Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KESTANE VE KAZ DAĞLARI Prof. Dr. ARİF SOYLU Prof. Dr. ARİF SOYLU Dr. CEVRİYE MERT Dr. CEVRİYE MERT Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KESTANE VE KAZ DAĞLARI Prof. Dr. ARİF SOYLU Prof. Dr. ARİF SOYLU Dr. CEVRİYE MERT Dr. CEVRİYE MERT Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri."— Sunum transkripti:

1 KESTANE VE KAZ DAĞLARI Prof. Dr. ARİF SOYLU Prof. Dr. ARİF SOYLU Dr. CEVRİYE MERT Dr. CEVRİYE MERT Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü - Bursa

2 Anadolu, çok farklı iklim özellikleriyle, dünyada yetişen birçok bitki türünün anavatanı konumundadır. Tek yıllık bitkilerden çok yıllık odunlu bitkilere ve meyve türlerine kadar birçok türün anavatanı durumundadır. Bu türlerden bir kısmı endemik olup, sadece Anadolu koşullarında yetişir. Çanakkale ilinin denize yakın batı kısımlarında yer almış bulunan Kazdağı da bu bakımdan önemli yerlerimizden birisi olup, üzerinde birçok bitki türünü barındırmaktadır.

3 Dünya Bankası'nın maddi desteği ile yürütülen ‘‘Genetik Kaynakları Yerinde Koruma Projesi’’nin pilot bölgelerinden biri Kaz Dağı'dır. Kaz Dağı'ndaki endemik türler üç gurupta toplanmıştır (Boran,1998).

4 1.Grup: Kaz Dağı'nın endemik türleri. Bu türler dünyada sadece Kaz Dağı'nda bulunmaktadır. 2.Grup: Kaz Dağları'nda yetişen Türkiye'nin endemik türleri. Bu türler dünya üzerinde yalnızca Türkiye'de yetişmektedir. 3.Grup: Endemik olmayan ancak Türkiye'de sadece Kaz Dağları'nda yetişen türlerdir.

5 Kaz Dağı’nda yetişen türlerden birisi de Kestanedir. Kestane (Castanea sativa Mill.), Avrupa kıtasında doğal olarak birçok bölgeye yayılmış bir ağaç türüdür. Akdeniz havzasının hemen tüm ülkelerinde doğal olarak bulunur ve kültürü yapılır. Serin iklimlere uyum sağlamıştır.

6 Avrupa’daki yayılışı harita üzerinde görülmektedir.

7 Kestane Anadolu'da Doğu Karadeniz'den başlayarak, tüm Karadeniz boyunca yayılmakta, Marmara çevresi ve Batı Anadolu'dan Antalya kıyılarına kadar ulaşmaktadır. Kestanenin Anadolu’daki yayılışı daha yakından haritada görülmektedir.

8 Kestane doğu Karadeniz'de m' ye kadar gürgen, kızıl ağaç vb. yapraklı ağaçlarla karışık, bazen de geniş alanlarda saf kestane toplulukları (meşcere) halinde bulunmaktadır (Erdem, 1951). Bu bölgede kayınla karışık olarak 1200 m’ ye kadar çıkar ve asli ağaçlar içinde yer alır. Doğudan batıya doğru gidildikçe kestaneye daha çok küçük meşcere ve gruplar halinde rastlanır. Bartın, Karadeniz Ereğli’si, Akçakoca - Karasu dolaylarında ise genişçe bir yayılış alanı bulmaktadır (Erdem, 1951). Sinop ve Kastamonu'nun kıyı yörelerinde de dikkate değer geniş kestane alanlarının bulunduğu görülmüştür (Ayfer ve ark., 1982).

9 Marmara çevresinin Anadolu bölümünde m’ ye çıkan makilerden sonra, m'ye kadar yükselen yapraklı ağaçlarla karışık olarak bulunur ve yeri meşe ve kayından sonra gelir. Bölgede özellikle Bursa ve İnegöl'ün kestanelikleri dikkat çeker. Kestane, Batı Anadolu'da kuzeyden güneye doğru yayıldıkça alt sınırı yükselmektedir. Ege'de Ödemiş'in Bozdağ ve Gölcük taraflarında m yükseklikte kestanelikler görülür (Erdem, 1951).

10 Kestane kültürünün Anadolu’da başlayıp, sonra Yunanistan’a ve buradan da İtalya’ya götürüldüğüne ilişkin tarihi kayıtlar vardır. Son yıllarda yapılan genetik araştırmalar, İtalyan kestane çeşitleri ile Batı Anadolu’daki çeşitlerin birbiriyle akraba olduğunu göstermekte, bu bakımdan tarihi kayıtların güvenilirliği ortaya çıkmaktadır. Kestanenin Karadeniz kıyılarından, özellikle de Kastamonu dolaylarından götürüldüğü düşünülmekte ve bu şehrin adıyla bağlantılı olarak Castanea cins (genus) adının buradan çıktığı bilinmektedir. KESTANE KÜLTÜRÜ VE ANADOLU’ NUN BU BAKIMDAN ÖNEMİ

11 Bu Bölgemiz, kestanenin en çok yayılış gösterdiği alanları oluşturmaktadır. Özellikle Sinop, Kastamonu ve Zonguldak’ı içine alan Orta ve Batı Karadeniz Bölgesi bu bakımdan önemlidir. Bölgede kestane meyveleri genel olarak aşısız tiplerden elde edilir. Küçük meyveli lezzetleri güzel olan bu meyveler kuzu kestanesi olarak isimlendirilir. Bölgede eski yıllarda mürekkep hastalığı (Phytophthora cambivora) (Erdem, 1951) ve yıldan bu yana da kestane kanseri (Criphonectria parasitica) nin etkisiyle önemli düzeyde ağaç ölümleri meydana gelmiş, buna bağlı olarak da meyve üretimi azalmıştır. KARADENİZ BÖLGESİ

12 Özellikle Bursa, İzmit, Sakarya, Balıkesir, Kütahya ve Çanakkale’yi içine alan Güney Marmara Bölgesi bu bakımdan önemlidir. Bölgede yabani ağaçların yanında aşılanmış kaliteli kültür çeşitleri de oldukça yaygındır. Bursa ve İzmit yöreleri bu bakımdan önemlidir. Ancak özellikle 1970’li yıllardan sonra kestane kanserinin Bölgede çok sayıda ağaç ölümüne neden olduğu ve üretimi büyük ölçüde düşürdüğü görülmektedir. Bölgenin batısında Çanakkale ili yer alır. Bu ilde de Bayramiç, Lapseki ve Biga yöreleri üretim bakımından ön sıradadır. Yöredeki Kaz Dağı özellikle genetik kaynakların korunması bakımından önem taşımaktadır. MARMARA BÖLGESİ

13 Bölgenin dağlık yüksek kesimleri, kestanenin doğal alanları içinde yer alır. Bu bakımdan İzmir’in Beydağı ve Aydın’ın Nazilli yöreleri önemlidir. Bölgede son yıllarda kestane kanserinin önemli zararlar yapmaya başladığı gözlenmektedir. Bölgede yabani tipler yanında aşılı kültür çeşitlerine de rastlanmaktadır. EGE BÖLGESİ

14 Ülke adı Üretim (1000 ton) Dünya Çin G. Kore Japon Türkiye İtalya Bolivya Fransa İspanya Portekiz Yunanistan *www.fao.org. DÜNYA VE TÜRKİYE’DE KESTANE ÜRETİMİ

15 Yıl Toplam Ağaç Sayısı (1000 adet) Üretim (ton) Verim(kg/ağaç) TÜRKİYE’DE SON 40 YILIN BAZI DÖNEMLERİNDEKİ AĞAÇ SAYILARI, ÜRETİM MİKTARLARI VE AĞAÇ BAŞINA VERİM DEĞERLERİ *Çeşitli yılların Tarım İstatistikleri Özetleri, DİE.

16 Bölge ve İller Karadeniz Bölgesi Rize Kastomonu Sinop Zonguldak Samsun Marmara Bölgesi Bursa Sakarya Kocaeli İstanbul Orta-Kuzey Bölgesi Bolu Kütahya Ege Bölgesi İzmir Aydın Balıkesir Manisa Çanakkale TÜRKİYE'NİN BAŞLICA KESTANE ÜRETEN BÖLGE VE İLLERİ * Çeşitli yılların tarım istatistikleri, DİE.

17  Kestanenin doğal yetişme alanlarından birisi olan Kaz Dağı diğer bitki türlerinde olduğu gibi kestanenin de doğal bir koruma ve genetik kaynak yeri olarak önem taşımaktadır.  Kendi çevresinde yetişen kestane genotipleri kadar Türkiye’nin diğer Bölgelerinden toplanacak genotiplerin de bir muhafaza yeri olarak önem taşıyabilir.  Bu bakımdan bilimsel projelerin yapılması uygun olacaktır. KAZ DAĞININ KESTANE GENETİK KAYNAKLARINI KORUMA BAKIMINDAN ÖNEMİ

18


"KESTANE VE KAZ DAĞLARI Prof. Dr. ARİF SOYLU Prof. Dr. ARİF SOYLU Dr. CEVRİYE MERT Dr. CEVRİYE MERT Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları