Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

1 B- Ehl-i Bid’at  1. Mutezîle  2. Şia  a. Keysâniyye  b. Zeydiyye  c. İmâmiyye  d. Ğâliyye  e. Bâtıniyye  3. Haricîyye  4. Mürcîe  5. Müşebbihe.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "1 B- Ehl-i Bid’at  1. Mutezîle  2. Şia  a. Keysâniyye  b. Zeydiyye  c. İmâmiyye  d. Ğâliyye  e. Bâtıniyye  3. Haricîyye  4. Mürcîe  5. Müşebbihe."— Sunum transkripti:

1 1 B- Ehl-i Bid’at  1. Mutezîle  2. Şia  a. Keysâniyye  b. Zeydiyye  c. İmâmiyye  d. Ğâliyye  e. Bâtıniyye  3. Haricîyye  4. Mürcîe  5. Müşebbihe Ve Mücessime  6. Cebriyye

2 2 B- Ehl-i Bid’at  TANIM:  Bid'at, örneği ve benzeri olmaksızın meydana getirilen, dinde sonradan uydurulan şey demektir.  Ehl-i bid'at ve ehl-i dalâl (uydurma ve sapık sayılan mezhepler) ise, akaid sahasında Rasulullah’ın sünnetini terk ederek, Rasulullah ve ashab topluluğunun akaid sahasında izledikleri yoldan ayrılan ve bid'ate düşen gruplardır.  Bid'atçı ve sapkın mezhepler, ehl-i sünnetin görüşlerine aykırı fikirler ileri sürmüşlerdir.  Bid'at sünnetin zıttıdır.

3 3 B- Ehl-i Bid’at  Bid'atçı ve sapkın saydığımız mezhepleri tanımak için, onların sahip oldukları genel nitelikleri şöyle sıralamak mümkündür:  1. Sahabenin izinde giden, müctehid âlimler topluluğunun görüşlerine uyan Müslümanların büyük çoğunluğundan (cemaattan) ayrılmak.  2. Manası apaçık muhkem âyetleri bir kenara bırakarak, manasını ancak Allah’ın bileceği müteşabihler üzerinde yorum yapıp, onlara uymak.  3. Kitap ve sünnete uymaları gerekirken, itikâdî konularda kendi arzu ve anlayışlarına uymaları.

4 4 B- Ehl-i Bid’at  Bid'atçı mezhepler genellikle altı grupta incelenirler:  Mutezile,  Şia,  Hâriciyye,  Mürcie,  Müşebbihe ve  Cebriyye

5 5 1. Mutezîle  “Ayrılanlar, uzaklaşanlar, bir tarafa çekilenler” manasına gelen Mutezile, büyük günah işleyen kişinin, küfür ile iman arasında bir mertebede olduğunu söyleyerek Hasan-ı Basrî (v.110/728)nin dersini terk eden Vâsıl b. Atâ (v.131/748) ile ona uyanların oluşturduğu mezhebin adıdır.  Mutezile akılcı bir mezheptir.  Bu sebeple mantık kaideleri ile çelişir gördüğü ayet ve hadisleri başka manalara yorumlar.  Yani akla öncelik verir.  Kelâm ilmi ilkin mutezilenin elinde doğmuştur.

6 6 1. Mutezile  Mutezile mezhebi,  Nazzâm (v. 231/845),  Ebu'l-Hüzeyl el-Allâf (v. 235/850),  Câhız (v. 255/869),  Bişr b. Mu'temir (v. 210/825),  Cübbâî (v. 303/916) ve  Kâdî Abdülcebbâr (v. 415/ 1025) gibi büyük kelâmcılar yetiştirmiştir.

7 7 1. Mutezile  Mutezile Abbasiler döneminde en parlak zamanını yaşamıştır.  Me'mûn (v. 218/833),  Mu'tasım (v. 227/841) ve  Vâsık (v. 232/847) zamanında devletin resmi mezhebi olmuştur.  Daha sonra bu parlak donem sona ermiş, tarih sahnesinden silinmeye başlamıştır.  Günümüzde Mutezile, başlı başına bir mezhep olarak mevcut değildir. Ancak görüşleri başta Şîa olmak üzere bazı mezheplerde yaşamaktadır.

8 8 1. Mutezile  Mutezile mezhebinin görüşleri beş esasta sistemleştirilmiştir.  Buna el-Usûlü‘l-Hamse (beş esas) adı verilir. Bu esaslar şunlardır:  a. Tevhîd  Allah’ı zat ve sıfatları yönüyle bir kabul etmektir.  Bu anlayıştan hareket eden Mutezile,  Allah’ın ezelî sıfatlarını, ezelî varlıklar çoğaltılıyor (taaddüdü'l-kudemâ) düşüncesiyle inkâr etmiş,  Allahın kelâm sıfatını mahluk saymış (halk-ı Kur'an),  Allahın âhirette müminler tarafından gözlerle görülemeyeceğini savunmuştur.  Mutezile bu konuda Cehmiyye'nin etkisinde kalmıştır.

9 9 1. Mutezile  b. Adalet  Mutezileye göre kullar, fiillerini hür irade ile yaparlar.  Bu fiillerin yaratılmasında, Allahın müdahalesi yoktur.  Eğer bu fiilleri kul değil de Allah yaratmış olsaydı, kulun o fiilden dolayı ceza "görmesi, adalet değil zulüm olurdu.  Mutezile bu görüşüyle, ilâhî kaderi inkâr etmiş, kulun kaderini kendisinin çizdiğini söylemiştir.  Mutezilenin, adalet görüşünü ileri sürerken Kaderiyye'den etkilendiği bilinmektedir.  Yine adalet prensibine göre kul için en uygun olanı (aslahı) yaratmak Allah üzerine vaciptir.

10 10 1. Mutezile  c. Va'd ve vaîd  İyilik yapana mükâfat, kötülük yapana ceza vermek Allah için zaruridir.  Bu sebeple günah işledikten sonra tevbe etmeyen kulu Allahın bağışlaması ve peygamberin şefaat etmesi söz konusu değildir.  d. Menzile beyne'l-menzileteyn  Büyük günah işleyen kimse (mürtekib-i kebîre) ne mümindir, ne de kâfirdir.  İman ile küfür arasında fısk denilen bir mertebededir. Eğer tevbe etmeden ölürse ebedî cehennemde kalacak, tevbe ederse mümin olarak cennete girecektir.

11 11 1. Mutezile  e. Emr bi‘l-ma'rûf ve'n-nehy anl‘l-münker  İyiliği yaptırmaya ve kötülüğü önlemeye çalışmak bütün Müslümanlara farzdır.  Mutezile itikatta bu görüşlere sahip olmakla birlikte, çoğunlukla amelde hanefî mezhebine bağlıdırlar.  Mutezile kendi içinde pek çok kola ayrılmıştır. Bu kolların sayısını 20 ye vardıran tarihçiler bulunmaktadır.


"1 B- Ehl-i Bid’at  1. Mutezîle  2. Şia  a. Keysâniyye  b. Zeydiyye  c. İmâmiyye  d. Ğâliyye  e. Bâtıniyye  3. Haricîyye  4. Mürcîe  5. Müşebbihe." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları