Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

DİKSİYON GÜZEL VE DOĞRU KONUŞMA 1. •DİKSİYON Diksiyon; söz söylerken, duygu ve düşünceleri doğru ve üslubuna uygun olarak anlatmak için sesin uyumunu,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "DİKSİYON GÜZEL VE DOĞRU KONUŞMA 1. •DİKSİYON Diksiyon; söz söylerken, duygu ve düşünceleri doğru ve üslubuna uygun olarak anlatmak için sesin uyumunu,"— Sunum transkripti:

1 DİKSİYON GÜZEL VE DOĞRU KONUŞMA 1

2 •DİKSİYON Diksiyon; söz söylerken, duygu ve düşünceleri doğru ve üslubuna uygun olarak anlatmak için sesin uyumunu, söylenişini, hecelerin uzunluğu, kısalığı ve vurguları bakımından doğruluğu; jesti, mimiği, takınılacak tavırları yerinde ve güzel kullanma sanatıdır. 2

3 DİKSİYON •Doğru nefes alma •Doğru konuşma •Güzel konuşma •Konuşurken sıkıcı olmama demektir. 3

4 4 •Doğru bir diksiyon için gerekli iki temel koşul vardır. Birincisi; ses aletini doğru kullanmak. Yani konuşma için yeteri kadar havayı ses yollarını kasmadan içeri almak, gereğinden fazla durak kullanmamak, durakları doğru yerde gerektiği gibi kullanmak ve sesi duyulur ve net bir hale getirmek. İkincisi; söz söylerken konuştuğumuz dili düzgün ve doğru söylemek için düzeltmeye çalışmak ve mimiği, jesti, tavrı yardımcı olarak kullanmak. 4

5 KİMLER DİKSİYON EĞİTİMİ ALMALIDIR ? •Kendisi ve çevresiyle barışık olma yolunda adımlar atmak isteyen, •İnsanlarla doğru ilişki kurmanın, kişisel gelişiminde önemli olduğuna inanan, •İnsanları ikna etmenin, hırslı olmaktan daha daha önemli olduğu gerçeğini kavrayan, •İşverenleri, müşterileri, kendilerinden üst düzeydekileri, dinleyicileri ve benzeri kişileri etkileyen şeyin, bildiklerini aktarma şekli olduğunu anlayacak kadar zekası olan, 4

6 •Yöneticiler, •Eğitimciler, •Danışmanlar, •Topluluklarda konuşanlar, •Halkla ilişkiler sorumluları, •Reklamcılar, •Satış ve pazarlamacılar, •Politikacılar, •Sivil insiyatif üyeleri, •Tv ve radyocular, Sanatçılar… •Host ve hostesler, •…… 5

7 KONUŞMAYI ÇİRKİNLEŞTİREN (BOZAN) UNSURLAR 1. Dilimizin özelliklerini ve kurallarını bilmemekten doğan unsurlar. 2. Kendi kusurlarımızdan kaynaklanan nedenler •Güzel ve güzel olmayan konuşma arasındaki ayrımın bilincinde olmamak, •Bozuk ve çirkin konuşmanın kaybettirdiklerinin farkında olmamak, •Diline sevgisi ve saygısı olmayanın, kendi kişiliğine sevgisi ve saygısı olmayacağını bilmemek, •Kendini doğru ve güzel ifade etmenin avantajlarını bilmemek. 6

8 3. Bozuk diksiyonun temelinde yatan yanlışları ve kusurları devam ettirmek. •Boğumlama bozuklukları, •Vurgu yanlışı, •Yanlış tonlama, •Ulamada dikkatsizlik, •Tekdüzelik, •Yersiz durgu ve duraklar, •Hız kusurları, •Harfleri ve heceleri yutmak, 7

9 •Sesi ve soluğu denetim altına almamak, •Dinlemeyi bilmemek, •Türkçe’nin temel yapısını bilmemek, •Doğru nefes almasını bilmemek, •Ses için hijyenik şartları oluşturmamak, •Prezantasyon-sunum kurallarını bilmemek, •Rahatlama tekniklerini bilmemek. 8

10 10 ünlüler • Dilin Durumuna Göre Ünlüler: "Ünlü" adını verdig ̆ imiz sesler ag ̆ ız yolundan çıkarılırken dil, öne ve arkaya dog ̆ ru hareket eder. Dilin arkaya dog ̆ ru hareket etmesi sonucunda kalın ünlüler, öne dog ̆ ru hareket etmesi durumunda ise ince ünlüler çıkarılır. Kalın (art) ünlüler; a, ı, o, u'dur. I ̇ nce(ön) ünlüler ise e,i,ö ve ü'dür. b. Dudakların Durumuna Göre Ünlüler: Ünlüler çıkarılırken dudaklar düz ve yuvarlak olmak üzere iki s ̧ ekle girerler. Dudag ̆ ın düzles ̧ mesiyle çıkan ünlülere düz ünlüler; yuvarlaklas ̧ masıyla çıkan ünlülere ise "yuvarlak ünlüler"adı verilir. Düz ünlüler; a,e,ı,i'dir. Yuvarlak ünlüler ise o, ö,u,ü'dür. c. Çenenin Durumuna Göre Ünlüler: Ünlülerin çıkartılmasında çenenin de önemli bir is ̧ levi bulunmaktadır. Kimi ünlülerde çene as ̧ ag ̆ ıya dog ̆ ru açılırken kimilerinde çene daralır. Çenenin genis ̧ lemesiyle çıkarılan ünlülere "genis ̧ ünlüler"; çenenin daralmasıyla çıkarılan ünlülere "dar ünlüler" denir. Dar ünlüler ı,i,u,ü' dür. Genis ̧ ünlüler ise a, e, o, ö 'dür. 10

11 11 •a) Ses tellerinin durumuna göre: • Türkçede ünsüzler, ses tellerinin titreşime uğrayıp uğramamsına göre sert (tonsuz) ve yumuşak (tonlu) ünlüler olmak üzere ikiye ayrılır: •1. Sert ünsüzler, ses telleri titreşmeden oluşurlar: ç, f, h, k, p, s, ş, t •2. Yumuşak ünsüzler, ses tellerinin titreşmesiyle oluşurlar: b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v,y,z •Sert ünsüzlerden bazılarının yumuşak karşılıları vardır : b-p, c-ç, d-t, g-k •b) Çıkaklarına göre: • Bir ünsüzün boğumlanma noktasına o ünsüzün çıkağı denir. Çıkak bakımından ünsüzler dörde ayrılır: •1. Dudak ünsüzleri b, f, m, p, v •2. Diş ünsüzleri c, ç, d, j, n, s, ş, t, z •3. Damak ünsüzleri g, ğ, k, l, r, y •4. Gırtlak ünsüzleri h •c) Ses yolunun durumuna göre: • Ünsüzlerin oluşumu sırasında ses yolu ya kapalıdır ya da dardır. Buna göre ünsüzler ikiye ayrılı: 1.Sürekli ünsüzler: Ses yolunun daralma durumunda oluşan ünsüzlerdir: f, ğ, h, j, l, m, n, r, s, ş, v, y, z 2. Süreksiz ünsüzler: Ses yolunun kapalı durumunda oluşan ünsüzlerdir: b, c, ç, d, g, k, p, t 11

12 BEDENSEL ÇALIŞMALAR •GEVŞEME: (Vücuttaki gerginlikten kurtulma) Yere sırtüstü boylu boyunca uzanıp gözlerinizi kapayınız. Vücudunuzu tümüyle serbest bırakınız. (Cansız biri gibi) •Yavaş yavaş gözlerinizi kapatınız. •Günlük yaşamla ilgili düşüncelerinizi zihninizden çıkarınız. •Sizi mutlu edecek, huzurlu edecek şeyler düşününüz. •Derin nefes alıp, 5 saniye tutunuz. ikincisi 10, üçüncüsü 15 sn. 9

13 13

14 14 rahatlama (gevşeme) hareketleri •2. Sırt üstü yatın, önce birer el, sonra iki elin birden yumruğunuzu sıkınız (10 sn) •3. Aynı pozisyon, eller 45 derecelik açıda yukarı doğru aynı işlem... (3 kez) 11

15 15 yüz kasları • Alnınızı kırıştırınız (gözleri iyice aç) • Gözlerinizi yumunuz •Kaşalrınızı çatınız •Burnunuzu kırıştırınız •Somurtunuz 13

16 16 çene ve dil bölgesi •Dişlerinizi kenetleyip sıkınız •Dilinizi dişlerinize bastırarak kuvvetlice itiniz •Dilinizi damağınıza iyice bastırınız •(gevşemek için dilinizi dışarıya sakıtınız) 14

17 17 dudak kasları •Dişleriniz kapalı ve görünecek şekilde gülümseyiniz •Dudaklarınızı iyice geriniz •Dudaklarınızı •Gevşeyiniz 15

18 18 boyun •Ayakalrınızı uzatarak oturunuz •Boğaz kaslarını gevşetin (gözler kapalı) •Boynunuzu arkaya doğru iyice atınız. Çeneniz tavanı görecek hale gelsin. •iki ya da üç kez tekrar edin. gevşeyin 16

19 19 omuz -sırt-omurga •Kürek kemikleriniz arkanızda bibirine geçecekmiş gibi yaklaştırınız. (üç - dört kez yapın) •KARIN KASI •Karnınızı içeri çekin ve karın kaslarınızı geriniz (yumruk yiyecekmiş gibi) üç dört kere yapın. her seferinde 10 saniye rahatlayın 17

20 20 bacak kasları •Ayak parmaklarınızı içeri doğru bükün ve topuklarrınızı hafifçe birbirinden ayırın. •Ayaklarınızı kırmadan önce sizden uzağa doğru, sonra size doğru çekiniz... •Bacakalrınızı gerniz... gevşeyin... 18

21 DOĞRU NEFES ALMA

22

23 23 DOĞRU NEFES ALMA •Midenin 3 te 1 i boş kalsın. (Az ye) •Rahat olarak, sırtüstü uzanıp nefes alındığı zaman karın bölgesi kendiliğinden yukarı doğru hareket eder, genişler; nefes verirken aşağıya iner. Bunu gerçekleştirmeye çalışın. 21

24 24 günde iki defa dk. 22

25 25 •Diaframdan nefes almayı başaramadıysanız, •sırt üstü uzanın, nefesinizi tutun. Bu halde karnınızı içeri çekin ve dışarı itin. Nefes almadan bunu gerçekleştirebiliyor musunuz. o halde nefes alırken karnınız dışarı, verirken içeri.. hadi bakalım.. •Cevabınız HAYIR sa... (Ayağa kalkınız) 23

26 26 •ayağa kalkın, çok büyük göbeğiniz varmış gibi göbeğinizi iyice içeri çekin. İçeri çektiğiniz göbeği bırakınn. 4-5 sefer... •Düz durun nefes verdikten sonra içeride kalan nefesi “hıhhh” diyerek dışarı verin. nefes verirken karın içeri girsin. •“hıhhhh- nefes-hıhhh-nefes-” •Acele etmeyin..çok uzun nefes almayın. kısa kısa... •Öğrendiyseniz •ssst-nefes-ssst-nefes-ssssssssst-nefes

27 27 DERİN SOLUMA •Nefes alış-tutuş ve veriş... •4 saniye nefes al, 8 saniye tut, 4 saniyede bırak. •nefes alırken akçiğeri iyice zorla son haddine kadar doldur, verirken son haddine kadar ver, karnın sırtına yapışsın. 25

28 28 DİYAFRAMDA SOLUK TUTMA •1. Derin nefes al. ciğerde tutabildiğin kadar tut. gırtlak açık ve gevşek olsun. •2. derin nefes al. gırtlak açık olsun. kısa ve kesik soluma yap. akçiğer dolu iken sık sık solu. karnın oynasın. •3. Derin soluk al. yavaş yavaş bırakırken (a) sesi çıksın. derecesi artsın ve azalsın.. •4. derin nefes al. soluk verirken ah- oh-uh gibi hecelerden biri uzun sürede ve ve düznli olarak fısıltı halinde çıkar... ah-ah-ah 26

29 29 • aynı heceyi sesli çıkar. • aynı heceyi soluk verirken eşit aralıklarla kesik kesik fısılda- ve sesli çıkar • derin nefes al. parmağını dudaklarına yakın tut. hafifçe üfler gibi yap. sıcaklığı hisset. gırtlak açık olsun. Mumla yap ve mum ateşi sönmesin. •5. Derin nefes al. “pa-pa-pa-pa-pa...” sesini düşük ve sonra yüksek sesle az hava harcayarak uzun süre tekrar et. 27

30 30 •6. derin nefes al. soluğu verirken eşit aralıklarla, “ba-ba-ba- pa-pa-pa-da-da-da-ta- ta-ta-ga-ga-ga- ka-ka-ka..” heceleri dörder, beşer yapabilirsiniz. •Bu çalışmayı kalın-orta ve ince sesinizle ayrı ayrı yapın. 28

31 31 TASARRUFLU SOLUMA •1. Farklı şekillerde: derin, sık, çabuk, düzenli, gerilmeden, gürültüsüz nefes alıp verin. •2. (s) ünsüzü ile soluğunuzu aşağıdakişekilde güçlü ve zayıf boşaltın. •devamlı- sssssssssssssssssssssssssss..... •kesintili- ssss-ssss-ssss-ssss-ssss- •yüksek (S) ve alçak(s) şekilde- sss-SSS- sss-SSS-sss-SSS-sss-SSS-sss-SSS-sss- 29

32 32 •3. (p,b,d,t,g,k) harflerini az soluk harcayarak tekrar edin. •pe-pe-pe-be-be-be-de-de-de-te-te-te-ge- ge-ge-ke-ke-ke •4. Bir solukta ve bütün gücünüzle (hop) hecesini bağırarak tekralayınız •hop-hop-hop-hop-hop-hop-hop-hop- 30

33 33 •5. derin nefes alın aşağıdaki tekerlemeleri bir solukta ağır ağır söyleyin. •Bir berber bir berbere bre berber beri gel diye bar bar bağırmış. Al bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür.Takatukacı takatukaları takatukalamam derse takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al da gel. 31

34 34 •Dört deryanın deresini dört dergahın derbendine devrederlerse,dört deryadan dört dert,dört dergahtan dört dev çıkar. •Bizde bize biz derler, sizde bize ne derler? •Gül dibi bülbül dili gibi,gül dibi bülbül dili. •.İşlek işlemeci,işlemeli işleri işlikte işleyerek işletmeciye işyerinde izletti. 32

35 35 DİLİN HAREKET KABİLİYETİNİ GELİŞTİRME •Dilinizi ağzınızda sakız çiğner gibi abartılı bir biçimde çiğneyiniz. •Dilinizi ağzınızın içinde, çenelerinizin dışında dudaklarınızın altından dairesel hareketlerle hızla dolaştırın. •Dil ucunu ön alt dişlere dayandırarak ağız içinde köklerden ileri geri hareket erttiriniz. 33

36 36 •Dilinizi yuvarlatıp darlattığınız dudaklarınız ve çenenizin arasından içeri-dışarı hareket ettiriniz. •Ağzınızı açın ve dilinizi düm düz dışarı çıkarın. Böylece tutabildiğiniz kadar tutun. Yanlara kayasın. sonra dinlendirin kez •Dilinizi dışarı çıkarın ve dudaklarınızın bir köşesinden diğerine yavaşça hareket ettirin. her köşede durun. dinlenin devam edin. •Dilinizi dışarı çıkarın alt çeneye değdirmeye çalışın. durabildiğiniz kadar durun defa. 34

37 37 •Dilinizi dışarı çıkarın burnunuzun ucuna değmeye çalışın. durabildiğiniz kadar durun defa •Dili dümdüz dışarı çıkarıp içei alın. çok seri ve defalarca. •Dilinizi ağzınızın sağ ve sol köşelerine çok hızlı götürüp getirin. defalarca •Yapabildiğiniz kadar hızlı ve anlaşılır bir şekilde LA-LA-LA-LA-LA-LA deyin... •KA-LA-KA-LA-KA-LA-KA-LA

38 38 •Dilin gerisinden çıkarılan “k” ve “g” sessiz harfleriyle biten kelimeleri çalışınız... •BAK TAK TUK LAK •KEK KOK SIK ŞIK •KAK PAK ŞOK FOK •TIK GÖK DİK CAK •LİG ZİG ZAG DOG MOG GAG VOG •GAG PİG DÜG SIG BAG LİG CÖG 36

39 39 •T D N L S Z Ş dilin ucuyla söylenir. •ÇAT KOD SAN KAL BAS KAZ KAŞ •SAT YAD ÇAN BAL KAS BOZ KUŞ •MAT RAD SON NAL TOS BÜZ BAŞ •ZIT OD YAN ZİL US MUZ DİŞ 37

40 40 •Dilinizi dişlerinizin arasına sıkıştırın ve üfleyin... •Dilinizi dişlerinizin arasına sıkıştırın ve çok sesli üfleyin... •Brmmmmm- brmmmmm- brmmmm uzun süre tekrar edin... •Rrrrrrrrrnnn-Rrrrrrrrrnnn- Rrrrrrrrrnnn- Rrrrrrrrrnnn- uzun süre tekrar edin. 38

41 41 ÇENE ÇALIŞMASI •Elinizi alt çenenize dayayarak “çak çak” diye bağırın. Dirseğiniiz herhangi bir yere dayamayın. •İki elinizin içiyle yanak kemiklerinize masaj yapın. Avuçlarınızı alt çenenize doğru çekip çenenizi açın. •Yumruk yapılmış iki elinizle çenenizin altından bastırın. Alt çenenizi açın. başınızı geri itin ve çenenizi kapatın.Tekrar çenenizi açın ve başınızı daha geriye itin. 39

42 42 •Çenenizi hızla açıp kapatın. ileri, geri, sağa, sola hareket ettirin. Dairesel hareketlerle döndürün. •Ağzınızı olabildiğince açıp kapatın. 40

43 43 DUDAK •Dudaklarınızı kapayınız kuvvetlice sıkın. Sonra gevşeyin. defalarca yapın. •Öpücük verecekmiş gibi büzün. böyle tutun. •Islık çalarmış gibi yapın. •Dudaklarınızı yayarak kocaman gülümseyin •Ağzınızı kocaman açın. Ağzınız açıkken dudaklarınızı büzmeye çalışın. Çenenizi kapatmayın. •Nefesinizi kuvvetle verirken “poffff” deyin. Hava dudakalrınızı basınçla itsin. •dudaklarınızı kapatıp ileri uzatın ve dairesel hareketlerle hızla döndürün. 41

44 44 •yapabildiğiniz kadar hızlı “ma-mo-ma-mo” deyin. •Bir kalemi yatay olarak dudaklarınızda tutup konuşun. • Babam, bahçıvanı Burhan'ın Bursa'daki balıkçıdan barbunya balığı bulup berber Bestami'nin berisindeki büryancı Beyazıt'la beklediğini bilmemi belirtti. •Dudaklarınızı sağa sola eğiniz. •Dudaklarınızın altını üstünü şişiriniz. 42

45 45 SESİ MELODİLİ HALE GETİRMEK •S

46 46 • Söylenis ̧ Söylenis ̧ (fonetik) diksiyon için çok önemlidir. Ses aletinin hareketleriyle birçok hecenin farkları belirtilir ve böylelikle dinleyenlere is ̧ ittirilmeye çalıs ̧ ılır. Söylenis ̧ te ünlüler konus ̧ ma organının hareketiyle çıkartılır. Diksiyonda esas alınan söylenis ̧ s ̧ ekli I ̇ stanbul söylenis ̧ idir.Söylenis ̧ bölümünde sesli ve sessiz harfleri ayrı ayrı inceleyeceg ̆ iz. Türkçede 8 adet sesli ve 21 adet sessiz harf vardır. Sesli harfleri “ünlü”, sessiz harfleri de “ünsüz” kelimesiyle tanımlayacag ̆ ız. Türkçemizdeki ünlüler “a, e,,ı, i, o, ö, u, ü”den olus ̧ ur. Ünsüzler ise “b, c, ç, d, f, g, g ̆, h, j, k, l, m, n, p, r, s, s ̧, t, v, y, z” den olus ̧ ur. Söylenis ̧ bölümünde ünlü ve ünsüz harflerin fonetig ̆ ini ög ̆ reneceg ̆ iz. 46

47 47 • Ünlüler • A Konus ̧ ma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (a) vardır. Bunlardan biri (kalın a) dig ̆ eri de (ince a) dır. Her iki (a) bazen uzun, bazen kısa okunabilir. Bu iki (a) yı söylerken birbirinden ayırt etmek için (ince a) nın üzerine s ̧ u ( ^ ) is ̧ areti koyarak gösterelim. Kalın A S ̧ u s ̧ ekilde söylenir: Dil dog ̆ al durus ̧ unu deg ̆ is ̧ tirerek ortaya dog ̆ ru biraz yükselir, dudaklar hareketsiz, yanaklar gevs ̧ ek ve çeneler açık. aaa aaaa aaaa Elâlem ala dana aldı ala danalandı da biz bir ala dana alıp aladanalanamadık. Akrabanın akrabaya akrep etmez ettig ̆ ini. Ag ̆ larsa anam ag ̆ lar, kalanı yalan ag ̆ lar. 47

48 48 • I ̇ nce A (Kalın a) ya oranla daha ileriden söylenen bir ünlüdür. Dilimize geçen yabancı kelimelerden gelmis ̧ tir. Bu kelimelerin bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: lâla, lâstik, hâl. hâlbuki, lâf, lâkırdı, lâle, lâl, kâse, lâle, lânet, lâzım, kâzım, kâtip gibi. Lâla lâtif lâleli lâmbasını lâcivert lâke lâvabodan nâzik, nâdide s ̧ efkâte verdi. Uzun A Bunu da (â) s ̧ eklinde gösterelim : Örnek: Nâne, nâdir, nâme, câhil, câhit, seyahât, sâdık, sâbit, kâtil, nâzik târih, mâvi, hâttâ, hârf, dikkât, s ̧ efkât, kabahât, sıhhât, nâmus, nâne, nâsihat, 48

49 49 • E Konus ̧ ma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (e) vardır. Bunlardan biri (açık e) dig ̆ eri de (kapalı e) dir. Bu iki (e) yi söylerken birbirinden ayırt etmek için (kapalı e) nin üzerine s ̧ u (') is ̧ areti koyarak (açık e) den ayıralım. eee eeee eeee Açık E (Açık e) s ̧ u s ̧ ekilde söylenir: Çeneler (a) ünlüsünde oldug ̆ u gibi, dil ileri dog ̆ ru yükselir. Kelime bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Es ̧, sen, sene- Edebi edepsizden ög ̆ ren: Ekmeg ̆ i ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver: Evlinin bir evi, evsizin bin evi var. - Bir elin nesi var, iki elin sesi var. - Sen dede ben dede bu atı kim tımar ede. Kapalı E (Kapalı e) s ̧ u s ̧ ekilde söylenir: Dudak kenarları kulaklara dog ̆ ru biraz yaklas ̧ ıp çeneler hafifçe sıkılır. Gece penceredeki benekli tekir kedi tenceresindeki eti yedi. 49

50 50 • I S ̧ u s ̧ ekilde söylenir: Çıkıs ̧ noktası damag ̆ ın arka kısmındadır. Dudakların kös ̧ esi kulaklara dog ̆ ru açılır. Dil damag ̆ ın arkasına dog ̆ ru toplanarak dar bir geçitten havayı bırakır. Dilimizde (ı) ünlüsü kelime bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Isı, ıslık, ılıcalı ıııı ııı ııııı Ihlamuru ısıt, Tıkır tıkır, Mırıl mırıl, s ̧ ıkır s ̧ ıkır. Yıg ̆ ın yıg ̆ ın, kıpır kıpır, gıcır gıcır, ıslak ıslak, pırıl pırıl, fırıl fırıl, zırıl zırıl. I ̇ S ̧ u s ̧ ekilde söylenir: Çıkıs ̧ noktası damag ̆ ın ön kısmındadır. Dudakların kös ̧ esi kulaklara dog ̆ ru açılır, dil damag ̆ ın iki yanına dayanarak dar bir geçitten havayı bırakır. Kelime bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: I ̇ z, dil, izci iii iiiii iiiii I ̇ ki dinle bir söyle, iki el bir bas ̧ içindir. Dilimizde süresi uzun olan (i) lere rastlanır: I ̇ cat, biçare, bitap, bitaraf, veli, fenni, fiziki, cani, hayati, nihai, fuzuli, deruni 50

51 51 • Konus ̧ ma dilimizde kalın ve ince olmak üzere iki ayrı O vardır. Kalın O Çeneler açık, dudaklar birbirine yakındır ve ag ̆ ız içi yuvarlaktır. Kelime bas ̧ larında sık rastlanır. Örnek: Ot, ova, ocak, olmak, ordu, oda, orman, ortak, bando, banyo, biblo, bono, fiyasko, tango, solo, fono, foto, radyo, stüdyo, s ̧ ato, tempo, vazo. Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz. oooo oooo ooo I ̇ nce O Biraz daha ileriden daha az yuvarlak yapılarak söylenir. Lobutları los ̧ locasında notalayan normâl lort losyoncusunun lokantasında nohutları lokumlarla karıs ̧ tırdı. 51

52 52 • Ö Çeneler ve dil (açık e) ünlüsünde oldug ̆ u gibidir. Dudakların alt ve üst kös ̧ eleri birbirine yaklas ̧ ıp ag ̆ ız küçük bir yuvarlak gibi olur, (ö) ünlüsü çog ̆ unlukla kelime bas ̧ ında bulunur. ööö ööö öööo Örnek: öbek, öc, ödenek, ödünç, ödes ̧ mek, ödev, öfke, ög ̆ renmek, ög ̆ renim, ög ̆ retim, ög ̆ ünmek, ög ̆ üt, ökçe, öksürük, örs Ölenle ölünmez. Ölüm kalım bizim için. Önce düs ̧ ün, sonra söyle. Öfkeyle kalkan zararla oturur. 52

53 53 • U Konus ̧ ma dilimizde birbirinden ayrı söylenen iki (u) vardır. Bunlardan biri (kalın u) dig ̆ eri de (ince u) dur. Kalın U Çeneler açık, dudaklar birbirine iyice yaklas ̧ ık ve ag ̆ ız tam bir küçük yuvarlak olur. Örnek: Uç, ucuz, uçak, uçurum, uykucu, ulu uuu uuu uuu Unkapanı ug ̆ radıg ̆ ı ug ̆ ursuzluktan upuzun uzandı. I ̇ nce U (Kalın u) ya oranla daha ileriden söylenir. Ünlüsü çog ̆ unlukla yazıda (ü) ünlüsü ile gösterilir. Örnek: Rûya, rûzgâr, hûlya, gûya, lûzûm, lûtfen, lûgat, nûr, nûmara, Nûri, Gûya Hûlya rûyasında Lûtfi'ye nûmaralı nûtuk söyleyerek lûtfetmis ̧. 53

54 54 • Ü • Çeneler ve dil (açık e) ünlüsünde oldug ̆ u gibidir. Dudakların alt ve üst kös ̧ eleri birbirine iyice yaklas ̧ ır ve büzülür. (Ü) ünlüsüne dilimizde kelime bas ̧ ında, ortasında ve sonunda sık rastlanır. Örnek: Üç, üçgen, üçlü, üçüz, üflemek, ülker, ülkü, ün, ünlem, ünlü, üreme, ürkek, ürpermek, üzüm, üstün, üs ̧ enmek, ütü üüü üüü Üzüm üzüme baka baka kararır. Ülker üzüntüden üzüm üzüm üzüldü. Ürümesini bilmeyen köpek, sürüye kurt getirir. 54

55 55 • Ünsüzler B Dudakların birles ̧ ip açılmasıyla meydana gelir. Kelimenin bas ̧ ında veya ortasında bulunur. Kelime bas ̧ ında örnek: Bas ̧, bos ̧, bıçak, biber. Kelime sonunda (p)ye dönüs ̧ ür. Örnek: Kitap, kap, hesap, çorap. Ancak kelime sonunda ünlü bulunursa eski konumuna döner. Örnek: kitabı, dolabı, kabı, hesabı Gerçekte (p) ile biten kelimeler ise deg ̆ is ̧ mezler. Örnek: sap-sapı, çöp- çöpü, top-topu, tüp-tüpü, küp-küpü, kulp-kulpu, hap-hapı, Bi Be Ba Bo Bu Bö Bü Bı Bip Bep Bap Bop Bup Böp Büp Bıp Bil Bel Bal Bol Bul Böl Bül Bıl Bir Ber Bar Bor Bur Bör Bür Bır Bit Bet Bat Bot But Böt Büt BıtBis Bes Bas Bos Bus Bös Büs Bıs Babasının benekli bıldırcını bitis ̧ ik bostanda böceklerden bunalarak büzüldü. 55

56 56 • C • Dis ̧ ler birbirine yaklas ̧ ık; dil ucu dişlerin ön kenarına yayılmıs ̧, alt çene as ̧ ag ̆ ı düs ̧ erek Örnek: Cam. caba, cacık, Cos ̧ kun, cömert, cüce, cümle. Kelime sonunda (ç) olur. Ci Ce Ca Co Cu Cö Cü CıCip Cep Cap Cop Cup Cöp Cüp Cıp Cik Cek Cak Cok Cuk Cök Cük CıkCit Cet Cat Cot Cut Cöt Cüt Cıt Cambaz Cevat cılız cimri cos ̧ kunla cömertlig ̆ e cumbada cüret ettiler. 56

57 57 • Ç • C harfinden biraz daha sert olarak çıkar. Çıkıs ̧ biçimi aynıdır. Çi Çe Ça Ço Çu Çö Çü Çı Çip çep Çap Çop Çup Çöp Çüp Çıp Piç Peç Paç Poç Puç Pöç Puç Püç PıcI ̇ ç Eç Aç Oç Uç Öç Üç Iç Tiç Teç Taç Toç Tuç Töç Tüç Tıç S ̧ iç S ̧ eç S ̧ aç S ̧ oç S ̧ uç S ̧ öç S ̧ uç S ̧ üç S ̧ ıc Çardaklı çes ̧ medeki çırak; çiçekleri, çorbanın çöreg ̆ ini ve çuvalları çürüttü. 57

58 58 • D • Dilin damag ̆ ın ön kısmına,üst dis ̧ köklerine dokunmasıyla çıkarılır. Örnek: dam, dal, dar, dıs ̧, dis ̧, dadı, dede, deney,demir. Kelime sonunda (t) olur. Yalnız anlamlan ayrı olup söylenis ̧ leri benzeyen bir kaç kelimeyi birbirinden ayırmak için (d) olarak yazılır. Örnek: ad (isim), at (hayvan), od (ates ̧ ), ot (bitki), had (derece), hat (çizgi) Di De Da Do Du Dö Dü Dı Dik Dek Dak Dok Duk Dök Dük Dık Dir Der Dar Dor Dur Dör Dür Dır Dip Dep Dap Dop Dup Döp Düp Dıp Dit Det Dat Dot Dut Döt Düt Dıt Diz Dez Daz Doz Duz Döz Düz Dız Davulcu dede dıs ̧ arlıklı dikis ̧ çiyi dolandırırken dönemecin duvarından düs ̧ tü. 58

59 59 • F • Üst kesici dis ̧ ler alt dudag ̆ ın üstüne dokunup açılmasıyla çıkarılır. Dilimizde çog ̆ unlukla kelime bas ̧ ında, pek seyrek olarak da ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: fal, fil, fakat, falaka, falanca, faras ̧, felek, ferman, fasafiso, federasyon, felâket, felç, fevkalâde, frak, fitre, film·, fayans, fötr, fonojenik, futbol, füze. Fil Fel Fal Fol Ful Föl Fül Fıl Fit Fet Fat Fot Fut Föt Füt Fıt Fip Fep Fap Fop Fup Föp Füp Fıp Fif Fef Faf Fof Fuf Föf Füf Fıf 59

60 60 • G Dil sırtının damag ̆ ın gerisini, bir de damag ̆ ın daha ön kısmını kapatmasıyla meydana gelir. Örnek: Gaga, gagalamak, gam, galiba, gar, garaj, gargara, gazete, gelincik, göçmen, gölge, gönye, görev, güzellik. (G) ünsüzünün iki çıkıs ̧ noktası vardır. I ̇ nce ünlülerle damag ̆ ın ön kısmından çıkar. Örnek: Gâh, gel, gör, git, gûya, güç. Kalın ünlülerle damag ̆ ın gerisinden çıkar. Örnek: gar, gıcık, gocuk, guguk gibi. Gi Ge Ga Go Gu Gö Gü Gı Gip Gep Gap Gop Gup Göp Güp Gıp Gil Gel Gal Gol Gul Göl Gül Gıl Galip Geyve’de gır gır giden gocuklu göçmen gururluya güldü. 60

61 61 •G •Dilimizde varlıg ̆ ını ancak kendinden evvel gelen ünlünün süresini uzatmakla hissettirir. Kelime bas ̧ ında bulunmaz, iki ünlü arasında ise ikili ünlü meydana getirir. Örnek : Bog ̆ az-boaz, dog ̆ al -doal, yog ̆ urt - yourt Konus ̧ ma dilimizde bazan y ve v seslerine döner. Örnek : eg ̆ er-eyer, dig ̆ er-diyer, sog ̆ uk-sovuk 61

62 62 • H Bir soluk harfi olup ag ̆ zın (kalın a) ünlüsünü çıkardıg ̆ ı durumla meydana gelir. Örnek: Habbe, haberci, haber, hacamat, hacı, hacıyatmaz, hadde, hademe, hafız, hafif, hafta, hakiki, hakir, hâlbuki, hallac, hassâs, hece, hımhım, hipnotizma, hokkabaz, hulâsa, hulyalı, hüner, hücum, hücre, hüviyet, Hi He Ha Ho Hu Hö Hü Hı Hip Hep Hap Hop Hup Höp Hüp Hıp Hil Hel Hal Hol Hul Höl Hül Hıl Habes ̧ hems ̧ ire hırkalı hizmetçi hoppa hödüg ̆ e hurmaları hürmetle sundu. 62

63 63 • J • Dis ̧ ler birbirine, dil sırtı da katı damag ̆ a yaklas ̧ ır, havanın dil ortasından sızmasından meydana gelir. • Örnek: Jale, Japon, jandarma, jambon, jelâtin, jeoloji, jeolog, jest, jilet, jübile, jüri.Halk arasında (j) ünsüzünün (c) oldug ̆ u görülür. Örnek: Japon- Capon, jandarma - candarma, panjur - pancur, jurnalcı - curnalcı, Ji Je Ja Jo Ju Jö Jü Ji Jir Jer Jar Jor Jur Jör Jür Jır Jip Jep Jap Jop Jup Jöp Jüp Jıp Japon jeolog jiletini jurnalıyle jüriye verdi. 63

64 64 • K • Dil sırtının damag ̆ ın gerisini, bir de damag ̆ ın daha ön kısmını kapatmasıyla meydana gelir. I ̇ nce ünlülerle damag ̆ ın ön kısmından kalın ünsüzlerle ise arka kısmından çıkar. Örnek: kel, kir, kör, kâtip, kâhya Örnek2: kaba, kaya, kaçak, kadastro, kadın kadife, kalp, kal Ki Ke Ka Ko Ku Kö Kü Kı Kil Kel Kal Kol Kul Köl Kül Kıl Kip Kep Kap Kop Kup Köp Küp Kıp Kara ketenlik külahlı kus ̧ kara kediyi yedi 64

65 65 • L • Dil ucu damag ̆ ın ön kısmına(lale), bir de daha gerisine(olay) dayanır, hava dilin yanlarını titreterek sızar. Örnek: lâbirent, lâboratuvar; lâcivert; lâçka, lâdes, lâf, lâkap, lâhana, leylâk, leziz, limon, lise, litografya, liyakat, löca, lödos, lökanta, lokma, lökomotif, lösyon, lös ̧, Li Le La Lo Lu Lö Lü Lı Lir Ler Lar Lor Lur Lör Lür Lır Lit Let Lat Lot Lut Löt Lüt Lıt Lil Lel Lal Lol Lul Löl Lül Lıl Lip Lep Lap Lop Lup Löp Lüp Lıp Lin Len Lan Lon Lun Lön Lün Lın 65

66 66 • M Dudakların birles ̧ ip açılması ve damag ̆ ın hafif alçalmasıyla meydana gelir. Dilimizde kelime bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Maalesef, macera, maç, madalya, maalmemnuniye, maarif, modern, mücevher, madenî, manzume, müzakere, mütemmim Mi Me Ma Mo Mu Mö Mü MıMip Mep Map Mop Mup Möp Müp Mıp Mir Mer Mar Mor Mur Mör Mür Mır Mil Mel Mal Mol Mul Möl Mül Mıl Min Men Man Mon Mun Mön Mün Mın Mim Mem Mam Mom Mum Möm Müm Mım Muhallebici melankolik Mısırlı Mirza modern mösyöyle Muradiyede müzik dinledi. 66

67 67 • N • Dilin damag ̆ ın ön kısmına, dis ̧ köklerine dayanıp açılmasıyla meydana gelir: Dilimizde kelime bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: Nasır, nadan, nadide, nafaka, nafile, naftalin, nakil, nakit, nal nalbant, namaz, namus, nankör, narin, narkoz, nâsihat, nâzım, nazik, nesir, nezaket, nilüfer, nisan Ni Ne Na No Nu Nö Nü Nı Nil Nel Nal Nol Nul Nöl Nül Nıl Nim Nem Nam Nom Num Nöm Nüm Nım Namlı nane nini nini naneleri numaraladı. 67

68 68 • P • Dudakların birles ̧ ip açılmasıyla ve açılma sırasında dıs ̧ arıya hava fırlamasıyla meydana gelir. Dilimizde kelime bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: paça, paçavra, paket, pala, palamut, panorama, pansiyon, pantolon, papatya, paragraf, paramparça, paras ̧ üt, paratoner, parazit, patinaj, pedagoji, plak, plaka, plan, planör, politika, porselen, porsiyon, program, projeksiyon, protesto, psikoloji. Pi Pe Pa Po Pu Pö Pü Pı Pil Pel Pal Pol Pul Pöl Pül Pıl Pit Pet Pat Pot Put Pöt Püt Pıt Palavracı peltek pısırık pis ̧ kin poturlu porsuk pulcu püskürdü.

69 69 • R • Dil ucunun yukarıdaki kesici dis ̧ lere yakın noktayla meydana getirdig ̆ i kapag ̆ ın birçok defa açılıp kapanmasıyla meydana gelir. Kelime bas ̧ ında bulunan (R) kolay söylenir. Fakat kelime sonlarındaki (R) ünsüzlerine önem verilmezse anlas ̧ ılması güç olur. Örnek: rabıta, radyatör, radyografi, rahat, roket, raket, ramazan, randevu raptiye, rol, reçete, rehber, rehin, rejisör, rakip, reklâm, rekor, repertuvar, reverans, rezonans, riyakâr, romatizma, rota, rozet, röportaj, rûya, rûzgâr. Ri Re Ra Ro Ru Rö Rü Rı Rir Rer Rar Ror Rur Rör Rür Rır Fri Fre Fra Fro Fru Frö Frü Frı I ̇ r Er Ar Or Ur Ör Ür Ir Tir Ter Tar Tor Tur Tör Tür Tır Gri Gre Gra Gro Gru Grö Grü Grı Radyolu ressam Ramis Rasim’in romanıyla röportaj yaptı 69

70 70 • S • Dudaklar açıktır, dilin ucu alt dis ̧ köklerine yaklas ̧ ır ve hava dilin arasından tonsuz olarak sızar. Dilimizde kelime bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: sap, saat, sabah, sabotaj, saman, servis sıska, seksek senaryo, stüdyo, spiker, smokin, hassas, kasa gibi. Si Se Sa So Su Sö Sü Sı Sir Ser Sar Sor Sur Sör Sür Sır Sis ̧ Ses ̧ Sas ̧ Sos ̧ Sus ̧ Sös ̧ Sus ̧ Sıs Sandıklıda sepetleri sıralı simitçi sofrada sökülen sucukları süpürdü. 70

71 71 • Ş • Dis ̧ ler birbirine, dil sırtı da katı damag ̆ a yaklas ̧ ır; hava dilin ortasından çıkar. Örnek: s ̧ antaj, s ̧ antiye, s ̧ afak, s ̧ ahin, s ̧ aks ̧ akçı, s ̧ imendifer, s ̧ ims ̧ ek, s ̧ arapnel, s ̧ arjör, s ̧ ifre, s ̧ övale, s ̧ üphe, s ̧ ölen. S ̧ i S ̧ e S ̧ a S ̧ o S ̧ u S ̧ ö S ̧ ü S ̧ ı Şir S ̧ er S ̧ ar S ̧ or S ̧ ur S ̧ ör S ̧ ür S ̧ ır S ̧ is ̧ S ̧ es ̧ S ̧ as ̧ S ̧ os ̧ S ̧ us ̧ S ̧ ös ̧ S ̧ üs ̧ S ̧ ıs S ̧ amlı s ̧ emsek s ̧ ims ̧ ir s ̧ afak s ̧ aks ̧ aklandı

72 72 • T Dilin damag ̆ ın ön kısmına dis ̧ köklerine dayanıp açılmasıyla meydana gelir. Dilimizde kelime bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: tabak, taban, tabela, tablet, tablo, talih, tarih, tapu, tatil, teklif, tekzip, telefon, teleskop, televizyon, telgraf, temenni, tempo, temsil, tentene, tepki, terlik, termos, testere, transatlantik, transformatör, trapez, titiz, tiyatro, tren, tribün, turp, turnike, tünel, Ti Te Ta To Tu Tö Tü Tı Tir Ter Tar Tor Tur Tör Tür Tır Tis Tes Tas Tos Tus Tös Tüs Tıs Tatar tepsici tıknaz titiz Tosun tömbekici tulumbacıyla tütün tüttürdü.

73 73 • V Üst kesici dis ̧ ler alt dudag ̆ ın üstüne dokunur. Dilimizde kelime bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: vade, vadi, vagon, vahs ̧ i, vakit, vantilâtör, vapur, varil, varis, vasiyet, velvele, vergi, vestiyer, vesvese, Vi Ve Va Vo Vu Vö Vü Vı Vil Vel Val Vol Vul Völ Vül Vıl Vis Ves Vas Vos Vus Vös Vüs Vıs Velveleli vasi vesvese vadide vagon verdi 73

74 74 • Y • Dil ortasıyla ön damak arasından çıkar. Dilimizde kelime bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Örnek: yaba, yaban, yag ̆ mur, yalan, yamyam, yankı, yan, yarıs ̧, yaz, yas ̧, yangın, yayan, toy, çay. Yi Ye Ya Yo Yu Yö Yü Yı Yil Yel Yal Yol Yul Yöl Yül Yıl Yis Yes Yas Yos Yus Yös Yüs Yıs Yalvaçlı yelpazeli yıldız yirmi yoksul yörükle yumurtalarını yükledi. 74

75 75 • Z • Dilin ucu alt dis ̧ köklerine yaklas ̧ ır, hava dilin arasından tonlu olarak çıkar. Kelimelerin bas ̧ ında, ortasında ve sonunda bulunur. Zi Ze Za Zo Zu Zö Zü Zı Zil Zel Zal Zol Zul Zöl Zül Zıl I ̇ zi Eze Aza Ozo Uzu Özö Üzü Izı Zip Zep Zap Zop Zup Zöp Züp Zıp Zir Zer Zar Zor Zur Zör Zür Zır Zis ̧ Zes ̧ zas ̧ Zos ̧ Zus ̧ Zös ̧ Züs ̧ Zıs Örnek; zafer, zahire, zahmet, zakkum, zalim, zaman, zambak, zemzem, zenci, zerdali. 75

76 76 BOĞUMLAMA • Alıs ̧ tırma-Bog ̆ umlanma Bog ̆ umlanmada alıs ̧ kanlık edinebilmek için, söylenis ̧ i güç cümleleri söyleyerek üzerinde alıs ̧ tırma yapmak olumlu sonuç vermektedir. Bu cümleleri ilk etapta ag ̆ ır ag ̆ ır, daha sonra gittikçe hızlanarak tekrarlamak gerekmektedir. Bu alıs ̧ tırmalar sayesinde tembel ve gevs ̧ ek bog ̆ umlanmanın önüne geçilebilir. Açık, anlas ̧ ılır bir konus ̧ ma ancak iyi bir bog ̆ umlanma ile elde edilebilir. As ̧ ag ̆ ıdaki alıs ̧ tırmalarda bazı kelimeler, cümleler sizlere anlamsız gelebilir. Önemli olan noktanın anlamlarının ne oldug ̆ unun bilinmesi deg ̆ il, bog ̆ umlanmanızı gelis ̧ tirmesi oldug ̆ unu unutmayınız. 76

77 77 • Ünlüler (A) Abana'dan Adana'ya abarta abarta apar topar ahlatla ag ̆ dalı avuntucu ahmak Ahmet'in avandanlıklarını aparanlardan Acar Abdullah ile akıllı Abdi aks ̧ am aks ̧ am bize geldi. Al, bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamam derse takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al getir. (I) Ig ̆ dır'ın ıg ̆ ıl ıg ̆ ıl akan ılıman ırmag ̆ ının kıyıları ıklım tıklım ılgın kaplıdır. (O) Okmeydanı'ndan Og ̆ uzeli'ne otostop yap; Oltu'da volta at, olta al; Orhangazi'de Orhanelili Orhan'a otostopluk ög ̆ ret; sonra da Osmancıklı Osman'a otoydu, totoydu, fotoydu, dök! 77

78 78 • (U) Uluborlulu utangaç Ulviye ile Urlalı ug ̆ ursuz Ulvi ug ̆ ras ̧ a ug ̆ ras ̧ a Urfa'daki urgancılara uzun uzun, ulam ulam urgan sattılar. (I ̇ ) Ibibiklerin ibiklerini iyice iyiles ̧ tirmek için Istinyeli istifçi Ibis ̧ 'in istif istiridyeleri mi, yoksa, Iskilipli Ispinoz is ̧ portacı Ishak'ın is ̧ lig ̆ indeki ibris ̧ imleri mi daha iyi, bilemiyorum. I ̇ bis ̧ le Memis ̧, mahkemeye gitmis ̧, mahkemeles ̧ mis ̧ mi, mahkemeles ̧ memis ̧ mi? (E) Eg ̆ er Eles ̧ kirtli eles ̧ tirmen Es ̧ ref ile Edremitli Bedri'yi Eg ̆ e'nin en iyi eg ̆ ercisi biliyorlarsa, ben de Ermenekli Erdem Ergene'nin en iyi elektrikcisidir derim. 78

79 79 • (Ö) Özbezön'ün özbeöz Ödemis ̧ li öngörülü ög ̆ retmeni Özgüraslan ile Özgüluslan özellikle özerk ön ög ̆ retimde öylesine özverili, övünç verici ve övgüye deg ̆ er kis ̧ iler ki hani tüm ög ̆ retim örgütleri içinde en özgün örnek onlardır diyebilirim. (Ü) Ürdünlü ünlü üfürükçü Üryani, Ünye, Üsküdar, Ürgüp üzerinden ülküdes ̧ lerine üstüpü, üstübeç, üvez, üzüm, üzengitas ̧ ı ve üzünç götürürken Üveyik'ten ürüyerek, ûvendirelerini sürüyerek yürüyen,üçkag ̆ ıtçı ütücülerin ürküntü üreten ünü batasıca ünlemleriyle ürküverdi. 79

80 80 • Ünsüzler: (F) Farfaracı Fikriye ile favorili fasa fiso Fahri Fatsalı Fatma'yı görünce fesleg ̆ enci feylesoy Feyyaz'ı, fındıkçı Ferhunde'yi anımsayarak feveran ettiler. Felemenkte Felemenklerin Felemenkçe mi konus ̧ tuklarını düs ̧ ûne düs ̧ üne fertlig ̆ i çektiler. (P) Pohpohçu pinti profesör pofur pofur pofurdayarak hınçla tunç çanak içinde punç içip pülverizatör prospektüsünû papazbalıg ̆ ı biblosunun berisindeki papatpa buketinin bu yanına bıraktıktan sonra pâlas pandıras Pülümür’le Pötürge’den getirdig ̆ i pörsük pötikare pöstekiyi Paluluların Pıtırcık pazarında partenogenes pasaparolası ile pertavsız pervasız pervaz peysajını ve peronospora pestenkerani pestilini posbıyıklı pisbog ̆ az pedegoga Pınarbas ̧ ında bes ̧ etti. 80

81 81 • (M) Marmara'daki Karmarisli mermerciler mermercilig ̆ i meslek edinmis ̧ ler, ama Mamak'taki mamacılar manyetizmacılıkla marmelâtçılıg ̆ ı meslek edinememis ̧ ler. (V) Vırvırcı Vedia ile vıdı vıdıcı Veli velinimeti vatman Vahit e vilâyette veda edip Vefâ ya dog ̆ ru vaveylâsız, velevasız velespitle volta vururlarken voleybolcu Vatran virtüöz Vicdanî ve Virans ̧ ehirli vatansever viyolonselist Vecibe ile kars ̧ ılas ̧ tılar. (B) Babaeskili babacan Bahri Beberuhi Bedri ile bıyıksız bıçkıcı bıngıldak Bahir'in Bigadiç'teki bonbon bonmars ̧ esine varmıs ̧ lar, o adadakilerin yüzlerine bön bön bakarak, büyülü büyük buhurdanlıg ̆ ı bug ̆ ulu bug ̆ ulu bos ̧ altıp bombos ̧ bırakmıs ̧ lar, sonra da Bodrumda gözden kaybolmus ̧ lar. 81

82 82 • (S) Sazende S ̧ azi ile zifoz Zihni zaman zaman sizin sokag ̆ ın sag ̆ kös ̧ esinde sinsi sinsi fiskoslas ̧ arak sizi zibidi Suzi'ye sonsuz ve sorumsuz sorgun ederler. Sason'un susuz sazlıklarında badece sog ̆ anla sarmısak yetis ̧ ebileceg ̆ ini söyleyen Samsunlu sebzecilerin sözüne sizler de sessizce ve sezgilerinize sıg ̆ ınarak inanabilirsiniz. (S ̧ ) S ̧ avs ̧ atlı S ̧ aban, S ̧ arkıs ̧ lalı s ̧ ips ̧ akçı S ̧ ekip, S ̧ is ̧ hanes ̧ 'den s ̧ eytankus ̧ unu, s ̧ is ̧ s ̧ iyeyi s ̧ is ̧ lemis ̧, s ̧ iye kes ̧ is ̧ e s ̧ is ̧ demis ̧. (Ç) Çatalag ̆ zı'nda çatalsız Çatalcalı çatalcının çarpık çurpuk çalçene Çoruhluya çarptırmasına ne dersin? Çatalca'da topal çoban çatal yapıp çatal satar, nesi için Çatalca'da topal çoban çatal yapıp çatal satar? Karı için Çatalca'da topal çoban çatal yapıp çatal satar. Çarık çorap dolak, ben sana çarık çorap dolak mı dedim? 82

83 83 • (L) Leyla ile Lalelili Lale'ye leblebi ile likör ikram etmis ̧. Lüpçüler,1ütfen lüzumlu lüzumsuz lakırdıları bırakın da lüzferle rızk, rot, rop, rint, ring, ray, radyoaktivite nedir, diye konus ̧ un. (Z) Zonguldaklı Zalog ̆ lu Zöhre'nin kızı Zühal zibidi Zeki'ye ziyafet zerketti. (S, T, Z) Sedat Tınaz'ın tasası suratsız teyzesine rastlama sezen sıska sülük tazısını tuz tortusu tütsüsüııe tutmasıydı. (S ̧, S) S ̧ u kös ̧ e yaz kös ̧ esi, s ̧ u kös ̧ e kıs ̧ kös ̧ esi, ortadaki sog ̆ uk su su s ̧ is ̧ esi. (C) Cemil, Cemile, Cemal cumaları cilacı cüce Canip'in cicili bicili cumbalı ciltevinde cümbür cemaat cacıklı civcivle cücüklü cacık yerler sonra da Cebecili cingöz cog ̆ rafyacının cinci ciciannesinin cırcırböceg ̆ ini dinlerler. 83

84 84 • (D) Dadaylı dadımın Dodurgalı düdük delisi dedesi diline doladıg ̆ ı dedbebeli dedim dedisiyle dırdırını dilinden düs ̧ ürüp de bir kez olsun doya doya düden diyemeden, düdenin dallara doldurdug ̆ u doyumlu yemis ̧ lerden doyasıya yiyemeden darıdünyadan göçüp gitti. (K-I ̇ -U) Kilisli kikirik kilimci Kilizmanda'ki kilitli kilisede kimlig ̆ ini kimseye sezdirmeden kucak kucak kuskuslu kus ̧ konmazı kukumav kus ̧ una, kis ̧ iliksiz kulag ̆ akaçan kirlig ̆ kirloz kirpiye de Kus ̧ adası'nın kus ̧ hanesindeki kus ̧ bas ̧ lı kus ̧ bazla birlikte önce kis ̧ nis ̧ li kus ̧ üzümünü, sonra da Kumla'nın kumlu kumlu kus ̧ kirazını yutturmus ̧. (K-I-I ̇ ) Kınıklı kılıbık kırpıntı Kıyasettin, Kırımlı kılkuyruk kıtmiri kıkır kıkır kıkırdatarak küskütük küçümen küfeci külhaniyle külüstür Kürs ̧ at'ı külünklü küngür üstüne küttedek devirdi. 84

85 85 • K-O-Ö) Koca kokoz kokainman kokorozlana kokorozlana Kazablankalı kozmonota kök, kok, köken, kokot, kök sökmek, kokoreç, kökmantar, köknar, köçekçe, körkandil, krematoryum, kösnüklük ne demek diye sormus ̧. (Y) Yalancıog ̆ lu yalıncık yayladıg ̆ ının yahnisini yag ̆ sız yiyebilirse de yayladıg ̆ ının yag ̆ lı yog ̆ urdundan, Yüksekova'nın yusyumru yumurta yumurtlayan tavuklarından, bir de yörük ayranıyla yufkasından asla vazgeçemez. (G) Güneyli girgin gammaz Galip Gavurdag ̆ ı'nda güpegündüz galeyana gelmis ̧ de Gülgilog ̆ lu Gaziantepli gazup gazinocuyu Gölköylü gitaristle birlikte Gümüs ̧ hane'ye göndermis ̧. Geçen gece Gemerek'ten Gediz'e gelen Gebzeli gezginci gizemcilerden gitarist general Genzel, gençlere, gerçekdıs ̧ ılıkla gerçeklik dıs ̧ ı ilis ̧ kiler arasında ne gibi bir geçerlilik gerçeklig ̆ i oldug ̆ unu sordu. 85

86 86 • (K, G) Galata kulesi kapısı kars ̧ ısındaki kuru kahvecinin gıgısı çıkık, dis ̧ i kırık, kurbag ̆ a kafalı, karakoncolos kalfası Hakkı karıs ̧ ıklıg ̆ a getirip kahveye kavruk kakule kırıg ̆ ı kattı. (H) Hahamhanede hahambas ̧ ı hahamı homur homur homurdanır görünce hemencecik heyecanlandı, hızland; hos ̧ nutsuz hırçın halhallarla halkaları, halatları hallaçlara verdi. (B- P- D-Y) Batı tepede tahta depo dibinde beytutet eden pullu dede tekkesinden matrut bitli Vedat, dar derede tatlı duttan dürülü pide yutup pösteki dide dide dört ayda dört türlü derde tutuldu. (B-P)Bir pirinci birinci bulus ̧ ta bir inci gibi birbirlerine bag ̆ layıp Perlepe berberi bastıbacak Bedri ile beraber Bursa bag ̆ rına parasız giden bu paytak budala, basası topal Badi'den biberli bir papara yedi. 86

87 87 • (B-D) Baldıran dalları ballandırmalı mı, ballandırılmamalı mı? Sonra o bala daldırılan baldıran dalları dallandırılmalı mı, ballı dalla dallandırılmamalımı? (T-D) Titiz, temiz, tendürüst dadım; tadını tattıg ̆ ı tere demetini dide dide dag ̆ ıttı da hiddetinden hem dut dalında takılı duran dırıltı düdüg ̆ ünü öttürdü hem de didine didine dedim dedi, dedim dedi dedi durdu. (T-Ç-S) : Üstü üç tas ̧ lı taç saplı üç tunç tası çaldıran mı çabuk çıldırır, yoksa iç içe yüz ton saç kaplı çanı kaldıran mı çabuk çıldırır? Üç tunç tas has kayısı hos ̧ afı. (T-K) Al bu takatukaları takatukacıya takatukalatmaya götür. Takatukacı takatukaları takatukalamam derse takatukacıdan takatukaları takatukalatmadan al, gel. 87

88 88 • (L-D-N) Elalem bir aladana aldı aladanalandı da biz bir aladana alıp aladanalanamadık. (K-R) Kırk kırık küp, kırkının da kulpu kırık kara küp. (K-R-D) A be kuru dayı, ne kuru sarı darı bu darı a be kuru dayı? (B- M-S ̧ ) I ̇ bis ̧ 'le Memis ̧ mahkemeye gitmis ̧, mahkemeles ̧ mis ̧ mi, mahkemeles ̧ memis ̧ mi? (D-L-T-K) S ̧ u kars ̧ ıda bir dal, dalda bir kartal; dal sarkar, kartal kalkar; kartal kalkar, dal sarkar. Dal kalkar, kartal sarkar, kantar tartar. S ̧ u kars ̧ ıdaki kara kuru kavak, karardın mı ey kara kuru kavak, sarardın mı ey kara kuru kavak! 88

89 89 • (S-K) Bu yog ̆ urdu sarmısaklasak da mı saklasak, sarmısaklamasak da mı saklasak? (M-Y-L) Bu yog ̆ urdu mayalamalı da mı saklamalı, mayalamamalı da mı saklamalı? (B-S ̧ -Z) Sizin damda var bes ̧ boz bas ̧ lı bes ̧ boz ördek, bizim damda var bes ̧ boz bas ̧ lı bes ̧ boz ördek. Sizin damdaki bes ̧ boz bas ̧ lı bes ̧ boz ördek, bizim damdaki bes ̧ boz bas ̧ lı bes ̧ boz ördeg ̆ e, siz de bizcileyin bes ̧ boz bas ̧ lı bes ̧ boz ördek misiniz demis ̧. (D-P-K) Deg ̆ irmene girdi köpek, deg ̆ irmenci çaldı kötek; hem kepek yedi köpek, hem kötek yedi köpek. 89

90 90 • Ulama Diksiyonun özelliklerinden biri de “ulama”dır. Genel olarak tanımlarsak bir kelimenin sonundaki sessiz harfin ardından gelen kelimenin sesli harfle birles ̧ tirilerek seslendirilmesine ulama diyoruz. Ulama, söz akıs ̧ ına pürüzsüzlük ve tatlılık verir. Uygun ulama ile yapılan konus ̧ malarda veya seslendirmelerde ses bir nehrin akıs ̧ ı gibi sakin ve düzenli olarak ilerler. Türkçede yer alan ulama özelliklerini as ̧ ag ̆ ıda anlatalım: 1.Sessiz harfle biten bir kelimenin son harfi sesli harfle bas ̧ layan yanındaki kelimenin ilk harfiyle birles ̧ ir. Yazıda Ak--s ̧ am-- ol--du. E--lim--den-- al--dı. Konus ̧ mada Ak--s ̧ a--mol--du. E--lim-de--nal--dı. 90

91 91 • 2.Orijinal yapılarında “b,c,d,g” harfleriyle biten kelimeler vardır. Bunlar yalın kaldıklarında “p, ç, t, k”ya dönüs ̧ ürler. Yazı dilinde sonlarına ek aldıklarında yumus ̧ ak konumlarına dönerler. Örneg ̆ in Arapça orijiniyle “kitab” Türkçede “kitap” s ̧ eklinde yazılır. Ancak yanına ek aldıg ̆ ında “kitabım” örneg ̆ inde oldug ̆ u gibi “p”, “b”ye dönüs ̧ ür. Konus ̧ ma dilinde ise ulama bu kurala paralel olarak aynı kelimeyi bir sonraki kelime ile ilis ̧ kilendirir. Yazı dilinde sert olan harf ulama ile yumus ̧ ar. (Orijinali) Yazı Dilinde I ̇ fadesi (Mahmud) Mah--mut ev--len--di. (Mes’ud) Mes--ut ol--du. (Kitab) Ki--tap al--dı. Konus ̧ ma Dilinde I ̇ fadesi Mah-mu--dev--len--di. Me--su-dol-du. Ki--ta-- bal--dı. 91

92 92 • 3.Türkçede kelime sonundaki “k” ünsüzünü, “h” ünsüzü ile bas ̧ layan bir kelimenin izlemesi durumunda “h” ünsüzü düs ̧ er. I ̇ ki kelime birbirine bag ̆ lanır. Yazı Dilinde Ye--mek ha--ne E--rik ho--s ̧ a--fı Konus ̧ ma dilinde Ye--me--ka--ne E--ri--ko--s ̧ a--fı 4.Eg ̆ er kelimeler arasında durak olursa, kurala uygun olsa da ulama yapılmaz. Yazı Dilinde I ̇ stiyorum, onu göreceg ̆ im. Kos ̧ us ̧ tururken, okulu unuttu. Konus ̧ ma dilinde I ̇ stiyorum, onu göreceg ̆ im. Kos ̧ us ̧ tururken, okulu unuttu. 92


"DİKSİYON GÜZEL VE DOĞRU KONUŞMA 1. •DİKSİYON Diksiyon; söz söylerken, duygu ve düşünceleri doğru ve üslubuna uygun olarak anlatmak için sesin uyumunu," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları