Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ASEPSİ VE HASTANE ENFEKSİYONLARI BEÜ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ A.D.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ASEPSİ VE HASTANE ENFEKSİYONLARI BEÜ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ A.D."— Sunum transkripti:

1 ASEPSİ VE HASTANE ENFEKSİYONLARI BEÜ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ A.D.

2 Mikroorganizmalar, bulundukları ortam koşulları uygun olduğu takdirde kolaylıkla çoğalırlar. Uygunsuz koşullarda ise ya ölürler ya da durgun hale geçerek, çoğalmak için uygun koşulların oluşmasını beklerler. Mikroorganizmaların uygunsuz koşullara dayanıklılığı, yüksek organizma hu ̈ crelerine göre çok daha fazladır.

3 Organizmanın patojen etkenlere karşı gösterdiği lokal ve genel reaksiyonlara enfeksiyon denir. Enfeksiyona neden olan mikroorganizmalara patojen adı verilmektedir.

4 Virülans Mikroorganizmanın hastalık yapma kapasitesidir. Patojen etkenin organizmada harabiyet meydana getirme, dokuların canlılığını yok etme özelliğini belirtmek için kullanılır.

5 HASTANE ENFEKSİYONLARI Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre hastanede yatarak tedavi gören yaklaşık her 10 hastadan birinde hastane enfeksiyonu görülmektedir. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü,gelişmekte olan ülkelerde bu sorunun daha büyük boyutlarda olduğunu vurgulamaktadır.

6 Hasta hastaneye başvurduğunda inkübasyon döneminde olmayan, daha sonra (48-72 saat sonra) gelişen veya taburcu olduktan sonra ortaya çıkabilen infeksiyonlardır. Hastane Enfeksiyonu

7 HASTANE ENFEKSİYONLARININ GÖRÜLME NEDENLERİ Eğitim eksikliği,eğitim yeterli olsa bile el antiseptiklerinin yeterli olmayışı veya pahalılığı gibi sebeplerle el yıkama alışkanlığının olmayışı. Hastane alt yapı noksanlıklarına karşılık ileri teknoloji isteyen en güç ve karmaşık operasyonların yapılabilmesi Sterilizasyon ve Dezenfeksiyona gereken önemin verilmemesi.

8 8 Endojen kaynaklı hastane enfeksiyonları: Hastanın derisinde, ağız, burun, boğaz ve bağırsak boşluklarında, varsa infekte lezyonlarında taşıdığı mikroorganizmalar Ekzojen kaynaklı hastane enfeksiyonları: Bu enfeksiyonlar çapraz ya da çevreden bulaşma ile oluşur. Çapraz enfeksiyon kaynakları servisteki diğer hastalar, hastane personeli, cerrahi ekipteki personeldir. Hastane Enfeksiyonları;

9 Hastanelerde Enfeksiyon Yayılmasında Araçlar 1. Kişisel İlişki a) Direkt ilişkiyle Enfekte ajana direkt olarak dokunma. Örneğin kan, balgam ya da enfekte, yaraya çıplak elle dokunma 9

10 Hastanelerde Enfeksiyon Yayılmasında Araçlar Hayvan ve böcekler: Fare ve sıçanlar hastanelerde salmonella ve shigella'yı yayan ajanlardır. Ayrıca sinek ve böcekler vektör görevi yaparak pekçok enfeksiyonu yaymaktadırlar. 10

11 Hastanelerde Enfeksiyon Yayılmasında Araçlar Pansumanlar, hastane gereçleri: Hastanelerde kullanılan enjektör ve iğneler bir enfeksiyon kaynağıdır. Örneğin: Enfeksiyoz Hepatit ve AIDS gibi hastalıkların bulaşma araçlarıdır. Kullanılmış iğne, enjektör, infüzyon setleri, dren ve kateterler bulaşıcılığı azaltmak (önlemek) için aseptik kurallara uygun yok edilmelidirler. 11

12 Hastanelerde Enfeksiyon Yayılmasında Araçlar Yiyecek ve içecekler: Temiz olmayan su ve kontamine yiyeceklerin kolera, tifo ve hepatit A'ya neden oldukları bilinmektedir. Bu problem özellikle dışarıdan yiyecek getirilmesine izin veren hastanelerde söz konusu bir risktir. 12

13 TANIMLAMALAR Asepsi: Steril ortam şartlarının korunması enfeksiyon etkenlerinin steril dokulara girişinin önlenmesi. Cerrahi asepsi: Bir alan ya da objeyi yaşayan tüm mikroorganizmalardan arındırmak için kullanılan işlemdir. Antisepsi: Canlı yüzeyler üzerindeki patojen mikroorganizmaların yok edilmesi. Antiseptik: Canlı dokularda bulunan patojen mikroorganizmaların üremelerini duruduran veya yok eden kimyasal maddeler. Dekontaminasyon: Cansız maddelerden patojen mikroorganizmaların uzaklaştırılması işlemidir.

14 STERİLİZASYON Herhangi bir maddenin ya da cismin üzerinde bulunan, tüm patojen ve nonpatojen mikroorganizmaların sporlar dahil temizlenmesi işlemidir. Sadece cansız nesnelere uygulanabilir.

15 STERİLİZASYON İŞLEM AŞAMALARI Temizleme- Dekontaminasyon-Denetleme Paketleme-Yükleme Sterilizasyon işlemi Boşaltma-Kayıt Depolama-Dağıtım

16 STERİLİZASYON İŞLEM AŞAMALARI Temizleme-Dekontaminasyon:Etkili temizlik ile mikroroganizmaların %95-97’sinin ortadan kaldırıldığı bildirilmiştir. Paketleme-Yükleme: Kullanılacak malzeme kullanım anına kadar mutlaka paketli olarak muhafaza edilmelidir.

17 STERİLİZASYON İŞLEM AŞAMALARI Sterilizasyon işlemi: Steril edilecek malzemenin özelliğine göre yapılmalıdır. Boşaltma-Kayıt: Kullanılacak malzemeler sterilizasyon için kullanılan makinelerden dikkatli bir şekilde çıkartılmalıdır. Depolama-Dağıtım: Depolama alanı sterilizasyon alanına yakın olmalıdır.

18 Paket ve bohçalama yöntemlerinin amacı: Tıbbi malzemeyi steril etmek, kullanım için açılana kadar malzemenin sterilitesini korumak, malzemenin bir yerden başka bir yere transferi sırasında kontamine olmasını engellemek ve ayrıca malzemenin açılması sırasında sterilitesini korumaktır.

19 STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ

20 KİMYASAL MADDELER İLE STERİLİZASYON SIVI KİMYASAL MADDELER Dezenfeksiyon ve antisepsi için kullanılan her türlü sıvılardır. GAZ KİMYASAL MADDELER Etilen oksit, formaldehid, gaz plazma, ozon, klorindioksit gibi gazlardır.

21 GAZ KİMYASAL MADDELER İLE STERİLİZASYON Etilen oksit: İyi penetre olur, renksizdir, havadan biraz ağır bir gazdır. Formaldehit: -19°C’de kaynar, renksizdir, yanıcı, zehirli ve suda yüksek oranda çözünür. Havalandırma süresi yoktur. Gaz plazma: İşlem döngüsünü 1 saatte tamamlar, özel havalandırma gerektirmez.

22 SÜZME İLE STERİLİZASYON Adsorpsiyon mekanizması ile mikroorganizmaları tutan süzgeçler: Bunlar arasında sıkıştırılmış diyatom toprağından yapılan Berkefeld, sırsız porselenden yapılan Pastör ve Chamberland süzgeçleri buji biçiminde süzgeçlerdir.

23 SÜZME İLE STERİLİZASYON Mikroorganizmaları mekanik tutma yolu ile süzebilen süzgeçler: Disk biçiminde olup özel süzgeç tutar aletlerine yerleştirilerek kullanılırlar. Kullanıldıktan sonra atılarak yenileri ile değiştirilen bu süzgeçler kollodium, sellüloz esterleri, polivinil ve benzeri maddelerden yapılırlar.

24 ISI İLE STERİLİZASYON KURU ISI Özellikle cam, metal, talk pudrası ve vazelin gibi maddeleri steril etmek için kullanılır. Pastör fırını denilen özel bir fırın kullanılarak yapılır.

25 ISI İLE STERİLİZASYON Isı derecesine göre maddelerin pastör fırınında tutulma süreleri değişir: 175 °C 1 saat 165°C 2 saat 150°C 3 saat 120°C 18 saat

26 ISI İLE STERİLİZASYON NEMLİ ISI Basınçlı Buhar: Otoklav adı verilen, yu ̈ ksek ısıda, basınc ̧ lı buhar vererek malzemeleri sterilize etmeye yarayan bir alet ile yapılır. Kumaş cinsi malzemelerle, ameliyathanede kullanılan setler bu s ̧ ekilde sterilize edilmektedir. C ̧ u ̈ nkü, basınc ̧ lı buhar en ic ̧ teki go ̈ zeneklere kadar ulas ̧ abilmekte, dolayısıyla tam sterilizasyon gerc ̧ ekles ̧ tirebilmektedir.

27 ISI İLE STERİLİZASYON Basınçlı buharın sterilizasyon sağlayabilmesi için etki süresi: 121° C derecede 15 dakika, 115° C derecede 30 dakikadadır. Basınçsız Buhar: 100° C derecenin u ̈ stu ̈ ndeki ısılarda bozulan maddelerin sterilizasyonunda kullanılır. Etki su ̈ resi, 100°C derecede 30 dakikadır.

28 ISI İLE STERİLİZASYON Sıcak Su Kaynatma:Su kaynadıktan sonra en az 30 dk beklenerek elde edilen yöntemdir. Kaynatılacak malzemenin temiz olarak, su sog ̆ ukken konarak kaynatılmasında, malzemenin zarar go ̈ rmemesi ac ̧ ısından, yarar vardır.

29 ISI İLE STERİLİZASYON Tindalizasyon: Bu yo ̈ ntemde içinde su bulunan, ısıtılabilen bir kabın içine protein içeren madde konarak belirli bir su ̈ re tutulur ve bu üç gün aynı şekilde tekrarlanır. Isı ° C derece arasındadır ve dakika tutulur.

30 IŞINMA İLE STERİLİZASYON Ultraviyole ( UV), Ro ̈ ntgen ( X), Gamma (&) ıs ̧ ınları: İyi ambalajlanmış polietilen veya benzeri sentetik maddelerden yapılmış protezler, yapay kalp kapakçıkları, kan almak için kullanılan malzemeler, kateterler, sentetik organların sterilizasyonunda ve besinlerin uzun süre saklanmasında ışınlanma yo ̈ ntemi kullanılmaktadır.

31 MERKEZİ STERİLİZASYON ÜNİTESİ 365 gün 24 saat hizmet üreten dinamik merkez Sterilizasyon işlemlerinin tek bir merkezden yapılması Düzenli takip Sterilizasyon güvencesi Çalışma güvenliği

32 Steril malzemelerin depolanması Sterilizasyondan sonra, herhangi bir işlem yapılmadan önce, steril aletlerin bulunduğu yükleme arabası oda sıcaklığında soğumaya bırakılmalıdır. Sıcak paketlere dokunulması, ellerden paketlere organizmaların geçmesine neden olacağı için paketler ellenmemelidir. Sterilizasyon ve depolama alanlarındaki sıcaklık C ve nispi nem oranı % 35-%70 arasındaki bir değerde sabit tutulmalıdır.

33 STERİLİZASYONUN KONTROLÜ Sterilizasyonun Kontrolü Fiziksel-Mekanik Kontrol Kimyasal KontrolBiyolojik Kontrol

34 STERİLİZASYONUN KONTROLÜ Fiziksel-Mekanik kontrol yöntemleri Bilgisayar tabanlı aletler ile yapılabilir. Sıcaklık-basınç ölçme cihazları ile yapılabilir. Termometre ile yapılabilir. Nem ölçerler (sterilizasyon haznesinin koşulları hakkında bilgi verirler) ile yapılabilir.

35 STERİLİZASYONUN KONTROLÜ Kimyasal kontrol Reaksiyon, önemli parametrelerin bir ya da daha fazlasının etkisiyle gerçekleşir. Sonuçlar hemen belli olur. Ancak sterilite hakkında kesin bilgi vermez. Genelde kimyasal indikatörler kullanılarak yapılır.

36 STERİLİZASYONUN KONTROLÜ Kimyasal indikatörlerin kullanımı İşleme girmiş ve girmemiş paketlerin birbirinden ayrılabilmesi için mutlaka her paket üzerinde işlem indikatörü kullanılmalıdır. Her sterilizasyon çevriminde her bir paket içi ISO sınıf 4, 5 veya 6 indikatör ile kontrol edilmelidir. Bu indikatörler değerlendirildikten sonra sterilizasyon kayıt formları üzerine yapıştırılarak saklanmalıdır.

37 STERİLİZASYONUN KONTROLÜ Biyolojik kontrol Sterilizasyon hatalarını erken dönemde yakalar. Sterilizasyon hakkında direkt bilgi alınabilir. İşlemin biyolojik ölümü gerçekleştirmede yeterli olup olmadığını gösterir. Bacillus atrophaeus, Geobacillus stearothermophilus, Bacillus pumilus gibi biyolojik indikatörler ile yapılır.

38 DEZENFEKSİYON Cansız maddeler üzerinde bulunan patojen mikroorganizmaların yok edilmesi işlemidir. Bakteri sporlarına her zaman etki etmez. Fiziksel ve kimyasal yöntemler ile yapılır. Fiziksel yöntemler ile dezenfeksiyon ısı ile kimyasal yöntemler ile dezenfeksiyon ise dezenfektanlar ile yapılmaktadır.

39 DEZENFEKTAN Cansız yüzeylerdeki patojen mikroorganizmaları temizlyerek, dezenfeksiyonu sağlayan kimyasal maddelerdir.

40 DEZENFEKTANDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER Güçlü ve geniş spektrumlu olmalıdır. Etkisi olabildiğince uzun sürmelidir. Kolay bulunabilir olmalıdır. Ekonomik olmalıdır. Normal ve farklı sıvılarda kimyasal etkisinikaybetmemelidir. Hoş kokulu olmalıdır. Çözücüde kolay erimelidir. Renksiz olmalı ve boyama yapmamlıdır.

41 DEZENFEKTAN KULLANILIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER Göz kararı ile değil, ölçülerle sulandıırlmalıdır. Dezenfekte edilecek madde temiz ve kuru olarak dezenfektana konulursa daha etkin sonuç alınır. Dezenfektan günlük hazırlanmalıdır. Etki süresi öğrenilmeli ve bu süreye mutlaka uyulmalıdır.

42 DEZENFEKTANLAR YÜKSEK DÜZEY Glutaraldehit Ortofitaldehit Hidrojen peroksit Perasetik asit Süperokside su Klor dioksit ORTA DÜZEY Klorin bazlı ürünler Fenolikler İyot Hipoklorit DÜŞÜK DÜZEY Kuarterner amonyum Fenolikler %70-90 alkol Klorin bazlı ürünler

43 YÜKSEK DÜZEY DEZENFEKTANLAR GermisitKonsantrason Gluteraldehit % > 2.0 Orto-fitalaldehit (OPA) % > 0.55 Hidrojen peroksit* % > 7.5 Hidrojen peroksit + perasetik asit % 1.0-%0.08 Hidrojen peroksit + perasetik asit% 7.5-%0.23 Hipoklorit (serbest klorin)* ppm Gluteraldehit + fenol/fenol** % 1.21-%1.93 Glukoprotamin % 1.5 *Kozmetik ve fonksiyonel hasar yapabilir **Etkinlik doğrulanmamıştır

44 ORTA DÜZEY DEZENFEKTANLAR Germisit Konsantrasyon Etil-izopil alkol %70 Fenol bileşikleri %0.4-5 İyot ppm Hipoklorit ppm

45 DÜŞÜK DÜZEY DEZENFEKTANLAR Germisit Konsantrasyon Kuarterner amonyum UD Fenolikler UD Alkol %70-90 Klorin bazlı ürünler 1:500 dilüsyon Temas süresi > 1 dk UD:üretici firma önerilerine uyulmalıdır

46 HASTANE ORTAMINDA DEZENFEKSİYON VE STERİLİZASYON UYGULAMA PRENSİPLERİ Dezenfekte edilecek malzemeler kirlilik derecesine göre gruplandırıldıktan sonra, buna uygun dezenfektanlar seçilerek dezenfekte edilirler. Kritik malzemeler yüksek düzeyde dezenfektanlarla dezenfekte edilirler. Bu dezenfektanlarla dezenfeksiyon işleminde ortamda bulunan her türlü bakteri, spor, mantar ve virüslerin öldürülmesi hedeflenir. Yani kritik materyalin mutlaka steril edilmesi gerekir. Yarı kritik malzemelerin dezenfeksiyonunda orta düzeyde dezenfektanlar kullanılır. Bu işlemde bakterilerin vejetatif şekilleri, mantarlar ve virüsler hedef alınırlar. Bu işlemden sonra ortamda sporlu bakteriler bulunabilirler. Kritik olmayan malzemelerin dezenfeksiyonunda genellikle bakterilerin vejetatif şekilleri hedef alınır. Ortamda bazı mantarlar ve virüsler bulunabilirler.

47 Standart önlemler El yıkama Enfeksiyonların yayılmasının önlenmesinde basit, ucuz ve en pratik yöntemdir. Eller her bulaştan sonra, eldiven giyilmeden ve çıkarıldıktan sonra, bir hastadan, diğer hastaya geçişte antimikrobiyal sabunla yıkanmalı ya da alkol bazlı antiseptik solüsyonla ovulmalıdır.

48 CDC’nin El Hijyeni Endikasyonları a. Hasta ile direkt temastan önce b. Santral intravasküler kateter yerleştirme işleminde eldiven giymeden önce c. Üriner kateter takma, periferik vasküler kateter takma veya diğer invaziv işlemlerden önce d. Hastanın bütünlüğü bozulmamış cildiyle temastan (nabız, kan basıncı ölçmek, hastayı kaldırmak vb.) sonra

49 Eldiven Kan, vücut sıvıları, sekresyon ve diğer çıkartılar ve kontamine materyale dokunmadan önce eldiven giyilmelidir. Eldiven kontamine materyale temastan sonra değiştirilmelidir. Eldiven çıkarıldıktan sonra ve başka bir hastaya geçmeden önce eller yıkanmalıdır.

50 Maske, gözlük ve yüz koruyucu Kan, vücut sıvıları ve sekresyonların sıçrama, saçılmasından korunmak amacıyla kullanılmalıdır. Bu koruyucu önlemler burun, ağız ve gözün müköz membranının korunmasını sağlar.

51 Gömlek/önlük Gömlek derinin ve giysilerin kan, kan ürünleri, sekresyonlarla kirlenmesini önler. Gömlek eller yıkandıktan sonra ve diğer hastaya geçerken çıkarılmalıdır.

52 Gömlek Giyme Gömlek katlı olarak steril bohça içinde bulunur. Ters olarak katlanmış steril gömlek alınır, Boyun çizgisinden tutularak katları açılır, giyilebilecek duruma getirmek için yukarı doğru kaldırılır. Eller omuz hizasından ve vücuttan ayrı tutularak kol boşluklarına geçirilir. Kapalı eldiven giyme tekniği uygulanacaksa, eller gömleğin kolundan çıkarılmaz Sirkule hemşire gömleğin sırtında bulunan boyun ve bel bağcıklarını bağlar. Gömleğin alt kenarları tutularak aşağı çekilip potluk düzeltilir.

53 Cerrahi Asepside Temel Uygulamalar

54 Masa üstünün steril olduğu düşünülür. Bu seviyeden aşağıya konan aletlerin kontamine olduğu düşünülür. Bohçalar veya paketler bir defa açıldığında, bohça kenarlarını, paketin kapaklarının kontamine olduğu kabul edilir. Fazla hava akımı olduğunda, havada asılı bulunan partiküller üzerindeki bakteriler steril alana geçebilir. Hasta ve ameliyathane ekibinin saçı, derisi ve solunum yollarında bakteriler barınabilir.

55 BONE ve KULLANIMI Saçların, işlemler esnasında sıçrayacak partiküllerden korunması ya da saçlardan oluşacak döküntülerden cerrahi müdahale sırasında hastanın korunması için bone veya kep kullanılmalıdır.

56 CERRAHİ MASKE VE KULLANIMI - Eller yıkanır. - Maske ele alınır. - İpleri kontrol edilir. -Maskenin telli kısmı, burun üzerine oturtularak katlı kısım dışta olmak üzere, ağız ve burun örtülecek şekilde yerleştirilir. - Üst uçtaki ipleri kulakların üzerinden geçirilerek başın arka üst kısmında fiyonk şeklinde bağlanır. - Alt uçtaki ipler, boynun arka kısmında fiyonk şeklinde bağlanır.

57 CERRAHİ EL YIKAMA - Kıyafetin kolları, dirseklerin dört parmak üstüne kadar katlanır. - Eller ve kollar ılık su altında ıslatılır. - Yeteri kadar antiseptik içerikli solüsyon avuç içine alınır. Tırnak uçlarından başlanarak; parmak ve parmak araları, el, kol, dirsekten dört parmak yukarıya kadar ovalanarak yıkanır. - Tırnaklar ve tırnak dipleri, parmak araları steril fırça ile fırçalanır. - Yıkama işlemi, parmak uçlarından dirseğe doğru yapılır. Durulama işlemi ellerden dirseğe doğru yapılır.

58 -Durulama işlemi birkaç kez tekrarlanır. - Cerrahi el yıkamada yıkanma süresi, kullanılan solüsyonunun özelliğine göre değiştiğinden işlem 3–5 dakika kadar sürdürülür. - Yıkanma sırasında herhangi bir sorunla karşılaşıldığında, (ellerin yanlışlıkla bir yere değdirilmesi gibi) eller kontamine kabul edilerek işlem tekrarlanır.

59 STERİL HAVLU İLE KURULANMA - Kurulama öncesi havluyu, ortasından ve tek katından tutarak kaldırınız. - Giysilere ve diğer eşyalara değmemesine dikkat ederek açınız. -El ve önkolu dirseklere kadar steril havlu kullanarak kurulayınız. Önce sol el ve sol kolu kurulayınız. Daha sonra havlunun kuru kısmını çeviriniz. Sağ el ve sağ kolu kurulayınız. - Havlunun ıslak kısmını, kurulanan el ile kesinlikle tutmayınız. - Havlunun, gereksiz hareketlerinden kaçınınız.

60 STERİL GÖMLEK Steril gömlek; bir bariyer oluşturarak mikroorganizmaların ciltten ve giysilerden cerrahi uygulama yapılacak bölgeye ulaşmasını engellemek, hastayı ve cerrahi ekip üyelerini çapraz enfeksiyondan korumak amacıyla kullanılan kumaş ya da tek kullanımlık malzemeden yapılmış gömlektir.

61 Eller, steril havlu ile tekniğine uygun kurulanır. - Özel hazırlanmış steril bohça içindeki özel katlanmış steril gömlek, boyun hizasından tutulur. - Steril alandan, bir iki adım uzaklaşarak gömleğin kendi kendine yere doğru tamamıyla açılması sağlanır. - Gömleğin iç kısmı kendinize doğru tutulur, (elle tutulan kısım gömleğin iç kısmıdır, dış kısmına el ile dokunulmaz)

62 -Steril giyinmemiş olan ikinci bir kişinin, arkadan, omuzların iç kısmından tutarak her iki kolunda gömleğin bilek kısmına kadar oturmasına yardım etmesi ve gömleği arkadan bağlaması sağlanır. - Gömleğin bel bağı açılıp bir ucu steril giyinen ikinci kişiye verilir.

63 STERİL ELDİVEN Steril eldiven; lateksten yapılmış, cerrahi aseptik kurallar çerçevesinde yapılacak işlemlerde kullanılan eldiven çeşididir. Boyutları 7’ den başlayıp yarım numara artarak 8½’ ye kadardır.

64 Cerrahi girişimden sonra 30 gün, implant varlığında bir yıl içerisinde ameliyat bölgesinde ortaya çıkan enfeksiyondur. Cerrahi Alan Enfeksiyonu

65 Ameliyat geçiren hastalarda oluşan enfeksiyonların %38’ i, Tüm hastane enfeksiyonlarının % ’ sı cerrahi alan enfeksiyonudur. Cerrahi alan enfeksiyonlarının %65- 70’i ameliyathane kaynaklıdır.

66 Ameliyat sırasında havadan, cerrahi aletlerden vb. durumlardan yara yerine çok sayıda mikroorganizma bulaşı gerçekleşir. Ameliyat bölgesinin antimikrobiyal ajanlarla hazırlanmasına rağmen ciltteki bakteriler tamamen yok edilemez. Ameliyat sırasında bir organ açıldığında, çok büyük hacimde bakteri bulaşı oluşur.

67 67 Cerrahi alan infeksiyonlarının türleri Yüzeyel insizyonel Derin insizyonel Organ ya da boşluk enfeksiyonları

68 68 Yüzeyel İnsizyonel Cerrahi Alan Enfeksiyonları Ameliyattan sonraki 30 gün içinde ve sadece insizyon bölgesindeki cilt/cilt altı dokuda sınırlı enfeksiyonlardır.

69 69 Yüzeyel insizyonel cerrahi alan infeksiyonları tanısı için kriterler (en az birisi)  İnsizyondan pürülan drenaj olması  İnsizyondan aseptik teknikle alınan sıvı ya da dokudan yapılan kültürde mikroorganizma izole olması  Ağrı, hassasiyet, yerel şişlik, kızarıklık ya da ısı artışı  Cerrah tarafından yüzeyel insizyonel infeksiyon tanısı konması

70 70 Derin insizyonel cerrahi alan infeksiyonları Ameliyattan sonra implant yoksa 30 gün, implant varsa 1 yıl içinde gelişen ve ameliyatla ilgili olduğu düşünülen yumuşak dokuları ilgilendiren infeksiyonlardır.

71 71 Derin insizyonel cerrahi alan infeksiyonları tanısı için kriterler (en az birisi)  Derin insizyondan pürülan drenaj olması  Derin insizyonun spontan olarak açılması ya da hastada >38 derece ateş, lokalize ağrı, duyarlılık bulgularının en az birinin olması nedeniyle cerrahın yarayı açma gereği duyması  Doğrudan fizik inceleme, reoperasyon, histopatolojik ya da radyolojik inceleme sırasında derin insizyon bölgesinde apse ya da başka bir enfeksiyon kanıtının saptanması  Cerrah tarafından bu tanının konması

72 72 Organ ya da boşluk cerrahi alan infeksiyonları Ameliyattan sonra implant yoksa 30 gün, implant varsa 1 yıl içindeki ve ameliyat ile ilişkili olduğu düşünülen ve insizyon dışında, ameliyat sırasında açılmış ya da ellenmiş herhangi bir dokuyu ilgilendiren enfeksiyonlardır.

73 73 Organ ya da boşluk cerrahi alan infeksiyonları İçin tanı kriterleri  Aynı bir insizyondan organ ya da boşluğa yerleştirilmiş olan drenden pürülan drenaj olması  Organ ya da boşluktan aseptik olarak alınan kültürde mikroorganizma izole edilmesi  Doğrudan fizik muayene, reoperasyon, histopatolojik ya da radyolojik inceleme sırasında organ ya da boşlukta abse ya da başka enfeksiyon kanıtının saptanması  Cerrah tarafından organ ya da boşluk enfeksiyonu tanısının konması

74 74 Cerrahi Alan İnfeksiyonlarının Gelişiminde Etkili Faktörler

75 Cerrahi Alan Enfeksiyonlarının Önlenmesi Ameliyattan sonra ortaya çıkan cerrahi enfeksiyonların kaynağı ameliyat ekibi, ameliyathane ya da hastanın kendisi olması nedeniyle, enfeksiyonların önlenebilmesi her bir enfeksiyon kaynağı ile ayrı ayrı mücadeleyi gerektirir.

76 Enfeksiyon Etkenlerinin Bulaşmasının Önlenmesi Ameliyat ekibinden bulaşmasının önlenmesi  Ameliyat ekibinin üyelerinde deri ve üst solunum yolları enfeksiyonu bulunmamalı  Eller ve önkol tekniğe uygun şekilde yıkanmalı  Ameliyathanede giyilen kıyafetlerle dışarıya çıkılmamalı  Bone, maske, ameliyat elbisesi, eldivenler v.d steriliteyi koruyacak tarzda hazırlanmalı ve kullanılmalı

77 Enfeksiyon Etkenlerinin Bulaşmasının Önlenmesi Ameliyathaneden bulaşmanın önlenmesi:  Ameliyathanenin mimari yapısı ve düzenli kolayca temizlik yapılmasına uygun olmalı Ameliyathanenin sterilizasyonu düzenli ve eksiksiz yapılmalı Ameliyat aletleri ve malzemesinin sterilizasyonuna özen gösterilmeli Ameliyathaneye giriş ve çıkışlar en aza indirilmeli

78 Enfeksiyon Etkenlerinin Bulaşmasının Önlenmesi Hastanın kendisinden bulaşmanın önlenmesi: Ameliyattan önce hastanın durumu dikkatle incelenmesi, üriner, üst solunum yolu enfeksiyonları vb. bulunan hastaların tedavisi yapılmadan ameliyata izin verilmemeli Kontaminasyonun kaçınılmaz olduğu girişimlerden önce gerekli hazırlık yapılmalı

79 Enfeksiyon Etkenlerinin Bulaşmasının Önlenmesi Normal fizyolojik durumun sağlanarak organizmanın direncinin arttırılması Arteriyel kan basıncının normale getirilmesi Böbrek, kalp, akciğer, merkez sinir sistemi fonksiyonlarının normal şekilde sürdürülmesi

80 Cerrahi Enfeksiyonlarının Önlenmesinde Antibiyotik Profilaksisinin Yeri Koruma (prevensiyon) için bulaşma (kontaminasyon) üzerinden 3-4 saatten fazla bir sürenin geçmemesi gerekir. Bulaşmanın 4 saati aştığı vakalarda antibiyotikler tedavi amacıyla kullanılırlar. Antibiyotik profilaksisi ameliyat olacak her hastada uygulanan bir yöntem değildir. Belirli koşullarda ve uygun şekilde yapılırsa yarar sağlar. Gereksiz uygulamalar dirençli suşların oluşmasına, antibiyotiklerin bilinen yan etkilerine, etkisiz kaldıklarında enfeksiyon riskinin artmasına ve parasal kayıplara neden olurlar.

81 Cerrahi Enfeksiyonlarının Önlenmesinde Antibiyotik Profilaksisinin Yeri Profilaksi amacıyla antibiyotik verilmesinin en kesin indikasyonu yaygın bakteriyel kontaminasyonun kaçınılmaz olduğu ameliyatlardır. Örnek olarak kolorektal girişimler ve taş nedeniyle koledoğun açıldığı safra yolları ameliyatları verilebilir. Vücudun enfeksiyonlara karşı direncini azaltıcı nedenlerin bulunduğu kişilerin her türlü ameliyatlarında da bu yöntemin uygulanması zorunludur. Açık kalp ameliyatları ve organ transplantasyonları gibi normal fizyolojinin dışına çıkılarak organizmanın direncinin düşürüldüğü ameliyatlarda da proflaktik antibiyotik kullanılır.

82 Cerrahi Enfeksiyonlarının Önlenmesinde Antibiyotik Profilaksisinin Yeri Profilaktik antibiyotik tedavisinde tedaviye başlama zamanı ve uygulama süresi çok önemlidir. Etkili bir profilaksi için verilen antibiyotiğin, dokuların mikropla bulaştığı dönemde en yüksek plazma düzeyine ulaşması gerekir. Bu amaçla, seçilen antibiyotiğin optimal dozu ameliyattan 1-2 saat önce intramüsküler yoldan yapılır. Bu dozun 2 katı ameliyat sırasında serum içinde (intravenöz) uygulanır. İlk doz ameliyat bitiminde ve ameliyattan sonra 6-8 saatte bir tekrarlanır. Uygulamaya saatte son verilir.

83 83 Clostridium İnfeksiyonları - Gazlı Gangren - Tetanoz

84 84 Gazlı Gangren Kontamine savaş yaraları sivil cerrahi Clostridiumlarla meydana gelen kaslarda nekroz, gaz oluşumu, toksemi gibi belirtiler ile seyreden ağır bir infeksiyon tablosudur. Etkeni Clostridium Perfringens İnkübasyon dönemi 1gün- 6 haftadır En sık ekstremitelerde ve kalçada görülür. Kolon ve safra yolları ameliyatlarından sonra sık rastlanır

85 85 Gazlı Gangrenin Gelişimini Kolaylaştıran Faktörler;  Uygulanan tedavinin yetersiz olması ya da gecikmiş olması  Kan dolaşımının dokuların gereksinimine cevap vermeyecek nitelikte olması  Aseptik koşulların tam uygulanmaması,  Hemşirelik bakımının yeterince sağlanmaması

86 86 Belirtileri Lokal Sistemik Yara yerinde ilk 24 saatte ağrı ve ödem 38.3  C’nin altında ateş İnfekte kas dokusunda yumuşama, 120/dk’nın üzerinde nabız koyu şarabi renk Hipotansiyon Sıklıkla kahverengi, kötü kokulu Böbrek nekrozu,anüri Sulu akıntı Anoreksiya Dokularda gaz oluşumu Bulantı Diyare Genel durum şid. bozulma Deliryum, koma, ölüm

87 87 Korunma Korunmada temel olan ölü dokuların erken debridmanı dolaşımın desteklenmesidir

88 88 Tedavi ve Hemşirelik Bakımı Kardiyovasküler stabilizasyon Antibiyotik (Penisilin) Antitoksin Cerrahi debridman Yüksek oksijen tedavisi

89 89 Bu çerçevede tedavi ve hemşirelik bakımı 2 yönlü ele alınabilir 1. Koruyucu Tedavi ve Bakım  Yara yerindeki tüm ölü dokular eksize edilir  Yara içindeki veya üzerindeki tüm yabancı cisimler tümüyle temizlenir  Yaralar bol miktarda hidrojen peroksit ile temizlendiğinden emin olana kadar yıkanır  Yüksek dozda antibiyotik (kristalize penisilin) uygulanır  Hastanın hijyenik gereksinimlerine yardımcı olunur

90 90 2. Oluşan Yaraların Tedavisi ve Bakımı Amaç, hastanın yaşamını kurtarmak ve hastanede bulunan diğer hastalara yayılımını engellemektir. Bu amaçla;  Hasta ayrı bir odaya alınır  Uygulamalarda cerrahi aseptik tekniğe dikkat edilir  Ayrı bir ameliyathanede, hasta kas dokusu cerrahi yolla temizlenir  Gerekirse ekstremite ampüte edilir ve hasta psikolojik yönden destekle.  Cerrahi girişimi destekleyici penisilin uygulanır  İnfeksiyonun görüldüğü servis ve kullanılan ameliyathane kapatılır ve dezenfekte edilir  Tüm çıkartılar çift torbalama yöntemi ile torbalanır, çöp yakma fırınlarında yok edilir

91 91 Tetanoz İstemli kasların aralıklı tonik kasılmalarıyla ve konvülsiyonlarla karakterize bir infeksiyon hastalığıdır İnkübasyon süresi 3-10 gündür Etkeni; Clastridium. tetanidir Tetanospasmin Tetanolysin (Tetanoz toksininin nörotoksit kısmı) ( C. Tetani’den ileri gelen hemotoksin) - Motor aktiviteyi inhibe eder - Eritrositlerin ve lökositlerin yavaş - İskelet kaslarının spasitesine neden olur yavaş kaybına neden olur - Kardiyak kaslarda da etkilidir. (Toprakta ve hayvan dışkısında)

92 92 Belirtileri  Başağrısı  Başdönmesi  Belirgin bir terleme  Kaslarda ağrı ve spazm - kasılma sırasında çene kilitlenmesi ( trismus) - çene ve yüz kaslarının kasılması ile alaycı bir gülüş (risus sardanikus) - ense ve sırt kaslarının kasılması ile yay şeklin olma(opistetanus)  Artmış spinal basınç  Lökositlerde azalma  Trombositlerde ve protrombin zamanında azalma  Serum enzimlerinde (SGOT,SGPT,CPK) artma  Demir seviyesinde ve demir bağlama kapasitesinde azalma  EKG değişiklikleri  Metabolik asidoz, hipoksemi  Yutma zorluğu, buna bağlı beslenme bozukluğu

93 93 Belirtileri  Huzursuzluk, irritabilite  Sfinkterlerdeki spazm nedeniyle idrar retansiyonu veya konstipasyon  Hastanın şuuru genellikle açık ancak tekrarlayan konvülsiyonlardan sonra koma  Terleme ile birlikte ağrılı konvülsiyonlar tipik  Konvülsiyonlar sırasında solunum durması ve ölüm

94 94 Prognoz Kuluçka döneminin kısa olduğu ve semptomların hızla ilerleme Kaydettiği vakalarda veya tedavisinde geç kalınan hastalarda prognoz kötüdür. En yüksek mortalite çok genç ve çok yaşlı olan hastalarla, uyuşturucu kullananlardır Mortalite %45-55 oranındadır

95 95 Korunma 2 şekilde sağlanır 1. Bağışıklama Sıvı ya da absorbe toksoidle primer tetanoz bağışıklamanın Sağlanması, yaralanma sonrasında antitoksin verilmesine oranla daha çok etkilidir 2. Yara Bakımı Yaranın hemen ve hızla debridmanın yapılmasıdır. Ölü ve kirli dokular C. Tetaninin gelişmesi için elverişlidir. Penisilin ve tetrasiklin bu mikroorganizmaya etkili antibiyotiklerdir.

96 96 Tedavi ve Hemşirelik Bakımı Amaç; - Nörotoksini nötralize etmek - Şüpheli dokuları debride etmek, - Vücuttaki clostridiumların antibiyotiklerle yok edilerek yeni nörotoksin salgılanmasını önlemek, - Sistemik belirtileri kontrol altına almak

97 97 Bakımda; - Solunum komplikasyonları gözönüne alınmalı ve erken girişimde bulun Havayolu açıklığı değerlendirilir, Etkisiz hava yolu temizliği varsa sekresyonlar aspire edilir Acilen endotrakeal tüp ya da trakeostomi ile hava yolu açıklığı sağ Mekanik ventilasyona bağlanır Hasta sürekli gözlenir Direktif edilen oksijen uygulanır -Hastalarda kramp nöbetlerinin önlenmesi için magnezyum sülfat, diazepam uygulanır - Kasılmalar sonucu hasta fazla enerji kaybettiğinden yüksek kalorili diyet ile beslenir

98 98 - Travma ve boğulma olasılığını en aza indirgemek için yatağın başucu ve kenarlıklarına koruyucular yerleştirilir Takma dişler çıkartılır Sessiz, uyaransız çevre sağlanır - İdrar retansiyonu gelişebileceğinden mesaneye foley kateter yerleş, AÇT yapılır, değişiklikler hekime bildirilir - Hastanın yaşam bulguları takip edilmelidir - Ampütasyona hekim karar verirse, hastanın hazırlığı yapılır - Yüksek dozda antibiyotik uygulanır - Tetanos immünglobülin verilir.(Erken dönemde) U yoksa bin tetanos antitoksini bir defada 2’ye bölünerek IV e IM uygulanır

99 99 ABSE Bir dokuda başlamış infeksiyonun gelişerek çevresindeki dokularla sınırlanan bir alan içerisinde cerehat oluşturmasına denir. Ağrı, sıcaklık, kızarıklık, sert bir şişlik infeksiyon belirtilerini gösterir. Lokal belirtilerin yanında titreme, ateş, terleme, iştahsızlık, halsizlik, lökositoz, başağrısı gibi genel belirtiler vardır. Henüz gelişme halinde abse odaklarına, ıslak-sıcak kompres Uygulanarak bölge istirahate alınır ve yüksek tutulur.Antibiyotik verilir Kendi halinde açılmış yüzeyel abseler de cilt ağzı yetersiz drenaj yapıyorsa, uygun drenaj için ağız genişletilir. Tedavi yöntemi cerrahidir.

100 100 LENFANJİT Sübkutanöz dokuda yer alan lenfatik kanalların inflamasyonudur. Bakteriler genellikle ekstremitelerdeki bir yaradan veya infeksiyonlardan lenf kanallarına girer. Mikroorganizmaların giriş yerinden itibaren en yakın lenf bezine doğru uzanan, birkaç mm ya da cm kalınlıkta kırmızı çizgiler vardır. bölgesel lenf bezleri şiş, lokal ağrı, ateş, başağrısı görülür. Hastaya lokal sıcak pansuman, iltihaplı bölgenin yükseltilmesi, istirahat, antibiyotik ve analjezik uygulanır.

101 Sellülit Vücudun bakteri saldırısına çoğu zaman en erken yanıtı olan sellülit, yumuşak dokunun cerahatsiz enfeksiyonudur.

102 Sellülit Fizyopatolojik olarak, bakteri yayılım ve üremesi ile birlikte kapiller dilatasyon, lökosit infiltrasyonu, kapiller permeabilite artışı ve deri, derialtıkatmanlarında ödemle karakterizedir. Klinik olarak, palpasyonda sıcak ve çoğunlukla duyarlı olan bir eritem şeklindedir. Genellikle, bakterilerin giriş yeri olan bir travma veya yara bölgesi bulunur.

103 Sellülit En sık streptokoklar tarafından oluşturulur İntravenöz yoldan verilen yüksek doz penisilin, sıcak-ıslak kompresler, elevasyon ve olanak varsa hastalıklı bölgenin hareketsizleştirilmesiyle tedavi edilir.

104 TEŞEKKÜR EDERİM…


"ASEPSİ VE HASTANE ENFEKSİYONLARI BEÜ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ A.D." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları