Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

DİN ve İLETİŞİM Adana Yüreğir Müftülüğü 29 Nisan – 3 Mayıs 2013.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "DİN ve İLETİŞİM Adana Yüreğir Müftülüğü 29 Nisan – 3 Mayıs 2013."— Sunum transkripti:

1 DİN ve İLETİŞİM Adana Yüreğir Müftülüğü 29 Nisan – 3 Mayıs 2013

2 Din “Bir ülkenin dini sendelemeye başladığında, her şey sendelemeye başlar.” Friedrich von Schiller

3 İletişim Nedir? İletişim teriminin anlamına öncelikle Türkçe açısından bakmak gerekir. Sözlüklerde iletişim, 1. Karşılıklı olarak iletme işi; 2. Duygu, düşünce ve isteklerin her türlü araçla başkalarına iletilme işi; haberleşme; bildirişim; komünikasyon; 3. Konuşma veya yazma ile bilgi veren ile dinleyici veya okuyucu arasında oluşan bilgi aktarımı;

4 4. Haberleşme araçlarından yararlanılarak sağlanan bilgi alışverişi; bildirişim; haberleşme; komünikasyon, 5. Kişiler arasında yakınlaşma ve anlaşma doğuran konuşma ve yakın ilişki; diyalog; 6. Hayvanlar arasında davranışlarla belli edilen işaretleşme işi!

5 Türkçe’de iletişim terimi ile yapılan bazı tamlamalar da yaygınlık kazanmıştır: İletişim ağı: Toplumda iletişimi sağlamaya yarayan araçların birbiriyle olan bağlantı kurma düzeni ve ortamı; iletişim araçları: Medya; iletişim merkezi: Bildirişim ürünlerini toplama ve değerlendirme merkezi; iletişim ortamı: Medya.

6 Tanımlardan da anlaşıldığı gibi iletişim karşılıklı olarak gerçekleştirilir. İşteşlik bildiren bir kelimedir ve “fiilde ortak olan” demektir. Dil bilgisi açısından işteş, işteş çatı ve işteş fiil olmak üzere ikiye ayrılır. İşteş çatı, bir fiilin birden çok özne tarafından karşılıklı, ortaklaşa yapıldığını belirten çatıdır, müşâreket. Türkçe’de bu çatı -ş- ekiyle kurulur: Görüşmek (gör-ü-ş-), ağlaşmak (ağla-ş-), kaçışmak (kaç-ı-ş-); bul-u-ş-mak, bekle-ş-mek, koş-u-ş-mak).

7 İşteş fiil ise, bir işin birden çok özne tarafından karşılıklı, ortaklaşa yapıldığını belirten fiildir, işteşlik fiili = müşâreket fiili; başka bir ifade ile işteş çatı ekiyle yapılan fiildir: Dövüşmek, mektuplaşmak, koşuşmak, gülüşmek vb.; “Birçok konuyu görüştük. Çocuklar, yoldan geçenlere bakıp gülüşüyorlardı.” Karşılıklı ve ortaklaşa olmak üzere ikiye ayrılır: Dövüşmek, bekleşmek.

8 Hz. Peygamber ve İletişim İletişim mekânı Tâif. Hedef kitle Tâifliler. Bir fert Tâifliler'le iletişim kurmak istiyor. İletişimin en uygar aracı olan "söz"le onlara sesleniyor. Onlar bu sözü dinlemiyorlar, fakat o söz söylemeye devam ediyor.

9 Onlar yine dinlemiyorlar. O, yine söz söylüyor. Bu defa Tâifliler taş alıyorlar ellerine ve "söz"e karşı taş fırlatıyorlar, fakat o yine "söz" söylüyor. Onlar taş attıkça, o, söz söylemeye devam ediyor. Taşa karşı söz söyleyen sesini yükselterek:

10 "Rabbim! Islah et onları! Onlar benim kim olduğumu bilmiyorlar. Bilseler böyle yapmazlar. Bağışla onları!" diyor. İletişimin en sihirli aracı olan "söz"den hiç vazgeçmiyor. Çünkü o, insanlarla iletişim kurmak istiyor, bunun için sabrediyor. Sonunda "sözlü iletişim" taşları eritiyor.

11 Tâif’te iletişim gerçekleşiyor... "Taşla iletişim" olamayacağını anlayanlar, "söz"e kulak konuğu oluyorlar. Böylece, sözlü iletişim onları "insanlığa" yükseltiyor. İletişim sayesinde taşlar tutsaklaşıyor, "insan" ortaya çıkıyor, ve "iletişim ortamı" oluşuyor.

12 Evrensel Olgu: Güzel ve Çirkin Güzel olduğu için çirkin vardır. Çirkin ya da çirkinlik olmasaydı güzelin güzelliği anlaşılmazdı. Hatta bu bağlamda “Güzeller çirkinlere minnet borçludur” da diyebiliriz. Bu yüzden insanı, salt melek konumunda düşünemeyiz.

13 Batı’da İletişim Sözlükte “iletişim” anlamında kullanılan kominikasyon (communication), Türkçe’de yeni olmasına rağmen oldukça yaygınlık kazanmış bir kavramdır. Dilimizde sıkça kullanıldığımız komünikasyon, komünite, komün, komünist, komünizm kavramlarının türetildiği ana sözcük İngilizce’deki commun kelimesidir.

14 XV. yüzyılda komünikasyon kelimesi “herhangi bir şeyi çoğunluğa yaymak” anlamında kullanılıyordu. Özellikle “komünikasyon yolları” ifadesi yayma eyleminin vurgulandığı bir tamlamadır. “Yollar” aracılığı ile herhangi bir yerde yapılan üretimi her tarafa yayabilme, bir yerde yetişen ürünleri başka yerlere de götürebilme imkânı doğmuştur. Kara, deniz ve demir yollarının geliştiği dönemlerde komünikasyon, bu fiziksel kolaylıkları anlatan bir kavram olarak kullanılmaktaydı.

15 Avrupa Birliği’nin temelini oluşturan “ortak pazar” (common market) düşünce ve eylemine ad olmasında görüldüğü gibi common bir “paylaşım eylemi”ni de içermektedir.

16 İletişim kavramı kendi içinde “yayma, yayılma” eylemini kapsamaktadır. “Yayımlama”nın Batı dillerindeki karşılığı transmissiondur. Trans kelimesi “herhangi bir şeyi, bir yere ulaştırmak” anlamına gelir. Bu kelimenin dinî bir yönü de vardır. Misyoner “dini yaymakla görevli olan kimse” demektir.

17 Zamanla özel görevlere veya özel hizmet topluluklarına da misyon denilmeye başlanmıştır. Dolayısıyla transmisyon kelimesi birtakım bilgileri yayma eylemini anlatmaktadır.

18 İletişim bilgi yayma ya da yayım eylemidir. Ancak iletişim yalnız “yayımlama” değil, aynı zamanda almayı ve tepki göstermeyi de içermektedir. Gönderilen (verilen) ileti (mesaj) alındığı ve bu iletiye tepki gösterildiği zaman, iletişim tek yönlü bir gönderme eylemi olmaktan çıkmakta ve iletişim adını almaktadır.

19 Bu durum yalnız yayım eyleminden ibaret olsaydı, o zaman “iletme” ya da “iletim” kelimeleri kullanılırdı. Oysa gönderilenin alınması ve bunların olumlu karşılanması ya da tepki gösterilmesi eylemlerini de kapsadığı için, karşılıklı etkiyi anlatan “etkileşim” kelimesinde olduğu gibi iletişim kavramı kullanılmaktadır.

20 İletişimin Alanı ve Önemi İletişimci, “toplum”la iletişim kurma gayreti içindedir. İletişimcinin muhatabı insan ve insan grupları olduğu gibi, görev alanı, kurumlar ve kurumlar arası ilişkileri de içermektedir. Bu bağlamdaki ilişkiler, insanların birbirlerine olan gereksinimlerinin bir sonucudur.

21 İnsanın başkalarını dinlemesi, sabretmesi, yardım etmesi, ilişki kurması, ibadet etmesi, bunlarla olan ihtiyacının birer göstergesidir. İnsan bilgilenmek, görmek ve ruhunu tatmin etmek için yapması gerekenleri yerine getirir.

22 İletişim ve Anlam İletişim ortamı, anlamın deneysel olarak kavranabilen yönünün ortaya konduğu başlıca ortamdır. İletişimde nesne ile anlam iç içedir. Bir başka ifade ile anlam, nesneye kimlik kazandırır. İletişim bir canlının “söylenim” (kelime) diye adlandırılan, deneysel olarak gözlenebilir öğelerden oluşan bir davranışı ortaya koymasıyla başlar.

23 Bir başka canlının, öncekinin ortaya koyduğu söylenimi algılayarak, bundan bir inanç, bir düşünce çıkarması ya da tepki niteliğinde bir davranış eğilimi oluşturması ile de sonuçlanır.

24 Çeşitli istek, inanç ve düşüncelerimizin başkaları tarafından gözlemlenebilir duruma getirilebilmesi için dilin imkânlarından yararlanırız. Bu yönüyle iletişim ortamı, düşüncelerimizi başkalarınca algılanabilir kılmayı başardığımız tek eylem alanıdır.

25 Dil ve İnsan Dilin varlık sebebi, insanlar arasında ortaya çıkan iletişim ihtiyacıdır. Kelimeler ve anlamları, bu gereksinim içinde varlık bulurlar. Birey kendisiyle aynı dili konuşan kişilerin kullandığı kelimeleri kullanır.

26 Söz gelimi “bilgisayar” dendiğinde sözü söyleyen ile, söylenilenin zihninde aynı uyarımlara sebep olur. Böylece söyleyenin söylenimini algılayan kimse, bu sözcükten o kelimenin yerini tutan düşünceyi anlaması ile iletişim başarılmış olur.

27 İletişimin Unsurları İletişim en az iki kişinin olduğu yerde gerçekleşir. Bir iletişimin olabilmesi için de vericiye, alıcıya ve mesaja ihtiyaç vardır. Bunun hep aynı şekilde kalması mümkün müdür? Alan genişledikçe ve araya teknik imkânlar girdikçe durum kontrol sınırlarını da aşar. Sağlıklı bir iletişimde, mesaja muhatap olan insanların özelliklerinin göz önünde bulundurulması gerekir. Rastgele hitap etmemek için mesajın, alıcı olarak seçilen insan kümesinin ortak özelliklerine sahip olması gerekir.

28 İletişim Paylaşmaktır İletişim bir bilginin, bir düşüncenin, bir eylemin yayımlanma sürecidir. Buradaki bilgi, düşünce ve eylem “mesaj” (ileti) olarak değerlendirilir. Bu iletinin bir kaynağı, bir de bu iletiyi alacak yani paydaşlar vardır. Zaten iletişimin amacı paylaşmaktır. Mesajın paydaşlara ulaştırabilmesi için de iletişim aracına ihtiyaç vardır. Beden dili de etkili bir iletişim aracıdır.

29 İletişimin Araçları İletişim araçlarını sözlü, sözsüz (beden dili) ve görsel olmak üzere üç ana kategoriye ayırmak mümkündür. Sözlü iletişimi de söze (kelime) ve sese (mûsiki) dayalı iletişim şeklinde gruplandırabiliriz.

30 Bu türlerin iç içe olanları da söz konusudur. Meselâ televizyon hem sözlü hem de görsel özellikte bir iletişim aracıdır. Radyo sözlü iletişime dayanırken, gazete sözlü ve görsel iletişime örnektir. Sinema hem sözlü hem sözsüz hem de görsel bir iletişim vasıtasıdır.

31 İletişim ve Görgü Sözün inceliklerine karşı duyarlı olmayan kimse nasıl başarılı olamazsa, sözsüz dili (hal dili) anlamayan da başarı elde edemez. Hal dilini anlayabilmede edebî türlerden hikâye, roman ve şiirin yararı iletişim becerileri açısından oldukça önemlidir.

32 İletişim aynı zamanda bir etkileme aracıdır. Bunu yersiz kullanan kimse iletişimin amacını zayıflatmış olur. Söz gelimi ziyaretçilerini bekleten kimse, güya onları gücü ve önemi ile etkilemek niyetindedir. Oysa bekleme süresi arttıkça bekleyenin de gerginliği ve endişesi artar.

33 Ziyaretçileriyle görüştüğü sürece masasının arkasından çıkmayan, telefon görüşmeleriyle meşgul olan, ziyaretçisiyle ilgilenmediği gibi, ilgilendiğini sözleriyle ifade etmeye çalışan kimsenin özü sözü bir değildir. İyi bir iletişim, kendisini karşı tarafın rolünde görebilen (empati) iletişimcinin gerçekleştirdiği ilitişimdir.

34 İletişimi, bireyin “kendi”siyle ve bireyin “başka”ları ile olan iletişimi şeklinde iki boyutlu olarak kabul edebiliriz. Birincisi, bireyin maddî ve mânevî ihtiyaçlarını oluşturur. İnsanı sadece biyolojik bir varlık olarak görmek yanlıştır.

35 İnsanın, her türlü maddî ihtiyaçlarını elde etmesine rağmen mutlu olamadığı, huzursuz bir ruh hali yaşadığı da bir gerçektir. Çünkü “insan”ın metafizik kaygıları vardır. Bunların huzura kavuşturulması, ruhsal mutluluğu açısından oldukça önemlidir.

36 Başkaları ile iletişim ise insanın kendi dışındaki varlıklarla olan maddî ve mânevî ilişkisini kapsar. Bireyin en yakınında bulunanlardan en uzaktakilere kadar herkesi içerdiği gibi, insanın eşiyle, işiyle, çocuklarıyla, toplumla, kurumlarla, çevresiyle, hayvanlarla, bitkilerle, hâsılı bütün doğa ile iletişimini bu bağlamda düşünmek gerekir.

37 Başkaları ile olan iletişimin en belirgin özelliği sözlü oluşudur. Sözlü iletişim iki ayrı özelliğe sahiptir: 1. Dil ile iletişim 2. Dil ötesi iletişim İnsanların ürettikleri bilgi ve duyguları karşısındakilere kelimeleri kullanarak aktarmasına, iletmesine “dil ile iletişim” denir.

38 Dil ötesi iletişim ise konuşmalar sırasındaki sesin niteliği ile ilgilidir; ses tonu, sesin hızı, şiddeti, hangi kelimelerin vurgulandığı, duraklamalar ve benzeri özelliklerdir. Dil ile iletişimde kişilerin ne söyledikleri, dil ötesi iletişimde ise nasıl söyledikleri önemlidir.

39 İncelemeler insanların günlük hayatta birbirlerine ne söylediklerinden çok, nasıl söylediklerine dikkat ettiklerini göstermektedir. Bu da görgü denilen ve insanın sosyal düzeyini belirleyen medeniyet olgusunu öne çıkartmaktadır.

40 İletişimin bir de sözsüz olanı vardır. Sözsüz iletişimde en belirgin unsur yüz, dolayısıyla gözdür. Çünkü yüz “kişinin aynası”dır. Bu sebeple yüzdeki / gözdeki ifade sözsüz iletişimde önemli rol oynar. “Gözler yalan söylemez”, “Gözler ruhun aynasıdır” özdeyişleri bu olgunun birer ifadesidir.

41 İletişimde Akıl-Gönül İlişkisi Yerel ve evrensel olguların farkında olarak kendi dünyasını imar eden insan, ancak bilgiye kaynaklık edebilir. Ardından da, aldığı mesajları yorumlama gücüne sahip olduğu için herhangi bir dış çatışmaya fırsat vermez. Böyle bir durumda bireyin kendisi, iletişimin temelini oluşturmaktadır.

42 Söz konusu temeller ise akıl ve gönüldür. Çünkü insan akıl ve gönül sahibi bir varlıktır. “Gönül”süz akıl, ya da “akıl”sız gönül sağlıklı sonuçlar oluşturmaktan uzaktır. Bunların birbirinden ayrılması insanları çatışmaların içine sürükler. Çatışmanın olduğu yerde ise imar olmaz, üretim olmaz, gelişme olmaz.

43 Din Nedir? İletişime konu edindiğimiz din kavramına sözlüklerde çeşitli anlamlar verilmektedir. Dil bilginleri Arapça deyn kökünden isim veya mastar olduğunu kabul ederler. Bu bağlamda Cevherî, dini “âdet, durum; ceza, mükâfat; itaat” şeklinde üç anlamını verir. Râgıb el-İsfahânî el-Müfredât adlı eserinde, sadece “itaat” ve “ceza” anlamlarını kaydeder. Zebîdî ise din kelimesinin yirminin üzerinde anlamı olduğunu nakleder.

44 Din medeniyettir Mütercim Âsım Efendi “ceza ve karşılık, İslâm, örf ve âdet, hesap, hâkimiyet, hüküm ve ferman, makbul ibadet, millet, mülk, itaat” gibi mastar manaları yanında, “mülk” anlamını dikkate alarak “şehir” anlamındaki medinenin de buradan geldiğini söylemektedir. Her ne kadar medine kelimesi mdn kökünden gelmekteyse de, medeniyetin yeşerdiği mekân olarak medine, din ile aynı kökten türetilmektedir.


"DİN ve İLETİŞİM Adana Yüreğir Müftülüğü 29 Nisan – 3 Mayıs 2013." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları