Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

GAMZE EREN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ 4. SINIF.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "GAMZE EREN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ 4. SINIF."— Sunum transkripti:

1

2 GAMZE EREN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ 4. SINIF

3 XVII. yy. “Düşünüyorum, öyleyse varım” XX. yy. “Tüketiyorum, öyleyse yokum”.

4 1969 KORKUNÇ GERÇEK: DÜNYADAN BAŞKA GİDECEK YER YOK! 1970 TÜKENİRSEK NE OLACAĞIZ? YOK OLACAĞIZ….

5 DÜNYADA YAŞAMIN SÜRDÜRÜLEBİLMESİ İÇİN ÇEVRENİN ve DOĞANIN KORUNMASI GEREKTİĞİ FARKEDİLDİ.

6 • •Çevrenin öneminin anlaşılması ile birçok bilim dalı ‘’çevre’’ ile ilgilenmeye başladı…

7 ÇEVREÇEVRE BİYOLOJİKİMYAHUKUKEKONOMİFİZİKEKOLOJİPOLİTİKASOSYOLOJİTOKSİKOLOJİ

8 * Anayasamızın 56. Maddesi * “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak hakkına sahiptir, * Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşın ödevidir”

9 •Toplum içinde cinsiyete bağlı ilk farklılaşma avcılık-toplayıcılık döneminde gerçekleşmiştir. • Erkeklerin avcılık, kadınların ise toplayıcılık yaptığı bu dönmede, ilk iş bölümü erkekleri “HAYAT ALICILAR” ve kadınları “HAYAT VERİCİLER” olarak öne çıkarmıştır.

10 Tarih boyunca doğa ve özellikle yeryüzü, müşfik ve besleyip büyüten bir anne olarak görüldü. Tarımsal üretkenlik nedeniyle dünyaya tabiat ana, doğaya toprak ana denilmesi doğayı dişil olarak nitelendirdi. Çapa tarımı döneminde bereketi sembolize eden tanrıça kültünün dişil özellikte, saban tarımından sonra ortaya çıkan gök tanrı kültünün ise eril özellikte olduğunu görmekteyiz.

11  Başlangıçta barışçıl ve anaerkil olan toplum düzeni, Orta Neolitik Çağda erkeğin üretim gücünde etkin rol almasını sağlayan saban tarımına geçilmesiyle erkeğin doğaya hükmetme süreci de başlamış oldu.

12 •Kadın ve doğa arasında kurulan bu antik bağ, kadının tarihi ve çevrenin tarihiyle birbirine bağlanmış oldu. • Bu bağ feminizm ve ekoloji arasında artarak kendini gösteren doğal bir akrabalığın da kaynağı oldu.

13  EKO-FEMİNİZM  Erkeklerin doğa ile kadınları özdeş tutarak, doğaya davrandıkları gibi kadınlara, kadınlara davrandıkları gibi doğaya davrandıklarına dikkat çekmiştir.  Bu feminist düşünceye göre ataerkillik ve kapitalizm sistemi içinde doğayı yola getirme, sömürme, doğaya hâkim olma, doğaya üstünlük kurma düşünceleri ile erkeklerin kadınlara bakış açıları arasında bir koşutluk bulunmaktadır.  Yüzyıllardır kadın ve doğa aynı kaderi paylaşmış, ikisi de horgörülmüş, aşağılanmış ve ikisine de eziyet edilmiştir.

14  “Kadın ve çevre” konusu ele alındığında üç temel başlığın ön plana çıktığı söylenebilir:  i. ÇEVREYİ ETKİLEYENLER OLARAK KADINLAR,  İİ. ÇEVREDEN ETKİLENENLER OLARAK KADINLAR,  İİİ. ÇEVRE İLE İLGİLİ POLİTİKALARIN OLUŞTURULMASI VE KARAR ALMA SÜREÇLERİNDE KADINLARIN EKSİK TEMSİLİ.

15 i) Çevreyi etkileyenler olarak kadınlar -Bilinçsiz kozmetik kullanımı -Evsel atıkların doğaya tedbirsiz bir biçimde bırakılması -Elektronik cihazların gereğinden çok kullanımı -Çocuklarına yeterli doğa bilinci aşılanmaması. - Kürklerinin kullanılması nedeniyle hayvanların öldürülmesi

16  ii. Çevreden etkilenenler olarak kadınlar - Doğurganlıkta azalma, düşük ve ölü doğum. - Kadınlarda stres, depresyonun erkeklere göre daha fazla olması, - Kadınlarda görülen kanser çeşitlerinde artış. - Cilt ve saçlardaki zararın erkeklere nazaran daha belirgin olması.

17  iii. Çevre ile ilgili politikaların oluşturulması ve karar alma süreçlerinde kadınların eksik temsili. - Kadın derneklerinin ve karar alıcıların konuya yeterli önemi vermemesi. - Kadına şiddet ve kadına pozitif ayrımcılık isteklerinin –zorunlu olarak - çevresel duyarlılığın daha önünde yer alması.

18 Kenya’lı biyolog doktor Wangari Muta Maathai, Yeşil Kuşak (Green Belt Movement) çevre hareketinde diktiği ….milyon ağaçla ve arkasına aldığı kadınlarla birlikte savaşlara karşı mücadele veriyor. Kenya’lı biyolog doktor Wangari Muta Maathai, Yeşil Kuşak (Green Belt Movement) çevre hareketinde diktiği ….milyon ağaçla ve arkasına aldığı kadınlarla birlikte savaşlara karşı mücadele veriyor.  Nobel Komitesi tarihte ilk kez Afrikalı bir kadına, Maathai'ye 2004 Nobel Barış Ödülü’nü verdi  Nobel Komitesi tarihte ilk kez Afrikalı bir kadına, Maathai'ye 2004 Nobel Barış Ödülü’nü verdi

19  Şiddetli kuraklık ve ekosistemin çökmesi mücadele ve savaşı beraberinde getirir.Üretimin paylaşımcı ruhu ise barışı destekler.” diyen Maathai, Nobel Barış ödülünü "doğanın korunmasının barışın korunması için önemine atfen" almıştır.  BU ÖDÜL, KADININ DOĞA VE ÇEVRENİN KORUNMASINDAKİ MÜCADELESİNİN BARIŞA DA SAĞLADIĞI KATKI AÇISINDAN ÖNEMLİDİR.

20  SONUÇ ve ÖNERİLER •Çevreyle ilgili toplumsal bilinçlendirmenin artırılmasında kadınların eğitimi ve katkısı göz ardı edilemez. •Yeni yapılan binalarda evsel organik atıkları öğütücü mutfakların yapılması zorunlu tutulmalı, •Doğayla barışık, çevreye en az zararlı kozmetik ve deterjanların kullanımının teşviki, •Çevreyle ilgili kurumlarda kadın istihdamının artırılması ve çevre projelerinde kadın girişimcilerin teşviki, •Çevreyle ilgili yasal alt yapının düzeltilmesi, çevre dostu ürünlerin ödüllendirilmesi, •Çevreye ilişkin karar mekanizmalarında ve çevre politikalarında yer alan kadın sayısının artırılması,

21


"GAMZE EREN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ 4. SINIF." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları