Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Aminoasit ve Proteinlerin Genel Metabolizması Dr. Akın Yeşilkaya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı 2008-2009 Eğitim Yılı Akdeniz.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Aminoasit ve Proteinlerin Genel Metabolizması Dr. Akın Yeşilkaya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı 2008-2009 Eğitim Yılı Akdeniz."— Sunum transkripti:

1 Aminoasit ve Proteinlerin Genel Metabolizması Dr. Akın Yeşilkaya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı 2008-2009 Eğitim Yılı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı

2 Kwashiorkor A. Yeşilkaya 2008-2009

3 Öğrenim Hedefleri  Aminoasit metabolizmasının gözden geçirilmesi  Aminoasitlerin sindirimi  Aminoasitlerin yıkımı  Aminoasitlerin sentezi  Aminoasitlerin spesifik ürünlere dönüşümleri tartışılacaktır.

4 A. Yeşilkaya 2008-2009 Amaç  Aminoasit sindirimini öğrenmek  Aminoasit metabolizması ile ilgili metabolik bozuklukları öğrenmek  Üre metabolizması ile ilgili bozukluklar  Belli başlı aminoasitlerin metabolik bozuklukları  Belli başlı nonproteinik bileşikleri öğrenmek

5 A. Yeşilkaya 2008-2009 VücütProteinleri Aminoasitler DiyetProteinleriGlikoliz KrebsDöngüsü CO 2 GlukozKetonlar NH 3 Üre Metabolizmaya Genel Bakış

6 Protein ve Aminoasitlerin Sindirimi  Zimojenler ve Rolleri  Emilim  Taşınma A. Yeşilkaya 2008-2009

7 Sindirim Proteolitik enzimler:  Endopeptidazlar  Mide pepsini,  Pankreas tripsini  Kimotripsin  Ektopeptidazlar  Pankreas karboksipeptidaz  İnce barsak aminopeptidaz  Dipeptidaz  Tripeptidaz

8 A. Yeşilkaya 2008-2009 Sindirim  Proenzim (Zimojen) olarak salgılanırlar.  Pepsinojen-Pepsin Midede Pepsinojen Pepsin (40 kDa)asidik (32,7 kDa) 44 aminoasitlik birim uzaklaştırılmaktadır. Trp, Phe, Tyr, Met, Leu gibi aminoasitlerin karboksil ucundan hidrolizler

9 A. Yeşilkaya 2008-2009 Sindirim  Pankreas enzimleri de proenzim formunda salınırlar  Tripsinojen-Tripsin  Arg ve Lys karboksil terminalinden etki eder.  Kimotripsinojen-Kimotripsin  Aromatik aminoasitlerin karboksil ucundan etki gösterir.  Prokarboksipeptidaz-Karboksipeptidaz  C terminalinde bulunan aminoasitleri amino ucundan hidrolizler  Proelastaz-Elastaz  Alifatik aminoasitlerin (Gly, Val, Ala, Ile) karboksil ucundan etkiler Enteropeptidaz TripsinojenTripsin

10 A. Yeşilkaya 2008-2009 Sindirim Proteolitik enzimlere karşı korunma  Enzimin Zimojen formda olması  Pankratik Tripsin inhibitör   1 -Antiproteaz (  1 -Antitripsin, AAT)

11 A. Yeşilkaya 2008-2009 Klor kayması

12 A. Yeşilkaya 2008-2009 Hidroklorik Asit Oluşumu (Klor Kayması)  Pepsinojenleri aktive eder.  Mikroorganizmaları öldürür.  Proteinleri denatüre ederek yıkımlarını kolaylaştırır.

13 A. Yeşilkaya 2008-2009 Klor kayması

14 A. Yeşilkaya 2008-2009

15  Konjenital Enteropeptidaz (Enterokinaz) noksanlığı (13 vaka)  Hipoproteinemi  Anemi  Gelişim bozukluğu  Kusma  Diyare ile kendini gösterir.

16 A. Yeşilkaya 2008-2009 Emilim  Barsak mukozası tarafından Na-bağımlı aktif transport ile aminoasitler emilir.  Enterositlerdeki transport mekanizmalar:  Nötral aminoasitler  Bazik aminoasitler  Prolin, hidroksiprolin  Dikarboksilik aminoasitler  Diğer dokularda başka taşıma sistemler bulunur:   -Glutamil döngüsü

17 A. Yeşilkaya 2008-2009  -Glutamil Döngüsü

18 A. Yeşilkaya 2008-2009  Enterositlerdeki aminoasitler ya metabolize olur ya da karaciğere taşınır.  Glutamat, glutamin, aspartat ve asparagin enterositlerde metabolize olur.  Özellikle neonatal yaşamda küçük miktarlarda proteinler nonselektif pinositozis ile absorbe edilir.

19 A. Yeşilkaya 2008-2009 Plazma aminoasit konsantrasyonu  Gün içerisinde % 30 oranında değişiklik gösterir.  En yüksek değerler öğleyin ve oğleden sonra,  En düşük değer sabah saatlerinde görülür.  Yenidoğanın ilk günlerinde de yüksek aminoasit değerleri elde edilir.

20 A. Yeşilkaya 2008-2009 Aminoasit Katabolizması  Amino grubunun uzaklaştırılması  Karbon iskeletinin metabolik ara ürünlere dönüştürülmesi

21 A. Yeşilkaya 2008-2009 Aminoasit Katabolizması Ne zaman katabolizma? (Aminoasitler depo edilemezler)  Normal protein çevirimi (turnover)  Zengin proteinsel diyet  Açlık  Diyabet

22 A. Yeşilkaya 2008-2009 Aminoasit Katabolizması Amino grubunun uzaklaştırlması •Transaminasyon •Oksidatif deaminasyon •Amonyağın taşınışı ve •Üre döngüsü reaksiyonları

23 A. Yeşilkaya 2008-2009 Aminoasit Katabolizması 5-7 g/gün aminoasit nitrojeni atılır.

24 A. Yeşilkaya 2008-2009 Transaminasyon Lizin, treonin, prolin ve hidroksiprolin transaminasyona uğrayamaz.

25 A. Yeşilkaya 2008-2009 Transaminasyon Lizin, treonin, prolin ve hidroksiprolin transaminasyona uğrayamaz.

26 A. Yeşilkaya 2008-2009 Transaminasyon  Alanin Aminotransferaz, (ALT, ALAT)  Glutamat Piruvat Transaminaz (GPT)  Aspartat Aminotransferaz, (AST, ASAT)  Glutamat Okzaloasetat Transaminaz (GOT) Alanin +  -Ketoglutarat Glutamat + Piruvat Aspartat +  -Ketoglutarat Glutamat + Okzaloasetat

27 A. Yeşilkaya 2008-2009 Oksidatif Deaminasyon: Glutamat Dehidrojenaz Mitokondriyal

28 A. Yeşilkaya 2008-2009 Amonyağın Kaynakları  Dokular  Barsak bakterileri  Diyetsel protein  GİS’de bulunan üre

29 A. Yeşilkaya 2008-2009 Amonyak Taşınması

30 A. Yeşilkaya 2008-2009 Amonyak Taşınması

31 A. Yeşilkaya 2008-2009 Amonyak Taşınması  -Aminoasit  -Ketoglutarat NAD + Glutamin NH 3 Transaminaz Glutamat dehidrogenaz GlutaminazGlutamin sentetaz  -Ketoasit Glutamat NADH

32 A. Yeşilkaya 2008-2009 Amonyak Taşınması  Ekstrahepatik dokularda amonyak uzaklaştırılması glutamin ile olmaktadır.  Karaciğere taşınan glutamin burada üreye çevrilerek dışa atılır.  Kaslarda oluşan amonyum iyonları alanin üzerinden karaciğere taşınır.

33 A. Yeşilkaya 2008-2009 Glukoz-Alanin Döngüsü

34 Üre Döngüsü A. Yeşilkaya 2008-2009

35 Üre  Ortalama günde 10-25 g üre sentezlenir.  Sentezlenen ürenin % 95’i böbrekler, % 5’i feçes ile dışarı atılır.  Üre karaciğer tarafından sentezlenir, kana verilir ve böbrekler ile atılır.

36 A. Yeşilkaya 2008-2009

37 Üre Döngüsü Metabolik Bozuklukları A. Hiperamonemi Tip I B. Hiperamonemi Tip II C. Sitrulinemi D. Arjininosüksinik asitüri E. Hiperarjinemi

38 A. Yeşilkaya 2008-2009 Üre Döngüsü Metabolik Bozuklukları A. Hiperamonemi Tip I • Mitokondriyal karbomil fosfat sentetaz noksanlığı • Otozomal resesif kalıtım • Oldukça nadir görülür. • Hiperamonemi görülen başlıca bulgudur. • Mortalite ve Morbiditesi yüksektir. • Uyuşukluk, iritabilite, Merkezi sinir sistemi üzerine etkisinden sonra koma • Tedavi edilmediğinde letarji, koma ve ölüm

39 A. Yeşilkaya 2008-2009 Üre Döngüsü Metabolik Bozuklukları B. Hiperamonemi Tip II • Ornitin transkarbomilaz noksanlığı ile ortaya çıkar. • En çok görülen üre döngüsü bozukluğudur. İnsidans ortalama 1: 80.000 • Enzim eksikliğinden dolayı amonyak inkorporasyonu bozulmuştur. Semptomatik hiperamonemi • Serumda ornitin seviyesi yükselir. İdrarda orotik asit görülür. • Kanda, BOS’da ve idrarda glutamin yükselmiştir. • Bu muhtemelen dokuda amonyağın birikmesi sonucu olarak glutamin sentetaz tarafından glutamin sentezini artırmıştır. • Belirtileri kusma, yeme isteğinin kaybolması, ilerliyen letarji ve komadır.

40 A. Yeşilkaya 2008-2009 Üre Döngüsü Metabolik Bozuklukları C. Sitrulinemi • Arjininosüksinat sentetaz aktivitesi tespit edilmemiştir. • Otozomal ressesif • Vücutda sitrulin birikimi görülür. İdrarda oldukça fazla sitrülin atılımı görülüyor. • Ayrıca orotik asidüri. • Özellikle arjinince zengin besinlerle beslenme sitrülin atılımını artırmaktadır.

41 A. Yeşilkaya 2008-2009 Üre Döngüsü Metabolik Bozuklukları D. Arjininosüksinik asitüri • Arjininosüksinaz aktivitesi yoktur. • Otozomal ressesif kalıtım • Çok nadir görülüyor. • Vücutda arjininosüksinik asit birikir. Atılımı kolay • Kanda amonyağın dışında arjininosüksinik asit kanda ve idrarda artmaktadır. • Ayrıca kanda sitrülin, glutamin, alanin ve lizin yükselmektedir. • İkinci yaşta ortaya çıkmakta ve tedavi edilmediği takdirde hayatın erken döneminde ölümle bitmektedir.

42 A. Yeşilkaya 2008-2009 Üre Döngüsü Metabolik Bozuklukları E. Hiperarjinemi • Arjinaz yokluğu sonucu oluşur. • En az görülen üre döngüsü bozukluğudur. • Otozomal ressesif kalıtım • İki tip arjinaz vardır. • Atılması istenilen her iki azot da bağlanmıştır. • Vücut sıvılarında özellikle kan ve serebrospinal sıvıda yüksek arjinin düzeylerine rastlanır. • İdrarda arjinin, ornitin, lizin ile sistin görülür. Muhtemelen bu da renal tübüllerde arjinin ve lizin ile sistin reabsorbsiyonundaki kompetisyondan kaynaklanmaktadır. • Düşük protein diyeti plazma amonyak seviyelerini düşürmekte ve idrarda lizin ile sistin azaltacaktır.

43 A. Yeşilkaya 2008-2009 Amin Grubunun Uzaklaştırlması

44 A. Yeşilkaya 2008-2009 Amin Grubunun Uzaklaştırılması

45 A. Yeşilkaya 2008-2009 Aminoasitlerin Metabolizmanın Amfibolik Ara Maddelerine Çevrilişi  Okzaloasetat,   -Ketoglutarat,  Piruvat,  Fumarat,  Asetil CoA,  Süksinil CoA.

46 A. Yeşilkaya 2008-2009

47 Asetil CoA oluşturan Aminoasitler Fenilalanin ve Tirozin  Fenilalanin’in tirozine dönüşme reaksiyonu geri dönüşümlü değildir. Bu yüzden tirozin fenilalanine karşı besinsel ihtiyacını karşılayamaz.  Fenilalanin’in tirozine çevrilişi memeli karaciğerinde ve böbrekte bulunan görevli (miks fonksiyonlu) bir oksijenaz olan Fenilalanin hidroksilaz tarafından katalize olur.  Reaksiyon için gerekli olan indirgeyici güç doğrudan NADPH tarafından sağlanır.

48 A. Yeşilkaya 2008-2009 Fenilalanin hidroksilaz reaksiyonu

49 A. Yeşilkaya 2008-2009 Tirozin Katabolizması 1. p-Hidroksipiruvat’a transaminasyon 2. 3 Karbonlu yan zincirin oksidasyonu ve homogentizat oluşturan dekarboksilasyonu 3. Homogentizat’tın maleilasetoasetat’a oksidasyonu, 4. Maleilasetoasetatın fumarilasetoasetat izomerizasyonu, 5. Fumarilasetoasetat’ın fumerat ve asetoasetata hidrolizi. 6. Asetoasetat, tiyolitik parçalanmaya uğrayarak asetat ve asetil CoA oluşur.

50 A. Yeşilkaya 2008-2009

51

52 Hiperfenilalaninemiler  Fenilketonüri’nin tanımlanan 8 tipi bulunmaktadır. Bunlar üç ana grub içerisinde sınıflandırılmaktadır. 1. Fenilalanin hidroksilazın defektif olduğu, yani Hiperfenilalaninemi Tip I veya klasik fenilketonüri 2. Dihidrobiopterin redüktazın defektif olduğu, hiperfenilalaninemi Tip II ve III 3. Dihidrobiopterin sentezinin defektif olduğu, hiperfenilalaninemi Tip V

53 A. Yeşilkaya 2008-2009 Klasik Fenilketonüri  Mental gerilik görülmektedir.  İnsidansı 1:10.000 (Türkiyede 1:2600)  Hastalara fenilalaninden yoksun özel diyet  Fenilketonüri için kullanılabilecek en uygun test idrarda fenilpiruvat bakmak olacaktır. Bu da en kolay ferrik klorid metodu ile olur.

54 A. Yeşilkaya 2008-2009 Hiperfenilalaninemiler

55 A. Yeşilkaya 2008-2009 Tirozin  Tirozin, tiroksin, melanin ve katekolaminlerin sentezi için gereklidir.  Tirozin, DOPA üzerinden norepinefrin, epinefrin ve melanine metabolize olur.  Başlıca 3 tip tirozin metabolizması bozuklukları görülür.

56 A. Yeşilkaya 2008-2009

57

58 Tirozinemi Tip I (Tirozinozis, Hepatorenal Tirozinemi)  Kuzey Fransa, Kanada ve İskandinavya da sık görülür.  Hem fumarilasetoasetat hidrolaz hemde p- hidroksifenilpiruvik asit oksidaz aktivite noksanlığı  Kanda ve idrarda tirozin seviyesi artmıştır. Ayrıca kanda yükselmiş metiyonin ve DOPA ile diğer tirozin metabolitlerin idrarla dışarı atılmaları artar.  Karaciğer ve böbrek üzerine primer etki gösterir. Hastalıkta karaciğer, akut hepatik yetmezliğe girebileceği gibi kronik siroz’a bile yol açabilir.  Böbrekte ise proksimal tübülde transport yetmezliği ile kendini gösterir.

59 A. Yeşilkaya 2008-2009 Tirozinemi Tip II  Hepatik enzim olan tirozin aminotransferaz (transaminaz) yokluğu sonucu görülür.  Tirozin kristallerinin gözde ve deride yerleşmesi sonucu bu bölgelerde (göz ve deride) lezyonlar yaratmaktadır. Ayrıca mental gerilik de görülür.  Hastalıkta, kanda ve idrarda tirozin seviyesi artar, beraberinde idrarda fenolik asit ve tiramin konsantrasyonu artarken plazma metiyonin seviyesi azalmaktadır

60 A. Yeşilkaya 2008-2009 Neonatal Tirozinemi  Prematür bebeklerde karaciğer yeterli gelişim göstermediği için özellikle p- hidroksifenilpiruvat hidroksilaz eksikliğinden dolayı tirozin ve fenilalanin seviyesi yükselir.  İdrarda tirozin, p-hidroksifenilasetat, N- asetiltirozin ve tiramin seviyeleri artar.

61 A. Yeşilkaya 2008-2009  Homogentisik asit oksidaz enzim aktivitesinin azalması veya yokluğu sonucu görülür.  Açıkta duran idrar siyah renk almaktadır. Melanüri, fenoller, gentisik asit ve indoksil sülfat da idrarın kararmasına neden olur.  Tahmin edilen insidansı 1:250.000 Alkaptonüri

62 A. Yeşilkaya 2008-2009 Alkaptonüri  Hücrelerde ve vücut sıvısında birikmiş homogentisik asit görülür. Homogentisik asitin polimerleri ve kendisi kartilajdaki intervertebral diskleri, bağ dokusundaki kollajeni dejeneratif artrid ve kartilaj pigmentasyonuna sebep olacak şekilde bağlamaktadır.  Eklem dejenerasyonu görülür.  İdrar, Fehling ve Benedict reaktifi ile pozitif  Tedavisi Yoktur.

63 A. Yeşilkaya 2008-2009

64 Albinizm  Melanositlerdeki melanozomlarda melanin sentezi  Reaksiyonu katalizliyen tirozin hidroksilaz aktivitesi adrenal medulada ve kromafin granüllerinde rastlanmaktadır.

65 A. Yeşilkaya 2008-2009 Albinizm tipleri 1. Jeneralize Albinizm (Okulokutanöz Albinizm) Tip I 2. Jeneralize Albinizm (Okulokutanöz Albinizm) Tip II 3. Jeneralize Albinizm (Okulokutanöz Albinizm) Tip III 4. Okular Albinizm 5. Chediak-Higashi Sendromu 6. Hermansky-Pudlak Sendromu

66 A. Yeşilkaya 2008-2009 Albinizm İnsidansı Tip I Albinizm1:40.000 Tip II Albinizm1:15.000 Tip III AlbinizmBilinmiyor Oküler Albinizm1:50.000 Chediak-HigashiÇok nadir Hermansky-PudlakNadir (Ancak 1:1.800 Puerto Rico da)

67 A. Yeşilkaya 2008-2009 Albinizm  Genetik defekt söz konusudur  Hepsi otozomal resesif olarak kalıtılır.  Her birinde ayrı bir gen defekti bulunmaktadır.  Her gen melanin sentezinde veya melaninlerin melanozomlara taşınmasında rol oynayan bir proteini kodlamaktadır.  Kansere karşı hasasiyet vardır.

68 A. Yeşilkaya 2008-2009 Sistein  Sistin bir NADH’a bağımlı oksidoredüktaz tarafından sisteine dönüştürülür.

69 A. Yeşilkaya 2008-2009 Sistein  Sisteinin piruvata dönüşümü 3 farklı yol ile olmaktadır. 1. Serin dehidrataza benzeyen Sistein desülfhidraz yolu; 2. Transaminasyon ve H 2 S kaybı; 3. Sülfhidril grubunun sistein sülfinik asit oluşturan oksidasyonu, transaminasyon ve terminal karbonun okside olunmuş kükürt atomunun kaybı

70 A. Yeşilkaya 2008-2009

71 Sistinüri  Klasik sistinüri en sık karşılaşılan aminoasit transport bozukluğudur.  Bazik aminoasitler olan  sistin,  lizin,  arjinin ve  ornitin normalde glomerülde filtre olmakta ve proksimal renal tübülde tekrar geri emilmektedir.

72 A. Yeşilkaya 2008-2009 Sistinüri  Sistinüride bazik aminoasitler için bulunan taşıyıcıda bir defekt söz konusudur.  İdrara sürekli sistin geçtiği için ve sistin’in çözünürlüğü az olduğu için renal pelvisde, üreterde ve kesede sistin kristalleri oluşmakta,  obstruksiyon ve  enfeksiyon görülmektedir.  Ayrıca taş oluşumu özelliği de vardır.

73 A. Yeşilkaya 2008-2009 Homosistinüriler  Homosistein protein yapı taşı değildir.  Metiyonin metabolizmasında önemli bir ara bileşiktir.  Normalde plazmada homosistein bulunmaz, çünkü dayanıksız olan bu bileşik hemen homosistin’e okside olur.  Eğer homosistein’in, sistin’e (sistatiyonin  - sentaz) veya metiyonine (metiltetrahidrofolat transferaz) dönüşümü azalmış ise homosistinüri meydana gelir

74 A. Yeşilkaya 2008-2009

75 Homosistinüriler  Tip I, Sistatiyonin  -sentaz eksikliği: En çok karşılaşılan homosistinüri’dir.  Laboratuvar bulgusu vücut sıvısında metiyonin ve homosistin artışıdır.  İdrarda homosistin ve diğer sülfür içeren aminoasitler metiyonin, metiyonin sülfoksit ve homosistein gibi bulunur.  Klinik bulgu olarak  trombozis,  osteoporosis ve  sıklıkla mental retardasyon görülür.

76 A. Yeşilkaya 2008-2009 Homosistinüriler Tip II ve III,  N 5 -metiltetrahidrofolat’ta bağlı metilizasyonunda defekt:  enzimlerin ve/veya  vitamin B12 noksanlığı sonucu görülür.

77 A. Yeşilkaya 2008-2009

78

79 Bir Vaka  H.S., 14 yaşında erkek. Sınıfda özellikle gövde ve kafada olmak üzere ani bir kasılma nöbeti ile doktora getirilir. Yapılan ilk muayenede sol ayak ve sol kol kaslarında zayıflık tespit ediliyor. Hastaneye sağ serebral hemisferinde serebrovasküler hasar teşhisi ile yatırılıyor.  Hastanın tıbbi geçmişi normal olup sadece hafif bir mental gerilik mevcut. Ayrıca her iki gözünde de hafif bir şaşılık mevcut.

80 Bir Vaka  Hastanın sol yönlü nörolojik problemleri 3 gün sonra kendiliğinden düzeliyor, ancak tomografi ile sağ serebral hemisferinde küçük bir enfarkt alanın varlığını gösteriyor. Nöroloji uzmanı hastada paytak bir yürüyüşün olduğunu belirtiyor. Anne de bunun birkaç sene önce başladığını ve gittikçe arttığını belirtiyor.  İleri tetkikler kemikde yetersiz mineralizasyon olduğunu ve metiyonin ile homosistein konsantrasyonunun yüksek fakat sistin seviyesinin düşük olduğunu gösteriyor. A. Yeşilkaya 2008-2009

81 Bu hastalık nedir?  Yapılan tetkikler sonucunda  Metiyonin kanda 980  M (normali <30  M)  Homosistein (serbest ve protein bağlı) yüksek  Sistein tespit edilemiyor  B12 ve Folik asit normal  24 saatlik idrar homosistin seviyesi artmış

82 A. Yeşilkaya 2008-2009 Histidin  Yıkımı 4 reaksiyonda oluşur.  İlk aşamada Histidaz ve Urokanaz enzimleri ile Urokanat ve 4-imidazolon 5-propiyonat meydana gelir.  Sonra  -karbon üzerindeki formimino grubunun tetrahidrofolat’a transferi ve böylece N 5 -formimino-tetrahidrofolat ve N- formiminoglutamat (FİGLU) oluşur.

83 A. Yeşilkaya 2008-2009 Histidin

84 A. Yeşilkaya 2008-2009  Folik asit noksanlığı bulunan hastalarda bu son reaksiyon kısmen veya tamamen engellenir ve N-formiminoglutamat (FİGLU) idrar içinde dışa atılır.  Folik asit noksanlığını tespite yarayan bir teste hastaya histidin içirilerek idrarda N-formiminoglutamat aranır

85 A. Yeşilkaya 2008-2009 Histidinemi  Hastalığın insidansı 1:11.500 olduğu tahmin ediliyor.  Histidaz enziminde defekt vardır ve histidin seviyesi plazmada yükselir.  Bunun sonucu imidazol piruvat ve diğer histidin metabolitleri idrara çıkar.  Hastalar kliniksel yönden normaldir, yalnız mental gerilik ve konuşma defekti görülür.

86 A. Yeşilkaya 2008-2009 Prolin

87 A. Yeşilkaya 2008-2009 Prolinemi’ler  Hiperprolinemi Tip I: Defekt prolin dehidrojenaz basamağındadır. Tip I heterozigot hastalarda hafif düzeyde hiperprolinemi görülür. Ancak hidroksiprolin katabolizması engellenmemektedir.  Hiperprolinemi Tip II: Metabolik engelleme glutamat semialdehit dehidrojenaz basamağındadır. Aynı dehidrojenaz hidroksiprolin katabolizmasında da yer almasından dolayı hem prolin hemde hidroksiprolin metabolizması etkilenmektedir. İdrarda hidroksiprolin katabolitleri görülür.

88 A. Yeşilkaya 2008-2009 Glisin

89 A. Yeşilkaya 2008-2009 Glisinüri  Günlük olarak glisin atılımı artması ile (0.6-1 g/gün) karakterizedir.  Bu tür vakalarda renal okzalat taşları oluşumu görülür. Plazma glisin seviyesi normal olan bu hastalarda muhtemel bozukluk böbreklerdeki reabsorbsiyon mekanizmasındadır.

90 A. Yeşilkaya 2008-2009

91 Primer Hiperokzalüri  Diyet ile alıma bağlı olmadan idrar ile okzalat atılımı artmıştır.  Artan okzalat glisinin deaminasyonu sonucu gliokzilat (diğer adı okzalat semialdehit) dönüşür.  Metabolik bozukluk gliokzilatın katabolizmasındaki defekt sonucu meydana gelir, ki bu da okzalata okside olur.  Bilateral kalsiyum okzalat urolitiyazis, nefrokalsinozis, tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları ve bunu renal yetmezlik veya hipertansiyonu takip eden mortalite görülür.

92 A. Yeşilkaya 2008-2009 Lösin, Valin, İzolösin (Dallı aminoasitler)  Katabolizmaları kas, adipoz, böbrek ve beyin dokusunda olur.  Yapısal benzerliklerinden dolayı katabolizmaların başlangıçları aynıdır.

93 A. Yeşilkaya 2008-2009

94 İdrarda Akçaağacı Şurubu Kokusu Hastalığı (Mapple syrup urine disease)  Akçaağacı şurubu kokusu hastalığı oksidatif dekarboksilasyonu katalizliyen enzim olan  - ketoasit dekarboksilaz noksanlığı sonucudur.  Bunun sonucu olarak kanda, idrarda ve serebrospinal sıvıda bu dallı aminoasitler ve bunların keto asitleri birikir.  Alifatik ketoasitlerin yüksek konsantrasyonda bulunmalarından dolayı hasta şahısların idrarı akçaağacı şurubuna benzer bir koku verirler.

95 A. Yeşilkaya 2008-2009 Akçaağacı şurubu kokusu hastalığı  İnsidansı 1:200.000’dir.  Doğumdan sonraki ilk hafta içerisinde hastalık belirtileri ortaya çıkar. Bebeklerin beslenmeleri zor, kusabilir ve letarjik olabilir.  İlk hafta içinde hastalığın teşhisi ancak enzimatik veya genetik analizler ile olabilir.  Yaşamlarını devam eden çocuklarda beyin hasarı görülür. Tedavi edilmediği takdirde ilk yıl içinde ölüm görülür.

96 Aminoasitlerin Spesifik Ürünlerine Dönüşmesi Nonproteinik nitrojen bileşikleri

97 A. Yeşilkaya 2008-2009 Glisin  Pürin sentezi: Pürin iskeletinin 4., 5. ve 7. nolu pozisyonlarında yer alan atomları oluşturmak üzere sentezde tüm glisin molekülü kullanılır.

98 A. Yeşilkaya 2008-2009 Glisin  Kreatin sentezi: Sarkozin komponenti glisinden türer.  Hippürik asit: Benzoik asit ile birleşerek hippürik asit (Benzoil glisin) oluşur (karaciğer fonksiyon testi olarak kullanılır).

99 A. Yeşilkaya 2008-2009 Glisin  Glikokolik asit: Glisin, kolik asit ile birleşerek glikokolik asit adlı safra asidini oluşturur.

100 A. Yeşilkaya 2008-2009 Glisin  Hem sentezi: Glisin  -karbonu ile azot atomları hemoglobinin porfirin sentezinde kullanılır.  Glutatyon oluşumu: Glutamik asit ve sistein ile birleşerek glutatyon meydana gelir. (  -Glutamil sisteinil glisin)

101 A. Yeşilkaya 2008-2009 Glutatyon  -Glutamil-sisteinil-glisin Redükte Glutatyon (GSH)

102 A. Yeşilkaya 2008-2009 Glutatyon Okside Glutatyon (GSSG)

103 A. Yeşilkaya 2008-2009 Serin  Fosfatidil serin yapısına girer.  Ayrıca sfingol sentezinde ve bu nedenle beyin sfingomiyelinlerin oluşumunda rol oynar.

104 A. Yeşilkaya 2008-2009 Metiyonin  Başlıca metil vericisidir  S-adenozil metiyonin, demetilasyon sonucu S- adenozil homosistein oluşturur

105 A. Yeşilkaya 2008-2009

106 Sistein  Saç ve derinin keratinin’de bol bulunan bir aminoasitdir.  Sekonder bağın özelliği olan disülfit bağların oluşumunda rol almaktadır.  Ayrıca birçok enzim, aktivitesinin sürdürebilmesi için –SH grubuna bağımlıdırlar. Bu grub da sisteinden kaynaklanmaktadır.

107 A. Yeşilkaya 2008-2009 Arjinin  Kreatin sentezi için gereklidir.  Nitrik oksit sentezinde öncü moleküldür.

108 A. Yeşilkaya 2008-2009 Arjinin  İn vitro olarak büyümü faktörü ve dolayısıyla hücre proliferasyonunda rolu olan poliaminlerin sentezinde kullanılır.  Poliaminler, DNA ve RNA biyosentezini stimüle eder ve DNA stabilizasyonunu sağlar.  Diğer fonksiyonlar içerisinde ise protein kinazlar gibi bazı enzimleri inhibe ederler.  Başlıca poliaminleri içerisinde putresin, spermin ve spermidin sayılabilir.

109 A. Yeşilkaya 2008-2009

110 Histidin  Histidinin dekarboksilasyonu sonucu histamin meydana gelir.  Allerjik imflamasyonda rola alır. Mast hücrelerinde depolanır ve salınır.  Vazodilatör  Bonşlarda konstriksiyon, midede HCl sekresyon stimülasyonu

111 A. Yeşilkaya 2008-2009 Triptofan  Serotonin  Triptofan, fenilalanin’in tirozine dönüşmesi reaksiyonu gibi 5- hidroksitriptofana dönüşür. Aynı enzim bu reaksiyonda işe karışır.  Bunun da L-aminoasit dekarboksilaz ile dekarboksilasyonu 5- hidroksitriptamini oluşturur ki bu da Serotonindir.  Bu kas kontraksiyonunu stimüle ettiği gibi kuvvetli bir vazokonstriktördür.

112 A. Yeşilkaya 2008-2009 Triptofan Serotonin  Memelilerde serotonin’in büyük kısmı gastrointestinal kanalda sentezlenmektedir.  Ayrıca beyinde de serotonin sentezine rastlanmıştır. Trombositlerde oldukça büyük miktarlarda serotonin depolanmaktadır.  Serotonin’in büyük kısmı oksidatif deaminasyon yolu ile metabolize olarak 5-hidroksi indolasetik asitte (5-HIAA) dönüşür. (MAO).  Ayrıca indol pirüvik asit, indol 3-asetik asit yıkım ürünleridir.  Normal olarak idrarda 2-8 mg/24 saat 5-HIAA bulunur. Özellikle malign karsinoidlerde oldukça büyük 5-HIAA artışı idrarda gözlenmektedir.

113 A. Yeşilkaya 2008-2009 Triptofan  Melatonin: Epifiz bezi tarafından salgılanır. Diğer adı N-asetil 5-metoksiseratonin’dir.  Diürnal (sirkadiyan) ritmi kontrol eder.  Melanosit stimüle edici hormon (MSH)’ın etkisini engeller.

114 A. Yeşilkaya 2008-2009 Fenilalanin ve Tirozin  Melanin  Albinizim

115 A. Yeşilkaya 2008-2009 Fenilalanin ve Tirozin  Epinefrin ve Norepinefrin

116 A. Yeşilkaya 2008-2009 Glutamat  GABA   -Aminobütirik asit  İnhibitörik Nörotransmitter

117 A. Yeşilkaya 2008-2009 Kreatin

118 A. Yeşilkaya 2008-2009 Kreatinin

119 A. Yeşilkaya 2008-2009 Kreatin fosfat

120 Plazma proteinleri A. Yeşilkaya 2008-2009

121 Plazma proteinlerin görevleri  Kanın ozmotik basıncını düzenler:  Albumin  Globulin  Fibrinojen  Bu üç proteinin meydana getirdiği ozmotik basınç, bunların moleküler büyüklükleri ile ters, plazma konsantrasyonları ile doğru orantılıdır.  Plazma proteinlerinin total ozmotik basıncın % 80’ini albumin sağlar.  Bir gram plazma albumini 200 ml suyu tutar. Bundan dolayı plazma albuminin azalması kan hacminin azalmasına neden olur.

122 A. Yeşilkaya 2008-2009 Plazma proteinlerin görevleri  Plazma proteinleri ve ödem:  Plazma onkotik basıncının düşmesi (yani bir yerde plazma albumin seviyesinin azalması) ödeme yol açar.  Plazma total protein miktarı % 4.5 – 5 g’ın altına düştüğünde veya albumin seviyesinin % 2- 3 g’ın altına indiğinde ödem oluşmağa başlar.  Globulinler immün olayları düzenler: Özellikle  -globulinler immün olaylarda önemli rol oynar.

123 A. Yeşilkaya 2008-2009 Plazma proteinlerin görevleri  Plazma proteinlerinin besinsel fonksiyonu: Plazma proteinleri vücudun yedek proteinlerini oluşturur. Yeterli miktarlarda protein olmadığında veya açlık halinde organizma bu proteinlerden faydalanır.  Plazma proteinleri kanın vizkozitesini sağlar  Plazma proteinleri kanın asit-baz dengesini düzenler.  Koagülasyon için gerekli faktörleri içerir.

124 A. Yeşilkaya 2008-2009 Plazma proteinlerin görevleri  Gerekli enzimleri içerir.  Transport mekanizmasını yerine getirir: Suda erimeyen maddeleri ve lipidleri dolaşım içerisindeyken proteinlere bağlıdırlar. Ayrıca metalleri proteinler kendilerine bağlarlar.

125 A. Yeşilkaya 2008-2009 Serum Protein Elektroforezi (SPE)

126 Protein Elektroforezi A. Yeşilkaya 2008-2009

127 Serum Protein Elektroforezi A. Yeşilkaya 2008-2009

128 Plazma Protein Elektroforezindeki Bandlarda Yer Alan Proteinler Prealbumin Albumin  1 -Globulin  1 -Antitripsin (AAT)  1 -Asit Glikoprotein (AAG)  1 -Lipoprotein (ApoA)  1 -Fetoprotein (AFP)  2 -Globulin Haptoglobin (HAP)  2 -Makroglobulin Seruloplazmin  1 -Globulin Transferrin (TRF-Siderofilin) Hemopeksin  -Lipoprotein (ApoB) C4  2 -Globulin Fibrinojen C3  2 -Mikroglobulin  -Globulin IgG IgA IgM IgD IgE C-Reaktif Protein (CRP)

129 A. Yeşilkaya 2008-2009

130

131 Akut Faz Proteinleri  CRP   1 -Antikemotripsin   1 -Asitglikoprotein   1 -Antitripsin  Haptoglobin  C4  Fibrinojen  C3  Seruloplazmin


"Aminoasit ve Proteinlerin Genel Metabolizması Dr. Akın Yeşilkaya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilim Dalı 2008-2009 Eğitim Yılı Akdeniz." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları