Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Bilin bakalım ben kimim? Yumurtadan çıkar küçük bir balığa benzerim 8-10 hafta beslenir büyür 4 bacaklı bir canlı olurum Derelerde, nehirlerde ve çayırlık.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Bilin bakalım ben kimim? Yumurtadan çıkar küçük bir balığa benzerim 8-10 hafta beslenir büyür 4 bacaklı bir canlı olurum Derelerde, nehirlerde ve çayırlık."— Sunum transkripti:

1

2 Bilin bakalım ben kimim? Yumurtadan çıkar küçük bir balığa benzerim 8-10 hafta beslenir büyür 4 bacaklı bir canlı olurum Derelerde, nehirlerde ve çayırlık alanlarda yaşarım İnsanlara bir çok faydalar sağlarım Bahar ve yaz aylarında vrak vrak diye öterim Bu davranışım ile kendime uygun eşi seçerim Beni tanıyıp bilmeyenler sanır ki siğil yaparım Halbuki ben küçük bir çift yaşamlıyım Beni korumak sevmek sizin görevinizdir Bunun nasıl yapılacağını Sinan hoca iyi bilir

3 GENEL ÖZELLİKLERİ  Omurgalı hayvanların bir sınıfı olan iki yaşamlılar (amfibiler) içerisinde yer alan kurbağalar yaşamlarını hem suda hem karada sürdürürler. Kurbağalar çok iyi görebilen canlılar oldukları gibi tecrübeleri ile edindikleri bilgileri hafızalarında yaşamları boyunca tutabilmeleri ile tanınırlar. Buna örnek olarak üreme mevsimlerinde larva olarak geliştikleri kilometrelerce uzaklıktaki bataklıklara, derelere, göllere ve diğer sulak alanlara göç etmeleri verilebilir.

4  Kurbağaların sıçramasını sağlayan arka bacaklarında kasılma özelliği olan düz kaslar, suda rahat yüzebilmelerini sağlayan ise arka bacakların parmak aralarındaki perdelerdir. Arka bacaklar bu işleri görürken ön bacaklar da avlarını yakalamada ve suda kurbağanın yönünü tayin etmede görev alırlar.

5 Kurbağalarda deri yapısı  Kurbağaların derileri epidermis salgı bezlerinden salınan salgı ile daima nemlidir. Bazı tropik kurbağa türlerinin salgı bezleri ise zehirlidir. Bu zehirli bezler sayesinde bu canlılar düşmanlarından rahatlıkla korunabilirler. Çünkü bu uyarı renklerini tecrübeyle tanımış olan düşman onlara yaklaşmaya cesaret edemez. Amfibilerden bazıları ise derilerindeki pigment hücrelerinin genişlemesi ve daralması ile renk değişimi göstererek bulundukları ortamlara rahatlıkla uyum sağlayabilirler ve böylece düşmanların saldırılarından rahatlıkla korunabilirler.

6 Kurbağalarda solunum  Kurbağa larvaları, ergin hale geldiklerinde yitirdikleri solungaçlarıyla solunum yaparlar. Ergin hale gelen bireylerde ise üç solumum çeşidi görülür. Bunlar aktif durumda iken akciğer solunumu beslenme esnasında iken ağız boşluğu solunumu ve kış uykusunda iken deri solunumudur.

7 ÜREME SİSTEMİ  Kurbağalar ayrı eşeylidirler. Cinsel olgunluğa gelmeleri dişilerde 1-2, erkeklerde 3-4 yaşları sonunda olur.  Kurbağalar ayrı eşeylidirler, yani dişi ve erkek üreme sistemleri farklı fertlerde bulunur. Erkeklerde testislerde olgunlaşan spermatozomlar bir kanal ile böbreklere, oradan da dışarıya atılırlar. Testisler üzerinde sarı renkli bir çift yağ cisimciği vardır. Bunlar kurbağaların kış uykularında beslenmelerini sağlar

8  Dişi kurbağalarda bir çift ovaryum bulunur. Ovaryumların büyüklükleri yaşa ve mevsime göre değişiklik göstermektedir. Ovaryumların üzerinde erkeklerde olduğu gibi bir çift yağ cisimciği bulunur. Bu yağ cisimleri dişi kurbağaların kış uykularında beslenmelerini sağlar.

9 YUMURTA VE LARVALAR  Ovaryumda olgunlaşan yumurtalar vücut boşluğuna dökülürler. Buradan yumurta kanalına geçer oradan uterusa ve daha sonra kloak yoluyla dışarıya atılırlar. Yumurta, yumurtlama borusundan geçerken etrafı jelatin bir kılıfla sarılır. Yumurta suya düşünce bu jelatin madde yapışkan olduğundan bir grup teşkil eder.

10  Jelatin içindeki embriyo gelişerek larva meydana gelir. Bu larvalar kılıftan hareketli bir halde çıkar ve serbest yüzmeye başlar. Bunlara iribaş denir. İribaşların ilk safhasında dış solungaçlar gelişir ve solunumu bunlarla yapar. Kurbağa yumurtaları küreseldir. Yumurta çapı 7-10mm civarındadır. Bir dişi kurbağa ortalama olarak yumurta yumurtlamaktadır.

11  Yaşlı kurbağalar adete kadar da yumurtlayabilirler. Yumurtalar yaklaşık 3 gün içerisinde açılır ay sonra iç solungaçlarla yüzgeçler gelişir. İribaşlar aylık olunca arka bacaklar, 4 aylık olunca ön bacaklar gelişir aylık olunca metamorfoz (başkalaşım) geçirerek kuyruk, solungaç ve solungaç yarıkları tamamıyla yok olur. Yerine akciğerler gelişir ve böylece kurbağalar karasal yaşama başlarlar. Bu safhada kurbağalar herbivordur (bitkiyle beslenirler).

12  Kurbağalarda başkalaşım sonucu şekil değiştirme kuyruğun tamamen yok olmasıdır. Şekil değiştirmede önemli olan su ısısıdır. Su ısısı 16 C’ nin altına düştüğü zaman yavrular şekil değiştirmeyi yapamazlar. Eğer yavrular şekil değiştirmeyi gerçekleştiremezlerse ölüm kaçınılmaz olur

13 Kurbağalarda üreme  Bunlarda üreme her yıl suya göç etmelerle başlar. Erkek kurbağaların üreme zamanında (ki bu şubat ayı sonu ile ağustos ayı sonuna kadar devam eder) eşlerini cezp edici ötüşleri birçok türde karakteristik bir özelliktir.  Çiftleşmeleri: Aslında bu duruma tam olarak çiftleşme denemez. Çiftleşmeleri erkek kurbağanın dişinin sırtına çıkarak onun yumurtalarını bırakmasını sağlaması biçiminde olması nedeni ile kucaklaşma yani amplexus olarak adlandırılır. Çiftleşme dişinin suya bıraktığı yumurtaları erkeğin de spermlerini suya bırakarak döllemesi ile gerçekleşmiş olur.

14 BESLENMELERİ  Ergin kurbağalar yalnız canlı ve hareketli böcek, solucan ve küçük yumuşakçalarla beslenirler. Sucul formlardan büyük formda olanları küçük balık ve kuş gibi hayvanlarla da geçinebilirler. Hatta bazı türler kendi larvalarını da yiyebilirler. Kuyruksuz kurbağada olduğu gibi dil öne doğru fırlatılarak dilin yapışkan uçları ile avlarının yakalanmasını sağlar. Bir çok su kurbağasında ava nişan alınarak dil fırlatılır.  Kuyruksuz kurbağa larvaları ise sudaki alglerle ve ölü hayvan kırıntılarıyla geçinirler. Erişkin olanların canlı ve hareketli olanları tercih etme sebepleri; aynı şeylerle beslenerek rekabet olmasının önlenmesidir.

15  Besinleri protein açısından oldukça zengindir. Soğuk kanlı hayvanlar olduklarından vücutlarında çok fazla miktarda yağ ve glikojen depo etmeye gerek duymazlar. Çünkü bunların metabolizması oldukça düşük düzeydedir. Uygun sıcaklıklarda ve besin sunumunda kurbağalar çok miktarda besin alabilme yeteneğindedirler. Bunun yanı sıra bir aydan fazla açlığa dayanabilirler.  Yumurtadan çıkan yavrularda başın altında vitellüs (besin) kesesi vardır. Yavrular ilk bir hafta bu besinleri kullanırlar. Besin kesesi kullanımı bittikten sonra dışarıdan besin almak zorundadırlar. Soğuk kanlı olmaları ve ince olan derileriyle fazla miktarda su kaybettiklerinden, aşırı sıcaklık ve kuraklığa karşı dayanıklı değillerdir.

16 DÜŞMANLARI  Kurbağa larvaları Rhynchota (Hortumlular), Coleoptera (Kin kanatlılar) gibi sucul böcekler tarafından yenir. Aynı zamanda Odonata (Tayyare böcekleri) larvaları da genç evrelerinde kurbağa larvaları ile beslenmektedir. Lucilia adı verilen bir sinek yumurtalarını Bufo ve Rana türleri üzerine bırakır. Birkaç gün içinde çıkan larvalar bu kurbağalarda doku bozuklukları, daha sonrada ölümler meydana getirirler.

17  Bazı kurbağaların kış uykusu sırasında vücutlarında buz kristalleri oluştuğu keşfedilmiştir. Kışın don olaylarının görüldüğü coğrafi bölgelerde yaşayan bu canlılarda kış uykusuna yattıklarında hiçbir hayat belirtisi görülmez. Kalp atışı, nefes alışverişi ve kan dolaşımı tamamen durmuştur. Buz; kurbağanın derisini, karnını ve kas liflerini tamamen kaplamıştır. Aort damarı kesildiğinde dahi kanama olmaz.; kalp ve diğer hayati organlar soluk bir renktedir. Kol ve bacaklar sert, gözler ise pusludur. Buzlar çözüldükten sonra görülen ilk hayat işareti kalbin tekrar atmaya başlamasıdır. Hayvan ilk önce seri halde nefes alıp verir. Ağaç kurbağası gibi diğer canlılardaki en önemli özellik bol miktarda glukoz üretebilmektir. Glukoz, donmuş kurbağanın vücudunda oldukça önemli bir rol oynar. Hücrelerden su çekilmesini önleyip, büzülme olayını engellediği için kurbağanın hücreleri bu donma olayından hiçbir zarar görmez.

18 İNSANLARLA OLAN İLİŞKİLERİ  Kurbağaların insanlarla olan ilişkileri çok eski çağlara dayanmaktadır. Örneğin Çin‘de uzun yıllar bu canlılar, ilaç yapımında kullanılırken; Kızılderililer tarafından da zehirli olanların zehirleri çıkarılarak zehir uçlu okların yapımında yararlanılmış ve düşmanlarını bu oklarla karşı koymuşlardır. Günümüzde de besin olarak kullanılmaları yanında, laboratuar hayvanı olarak biyoloji eğitiminde, fizyolojik araştırmalarda ve ayrıca tıpta da gebelik testlerinde kullanılmaları bu canlıların ne kadar önem taşıdıklarını gösterir. Bütün bunlara ilaveten kurbağaların büyük bir kısmının besin kaynağının böceklerin oluşturması insanlar için ayrı bir anlam taşımaktadır. Çünkü tahıl, sebze ve meyvelerde hatta insan ve hayvanlarda zararlı olan

19  Böcek ve diğer canlı populasyonlarının belli bir dengede tutulması ancak bunlarla beslenen kurbağalarla olmaktadır. Bu konuda asıl önemli olan kurbağaların biyolojisi değil sürekli tahrip edilen populasyonlarıdır. Hemen hemen bütün Avrupa ülkelerinde bir çok kurbağa türü koruma altına alınırken ülkemizde böyle bir kaygının olmaması kurbağa populasyonu açısından endişe vericidir. Bugün Avrupa'nın bir çok okulunda laboratuar çalışmalarında kurbağa populasyonunun azalması nedeniyle kurbağa üzerindeki deneyler başka canlı grupları üzerinde yapılırken ülkemizde bu canlılar çokfazla hor görülmektedir. Kurbağaların populasyonunun korunması çerçevesinde ilk alınması gereken önlemler:  1. Halkı bu konuda, çeşitli iletişim araçları ile uyarmak  2. İhraç için avlanan kurbağaların belirli kurallara bağlanması  3. Mekanik ve kimyasal öldürülmelerin önüne geçilmesi  4. Kurbağaların yoğun bulunma olasılığı olan kara yollarında işaretlerle sürücülerin uyarılması  5. Biyolojik denge ve biyolojik savaşımda kurbağaların önemi konusundaki araştırmaların desteklenmesidir.

20  Kurbağaların genel özellikleri bu şekildedir. Kurbağaların türlere ayrılışına gelince; kurbağaları üç başlık altında toplayabiliriz:  Bacaksız kurbağalar  Kuyruksuz kurbağalar  Kuyruklu kurbağalar

21 Bacaksız kurbağalar  Vücutları yılan şeklinde, ince ve uzun olup, üyeler veya üye kemerleri bulunmaz. Kuyruk körelmiş veya tamamen kaybolmuştur. Derileri bilezik şeklinde kıvrımlar taşır, bazen kemik pullar bulunur. Geriye doğru kıvrık çene dişlerinin yanında, damaklarında da dişler bulunur. Ortakulakları ve kulak zarları bulunmaz. Gözler çoğunlukla körelmiştir. Bu nedenle "kör kurbağalar" olarak da bilinirler. 

22 Sadece sağ akciğerleri gelişmiştir. Yer altında veya su içinde yaşarlar. İç döllenme görülür, üreme tipleri ovipari veya ovoviviparidir. Yumurtalar toprak içine bırakılır ve anne tarafından korunur.ovipariovoviviparidir Ülkemizde bu takımın üyeleri yaşamamaktadır. Orta ve Güney Amerika ile, Orta Afrika ve Güney Asya'da yayılış gösterirler.

23 Kuyruksuz Kurbağalar  Ergin evrede kuyruklarının bulunmaması, en belirgin özellikleridir. Vücut kısa ve toplu yapıdadır. Belirgin bir boyun bölgeleri bulunmaz. Arka üyeler, sıçrama, yüzme veya kazma işlemleri için özelleşmiştir. Kuyruk omurlarının kaynaşmasıyla, "Urostyl" adı verilen yapı ortaya çıkmıştır. ön üyelerde 4, arka üyelerde 5 parmak bulunur. Ön kol ve ön bacak kemikleri kaynaşmış haldedir. Ortakulakları ve kulak zarları mevcuttur. Deri altında iri yapılı lenf keseleri bulunur. Ses çıkarma, erkek kurbağalara mahsustur. Özellikle üreme dönemlerinde, oldukça yüksek sesler çıkarırlar. Döllenme, dış döllenme şeklindedir. Çoğu türde yumurta bakımı görülür.  Toplam 6 takım halinde incelenirler. Bu takımlara dahil olan ve en iyi bilinen bazı familyalar (aileler) şunlardır:

24  Tırnaklı kurbağalar Arka ayaklarında, 3 parmağın ucunda, keratin yapılı tırnaklar bulunur.  Disk dilliler Disk şeklinde veya yuvarlak yapılı olan dilleri, ağzın tabanına neredeyse tamamen yapışıktır.

25  Pelobatidae Arka ayaklarında kazıcı çıkıntılar bulunur  Pelodytes

26 Leptodactylidae (Zehirli ok kurbağaları)  Parmak uçları geniş yapılıdır. Derilerinde, çok sayıda zehir bezi bulunur. Çoğunlukla göz alıcı parlaklıkta renklenme gösterirler.

27 Kuyruklu kurbağalar semenderler  Vücut boyuna uzamıştır ve belirgin bir kuyruk ile sonlanır. Üreme döneminde genellikle, erkek bireylerin kuyrukları kalınlaşır ve bazı gruplarda bu değişime, renkli bir sırt yüzgeci oluşumu da eşlik eder. Baş üstten basılmıştır. Gözler oransal olarak küçüktür. Kulak zarı ve orta kulak,bulunmaz. İskelet kısmen kıkırdak halinde kalmıştır. Arka üyelerde körelmenin görüldüğü birkaç grup haricinde, dört üye de bulunur. Dört takıma ait 8 familya (aile) altında incelenirler.

28  Dev semenderler: Günümüzde yaşayan en iri amfibilerdir. Boyları bir buçuk metreyi geçebilir. Sirenidae:  Erginlerde de solungaçlar bulunur. Gözkapakları yoktur.

29 Gerçek semenderler:  Erginlerde iyi gelişmiş akciğerler, gözkapakları ve deri altı zehir bezleri bulunur. ön ayaklarda 4, arka ayaklarda 5 parmak vardır. Triturus cinsinde, üreme döneminde erkeklerde sırt yüzgeci oluşur. ülkemizde bulunan semender türleri, bu aileye aittir.

30 Yılanbalığı semenderleri:  Gözkapakları ve dilleri bulunmaz. Üyeleri oldukça az gelişmiştir. Omurgalılar içinde en iri alyuvarlara, bu canlıların kanında rastlanır.

31 Proteidae  Sucul yaşama uyum sağlamışlardır. Neoteni görülür. Üyeler küçük ve ince yapıdadır.Neoteni

32 Akciğersiz semenderler:  Ergin evrede akciğerleri bulunmaz. Solunum deri ve ağız boşluğu ile yapılır. Kuyruklarını savunmada kullanabilirler.

33  VE KURBAĞALARLA İLGİLİ BİRKAÇ BATIL İNANÇ…  Kurbağalar bağırınca yağmur yağar. İnsan teninin hissedemediği ince yağmur damlacıklarını kurbağalar hisseder.  Kurbağalar siğil atar.


"Bilin bakalım ben kimim? Yumurtadan çıkar küçük bir balığa benzerim 8-10 hafta beslenir büyür 4 bacaklı bir canlı olurum Derelerde, nehirlerde ve çayırlık." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları