Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ŞÜKRAN ARKOÇ Psikolojik Danışman. AİLE EĞİTİM SEMİNERİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ŞÜKRAN ARKOÇ Psikolojik Danışman. AİLE EĞİTİM SEMİNERİ."— Sunum transkripti:

1 ŞÜKRAN ARKOÇ Psikolojik Danışman

2 AİLE EĞİTİM SEMİNERİ

3 Sevgili Veliler,Çocuğun zeka ve kişilik gelişiminin temelinde annenin ve babanın davranışlarını buluyoruz. Onların tek kişilikleri, birbirlerine olan davranış ve tutumları ve çocuklarına gösterdikleri ilgi ve davranış biçimleri gerçekten çok önemlidir. Eğitimde velinin desteği bulunmadan başarı yakalamak mümkün değildir. Aile yapısını bilmek öğrenciyi daha iyi tanıma imkanı verir.

4 Bazı çocuk ileriki yaşamında tıpkı anne ve babası gibi davranır.

5 Bazı çocuk öyle zorlanmıştır ki, reaksiyon olarak, kendisine yöneltilen davranış ve eğitim tarzının tam tersini seçer.

6 Bazıları da, kendi anne ve baba davranışlarını bilinçli bir yorum süzgecinden geçirir ve en iyisini, en doğrusunu uygulamaya çalışır.

7 Çocuk hep inceler; bilir misiniz? Belli ederek ya da etmeyerek çocuk hep inceler. Ve zamanı gelince öyle bir konuşur ki şaşırır büyükler.

8 Çocuk için okul hem aile yaşamının devamı, hem de dış dünyaya açılan ilk kapıdır. Bu eğitim kurumu, çocuğa bir şeyler öğretmekle görevini tamamlamış sayılamaz. Yuva sıcaklığını devam ettirerek, çocuğu dış dünya ile uyum sağlamaya hazırlayacaktır, okul... Bu yönden çocuğun ikinci evi, ikinci yuvası sayılır.

9 Çoğu kez evdeki sorunlar, okulda devam eder. Çocuk, zekası, yetenekleri, ve kişiliği ile ikinci annesinin, yani öğretmeninin elinde ve gözetimindedir. Ona eğilecek, onu anlayacak, onu eğitecek ve değerlendirecek öğretmeninin...

10 Tüm ömrünü eğitim ve öğretime adamış bir öğretmenin şu sözleri üzerinde dikkatle durmaya değer: “Çocuğun sorumlu ve bilinçli öğretmeni, bilgi kaynağı olmanın yanı sıra, bazen doktor, bazen hemşire, hemen her zamanda bir psikolog gibi onu anlayıp kavrayacak insandır. Ve öğretmen ister erkek ister kadın olsun, her şeyden önce bir anne şefkati ve anne sevgisi demektir. Çünkü çocuğun bir üvey annesi olabilir... Üvey anne gibi davranan bir öz annesi de olabilir. Öğretmenin bilinçle, dikkatle üzerinde durması gereken tek gerçek şudur ki; ÜVEY ANNE OLUR AMA, ÜVEY ÖĞRETMEN OLMAZ.”

11 Çocuğun benlik gelişimi iki yaşından itibaren gelişmeye başlar. Çocuk ailesinin de yardımıyla kendi kendini tanır ve değerlendirir. Kişisel özelliklerinin yanı başında annesinin, babasının, ailesinin ve çevresinin ona olan davranışları yer almaktadır. Aile ve çevre etkileri kişilik gelişiminin çok önemli faktörleridir. Ayrı ortamlarda, ayrı şartlarda ve farklı eğitimle yetiştirilen kardeşler arasında görülen ayrıcalık bu gerçeği kanıtlamaktadır.

12 Ergenlik belirtilerinin ortaya çıktığı yaşlarında çocuklarımızın ilk gençlik döneminde olumsuz davranışların yoğun yaşandığı görülür yaş arası güvensizlik ve çekingenliğin belirgin olduğu dönemlerdir.

13 Bu dönemlerde; hırçınlık, ders çalışmama ve başarısızlık, sorumluluklardan kaçma, can sıkıntısı, tepkilerini sert dile getirmesinden görüş ayrılığından doğan kuşak çatışması, çabuk karamsarlığa düşme, alıngan ve huzursuzluk, gezme ve eğlencelerden kısıtlandığında yalan söylemesi, kardeş çatışmasının yoğun yaşanması, güvensizlik, başaramama korkusu,sağlıklı arkadaşlık ilişkileri kuramama vb davranışların çok görülmesi normaldir.

14 Bu çağda gençlerimiz yeni arayışlar içinde bunalırken bir yandan da kendi bedeni ile ruhsal gelişimini dengelemeye çalışmakta, ancak doğal olarak tepkilerinde belirgin iniş ve çıkışlar oluşturmaktadır.

15 ÇOCUĞUMU YENİDEN YETİŞTİRMEM MÜMKÜN OLSAYDI

16 Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı, Ona işaret parmağımı kaldırıp Yasaklar koymak yerine, Parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim.

17 Hatalarını az düzeltir, Onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım.

18 Onu sadece gözlerimle izler, saat kısıtlamaları koymazdım. Daha bilgili olmaya çalışır, daha çok şefkat gösterirdim. Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar, uçurtmalar uçururdum.

19 Ona karşı ciddi bir tavır içinde olmak yerine, Onunla oyun oynardım. Onunla kırlarda koşar, yıldızları seyrederdim.

20 Onunla daha az çekişir, ona daha çok sarılırdım. Önce benlik saygısı kazanmasını,Sonra kendi ayakları üzerinde durmasını sağlardım.

21 Ona her zaman katı davranmaz, Onu daha çok onaylar ve yüreklendirirdim

22 Güç konusunda daha az ders verir, Sevgi konusunda daha çok şey öğretirdim.

23 DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

24 Çocuğunuzla ilgili kuralları onunla birlikte koyun. Onu işin içine kattığınızda konuların sorun olmadan çözüldüğünü göreceksiniz.

25 Çocuğunuza çok kızdığınız zaman, tepki vermeden önce yavaş birkaç kere derin nefes alın.

26 Kuralların çok fazla veya belirsiz olmamasına dikkat edin aksi takdirde çatışmalar artar. Çocuğunuza ne kadar çok kural koyarsanız o kadar çok çatışır, kızar, disiplin sorunu yaşarsınız.

27 Problemleri çözmek için güç kullanırsanız çocuğunuz büyüdükçe dozunu arttırmak zorunda kalacağınızı unutmayın. Ayrıca dövülen her çocuk kavga, geçimsizlik ve düşmanlığı öğrenir.

28 “Bir tek doğru var oda benim söylediğimdir.” Tavrında olmak,çocuklarınızı sizin doğrularınızdan uzaklaştırır.

29 Emir vermek yerine seçenekler sunun. Karar vermek çocuğun kişiliğini güçlendirir. Emirler ise huzursuzluk ve kargaşa yaratır. Örneğin “dişlerini pijamalarını giydikten sonramı yoksa öncemi fırçalayacaksın” diye sormak, “git dişlerini fırçala” demekten çok daha etkilidir.

30 Görmek istediğiniz davranışları sergileyin. Öğüt vermek yerine ona davranışlarınızla örnek olun. Çocuklar için eylem sözden daha etkilidir. Çocuk duyduğunu değil gördüğünü öğrenir ve uygular.

31 Anne ve babalar, çocuklarıyla olan diyaloglarında çoğunlukla şu tepki biçimlerini sergilerler:

32 SUÇLAMA (SEN HER ZAMAN KONUŞURSUN ZATEN).

33 EMİR (HEMEN YERİNE OTUR).

34 TERCİH ETME (AYNI HAREKETİ BİR KEZ DAHA YAPARSAN DAYAK YERSİN)

35 ELEŞTİRME (DAHA İYİSİNİ YAPMALISIN).

36 UYARMA! (SON KEZ HATIRLATIYORUM).

37 GÜVEN VERME (SENİN BUNU DAHA İYİ YAPACAĞINA İNANIYORUM).

38 UTANDIRMA! (BAŞKALARININ YANINDA ÇOCUĞU UYARMA).

39 SÖZLÜ ANLATIM (BİRİSİNİ RAHATSIZ ETMEK İYİ BİR DAVRANIŞ DEĞİLDİR).

40 YARGILAMA (KİTAPLAR YAZMAK İÇİN DEĞİL, OKUMAK İÇİNDİR).

41 Anne ve babaların olumsuz tepkilerinin, çocuk üzerinde oluşturduğu etkiler, şu şekilde sıralanabilir:

42 Çocuğun kendisini suçlu hissetmesine neden olur, Anne-babanın adil olmadığı düşüncesini geliştirir, Çocuk sevilmediğini düşünür, Sert tepkiyle yanıt vermesine yol açar, Karşı çıkmasına neden olur, Kendisini yetersiz hissedip özsaygısını yitirmesine yol açar.

43 Çocuk, sıcak bir etkileşim ortamında ana-babanın onayını alma konusunda isteklidir. Onun sevgisini kaybetmekten korkar. Bu nedenle de onu, sağlıklı bir etkileşim ortamında uygun olan davranış kalıpları doğrultusunda yönlendirirken, sert disiplin kurallarına başvurmaya gerek yoktur.

44 Sevgisiz ya da fiziksel cezanın uygulandığı aile ortamlarındaysa yüksek kaygı düzeyi ön plandadır ve bu durum çocuğun toplumsallaşmayı öğrenmesini zorlaştırabilir ya da engelleyebilir.

45 Sıcak, sevgi dolu aile ortamlarındaki anne-babalar, ilgisiz ve sevgisiz anne-babalara oranla çocuklarının davranışlarını, özellikle saldırgan davranışlarını denetlemelerine yardımcı olurlar.

46 Saldırganlığı denetlemek için dayak gibi şiddet gibi yöntemlere başvuran ana-babaların bu tür davranışları çocukta büyük öfke nöbetlerine yol açar.Aynı zamanda çocuğa saldırganlık modeli oluştururlar.

47 Başarılı Ana-Baba Çocuk İlişkisinin Koşulları

48 Ana-baba çocuklarını eğitirken, öncelikle gelişim evrelerini bilmeli ve çocuklarının içinde bulunduğu gelişim dönemini tanımalıdırlar. Başka bir deyişle, ana-baba, çocuklarını tanıyarak işe başlamalıdırlar.

49 Ana-baba, çocuklarının, kendi modelleri olmadığı gibi, kardeşlerinden ve arkadaşlarından farklı, bağımsız, kendine özgü zeka ve kişilik özellikleri olan bir birey olduğu gerçeğinden hareket etmelidirler.

50 Anne ve babanın çocuklarına, “uygun olan davranışı öğretebilmeleri”, ya da neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğretebilmeleri için, gerek kendi aralarında, gerekse çocuklarına yönelttikleri davranışlarında dengeli, tutarlı ve kararlı olmaları gerekir.

51 Anne ve baba, çocuklarının güvenilir bir birey olabilmesi için, önce kendilerine, sonra birbirlerine, ardından da çocuklarına güven aşılamaları gerekir.

52 Çocuğun, model alma yoluyla her türlü davranış kalıbını öğrenmesi mümkün olduğundan, ana-baba “istenen-uygun davranış” örüntülerini geliştirmelidirler.

53 Ana-baba, önce kendi içlerinde barışık, huzurlu birer birey ve sağlıklı birer özdeşim modeli olmalıdırlar.

54 Ana-baba, çocuğundan yaşı ve yeteneklerine uygun isteklerde bulunmalı, çocuğu hayal kırıklığına uğratacak, yaşının üstünde beklentiler içine girmemelidirler. Çocuğun ilgi ve yeteneği onun yönlendirilmesinde esasa alınmalı, ana- babanın tutkuları dikkate alınmamalıdır.

55 Ana-baba, öncelikle çocuğunu bağımsız bir birey olarak kabul eden, ona sevgi ile yaklaşan ve olumlu ilişki kurmaya çalışan kişiler olmalıdırlar. Bilinmelidir ki, sevgi temeline dayanan eğitim, sağlam ve başarılı bir eğitimdir.

56 Anne ve baba, soyut düzeyde uyarı yerine, somut düzeyde eylemi temel almalıdırlar. Çocuklarınızın basit hatalar yapmalarına ve onlardan ders almalarına imkan vermelisiniz

57 Anne ve baba, öyle bir ortam hazırlamalıdırlar ki, çocuk sanki her zaman anne ve babası yanındaymış gibi kendini güvenli, hiç yanında değilmiş gibi özgür hissetsin.

58 Ana-baba, çocuğunun kişiliğine saygı duyan, benlik saygısı üstün kişiler olmalıdır ki, çocuklarının benlik saygısı da üstün olabilsin.

59 DİNLEMEK İÇİN ZAMAN AYIRIN

60 Çocuğunuzun söylemeye çalıştığını duymak ve anlamak için bunu istemeniz ve o anda duyduğu endişeler konusunda yardıma açık olmanız gerekir.

61 Kendi düşünce ve bakış açınızı bir yana bırakıp,kendinizi çocuğunuzdan bilgi alacak şekilde hazırlayın. Tüm dikkatinizi ona yöneltin ve deneyimlerini anlayabilmek için kendinizi onun yerine koyun.Onun düşüncelerine değer verdiğinizi ve onları önemli bulduğunuzu hissettirin ve onun bakış açısına karşı duyarlı olun.

62 Duyduğunuz mesajı dinleyin,özetleyin ve çocuğunuza tekrarlayın.Buna “Yansıtıcı Dinleme” denir. Uygun bir zamanda,onun size neyi söylemeye çalıştığına ait düşüncelerinizi sakin bir şekilde belirtin.

63 Duyduğunuzu aynen tekrarlamayın,çocuğunuzun ne düşünüyor ve hissediyor olabileceğini derinlemesine ele alın.Unutmayın ki,söylenen sözler doğru ve tam mesajlar olmayabilir.

64 Çocuğunuz konuşurken göz kontağınızı sürdürün.Başınızı sallayarak ara sıra kapı aralayıcı veya “Evet...Anlıyorum...”gibi tarafsız tepkiler katarak ilginizi gösterin.Konuşmayı sürdürmesi için onu teşvik edin.Bunlar pasif tepkiler olarak gözükseler de,iletişimin önemli birer parçasıdırlar.

65 Bir çocuğun benlik değerini geliştirmesinde en önemli faktörün,saygı ve kabul gösteren ve “sana inanıyorum” mesajını ifade eden destek sağlayan bir yetişkinin varlığı olduğunu aklınızdan çıkartmayın.

66 Çocuğunuzu olduğu gibi,kendisi olarak görmeyi öğrenin.Onun ilgi ve yeteneklerini iyice tanıyın ve keşfedin ki ÇITAYI DOĞRU YÜKSEKLİĞE KOYABİLESİNİZ.Onunla ilgili beklentileriniz gerçekçi olabilsin. Başka bir deyişle çocuğa gösterilen hedef onun gücüne uygun olmalıdır.

67 Haklı başarılarından dolayı çocuğu ÖVMEK konusunda tereddüt etmeyin.Övgü,güç uğraşlarla çocukların çalışmalarını kararlı bir biçimde sürdürmelerine yardımcı olur.

68 Önemli olan performans değil,çabadır. Bu nedenle sonuç yerine gidişi,alınan not yerine harcanan emeği değerlendirerek övün.

69 Hızla değişen bir dünyada yaşadığımızı biliyoruz.Ergenlik de pek çok açıdan çözümlemeye çalıştığımız gibi değişmektedir. Öyleyse bizim de değişmemiz gereklidir. Ana,babalar,eğitimciler,yazarlar politikacılar,hepimiz değişmeliyiz.

70 Anne ve babaya düşen önemli görevler,ailenin bütçesinin sınırlarını zorlayarak çocuğuna en iyi eğitim imkanlarını sunmak ve ona uygun çalışma şartlarını hazırlamakla sınırlı değildir.

71 Ailenin küçük yaştan başlayarak,çocuktan yüksek başarı beklemesi,eleştirmesi,yargı ifadesi taşıyan sıfatlarla nitelemesi ve cezalandırması çocuğun kendine olan güvenini sarsar ve kaygı düzeyini yükseltir.

72 “Ders çalışmak” ve “sınav kazanmak” uğruna çocuğunuzla olan yakınlığınızı tehlikeye atmayın.Aranızdaki sıcaklığın hayat boyu devam etmesi her şeyden önemlidir.

73 Çocuklarımızla ve gençlerimizle “iletişim içinde olmak” son derece önemlidir.Birçok yerde belirttiğimiz gibi “etkin dinleme/anlamlı ilişkiyi koruma/onları gerçekte anlama/kendimizi doğru anlatma/yaşamı paylaşma” zincirini hep sevgiyle,hep saygıyla canlı tutmalıyız. Birbirimizi anlama,birbirimizle iletişim kurma alanında hiçbir fırsatı kaçırmamalı, kendimizi günün rahatlığına,günün kolaylığına teslim etmemeliyiz

74 Çocuklarımıza ve gençlerimize kazandıracağımız en önemli güç,”sorumluluk alma” gücüdür. ”Sorumluluk alabilme” günümüzün en zayıf yanıdır.Çocuklarımıza bunu kazandırmanın yolu,anne ve babaların tutum ve davranışlarından geçer.Bu duruma çok önem vermeliyiz.

75 “Sorumluluğunu alan” bir insan,kendi kararlarını verebilir,doğru ve yanlışlarını ölçebilir,yanlışlarından ders alabilir,kendini tanımak için çaba harcamanın değerini bilir. Sorumluluk,hem kendi sorumluluğumuz,hem ailemizin sorumluluğu,hem de toplumumuz ve dünyamıza karşı olana sorumluluğumuzdur.

76 Hiç bir şey ne sanıldığı kadar kolay ne de korkulduğu kadar güçtür. Çocuklarınızı yargılarken, kendinizi de yargılamalısınız!

77 Çocuğunuzun sağlık durumu ile yakından ilgileniniz Çocuğunuz asılsız bedensel yakınmalarda bulunuyorsa bunlarında dikkate alınması gerekir. Bu yakınmalar aslında onun sorunlarını dolaylı olarak anlatış şekli olabilir

78 Çocuğunuzun derslerinde ve davranışlarında daha iyiye yöneltilebilmesi için öğretmenleri ile sıkı bir ilişkiye girilmeli, toplantılara mutlaka katılmalı çocuğunuzun gelişimi ile ilgili konularda takipçi olmanızda yarar vardır. Öğretmenlerin alınmasını istediği ders araç ve gereçlerin zamanında temin edilmesine önem veriniz. Çocuğunuzun kılık ve kıyafetine, temizliğine özen gösteriniz.

79 Onlarla ilgilendiğinizi belli edin

80 Çocuğunuzun devam durumunu ve okul ile ev arasındaki geliş-gidiş saatlerini sürekli kontrol altında tutun. Zararlı alışkanlıklar hakkında iyi bir örnek olun ki söyledikleriniz sadece lafta kalmasın. Ülkemizde zararlı alışkanlıklara başlama yaşı bir hayli inmiştir. Bu yaşlarda uyarılan ve gerekli tedbirleri alınan çocuklarımızın sağlıklı bir gençlik oluşturması için tüm imkanlarımızı zorlamalıyız.

81 Çocuğunuzun ders çalışma ortamını hazırlamasına yardımcı olunuz. Mümkünse bir çalışma odası oluşturunuz. Eş dost toplantılarınızı onun programına uygun hale getirmeye gayret ediniz, ev işlerini ya da alış-veriş sorumluluklarını ders çalışma saatlerinin dışında oluşturunuz. Başarabildiği bir boş zaman etkinliğinin mutluluğunu birlikte paylaşıp, onunla gurur duyduğunuzu her fırsatta belirtin

82 HARÇLIK VERİN.

83 Hayatın bize vereceği, bizim ona verdiklerimizin bize dönüşüdür.

84 Hepimizin yaşam yolu açık olsun, başarı ve mutluluk getirsin. ŞÜKRAN ARKOÇ (PSK.DANIŞMAN)


"ŞÜKRAN ARKOÇ Psikolojik Danışman. AİLE EĞİTİM SEMİNERİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları