Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Ortadoğu'yu kimyasal silah üretmekle suçlayan ABD, anayasasına göre yurttaşlar üzerinde gizli askeri deney yapılması yasal oldundan bakın ne insanlık dışı.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Ortadoğu'yu kimyasal silah üretmekle suçlayan ABD, anayasasına göre yurttaşlar üzerinde gizli askeri deney yapılması yasal oldundan bakın ne insanlık dışı."— Sunum transkripti:

1 Ortadoğu'yu kimyasal silah üretmekle suçlayan ABD, anayasasına göre yurttaşlar üzerinde gizli askeri deney yapılması yasal oldundan bakın ne insanlık dışı deneyler gerçekleştirdi. 'Kitle imha silahları geliştirmekle' suçladığı Irak'ı işgal eden, ardından da benzer nedenlerle Suriye, İran ve Kuzey Kore'yi hedef göstermeye başlayan ABD, yıllardır kimyasal ve biyolojik silah geliştirmek uğruna yaptığı sayısız deneyde kendi yurttaşlarını kullandı. Üstelik Amerikan anayasasına göre yurttaşlar üzerinde gizli askeri deneyler yapılması yasaldı yılından itibaren yirmi yıl süreyle yürürlükte kalan bu madde, Körfez Savaşı'ndan sonra bazı sivil örgütlerin girişimiyle böyle bir yasadan haberdar olan halkın tepkisi üzerine 1997 yılında geri çekildi. Amerikan istihbaratı ile Savunma Bakanlığı'nın çoğu zaman ortaklaşa gerçekleştirdiği bu deneylerin başlangıç tarihi, 1930'lara kadar uzanıyor. II. Dünya Savaşı'nın ardından Almanların ve Japonların bu konudaki deneyiminden de yararlanan ABD, Soğuk Savaş sırasında dünyanın en korkunç biyolojik silah deposu haline geldi. Nazi savaş suçluları çalıştırıldı ABD'nin 34. başkanı General Dwight D. Eisenhower 'ın Nazi savaş suçlularına çalışmalarını Amerika'da devam etmeleri karşılığında dokunulmazlık verdiği biliniyor. Almanların sayısız insan hayatı ve hayal bile edilemeyecek işkenceler karşılığında elde ettikleri bilgileri edinmek isteyen Eisenhower, Nazi toplama kamplarında gerçekleştirilen araştırmalardan ''yararlanılması'' emrini vermişti. Daça toplama kampında Yahudiler üzerinde gerçekleştirdiği korkunç deneylerle tanınan Dr Hubertus Strughold ve onun gibi 34 Nazi ''bilim adamı'' uzay tıbbı çalışmalarına Amerikan topraklarında devam edebilmeleri için Teksas, San Antonio'daki Randolph Hava Kuvvetleri Üssü'ne getirildi. Ataç Projesi kapsamında toplam 3 bin kadar Nazi savaş suçlusuna ABD ve Kanada topraklarında çalışma izni verildiği tahmin ediliyor. Tarihçiler ve bilim adamları, CIA tarafından Amerikan ve Kanada (başta MKULTRA projesi olmak üzere ABD'de yapılan bazı deneylerin bir ayağı da Kanada'da sürdürülmüştür) vatandaşları üzerinde gerçekleştirilen deneylerin çoğunun Nazi ölüm kamplarında yapılan insanlık dışı deneylerin bir devamı olduğunu ortaya koymuşlardır. Zihin kontrol deneyleri Soğuk Savaş'la birlikte Rusların zihnin kontrolü alanında kaydettikleri ilerlemelere karşılık CIA da zihin kontrol tekniklerine olan ilgisini ve bu konudaki araştırmalarını yoğunlaştırdı. Dehşet veren araştırmalarda, psikotropik ilaçlar kullanılarak beyin yıkama ve insan zihnini kontrol etme deneyleri yapıldı. Vietnam Savaşı sırasında sorgulanan insanları itirafa zorlamak için aynı yöntemler kullanıldı. Belki de tüm bunlar arasında en rahatsız edici olanı, belgelerin büyük bölümü sonradan CIA tarafından yok edildiği için ve ilgili kişilere ulaşılamadığı için insan kobaylar üzerinde yapılan deneylerin gerçek boyutlarının bilinmiyor olması. Zihin kontrolü deneyleri arasında en acımasız ve en geniş kapsamlı olanı 50'li yıllarda başlayıp 70'lere kadar süren ünlü MKULTRA projesiydi. Üniversitelerde, hapishanelerde, akıl hastanelerinde, yetimhanelerde ve uyuşturucu bağımlıları rehabilitasyon merkezlerinde yürütülen deneylerin yanı sıra kentlerin olası bir saldırıya karşı ne kadar dirençli olduğunu ölçmek için kalabalık yerleşim birimleri de kimyasal ve biyolojik maddelere maruz bırakıldı. ABD'nin insanlık dışı deneyleri

2 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1931 Dr. Cornelius Rhoads, Rockefeller Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü'nün gözetiminde insan deneklere kanser hücreleri aşıladı. Daha sonra Maryland, Utah ve Panama'da ABD Ordusu Biyolojik Silah tesislerini kurdu ve ABD Atom Enerjisi Komisyonu'na tayin edildi. Buradaki görevi sırasında Amerikan askerlerine ve hastanelerde yatan sivil hastalara radyoaktif madde verilmesini içeren bir dizi deneye başladı.

3 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1932 Tuskegee Frengi Araştırmaları başladı. Frengi teşhisi konulmuş ancak hastalıkları kendilerine bildirilmemiş 200 siyah erkek tedavi edilmek yerine hastalığın seyrini ve belirtilerini izlemek amacıyla kobay olarak kullanıldı. Sonuçta hepsi frengiden ölen bu insanların ailelerine onların aslında tedavi edilebilecekleri asla söylenmedi.

4 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1935 Pelagra Olayı: Milyonlarca insan 20 yıl içinde Pelagra'dan (vitaminsizlikten kaynaklanan bir hastalık) öldükten sonra ABD Kamu Sağlığı Hizmetleri Ajansı nihayet hastalığın kökenine inmek için harekete geçti. Ajansın müdürü en az 20 yıldır Pelagra'nın niasin eksikliğinden kaynaklandığını bildiklerini, ancak ölümlerin büyük kısmı yoksul siyah halk arasında gerçekleştiğinden harekete geçmediklerini itiraf etti.

5 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1940 Chicago'daki 400 tutukluya yeni ve deneysel ilaçların etkilerinin araştırılması amacıyla sıtma mikrobu enjekte edildi. Daha sonra Nürmberg'de yargılanan Nazi doktorlar, Soykırım sırasında kendi yaptıklarını savunmak için bu Amerikan araştırmasını örnek gösterdiler.

6 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1943 Japonya'nın tam kapsamlı biyolojik silah programına karşılık ABD de Fort Detrick askeri üssünde biyolojik silahlarla ilgili araştırmalar başlattı.

7 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ Amerikan Donanması gaz maskelerini ve koruyucu kıyafetleri denemek i ç in insan kobaylar kullandı. Gaz odasına kapatılan bu denekler hardal gazı ve levisit'e maruz bırakıldı.

8 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1945 Ata ç Projesi başlatıldı. Nazi bilim adamlarını işe alan ABD Dışişleri Bakanlığı, Ordu İstihbarat ve CIA, onlara ABD'de ç ok gizli h ü k ü met projelerinde ç alışmaları karşılığında dokunulmazlık ve yeni kimlikler verdi. ''Program F'', ABD Atom Enerjisi Komisyonu tarafından başlatıldı. Bu program, atom bombası ü retimindeki en ö nemli kimyasal maddelerden biri olan 'florid' in insan sağlığı ü zerindeki etkilerini araştıran en geniş kapsamlı ç alışmaydı. Araştırma sırasında floridin insanoğlunun bildiği en zehirli kimyasallardan biri olduğu ve merkezi sinir sistemi ü zerinde b ü y ü k hasara yol a ç tığı anlaşıldı; ancak elde edilen bilgilerin b ü y ü k b ö l ü m ü atom bombalarının yapımının engelleneceği korkusuyla ulusal g ü venlik adına gizli tutuldu.

9 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1946 Savaş gazilerine hizmet veren hastanelerdeki hastalar, tıbbi deneylerde kobay olarak kullanıldı. Kuşkuları ortadan kaldırmak i ç in ne zaman b ö yle bir hastanede ger ç ekleştirilen bir ç alışmayla ilgili rapor hazırlansa, ''deney'' s ö zc ü ğ ü yerine ''araştırma'' ya da ''inceleme'' s ö zc ü klerinin kullanılması emredildi.

10 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ ABD Atom Enerjisi Komisyonu, insan deneklere damardan radyoaktif maddelerin verileceği deneylere başlayacağını bildiren gizli bir belge yayımladı. CIA, Amerikan istihbaratı tarafından silah (zihin kontrol, beyin yıkama aracı) olarak kullanılabilmesi i ç in LSD araştırmalarına başladı. Hem sivil hem asker denekler haber verilerek ya da verilmeyerek bu deneylerde kullanıldı.

11 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1950 Savunma Bakanlığı, n ü kleer silahların çö llerde denenmesi ve bombanın etki alanı i ç inde kalan insanların sağlık problemlerinin ve ö l ü m oranlarının g ö zlenmesi i ç in planlar yapmaya başladı. Amerikan kentlerinin bir biyolojik saldırı durumunda ne ö l çü de zarar g ö receğini belirlemek i ç in ABD donanmasına bağlı gemiler San Francisco kentine bakteriden oluşan bir bulut p ü sk ü rtt ü. Ç ok sayıda insan zat ü rree benzeri belirtiler g ö stererek hastalandı.

12 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1951 Savunma Bakanlığı hastalığa neden olan bakteri ve vir ü slerin kullanıldığı a ç ık hava deneyleri başlattı yılına kadar s ü ren bu deneylerde geniş kitlelerin bu bakterilere maruz kaldığından kuşkulanılıyor.

13 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1953 ABD ordusu, kimyasal maddeleri dağıtmak konusunda ne kadar etkin olduklarını belirlemek amacıyla Fort Wayne, Minneapolis, Winnipeg, St Louis ve Leesburg, Virginia'da ç inko kadmiyum s ü lf ü r gazıyla y ü kl ü bulutlar saldı. Ordu, Donanma ve CIA'nın ortaklaşa ger ç ekleştirdiği deneylerde New York ve San Francisco'da yaşayan on binlerce kişi solunum yoluyla bulaşan mikroplara maruz bırakıldı. CIA, MKULTRA projesini başlattı. Resmi olarak 11 yıl s ü ren bu araştırma programı, zihin kontrol ü nde kullanılabilecek ila ç ların ve biyolojik silahların ü retimi ve denenmesi i ç in tasarlanmıştı.

14 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1955 Geniş kitlelere biyolojik maddeleri bulaştırabilme yeteneğini ö l ç mek isteyen CIA, ordunun biyolojik silah cephaneliğinden alınmış bir bakteriyi Florida'daki Tampa K ö rfezi'ne saldı.

15 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1956 Amerikan ordusu, sıtma mikrobu taşıyan sivrisinekleri Georgia'nın Savannah ve Florida'nın Avon Park b ö lgelerine bıraktı. Her deneyin ardından kendilerini kamu sağlığı g ö revlileri olarak tanıtan ordu ajanları mikrobun kurbanlar ü zerindeki etkilerini inceledi.

16 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1960 Savunma Bakanlığı, Avrupa ve Uzakdoğu'daki halklar ü zerinde LSD'yle ilgili saha denemeleri yapılması i ç in onay verdi. MKULTRA kapsamında Avrupa'da yapılan deneyin kod adı Üçü nc ü Şans Projesi, Asya'dakine de Derbi Şapkası Projesi denildi.

17 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1964 CIA ve Savunma Bakanlığı; ortaklaşa zihin kontrol tekniklerinin araştırıldığı MKSEARCH Projesi'ni başlattı. Aynı yıl resmen sona erdirilmiş g ö z ü ken MKULTRA Projesi aslında MKSEARCH Projesi'yle birleştirilmişti. MKSEARCH Projesi, davranış ve algı bozukluklarına yol a ç an kimyasallar (uyuşturucular) yoluyla insan davranışlarını y ö nlendirme ç alışmalarına verilen ad.

18 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1965 Philadelphia'daki Holmesburg Eyalet Cezaevi'ndeki tutuklulara, ABD'nin Vietnam Savaşı'nda bitki ö rt ü s ü n ü ve ormanları yok etmekte kullandığı y ü ksek oranda zehire sahip Portakal Gazı'nın kimyasal bileşeni olan dioksin verildi. Tutukluların daha sonra kanser taramasından ge ç irilmeleri, Portakal Gazı'nın başından beri kanserojen bir madde olduğundan kuşkulanıldığını g ö sterdi.

19 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1966 CIA, yine MKULTRA'nın devamı olan Proje MKOFTEN'ı başlattı. Bu, belli kimyasalların insanlar ve hayvanlar ü zerindeki zehirleyici etkilerini araştıran bir projeydi. ABD ordusu tarafından New York kenti metrosuna Bacillus subtilis mikrobu verildi. Ordu bilim adamlarının bakteriyle dolu ampulleri havalandırma ızgaralarına atmaları sonucu bir milyonun ü zerinde insan bu zehirli havayı soludu.

20 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1967 CIA ve Savunma Bakanlığı, yine biyolojik ve kimyasal silahları denemeyi ama ç layan MKNAOMI Projesi'ni hayata ge ç irdi.

21 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1969 Savunma Bakanlığı'ndan Dr. Robert MacMahon, 5-10 yıl i ç erisinde, ''insanın bağışıklık sistemine saldıran ve hi ç bir ila ç la tedavi edilemeyen sentetik bir vir ü s geliştirmek i ç in'' Amerikan Kongresi'nden 10 milyon dolar ö denek talep etti.

22 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1970 Ö deneğin sağlanmasının ardından CIA g ö zlemi altında y ü r ü t ü len proje, ordunun ç ok gizli biyolojik silah tesisi olarak bilinen Fort Detrick'teki Gizli Operasyonlar B ö l ü m ü 'nde başlatıldı. Burada, AIDS benzeri vir ü sleri ayrıştırmak i ç in molek ü ler biyoloji teknikleri kullanıldığı yolunda spek ü lasyonlar giderek arttı. ABD, DNA'larındaki genetik değişiklikler ve varyasyonlar nedeniyle hassas olan belli etnik grupları hedef almak ve yok etmek amacıyla tasarlanmış ''etnik silahları'' geliştirme ç alışmalarını yoğunlaştırdı (Military Review, Kasım 1970).

23 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1975 Fort Detrick'deki Biyolojik Silah Merkezi'nin vir ü s b ö l ü m ü ne Fredrick Kanser Araştırma Tesisleri adı verilerek Ulusal Kanser Enstit ü s ü 'n ü n (NCI) denetimine verildi. ABD Donanması'nın burada kansere neden olan vir ü sleri geliştirmek amacıyla ö zel bir vir ü s kanser programı başlattığı tahmin ediliyor. Bilim adamları burada, aynı zamanda, hi ç bir bağışıklığın bulunmadığı bir vir ü s ayrıştırdılar. Bu vir ü se sonradan HTLV (İnsan T- h ü cresi L ö semi Vir ü s ü ) adı verildi.

24 ABD'NİN İNSANLIŞ DIŞI DENEYLERİ 1977 Senato'da yapılan oturumlarda 239 yerleşim b ö lgesinin yılları arasında biyolojik maddelerle zehirlendiği doğrulandı. San Francisco, başkent Washington, Key West, Panama Kenti, Minneapolis ve St. Louis bu b ö lgelerden sadece birka ç ı.

25 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1978 Salgın Ö nleme Merkezi (CDC) tarafından ger ç ekleştirilen deneysel Hepatit B aşılama ç alışmaları New York, Los Angeles ve San Francisco kentlerinde başladı. Araştırma denekleri bulmak i ç in verilen ilanlarda ö zellikle ç ok eşli eşcinsel erkekler arandığı vurgulandı.

26 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1981 İlk AIDS vakalarının New York, Los Angeles ve San Francisco'daki eşcinsel erkekler arasından ç ıktığı doğrulandı. Bu vakaların ortaya ç ıkması AIDS'in Hepatit B aşısı yoluyla bulaştığı y ö n ü nde spek ü lasyonların da yayılmasına neden oldu.

27 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1986 Ulusal Bilimler Akademisi Tutanakları'na g ö re HIV ve VISNA vir ü sleri, HTLV ile neredeyse aynıydı (ufak bir kısım hari ç y ü ksek oranda benzerlik taşıyordu). Bu bilgi, HTLV ve VISNA vir ü slerinin, doğada hi ç bir bağışıklığı bulunmayan yeni bir vir ü s ayrıştırmak amacıyla birleştirilmiş olabileceği spek ü lasyonlarını doğurdu.

28 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1987 Savunma Bakanlığı, biyolojik silah geliştirilmesini yasaklayan uluslararası bir s ö zleşme bulunmasına karşın, ü lke ç apında 127 tesiste ve ü niversitede araştırma ç alışmalarını s ü rd ü rd ü ğ ü n ü kabul etti.

29 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1994 Houston'daki MD Anderson Kanser Merkezi'nden Dr. Garth Nicholson, ''gen izleme'' adı verilen bir teknikle, Çö l Fırtınası Operasyonu'ndan d ö nen askerlerin bir ç oğunda, biyolojik silah yapımında kullanılan bir mikrop olan mycoplasma incognitus'un değiştirilmiş bir cinsini keşfetti. Molek ü ler yapısının y ü zde 40'ına HIV protein tabakası katılmış olması mikrobun insan yapımı olduğunu g ö stermektedir. Senat ö r John D. Rockefeller, Savunma Bakanlığı'nın en az 50 yıldır y ü z binlerce askeri personeli deneylerde kobay olarak kullandığını ve bilin ç li olarak tehlikeli maddelere maruz bıraktığını a ç ıklayan bir rapor yayımladı. Bu maddelerin arasında, hardal gazı, sinir gazı, radyasyon ve K ö rfez Şavaşı sırasında kullanılan kimyasallar bulunuyor.

30 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1995 ABD H ü k ü meti, insanlar ü zerinde tıbbi deneyler ger ç ekleştirmiş Japon savaş su ç lularına ve bilim adamlarına biyolojik silah araştırmalarıyla ilgili bilgi karşılığında maaş ve dokunulmazlık teklif ettiğini kabul etti. Dr. Garth Nicolson, K ö rfez Şavaşı'nda kullanılan biyolojik silahların Houston, Teksas ve Boca Raton Florida'da ü retildiğini ve Teksas Cezaevi'ndeki tutuklular ü zerinde denendiğini g ö steren kanıtları ortaya serdi.

31 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1996 Savunma Bakanlığı, Çö l Fırtınası'na katılan askerlerin kimyasal maddelere maruz kaldığını kabul etti.

32 ABD'NİN İNSANLIK DIŞI DENEYLERİ 1997 Seksen sekiz Kongre ü yesi, biyolojik silah kullanımı ve K ö rfez Savaşı Sendromu ile ilgili soruşturma a ç ılmasını talep eden bir mektup imzaladı.

33 Manhattan Projesi Nagasaki'yi yerle bir etti Almanya'da Adolf Hitler'in iktidara gelmesiyle Yahudi kökenlilere yapılan baskılar sonucu, aralarında dünyaca ünlü Nobel ödüllü fizikçi Albert Einstein'ın da olduğu çok sayıda değerli bilim adamı çareyi ABD'ye sığınmakta buldu. İkinci Dünya Savaşı yaklaşırken, Başkan Franklin Roosevelt'e mektup yazan ünlü fizikçi, Nazi rejiminin yakında atom bombası yapabileceği uyarısında bulundu. Roosevelt, Einstein'ın uyarısını dikkate alarak, atom bombası geliştirilmesini öngören 'Manhattan Projesi'ni devreye soktu. Ne var ki Einstein, atom bombasının yapımında rol almadığı gibi, buna açık bir dille de karşı çıkmıştı. Ancak Almanya'nın 7 Mayıs 1945'te teslim olmasının ardından atom bombası yapma işinde korkulduğu kadar ciddiyetle uğraşmadıkları ortaya çıktı. Bu proje çalışmaları sonunda ABD, yaptığı atom bombalarını, Japonya'yı teslim olmaya zorlamak için, Hiroşima ve Nagazaki'ye attı. Kendi canavarlarından korkuyorlar ABD, 10 bin kişinin katılımıyla tarihinin en büyük terör tatbikatlarından birisini düzenliyor. Beş gün sürmesi planlanan tatbikatta, biyolojik ve kimyasal silahlarla düzenlenen saldırılarda neler yapılacağı gözden geçiriliyor. Tatbikatın ilk gününde New Jersey'e biyolojik saldırı, Connecticut kıyısındaki bir limana da kimyasal saldırı düzenlendi. 16 milyon dolara malolması beklenen ve ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nca düzenlenen tatbikata İngiltere ve Kanada'dan da yetkililer katılıyor. ABD, denek olarak kullandığı insanlara LSD dahil birçok kimyasal verdi Amaç beyin kontrolü Sovyetler'in geliştirdiği düşünülen biyolojik silahları ve beyin yıkama yöntemlerini örnek alan ABD, 1947 yılında CIA'nın kurulmasıyla bir dizi zihin kontrol projesinin ilkini başlattı. ABD'ye getirilen Nazi doktorlar da bu projelerde yer alacaktı. Manhattan Projesi adı altında atom bombasını geliştiren hükümet gizli projeler konusunda büyük tecrübe kazanmıştı. Zihin kontrol deneylerinde insanların kullanıldığı bu programların kod adları, ''CHATTER, BLUEBIRD, ARTICHOKE, MKULTRA, MKSEARCH ve MKDELTA'' idi. Neredeyse tüm ülkeyi sarmış olmasına karşın yıllarca büyük gizlilikle sürdürülen bu deneylerde olan bitenden habersiz insanların, küçük çocukların, akıl hastalarının, tutukluların kullanıldığı belirlendi. Deneyler sırasında ölümlerin meydana geldiği; birçok deneğin dengesini kaybettiği ve bazılarının intihara kalkıştıkları bugün artık kesin olarak biliniyor. CHATTER (gevezelik) Projesi, Sovyetler'in casusları, esirleri itiraf ettirmek için kullandıkları ilaçların 'başarısına' karşılık olarak geliştirilmişti. Araştırma, casusların sorguları sırasında kullanılabilecek ilaçların belirlenmesi ve denenmesi üzerine odaklanmıştı. CHATTER Projesi, 1953 yılında resmen sonlandırıldı. Çalışmalarını insan davranışlarını kontrol yönünde genişletmek isteyen CIA, teşkilatın başı Allen Dulles 'ın onayıyla 1950 yılında BLUEBIRD (bir tür muhabbet kuşu) Projesi'ne başladı. Bu programın hedefleri şöyle sıralanıyordu: 1) Personelden izinsiz bilgi sızdırılmasını önleyecek bir yöntem geliştirmek, 2) Özel sorgulama teknikleri yoluyla bireyin kontrol edilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılması, 3) Hafıza geliştirme yöntemlerinin araştırılması, 4) CIA personelinin düşman kontrolüne geçmesini önlemek için savunma teknikleri geliştirmek. BLUEBIRD Projesi'nin kod adı, 1951 Ağustos'unda ARTICHOKE (enginar) Projesi olarak değiştirildi. Bu projenin hedefi de hipnoz ve çeşitli kimyasalların kullanımı yoluyla sorgulama tekniklerinin araştırılmasıydı. Bu program da 1956'da noktalandı. Ancak ARTICHOKE Projesi'nin durdurulmasından 3 yıl önce, yani 13 Nisan 1953'te CIA Başkan Yardımcısı Richard Helms 'in önerileri doğrultusunda MKULTRA Projesi başlatıldı. MK harflerinin Mind Kontrolle (zihin kontrolü, kontrolle kelimesi İngilizce 'control' ün Almanca karşılığı) kelimelerinin kısaltması olduğu tahmin ediliyor. MKULTRA Projesi kapsamında insan davranışlarını kontrol etmek amacıyla kullanılan yöntemler arasında radyasyon, elektroşok, hipnoz, başta LSD olmak üzere çeşitli kimyasallar, askeri araç gereçler, işkence aletleri, psikoloji, psikiyatri, sosyoloji, antropoloji gibi sosyal bilimler vardı. MKULTRA'nın yurtdışı için geliştirilenine de MKDELTA adı verilmişti. MKULTRA şemsiyesi altında tanımlanan 150 kadar projeden en ünlüsü olan MONARCH Projesi, resmi olarak 1960'ların başlarında Amerikan ordusu tarafından başlatıldı. (Gayri resmi olarak çok daha önceden başladığı biliniyor.) MONARCH Projesi halen ulusal güvenlik nedenlerinden ötürü 'çok gizli' olarak sınıflandırılmış durumda. Bu korkunç deneylerin gerçekleştirildiği yerler arasında 44 üniversite, 15 bilim vakfı, 12 hastane, 3 hapishane ve ilaç şirketleri bulunuyordu. Araştırmalarda dünyaca ünlü psikiyatrlar, psikologlar ve beyin cerrahları yer alıyordu. Zihin kontrol çalışmalarında CIA ile işbirliği yapanlar arasında Amerikan Psikoloji Derneği, Amerikan Psikiyatri Deneği'nin eski başkanları, Biyolojik Psikiyatri Topluluğu ve ödüllü psikiyatrlar vardı. ABD'de zihin kontrol deneyleri sadece CIA tarafından değil ABD Ordu Haber Alma Dairesi ve Ordu Kimyasal Silahlar Ofisi tarafından da yürütüldü. Askerlere birer kâğıt imzalatarak kobay olmaları sağlandı. MKULTRA belgelerinin büyük bölümü yine programı başlatan kişi olan CIA Başkanı Richard Helms'in emriyle 1972'de yok edildiği için insanlar üzerinde zihin kontrol deneylerinin gerçek boyutu belki de asla bilinemeyecek.

34 Tüyler ürperten ifadeler Biyolojik saldırı korkusuyla yaşayan ABD'de hastalalıklara karşı her türlü önlemi alınıyor. ABD'nin işgal ettiği ülkelerde ise çocuklardahil birçok kişi kullanılan silahlardan dolayı çaresiz durumda kalıyor. MKULTRA Projesi'nin ilk olarak 1975 yılında başkanlığa bağlı Rockefeller Komisyonu tarafından gün ışığına çıkartılmasının ardından Senato'nun sağlıktan sorumlu alt komitesi, CIA'nın insanlar üzerinde yaptığı deneylerle ilgili tüyler ürperten ifadeler dinledi. Günümüze kalan belgeler ve tarihçiler, bilim adamları ve gazeteciler tarafından yapılan araştırmalar, CIA'nın MKULTRA kapsamında özellikle radyasyon ve LSD'nin kullanıldığı deneylere ağırlık verdiğini gösteriyor. Bu deneyler, CIA personeline, askerlere, casuslara, fahişelere, akıl hastalarına ve sıradan insanlara tepkilerini ölçmek için, çoğu durumda deneğin haberi olmadan LSD verilmesini içeriyordu. Bu tür deneylerde eroin, meskalin, skopolamin, marihuana, alkol ve sodyum pentatol gibi maddeler de kullanıldı. MKULTRA Projesi'nde görevli biyolojik silah uzmanı Dr. Frank Olson, 28 Kasım 1953 tarihinde, kendisinden habersiz içkisine karıştırılan LSD'nin etkisi altındayken Manhattan'da bir otelin 13. katından atladı. Ailesi Dr. Olson'un gerçek ölüm nedenini 22 yıl sonra MKULTRA ile ilgili bilgiler ilk ortaya çıkmaya başladığında öğrendi. Harold Blauer adında bir profesyonel tenis oyuncusunun da gizli bir meskalin deneyi sırasında öldüğü sonradan ortaya çıktı. ABD Donanması'ndan emekli Wayne Ritchie, 1957'de katıldığı bir Noel partisinde kendisine gizlice LSD vermekle suçladığı CIA aleyhine geçen yıl 12 milyon dolarlık bir tazminat davası açtı. Biyolojik silah çalışmaları sürüyor Başkan George W. Bush, kitle imha silahları üreterek uluslararası sözleşmeleri ihlal etmekle suçladığı Irak'a harekât emri verdiği sıralarda ABD'nin, İngiliz ordusunun da yardımıyla yeni nesil biyolojik ve kimyasal silahlar geliştirme çalışmalarını sürdürdüğü iddia ediliyor. Bundan üç yıl önce İngiliz The Guardian gazetesine demeç veren ABD'li mikrobiyoloji profesörü Mark Wheelis ile İngiliz uluslararası savunma profesörü Malcolm Dando, ABD'nin biyolojik misket bombaları, antraks ve kalabalık insan gruplarının söz konusu olduğu durumlarda kullanılacak öldürücü olmayan silahlar üzerinde çalıştığını iddia etmişlerdi. CIA'NIN ABD DIŞINDAKİ PROJELERİ Yurtdışında 'üçüncü şans' CIA projeleri arasında yurtdışında da gerçekleştirilenler vardı. Özellikle yurtdışı için tasarlanan MKDELTA programı Avrupa ve Asya ayağı olarak ayrılmış ve bunlara Üçüncü Şans ve Derbi Şapkası projeleri adı verilmişti. Ancak bu konuda belgeye ulaşılamamıştır. Senato'da yapılan oturumlarda da bu projeler hakkında bilgi sahibi olan tanığa rastlanmadı. Ancak Kanada'da MKULTRA kapsamında çok çeşitli deneyler yürütüldüğünü kanıtlayan belgeler bulunuyor. Bunlardan en iyi bilineni Dr. Ewen Cameron tarafından yılları arasında Montreal'deki Allen Memorial Enstitüsü'ndeki hastalara elektroşok ve deneysel ilaçlar verilmesini kapsayan deneylerdir yılında bu deneyler ortaya çıktığında Dr. Cameron da hastalarının çoğu da ölmüştü. ABD'Lİ PSİKİYATRİST ROSS'UN ARAŞTIRMASI: 'Mançuryalı Aday' gerçekti Kişilik bölünmesi konusunda uzman olan ABD'li psikiyatr Colin A. Ross, günümüze kalan belgeler üzerinde yaptığı uzun süreli araştırmalardan sonra kaleme aldığı ''Bluebird: Psikiyatrlar Tarafından Kasıtlı Olarak Yaratılan Bölünmüş Kişilik'' adlı kitabında şöyle yazıyor: ''BLUEBIRD Projesi'nde CIA, kasıtlı olarak kişilik bölünmesi yarattığı deneklerini gizli operasyonlarda kullanmaya çalışmıştır. Belgelerin incelenmesi sonucu bu inanılmaz deneylerde, 11 yaşındaki çocukların beyinlerine elektrodlar yerleştirildiği, 7-11 yaşları arasındaki çocuklara haftalarca, her gün, günde 150 mg LSD verildiği ve elektroşok yoluyla deneklerin hafızalarının silindiği, hayvanların beyinlerine elektrod yerleştirerek kimyasal ya da biyolojik saldırılarda kullanma çalışmaları yapıldığı biliniyor. 'Mançuryalı Aday' (orijinali 1962 yılında çekilen ve beyin yıkama yöntemlerini konu alan bir film) kurgu değil gerçektir ve CIA tarafından 1950'lerde BLUEBIRD ve ARTICHOKE zihin kontrol programlarında yaratılmıştır.''


"Ortadoğu'yu kimyasal silah üretmekle suçlayan ABD, anayasasına göre yurttaşlar üzerinde gizli askeri deney yapılması yasal oldundan bakın ne insanlık dışı." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları