Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ZAMANI İYİ DEĞERLENDİRMEK. بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ وَالْعَصْرِ {1} إِنَّ الْإِنسَانَ لَفِي خُسْرٍ {2} إِلَّا الَّذِينَ آمَنُواوَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ZAMANI İYİ DEĞERLENDİRMEK. بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ وَالْعَصْرِ {1} إِنَّ الْإِنسَانَ لَفِي خُسْرٍ {2} إِلَّا الَّذِينَ آمَنُواوَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ"— Sunum transkripti:

1 ZAMANI İYİ DEĞERLENDİRMEK

2 بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ وَالْعَصْرِ {1} إِنَّ الْإِنسَانَ لَفِي خُسْرٍ {2} إِلَّا الَّذِينَ آمَنُواوَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ {3} 1. Asra yemin ederim ki 2. İnsan gerçekten ziyan içindedir. 3. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.

3 Sevgili Peygamberimiz: نِعْمَتَانِ مَغْبُونٌ فِيهِمَا كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ: الصِّحَةُ وَالْفَرَاغُ İki nimet vardır ki insanların çoğu bunların değerinden habersizdirler. Bunlar: Sağlık ve boş zamandır. (Buhâri, Rikâk, 1;) VII, 170;

4 İçinde yaşadığımız hayat başıboş değildir. Allah kainattaki her şeyi bir ölçüye, bir gayeye göre yaratmıştir. وَالسَّمَاء رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu. (Rahman/7) Canlı ve cansız her zerreden ve her andan haberdar olmayı, ibretler çıkarmayı bir ibadet saymıştır.

5 Kur’an-ı Kerim’de vaktin boş geçirilmemesi bir prensip olarak yerini almıştır. Bununla ilgili ayetlerden bazıları şöyledir: يَا أَيُّهَا الرُّسُلُ كُلُوا مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَاعْمَلُوا صَالِحاً إِنِّي بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ "Ey Peygamber! Temiz olan şeylerden yeyin; güzel işler yapın. Ben sizin yaptıklarınızı hakkıyle bilmekteyim." (Müminun: 23/51)

6 فَإِذَا فَرَغْتَ فَانصَبْ Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul, ( İnşirah: 94/7) وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَانِ إِلَّا مَا سَعَى Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur. (Necm, 53/39) كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ “Herkes kendi kazancına bağlıdır.” (Tur, 52/21)

7 Asr suresinde de zamanın önemine şu şekilde dikkat çekilmiştir: وَالْعَصْرِ {1} إِنَّ الْإِنسَانَ لَفِي خُسْرٍ {2} Andolsun asra ki insan gerçekten ziyan içindedir... (Asr, 103/1-2)

8 Sevgili Peygamberimiz de: نِعْمَتَانِ مَغْبُونٌ فِيهِمَا كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ: الصِّحَةُ وَالْفَرَاغُ İki nimet vardır ki insanların çoğu bunların değerinden habersizdirler. Bunlar: Sağlık ve boş zamandır. (Buhâri, Rikâk, 1;) VII, 170; Buyurmak suretiyle zamanın ve sağlığın önemine dikkat çekmiştir.

9 Dünya üç gündür: 1- Dün: Geçmiştir. 2- Bugün: İçinde bulunduğumuz andır. 3- Yarın: Gelecektir. Fakat yetişip yetişemeyeceğimiz şüpheli...

10 حَتَّى إِذَا جَاء أَحَدَهُمُ الْمَوْتُ قَالَ رَبِّ ارْجِعُونِ {99} Nihayet onlardan (müşriklerden) birine ölüm gelip çattığında: "Rabbim! der, beni geri gönder. (Müminun,23/99) Bir rüzgar elimizdeki bulunan bir aylık ücretimizi uçursa onun peşinden gidip yakalama imkanımız olabilir. Veya tekrar çalışıp elde etme imkanımız olabilir… Halbuki geçen zaman geri gelmeyecek şekilde gitmiştir.

11 وَمَا تَدْرِي نَفْسٌ مَّاذَا تَكْسِبُ غَداً Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez. (Lokman/34) وَلَا تَقُولَنَّ لِشَيْءٍإِنِّي فَاعِلٌ ذَلِكَ غَداً {23} إِلَّا أَن يَشَاءَ اللَّهُ وَاذْكُر رَّبَّكَ إِذَا نَسِيتَ… { 24} Hiçbir şey için "Bunu yarın yapacağım" deme. Ancak Allah dilerse (yapacağım de). Unuttuğun zaman Allah'ı an… (Kehf/23-24)

12 Dinimiz, yapmakla mükellef olduğumuz ibadetleri gün, ay ve yıl dilimleri içinde yapılmasını emretmiştir. Bir nevi hayatımızın içinde zamanı, zamanın içinde de hayatımızı tanzim etmiştir. وَسَخَّر لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَآئِبَينَ وَسَخَّرَ لَكُمُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ Düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kıldı; geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi. İbrahim, 14/33

13 Her sabah kalktığımızda defterimiz 24 saatle doldurulur: evet tam 24 saat. Aslında düşündüğümüzde oldukça uzun bir zaman Ve bu 24 saat hal diliyle bizlere derki; “Ey âdemoğlu! Ben yeni bir günüm ve senin davranışlarına şahidim. O halde beni iyi şekilde kullan. Çünkü kıyamet gününe kadar bir daha geri gelmeyeceğim”

14 وعن ابن عمر رضى اللّه عنهُمَا قال: أخذ رسُولُ اللّهِ صلى الله عليه وسلم بمنكبِى وقالَ كُنْ في الدُّنْيَا كأنَّكَ غريبٌ أو عابرُ سبيلٍ. İbnu Ömer (ra) anlatıyor: "Resûlullah (sav) omuzumdan tuttu ve: "Sen dünyada bir garib veya bir yolcu gibi ol" buyurdu.

15 وكان ابن عمر يقولُ: إذَا أمْسَيْتَ فلاَ َتَنْتَظِرِ الصَّبَاحَ، وإذَا أصْبَحْتَ فلاَ تَنْتَظِرِ المسَاءَ، وخُذْ منْ صحّتِكَ لمرضِكَ، ومنْ حياتِكَ لموْتِكَ. İbnu Ömer şöyle diyordu: "Akşama erdin mi, sabahı bekleme, sabaha erdin mi akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun sırada hastalık halin için hazırlık yap. Hayatta iken de ölüm için hazırlık yap." Buhârî, Rikak 2

16 Dünya denilen hayat, bir serap gibidir.parıldar, kandırır çekip gider. Allah (c.c) şöyle buyuruyor : Dünya denilen hayat, bir serap gibidir.parıldar, kandırır çekip gider. Allah (c.c) şöyle buyuruyor : Dünya hayatı bir oyun ve bir eğlenceden ibarettir.Allah’tan korkanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala akıl erdiremiyor musunuz ? En’am suresi : 32

17 وعن أبى هريرة رضى اللّه عنه قال: قال رَسُولُ اللّهِ صلى الله عليه وسلم: أعْذَرَ اللّهُ تعالى إلى امرئٍ أخّرَ أجلَهُ حتّى بلغَ ستّينَ سنة. Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor. Resûlullah (sav) buyurdular ki: "Ecelini altmış yaşına kadar uzattığı kimselerden Cenab-ı Hakk, her çeşit özür ve bahâneyi kaldırmıştır." Buhârî, Rikak 4.

18 Peygamberimiz (s.a.v) : Zamanının kıymetini bilene Allah merhamet etsin diyor. Ve yine bizleri bir hadisiyle uyarıyor Efendimiz (s.a.v): فَإِنَّ الدُّنْيَا آذَنَتْ بصُرْمٍ ، ووَلَّتْ حَذَّاءَ ، وَلَمْ يَبْقَ منها إِلاَّ صُبَابَةٌ كَصُبابةِ الإِناءِ يتصابُّها صاحِبُها “Şüphesiz dünya geçici ve durmaksızın arkasını dönüp gitmektedir. Ondan kalan, sahibinin içip de kabın dibinde bıraktığı kalıntı su kadar bir miktardır.” Müslim zühd 14

19 وعن أنس رضى اللّه عنه قال: خطّ رَسُولُ اللّهِ صلى الله عليه وسلم خطاً وقال: هذَا ا نسَانُ، وخطَّ إلى جانبهِ خطاً وقال: هذا أجلُهُ، وَخطّ آخرَ بعيداً منهُ وقالَ: هذَا املُ، فبيْنَما هُوَ كَذلِكَ إذ جاءهُ اقربُ. Enes (ra) anlatıyor: Resûlullah (sav) yere bir çizgi çizdi ve: "Bu insanı temsil eder" sonra bunun yanına ikinci bir çizgi daha çizerek: "Bu da ecelini temsil eder" buyurdu. Ondan daha uzağa bir çizgi daha çizdikten sonra: "Bu da emeldir" dedi ve ilâve etti: "İşte insan daha böyle iken ona daha yakın olan (eceli) ansızın geliverir." Buhârî, Rikak 4;

20 Bu da emeldir Bu ecelini temsil eder Bu insanı temsil eder Bu da emelidir

21 Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor : يَزُولُ قَدَماَ عَبْدٍ يوم القيامةٍ حتى يُسْأَلُ عَنْ أرْبَعٍ عن عُمُرِهِ فِيماَ أفْناَهُ ، وعن عِلْمِهِ ماَ عامِلَ بِهِ ، وعن مالِهٍ مِنْ أيْنَ اكْتَسَبَهُ وفِيماَ أنْفَقَهُ ، وعن جِسْمِهِ فيماَ أبْناهُ عن عُمُرِهِ فِيماَ أفْناَهُ ، وعن عِلْمِهِ ماَ عامِلَ بِهِ ، وعن مالِهٍ مِنْ أيْنَ اكْتَسَبَهُ وفِيماَ أنْفَقَهُ ، وعن جِسْمِهِ فيماَ أبْناهُ يَزُولُ قَدَماَ عَبْدٍ يوم القيامةٍ حتى يُسْأَلُ عَنْ أرْبَعٍ عن عُمُرِهِ فِيماَ أفْناَهُ ، وعن عِلْمِهِ ماَ عامِلَ بِهِ ، وعن مالِهٍ مِنْ أيْنَ اكْتَسَبَهُ وفِيماَ أنْفَقَهُ ، وعن جِسْمِهِ فيماَ أبْناهُ عن عُمُرِهِ فِيماَ أفْناَهُ ، وعن عِلْمِهِ ماَ عامِلَ بِهِ ، وعن مالِهٍ مِنْ أيْنَ اكْتَسَبَهُ وفِيماَ أنْفَقَهُ ، وعن جِسْمِهِ فيماَ أبْناهُ Hiçbir kul, kıyamet gününde, ömrünü nerede tükettiğinden, ilmiyle ne gibi işler yaptığından, malını nerede kazanıp nerede harcadığından, vücudunu nerede yıprattığından sorulmadıkça bulunduğu yerden kıpırdayamaz. Kütüb-ü sitte 14/

22 ….أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم قَالَ : لَوْ أَنَّ لابْنِ آدَمَ وَادِياً مِنْ ذَهَبِ أَحَبَّ أَنْ يَكُونَ لَهُ وادِيانِ ، وَلَنْ يَمْلأَ فَاهُ إِلاَّ التُّرَابُ ، وَيَتُوب اللَّهُ عَلَى مَنْ تَابَ. İnsanoğlunun bir dere dolusu altını olsa, bir dere daha ister. Onun ağzını topraktan başka bir şey doldurmaz. Ama Allah, tövbe edenin tövbesini kabul eder. (R.S.c.1,h.No:24)

23 Rabbimiz şöyle buyuruyor : ياَاَيها الذين آمنوا لاَ تُلْهِكُمْ اَمْوالُكُمْ ولاَ اَوْلاَدُكُمْ عن ذِكْرِ اللهِ ومن يَفْعَلْ ذلِكَ فَاُولئِكَ هُمُ الخاَسِرُونَ ياَاَيها الذين آمنوا لاَ تُلْهِكُمْ اَمْوالُكُمْ ولاَ اَوْلاَدُكُمْ عن ذِكْرِ اللهِ ومن يَفْعَلْ ذلِكَ فَاُولئِكَ هُمُ الخاَسِرُونَ “ Ey iman edenler, Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alı koymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanlardır. “ Münafikun suresi : 9 “ Ey iman edenler, Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alı koymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanlardır. “ Münafikun suresi : 9

24 Bir hadiste Efendimiz (sas) şöyle buyurur: “Beş şey gelmeden beş şeyin kıymetini iyi bil! 1- İhtiyarlık gelmeden, gençliğin, 2- Hastalık gelmeden, sıhhatin, 3- Fakirlik gelmeden, zenginliğin, 4- Ölüm gelmeden, hayatın, 5- Meşgul olmadan boş zamanın kıymetini bil.” Bir hadiste Efendimiz (sas) şöyle buyurur: “Beş şey gelmeden beş şeyin kıymetini iyi bil! 1- İhtiyarlık gelmeden, gençliğin, 2- Hastalık gelmeden, sıhhatin, 3- Fakirlik gelmeden, zenginliğin, 4- Ölüm gelmeden, hayatın, 5- Meşgul olmadan boş zamanın kıymetini bil.”

25 Resûlu Ekrem Aleyhisselatü Vesselam buyurdular ki: "İyi işler yapmakta acele ediniz Siz korkmak ve gayrete gelmek için, şu 7 şeyin size gelip çatmasından daha kötü bir şey mi bekliyorsunuz? Birincisi: Herşeyi unutturan fakirlik İkincisi: Azdıran zenginlik Üçüncüsü: Aklı ve vücut sağlığını bozan hastalık Dördüncüsü: Muhakeme ve şuuru gideren ve insanı saçmasapan konuşturan bunaklık derecesindeki ihtiyarlık Beşincisi: Ansızın gelen ölüm Altıncısı: Korkulan istikbâl tehlikelerinin en fenası bulunan Deccal’ın fitnesi Yedincisi: belâsı en büyük ve en acı olan kıyâmet (Tirmizî/2307) Tirmizî, Zühd 3. Resûlu Ekrem Aleyhisselatü Vesselam buyurdular ki: "İyi işler yapmakta acele ediniz Siz korkmak ve gayrete gelmek için, şu 7 şeyin size gelip çatmasından daha kötü bir şey mi bekliyorsunuz? Birincisi: Herşeyi unutturan fakirlik İkincisi: Azdıran zenginlik Üçüncüsü: Aklı ve vücut sağlığını bozan hastalık Dördüncüsü: Muhakeme ve şuuru gideren ve insanı saçmasapan konuşturan bunaklık derecesindeki ihtiyarlık Beşincisi: Ansızın gelen ölüm Altıncısı: Korkulan istikbâl tehlikelerinin en fenası bulunan Deccal’ın fitnesi Yedincisi: belâsı en büyük ve en acı olan kıyâmet (Tirmizî/2307) Tirmizî, Zühd 3.

26 Dinimiz zamanı iyi kullanmaya o kadar önem vermiştir ki ibadetlerin yerine getirilmesini dahi zamana tabi kılmıştır. Örneğin namaz ibadeti zamanla yakından ilişkili bir ibadettir. İslamın hayat düzeni, çalışma mesaisini ta güneş doğmadan önce başlatmış, sabah namazını da buna paralel olarak düzenlemiştir.

27 Bununla ilgili olarak da Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Allah’ım! Ümmetim için sabahın erken saatlerini bereketli kıl...” (Ebu Davud) Hz. Fatıma da babasıyla aralarında geçen bir konuşmayı şu şekilde anlatır: Ben sabah vaktinde uyuyorken babam yanıma gelerek beni uyardı: “Sevgili kızım kalk da Rabbinden (rızkını) talep et ve gafillerden olma. Çünkü Allah kullarının rızıklarını fecirden güneş doğuncaya kadar taksim eder.” dedi.

28 “Küçüklükte öğrenilenler taş üzerine kazı, büyüklükte öğrenilenler buz üzerine yazı.” (Camiu’l-Beyan: 1/107) Hasan Basri’nin hikmetli sözlerinden biri de şudur: Her sabah Allah’ın görevlilerinden biri şöyle seslenir: Ey Ademoğlu! Ben yeni bir alemim senin yaptıklarına da şahidim. İyi işler yaparak benden faydalan. Çünkü kıyamete kadar bir daha dönmeyeceğim.

29 Hayatımız rüzgarın önünde sürüklenip giden bir kuru yaprak gibi akıp gidiyor. Belki şu kalbini kırdığımız kardeşimizle helalleşmeye…. Şu bulunduğumuz Cuma saatinden bir sonrakinde bulunmaya… Yada ertelenmiş halis bir tevbeye vaktimiz olmadan son nefesimizle yüzleşeceğiz.

30 يَقُولُ يَا لَيْتَنِي قَدَّمْتُ لِحَيَاتِي (İşte o zaman insan:) "Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!" der. (Fecr/24) Ya da Vah bize, eyvah bize bu kitap nasıl olmuş da küçük büyük bir şey bırakmaksızın saymış.

31 إِلَّا الَّذِينَ آمَنُواوَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ İnsan Asr suresinin devamındaki tavsiyeye uyarak Allah’a inanır sonrada ömrünü yararlı iş, hakkı ve sabrı tavsiye ederek geçirirse yaptığı yararlı işler kendine kar kalır.

32


"ZAMANI İYİ DEĞERLENDİRMEK. بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ وَالْعَصْرِ {1} إِنَّ الْإِنسَانَ لَفِي خُسْرٍ {2} إِلَّا الَّذِينَ آمَنُواوَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları