Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

GÜNDEM • • 16 Temmuz 2005 Cumartesi • • 09.30 - 10.00 Açılış-Sunuş • • Mustafa UYSAL Vergi Konseyi Başkanı • • 10.00 - 10.30 Vergi Politikalarının Ekonomiye.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "GÜNDEM • • 16 Temmuz 2005 Cumartesi • • 09.30 - 10.00 Açılış-Sunuş • • Mustafa UYSAL Vergi Konseyi Başkanı • • 10.00 - 10.30 Vergi Politikalarının Ekonomiye."— Sunum transkripti:

1 GÜNDEM • • 16 Temmuz 2005 Cumartesi • • Açılış-Sunuş • • Mustafa UYSAL Vergi Konseyi Başkanı • • Vergi Politikalarının Ekonomiye Etkisi • • Prof.Dr.Güneri AKALIN • • Grup Katkısı ve Değerlendirmeler • • Kahve Molası • • Kurumlar Vergisi Kanunu İle İlgili Sunumlar • • Öğle Yemeği • • Kurumlar Vergisi Kanunu İle İlgili Değerlendirmeler ve Öneriler • • Gelir Vergisi Kanunu İli ilgili Sunumlar • • Kahve Molası • • Gelir Vergi Kanunu İle İlgili Sunumlar • • Akşam yemeği • • 17 Temmuz 2005 Pazar • • Gelir Vergisi Kanunu İle İlgili Değerlendirmeler ve Öneriler • • Kahve Molası • • Vergi Usul Kanunu İle İlgili Sunumlar Değerlendirmeler ve Öneriler • • Öğle Yemeği • • Genel Değerlendirmeler

2 VERGİ KONSEYİ TEMMUZ 2005 MAŞUKİYE-KARTEPE TOPLANTILARI GÜNDEM: VERGİ KANUNLARININ YENİDEN YAZIMI

3 • VERGİ KONSEYİ - Maliye Bakanlığı’na vergi politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak görüş bildirmek ve bu konularda araştırma ve çalışmalar yapmayı amaçlar. - Tarafsız bir yaklaşımla ve objektif esaslarla görüş ve öneri oluşturan bir danışma organıdır. - Uluslar arası gelişmeleri ve ülke koşullarını gözetir. - Katılımcılığa ve ortak akla dayanan uzlaşmayı esas alır, sonuç odaklı çalışır.

4 VERGİ KONSEYİ ÇALIŞMALARI VERGİ KONSEYİ ÇALIŞMALARI

5 Vergi Konseyi çalışmalarını yaklaşık 2,5 yıldır sürdürmektedir. Vergi sisteminin yeniden yapılandırılması ile ilgili olarak; • Arama Konferansları düzenlenmiştir Şubat 2003 Abant Arama Konferansı Şubat 2003 Abant Arama Konferansı Eylül 2004 Abant Arama Konferansı Eylül 2004 Abant Arama Konferansı • Arama Konferanslarına İlişkin Sonuç ve Öneriler izleyen çalışmaların tabanını oluşturmak üzere çalışma gruplarına iletilmiştir.

6 • Vergi Konseyi tarihinde, - Sayın Müsteşar Hasan Basri AKTAN - Sayın Müsteşar Hasan Basri AKTAN - Sayın Gelir İdaresi Başkanı Osman ARIOĞLU - Sayın Gelir İdaresi Başkanı Osman ARIOĞLU - Sayın Müsteşar Yardımcısı Mehmet ŞİRİN’in - Sayın Müsteşar Yardımcısı Mehmet ŞİRİN’in katılımlarıyla “Vergi Kanunlarının Yeniden Yazılmasına İlişkin Öneriler” konulu toplantıyı düzenleyerek vergi kanunlarının yeniden yazımı çalışmalarına başlamıştır. katılımlarıyla “Vergi Kanunlarının Yeniden Yazılmasına İlişkin Öneriler” konulu toplantıyı düzenleyerek vergi kanunlarının yeniden yazımı çalışmalarına başlamıştır.

7 Çalışmalara başlangıç teşkil eden söz konusu toplantıda, vergi kanunlarının yeniden yazımına yönelik görüş ve önerilerin yanı sıra, ülke örnekleri de tartışılmıştır. Ülke Örnekleri ve Hazırlayanlar: • FransaCan DOĞAN • Almanya Fatih DURAL-Osman ÖZEN • İrlandaNiyazi ÇÖMEZ-Hayati ŞAHİN • ABDMustafa SUSAM • İspanya-Portekiz G.KoreFeridun GÜNGÖR • BelçikaZeki KURTÇU • PolonyaŞaban ERDİKLER • HollandaKadir BAŞ

8 Vergi Konseyi’nin “Vergi Kanunlarının Yeniden Yazılması” çalışmalarında aşağıda belirtilen ilkeler temel alınmaktadır; • Kanunilik, • Basitlik, • Adalet ve Eşitlik • Açıklık, • Sadelik, • Sürdürülebilirlik, • Öngörülebilirlik, • Verimlilik, Etkinlik, • Uygulanabilirlik, • Geriye yürümezlik,  Verginin ulusal ve uluslar arası tabana yayılması, kayıt dışılığın önlenmesi.

9  İLKELER-2  Özellikle AB direktif hükümleri, ilerleme raporları, uluslararası muhasebe standartları vs ile IMF’e verilen niyet mektuplarında yer alan maliye politikalarına ve vergi kanunlarına ilişkin taahhütlere uygunluk.  Ekonomiye uyumluluk.

10 • Çalışma grubu üyeleri, büyük bir özveri ve gayretle çalışmalara devam etmektedir. Ancak, IMF’e verilen taahhütlere paralel zaman kısıtının bulunması, çalışmalar üzerindeki baskıyı arttırmaktadır.

11 Vergi Konseyi “Vergi Kanunlarının Yeniden Yazılması” çalışmalarında Çalışma Grupları belirlemiştir. • Gelir Vergisi Kanunu Çalışma Grubu Koordinatör Adnan NAS • Kurumlar Vergisi Çalışma Grubu Koordinatör Feridun GÜNGÖR • Vergi Usul Kanunu Çalışma Grubu Koordinatör Mehmet ŞAFAK

12 Konular İtibariyle Kurumlar Vergisi Alt Çalışma Grupları  Tasfiye Birleşme ve bölünme  Dar mükellefiyet, tam mükellefiyet, tedvin-hukuk dili ve yabancı ulaştırma kurumları   İştirak kazançları, değer artış kazançları, temettü gelirleri ve holdingler   Md 24 (dar mükellefiyet)   Örtülü sermaye   CFC ve vergi cennetleri   Grup konsolidasyonu   Transfer fiyatlandırması   İstisna ve muafiyetler

13 Konular İtibariyle Gelir Vergisi Alt Çalışma Grupları • Gelirin Tanımı ve Mükellefiyet • Muaflık ve İstisnalar • Ticari Kazanç • Zirai Kazanç • Ücretler • Serbest Meslek • Gayrimenkul Sermaye İradı • Menkul Sermaye İradı • Diğer Kazanç Ve İratlar • Yıllara Sari İnşaat • Gelirin Beyanı, Verginin Tarhı, Mahsubu Ve Ödenmesi • Stopaj (94. Madde) • Gelir Vergisi Kanununun Ekonomiye Uyumu ve Etki Analizi

14 Konular İtibariyle Vergi Usul Kanunu Alt Çalışma Grupları - Vergilendirme - Mükellefin hakları ve ödevleri - Değerleme - Vergi ceza hükümleri - Vergi yargısı - Aktarma grubu

15 GELİR VERGİSİ ÇALIŞMA GRUBU TOPLANTILARI Çalışma Grubu; • tarihli toplantı 27 katılımcıyla, • tarihli toplantı (TSPAKB) 14 katılımcıyla, • tarihli toplantı 24 katılımcıyla, • tarihli toplantı 21 katılımcıyla, • tarihli toplantı 20 katılımcıyla, ile toplanmıştır.

16 tarihli Gayrimenkul Platformu Toplantısı 24 katılımcıyla gerçekleşmiştir. Gayrimenkulle ilgili olarak mevzuatımızda yer alan düzenlemelere değinilmiş ve konuyla ilgili görüşlere yer verilmiştir. -Toplantıya Prof. Dr. Doğan ŞENYÜZ, Prof. Dr. Metin TAŞ, GYODER Yönetim Kurulu Başkanı, Remax Genel Müdürü, Turyap Genel Müdürü gibi birçok katılımcı fikir ve görüşleriyle katkıda bulunmuşlardır. - Konuyla ilgili bir çalışma grubu oluşturulmuştur.

17 Çalışma Grubu;  tarihinde 13 katılımcıyla,  tarihinde 9 katılımcıyla  tarihide 6 katılımcıyla, toplanmıştır. Kurumlar Vergisi Çalışma Grubu Toplantıları

18 Vergi Usul Kanunu Çalışma Grubu V.U.K. ile ilgili olarak tarihinde 13 katılımcıyla toplanılmış, kanunla ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.

19 • Ayrıca tüm bu çalışma grubu toplantılarının dışında tarihli “Vergi Politikalarının Ekonomiye Etkisi” konulu ve 22 katılımcıyla gerçekleşen bir toplantı yapılmıştır.Toplantıda Prof.Dr.Ali ÖZDEMİR, Prof. Dr. Güneri AKALIN, Doç.Dr.Ahmet Bumin DOĞRUSÖZ, Doç.Dr.Hakan ÜZELTÜRK gibi değerli hocalarımızın da fikir ve görüşlerinden faydalanılmıştır.

20 • tarihinde yapılan tüm çalışmaları kapsayan bir toplantı gerçekleştirilmiştir. 32 katılımcının yer aldığı toplantıda genel değerlendirmeler yapılmıştır.  Üniversite Hocalarımızdan  Prof.Dr.Güner AKALIN,  Prof.Dr.Yenal ÖNCEL,  Doç.Dr.Hakan ÜZELTÜRK,  Doç.Dr.Bumin DOĞRUSÖZ katılımcılar arasında yer almışlardır.

21 14 Temmuz 2005 tarihinde Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi ve Vergi Usul Kanuna Yönelik yapılmış çalışmalarla ilgili “Genel Değerlendirme” toplantısı düzenlenmiştir.

22 Vergi kanunlarının yeniden yazılması aşamasında; - TÜRMOB, TOBB ve TÜSİAD da dahil olmak üzere 61 sivil toplum örgütü, - 7 YMM ve 27 SMMM Odası, - 44 Devlet Üniversitesi, 9 Vakıf Üniversitesi olmak üzere toplam 53 Üniversite, ile yazışma yapılmış, vergi kanunlarının yeniden yazımı ile ilgili görüş ve önerilerini bildirmeleri talep edilmiştir.

23 GELİR VERGİSİ,KURUMLAR VERGİSİ KANUNLARI İLE VERGİ USUL KANUNU´NUN MADDE ÇEŞİT SAYISINI GÖSTERİR TABLO

24 Yapılan Çalışmalarda, -Yukarıdaki tabloda görüldüğü üzere, GVK, KVK, VUK’ta yer alan yürürlükten kaldırılan madde, mükerrer madde, ek madde, geçici madde ve ek geçici maddelerin mümkün olduğunca kaldırılarak sadeleştirilmesi, - VUK’ta yer alan bazı düzenlemelerin GVK ve KVK’nda ilgili bölümlere aktarılması, - Gelirin tanımında kaynak teorisiyle birlikte, net artış teorisinin karine olarak incelemelerde kullanılması, - Ekonomik göstergelere dayalı vergileme sistemi ile, çağdaş tüm ülkelerde olduğu gibi diğer otokontrol mekanizmalarının vergi sistemine kazandırılması,

25 - Vergi tabanının yaygınlaştırılarak, kayıtdışılığın önlenmesi, - Diğer ülke sistemlerine paralel, bütçe kısıtları da dikkate alınarak, kurumlar vergisi oranının kademeli olarak düşürülmesi, - Uluslararası gelişmelere paralel çağdaş bir vergi sisteminin oluşturulması, - Ülke uygulamaları dikkate alınarak, transfer fiyatlaması müessesesine ilişkin hükümlerin getirilmesi, öncelikler arasında yer almaktadır.

26 VERGİ SİSTEMİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLERİN EKONOMİK YAPILANMA İLE UYUMLU KILINMASI 16 Temmuz 2005 Prof. Dr. Güneri AKALIN

27 Mali Sistemimizin İktisadi Örgütlenmemizle Uyumu • Türkiye, gerek AB ve Kopenhag kriterlerinden birisi olarak ve gerekse IMF ve Dünya Bankası ile yapılan ‘stand by’ anlaşmaları dolayısıyla, piyasa ekonomisine geçişi taahhüt etmiş bir hükümete ve hükümet programına sahiptir. • Bilindiği üzere Türkiye dört farklı ekonomik süreci günümüzde birlikte yaşamaktadır. Bunları önem ve vade sırasına koyarsak: 1.Karma planlı ekonomiden piyasa ekonomisine geçiş/geçiş ekonomisi (kısa vadeli) 2.İstikrar programı (kısa vadeli) 3.Dışa açılma ve ekonomik entegrasyon (orta vadeli) 4.Kalkınma ve büyüme (uzun vadeli) • Türkiye’de iktisat politikaları belirlenirken bunlar arasında en önemli olan iktisadi örgütlenmemizi ve kaynak tahsis mekanizmamızı belirleyen piyasa ekonomisine geçişi asıl amaç olarak almak; diğerlerini ise kısıtlar olarak kabul etmek, en rasyonel yaklaşım olarak kabul edilebilir.

28 Piyasa Uyumlu Vergi Sisteminin İlkeleri: • Aşağıda piyasa ekonomisi ile uyumlu ancak; (i)istikrar, (ii) dışa açılma, (iii) kalkınma/büyüme hedeflerini de vadelere yayarak gerçekleştirmeye çalışan bir vergi sisteminin temel esaslarını gözden geçirmeye çalışalım: • Devlet ve piyasanın işlevlerini yeniden tanzim ederken, bir optimal vergi yükü veya devletin GSMH içerisindeki hacmi üzerinde anlaşmaya varılmalı: Bu oranlar % 30 devlet ve %70 piyasa olarak önerilebilir. • Vergilerin kamu giderlerine değil; kamu hizmetlerinin finansmanına katılma bedeli olduğu akılda tutularak, devletin asli fonksiyonlarının finansmanında kullanılmaları sağlanmalı ve bölüşüm yani gelir transferleri için belli bir minimum payın ötesinde harcama yapılmamalıdır. • Vergi sistemi fiyatların genel düzeyini ve nispi fiyatları çarpıtmamalıdır. • Ödeme gücü ilkesine dayanan vasıtasız vergilerde mükellef sayısının artırılmaması dikkate alınarak, yarar ilkesine ağırlık verilmesi ve buna paralel olarak harçların ve kullanıcı fiyatlarının geliştirilmesi ile dolaylı vergilerin payının dolaysız vergilerden yüksek tutulması, tam istihdam aşamasına/tasarruf paradoksuna kadar benimsenmesi önerilebilir.

29 • Toplam faktör arzını kısmamalı ve verimliliğini düşürmemelidir: Bu nedenle sermaye birikimi tamamlanana kadar dolaylı vergiler dolaysızlara tercih edilebilir. • Makro matrah olarak tüketimi esas alarak, tasarruf ve yatırım hacmini tam istihdama kadar artırmalı • Tasarrufları yatırıma dönüştüren mali piyasaları zaafa uğratmamalı ve iddiharı özendirmemeli • İstihdam artışını hızlandırmak için istihdam vergilerini düşürürek işsizliği azaltılıp, gelir dağılımını düzeltmeli • Tüketimi, israfı, lüks ithalatı baskı altına alarak, tasarruf hacmini artırmalı, böylece cari açığı küçültmeli • Girişimciyi ve girişimciliği caydırmamalı ve risk almayı, yenilikleri, teknolojik ilerlemeyi, ölçek ekonomilerini teşvik etmeli • Negatif dışsallıklar Pigoucu vergiler ve/veya ÖTV ile caydırılmalı • Pozitif dışsallıklar, nedeniyle verilen vergi teşvikleri, yatırım indirimi ve yatırım indirimi misil zamları ile uygulanırken; fiyat yapısı keyfi teşviklerle çarpıtılmamalı • Kullanıcı fiyatları ve harçlar ile döner sermaye modeli yaygınlaştırılırken, alt yapı yatırımlarında vergiler yerine ‘yap-işlet modeli’ ile finansmana gidilmeli • Her verginin bir zaruri fena olduğu akılda tutularak, vergi sisteminin milli gelirde ve sosyal refahta yarattığı kayıplar minimize edilecek şekilde vergi sistemi inşa edilmelidir.

30 Vergi Sisteminin Yapısına İlişkin Öneriler: • GV ve KV Tarifeleri: • *Vergi sistemimiz üniter yapıda yani GV ve KV ‘lerini entegre eden ve çifte vergilemeden kaçınan, ama üniter vergilemeyi abartmayan ve dolaylı vergilere ağırlık veren, harçların gelişimine kapı açan bir yapıda olmalıdır. • *KV ‘si hasılatı artırılmamalıdır. KV aslında şirketleşmiş sermayenin kârlarından daha doğrusu yatırımlarından tahsil olunduğu için; yatırım indirimi şemsiyesi ile birlikte uygulanmalı ve tam istihdama kadar geliştirilmemeli ve tek tarifeli olarak tatbiki tercih edilmelidir. Tarifenin farklılaştırılması, şirketlerin parçalanmalarına yol açarak ölçekten getirinin gerçekleştirilmesine engel olabilir. • *Ancak kısa dönemde KOBİ’lerin şirketleşmesini sağlamak için, çifte tarife geçici olarak benimsenebilir. • *GV ve KV tarifeleri entegre edilmeli; fakat hükümete düz oranlı veya en fazla üç dilimli olarak iki farklı öneri sunulabilir. Düz oranlı tarife sermaye birikimi ve işsizlikle mücadele açısından daha elverişli olmasına karşın; üç oranlı GV tarifesi gelir dağılımı açısından savunulabilir. Ancak KV nin tarifesi, düz veya geçici süre ile azami çifte oranlı olarak muhafaza edilebilir.

31 2-Düz Oranlı Bileşik GV, KV İçin Tarife Önerisi: • *Tek oran olarak % 20 seçilebilir ve hem KV ile GV de uygulanabilir. • *Vergi matrahı artırılırsa, vergi kaybı yaratmaz. • *Zira GV’si KV’sinin birlikte GSMH payı, % 10’un altında; % 7 veya 8 ler civarındadır. % 10’luk bir tarife bile kayıt dışılık önlenirse yeterlidir. • *Vergi yükünü % 33 aşan yani ortalama haddi aşan tarifeler, mükellefe istismar edildiğini ifade ettiğinden direnç yaratmaktadır. • *Yüksek ve müterakki tarifeler kayıt dışılığı beslemektedir.

32 • 3-Asgari Geçim İndirimi: • *Asgari geçim indirimi kurumu, asgari ücretin yarısı kadar olarak sisteme sokulmalıdır. Asgari ücretin tamamının asgari geçim indirimi sayılması bedavacılığı yani vergi kaçakçılığını artırır. Asgari geçim indirimi olmayan bir GV sinin AB normlarına uygunluğu tartışmalıdır. • *Asgari geçim indiriminin sisteme sokulması halinde düz oranlı GV si tarifesi bile müterakkiye dönüşür; buna gizli müterakkiyet denilir. Düz oranlı fakat asgari geçim indirimi ile güçlendirilmiş gizli müterakki bir tarife vergi yükünün üst gelir guruplarından alt gelir guruplarına kayışını da önleyebilir. • *Asgari geçim indiriminin varlığı, ücretler için ayrı bir tarifenin olması talebini de önleyebilir. Sedüler bir vergi yaklaşımı vergi idaresini zorlaştırmanın ötesinde; ücretlilerin sayısının artmasına yol açar ve ticari kazanç ve serbest meslek erbabı ücret akitlerine yönelebilir. Ayrıca kanun önünde eşitlik zedelenmiş olur. • *Ayırma nazariyesi ve türevlerinin, sermaye birikimini tamamlamış ve tam istihdama ulaşmış ülkeler için geçerli olabileceği iddiası akılda tutulmalıdır.

33 • 4-Asgari Geçim İndirimi ve Özel İndirim Entegre Edilebilir: • *Asgari geçim indiriminden yararlanmak isteyenler, ücretlerinin yarısı kadarlık fatura tutarı ibraz etmekle mükellef tutulabilirler. Yüksek ücretliler veya işverenler bu tutarda fatura ibraz edemezlerse yararlanamazlar. • *Veya bir başka yöntem ise orantılı olarak yararlandırılmalarıdır.

34 • 5-Kayıtdışılık İle Mücadele İçin Herkesin Beyannameli Vergi Mükellefi Olması Sağlanmalıdır: • *Bir ülkede hem yaygın ve meşru bir kayıtdışılık, hem de belge düzeninin varlığının birlikte olması mümkün değildir. Beş yıllık bir dönem zarfında herkesin vergi mükellefi olması için bir program yapılabilir. Aksi halde meşru olmayan yollardan vergiye karşı direnç de davet edilmiş olunur. AB uyum programı çerçevesinde 3 Ekim sonrasında bu konu mutlaka gündeme getirilecektir. • *Bugün itibariyle; 72 milyon yurttaş, 45 milyon seçmen, 10 milyon GV mükellefi, 2 milyon beyannameli mükellef vardır. Mükellef sayısı çok düşüktür ve vergi numarası uygulaması, vergi mükellefi sayısını artıramamaktadır. • *Beyanname verilmesini önleyen, halkın bilgisizliği ve idarenin yeterli kapasitede olmayışı değildir. Yüksek tarifeli vergiler ve aşırı vergi yükü; halkı kayıt dışı kalmaya itmektedir. Nitekim elektronik beyanname olanağı, her türlü zorluğu ortadan kaldıracak niteliktedir. • *Beyannameli mükellef sayısını artırmak için bazı yaptırımlar kabul edilebilir: Banka kredisi kullananlardan, kredi kartı sahibi olmak isteyenlerden, devlet ihalelerine katılanlardan, kamu taşınamazlarını satın almak veya kiralamak için başvuranlardan vergi mükellefi olmaları şartı aranabilir. • *Ayrıca vergi ahlâkı açısından, seçilme ehliyeti koşulu olarak vergi mükellefi olma şartı getirilebilir. Batı’da vergi mükellefi olmayan bir kişinin seçilmesi düşünülemez. • * Vergi kaybı yaratmamak için, stopaj uygulaması ve beyanname verilmesi birlikte tatbik edilebilirler. Tüm gelir unsurlarında mümkün mertebe stopaj kullanılmalıdır. Sadece ücretlilere stopaj uygulanması, ücretlilerin reel vergi borcunu artıran bir kurumdur. • Eğer tüm seçmenlerin beyannameli mükellef kılınması sağlanmazsa, örneğin Liberaller, bugünkü vergi yasalarının uygulanmasını, çoğunluktaki seçmenlerin, azınlıktaki vergi mükelleflerini mali soygun için kullandıkları araç olarak görmektedirler.

35 • 6-Tüketim ve Gelir Farkı Oto Kontrol Kurumu Olarak Kabul Edilebilir: • *Servet beyanı, sermaye birikimini engellediği için aslında işsizlere verilen bir vergi cezası olarak düşünülmelidir. • *Bu amaçla otokontrol kurumu olarak işsizliği azaltan ve yatırımları/tasarrufları teşvik eden bir mekanizma kurulmalı ve kamuoyunun desteği de kazanılmalıdır: • Tüketim – Gelir Farkı > 0 • Ek matrah ve resen tarhiyat için otokontrol aracı olarak kabul edilebilir. Servet artışları, yatırımlar, mevduatlar, sermaye değer artışları inceleme konusu yapılmamalıdır.

36 • 7-Vergilendirmede Gerçek Usul Tek Yöntem Olarak Kabul Edilmelidir: • *Vergi muhasebesinde gerçek usul, tek usul kabul edilerek beyanname ile bütünleştirilmelidir. Basit usul, götürülükler ve muafiyetler kaldırılmalıdır. • Gerçek usul bilanço ve işletme defteri esası üzerinden yürütülmeye devam etmelidir. • *Uluslararası muhasebe standartları uygulamasının kabulü, detaylı bir maliyet yarar analizi yapıldıktan sonra karara bağlanmalıdır.

37 • 8-Mali Piyasaların Vergi Yükü Asgariye Çekilmelidir: • *Tasarrufların çifte vergilendirilmesini önlemek ve tasarrufları teşvik ve yatırımlara • dönüştürülmesini temin için, mali piyasaların çok düşük olarak vergilendirilmesi yerinde olur. • *Yaygın açık işsizliğin olduğu bir ülkede; tasarruflar veya genelde sermaye üzerindeki vergilerin ekonomik mükellefleri, yansıma dolayısıyla işsizler ve çalışanlardır. • *Mali piyasalarımızın hacmi, iddiharında gösterdiği üzere optimalin altında bir hacim oldukları gibi; piyasa başarısızlıklarının bulunduğu bir sektör olması ihtimali mevcuttur: Bir başka deyişle mali piyasalarımız etkin çalışmamakta olup optimal hacimden küçüktürler: Finansman işlevini yerine getirmediklerinden reel sektörü yeterince fonlayamamaktadırlar. Mali piyasalar, regülasyonlar ve üst kurullar ile rehabilite edilemez. • * Nasıl Gelirler İdaresi çekirdek devlet ise; mali piyasalar da çekirdek piyasa olarak ekonomiye finansman girdisi sağlar. Mülkiyeti yabancılara geçen bir mali sektör, mali piyasalarımızın fiilen Londra veya Frankfurt’a taşınması demektir. • *Vergi artırımları, mali piyasaları daha da etkinsiz ve optimal altı kılar. Bu durumda tasarrufların yatırıma dönüşmesi zorlaşır: İşsizlik artar ve büyüme yavaşlar. Mülkiyetin yabancıya geçişi hızlanır. • *Mali piyasaları güçlendirecek bir başka önlem stok optionların ücretliler için uygulanması ve GV si matrahına sokulmamasıdır. • *Bu amaçla hükümetin mali piyasaların vergilendirilmesinde öngördüğü % 15 lik oranın tercihan % 10 veya altına düşürülmesi ancak tüm finansal araçlar için tek tarifenin varolması düşünülmelidir. • *Mali piyasaların vergilendirilmesi ve kârlarının düşürülmesi, yabancı sermayeyi davet etmektedir. Yarısına yakını TMSF elinde veya özelleştirme bekleyen, diğer yarısı yabancılara ait bir mali sektörün vergilendirilmesi, yarattığı pozitif dışsallıkların dikkate alınmayarak, daha da küçülmeye zorlanması anlamındadır.

38 • 9-Tarifedeki Düşüşün Yaratacağı Hasılat Kaybına Karşı Asgari Vergi Kurumu Geçici Bir Süre İçin Kullanılabilir: Bedavacılık Önlenmelidir • *Serbest meslek ve ticari kazanç için, asgari ücretlinin vergisinden düşük beyanlar • kabul edilmeyebilir. (Asgari ücretin yarısı asgari geçim indirimi dolayısıyla vergi dışında bırakılacaktır.) • *Esnafın asgari ücretlinin vergisinin yarısından düşük beyanları ret edilebilir. • *Çiftçiler beş yıllık bir geçiş dönemi sonunda, esnaflarla aynı asgari vergiye sahip olabilirler. Ancak günümüzde vergi kimlik numarasının yer aldığı müstahsil makbuzları ile %1’lik stopajlar ile vergilendirilmeye devam edilebilir. Ayrıca hasılat ölçüsü getirilebilir. • *Veya esnaflarda asgari vergi için taksi ve dolmuşlarda plaka değerinin % 5’inden az beyan olmaması şartı aranabilir. Çiftçiler için de tarla değerinin % 5’i asgari vergi için temel alınabilir. • *Tarımda traktör ve makina parkı, köylerdeki motorlu araç sayısı, hac farizesinin yıllık 100 bini aşan talep, başlık parası gibi göstergeler, vergileme potansiyeli olduğuna işaret etmektedir. Esnaf elindeki plaka değerleri de vergileme potansiyelinin olduğunu göstermektedir. • * Ancak çiftçi ve esnafın vergilendirilmesinde; gerçek usul ve beyanname ile asgari geçim indirimi birlikte uygulanırken, başlangıçta özel ve düşük bir tarife kabul edilmeli ve AB takvimine yayılarak uygulanmalıdır.

39 • 10-Dolaylı Vergilerde ve KDV’de Tek Oran, % 10 Olarak Kabul Edilebilir: • *KDV sinde tek oran olarak % 10 kabul edilebilir. Yalnız sağlık, eğitim, gıda gibi temel mallarda %1’lik oran uygulanabilir. Dolaylı vergilerde esas tek oranın olması • yani Ramsey kuralının tatbiki ile her malın talebi aynı oranda kısılmalıdır. • *Dolaylı vergilerde bir tavan olarak, mükerrer vergiler olsa dahi vergi yükünün malın çıplak fiyatının % 50’sini geçmemesi temin edilmelidir. Aksi halde yüksek dolaylı vergiler nedeniyle fiyat sisteminin veya piyasa ekonomisinin bir anlamı kalmamaktadır. Otomotiv, akaryakıt gibi mallarda vergi indirimine gidilmelidir. • *Zira ölçek ekonomileri ve teknolojik ilerleme vergilere feda ediliyor demektir.

40 • 11-ÖTV ve Pigoucu Vergiler Önem Kazanmaktadır: • *Tüketimde negatif dışsallıklar ve cari açık için ÖTV, ve • *üretimdeki negatif dışsallıklar için ise Pigoucu vergiler kullanılarak hem hasılat sağlanır hem de halk sağlığı ve çevre korunur.

41 • 12. Yatırımların Teşvikinde Tek Kurum Yatırım İndirimi Kullanılmalı ve Rekabeti, Fiyatları ve Piyasanın İşleyişini Bozması Nedeniyle Diğer Araçlardan Vazgeçilmelidir: • *Vergi teşviklerinin, elektrik fiyatlarının sübvansiyonu şeklinde kullanılması; fiyat sistemini, rekabeti, piyasanın işleyişini bozar. • *Bunun yerine yatırım indirimi kurumu misil zamları ile birlikte uygulanabilir.

42 • 13-Mükellef Hakları Sisteme Sokulmalıdır: • *En önemli mükellef hakkı, asgari geçim indirimi kurumu olup sisteme sokulmalıdır. • *Ayrıca izleme komiteleri hayata geçirilmelidir. • *Hem tarım ve esnaf vergi dışı kalsın, hem de naylon fatura olmasın demek tutarsızlıktır. Çiftçi ve esnaf için, sanayici ve tüccar feda edilmemelidir. Ülkenin kalkınması sanayi ve ticarette yatmaktadır. • *Özellikle kayıtdışılığın meşru olduğu ve belge düzeninin olmadığı bir ülkede naylon faturanın hürriyeti bağlayıcı cezalara bağlanmasının fırsat maliyeti; uygulamada işsizlik, iflaslar ve gerikalmışlık ve sürekli vergi aflarıdır.

43 • 14. Tasarrufların Artırılarak; Yaklaşık Üç Yıllık Bir Dönemde Vergi Yükü İle Tasarruf Hacimlerinin Eşitlenmesi Sağlanmaya Çalışılmalıdır • *Bugün itibariyle, askerlik gibi kayıtdışı vergiler ihmal edilse bile; vergi yükü yaklaşık olarak tasarruf hacminin bir buçuk katı, K. Kamu Sektörü harcamaları ise iki katını aşmaktadır. Böyle bir toplumda işsizliğin çözümsüz bir sorunmuş gibi ortaya çıkması tesadüf değildir. • * Tasarruf hacmi artırılmadan, işsizlik ve cari açık sorunlarının çözümü mümkün olmayabilir.

44 • 15. Türkiye’de Seçmen Çoğunluğu Vergi Mükellefi Yapılmadan Ekonomik İstikrarı Sağlamak Güçtür: • *Türkiyede’ki kamu açıkları, enflasyon, borçlanma ve yüksek faiz; seçmen çoğunluğunun yani çiftçi ve esnafın vergi mükellefi olmaması nedeniyle; kamu harcamaları aracılığıyla, gelir transferi talep etmesi ile ortaya çıkmaktadır. • *IMF ve Dünya Bankası ikilisi, kısa dönemde bu gelir transferi taleplerini baskı altına alsa bile; halen bütçe açıkları, kamu borçlarının mutlak artışı ve karşılıksız transferler devam etmektedir. • *Tarım desteklerinde; DGD olarak 3 katrilyon, hayvancılık için 710 trilyon ve son olarak da mazot yardımı olarak 410 trilyon TL verileceği açıklanmıştır. Bir örnek oluşturması açısından, bu üç kalem, 2005 yılında üniversitelere verilen ödenekler toplamına eşittir. Veya K.Bütçe yatırım ödenekleri, bu üç kalem toplamının sadece iki katıdır. • *Tarım sektörünün gelirinin yarısına yakını Kamu Sektöründen yapılan transferler olmasına rağmen yaklaşık son üç senedir tarım sektörü büyümemektedir. Boş zamanın finansmanı üretimi, pazarlanabilir ve yatırılabilir fazlaları azaltarak ekonomiyi daralmaya zorlamaktadır. Tüm vergi ve transfer politikaları ve bunların milli gelire katkısı ortaya konulmalıdır: Kamu Mali Yönetim Yasası’ndaki (7.Md./c) hükmüne rağmen gelir transferleri açıklanmamaktadır: Maliye İdaresi saydam olmalıdır. • *Ortanca seçmen/seçmen çoğunluğu, vergi mükellefi kılınmadan; istikrar politikası veya enflasyon ile mücadelede yani talep yönetiminde kesin sonuç alınamaz.

45 • 16. Vergi Sistemi, Gelir Dağılımını Bozmamalıdır: • *Vergi Politikamız, yatırım teşvikleri ve düşük KV yükü ile sermayeyi korurken, yüksek istihdam vergileri ile emeğin millli gelirden ve refah artışlarından pay alabilmesini zorlaştırmaktadır. • *Yüksek istihdam vergileri devam eder ise; işsizlik ile birlikte sosyal güvenlik açıkları da sürecek demektir. • *Ayrıca vergi sistemi bünyesi içindeki indirimler ile sosyal transferler, nüfus artışını teşvik edecek nitelikte olmamalıdır.

46 • 17. Faiz Dışı Fazla ve Borç Servis Yükünün Finansmanı İçin Artık Vergi Dışı Alternatiflere Başvurulmalıdır: • *Mevcut 330 katrilyonluk borç yükü, bir bakıma mali piyasaların zımnen devletleştirilmesi (sosyalizasyonu) anlamındadır. Borç servisinin vergiler ile finansmanı sürekli vergi yükü artışı doğurmuştur. Vergi yükümüzün piyasa ekonomisi açısından bir sınırı mevcuttur. • *Bu vergi yükü sınırının aşıldığı yönünde işaretler vardır: Tasarruf hacminin daralması, kayıt dışı ekonominin artması,, mazot kaçakçılığı, sahte içki imalatı gibi. Vergi yükü artışları, soyo-ekonomik yapımızı tehdit etmekte ve işsizlik yaratmaktadır. • *Vergi yükü artışlarının fırsat maliyeti, tasarruflarda ve yatırımlarda düşüştür. Türkiye’de işsizlik sorununun çözülmesi için, kısa dönemde alınabilecek en önemli tedbir; vergi yükünü düşürmek için vergi dışı alternatifleri hızla devreye sokmaktır. • *Faizdeki düşme, kamu harcamalarındaki tek tasarruf kapısı olarak düşünülmemelidir. Faizlerdeki düşme yerli sermayenin, hızla hazine kağıtlarından gayrımenkule doğru kaymasına yol açmaktadır. İleride bu fonlar, dövize yönelirse iktisadi istikrar bozulabilir.

47 • 18. Sermaye Değer Artışlarının Vergilendirilmesi için Zaman Erken Olup, Değer Artışı Fırsat Maliyeti İle Ölçülmelidir: • *Müteşebbisler açısından, sermaye değer artışları aslında sermaye değer kayıplarının sigortası olarak düşünülebilir. Devlet, sermaye değer kayıplarını karşılamak için müteşebbislere sübvansiyon vermediğine yani sigortalamadığına göre; artışları da vergilendirmemelidir. Zira işletmelerde kayıplar ve artışlar bir havuz oluşturur. • *Sermaye değer artışları vergilendirilecek ise; fırsat maliyeti (faiz) üzerinde kalan kesimi vergilendirilebilir. Aksi halde muhasebe değerleri ile değer artışı hesaplanırsa, fiktif kârlar vergilendirileceğinden sermaye birikimi yavaşlar. • *Tam istihdama ulaşıncaya kadar sermaye üzerindeki vergiler; yansıma dolayısıyla arzı esnek olmayan hatta arzı artan faktör olan emek üzerine yükleneceğinden, işsizler ve çalışanlar tarafından ödenecek; dahası büyümeyi yavaşlatacağından milli geliri ve sosyal refahı da düşürecektir.

48 • 19. Harçlar ve Kullanıcı Fiyatları Geliştirilmelidir: • *Ödeme gücü ilkesini esas alan vasıtasız vergilerde mükellef sayısının kısa dönemde artırılamaması yani çiftçi ve esnafın kavranamaması durumunda; çıkış yolu olarak harçlar ve kullanıcı fiyatları ile hem talep kontrol altına alınabilir hem de kamu hizmetleri finanse edilebilir. • *Harçlar ve kullanıcı fiyatları, gönüllü mükellef yaratarak; kamu hizmetlerinin bedelini tüketicilerine ödettiklerinden, hem adil, hem de etkindir. • *Karma ve erdemli fiyatlarda ( eğitim, sağlık, konut vb.) sıfır fiyatla arz, ikame etkisi ile sonsuz talep yarattığı için; Wagner Yasasını işletmekte ve israfa neden olmaktadır. • *Bu amaçla döner sermaye modeli, eğitim, sağlık, ceza evleri gibi mümkün olan tüm kurumlara yayılarak; devlet ödenek tahsis edeceğine; bu kurumlardan hizmet satınalarak finansman yükünü azaltabilir ve israfı önleyebilir.

49 • 20. Sosyal Güvenliğin Finansman Açıklarının Artışı, Mali Disiplini Bozmaktadır: • *Bütçede borç servis yükü giderek azalırken, sosyal giderleri payı artmaktadır. Yapılması gereken şey istihdam vergilerinin düşürülmesine ek olarak, • * İşletmeler üzerindeki vergi yükünün azaltılmasıdır. Tarım ve esnafa gelir transferlerinin fırsat maliyeti, yüksek istihdam vergileri ve işletmeler üzerindeki dolaylı ve dolaysız vergilerdir. • *Tarıma ve esnafa gelir transferleri disipline edilmeden ve israf önlenmeden, sanayideki istihdam vergileri düşürülemez. • • *Kayıt dışı istihdamı doğuran işgücü verimliliğindeki düşüklüktür. Bunun için yatırımların, girişimciliğin, şirketleşmenin, ARGE’nin ve sanayileşmenin teşviki gerekir. • *Asgari geçim indirimi ile GV yükünün düşürülmesi; GV gelirlerini azaltarak kayıt dışı istihdamın kavranmasına yardımcı olabilir ve pirim hasılatını artırabilir.

50 • 21. Mahalli İdarelerin Finansmanında, Mali Tevzinde Yeni Kurallar Getirilmelidir: • *Mahalli İdarelerin finansmanında Merkezi Devlet ile bağı kopartılmalıdır. Böylece ayaklarla oy verme ilkesi hayata geçirilebilir. Aksi halde mahalli idareler merkezin taşradaki uzantıları olmaya devam edecektir. • *Mahalli idarelerin borçlanmaları Hazine ve Maliye Bakanlıklarının ortak kararına bağlanarak, borçların ödenmemesi yoluyla vergi yükünün mahalli idarelerden K.Bütçeye kaydırılması önlenmelidir. Borçlanma için yatırımlar ile kısıtlı olma ve Bütçe gelirlerinin % 10’unu aşmama gibi tavan ölçütler ihdas edilebilir. • *Emlâk ve Motorlu Taşıtlar Vergileri ile kullanıcı fiyatları ve harçlara dayanan bir mahalli idareler gelir idaresi kurulabilir.

51 • 22. Vergi Yasalarının Türkiye Çapında Uygulanması Sağlanmalıdır • *Mazot ve sınır ticareti gibi açık kaçakçılık olayları, neticede sadece gümrük vergilerinin değil; dolaylı ve dolaysız vergilerin de düşüşüne yol açmaktadır. • *Dahası Gelirler İdaresi, büyük kentlerde odaklanmış durumdadır. Vergi Yasaları Türkiye çapında aynı düzeyde tatbik edilmemektedir: Neticede vergi hasılatının sektörel dağılımı yanında ve bu gelirlerin coğrafi dağılımı da çarpıktır. • * Yeterince gelir elde edilmeyen illerde İdarece süratle tasarruf tedbirleri alınmalı ve hasılat yetersizliğinin nedenleri çözüme kavuşturulmalıdır.

52 • SONUÇ: • Türk Maliye Politikası, ekonomik istikrarı sağlamada kesin başarıya ulaşmış sayılamaz. Kamu açıkları kapanmadığı gibi, borç yükü mutlak değerce artmakta ve gelir transferleri devam etmektedir. • * Nitekim mali disiplin, piyasa disiplininin bir türevi olup; henüz özelleştirme bitirilemediğinden piyasalaşma süreci tamamlanamamaktadır. • *Büyümede görülen yavaşlama ile vergi yükü artarken, borç yükündeki düşme yavaşlayacaktır. Zira borç yükünü düşüren : • faiz dışı fazla + büyüme hızı > faiz haddi olmasıdır. • *Borç servis yükü ve faiz dışı fazla gerekleri ile; vergi yükünün sürekli artırılması dolayısıyla kamu sektörünün büyütülmesi, istikrar amacı ile de çelişir. • *Vergi Yükünün fırsat maliyeti, tasarruflar, işsizlik ve büyüme hızının düşmesi ile milli gelir kayıplarıdır. Bu nedenle bir piyasa uyumlu vergi sistemi kurulurken şu değişkenlere dikkat edilmelidir:

53 • Fiyatlar genel düzeyine etkisi * Borç yükü • *Nispi fiyatlara etkisi * Sevis yükü • *Tasarruf hacmi * Konsolide Kamu Sektörünün faiz dışı hacmi • Yatırım hacmi Toplam talebe etkisi • Cari açık Milli gelir ve sosyal refah kayıpları • Büyüme hızı Vergi yükünün hacmi • Malî piyasalara etkisi Piyasanın hacmi • İstihdam hacmi Faktör arzlarına etkisi • İşsizlik oranı Piyasa müşevviklerini kırmaması

54 GELİR VERGİSİ KANUNU ÇALIŞMA GRUBU

55 İÇİNDEKİLER • Gelirin Tanımı ve Mükellefiyet • Muaflık ve İstisnalar • Ticari Kazancın Tespiti • Birden Fazla Takvim Yılına Sirayet Eden İnşaat ve Onarma İşleri • Zirai Kazanç • Ücretler • Serbest Meslek Kazançları • Gayrimenkul Sermaye İradı • Menkul Sermaye İradı • Diğer Kazanç ve İratlar • Gelirin Beyanı • Stopaj • Vergi Güvenlik Müessesesi

56 GELİRİN TANIMI VE MÜKELLEFİYET Prof.Dr.Yenal ÖNCEL Doç.Dr.Hakan ÜZELTÜRK (GK) M.Bilgutay YAŞAR TARTIŞMA İÇİNDİR

57 GELİRİN TANIMI GELİRİN TANIMI • Mevcut sistem korunmalıdır. • Vergileme kapsamı dışına çıkabilecek gelirler için diğer bölümlerde düzenlemeler yapılabilir. TARTIŞMA İÇİNDİR

58 MÜKELLEFİYET (1) MÜKELLEFİYET (1) • “Yerleşme “ esasına dayanan mevcut sistem korunmalı. • Yerleşim ilkesinin istisnası olan GVK nın 3 üncü maddesinin 2 no.lu bendi kaldırılmalıdır. • Yerleşme tanımında MK na bağlı kalınmadan daha ayrıntılı olarak Mali Yerleşim kavramı tanımlanmalıdır. TARTIŞMA İÇİNDİR

59 MÜKELLEFİYET (2) MÜKELLEFİYET (2) • Türkiye de yerleşme tanımındaki “6 ay devamlı kalma” şartı 183 gün fiili olarak bulunma şeklinde değiştirilmelidir. • Kanunun 5 inci maddesindeki “belli ve geçici iş “ tanımı değiştirilerek açıklık getirilmelidir. TARTIŞMA İÇİNDİR

60 MUAFLIK VE İSTİSNALAR Mustafa KOÇ (GK) Hayati ŞAHİN Serdar SEÇKİN İbrahim KOCABEY TARTIŞMA İÇİNDİR

61 KANUN SİSTEMATİĞİ KANUN SİSTEMATİĞİ • GVK nun İkinci Kısmında yer alan indirim, istisna ve muafiyet hükümleri ilgili olduğu gelir bölümünde toplanarak Kanun daha anlaşılabilir hale getirilmelidir. TARTIŞMA İÇİNDİR

62 ESNAF MUAFİYETİ ESNAF MUAFİYETİ ● GVK 9/6 da sayılan işlerin kapsamı benzer işler için de geçerli hale getirilmelidir. ● 9.maddede, söz konusu işleri Gelir ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine devamlılık ve bağlılık arz edecek şekilde yapanların esnaf muaflığından yararlanamayacağı hükme bağlanmıştır. Çalışma grubumuz bu fıkranın 6 ıncı bent kapsamındaki işler için uygulanmamasını önermektedir. ● Söz konusu muafiyet, sadece evlerde yapılan işlerle sınırlı olmamalı, kamu kurum ve kuruluşlarında, belediyelerde ve köy tüzel kişiliklerinde ya da bunların gösterecekleri yerlerde de geçerli olmalıdır.Maddedeki “muharrik kuvvet kullanmama”şartı gözden geçirilmelidir. TARTIŞMA İÇİNDİR

63 YATIRIM İNDİRİMİ • Md.19 Ticari ve Zirai kazançlarda Yatırım İndirimi İstisnası • Mevcut sisteme yöneltilen en önemli eleştiri yatırım indirimi oranının bölge-sektör-teknoloji, büyüklük ayırımı gözetmeksizin tek oran olarak tespit edilmiş olmasıdır. Mevcut durum korunsa dahi bölge-sektör- teknoloji ve büyüklük ayırımını dikkate alan ek düzenlemeler getirilmelidir. • Yeni uygulamada vergi yükü artırılmış, ancak diğer yandan da istisna alanı genişletilmiştir. TARTIŞMA İÇİNDİR

64 •Yeni uygulamada toplam vergi yükü: •Yatırım İndirimi dışında kalan bölüme Kurumlar Vergisi uygulamasından:%60*%30=%18, • •Kâr dağıtım stopajı olarak: %82*%10=%8,2, olmak üzere %26,2’ye yükseltilmiştir. Bu da yatırım indiriminden beklentiyi azaltmaktadır. YATIRIM İNDİRİMİ TARTIŞMA İÇİNDİR

65 YATIRIM İNDİRİMİ ● Özel Maliyetlerin yatırım indiriminden yararlanma şartları yeniden düzenlenmeli ● Bilgisayar programlarıyla ilgili düzenleme gözden geçirilmeli ● Finansal kiralama işlemlerinde yatırım indiriminden kiracı şirket yararlanmalı TARTIŞMA İÇİNDİR

66 SOSYAL AMAÇLI İSTİSNALAR • Md. 20 Eğitim ve Öğretim İşletmelerinde Kazanç İstisnası • Ülkemiz gerçekleri göz önünde bulundurularak Ana- Çocuk Sağlığı için kurulan hastanelerin de ilave edilmesi önerilmektedir. TARTIŞMA İÇİNDİR

67 İSTİSNALAR •Md. 23 Ücretlerde İstisnalar •Md. 23/1, “münhasıran el ile dokunan halı ve kilim imal eden işletmelerde çalışan işçilerin ücretleri”ni vergiden istisna etmektedir. Bunun için tesisin bulunduğu yer “köy” ya da belediye için “nüfusu 5000’i aşmayan yerler” olarak tanımlanmıştır. Komisyonumuz, yerler olarak 5084 Sayılı Kanunun uygulandığı yerlerin esas alınmasını, halı-kilim yanında, çini, ağaç oyma, diğer turistik ürünler üretimi gibi geleneksel ürünlerin teşvik edilmesi gerektiği sonucuna varmıştır. TARTIŞMA İÇİNDİR

68 İSTİSNALAR •Md. 23/9’daki konut istisnasına ek olarak 5084 sayılı kanunda belirtilen illerde geçerli olmak üzere işverence kiralanan ve 150 metre kareyi geçmeyen konutlar da istisna kapsamına alınmalıdır. •Not: Ücretlerle ilgili indirim ve istisnalar konusunda diğer öneriler ücretler bölümünde yer almaktadır. TARTIŞMA İÇİNDİR

69 TİCARİ KAZANCIN TESPİTİ Şinasi AYDEMİR Erdal ÇALIKOĞLU Can DOĞAN (GK) Sait ÖCAL Hayati ŞAHİN Kürşad ŞAHİN İbrahim YELMENOĞLU TARTIŞMA İÇİNDİR

70 TANIM • Mevcut Tanımlama Yönteminin Korunması • Menkul Kıymet ve Gayrimenkul Alım Satımında Devamlılık ve Ticari Kazanç Kasdının Belirginleştirilmesi • Coberlik işleri tanımının kaldırılmalısı ya da günün koşullarına uygun bir tanımlama yapılması. TARTIŞMA İÇİNDİR

71 BİLANÇO ESASI • Ana Yöntemin Korunması • Tahakkuk Esasının Açıkça Vurgulanması TARTIŞMA İÇİNDİR

72 İNDİRİLECEK GİDERLER • 40. Maddede Yer Alan Bentlerin Gözden Geçirilmesi ve Önerilen Diğer Değişikliklerle Uyumunun Sağlanması • GVK 40/9 daki Bireysel Emeklilik İşveren Katkı Payı İle İlgili Maddedeki Parantez İçi Sınır Diğer Sınırlamalarla İlişkilendirilmeksizin Yeniden Düzenlenmelidir. • Motorlu taşıtlar ve özel iletişim vergisi gider olarak yazılabilmeli. • Kıdem Tazminatı Karşılıklarının Gider Yazılıp Yazılmayacağı Hususunun VUK da yapılacak Düzenlemelerde Ele Alınması TARTIŞMA İÇİNDİR

73 İNDİRİLMEYECEK GİDERLER • 41/1 inci bend hükmünün Transfer Fiyatlandırması Müessesesi Konusunda Kurumlar Vergisinde Yapılacak Düzenlemelerle Uyumunun Sağlanması • 41/2 de değişiklik yapılarak eşe ödenen ücretin gider yazılmasının sağlanması • 41/5 ve 41/9 un birleştirlmesi ve 9 uncu bendin gözden geçirilmesi. TARTIŞMA İÇİNDİR

74 BASİT USULDE VERGİLEME • Gerçek Gider ve Hasılatların İzlenmesi ve Belgeye Bağlanması Konusunda Gelinen Olumlu Noktadan Geri Dönülmemesi • Ancak Bu Şekilde Tespit Edilen Kazançların İş grupları ve Bölgeler İtibariyle Ayrıntılandırılmış Güvenlik Müesseseleri Yoluyla (Asgari Gayrisafi Hasılat, Ortalama Kar Haddi gibi) Kontrolü TARTIŞMA İÇİNDİR

75 BİRDEN FAZLA TAKVİM YILINA SİRAYET EDEN İNŞAAT VE ONARMA İŞLERİ Mesut ZALOĞLU (GK) Mehmet ÖKTEN Ümit N. YILDIZ Önder SEZGİ TARTIŞMA İÇİNDİR

76 • Yıllara sari inşaat işlerinin, sadece özel vergilendirme rejimine tabi olmasının mali tablolar üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle, mükelleflere seçimlik hak tanınması önerilmektedir. • Buna göre dileyen mükellefler, proje bazında ve işin sonuna kadar değiştirmemek kaydıyla, özel rejim yerine genel esaslara göre vergilendirmeyi tercih edebileceklerdir. SEÇİMLİK HAK TANINMASI TARTIŞMA İÇİNDİR

77 • Son yıllarda vergi oranlarında önemli indirimler yapıldığı halde, YSİOİ’den yapılan stopaj oranı değişmemiştir. Yaklaşık %15-20 net karlılık varsayımına dayanan %5 stopaj oranının %3’e indirilmesi önerilmektedir. Yasa değişikliği gerektirmeyen bu konu, sektörün en önde gelen sorunudur. • İş ortaklığı şeklinde üstlenilen ve ortakların taşeron olduğu YSİOİ’nde ikinci kademedeki stopaj oranının %50 indirimli uygulanması önerilmektedir. STOPAJ ORANI TARTIŞMA İÇİNDİR

78 • İşlerden biri ile ilişkilendirilemeyen finansman gelir ve giderlerinin, maliyetlerle ilişkilendirilmeden ilgili oldukları dönemin gelir veya gideri olarak beyan edilmesi, • Faaliyetin uzunluğu nedeniyle avans kar dağıtımı sistemi getirilmesi, • Özel inşaat işlerinde kazancın tespitine ilişkin açıklayıcı hükümler getirilmesi, AVANS KÂR DAĞITIMI VE FİNANSMAN GİDERLERİ TARTIŞMA İÇİNDİR

79 • Kamu kurumlarınca yapılan tevkifatın mahsup ve iadesi için, kesintinin yapılmış olmasının yeterli sayılması, • YSİOİ’nin 4325 S.K.la getirilen istisnanın bitim tarihinden sonra da devam etmesi halinde, bu istisnanın uygulanabilir hale getirilmesi, TEVKİFAT MAHSUP VE İADESİ TARTIŞMA İÇİNDİR

80 • Yurtdışı müteahhitlik işlerinde, faaliyette bulunulan ülke mevzuatı gereği o ülkede şirket kurulması halinde, belirli koşullar çerçevesinde, bu şirketten elde edilen kazancın iştirak kazancı değil, yurtdışı müteahhitlik kazancı olarak istisna kapsamında değerlendirilmesi. YURTDIŞI İNŞAAT VE ONARIM İŞLERİ TARTIŞMA İÇİNDİR

81 ZİRAİ KAZANÇ Hasan Doğan Erol Göker (GK) Müslüm Demirbilek TARTIŞMA İÇİNDİR

82 ZİRAİ KAZANÇ • Tarım kesiminin fiilen vergi dışı bırakılması politikası geçen yıllar içinde ülkedeki kayıt dışılığın ana kaynaklarından biri haline gelmiş ve bu politikanın bütün gerekçelerinin geçersiz olduğu kanıtlanmıştır. Belli hasılat miktarını aşan çiftçilerin defter tutması ve gerçek usulde vergilendirilmesi zorunluluktur. TARTIŞMA İÇİNDİR

83 • Yıllık hasılatı tutarı YTL’sini (ya da asgari ücretin aylık tutarının 300 katını) aşan çiftçiler fiziki işletme büyüklüğü ölçüleri ne olursa olsun gerçek usulde (işletme hesabı esasına göre) vergilenmelidirler. • İşletme büyüklüğü ölçülerinin tespitinde çiftçilere yapılan yardımların tespitinde göz önünde bulundurulan ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı nezdinde oluşturulan “Çiftçi Kayıt Sistemi” indeki bilgi ve ölçüler esas alınmalıdır. • İşletme büyüklüğü ölçüleri gözden geçirilmelidir. Kanunda olmayan yeni ürünler maddeye eklenmelidir. ÖNERİLER 1 TARTIŞMA İÇİNDİR

84 • Müstahsil makbuzlarının düzenlenmesi sırasında Çiftçi Kayıt numarası,vatandaş kimlik numarası veya Vergi kimlik numarasından birinin yazılması zorunluluğu getirilmelidir. • Çiftçilerin vergilenmesinde hasılat ölçüsünün göz önünde bulundurulmaması, çiftçinin kendisinin az vergilenmesine neden olduğu gibi, çiftçiden mal ve hammadde alan tüccar ve sanayicilerin de kayıt dışı çalışmasına neden olmaktadır. ÖNERİLER 2 TARTIŞMA İÇİNDİR

85 ÜCRETLER Bilgütay Yaşar (GK) Necati Perçin TARTIŞMA İÇİNDİR

86 ÜCRETİN TANIMI ÜCRETİN TANIMI • Ücret tanımı, iş karşılığı üçüncü kişiler tarafından sağlanan menfaatleri (para ya da ayni) de kapsama alacak şekilde genişletilmelidir. TARTIŞMA İÇİNDİR

87 ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ • Batı ülkelerinin hemen hemen tamamında uygulanmaktadır. Gelir dağılımının düzeltilmesi, düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünün azaltılması için asgari geçim indirimi uygulanmalıdır.(Bu uygulama sadece ücretliler için düşünülebileceği gibi tüm mükellefler için de düşünülebilir). TARTIŞMA İÇİNDİR

88 EŞ VE ÇOCUK İNDİRİMİ EŞ VE ÇOCUK İNDİRİMİ • Türkiye, OECD ülkeleri içinde aile olgusunu dikkate almadan vergileme yapan üç ülkeden biridir. Çalışmayan eş ve bakmakla yükümlü olunan belli sayıda çocuk için indirim uygulaması getirilmelidir. TARTIŞMA İÇİNDİR

89 HİSSE EDİNDİRME PLANLARI (STOK OPSİYON) • GVK’da hisse senedi edindirme planlarının vergilendirilmesine yönelik düzenlemeler bulunmamaktadır. • Sermaye piyasasının geliştirilmesi ve vergi gelirlerinin artırılması için bu düzenlemeler yapılmalıdır. TARTIŞMA İÇİNDİR

90 İSTİSNALAR (1) İSTİSNALAR (1) • Madde 23/10 : Personele iş-ev ulaşım bedeli karşılığı belirli limitler dahilinde yapılan nakdi ödemeler istisna kapsamına ilave edilmelidir. TARTIŞMA İÇİNDİR

91 İSTİSNALAR (2) İSTİSNALAR (2) • Madde 24 : Harcırah Kanunu kapsamı dışındaki harcırah ödemelerinin Devlet Memurlarıyla kıyaslanma uygulaması kaldırılarak, limitler maddede belirtilerek daha anlaşılabilir hale getirilmelidir. • Harcırah ödemesine “Taşınma masrafları” da dahil edilmelidir. TARTIŞMA İÇİNDİR

92 İSTİSNALAR (3) İSTİSNALAR (3) • Çalışan için işveren tarafından işe başlamasından itibaren 3 ay süre ile ödenen otel masrafları. • Çalışanın kendisinin, eş ve çocuklarının ve bakmakla yükümlü olduğu anne ve babanın işveren tarafından karşılanan sağlık harcamaları. TARTIŞMA İÇİNDİR

93 İSTİSNALAR (4) İSTİSNALAR (4) • İşveren tarafından karşılanan çalışanın ya da eş ve çocuklarının cenaze masrafları. • Çalışanın eğitimdeki çocuklarına işvereni tarafından sağlanan burslar. • GVK 23 /2 deki istisnadan veteriner, ziraat müh. gibi vasıflı çalışanlar yararlandırılmamalıdır. TARTIŞMA İÇİNDİR

94 İNDİRİMLER (1) İNDİRİMLER (1) • Madde 63/3 : Sağlık sigortaları için ödenen primler limitsiz indirim konusu yapılmalıdır. • Diğer şahıs sigortaları ile bireysel emeklilikteki indirim limitleri yetersiz ve uygulaması karışıktır. Madde yeniden düzenlenmelidir. TARTIŞMA İÇİNDİR

95 İNDİRİMLER (2) İNDİRİMLER (2) • Konut edinmek için ödenen faizler dünyanın bir çok ülkesinde matrahtan indirilmektedir. Belirli şart ve sınırlamalar ile bu uygulama GVK’ya ilave edilmelidir. • GVK 89/2 ye bakmakla yükümlü olunan “anne ve baba” ifadesi eklenmelidir. TARTIŞMA İÇİNDİR

96 İNDİRİMLER (3) İNDİRİMLER (3) • Çalışanların meslekleriyle ilgili oda, dernek gibi kuruluşlara ödedikleri aidatlar. • Meslekleriyle ilgili satın aldıkları kitap ve dergi bedelleri ile katıldıkları eğitim ve seminer bedelleri(Mükerrer 121 ile birlikte tartışılmalı). TARTIŞMA İÇİNDİR

97 ÜCRETLERİN BEYANI (1) ÜCRETLERİN BEYANI (1) • Ücretlerin beyanı ihtiyari bırakılarak GVK’nın 89 uncu maddesindeki indirimlerden ücretlilerin de yararlanması sağlanabilir. • GVK 89 dışındaki bazı indirimler de bu kapsama alınarak beyanname verilmesi özendirilebilir. TARTIŞMA İÇİNDİR

98 ÜCRETLERİN BEYANI (2) ÜCRETLERİN BEYANI (2) • Örneğin Mükerrer 121 inci maddedeki indirimler beyanname üzerinde yaptırılabilir. TARTIŞMA İÇİNDİR

99 ÜCRETLERDE VERGİ GÜVENLİK MÜESSESELERİ • Belirlenecek bir tutarın üzerinde ücret alanlara yıllık bildirim zorunluluğu getirilmeli ve bu bildirimdeki ücretlerinin doğruluğundan kendileri de sorumlu olmalıdır. • İşverenler yabancı çalışanlarını vergi idaresine de bildirmelidir. TARTIŞMA İÇİNDİR

100 SERBEST MESLEK KAZANÇLARI Hakan Hasan Arı İbrahim Özdemir Murat İnan TARTIŞMA İÇİNDİR

101 İSTİSNALAR • 18’inci madde kayıt dışılığa ve vergi kaybına neden olduğundan daraltılarak yeniden düzenlenmelidir. • GVK 66/5 - yeni belediye tanımına paralel olarak düzeltmeler yapılmalıdır. • Sporcular serbest meslek erbabı sayılarak, bu hükümlere göre vergilendirilmelidir. TARTIŞMA İÇİNDİR

102 DİĞER HUSUSLAR • Serbest meslekteki tahsilat esasıyla KDV’deki tahakkuk esası uyumlu hale getirilmelidir. • Yenileme fonu uygulaması serbest meslek erbabına da tanınmalıdır. • Yatırım indirimi uygulaması SME için de getirilmelidir. • Finansal kiralama yoluyla alınan ve mesleki faaliyet için kullanılan bina, taşıt, tesisat ve demirbaş eşyaya ait kiralama bedelleri gider yazılabilmelidir. • Serbest meslek erbabına bilanço esasına göre defter tutma imkanı sağlanmalıdır. TARTIŞMA İÇİNDİR

103 GAYRİMENKUL SERMAYE İRADI Prof. Dr. Metin Taş Prof. Dr. Doğan Şenyüz Asım Özgözükara (GK) İlhan Kırıktaş TARTIŞMA İÇİNDİR

104 Oto Kontrol • Kira kontratı yapılması zorunlu hale getirilmelidir. • Kira ödemeleri sadece bankalara yapılabilmelidir. • Not: GMSİ ile ilgili olarak ayrıca “Gayrimenkul Platformu” çalışmaları da sürdürülmektedir. TARTIŞMA İÇİNDİR

105 Müslüm DEMİRBİLEK, Hayati ŞAHİN, Hayati ŞAHİN, İhsan AKAR İhsan AKAR Menkul Sermaye İradı TARTIŞMA İÇİNDİR

106 MEVDUAT FAİZLERİ (ÖFK Kar Payları, Para Piyasası Faiz Gelirleri ve Teşkilatlanmış Borsalar Dışında Gerçekleştirilen Vadeli Döviz İşlemleri Dahil) Önerilen TAM MÜKELLEF KURUM Yürürlük Tarihi: Stopaja Tabi, %10. Vadeye göre stopaj oranında farklılaştırma yok. TL / DTH ayrımı yok. Kurumlar Vergisi %30. DAR MÜKELLEF KURUM Yürürlük Tarihi: Stopaja Tabi, %10. Vadeye göre stopaj oranında farklılaştırma yok. TL / DTH ayrımı yok. Kurumlar Vergisine tabi değil. Stopaj nihai vergidir. TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ Yürürlük Tarihi: Stopaja Tabi, %10. Vadeye göre stopaj oranında farklılaştırma yok. TL / DTH ayrımı yok. Beyan edilmez. DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ Yürürlük Tarihi: Stopaja Tabi, %10. Vadeye göre stopaj oranında farklılaştırma yok. TL / DTH ayrımı yok. Beyan edilmez. PARASAL ETKİ 2003 yılı mevduat faizleri / ÖFK kar payları gelirlerinden elde edilen toplam vergi trilyon TL’dir. Önerilen tevkifat oranları 2003 yılı içerisinde uygulansaydı elde edilecek toplam vergi geliri tahmini trilyon TL olacaktı. TARTIŞMA İÇİNDİR

107 REPO GELİRLERİ Önerilen TAM MÜKELLEF KURUM Yürürlük Tarihi: Stopaja Tabi, %10. Kurumlar Vergisi %30. DAR MÜKELLEF KURUM Yürürlük Tarihi: Stopaja Tabi, %10. Kurumlar Vergisine tabi değil. Stopaj Nihai Vergidir. TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ Yürürlük Tarihi: Stopaja Tabi, %10. Beyan Edilmez. DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ Yürürlük Tarihi: Stopaja Tabi, %10. Stopaj Nihai Vergidir. Beyan Edilmez. PARASAL ETKİ Mevcut vergileme sisteminde 2003 yılında gerçek kişilerden elde edilen toplam vergi 350 Trilyon TL’dir. Önerilen tevkifat oranı 2003 yılı içinde uygulansaydı bu tutar tahmini 160 trilyon TL olacaktı. TARTIŞMA İÇİNDİR

108 SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI FAİZ GELİRLERİ Önerilen HB/DT (TL, Dövize Endeksli, Eurobond) - DİĞER (Finansman Bonosu, Özel Sektör Tahvili, vb.) TAM MÜKELLEF KURUM Yürürlük Tarihi: Stopaja Tabi, %10. Kurumlar Vergisi %30 (2004 yılı için %33). DAR MÜKELLEF KURUM Yürürlük Tarihi: Stopaja Tabi, %10. Kurumlar Vergisine tabi değil. Beyan edilmez. TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ Yürürlük Tarihi: Stopaja Tabi, %10. Beyan edilmez. DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ Yürürlük Tarihi: Stopaja tabi, %10. Stopaj nihai vergidir. Beyan edilmez. PARASAL ETKİ Mevcut durumda 2003 yılında HB/DT faiz gelirlerinden elde edilen gelir 187 trilyon TL’dir. Önerilen tevkifat oranları 2003 yılı için uygulansaydı bu tutar tahmini trilyon TL olacaktı. Bu hesaplama, toplam 194 katrilyon TL’lık stok içinde bireysel yatırımcı ve dar mükelleflerde olan stok üzerinden yapılmıştır. Kalan kısım için kurumların mahsup imkanı bulunmakta olduğundan herhangi bir ek vergi geliri etkisi yaratmamaktadır. TARTIŞMA İÇİNDİR

109 SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI ALIM SATIM KAZANÇLARI – ÖNERİLEN HB/DT, Eurobond, Finansman Bonosu, Özel Sektör Tahvili Hisse Senetleri, Yatırım Fonları Katılma Belgeleri (BYF Dahil), Teşkilatlanmış Borsalarda İşlem Gören Türev Araçlar TAM MÜKELLEF KURUM Yürürlük Tarihi: Stopaja tabi, %10. Kurumlar Vergisi, %30 (2004 yılı için %33) Yürürlük Tarihi: Stopaja tabi, %10. Kurumlar Vergisi %30 (2004 yılı için %33). (Hisse Senetleri ve Teşkilatlanmış Borsalarda İşlem Gören Türev Araçlar tarihine kadar %0 stopaja tabi), Yatırım Fonları Katılma Belgeleri (BYF Dahil) kalıcı olarak %0 stopaja tabi. DAR MÜKELLEF KURUM Yürürlük Tarihi: Stopaja tabi, %10. Beyan edilmez. Yürürlük Tarihi: Stopaja tabi, %10. Beyan edilmez. (Hisse Senetleri ve Teşkilatlanmış Borsalarda İşlem Gören Türev Araçlar tarihine kadar %0 stopaja tabi)Yatırım Fonları Katılma Belgeleri (BYF Dahil) kalıcı olarak %0 stopaja tabi. TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ Yürürlük Tarihi: Stopaja tabi, %10. Beyan Edilmez. Yürürlük Tarihi: Stopaja tabi, %10. Beyan edilmez. (Hisse Senetleri ve Teşkilatlanmış Borsalarda İşlem Gören Türev Araçlar tarihine kadar %0 stopaja tabi)Yatırım Fonları Katılma Belgeleri (BYF Dahil) kalıcı olarak %0 stopaja tabi. TARTIŞMA İÇİNDİR

110 SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI ALIM SATIM KAZANÇLARI – ÖNERİLEN (Devam) HB/DT, Eurobond, Finansman Bonosu, Özel Sektör Tahvili Hisse Senetleri, Yatırım Fonları Katılma Belgeleri (BYF Dahil), Teşkilatlanmış Borsalarda İşlem Gören Türev Araçlar DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ Yürürlük Tarihi: Stopaja tabi, %10. Beyan edilmez. Yürürlük Tarihi: Stopaja tabi, %10. Beyan edilmez. (Hisse Senetleri ve Teşkilatlanmış Borsalarda İşlem Gören Türev Araçlar tarihine kadar %0 stopaja tabi), Yatırım Fonları Katılma Belgeleri (BYF Dahil) kalıcı olarak %0 stopaja tabi. PARASAL ETKİ 2002 için tüm değer artış kazançları beyanından tahakkuk eden verginin 12 trilyon TL olduğu dikkate alındığında, Hisse Senetleri, Yatırım Fonları Katılma Belgeleri, Borsa Yatırım Fonları ve Türev Araçlar alım satım kazançlarında verginin olmaması hali, diğer sermaye piyasası araçlarında önerilen %10 oranındaki tevkifat ile telafi edilecektir. Bu öneri ile ciddi bir vergi hasılatı sağlanacaktır. Öte yandan, hisse senetleri, yatırım fonları katılma belgeleri ve türev araçların alım satımında satış hasılatı üzerinden, on binde bir oranında bir vergi alınması verimli görülmemekle birlikte, zaman içerisinde, 2007 yılından sonra Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. nin (MKK) faaliyete başlaması ve yatırımcı bazında kayden izlemeye olanak sağlayacak sistemin devreye girmesi ile birlikte hisse senedi alım satım kazançları ve Teşkilatlanmış Borsalarda İşlem Gören Türev Araçlara ilişkin işlemlerden elde edilen gelirler üzerinden %10 oranda bir stopaj sistemi uygulanabilecektir. Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasasının gelişebilmesini teminen bu piyasada işlem görecek enstrümanlardan elde edilen gelirlere 2008 yılına kadar vergi teşviklerinin sağlanması öngörülmüştür. Yatırım Fonları Katılma Belgeleri alım satım kazançlarında stopaj oranı kalıcı olarak %0 olarak belirlenmiş olmakla beraber, fon bünyesinde (B tipi) %10 stopaj yapılmak suretiyle vergi geliri elde edilecektir. TARTIŞMA İÇİNDİR

111 MENKUL KIYMET YATIRIM FONLARI VE ORTAKLIKLARI, GYO, GSY0, vb. Mevcut DurumÖnerilen (B) TİPİ(A) TİPİ(A) VE (B) TİPİ TAM MÜKELLEF KURUM Stopaja Tabi, %10. Kurumlar Vergisi %0. Stopaja Tabi, %0. Kurumlar Vergisi %0. Yürürlük Tarihi: MEVCUT DURUMA DEVAM EDİLMESİ PARASAL ETKİ Bu fon ve ortaklıkların, portföylerinde ortalama %3 oranında hisse senedi bulunmakta olup, kalanı HB/DT ve repodan oluşmaktadır yılında bunlardan elde edilen vergi geliri 500 trilyon TL’dir. Mevcut durum değişmediğinden parasal etki nötr olup, bu fonların vergi geliri katkısı devam edecektir. Birçok ülkede milli gelirin yarısına yaklaşan bu fonların dünyadaki portföy büyüklüğü 16 trilyon USD’ ye ulaşmış olup, ülkemizdeki mevcut 16 milyar USD tutarındaki büyüklüğün en kısa sürede 100 milyar USD’ ye ulaşması hedeflenmelidir.

112 ÖNERİLERİN TOPLAM VERGİ GELİRLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ AÇIKLAMA2003 Yılı Vergi Gelirleri Önerilere Göre 2003 Yılında Elde Edilebilecek Vergi Gelirleri MEVDUAT Trilyon2.200 Trilyon REPO(Gerçek Kişiler) 350 Trilyon160 Trilyon YATIRIM FONLARI VE ORTAKLIKLARI Yatırım Fonları Portföy Büyüklüğü Ekim/ Milyar $ 500 Trilyon(*) 500 Trilyon HB / DT FAİZLERİ 31/12/2003 İç Borç Stoku 194 Ktrn Kamu 93 Ktrn Piyasa 101 Ktrn Gerçek Kişi ve Yurtdışı Yerleşikler 37 Ktrn 187 Trilyon Trilyon (Gerçek Kişi ve Yurtdışı Yerleşikler üzerinden hesaplanmıştır) DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARI (HİSSE SENEDİ A/S KAZANÇLARI DAHİL) 2002 Mükellef Kişi Beyan Edilen 39,9 Trilyon 12 TrilyonTahmin edilemiyor. TOPLAM4.549 Trilyon4.354 Trilyon TARTIŞMA İÇİNDİR

113 ÖNERİLER İLE GEÇİCİ 67. MADDE DÜZENLEMESİ ARASINDA OLUŞAN FARKLILIKLAR • Vergi Sorumluluğu, • Vergi Stopaj Oranı, • Zarar Mahsubu (Dönemler arası ve yıllara sari), • Farklı Kurumlarda Elde Edilen Kazançlarda Zarar Mahsubu, • Finansman Giderlerinin Gider Yazılması, • Elde Tutma Süresi, TARTIŞMA İÇİNDİR

114 •Yatırım Fon ve Ortaklıklarının Teşvik Edilmesi (Dışarıdan Vergileme), •Vergiden Muaf Vakıf ve Kamu Yararına Çalışan Derneklerin Elde Ettikleri Gelirlere (Menkul Kıymet ve Diğer Sermaye Piyasası Araçlarından) Muafiyet Tanınması, • Tarihi Öncesi Açılan ve Tarihinden İtibaren Yeni Vergileme Sistemine Tabi Olacak Vadeli Mevduat, ÖNERİLER İLE GEÇİCİ 67. MADDE DÜZENLEMESİ ARASINDA OLUŞAN FARKLILIKLAR (Devam)

115 •Hisse Senedi Kar Paylarının Vergilendirilmesi, •Türev Ürünlerden Elde Edilen Gelirin Tanımlanması, •Bireysel Emeklilik Sisteminin Teşvik Edilmesi, •Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları, •Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıkları, •İpoteğe Dayalı Menkul Kıymetler, •Bankalar arası Para Piyasaları, Borsa Para Piyasası, Takasbank Para Piyasası. ÖNERİLER İLE GEÇİCİ 67. MADDE DÜZENLEMESİ ARASINDA OLUŞAN FARKLILIKLAR (Devam)

116 DİĞER KAZANÇ VE İRATLAR Hızır TARAKÇI Erdoğan SAĞLAM TARTIŞMA İÇİNDİR

117 DEĞER ARTIŞ KAZANÇLARI • Mükerrer madde 80 in bazı bentlerinde bulunan ivazsız iktisaplara yönelik istisnaların diğer bentler için de olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmalıdır. • Hisse senetlerinin elde tutma süreleri ile ilgili şart halka açık şirketler için azaltılmak suretiyle farklılaştırılmalıdır.

118 HİSSE SENETLERİ • A.Ş. hisselerinin vergilendirilmesinde menkul kıymete bağlanıp bağlanmadığının önemli olmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. • Elden çıkarılan hisselerin hangi iktisaptan kaynaklandığının mükellefçe serbestçe belirlenebileceği ve bedelsiz hisselerin hangi tarihte elde edilmiş sayıldığı kanuna konulmalıdır. TARTIŞMA İÇİNDİR

119 ORTAKLIK HAKLARI VE GAYRİMENKULLER • A.Ş. hisse senetleri dışında diğer ortaklık hakları ve hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar için de süreye bağlı olarak vergisizlik olanağı tanınmalı. • Gayrimenkullerin elden çıkarılmasında geçerli olan dört yıllık süre gayri menkulün cinsine göre (konut, işyeri veya arsa) farklılaştırılabilir (Arsalar için daha uzun).Konutunu satıp oturmak için yeni konut alanlara istisna tanınmalı.

120 GAYRIMENKULLER • Kat karşılığı inşaat yoluyla arsadan binaya dönüşen gayri menkullerde süre ve kazanç tespitinin nasıl yapılacağı kanunda düzenlenmeli. Hasılat paylaşımında vergilemenin nasıl yapılacağı da hükme bağlanmalı. • Finansal kiralama yoluyla edinilen gayri menkullerde süre, finansal kiralama sözleşmesinin imzalandığı tarihte başlatılmalı. TARTIŞMA İÇİNDİR

121 VERGİLENMEYECEK KAZANÇLAR VE SAFİ KAZANCIN TESPİTİ • Ferdi işletmelerin sermaye şirketlerine devrinde, ferdi işletme sahiplerine devralan şirketin, devraldığı öz sermaye tutarında hisse verme şartı Kurumlar Vergisi Kanunu’na paralel olarak kaldırılmalı. • Dövizli işlemlerde kazanç tespitinin döviz cinsinden yapılacağı, kur farklarının değer artışı kazancının dışında bırakılacağı, gerek tam gerekse dar mükellefler açısından açıkça hükme bağlanmalı. TARTIŞMA İÇİNDİR

122 SAFİ KAZANCIN TESPİTİ SAFİ KAZANCIN TESPİTİ • Değer artışı kazancı tespit edilirken bir işlemden doğan zararın diğer işlemden doğan kazanca ‘aynı türden olma’ şartı aranmaksızın mahsubu kabul edilmeli.Yani tüm değer artışı kazançları topluca belirlenmeli. • Varlıkların iktisabı için kullanılan kredilerin finansman maliyetleri kazanç tespitinde gider olarak kabul edilmeli.

123 GELİRİN BEYANI Akif Akarca Süleyman Genç (GK) Ahmet Kavak İbrahim Kocabey Mustafa Koç TARTIŞMA İÇİNDİR

124 MÜNFERİT BEYANNAME • Münferit beyanname ile dar mükelleflerce beyanı zorunlu gelirlerden, kaynakta kesinti yoluyla vergilenebileceklerin kapsamı genişletilerek bunlar için beyanname verme zorunluluğu ortadan kaldırılabilir.

125 YURTDIŞI KAZANÇLAR • Yurt dışı kazançların, Türkiye’de verilmekte olan beyannameye dahil edilerek vergilendirilmesi yönteminden vazgeçilebilir. Kazanç ve iratlar, elde edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde Türkiye’ye getirilip beyannamede gösterilmesi koşuluyla vergi dışı tutulabilir. TARTIŞMA İÇİNDİR

126 YILLIK BEYAN VE ZARAR MAHSUBU • Yıllık beyanname vermek mecburiyetinde olmayan mükelleflerden dileyenlere beyanname verme hakkı tanınabilir. • Yıllık beyanname verme zamanının eskisi gibi Mart ayı sonu olması düşünülebilir.

127 STOPAJ YOLUYLA NİHAİ VERGİLEME • GVK’nun 95’inci maddesine göre ücret gelirleri nedeniyle beyanname vermek zorunda olanlardan bir kısmının kesinti yoluyla vergilendirilmesi düşünülebilir. Han, apartman, site yöneticileri ve buralarda çalışanlardan (vergi dışı tutulanlar hariç) kesinti yoluyla vergi alınabilir. Bu yolla vergilendirme yapmak için GVK 94’üncü maddesindeki sorumluların kapsamı genişletilebilir. • Kimlerin serbest meslek kazancı dolayısıyla beyanname vermesi gerektiği belirlenebilir, diğerlerinin stopaj yoluyla vergilendirilmesi tercih edilebilir. TARTIŞMA İÇİNDİR

128 TARİFE VE GEÇİCİ VERGİ • Vergi tarifesindeki oranlar düşürülebilir, dilimler azaltılabilir (örneğin 3 dilim). • Vergi tarifesindeki oranlar düşürülebilir, dilimler azaltılabilir (örneğin 3 dilim). • Geçici vergide dördüncü dönemde beyanname verilmesi uygulamasına son verilebilir.

129 STOPAJ A. Bumin Doğrusöz (GK) Sabit Durlanık Can Doğan Hayati Şahin TARTIŞMA İÇİNDİR

130 MEVCUT DURUM • Stopaj yöntemi kısmen tarh, kısmen de tahsil yöntemi şeklinde uygulanmakta ve gelir vergisi hasılatının yaklaşık % 90’ı bu yöntem sayesinde toplanmaktadır. • Stopaj, idare - mükellef - sorumlu arasında bir üçlü ilişki olmasına rağmen, bazı stopaj kalemleri başlı başına bir vergi gibidir. • Stopaj, uygulamada çeşitli sorunlar içermektedir.

131 YAPILMASI GEREKENLER - I • Sorumlularca üçüncü şahıslara yapılan ödemelerden yapılan kesinti ile mükelleflerin kendi kazançlarından yaptıkları kesintiler ayrılmalı ve 94. Maddede ayrı fıkralar halinde düzenlenmelidir. • Kurumlar vergisi mükeleflerine uygulanacak kesintinin gelir vergisi mükelleflerine yapılan kesintiden ayrılması gerekir. Maddenin 1. Fıkrasındaki çelişki giderilmelidir.

132 YAPILMASI GEREKENLER - II • Kanunda özellikle üç aylık beyanla ve kesinti zamanıyla ilgili olarak yer alan düzenlemeler, açıklığa kavuşturulacak şekilde yeniden düzenlenecektir. • Stopaj ilişkisine bağlı olarak doğan, kimin düzeltme isteyebileceği, dava hakkının kim tarafından kullanılacağı, eksik kesinti halinde (özellikle mükellefce de eksik mahsup yapılan hallerde) tarhiyatın kime nasıl yapılacağı sorunları getirilecek düzenlemelerle ortadan kaldırılacaktır TARTIŞMA İÇİNDİR

133 YAPILMASI GEREKENLER - III • Stopaj oranları, belirlenecek tarifeye göre yeniden düzenlenmek durumundadır. • GVK Geçici 61 (Yatırım indirimi), Geçici 64 (Sporcu ücretleri), Geçici 68 (Jokeyler); muhtasar beyanname verme ve ödeme süresi düzenlenmelidir. • Ücretlerden yersiz olarak yapılan ve muhtasar beyanname ile ödenen stopajlar bir sonraki dönem ödemelerinden otomatik olarak mahsup edilebilmelidir.(Gerekiyorsa VUK da da düzenlenebilir)

134 VERGİ GÜVENLİK MÜESSESELERİ TARTIŞMA İÇİNDİR

135 GÜVENLİK MÜESSESELERİ • Asgari Gayrisafi Hasılat, Ortalama Kar Haddi, Asgari Zirai Kazanç gibi güvenlik müesseselerinin değerlendirilmesi • Vergi incelemelerinde “Kazanç Karinesi” olarak İsimlendirilebilecek bir güvenlik müessesesinin Kurulması

136 TARTIŞMA KONUSU • Diğer kazanç ve iratlara bir madde ilave edilerek yıllık gelirle harcama arasındaki açıklanamayan fark diğer kazanç ve irat sayılmalı. • Tasarruflar açık bir ifade ile kapsam dışında bırakılmalı. • Açıklanamayan farkın tamamı değil, belli bir kısmı vergilendirmeye esas alınmalı.

137 VERGİ KONSEYİ KURUMLAR VERGİSİ KANUNU ÇALIŞMA GRUBU TEMMUZ 2005 MAŞUKİYE-KARTEPE TOPLANTILARI

138 Çalışma Grubu Üyeleri • Koordinatör: A. Feridun Güngör • Koordinatör Yardımcısı: Osman Özen • Mustafa Susam • Sabit Durlanık • Serdar Seçkin • Serkan Özyurt • Tuncay Kapusuzoglu Üyeler: • Abdülkadir Kahraman • Hakan Uzelturk • Hızır Tarakçı • Kadir Baş • Levent Demiray

139 BÖLÜM I KURUMLAR VERGİSİ ORANI KURUMLAR VERGİSİ ORANI

140 Kurumlar Vergisi Oranı • KOBİ’lerin vergiye uyumunu özendirmek için bunların efektif vergi oranının düşürülmesi uygun olacaktır. • Bunu sağlamak üzere iki dilimli bir kurumlar vergisi tarifesi öngörülebilir. • Kurum kazancının ilk dilimine uygulanacak oran genel orandan daha düşük belirlenebilir. • İlk dilimin ve belirlenecek oranın şirketlerin küçük kalmalarına veya bölünmelerine neden olmayacak büyüklükte olması gerekir.

141 Kurumlar Vergisi Oranı • Hollanda’da bu ilk dilim çok düşüktür. (22,689 Euro). Bu dilime uygulanan oran ise genel orana göre yüzde 5,5 daha düşüktür (%29). • G. Kore’de ise ilk dilim yaklaşık ABD dolarıdır. Bu dilime uygulanan oran yüzde 15, ikinci dilime uygulanan oransa yüzde 27’dir. • İlk dilimin belirlenmesinde, en yüksek kurumlar vergisini ödeyen 1500 mükellef dışında kalan mükelleflerin ortalama beyanları da dikkate alınabilir.

142 BÖLÜM II KONSOLİDE KURUMLAR VERGİSİ BEYANI KONSOLİDE KURUMLAR VERGİSİ BEYANI

143 Mevcut Kurumlar Vergisi Beyanı ile yapılan vergileme; • Şirketlerin dahil olduğu topluluğun toplam karı üzerinden ödenmesi gereken vergi ile çakışmaması, • Topluluğun sahip olduğu istisna ve indirimlerin etkin ve zamanında kullanılamaması, sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Mevcut Durum Analizi

144 • Bu durum topluluk şirketlerinin konsolide kara ulaşmak amacıyla örtülü kazanç aktarımına konu olabilecek bir takım işlemler yapmalarına sebep olmaktadır. • Aynı gruba dahil şirketlerin ayrı ayrı beyanname vermeleri ve bu vergilerin idare tarafından takibi bürokratik işlemlerin artmasına yol açmakta, vergi güvenliğini azaltmaktadır. Mevcut Durum Analizi

145 Bu sakıncalar aynı topluluğa dahil şirketlerin konsolide beyanına imkan tanıyan bir düzenleme ile ortadan kalkacaktır. Çözüm Önerileri

146 Yapılacak düzenlemenin ana prensipleri ; • Mali Birlik Prensibi • Tarhiyatın Muhatabı • Vazgeçme Süreleri • Özellikli Durumlar Çözüm Önerileri

147 Mali Birlik Prensibi: • Kurumlar Vergisi mükellefleri %75’den fazla hisseye ve oy hakkına sahip oldukları ortaklıkları ile birlikte tek bir konsolide Kurumlar Vergisi beyannamesi verebilirler. • Konsolide beyanda aranan iştirak nispeti çeşitli Avrupa ülkelerinde % 50 - % 90 arasında değişmektedir. Çözüm Önerileri

148 Tarhiyatın Muhatabı: • Konsolidasyona tabi olan ana şirket beyan edilen vergilerin ödenmesi bakımından tarhiyatın muhatabı olmalıdır. • Ana şirketin dışındaki şirketler verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olmalıdır. Çözüm Önerileri

149 Vazgeçme Süreleri: • Konsolide beyan usulünün seçilmesi halinde 5 yıl bu usulden dönülmemelidir. • Bazı ülkelerde bu süre 3 yıldır. Çözüm Önerileri

150 Özellikli Durumlar: • Şirketlerin konsolidasyona girmeden önceki zararları, zararın sahibi şirketin mali karını aşmamak üzere konsolide kardan düşülmelidir. • Konsolide beyan nedeniyle sağlanan vergi tasarrufunun şirketler arasında ticari icaplara göre paylaşılması herhangi bir vergiye tabi olmamalıdır. Çözüm Önerileri

151 Karşılaştırmalı Tablo Karşılaştırmalı Tablo OECD Ülkelerinde Konsolide Beyan İştirak Sınırları

152 Taslak Madde Metni Taslak Madde Metni Çözüm Önerileri

153 BÖLÜM III TRANSFER FİYATLANDIRMASI TRANSFER FİYATLANDIRMASI

154 • Transfer fiyatlandırması, bir firmanın kendi bölümleri ya da kolları arasındaki mal ve hizmet satışlarında uyguladığı fiyat olarak tanımlanabilir. • Bölüm ya da kolların bir kısmının farklı ülkelerde bulunması halinde, bu tip firmalar uluslararası firma; yapılan transfer fiyatlandırması işlemleri de uluslararası transfer fiyatlandırması boyutunu almaktadır. Transfer Fiyatlandırması Nedir?

155 Transfer Fiyatlandırmasında Sorun • Firmaların transfer fiyatlandırmasını bir vergi planlama aracı olarak kullanma istekleri, vergi idaresinin ilgili işlemlere ilişkin vergiyi tam olarak alma istekleri ile çatışabilmektedir. Bu bir anlamda şirketlerin etkin yönetim ve hükümetlerin egemenlik anlayışlarının çatışmasıdır. Böyle durumlarda, firmalarca tespit edilen fiyat, emsallere uygun olarak belirlenmediği gerekçesiyle ilgili vergi idarelerince eleştiri konusu yapılabilmektedir. • Transfer fiyatlandırmasına konu işlemler, uluslararası boyutta gerçekleşirse, sorun firma-vergi idaresi kapsamından firma-vergi idareleri kapsamına genişlemekte ve daha karmaşık bir hal almaktadır.

156 Transfer Fiyatlandırmasına İlişkin Önemli Düzenlemeler Transfer fiyatlandırması konusunda iki önemli düzenleme vardır: • Transfer fiyatlandırmasına ilişkin en temel ve önemli yasal düzenlemeler ABD’de yapılmıştır. Bu konudaki ilk çağdaş düzenleme 1928 yılında yapılmıştır. Günümüzde de en kapsamlı düzenleme ABD’de yapılan düzenlemedir. • Uluslararası boyutu ile en önemli düzenleme OECD tarafından yapılmıştır ve revize edilen 1995 tarihli “Transfer Fiyatlandırması Rehberi”, temel kaynak olma yönündeki en önemli çalışmadır.

157 Türkiye’deki Düzenlemeler • Türkiye’de uluslararası boyuttaki transfer fiyatlandırmasına ilişkin özel olarak hazırlanmış herhangi bir yasal düzenleme yoktur. • Kurumlar Vergisi Kanunu’nda genel olarak transfer fiyatlandırmasını içerebilecek tek düzenleme, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 16 ve 17. maddelerindeki “örtülü sermaye” ve “örtülü kazanç” tanımları ile bunlar üzerinden ödenen veya hesaplanan faizlerle, sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü kazançların kurum kazancının tespitinde gider yazılamayacağına ilişkin 15. maddedir.

158 KVK’daki Düzenleme Transfer Fiyatlandırması İşlemleri İçin Yeterli midir? • Gerek 16. gerekse 17. maddelerde “emsal” kavramı, bir koşul olarak kullanılmaktadır. Örtülü sermaye ile ilgili 16. maddedeki “emsali kurumlarınkine nazaran” ve örtülü kazançla ilgili 17. maddedeki “emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük fiyat veya bedeller üzerinden” ifadeleri, çağdaş anlamıyla “emsallere uygunluk ilkesi”nin ana fikrini yansıtmaktadır. Genel hatlarıyla da bu tanımların OECD Vergi Anlaşma Modelindeki “emsallere uygunluk ilkesi” ile bir ölçüde çakıştığını söyleyebiliriz.

159 • Ancak, gerek uygulamaya ilişkin olarak yeterli açıklama yapılmaması, gerekse uluslararası boyuta ilişkin sorunları hiç yansıtmaması açısından Türkiye’deki vergisel düzenlemelerin çok yetersiz olduğu görülmektedir. • Ayrıca, Türkiye’deki düzenleme, transfer fiyatlandırmasının tespiti için herhangi bir yöntem öngörmemektedir, tespit işlemi mükellef tarafından serbestçe yapılmaktadır. Bu nedenlerden dolayı, uluslararası işlemleri de kapsayacak şekilde, günümüz koşullarına uygun, çağdaş nitelikte, diğer gelişmiş ülke düzenlemeleriyle paralel bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç vardır. KVK’daki Düzenleme Transfer Fiyatlandırması İşlemleri İçin Yeterli midir?

160 Türkiye İçin Yapılacak Düzenleme • Başta AB ve OECD ülkeleri olmak üzere transfer fiyatlandırması konusunda yasal düzenleme yapan ülkelerin büyük kısmı, OECD Rehberini esas almışlardır. Bunun en önemli nedeni, Rehberin son derece esnek düzenlenmesi, ortak sorunlar için çözüm önerileri getirmesi ve ülkelerin ortak bir temelde çalışma yapma ihtiyaçlarıdır. • Bu nedenlerden dolayı, ülkemiz için de OECD Rehberi temel alınarak, kendi koşullarımıza göre bir düzenleme yapmak mümkün ve en etkili yol olacaktır.

161 Türkiye İçin Yapılacak Düzenleme • OECD Rehberinin iki önemli unsuru, “emsallere uygunluk ilkesi” ve transfer fiyatlandırmasının tespitinde kullanılacak yöntemlerdir. • KVK’daki “Emsal” kavramı ile OECD Vergi Anlaşma Modeli’ndeki ve OECD Transfer Fiyatlandırması Rehberi’ndeki “Emsallere Uygunluk- Arm’s Length Rule” benzer ifadeler taşımaktadır. • Ülkemizdeki uygulamada transfer fiyatlandırmasının tespiti için öngörülen herhangi bir yöntem yoktur.

162 Türkiye İçin Yapılacak Düzenleme • Yapılacak düzenlemede kullanılabilecek yöntemler için OECD Rehberinde belirtilen yöntemlerden uygun olanlar esas alınabilir. OECD Rehberinde belirtilen yöntemler şunlardır: 1- Geleneksel İşlem Yöntemleri: 1- Geleneksel İşlem Yöntemleri: a) Karşılaştırılabilir Kontrol Dışı Fiyat Yöntemi b) Yeniden Satış Fiyatı Yöntemi c) Maliyet Artı Yöntemi 2- İşleme Dayalı Kar Yöntemleri: 2- İşleme Dayalı Kar Yöntemleri: a) Kar Bölüşüm Yöntemi b) İşleme Dayalı Net Kar Marjı Yöntemi 3- Global Dağıtım Formülü 3- Global Dağıtım Formülü

163 Türkiye İçin Yapılacak Düzenleme • Yapılacak düzenlemede üzerinde karar verilmesi gereken bazı konular şunlardır:  Düzenleme, ayrıntılı yasa metni biçiminde ya da çerçeve metin-ayrıntılı yönetmelik (tebliğ, tüzük) seçenekleri doğrultusunda yapılabilir.  Çalışma grubumuz, düzenlemenin ülkemizdeki yasa sistematiğine uygun olarak, öncelikle çerçeve bir metin şeklinde yapılmasını, genel açıklamalar ve uygulamaya ilişkin örnekler için de bir yönetmelik çıkarılmasının uygun olacağını düşünmektedir.

164 Türkiye İçin Yapılacak Düzenleme • Yapılacak düzenlemede üzerinde karar verilmesi gereken bazı konular şunlardır:  Düzenleme ilgili madde metni esası korunarak yeniden yapılabilir ya da ilgili madde metni tamamen baştan yazılabilir.  Yapılan taslak çalışma, halihazırda uygulanan KVK’nın 17. maddesinin ruhuna uygun olarak, OECD Transfer Fiyatlandırması Rehberi’nin temel unsurlarını içerecek şekilde düzenlenmiştir.

165 Türkiye İçin Yapılacak Düzenleme • Yapılacak düzenlemede üzerinde karar verilmesi gereken bazı konular şunlardır:  Düzenleme, yurt içi ve yurt dışı için ayrı maddeler halinde ya da hem yurt içini hem de yurt dışını içerecek tek madde halinde yapılabilir.  Çalışma grubumuz, düzenlemenin şu andaki sisteme de uygun olarak hem yurt içini hem yurt dışını içerecek şekilde tek madde halinde yapılmasının daha uygun olacağını düşünmektedir.

166 Türkiye İçin Yapılacak Düzenleme • Yapılacak düzenlemede üzerinde karar verilmesi gereken bazı konular şunlardır:  Yeni düzenlemede karşı tarafta düzeltim yapılıp yapılmayacağı konusu açıkça belirtilmelidir.  Çalışma grubumuz, örtülü sermaye konusunda da düzeltim sorununun bulunduğunu; her iki madde için de karşı tarafa aktarılan tutarın kar payı sayılmasının sorunu çözümleyeceğini düşünmektedir.

167 Türkiye İçin Yapılacak Düzenleme • Yapılacak düzenlemede üzerinde karar verilmesi gereken bazı konular şunlardır:  Transfer fiyatlandırmasının tespitinde uygulanacak yöntem olarak, OECD Transfer Fiyatlandırması Rehberi’ndeki yöntemlerden ya da diğer ülkelerde (özellikle ABD’de) uygulanan yöntemlerden ülkemiz koşullarına uygun olan bir kısmı ya da tamamı seçilebilir.  Çalışma grubumuz, yöntem tespitinde OECD Transfer Fiyatlandırması Rehberi’ndeki yöntemlerden üç temel yöntem olan geleneksel işlem yöntemlerinin esas alınmasını, işleme dayalı kar yöntemlerinin de yönetmelikte yapılacak açıklamalarda diğer yöntemler kapsamında öneri olarak değerlendirilmesinin uygun olacağını düşünmektedir

168 Taslak Madde Metni Taslak Madde Metni Çözüm Önerisi

169 BÖLÜM IV ÖRTÜLÜ SERMAYE DÜZENLEMESİ ÖRTÜLÜ SERMAYE DÜZENLEMESİ

170 Mevcut Durum 16’ıncı maddenin mevcut halinin birçok belirsizlikleri içerdiği ve uygulamada sübjektif değerlendirmelere ve buna bağlı olarak ihtilaflara neden olduğu bilinmektedir.

171 Belirsizlik Arz Eden Hususlar • İlişkili kişinin tanımı ve kapsamı • “istikrazların teşebbüste devamlı kullanımı” ifadesinden hangi sürenin anlaşılacağı • Borç/özsermaye oranından hangi oranın anlaşılacağı

172 Taslak Madde Madde ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Örtülü Sermaye” ile ilgili 16’ıncı maddesi,  Uluslar arası vergi uygulamalarındaki gelişmeler ve,  OECD’nin bu konudaki prensipleri dikkate alınarak değiştirilmektedir.

173 İlişkili Kişinin Tanımı ve Kapsamı Maddenin önceki şeklinde ilişkili kişinin tanımı ve kapsamı konusunda var olan belirsizlik yapılan değişiklikle giderilmiş; •Bir kurumun ana ortaklarından ve ana ortaklarının ilişkili olduğu kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak yaptığı istikrazlar kapsama alınmış; •Ana ortak ve ana ortakla ilişkili kişiler objektif kriterlere dayalı olarak tanımlanmıştır.

174 Devamlılık Kriteri Maddenin eski metninde yer alan “istikrazların teşebbüste devamlı kullanımı” ifadesi belirsizliklere yol açtığı için; •Örtülü sermaye uygulamasında “devamlılık” kriteri madde metninden çıkarılmış •İstikrazın örtülü sermaye olarak addedilebilmesi için anaortak/ilişkili kişiden alınması ve belirlenen borç/özsermaye oranını aşması yeter ve gerek koşul olarak sayılmıştır.

175 Borç/Özsermaye Oranı Geçmiş dönemde tereddüt ve ihtilaflara yol açan borç/özsermaye oranı, uluslararası genel kabul görmüş uygulamalara paralel olarak 3 olarak belirlenmiştir. •Buna göre ilişkili kişilerden yapılan toplam istikrazların, kurumun özersermayesinin üç katını aşan kısmı, diğer şartların da gerçekleşmesi halinde örtülü sermaye sayılmış ve •Özsermaye kurumun Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit edilmiş hesap dönemi başındaki özsermayesi olarak tanımlanmıştır.

176 Borç/Özsermaye Oranı • Örtülü sermaye uygulamasında kapsama giren borcun tümü değil, sadece özsermayenin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye olarak kabul edilecek ve bu kısma ilişkin faizler gider olarak kabul edilmeyecektir. • Borcun hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun özsermayesinin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye olarak kabul edilecek, bu limiti aşan kısma isabet eden faiz orantı yoluyla bulunacak ve geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere vergi matrahından indirilmeyecektir. • Diğer yandan döviz cinsinden borçlanmalarda kurlardaki dalgalanmalar nedeniyle oluşabilecek kur farkı zararları örtülü sermaye kapsamında değerlendirilmeyecektir.

177 Kapsama Girmeyen İstikrazlar • Maddenin üçüncü fıkrasında, örtülü sermaye kapsamına girmeyecek istikrazlar tereddüte mahal vermemek amacıyla sayılmıştır.  Kurumların ilişkili kişilerin sağladığı gayrinakdi teminatlar karşılığında üçüncü kişilerden temin ettikleri istikrazlar örtülü sermaye kapsamı dışında tutulmaktadır.  Kurumların iştiraklerinin, anaortaklarının veya anaortaklarının ilişkili olduğu kişilerin üçüncü kişilerden temin ederek kullandırdığı istikrazlar, örtülü sermaye kapsamı dışında tutulmaktadır.

178 Kapsama Girmeyen İstikrazlar  Esas faaliyet konusuna uygun olarak faaliyette bulunan banka veya benzeri kredi kurumlarından yapılan istikrazlar örtülü sermaye kapsamı dışında tutulmaktadır.  Ticari teamüllere uygun olarak, anaortak veya anaortağın ilişkili olduğu kişiler ile cari hesap ilişkisi içinde yürütülen mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan borçlar için örtülü sermaye hükümleri uygulanmamaktadır.

179 Örtülü Sermaye Üzerinden Ödenen Faizlerin Ne Şekilde Kayda Alınacağı • Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizlerin Gelir veya Kurumlar Vergisi Kanunlarının uygulamasında, örtülü sermaye şartlarının gerçekleştiği hesap dönemi sonu itibariyle, hem borçlu hem de borç veren açısından  Dağıtılmış kar payı veya  Dar mükellefiyette ana merkeze aktarılan tutar olarak addedileceği hüküm altına alınmıştır.

180 Taslak Madde Metni Taslak Madde Metni Çözüm Önerisi

181 BÖLÜM V YURT DIŞI İŞTİRAK KAZANÇLARI YURT DIŞI İŞTİRAK KAZANÇLARI

182 KVK 8/9-10 • Elde edilen kar payı esas faaliyet konusu finansal kiralama veya her nevi menkul kıymet yatırımı olmayan kanuni merkez ve iş merkezi yurt dışında olan bir kurumdan elde edilmeli, • Devamlı olarak en az iki yıl süre ve %25 veya daha fazla oranda iştirak edilmeli, • İştirak A.Ş. veya Ltd.Şti statüsünde olmalı, Mevcut Düzenleme

183 KVK 8/9-10 • Yabancı ülke vergi yükü en az %20 olmalı (esas faaliyet konusu finansman temini veya sigortacılık ise KVK oranı), • Kazancın en az %75’i ticari, zirai veya serbest meslek kazancı olmalı, • Kazancın elde edildiği vergilendirme dönemi KV beyanının verilmesi gereken tarihe kadar veya bu tarihi takip eden 3. ay sonuna kadar transfer edilmeli, Mevcut Düzenleme

184 KVK 8/11: 9 uncu bentte sayılan şartlara ilave olarak; • Kar payı elde eden kurumun, yurtdışı iştiraklerinin kendi aktifine oranı en az %75 olmalı, • Ve yıllık kurum kazancının %75 veya daha fazlası yurtdışı iştiraklerden oluşmalı, Mevcut Düzenleme

185 • İki yıllık sürenin işlerlik kazanması için iştirak edinimi kuruluşta veya kar dağıtımına konu kazancın elde edildiği bilanço tarihinden en az bir yıl önce edinilmeli, • % 25 oranındaki iştirak şartının bütün iki yıl boyunca devam ettirilmiş olmalı, • Kurum kazancının en az %75’i ticari, zirai veya serbest meslek kazancından oluşmasının teminindeki güçlük ve bu kazancın tespit zorluğu veya dağıtılan kısmın % 75’inin aktif faaliyetlerden elde edilen ticari, zirai veya serbest meslek kazancı niteliğinde olması halinde istisnanın geçerli olup olmayacağı (gerekçeye göre bu uygulama mümkün değil), Uygulama zorlukları

186 • Transfer şartı nedeniyle, geçici vergi dönemlerinde uygulanıp uygulanamayacağı, • Maddenin sadeleştirilerek “controlled foreign entity ve anti-avoidance laws” düzenlemelerinin ayrıca yapılması, Uygulama zorlukları

187 • Mahsup sistemi veya çifte vergileme anlaşmaları yerine, genel olarak ana kurum üzerindeki vergi yükünü azaltarak ortaya çıkan aşırı çifte vergilendirmeyi ortadan kaldırmak, • Türkiye’yi merkez seçmek suretiyle yurtdışı yatırımlarını Türkiye’den yönetmek üzere yabancı yatırımcıları ülkemize çekmek, Beklenen Amaç

188 • Bu amaçların gerçekleşebilmesi için yapılacak olan düzenlemenin genel olarak aşağıdaki avantajları sağlaması beklenmelidir.  Stopaj vergilerinin asgariye indirilmesi,  Değer artış kazancı olması halinde bu kazançların istisna olması veya düşük oranda vergilenmesi, • Diğer ülke düzenlemeleri ile rekabet edecek düzeyde olması, Beklenen Amaç

189 • Hollanda, Lüksemburg, Belçika ve İspanya birbirine benzer vergileme rejimlerine sahip, • Hollanda holding rejiminin (yurtdışı iştirak) en önemli avantajı AB dışı kaynaklı temettülerde en düşük stopaj rejimine sahip olması (geniş veya kapsamlı çifte vergileme anlaşmaları sayesinde), • İspanya son dönemlerde ilginç bir kuruluş yeri olarak tanınmakta, • İspanya mukimi ETV’ler (özel holding şirketi) tarafından AB dışındaki bir yatırımcıya transfer edilen karlar İspanya stopaj vergilemesine tabi bulunmamakta, AB Ülkeleri Uygulama Örnekleri

190 • Hollanda en popüler holding vergileme rejimlerinden biri • ÇVÖA’ları temettüler üzerindeki stopaj vergilemesini asgariye indirmede kullanılan önemli bir araç, • ÇVÖA ağına (network) ilave olarak, iştirak kazançları istisnası diğer önemli bir teşvik, Hollanda Uygulaması

191 • İştirak kazançları istisnası hem elde edilen temettü kazançlarına, hem de bazı hisselerin elden çıkarılmasından doğan değer artış kazançları için geçerli, • Hangi kaynaktan olursa olsun Hollanda mukimi holding şirketince elde edilen temettüler (yurtdışı iştirak kazançları) aşağıdaki şartları taşımaları halinde %100 oranında (tamamiyle) istisna, • Anti-avoidance kuralları (“Controlled foreign entity rules” mevcut değil; “transfer pricing” kuralları mevcut; ancak vergi idaresi muvazaa varlığını iddia edebiliyor), Hollanda Uygulaması

192 AB Holding Şirket Rejimleri Kıyaslaması

193

194 • Değer artış kazançları da istisna edilmektedir • Asgari iştirak oranı %10’a düşürülmektedir • Asgari elde tutma süresi 1 yıla indirilmektedir • Türkiye’nin ÇVÖ Anlaşması imzalamış olduğu ülkelerden elde edilen iştirak kazançlarında ayrıca asgari kurumlar vergisi yükü taşıması şartı aranmamaktadır Önerilen Düzenleme

195 • İstisnaların geçici vergi dönemlerinde de uygulanabileceği hususuna açıklık getirilmektedir • İstisnadan yararlanmayacak temettüler sadece pasif grup finansman şirketinden elde edilenlerle sınırlandırılmaktadır Önerilen Düzenleme

196 Taslak Madde Metni Taslak Madde Metni Çözüm Önerisi

197 BÖLÜM VI CFC DÜZENLEMESİ CFC DÜZENLEMESİ

198 • CFC düzenlemesi dünyada öncelikle sermaye ihraç eden ülkelerin gündeminde olan bir düzenlemedir. • Ülkemizden sermaye ihracı suretiyle vergi cennetlerine gittiği belirtilen tutarlarla ilgili olarak koruyucu bir düzenleme ihtiyacı mevcuttur. • Türkiye’de mevcut sistemde zararlı vergi rekabeti yapanlara karşı bir düzenleme bulunmamaktadır. Düzenlemenin Gerekçeleri

199 • CFC rejiminin genel amacı mukim şirketlerin vergi oranı düşük ülkelerde şirketler kurarak– veya var olan şirketlere iştirak ederek – vergilemeyi ertelemelerini veya tamamen vergi dışı bırakmalarını önlemektir. • Bu rejimde CFC kapsamında yer aldığı varsayılan şirketin gelirinin oransal olarak bir kısmını ana şirketin geliriymiş gibi ana şirketin mukim olduğu devlette vergileme olanağı bulunmaktadır. Ana Hatları ile CFC Rejimi

200 • Ancak bu rejimi uygularken şirketlerin vergi oranı düşük ülkelerde şirket kurmalarının gerçek amacının gelirlerini vergi dışı bırakmak olduğu açıkça belli olmalıdır. Diğer bir deyişle işin özüne bakmadan her vergi oranı düşük ülkede şirket kurulmasını CFC kapsamında değerlendirmemek gerekir. Ana Hatları ile CFC Rejimi

201 • CFC rejiminde ana şirketin kontrolü altında şirketler bulunmalıdır. “Kontrol” unsuru her ülkenin kendi vergi kanununda değişik şekil ve oranlarda tanımlanmıştır. Uygulamada aşağıdaki parametreler farklılık göstermektedir.  Direk ortaklık,  Endirek ortaklık – zincirleme ortaklık  Genel Kurulda oy kullanma oranı,  İştirak olan şirketi ortaklıktan ziyade akde dayalı veya ticari bir ilişkiden kaynaklanan şekilde kontrol etme,  İştirak oranı,  Kontrol unsurunun hangi zaman diliminde etkin olduğu, Kontrol Unsuru

202 • CFC rejiminde genel kural kontrol edilen şirketin vergi oranı düşük veya avantajlı bir ülkede faaliyet gösteriyor olmasıdır. Genel ülke uygulamalarına bakıldığında “avantajlı ülke” aşağıdaki gibi tanımlanmaktadır:  Nominal vergi oranının ana şirketin mukim olduğu ülkenin vergi oranından önemli ölçüde düşük olması (genellikle 2/3’den düşük olması esas alınıyor),  Nominal vergi oranı normal olmakla beraber çok çeşitli ve geniş teşvikler nedeni ile efektif vergi yükünün düşük olması,  İlgili ülke otoriteleri tarafından açıklanan bir liste ile ülkelerin belirlenebilmesi, Avantajlı Ülke

203 • Kontrol edilen yabancı şirketin tanımı yapılmaktadır  %50 Sermaye/oy hakkı • Avantajlı ülkenin tanımı yapılmaktadır  %20 oranından daha az bir kurumlar vergisi ve benzeri bir vergi söz konusu olmalıdır  Türkiye’nin ÇVÖ Anlaşması imzalamış olduğu ülkeler hariç tutulmaktadır  Yurt dışındaki şirketin geliri en az %10 oranında pasif gelirlerden oluşmalıdır. Önerilen Düzenleme

204 • İştirak kazancı dağıtılmasa dahi ilgili hesap döneminde tam mükellef kurumun Türkiye’deki kazancına dahil edilerek vergilendirilir • Varsa yurt dışında ödenen vergiler mahsup edilir. Önerilen Düzenleme

205 Taslak Madde Metni Taslak Madde Metni Çözüm Önerisi

206 BÖLÜM VII VERGİ CENNETLERİ İLE MÜCADELE VERGİ CENNETLERİ İLE MÜCADELE

207 Ana Hatları ile Vergi Cennetleri ile Mücadele Uygulamaları • Günümüzde globalleşmenin etkisiyle sermaye ülkeler arasında hızla dolaşmakta ve vergi otoriteleri gelirin nerede elde edildiğini takip etmekte zorlanabilmektedir. • Bu durum ülkeler arasında çifte vergilemeyi önleme anlaşmaları imzalanarak çözülmeye çalışılmaktadır. Ancak sermayenin uluslararası dolaşımından başka “vergi cennetleri” olarak tanımlanan yerlerin devreye girmesi globalleşen dünyada ülkeleri vergi erozyonuna karşı bir takım ek önlemler almaya itmektedir.

208 Ana Hatları ile Vergi Cennetleri ile Mücadele Uygulamaları • OECD’nin 1998 yılında yayımlamış olduğu raporda “Vergi Cennetleri”nin özellikleri aşağıdaki gibi sıralanmıştır:  Gelir üzerinde çok az efektif vergi yükü / veya hiç vergi yükünün bulunmaması,  Etkin bir bilgi değişiminin bulunmaması,  Şeffaflığın olmaması veya eksik olması,  Gerçek ve önemli faaliyetlerin olmaması veya eksik olması.

209 Ana Hatları ile Vergi Cennetleri ile Mücadele Uygulamaları • OECD Raporunda ayrıca hangi ülkelerin “vergi cenneti” sayıldığına ilişkin bir liste bulunmaktadır. OECD bu ülkelere belirli bir zaman için süre verip diğer ülkelerin vergi gelirlerini olumsuz etkileyen uygulamalarını geçiş süreci içerisinde değiştirmesini veya kaldırmasını istemiştir. • Bu amaç doğrultusunda çalışan ülkeler bu listeden çıkmışken, işbirliğine yanaşmayan ülkeler bu listede kalmaya devam etmiştir. Ayrıca daha önce sistemini değiştirip listeden çıkan ülkeler tekrar rekabeti zedeleyici uygulamalara başladıkları takdirde listeye girebilmektedirler.

210 Ana Hatları ile Vergi Cennetleri ile Mücadele Uygulamaları • OECD her ülkenin kendi iç mevzuatı gereği bir takım önlemler alabileceğini belirtmekle beraber “global” bir sorunu her ülkenin değişik ve farklı yaklaşımlarla çözümlemesini bir eksiklik olarak görmektedir. • Bunun önüne geçmek için OECD raporunda ülkelerin bu probleme işbirliği yaparak yaklaşmalarının daha iyi netice vereceğini savunmaktadır.

211 Ana Hatları ile Vergi Cennetleri ile Mücadele Uygulamaları– OECD Önlemleri • OECD; 1998, 2000 ve 2004 raporlarında “vergi cennetlerine” karşı alınabilecek tedbirleri aşağıdaki gibi sıralamıştır:  Vergi cenneti sayılan ülkelerde bulunan kişi/kurumlara yapılan ödemelerde gider yazılabilirlik, indirim, istisna ve diğer vergi matrahını azaltıcı etkilerin kanuni açıdan reddedilmesi,  Vergi cenneti sayılan ülkelerde bulunan kişi/kurumlara yapılan faiz ödemelerinde faizin gider yazılabilirliğini kısıtlamak için örtülü sermaye hükümlerinin uygulanması,

212 Ana Hatları ile Vergi Cennetleri ile Mücadele Uygulamaları– OECD Önlemleri  Vergi cennetinde bulunan kişi/kurumlara ödeme yapan kişilerin hangi amaçla ne ödeme yaptığını ilgili otoritelere raporlaması ve yanlış/yanıltıcı raporlamanın ceza ile yaptırıma tabi tutulması,  Vergi cenneti sayılan ülkelerde iştiraki bulunan şirketler için CFC kurallarının uygulanması,

213 Ana Hatları ile Vergi Cennetleri ile Mücadele Uygulamaları– OECD Önlemleri  Vergi cennetinde elde edilen gelire “istisna” ve “mahsup” yöntemlerinin uygulanmaması,  Vergi cennetinde bulunan kişi/kurumlara yapılan her türlü faiz, temettü ve gayrimaddi hak ödemeleri üzerinden minimum oranda stopaj kesintisi yapılması,  Vergi cenneti sayılan ülkeler ile çifte vergilemeyi önleme anlaşması yapılmaması.

214 Vergi Cennetleri ile Mücadele Uygulamaları– Ülke Örnekleri

215

216 Vergi Cennetleri ile Mücadele Uygulaması– Düzenleme Önerisi  Türkiye’de vergi cennetleri ile mücadele amacıyla KVK’nın 24.maddesine eklenecek bir fıkra ile Bakanlar Kurulu Kararlarıyla belirlenecek ülkelerde kurulu şirketlere emsaline uygun olarak yapılan mal ithalati dışında komisyon, hizmet bedeli, faiz, gayrimaddi hak bedeli ve benzeri tüm ödemelerin mahiyetine bakılmaksızın Kurumlar Vergisi oranında stopaja tabi tutulmasını önermekteyiz.  Benzer bir hükmün GVK’nın 94.maddesine de konulması gerektiği kanaatindeyiz.

217 Vergi Cennetleri ile Mücadele Uygulaması–Düzenleme Önerisi  Kurumlar Vergisi Kanunu 24.maddeye ek fıkra: ‘Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek vergi ve diğer uygulamalar açısından zararlı vergi rekabetine yol açtığı kabul edilen ülkeler listesinde yer alan ülkelerde yerleşik kurumlara yapılan, emsaline uygun mal ithalati dışındaki komisyon, hizmet, faiz, gayrimaddi hak, ücret gibi ödemeler üzerinden bu ödemelerin mahiyetine bakılmaksızın %30 oranında kurumlar vergisi tevkifatı yapılır (Alternatif olarak bu oran kar dağıtım stopajını da içerecek şekilde %37 olarak belirlenebilir).

218 Vergi Cennetleri ile Mücadele Uygulaması–Düzenleme Önerisi  Kurumlar Vergisi Kanunu 24.maddeye ek fıkra: Bu madde kapsamında kurumlar vergisi tevkifatına tabi tutulan ödemelerin yapıldığı kurumun aynı zamanda bu kanunun.....maddesinde düzenlenen kontrol edilen şirket düzenlemesi kapsamına girmesi halinde bu fıkra gereğince kesilen vergi, söz konusu madde kapsamında Türkiye’deki beyannameye dahil edilen ve bu fıkra gereğince Türkiye’de tevkifata tabi tutulmuş gelir tutarı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisini aşmayacak şekilde mahsup edilebilir.

219 BÖLÜM VIII SİGORTA KARŞILIKLARI SİGORTA KARŞILIKLARI

220 Genel Olarak • Sigorta şirketleri tarafından kurum kazancından indirilebilecek karşılıklar Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 14. maddesinde sayılmıştır. • Bu sayılanların dışında, Hazine Müsteşarlığı’nın düzenlemeleri çerçevesinde ayrılan karşılıkların “vergiye tabi karşılık” olarak değerlendirilmesi sektör açısından sorun teşkil etmeye devam ediyor.

221 Karşılıkların Gider Kaydı Sigorta mevzuatına göre ayrılan;  Gerçekleşmiş Ancak Rapor Edilmemiş Hasar Karşılıkları (IBNR) ile  Deprem Hasar Karşılıklarının, mali bilançoda da gider yazılabilmesi için,  Kazanılmamış prim karşılıklarının ise hesaplanma şeklinin açıklığa kavuşturulabilmesi için, “Kanun Değişikliği” gerekiyor.

222 Gerçekleşmiş Ancak Rapor Edilmemiş Hasar Karşılıkları (IBNR) • Sigorta Murakabe Kanunu’nun 25. maddesine göre sigorta şirketleri tarafından dosya açılmış ancak henüz ödenmemiş olan hasarlar için muallâk hasar karşılığı hesaplanıyor. • Muallâk hasar karşılığı, tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş tazminat bedelleri veya bu hesap yapılmamışsa tahmini değerlere göre belirleniyor. • Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 14/4 maddesi ile muallak hasar karşılığı kurum kazancından indirilebilecek kalemler arasına alındığından, vergi matrahının tespitinde de gider kabul edilmektedir.

223 Gerçekleşmiş Ancak Rapor Edilmemiş Hasar Karşılıkları (IBNR) • Hazine Müsteşarlığı çıkardığı genelge ile ( tarih, sayılı) 2004 yılı sonu itibarı ile hesaplanacak “Muallâk Hasar Karşılığı” tutarına “Rapor Edilmemiş Hasarlar Karşılığı” adı altında bir tutarın daha ilave edileceği belirtilmiştir. • “Rapor Edilmemiş Hasarlar Karşılığı”, önceki yılda hasar yada vefat gerçekleşmiş olmasına rağmen çeşitli nedenlerle bildiriminin ertesi yıllara sarkması dolayısıyla, dosyası takip eden yılda açılmış olan hasarların prim üretimine oranlarının geçmiş beş yıllık ağırlıklı ortalaması ile hesaplanan karşılık gideridir.

224 Gerçekleşmiş Ancak Rapor Edilmemiş Hasar Karşılıkları (IBNR) • Hazine Müsteşarlığı tarafından muallak hasar karşılıkları içerisine dahil edilen “Rapor Edilmemiş Hasarlar Karşılığı”, KVK’nun 14/4 maddesinde yapılan tanımlamaya dahil olmadığından mali bilançoda gider yazılması 2004 yılında sorun teşkil etmiştir.

225 Gerçekleşmiş Ancak Rapor Edilmemiş Hasar Karşılıkları (IBNR) Kurumlar Vergisi Kanunu 14/4-a: • Muallak hasar karşılıkları, tahakkuk etmiş ve hesaben tespit edilmiş tazminat bedelleri (veya bu hesap yapılmamışsa tazminatın ve tazminat ile ilgili tüm masrafların tahmini değerleri) ile gerçekleşmiş ancak rapor edilmemiş hasar ve tazminat bedelleri ve bunlara ilişkin masraflardan, reasürör payı düşüldükten sonra kalan tutardır.

226 Deprem Hasar Karşılıkları • Sigorta ve reasürans şirketleri tarafından Sigorta Murakabe Kanunu’nun 25. maddesine göre ayrılmaktadır. • Deprem Hasar Karşılıkları; sigorta ve reasürans şirketlerinin yangın ve mühendislik sigorta branşlarında verilen deprem teminatı karşılığında aldıkları ve kendi saklama paylarında kalan primlerle bu primlerin net gelirlerinden oluşan ve on beş yıl süre ile ayırmak zorunda oldukları karşılıklardır. • Buna göre; deprem teminatı karşılığında alınan primlerin saklama payında kalan kısımlarının 1/3 ü komisyon ve diğer masraflar karşılığı olarak düşüldükten sonra kalan tutarın tamamı deprem hasar karşılığı olarak ayrılmakta ve bu tutar 15 yıl boyunca da aktifte tutulmaktadır.

227 • Deprem hasar karşılıkları KVK’nun 14. maddesinde sıralanan sigorta teknik karşılıkları içerisinde yer almadığından, kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak kabul edilmemektedir. • Bu karşılığın matrahtan indirilebilmesi için KVK’nun 14. maddesine yeni bir bent eklenmesi gerekmektedir. Deprem Hasar Karşılıkları

228 • “Deprem hasar karşılıkları, yangın ve mühendislik sigorta branşlarında verilen deprem teminatı karşılığında alınan ve şirketlerin kendi saklama paylarında kalan primlerin üçte birinin, ödenen komisyon ve diğer masraf payı olarak düşüldükten sonra kalan tutarın Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen orana göre hesaplanan kısmı ile önceki hesap dönemlerinde ayrılan karşılıkların yatırıldığı fonların gelirleri toplamından oluşur. (Deprem hasar karşılığı hesabına intikal ettirilen primler, bu kanun uygulamasında kazanılmamış prim karşılığı hesaplamasına konu edilmez.)“ Deprem Hasar Karşılıkları

229 Kazanılmamış Prim Karşılığı • Kazanılmamış prim karşılığı hesabında komisyonların hesaplanma şekli konusuna açıklık getirilmelidir. • Kazanılmamış prim karşılıklarının reasürör payının hesaplamasında, yazılan primlerden acentelere ödenen komisyonların mahsup edilerek hesaplama yapılmasına paralel olarak; reasürörlere devredilen primlerden de reasürörden alınan komisyonların mahsup edilerek hesaplama yapılması konusunda Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki mevcut düzenlemeye açıklık kazandırılmalıdır. • Ayrıca nakliyat branşı için ayrılacak olan karşılığın sınırının belirlenmesinde, net prim üzerinden hesaplama yapılması hususu da Kanun metnine eklenerek açıklığa kavuşturulmalıdır.

230 Hayat Sigorta Şirketlerinde Kesinti Yolu İle Ödenen Vergilerin Mahsubu • Hayat Sigortaları Yönetmeliği’nin 20. maddesi uyarınca matematik karşılıklar her bir sözleşme için sigorta tarifesindeki teknik esaslara göre ayrı ayrı hesaplanan aktüeryal matematik karşılıklar ve kar payı karşılıkları toplamından oluşmaktadır. • Hayat sigorta şirketleri, matematik karşılıkları çeşitli yatırım enstrümanlarına yatırmak suretiyle nemalandırmakta ve bu nemalardan yasal olarak şirket payı olarak ayrılan kısım haricindekileri “sigortalı kar payı ihtiyatı” olarak matematik karşılıklara eklemektedir.

231 Hayat Sigorta Şirketlerinde Kesinti Yolu İle Ödenen Vergilerin Mahsubu • Hayat matematik karşılıklarının yatırıldıkları kıymetlerin gelirler üzerinden tevkif suretiyle ödenen vergilerin sigorta şirketi tarafından beyan edilen kurumlar vergisinden mahsup edilip edilemeyeceği konusunda mükellef ile maliye idaresi arasında görüş ayrılığı bulunmaktadır.

232 Hayat Sigorta Şirketlerinde Kesinti Yolu İle Ödenen Vergilerin Mahsubu • Maliye Bakanlığı’nın tarih ve sayılı muktezasında bu mahsup işleminin yapılabileceği belirtilmiş olmakla beraber, inceleme elemanlarınca yapılan incelemelerde bu konu eleştiri konusu yapılmaktadır. • Eleştirilerin temel dayanağı ise, bu gelirlerin sigortalı fonlarına eklendiği, dolayısıyla beyannamede gösterilen kazançlar içerisinde yer almadığından bahisle, kurum kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilemeyeceğidir.

233 Hayat Sigorta Şirketlerinde Kesinti Yolu İle Ödenen Vergilerin Mahsubu • Bu sorun, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 44. maddesinin 1. fıkrasına yapılacak ekleme suretiyle çözümlenebilir. Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 44/1 Kurumlar Vergisi Kanunu Madde 44/1 • “Beyannamede gösterilen kazançlardan bu Kanuna ve Gelir Vergisi Kanunu’na göre tevkifan kesilmiş olan vergiler (yatırım fonlarının katılma belgeleri ile yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden elde edilen kar payları üzerinden fon veya ortaklık bünyesinde hesaplanan vergiler ile hayat sigorta şirketlerinde matematik karşılıkların yatırıma yönlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratlar üzerinden yapılan tevkifatlar dahil) beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilir.”

234 BÖLÜM IX ZARARLARIN GERİYE DOĞRU TAŞINMASI VE VERGİ İADESİ

235 Mevcut Durum Analizi • KVK’ya göre zararlar indirilecek giderler arasında sayılmıştır. • Zararlar ileriye doğru 5 yıl taşınmaktadır. • 13 OECD ülkesinde bu süre sınırsızdır. 8 Ülke ise 5 yıl ile sınırlamıştır. • Yüksek enflasyonun olumsuz etkisi zararların ileriye doğru taşınmasında da görülmektedir.

236 Mevcut Durum Analizi • Zararların geriye doğru taşınması imkanı bulunmamaktadır. • Zararların geriye doğru taşınması 10 OECD ülkesinin vergi uygulamaları arasında yer almaktadır. • Geçmiş vergilendirme dönemi içinde ödenmiş vergilerin iadesi imkanı sağlanmaktadır.

237 Çözüm Önerileri • Zararlar ileriye doğru taşınmalıdır. (Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükellefleri) • Zararların geriye doğru taşınması ve vergi iadesi konusunda düzenleme yapılmalıdır. (Kurumlar Vergisi Mükellefi)

238 Zararların Geriye Doğru Taşınması ve Vergi İadesi • Seçimlik bir hak olmalı ve Kurumlar Vergisi mükelleflerine bu tanınmalıdır. • Zararlar geriye doğru 3 yıl taşınabilmelidir. • Geçmiş 3 yıl içinde yalnızca ödenmiş Kurumlar Vergisinin İadesine imkan verilmelidir. • İade edilecek verginin hesabında cari dönem Kurumlar Vergisi oranı esas alınmalıdır.

239 BÖLÜM X YURT DIŞINDA ÖDENEN VERGİLER YURT DIŞINDA ÖDENEN VERGİLER

240 Yurt Dışında Ödenen Vergilerin Mahsubu • Türkiye’deki ana şirketin yurt dışında bulunan iştirakinden elde ettiği temettüler üzerinden ödenen vergilerin Türkiye’de mahsubu mümkündür. • Yurt dışı iştirakin bulundukları ülkede kurum kazancı üzerinden ödediği vergilerin ise iştirakin Türkiye’deki ana şirketi tarafından temettü geliri üzerinden ödenecek kurumlar vergisine mahsubu mümkün değildir. • Bu durum gelirin çifte vergilendirmesine neden olmaktadır. ÇVÖ Anlaşmaları da sorunu çözmemektedir.

241 Yurt Dışında Ödenen Vergilerin Mahsubu • Belli şartlarla yurt dışı iştirakin kurum kazancı üzerinden ödenen vergilerin de Türkiye’de mahsubuna izin verilmelidir. • Doğrudan veya dolaylı olarak sermayesi veya oy hakkının %(…)’ı Türkiye’de tam mükellefiyet esasında vergilendirilen kuruma ait olan yurt dışı iştirakin ödediği kurumlar vergisi, bu iştirakten alınan temettüler üzerinden Türkiye’de ödenecek vergiden mahsup edilmelidir.

242 Yurt Dışında Ödenen Vergilerin Mahsubu • Yurt dışında ödenen vergilerin Türkiye’de yurt dışı kazancın genel netice hesaplarına intikal ettirildiği yıl tamamen veya kısmen mahsup edilemediği durumda akıbeti belli değildir. • İadesi mümkün olmayan bu vergilerin belli bir süreyle ileriye taşınmasına, sonraki yıl kazancı üzerinden hesaplanacak kurumlar vergisine mahsubuna olanak tanınmalıdır. • Aksi halde, yine çifte vergilendirme sorunu ortaya çıkmaktadır.

243 BÖLÜM XI GEÇİCİ VERGİ UYGULAMASI GEÇİCİ VERGİ UYGULAMASI

244 Geçici Vergi Uygulaması • Geçici vergi uygulaması üçer aylık kurumlar vergisi uygulamasına dönüşmüş olup, mükellef ve vergi idaresi için “uyum maliyeti” son derece yüksektir. • Mükellefler bir vergilendirme döneminde tam beş kez dönem sonu envanter işlemleri ve beyanname düzenlemek durumundadır. • Mevcut sistem basitlikten uzak olduğu gibi alternatifi de yoktur. • Geçici vergi oranı başka hiçbir ülkede görülmeyen bir şekilde kurumlar vergisine eşittir.

245 Geçici Vergi Uygulaması • Enflasyonun düşüşüyle birlikte bu kadar ağır ve uyum maliyeti yüksek bir vergileme sistemine ihtiyaç kalmamıştır. • Geçici vergi uygulaması yılda bir kez sadece Ocak- Haziran dönemi için yapılmalıdır. • Geçici vergi beyannamesi 15 Eylül tarihine kadar verilmelidir. • Geçici vergi ilki beyanname verme süresi içinde diğeri 15 Aralık tarihine kadar olmak üzere iki eşit taksitte ödenmelidir.

246 Geçici Vergi Uygulaması • Geçici vergi oranı kurumlar vergisi mükellefleri için yüzde 25’e, gelir vergisi mükellefleri için yüzde 15’e indirilmelidir. • Geçici vergi beyan döneminde yapılan düzenlemelere uygun olarak kurumlar vergisi 15 Nisan ve 15 Temmuz tarihlerinde iki taksitte ödenmelidir.

247 BÖLÜM XII DİĞER DÜZENLEME ÖNERİLERİ DİĞER DÜZENLEME ÖNERİLERİ

248 Diğer Düzenleme Önerileri • Kısmi bölünme uygulamasında aktif kıymetlerin yanı sıra pasif kıymetlerin de devrine izin verilmelidir • Tasfiyeye giriş tarihi kanun maddesinde açıklığa kavuşturulmalıdır • Tasfiye dönem karının tasfiye dönemi sonunda ıslah edilerek o dönemde geçerli olan kurumlar vergisi oranıyla vergilendirilmesi uygulaması gözden geçirilmelidir. Bunun yerine tasfiyenin zararla sonuçlanması halinde zararın geriye taşınması suretiyle tasfiye sonucunun ıslahı sağlanmalıdır.

249 Diğer Düzenleme Önerileri • Halen dar mükellef kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye’de satın aldıkları veya imal ettikleri malları Türkiye’de satmaksızın yurt dışına göndermeleri halinde kazanç Türkiye’de elde edilmiş sayılmamaktadır. İmalatat faaliyetinin vergilendirilmemesi uygulamasına son verilmelidir. • Dar mükelleflerin ücret geliri elde etmesi söz konusu olamayacağından, bu tür gelirler duruma göre kurumun serbest meslek kazancı ve gerçek kişi çalışanın ücret geliri olarak vergilendirilmeli, ayrıca stopaja tabi olmamalıdır.

250 BÖLÜM XIII GVK’YA YAPILAN ATIFLARIN KALDIRILMASI GVK’YA YAPILAN ATIFLARIN KALDIRILMASI

251 Kurumlar Vergisi Kanundan Gelir Vergisi Kanununa Yapılan Atıfların Kaldırılması • Kurumlar Vergisi Kanunu bazı konularla ilgili olarak Gelir Vergisi Kanununa atıf yapmaktadır. Bu atıfların kaldırılması için söz konusu hükümlerin Kurumlar Vergisi Kanununa taşınmasını gerekiyor. • Bunların başlıcaları şunlardır:  Kurum kazancına giren gelir unsurları (GVK 2),  Dar mükellefiyette kazancın elde edilmesi (GVK 7- 8),  Safi kurum kazancının tespiti ve indirilecek giderler (GVK ),  Diğer gelir unsurlarının safi tutarlarının belirlenmesiyle ilgili GVK maddeleri,

252 Kurumlar Vergisi Kanundan Gelir Vergisi Kanununa Yapılan Atıfların Kaldırılması •Değer artış kazançlarının vergilendirilmesi (GVK 80), (GVK 80), •Stopaja tabi gelirler (GVK 94), •Geçici vergi (GVK Mükerrer 120).

253 Kurumlar Vergisi Kanundan Gelir Vergisi Kanununa Yapılan Atıfların Kaldırılması • GVK’daki düzenlemelerin KVK’ya taşınması mevcut madde sayısını değilse de Kanunun hacmini en az yüzde 20 oranında artıracaktır. • İki ayrı kanunda aynı konuda düzenlemelere yer vermenin vergi yönetimi açısından ileride ciddi güçlükler doğurabilecektir.

254 Kurumlar Vergisi Kanundan Gelir Vergisi Kanununa Yapılan Atıfların Kaldırılması • Örneğin, aynı konuda yapılacak yasa değişikliklerinde her iki Kanunda değişiklik yapmak gerekecektir. Bu paralelliğin sağlanamadığı durumda gerçek kişi ve kurumlara uygulanan düzenlemeler farklılaşabilecektir. Bu doğru olmayacaktır. • Bu nedenlerle, KVK’nın mevcut yapısının korunmasının veya GVK ile birleştirilerek Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanununa dönüştürülmesinin daha doğru olacağı düşünülmektedir.


"GÜNDEM • • 16 Temmuz 2005 Cumartesi • • 09.30 - 10.00 Açılış-Sunuş • • Mustafa UYSAL Vergi Konseyi Başkanı • • 10.00 - 10.30 Vergi Politikalarının Ekonomiye." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları