıyla birlikte) rahatsızlık.

28

29 Himen: “Kızlık zarı” 1  Vajina girişinde bulunan ince membranöz, genellikle halka şeklinde yapı.  İşlevi tam bilinmiyor.  Bazı yeni doğan kız çocuklar himensiz.  ÇEŞİTLİ KONUM, ŞEKİL, BÜYÜKLÜK VE KALINLIKTA (???)

30

31

32 Himen: “Kızlık zarı” 2  Tarihsel önemi; “BAKİRELİK İÇİN KANIT”  İlk birleşme deneyiminde aşırı kanama ve ağrı olacağına dair yaygın inanış kadında CİB oluşumunun yüzeyel nedenlerinden.

33

34

35 Vajina 1  İnce duvarlı kas yapısında, uterusdan vulvadaki, dış vajinal açıklığa kadar uzanan tüp şeklinde organ,  Geriye doğru 45 derecelik eğimli,  Uyarılma olmadığında vajina duvarları içe katlanır,  Doğum yapmamış kadında ort arka duvar uzunluğu 8, ön duvar uzunluğu 6 cm.

36

37 Vajina 2  Balon gibi, kasılıp genişleme özelliğiyle şekil ve büyüklüğü değişir.  İç yüzeyi ağız yapısına benzer.  İç yüzey mukozası lubrikasyonun kaynağı.  Salgı bezi bulunmaz, çok sayıda küçük kan damarları var,  Giriş dışında az sayıda duyusal res sahip,  Arka üçte ikisi göreceli dokunma ya da ağrıya duyarsız.

38

39 Uterus: Rahim  Ters dönmüş armut, kalın duvarları kas yapı.  Boy 7.5 cm, en 5 cm,  Duvarı 3 tabaka, içten dışa;  Endometrium; iç yüzeyi kaplar, mens ile üçte ikisi dökülür,  Myometrium; kalın düz kas tabakası, cinsel uyarılma, orgazm, doğum ve mens esnasında kontraksiyon,  Perimetrium; dış yüzeyi kaplayan ince membran  Çeşitli açılar; çoğunluk öne yatık, %25 arkaya, %10 aşırı öne eğik  Skar, inflamasyon nedeniyle esneklik kaybolursa ağrılı ilişki.

40

41

42 Serviks  Uterusun vajina içine doğru giren kısmı,  Mukus salgılayan bezler içerir.  Servikal kanalda biriken mukus tıkacı: spermlere engel.  Ovulasyon (ve yüksek miktar östrojen) tıkacı inceltir.  Ovulasyon sonrası salgılanan progesteron tıkacı kalınlaştırır.  SERVİKS YÜZEYEL RES İÇERMEZ, YALNIZ BASINÇ HİSSİ.  Cerrahi çıkarılması cinsel yanıtı etkilemez (fiziksel).

43 Fallop tüpleri  Uterusta başlar, yana doğru 10 cm uzunluğunda,  Son kısmı huni şeklinde, uzun parmaksı uzantıları (fimbria),  İç yüzeyleri uzun saç benzeri cilia ile kaplı,  Overler tarafından atılan yumurtalar yakalanır, tüp içinde spermle karşılaşır.

44

45 Overler: “Yumurtalıklar”  Uterusun her iki yanında, yumurta şeklinde organlar,  Uterusa bir bağ ile tutunurlar,  İki işlev; 1) hormon üretimi, 2) yumurta üretimi ve salınımı  Bebek kız doğmadan önce 6-7 milyon yumurtaya sahipken, çoğu doğum öncesinde yok olur,  Yenidoğan kızda 400 bin olgunlaşmamış yumurta,  ÜREME ÇAĞINDA 400 CİVARI OLGUNLAŞMAMIŞ YUMURTA,  Puberteden menapoza her ay yalnız bir yumurta folikülden salınır.

46 Memeler  Çoğu kadın ve erkek için cinsel uyarılmada önemli rol oynayan “yağlı ekler”dir.  Yağlı doku içinde süt bezleri ve kanalları yerleşik.  Pubertede şekil ve büyüklüğü değişir.  Sol meme sağdakinden hafifçe büyük  Meme uçları (nipple) düz kas fibrilleri ve sinir sonlanmalarından oluşur,  Dokunmaya ve sıcaklık değişimlerine duyarlı.  Hemen çevresindeki koyu renkli alan areola.  Nipple ve areola duyarlılığı şekle ya da büyüklüğe bağlı değil.

47

48

49 Erkek cinsel anatomisi  Penis  Skrotum  Testisler  Epididim ve Vas deferens  Prostat ve ilişkili organlar  Memeler

50

51

52 Penis 1  Paralel spongioz dokuda silindir şeklinde 3 yapı,  Biri corpus spongiosum, diğer ikisi corpus cavernosum,  Penil üretra CS içinden geçer.  Silindirler düzensiz süngersi boşluklardan oluşur.  Bu doku uyarılma esnasında kanla dolar ve penis erekte olur.  Penisin baş kısmı tümüyle CS’dan oluşur.  Bu bölge gövdeden daha fazla duyusal res sahip, fiziksel uyarıya daha duyarlı.

53 Penis 2  Glansın etrafını ince bir deri çevreler (sünnet derisi),  Glans dokunmaya çok hassas, çoğu erkek masturbasyonda gövdeyi okşar  Sünnet derisi ya da glans enfekte olursa cinsel ilişki ağrılı.

54

55

56 Erkekte Sünnet 1  Prepisyumun (foreskin) cerrahi alınması,  İslam ve yahudi dininde (Hz.İbrahim’in Tanrı’ya verdiği sözü sembolize eder).  ABD’de doğumdan birkaç gün sonra rutin.  Hijyen ve sağlık açısından avantajı; smegma birikmez, glans kolay temizlenir, infeksiyon daha az, CA riski az (?).

57

58 Erkekte Sünnet 2  Sünnetli erkeklerin eşlerinde serviks CA oranı düşük (Green 1977),  Üriner kanal enfeksiyonu sünnetsiz çocuklarda yüksek (Wissel ve ark. 1987, Herzog 1989, Schoen 1990),  Üriner kanal enfeksiyonu sünnetsiz erişkinlerde yüksek (Spach ve ark. 1992),  Sünnet HIV’ e karşı koruma (Quinn ve ark. 1988, Marx 1989, Schoen 1990),  Sünnet cinsel yolla bulaşan diğer enf riskini azaltır (Goldenring 1990).

59 Penis boyutu  Çoğu erkekte penis boyutuyla ilgili takıntılar.  Birkaç nedenle;  herkesin olduğu gibi “normal” olmakla ilgili,  Cinsel açıdan yeterli olma isteğiyle ilişkili,  Cinsel mitler; “en büyük en iyi”, “büyük penis kadında daha fazla doyum sağlar”...  GERÇEKTE PENİS BOYUTU, KADINLARDA ÇOK KÜÇÜK FİZYOLOJİK ETKİ

60

61 Skrotum: Testis torbası  Testisleri çevreleyen, ince derili kese,  Pubik kıllarla kaplıdır,  Spermatic cord; skrotum içinde testisleri tutan bağlar,  Kan damarları, sinirler ve cremaster kasını içerir.  Cinsel uyarılma, egzersiz ve soğuk CM’in kasılmasına neden olur, testisler vücuda yaklaşır,  Sıcak havada skrotum gevşer, testisler havada asılı  Bu refleks testislerin sabit bir sıcaklıkta kalmasına yardımcı,  Sperm üretimi için sıcaklık önemli.

62 Testisler 1  “testify” (lat.:tanıklık etme)  Eski Romalılar yemin ederken ellerini İncil yerine testisler üzerine  Her iki testis aynı büyüklükte (5x2x3 cm),  Biri diğerine göre daha aşağıda (gn. Soldaki, ancak özellikle bazı sol elli erkeklerde sağdaki),  büyüklük farklılığı tıbbi değerlendirmeyi gerektirir.  Dokunma ya da basınca aşırı duyarlı.  scrotumun okşanması, testislerin hafifçe sıkılması uyarıcı.

63 Testisler 2  İki farklı işlev; hormon ve sperm üretimi.  Leydig hücreleri hormon üretir (testesteronun %95’i, az miktarda östrojen ve inhibin),  İnhibin sperm üretimini kontrol eder.  Sperm seminifer tübüllerde üretilir,  Sperm üretim işlemi 70 günde tamamlanır, pubertede başlar,  Yılda milyarlarca sperm üretilir.

64 Epididim, Vas Deferens  Seminifer tübüller epididim içine açılır,  Spermler bu uzun yolu haftalar içinde katederek olgunlaşır,  Vas 40 cm uzunluğunda bir tüp, spermatik kord içinden geçer,  Vasektomide iki taraf vas kesilir.

65 Prostat ve ilişkili organlar 1  Prostat ceviz büyüklüğünde,  muskular ve glandüler yapılardan oluşur  Seminal sıvının (ejak sıvısı) %30’unu P salgılar  Prostat en iyi rektal muayenede değerlendirilir,  Enfekte olabilir ve kanser oluşabilir.

66 Prostat ve ilişkili organlar 2  Seminal sıvının %70’i seminal vezikülden  Her ejakulat 3-5 ml semen (sem sıvı+sperm)  1 ml semen içinde milyon sperm,  Sperm miktarı ejak sıklığıyla değişken,  Semen rengi beyaz, sarı ve gri tonları arasında değişir,  Kremsi ve yapışkan kıvamda  Ejak sonrası önce daha katılaşır sonra hızla erir.  Sem sıvı su, mukus yanında bir çok kimyasal içerir;  Şeker, spermlerin enerji kaynağı; bazlar, üretra ve vajinanın asiditesini nötr; PG, uterus ve fallopları kontrak., sperm hareketini kolaylaştırır.

67 Prostat ve ilişkili organlar 3  Cowper bezleri iki adet bezelye büyüklüğünde,  Prostatın hemen altında,  Ejak öncesi sıvıyı üretir uyarılma esnasında salınır,  Üretranın asitini nötralize eder,  Bazen içinde birkaç canlı sperm olabilir!!

68 Memeler  Erkekte kadına göre çok daha az yağ ve glandüler doku,  Basınç ve dokunmaya daha az duyarlı,  Bazı erkekler meme uçlarının uyarılması ile cinsel olarak uyarılır.  Ergenlerin %40-60’ında memede büyüme (1-2 yıl içinde geriler)  Östrojen alımı ile memede büyüme. (transeksüeller)

69 Diğer erojen bölgeler Genitaller dışında vücudun pek çok yeri potansiyel uyarılma kaynağı:  En büyük duyu organı olan deri,  Uyluk,  boyun  Perine  Ağız, dudaklar, dil  Anüs, rektum ve kalçalar

70 CİNSEL FİZYOLOJİNİN (CİNSEL DAVRANIŞ) ARAŞTIRILMASI  Kinsey ve ark.: insan cinsel davranışı ile ilgili araştırmalar,  William Masters ve Virginia johnson (1954); “İnsanda cinsel davranış, 1966”.  Helen Singer Kaplan ( ): Bifazik, trifazik CYD.

71 CİNSEL YANIT DÖNGÜSÜ  M&J 312 erkek ve 382 kadında 10 binden fazla cinsel aktivite epizodlarını gözlemlemişler,  insan cinsel yanıtı: 4 aşamalı bir döngü Uyarılma (excitement), plato, orgazm ve çözülme (resolution).  Bu model CİB’in çağdaş sınıflandırmalarında temel.

72 CİNSEL YANIT DÖNGÜSÜ  İnsan cinsel yanıtında iki temel fizyolojik reaksiyon;  Vazokonjesyon; uyarılma esnasında genitaller ve kadın meme dokuları içindeki kan konsantrasyonunda artış,  Nöromuskuler gerilim; kas ve sinirler içinde enerji üretimi artar.

73

74 Uyarılma (excitement)  Temel olarak bedende yaygın vazokonjesyon ve nöromuskuler gerilim (myotoni)  Uyaranın yoğunluğuna, süresine, kişinin fiziksel ve psikolojik durumuna göre kısa, uzun ya da aralıklarla sürebilir.  Çözülme evresiyle birlikte bu evre CYD’de en çok yer kaplayan aşamalar.

75 plato  Uyarılma yoğun ise plato evresi başlar,  vazokonjesyonun en yüksek noktaya kadar ulaşmasıyla karakterize,  Cinsel gerilim ve cinsel haz duygusu giderek artar ve orgazma geçilecek noktaya dek sürer.

76 Orgazm 1  Süre açısından en kısa, cinsel haz açısından en yoğun yaşanan evre,  bu evrede haz duygusuyla ilişkili olarak; erkekte ejakulasyon  kadında ise perine ve vajina etrafındaki kaslar ile vazokonjesyon ile büyüyen dokuların ritmik refleks kasılmaları.

77 Orgazm 2  Hem kadın hem erkekte tüm vücutta yüksek düzeyde myotoni,  Platonun geç fazında ya da orgazm esnasında yüz kaslarında “grimas”  Orgazmın pik aşamasında ellerde ya da bacaklarda kasılma ya da kramplar,  Tüm vücutta bir anlık rijit durum.

78 Çözülme  Her iki cinste orgazmın ya da orgazm olmamışsa platonun ardından, fizyolojik değişiklikler aynı sırayı takip ederek kaybolur,  Kadında bu evrenin herhangi bir aşamasında uyarı ile yeni bir O evresine geçiş,  Erkekte refrakter dönem: çözülme evresi zorunlu tamamlanır.  BU DÖNEMDE, O EVRESİNE GİRMELERİ VE EJAKÜLASYON MÜMKÜN OLMAZ.  RD yaşa, çevresel etkenlere, uyaranın özelliğine göre değişir.

79

80 Uyarılma-kadında  İlk işareti lubrikasyon (10-30 sn içinde başlar)  Vajinanın iç üçte ikisi genişler (7-8 cm uzunluk 9-11 cm; 2 cm çap 5-6 cm olur),  Uterus ve serviks bir miktar yukarıya kalkar,  Dış dudaklar yassılaşır, dışa doğru açılır,  İç dudakların çapı genişler,  Klitorisin büyüklüğü vazokonjesyonla artmıştır,  Meme uçları dikleşir, meme üzerindeki venler görünür hale gelir,  Memelerin büyüklüğü hafifçe artabilir.

81 Uyarılma-kadında  Transüda olarak isimlendirilen hücreler arası sıvı vajina duvarlarındaki vazokonjesyondan.  birleşme sırasında kayganlığı sağlar,  Başlangıçta nemli gibi, giderek miktarı artar vajina dışına (pozisyona göre) akar,  Kıvamı, miktarı ve kokusu kişiden kişiye ve aynı kişide zamana göre değişir,  Lubrikasyon miktarı uyarılma düzeyini belirlemek için yeterli bir gösterge değil.

82

83 G noktası: Grafenberg n.  Erotik uyarılmaya özel bir duyarlılığı olan,  vajina ön duvarının pubik kemik ile serviks arasında kalan bölgesi,  Uyarılması orgazmın daha yoğun hissedilmesini, ya da multipl orgazmı sağlar??  Grafenberg, (Alman jinekolog, 1950), tanımlamış,  Ladas, Whipple, Perry (1982); 400’den fazla kadında G noktasını belirlemişler,  Bu kadınların %10’unda üretradan bir sıvı ejakülasyonu olmuş,  Bu ejakulasyonun rudimenter prostat dokusundan (mesana altında) kaynaklandığı öne sürülmüş.

84

85 Plato-kadında  Vajinanın dış 1/3 kısmı ileri derecede vazokon ile genişler,  İç dudaklarda pembeden kırmızıya doğru renk değişikliği,  Klitorisin bütün gövde ve başı büzülerek çekilir,  Uterus pelvis içinde tam yükselir,  Memede areola genişler, meme büyüklüğü max, venler iyice belirgin.

86 Plato-kadında  Bu evrede genital vazokonjesyon yanında sistemik vazokonjesyon belirtileri:  Karın çevresindeki (makulopapüler) kızartılar: memeler, kollar, sırt ve kalçaya yayılır  Platonun sonuna doğru belirginleşen myotoni, hiperventilasyon, taşikardi, kan basıncında artma, dış rektal sfinkter ile gluteal kaslarda kasılma

87

88

89 Orgazm-kadında  vajinanın dış 1/3 lük kısmında, uterus kaslarında, ritmik kasılmalar,  kasılmaların şiddeti ve sayısı kişiden kişiye oldukça değişkendir,  Genellikle 3-5 bazen defa kasılma olur  Başlangıçta çok güçlü ve kısa aralıklarla olan bu kasılmaların, gittikçe şiddeti ve aralık süresi uzar.  anal sfinkterde de istemsiz kasılmalar olabilir.  Plato evresinin sonuna doğru belirginleşen kaslardaki gerilim, hızlı nefes alıp verme, kalbin hızlı çarpması, kan basıncında artma orgazm boyunca da sürer.

90

91 Orgazm-kadında  Kadında orgazm hakkında pek çok tartışmalar,  İlki psikanalitik teoride; klitoral O immaturiteyi gösterir,  FİZYOLOJİK OLARAK TÜM KADIN O AYNI REFLEKS YANIT PATERNİNİ İZLER,  Bazı kadınlar birleşmede O’ı tercih ederken, diğerleri masturbasyonla O,  Bir çalışma, çoğu kadında masturbasyonla O’ın daha çok tatmin edici olduğunu göstermiş (Hite 1977),

92 Orgazm-kadında  Koital orgazm sağlıklı bir cinsel deneyimin göstergesi Mİ?  çalışmalar, düzenli cinsel birleşme yaşayan kadınların %40- 50’sinde koital O  Otoriteler: anksiyete, partnerler arasındaki kötü iletişim, hostilite, güvensizlik ve düşük kendilik değeri koital O engeller.  Çoğu araştırmacı, kadınların çoğunun cinsel tatmin için O gerekliliğini düşünmediğine inanırken,  Bir çalışma kadında erkeğe göre O’ın cinsel tatmin için daha anlamlı olduğunu bulmuş (Waterman & Chiauzzi 1982).  “Çok O yaşayan kadın cinsel yaşamında en mutlu kadındır” GEÇERSİZ görüş

93

94

95 Uyarılma-erkekte 1  Uyarılmanın ilk belirtisi peniste ereksiyon,  Glansta büyüme,  skrotal deride kalınlaşma, gerilme  testislerde yükselme.  Bazı erkeklerde de meme uçları dikleşir.  Prostat gibi iç organlarda ya çok az değişiklik olur ya da olmaz.

96 Uyarılma-erkekte 2  fiziksel ve/veya psikolojik uyarılma olmasına karşın erek gerçekleşmeyebilir (anksiyete ve yorgunlukta).  Ereksiyon uyaran devam ediyorsa uzun sürdürülebilir  Ancak, uyarılma ya da plato boyunca cinsel uyaran dışında bir uyarı ereksiyonu kısmen ya da tamamen kaldırabilir  Cinsel uyaran sürdürülürse erek tekrar sağlanabilir.

97

98 Plato-erkekte  Korona glandis bölgesinde bir çap artışı,  Glansda kadınlardaki küçük dudaklarda görülen renk değişikliğine benzer bir koyulaşma,  Testislerde belirgin bir büyüme ve yükselme  Cinsel uyarının çok arttığı orgazm öncesi dönemde cowper bezlerinden salınan mukoid bir sıvının üretral açıklıktan dışarıya aktığı gözlenir.  Kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de genital organlardaki lokal kanlanma artışının yanında sistemik kanlanma artışı belirtileri olur.

99

100 Orgazm-erkekte 1  Bu evrede ejakulasyon gerçekleşir,  Ejakulasyonu M & J iki aşamalı olarak tanımlamışlardır:  Emisyon; boşalmanın kaçınılmaz bir şekilde gelmekte olduğu duygusu yaşanır,  semenin prostat kanalında biriktiği ve prostat yolundan üretraya çıktığı zamana denk  Ejakulasyon; perine ve bulbokavernöz kasların kasılmasıyla birlikte semen üretral açıklıktan dışarı boşalır, Doruk haz duygusu çoğunlukla eşlik eder.

101

102 Orgazm-erkekte 2  ORGAZM VE EJAK TEK VE AYNI SÜREÇ DEĞİLDİR.  Orgazm, pelvik bölgede ve vücudun diğer ilgili yerlerinde birden başlayan ritmik kas kontraksiyonları;  Yoğunlaşan cinsel gerilimin boşalımına zihinsel duyumlar eşlik eder,  derin bir sıcaklık ya da basınç hissi ile başlar (bazen zonklama eşlik eder),  anal sfinkter, rektum, perine ve genitallerde birden başlayan, yoğun, haz verici kontraksiyonlar.

103

104 Orgazm-erkekte 3 EJAKÜLASYONA BAZEN ORGAZM EŞLİK ETMEZ.  ergenlik öncesinde,  prostat hastalıklarında ve  bazı ilaçlar

105 Orgazm-erkekte 4 ORGAZMA BAZEN EJAKÜLASYON EŞLİK ETMEZ.  Bazı nörolojik hastalıklar  Retrograd ejakülasyon:  Prostat cerrahi ameliyatları  Multiple skleroz  Diabetik nöropati  İlaçlar:  Antihipertansif: guanetidin  Antidepresan: MAOİ, SSRI (?)

106 Çözülme (Resolution)

107 Kaplan’ın bifazik modeli 1974’te “The New Sex Therapy” kitabında cinsel yanıtın bifazik niteliğine dikkat çekmiş, Cinsel yanıt, tek ve bağımsız bir bütünden çok görece bağımsız iki ayrı bölümden oluşur, A)GENİTAL VAZOKONJESYON M&J uyarılma ve plato evrelerine denk, parasempatik inervasyon B)KONTRAKSİYON AŞAMASI; orgazm sağlayan refleks, klonik kas kontraksiyonları Sempatik inervasyon

108 Kaplan’ın trifazik modeli  Kaplan 1979’da cinsel istek aşamasını tanımlıyor: Trifazik cinsel yanıt modeli,  Cinsel istek aşaması:Diğer evrelerden bağımsız, karmaşık nöroendokrin ve psikolojik süreçlerin belirlediği evre.

109 Klinik sendromlardaki indirgemeci kavramlar değişti EMPOTANS FRİJİDİTE  CİNSEL İSTEK  UYARILMA  ORGAZM

110 Kaplan’ın trifazik modeli 2 EvreFizyolojik süreçSendromlar 1.istek MSS’deki cinsel merkezlerin aktivas; yeterli endokrin sistem desteği Cinsel istek boz 2.uyarılmaVazokonjesyon; erkekte erek, kadında lubrikasyon Erkekte erek boz Kadında uyar boz 3.OrgazmRefleks kas kontr Erk ejak, kadın orgazm Erkekte ejak boz Kadın orgazm boz

111 Cinsel işlev ve davranışın nöroendokrin düzenlenişi  Cinsel yanıt cinsel organlar, sinir sistemi ve endokrin sistem ile nörokimyasal, nörofizyolojik ve psikolojik süreçlerin karşılıklı etkileşimi ile belirlenir.  Hastalıklar, olumsuz çevre koşulları, ilaçlar, alkol vb etkenler cinsel işlevleri etkiler.

112  Cinsel organlar ve diğer bölgelerden gelen sinyaller beyinde odaklanır.  Beyinden çevresel sinirler ve spinal kord aracılığıyla vücudun ilgili yerlerine kimyasal ve elektrik impulslar

113

114 Bölge Cinsellikle ilişkili olduğu düşünülen işlevleri Serebral korteks Duyusal ve bilişsel bilgiyi işleme, sonraki algı ve bilişlerin yorumlanabilmesine katkıda bulunacak bilgiyi depolama Frontal korteks Cinsel seçim ve eğilimleri oluşturmaya yardımcı geçmiş deneyimlere ait anıları depolama, kişilerarası ilişkiler ve cinsel öğrenme süreci Limbik sistem Algıların işlenmesi ve yönlendirilmesi Cinsel emosyonların düzenli aktivasyonu Aversiyon, agresyon, dövüş/kaçış tepkisi, fobik reaksiyonlar bölgesi

115 Bölge Cinsellikle ilişkili olduğu düşünülen işlevleri Bazal gangliyon İnisiyatif alma/başlatma, zevk almayı stimül. Cinsel yanıt aşamasında duyguları güçlendirme İlgi ve isteği aktif eyleme dönüştürme Hipotalam *ant med preoptik n. Aktif cinsel davranışın oluşmasını sağlar, Maskulen cinsel davranışı yönetir, Cinsel uyarılma sırasında işlev eşgüdümünü sağlar *pos ventromed n. Pasif cinsel davranışı yönetir, feminen davranış Östrojen/serotonin aktivasyonu Spinal reaksiyonlarla ilişkili HipofizBeyindeki hormonal mesajları iletir, Regüle edici hormon salgılar

116 Cinsel uyarılma kaynakları  FİZİKSEL TEMAS: okşama, öpüşme..  SÖZEL İLETİŞİM  GÖRSEL MALZEMELER: çıplaklık, dekolte giyim.

117  Cinsel düşünceler, duygular ya da imajların olmadığı durumlarda cinsel yanıt parçalı ya da tam değil.  Kişi gözlerini kapatıp yalnızca hayal etmekle uyarılırken,  Yoğun fiziksel temas ile hiç uyarılma olmayabilir.

118 SistemlerDüzey,etkinlik değişikliği Cinsel işleve etki Adrenerjik alfa-1 Adrenerjik beta-2 Kolinerjik Dopamin Histamin Adrenerjik alfa-2 MAO Serotonin GABA

119 Kadın cinselliğinde endokrin temel 1  İlk sırada; östrojen ve progesteron,  gonadotropin hormonların kontrolü altında overler tarafından üretilirler,  ÖSTROJEN vajina mukozasının normal durumunun sürekliliği için gerekli,  cinsel uyarı olduğunda lubrikasyon ve kabarmadan sorumlu.  Androjenler; over ve adrenal kortekste üretilir,  düzeyi ovulasyon döneminde küçük oranlarda değişir.

120 Kadın cinselliğinde endokrin temel 2  ANDROJEN cinsel ilgi, istek ve arzu ile ilişkili  ÖSTROJEN cinsel birleşme isteğinden sorumlu  TESTESTERON masturbasyona yönlendirir (Myers, 1990).  PROGESTERON aktif sevişme ve cinsel istek duygularını bastırır, analık ve sarılma duygularını artırır.

121 Erkek cinselliğinde endokrin temel  Temel seks hormonları, testesteron, dihidrotestesteron, androstenedion,  Testesteron ve androstenedion, LH hormonunun kontrolü altında testislerde bulunan Leydig hücrelerinde,  Küçük miktarlarda androjen (özellikle dihidrotestesteron) böbrek üstü bezlerinde üretilmekte.

122 Erkek cinselliğinde endokrin temel TESTESTERON  Cinsel ilgi ve isteğin sürdürülmesinde ve  ejakulasyon kapasitesinde önemli rol  Ereksiyon oluşumunda ve sürdürülmesinde doğrudan rolü yok.  Hipogonadal erkeklerde ereksiyon bozuklukları her zaman görülmez.

123

124 HormonlarDüzey, etkinlik değişikliği Cinsel işleve etkisi Dehidroepiandost Testesteron Östrojen (kadın) GH LHRH Oksitosin Östrojen (erkek) Progesteron Prolaktin Troid horm Kortizol

125 Menstrüel döngü  Birbiriyle örtüşen 5 paralel süreçten oluşur:  Foliküler faz: FSH folikül büyümesini uyarır.  Ovulasyon: olgun yumurta salınır.  Luteal faz: CL’den PG salınımı ile uterus haz.  Premenstrüel faz: döllenme olmaz, CL dağılır (3-6 gün)  Menstrüasyon: endometrium katı atılır, kanama başlar.  Tam bir döngü gün (ort 28)

126

127 Premenstrüel sendrom Sebepler  Psikosomatik  Beyin NT anormalliği  Vit eksik (A, B)  Düşük kan şekeri  Sıvı retansiyonu  Hormonal  Östrojen fazla  Proges az  Antidiüretik hormon fazla  Hormon alerjisi Tedavi  Egzersiz  Diet (az şeker ve tuz)  Doğum kontrol hapı  Progesteron  Vitamin  Diüretikler  Yatıştırıcı ilaç  Danışmanlık

128 Menstrüel döngü ve cinsellik  Bazı araştırmalar ovulasyon döneminde cinsel aktivite artışı (James 1971, Kolodny ve bauman 1979)  Bazılarında ovulasyonda ilgi artışına kanıt bulunamamış (Persky 1978, bancroft 1984)  Foliküler ve luteal fazda yüksek düzeyde vajinal vazokonjesyon (Schreiner-Engel ve ark 1981)  “Mens döneminde cinsel aktivite her iki partner için de tehlikeli”görüşü temelsiz (Masters ve Johnson 1966).

129 Yaşlanmanın kadın cinselliğine etkileri 1  Gebelikte, yaşlı ya da menopoza girmiş kadınlarda cinsel istek YOK (?) YANLIŞ  cinsel uyarılabilirlik otuzlu yaşlarda en yüksek DOĞRU

130 Yaşlanmanın kadın cinselliğine etkileri 2  yaşlanmanın temel etkileri menapozla birlikte  östrojen düzeyi azalır  vajinal mukoza incelir,  lubrikasyon azalır,  uyarılmada klitoral genişleme, memelerde büyüme ve meme uçlarında ereksiyon daha az,  DAHA AZ SIKLIKLA ORGAZM.  orgazm yoğunluğu daha az,  perineal kaslardaki atrofi nedeniyle orgazmın kas komponenti daha sınırlı,  çözülme evresi daha hızlı

131 Yaşlanmanın erkek cinselliğine etkileri  Testesteron seviyesinde kademeli azalma,  yaşlanmayla birlikte tüm vücutta gelişen genel fonksiyon azalmasının bir sonucu;  ereksiyon kapasitesi azalır.  cinsel yanıt döngüsünde birçok evrenin süresi ve yoğunluğu azalır  tam ereksiyonun sağlanması için daha uzun süre ve daha fazla uyarı.

132 Yaşlanmanın erkek cinselliğine etkileri  Ejakülasyon öncesi daha uzun süre uyarı gerek,  ekakülasyonun akış hızı ve semen miktarı azalmış,  Çözülme evresi ejakülasyonu takiben hızla gelişir,  Refrakter peryod belirgin bir şekilde uzamış,  “düzenli cinsel akt sürdüren erkek yaşlanmanın tüm etkilerinden en az oranda etkilenir”

133 Yaşlanmanın cinselliğe etkisi: Bir araştırma  (Persson 1980, İsveç) “ 70 yaşlarında 166 erkekle yapılan çalışmada, %46’sı cinsel aktif  “70 yaşlarındaki 266 kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, %16’sı cinsel birleşmeye devam”


"CİNSEL ANATOMİ VE FİZYOLOJİ DR.ÖZAY ÖZDEMİR. CİNSEL ANATOMİ VE FİZYOLOJİ  Kadın cinsel anatomisi  Erkek cinsel anatomisi  Diğer erojen bölgeler  Cinsel." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları