Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Maliye Teorisi U.Dündar. Maliye Bilimi  Bağımsız Bilim Dalı Görüşü:  Seligman, Jeze, Allix, Einaudi, Flora, Tangora, Garloff, Goldscheid, Terhalle,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Maliye Teorisi U.Dündar. Maliye Bilimi  Bağımsız Bilim Dalı Görüşü:  Seligman, Jeze, Allix, Einaudi, Flora, Tangora, Garloff, Goldscheid, Terhalle,"— Sunum transkripti:

1 Maliye Teorisi U.Dündar

2 Maliye Bilimi  Bağımsız Bilim Dalı Görüşü:  Seligman, Jeze, Allix, Einaudi, Flora, Tangora, Garloff, Goldscheid, Terhalle, Lotz  Anglo-sakson literatürün bir bölümünde maliye  Pigou-Ekonomi: Mikro-Makro Ekonomi  Trotobas-Hukuk: Kamu Hukuku içinde incelenmesini önerir  Goldscheid-Sosyoloji: maliye tarihini inceleyerek, maliye sosyolojisini kurmuş ve maliye ilminin sorunlarına sosyolojik açıdan yaklaşmıştır.  W.J. Nordhaus-Siyaset-Politika: Politik Ekonomi

3 Yapısal Çerçeve  Mali Olay: Kamu tarafından geliştirilen araçların bizzat kendi tarafından kullanılması sonrasında ortaya çıkan olaylara mali olay denir.  Mali Yapı: Kamu Gelirleri Yapısal Analizi, Kamu Harcamaları Yapısal Analizi, Mali Kurum ve Kuruluşlar  Mali Kurumlar/Ajanlar:  Politikacı: Oy Maksimizasyonu ve Politik Şizofreni  Seçmen: Fayda Maksimizasyonu ve Bedavacılık  Bürokrat: Bütçe Maksimizasyonu, Büro Genişletme

4 Tanım  Bastable: Her yönetim biriminin yüklendiği fonksiyonları gerçekleştirebilmesi bakımından mal ve hizmet üretiminin sürdürülmesi ve kaynakların kullanımı ile ilgili bir alandır  Henry Carter Adams: Kamu harcamaları ve gelirlerine yönelik uygulamalar ile bunlardaki bütün değişimlerin araştıran alan. Kamu Maliyesi, mali mevzuat ve mali yönetim ilkeleri ile kamu gelir kaynaklarını ilgilendirdiğini, kamu harcamalarını, bütçeyi, mali kuruluşları, kamu mallarını, vergilemeyi ve kamu borçlanmasını kapsar.  Harley Leist Lutz: Kamu ya da devletin fonksiyonlarını yönlendirmek için kaynakların sağlanması, kullanımı, korunması ile ilgilidir  Harold M. Groves: Devlet gelir ve harcamaları ile ilgili bilim dalıdır  William J. Shultz: Kamu kuruluşları tarafından çeşitli fonların sağlanması ve kullanımı ile ilgili teknikleri, prensipleri, olayları inceler  Paul Studenski: Dar anlamda, kamu gelirleri, yönetimi ve harcaması ile ilgili bir bilim dalı; geniş anlamda ise toplum ihtiyaçlarının karşılanması ve ekonomik etkiler yaratabilmesi için yetkili kuruluşlar tarafından fonların ve diğer ekonomik kaynakların sağlanması ve kullanımı ile ilgili bir bilim  William Withers: Ülke ekonomik hayatı üzerinde vergilemenin, harcamaların ve borçlanmanın etkilerinin incelenmesi, kamu ekonomik kuruluşları ve kamu ekonomisi ile ilgili bulunduğu

5 Geleneksel Yaklaşım  Kurumsal Yaklaşım: Devlet faaliyetlerini hukuki ve idari bakış açısından incelemektedir.  Yapısal Yaklaşım: Kamusal faaliyetlerin ekonomik analizi  Değişim Yaklaşımı: Kamusal faaliyetlere piyasa yaklaşımı MC k =T  Refah Yaklaşımı: Eski ve Yeni Refah Teorisi yaklaşımına kamu kesiminin eklenmesi  Gelir Yaklaşımı: Fonksiyonel Maliye yaklaşımı olup; kamusal faaliyetlerin milli gelir üzerindeki etkilerinin incelenmesi üzerine kuruludur

6 Modern Yaklaşım  Geleneksel-Hukuk Yaklaşımı: Allix, Jeze,Trotobas, Griziotti,Tangorra, Hansel, İsviçre’de Blumenstein tarafından desteklenen görüşe göre maliye disiplini hukuk bilimi kapsamında incelenmektedir.  Tangorra, maliye ilminin ancak mali hukuk ile birleşmesi halinde tatmin edici sonuçlara ulaşabileceğini ileri sürmektedir. Blumestein, maliye disiplinini tamamen hukukileştirerek vergi hukukunun temellerini kurmuşlardır.  Anglo-sakson -Ekonomik Yaklaşım: Pigou, Dalton, Hicks, Peacock Hansen, Lindholm, Somers, Adler, Musgrave ve Due gibi tarafından geliştirilmiş; Barrere, Tabatonie ve Brochier gibi avrupalı maliyeciler tarafından benimsenmiş bir yaklaşımdır. Bu anlamda mali olaylar ekonomi bilimi sınırları içinde incelenmektedir.  Siyasal-Sosyolojik Yaklaşım: Cossa, Conigliani ve Seligman yaklaşımın öncülerindendir.  Yapısal-Sosyolojik Yaklaşım: Colm-Hilzener, Hinrichs vergi yapısı-sosyal yapı ilişkisi analizleri bu çalışmaları bir örnektir.  Politik Yaklaşım: Downs, Olson, Buchanan ve Tullock gibi iktisatçılar siyasal analizin öncülerindendir

7 Anayasa Teorisi  Bireyci: Bireyi ön planda tutan anayasa anlayışıdır  Sözleşmeci: Anayasayı birey-devlet arasında sosyal kontrat olarak gören yaklaşımdır  Cebir: Devletin tek taraflı yaptırım gücünü kullanarak hazırladığı bir belge olarak gören yaklaşım

8 Devlet Teorisi  Çağdaş Muhafazakar (Frıedman’cı) Devlet Yaklaşımı: Frıedman’ın devletçılık yaklaşımı rekabetçı kapıtalızm olarak ta adlandırılır ve devletın ekonomiye müdahalesıne ilke olarak karşıdır. Ekonomide devlet bireysel özgürlüklerı tehdıt etmemelidir; bunun için ekonomide devletın faalıyet alanları sınırlandırılmalı ve dar tutulmalıdır, dahası devletın gücü dağıtilmalıdır.  Çağdaş Lıberal (Galbraıth’ın) Devlet Yaklaşımı: Galbraıth’e göre rekabetçı kapıtalızm ortadan kalkmıştır ve büyük ölçeklı firmalar piyasaya hakım olmuştur. Bu nedenle piyasa mekanizması ekonomik hayatı yönlendırebılme nıtelığını kaybetmış ve piyasa mekanizması yerını firma boyutundakı planlama mekanizmasına birakmıştır. Büyük ölçeklı firmalar kamu oyunu kazanarak ıktısat politikasını kendı amaçları yönüne çevırebilecek güçtedır. Modern devlet, bu dev ışletmelerın ihtiyaçları ve amaçlarını karşılamalıdır.

9 Devlet Teorisi  Sosyal Demokrat Devlet Anlayışı: Lıberal yaklaşıma radıkal elemanlar katarak Batı ekonomilerıne önemli hizmet vermış olan sosyal demokrat yaklaşıma, radıkal yaklaşıma lıberal elemanlar katarak daha desantralıze ve piyasa verilerı ile ışleyen sıstemler yaratmaya çalışan düşünürler tarafından ortaya atilmıştır ve piyasa sosyalızmı olarak ta adlandırılmaktadır. Özünde lıberal yaklaşım ağırlıklı olan, fakat radıkal görüşlerden de yararlanan sosyal demokrat yaklaşımda kamu harcamaları bireylere fırsat eşıtlığı sağlarken, sadece radıkal anlamda sıstemı rahatlatıcı sosyal masraf türü harcamalar yapmamakta, aynı zamanda emeğın yenıden üretim Maliyetını sosyalleştırme işlevi gören bir sosyal tüketım türü harcama da yapmış olmaktadır. Böylece bir yandan sosyal adalet sağlanırken, dığer yandan da sermayenın getırısıne katkıda bulunulmaktadır.  Radıkal (Marksıst) Devlet Yaklaşımı: Marksıst devlet kuramının teorisyenlerı Marx ve Engels ve Lenın’dır. Bu yaklaşımda devlet, sınıf çatışmasını denetleme ıhtıyacından doğmaktadır. Yenı sosyalıstlere göre ıse, kamu kesimi özel sektörün marjınal bir tamamlayıcısı değıl, özel sektörün ışleyışı için gereklı koşulları hazırlayan ve sıstemın ışleyış sonuçlarını çözen, hafıfleten ya da meşrulaştıran gereklı koşuldur. Yenı sosyalıstler devletın faalıyetlerını özel kesımde sermaye birikimıne katkıda bulunmak, Maliyetlerı sosyalleştırmek ve sıstemı yumuşatarak meşrulaştırmak olarak özetlemektedırler.

10 Fon Teorisi Görünürde Nedenler  Hızlı karar alma ve uygulama gereği,  Bütçenin yıllık olma ilkesinin getirdiği sınırlamalar ve öngörülmeyen durumlara zamanında müdahale etme gereğinden oluşan bütçe kurallarının dar sınırlarını aşma gerekçesi,  Ademi tahsisi ve giderlerin ödenekler halinde tahsisi gereği bütçe dışına çıkarma araçlarının yetersiz görülmesi ve yeni kaynakların harekete geçirilmesi gerekçeleridir.  Kamusal mal-hizmet üretiminde sürekliliğin sağlanması, nakit akış sorunlarının giderilmesi,  Yönetsel esneklik ve kararlama maliyetlerini düşürmek sistemin görünür gerekçelerindendir.  Kamusal hizmetlerin görülmesi ve kamu harcamalarının ödenmesindeki karar süreçlerinin merkezi niteliği ve uzun olması-yavaş işlemesi,  Nakit ihtiyacı ve kamu sektöründeki nakit yetersizliği nedeniyle yaşanan sorunların giderilmesi,  Bürokratik-kırtasiyeciliğin yol açtığı yönetsel etkinsizliğin giderilmesi  *mali mevzuattaki sınırlamalar  *mevcut kaynakların yetersizliği nedeniyle yeni kaynakların kamu ekonomisine aktarılması

11 Fon Teorisi  Gerçekte Nedenler  Kamu gelir-giderlerinin merkezileşmesi eğilimi,  Bütçeleme ilkelerinin dışına taşma isteği,  Güçler ayrılığı ilkesini yürütme lehine bozma arzusu,  Denetimden kaçış, bütçe açıklarının makyajlanması,  Kit’lerin işlevsizleştirilmesi  Kamusal ücret politikasını kontrol amaçları sayılabilir.  Keyfiliğin cazip olması

12 Fon Teorisi  Bütçe İçi Fonlar Bütçede tertibi olan ve mali kaynaklarını bütçe ödeneklerinden alan ancak ödeneğin kullanımı bakımından harcama kalemlerine ayrılmayıp toplu ödeneği olan fonlardır. Örtülü ödenek dışındaki tüm bütçe içi fonlar Maliye Bakanlığı bütçesinden ödenek alır. Bütçe içi fonlarda ortak olan hususlar harcamaların temel mali mevzuat kapsamı içinde tutulmuş olması ve Sayıştay denetimine tabi olmasıdır.  Bütçe ile ilintili fonlar: Bütçeden tamamen, kısmen veya dolaylı olarak kaynak sağlayan, gelir fazlasını bütçeye kaynak aktararak bütçe ile karşılıklı hareket halinde olan fonlardır. Genel bütçeye kaynak aktarımı yıl sonu bakiyelerin aktarımı, gelir kaynaklarının kısmen aktarılması gibi yollarla gerçekleşir.  Bütçe Dışı Fonlar: Kaynaklarını kısmen veya tamamen bütçeden karşılayan, fon açıklarının bütçe kaynaklarından kapatılması yoluyla finanse edildiği, bir defalık veya sürekli-süreksiz ödeneklerle bütçe-vergi gelirlerinden pay alan ancak büyük çoğunluğu itibariyle bütçe dışı gelir kaynaklarına bağlı olan, harcamalarını bütçe yasasının ve diğer mali yasaların dışında kendi özel mevzuatlarına göre yapabilen fonlardır.  Gizli Fon: Gizli fonların kaynağı çoğunlukla, maaş ve ücretler üzerinden yapılan kesintiler ile kamu-işveren katkılarından veya bazı vergi ve vergi benzeri gelirlerden alan gizli fonların görünürde amacı tasarrufu teşvik etmek, yardım veya katkı ise de gerçekte amacı kamu kesimi finansman açıklarını düşük maliyetlerle kapatmak, iç borç yapısını uzun vadeye yaymak, bütçe dışına kaynak aktarmak ve ücret artışlarını bir ölçüde törpülemektir

13 KİT Teorisi  İDT+KİK  KİT’ler yumuşak bütçe sınırlı işletmelerdir.  KİT’ler özel mal üretirler  KİT gelirleri Gayrisafi Ticaret Fazlası olarak adlandırılır ve gelir fazlası hazineye aktarılır  KİT yatırım kararları planlama tarafından vize edilir

14 KİT Teorisi  İDT Sermayesinin tamamı devlete ait iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulan KİT’ler  KİK Sermayesinin tamamı devlete ait, tekel niteliğindeki mallar ile temel mal ve hizmet üretmek ve pazarlamak üzere kurulan KİT’ler  Müessese Sermayesinin tamamı Müessese KİT’e ait bağlı işletme veya işletmeler topluluğu  Bağlı Ortaklık Sermayesinin yarısından fazlası KİT’e ait olan işletmeler topluluğundan oluşan AŞ’ler  İştirak Sermayesinin %15-%50’si KİT’lere ait olan işletmeler  İşletme KİT fabrika ve diğer üretim birimleri

15 KİT Teorisi Sorun:  Vekalet Sorunu: Yöneticiler siyasi irade tarafından atanır ve yönetim kurulları siyasilerden oluşur  Mülkiyet Sorunu:  X-Etkinsizlik: Ekonomik ve Teknolojik Etkinlik var ancak; Yönetsel Etkinlik yok  Çözüm:  Özelleştirme: Blok Satış Halka Arz İhale Yöntemi Fiyatlandırma Yönetimin Devri  Zararların Azaltılması: Fiyat ve Tarife Farklılaştırma  Etkinlik: Regülasyon-Deregülasyon

16 Kamusal İhtiyaç Teorisi  Ferdiyetçi Yaklaşım: Ferdiyetçi yaklaşımda, kolektif ihtiyaçlar bireylerin toplum halinde yaşamalarından doğan bireysel ihtiyaçlardan başka bir şey değildir. Bu yaklaşımda toplumsal nitelikteki ihtiyaçların bireysel ihtiyaç olduğu varsayılmaktadır. Daha teknik bir deyişle kolektif ihtiyaçlar, özel mallar gibi bireylerin fayda fonksiyonlarında yer alır ve bireyler bu ihtiyaçların tatmininden bir fayda sağlarlar.  Organik Devlet Görüşü: iktisadi organizasyonun başında bulunanların toplumsal olarak kabul ettiği ve karşılanmasının toplumsal fayda yaratacağını umdukları ihtiyaçlar kolektif ihtiyaçlardır.

17 Kamusal İhtiyaç Belirlenmesi  Emıl Sax’a göre kolektif ihtiyaçlar, başkalarına yarar sağlayan ve sağlamayan ihtiyaçlar olarak ikiye ayrılır. Başkalarına yarar sağlayan ihtiyaçlar dışsallık yaratan mal ve hizmetlerle karşılanırken, başkalarına yarar sağlamayan ihtiyaçlar bireye fayda sağlayan mal ve hizmetlerle karşılanır.  Enrıco Barone kolektif ihtiyaçları, özel talebı bellı olan ve bellı olmayan ihtiyaçlar şeklinde sınıflandırmaktadır. Özel talebı bellı olan ihtiyaçları karşılayan mallar bölünebilir mallar ıken, özel talebı bellı olmayan ihtiyaçları tatmin eden mallar bölünüp, eklenemeyen mallardır.  *Frıedrıch Von Wıeser, kolektif ihtiyaçları tahsis edilebilir ve tahsis edelemez ihtiyaçlar olmak üzere iki grupta toplamaktadır. Tahsis edilebilir ihtiyaçlar, devletın özel sektör firması gibi üretip, piyasaya arz ettiği mallarla karşılanırken, tahsis edilemeyen ihtiyaçlar, merkezi otorıtenın bireysel tercihlerı dikkate almadan üretilmesinde toplumsal yarar gördüğü mal ve hizmetlerle tatmin edilir.

18 Kamusal Mallar Teorisi  Bölünmezlik, Tüketimde Rakip Olmama, Tüketimden Dışlanmazlık, Birlikte/Ortak/Eşit Tüketim, Marjinal Maliyet Fiyatlandırması Yapılamaz  Sorunlar: Bedavacılık, Sosyal-Bireysel Öncelikler Sarmalı, Sosyal Refah Düşüşü

19 Kamusal Malların Sınıflandırılması  Fayda Taşmaları  Yerel  Bölgesel  Ulusal  Uluslararası  Buchanan:  Bölünmezlik Derecesi  Sosyallik Derecesi  M.Peston:  Tüketimde Rakip Olma  Tüketimde Dışlanmazlık  G.Terny:  A grubu (Üretim-Tüketim-Dışsallık-Nitelik) ve  B grubu (Vesayet Altında Olan/Olmayan)

20 Kamusal Mallar Türleri  Samuelson Tam Kamusal Mal: Bölünmez, Ortak Kullanım, Vergilerle Finansman, Tüketimden dışlanmazlık, (Adalet, Güvenlik, Savunma…).  Yarı Kamusal Mal: Harçlarla finanse edilir (eğitim ve sağlık)  İtibarlı Mal (Merit-Erdemli Mal): Bilgi eksikliği ve irrasyonel davranış kalıplarını değiştirmek, siyasal tercihler nedeniyle üretilen mallar-TOKİ Konut üretimi  Yarı Özel Mallar: KİT’ler tarafından üretilen mallar olup fiyat karşılığında satılır  Todd Sandler-Klüp Mallar: Vakıf, Dernek, Klüp…vb. gönüllü kuruluşlar.

21 Kamusal Malların Finansmanı  Tam Kamusal Mallar -Vergileme  Yarı Kamusal Mallar- Harç  Erdemli Mallar -Fiyatlandırma  KİT Ürünleri -Fiyatlandırma

22 Kamu Ekonomisinde Denge  Kısmi Denge Yaklaşımları:  Lindahl “Gönüllü Değişim Modeli” ve  Bowen “Pazar Benzeri Modeli”  Genel Denge Modelleri:  Samuelson “Tüketim Olanakları Yaklaşımı”,  Richard&Peggy Musgrave “Bütçe Yaklaşımı”,  Pigou “Refah Yaklaşımı”,  Galbraith “Sosyal Denge Yaklaşımı”,  Johnson “Marjinal Fayda-Maliyet Yaklaşımı”

23 Kamu Ekonomisi Sektörleri  A. Barrere’ye göre kamu ekonomisinde başlıca üç sektör vardır  Kamu Hizmetleri Sektörü, geniş anlamda kamu yararına sahip hizmetler üreten genel yönetım  Kamu İşletmeleri Sektörü: Özel yarara sahip mal ve hizmet üreten üretim birimleri*  Kamu Müdahaleciliği Sektörü: Piyasa ekonomisi ile zorlayıcı ekonomiyi birbirine bağlar.

24 Kamusal Arz-Talep  Arz: kamusal arzın belırleyıcı özelliği kamusal üretim değıl, bedelsız sunumdur. Kamusal mallar arzı kısa dönemde talebin üzerindedir ve atıl kapasite vardır. Zamanla kullanım yoğunluğu artar ve sıkışıklık maliyeti ortaya çıkar.  Talep Herhangi bir kamusal mala ilişkin talebi belirleyen faktörler bireysel zevk ve tercihler(ZT), kamusal malların dolaylı fayda-Maliyetleri konusunda haberdar olmaları (I), toplumsal değer yargıları (D), kamu kesimine duyulan güven-tereddüt derecesi(GT) ve gelir düzeyi (Y) olmak üzere beş başlık altında toplanmaktadır. D=f(ZT,I,D,GT,Y,T)  Maliyet: Ck=f(Hizmetten Yararlananların Sayısı, Hizmetin Yayıldığı Alanın Genişliği, Girdi Fiyatları,Sunulan Hizmet Miktarı, Hizmet Kalitesi)  Fiyatlandırma: Kamusal malların sıfır fiyatla arzı yerine fiyatlandırılması kaynak israfını önleme, adalet ilkesi, etkinlik ve gelir etkileri nedeniyle gereklidir. Selma J. Mushkin.  Arz-Talep Dengesi:  Kısa Dönemde: Sk>Dk  Uzun Dönemde: Sk

25 Kamu Ekonomisi Fiyatlandırma  Piyasa Fiyatlandırması (Kar Maksimizasyonu): MRk=MCk;  Ortalama Maliyet (Başabaş) Fiyatlandırması: Pk=ACk;  Marjinal Maliyet (Pareto Optimal) Fiyatlandırması: Pk=MCk:  Mark-up Fiyatlandırma: Pk=[1/(1-1/εd)]MCk:;  Cost-Plus (Maliyet Artı) Fiyatlandırma: Pk=ACk+П;  Full Cost (Tam Maliyet) Fiyatlandırma: Pk= ACk+П+t+δ

26 Kamu Ekonomisi Büyüklüğü  Kamu Kesimi Hacmi: Harcamalar Açısından (KH/MG veya KH/GSYİH) Gelirler Açısından (KG/GSYİH veya Vergi Gelirleri/Milli Gelir)  Özel-Kamu Kesimi Karşılaştırması: Harcamalar Açısından, Gelirler Açısından ve Katma Değer Açısından  Kamu Kesimi Verimli mi Tartışması: Yatırım Harcamaları verimli, Transfer ve Cari harcamalar verimsiz  Kamu Kesimi Büyüklüğü: 0

27 Kamu Ekonomisi İşlevi  Musgrave Yaklaşımı  Tahsis (Gelir ve Kaynak Dağılımı),  Bölüşüm (Vergi ve Borç Yükü Dağılımı),  İstikrar (Gelir-Gider Dengesi)

28 Kamu Ekonomisi-Özel Ekonomi  Araçlar Açısından: Kamu çok sayıda ve karmaşık araçlara sahiptir  Amaçlar Açısından: Kamu çok sayıda ve karmaşık amaçları vardır  Tabatoni ve Brochier: Devletin ve özel sektörün hangi alanlarda üretim yapacağı kararı bir etkinlik sorunudur. Kamunun etkin olduğu alanlarda üretici olarak piyasada yer alması gereklidir.  Samuelson: Kamu salt kollektif mallar yanında yarı kamusal malları da üretebilir

29 Kamu Kesimi Daralma Teorisi Kamu Kesimi Daralıyor Yaklaşımı  Galbraith “Reklam Etkisi (1958): Kamu sektörü olması gerekenden düşük düzeyde kalmıştır. Toplum gözünde özel sektörü daha verimli ve etkin çalışan, kamu sektörünü ise verimsiz çalışan ve israfın yüksek olduğu bir kesim olarak yansıtan reklam etkisi ters yönde çalışmaktadır. Reklam Etkisi sonucunda, toplumsal tercih optimum düzeyin altında bir kamu sektörüne eğilimlidir. Karlılık her zaman verimlilik anlamına gelmemektedir.  Baumol “Faktör Bileşimi” Etkisi (1967): Teknoloji-sermaye kullanımına bağlı olarak sermaye yoğun üretim biçiminin hakim olduğu özel sektörde ücretler verimlilik nedeniyle yüksektir. Kamu hizmetleri emek yoğundur. Emeğin fiyatının ekonomi genelinde eşitlenme eğilimi kamu harcamalarında artış hızını yükseltir. Baumol Etkisi nedeniyle artış trendi izleyen kamu harcamaları vergi mükelleflerinin direnci ile kırılacak ve kamu sektörünün nispi hacmi optimum düzeyin altında kalacaktır.

30 Kamu Kesimi Genişleme Teorisi Esneklik Yaklaşımı: Wagner Kanunu Adolph Wagner-1883-Kamu kesiminin genişlemesini literatürde ilk olarak analiz eder  Kültürel ve sosyal refaha yönelik kamusal mallara yönelik talebin gelir esnekliği birden büyüktür. εG>1  Koruyucu-düzenleyici kamusal hizmetler talebinin artması  Ölçek ekonomilerinin yarattığı doğal tekel durumu  Kalkınma-sanayileşme ihtiyacı  Bürokrasinin bütçe maksimizasyonu güdüsü

31 Wagner Yasasına Eleştiriler  Henry Carter Adams-1898: Kamu harcamaları mutlak ve nisbi olarak artmaktadır Savaş-Olağanüstü gelişmeler Sanayileşme ihtiyacı Kamusal hizmetler paketinin genişlemesi  Francesco Nitti: Savunma ve güvenlik ihtiyacı  Solomon Fabricant: Kamu harcamalarındaki artış bir realitedir ancak bu bir kanun değildir  R. A. Musgrave: Savaşla ilgili dönemler bir kenara birakıldığında kamu harcamalarında bir artış yoktur.  Pyle: Harcamalar ve gelirler arasındaki dengesizlik dönemsel ve geçicidir.

32 Kamu Kesimi Genişleme Teorisi  Büyüme Kalkınma Yaklaşımları  W.W. Rostow: Mali görevlerin yanında mali olmayan görevlerin devlet tarafından üstlenilmesi, Kalkınma ihtiyacı ve finansmanı, Geleneksel toplum yapısından geçiş(hazırlık) ve kalkış dönemlerine geçmede ihtiyaç duyulan finansman kamu tarafından sağlanır. Ekonominin olgunluk, refah ve kütle tüketim aşamasında kamu harcamaları azalır.  W.J. Baumol-1967 Dengesiz Büyüme-Verimlilik Yasası  Kamu sektörünün emek-yoğun teknolojiler kullanması  Kamu kesiminde verimliliğin düşük olması  William E. Oates-1972 Oates Hipotesi: Yoğunlaşma Etkisi  Ekonomik kalkınma ihtiyacı  Altyapı yatırımları

33 Kamu Kesimi Genişleme Teorisi Politik Yaklaşımlar  Odle-Politik Aşamalar Tezi:  Geleneksel (Sömürge) Devlet: Alt-Üst yapı yatırımları  Geçiş Devleti: Ekonomik ve Sosyal Harcamalar  Politik Bağımsızlık: Refah harcamaları  Gordon Tullock-William A. Niskanen (1965) Bürokrasinin Ekonomi Teorisi  Politikacıların oy maksimizasyonu güdüsü  Bürokrasinin bütçe maksimizasyonu güdüsü  Seçmenin bedavacılık güdüsü  George Stigler Direktör Hipotezi-1970  Siyasal gücün çoğunluğun oylarına dayalı iktidarların elinde olması ve direktörün ortanca seçmen olması  Ortanca seçmenin bedavacılık talebi  İktidarda kalma hırsı  James M. Buchanan 1977 Buchanan Kamusal Tercihler Yaklaşımı-  Politik Miyopi  Mali Aldanma  Politik Şizofreni

34 Kamu Kesimi Genişlemesi Teorisi  Saunders “İkili Devlet Yapısı Yaklaşımı*  Yerel Demokrasilerin güçlenmesi yerel kamusal malları artırıp merkezi bütçeyi küçültür  Merkeziyetçi yapı büyük devlet yapısını ve büyük bütçeyi getirir  Castells “Toplumsal Tüketim Harcamalarının Yetersizliği”:  Kar-ihtiyaç, değişim-kullanım değeri, üretim-tüketim çelişkisi  Toplumsal tüketim araçlarının toplumsallaştırılması kaçınılmazdır  Mancur Olson 1965 Olson Hipotezi-  Politikacıların oy maksimizasyonu güdüsü  Seçmenlerin bedavacılık güdüsü  Bürokratların büro genişletme arzusu  Baskı-Çıkar gruplarının etkisi  A. Downs, J.M. Buchanan ve Gordon Tullock Modeli:  Demokrasi ile yönetilen ülkelerde hükümetler iktidar sürelerini artırmak, bürokratlar bütçelerini artırmak ve seçmenlerin bedavacılık baskısı ile baskı- çıkar gruplarının rant kollama faaliyetlerinin kamu harcamalarını artırdığı savunulmaktadır.

35 Kamu Kesimi Genişlemesi Teorisi  Friedman Matrix Modeli  Friedman kamu kesiminin aşırı genişlemesi durumunu başkasının parasını- başkası için harcayan politikaca-bürokrat davranışı ile açıklamaktadır.

36 Kamu Kesimi Genişlemesi Teorisi Yapısal Yaklaşımlar  Açık Ekonomi Hipotezi-1974 (Assar Lindbeck 1974-David Cameron-1979)  Finansal liberizasyon  Liberal dış ticaret  Ödemeler Bilançosu Açıkları  W.J. Baumol Maliyet Fonksiyonu Yaklaşımı-  Kamu harcamalarının artışı maliyet fonksiyonunda yer alan girdi fiyatlarına bağlı olarak artar  Düşük Verimlilik Hipotezi- William Orzechowski 1974  Kamu kesiminde verimliğin düşük olması  Kamu harcamalarının verimsizliği  Downs Hipotezi- Anthony Downs 1960  Vergilemede ödeme gücü yaklaşımının kabul edilmesi  Kamusal malların bölünmez-pazarlanamaz olma özellikleri  Kamu hizmetlerinin finansman biçimi  Demsetz Hipotezi- Harold Demsetz 1979  Ekonomide yapısal değişiklikler  Teknolojik değişiklikler  Uzmanlaşma

37 Kamu Kesimi Genişlemesi Teorisi  Buchanan ve Wagner:  Kamu borçlarının illüzyon etkisi kamu kesimini genişletir  Pigou ve Dalton-Sosyal Refah Yaklaşımı:  MSB=MSC noktasına kadar kamu harcamaları artırılır.  Niskanen Çift Yanlı Monopol Yaklaşımı-  Kamu hizmetleri arzında bürokrasi tekeli vardır  Kamu hizmetleri talebinde kamu yönetimi tekeli vardır  Arz-Talep piyasalarındaki tekelci yapı kamu harcamalarını artırmaktadır  Borcherding Hipotezi (1977) Thomas Borcherding  Refah (% 25)  Nüfus Artışı (%25)  Enflasyon (%12)  Peltzman Hipotezi-1980 Sam Peltzman  Gelir dağılımı adaletsizliği

38 Kamu Kesimi Genişlemesi Teorisi Olağanüstü Durum  Sıçrama Etkisi Alan Peacock-Jack Wiseman-1961  Olağanüstü durumlar  Ekonomik istikrarsızlıklar  Abramowitz-Eliasberg Hipotezi-1957 Moses Abramowitz-Vera Eliasberg  Savaş  Sanayileşme  Meltzler-Richard Hipotezi (1978) Alan H. Meltzer-Scot F.Richard  Soğuk savaş dönemlerinde askeri harcamalardaki artışlar  Savunma ve güvenlik ihtiyacı

39 Sosyal Refah Teorisi  Pigou (J. Bentham):  W=f(Ua+Ub+…+Uz)=W=∑Ui  Pareto:  W=f(Ua,Ub,…,Uz)=f(Ui)  Rawls:  W=f(Umin)max  ΔW=ΔNSB

40 Sosyal Refah Teorisi  Birinci En İyi  Eski Refah Teorisi: Pigou Optimumu  Gerek Koşul: Eş Tatmin  Yeter Koşul: Etkinlik ve Bölüşüm  Sonuç: Eş Kaynak-Servet Dağılımı  Yeni Refah Teorisi: Pareto Optimumu  Gerek Koşul: Atomisite, Mobilite, Tambilgi, Rasyonalite, Homojenlik  Yeter Koşul:  Tüketim Etkinliği: MRSa=MRSb  Üretim Etkinliği: MRTSx=MRTSy  Üst Düzey Etkinlik: MRT=MRS=MRTS  İkinci En İyi  Lipsey&Lancaster Yaklaşımı:Ekonominin bir sektöründeki etkinlik kaybı diğer sektörlerdeki verimlilik artışı ile absorbe adilerek transformasyon eğrisi içinde bir noktada daha iyi bir konuma gelmek mümkündür

41 Siyasetin Ekonomi Teorisi  Buchanan&Tullock “Optimal Oy Oranı  Dışlama Maliyeti: Karara katılmayanların katlanacağı maliyet olup, oybirliğinde min. Dikta rejiminde max olur  Karar alma Maliyeti: Zaman Maliyeti olup, DM ters yönde işler  Toplam Maliyeti=DM+KM  Bowen&Black “Çoğunluk Oylaması Modeli  Ortanca Seçmen: Orta gelir-vergi diliminde yer alan seçmenlerdir  Arrow Olanaksızlığı-Açmazı: çok zirveli parçalı tercih yapılarında çözümsüzlük ortaya çıkar; Condorcet alternatiflerin ikişer oylama ile dönemsel çoğunlukların giderilebileceğini ileri sürmektedir.  Buchanan&Tullock Oy Pazarlığı Modeli  Oyun Kuramı  A.Downs “Politik Tercih Yaklaşımı=  Politikaların Benzeşmesi,  Dönemsel Çokluklar  Azınlık Koalisyonu”,  Romer&Rosenthall “Bürokrat-Seçmen Çatışma Modeli”  Seçmen bedavacılığı ve bürokrat savurganlığı, mükellef vergi direncine takılmaktadır

42 Siyasetin Ekonomi Teorisi  Seçim Sistemleri  Nispi Temsil:  D’Hondt Modeli Barajlı Seçim:  Dar-Geniş Bölge  Karar Alma Yöntemleri  Puan Yöntemleri: Borda Kuralı  Toplamı Sıfır/Sıfırdan Farklı Puanlama Modelleri  Oylama:  Oy Birliği  Oy Çokluğu,  Nispi Çoğunluk/Basit Çoğunluk  Mutlak/Salt Çoğunluk  Nitelikli Çoğunluk Modelleri

43 Kamusal Karar Analizi  Fayda-Maliyetlerin Belirlenmesi: Direkt/Dolaylı Maliyet ve Faydalar  Fayda-Maliyetlerin Ölçülmesi: Fiili/Gölge Maliyet ve Faydalar  Sosyal Seçişler  Kaba Göstergeler: F-M=0 veya F/M=1;  Kaba Ölçütler: Geri Ödeme Süresi, Kesin Dönem, Ortalama Getiri Yaklaşımları  Paranın Zaman Değerini Dikkate Alan Yaklaşımlar: Net Bugünkü Değer ve İç İskonto Oranı.  Karar almada kullanılacak sosyal iskonto oranı Devlet Tahvili Faiz Oranı dır.  Karar Alma Kriterleri:  Döviz Kriteri  İstihdam Kriteri  Getiri Kriteri  Katma Değer  Sermaye /Hasıla

44 Kamu Kesimi Teorisi  Dışsallıklar: Bireysel kararların diğer bireylerin fayda/maliyetlerini azaltması/artırması  Türleri:  Üreticiden Üreticiye: fabrikanın tarımsal sulamada kullanılan ırmağı kirletmesi  Üreticiden Tüketiciye: Hava ve su kirliliği  Tüketiciden Üreticiye: Yanlış saptırılmış haberler  Tüketiciden Tüketiciye=Çekememezlik(benim de olsun)+Etkileşim (bu bana da uyar)  Ağ Dışsallıkları (kablosuz internet, msn, hotmail…)  Düzeltilmesi: Vergilendirme:  Pigou Vergileri  Sübvansiyon: Dışsal fayda/maliyetleri içselleştirmede mali kaynaklarla özel sektörün desteklenmesi  Piyasa Çözümü: Pazarlık-Tazmin Yöntemleri-Oates  Asimetrik Bilgi:  Tersine Ayıklanma  Ahlaki Tehlike

45 Parafiskal Teori  Parafiskalite, sosyal refah devleti anlayışı içinde özde kamusal hizmetler kategorisinde yer alan kamusal sosyal güvenlik hizmetlerinin yararlanana ödetme ilkesi doğrultusunda bütçesel kaynaklar dışından finansmanı gereği ortaya çıkan fonlardır. Parafiskalite geliri kendisine tahsisli bir bordro vergisi olarak ta tanımlanmaktadır. Parafiskal gelirler kamusal gelir bağlamında algılamak yanlış olmayacak; ancak kamusal gelirlerde ademi tahsis ilkesi parafiskal gelirlerin vergi benzeri yükümlülükler olarak anlamanın daha doğru olacağı sonucuna götürmektedir.  Sosyal Yardım: Kategorik veya Geniş Tabanlı Ayni/Nakdi Yardımlar (Kategorik Yardım: kriterleri taşıyanlara yardım yapılır. Geniş Tabanlı Yardım: herkese yapılır.  Sosyal Hizmet:  Sosyal Sigorta: Sosyal Riskler Gelir Azaltan/Gider Artıran

46 Parafiskal Teori  Parafiskal gelirler bazı mal piyasalarını teşvik etmek ve istikrara kavuşturmak amacıyla kurulan fonlardan oluşan ekonomik parafiskalite (akaryakıt fiyat istikrar fonu ve döviz kuru fiyat istikrar fonu),  mesleki teşekküllere üyelik nedeniyle ortaya çıkan mesleki parafiskalite (TOBB, Barolar, Eczacılar Odası, TTB,,,gibi) ve  sosyal güvenliğin tesisi için oluşturulan sosyal parafiskalite (Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK) olmak üzere üç grupta toplanmaktadır.

47 Parafiskal Teori  Sosyal Riskler:  Gelir Azaltan/Harcama Artıran: Hastalık, Analık, Sakatlık, Yaşlılık, İş Kazası ve Meslek Hastalığı, Ölüm, Ailevi Yükler, İşsizlik  Finansman:  İşveren Katkısı  Çalışan Katkısı  Hazine Katkısı: Direkt/Dolaylı

48 Parafiskal Teori  Risk Yönetimi  Dağıtım Yöntemi: Bir sigorta döneminin gelirleri ile aynı veya gelecek dönemin giderlerinin karşılanması esasına dayanır. Gelir-gider sürekli denge halindedir. Primler ilgili dönemlerin gider tahminlerine göre tespit olunur ve bu miktar çalışan sigortalılar arasında paylaştırılır.  Kapitilizasyon Yöntemi: Muhtemel risklerin ilerde doğuracağı ödemeleri karşılayabilmek için bir fon oluşturulması yöntemidir. İşçi-işveren prim ödemelerinden yönetim giderleri düşüldükten sonra kalan fon birikimi sağlanmaktadır. Kapitilizasyon yönteminde primlerin sigortalının kişisel hesabına kaydedilmesi bireysel kapitilizasyon yöntemi ve bütün sigortalılara ait primlerin ortak bir fonta toplanması ise kolektif kapitilizasyon sistemi olarak adlandırılır. Kapitilizasyon yönteminde biriken fonlar fon piyasalarında değerlendirilmektedir.

49 Kamu Malları Teorisi  Türleri:  Serbest Kamu Emlaki: Toplumun ortak kullanımına açık yerler, göl- deniz-sahiller-ormanlar…  Hazine Patrimuvanı: Hazinenin gelir getiren varlıkları  Finansal Varlıklar: Döviz, Altın, Bono  Yönetimi:  Teferruğ: Hazinenin kendi taşınmazlarını ihalede düşük fiyatla satılmasını engellemek için teklif vermesi  Ecrimisil: Hazine taşınmazlarını izinsiz kullananlardan alınan kira  Kamulaştırma: Özel mülkiyetteki taşınmazların kamu mülkiyetine geçirilmesi  Millileştirme: Yabancı mülkiyetteki taşınmazların yerli mülkiyete geçirilmesi  Satış  Kiralama  Kamu Hizmetine Tahsis

50 Kamu Personel Rejimi  Memur: Kamusal hizmetlerin sunulmasında görev alan kamu çalışanlarının önemli bir kısmı devlet memuru statüsündedir. Memur, kamu ve diğer kamu tüzel kişilerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini yerine getiren kışı olarak tanımlanmaktadır. Genel kamu hizmetlerinin görülmesinde memur statüsünde çalışan kişilerden yararlanılması esas olup diğer statüler bu genel kuralın istisnalarıdır. DMK memuru devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetleri ile görevlendirilen kişiler olarak tanımlamakta ancak; askeri personel ve üniversite personelinde olduğu gibi özel yasalara tabi olmakla birlikte memur statüsünde olan ve DMK kapsamına girmeyen memurlar da vardır.  Sözleşmeli Personel: İşin özelliği nedeniyle sürekli memur statüsü kazandırılmaksızın geçici olarak hizmetlerinden yararlanılan ve bu nedenle devlet memurlarından farklı hak-sorumluluklara sahip kamu çalışanlarıdır. İşin sürekliliği, teknik özellikleri veya devlet memurluğunun cazip olmadığı alanlarda sözleşmeli personel istihdamına gidilmektedir.  Geçici Personel: Bir yıldan az süreli mevsimlik hizmetler için söz konusu olan geçici personel uygulamasında yılın belli dönemlerinde yoğunluk kazanan fakat süreklilik göstermeyen işlerde istihdam edilen işçi ve memur statüsüne girmeyen kamu çalışanlarını tanımlamaktadır. İşçi: Memur, sözleşmeli personel veya geçici personel dışında kalan ve haklarında DMK hükümleri uygulanmayan kamu çalışanları olarak tanımlanan işçiler, işe almada ve çalışma koşulları ve yasal hakları bakımından kendi özel yasalarına tabi çoğunlukla sendikalı kamu çalışanlarıdır.

51 Kamu Personel Rejimi  Liyakat Sistemi: Kamu hizmetlerine en uygun ve en yaraşır kişilerin seçilip alınması, üst görevlere yükseltmelerin de en iyi yetişmiş karar verme yeteneğini, bilgi birikimini ve çalışma disiplinini görevde başarısı ile kanıtlamış olanların seçilmesidir. Geniş anlamda liyakat sistemi, kamu görevine girişin ve hizmet içinde yükselişin işe uygunluk ve başarı ölçütüne bağlandığı, ücret ve öteki çalışma koşullarının da hizmet etkinliğini ve sürekliliğini sağlamayı amaçladığı bir personel sistemi olarak tanımlanmaktadır.  Kariyer Sistemi: Kişinin kamu görevine kendisini yaşam boyu adaması ve bunun güvencesinden yararlanmasıdır. Kariyer sistemi işe (göreve) yönelik veya kişiye yönelik olarak uygulanmaktadır. İşe yönelik kariyer sisteminde önemli olan iş veya görevdir ve eleman işe göre atanır. Buna pozisyon veya kadro sistemi de denilmektedir. Kişiye yönelik kariyer sistemi ise uygulamada rütbe sistemi veya kısaca kariyer sistemi olarak adlandırılır. Kariyer ve pozisyon sistemlerinin özelliklerini ve her iki sistemde de önemli bir yeri olan sınıflandırma konusu kariyer (meslek) ve pozisyon (makam, mevki) ilkelerine dayalıdır. Kariyer sistemi genellikle dışa kapalı bir hizmete giriş politikası uygulamasına dayanır; görevin özellikleri ve isterlerinden çok görevi yapacak kişinin hukuksal statüsüne ağırlık verir. Bu sistemde öğrenim durumu yetişme biçimi ön plandadır. Diploma durumuna uygun pozisyondan göreve başlayan birey hizmet içi eğitimden geçer ve daha üst mevkilere yükselir. Kadro-görev sınıflandırmasına dayalı makam (pozisyon) sisteminde önemli olan görevdir; elemanı işe uygun hale getirmek söz konusudur. Bu sistemde ücret hizmetin (kadronun) taşıdığı önem ve değere göre saptanır.

52 Kamu Muhasebe Sistemi  Kameral Muhasebe Sistemi: Bütçe ile ilgili rakamları, gelir-gider tahakkuku-tahsilatını bütçe tertibine göre veren sistemdir. İlk olarak 1876’da Avusturya’da Peuchberger tarafından geliştirilmiştir.  Schneider Muhasebe Sistemi: Kameral Muhasebe Sistemi’ne Mahsup işlemleri ile Bütçe Dışı Alacak/Borç ilişkilerini ekler.  Constante Muhasebe Sistemi: Kamu Malvarlığı hesaplarını da bütçe hesaplarına katar. Tahakkuk Esasına dayalı çalışır.  Logismografi Muhasebe Sistemi: Malvarlığı ve İşletme Hesaplarını birlikte gösteren sistemdir. Mal Rejimi muhasebesinde Mal Sahibi (Devlet) Hesabı ve Görevli Devlet Memurları Hesabı olmak üzere iki hesap grubu kullanılır. Bu sistemin avantajı, bütçe hesaplarıyla mal varlığını her an verebilen özellikte olmasıdır.

53 Kamu Muhasebe Sistemi  Nakit Esası: Mali işlemlerin nakit alındığında- ödendiğinde muhasebeleştirilmesi esasıdır  Uyarlanmış Nakit Esası: Nakit giriş-çıkış temelinde ancak hesapların mali yıl sonunda 1 ay daha açık tutulmasıdır  Tahakkuk Esası: Nakit akımlarının ne zaman olacağına bakılmaksızın ortaya çıktığı anda kaydedilmesidir. Taahhüt ve garantilerden doğan yükümlülükler Nazım Hesaplarda takip edilir.  Uyarlanmış Tahakkuk Esası: Maddi duran varlıklara ilişkin işlemler muhasebe sistemine dahil edilmez ve raporlanmaz. Bütçe odaklı olmayan bu yaklaşımda tahakkuk etmiş alacak- borçları kaydedip raporlar.

54 Uluslararası Maliye Teorisi  Dünya Bankası Grubu  IBRD: Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası  IFC Uluslararası Finans Kurumu  IDA Uluslararası Kalkınma Ajansı  MIGA Çokuluslu Yatırımları Garanti Ajansı  ICSID Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi  IMF: Uluslararası Para Fonu  BIS : Uluslararası Merkez Bankası  Avrupa Kökenli Kuruluşlar:  EIB: Avrupa Yatırım Bankası  EIF: Avrupa Yatırım Fonu  EBRD: Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası  ECB: Avrupa Merkez Bankası  Arap-İslam Kuruluşları:  IDB: İslam Kalkınma Bankası  FMA: Arap Para Fonu  Bölgesel Kuruluşlar  Asya Kalkınma Bankası  Enter-Amerikan Kalkınma Bankası  Orta Amerika Ekonomik Entegrasyon Bankası  Afrika Kalkınma Bankası  Karayipler Kalkınma Bankası  KEIB Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bankası

55 Uluslararası Maliye Teorisi  Uluslararası Para Piyasaları  Banka Konsorsiyumları  Bankerler  Fonlar  Off-Shore  Uluslararası Kredi Piyasaları  Leasing  Factoring  Uluslararası Sermaye Piyasaları  LİBOR  TİBOR  NİBOR  Uluslararası Tahvil-Bono Piyasaları  EUROBOND Piyasaları

56 Uluslararası Maliye Teorisi Gelir Tespit Yöntemleri  Kaynak  Uyrukluk  İkametgah Modeller*  Ulusal(Tektaraflı) Modeller  Vergiden İndirim  Matrahtan İndirim  Mahsup  İstisna*  İkili-Karşılıklı Anlaşmalar Modeli*  Çok Taraflı Modeller  UN (BM) Modeli  OECD Modeli  AB (EU) Modeli  GATT (WTO) Modeli  Tobin Vergisi: Uluslararası portföy yatırımları üzerinden vergi alınması önerisi. Bu para küresel garanti fonunda toplanarak uluslararası fakirlikle mücadelede kullanılacaktır  Sorunlar:  Vergi Cennetleri  Uluslararası Vergi Rekabeti  Transfer Fiyatlandırması

57 Uluslararası Maliye Teorisi  Riskler  Ülke Riski  Ekonomik Risk  Teknik Risk  Politik Risk  Derecelendirme  İzleme,  Ön derecelendirme,  Derecelendirme,  Uzun Vadeli Risk: A en iyi, B iyi, C orta D kötü,  + pozitif görünüm, - negatif görünüm  Kısa Vadeli Risk: Şirket İsmi +-

58 Yerel Yönetim Teorisi  İl Özel İdaresi: İl Genel Meclisi (Karar Organı-Seçilmiş üyelerden başkanını seçer), İl Encümeni (Yürütme Organı-Vali olmadığı zamanlarda İl Genel Meclisi Sekreteri başkanlık eder, 5 seçilmiş+5 atanmış üyeden oluşur), Vali (İl Özel İdaresi Yürütmenin Başıdır)  Belediye: Belediye Meclisi (Karar Organı), Belediye Encümeni (5 meclis üyesi+5 daire başkanı) ve Belediye Başkanı (Yürütmenin Başı)  Büyükşehir Belediyesi: En az iki ilk kademe belediyesinden oluşur. BŞB Meclisi (BŞB karar organıdır. ilk kademe belediye meclisi üyelerini 1/5’i) BŞB Encümeni (Yürütme Organıdır, 5 meclis üyesi+5 daire başkanından oluşur) BŞB olmadığı zaman BŞB Genel Sekreteri başkanlık eder. BŞB Başkanı (Yürütmenin Başı)  Köy: Köy Derneği (Karar Organı tüm yaşayanlar doğal üye), İhtiyar Meclisi (seçilmişler+öğretmen+imam+ebe+..) ve Muhtar (Yürütmenin Başı)  Birlikler: Ulaştırma Birlikleri, Sulama Birlikleri… Birlik Meclisi (Birlik üyesi yerel yönetimlerin meclis üyeleri arasından seçilir), Birlik Encümeni(5 kişi birlik meclisi içinden seçilir) Birlik Başkanı (genellikle birlik üyesi en büyük yerel yönetimin yürütmenin başı)  İller Bankası: Aracılık+Danışmanlık+Finansman+Teknik Destek

59 Yerel Yönetim Teorisi Hizmet Paylaşımı Yöntemleri  Teorik Yöntemler: Genellik İlkesi+Yetki İlkesi+Liste İlkesi+Karma YöntemPratik Yöntemler: Nüfus, Yüzölçümü, Öğrenci Sayısı, Araç Sayısı, Yol uzunluğu,…vb Gelir Paylaşımı Yöntemleri  H.Ritchs-Rekabet Yöntemi: Yerel yönetimlere hiçbir kısıtlama ve sınırlamaya tabi olmaksızın kendi insiyatifleriyle tam bir vergileme yetkisi verilmesidir. Sınırsız vergileme yetkisi verilmesi olarak bilinen bu yöntem gelir kaynaklarını kurutma tehlikesi, kayanak sapmalarının ortaya çıkması, vergiye karşı tepki doğması, çifte vergileme gibi önemli sonuçlar doğurur.  H.Ritchs-Ayırma Yöntemi: Vergi kaynaklarının paylaştırılması olarak bilinen bu yöntemde farklı vergilerin idareler arasında paylaştırılması ve bazı vergilerin merkezi idareye bazılarının da yerel idareye bırakılması öngörülmektedir. Von Miquel şahsi vergilerin merkezi idareye ayni vergilerin yerel idarelere bırakılmasını savunur. Vergi kaynaklarının paylaştırılması vergide optimal yapıya erişme sorunu, vergi kapasitesinde azalma yaratma sorunu, mali kapasitede eşitsizlik meydana gelmesi sorunu gibi sakıncalar içerirken; mali otonomiye sahip olma, mahalli sorumluluk duygusunun güçlendirmesi gibi olumlu etkiler yaratacağı açıktır. Uygulamada emlak vergileri, meslek vergileri ve ikamet vergileri yerel yönetimlere bırakılan vergilerdir.  John F. Due-Ortak Fonlar Yöntemi: Vergi gelirlerinin tek bir idare tarafından tarh ve tahsil olunarak bazı vergilerin toplam hasılası üzerinden diğer idarelere belli kriterlere göre pay verilmesi yöntemidir. Ortak fonlar yöntemi çifte vergilemeyi önlerken, yerel yönetimleri mali yönden merkezi idareye bağımlı hale getirerek mali özerkliğin ortadan kalkmasına yol açar.  Munzam Kesir Yöntemi: yerel yönetimlere merkezi idare tarafından tahsil edilen bazı vergilere hasılatı kendilerine ait olmak üzere ek bir vergi ilave etmek yetkisinin verilmesi merkezi idare tarafından tarh ve tahsil edilen vergi hasılatından yerel yönetime ait olan kısmın aktarılması munzam kesir yöntemi;  Munzam Vergi Yöntemi: merkezi idare tarafından tahsil edilen vergilerin matrahları üzerinden yerel idarelere belli oranları aşmamak üzere vergi tarh etmek yetkisinin verilerek merkezi idare tarafından tahsil edilen vergiden yerel yönetime payın verilmesi munzam vergi olarak adlandırılır. Yerel yönetim payları, munzam kesir yönteminde merkezi idarenin bazı vergilerin tahakkuk eden miktarları üzerinden yüzde esasına göre hesaplanırken; munzam vergide merkezi idarenin bazı vergilerin matrahları üzerinden öngörülecek bir yüzdeye göre hesap edilmektedir.  Paylaştırma Yöntemi: Merkezi idare tarafından toplanan bazı vergilerin sonradan idareler arasında paylaştırılması yöntemi.

60 YY Teorisi  Tiebout Modeli: İki aşamalı modeldir. Birinci aşamada optimum nüfus büyüklüğü hesaplanır, ikinci aşamada optimum yerel yönetim büyüklüğü bulunur. Bu iki aşama sonuçlarının kesişimi yerel optimumu verir.  Kalabalıklaşma Parametresi: Marjinal Sıkışıklık Maliyeti’ni dikkate alır.

61 YY Teorisi  İÖİ: Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Aktarılan Paylar, Öz Gelirler, Resim. Zorunlu Harcamalar, İhtiyari Harcamalar. İl Genel Sekreteri başkanlığında hazırlanan bütçe tasarısı Vali tarafından İl Genel Meclisine sevk edilir. İGM önce komisyonda görüşür bir raporla genel kurula iletir. Genel Kurulda oylanarak yürürlüğe girer. Bütçenin bir örneği İç İşleri Bakanlığı/Mahalli İdareler Gn.Md. bilgi mahiyetinde sunulmak üzere Valiliğe teslim edilir.  Belediyeler: Genel Bütçe Gelirlerinden Aktarılan Paylar, Katılma Payları, Şerefiye, Emlak Vergisi, Çevre Temizlik Vergisi, Eğlence Vergisi, Reklam/İlan Vergisi. Zorunlu/İhtiyari Giderler. Encümen tarafından hazırlanan bütçe tasarısı başkan tarafından meclise sevk edilir. Meclis bütçe komisyonunda incelenerek genel kurula gönderilir. Oylanarak kabul edilir. Bir nüshası İİB iletilmek üzere valiliğe verilir  Köy: İmece, Salma, Asker Ailelerine Yardım. Zorunlu Ortak/İhtiyari Giderler. İhtiyar Meclisi tarafından doldurulan bütçe formu Kaymakamlığa teslim edilir.

62 Hazine İşlemleri  Nakit Yönetimi: Zaman itibariyle denkleştirme görevidir.  Dalgalı Borç Yönetimi: Kısa Dönemli-Hazine Bonosu  Konsolide Borç Yönetimi: Uzun Dönemli-Devlet Tahvili  Nakit Hareketleri: Yer itibariyle denkleştirme işlevi  Hazine Tek Hs. TC Merkez Bankası  Defterdarlık Cari Hs-İllerde

63 Kamu Kesiminde Örgütlenme  Bakan-Müsteşar  Kurmay Organlar  Danışma ve Denetim Birimleri  Merkez Teşkilat  Müsteşar Yardımcıları  Ana Hizmet Birimleri: Genel Müdürlük veya Başkanlıklar  Yardımcı Hizmet Birimleri  Bağlı, İlgili ve İlişkili Kuruluşlar  Bağlı Kuruluş: Hiyerarşik yapıya dahildir  İlgili Kuruluş: Yönetsel-İktisadi-Akademik-Yarı Kamu Kuruluşları  İlişkili Kuruluş: Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar, Bağımsız İdari Otorite ve Üst Kuruluşlar  Taşra Teşkilat  Yurt Dışı Teşkilat

64 Denetim  İç ve Dış Denetim  Hiyerarşik-İdari Vesayet Denetim  Yasama-Yürütme-Yargı Denetimi  Uygunluk-Performans Denetimi

65 Devlet Borçları  1567 Sayısı TPKKHK Gereğince Hazine Müsteşerlığı. İç borçlanma ile ilgili düzenlemeler Hazine Muntazam Borçlar ve Taahhütler Saymanlığı’nca ve dış borçlanma ise Hazine Dış Ödemeler Saymanlığı tarafından gerçekleştirilmektedir sayılı kanun 5.md: Malî yıl içinde 1 inci maddede belirtilen ilkeler ve malî sürdürülebilirlik de dikkate alınarak yılı bütçe kanununda belirtilen başlangıç ödenekleri toplamı ile tahmin edilen gelirler arasındaki fark miktarı kadar net borç kullanımı yapılabilir. Borç yönetiminin ihtiyaçları ve gelişimi dikkate alınarak, bu limit yıl içinde en fazla yüzde beş oranında artırılabilir. Bu miktarın da yeterli olmadığı durumlarda, ilâve yüzde beşlik bir tutar, ancak Müsteşarlığın görüşü ve Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile artırılabilir. Bütçenin denk olması durumunda da borçlanma, anapara ödemesinin en fazla yüzde beşine kadar artırılabilir. Borçlanma limiti değiştirilemez. Vadesinde nakden ödenenler hariç, çeşitli kanunlara dayanılarak ikrazen ihraç olunan özel tertip Devlet iç borçlanma senetleri bu limitin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Malî yıl içerisinde ikrazen ihraç edilecek özel tertip Devlet iç borçlanma senetlerinin limiti her yıl bütçe kanunlarıyla belirlenir. Malî yıl içinde sağlanacak garantili imkânın limiti, her yıl bütçe kanunlarıyla belirlenir

66 Devlet Borçları  Dış Borçlanmanın Nedenleri:  İç borçlanma olanaklarının daralması  İç borçlanmanın maliyetli olması  Döviz ihtiyacı  İthalatın finansmanı  Kalkınmanın finansmanı  Ödemeler dengesi açıklarının finansmanı  Kronik bilateral açıkların finansmanı  Ekonomi politikası gereği  İstikrar programlarının uygulanması  İç Borçlanma Nedenleri  Geçici bütçe açıklarının finansmanı,  Vergilemenin alternatifi olarak görülmesi  Vadesi gelen borçların ödenmesi gereği  Kamu finansman açıklarının kapatılması gereği  Ani kaynak ihtiyacının karşılanması  AGÜ’lerin Borçlanma Nedenleri  Kronik bütçe açıkları  Kronik dış açıklar  Alt-Üstyapı Yatırımları  GÜ’lerin Borçlanma Nedenleri  Ekonomi Politikası Gereği

67 Dış Borç Türleri  Proje KredisiAGÜ’lerin kamu-özel sektöre ait yatırım projelerinin gerçekleştirilmesi için ulluslararası kuruluşlar veya kamuler tarafından verilen ve özellikle AGÜ’lerdeki prodüktif ve altyapı yatırım projelerinin desteklenmesine yöneliktir.  Proje Kredisi Anlaşmaları üç farklı biçimde düzenlenmektedir: Kamu Borcu (krediyi veren ülke-kuruluş ile kredi alan ülke arasında akdedilir; anlaşmayı imzalayan hükümet krediyi projeyi gerçekleştirecek kamu-özel kuruluşa aktarır; yatırımcı kurum doğrudan kendi hükümetine karşı sorumludur ve hükümet kredi alacaklısına karşı direkt sorumludur), Proje Yükümlülüğü (kreditör borçlu kamu ve yatırım yapan kuruluş ile ayrı anlaşma yapmakta ve borçlu kamu kredi nedeniyle alacaklıya karşı doğrudan sorumlu iken yatırımcı kuruluş kendi devletine karşı sorumludur); ve Üçlü Anlaşmalar (kreditör, garantör kamu ve borçlu yatırımcı kuruluş arasında yapılan anlaşma ile kamu proje kredisi nedeniyle yatırımcı kuruluş ile kreditöre karşı müteselsilen sorumlu olmaktadır).Proje kredilerinin kullandırılmasında en yaygın yöntem iki basamaklı model’dir. Bu modelde kreditöre karşı anapara+faiz ödemelerinden sorumlu devlettir. Borçlu kuruluş borç taksit+faizlerini devlete yerli para türünden mevcut piyasa koşullarına göre normal faizlerle yapmakta, kamu ise alacaklı ülkeye daha hafif şartlarda ödemelerde bulunmaktadır.  Program Kredisi  AGÜ’lere ithalatın finansmanı için ülkeye, mamüle bağlı krediler veya serbest krediler şeklinde verilir. Program Kredileri verildikleri yıllar için kullanılır; ancak kullanılmayan kısımların gelecek yılları aktarılması olanak dahilindedir.

68 Dış Borç Türleri  Serbest/Bağlı Krediler AGÜ’lere açılan kredilerin kreditör tarafından döviz olarak ödenmesi ve dış kaynak kullanımında borçlu ülke insiyatifine bırakılması durumunda serbest; ülke-mala bağlı olarak verilmişse bağlı krediler olarak adlandırılmaktadır.. Bağlı kredilerin gerçek maliyeti AGÜ’ler açısından kredi karşılığında alınan mallar ülke ihracatçılarından alınması gereği nedeniyle pazarlık gücünün olmaması ve ithalata ilişkin sigorta-navlun-teknik servis hizmetlerinin yine kreditör ülke tarafından sağlanması nedeniyle göründüğünden daha ağırdır  İhracat (Satıcı)Kredileri: GÜ’lerden mal-hizmet satınalma durumunda olan AGÜ’lere firmalarca veya bu amaçla kurulmuş bulunan finansal kurumlarca sağlanan, kısa vadeli-yüksek faizli kredilerdir. Bu kredilerin ithalatçı firma riski kadar ülke riskinide içermesi nedeniyle pahalı olacağı açıktır.

69 Dış Borç Türleri  Borç Ertelemesi/Yenilemesi Kredileri: Süresi dolan bir borcun ödenmesi ve aynı miktarda kredinin yeniden açılması; ilk kredi faizine kıyasla daha düşük bir faiz oranı ile sonraki yıllara ertelenmesine yönelik kredilerdir. Borç Erteleme Kredilerinde vadesi dolan borç ödenmeyip tecil edilmete iken; Röfinansman Kredilerinde vadesi dolan borç alacaklı tarafından sağlanan yeni bir finansmanla ödenmekte ve yeni finansman yeni borç ilişkisi doğurmakta ve yeni bir ödeme planı üzerinde anlaşma yapılmaktadır..  Ariyere Borçlar: Karşılığı MB bloke edilen ancak döviz transferi nedeniyle alacaklı kuruluşlara transfer edilemeyerek vadesi geçmiş birikmiş borçlar Ariyere Borçlar olarak adlandırılmaktadır. Bu borçlar büyük ölçüde özel sektör borçları olmakla birlikte dövizle tasfiye olanağı kalmadığından kamu borcu haline gelen faiz ve kur farkının bütçeden ödenmesi durumu doğmaktadır

70 Dış Borç Türleri  Doğrudan Yabancı Sermaye Yatırımları: DYSY ülke ekonomisinde başlangıçta net kaynak girişi sağlar. Yatırım amortismanı sonrasında kar transferi yoluyla ülkenin refahını olumsuz etkileyebilir. İhracata yönelik yatırımlar ile sabit sermaye stokuna net ilaveler bu kapsam dışında tutulmalıdır.  Portföy Yatırımları: Uluslar arası sermaye transferlerinin bir piyasa işlemi olmaksızın bir ülkeden diğerine aktarılmasıdır. Tobin’ e göre uluslar arası sermaye hareketleri ülkelerin para-kredi politikalarını uygulamalarını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle sıcak para girişleri olarak ta adlandırılan uluslar arası sermaye hareketlerinin vergilendirilmesi gerekmektedir. Literatürde Tobin Vergileri olarak adlandırılan bu yaklaşım uluslar arası sermaye akımlarının karapara aklanması boyutunu ve kayıt dışılığın azaltılmasını öngörmektedir.

71 Dış Borç Türleri  Dış Yardımlar: Bağışların ileride ödenmesi sözkonusu olmamaktadır. Nakdi olabileceği gibi ayni hibeler şeklinde de olabilmektedir. AGÜ’lerin teknik bilgi kapasitelerinin yükseltilmesine yönelik eğitim- danışmanlık-teknisyenlik hizmetlerini kapsamaktadır. İlk bakışta hibe şeklinde algılanan teknik yardımlar ilgili ülke teknolojisine pazar oluşturma nedeniyle etkin bir yöntemdir. GÜ’lerden AGÜ’lere savunma amacıyla verilen askeri malzeme ve teçhizat şeklindeki yardımlardır.  Hibe-Bağışlar ve Yardımlar- Teknik/Askeri-dan oluşur.

72 İç Borç Türleri  Uzun Vadeli-Konsolide Borçlar: Devlet Tahvili  Kısa Vadeli-Dalgalı Borçlar: Hazine kısa vadeli borçlanmada bireylerden borçlanma (halka arz), piyasadan borçlanma (ihale yöntemi) veya Merkez Bankasından borçlanma alternatiflerini kullanabilir.  Bireylerden Borçlanma: Sabit faizli tahvillerin doğrudan halka arzı Hazine borçlanmasında bir araçtır. Bireylerden borçlanma gönüllü-cebri borçlanma şeklinde olabilmektedir. Bireylerden borçlanma durumunda bireylerin tasarruf- gelirlerinin bir kısmı ihtiyari-cebri olarak kamu kesimine transfer edilmektedir  SGK Borçlanma: Parafiskal kurumların topladıkları fonların belli bir kısmının kamu senetlerine plasman zorunluluğu ve birikmiş fonların mali yıl içinde Hazine tarafından düşük faiz oranlarından yer-zaman itibariyle denkleştirme aracı olarak kullanılmasıdır.  Gerçek-Nominal Borçlanma: Ticari bankalar veya parafiskal kurumlardan borçlanma gerçek borçlanma; merkez bankasından emisyon yoluyla borçlanma nominal (itibari) borçlanma olarak adlandırılır.  Ticari Bankalardan Borçlanma: Ticari bankaların topladıkları fonları likit, vadesi dolmadan piyasalarda alım-satıma konu olması ve yüksek faiz getirisi olan kamu borçlanma senetlerine yatırmalarıdır. Enflasyonist eğilimlerin hızlandığı dönemlerde ticari bankacılık sisteminden borçlanmak kaydi para mekanizması nedeniyle para arzını artırıcı etki nedeniyle tehlikelidir. Mp=[1/(1-g(1-r))]Dp.  Merkez Bankasından Borçlanma: Hazinenin MB borçlanması iki şekilde olur. Hazinenin doğrudan MB’ndan nakit borçlanması (parasal avans veya MB Avansı) doğrudan borçlanma; borçlanmak amacıyla çıkarılan DİBS’lerin MB tarafından açık piyasa işlemleriyle satınalınması dolaylı borçlanma. Hazinenin MB’dan borçlanması parasal disiplini bozacağından bu borçlanma türü yaygın bir yöntem değildir. Hazine Bonosu Aracılığı İle Borçlanma  Kısa Vadeli Avans:Altın-Döviz Karşılığı Avans, Tahvil Karşılığı Avans, Hazineye Avans, Emanetler

73 İç Borç Türleri  Piyasadan Borçlanma: 1. İhale Yöntemiyle Borçlanma: Yükselen Fiyat Yöntemi (İngiliz Yöntemi), Azalan Fiyat Yöntemi (Hollanda Yöntemi), Çoklu Fiyat Yöntemi (farklı fiyatlardan ihale) ve Ortalama Fiyattan İhale şeklinde gerçekleşir.  Çoklu Fiyat İhale Yöntemi, hazinenin borçlanma vadesi ve borçlanmak istediği miktarı ilan edip faizin oluşumunu ihaleye bırakması yöntemi(ihale sonuçlarına göre ihale için konulan azami miktara ulaşılıncaya kadar yapılan teklifler kabul edilmekte ve buna göre teklifi kabul edilenlere ne kadar faiz ödeneceği belirlenmektedir), hazinenin borçlanma vadesi ve ödemeyi planladığı faizi belirleyip borçlanma miktarını ihaleye bırakması (tahvil almak isteyenlerin faiz teklifleri üst üste sıralanmakta ve Hazine ödemeyi planladığı azami faiz oranına ulaşıldığında ihaleyi keserek satacağı miktarı belirlemektedir), hazinenin borçlanma vadesini belirleyip borçlanacağı miktarı ve faizi ihaleye bırakması (ihaleye gelen miktar ve faiz tekliflerine göre hazine dilediği miktar ve faizde ihaleyi kesmektedir) veya hazinenin vadeyi de ihaleye bırakması şeklinde gerçekleşebilir. Ortalama Fiyattan İhale yönteminde hazine çeşitli alıcıların teklif ettikleri faiz oranları yerine ihalede oluşan ortalama faizi belirleyerek ortalamadan yüksek faiz öneren teklif sahiplerine kendi önerdikleri oran yerine bu orandan tahvil alıp-almayacakları sorulmakta ve alacağı sonuca göre ihaleyi kesinleştirmektedir. Borçlanma ihalelerinde belirsizlik ne kadar büyük olursa faiz o kadar yüksek olur. Bu nedenle yaygın olarak kullanılan ihale yöntemi Hazinenin miktar ve vadeyi belirleyip yalnızca faizin belirlenmesini ihaleye bırakmak şeklindeki çoklu veya ortalama fiyattan ihale yöntemi tercih edilmektedir. 2. Sürekli Borçlanma (TAP) Yöntemi: ihale gününü beklemeye gerek kalmadan her an Hazine satışa hazır DİBS bulundurmaktadır. İhale dönemlerine ve ilan edilen vadelere bağlı olmadan sürekli olarak farklı vadelerde borçlanma gerçekleşir. Hazine belirli miktar ve vadelerle çıkaracağı tahvilleri sürekli olarak satışa hazır tutar. Satışa sunulan tahviller sabit veya değişken faizli olabilir. Değişken faiz uygulamasında ihale sistemi ile satılan tahvil faizlerine endeksleme gerekir.  Piyasadan borçlanma ödünç piyasalarında faizlerin yükselmesine yol açarak özel sektör kaynak maliyetini artırır. Bu durum literatürde Dışlama Etkisi-Crowding Out olarak adlandırılır ve özel sektör yatırımlarının azalmasına yol açar.

74 Borçlanmada Çıkar Yönetimi  Tahvil Değerinin Korunması:  Erken Ödeme&Konversiyo n Yapılmayacağı Garantisi,  Tahvil Piyasa Değerinin Düşmesini Önleme,  Yansıma ve  FGS Garantileri  Faiz Getirisini Garanti Eden Yöntemler:,  Primli İhraç,  Teminat Olma,  Vergi Muafiyeti,  Likidite Garantisi,  İhalede Öncelik,  Takas,  Tahvil Değerinin Başabaş  Altına Düşmesini Önleme  Başabaş Altında İhraç

75 Borç Yönetimi: Olağan Borç Yönetimi Borcun Ödenmesi: Kamu borçlarının ödeme yoluyla azaltılması/sona erdirilmesidir.  a. Zorunlu Ödeme: Kamu borçları vadesi geldiğinde, tamamının anapara+faiz olarak bir defada ödenmesi; geri ödemenin bir plan dahilinde kademeli ödeme olarak yapılması;  b. İhtiyari Ödeme: borsada tahvil değeri başabaşın altına düştüğünde kullanılan DİBS’lerin piyasadan toplanması, bazı vergi gelirlerinin amortisman fonuna tahsis edilerek ödeme, bütçe fazlasını amortisman fonuna aktarmak veya Dr.Price yöntemleri kullanılır.  Otomatik Ödeme Fonu: Düzenli yıllık plasmanların birleşik faizleri ile beslenen bir amortisman fonu kurularak hazinenin borcuna karşılık basit faiz ödeyeceği ancak plasmanlarında birleşik faizden yararlanacağı otomatik ödeme fonu Dr.Price Yaklaşımı: Kamunun kendi borçlanma kağıtlarından elde ettiği faiz gelirleriyle borçlarını ödemesi Amortisman Sandığı: bütçeye ödenek koyarak ödeme ve bağımsız ödeme kuruluşları aracılığı ile ödemeden (amortisman sandığı yöntemi) oluşan borç ödeme fonları yoluyla ödenmesi ve son bulmasıdır.  Zaman İçinde Otomatik Ödeme: Para değerindeki sürekli düşme, gelir dilimi kayması, enflasyon vergisi ve milli gelir-nüfus artışı.  Borcun Erimesi: Enflasyon nedeniyle borcun anapara/faiz ödemelerinin reel değerinin düşmesi  Borcun Amortismanı: Borcun enflasyon karşısında reel değerini yitirerek önemsizleşmesi  Swap: Kamunun borcun vadesi geldiğinde alacaklıya KİT hisseleri veya GOS teklif etmesi borç swap’i olarak adlandırılır.  Monetizasyon: İç borçların ödenmesinde kamunun para basması anlamındadır. Enflasyon etkisi ve MB özerk yapısı bunu bir araç olmaktan çıkarır.

76 Borç Yönetimi: Olağanüstü Borç Yönetimi  Konsolidasyon-Tahkim: Kısa süreli borçların uzun süreli veya süresiz borç haline dönüştürülmesidir. Konsolidasyonda vadesi gelen borçlanma senetleri daha uzun vadeli ve çoğu zaman daha yüksek faizli senetlerle değiştirilmesidir. Hazinenin sıkışık olması ve ekonomik istikrar kaygısı konsolidasyonu hazırlayan nedenlerdir. Konsolidasyon zorunlu-ihtiyari olabilir. İhtiyari konsolidasyon, uzun vadeli yeni tahvillerin ihraç edilerek elde edilen gelirlerin itfası gelen senetlerin geri alımında kullanılması veya itfa dönemi gelen tahvil sahiplerinin ellerindeki tahvilleri yeni tahvillerin alımında kullanması şeklinde yürütülebilir. Zorunlu konsolidasyonda devlet, kısa vadeli eski borçları uzun vadeli yeni borçlarla değiştireceğini ilan etmesi veya eski kısa vadeli borçların vadesini uzatacağını ilan etmesi şeklinde gerçekleşir. Türkiye’de KİT’lerin Hazineye, Sosyal Güvenlik Kurumlarına ve Merkez Bankasına olan borçlarını kapsayan üç büyük konsolidasyon yapılmıştır (154 sayılı Kanun ile 3.3 milyar TL’lik), 1984 (2974 sayılı Kanun ile 5 trilyon TL) ve 1992 (3836 sayılı Kanun ile 46,1 trilyon TL’lik) Konsolidasyonun başarısı tahvil alıcılarına işlemin gereği ve amaçlarının iyi açıklanması, konsolidasyonun açık-anlaşılır olmması, potansiyel alıcılar için daha cazip olması ve ilave çıkar ayrıcalıkları tanımasına bağlıdır. Konsolidasyon ilk olarak hazineye bir rahatlık sağlayacaktır; ancak ileride karşılaşılacak faiz yükünü artırır. *  Borcun Reddi: Kısmen/Tamamen borcun anapara/faizinin reddedilmesidir  Morotoryum: Ülkenin borçlarını ödeyemez hale geldiğini ilan etmesidir.  *Konversiyon: Borç yükünü hafifletmek amacıyla kamunun sağlayacağı menfaatlerde faizlerde bir indirim yapılmasıdır. Konversiyonda borç sabit kalırken bu borç için ödenecek faiz indirilmektedir. Konversiyonun başarısı için, para- sermaye piyasalarının durumu, cari faizlerin düşüş eğiliminde olması ve kamu borçlanma senetlerine ilginin yüksek olması gerek şart ve kamunun mali yönden sıkışık olmaması, konversiyonun açık-basit yapılması yeter şarttır. Konversiyon zorunlu-ihtiyarı olabilir; zorunlu konversiyon borcun reddi anlamında yorumlanmaktadır. Kamu borçlanma senetleri nominal değeri değişmeksizin faiz oranlarında bir indirime gidilmesi yanı piyasada başabaşın üstünde işlem gören tahvillerin düşük faizli ve başabaştan ihraç olunan yeni tahvillerle değiştirilmesi Başabaş Konversiyon, nominal borç miktarının artırılarak faiz oranlarında indirim yapmak yani borç stokunu yükselten ancak faiz yükünü hafifleten konversiyon Başabaş Altında Konversiyon; veya borçlanma senetleri sahiplerinin cari faiz oranı düşüş karşılığında ilave ödeme garantili Fark Ödemeli Konversiyon ve konversiyon nedeniyle tahvil sahiplerinin uğrayacakları kaybı alacaklılara hissettirmemek için daha önce çıkarılan tahvillerin faiz oranları piyasadaki faiz oranına birden değil kademeli olarak indirgenmesi Kademeli Konversiyon şeklinde gerçekleşir.  Konversiyonun borç yükünün düşürüp bütçeden borç ödemesine ayrılacak fonların miktarını mutlak ve nispi olarak azaltır.

77 Bütçe  Bütçeler, ülkelerin anayasalarında genel hatlarıyla şekillendirilir  Bütçeler, kamu gider ve gelirlerine ilişkin öngörü ve tahminleri yansıtır  Bütçeler, tüm öğeleriyle mutlaka geleceğe yöneliktir  Bütçe kanunları, tüm kamu kurum, kuruluş ve idareleri kapsar  Bütçeler, genelde her yıl tekrarlanır, bu açıdan devri bir nitelik taşır  Bütçeler, sınırlı süreli yetkiler veren bir kanun olarak hazırlanır  Bütçeler, giderlerin yapılması ve gelirlerin toplanması için yasama organınca yürütmeye verilmiş bir ön izindir  Bütçede gösterilen kamu gider- gelirlerinin denkliği esastır  Bütçeler, yürütme organının programı niteliğindedir  Bütçeler, uygulama sırasında ve sonrasında yürütme, yargı ve yasama denetimine tabidir  Bütçe, maliyetleri siyasal gelirlerle karşılanan ve bir kamu bürokrasisi tarafından sunulan hizmetlere ayrılan ödenekleri gösteren masrafçı daireleri gider yapmakla, gelirlerden sorumlu daireleri bunları toplamakla yetkilendiren kamusal mal ve hizmetler sipariş listesidir. Bütçeleme hakkı demokratik ve parlamenter sistemlerle birlikte ortaya çıkmış ve gelişmiştir.  Genel Bütçe bir yasa; yerel yönetim bütçeleri ise bir kararnamedir

78 Bütçe Hakkı  ilk olarak 1215 yılında İngiltere’de Magna Carta ile kazanılmıştır. Büyük Ferman olarak bilinen Magna Carta ile vergilendirme parlamentonun iznine bağlanmış ve sonraları kamusal harcamaların ve dolayısıyla kamusal hizmetlerin parlamentoca tespit edilmesi ilkesi yerleşmiştir. Böylece kamusal gelir-giderlerin yasama organı izni ve denetimine tabi olması ilkesi ortaya çıkmıştır..  Ülkemizde Bütçe Hakkı’nın elde edilmesi 1876 Kanuni Esasi ile gerçekleşmiştir. Kanuni Esasi, vergilerin vatandaşlardan mali güçlerine göre ve yasa ile alınması, vergilerin yıllık olması, kamu gelir- giderlerinin bölümler itibariyle onanması, kesin hesap yasasının esasları ve Sayıştay denetimi ilkeleri geliştirilmiştir. Türkiye’de ilk bütçe örnekleri yıllarında hazırlanmış olup, dış borçlanmada ülkenin mali gücünü göstermek üzere hazırlanmış bir bütçedir

79 Bütçenin Özellikleri  Bütçe bir tahmin raporudur  Gider tahmini bir üst sınırdır  Giderler tahsis edildikleri tertipler için kullanılır  Gider tahminleri gelir konuları bakımından sınırlamadır  Gelirler bütçede gösterilen kaynaklardan alınır  Gelir tahminleri bir alt-üst sınır içermez  Dönemsellik ilkesi vardır  Yetki devri sağlar  Gelir-Gider dengesi vardır

80 Bütçenin İşlevleri  Klasik İşlevler  *İktisadi (refah, bölüşüm, optimal kaynak dağımı, toplumsal uzlaşı, kamusal gelir-gider arasındaki organik bağ )  *Hukuki İşlevi  *Mali İşlevi  *Siyasi (Politik miyopi ve mali şizofreni)  *Denetim  Modern İşlevler  *Tahsis-Bölüşüm-İstikrar  *Konjonktürel  *Yönetim Aracı Olma  *Planlama Aracı Olma  *Gelirin Dağımı İşlevi  *İstikrar İşlevi  *Kaynak Tahsisi İşlevi  *Büyüme-Kalkınma İşlevi

81 Bütçe İlkeleri-Geleneksel  *Genellik İlkesi: Tüm kamu gelir ve giderlerinin gayrisafi tutarlar olarak bütçede yer almasıdır. İki alt ilkeden oluşur. Gayrisafilik, tüm kamu gelir- giderlerinin bütçede gayrisafi olarak yer alması; gelirlerin giderler, giderlerin gelirlerden mahsup edilmemesi ilkesidir. Ademi Tahsis İlkesi: Kamu gelirleri kamu harcamalarının genel karşılığıdır; hiçbir kamu geliri kamu giderine karşılık tutulamaz.  *Birlik (Teklik) İlkesi: Kamunun tüm gelir- giderlerinin tek bir bütçede toplanmasıdır.  *Açıklık İlkesi: Bütçenin kolay ve anlaşılır biçimde düzenlenmesidir.  *Doğruluk İlkesi: Bütçe ülke ve dünya koşullarını gerçekçi olarak yansıtmalıdır  *Samimiyet: Subjektif doğruluk (samimiyet) ve objektif doğruluk (tahminde isabet) ilkeleri toplamından oluşmaktadır. Bütçede samimiyet ilkesinin ölçüsü, konsolide bütçe gerçekleşmeleri/konsolide bütçe tahmini oranıdır.  *Önceden İzin İlkesi: Bütçenin yürürlüğe girmesi için parlamento onayı aranması  *Ayrım İlkesi: Bütçede tertibi olan kalemlere ödenek tahsis edilebilir. Ödenek aktarımının izne bağlanması (kalitatif ayrım ilkesi), ödenek aşımının izne bağlanması (kantitatif ayrım) ve kullanılmayan ödeneklerin iptali (zamansal ayrım ilkesi) oluşmaktadır.  *Anlaşılır Olma İlkesi:Bütçe tahmin ve gerçekleşmelerinin açık ve kamu oyu tarafından anlaşılır olmasıdır.  *Bölüm Bazında Onaylanma İlkesi:  *Yıllık Düzenlenme İlkesi: Bütçenin mali yıl süresince yürürlükte kalması.  *Tasarruf İlkesi: Ödeneklerin serbest bırakılması, blokaj ve ödenek iptali  *Denklik İlkesi: Klasik Bütçe Kuramı mali denkliği ekonomik denklik olarak algılar (Ortodoks yansız salt denk bütçe kuramı ve neo-klasik bütçeleme anlayışı ekonomik istikrar gelir≥gider.), Devri Bütçe Kuramı (ihtiyat fonu, istikrar fonu uygulamaları) ve Telafi Edici Bütçe Kuramı (Keynezyen yaklaşım).  Alenilik/Açıklık İlkesi: Bütçeye ilişkin bilgilerin kamuoyu bilgisine sunulmasıdır.

82 Bütçe İlkeleri-Modern  Bütçelerin Çokluğu İlkesi: Bütçenin geleneksel ilkelerinden birisi olan birlik ilkesi uygulamada çok sayıda sapma durumu içermesi birlik ilkesini istisnai bir durum konumuna getirmektedir. Bu nedenle modern bütçeleme anlayışında birlik ilkesi yerini bütçelerin çokluğu ilkesine bırakmıştır.  Toplama İlkesi: Liberal iktisat ekolünün devletin tek bütçe belgesinin olması ilkesi yerini devletin çeşitli bütçeleri ile kamu hesaplarının konsolidasyonunun yapılması gereğini doğurmuştur. Konsolidasyon kamunun tüm işlemlerini bir araya getiren bir süreçtir.  Yeknesaklık İlkesi: Bütçe tertibinde gelir ve giderlerin aralarında benzerlik bulunanları bir araya getirecek şekilde yeniden gruplandırılarak, kısım ve bölüm sayılarının azaltılması, böylece tümü muhasebeleştirilen hesapları birlikte izlemenin kolaylaştırılması ilkesidir.  Çok Yıllı Bütçeleme İlkesi: Kamu bütçelerinin artık uzun dönemli olarak hazırlanması geleneği ortaya çıkmıştır.  Saydamlık-Şeffaflık İlkesi: Mali hesap sonuçlarının faaliyet raporlarının ilgili kesimlere duyurulması  Hesap Verilebilirlik İlkesi: Politik ve sosyo-ekonomik maliyetin kanunlarla belirlenen sorumlular tarafından üstlenilmesi anlamındadır.  Mali Disiplin İlkesi: Konsolide bütçe denkliği ötesinde mali denge kastedilmektedi

83 Bütçe İlkelerinden Sapmalar  *Genellik İlkesi: Katma Bütçeler, Döner Sermaye İşletme Bütçeleri, Fon Bütçeleri,  *Ademi Tahsis İlkesi: Şartlı Bağış ve Yardımlar, Belli Hizmetlere Tahsis Edilen Borçlanma Gelirleri  *Birlik İlkesi: Genel-Katma-Konsolide Bütçeler, Özerk Bütçeler, Özel Bütçeler, Olağanüstü Bütçeler, Yatırım Bütçeleri, Milli Bütçe,  *Açıklık İlkesi: Örtülü Ödenek ve Haber Alma Ödeneği  *Önceden İzin İlkesi: Tamamlayıcı Ödenek ve Savaş Ödeneği  *Yıllık Olma İlkesi: Geçici Bütçeler

84 Bütçeleme Sistemleri  Bütçe: Girdi-Süreç-Çıktı  Torba Bütçe  Klasik Bütçe (İş Bütçesi-Liste Bütçeleme)  Milli Bütçe=Bölüşüm Tipi+Plan Tipi+Program Tipi+Projeksiyon Tipi  Yatırım Bütçesi=Yeni Yatırım Bütçesi+Yeni ve Yenileme Yatırım Bütçesi  Performans Bütçe: En az girdi ile en çok girdi üretmek  Program Bütçe: Seçmen tercihlerine en uygun bütçeyi hazırlamak  Planlama Programlama Bütçeleme Sistemi: Sistem Analizleri  Sıfır Tabanlı Bütçe: Bıldırki artırımcılıktan bağımsız, karar paketleri bazında hazırlanan bütçeleme anlayışı. Gün Batımı Yöntemi+Yönetim Bütçesi+Destek Bütçesi  Faaliyet Tabanlı Bütçe: İş Analizleri  Yeni Performans Bütçe: PPBS+Performans Bütçe

85 Bütçe Yaklaşımları  Denk (Klasik) Bütçe Anlayışı: Bütçe dengesine katı biçimde bağlı kalınması öngörülmektedir  Telafi Edici Bütçe William Beveridge: Ekonomiyi tam istihdam düzeyinde dengeye kavuşturmak ve bütçeyi mali denk bütçe haline getirmek amaçlanır.  Konjonktürel (Devri) Bütçe Alvin HANSEN: Ekonomik hayatın refah dönemlerinde ortaya çıkan bütçe fazlasının ekonominin depresyon zamanındaki açığı kapatılır. Refah dönemlerinde meydana getirilen ihtiyatlar, amortismanlar, öne alınmış krediler, ek vergiler veya vergi indirimleri politika araçları olarak kullanılmaktadır.

86 Bütçe Hazırlık  Harcamacı kuruluşlarda bütçe hazırlıklarının yapılması (Ocak- Mart)  Başbakanlık bütçe çağrısı ve bütçe hazırlama rehberinin harcamacı kuruluşlara gönderilmesi (Nisan).  Harcamacı kuruluşların gider bütçelerini hazırlayarak MB ve yatırım bütçelerini hazırlayarak DPT’ye sunması (Haziran).  MB’nca harcamacı kuruluşların gider bütçelerinin incelenmesi, gider bütçelerinin birleştirilmesi, gelir bütçesinin hazırlanarak bütçe kanunu ekleri, milli bütçe tahmin raporunun hazırlanması (Temmuz-Eylül).  Üst Yönetici=İta Amiri  Harcama Yetkilisi=Sayman  Muhasebe Yetkilisi=Tahakkuk Memuru

87 Bütçe Bohçası  Bütçe Gerekçeleri,  Bütçe Kanunu Metni.  1.md Gider Büyüklüğü,  2.md. Gelir Bütçesi Büyüklüğü ve  3.md Denklik-Borçlanma  Ekler:  A, Gider,  B, Gelir,  C Gelir Dayanakları Kanunlar  Milli Bütçe Tahmin Raporu:  Yıllık Ekonomik Rapor:

88 Onama  Bütçe yasa tasarısı ve eklerinin Bakanlar Kuruluna ve oradan TBMM’ne sevk edilmesi (17 Ekim)  Komisyon: Süre ve Üye sayısı bakımından sınırlı- sınırsız yapıdadır.  Bütçe yasa tasarısının Plan Bütçe Komisyonunda görüşülmesi ve karara bağlanması (55gün, 18 Ekim-11 Aralık)  Komisyon 40=25 İktidar+15Muhalefet Parti milletvekillerinden oluşur  Genel Kurul:  Bütçe yasa tasarısının TBMM tarafından incelenip onanması (20 gün Aralık)

89 Bütçe Uygulaması  Cumhurbaşkanınca onaylanan bütçenin yürürlüğe girmesi.1 Ocak-31 Aralık, mali yıl  Gelirlerin Toplanması: Tarh, Tebliğ, Tahakkuk, Tahsil  Giderlerin Yapılması: Taahhüt, Tahakkuk, Ödeme Emri, Ödeme  Hazine İşlemleri: Dalgalı Borç Yönetimi (Hazine Bonosu), Konsolide Borç Yönetimi (Devlet Tahvili). Nakit Yönetimi (zaman itibariyle denkleştirme), Nakit Hareketleri (Yer itibariyle denkleştirme)  Ödenek İşlemleri: Ödeneklerin Serbest Bırakılması+Ödenek Eklenmesi (Ek-Munzam Ödenek+Kaydedilen Ödenek+Özel Ödenek)+Ödenek Aktarımı (Programlararası-Programiçi aktarımlar)+Otomatik Önlemler=Yedek Ödenek+Düşünülmeyen Giderler Ödeneği+Tamamlayıcı Ödenek+Kaydedilen Ödenek)+Ödeneklerin İptali  Bütçe Dengesinin Kurulması=Düzeltici Bütçe+Tamamlayıcı/Ek Bütçe

90 Bütçenin Kapatılması  *Kesin hesap tasarısının Sayıştaya ve TBMM’ye sunulması (Ocak- Temmuz)=Gelir+Gider+Mal+Hazine Kesin Hesapları ile Faaliyet Raporları  *Sayıştay uygunluk bildirimi (75 gün)  *Kesin hesap tasarısının yasalaşması (yeni yıl bütçesi ile birlikte)  Hesap Dönemi (Egsersiz) Usül  Yönetim Dönemi (Jestiyon) Usulü (Sapmalar: Mahsup İşlemleri+Düyuna Kalma+Bütçe Emanetleri+Avans ve Kredi İşlemleri)

91 5018 Bütçe Yapısı-Özellikleri  Yapısı:  Kamu Tüzel Kişilikleri: Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdareler+KİT Bütçeleri  Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdareleri=Merkezi Yönetim+SGK+Yerel Yönetim Bütçeleri  Merkezi Yönetim Bütçesi: Genel Bütçe+Özel Bütçe+Düzenleyici/Dene tleyici Kurumlar  Özellikleri  Stratejik Planlama Esası  Çok Yıllı (3 yıllık)  Performans Esaslı  Analitik Bütçe Kodlu  Tahakkuk Esaslı

92 5018 Bütçe Yapısı KAMU TÜZEL KİŞİLİKLERİ Genel Yönetim Kapsamındaki Kamu İdarelerin Bütçesi KİT=İDT+KİK Bütçesi Merkezi Yönetim Bütçesi Sosyal Güvenlik Kurumları Bütçesi Mahalli İdareler Bütçesi Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri Özel Bütçe Kapsamındaki İdarelerDüzenleyici ve Denetleyici Kurumlar

93 Genel Bütçe

94 Yerel Yönetim Bütçesi

95 Bütçe Politikası  Bütçe Yansıması: Bütçenin gelir dağılımı üzerindeki etkisi  Borç Aldanması=Borçlan manın gelir+servet etkileri  Bütçe Açıkları  Geleneksel Açık= Bütçe Giderleri-Bütçe Gelirleri  Birinci Açık=Geleneksel Açık-Borç Faiz Ödemeleri  Operasyonel Açık= Birincil Açık+Reel Faiz Ödemeleri veya Geleneksel Açık-Borç Amortizasyonu  Nakit Açık=Bütçe Açığı- Emanetler+Avanslar  Cari Açık/Yatırım Açığı

96 Maliye Politikası  Amaçlar  Ekonomik İstikrar+Adil Gelir Dağılımı+Optimal Sektörel Yapı+Ödemeler Bilançosu Dengesi+Tam İstihdam  Araçlar  İradi Politikalar: Gelir-Vergi Politikası, Harcama Politikası, Yatırım Politikası, Borçlanma Politikası, Teşvik Politikası  Otomatik Stabilizatörler: İşsizlik Fonları, Artan Oranlı Vergi Tarifeleri, Çarpan  Formül Esneklik: Enflasyon düzeltmesi  Regülatör: idareye vergileri %0 indirme ve %100 artırma yetkisi verilmesi  İç Denge-Maliye Politikası Etkin;  Dış Denge-Para Politikası Etkin  Tinbergen: Araç Sayısı=Amaç Sayısı  Mundell: Aracın Etkinliği Önemli

97 Maliye Politikası  MP Etki Ölçme Yöntemleri  Bütçe Açık-Fazlası Yaklaşımı  Sabit Milli Gelir Fazlası  Tam İstihdam Bütçe Fazlası  MP Sonuçları  Bütçe Fonksiyonu Esnekliği Yaklaşımı  Hansen Saf Büyüme Hızı Yaklaşımı

98 MP Sorunlar  Belirsizlik:  Mali Sürüklenme  Esneklik:  Bütçe politikasının katılığı  Gecikmeler Sorunu:  İç Gecikme: Karar alma  Ara Gecikme: Uygulama  Dış Gecikme: Sonuçların ortaya çıkması  Çatışma Sorunu  Amaç/Araç Çatışması  Araç/Araç Çatışması  Amaç/Amaç Çatışması:

99 MP Kavramlar  Mali Sürüklenme: İradi veya Otomatik Stabilizatör etki nedeniyle ekonominin aşırı durgunluk veya genişlemeye mazur kalması  Gelir Dilimi Sürüklenmesi: Enflasyonun artan oranlı matrah yapısında gelirleri nominal artırarak üst vergi dilimlerine taşıması  Stagflasyon=Durgunluk+Enflasyon (Gelir Tabanlı Maliye Politikaları kullanılır, ücret permisi….)  Tobin Vergisi: Uluslararası sıcak para hareketleri üzerinden vergi alınması  Hoş Olmayan Aritmetik: Bütçe açıklarının borçlanma ile finansmanının uzun dönemde ekonomiyi borç krizine sokması  Tanzi Vergileri: Enflasyonun vergi gelirleri üzerindeki yıpratıcı etkisi

100 MP Etkilerinin Ölçülmesi  Kısa Dönemli Ekonomik Etki Analizi: Çarpan Etkisi  Kamu Harcamaları Çarpanı: kreelharcamalar=1/(1-c) veya 1/s; ktransferharcamaları=c/(1-c) veya c/s  Kamu Gelirleri Çarpanı: kmaktuT=To=-c/(1-c); kgelirT=tY=-c/(1-c+ct) ve kharcamavergileri= -c/(1-c+t)  Denk Bütçe Çarpanı: k=1↔kapalı ekonomi varsayımı altında  Ekonomik İstikrar Üzerindeki Etki: kreelharcamalar=1/(1-c)>; ktransferharcamaları=c/(1-c)  kmaktuT=To=-c/(1-c) > kgelirT=tY=-c/(1-c+ct) > kharcamavergileri= -c/(1-c+t)  Uzun Dönemli Büyüme Üzerindeki Etki:  K/H oranını düşürmek veya H/K oranını yükseltmek  Hızlandıran Etki: It = v.[GtE - Gt- 1]  Sermaye/Hasıla Katsayısı: Kaynak İhtiyacı=planlanan büyüme*sermaye/hasıla oranı-İç tasarruf oranı

101 Kamu Harcamaları Politikası

102 Kamu Gelirleri Politikası

103 Kamu Borçlanma Politikası

104

105

106

107 Kamu Harcamaları  Dar Anlamda: Merkezi Bütçe  Geniş Anlamda: Merkezi Yönetim Bütçesi+Mahalli İdareler Bütçesi+KİT Bütçesi+Düzenleyici Denetleyici Kurumlar Bütçesi+Sosyal Güvenlik Kurumları Bütçesi

108 Geleneksel Sınıflandırma Yöntemleri  Organik (İdari) Sınıflandırma: Bakanlık düzeyinde  Fonksiyonel Sınıflandırma: Genel-Ekonomik-Sosyal Harcamalar  Hukuki Sınıflandırma: Genel Bütçe, Özel Bütçe, Düzenleyici ve Denetleyici Kurum Bütçesi  Şekli Sınıflandırma: Yıllık-Gelecek Yıllara Taşan, Kesin-Geçici  Mal/Hizmet Alım Giderleri-Transfer Giderleri  Verimli-Verimsiz Giderler  Cari-Yatırım Giderleri  Gideri Yapan Birimleri Göre Ayrım  Adi-Olağanüstü Giderler Ayrımı  Zorunlu-İhtiyarı Giderler Ayrımı

109 Modern Sınıflandırma Yöntemleri  İdari Sınıflandırma (Organik Sınıflandırma): Devletin yapısı, organları, ifa ettiği fonksiyonları göz önüne alınarak yapılan tasniftir. Cumhurbaşkanlığı, Yargıtay, Sayıştay, TBMM, Bakanlıklar  Fonksiyonel Sınıflandırma: Yapılan giderlerle ulaşılmak istenen hedefler arasındaki ilişki dikkate alınarak yapılan sınıflandırmadır. Amaç hizmet maliyetlerini görmek, karşılaştırma yapmak ve etkinlik- verimlilik analizleri yapmaktır. Genel Hizmetler, Sosyal Hizmetler, Ekonomik Hizmetler, İdari Hizmetler…

110 Modern Sınıflandırma Yöntemleri  Ekonomik Sınıflandırma: Sınıflandırma anahtarı yapılan kamu harcamasının ekonomik değişkenler üzerindeki etkisidir. Bu ayrımı ilk olarak A.C. Pigou yapmıştır. H. Dalton ve Alman iktisatçı Colm bu yaklaşımı benimseyen iktisatçılar arasında yer almaktadır. Reel-Gerçek Giderler, Transfer Giderleri ayrımından oluşur.  Reel Harcamalar, maaş-ücretler, demirbaş alımları…  Transfer Harcamaları:  Dolaysız-Dolaylı Transfer Harcamaları (Dolaysız Transfer Harcamaları fertlerin gelirini doğrudan artıran transferler olup; maluliyet aylıkları, fakirlere yapılan yardımlar, sosyal hizmetler ve yardımlardan oluşur; Dolaylı Transfer Harcamaları Tüketici Yönünden mal-hizmet fiyatlarının düşmesi amacıyla verilen transferler, Üretici Yönünden ise maliyetleri düşürmek için verilen vergi iadesi, yatırım indirimi, hazine teşviklerinden oluşur),  Verimli-Verimsiz Transfer Harcamaları (Yatırım Teşvikleri gibi devletin ekonomide kapasite artışını desteklemek için verdiği verimli veya ekonomide yeni kapasite yaratmaya yönelik olmayan sosyal amaçlı verimsiz transferler) ve  Gelir-Servet/Sermaye Transferi (aylık,ücretler gelir, savaş tazminatları, mesken yardımları servet transferi)

111 Modern Sınıflandırma Yöntemleri  Cari-Yatırım/Sermaye Teşkili- Transfer Harcamaları Ayrımı: Cari Giderler, maaş-ücret ödemeleri gibi Adi Cari veya eğitim-sağlık gibi Kalkınma Carileri şeklinde sınıflandırılır. Yatırım Harcamaları yeni ve yenileme yatırımlarından oluşur. Türkiye’de Transfer Harcamaları İktisadi Transferler (KİT’lere yapılan transferler), Mali Transferler (Genel Bütçeden Özel Bütçelere yapılan aktarımlar), Sosyal Transferler (Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına yapılan aktarımlar) ve Borç Faiz Ödemeleri şeklinde sınıflandırılmaktadır.  Verimli-Verimsiz Giderler Ayrımı: (1) Milli Gelir ve (2) Net Sosyal Fayda üzerindeki etki dikkate alınarak yapılan ayrımdır. Milli Gelir kriteri dikkate alındığında askeri harcamalar verimsiz; iktisadi transferler verimli harcamalardır. NSF kriteri dikkate alındığında ise askeri harcamalar verimli; Borç Faiz ödemeleri verimsizdir.  Karşılıklı-Karşılıksız Kamu Harcamaları Ayrımı: H. Dalton tarafından yapılan bu sınıflandırmanın esası kamunun yapılan harcama karşılığında mal-hizmet alıp almadığıdır.

112 Modern Sınıflandırma Yöntemleri  Üretim Kapasitesini Artıran- Artırmayan Harcamalar Ayrımı: A.C. Pigou tarafından yapılan bu sınıflandırmada kamu harcamaları ekonominin üretim kapasitesini artırma niteliği esas alınmaktadır.  Merkezi-Yerel Yönetim Giderleri Ayrımı: Genel Bütçe+Özel Bütçe+Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar Bütçesi toplamı merkezi yönetim bütçesi harcamalarını vermektedir. Yerel Yönetim Giderleri, İl Özel İdareleri, Belediyeler ve KÖY’lerden oluşmaktadır.  Olağan/Adi ve Olağanüstü Giderler Ayrımı: Devletin cari giderleri ile ilgili olan harcamalar adi harcamalar ve her yıl tekrarlamayan ancak faydaları devamlılık gösteren harcamalar olağanüstü harcamalardır.  Kamu Harcamalarının Sağladıkları Faydalara Göre Sınıflandırılması: Alman iktisatçı Cahn tarafından yapılan bir ayrımdır. Sınıflandırmada kamu harcamalarından sağlanan fayda esas alınmıştır.  Topluma Fayda Sağlayan Harcamalar (milli savunma, adalet gibi kolektif mal-hizmetler için yapılan harcamalar),  Kategorik Fayda Sağlayan Harcamalar (gelir tabanlı fakirlere yapılan ayni-nakdi yardımlar ile yatırım-girişimcilere sağlanan ayni- nakdi haklar),  Spesifik Ancak Ülke Genelinde Fayda Sağlayan Harcamalar (yol, köprü, tapu, trafik vb.) ile Kişisel Fayda Sağlayan Harcamalar (KİT üretimi)

113 Kamu Harcamalarının Artışı  Görünüşte Artış Nedenleri: Görünüşte Artış Nedenleri=f(Nüfus, Enflasyon, Monetizasyon, Otokonsomasyon, Bütçe Usullerindeki Değişiklikler, Ülke Sınırları)  1. FGS Değişmeler: Paranın satınalma gücündeki değişmeler  2. Kamusal Örgütlenme Biçiminde Değişiklikler: Bütçeleme yöntem ve tekniklerinde değişiklikler  3. Ülke Sınırlarının Değişmesi  4. Nüfus Değişiklikleri  5. Kamulaştırma ve Devletleştirme  6.Kamu Hizmetlerinin Özel Sektöre İhalesi

114 KH Artışı  Gerçekte Artış Nedenleri: Gerçekte Artış Nedenleri=f(Ekonomik Nedenler, Devlet Anlayışı, Teknoloji, Nüfus, Sosyal Nedenler, Askeri Nedenler, Politik Nedenler)  *Ekonomik Nedenler: Kamusal malların üretim Maliyetlerinin artması Kamusal mal-hizmetler paketinin genişlemesi Hizmet kalitesindeki artışlar Tam Kamusal Malların varlığı Yarı Kamusal Mallara Yönelik Talebin Artması Ölçek Ekonomileri- Doğal Tekel Durumu Dışsallıkların düzeltilmesi Ekonomik İstikrarsızlıklar Mali Aldanma Ekonomi politikası hedeflerinin realize edilmesi Keynezyen İktisat Politikaları  *Sosyal Nedenler Bölgesel gelişmişlik farklılıkları Konut sorunu Suç Ekonomisi boyutlarının artması Sosyal yardım-hizmetlerin refah devleti görevleri arasında yer alması Sosyal güvenliğin finansmanı Sosyal tazminler  *Teknolojik Nedenler  *Demografik Nedenler: Nüfus Artışı, Nüfus Yapısı/Bileşimi  *Askeri Nedenler: Savaş ve Savunma Harcamaların Artması  - Politik Nedenler Savunma- güvenlik ihtiyacı İstihbarat gereği Seçim Ekonomisi Siyasal Yozlaşma Rant Kollama faaliyetleri Baskı-Çıkar gruplarının etkisi Bürokrasi- Kırtasiyecilik

115 KH Artışını Açıklayan Teorik Görüşler  Yasa Olduğu Görüşü: Wagner Kanunu ve Peacock&Wisemman Yaklaşımı  Sosyal Refah Artışı Görüşü: Pigou ve Dalton’un vergilemeden sağlanan marjinal gelirin harcanmasının yaratacağı sosyal fayda ile mükellefe olan maliyetin eşitlenmesi suretiyle refah artışı sağlanması kamu harcamaları yoluyla yukarıya doğru itilmektedir.  Maksimizasyon Yaklaşımları: Downs, Buchanan ve Tullock, kamu harcamalarının artışını politik ajanların davranış güdüsüne bağlamaktadır.  Dağılım Politikası Yaklaşımı: T. W. Hutchinson ekonomide yeniden gelir dağılımı politikalarının kamu harcamalarında artış yarattığı görüşünü savunur.  Gelişme Ekonomisi Yaklaşımı: Rostow kamu harcamalarının artışını ekonomik gelişme konusunda devletin üstlendiği role bağlarken; Musgrave ekonomik büyüme ihtiyacının kamu harcamalarını artırmak yanında bileşimi üzerinde önemli etkisi olduğunu savunur.

116 Türkiye’de Kamu Harcamalarının Sınıflandırılması  Cari Harcamalar  Cariler: Maaş+Ücret+Yolluk+Avans  Cari Transferler: Sosyal Güvenlik Prim Ödemeleri  Yatırım Harcamaları  Sermaye Teşkili  Yatırım Transferleri: Danışmanlık, Teknik Destek  Transfer Harcamaları  Hazine Yardımı  Görev Zararları  Sosyal Transferler  Sübvansiyonlar

117 Kamu Gelirlerinin Sınıflandırılması  Cebrilik Açısından(G.Jeze ve İ. Pelin): Cebri+İhtiyari Gelirler. Vergi, Harç, Ceza ve Tazminatlar cebri diğerleri ihtiyari  Sağlandıkları Kaynağın Niteliği Açısından: Özel Ekonomi Gelirleri+Kamu Ekonomisi Gelirleri  Gelirin Sürekliliği Açısından: Olağan+Olağanüstü Gelirler

118 Kamu Geliri Türleri Vergi: Devletin yaptırım gücüne dayanarak tek taraflı ve karşılıksız olarak ödeme gücüne dayalı olarak aldığı paralar (Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, KDV…) Harç: Bir kamu hizmetinden yararlanmak için yararlanma ilkesine göre alınan paralar (Tapu Harcı, Diploma Harcı, Mahkeme Harcı, Öğrenim Harcı…9 Resim: Bir kamu hizmetini sunma veya bir kamusal kaynağı işletme bedeli olarak ödenen paralar (Rıhtım Resmi, Maden Ocakları Resmi…) Şerefiye: Alt-Üstyapı yatırımları nedeniyle taşınmaz değerlerinde meydana gelen artış karşılığında daha çok yerel yönetimler tarafından taşınmaz sahiplerinden tahsil edilen paralar Katılma Payı: Alt-üst yapı yatırımları maliyetlerinin taşınmaz sahipleri arasında taşınmaz rayiç bedellerinin %5’ini aşmayacak şekilde paylaştırılmasıdır Parafiskal Gelirler: Sosyal güvenlik kuruluşlarına işveren ve işçi sıfatıyla yapılan prim ödemeleri Para-Vergi Cezaları: Mülk-Teşebbüs Gelirleri Özelleştirme Gelirleri KİT ve Fon Gelirleri Borçlanma Gelirleri Emisyon Gelirleri: Senyoraj hakkı gelirleridir

119 Tanım  Hough Dalton Kamu otoritesi tarafından kabul ettirilen zorunlu bir yükümlülüktür.  Taussig Devletin diğer yükümlülüklerinden ayrılmış olarak vergi yükümlüsü ile kamu otoritesi arasında direkt bir karşılık bulunmayan  Lucien Mehl Devletin yerel yönetem ve kamusal güce sahip diğer toplulukların gördükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği giderleri karşılamak üzere esas olarak gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinden ve bazı kamu hukuku tüzel kişilerinden belli bir yarar karşılığı olmaksızın onların mali güçlerine göre kamu zoruyla kesin olarak aldığı paralardır.  Meydan Larousse Devletin veya yerel yönetimlerin ihtiyaçları için harcanmak amacıyla kanunlara uygun olarak halktan doğrudan doğruya veya bazı maddelerin fiyatlarına eklenerek alınan paralardır. Hukuki anlamda ise, kamu giderlerini karşılamak için kişilerden mali güçlerine göre alınan paralardır.  F.NeumarkDevlet veya devredilmiş vergilendirme yetkisine sahip diğer hükmi şahıslarınca siyasi zorunluluk altında ve karşılıksız olarak fertlere yapılması gerekli olan her bir ödemenin koşulları özellikle çeşidi, ölçüsü, nedeni ve zamanı genel kanun hükümleri çerçevesinde olmak üzere genellikle otoriter şekilde o ödemeleri kabul eden yer tarafından saptanan ödentilerdir.  O.DikmenDevlet-devredilmiş vergilendirme yetkisine sahip kamu hükmi şahıslarınca fert veya kurumlardan hukuki zorunluluk altında belirli kurallara göre ve karşılıksız olarak alınan para tutarlarıdır.  N. SayarKamu tüzel kişilerinin masraflarını yapmak için, özel bir karşılık bahis konusu olmaksızın fertlerden aldıkları cebri hissedir. Vergi, kamu tüzel kişilerinin hizmetlerini yapmak için mükelleflerden iktidarları ile ölçülü ve karşılıksız olarak muayyen kaidelere göre almaları gereken kanuni ve cebri bir hissedir  H. NadaroğluVergi, devletin veya devletten aldığı yetkiye dayanan kamu tüzel kişilerinin geniş anlamdaki kamusal faaliyetlerinin gerektirdiği harcamaları karşılamak veya kamusal görevlerinin gereklerini yerine getirmek amacıyla yasal esaslara uymak kaydıyla ve hukuki cebir altında, özel bir karşılık vaadi olmaksızın geri vermemek üzere gerçek kişilerle gerçek olmayan kişilerden aldıkları parasal tutarlardır

120 Verginin Seyri  İhtiyari yardım-zorunlu yardım-zorunlu mükellefiyet  Özel-Yarı Özel-Yarı Kamusal nitelikten tahsili- harcanması kamu hukukuna dayalı ödemeler  Arizi-olağanüstü kaynaktan-olağan mali kaynak  Tahsis ilkesinden-ademi tahsis ilkesine  Ayni-bedeni nitelikten parasal niteliğe  Yardımcı finansman aracından-asli finansman aracına

121 Vergileme Yaklaşımları  Faydalanma-Mübadele Kuramları: Mekanik devlet görüşünü benimseyen faydalanma- mübadele kuramı savunucularını üç başlık altında incelemek olasıdır.  Fiyat-Vergiyi Kamu Hizmetlerinin Bedeli Sayan Değişim Görüşü: Vergi başta güvenlik-adalet olmak üzere kamu tarafından sağlanan hizmetlerin bedeli olarak kabul eder. Mirabeau vergiyi devletin vatandaşlarına sunduğu hizmetlerin bir bedeli olarak tanımlamaktadır. Proudhon, vergiyi bir gönüllü değişim olarak görür ve devletin hizmet sunumu karşılığında vatandaşlardan aldığı karşılık olarak tanımlar. Fredrich Von Wieser vergiyi kollektif ihtiyaçların giderilmesi için ödenen bir bedel olarak görür. De Viti De Marco vergiyi devlet örgütlenmesinin bir bedeli olarak tanımlar. Dahası Krehl verginin en önemli unsuru olan mali cebir özelliğini devletin hizmet sunumuna bağlı olarak açıklamaktadır. Lock, Proudhon, Pufendorf, T.Hobbes, P.Leroy, Beaulieu, Clemens Royer ve Von R. Wieser bu görüşün öncüleridir. Vergi birey-devlet arasında zorunlu bir değişimdir; bu değişimde devlet herkese eşit fedakarlık yüklemek zorunda değildir; ancak adil olmak zorundadır  Prim-Vergiyi Sigorta Primi Kabul Eden Görüş: Vergi, vatandaşların hayatlarının ve mallarının her türlü riske karşı korunması için devlete ödedikleri bir tür sigorta primi olarak kabu edilmektedir. Monterquieu vergiyi, bireylerin gelecekten emin olmak ve kaygısız yaşamak için yaptığı fedakarlık olarak adlandırmaktadır. J.J.Rousseau ve Emile de Girardin vergiyi, herkesin mallarının tamamının korunması için mallarından verdiği pay olarak tanımlamaktadır.  Maliyet-Vergiyi Genel/Sosyal Üretim Giderlerine Katılma Payı Kabul Eden Görüş: Devlet, anonim ortaklık gibi bir üretim birlikteliğidir ve milli sermayeyi işletmekle görevlidir; dolayısıyla vatandaşlar bu birliğin hissedarları olarak genel üretim giderlerine vergi yoluyla iştirak etmelidirler. M.Thiers vergiye, toplumda veya şirkette herkes sahip olduğu hisse kadar ödemede bulunur şeklinde yaklaşmaktadır. (J.J.Rousseau, Victor Meiner ve Duc de Broglie)

122 Vergileme Yaklaşımları  Otorite ve Egemenlik Kuramları: Organik devlet anlayışını benimseyen yazarlar, vergi-çıkar ilişkisini tamamen reddetmekte ve vatandaşların mali güçlerine vergilendirilmesi gerektiğini savunmaktadırlar.  Milli Görev-Fedakarlık Görüşü. Aristo ve Eheberg gibi düşünürler vergiyi, milli dayanışmayı ve uyumu yansıtan bir fedakarlık olarak görürler ve vergi vatandaşlık bilincinin oluşması için zorunlu dur. (F.Neumark, J.S.Mill ve H. Laufenburger). G.Jeze ve İ.F. Pelin vergiyi sırf siyasi bir cemaat üyesinden olmak sıfatıyla kamusal hizmetleri karşılamak için fertlerden kanunla tesbit olunan kaidelere göre alınan paralar şeklinde tanımlamaktadır.  Toplum Bilinci Görüşü: Vergi, toplum bilincinin tüm vatandaşlara yayılması için devletin cebir gücüne dayalı olarak aldığı bir paydır. Mali cebir gücü vatandaşlık bilincinin asgari bir düzeyde tutulması için gereklidir. (Vocke ve Ritschl)  Hukuki Cebir ve Yaptırım Görüşü: Mutlak otorite görüşü olarak adlandırılan bu yaklaşımda, vergi yalnizca devlet otoritesince gerek görüldüğü ve ödenmemesi durumunda hukuki yaptırımlara bağlandığı için vardır. Vergilemede asıl olan, vergilemenin meşruluğu değil, vergilemeyi gerektiren devlet faaliyetlerinin meşruluğudur ve vatandaşlar vergiyi koyan hukuki otoritenin yasallığını sorgulayabilir. (F.Neumark)

123 Vergi Yapısı-Sosyal Yapı ilişkisi  Colm-Hilzener Yaklaşımı: Her sosyo-ekonomik gelişme düzeyi için farklı bir vergi yapısının ortaya çıkması Colm-Hilzener’i bu ilişkiyi açıklamada sosyo- ekonomik kalkınma süreci aşamalarına göre ayrı ayrı analiz edilmesi gereğine yönlendirmiştir.  Birinci Aşama: Sosyo-ekonomik kalkınmanın ilk safhasında tüketim sınırlandırılarak yatırımlar artırılmalı ve yatırımlardan sağlanan karların tekrar yatırılması sağlanmalıdır. Bunun için vergi sisteminin harcama vergilerine dayanması ve şirket- şahıs kazançlarının düşük oranda vergilendirmesi gerekmektedir.  İkinci Aşama: Kitle üretim artıp ve sermayenin güçlendiği bu safhada tüketim pazarının genişletilmesi gereği ortaya çıkmıştır. İşçi-tüketici kesimi örgütlenmediği için ekonomide gelir dağılımı sermaye grubu lehine bozulmuştur. Bu süreçte harcama vergilerinin nispi önemi azalarak vergi sistemi artan oranlı gelir-servet vergilerine kaymaktadır.  Üçüncü Aşama: Kapitalist sermayenin toplam gelirden aldığı pay azalmış buna karşın sabit gelirli grubun gelirden aldığı pay artmıştır. Kamusal mallar paketinin refah devleti anlayışı gereği genişlemesi kamu finans ihtiyacını artırmıştır. Bu aşamada asgari geçim düzeyinin üzerindeki gelirler sert artan oranlılıkla vergilendirilirken, kurumlardan alınan vergilerin önemi artmaktadır. Dahası yararlanana ödetme ilkesi her fırsatta uygulanmaktadır.

124 Vergi Yapısı Sosyal Yapı İlişkisi  Hinricsh Sosyal Mobilizasyon Teorisi Geleneksel ToplumGeleneksellikten ÇıkışModern Topluma GeçişModern Toplum G T Bütçe Açığı GV ve KV KDV Gümrük Vergileri Kelle vergisi

125 Vergilemenin Unsurları  Vergi Alacaklısı  Vergi Borçlusu  Zora Dayalı Olması  Karşılıksız Olması  Kamu Harcamalarının Genel Karşılığı  Parasal Olması

126 Vergilemenin Amaçları  Mali Amaç:  Bütçenin finansmanı  Ekonomik Amaç: Bastiat’a göre “vergi ancak devlete ödenmelidir” ve Stourm’a göre “vergi ne teşvikçi, ne ahlakçı ne de, himayeci olmalıdır”  Yatırımların Teşviki  Üretim-Tüketimi Teşvik-Kısıtlama  Ödemeler Dengesini Düzeltmek  Tasarrufu Teşvik Etmek  Ekonomik İstikrarı Sağlamak  Ekonomik Yapıyı Değiştirmek  Atıl Kapasiteyi Önlemek  Spekülasyonu Önlemek  Eleştiri: Sosyal Amaç: Wagner: Serbest müdahale rejiminin servet dağılımında yarattığı haksızlıkları düzeltmektir  Gelir-Servet Dağılımını Düzenlemek  Sosyal Güvenliğin Sağlanması  Nüfus Politikası  Çıkar-Baskı Grupları  Dini Amaç:  Ahlaki Amaç:

127 Vergileme Tekniği  Verginin Kaynağı: Yeni bir vergi ihdası vergi kaynağının tespiti ile başlar. Verginin kaynağı gelir, servet ve harcamalardır. Verginin kaynağı ekonomik-mali bir tercih olduğu kadar politik bir tercihtir. Ekonomik açıdan vergi kaynağının verimli olması, mali açıdan vergi toplama maliyetinin düşük olması ve politik açıdan ise siyasi ideoloji ile örtüşmesi gerekir.  Bir Verginin İsimlendirilmesi ve Kanunların Formüle Edilmesi: Vergi fikrini gerçekleştirme sanatının ilk aşaması verginin isimlendirilmesi aşamasıdır. Verginin isimlendirilmesini vergisel kavramların ve hükümlerin formüle edilmesi yani vergi kanunlarının yazılması aşaması izler. Yeni bir verginin ihdasında zamanlama ve tepkilerin önceden tespit edilmesi gerekir. Vergi kanunlarının formüle edilmesinde baskı gruplarının etkisinin en aza indirilmelidir. Baskı-çıkar gruplarının etkisi vergi kanunlarının formüle edilmesinde vergilerin bütünlüğünü bozma ihtimali yüksektir. Vergi kanunlarının çoğu adlarını konularından almaktadır.  Vergi Konusunun Tespiti (Vergi Objesi): Üzerine vergi konulacak ekonomik kaynağın tespitinde, ekonomik kaynağın verimlilik, süreklilik, düşük maliyetli olma ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerekir. Bunun yanında objektif vergi mükellefiyetini daraltan istisnaların formüle edilmesi önemli bir konudur. Vergi harcaması boyutunun yüksek olması matrah aşınmasına ve vergi içsel bütünlüğünün bozulmasına yol açar. Verginin konusu tespit edildikten sonra vergiyi doğuran olayın tanımlanması gerekmektedir. Verginin konusu vergi kanunlarının ilk maddesinde açık biçimde tanımlanır.  Verginin Kapsamı: Muafiyet (verginin subjektif sınırı) ve istisna (vergi konusunun objektif sınırı), tam-kısmi, sürekli-geçici ve mutlak-şartlı istisna/muafiyet düzenlemesi yapılır.  Vergiyi Doğuran Olay: Vergi yasaları ile mükellef arasında mekanik bağın kurulmasına yol açan iktisadi işlemdir. Alım-satım, teslim, belge kesme….

128 Vergileme Tekniği  Mükellefin Tespiti (Vergi Süjesi): Vergi mükellefinin (vergi borçlusu) veya vergi ödeyicisinin (vergi sorumlusu) kim olacağının tespitidir. Mükellefin tespiti vergi yükü analizi açısından önemli bir husustur. Ekonomik açıdan vergi süjesi ile yasal vergi süjesi farklılaşabilir. Bu durumda ihdas edilen yeni verginin gerçek vergi taşıyıcısının tespiti ekonomi politikası hedefleri bakımından önem arz etmektedir. Subjektif vergi mükellefiyetini daraltan muafiyet ve istisnaların formüle edilmesi (tam-kısmi, sürekli-geçici, mutlak-koşullu muafiyetlerin tanımlanması, özel-genel indirimlerin formüle edilmesi) ve kişisel vergi mükellefiyetini genişleten müşterek- müteselsil sorumlulukların tanımlanması (E.Blumenstein vergi dayanışması olarak adlandırır) mükellef tespiti sürecinin önemli konularıdır.  Maddi vergi yükümlülüğü, vergi borç-alacağı şeklinde ortaya çıkar ve kamu hukukundan doğan vergi alacağı hizmetlerin sunumunda imtiyazlıdır.  Şekli vergi yükümlülüğü vergi borç-alacağının tespitinde kayıt tutma-belge düzeni, mükellefiyeti düzenleyen çerçeve kanunlar(kanuni ehliyet, ölüm halinde vergi alacağı...gibi), yükümlülüğün daraltılıp-genişletilmesi (dar-tam mükellef), vergi sorumluluğu sınırlarının belirlenmesi (ortaklaşa-müşterek sorumluluk veya zincirleme sorumluluk: vergi dayanışması veya mükellef dayanışması denir), yükümlünün belirlenmesi (yasal yükümlü, vergi sorumlusu, aracı yükümlü, vergi yüklenicisi) aşamalarını kapsamaktadır. Yasal Mükellef, Aracı Mükellef kimler olacaktır, verginin nihai yüklenicisi kimdir.

129 Vergi Tekniği  Vergi mükellefi ya da yükümlüsü, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir. Yani mükellefi, hukuki olarak kendine vergi borcu isabet eden kişidir.  Kanuni mükellef, vergi kanunları bakımından mükellef olarak tanımlanan, adına vergi borcu düşen ve bu borcu ödemek zorunda olan kişidir. Bu mükellefiyet kişiye bağlıdır ve sözleşmeyle başkasına devredilemez. Ancak bazı kişiler, ödemek zorunda oldukları vergileri piyasadaki fiyat hareketlerinden yararlanarak başkalarına yansıtabilirler.  Aracı mükellef, kanuni mükellef olduğu vergiyi başkasına yansıtan kişidir. Başka bir ifadeyle, kanuni mükellef durumunda bulunan kişinin, ödemiş olduğu bir vergiyi başkasına aktarması sonucu karşılaştığı durumu aracı mükellef ifade etmektedir.  Buna karşılık mal ve hizmeti satın almak suretiyle, bu mal ve hizmetin fiyatı içinde gizlenmiş olan vergiyi ödemek zorunda olan nihai tüketici ise vergi yüklenicisi olmaktadır.  Sorumlu Mükellef, verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhattap olan kişidir.

130 Vergi Tekniği  Matrahın Tespiti: Vergi konusunun vergi borcunu hesaplamak için döndürüldüğü teknik-ekonomik miktardır. F.Neumark’a göre matrah teknik-fiziki veya ekonomik-parasal olarak düzenlenir. Matrahın fiziki birimler türünden tanımlandığı matrah yapısı spesifik matrah; matrahın parasal değer olarak tanımlandığı matrah yapısı ad-valorem matrah olarak adlandırılır. Spesifik matrah yapısı esnek-konjonktürel olmayan yapısı, kalite farklılıklarını algılayamayışı nedeniyle modern vergi yapılarında fazlaca kullanılmaz. İndirimlerin düzenlenmesi, matrahtan indirim veya vergiden mahsup yöntemlerinden hangisinin tercih edileceği tespit edilmelidir. Matrah,  Beyan Usulü,  Karine/Dış Göstergeler Usulü,  Götürü Usül ve  İdarece Takdir Usulü

131 Vergileme Tekniği  Sorunlar:  Vergi Erozyonu (Vergi matrahının vergi harcamalarındaki artış ve vergiden kaçınma-vergi kaçırma nedeniyle küçülmesi) ve  Vergi Harcamaları: Muafiyet, İstisna ve İndirimlerin formüle edilmesi aşamalarından oluşmaktadır. Vergi harcamalarının maliyetini belirlenmesinde  Vazgeçilen Gelir Yöntemi (vergi ayrıcalıklarına yer verilmiş olması nedeniyle vergi hasılatında ortaya çıkan azalma),  Kazanılan Gelir Yöntemi (vergi ayrıcalıklarının kaldırılması halinde ortaya çıkan gelir) ve  Harcama Dengesi Yöntemi (vergi sonrası yaratılan fayda düzeyine ulaşılabilmesi için vergi öncesi kamu harcama tutarının tahmini) yöntemleri kullanılır.önemli bir sorundur

132 Vergi Tekniği  Vergi Tarifelerinin Belirlenmesi:  Şekli tarife teorisi: tarifenin münferit unsurlarının çeşitli birleşimlerinden doğan çok sayıda tarife biçiminin tahlil ve sistematize edilir. Şekli tarife teorisi Karl Brauer, Werner Kipke, Harold Wick ve Adolf Lampe tarafından geliştirilmiştir. Şekli tarifenin belirlenmesi spesifik (miktar üzerinde)- advalorem (değer üzerinden) tarifeler olarak formüle edilebilir  Maddi tarife teorisi: çeşitli tarife şekillerinin ekonomik, mali, sosyal etkilerinin araştırılması ve vergi politikasının amaçlarına en uygun tarife şeklinin seçilmesidir.  Götürü: MTR=0,  Tek (Düz) Oranlı: ATR=MTR,  Artan Oranlı: MTR>ATR,  Tersine Artan Oranlı (Ric’i): MTR

133 Vergi Tekniği Karl Brauer’e göre tarifeler açık artan oranlı tarifeler ve gizli artan oranlı tarifeler ve kombine tarifeler olmak üzere üç şekilde düzenlenebilir.  Açık artan oranlı vergi tarifesinde önce vergi tarifesinde en küçük oranlı en büyük oran arasındaki fark olan yükseklik farkı ve en küçük oranın uygulandığı matrah ile en yüksek oranın uygulandığı matrah arasındaki miktar olan uzunluk farkı tespit edilir.  Basamak Tarife (vergi oranının ilgili tarife basamağı içinde sabit kaldığı; ancak bir üst basamağı geçildikçe arttığı tarifelerdir.  Sıçramalı  Zig-zaglı  Doğrusal Tarife basamak yöntemin yarattığı sıçramaları azaltmak için tarife basamaklarının küçük düzenlendiği tarife yapısıdır  Eğri Tarife  Dilim Usulü, matrah taşmalarının taşan kısmının üst orandan vergilendirilmesini öngören;  Uç Tarife her defasında bir önceki vergi basamağı için kendisinden önce gelen basamaklara ait vergilerin toplamını ifade eden vergi miktarının gösterildiği, böylece bunu izleyen vergi basamağının sadece bir öncekine kıyasla fazla olan matrah kısmının vergisinin hesaplanmasını öngören  Formül Tarifeler kanunda vergi tarifesi için öngörülen formülün belli vergi matrahlarına karşılık gelen vergi oranı ile vergi miktarının hesaplanması için geliştirilmiş dilim usulünün gelişmiş şekli

134 Vergi Tekniği  Gizli Artan Oranlı Vergi Tarifeleri, vergi yapısının indirimler ve farklılaştırma nedeniyle gizli müterakki olmasından kaynaklanmaktadır. Sabit indirim yoluyla sağlanan gizli müterakkiliğin en tipik örneği GV uygulanan en az geçim indirimi uygulaması oluşturur. Farklılaştırma matrahtan mutlak tutarların indirilmesi veya oransal indirim şeklinde düzenlenebilir.  Matrahtan İndirim  Vergiden İndirim.  Kombine (bileşik)Tarifeler,  Tek Matraha Dayalı Kombine Tarifeler (yan-yana arka-arkaya birlikte bulunan bağımsız temel tarife şekli olan karma tarife ile üstüste birlikte bulunan bağımsız temel tarife şekli olan ek tarifelerden “sur-tax” oluşur) ve  Farklı Matrahlara Dayalı Kombine Tarifeler (karşılıklı bağımlılık içinde bulunan matrahların birleştirilmesi esasına dayalı çok taraflı tarifeler ile tamamen bağımsız matrahların yan-yana birlikte bulunduğu tarifeler olan paralel tarifelerden oluşur. (veraset-intikal)

135 Vergi Tekniği  Azalan Oranlı Tarife (MTR

136 Vergi Tekniği  Yükseklik Farkı tarifedeki en düşük oran ile en yüksek oran arasındaki fark;  Uzunluk Farkı tarifedeki en düşük-yüksek oranlara karşılık gelen matrah farkı;  Tarife Basamakları oranların uygulandığı matrah aralıklarına;  Artış Oranı tarifede yer alan oranlar arasındaki fark  Ortalama Vergi Oranı tarifeye göre hesaplanan vergi tutarının matraha oranı,  Marjinal Vergi Oranı matrah değişimlerine verginin uyumu olarak

137 Vergi Tekniği  Tarife yapısının artan oranlılığını hesaplamada iki yöntem vardır.  Birincisi: gelir artarken, ortalama vergi oranındaki artış yükseldikçe daha müterakki bir sisteme geçiliyor demektir.  İkincisi, vergi hasılatı gelir esnekliğinin yüksek olmasıdır.

138 Vergi Tekniği  Verginin Tarhı:  Beyanen tarh yükümlünün beyanına istinaden yapılan tarhiyattır  İdarece Takdir Usulü  re’sen tarh verginin tarhından sonra maddi delirlere ve yasal ölçülere dayanılarak saptanan bir matrah veya matrah farkı üzerinde ilave vegi tarh edilmesi  ikmalen tarh matrahın tamamen veya kısmen maddi delillere dayanılarak tespitine olanak bulunmadığı durumlarda takdir komisyonları tarafından takdir edilecek matrah veya matrah farkı üzerinden tarhiyat  idarece tarh verginin tarhı için yasal sürelerde idareye başvurmayan veya yasada belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek zamanında tarh yapılamayan durumlarda verginin edilmesi  Verginin Tebliği:  Posta yoluyla ihbarname gönderilmesi,  memur aracılığı ile tebliğ,  tekalif cetvelleri asılması ve  ilan yoluyla tebliğ

139 Vergi Tekniği  Verginin Tahsili:  Tarihsel nitelikli usuller (iltizam, ihale, emanet ve halk temsilcileri yoluyla tahsil yöntemleri)  modern tahsil yöntemleri (tahsildar yoluyla tahsil, bizzat yükümlü tarafından mali idareye yatırılması yoluyla tahsil, pul-bandrol yapıştırılması-kıymetli kağıt kullanılması yoluyla tahsil, otomatik usuller) tercihini kapsar. Verginin ödenmesi bakımından vergi sorumlusunun belirli olması son derece önemlidir.  Vergi bizzat mükellef tarafından yatırılabileceği gibi yetkili kişiler tarafından toplanma (İltizam, İhale, Temsilciler, Emanet Usulü) veya Kaynakta Kesme/Stopaj usulüyle tahsili mümkündür. Sorunlar:  Vergiden Kaçınma ve Vergi Kaçakçılığı:  Vergiden Kaçınma:  Verginin Yansıtılması,  Dönüştürülmesi,  Sermayeleştirilmesi  Vergi cennetleri,  vergi cepleri/sığınakları  vergi kaçakçılığı  matrah küçültme-yoketme faaliyetleri

140 Vergi Tekniği  Çifte Vergilendirme Sorunu: Aynı vergi konusu üzerine birden fazla vergi konulması; vergileme yetkisinde çatışma durumudur. Muafiyet, İstisna ve İndirimler ve uluslararası çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ile bu olumsuzluk giderilmeye çalışılır. Sur-tax uygulaması buna güzel bir örnek teşkil etmektedir.  Vergi İadesi: Sosyo-ekonomik nedenlerle mükelleflerin daha önce ödedikleri verginin tamamen-kısmen vergi idaresince iade edilmesidir. Çalışanlara Vergi İadesi uygulaması, İhracatta Vergi İadesi ve Yatırım Malları İthalatında Vergi İadesi yöntemleri bu bağlamda örnek oluşturmaktadır.

141 Vergi Tekniği  Vergi Denetimi:  Vergi listelerinin açıklanması (vergi levhası, vergi rekortmenleri listeleri veya vergi yüzsüzlerinin ilanı gibi),  vergi objelerinin beyan edilen değerinin maliyece satın almaya esas oluşturması,  yükümlülerin beyanını yemine davet suretiyle denetlenmesi, ve vergi incelemesi yöntemlerinden birisi seçilmelidir.  Yoklama (vergi yönetiminin yükümlüleri ve yükümlülükle ilgili maddi olayları, kayıtları ve konulan saptamaya yönelik araştırma işlemi),  İnceleme (ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak amacıyla mükellefin defter kayıtları, belgeleri ve envanteri üzerinde yapılan derinlemesine araştırma),  Arama (ihbar veya inceleme nedeniyle mükellefin vergi kaçırdığına dair belirtiler bulunması halinde mükellefin ve taraf olan üçüncü şahısların üzerlerinde, işyerlerinde veya konutlarında delillerin toplanması için yapılan araştırma, sulh hukuk yargı kararı gereklidir),  Bilgi Toplama (vergilendirme bakımından önem taşıyan bilgilerin vergi yönetimince toplanması)

142 Vergi Tekniği  Vergi Alacağının Sona Ermesi:  Mahsup (Tarh aşamasında hesaplanan verginin mükellef tarafından daha önce ödenmiş vergi miktarının indirilmesi),  Takas (hesaplanan vergi borcundan bireyin devletten alacağının düşülmesi),  Terkin (tahsil zorluğu, önemsiz vergi alacakları, olağanüstü durumlar ve vergi hataları nedeniyle kamunun vergi alacağından vazgeçmesi),  Zamanaşımı (yasaların öngördüğü sürenin dolması),  Af (vergi afları) ve  Reddi Miras yöntemleri ile sona erer.

143 Vergileme İlkeleri

144 Subjektif Vergileme İlkeleri  Genellik  Adalet  Yararlanma İlkesi  İktidar (Ödeme Gücü) İlkesi  Yatay Adalet  Dikey Adalet  Eşitlik  Toplam min  Eşit  Eşit oransal  Eşit marjinal

145 Vergilemede Eşitlik  Cohen-Stuart ve Edgeworth tarafından fedakarlıkta eşitlik ilkesi üç farklı şekilde tanımlanmaktadır.  -Eşit Fedakarlık: Bireylerin varlıklarının kendisine sağladığı toplam faydasının eşit kısmının vergi olarak alınmasıdır. Verginin para ile ölçülen yükünün, toplumu oluşturan tüm bireylerin vergi yüklerini eşit kılacak şekilde dağıtılmasına eşit fedakarlık ilkesi denir.  -Eşit Oranlı Fedakarlık: Vergi ödeme gücü yüksek olan bireylerin, ödeme gücü düşük olan bireylere kıyasla, kollektif yararlardan daha az yarar sağladığı düşüncesiyle, daha yüksek oranda vergilendirilmesini öngörür. Bireylerin gerçek vergi yükü, onun kendi gelirinden elde ettiği ekonomik refah ve fayda ile eş oranlı olmalıdır.  -En Az Toplam Fedakarlık: Vergileme yoluyla sağlanan toplam hasılatın, toplumun tüm kesimleri üzerinde yarattığı toplam fedakarlığın en az düzeyde olmasını öngörmektedir. Böylece, vergilemenin reel yükü toplumu oluşturan bireyler arasında en az hissedilir şekilde dağıtılmış olacaktır. Burada mükellefler arası eşitlik değil, toplum için bir bütün olarak verginin uygunluğu irdelenmekte ve verginin, gelir veya servetin daha az faydalı marjinal birimlerinden alınması gerektiği savunulmaktadır. Azalan Marjinal Fayda Kuramı gereği, zengin birey için gelir veya servetin marjinal faydası, fakir bireyin gelir veya servetinden sağladığı marjinal faydadan daha düşük olduğu kabul edildiğinden, vergilerin zengin bireyden alınması gereği kaçınılmazdır. Bu ilke, tüm mükellefler açısından varlıkların aynı düzeye indirgenmesi sonucunu doğuracaktır.

146 Vergi Eşitlik İlkesi TU MU Y Y

147 Vergi Ödeme Gücü Göstergeleri  Gelir  Henry Simons, vergilendirme açısından gelirin esas alınması konusu üzerinde durmuş ve bütün vergilerin, netice itibariyle bireylerin gelirlerine yönelik olduğunu öne sürmüştür. Simons vergilendirmenin gelir üzerinden yapılmasını savunurken geliri geniş anlamda ele alarak, vergide yatay ve dikey adaletin sağlanması için gelir üzerinden alınan diğer tüm vergilerin kaldırılması gerektiğini savunmuştur.  Servet  Nicolas Kaldor’a göre Servet Vergileri atıl fonların çözülerek ekonomik üretim sürecine katılmasına yararı olacaktır.  Harcama  Hobbes, Mill, Fisher ve Kaldor’a göre vergi ödeme gücünün göstergesi gelir veya servet değil, gelir veya servetin tüketime harcanan kısmıdır. J. A. Kay ve M. A. King, bir adım daha ileri giderek, ömür boyu harcama vergisi önerisinde bulunmuşlardır.

148 Vergi Ödeme Gücüne Ulaşma Teknikleri  1.En Az Geçim İndirimi Uygulaması: Kişinin kendisi ve ailesinin yaşamını sürdürmek veya üretim olanaklarını devam ettirmek için ihtiyaç duyduğu minimum gelir düzeyidir. Bu gelir düzeyinde ödeme gücü sıfırdır ve vergilendirme kapsamı dışında tutulmalıdır. Bu asgari tutarın altında gelir elde eden bireylere ise negatif gelir vergisi uygulanması toplumsal adaletin bir gereğidir. En az geçim indirimi haddinin saptanmasında üç farklı yaklaşım mevcuttur.  -Fizyolojik Asgari Görüş: En az geçim indirimi olarak saptanacak tutar, bireyin fizyolojik varlığını devam ettirmesine yetecek miktarda olması esastır. Ancak, fizyolojik varlığın idamesi için gerekli miktar yaşa, cinsiyete, ırka, iklime, sosyo-psikolojik etkenlere ve nihayet bireyin sağlık durumuna göre değişiklik arz edebilecektir. Bu nedenle pratikte fizyolojik asgari görüşün uygulama olanağı hemen hiç yoktur. -Kültürel Asgari Görüş: Asgari geçim indiriminin, çeşitli sosyal sınıfların hayat seviyelerine göre belirlenmesi yaklaşımıdır. Ancak burada da, en az geçim indirimi miktarının toplumun sosyal sınıfları arasında değişeceği açıkça görülmektedir. -Medeni Asgari Görüş: Mükelleflerin vergi karşısındaki durumlarının adil ve gerçekçi olarak kavranması için bireylerin medeni durumlarının (evli-bekar, çocuk sayısı...)dikkate alınması gerektiği görüşüdür. En az geçim indirimi, başlıca üç şekilde uygulanmaktadır.  -Matrahtan İndirim Sistemi: Vergi mükellefinin gelirinden, en az geçim indirimi tutarının indirilmesi ve kalan kısmın vergilendirilmesi şeklindeki uygulamadır. T, ödenecek vergi borcunu; Y, vergiye tabii geliri; İ, en az geçim indirimi tutarını ve t vergi oranını göstermek üzere, matrahtan indirim sistemi aşağıdaki gibi formüle edilebilir. T= t (Y-İ) -Vergiden İndirim (Dekot) Sistemi: Bu sistemde, önce mükellef vergiye tabi geliri üzerinden vergilenmekte, daha sonra en az geçim indiriminin tarifeye göre bulunan vergisi, toplam vergiden düşülmektedir. T= tY-tİ-Bölme (Katsayı) Sistemi: Aile gelirinin aile bireyleri sayısında bölümlenmesinden sonra vergilendirilmesini öngören bir sistemdir. Burada artan oranlı tarifenin gelir dilimleri üzerindeki etkisinden yararlanılmaktadır. Gelirin aile bireyleri arasında bölümlenmesi durumunda, her bir gelir kısmının ayrı vergisi hesaplanacağından gelir daha düşük oranlarda vergilendirilecek ve ailenin toplam vergi yükü azalacaktır. Bölme sisteminin iki uygulama şekli vardır. İlkinde, ailenin geliri, isteğe bağlı olarak, karı ve koca tarafından elde edildiği varsayılarak ikiye bölünmekte ve ayrı vergilendirildikten sonra bulunan vergiler toplanmaktadır. T= (t*)*2. İkinci yöntemde, aileyi oluşturan bireylerin herbirine, yasal düzenlemeler doğrultusunda bir katsayı verilmekte ve ailenin geliri katsayılar toplamına bölünerek artan oranlı vergi tarifesi içinde vergilendirilmektedir. T= (t*)*k

149 Vergi Ödeme Gücüne Ulaşma Teknikleri  2.Artan Oranlı Tarife Yapısı: Kişilerin vergi ödeme gücünün elde ettikleri gelir arttıkça artmasını sağlamak üzere, vergi borcunun hesaplanmasında matraha uygulanacak oranın da artmasıdır. J.S. Mill, Muckingham, A. Wagner, Neumann, Stein, J. Garnier (artan oranlı vergilemenin tüketicilerin daha çok ödedikleri dolaylı vergiler itibariyle dengeyi sağlayacağını savunmaktadır), JJ.Rousseau, J.B. Say gibi teorisyenler ile, A. Smith (vergiye dayanıklılık bakımından yüksek ödeme gücü daha uygundur), Gide, Seligman (her nekadar artan oranlılığın en uygun derecesini matematik incelikle belirlemek olanağı yok ise de, adalete yaklaşmak açıkça adaletsizlik yapmaktan daha iyidir; ancak artan oranlılığın azalarak artan oranlılık şeklinde düzenlenmesinin adil olacağını savunmaktadır) ve E. Sax gibi maliyeciler tarafından da savunulan bir yaklaşımdır. Vergi matrahındaki artmaya bağlı olarak, vergi oranı da aynı doğrultuda artmaktadır. Vergi matrahı yükseldiğinde, efektif ortalama vergi oranı da yükseliyorsa tarife artan oranlıdır. Artan oranlı vergi tarifesinde vergi oranı vergi matrahının artış oranından daha hızlı yükselmektedir. Vergi adaletini sağlamak ve vergi ödeme gücüne ulaşmada artan oranlı tarifelerin kullanılması, J. S. Mill, Buckingham, Wagner, Neuman, Stein, J. Garnier, J. J. Russeau, J. B. Say gibi teorisyenler ve Gide, Seligman, Sax gibi maliye sosyologları tarafından savunulan bir uygulamadır. Artan oranlı vergi tarifesinde amaç, eşit oranlı vergilemenin sakıncalarını gidermek ve vergi adaletini gerçekleştirmektir. Hobbes, Mc Culloh, Vauban, Turgot, Paul Leroy ve Beauleu gibi yazarlar vergiye dayanıklılık açısından yüksek ödeme gücünün daha uygun olduğu tezine dayanan artan oranlı tarife yapısını, vergi kaybına yol açma, tasarruf-yatırımları olumsuz etkileme, keyfilik içerme ve kaynak dağılımını bozma etkileri nedeniyle şiddetle eleştirmişlerdir. Artan oranlı vergi tarifeleri dört şekilde düzenlenmektedir.-Sınıf Usulü Artan Oranlılık: Düz veya katı artan oranlılık olarak ta adlandırılan, sınıf usulü artan oranlı tarifelerde vergi oranı, matrah diliminin değişmesine bağlı olarak azalmakta veya artmaktadır. Vergi konusu olan gelirin tabi olduğu dilimin yükselmesi halinde, tüm matraha uygulanacak oran da yükselmekte, sınıf değiştikçe matrahın geneline uygulanacak vergi oranı da yükselmektedir. -Dilim Usulü Artan Oranlılık: Belirli matrah dilimleri için o dilime özgü vergi oranlarının uygulanması şeklindedir. Dilim usulü artan oranlılıkta matrah, tarifenin öngördüğü dilimlere bölümlenmekte, her dilim için ayrı bir vergi oranının uygulanması yoluna gidilmektedir. Sınıf usulü artan oranlılıkta tarife yapısında belirlenen limitleri aşan gelirin tamamı bir üst oranda vergilendirilirken, dilim usulü artan oranlılıkta sadece limiti aşan kısım bir üst oranda vergilendirilmektedir. -Gizli Artan Oranlılık: Burada vergi gerçekte tek (düz) oranlıdır ve matrahtaki değişmeden bağımsızdır. Matrahın büyüklüğü dikkate alınmaksızın her mükellefin matrahına aynı boyutta indirim uygulanması sonucunda mükelleflerin vergi yükleri değişmektedir. -Tersine Artan Oranlılık: Tek oranlı bir vergi tarifesinin uygulanması durumunda, gelire kıyasla vergi oranının düşmesi sonucu ortaya çıkan tersine artan oranlılık, fakir bireyleri zengin bireylerden daha yüksek vergilendireceğinden, vergi adaletine ters düşen sonuçlar yaratır. Vergi ödeme gücünde ortaya çıkan değişmeler tek oranlı vergi yapısında yakalanamadığı için, vergi ödeme gücü arttıkça ödenen vergi tutarı vergi ödeme gücüne oranı giderek azalmaktadır. Tersine artan oranlılık daha çok gider vergilerinde ortaya çıkar.

150 Vergi Ödeme Gücüne Ulaşma Teknikleri  3.Ayırma Kuramı: Gelirin sağlandığı kaynağa göre vergi ödeme gücü itibariyle dayanıklılığının farklı olduğu varsayımından hareketle, gelirin fonksiyonel sınıflaması dikkate alınarak gelirin elde edildiği kaynağa göre ayrılarak, farklı tarifeler içinde vergilendirilmesidir. Emek gelirinin sermaye, teşebbüs ve rant gelirlerine kıyasla daha az dayanıklı olduğu görüşünden hareketle emek gelirinin rant, teşebbüs ve sermaye gelirine oranlı daha düşük oranda vergilendirilmesi ayırma kuramı olarak bilinir. Sermaye, rant ve teşebbüs gelirlerinin vergiye daha dayanıklı olduğu genel kabul görmüş bir ilkedir. Emek gelirlerinin vergilendirilmesi toplumda büyük tepkilere yol açarken, diğer gelir unsurlarının vergilendirilmesinde bu tepki kulüpsel olmaktadır. Diğer gelir unsurları getirileri emeğin getirisine kıyasla daha sürekli olduğu varsayılır. Ayırma kuramının pratikte farklı uygulama biçimleri vardır.  -Gelirin Fonksiyonel Sınıflandırması ve Farklı Tarife Yapılarında Vergilendirme: Gelir, elde edildiği kaynağa göre emek, sermaye, teşebbüs ve rant geliri olarak sınıflandırılmakta ve her biri farklı tarife yapıları içinde vergilendirilmektedir.  -Sermaye Gelirlerinden Ek Vergi Alınması: Mükelleflerin geliri, önce herhangi bir ayrıma gidilmeksizin gelir vergisi tarifesi içinde vergilendirilir ve daha sonra sermayeden sağlanmış gelir üzerinden ek bir vergi alınır.  -Emek Gelirlerine İndirim Uygulanması: Emek ve sermayeden elde edilen gelirler aynı vergi tarifesi içinde vergilendirilirken, emek gelirlerinin bir kısmı vergilendirme kapsamı dışına alınmaktadır.  -Vergi Tarifesine Sınırlama Konulması: Mevcut gelir vergisi tarifesinin tüm dilim ve oranları aynen sermaye gelirlerine de uygulanmakta, ancak emek gelirlerine vergi tarifesinin belli bir orana kadar olan kısmının uygulanması yoluyla, emek gelirleri yüksek vergi oranlarında korunmaktadır.

151 Vergi Yapısının Etkinliği  Eşitlik İlkesi (yatay-dikey eşitlik),  yansızlık ilkesi (aşırı yük ile ölçülür),  kesinlik (yansımada, muhatapta, istisnada ve muafiyette kesinlik),  açıklık ilkesi,  yönetsel etkinlik ilkesi (vergi toplama maliyeti ve idari maliyetler ile ilgilidir).  H. Dalton ve “Bulduğun Gibi Bırak: H. Dalton’a göre vergi, bireylerarası verginin bulunmadığı duruma kıyasla mevcut durumu bozmaması gerektiğini savunur. Salınacak vergiler toplumda mevcut gelir ve servet dağılımını düzeltmeye çalışmamalıdır. Feldstein ve Musgrave’e göre iki kişinin refah düzeyi verginin konulmasından önce eşit ise, vergi sonrasında da eşit refaha sahip olmaları gerekir

152 Vergilerin Sınıflandırılması  Objektif-Subjektif Vergi Ayrımı: Mükellefin bireysel ödeme gücünü dikkate alan ve kişisel indirimleri içeren vergiler subjektif ve mükellefin objektif vergi ödeme gücünü dikkate alan reel nitelikteki vergiler objektif vergilerdir.  Verginin Amaçlarına Göre Ayrımı: W. Gerloff vergileri mali ve düzenleyici vergiler olarak iki grupta toplamaktadır. Kamusal ihtiyaçların temini için bütçe finansmanında kullanılan vergiler mali vergiler ve kamunun vergi süjelerinin davranışlarını (piyasa ajanları) etkilemek için kullandığı vergiler düzenleyici vergilerdir.

153 Vergilerin sınıflandırılması  Dolaylı-Dolaysız Vergiler Ayrımı: Verginin tarh ve tahsil tekniğine dayalı olan bu sınıflamada, ve A. Wagner’e göre tarifeye dayanan vergiler dolaylı ve beyannameye dayanan vergiler dolaysız vergilerdir. V.Shanz, Seligman, G.Jeze, Brauer, Lampe ve Laufenburger tarafından içerdiği belirsizlik nedeni ile şiddetle eleştirilen bu yaklaşım halen popüler bir sınıflandırma türüdür. J.G.Hoffman’a göre sabit veya sabit kabul edilen ve dolayısıyla tahmini daha önceden mümkün olan servet, gelir, kazanç ve irat gibi konular üzerinden vergi liste ve cetvellerinden yararlanılarak tahsil edilen vergiler dolaysız; vergi konusu geçici, az-çok tesadüfi ve önceden tahmini mümkün olmayan muamele, değişim, tüketim gibi konular üzerinden vergiyi doğuran olayın ortaya çıkması sonrası tarifelere dayalı olarak belli olmayan zamanlarda alınan vergiler dolaysız vergilerdir.

154 Vergilerin Sınıflandırılması  J.S.Mill, P.Leroy ve Beaulieu’a göre yansıtılan vergiler dolaylı ve yansıtılamayan mükellef üzerinde yerleşen vergiler dolaysız vergilerdir. C.Föhl ve J.F.Due’nin teorik çalışmaları ile Krzyzaniak-Musgrave, Cragg-Harberger-Mieszkowski (istikrarsızlık dönemleri) ve Gordon’un (fiyatlama politikası Mark- up fiyatlama) KV’nin yansıtılmasına ilişkin ampirik çalışmaları bu yaklaşımı geçersiz kılmıştır. Bu belirsizlikleri aşmak için F.Neumark, Dolaylı Vergileri, mükellefin bireysel vergi ödeme gücünü doğrudan kavrayan vergiler (GV ve SV) ve vergi konusunu ödeme gücü ile doğrudan ilişkilendiren vergiler (randıman vergileri, piyango vergisi, gayrimenkul değer artış vergisi) olarak tanımlamaktadır. Dolaylı vergileri ise, bireysel ödeme gücünü dolaylı dikkate alan ve vergi konusunu dolaylı kavrayan vergiler olarak tanımlar.

155 Vergilerin sınıflandırılması  Mükellefe-Piyasaya Yönelen Vergiler Ayrımı: G.Schmölders mükellefe yönelen vergileri, vergi ödeyicisi ve vergi yüklenicisinin aynı ve farklı olduğu vergiler olarak tanımlamaktadır. Piyasaya yönelen vergiler ise firmaların masraf vergileri ve özel tüketim, kullanım vergileri toplamı olarak tanımlar. Çok Unsurlu Vergiler (verginin tahsil tekniğine veya başka kriterlere göre birden fazla bağımsız vergilere bölünmesi), Tamamlayıcı Vergiler (vergilemeye ilişkin amaçların gerçekleştirilmesi için birbiriyle uyumlu birden fazla verginin yürürlüğe konulması, GV ve SV), Telafi Edici-Takip Edici Vergiler (vergiden kaçınmanın başka vergilerle önlenmesine yönelik vergiler), Denetleyici Vergiler (vergileri kontrol yönünden maliye otoritesine yardımcı olan vergiler KDV) ve Rakip Vergi Çifti (ayni iki konu üzerine konularak birbiriyle ilişkilendirilerek birinden kaçınmanın diğer vergiyi yükseltmesi durumudur).  Gelir-Gider-Servet Vergisi Ayrımı: Terhalle’ye göre vergilerin sınıflandırılmasında en uygun yaklaşım mükellefin vergi ödeme gücünün göstergesi olan gelir, servet ve harcama kriterlerini dikkate alan GV, SV ve TV dir.

156 Vergi Sistemleri

157 Vergi Gayreti ve Vergileme Kapasitesi  Vergi Gayreti: Ödenen vergi ile gelir arasındaki ilişkidir. Fiili vergi gayreti, belli bir dönemde sağlanan fiili vergi hasılatının GSMH oranıdır.  Vergi Gayreti=Fiili Vergi Gayreti(=Fiili Vergi Oranı)/Vergi Kapasitesi  Vergi Gayreti=1→Vergi Kapasitesi tam olarak kullanılıyor  Vergi Gayreti>1 → Vergi kapasitesi üstünde vergi gayreti var  Vergi Gayreti<1→ Vergi kapasitesi tam olarak kullanılamıyor  Vergileme Kapasitesi, bir ülkede toplanacak vergilerin aşamayacağı teorik üst sınırdır. Vergi matrahı teorik olarak MG düzeyidir. Vergi harcamaları matrahı aşındırır vergi erozyonuna yol açar. Vergileme kapasitesi  Ekonomik Faktörler: milli gelir düzeyi, Gelir Dağılımı Adaleti Monetizasyon Otokonsomasyon Derecesi),  Teknik Faktörler: Vergi Denetim Etkinliği, Vergilerin Teknik Yapısı) ve  Sosyo-Psikolojik Faktörler : Vergiye Karşı Tepki, Vergi Ödeme Alışkanlıkları) ile ilgilidir.

158 Vergiye Karşı Tepki  Konulan herhangi bir vergi bu vergiyi ödemek zorunda kalan kişide bu yükten kurtulma arzusu yaratır. Bu konuda yapılacak davranışlardan ilki, vergi matrahının daraltılması ya da yok edilmesi yoluyla hiç vergi ödememek veya ödenen vergiyi azaltmaktır. Yükümlünün vergiyi ödememesi kaçırma veya kaçınma yoluyla olmaktadır. Yükümlü bunda başarılı olursa vergi gelirlerinde azalma ortaya çıkar. Vergiyi ödemek zorunda kalan yükümlü üzerindeki vergi yükünü değişim veya dönüşüm mekanizmasını kullanarak vergi yükünden kurtulmaya çalışır. Vergiye karşı tepki değişim mekanizması aracılığı ile yansıma veya sermayeleştirme şeklinde gerçekleşir. Dönüştürme ise üretim mekanizması aracılığı ile vergiye karşı tepki türüdür. Devlete kısmen-tamamen vergi ödenmemesi vergi kaçırma-vergi kaçakçılığı olarak adlandırılır.

159 Yansıma  Verginin Yansıması: Yansıma kavramı ilk olarak Merkantilist Thomas Mun tarafından ele alınmıştır. Tek vergi tezinin mimarı Fizyokratlar toprak üzerinden alınacak verginin toprak sahiplerine yansıyacağını ileri sürmüşlerdir. Smith’e göre toprak rantı üzerine konulan verginin toprak sahibi tarafından taşınır. D.Ricardo tarımsal vergileme için aynı bulgulara ulaşmıştır. Verri, Hamilton, Canard, Thiers, Von Stein, Proudhon, Cournot ve Wicksel gibi araştırmacıların katkısı ile yansıma teorisi oturmuştur.  Genel yansıma teorisi konusunda en önemli çalışma Edjin R.A. Selgiman tarafından yapılmıştır. Gerard Dehove ve Antonio de Viti de Marco arz dinamizmi konusunda, Luigi Einaudi, Earl R. Rolph, John F. Due ve R.A.Musgrave ise talep dinamizmi yönünde yansıma olayını analiz etmişlerdir.

160 Yansıma  Verginin yansıması ilk olarak Merkantilist iktisatçı Thomas Mun tarafından ele alınmış, daha sonra konu Fizyokratların tek vergi tezi ile somut hale gelmiş, Klasik iktisatçılardan A.Smith ve D.Ricardo ile tor Konulan bir vergiyi ödemek durumunda kalan yükümlünün., ödediği vergiyi üretim-tüketim zincirinde kendisinden önceki veya sonraki halkaya aktarması verginin yansıtılması olarak adlandırılır.  Yansıma verginin etkinliğini azaltır ve arzulanmayan sonuçlar yaratır. Vergileme adaleti büyük ölçüde verginin yansıması ile ilgilidir. Verginin mükellefler tarafından sosyo-ekonomik gerekçelerle muafiyet- istisna alanlarına aktarılması yansımanın en olumsuz çarpıtıcı etkisi olarak karşımıza çıkar.

161 Yansıma  Yansıma dört aşamada gerçekleşir  verginin ödenmesi,  vurgu,  aktarma  yerleşme

162 Yansıma Türleri  ileri-geri yansıma, toptancının vergiyi dağıtım kanalında perakendeciye aktarması ileri yansıma, toptan satışlar üzerine konulan verginin üreticiye aktarılması ile geriye yansımadır  yasal-fiili yansıma, C.M Allan ve U.Hicks’e göre, verginin toptancı üzerinde kalması kanuni yerleşme, yüksek perakende fiyatlarla tüketiciye yansıtılması fiili yerleşme  sınırlı-sınırsız yansıma (A.Smith vergi yükünün satıcı üzerinde kalacağını savunurken, D.Ricardo tüketiciler üzerinde kalacağını savunmaktadır. Mansfield, Hamilton, N.F.Canard, Verri ve Thiers gibi yazarlar ise yansımanın sınırsız olacağını ödenen verginin ekonomi geneline yayılarak, vergi yükünün yani vurgusunun hissedilmeyecek kadar küçük olacağını savunurlar. Mansfield vergiyi suya atılan bir taşın oluşturduğu dışa doğru genişleyen halkalara, Canard ise vergiyi bileşik kaplardaki sıvının dağılım biçimine benzetir),  tam-kısmi yansıma  mutlak-diferansiyel yansıma (Mutlak yansımada vergideki artışın gelir-kaynak dağılımı üzerindeki etkisi analiz edilirken; diferansiyel yansımada vergi alternatiflerinin gelir dağılımı üzerindeki etkileri analiz edilmektedir.) olarak sınıflandırılmaktadır.  Nogaro-Çift Yansıma (tam fiyatlandırma ile ödenen vergilerin fiyatlara yansıtılarak kar projeksiyonlarının yeni maliyet üzerinden yapılması sonrasında kar marjının artması),  Şekli Yansıma: (mükellefiyetin yasal mükellef üzerinde olması durumu)-  Biçimsel-Efektif Yansıma (yansımanın makro-mikro analizinin yapılması).

163 Yansıma Koşulları  Yansımayı belirleyen koşullar kısmi denge analizi (mikroekonomik analiz) ve genel denge analizi (makroekonomik analiz) olmak üzere iki başlık altında toplanmaktadır.  Kısmi denge analizinde yansıma olgusu, piyasa ajanlarının davranışları sonucu ortaya çıkan etkileşimler olarak algılanmaktadır. Kısmi denge analizi yaklaşımında verginin yansımasını belirleyen faktörler, arz-talebin fiyat esnekliği ve yapısı, piyasa yapısı, verginin türü-niteliği, vergilerin matrah yapısı ve vergilendirilen malın türü (gelir esnekliği) olmak üzere beş başlık altında toplanmaktadır.  Genel denge analizinde yansıma olgusu ekonominin konjonktür yapısı, vergilerin finansman biçimi (Föhle teoremi:firmaların vergiyi kredi ve taksit yöntemleri ile finanse ederek vergileri tüketicilere yansıtması durumu) ve vergi tahakkuk-tahsil-harcama arasındaki zaman gecikmesine bağlı olarak analiz edilmektedir.

164 Vergi Türleri ve Yansıma  Genellikle doğrudan vergilerin yansıtılamayacağı; dolaylı vergilerin yansıtılabileceği varsayılmaktadır. Ancak KV için yapılan çalışmalarda firmaların vergileri kısmen/tamamen veya koşullar oluştuğunda fazlasıyla fiyat mekanizması aracılığı ile yansıttıkları ortaya çıkmıştır. KV yansıması üzerine yapılan ampirik çalışmalar yaygın kanı direkt vergilerin yansıtılamayacağı yolundaki tezleri çürütmüştür:  Krzyzaniak-Musgrave (KM) Modeli: (Model vergi öncesi-sonrası nek karlılık oranı değişmez varsayımından hareket eder. KV mükellefleri ödedikleri KV’nin tamamını yansıtmakla kalmaz; fiyat nedeniyle ekstra kazanç sağlamaktadırlar. Modelde enflasyon ve kamusal malların dışsallığı dikkate alınmamıştır. Cragg- Harberger-Mieszkowski (CHM) Modeli (KV savaş ve işsizlik dönemlerinde farklı oranlarda yansıtılmaktadır. MPPk artarken karlılık artacağından KV her zaman yansıtılamaz), Gordon (GM) Modeli (KV yansıması firmaların benimsedikleri fiyatlama politikası ile ilgilidir. Mark-up fiyatlarda vergi yansıtılır.)

165 Vergi Yükü Kavramı  Vergi yükü bireysel gelir ile ödenen vergi arasındaki ilişkiyi gösterir. Teoride farklı vergi yükü kavramları geliştirilmiştir. Bunlar,  Bireysel Vergi Yükü,  Sektörel Vergi Yükü,  Ulusal Vergi Yükü,  Bölgesel Vergi Yükü,  Gelir Grupları Bakımından Vergi Yükü,  Brüt Vergi Yükü,  Net Vergi Yükü  Gerçek Vergi Yükü

166 Verginin Amortismanı&Kapitilizasyonu

167 Vergilemenin Ekonomik Maliyeti  Etkinlik Kaybı: Vergilerin kaynak dağılımı üzerindeki etkilerinin analizinde kullanılır.  Yönetim Maliyetleri: Verginin toplanması ve harcanması için kurulan vergi idaresinin maliyetlerini kapsar  Yük Etkisi: Vergilerin mükellef üzerinde yarattığı para-zaman- psikolojik maliyetlerin toplamıdır (Sandford).  Rant Kollama ve Loby Maliyetleri: Rant kollama faaliyetleri reel kaynakları transfer kollamaya aktardığından sosyal refah üzerinde negatif etki yaratır.  Belirsizlik Maliyeti: Vergi toplum üzerinde baskı yaratır ve J.Collins ve P.Jones’e göre hükümet değişiklikleri bireysel gelir beklentisini etkilemektedir.

168 İyi Bir Vergi Sisteminin Özellikleri  Vergi yükünün dağılımı adil olmalıdır  Vergiler piyasa ajanlarının kararlarının olduğunca az etkilemelidir  Piyasa ekonomisindeki etkinsizlikleri gidermelidir  Vergi teknik yapısı istikrar/büyüme odaklı maliye politikası uygulamalarına uygun olmalıdır  Vergi kanunlarının formüle edilmesinde yalın olunmalıdır  Vergi idaresi etkin olmalıdır  Vergi idare-tahsil giderleri düşük olmalıdır

169 İyi Vergi Sisteminin Özellikleri

170 Vergilemede Sınır Sorunu  Colin Clark Yaklaşımı: Vergiler milli gelirin %25’ini aşmamalıdır.  Fizyokrasi Yaklaşımı: Quesnay, Baudeau, Turgot, Mirabeau ve D. Nemours gibi fizyokratlara göre vergi mükelleflerin ferdi gelirlerinin %20’sini aşmamaladır.  Pigou&Dalton Yaklaşımı: MCk=MBk vergilemenin sınırını oluşturur  Higgins Yaklaşımı: MBkamu=MBözel, ödenen vergi sonrasında sağlanan fayda=vergi ödenmeden piyasadan sağlanacak fayda  Arthur Laffer Yaklaşımı: Vergi Hasılatı-Vergi oranı arasındaki ilişkiyi gösteren Çan Eğrisi yaklaşımıdır. Vergi oranları arttıkça başlangıçta vergi hasılatı artar; ancak bir maksimum orandan sonra vergi oranlarında artış vergi hasılatını düşürür. Haldun Etkisi olarak bilinen bu yaklaşım KV için %15-25’lik oranın KV hasılatını maksimize edecek oran olduğu yönünde çalışmalar vardır.

171 Vergiye Karşı Tepki Süreci

172 Verginin Giderilmesi Yöntemleri  Karar Etkisi (verginin mükelleflerin tüketim-tasarruf kararı üzerindeki etkisi),  Gelir Etkisi (vergi sonrası harcanabilir geliri azalan mükellefin çalışma arzusunun artması)  İkame Etkisi (vergi sonrası harcanabilir geliri azalan mükellefin boş zaman talebinin artması).

173 Vergi Türleri

174 Gelir Vergisi  Modern anlamda ilk kişisel gelir vergisi Johannes V. Miguel tarafından 1891’de Prusya’da kullanılmıştır.  Dar anlamda GV, gerçek kişilerin bir yıl içinde elde ettikleri irat ve kazançların toplamı üzerinden, vergi süjelerinin kişisel ve ailevi durumlarını dikkate almak suretiyle artan oranlı tarifeye göre tahsil edilen subjektif nitelikli dolaysız bir vergidir.  Geniş anlamda GV, gerçek kişiler yanında tüzel kişileri de kapsamaktadır.  GV şahsi bir vergidir ve özel nitelikteki indirimleri içerir. Kantitatif farklılaştırma, kişisel vergi yükünü mutlak ve oransal olarak artıran artan oranlı tarife yardımıyla sağlanırken; kalitatif farklılaştırma gelir unsurlarının vergi ödeme gücü bakımından farklı tarifeler içinde vergilendirilmesini gerektirir. GV genellik ilkesi ve asgari geçim indirimi uygulaması nedeniyle adil bir vergi olduğu söylenebilir. Modern bir GV gerçek ve safi geliri esas alır. Verginin konusu, matrahı ve kaynağı arasında tam bir uyum vardır.

175 Gelir Vergisi  sedüler (gerçek kişilerin farklı kaynaklardan sağladıkları gelirlerin herbirinin ayrı ayrı farklı tarifeler içinde, düz oranlı veya azalan oranlı olarak vergilendirilmesi), Sedüler GV, gayrişahsi ve objektif bir randıman vergisidir; ancak indirimler yoluyla yarı-kişisel bir vergiye dönüştürülebilir. Sedüler GV verginin açıklığını zedeleme özelliği mükellefin ekonomik faaliyetlerden elde ettiği kazanç ve iratlar ayrı tarifelerde vergilendirildikten sonra tüm kazanç ve iratlar toplanarak düz-düşük oranlı bir vergi uygulaması ile giderilmesi mümkündür.  üniter (gerçek kişilerin farklı kaynaklardan sağladıkları her türlü irat ve kazançların toplanarak artan oranlı vergi tarifesi içinde vergilendirilmesidir) Üniter GV sentetik GV olarak ta adlandırılır. Üniter GV, tek elemanlı-Germen Tipi ( vergilendirilecek bireysel gelirlerin tek bir artan oranlı tarifenin uygulanması) veya çift elemanlı-Anglo-Sakson Tipi (çeşitli kaynaklardan sağlanan irat ve kazançların toplamı önce tek oranlı bir tarifeye tabi tutulduktan sonra, belli miktarı aşan gelir artan oranlı tarife ile vergilendirilmektedir).  Birleşik GV (Gelirlerin ilk olarak elde edildiği kaynak esas alınarak vergilendirildikten sonra; toplam gelir üzerinden yeniden düşük oranda vergilendirilmesi) olarak düzenlenebilir.

176 Gelir Vergisi  Kaynak Teorisi (Von Hermann, Fuisting, Gustav John, A. Wagner, Neuman, Phillipovich, Schaffle gibi klasik kaynak teorisyenleri tarafından geliştirilen bu yaklaşımda gelir belli bir kaynaktan düzenli bir şekilde sağlanan ve üretim faktörlerinin üretim sürecine katılması sonucunda elde edilen geliri ifade eder ve geliri sağlayan kaynağın değerindeki değişiklikler ile miras, piyango, bağış gibi esas itibariyle süreklilik arz etmeyen ve üretim faktörü geliri olmayan gelirleri vergileme kapsamı dışında tutmaktadır) ve  Safi Artış Teorisi (G.Schanz ve Haig tarafından geliştirilen bu yaklaşımda mali gelir kavramı kaynak ve süreklilik özelliklerinden bağımsız olarak ele alınmakta ve servette fiili bir artış yaratan her türlü varidat gelir kavramı içinde değerlendirilmektedir. Safi artış teorisinde gelir tüketim ve dönem başı-sonu servet değerindeki değişmelerin toplamı olarak tanımlanmaktadır).  Modern GV her iki teorinin bir birleşimi olarak karma sistem kullanılmaktadır. Karma sistemde gelirin unsurları ticari kazançlar, zırai kazançlar, ücretler, serbest meslek kazançları, gayrimenkul sermaye iratları, menkul sermaye iratları ve sair kazanç-iratlardan oluşmaktadır.

177 Gelir Vergisi  Konu: Gerçek Kişi Gelirleri  Mükellef: GV objektif vergi mükellefiyetinin sınırlandırılması istisnalar yoluyla gerçekleşir. İstisnaların, baskı-çıkar gruplarının denetimine açık olduğundan vergi politikalarını müdahaleci vergi politikaları olmaktan çıkarıp yöneltici vergi politikalarına dönüşmesine yol açma tehlikesi vardır. Subjektif vergi mükellefiyetini kısıtlayan muafiyetler şahsilik ilkesi dikkate alındığında tam mükellefiyeti; mülkilik ilkesi dikkate alındığında dar mükellefiyeti doğurur.  Vergi Harcaması: E.Blumstein tarafından iktisadi tabiyet olarak adlandırılan muafiyetler, esnaf muaflığı, küçük çiftçi muaflığı, diplomat muaflığı, göçmen- mülteci muaflığı, yaşlılık muaflığı şeklinde düzenlenmektedir.  Matrah: GV vergiye tabi gelirin belirlenmesinde götürü usül, gelirden indirim (asgari geçim indirimi, özel giderler, olağanüstü giderler) ve karma sistem (basit usül) şeklinde düzenlenebilir.  GV tarh-tahsili: aile reisi beyanı esası, ayrı beyan esası ve birleştirip bölme sistemi olmak üzere üç şekilde düzenlenir. GV tahsili (gelirin doğumu ile tahsili arasındaki zamanı asgariye indiren, vergi kaçırma olayını önleyen) stopaj usulü veya beyan usulü ile yapılır. Geçmişe yönelen tarh usulü (bu yöntemde mükellef iktisadi faaliyet sonucu elde ettiği kazançlarının vergisini izleyen yıl ödemektedir) içerdiği vergi hasılatının reel değerinin azalması peşin vergi, munzam ödeme veya geçici vergi şeklinde giderilebilir.

178 Gelir Vergisi  Tarife: GV tarifeleri artan oranlıdır. düz oranlı olarak düzenlense bile en az geçim indirimi nedeniyle dolaylı artan oranlılık içerir. Modern bir GV artan oranlı tarifeye sahiptir. Artan oranlılığın düz orana dönüştüğü bir sabit oran plafon esası vardır. Plafon esasının olumsuzluğu sur-tax ile giderilir. Fiyat istikrarsızlığının artan oranlı tarife yapısı üzerindeki olumsuz (gelir dilimi kayması) etkisi sur-tax ve endeksleme ile giderilebilir.  Artan oranlı vergilendirme vergi adaleti açısından önemli avantajıdır; dahası üniter GV en az geçim indirimi ve mükellefin şahsi durumunu dikkate alan indirim mekanizmaları ile donatılarak şahsı-subjektif vergi konumuna getirilebilir. Mükellefin tüm irat ve kazançlarının toplanması esası verginin açıklığı ilkesini realize eder. Artan oranlı tarifelerin maksimum orandan sonra tek orana dönüşmesi sur-tax ile giderilebilir.  Enflasyonist ortamlarda artan oranlı vergi tarifeleri, nominal gelir artışı nedeniyle gelir dilimi sürüklenmesine yol açarak mükellefleri ağır vergi yükü altına sokar.

179 Negatif Gelir Vergisi  William Beweridge’a göre Negatif GV, geliri geçim indirimi altında olan bir kişinin vereceği beyanname ile bu geçim indirimine kadar kendisine devletçe ödeme yapılmasıdır. Friedman’ın negatif GV teorisine önemli katkıları olmuştur.

180 Kurumlar Vergisi  KV tüzel kişiliklerin iktisadi faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan safi kazançlar üzerinde düz oranlı olarak alınan bir tamamlayıcı vergidir. Gelir üzerinden alınan vergi sisteminde KV varlığı,  i)Entegrasyon Teorisi (KV gerek yoktur, sistemde gelirin çifte vergilendirilmesine yol açar).  -Tam Entegrasyon/Bütünleşme Modeli, dağıtılan ve dağıtılmayan kazançların ortaklara isabet eden tutarlarının GV matrahına dahil edilmesidir. Feldstein ve Frisch tam entegrasyonun kurumlaşmış-kurumlaşmamış sektörler arasında kaynakların yanlış tahsisini önleyeceğini, sermayenin getirisi üzerindeki vergi yükünü hafifleterek tasarruflar üzerindeki bozucu etkiyi azaltacağını, aşırı dağıtılmamış karları önleyeceğini ve borçlanma ile finansmanın önüne geçeceğini ileri sürmektedir.  -Vergi Alacağı/Mahsup Modeli: Tüm kazançlar KV vergilendirilir, ortaklara dağıtılan temettü paylarına isabet eden vergi temettü gelirleri GV matrahına eklenerek hesaplanan GV indirilmesi ve  -Temettü İndirim/Farklılaştırılmış Oranlar Sistemi: KV matrahından dağıtılan kazançları çıkarmak ve vergiyi sadece dağıtılmayan kazançlara uygulamak.veya dağıtılan/dağıtılmayan kurum kazançlarının farklı oranlarda vergilendirilmesi) –  ii)Vergi Ödeme Gücü/Ayrı Tüzel Kişilik Teorisi (tüzel kişiliğin ayrı bir ödeme gücüne sahip olduğu), eşitlik ilkesi (sınırlı sorumluluğun yaratacağı riskli yatırım yapma güdüsü) ve  iii) Rekabet Tarafsızlığı Teorisi (sermaye şirketlerinin şahıs şirketlerine kıyasla finansman olanaklarının ve pazarlık güçlerinin yüksek olduğu görüşü) argümanları ile açıklanmaktadır.

181 Gider Üzerinden Alınan Vergiler  Gider Üzerinden Alınan Vergiler,  Genel Harcama Vergileri (J.A. Kay ve M.A.King tarafından önerilen Yaşamboyu Harcama Vergisi, Yıllık Harcama Vergisi Y-S=M*t=T ve Gruplandırılmış Harcama Vergisi);  Muamele Vergileri (Yayılı Muamele Vergileri ve Toplu Muamele Vergileri: İstihsal Vergisi, Toptan Satış Vergisi, Perakende Satış Vergisi) ve  KDV’nden oluşmaktadır.  Harcama vergisi matrahı tüketim olan şahsı ve vasıtasız bir vergidir. N.Kaldor tarafından geliştirilmiş ancak sosyolojik temelleri Hobbes’a kadar uzanmaktadır. Tasarrufların vergilendirilmemesi J.S Mill, I.Fisher, N.Kaldor ve J. Meade tarafından eleştirilmektedir. A.R.Prest’e göre harcama vergileri, J.S. Mill’in dediği gibi tasarrufları vergilendirmediği ve Meade’in önerdiği gibi GV muafiyet-istisnalar ile tasarruf türleri nisbi fiyatlarını bozması ve enflasyonun GV üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle önerilmektedir.

182 Gider Üzerinden Alınan Vergiler  Harcama Vergisi dört şekilde uygulanabilir: tasarruflar düşüldükten sonra tüm gelirlerin vergilendirilmesi, tüm tüketimin doğrudan vergilendirilmesi, sermaye birikimi-yatırımlar düşüldükten sonra tüm gelirlerin vergilendirilmesi veya mülk gelirleri düşüldükten sonra tüm gelirin vergilendirilmesi. Meade Komitesi salt harcama vergisi olarak bilinen ilk yaklaşımı önermektedir.  Haig-Simon türü gelir vergisi matrahı Y=C+  W ve harcama vergisi matrahı C=Y- S. Harcama vergilerinin yapısı tek harcama vergisi veya kademeli vergi (normal vergi+ek vergi) kombinasyonu şeklinde dizayn edilebilir. İki katlı harcama vergisi kullanılacaksa, ya GV sistemi %100 yatırım indirimi içermeli ve düz oranlı vergi ve vergi borcuna uygulanan bir ek vergi şeklindi düzenlenmelidir veya temel harcama kalemlerini aşanlar için ek bir vergi uygulanması şeklinde düzenlenmelidir. J.A. Kay ve M.A.King yıllık harcama vergisi yerine ömür boyu harcama vergisi önerisi getirir. Bunun için kayıtlı varlıklar matrah alınmaktadır. Ömürboyu harcama vergisi matrahı yıl boyunca elde edilen gelirden net kayıtlı varlık alımları düşülerek hesaplanmaktadır. Gelir Türü KDV harcama vergisi uygulama yöntemlerinden bir diğeridir. Gelirin harcanması sırasında vergilendirilmesini öngören harcama vergileri GV tamamlayıcı bir vergidir. Harcama vergileri (HV),

183 Gider Üzerinden Alınan Vergiler  Genel Tüketim Vergileri  Matrah Seçimi  Muamele Vergisi  Eklenen Değer Vergisi  Süreç Seçimi  Toplu Muamele  Yayılı Muamele  Özel Tüketim Vergileri  konusu bağımlılık yaratan maddeler, lüks tüketim malları ve sürümü yüksek olan ilk maddelerdir. ÖTV ad-valorem veya spesifik olarak düzenlenebilir. ÖTV, yararlanma ilkesinin çalışmasını, vergi yükü dağılımında artan oranlılığın gerçekleşmesini ve vergilemenin idari güçlüklerini aşma avantajı vardır. ÖTV’ler gerileyici etki yaratan düzenleyici vergiler olup; davranışları yönlendirme özelliği olan vergilerdir.

184 Muamele Vergisi  Gayrisafi Muamele Vergisi  Yayılı Muamele Vergisi  Safi Muamele Vergisi  KDV

185 Gayrisafi Muamele Vergileri  Toplu Muamele Vergileri  İstihsal Vergisi:  Toptan Ticaret Vergisi: Toptan ticaret vergisi, üreticinin rekabet gücünü artırır, kolay uygulanabilir, dikey entegrasyonu engeller, mükellef sayısının az olması denetim etkinliğini artırır, vergi toplama maliyetleri düşüktür, ithalatta telafi edici vergi alınmasına ve ihracatta vergi iadesini gereksiz kılarken; yüksek vergi oranları, Popitz’in ortaya koyduğu yansıma ve vergi yükünün belli bir kesimin üzerine yıkılması önemli dezavantajlardır.  Perakende Ticaret Vergisi: Perakende ticaret vergisi, verginin yasa koyucu tarafından öngörüldüğü gibi tam olarak yansıdığı varsayımı altında vergi yükü ile vergi oranları arasında tam bir eşitlik vardır, vergi oranlarında farklılaştırma ve şahsileştirme ve dış ticaret açısından zorunlu telafi edici önlemleri gereksiz kılarken; mükellef sayısının artması denetim etkinliğini azaltır, nihai tüketiciye satılmayan mallarda mükerrer vergileme ortaya çıkar ve verginin verimliliği düşüktür.  Yayılı Muamele Vergisi, verginin şahsileştirilmesini engeller, rekabet eşitliğini bozar, dikey entegrasyonu teşvik eder ve ekonomik gelişmeyi engeller; buna karşın vergi tabanı geniş ve verimli bir vergidir dahası yansıtılabildiği için fazla tepki çekmez

186 KDV  Dolaysız Hesaplama Yöntemi  Toplama Yöntemi: matrahı oluşturan katma değer, faktör gelirlerinin toplamı alınır KD=w+i+π+r ve  Çıkarma Yöntemi : Çıkarma Yöntemi veya Ön Muamele İndirimi Yöntemi: satışlar-alışlar) ve  Dolaylı Yöntem  Ön Vergi İndirimi: toplam satışlar*t-toplam alışlar üzerinden ödenen vergi şeklinde hesaplanır. Ön vergi indirimi, derhal ve tam indirim: yatırım mallarına ilişkin vergilerin bu malların amortisman süresi dikkate alınmadan vergileme dönemi içinde bir defada indirilmesi veya pro-rata indirim: yatırım mallarına ilişkin vergilerin yatırım malı amortisman süresi dikkate alınarak yıllara sari indirilmesi yöntemi, şeklinde düzenlenir veya  Vergi Mahsubu: Ödenecek KDV=Hesaplanan KDV-İndirilecek KDV) G.Wöhe KDV’nin milli ekonomi açısından masraflı bir muamele vergisi sistemi olduğunu belirtmektedir. KDV’nin etkinliği kayıt-belge düzeninin oturmasına bağlıdır. KDV aynı zamanda GV için bir otokontrol mekanizmasıdır.

187 Matrah Tespiti  Gayri Safi Hasıla Tipi KDV (Matrah=w+r+i+π+d=C+I),  Gelir Tipi (Matrah= w+r+i+π=C+I-d),  Tüketim Tipi KDV Matrah=w+r+i+π+d- sermaye birikimi=C  Ücret Tipi KDV (Y- r+i+π=w)

188 Süreç Seçimi Açısından Gider Vergileri  Toplu Muamele Vergileri  istihsal vergisi, yatay entegrasyonu- teknolojik gelişmeyi teşvik eder, mükellef sayısı az olduğundan denetim etkinliği sağlar,  ithalat-ihracat ile ilgili telafi edici önlemlerin basitleşmesini sağlarken; yüksek vergi oranları vergiye karşı tepkiyi artırır ve vergi kaçakçılığını teşvik eder.  Yayılı Muamele Vergileri

189 Servet Üzerinden Alınan Vergiler  Matrah Bakımından  Vergi Konusu Bakımından  Vergi Sistemindeki Yeri Bakımından  Verginin Sürekliliği Bakımından  Vergi Kaynağı Niteliği Bakımından

190 Matrah Bakımından  Servet Transferinden Alınan Vergiler: Servet transferinden alınan vergiler ölüme bağlı transferlerden alınan veraset vergisi ve bağış-hibe gibi ivazsız geçişlerden alınan intikal vergisi olmak üzere iki farklı şekilde düzenlenir. Servet transferleri üzerinden alınan vergiler telafi edici ve takip edici vergilerdir. Veraset ve intikal vergisi, Tereke Vergisi (düz oranlı objektif bir vergi olup mirasçının ölen ile akrabalık derecesini dikkate almaz) ve Miras Payı Vergisi (bütün terekeyi değil sadece mirasçılara aktarılan payları matrah alır ve subjektif bir vergidir). VİV gerekliliği, toplumun ölüm durumunda mülkiyet hakkının yeniden düzenlenmesini arzu etmesi, servet dağılımı adaletinin toplumsal huzur açısından gerekli olduğu, eşitlik-adalet ilkesi gereği ve vergi sistemini tamamlamak argümanları ile savunulmaktadır. Modern bir VİV iki yönlü artan oranlı bir tarifeye sahiptir. Artan oranlı matrah yapısı matrah büyüklüğü yanında kan bağını dikkate alarak düzenlenir. Emlak vergisi, emlak alım vergisi ve taşıt alım vergisi servet dağılımında adaleti sağlamada önemli araçlardır.  Servet Artış Vergileri: Servet artışından alınan vergiler, kapsamına göre genel servet artışı-özel servet artışı vergileri, süreklilik kriterine göre periyodik-bir defalık servet artış vergisi şeklinde sisteme monte edilebilir. H.George ve A.Damaschke’nin Gayrimenkul Değer Artış Vergisi toprak reformunu düzenlemede, Net Aktif Vergisi ise T.Çiller döneminde uygulanan servet artışı vergilerine örnektir.  Servet Üzerinden Alınan Vergiler: Servet üzerinden alınan vergilerde servet beyanı önemli bir öz denetim aracıdır.

191 Vergi Konusu Kapsamı  Genel Servet Vergileri: Genel servet vergisinin konusu, gerçek-tüzel kişilerin servetlerinin tümü, matrah ise servetin gerçek-safi tutarıdır. Objektif vergi mükellefiyetini sınırlandıran istisnalar nitel (kamu yararına tahsis edilen binalar)- nicel (asgari servet indirimi) indirimler olarak düzenlenir. Genel servet vergilerinde en önemli sorun servet değerinin ölçülmesidir. Servet değeri piyasa değeri, defter değeri, irat değeri, emsal değeri, fiili-potansiyel değer, itibari değer veya borsa rayici şeklinde ölçümlenir. Servet unsurunun az kullanılması durumunda randıman esaslı bir değerlendirme yöntemi matrah açısından küçük bir değere yol açar ve servetten düşük düzeyde yararlanması avantajlı kılarak, AGÜ’lerde topluma ait varlıkların etkin kullanımını engeller, üretim sermayesinin yıpranmasına yol açar. Piyasa değeri esasından hareket eden değerleme yöntemi daha etkindir; eksik rekabet koşullarında beyan edilen değerlerin potansiyel değerin altında kalması ihtimali vardır. Servet vergileri GV yoluyla sermaye kazançlarının etkin vergilendirilememesi telafi edilmekte ve yüksek servet düzeyindeki bireylerin sağladığı faydayı vergi kapsamına almaya olanak sağlar. İdarece takdir ve mükellef beyanı-idarenin denetimi ilkesinin uygulandığı emlak vergileri tersine artan oranlı bir vergi olup; vergide adalet ilkesini zedeler (R.A.Musgrave).  Özel Servet Vergileri

192 Servet Vergileri  Vergi Sistemindeki Yeri  temel  yan vergi  vergi tahsilinin sürekliliği dikkate alınarak  Sürekli Servet Vergileri  Geçici Servet Vergileri  vergi kaynağının niteliğine göre:  Gerçek Servet Vergileri: matrahı ve kaynağı doğrudan servet olan vergiler  Nominal servet vergileri: matrah servet olmakla birlikte verginin konusu servet unsurunun sağladığı getiridir) vergi sistemi içindeki yer dikkate alındığında

193 Uygulamada Servet Vergileri  Süre Bakımından:  Sürekli Servet Vergileri (Emlak Vergisi, Motorlu Taşıtlar Vergisi) ve  Geçici Servet Vergisi (Taşıt Alım Vergisi, Veraset/İntikal Vergisi)  Matrah Bakımından:  Genel Servet Vergisi (mükellefin tüm serveti üzerinden alınır),  Özel Servet Vergisi (Motorlo Taşıtlar ve Emlak Vergileri)  Amaç Bakımından:  Şekli-Görünürde Servet Vergisi (servet unsuru geliri-getirisi üzerinden alınır) ve  Gerçek Servet Vergileri (Veraset-İntikal Vergisi)  Mülkiyet Bakımından:  Servet Üzerinden Alınan SV ( Emlak ve Motorlu Taşıtlar Vergisi) ve  İntikal Üzerinden Alınan SV (ivazlı geçişler intikal vergisi, ivazsız geçişler veraset vergisi)


"Maliye Teorisi U.Dündar. Maliye Bilimi  Bağımsız Bilim Dalı Görüşü:  Seligman, Jeze, Allix, Einaudi, Flora, Tangora, Garloff, Goldscheid, Terhalle," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları