Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ŞEHİTKAMİL ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ŞEHİTKAMİL ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ."— Sunum transkripti:

1 ŞEHİTKAMİL ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ

2 BAŞARILI BİR İLETİŞİMİN TEMEL KOŞULLARI 1-Karşımızdaki kişiye saygı duymak, onun varlığını kabul etmek, önemli ve değerli olduğunu hissettirmek ve olduğu gibi benimsemek, 2-İçten, abartısız ve doğal davranmak, 3-Empati kurmak, 4-Uygun zamanı, uygun yeri bilmek, 5-Ne söyleyeceğini ve nasıl söyleyeceğini bilmek, 6-Göz kontağı kurarak net ve anlaşılır konuşmak, 7-Dikkati yoğunlaştırabilmek ve verdiğimiz mesajın doğru anlaşılıp anlaşılmadığını kontrol etmek, 8-Karşımızdakinin verdiği mesajı doğru anlayıp anlamadığımızı kontrol etmek.

3 Dinlemek  İletişimde dinlemek en önemli beceridir. Özellikle ergenlerin kendilerini ifade etme ihtiyaçları çok yoğun olduğu için onları etkili bir şekilde dinlemek onlarla kurulan iletişimi birinci dereceden etkiler.  Ergenler hem düşüncelerinin, hem duygularının hem de değerlerinin dikkate alınmasını isterler.

4 Dinleme Çeşitleri: 1-Edilgin Dinleme (Sessizlik) 2-Kabul Ettiğini Gösteren Tepkiler (Baş sallama,hı hı, evet, anlıyorum, gülümsemek, mimikler vb.) 3-Konuşma Tıkandığında Kapı Aralayıcı Mesajlar («Biraz daha açıklar mısın?», «Devam eder misin?», «Bu konuda başka ne söylemek istersin» vb.) 4-Etkin Dinleme (Kodlu mesajları çözmede en etkili dinleme şeklidir.) Acıkan birinin «acıktım» demesi anlaması kolay bir iletidir. Ancak «acıktım» yerine «saat kaç» diyen birine «saate bakmayı biliyorsun» der ve gerçek iletiyi kaçırmış oluruz.

5 Etkin Dinleme Etkin Dinleme ; 1-Söylenenlerin, söyleyene içerik olarak geri yansıtılması (İçerik yansıtma), 2-Söyleyenin duygusunun ne olabileceğini anlamaya çalışarak duygusunun yansıtılması (Duygu yansıtma) şeklinde iki türlü geri yansıtma söz konusudur. Etkin dinlemede kişi karşısındaki tarafından doğru anlaşılıp anlaşılmadığını görecek ve daha fazla açılmaya başlayacaktır. Sonuçta kodlu mesaj varsa gerçek sorun anlaşılacak ve sorununa kendisi çözüm bulabilecektir. Örnek: Çocuğun duygusu : Sınav endişesi Kodlu Mesajı : «Bu dersteki bütün saçmalıkları öğrenmek zorunda mıyım?»

6 ÖRNEK ETKİN DİNLEME: Çocuk: -Bu dersteki saçmalıkları öğrenmek zorunda mıyım? Anne (Baba): -Bu derste öğretilenlerin saçma olduğunu düşünüyorsun. (İçerik yansıtma) Çocuk: -Evet. Hiçbirini öğrenmek istemiyorum. Anne (Baba): Bu dersten soğumuş gibisin. (Duygu sansıtma) Çocuk: -Evet hiç çalışamıyorum. Anne (Baba): -Çalışmadığın için endişelisin. (Duygu yansıtma) Çocuk: -Hem de çok. Yarınki sınava nasıl gireceğim? Anne (Baba): -Hazır olmadığın için sınava girmekten korkuyorsun? (Duygu yansıtma) Çocuk: -Evet hazır değilim. Ama sanırım bundan sonra bu derse biraz daha fazla çalışmam gerekecek. İyi bir çalışma planı yapmam için yardımcı olur musun?

7 Bu etkin dinleme ile birlikte gelişen iletişimde çocuğun gerçek sorununun o dersi saçma bulmak değil, sınav endişesi olduğu anlaşıldı. Bu iletişimin sonunda sınav endişesi ile birlikte çalışmasını engelleyen önemli bir sorun da ortaya çıkabilirdi. Etkin Dinlemede dikkat edilmesi gerekenler; - İçtenlikle kabul etme, - Çocuğun duygusunu hissedebilme, - Gerçekten ona yardım etme isteği içinde olmak gerekir. -Uygun, kısıtlı olmayan bir zamanda yapılmalıdır. Aksi halde aceleyle yanlış, yapmacık ve mekanik olur.

8 SORUN ÇÖZME

9 SORUNLARI ETKİLİ BİR ŞEKİLDE ÇÖZEREK BİRLİKTE GÜZEL VAKİT GEÇİRME ALANI NASIL GENİŞLETİLEBİLİR? Çocuklarımızın «kabul edilebilir» ve «kabul edilemez» davranışlarını ayırmakta kullanılabilecek bir dikdörtgen hayal ediniz. Kabul çizgisinin yeri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Şekil:1 A Ebeveynin dikdörtgeni Şekil:2 B Ebeveynin dikdörtgeni Kabul edilebilir davranışlar Kabul edilemez davranışlar Kabul edilebilir davranışlar Kabul edilemez davranışlar

10 GERÇEK KABULÜN ÖNEMİ Bazen anne-baba, çocuğunun gerçekte kabul etmediği davranışlarını kabul edermiş gibi görünmeye kendini zorlar. Ya da tam tersi olabilir. Bu durumda gönderdiği mesaj en iyi haliyle «karışıklık», en kötü haliyle «sahtekarlık veya yapmacıklık» olarak algılanacaktır. Yapmacık kabul, sorun çözmeye yarar sağlamayacağı gibi zarar da verebilir. Öyleyse, gerçek kabul duygusunu tespit edebilmek, sorun çözmede ilk adımdır. Kabul duygumuz dikdörtgenin alt kısmındaysa, duygumuzu doğru olarak ileten açık bir dil kullanmak sorunun çözümünü kolaylaştıracaktır.

11 SORUN KİMİN? Sorun çözmede olumlu sonuca ulaşmak için önce sorunun kime ait olduğunu belirlemek gerekir. Anne-babanın davranışı; sorun yalnızca çocuğa aitken başka, yalnızca kendine aitken başka olmalıdır. Çocuk ödevlerden şikayetçidir. Çocuk sessizce ders çalışmaktadır. Çocuk sürekli odasını dağıtmakta ve öylece bırakmaktadır. Çocuğun sorunu Sorun yok Anne-babanın sorunu

12 Sorun Çocuğunken Sorun Anne-Babanınken -Konuşmayı çocuk başlatır. -Konuşmayı anne-baba başlatır. - Anne-baba dinleyendir.- Anne-baba konuşandır. - Anne-baba danışmandır.- Anne-baba etkileyendir. - Anne-baba çocuğun - Anne-baba sonuçtan hoşnut çözümünü kabul eder. olmalıdır. - Çocuğun ihtiyacı ile ilgilidir.- Kendi ihtiyacı ile ilgilidir. - Anne-baba daha pasiftir.- Anne-baba daha aktiftir.

13 Sorunun Kime Ait Olduğunu Anlamak İçin İpuçları 1-Dikdörtgendeki «Kabul edilemez» alanındaki davranışlar anne-babada sorun yaratır. Örneğin evde sürekli kardeşleriyle kavga eden bir çocuğun davranışı kabul çizgisinin altındaysa, sorun «anne-babaya ait»tir. 2-Mevcut sorunun somut etkisinin kimi etkilediğine bakmak gerekir. Kendimize şu soruları sorabiliriz: - «Olumsuz etkilendiğim için mi bu davranışı kabul edemiyorum?» Bu sorunun cevabı «evet» ise sorun anne- babanındır. - «Yalnızca çocuğumun değişik davranmasını, benim düşündüğüm şekilde hissetmesini istediğim için mi kabul edemiyorum?» Bunun cevabı «evet» ise sorun büyük oranda çocuğundur.(Sinirli olması, saldırgan davranması vb.)

14 SORUN ÇOCUĞUNKEN NE YAPILABİLİR? Çocuklar bir sorun yaşadığı zaman bunu anlarız ve çözmek için bir iletişim başlatırız. Ancak bu iletişim çeşitli engellerle kesilebilir ve sorun tam olarak çözülemeden, belki de tam olarak tanımlanamadan olduğu gibi kalır.

15 En Yaygın 12 İletişim Engeli ÖRNEK SORUN: Ödevini tamamlamakta güçlük çeken bir çocuk. İletişim Engelleri 1-Emir vermek- Yönlendirmek: «Yakınmayı bırak da ödevini yap» 2-Uyarmak-Gözdağı vermek: «Bu dersten iyi not almak istiyorsan biraz kıpırdan» 3-Ahlak dersi vermek: «Evde yalnızca çalışmalısın» 4-Öğüt vermek-Çözüm ve öneri getirmek: «Şimdi senin yapacağın şey vaktini iyi planlamak. Ondan sonra bütün ödevlerini yapabilirsin.»

16 5-Öğretmek- Nutuk çekmek- Mantıklı düşünceler önermek: « Duruma bir bakalım. Ödevini tamamlamak için yalnızca 34 günün kaldığını hatırlasan iyi olur.» 6-Yargılamak-Eleştirmek-Suçlamak: «Sen tembelsin ya da işi ağırdan alıyorsun» 7-Ad takmak-Alay Etmek: «İlkokul öğrencisi gibi davranıyorsun, lise öğrencisi gibi değilsin» 8-Yorumlamak-Analiz Etmek-Tanı Koymak: «Sen açıkça bu ödevi yapmaktan kaçınıyorsun.»

17 9-Övmek-Aynı Düşünceden Olmak-Olumlu Değerlendirme Yapmak: «Sen gerçekten çok yetenekli bir çocuksun, eminim bunu yapmanın bir yolunu bulursun» 10-Güven Vermek-Desteklemek-Avutmak- Duygularını Paylaşmak: «Böyle hisseden tek kişi sen değilsin. Zor görevlerde ben de aynı şeyi hissederdim. Ama işin içine girince o kadar da zor olmadığını göreceksin.» 11-Soru sormak-Sınamak-Sorguya Çekmek: Ödevin çok mu zor? Bu ödevi ne kadar zamanda yapacaksın? Yardım istemek için niye bu kadar bekledin?» 12-Oyalamak-Alay etmek-Şakacı davranmak: «Boş ver, daha keyifli şeylerden konuşalım», «Şimdi zamanı değil», «Galiba bu sabah yatağın ters tarafından kalktın»

18 12 ENGEL NEDEN YARARSIZDIR Bu cevaplar ya da tepkiler çocukta aşağıdaki sonuçlara neden olabilir: 1-Duygularının geçerli ve doğru olduğuna inanılmadığını, 2-Söyledikleriyle ilgilenilmediğini, 3-Sorguya çekildiğini, 4-Olduğu gibi kabul edilmediğini, değişmesi için baskı altında olduğunu, 5-Suçlu ve kötü olduğunu, 6-Kendini koruma ve direnme ihtiyacını duyduğunu, 7-Yetersiz ve başkalarından aşağı olduğunu, 8-Çocuk gibi davranıldığını, 9-Duygularının yersiz olduğunun düşünüldüğünü, 10-Sorununu çözebileceğine inanılmadığını Düşünür ve tepkileri böyle algılar.

19 «ÖVGÜ» VE «SORU SORMA»NIN NESİ YANLIŞ?  Övgü, çocuk kendi davranışından memnun değilse anne- babanın kendini anlamadığı fikrine kaptırabilir, kulak ardı eder, aşağılık duygusu daha da güçlenebilir.  Çocuk, davranışının değiştirilmesi amacıyla övüldüğü zaman bunu hisseder.  Evde çocuklardan birinin övülmesi, diğer çocuklar için olumsuz değerlendirme olarak kabul edilir.  Övülmeye alışmış bir çocuk, övülmediği zaman olumsuz değerlendirildiğini düşünebilir. Ancak, çocuğun davranışına karşı doğal ve ani bir övgüde bulunmak (özellikle sorun yok iken), o zaman etkili olabilir ya da engel oluşturmaz. Soru sorma da, cevap verene gerçek sorunun ne olduğunu anlatma şansı vermemesi, sınırlayıcı olması bakımında engelleyicidir.

20 12 ENGELİN YERİNE NE KOYMALIYIZ? 12 Engel «Kabul Etmeme Dili»dir. Dirence neden olabilir. ÖRNEK: Sürekli eleştirilen bir öğrenci «Bana ne kadar kötü ve güvenilmeyecek biri olduğum, düşüncelerimin ne kadar aptalca olduğu öyle sık söyleniyor ki, inat olsun diye onların istemediği şeyleri daha çok yapıyorum. Onlar beni zaten kötü ve aptal görüyorlarsa neden değişeyim?» diyor. Sorunu olan birine yardım, kabul etme (dinleme) ile başlar. Olduğu gibi kabul edildiğini anlayan kişi, nasıl değişeceğini KENDİSİ düşünmeye başlar. Bunun için sadece DİNLEMEK çoğu kez yeterlidir.

21 SORUN ANNE-BABANINKEN NE YAPILABİLİR? SORUN: Çocuğun sürekli odasını dağıtması ve öylece bırakması SOMUT ETKİ: Annenin işlerini yetiştirememesi, çok yorulması. Yararsız 5 Çözüm Tepkisi 1-Emir vermek, yönlendirmek («Şu odanı topla diyorum sana!») 2-Uyarmak ve gözdağı vermek («Eğer toplamazsan seni artık babana havale edeceğim.» 3-Ahlak dersi vermek («Artık kocaman kız oldun, düzen-tertip öğrenmen lazım.») 4-Öğretmek, mantık yürütmek («Şimdiden alışmazsan sonra çok zorluk çekersin.») 5-Öğüt vermek, çözüm getirmek («Yerinde olsam anneme yardım eder, onu üzmezdim.»)

22 YARARLI ÇÖZÜM TEPKİSİ «Ben Dili» ÖRNEK: Evde sürekli dağınıklık yaratan bir çocuk karşısında annenin hissettiği duygu «rahatsızlık, yorgunluk, yılgınlık»tır. Bu duygusunu saklayıp konuşursa dili «Sen»li olacaktır. «Çok düşüncesizsin, hiç bana acımıyorsun!» Eğer duygularını açıklayarak konuşursa «Ben Dili» ile konuşmuş olacaktır. «Çok yoruluyorum, işleri yetiştiremiyorum.» ÇOCUK ANNE «Sen» İleti Kodu «Çok düşüncesizsin!" «Ben» İleti Kodu «Çok yoruluyorum, işleri işleri yetiştiremiyorum.» Rahatsızlık Kodlama Benim kötü olduğumu düşünüyor Kodun çözümlenmesi Rahatsızlık Kodlama Kodun çözümlenmesi Annem çok yoruluyor ve işlerini yetiştiremiyor

23 «BEN DİLİ» CÜMLELERİ NASIL KURULUR? Kabul edilemez davranışı suçlamayan, yargılamayan türde tanımlamak «Ben Dili» için iyi bir başlangıçtır. «Odanı toplamadığın zaman ………………» «Konuşurken sözüm kesildiğinde ………………………..» «Birbirinizle kavga ettiğiniz zaman ………………….» «Zamanında sofraya oturmadığında …………………………» Yapılan davranış böyle başlayan cümlelerle tanımlandıktan sonra, bu davranışın, üzerimizde nasıl bir somut etki yarattığını, hangi duyguya kapıldığımızı belirtmemiz gerekir. Somut etki belirtilmezse ben iletisi tam anlaşılamaz ve başarısız olur.

24 KİŞİLİĞE YÖNELİKTİRBÜTÜNE VE GENELE YÖNELİKTİR KARŞIMIZDAKİ KİŞİ İLE İLGİLİ OLUMSUZ DEĞERLENDİRMELER İÇERİR KARŞIMIZDAKİ KİŞİNİN ÖZGÜVENİNİ ZEDELER ÖFKE VE NEFRET GİBİ OLUMSUZ DUYGULAR UYANDIRIR ÇEKİNGEN YA DA SALDIRGAN İNSANLAR YARATIR İLETİŞİMİ ZEDELERİLİŞKİYİ ZEDELER SORUMLULUK DUYGUSUNU GELİŞTİRMEZ İŞBİRLİĞİNE KARŞI DİRENÇ YARATIR DAVRANIŞA YÖNELİKTİRÖZELE VE O ANA YÖNELİKTİR GÖNDEREN KİŞİNİN DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNİ İÇERİR ÖZGÜVENE OLUMLU KATKISI VARDIR GÖNDERENE YARDIM İSTEĞİ UYANDIRIR ATILGAN İNSANLAR YARATIRİLETİŞİMİ ZEDELEMEZİLİŞKİYİ GELİŞTİRİR SORUMLULUK DUYGUSUNU GELİŞTİRİR İŞBİRLİĞİNE YÖNELİK İSTEK UYANDIRIR

25 BEN DİLİ Mİ, SEN DİLİ Mİ? • Yeter artık. Yapma şunu • -SEN DİLİ- • Kardeşine vurduğun zaman canı acıdığından ağlıyor.Ben de onu teselli ederken ne yapacağımı şaşırıyorum. Bu durum beni üzüyor. • -BEN DİLİ- • Terbiyesizlik yapma. • -SEN DİLİ- • Bilgisayarı kapatmanı istiyorum. • -BEN DİLİ- • Notlarını böyle düşük görünce başarısız olacağını düşünerek kaygılanıyorum. • -BEN DİLİ-

26 BEN DİLİ Mİ, SEN DİLİ Mİ? • Hayır, bu saatte top oynamaya gidemezsin. Çünkü hava karardı. • -BEN DİLİ- • Saçlarını bu şekilde toplamandan hoşlanmıyorum. • -BEN DİLİ- • Sanki spor toto oynamışsın. Bu ne biçim karne böyle? • -SEN DİLİ- • Sen zaten hep böylesin. • -SEN DİLİ- • Odanı yine toplamamışsın. Çok dağınıksın. • -SEN DİLİ-

27 ÇATIŞMA ÇÖZME

28 Çatışmalarda genellikle bir tarafın «kazanması», bir tarafın «kaybetmesi» söz konusudur. Sorun çıkmasın diye boyun eğen ve «kaybeden» konumda olanlar çeşitli baş etme yöntemlerine başvurabilirler. Örneğin çocuk yenilmiş hissedince; direnme, meydan okuma, yalan söyleme, başkalarını suçlama, hile yapma, zorbalık etme gibi yollara başvurabilirler. Anne-baba yenilince; yılgınlık, isteksizlik, kırgınlık, öfke, saldırganlık, güvensizlik yaşayabilir. Çatışmaların çözümünde, her iki tarafta da bu duyguların oluşmasını engelleyen ve sorunu gerçek anlamda çözmeye yarayacak en iyi çözüm yöntemi «Kaybeden Yok Yöntemi»dir.

29 ÇATIŞMA ÇÖZMEDE «KAYBEDEN YOK YÖNTEMİ» Uygulanması kolay bir yöntem olmasına karşın, büyüklerin mutlak üstünlüğüne inananlar için zordur. AŞAMALARI: 1-Sorunu tanımlama (Çatışma konusu) 2-Olası çözümler üretme (Beyin fırtınası) 3-Çözümleri değerlendirme 4-En iyi çözümün hangisi olduğuna karar verme 5-Bu kararın nasıl uygulanacağını belirleme 6-Çözümün başarısını değerlendirme

30 ÖRNEK: 1-Sorunu Tanımlama: Çocuğun dağınıklığı (Öncelikle odasını neden bu kadar dağıttığını ve toplamadığını anlamak istediğini söyler ve çocuğun bu konuda düşünmesini sağlar. Bu durumun kendi üzerindeki somut etkisini ben dili ile açıklar. -«Odan sürekli dağınık olduğu için diğer işleri yetiştiremiyorum (Somut etki) ve bu hiç hoşuma gitmiyor. (Ben dili)» Senin de toplamaktan hoşlanmadığını görüyorum. Ancak benim ve senin ihtiyaçlarımız çatışıyor. Bu sorunu çözecek bir yol bulmamızı istiyorum.»

31 Ailede her bireyin, yaş, konum ve cinsiyet ayırımı yapılmaksızın eşit konuşma hakkına sahip olduğu unutulmamalıdır. Yaşları ne olursa olsun her çocuğun kendine özgü düşünceleri ve bu düşüncelerini ifade etme hakkı vardır.

32 DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM Kaynak: Etkili Ebeveyn Eğitimi-Dr.Thomas GORDON 7-19 Aile Eğitimi Kaynakları


"ŞEHİTKAMİL ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları