Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Kur’ân Buluşmaları: 34 ÜMİT ŞİMŞEK. وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّاماً مَعْدُودَةًۜ قُلْ اَتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللّٰهِ عَهْداً فَلَنْ

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Kur’ân Buluşmaları: 34 ÜMİT ŞİMŞEK. وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّاماً مَعْدُودَةًۜ قُلْ اَتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللّٰهِ عَهْداً فَلَنْ"— Sunum transkripti:

1 Kur’ân Buluşmaları: 34 ÜMİT ŞİMŞEK

2 وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّاماً مَعْدُودَةًۜ قُلْ اَتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللّٰهِ عَهْداً فَلَنْ يُخْلِفَ اللّٰهُ عَهْدَهُٓ اَمْ تَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ Bir de, “Sayılı günlerden başka bize ateş dokunmaz” dediler. Sen de ki: Allah katından bir söz mü aldınız — eğer öyleyse Allah sözünden dönmez — yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyi mi söylüyorsunuz?

3  Sayılı günler:  40 gün / buzağıya taptıkları süre  7 gün / dünyanın ömrü 7 bin sene, her bin sene için bir gün hesabıyla  Resulullah’a (s.a.v.): “Biz çıkacağız, siz gireceksiniz”

4  Kendilerine kitaptan bir nasip verilenleri görmedin mi? Onlar, aralarında hüküm vermek için Allah’ın kitabına çağırılıyorlar; sonra da onlardan bir kısmı yüz çevirerek dönüp gidiyor.  Buna sebep, onların “Ateş bize sayılı günlerden başka dokunmaz” demeleridir. Uydurup durdukları şeyler, dinleri hakkında onları işte böyle aldatmıştır.  Peki, ya geleceğinde kuşku olmayan o günde Biz onların hepsini topladığımız zaman, kimseye hiçbir haksızlık edilmeden herkese kazandığı tastamam verildiğinde onların hali nice olacak?  Âl-i İmrân, 3:23-25

5  Bu tür iddialara karşı Kur’ân’ın çağrısı:  Yoksa sizin apaçık bir deliliniz mi var?  Eğer doğru söylüyorsanız, getirin kitabınızı!  Sâffât, 37:

6  - Muâz ibni Cebel!  - Buyur yâ Resulallah!  - Muâz ibni Cebel!  - Buyur yâ Resulallah!  - Kulların üzerinde Allah’ın hakkı nedir, bilir misin?  - Allah ve Resulü daha iyi bilir.  - Allah’ın kulları üzerindeki hakkı, hiçbir şeyi ortak koşmaksızın Ona ibadet etmeleridir.  - Muâz ibni Cebel!  - Buyur yâ Resulallah!  - Kullar böyle yaptığı zaman onların Allah üzerindeki hakkı nedir, biliyor musun?  - Allah ve Resulü daha iyi bilir.  - Onlara azap etmemektir.  Müslim, İman: 48

7  Ey insanlar, yeryüzünde olanların helâl ve temizlerinden yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin; çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.  O sizi ancak kötülüğe, fuhşiyata, bir de Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemeye kışkırtır.  Bakara, 2:

8  Onlar çirkin bir iş yaptıklarında, “Atalarımızdan gördük; bunu bize Allah emretti” derler. De ki: Allah hiçbir zaman çirkin şeyler emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? ...  De ki: Rabbim ancak açığı ve gizlisiyle her türlü fuhşiyatı, günahı, haksızlıkla tecavüzde bulunmayı, hakkında Allah’ın hiçbir delil indirmediği şeyleri Ona ortak koşmayı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.  A’râf, 7:28, 33

9  “Allah evlât edindi” dediler; oysa O bundan yücedir. O, hiçbir şeye ihtiyacı olmayan Ganîdir. Göklerde ne var, yerde ne varsa Ona aittir. Sizin ise bu sözünüze dair hiçbir deliliniz olmadığı halde, Allah hakkında bilmediğiniz şeyi mi söylüyorsunuz?  Yunus, 10:68

10 بَلٰى مَنْ كَسَبَ سَيِّئَةً وَاَحَاطَتْ بِه۪ خَط۪ٓيـَٔتُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ Hayır! Kim kötülük işleyip de suçu kendisini çepeçevre kuşatırsa, işte onlar ateş ehlidir ve orada sürekli kalacaklardır.

11  بَلٰى  Evet, gireceksiniz, hem de ebediyen kalacaksınız  كسب  Kulun bir fiili gerçekleştirmek yönünde iradesini kullanması  Yaratma Allah’a, sorumluluk kula ait

12  Allah sizi yeminlerinizdeki yanılmadan sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizin kazandığı (kesb) şeyden sorumlu tutar. Allah Gafûrdur, Halîmdir.  Bakara, 2:225  Öyle bir günden sakının ki, o günde Allah’ın huzuruna dönersiniz ve, kimseye bir haksızlık edilmeksizin, herkese kazandıkları (kesb) tastamam verilir.  Bakara, 2:281

13  Peki, ya geleceğinde kuşku olmayan o günde Biz onların hepsini topladığımız zaman, kimseye hiçbir haksızlık edilmeden herkese kazandığı tastamam verildiğinde onların hali nice olacak?  Âl-i İmrân, 3:25  Günah kesbeden, kendi aleyhine günah kesbetmiştir. Allah ise Alîmdir, Hakîmdir.  Küçük veya büyük bir günah kazandıktan sonra onu suçsuz birinin üzerine atan kimse ise, bir iftirayı ve apaçık bir günahı yüklenmiş olur.  Nisâ, 4:

14  İman edenleri ve onların nesillerinden iman ederek kendilerine tâbi olanları birbirine kavuşturmuş, kimsenin çalışmasından da birşeyi eksiltmemişizdir. Herkes kendi kazancına (kesb) bağlıdır (rehindir).  Tûr, 52:21  Her nefis kendi kazancına (kesb) bağlıdır (rehin).  Müddessir, 74:38

15  Çepeçevre kuşatan suç  Aslında kazandıkları günahlar onların kalplerini paslandırmıştır.  Mutaffifîn, 83:14  Kul bir günah işlediği zaman, kalbinde siyah bir iz belirir. Eğer kul günahtan elini çeker, tövbe edip af dilerse, kalbi cilâlanır ve iz silinir. Günahı işlemeye devam ettiği takdirde ise leke büyür, nihayet kalbi tamamen kaplayacak hale gelir. Allah’ın ‘Kazandıkları günahlar kalplerini paslandırmıştır’ sözüyle kastettiği pas budur.  Tirmizî, Tefsir 83:1

16  Seyyie: bizzat kastedilen günah / kebire / şirk  Hatîe: bizzat kastedilmeyen günah / küçük günah  Kur’ân’a bak: Hangi bir âyette Allah bir şeyden nehyediyor ve onu işleyenin Cehenneme gireceğini sana bildiriyorsa, işte o kuşatıcı hatîe’dir.  Hasan Basrî  Günahlar küçük de olsa, biriktiğinde sahibini kaplayabilir

17  Yâ Âişe! Küçümsenen günahlardan sakın; çünkü Allah’ın onları da kaydeden memurları vardır.  İbni Mâce, Zühd:24; Dârimî, Rikak: 17; Müsned, 6:7, 151  Küçümsenen günahlardan sakının; çünkü bunlar birikip de adamı helâk eder.  Müsned, 1:402

18  Ebediyen Cehennemde kalacak olanlar: Kâfir olarak ölenler  Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; onun dışında, dilediği kimsenin günahını bağışlar. Allah’a ortak koşan ise pek büyük bir günahla iftirada bulunmuş olur.  Nisâ, 4:48

19  İnkâr eden, halkı Allah yolundan alıkoyan ve sonra da kâfir olarak ölenleri Allah asla bağışlamayacaktır.  Muhammed, 47:34  “Yâ Mâlik! Rabbin işimizi bitirsin artık” diye seslenirler. O da “Siz kalıcısınız” der.  Biz size hakkı getirmiştik; fakat çoğunuz haktan hoşlanmazsınız.  Zuhruf, 43:77-78

20  İnkâr edenlere gelince, onlar için de Cehennem ateşi vardır. Ne ecellerine hükmolunur ki ölsünler, ne de azapları hafifletilir. İnkârda ileri giden o nankörlerin hepsini de Biz böyle cezalandırırız.  Orada bağrışıp durmaktadırlar, “Rabbimiz, bizi buradan çıkar ki, daha önce yaptıklarımızın yerine güzel işler yapalım” diye. Düşünüp de ibret alacak olan kimseye yetecek kadar bir ömrü Biz size vermedik mi? Üstelik size uyarıcı da geldi. Şimdi tadın azabı; zalimlerin yardımcısı yoktur.  Fâtır, 35:36-37

21  Kitap Ehlinden kâfir olanlar ile müşrikler Cehennem ateşindedirler; orada sürekli kalırlar. Onlar, yaratılmışların en kötüsüdür.  Beyyine, 98:6  De ki: Ey nefisleri aleyhine haddini aşmış olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Hiç kuşkusuz, O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.  Zümer, 39:53  Peygamber Efendimiz bu âyeti okurken, “Allah bütün günahları bağışlar” cümlesini, “Kim ne işlemiş olursa olsun aldırmadan” şeklinde açıklamıştır.  Tirmizî, Tefsir 39:2

22  “Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra da dosdoğru istikamet üzere olanlara ise melekler inerler ve “Korkmayın ve üzülmeyin,” derler. “Size vaad edilen Cennetle sevinin.  “Biz dünya hayatında da, âhirette de sizin dostunuzuz. Orada canınızın çektiği herşey vardır; orada istediğiniz herşey sizindir.  “Bu, Gafûr ve Rahîm olan Allah’tan bir ikramdır.”  Fussılet, 41:30-32

23  İman eden ve güzel işler yapanlara, Allah bağışlanma ve büyük bir ödül vaad etmiştir.  Mâide, 5:9  Ancak sabreden ve amel-i salih işleyenler bundan müstesnadır. İşte onlar için bir bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.  Hûd, 11:11

24  Ey Âdemoğlu! Sen Bana dua ettiğin ve Benden af ümit ettiğin müddetçe Ben seni bağışlarım — günahların ne kadar çok olursa olsun.  Ey Âdemoğlu! Gökleri dolduracak kadar günahın olsa, sonra sen Benden af dilesen, Ben seni bağışlarım.  Ey Âdemoğlu! Hiçbir şeyi Bana ortak koşmaksızın Bana kavuşmak şartıyla, sen Benim huzuruma yeryüzünü dolduracak kadar günahla gelecek olsan, Ben seni bir o kadar bağışlamayla karşılarım.  Tirmizî, Daavât: 98

25 وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ۟ İman edip salih ameller işleyenler ise Cennet ehlidir; onlar da orada sürekli kalacaklardır.

26  İman eden / amel-i salih işleyen  İkisi farklı şeyler  Cennetin sermayesi: amel-i salih  50 yerde geçiyor  Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, amel-i salih işlesin ve Rabbinin ibadetine hiç kimseyi ortak etmesin.  Kehf, 18:110

27  Yoksa kötülükleri işleyip duranlar, kendilerini iman edip amel-i salih işleyenlerle bir tutacağımızı ve hayatlarında ve ölümlerinde hepsini eşit kılacağımızı mı sandılar? Ne kötü bir yargıya varıyorlar!  Câsiye, 45:21

28  Amel-i sâlih / sâlihât  Tarifi yapılmıyor / sınırlanmıyor  İmana yaraşan, şeriatın güzel bulduğu işler  Herkes kendisine uygun bir hisse alır  İnsanların içindeki fazilet tohumları neşvünema bulur

29  Din kardeşini güleryüzle karşılamaktan ibaret bile olsa, hiçbir iyiliği (ma’ruf) küçümseme.  Müslim, Birr: 144  Yarım hurma ile olsun Cehennemden korunun. Bu kadarını da bulamayan güzel bir sözle kendisini korusun.  Buharî, Edeb: 34; Müslim, Zekât: 66-70

30  İnternet adresleri   utesav.org.tr  facebook.com/yazarumitsimsek


"Kur’ân Buluşmaları: 34 ÜMİT ŞİMŞEK. وَقَالُوا لَنْ تَمَسَّنَا النَّارُ اِلَّٓا اَيَّاماً مَعْدُودَةًۜ قُلْ اَتَّخَذْتُمْ عِنْدَ اللّٰهِ عَهْداً فَلَنْ" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları