Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Dersin Künyesi Dersin Kodu, Adı ve Kredisi FIZ176 Bilim Tarihi ve Felsefesi (2-0-2) FIZ 176 History and Philosophy of Science (ECTS:1) Seçmeli/ZorunluZorunlu.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Dersin Künyesi Dersin Kodu, Adı ve Kredisi FIZ176 Bilim Tarihi ve Felsefesi (2-0-2) FIZ 176 History and Philosophy of Science (ECTS:1) Seçmeli/ZorunluZorunlu."— Sunum transkripti:

1 Dersin Künyesi Dersin Kodu, Adı ve Kredisi FIZ176 Bilim Tarihi ve Felsefesi (2-0-2) FIZ 176 History and Philosophy of Science (ECTS:1) Seçmeli/ZorunluZorunlu ÖnşartYok Dersin süresi Ders saati: 50 dakikadır Dersin İçeriği Bilim ilk çağlardan bugüne gelinceye kadar hangi güç dönemleri yaşadı, bu güçlükleri nasıl ve kimlerle aştı, bu aşamalar olurken dünya haritası nasıl değişti kısaca bilimin yaşamımızı nasıl yönlerdiğini ortaya koymak Dersin Amacı Bilime özellikle Fizik Bilimine katkıda bulunmuş bilim adamlarının yaşamını, Bilime katkılarını, Bilimin bugüne gelişinde geçirdiği aşamaları açıklamak. Öğrenim ÇıktılarıBilim Tarihi ve Felsefesi dersini başarı ile tamamlayan öğrenciler;  Her gün adını bir birim olarak kullandığı kişilerin böyle bir ödüle neden kavuşturulduğunu,  Yaşamını biçimlendirecek bilim insanları ile ilgili özel veya genel bilgileri öğrenmek bu insanların isimlerinden oluşan fizik denizinde yüzerken daha fazla heyecan duymalarını sağlamak  Bilimin gelişmesi ile ilgili tartışmalara katılarak görüş bildirmek, Kaynak Kitap Turgay Atalay Bilim Tarihi Sunum CD si,Ornitoloji. Bilim Tarihi Cemal YILDIRIM Remzi Kitabevi, 5. Basım, Mayıs 1997 Yardımcı Kitaplar Bilim Tarihi, Sevim TEKELİ / Esin KAHYARemzi DEMİR /H.Gazi TEPDEMİR, Yavuz UNAT, Doruk Yayıncılık, 2. Basım, Nisan 1997 Modern Bilimin Oluşumu, Richard S. Westfall, Çeviri : İsmail Hakkı DURU TÜBİTAK Yayınları, Nisan, 1997 Felsefe ve Doğa Bilimleri,Doğan ÖZLEM, İzmir Kitaplığı, Aralık, 1994 Bilimin Öncüleri Cemal YILDIRIM, TÜBİTAK Yayınları, Mart, 1995 Büyük Bilimsel Deneyler Rom HARRÉ, Çeviri : Sinan KILIÇ TÜBİTAK Yayınları, Şubat, 1995 Tanrı ve Bilim Jean GUITTON/GRICHKA, BOGDANOV / IGOR BOGDANOV Çeviri : Yaşar AVUNÇ, Simavi Yayınları, 1993

2 HaftaKonular 1. Hafta Eski Uygarlıklarda Bilim 2. Hafta Eski Uygarlıklarda Bilim -devam 3. Hafta Eski Uygarlıklarda Bilim -devam 4. Hafta Orta Çağ Avrupası ve İslam Dünyasında Bilim 5. Hafta Orta Çağ Avrupası ve İslam Dünyasında Bilim -devam 6. Hafta Rönesans ve Modern Bilim 7. Hafta Rönesans ve Modern Bilim-Devam 8. Hafta I.Arasınav 9. Hafta Aydınlanma Çağı ve Bilim 10. Hafta Endüstri Devrimi ve Bilim 11. Hafta Endüstri Devrimi ve Bilim –devam ediyor 12. Hafta II.Arasınav 13. Hafta Çağdaş Bilim 14. Hafta Çağdaş Bilim -devam Dersin İşleme planı

3 BİLİM TARİHİ KAYNAKLARI Bilim TarihiCemal YILDIRIM Remzi Kitabevi, 5. Basım, Mayıs 1997 Bilim TarihiSevim TEKELİ / Esin KAHYA Remzi DEMİR /H.Gazi TEPDEMİR Yavuz UNAT Doruk Yayıncılık, 2. Basım, Nisan 1997 Modern Bilimin Oluşumu Richard S. Westfall Çeviri : İsmail Hakkı DURU TÜBİTAK Yayınları, Nisan, 1997 Felsefe ve Doğa Bilimleri Doğan ÖZLEM İzmir Kitaplığı, Aralık, 1994 Bilimin Öncüleri Cemal YILDIRIM TÜBİTAK Yayınları, Mart, 1995 Büyük Bilimsel Deneyler Rom HARRÉ Çeviri : Sinan KILIÇ TÜBİTAK Yayınları, Şubat, 1995 Tanrı ve Bilim : Jean GUITTON/GRICHKA BOGDANOV / IGOR BOGDANOV Çeviri : Yaşar AVUNÇ Simavi Yayınları, 1993

4 BİLİM Bilim doğada meydana gelen olayların nedenlerini, birbirleriyle olan bağlantılarını bulur, onları genelleştirir, kuramsallaştırır ve bu kuramsal bilgi yardımı ile sonradan meydana gelecek olayların nasıl ve ne zaman meydana geleceğini saptar. BİLİM TARİHİ Bilim tarihi,  Bilginin hangi aşamalardan geçerek, bugün bilim dediğimiz bilgi türünün oluştuğunu,  Bilime ne gibi ve ne zamanlar katkılar yapıldığını,  Bu katkılar yapılıyorken bilim adamlarının nasıl bir uğraş verdiklerini,  Kullandıkları yöntemleri, araç ve gereçleri konu alan bir disiplindir.  Elde edilen bilimsel sonuçların uygulamaya nasıl geçirildiklerinin  Bunların insan yaşamında ne gibi değişikliklere neden olduğunun incelenmesi de bilim tarihinin konuları içine girer. GİRİŞ

5  Bilim tarihi, bir toplumun bilime katkı yapacak bir düzeye gelebilmesi için neler yapılması gerektiğini somut örneklere dayanarak göstermeye çalışır.  Tarihin çeşitli dönemlerinde, bazı bölgelerde, bazı zamanlar altın çağlar yaşanmış, bazı zamanlar karanlık dönemlere girilmiş, uygarlık yaratan toplumlar çökmüş, silinmiş, yok olmuştur.  Bilim Tarihçilerinin araştırmalarına göre Bilgi birikiminin artışı ve azalışı ile, toplumun ilerleyişi ve gerileyişi arasında sıkı bir ilişki vardır.  Farklı dönemlerin siyasi ve ekonomik durumlarını, felsefelerini, dünya görüşlerini inceleyerek bilimin gelişmesine veya gerilemesine neden olan düşünce ve davranışları saptamak bu yolla geleceğe ışık tutmak mümkündür. Yapılan araştırmalar Toplum tutucu, bağnaz bir ortama itilmiş ise gelişmeye kapalı durağan bir duruma gelir. Böyle bir ortamda bilimde gelişme ve ilerleme olamadığını göstermektedir (Hristiyan Ortaçağı) Eğer ortam özgür ve tartışmaya açık ise bilimsel gelişme gerçekleşebilmektedir (Helenik dönem, Helenistik dönem, İslamiyetin ilk dönemi, Rönesans, Günümüzün bazı Batı Toplumları)

6 Bilim Tarihi neden öğrenilmelidir ? Bir bilim adamı yaptığı işi aydınlığa kavuşturmak ve bundan aldığı hazzı arttırmak için Bir filozof, bilimle felsefe arasındaki bağıntıları kurmak ve sonraki değişikliklerin hesabını vermek için Bir psikolog insan aklının özelliklerini ve imkanlarını araştırmak için Bir sosyolog ise bilim adamları ile onların ait oldukları sosyal gruplar arasındaki bir çok bağlantıyı daha iyi anlamak için Bilim tarihini öğrenmelidir.

7 BÝLÝM TARÝHÝ VE FELSEFESÝ GÝRÝÞ BÝLÝM TARÝHÝBilimin doðuþ ve geliþme öyküsüdür. AMACIObjektif bilginin ortaya çýkma, yayýlma ve kullanýlma koþullarýný incelemek ; bir bakýþ açýsýnýn oluþumunu saptamaktýr. GÖREVÝBilimsel kavram, teori ve anlayýþýn doðuþ ve geliþimini izlemek ve açýklýða kavuþturmaktýr. ÖÐRETÝLERÝDüþüncenin serbestliðe kavuþmasý, akýlla batýl inançlarýn çarpýþmasý, insanoðlunun doðruyu aramasý ve giderek ona yaklaþmasý, akýl dýþý saplantýlarla savaþmasý. 1.HAFTA

8 BÝLÝMÝN AÞAMALARI Mýsýr ve Mezopotamya Uygarlýklarýna rastlayan empirik bilgi toplama dönemi Eski Yunanlýlarýn evreni açýklamaya yönelik akýlcý sistemlerinin kurulduðu dönem Ortaðçaðlarýn Yunan felsefesi ile dinsel dogmalar arasýnda bocaladýðý, Ýslam dünyasýndaki bilimsel çalýþmalarýn parlak baþarýlar kazandýðý dönem Rönesans sonrasý geliþmelerin yer aldýðý modern bilim dönemi

9 BÝLÝMSEL DÜÞÜNCE VE BULUÞUN KÖKENÝ Bu iki gelenek baþlangýçta ve çok uzun süre ayrý ellerde birbirine yabancý kalmýþ, yeterince karþýlýklý etkileþim olmadýðýndan geliþme hýzlý olmamýþtýr. Bir tarafta uðraþlarý el becerilerine, basit tekniklere dayanan zanaatçýlar; öte yanda þair, politikacý ve felsefeciler yer almýþ, bu ayrý dünyalar yeni çaðýn baþlarýna kadar birbirinden ayrý kalmýþtýr. Bu dönemden sonra karþýlýklý etkileþim baþlamýþ ve modern bilim ortaya çýkmýþtýr. Yaþamý Güvenilir ve Rahat Kýlmak Dünyayý Anlamak Ýnsanlýðýn uzun tarihinde kuþaktan kuþaða býrakýlan çeþitli yaþantý ve beceri biçimlerini kapsayan teknik gelenekler Ýnsanoðlunun duygu, inanç,ve düþüncelerini içinde toplayan kültür geleneði

10 Ýnsanýn Doðaya Egemen Olma Ýsteði Ýnsanýn Doðayý Anlama Ýsteði MODERN BÝLÝMÝN DOÐUÞU Bilim yavaþ fakat sürekli ilerleyen bir bigi üretme ve çoðaltma süreci þeklinde geliþmiþtir BÝLÝMSEL EVRÝM Bilimde geliþme teorik düzeyde yer alan köklü düþünme deðiþikliklerinin sonucu olarak olmaktadýr BÝLÝMSEL DEVRÝM BÝLÝMÝN GELÝÞMESÝ Gel-git sarkaç salýnýmý Gezegenlerin hareketi Cisimlerin serbest düþmesi Gezegenlerin hareketlerini açýklamak Için EXODUS’ten NEWTON’a 2000 yýl içinde ortaya atýlan teoriler MODERN BÝLÝM

11 Fýrat Dicle Basra Rahipler Sýnýfý (YÖNETÝCÝLER) Zanaatkarlar (KÖLELER) Sürekli Tarým Kentleþme Sosyal ve ekonomik yaþam Tarým ve hayvancýlýk Hayvan gücünden yararlanma Tekerlikli araba Gemi Fýrýnlanmýþ seramik eþya Kölelik zihniyeti daha iyiyi bulma araþtýrma olgusunu yok etmiþ ve geliþme saðlanamamýþ UYGARLIKLAR GERÝLEMÝÞ SÜMERLER MISIRLILAR Ateþte bazý minerallerden bakýr elde etmek Bakýra biçim verebilmek Bakýr ve Kalydan Bronz elde etmek Alýþ-veriþ düzeni (kil tablet üzerine kayýt tutulmasý) 60 tabanlý sayý sistemi Resim iþaret yazý sistemi Matematik, Astronomi, Týp, Tarih, Mitoloji ve Din Literatürü

12 SÜMERLER(M.Ö 3000) Çarpým Tablosu Alan ve Hacim Hesaplarý  sayýsý (3,125) BABÝLLÝLER (M.Ö 2000) Tapýnak Okullarý Tam sayý sistemini kesirlere uygulama Karekök, küpkök alma Ýkinci ve üçüncü derece denklemlerinin çözümü Yarým daireye çizilen üçgenlerin dik açýlý olmasý Dik açýlý üçgen (Pythagoras) baðýntýsý Genel Cebirsel kurallardan bazýlarý Dairenin 360’a bölünmesi 1 saatin 60 dak. 1 dakinýn 60 sn’ye bölünmesi Yýlýn uzunluðunun 4,5 dak. gibi hatayla hesapl. 18 yýlda bir meydana gelen ay tutulmalarýný kestirme MISIRLILAR Hekimlikte çok ileri bilgi ve beceri. Edvin Smith Papirisünde (M.Ö. 1700) baþ ve göðüs yaralanmalarýndan bahsediliyor. Hastalýklar için Dikaktli Muayene-Teþhis-Tedavi sistematiði öneriliyor. Günün 24 saate ayrýlmasý Hesaplama iþlemleri Babillilerinkinden daha kaba Matematik ve Astronomide Babilden geri

13 SÜMER, BABÝL, MISIR UYGARLIKLARI Araþtýrmacý kimlikleri yok Astronomi Takvim yapma ve Astroloji amaçlý Matematik Arazi ölçüm ve iþ hayatý hesaplamalarýna yönelik Týp Hastalarý iyileþtirme ve kötü ruhlarý kovmaya yönelik Metalurji, Kimya Göreneklere baðlý YÖNETÝCÝ KONUMUNDAKÝ RAHÝPLER ÝLE EL BECERÝSÝNE SAHÝP ZANAATKARLAR ARASINDA ÝLÝÞKÝ KURULAMAMASI UYGARLIKLARIN GELÝÞMESÝNE ENGEL OLMUÞ VE YIKILMALARINI GETÝRMÝÞTÝR. BÝLÝMSEL GELÝÞME SAÐLANAMAMIÞTIR

14 Nereden geldikleri tam olarak bilinmeyen Yunanlýlar M.Ö yýllarý civarýnda Ege Denizi kýyýlarýnda ortaya çýkmýþlardýr. Dünyayý irili ufaklý bir çok doða üstü güçlerin yönettiðini sanýyorlardý. Baþlangýçta barbar bir toplumdular. Efsaneleri çok güzel masallardan ibaretti. M.Ö. 7. yüzyýlda Küçük Asya, Yunanistan, Güney Ýtalya ve Sicilyada kentler kurarak zengin bir edebiyat oluþturdular. Finikelilerden çivi yazýsýný aldýlar, deniz ticareti ile uðraþtýlar, harflarden oluþan zor bir sayý sistemi kullandýlar. Soyut düþünceden hoþlanan, canlý, yaþamayý seven, atak ve spekülatif düþünceler üreten bir toplum olarak tanýmlanabilen antik Yunanlýlar pratik problemlere çözüm üretme yerine doða felsefesi yapmayý tercih ediyorlardý, öðrenme ve anlama isteði ile doluydular. Yunan bilimi, küçük Asya’nýn batý kýyýsýnda kurulmuþ olan Ýyonya’da baþlamýþtýr. Ýlk Bilgin 6. yüzyýlda Milet’te yetiþen THALES’ tir. Yazýlý metin býrakmamýþtýr, bildiklerini öðrencilerine öðreterek yaymýþtýr. 2.HAFTA

15 THALES Matematik, Astronomi ve Doða Felsefesi ile uðraþan büyük bir Bilge Mýsýr gezisinden geometri öðrenerek dönmüþ. Ýkizkenar üçgenin taban açýlarýnýn eþitliðini bulduðu söylenir. Evrenin sudan meydana geldiði hipotezini ortaya atar. (Ýlk bilimsel görüþ) Evreni (Kozmos’u) anlamak için onun yapýsal niteliðini (Physis’ini) anlamak gerekir Bu nitelik basit bir maddedir, ancak bu basit madde deðiþik biçimlere dönüþerek evrenin karmaþýk bir yapý niteliði kazanmasýna neden olur. Doğum : yaklaşık M.Ö 624 Miletus, Küçük Asya (Türkiye) Ölüm: yaklaşık M.Ö 547 Miletus, Küçük Asya (Türkiye)

16 THALES Dünyayý bir tahta parçasý gibi suda yüzen düz bir tahta parçasý sayar. Geometriye ispat fikrini sokmuþtur. Evrendeki tüm nesneleri bir tek maddeye indirgeyerek olup bitenleri evrensel bir ilkeye baðlamaya çalýþmasý Her þeyin nedeni olarak suyu görür. ANAXÝMANDER Evrenin temel maddesi sýnýrsýz veya sonsuz diye tanýmladýðý bitmeyen, tüken-meyen, deðiþmeyen, görünmeyen, pek maddesel olmayan bir nesnedir. Diðer tüm nesneler bu ana nesneden deðiþik özellik ve nitelikler seçerek oluþur. Ateþ, hava, su ve toprak doðayý oluþturan asýl varlýklardýr. Gök cisimlerinin kökeni : Güneþ, ay ve yýldýzlar ateþ halkasýnýn daha küçük halkalara ayrýlmasý ile meydana gelmiþtir. ANAXÝMENES Sonsuz, somut deðildir ve gözlenebilir niteliklerden yoksundur. Bu nedenle hava veya buhar temel madde olarak alýnmalýdýr. Ýnceltilen veya seyrekleþtirilen hava ýsýnýr, böylece ateþ oluþur. Sýkýþtýrýlan hava ise soður. Önce rüzgara sonra buluta daha sonra suya ve en sonunda toprak ve suya dönüþür. Hava nefes niteliðindedir, o halde yaþamýn da kaynaðýdýr. Evren ile madde arasýnda ilþki kurarak materyelist düþünce biçimini oluþturmuþtur.

17 AKILCI EÐÝLÝM M.Ö. 550 den sonra Yunan-Pers savaþlarý bilimin geliþmemesine neden olmuþtur. Pythagoras Ege’den ayrýlýp güney Ýtalya’ya yerleþmiþ Calabria’da ünlü, yarý dinsel kardeþlik derneðini kurmuþtur. THALES; ANAXÝMANDER; ANAXÝMENES Materyelist düþüncenin oluþmasýný saðlamýþlardýr. Güney Ýtalya ve Sicilyada Pythagoras ile baþlayan geleneðin niteliði ise rasyonalistti. Bu filozoflar için evreni oluþturan temel maddeden çok, varlýk ve deðiþmenin gerçek niteliði gibi sorular önemliydi. PYTHAGORASÇILAR Sayý evreni anlamanýn anahtarýdýr. Evrenin yapý taþý sayýdýr. Her sayý 1 den türemiþtir. Evren 1’e özdeþtir. 1 nokta; 2 doðru; 3 üçgen; 4 piramittir. Çalgý aletlerinin tel uzunluklarý ile çýkardýklarý sesler arasýnda orantýlar vardýr. Daha sonralarý evreni matematik yasalarý yönetmektedir görüþü egemen olmuþtur. Pythagorasçýlar, Matematiksel sezgi kendi baþýna yeterlidir; Dünyayý anlamada gözlem gereksizdir sapalantýsýna kapýlmýþlar ve talihsiz bir yol izlemiþlerdir.

18 Pythagorasçýlar, matematik düþüncelerinde çeliþkiler bulunduðunu farkettiler. Pythagoras teoremi bir çok üçgen için doðrulanýyordu. Ancak kenarlarý bir birim uzunluktaki ikizkenar dik üçgen için hipotenüsün uzunluðu  2 oluyordu.  2 ise ne bir tamsayý ne de tam sayýlarýn herhangi bir bileþimi ile elde edilebiliyordu. Tam sayýlar evrenin temel yapý taþllarý ise onlarla ifade edilemeyen bir uzunluk nasýl olabilirdi? RASYONALÝST’lerin hepsi PYTHAGORAS’çý deðildi HERAKLEÝTOS (M.Ö. 500) Gerçeðin özü sayý deðildir. Deðiþme sürecidir. Herþey sürekli bir deðiþme süreci içindedir. Bu nedenle nesnel dünyayý incelemeye gerek yoktur. PARMENÝDES (M.Ö. 475) Deðiþme ve hareket görünüþtedir, duygularýmýzýn bir aldatmacasýdýr. Asýl gerçek olma dýr, çünkü aklýmýz olmamayý deðil olmayý kavrayabilir.

19 Materyelist ve Rasyonalist görüþlerin karþýlýklý eliþtiri ve etkileþmesi sonucu yeni kavramlar ortaya atýlmýþtýr. M.Ö. 450 den sonra ortaya atýlan SAYI, GÖK CÝSÝMLERÝ, CANLI VE CANSIZ VARLIKLARLA ilgili teoriler daha saðlam ve ayrýntýlý bilgilere dayanmaktadýr. EMPEDOCLES Kantitatif düþünce geleneði. Tüm varlýklar 4 element (hava,su,ateþ,toprak)in kantitatif olarak deðiþik oranlarda birleþmesi ile oluþmuþtur. Baþlangýçta bu 4 temel elementi içine alan küresel bir evren vardý. Bu evrende iki önemli kavram sevgi ve nefrettir. Sevgi elementlerin birleþmesini, nefret birbirini itmesini ayrýlmasýný saðlar. Ay ýþýðýný güneþten alýr. Güneþ ve ay dünya etrafýnda dönmektedir. Organik Evrim: Organlarýmýz baþlangýçta ayrý ayrý birimler halinde serbestçe dolaþmaktaydý

20 DEMOCRÝTUS Doğum: yaklaşık M.Ö 460 Abdera, Thrace, Yunanistan Ölüm: yaklaşık M.Ö 370 Atomsal Evren Görüþü MÝLET’li LEUCÝPPUS ile birlikte atomsal evren görüþünü baþlatmýþtýr.Evrende her þey fiziksel olarak bölünemeyen atomlardan meydana gelmiþtir. Atomlarýn sayýsý sonsuzdur, atomlar sürekli hareket halindedir. Büyüklükleri, biçimleri, aðýrlýklarý farklý olan atomlar sonradan yaratýlmamýþtýr, ezelden beri vardýr ve yok edilemezler. Democritus için iki gerçek vardýr. Atomlar ve içinde döndükleri boþluk. Bu teori, Thales’le baþlayan geleneðe uygun ateist ve materyelist bir felsefedir

21 Materyelist görüþün egemen olduðu dönemlerde ortaya atýlan hipotezler birbirleri ile baðdaþmaz olduðundan ve sürekli çoðaldýðýndan etkinlikleri azalmýþ ve M.Ö. 400 lerden sonra doðaya dönük felsefelere tepki doðmuþ, gözler kozmosdan insana dönmüþtür. Atina Demokratik Yönetim, Serbest Düþünme Tartýþma özellikleri nedeniyle, geçimlerini bilgi öðretmekle saðlayan göçmen düþünürlerin yerleþtiði merkez olmuþtur. Bu kişilere SOFÝST denilmektedir. SOFÝSTLER Gerçeði aramaktan çok tartýþmada üstünlük kazanma sanatý üzerinde dururlar. Gerçeði aramayý amaçlayan katýksýz bilim ve felsefe açýsýndan becerileri yüksek deðildir. ATÝNA’DA BU TUTUMA KARÞI OLAN VE RAHATSIZLIK DUYAN DÜÞÜNÜRLER VARDIR

22 Tartýþma doðru sonuca götürmelidir Ýnsaný iyi, akýllý ve dürüst yapmanýn yollarýný aramak ve göstermek Doðruluk, Ýyilik, Adalet, Erdem gibi soyut kavramlarýn gerçek anlamlarý nedir? Yöntemi: Ustaca yönelttiði sorularla karþýsýndakini düþünmeye sevketmek, doðruyu adým adým buldurmak Ahlak kavramlarýnýn ve asýl gerçeðin aydýnlatýlmasýna yardýmcý görmediði için Doða Bilimlerine karþý çýkar

23 AKADEMÝ BURAYA MATEMATÝK BÝLMEYENLER GÝREMEZ LYCEUM DIÞ DÜNYAYI ANLAMAYA ÇALIÞANLAR ÝNSANI ÝÇ VE DIÞ DÜNYA ÝLE ÝLÝÞKÝLERÝ İÇÝNDE ELE ALANLAR KURUCUSU : PLATONKURUCUSU : ARİSTOTALES M.Ö. 399 da SOKRATES 71 yaþýnda ölüme mahkum edildiðinde PLATON 30 yaþýnda genç bir adamdýr. Üzüntüsünden Atina’yý terk eder ve uzun süre dönmez. Döndüðünde AKADEMÝ’sini kurar. Akademinin giriþine, BURAYA MATEMATÝK BÝLMEYENLER GÝREMEZ yazdýrýr. Akademide Matematiðin yeri büyüktü. Matematik yanýnda evrenin yapýsal niteliði de inceleniyordu.

24 PLATONA GÖRE EVREN ÝDEALAR DÜNYASI Soyut FÝKÝR’lerin veya FORM’larýn barýndýðý yetkin, sürekli ve asýl gerçekliði oluþturan dünya. OLGULAR DÜNYASI Ýdealar Dünyasýnýn üstünkörü bir kopyasý. Burada her þey geçici, kusurlu ve aldatýcý. Duygularýmýza gerçek gibi görünen olgular aslýnda bir aldatmacadýr. YALNIZ EÐÝTÝLMÝÞ AKIL BÝZÝ DOÐRUYA, ÝDEALAR DÜNYASINA GÖTÜREBÝLÝR EVREN’i AKILLI BÝR YARATICI OLUÞTURMUÞTUR DOÐA YASALARI TANRISAL ÝLKELERÝN BUYRUÐUDUR BU FELSEFE DOÐA BÝLÝMÝNÝN GELÝÞMESÝNÝ 2000 YIL BOYUNCA TERS YÖNDE ETKÝLEMÝÞTÝR

25 El iþlerini köleler yapar Özgür insanlar soyut kavramlarla düþünür Astronomlar, Gökyüzüne deðil kendi iç dünyanýza, akýllarýnýza bakýn. Yýldýzlý gökyüzü dünya etrafýnda çembersel dönmektedir Çembersel hareket mükemmeldir. Baþka bir hareket biçimi düþünülemez. Gezegenler asla yollarýndan sapmaz, yön deðiþtirmez. Deðiþmeyen bu yollar çemberseldir. KEPLER’e kadar geçen 2000 yýl PLATON’un bu görüþünü ispat etme çabasýyla geçmiþtir.

26 Doğum: M.Ö 408 Cnidus (Reşadiye yarım adası, Türkiye) Ölüm: M.Ö 355 Cnidus, (Reşadiye yarım adası, Türkiye) EUDOXUS Ölçüme dayanan Astronomi ile spekülatif kozmolojiyi birleþtiren Evrenin düzenini belirlemede GÖZLEM’e gerekli yeri tanýyan ilk teorisyen BABÝL’liler gök cisimlerinin karmaþýk periyodik hareketlerinin daha basit periyodik hareketlere indirgenebileceðini biliyorlardý EUDOXUS, bunu öðrenmiþ olabilir veya yeniden bulmuþ olabilir Yöntemi aritmetik biçimden geometrik biçime dönüþtürerek gelþtirmiþtir. EUDOXUS’ün yer merkezli sistemi baþtan bazý zorluklarla karþýlaþmýþtýr Teorisi, gök cisimlerinin dünyadan daima ayný uzaklýkta hareket etmelerini gerektiryordu, oysa Venüs ve Mars’ýn parlaklýklarýnýn deðiþtiði çok öncelerden biliniyordu. Güneþ tutulmasýnýn bazen tam, bazen halkalý olduðu da biliniyordu

27 Bu modelde gök cisimlerini taþýyan küreler ortak merkezleri olan çemberler üzerinde ve dünya çevresinde deðiþmeyen hýzla dönüyorlardý. Bu yargýdan kurtulmak kolay olmamýþtýr. Dünyayý merkez olmaktan çýkaran KOPERNÝK sisteminde bile kürelerin korunduðunu ve yörüngelerin çembersel olduðunu göreceðiz. Makedonyalý, 18 yaþýnda Atina’ya gelmiþ, Platonun ölümüne (M.Ö. 347) kadar Akademide Matematik ve Felsefe öðrenimini sürdürmüþ. Önce Anadolu’ya daha sonra Makedonya’ya gitmiþ ve nihayet tekrar Atina’ya dönmüþ ve LYCEUM’u kurmuþ.

28 Mantýk Doða Felsefesi Ahlak Politika Edebiyat eleþtirisi Metafizik Fizik Fizik ve Felsefe biraradadýr. Tüm evreni açýklamaya yönelik kapalý ve birleþik bir sistem kurmuþtur. Bunu anlamak için sistemin tümünü anlamak gerekir. Dünyayý anlamada duygulara verdiði önemle PLATON’culara, Olgularý nicel ve ölçülebilir açýdan deðil nitel açýdan ele alýþý ile ATOM’culara karþý çýkmýþtýr Mantýk Doða Felsefesi Ahlak Politika Edebiyat eleþtirisi Metafizik Fizik Fizik ve Felsefe biraradadýr. Tüm evreni açýklamaya yönelik kapalý ve birleþik bir sistem kurmuþtur. Bunu anlamak için sistemin tümünü anlamak gerekir. Aristotales’in Fiziði gibi kurduðu mantýk da pek az deðiþikliklerle ortaçað boyunca sürmüþtür ve Skolastik felsefenin vazgeçilmez aracý olmuþtur. Bugün bile geçerliliðinden bir þey yitirmiþ deðildir, sadece son geliþmeler kapsam ve yöntem yönünden daha geniþ ve etkili olmak açýsýndan bu mantýðý aþmýþtýr

29 Ýmgelediði evren hiyerarþik ve Tanrýsaldýr, ancak Mekanik niteliktedir. Evren iç içe yuvalanmýþ kürelerden oluþmaktadýr. Sabit yýldýzlarý taþýyan en dýþtaki kürenin hareket kaynaðý tüm evreni çevreleyen ve yöneten hareketsiz hareket ettirici bir güç (Tanrý) vardýr.Gökyüzünün yapýldýðý madde ile yeryüzü nesnelerinin yapýldýðý madde apayrý niteliktedir. Aristotales’in ortaya koyduðu sistem hem olumlu hem de olumsuz sonuçlara yol açmýþtýr. Sistemin uzun süreli etkisi bilimin geliþmesini durdurucu niteliktedir. Sistemin kýsa süreli etkisi daha olumludur. Kendisinden sonraki yüzyýllarda bir çok bilimsel çalýþmalar için iyi bir model, esinlenme kaynaðý olmuþtur ARÝSTOTALES FÝZÝÐÝNE GÖRE Bir cismin hareketini sürdürmesi, onu harekete geçiren þeyle temasýnýn kopmamasýný gerektirir. Canlýlarýn hareket kaynaðý kendi içlerindedir. Cansýz cisimlerin hareketi için dýþ bir kuvvete veya etkiye ihtiyaç vardýr. Fýrlatýlan bir cismin hareketini bir süre devam ettirmesinin nedeni havada meydana gelen bir takým sarsýntýlardýr. Bu sarsýntýlar gidrek zayýfladýðýndan hareket hýzýný yitirir. hareketin havada daha fazla sürmesi hava titreþimlerinin daha kolay olmasý ile ilgilidir.

30 ARÝSTOTALES’DE NEDENSELLÝK KAVRAMI Olaylarýn nedeni: Maddesel Nedensellik : Nesneleri meydana getiren ilk hammaddeyi Biçimsel Nedensellik : Hammaddeye biçim, desen veya form veren gücü Saðlayýcý Nedensellik : Bu form veya desenin gerçekleþmesini saðlayan araç ve düzeneði Ereksel Nedensellik : Böyle iþlenen nesnelerin hangi amaçlar için hazýrlandýðýný belirler. ARÝSTOTALES ÝÇÝN BÝÇÝMSEL VE EREKSEL NEDEN ÖNEMLÝDÝR. BÝRÝNCÝSÝ TÜM DOÐAL NESNE VE SÜREÇLERDE VARDIR. ÝKÝNCÝSÝ ÝSE EVRENDE OLUP BÝTEN HERÞEYÝN BELLÝ BÝR AMACA YÖNELÝK OLDUÐUNU GÖSTERÝR.

31 ARÝSTOTALES’ÝN BÝYOLOJÝ ÇALIÞMALARI Basit bir sýnýflamadan öteye gitmeyen bu çalýþmalarýn önemi Doðaya empirik yaklaþýmý yansýtmasýndadýr. 540 kadar deðiþik hayvan türünün sýnýflanmasý 50 deðiþik türden hayvan üzerinde diseksiyon çalýþmasý yapmıştır. Yavrusu canlý doðan balina yumurtlayan balýklara deðil memelilere daha yakýndýr. Doðuran dört ayaklýlar postlu ; yumurtlayan 4 ayaklýlar kabukludur. Ana, yavruyu oluþturan hammaddeyi; baba o maddenin aldýðý formu saðlar. Bitkiden insana kadar tüm canlýlar sürekli ve hiyerarþik bir evrim skalasýnda yer alýrlar. Skalanýn en üst kesiminde yumuþak sýcak kanlý memeliler en alt kesiminde sert soðuk bitkiler yer alýr. ARÝSTOTALES’in bu tür metafizik görüþlerinin bugünkü bilimsel geliþmeler karþýsýnda saçma görünüceði açýktýr. Ancak önemli olan onun klasik Yunan düþüncesinde bir dönüm noktasý olmasýdýr. Kendisinden sonra baþlayacak Helenistik çaða kaynaklýk etmiþtir. Kendisinden sonra gelenlerin, gözlemlerinin sýnýrlarýný aþmamalarýný saðlamýþtýr. Biyoloji çalýþmalarý ile kendisinden sonra gelenlere olgulara yönelme gereðini aþýlamýþtýr.

32 ÝSKENDERÝYE’NÝN KURULMASI Büyük ÝSKENDER’in fetihleriyle Yunan kültürü Atina dýþýnda kurulan yeni merkezlere taþýndý ve bilimsel geliþmede yeni bir dönem baþladý M.Ö Yunan düþüncesi Ýskender seferleri sýrasýnda Mýsýr ve Mezopotamya kültürleri ile karþýlaþmýþtýr. Bilim adamlarý çeþitli konularda bilgi toplayarak bilgi birikimlerini arttýrdýlar. Elde edilen sonuçlar Yunanlýlarýn bilimsel yaklaþýmlarýnda önemli deðiþikliklere yol açtý. Metafizik nitelik taþýyan spekülatif bilimden gözlemsel incelemeye dayanan empirik bilime geçildi. Bu dönem 300 yýllýk HELENÝSTÝK ÇAÐ olarak bilinir. ÝSKENDER MEZOPOTAMYA’ya girdikten sonra Yunanlýlar BABÝL astronomi ve matematiðini tüm ayrýntýlarý ile öðrendiler. Kendi sistemlerini býrakýp 60 tabanlý sayý sistemini kabul ettiler. Babillilerin cebirsel yöntemlerini ilginç buldular. Gökyüzü cisimlerinin dünyadan dýþa doðru nasýl sýralandýðýný öðrendiler. Babil astrolojisinin etkisinde kaldýlar

33 ÝSKENDER’in ölümünden sonra PTOLEMY, hocasý ARÝSTOTALES’in LYCEUM’una benzer, ancak çok daha geniþ ölçüde bir araþtýrma ve öðrenme merkezi olan ÝSKENDERÝYE MÜZESÝ’ ni kurmuþtur. Müzede ücretleri devletçe ödenen 100 den fazla bilim adamý çalýþmaktaydý. Müzenin i aþan kütüphanesi, hayvanat bahçesi, bitki bahçesi, gözetleme evi ve diseksiyon odalarý vardý. Ýlk 200 yýlý büyük bilimsel çalýþmalara sahne olan müze varlýðýný 600 yýl sürdürmüþtür. Giderek Yöneticiler Mýsýr kültürünün etkisine girdiklerinden bilimde gerileme baþlamýþtýr. Antik çaðýn bilim adamlarý bu dönemlerde kovuþturmaya uðramýþ ve rahatsýz edilmeye baþlanmýþtýr. Zamanýn en büyük astronomu HÝPPARCUS Ýskenderiye’de barýnamamýþ, Rodos’a gitmiþtir. Giderek Ýskenderiye dýþýnda yeni bilim merkezleri oluþmaya baþlamýþ, Ünlü hekim GALEN’in yetiþtiði, hayvan derisinden parþömen kaðýdý yapýlan BERGAMA, ARÞÝMEDES’in yaþadýðý SÝRAKÜZ kenti bunlar arasýnda sayýlabilir.

34 GEOMETRÝDE DEDÜKTÝF DÜÞÜNME Baþlangýçta geometri pratik ihtiyaçlardan doðmuþtur. Ýlk kez THALES ve PYTOGORAS ile geometriye ispat kavramý girmiþtir. Bilinen ve kendi bulduklarý önermeleri daha rasyonel ve sistematik bir düþünme içinde birleþtirdiler. Bu çalýþmalar M.Ö. 300 civarýnda EUCLÝD ile en yüksek aþamasýna ulaþtý. ÖKLÝD (EUCLÝD) doðruluðunu apaçýk kabul ettiði bazý önermeler (AKSÝYOM, POSTÜLA) ile diðer önermelerin tümünü mantýksal olarak çýkarmýþtýr. Geometrik önermeler Postüla ve Teoremlerden ibarettir. Postülalara dayanarak Teoremler ispat edilir. GEOMETRÝNÝN ELEMENTLERÝ isimli kitabý 19. yüzyýlýn ortalarýna kadar ders kitabý olarak okutulmuþ Öklid ve diðer Yunan matematikçileri için geometri uzaysal iliþkileri konu alan bir bilimdi. Geometrinin salt biçimsel olarak ele alýnmasý 19. yüzyýlýn ortalarýndaki geliþmeleri beklemiþtir.

35 Helenist dönemde bilimin niteliðini belirleyen önemli geliþmeler mühendislik alanýnda olmuþtur. Özellikle Ýskenderiye’de bir dizi pratik icatlar yapýlmýþtýr. FÝLO ve HERO gibi mühendislerin icatlarý 3 bölümde toplanabilir. Askeri amaçlara hizmet edenler Bilimsel çalýþmalarda kullaýlan aygýt ve araçlar( Su saati, mesafe ölçmeye yarayan hodometre, arazi ölçümünde kullanýlan ilkel teodolit) Mekanik oyuncaklar Bugünkü anlamda bilimin ortaya çýkmasý için gözlemle mantýksal çýkarýmýn, indüksiyonla dedüksiyonun birleþmesine ihtiyaç vardýr. Bu birleþimi bir ölçüde ilk kez birleþtiren bilim adamý SÝRAKÜZ’lü ARCHÝMEDES (M.Ö ) olmuþtur. Matematik ilk kez deneysel verilere uygulanmýþtýr. Teorik ilgi kadar pratik eðilim de kuvvetlidir. Ýskenderiye’yi ziyareti sýrasýnda su çýkartmak için kullanýlan ve kendi adýyla anýlan vidayý icat etmiþti. Doğumu: M.Ö. 287 Syracuse, Sicilya Ölümü : M.Ö. 212 Syracuse, Sicilya

36 ÇÝÇERO’nun anlattýðýna göre Archimedes güneþ, ay, dünya ve gezegenlerin modellerinden gökyüzü cisimlerinin hareketini hatta ay ve güneþ tutulmalarýný gösteren bir PLANETARÝUM yapmýþtý. Cisimlerin baðýl yoðunluðu ile cisimlerin yüzme ilkesi önemli buluþlarýdýr. Archimedes ’in bu ilkeleri Kral HÝERO’nun kendisine verdiði problemin çözümünden sonra bulduðu söylenir. Hiero bir kuyumcunun kendisi için yaptýðý altýn tacýn saf altýndan olmadýðý, gümüþle karýþýk olduðu þüphesine kapýlmýþ ve ünlü bilginden gerçeði bulmasýný istemiþtir. Problem üzerinde düþünürken, bir gün banyosunda suya girdiðinde vücudunun hafiflediðini ve bir miktar su taþtýðýna dikkat eder o anda eþit aðýrlýkta iki cisimden daha hafif olanýnýn (hacmi daha büyük olanýnýn) daha fazla su taþýracaðý kafasýnda belirir ve kendini çýplak olarak sokaða atarak buldum, buldum (evraka, evraka) diye baðýrýr. ARCHÝMEDES’in ilgisini çeken baþlýca konu salt geometri idi Bir silindirin hacminin, içine yerleþtirilen kürenin hacmine oraný ile ilgili buluþunu çok önemsiyordu. Giderek artan sayýda poligonlar kullanarak dairenin çevresinin çapýna oranýnýn 3 10/71 den büyük, 3 1/7 den küçük olduðunu saptamýþtý.Mekanik türden icatlarýna ise bir Matematikçinin boþ zamanlarýný deðerlendirmek için yaptýðý eðlendirici iþler olarak yorumluyordu.

37 Archimedes’in bilimi geometrik model üzerine kurma eðiliminin açýk örnekleri YÜZEN CİSİMLER ÜZERİNE adlý yapýtýnda görülür. Bu kitap, onun bilimsel anlayýþýnýn modern anlayýþa ne kadar yakýn olduðunu göstermesi açýsýndan önemlidir. Kaldýraç, pratik yararý çok eskilerden beri bilinen bir ilkeydi. Archimedes’in yaptýðý, ilkeyi teorik yönden temellendirmek olmuþtur. Uygulama ve gözlemler, ilkenin doðruluðunu gösteriyordu; ancak bu Archimedes için yeterli deðildi ilkenin bir yasa olarak ispatlanmasý gerekiyordu. ARÝSTARKUS VE HÝPPARKUS M.Ö. 4. yüzyýldan itibaren coðrafya keþiflerine baðlý olarak elde edilen bulgular dünyanýn yuvarlak olduðu görürþüne aðýrlýk kazandýrdý. Hatta gece ve gündüzün uzunluklarýnýn eþit olmamasý dünyanýn kendi ekseni etrafýnda dönüyor olmasý gerçeðini zorlamaya baþlamýþtýr.

38 ARÝSTARCHUS ( M.Ö ) “AY VE GÜNEÞÝN BÜYÜKLÜKLERÝ VE UZAKLIKLARI” adlý kitabýnda Ay’ýn tutulduðu ve yarým ay olduðu zamanlarda yaptýðý gözlemlerden güneþin çapýnýn dünyanýn çapýnýn 7 katý olduðunu yazmýþtý. Bu sonuç yanlýþ olmakla beraber güneþin dünyadan daha büyük olduðu kavramýný getirmiþti. Güneþin sabit kaldýðý dünyanýn onun etrafýnda çembersel yörüngede döndüðünü iddia ediyordu. Dünyanýn dönüþü karþýsýnda yýldýzlarýn sabit kalmasýný dünyanýn yörünge çapýnýn bu yýldýzlarýn uzaklýðý ile mukayese edilemeyecek kadar küçük olmasý, yani yýldýzlarýn çok uzaklarda olmasý ile açýklýyordu. Ancak ARÝSTARCHUS’un bu HELÝOSENTRÝK (Güneþ Merkezli) Teorisi zamanýna göre çok ilerde bir görüþtü. Filozoflar dahil hemen herkesin kabul ettiði dünya evrenin merkezidir ve dünya sabit durmaktadýr yargýsýný deðiþtirmek o kadar kolay bir olay deðildi.

39 HÝPPARKUS Dünya merkezli teorinin geliþmesine en büyük katký HÝPPARKUS’dan gelmiþtir. M.Ö. 160 dan 127 ye kadar çalýþmalarýný yaptýðý Ýskenderiye’de bir çok gözlem araçlarý geliþtirmiþ ve çok sayýda gözlem yapmýþtýr. Saðladýðý bilgi birikimi ile Ayýn çapýnýn dünya çapýnýn 1/3 ine eþit olduðunu (doðru sayý 0,27), Ay’ýn dünyadan uzaklýðýnýn Dünya çapýnýn 33 2/3 ü kadar olduðunu ( doðru sayý 30,2) hesaplamýþ; Düzlemsel ve küresel trigonometriyi icad ederek enlem ve boylam ölçerek cisimlerin yeryüzü konumlarýnýn nasýl belirleneceðini de HÝPPARKUS bulmuþtur.

40 Döneminin büyük harikalarýndan biri olan Ýskenderiye Müzesi M.S 390 da Theophilus adlý bir hristiyan papaz tarafýndan kalan kýsmý da M.S. 640 da müslüman istilacýlar tarafýndan yok edilmiþtir. ÖKLÝD, HÝPPARKUS, ERATOSTHENES, APOLLONÝUS, PTOLEMY (BATLAMYUS) HEROPHÝLUS, ERASÝSTRATUS burada yetiþmiþ ve çalýþmýþ bilim adamlarýdýr. Doğumu : yaklaşık M.Ö. 325 Ölümü : yaklaşık M.Ö. 265 İskenderiye, Mısır Güneþ ýþýnlarýnýn bir doðru biçiminde yayýldýðý ve yansýma yasalarý 3.HAFTA

41 Doğum : M.Ö. 276 Cyrene, Kuzey Afrika (şimdiki Libya) Ölüm : M.Ö 194 İskenderiye, Mısır Fiziksel coðrafyanýn kurucusu. Dünyanýn küresel olduðunu öne sürer ve çevresini mil (24800 mil) olarak ; Dünyanýn güneþe olan uzaklýðýný 92 milyon mil (93 milyon) olarak hesaplar. Doğum : yaklaşık M.Ö. 262 Perga, Pamphylia, İyonya (şimdi Murtina, Antalya, Türkiye) Ölüm : yaklaşık M.Ö. 190, Alexandria (İskenderiye), Egypt(Mısır) (PERGA’LI) Tüm eðrilerin tek bir koninin kesitlerinden ibaret olduðunu gösterir. Parabola, hiperbola ve elips terimlerini ilk kullanandýr. Konikler aracýlýðý ile ikinci dereceden denklemlere bir çözüm bulur.

42 Doğum : yaklaşık 85 Mısır Ölüm : yaklaşık 165 İskenderiye, Mısır BATLAMYUS (PTOLEMY) ALMAGEST isimli kitabý Bir astronomi ansiklopedisi niteliðindedir. Bu kitap KOPERNÝK ve KEPLER’e kadar standart kaynak olma özelliðini korumuþtur. Çok iyi bir coðrafyacý. Cebelitarýk’tan Çin’e ; Britanya adalarýndan Rusya steplerine ; Ýskandinavya’dan Nil kaynaklarýna kadar haritalar yapmýþ. Optik konusunda kitap yazdýðý söylenir. 12. yüzyýlda Arapçadan Latinceye yapýlan bir çeviri dýþýnda bir kanýt olmadýðýnda kitabýn ona ait olmadýðý kesin olarak belli deðildir. Bu kitapta ýþýðýn kýrýlmasý deneyine yer verilmiþ ve ýþýðýn bir ortamdan diðer bir ortama geçiþinde gelme ve kýrýlma açýlarýnýn orantýlý olduðu yazýlmýþtýr. Bu olgu küçük açýlar için doðrudur. Astroloji ile uðraþmýþ

43 Doğum: yaklaşık 370 İskenderiye, Mısır Ölüm : Mart 415 İskenderiye, Mısır Ýskenderiye’li Astronom THEON’un kýzý ve Matematikçi olan HYPATÝA M.S. 415 de Patriak Cyril’in kýþkýrtmasý üzerine bir topluluk tarafýndan öldürülür. HEROPHÝLUS :Ýnsan anatomisi üzerinde çalýþmalar. Beyin, sinir sistemi, göz, karaciðer ve diðer iç organlarla damar üzerinde incelemeler Doğum : yaklaşık M.Ö. 335 Chalcedon (şimdi Kadıköy, Türkiye) Ölüm : M.Ö. 280, İskenderiye, Mısır

44 ERASÝSTRATUS:Diseksiyon ve fizyoloji çalýþmalarý. Ýnsan cesedi üzerindeki diseksiyon ve hayvanlar üzerindeki deneyler. Beyin, sinir sistemi ve kan dolaþýmý konularýnda çalýþmalar. Doğum : yaklaşık M.Ö. 304 Lulis şimdi Kéa Ölüm : yaklaşık M.Ö 250 İskenderiye, Mısır HERO : Birinci ve ikinci dereceden pek çok denklemin cebirsel çözümü. Alan ve hacim ölçümleri ile ilgili formüller. Yansýyan güneþ ýþýðý en kýsa yolu izler. Sifon, Termoskop, torlayýcý hava pompasý, ilk buhar makinasý icadlarý arasýnda. Doğum: yaklaşık 10 İskenderiye, Egypt Ölüm : yaklaşık 75

45 Anatomi ve hekimlikle ilgili bilgileri sistematize etmiþtir. Anatomi, fizyoloji, patoloji ve tedavi konularýnda bir çok yeni bulgu ortaya çýkarmýþ. Canlý hayvanlar üzerindeki deneylerle kalbin ve omuriliðin çalýþmasýný anlamaya çalýþmýþ. Felsefede dinsel düþünür. Ýnsan vücudu belli bir amaçla Tanrý tarafýndan yaratýlmýþtýr. HAYVAN RUHLARI isimli kitabý büyük ün kazanmýþtýr. Týp çalýþmalarý 1500 yýl etkisini sürdürmüþtür. Kanýn oluþumu ve dolaþýmý ile ilgili teoriyi yapmýþ HARVEY’e kadar bu düþünce devam etmiþtir. Doğum : 129, Pergamum, (şimdi Bergama, Türkiye. Ölüm : yaklaşık 216

46 Simya baþlangýçtan itibaren felsefe ve astroloji ile yakýn iliþkiler içinde geliþmiþtir. Metalleri özelliklerini deðiþtirerek deðiþtirmek mümkündü. Metaller mükemmele doðru deðiþmek zorundaydý. Dolayýsýyla metallerin hedefi altýn olmaktý. El sanatlarý geliþmiþti. Halkýn satýn alamadýðý ziynet eþyalarýnýn taklitleri yapýlabiliyordu. SÝMYA BÝLÝMÝNÝN ÜÇ ADIMI 1 - Kalay, kurþun, bakýr ve demir siyah bir karýþým verecek þekilde kaynaþtýrýlýr. 2 -Cýva, arsenik veya antmuan eklenerek bakýr aklaþtýrýlýr, gümüþe benzetilir. 3 -Azýcýk altýn verilir, kükürt suyu veya tuzruhu ile iþlem görerek altýn rengi kazandýrýlýr (altýna dönüþtürülür).

47 Askerlik, Devlet Yönetimi ve Hukukta üstün yetenek gösteren Romalýlar yaratýcý düþünce alanýnda baþarýlý olamamýþlardýr. Tarýma baðlý savaþçý bir toplum karakterinde olmuþlardýr. Romanýn en parlak döneminde (M.Ö ) ünlü ÇÝÇERO, Yunan matematikçileri kuramsal geometride daima ilerideler diyor. Salt bilime fazla bir katkýlarý olmamýþ. Bu genel yargýnýn dýþýnda kalan bazý çalýþmalara rastlamak mümkün. LUCRETÝUS (M.Ö ), NESNELERÝN NÝTELÝÐÝ ÜZERÝNE adlý yapýtýnda Yunan atomculuðunu anlatma ve benimsetme çabasýný gösterir. Amacý temelsiz inançlarý yýkmak, bilim ve felsefede aklýn yerini yüceltmekti. AMASYA ‘LI STRABO M.S. 20 de yazdýðý coðrafya kitabýnda bilimin diðer kollarý ile ilgili bilgiler verilmektedir. PLÝNY M.S , DOÐAL TARÝH adlý 37 kitaplýk eserinde daha önceki ve o dönemdeki bilimsel çalýþmalarýn geniþ bir özetini vermektedir. Bilimsel etkinliklere olduðu kadar, çaðýnýn temelsiz (batýl) inançlarýna da eserinde yer vermiþtir. Ancak, Vezüv yanardaðýnýn patlamalarýný incelemek için sokulduðu daðýn eteklerinde bir patlama sýrasýnda ölmesi doðrudan gözleme verdiði önemi de göstermektedir

48 Marcus Tullius Cicero Doğum : M.Ö. 3 Ocak 106, Arpinum (şimdi Arpino), Italya Ölüm : M.Ö. 7 Aralık 43 (öldürüldü) Titus Lucretius Carus Roma’lı şair ve filozof Doğum : yaklaşık M.Ö. 98 Ölüm : yaklaşık M.Ö 55

49 Doğum : yaklaşık M.Ö 63 B.C., Amasya, Türkiye Ölüm : M.S. 21, Yunanlı coğrafyacı, tarihçi ve filozof. Küçük Asya, Yunanistan, Roma, ve İskenderiye’de çalışmış Avrupa, Kuzey Africa ve Batı Asya’ya geziler yapmıştır. Pliny the Elder (23?-79), Roma’lı yazar ve ansiklopedist. Pliny, Novum Comum (şimdi Como, Italya) da Gaius Plinius Secundus da doğmuş fakat genç yaşlarında Roma’ya gitmiştir. 23 yaşında orduya katılmıştır. Pliny‘nin büyük doğa ve sanat ansiklopedisi, Historia Naturalis, 37 kitaptan oluşmaktadır.

50 Romalýlarýn bilimle ilk temaslarý Güney Ýtalya ve Sicilya’da yerleþmiþ Yunan düþünürleri yoluyla olmuþtur. Ýskender imparatorluðunun yýkýlmasýndan sonra Yunan kültür ve bilim merkezleri Romalýlarýn eline geçmiþtir. Dolayýasýyla bu kültürden etkilenmeleri kaçýnýlmazdý. Ancak Romalýlar bu kültürün bazý yönlerini benimsemiþlerdir. Romalýlar, Yunanlýlarýn gözlem ve teori arasýnda kurmaya çalýþtýklarý sýnýrlý dengeye hiç bir zaman ulaþamamýþlardýr.

51 AKLA TEPKÝ VE DURAKLAMA DÖNEMÝ Galen’den sonra hekimlik alanýndaki geliþmeler durmamasýna raðmen felsefe ve bilim alanýnda tam bir duraklama hatta yok olma dönemine girilmiþtir. M.S. 3. yüzyýlda yaþayan DÝAPHANTUS dýþýnda birinci sýnýf bir bilim adamýna rastlamak mümkün deðildir. Yunan asýllý olan DÝAPHANTUS’un cebir üzerindeki çalýþmalarý ile, cebir baðýmsýz bir disiplin kimliði kazandý. Ortaçaðýn karanlýðý Hristiyanlýk ile Yeni Platonculuðun kucaklaþmasýndan doðmuþtur. Romalýlar gibi Latin kökenli Hristiyan rahipler de teorik bilimlere yüz çevirmiþlerdir. Akýl deðil, salt inanç insaný kurtarabilirdi. AZÝZ AUGÝSTÝNE : Akýl bizi inanmaktan alýkoyan bir tuzaktýr diyordu. Bilime, ancak Ýncil’i anlamaya yetecek kadar izin veriliyordu. 4.HAFTA

52 BU DÖNEMÝN DÜÞÜNÜRLERÝ PAPPUS İskenderiye, Mısır MATEMATÝKSEL KOLLEKSÝYON adlý eseri yüksek matematik ve mekanik üzerinde kýsmen tarihsel kýsmen ansiklopedik bilgi vermektedir. PROCLOS 8 Şubat 411 Constantinople (şimdi Istanbul), Byzantium (şimdi Turkey) de doğdu, 17 Nisan 485 de Atina, Yunanistan’da öldü ÖKLÝD üzerine hazýrladýðý yorumunda matematik problemlerinin geniþ çözümlemeleri, tarih ve felsefe bir arada verilmektedir. ASTRONOMÝK HÝPOTEZLERE BAKIÞ adlý eseri yazmýþtýr. SÝMPLÝCÝOS Yaklaşık 490 da Cilicia, Anatolia (şimdi Türkiye) de doğdu yaklaşık 560 da muhtemelen Atina, Yunanistan’da öldü Aristotalesçi. Aristotales bilimini çeþitli cephelerinin geliþimi ile ortak merkezli kürelerden oluþan astronomi sistemi hakkýnda son derece ayrýntýlý incelemeleri var. Eserleri 13. ve 14. yüzyýl Avrupasýnda en çok okunan eserler. PHÝLOPONOSDaha özgün bir düþünür. Aristotales’i eleþtirebiliyor. Aristotales’in zorlanmýþ hareket teorisini hatalý hatta yanlýþ buluyordu. Atýlan bir taþýn hareketini devam ettirmesi ilk aldýðý itiþin etkisine baðlýdýr. Ýlk itiþ ne kadar büyükse hareketin devamý o kadar uzun sürer.

53 Bilimsel çalýþma geleneðinin zayýf da olsa Roma Ýmparatorluðunun Doðu kesiminde Yunanlýlar arasýnda sürdürülmüþ olmasýný uygarlýðýmýz yönünden þans saymak gerekir. Çünkü bu gelenek tamamen ortadan silinebilirdi. Gerçi antik çaðýn Yunan dehasý bir daha dirilmemek üzere tarihe gömülmüþtü ancak, ürünleri ve ürünleri oluþturan gelenek hala yaþýyordu ORTAÇAÐ KARANLIÐI M.S. 4. ve 13. yüzyýllar arasýnda geçen 1000 yýllýk dönem Avrupa için karanlýk bir dönem sayýlýr. Bu dönemde bilim ve felsefede öncülük Müslümanlarýn eline geçmiþtir. Baþlangýçta çevirilerle iþe baþlayan müslümanlarýn önemli bazý katkýlarda bulunduklarý gözlenir. Ýslam dünyasýnýn bilimsel çalýþmalarýnýn en parlak olduðu dönem M.S arasýndadýr. Müslümanlar sadece bilimsel düþünme geleneðini sürdürmekle kalmadýlar, Avrupa’nýn yeniden canlanmasýna etken oldular. Ortaçað boyunca egemenliðini sürdüren Hristiyan Teolojisi temelde birbirine yakýn olmayan 3 ögeyi içeriyordu. 1 - Tevrat’a dayanan Judaizm 2 - Yeni-Platonculuðun mistisizmi. 3 - Doðu kültürlerine özgü ilkel dinsel töreler veya gizli, gizemli inançlar.

54 Böyle bir yapýnýn bilime açýk olmasý, özgür ve laik düþünceye yer vermesi beklenemezdi. Giderek din dýþýna düþen bilimsel çalýþmalar Hristiyanlýða aykýrý, ateist iþi sayýlýr olmuþtur. Bilginin kötü, cehaletin erdem sayýldýðý dönem baþlar. Bilime karþý kuþku yer yer eylemli saldýrý halini alýr. Simyacýlarýn bile kitaplarý yakýlýr. M.S 389 sýralarýnda Hristiyan ayaklanmasýndan yararlanan Piskopos THEOPHÝLUS Ýskenderiye’deki ünlü kütüphanenin bir kýsmýný tahrip eder. Roma’lý soylu BOETHÝUS laik nitelikteki yazýlarýndan dolayý ölüm cezasýna çarptýrýlýr. M.S. 415 de Ýskenderiye’li Astronom THEON’un kýzý Matematikçi HYPATÝA Patriak Cyril’in kýþkýrtmasý üzerine bir topluluk tarafýndan öldürülür. 6. Yüzyýlýn ilk yarýsýnda Platon ve Aristotales’in Atina’daki okullarý imparator Justinian tarafýndan Hristiyanlýða aykýrý bulunarak kapatýlýr Bizans üstü tam olmasa da Yunan ve Roma geleneðini sürdürmeye çalýþmaktadýr. Ayný gelenek Suriye’den Ýran körfezine kadar uzanan bölgede bu anlayýþ devam etmektedir. Böylece Yunan, Hint, Ýran ve Suriye kültürleri karþýlýklý etkileþme olanaðý bulur. Ýran’daki UNDÝSHAPUR, Atina’daki okullarýn kapanmasýndan sonra Yeni-Platoncularýn yerleþtiði yeni merkez olur. Bu etkileþim ileride Ýslam bilimi aracýlýðý ile Avrupa’nýn yeniden uyanmasýna neden olacaktýr

55 Karanlýk dönemin tek olumlu noktasý hekimliðin önem kazanmasýdýr. Benediktin’lerin HÝPOKRAT ve GALEN geleneklerine dönmeleri önemlidir. Karanlýk çaðdan uyanmaya giden ilk atýlým SALERNO’da açýlan týp okuludur. Burada Hipokrat ve Galen’den kaynaklanan kitaplar üretilmiþ, 9. yüzyýlda ünlü hekimler yetiþtirilmiþtir. 11. yüzyýldan itibaren Arapça kaynaklardan da çeviriler yapýlarak öðrenimin güçlenmesi ve yayýlmasý saðlanmýþtýr.

56 8. Yüzyýlýn sonlarýnda Halife HARUN-EL-RAÞÝD Aristotales’in tüm kitaplarýný, Hipokrat ve Galen’in tüm eserlerini Arapçaya çevirtti. EL MAMUN Bizans ve Hindistana kültür elçileri göndererek tercüme edilecek eserler toplattýrdý. Ýslam dininin ortaya çýkýþý ile tarihin parlak dönemlerinden biri baþlar. M.S. 8. ve 12. yüzyýllar arasýnda geçen 400 yýl boyunca bilim ve düþünce meþalesi Atlas Okyanusu kýyýlarýndan Kuzey Hindistan ve Orta Asya’ya kadar olan bölgede Ýslam Dünyasýnda yanar. Araplar ele geçirdikleri yerlerdeki bilim merkezlerinden etkilendiler ve öðrenme isteðine sarýldýlar. Bu amaçla, Yunan bilgi hazinesini ortaya çýkartmak ve Arapçaya mal etmeye baþladýlar. Ýskenderiye’de bulduklarýna Suriye ve Ýran’da bulduklarýný eklediler. NESTURÝLER’in toplandýklarý CUNDÝÞAPUR islam dünyasý için bir merkez oldu. Suriye’deki Nesturiler Aristotales’in eserlerini okuyorlardý. 5.HAFTA

57 Kimya alanýndaki çalýþmalar baþlangýçta günlük ve pratik amaçlara yönelikti. Uzun süre simya ile ilgilendiler. Metali altýna çevirme ve hayat iksirini bulma en önemli uðraþlarý idi. Bu çalýþmalar sýrasýnda bir çok kimyasal etkileþmeyi ortaya çýkardýlar. Gerçek kimya bilimi ile hekimliðin geliþmesine katkýsý olan bu sonuçlar, daha sonra Ýspanya yolu ile Avrupa’ya geçmiþtir. EBU MUSA CABÝR ÝBN HAYYAN Ünlü kimyacý. Daha sonralarý Latinceye çevrilen bir çok eser yazmýþtýr. Kurþun karbonat bileþiðini hazýrlamýþtýr. Arsenik ve Antimuaný, sülfürlerinden ayýrdýðý söylenir. Metal iþleme, kumaþ ve deri boyama, sirke damýtarak asetik asit elde etme ile ilgili kimyasal iþlemler hakkýnda ayrýntýlý bilgiler vermiþtir. Metaller arasýndaki farklar sülfür ve cývayý deðiþik oranlarda taþýmalarýndan kaynaklanmaktadýr. Kükürt (ateþ), cýva (sývý) ve tuz (katý) tüm maddelerin temel elementleridir teorisini ortaya atar. Bu teori, Demokritos’un atom ; Empedokles ve Aristotales’in dört element teorisine rakip olarak 17. yüzyýla kadar geçerliliðini korumuþtur. Yanma, yanan cisimlerin kendi maddelerinden birþeyler yitirmesi demekti. Bu görüþ 18. yüzyýl sonlarýna kadar önemini korumuþ, oksijenin bulunmasý ile geçerliliðini yitirmiþtir.

58 Cabir Bin Hayyan (721 – 805) Ortaçağ kimyasının en büyük ismi olan Cabir Bin Hayyan bir Türk bilginidir. Atom bombası fikrinin ilk mucidi ve modern kimyanın babası olarak tarihe geçmiştir. Tarih boyunca bir çok bilgin meşhur olabilmek için kitaplarında hep ona atıfta bulunmuşlardır. Cabir, Horasan’ın başkenti olan Tus’da doğdu. Küçük yaşta iken ailesiyle beraber Kufe şehrine yerleşti. Emevi veliahtı Halit Bin Yezid ve Cafer–i Sadık’tan dersler aldı. Tıp dahil bütün müsbet ilimleri öğrendi. Kısa zamanda büyük başarılar gösterince Abbasi Halifesi Harun Reşit onu Harran üniversitesinin Fizik– Kimya profesörlüğüne atadı. Çok kısa bir süre sonunda da üniversitenin rektörlüğüne getirildi.

59 Cabir Ibn Hayyan (Geber)Kimyacı (Kimya’nın babasıÖ.Y 803 El-Asmai (Basra)Zooloji, Botanik, Hayvancılık El-Khwarizmi (Algorizm)(Kheva, Özbekistan) Matematik, Astronomi, Coğrafya. (Algorithm, Cebir, Calculus) Amr ibn Bahr Al-Cahiz(Basra)Zooloji, Arap Grameri, Konuşma sanatı, Lexicografi Yakup ibn İshak El-Kındi (Alkindus)Felsefe, Fizik, Optik, Tıp, Matematik, Metallurji Thabit ibn Kurrah (Thebit)Astronomi, Mekanik, Geometri, Anatomi Abbas ibn FirnasUçuş Mekaniği, Planetaryum, Yapay Kristaller.Ö. 888 Ali Ibn Rabban El-TabariTıp, Matematik, Kaligrafi, Edebiyat El-Battani (Albategnius)Astronomi, Matematik, Trigonometri El-Farghani (Al-Fraganus)Astronomy, Civil Engineering.Y. 860 El-Razi (Rhazes)Tıp, Ophtalmoloji, Çiçek Hastalığı, Kimya, Astronomi El-Farabi (Al-Pharabius)Sosyoloji, Mantık, Felsefe, Politik Bilimler, Müzik Abul Hasan Ali El-Masu'diCoğrafya, Tarih.Ö. 957 El-Sufi (Azophi)Astronomi Ebu El-Kasım El-Zahravi (Albucasis)Surgery, Medicine. (Father of Modern Surgery)

60 Muhammad El-BuzcaniMatematik, Astronomi, Geometri, Trigonometri Ebu el-Kasım Maslimah el- Macriti AstronomiÖ İbn YunusTrigonometri, AstronomiÖ İbn El-Haytham (Elhazen)Fizik, Optik, Matematik El-Mavardi (Alboacen)Politik Bilimler, Sosyoloji, Hukuk, Ahlak Bilim Ebu Rayhan El BiruniAstronomi, Matematik. (Dünyanın çevresinin tayini) İbn Sina (Avicenna)Tıp, Felsefe, Matematik, Astronomi El-Zarkali (Arzachel)Astronomi (Astrolabe icadı) Ömer El-HayyamMatematik, Şiir El-GazaliSosyoloji, Teoloji, Felsefe Ebu Bekr Muhammed İbn Yahya (İbn Baccah) Felsefe, Tıp, Matematik, Astronomi, Şiir, Müzik İbn Zuhr (Avenzoar)Ameliyat, Tıp El-İdrisi (Dreses)Coğrafya (Dünya Haritası), (İlk küresel dünya) Ibn Tufayl, AbdubacerFelsefe, Tıp, Şiir İbn Rüşd (Averroes)Felsefe, Hukuk, Tıp, Astronomi, Teoloji

61 El-Bitruci (Alpetragius)AstronomiÖ İbn-El BaytarEczacılık, BotanikÖ Nasır El-Din El-TusiAstronomi, Euclidsel olmayan Geometri Celal El-Din RumiSosyoloji İbn El-Nafiz DamaşkiAnatomi Kutb el-Din el-ŞiraziTrigonometri, Astronomi, Fizik El-Fida (Abdulfeda)Astronomi, Coğrafya, Tarih Muhammad Ibn Abdullah (Ibn Battuta) Dünya Gezgini. Fas’tan Çine gidiş-dönüş 75,000 mile yolculuk İbn HaldunSosyoloji, Tarih Felsefesi, Politik Bilimler Uluğ BeyAstronomy Herhangi bir gelişmeden 200 yıl önce Türk bilim adamı Hazerfen Ahmet Çelebi Galata kulesinden Boğaziçi’ne doğru uçmuştur. 50 yıl sonra Çelebi ailesinin bir başka üyesi olan Logari Hasan Çelebi, yakıt olarak 150 okka yaklaşık 150 kg barut kullanarak ilk roketi üst atmosfer katmanlarına yollamıştır.

62 Ýslam Biliminin altýn çaðý 9. yüzyýlda baþlar. EL KINDÝ (M.S ) nin fizik ve felsefe üzerindeki incelemeleri ile Ýranlý ABUBEKR EL-RAZÝ’nin Baðdat’taki çalýþmalarý bu dönemdedir. EL-RAZÝ özellikle çiçek ve kýzamýk hastalýklarý üzerindeki çalýþmalarý ile ünlüdür. Kimya bilgisini hekimliðe uygulayan ve hidrostatik teraziyi ilk kullanan EL-RAZÝ dir. 9. Yüzyýlda Yunancadan Arapçaya çevrilen eserler arasýnda ÖKLÝD’in Geometrinin Ögeleri ile BATLAMYUS’un Almagest’i de yer alýyordu. Araplarýn Hint kaynaklarýndan aldýklarý sayý sistemi sýfýr için bir rakam bulunup eklenmesi ile tamamlanmýþtý. Bu sistem bugün bile ARAP RAKAMLARI olarak bilinir. Arap sayý sisteminin Avrupa’ya geçmesinde Halife EL-MEMUN’un kütüphanecisi EL-HAREZMÝ’nin cebir üzerine yazdýðý kitap önemli rol oynamýþtýr. EL-HAREZMÝ’nin Hint hesaplama tekniðini tanýtan kitabý daha sonra ARÝTMETÝK adýyla Latinceye çevrilmiþ ve uzun süre Avrupa’da ders kitabý olarak okutulmuþtur. MUHAMMED EL BATTANÝ Ýlkbahar noktasýnýn presesyonunu BATLAMYUS’dan daha iyi yeniden hesaplar. Astronomi tablolarýndan yeni bir takým hazýrlar.

63 ÝBN YUNUS Araplarýn en büyük astronomu. Kahire’de güneþ ve ay tutulmalarý ile ilgili önemli gözlemler yapar. Trigonometri alanýnda önemli katkýlarý vardýr. Optik alanýndaki çalýþmalar önemlidir. Ýskenderiye yakýnlarýndaki Faros adasýnda bulunan deniz fenerinin çýplak gözle görülmesi imkansýz gemileri göstermeye elveriþli aletlerle donanmýþ olduðu söylenir. EL KINDÝ Optik, özellikle ýþýk kýrýlmasý üzerine kitap yazmýþtýr (9. yüzyýl) EL HAZEN EL KINDÝ’den 150 yýl sonra EL HAZEN, Batlamyus’un ýþýðýn kýrýlmasý ile igili yasasýnýn yalnýzca küçük açýlar için geçerli olduðunu göstermiþ,ancak doðru yasayý kendisi de bulamamýþtýr. Küresel ve parabolik aynalarýn özellikleri, merceklerin büyütme nitelikleri çalýþmalarý arasýndadýr. Iþýk kaynaðýnýn konumu ile merceðin oluþturduðu görüntüler arasýndaki iliþkileri çözer. Görme olayýnýn doðru açýklamasýný yapar. Latinceye çevrilen eserleri uzun süre etkisini sürdürmüþ, özellikle ROGER BACON’ý etkilemiþtir.

64 M.S. 10. yüzyýldan itibaren Arapça, Yunancanýn oynadýðý rolü oynar ve geniþ bir bölgede klasik dil özeelliðini kazanýr. Ýslam biliminde gerçek bilimsel ilerleme ve buluþlardan çok Ansiklopedik bilgi toplama ve bunlar üzerinde yorum yapma önem kazanmýþtýr. En seçkin bilgin ve düþünürler bile doða ile doðrudan karþýlaþmak yerine, kitaplardan öðrenmeyi ve öðrendiklerini yine kitaplara dökmeyi yeðlemiþlerdir. Örneðin ilk arap filezofu EL KINDÝ nin deðiþik konularda 265 kadar kitap yazmasý baþka türlü açýklanamaz. EL RAZÝ de yalnýzca kendi alanýnda deðil simya, teoloji, felsefe, matematik, astronomi konularýnda kitap yazmýþtýr. Harzem’in baþkenti Kaht’da M.S.973 de doðan EL BÝRUNÝ de hekim olduðu kadar tarihçi, matematikçi, astronom, fizikçi ve coðrafyacý, botanist, farmakolog, jeolog, ozan, filozof, hümanist Diðer çok yanlý bir kiþilik 11. yüzyýlda yaþayan ÖMER HAYYAM dýr. Þair olarak bilinen HAYYAM’ýn astronomi ve cebir alanlarýnda da çok önemli çalýþmalarý bulunmaktadýr. ÝBN SÝNA’nýn (M.S ) KANUN adlý kitabý Ýslam kültürünün en yüce eserlerinden biridir. Bu kitap islam dünyasýnda olduðu kadar daha sonra Avrupa’da da geniþ etki yapmýþtýr Latince çevirisi bir çok Batý üniversitelerinde uzun süre ders kitabý olarak okutulmuþtur. ÝBN SÝNA, ÞÝFA isimli kitabý ile de tüm bilgi kollarýnda Avrupa’da etkili olmuþtur.

65 Buna karþýlýk batý kesiminde iþler farklýdýr. Bilim ve kültür etkinlikleri Batýda özellikle Ýspanya’da canlýlýðýný sürdürür. Ýspanya Ýslam, Hristiyan ve Yahudi kültürlerinin karþýlaþtýðý bir merkez durumundadýr. Akla önem veren filozoflar ile Tanrýsal vahye dayanan teologlar arasýnda bitmez tükenmez tartýþmalar baþlar. Bu dönemde ( ) büyük bir Ýslam düþünürü olan ÝBN RÜÞD yetiþir. ÝBN RÜÞD için din kiþiseldir ve iç dünyamýzla ilgili bir sorundur. Oysa dinin teolojik bir biçimde ortaya konmasý hem dinin kiþisel özelliðini bozmakta hem de bilimin geliþmesini engellemektedir. ÝBN RÜÞD daha sonralarý Aristotales ayarýnda bir bilgin olarak kabul edilmiþtir. Ayný dönemde Ýspanya’da yetiþen bir diðer bilgin Yahudi asýllý MAÝMONÝDE ’dir. CORDABA’lý olan bilgin hem matematik ve astronomi hem de felsefe alanýnda eserler vermiþtir. GAZALÝ’nin Ýslamiyette, SAÝNT THOMAS AQUÝNAS’ýn Hristiyanlýkta yaptýðý skolaztizme benzer bir Yahudi skolaztizmi geliþtirmiþ belli bir teolojik sistem ile Aristo felsefesini baðdaþtýrmaya çalýþmýþtýr. 11. yüzyýl sonlarýna doðru duraklama ve gerileme baþlar. Ýmparatorluðun doðu kesimi zayýflamýþ ve çökme baþlamýþtýr. Bilimin dine aykýrý olduðu, inançlarý zayýflattýðý görüþü egemen olmaya baþlar. Felsefeye karþý muhalefet artar, Müslümanlar da Hristiyanlar kadar bilim düþmaný kesilir.

66 ÝBN RÜÞD’den sonra Ýslam dünyasýnýn batý kesiminde de felsefe çalýþmalarý durur. Daha önce ( ) GAZALÝ etkisiyle doðu kesiminde felsefeye karþý baþlatýlan düþmanlýk giderek tüm Ýslam dünyasýna yayýlýr. GAZALÝ’nin FÝLOZOFLARIN YIKIMI adlý kitabýnda, felsefenin gereksiz olduðu, hatta zararlý olduðu savunulmuþtur. GAZALÝ’nin karþýsýna ÝBN RÜÞD YIKIMIN YIKIMI adlý kitabý ile çýkarsa da oluþan dinsel baðnazlýða karþý etkili olamaz

67 El-khwarizmiGeberEl-BattaniEl-BiruniEl-HazenEl-Razi El-TabariEl-Zahraviİbn Haldunİbn Rüşdİbn Sinaİbn Zuhr Uluğ Bey

68 Ýspanya’da iki merkezde, CORDABA (KURTUBA) ve TOLEDO’da bilim ve felsefe etkinliði yoðunlaþmýþtý. Bir medrese (akademi) ve kütüphane kurulmuþ Arapça kitaplar Latinceye tercüme edilmiþ ve Avrupaya yayýlmasý saðlanmýþtýr. PAPA II. SÝLVESTER (GEBERT) Araplarýn geliþtirdiði hesap tahtasýnýn (ABACUS) kullanýlmasýný saðlar. SAKAT HERMAN (Din Adamý) Matematik ve Astronomi üzerine islam etkili kitaplar yazar. BATH’LÝ ADELARD ( ) Kendini müslüman gibi gösterip Kurtuba Medresesinde dersleri izler Ýngiltere’ye dönerek DOÐAL SORULAR isimli islam biliminin geniþ bir özetini yayýnlar. CHESTER’LÝ ROBERT Yýllarca Ýspanya’da kaldýktan sonra Ýngiltere’ye döner ve simyayý batý dünyasýna tanýtýr.

69 12. yüzyýldan itibaren Avrupa’da bilim felsefeye karþý uyanan ilgide Arapça eserlerin olduðu kadar Yunan klasiklerinin de Latinceye tercüme edilmesinin rolü büyük olmuþtur. ADELARD’ýn Ýspanya’da ele geçirdiði ÖKLÝD’in Arapça tercümesi eserin özgün biçimi 1533 ele geçinceye kadar ders kitabý olarak okutulmuþtur. CREMONA’LI GERARD ( ) Toledo’da Arapça öðrendikten sonra Arap kaynaklarýndan 92 eseri Latinceye çevirir.Bunlar arasýnda BATLAMYUS’un ALMAGEST’i ve ÖKLÝD’in GEOMETRÝNÝN ÖGELERÝ isimli eserler de bulunmaktadýr. İslam biliminin batýya yaptýðý en büyük katký ARAP sayý sistemidir. KURTUBA’lý astronom ARZACHEL, gezegenler güneþ çevresinde eliptik yörüngeler çizmektedirler hipotezini ortaya atar. SEVÝLLE’li astronom EL BÝTRUGÝ Batlamyus’un karmaþýk teorisi yerine ortak merkezli bir sistem önerir. Ancak bunlara pek deðer verilmemiþtir.

70 1-Cebir ve Trigonometride bazý ilerlemeler saðlanmýþ ; geometride ise ÖKLÝD’i aþan geliþme yok. Bugün kullanýlan sayý sistemi kazandýrýlmýþ. 2-Fizik olgulara dönük deneysel nitelik kazanmýþtýr. Optik araçlarýn bilimsel deðerleri anlaþýlmýþtýr. 3-Kimyadaki çalýþmalar simyadan tam olarak ayrýlmamakla beraber bilimsel yönden doðru yola çýkmýþtýr.

71 MANEVÝ NEDENLER Eðitim yetersizliði, din ve felsefe çatýþmasý, gelenek eksikliði, kiþilerde salt bilgiye karþý oluþan ilgisizlik. Eðitim kiþisel boyutta kalmýþ, kurumlaþtýrýlamamýþ. Medreseler kurulduðunda iþ iþten geçmiþti. Bunlarýn eðitiminde dinsel eðitim aðýrlýk taþýyordu. Matematik ve doða bilimlerine hiç yer verilmiyor, dil ve edebiyata pek az yer veriliyordu. Ýslam toplumunun kültür ve eðitim gelenekleri sürekli ve sistematik bilisel araþtýrmalara ve evreni anlama merakýný besleyici nitelikte deðildi. Medreseler kuruluncaya kadar düzenli eðitim geleneði yoktu. Oysa Avrupa’da daha ÞARLMAN zamanýnda (M.S. 800) manatýstýrlar ve kilise okullarý belli bir eðitim geleneðini sürdürüyorlardý. Bu okullarda TRÝVÝUM (gramer, retorik, diyalektik) ve QUADRÝVÝUM (Aritmetik, geometri, astronomi ve Müzik) denilen dersler okutuluyordu. MADDÝ NEDENLER Ekonomik ve sosyal yapýdaki gerileme. Ele geçirilen yerlerdeki ekonomik çýkarlarý etkili kullanamamak, geniþ imparatorluðu iyi yönetememek, dýþtan gelen istilalar.

72 Ýslam dünyasýnda bilimsel çalýþmalar hýz kazanýrken Batý’nýn tamamen uyuduðunu düþünmek yanlýþtýr. 787 de Fransa’da ÞARLMAN’ýn (CHARLEMAGNE) baþlattýðý eðitim hareketi önemlidir. Ýmparator tüm kilise ve baðlý kuruluþlarýnýn birer okul açmasý için kararname çýkartýr. Laik eðitime yönelik bu okullar gelecekteki üniversitelerin çekirdeðini oluþturacaktýr. II FREDERÝK ( ) çok yönlü kiþiliði ve yetenekleri ve de þair, asker, dilci yönleri ile önemli bir kiþiliktir. Papa ile sürekli sürtüþmüþ iki defa afaroz edilmiþ. NAPOLÝ ve PADUA üniversitelerini baþlatmýoþtýr. Arapçadan çeviri yaptýrarak Öklid, Archimedes, Apollonius, Batlamyus gibi helenistik çað düþünürlerinin eserlerinin okunmasýn ve yaygýnlaþmasýný saðlamýþtýr. Bir keresinde PÝSA’daki gezisini yarýda keserek PÝSA’lý LEONARDO’yu diðer matematikçilerle birlikte sýnava çeker. x gibi öyle bir sayý bulun ki x ; x 2 ; ve x ifadeleri birer kare olsun. Doðru cevabý ( x = 41 / 12 ) LEONARDO bulur. Bir diðer problem de x 2 + 2x x = 20 denklemini geometrik yöntemle çözmek idi. LEONARDO bunun imkansýz olduðunu gösterir ancak cebirsel yoldan sonucun X = 1, olduðunu virgülden sonra 9 hane doðru olacak þekilde bulur.

73 FREDERÝK Döneminde týp ve hukuk öðretimi de yeni bir canlýlýk kazanýr. SALERNO Týp biliminin bir merkezi olmuþtur. BOLOGNA üniversitesi hukukla baþlar ancak kýsa zaman sonra týp ve felsefeye de yer verir. Öðrencilerin kendi haklarýný korumak ve öðretim üyesi tutabilmek için kurduklarý ÜNÝVERSÝTAS isimli LONCA ilginçtir. Ayný dönemde Paris’te benzer bir geliþme gözlenir. Öðretim üyeleri kendi yönetimlerinde bir diyalektik okul kurarlar. Bu model Ýngiltere’de de benimsenir. Oxford ve Cambridge üniversitelerinin ortaya çýkmasý öðretim üyeleri loncasý ÜNÝVERSÝTAS’ýn giriþimleri ile gerçekleþir. Ancak buralardaki eðitim çok kaliteli deðildi ve öðrenimin asýl odak noktasý teolojiydi.

74 Bu sunuda yer alan bazı bilim adamlarının fotoğraflarının temininde den yararlanılmıştır. '


"Dersin Künyesi Dersin Kodu, Adı ve Kredisi FIZ176 Bilim Tarihi ve Felsefesi (2-0-2) FIZ 176 History and Philosophy of Science (ECTS:1) Seçmeli/ZorunluZorunlu." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları