Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

SİNİR SİSTEMİNİN CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN HASTALIKLARI VE BU HASTALIKLARIN TEDAVİ VE BAKIMI BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "SİNİR SİSTEMİNİN CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN HASTALIKLARI VE BU HASTALIKLARIN TEDAVİ VE BAKIMI BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK."— Sunum transkripti:

1 SİNİR SİSTEMİNİN CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN HASTALIKLARI VE BU HASTALIKLARIN TEDAVİ VE BAKIMI BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI

2 İNFEKSİYONLAR Cerrahi girişimle tedavi edilebilecek olanlar beyin abseleridir.

3 BEYİN ABSELERİ Beyin parankim dokusu içinde kapsüllü yada kapsülsüz olarak süpüratif eksuda birikimidir. Çoğu paranazal sinüslerde, orta kulakta, mastoidde yerleşmiş olan bir enfeksiyonun yayılması ile başlar. En sık neden olan mikroorganizmalar stafilokoklar ve streptokoklardır. Nöroşirurji vakalarının %2 sini oluştururlar. Tüm yaş gruplarında görülmekle birlikte en sık yaşlarda görülür.

4 BELİRTİ VE BULGULAR: Beyin abseleri erken dönemde kendilerini genellikle kafa içi basınç artımına ait bulgularla gösterir. Hastaların %70-90’ında gittikçe artan bir baş ağrısı vardır. %20-50 hastada bulantı ve kusma, %20-30 hastada ise fokalnörolojik defisitler veya grand mall epilepsisi ortaya çıkmaktadır. Ateş ise hastaların ancak %50’ sinde görülmektedir. Kronik safhada ise, baş ağrısı, kusma, latarji görülmektedir. Beyin abseleri klinik belirti ve bulgular ve bilgisayarlı beyin tomografisinden yararlanarak tanı konulur.

5 Beyin abselerinin belirti ve bulguları beyin dokusunda işgal ettikleri yere göre değişiklik gösterir: Temporal lob abseleri:baş ağrısı, afazi,görme kayıpları Frontal lob abseleri: baş ağrısı, uyku hali, mental fonksiyon bozukluğu, hemiparazi, fokal motor nöbetler, motor disfazi Pariyetal lob abseleri: çeşitli fokal duyu anomalileri

6 Oksipital lob abseleri: görme kayıpları Serebellar abseler: başın arka kısmında ağrı, nistagmus, serebellar ataksi, KİBA bulguları Beyin sapı abseleri: nadir görülür ve genellikle otopside tanı konur.

7 TEDAVİ: Beyin abselerinin tedavisi cerrahidir. Sıklıkla uygulanan iki cerrahi yöntem absenin aspirasyonu ya da eksizyonudur. Cerrahi tedaviyle birlikte ameliyat öncesi ve sonrası dönemde yüksek dozda antibiyotik verilir ve antibiyotiğe en az 2-3 hafta devam edilir. İdeal tedavi absenin kapsülüyle birlikte çıkarılmasıdır.

8  Absenin derin yerleşim gösterdiği ya da nörolojik olarak önemli bölgede bulunduğu durumda BT eşliğinde sitereotaktik drenaj uygulanır.  Tedaviden sonra BT ve NMR ile absenin kaybolup kaybolmadığı izlenir.  Tedavi edilmeyen beyin abseleri ölümle sonuçlanabilir.  Beyin abselerine cerrahi tedavi uygulandığında bile mortalite oranı yüksek olabilir.  Cerrahi tedavi uygulanan, hayatta kalan hastaların yaklaşık 1/3 ünde, kalıcı nörolojik sorunlar (Örn/Epilepsi) görülebilir.

9 DAMARSAL OLAYLAR  İntrokraniyal anevrizma  Subaroknoid kanamalar  Arteriovenöz molfarmosyonlar  Spinal kordun damarsal lezyonları

10 İNTRAKRANİYEL ANEVRİZMALAR Arter lümenin dışa doğru cepheleşmesidir. Anevrizma morfolojik bir arter hastalığıdır. Arter lümeniyle ilişkili bir balonlaşma şeklinde olursa (sakküler) Arterin bir segmentinden genişleme olursa (fusiform) Serebral Anevrizmalar 1)Konjenital 2)Mikotik

11 ARTERİVENÖZ MALFORMASYON (AVM): Serebral dokunun herhangi bir yerinde bulunabilir. Kapiller yatak yoktur, onun yerine sinuzidal patolojik bir damar yumağı vardır.

12 TÜMÖRLERİN SINIFLANDIRILMASI 1.Primer intrakranial tümörler A)İntrakraniyal Tümörler Primer İntrakraniyal Tümörler Metastatik İntraktaniyel Tümörler Granülomalar B)Spinal Tümörler 2. Periferik sinir sistemi tümörleri

13 Glial tümörler Genel olarak intraaksiyal yerleşimli, kapsülsüz ve diffüz büyüme özelliği gösteren, beyaz cevherde uzun traktüsler boyunca yayılan ve komissural lifler boyunca karşı hemisfere geçebilen tümörlerdir. Tek tip hücreden gelişebildikleri gibi karışık yapılanmada gösterirler.

14 Gliomalar Gliomalar=Beynin destek doku hücreleri olan glial hücrelerden kaynaklanır. --Mikroglialar=En küçük glial hücrelerdir. Tahrip olan nöronların ortamdan uzaklaştırılmasını sağlar. --Oligodantrositler=Nöronlar için destek oluştururlar ve nöronların beslenmesini sağlarlar. --Astrositler=Nöronların sinaptik iletisinde fonksiyon görürler. --Epandimal Hücreler=Beyin omurilik sıvısı salgılarlar.

15 Astrositoma: Tüm glial tümörlerin yaklaşık %55-80’i astrositlerden köken alır ve astrositoma olarak adlandırılır. Astrositomalar, en sık frontal lobda görülür.

16 Oligodendroglioma: Beyin tümörlerinin %4-5’ni oluşturur ve sıklıkla orta yaş grubunda, yaşlarında görülür.

17 Epandimoma : Genellikle ventrikül içine yerleşen bu tümörler, tüm primer beyin tümörlerinin %1-3’nü oluşturur ve çocukluk çağında erişkinlerden daha sık saptanır.

18 Ganglioglioma Beyin Sapı Gliomaları Genellikle 20 yaşından önce klinik bulgu veren, % 70 oranında çocukluk çağında görülen yerleşimi ve ilerleyici karakteri nedeniyle prognozu kötü olan tümörlerdir.

19 SELLAR ve PARASELLAR TÜMÖRLER Hipofiz Adenomları Hipofiz adenomları (pitütier adenomlar); yavaş büyüyen, hipofiz bezinin ön yüzünde endokrin hücrelerden kaynaklanan veya III. ventrikül içine genişleyen iyi huylu, küçük, kapsülsüz tümörlerdir.

20 Hipofiz Adenomları Hipofiz adenomları kafa içi tümörlerin % 10’ nu oluştururlar, çoğunlukla 30-40’lı yaşlarda görülürler. Kadın ve erkeklerde rastlanma oranı aynıdır

21 Belirti ve bulgular Hastalarda hipofizin fonksiyonlarında azalma, görme kusurları, mensturasyon düzensizliği veya olmaması, infertilite, libido kaybı, impotans, vücut kıllarında azalma, troid ve adrenal fonksiyonlarda azalma görülür. Adenomların hemen hemen yarısı hormonaktif tümörlerdir. Tümörler büyüyüp komşu dokulara yayıldığında, komşu dokularda basıya neden olurlar.

22 Tedavi Pituiter adenomların cerrahi tedavisi tümörün intrasellar-parasellar yerleşimi, biçimi, hastanın klinik durumu, beklenen rezeksiyon derecesi gibi kriterler gözönüne alınarak transsfenoidal veya transkraniyal olmak üzere iki temel yaklaşım yolu ile yapılır.

23 Hipofiz ameliyatı Günümüzde hipofiz adenomlarının cerrahi tedavisinde en çok tercih edilen yaklaşım, transsfenoidal yoldur. yaklaşım, transsfenoidal yoldur. Bu tip ameliyatta özel bir spekülumla burun içinden girilerek sfenoid sinüs açılmakta, sella tursika tabanına ulaşılmakta ve tümör dokusu çıkarılmaktadır. Tümör dokusu çıkarıldıktan sonra sella tabanı kemik ile onarılıp burun tamponları yerleştirilir.

24 Kraniofarangioma Tüm beyin tümörlerinin yaklaşık %2.5-4’nü oluştururlar. Çoğunlukla 5-15’li yaş grubunda daha sık görülmelerine karşın, ’lı yaşlar arasında klinik bulgu verirler.

25 Teratoma İki ay altındaki infantlarda tüm beyin tümörlerinin %50’ni ve tüm çocukluk çağı tümörlerin %2’ni oluştururmaktadır. Bilgisayarlı tomografide polikistik, diş ya da kemik dokusu içeren ve solid komponenetli ileri derecede kontras lezyonlar saptanır.

26 DESTEK YAPILARININ TÜMÖRLERİ Meningioma Meningiomalar, meninkslerin araknoid hücrelerinin yaygın iyi huylu tümörleridir. Genellikle orta yaşta görülen, yavaş büyüyen tümörlerdir

27 İNTRAVENTRİKÜLER TÜMÖRLER Akustik Nörinoma Hastalarda kulak çınlaması, baş dönmesi, baş ağrısı, tek taraflı işitme kaybı (%67), tümör çapı ileri derecede artığında hidrosefali ve KİBAS bulguları vardır.

28 METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Metastatik beyin tümörlerinin yıllık insidansı tüm primer beyin tümörlerine eşit olup, Amerika Birleşik devletlerinde her yıl hastada soliter veya yaygın beyin metastazına rastlanmaktadır. Metastatik beyin tümörleri akciğer, meme, böbrek, malign melonom gibi tümörlerin beyine metastaz yapması sonucu görülen, araknoid üstünde beynin içinde yer alan tümörlerdir.

29 Klinik belirti ve bulgular: Başağrısı,bulantı, kusma,KİBAS belirtileri, ekstremitelerde motor güçsüzlük, kraniyal sinir tutulumuna bağlı fasiyal güçsüzlük, ataksi, tremor ve konuşma bozukluklarıdır.

30 Tanı: Sistemik kanser tanısı alan hastada nörolojik belirti ve bulguların gözlenmesi halinde bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme ile tanı konur. Tedavi: Tedavide cerrahi ve radyoterapiden yaralanılır. İntrakraniyal soliter lezyon sayısı, lezyonun büyüklüğü, beklenen yaşam süresi ve kalitesi cerrahi tedavi endikasyonunu belirleyen kriterlerdir. Prognoz, sistemik yayılımın derecesi, metastatik lezyonların sayısı, sistemik kanser tanısı ile intrakraniyal metastaz tanısı arasındaki sürenin uzunluğu ve tümörün biyolojik yapısına bağlıdır.

31 Beyin Tümörlerinde Belirti ve Bulgular Son derece hassas ve gelişmiş cihazlara karşın, erken belirti ve bulgu vermemeleri nedeniyle beyin tümörlerinin tanısında geç kalınabilmektedir. Kafa içi basıncını artması en önemli klinik bulgudur. Kafa içi basıncını artması veya ödeme bağlı olarak baş ağrısı, kusma, papilödem ve serebral fonksiyonlarda değişme görülür.

32 Baş ağrısı Frontal veya oksipital bölgede genel veya lokal, aralıklı baş ağrısı vardır. Baş ağrısının yoğunluğu zorlanma veya postür değişimine bağlı olarak değişir. Baş ağrısı sabahları daha sık görülür. Baş ağrısının şiddetinin artması bulantıya neden olur. Kusma merkezinin uyarılması sonucu hasta kusar ve bu evreden sonra baş ağrısının şiddeti azalır.

33 Bulantı ve kusma Medulladaki kusma merkezine yerleşme ve tümörün ilerlemesine bağlı olarak geç meydana gelebilir. Bulantı ve kusma; beyin şişmesi, beyin ödemi, artan baş ağrısı ve/veya kemoemetik tetik alanının (Chemoemetic Trigger Zone/CETZ) stimülasyonu ile ilgilidir. Kusma, bulantı olmadan fışırır biçimde oluşur ve yemeklere ilgili değildir.

34 Papil ödemi İyi veya kötü huylu tümörün invazyonu veya bası sonucu görülür. Papilödem’in patofizyolojisi kesin belli değildir. Merkezi retinal venlerde basınç artması, venöz dönüşte tıkanma oluşturur.”Choked disc” olarak da bilinen papil ödemi, beyin tümörlerin en yaygın ve en sık rastlanan ilk bulgusu olabilir. Erken papiödemi, görmede değişiklik oluşturmaz ve gözün muayenesi sırasında ortaya çıkabilir. Uzamış papil ödemi, optik atrofi ve görme keskinliğinde azalma meydana getirir.

35 Nöbet Beyin tümörlü hastalarda özellikle, serebral hemisfer tümörlerinde lokal veya yaygın nöbetler oluşabilir. Baş dönmesi nöbetin ilk bulgusu olabilir.

36 Baş dönmesi Kraniyal sinirler üzerine bası veya intra kraniyal dolaşımda hasar nedeniyle meydana gelir.

37 Mental durum değişiklikleri Letarji, uyuşukluk, konfüzyon, oryantasyon bozukluğu, kişilik değişiklikleri görülebilir. Diğer bulgular beyinde yerleşime göre değişir.

38 Lokal belirtiler Beyin içinde tümörün oluşturduğu harabiyet, bası ve kan akımının engellenmesi sonucu, lokal zayıflık (hemiparezi), his kaybı (anestezi), anormal (parestezi), duysal bozukluklar, konuşma bozuklukları, görme bozuklukları (momopia, diplopi, hemianopia), koordinasyon bozukluğu görülebilir.

39 Tedavi Tedavi, hastanın durumuna ve intrakraniyal tümörün yerine ve tipine bağlıdır. Hastalığın yönetimi interdisipliner ve hastanın bakımda yer alan ekibin desteğiyle oluşturulur. Tıbbi bilgiler ve teknoloji, malign tümörün tamamının çıkarılması için kullanılır. Klinik seyir, tümörün tipi, özelliği ve hastanın genel durumuyla paralel seyreder.

40 Kemoterapi Beyin tümörlerinin tedavisinde kemoterapi, cerrahi ve radyoterapiyi tamamlayıcı olarak uygulanır.

41 Stereotaktik nörolojik cerrahi: Stereotaktik cerrahi, beyinde ulaşılması zor ve özellikle derin yerleşimli bölgelere geniş bir kraniotomi yapılmadan ve hedef noktayı çevreleyen beyin dokusuna zarar verilmeden ulaşılmasını sağlayan minimal invaziv bir nörolojik cerrahi yöntemidir. Brakiterapi (internal radyasyon)

42 Hemşirelik yönetimi Hastanın durumu temel nörolojik tanılama kriterlerine göre değerlendirilir. Hastalar sürekli izlenerek, hastalığın günlük yaşam aktivitelerine etkisi ve tedaviye yanıtları değerlendirilir. Bulgular temel bulgularla karşılaştırılır. Radyoterapi ve kemoterapi alan beyin tümörlü hastaların hemşirelik yönetimi radyoterapi ve kemoterapi alan diğer hastalar gibidir. Hasta kafa içi basınç artması, serebral ödem, nöbet yönünden izlenmelidir.

43 Hemşirelik tanıları; Serebral ödemin durayı germesi sonucu ağrı Tümörün büyümesi ve bası nedeniyle motor fonksiyonlarda azalmaya bağlı öz bakımda yetersizlik Beyin tümörünün tedavisi ve sonucun belirsizliğine bağlı anksiyete Nöbet sırasında düşme, yaralanma riski Ölüm korkusu Kafa içi basıncının artmasına bağlı serebral doku perfüzyonunda değişme. Planlama/amaçlar, hemşirelik girişimleri, değerlendirme, beklenen sonuçlar bilinç düzeyi değişikliği olan hastanın bakımı ve inmeli hastanın bakımındaki adımlarla aynıdır.

44 Cerrahi Yönetim KİBAS tedavisinde farklı cerrahi yöntemler uygulanır. Serebro spinal sıvının dolaşımı tıkanma nedeniyle engellenmişse ventrikulo-peritoneal şant uygulanır. Dekompresyon cerrahisi bir başka tedavi yöntemidir. Bazı beyin dokuları çıkarıldığında (temporal lobun bir kısmı) kalan dokuların genişlemesi için yer açılır. Beyin dokusunu geri kazanmak için kemik flebi çıkartılır, daha sonra defekt yeri tamir edilir. Ameliyat sonrası bakımı kraniotomi’li hasta bakımı gibidir.

45 Kraniotomi; kafatasının cerrahi girişimle açılması işlemidir Kraniektomi ise; kafatasının bir bölümünün çıkarılması işlemidir. Kraniektomi; dekompresyon, beyin dokularına olan basıncı önlemek ve kalan dokuların genişlemesi için yer kazanmak amacıyla uygulanır. Transfenoidal hipofizektomi Bu ameliyatta özel bir spekülumla burun içinden girilerek sfenoid sinüs açılır, sella tursika tabanına ulaşılır ve tümör dokusu çıkarılır

46 İntrakraniyal ameliyatlardan sonra görülen olası komplikasyonlar  İntrakraniyal ameliyatlardan sonra gelişebilecek komplikasyonlar, diğer ameliyatlardan farklı değildir. Ameliyat sonrası; anestezi ve narkotiklerin depresif etkileri ve immobilite gibi komplikasyonlar meydana gelebilir. İntrakraniyal ameliyatlardan sonra geçici ekimoz ve periorbital ödem görülebilir. Bu görüntü aile üyelerinde korkuya neden olabileceği için, ameliyat öncesi hasta ve ailesine açıklama yapılmalıdır. İntrakraniyal ameliyatlardan sonra görülen komplikasyonların bazıları ameliyat ve yapılan işleme bağlıdır.

47 KİBAS Serebrospinal sıvının sızması Bilinç kaybı Bazı duyuların kaybı (örn. Körlük) Konuşma kaybı Mental konfüzyon görülebilir. Önemli fonksiyonların kaybı nedeniyle hastalar fiziki ve psikolojik yıkıma uğrayabilirler. Ameliyat sonrası meydana gelen kayıplar bazen geçici, bazen kalıcıdır. İntrakraniyal amaliyatlardan sonra; serebral ödem ve kanamaya bağlı KİBAS gelişimi major komplikasyondur.

48 Klinik belirti ve bulgular Baş ağrısıyla birlikte bilinç düzeyinde değişme Görme ve konuşma bozuklukları Kas zayıflığı, paralizi Pupil değişiklikleri Nöbet Kusma Solunum değişiklikleridir.

49 KİBAS’nın geleneksel tedavisi, osmotik diüretikler ve kortizondur. İntrakraniyal amaliyatlardan sonra kulaktan (otore), burundan (rinore) ince, berrak, serebrospinal sıvı gelebilir. İntrakraniyal ameliyatlardan sonra beden ısısının düzenlenmesinde bozulma olur. Enfeksiyona bağlı hipertermi gelişebilir. İntrakraniyal cerrahiden sonra nöbet gelişebilir. Yalnız bir veya daha fazla sayıda nöbet olabileceği gibi, zincirleme epilepsi nöbetlerinin görüldüğü (status epileptikus) nöbetler olabilir.

50  Ameliyattan 2-3 gün sonra menenjit gelişebilir. Çoğunlukla subaraknoid bölgede hematom veya infeksiyon menenjite neden olur. Hastayı izlemek amacıyla kullanılan intrakraniyal monitor cihazlarının uzun süre kullanılması menenjite neden olabilir.  Ameliyat sonrası dönem uzadığında stres ülserlerinin görülme sıklığı artar. Mukus yapımında azalma ve gastrik sekresyonda hiperasidite gastrite ve ülsere neden olur. Stres ülserinin gelişmesi bir ya da daha fazla organda yıkıma neden olur.  Diğer komplikasyonlar, VIII-XII kafa çifti fonksiyonlarının bozulması ile ilgilidir. (işitme kaybı, yürüme güçlüğü, aspirasyon riski).

51 CERRAHİ GİRİŞİM UYGULANAN HASTANIN HEMŞİRELİK YÖNETİMİ Ameliyet öncesi dönem: Hemşirelik tanıları Tanıya bağlı ya da ameliyat riski nedeniyle anksiyete ve korku Ameliyat ve ameliyat sonrası dönemle ilgili bilgi eksikliği

52 Ameliyat sonrası bakım Hemşirelik tanıları Afazi ve dizartriye bağlı sözel iletişim bozukluğu Fiziksel harekette bozulmaya bağlı kontraktür riski Kavramsal bozukluk/zayıflık ile ilgili öz-bakım eksikliği Nöbete bağlı düşme, yaralanma riski KİBA, serebral ödem, olası kanamalar nedeniyle serebral doku perfüzyonunda artma riski Yapılan ameliyata göre ameliyat sonrası verilecek pozisyonlarla ilgili riskler

53  Bilinç düzeyi değişikliğine bağlı hava yollarının açıklığında yetersizlik  Ağızdan sıvı alımının yetersizliğine bağlı sıvı volüm eksikliği  Bilinç düzeyi değişikliği ve beslenme değişikliğine bağlı vücut gereksinimininden az beslenme  Beden bilincinde bozulmaya bağlı benlik saygısında azalma  Düşünme sürecinde değişiklik  Ameliyat yerinde ağrı  Bakım verici rolünde zorlanma aile içi başetmede yetersizlik  Toplumsal başetmede güçlük  Serebral doku perfüzyonunda artma: KİBA, serebral ödem, olası kanamalar serebral doku perfüzyonunda artmaya neden olur.

54 KAFA TRAVMALARI skalp yaralanmalar kranium fraktürleri kafa içi yaralanmaları epidural hemotom subdural hemotom

55 Patofizyoloji Kafa travmalarının çoğunda iki esas mekanizma vardır. Hızlanma/hareketlenme (akselerasyon) ve yavaşlama/durma (deselerasyon) kafa travmasında yaygın mekanizmalardır.

56 Hızlanma/hareketlenme yaralanmalarında, hareketli obje, hareketsiz başa çarpar. Akselerasyon-deserelasyon yaralanması olarak da adlandırılır. Yavaşlama/durma yaralanmalarında, baş bir objeye çarpar. Bu yaralanmalar daha çok araç kazalarında meydana gelir. Künt yaralanmalar, akserelerasyon ve deselerasyon travmaları sıklıkla künt travmalar sonucu meydana gelir.

57 Skalp Yaralanmaları (Saçlı Derinin Yaralanması): Skalp yaralanmaları travmanın cinsine göre değişik şekillerde ortaya çıkar. Künt travmalarda ezilme ve sıyrılma şeklinde yaralanmalar olabileceği gibi şiddetli travmalarda parçalanma ve hatta kramium üzerinde tamamen sıyrılma şeklinde de olabilir. Ateşli silahlarla ve keskin cisimlerle de skalp yaralanmaları meydana gelir.

58 Tedavi ve Hemşirelik Bakımı: Skalp yaralanmalar aseptik şartlarda muayene edilir. Altta kafatası kırığı olup olmadığı araştırılır. Varsa yabancı cisimler dikkatlice temizlenir. Fizik muayenenin yanında direk kafa grafisi çekilerek varsa fraktur veya yabancı cisimler tespit edilir. Yara bol izotonik solisyonlar ile yıkanır.

59 Yaranın temizlenmesi yanında canlılığını kaybetmiş olan kısımların debride edilmesi gerekir. Saçlı deride yaygın beslenme olduğu için küçük pediküllüde olsa büyük bir segment çıkarılmamalı mutlaka korunmalıdır. Skalp yaralanmaları genelde tek tabaka olarak kapatılır. Çocuklarda absorbe olabilen malzeme kullanılmalıdır.

60 Sefal hemetom (kafatası periostonun altında kan toplanması) durumunda beklenir, iğneyle aspire edilmez, 2-3 hafta içerisinde kendiliğinden rezorbe olur. Skalpin zengin beslenmesi nedeniyle infeksiyon tehlikesi azdır, buna rağmen bazen infeksiyon gelişebilir. Geliştiğinde ise kontrol altına almak güç olabilir. Bu nedenle büyük yaralanmalarda proflaktik antibiyotik verilebilir. Pansumanlar steril olarak yapılır.

61 KRANİUM FRAKTÜRLERİ Kalvorium Kırıkları:Kafa kubbesi, kafa kaidesine göre daha ince ve zayıf bir yapıdadır. Bu kısımda meydana gelen kırıklar şekillerine göre çizgisel, çökme, delici şeklinde olurlar. Linear Froktürler: Bütün kafatası kırıklarının %80’nini oluştururlar. Çocuklarda daha fazla görülür. Basit lineor kırıklarda spesifik bir tedavi gerekmez. 2-3 ay içerisinde kendiliğinden iyileşir. Kafatası kaidesinde oluşan lineor kırıklar ise önemlidir. Çökme Kırıklar: Kırık kemik içeriye doğru beyin üzerine çeşitli derecede çökmüş olabilir.

62 KRANİUM FRAKTÜRLERİ Kaide kırıkları: Bu kırıklar çok defa kalvariumdaki çizgisel kırık hatlarının aşağı doğru uzaması ile meydana gelir. Bu kırıklar diğer kırıklardan daha tehlikeli olup kafa tabanındaki hayati önem taşıyan sinirleri devamlı yıkıma uğratır ve kafa içi basıncın artmasına neden olurlar.

63 Belirti ve bulgular: Dura yırtılmasıyla beraber,kırık hattı nazal sinusleri veya mastoid hücrelerinide ilgilendiriyorsa açık kırık olarak kabul edilir ve bu durumda burundan ve kulaktan BOS sıvısı gelir. Sinusler ve orta kulak boşluğu birleşirse menenjit ve beyin abseleri ortaya çıkabilir. Ağızdan,burundan,kulaktan kan gelebilir.

64 Belirti ve bulgular: Ön çukur kırıklarında periorbital ekimoz ve hemotom (gözlük şeklinde göz etrafının morarması) görülebilir. Kraniyal sinirlerin geçtiği delik veya kanallarda lezyon varsa, koku alma sinirinin etkilenmesine bağlı olarak tek veya çift taraflı koku alamaması optik sinirin etkilenmesine bağlı olarak körlük, 7 ve 8 sinirlerin etkilenmesiyle fasial felçler ve sağırlıklar görülebilir.

65 KAFA İÇİ YARALANMALAR Kammosyo serebri: Travmadan hemen sonra kısa bir süre için şuur kaybı ile karakterize olan klinik tabloya denir. Beyinde patolojik bir değişiklik olmaz,şuur yerine geldikten sonra nörolojik muayenede herhangi bir eksiklik bulgusu görülmez,

66 Konfüzyon serebride : Beyinde yaygın olarak sıyrık ve eziklikler Doku ve vasküler sistem yırtılmamıştır. Kapiller staz Ödem Yer yer peteşiler, kanamalar görülebilir.

67 Laserasyon: Lezyon lokalizedir ve ciddidir. damarlar yırtılmış ve beyin dokusunun bütünlüğü bozulmuştur. Sinir dokusu lezyonları irreversibledir. Beyin dokusu içinde kanamalar olabilir ve kanama subaroknoid mesafeye de geçebilir.

68 Serebral könfüzyon ve laserasyon vakalarında klinik tablo, lezyonun lokalizasyonuna ve genişliğine göre değişir. Böyle vakalarda travmayı takiben erken safhada veya belirli bir zaman periyodu içerisinde hastada; Duyu ve motor felçleri Konuşma bozuklukları Beyin ödemi Kafa içi basıncın artmasına bağlı bulantı ve kusma Hırıltılı solunum ve anoksi görülebilir.

69 EPİDURAL HEMATOM Kanın kafatası ile duramater arasında toplanmasıdır. Travmatik orijini epidural hematomlar genellikle kafa travmalarının akut bir komplikasyonu olarak kabul edilirler. Belirtileri: Göz dibinde staz ve kanama görülür. Tentoryol hemiosyon gelişerek buna ilişkin bulgular görülebilir. Tedavisi: Cerrahidir. Kraniotomi yapılarak hematom boşaltılır.

70 SUBDURAL HEMATOM Kanın duramater ile araknoid zar arasındaki subdural mesafeye toplanmasıdır. Epidural hematoma göre kanama daha yavaş ilerler.

71 a)Akut Subdural Hematom: Travma sonrası ilk 24 saat içerisinde oluşan lezyonlardır. Ölüm oranı yüksektir. Kafaya isabet eden darbeyi izleyerek başlayan ve devam eden şuur kaybı olur. Şuur açıksa, baş ağrısı, bulantı, kusma,... görülebilir. b)Subakut Subdural Hematom: Travma sonrası ilk saat ile 10 gün içinde gelişen lezyonlardır. Ölüm oranı %25’dir. Künt, baş ağrısı, bulanık görme, hemiparezi görülür. c)Kronik Subdural Hematom: Künt bir travmadan haftalar veya aylar sonra ortaya çıkan yaşlı ve alkoliklerde daha sık görülen lezyonlardır. Ölüm oranı %15 civarıdır. Hasta künt baş ağrısı, kişilik değişiklikleri, hemiparezi, hemipleji ortaya çıkar.

72 Kafa travması olan hastaların yönetimi Acil yönetim Hava yolu, solunum ve dolaşımın sağlanmasıdır. Kafa travmasıyla birlikte servikal kırık varsa, hastanın omurgası tespit edilmelidir. Kritik yönetim Kritik bakım, devam eden KİBA’yı azaltmayı hedeflemelidir. Hastaya ozmotik diüretikler verilip, hiperventilasyon ve yeterli oksijenlenme devam ettirilmelidir.

73 Tıbbi yönetim Ciddi kafa travmalı hastada tıbbi yönetim; tüm organları destekleyen tedaviyi sağlamayı hedeflemelidir. Bunlar: 1. Solunum desteği, 2. Sıvı-elektrolit dengesi ve eliminasyon, 3. Gastrointestinal fonksiyonların devamı ve beslenme ve 4. Daha sonra gelişebilecek olan komplikasyonların önlemektir.

74 Kafa travması olan hastalarda olası komplikasyonla Akut hidrosefali: Stres ülserleri Serebral ödem Enfeksiyon Diyabetes insipidus Ritm bozukluğu Antidiüretik hormonun fazla salgılanması Ritm bozukluğu Nörolojik pulmoner ödem Arteriyovenöz anevrizmalar Davranış değişikliği Postravmatik sendrom (Travma sonrası tepki

75 Cerrahi tedavi  Subdural hematom, epidural hematom, çökme kırığı, delici yabancı cisim varsa cerrahi tedavi gereklidir.  Ameliyattan önce artan kafa içi basıncı mümkün olduğu kadar düşürülmelidir. Temel nörolojik bulgular kaydedilmelidir. Bilinçsiz hastanın ailesine bilgi verilip, aydınlatılmış onam alınmalıdır. Basit çökme kırıkları, çöken kısmın çıkartılması ve duranın dikilmesi ile tedavi edilir. Saçlı deri, kafatası ve beyin dokusu debride edilip, yara katlarına uygun bir şekilde dikilir. Yabancı cisim, beyin apsesi oluşturabileceği için çıkarılmalıdır. Çökme kırıklarında delici yaranın debritmanı çoğunlukla kozmetik açıdan kötü bir görüntü oluşturur. Eksiklik/defekt daha sonra kraniyoplasti ameliyatı ile düzeltilir.  Ameliyat sonrası hasta bakımı kraniyotomili hasta bakımında anlatıldığı gibidir.

76 Toplum ve öz-bakım Hafif kafa travmalı hastalar en az 6 saat (ideal 48 saat) hastanede ekstradural kanama yönünden izlenmelidir. Hasta eve gönderilecekse hasta ve ailesine dikkat edilmesi gereken belirti ve bulgularla ilgili bilgi verilmelidir. Kafa travmalı hastanın rehabilitasyonunda hemşirenin rolü çok önemlidir. Hastaya tedavi amacıyla beslenme tüpü veya trakeostomi tüpü uygulanabilir. Hasta ve ailesine bakım için yardım edilmelidir.

77 SEKONDER BEYİN YARALANMALARI Sekonder beyin yaralanmaları, travma sonucu gelişen komplikasyonlardır. Bu komplikasyonlar travmadan sonra gelişebildiği gibi, yıllar sonrada ortaya çıkabilir.

78 Travmatik hematomlar Travmatik hematomlar; epidural ve subdural olarak, intradural olanlarda; subdural ve intraserebral olarak ikiye ayrılır.

79 Epidural hematomlar Epidural hematomlar ekstradural hematom alarak da adlandırılır. Şiddetli kafa travması sonrası, olguların %10’unda kafatası kırığı ile birlikte, kafatası ile duramater arasında görülür. Epidural hematomun patolojik etkisi hematomun ezdiği beyin dokusuna ve daha sonra bu ezilen beyin kısmındaki ödeme ve herniasyona ve artmış KİBA’ ya bağlıdır.

80 Subdural hematomlar Subdural hematom, subdural alanda (duramater ile araknoid arasında) akut ya da kronik kan toplanmasıdır

81 Akut ve subakut subdural hematom Akut subdural hematom, çoğunlukla frontal ve temporal lobda beyin zarının yırtılması ile oluşur. Akut subdural hematom, beyinde ödem, bası ve hasar oluşturması nedeniyle ciddi bir komplikasyondur ve hızlı tedaviyi gerektirir. Subakut subdural hematomlar, travmadan 4-21 gün sonra görülür. Akut subdural hematoma göre klinik tablo daha hafiftir ve klinik belirti ve bulgular yavaş ortaya çıkar.

82 İntraserebral hematom İntraserebral hematom, epidural ve subdural hematomdan daha az sıklıkla meydana gelir

83 SPİNAL TRAVMALAR Spinal travmalar; travmanın şekline ve bu bölgeye transfer edilen enerjinin miktarına göre; basit yumuşak doku yaralanmalarından, omurga kırıkları ve omurilik kesilerine kadar geniş bir alanda görülür.

84 Spinal travmaların görülme sıklığı milyonda olgu/yıldır ve 2/3’ü servikal bölgede görülür. Bunların yaklaşık %25’i hastaneye ulaşamadan, %8.3’ü hastanede tedavi sırasında öldüğü bildirilmektedir. Erkeklerin 5-35 yaş grubunda olanları, kadınlardan daha fazla travmaya maruz kalmaktadır. Spinal travmalı hastaların çoğu 40 yaşın altındadır.

85 Etiyoloji İlk sırada motorlu araç kazaları yer alırken, bunu iş kazaları, spor yaralanmaları, düşmeler ve motor kazaları izlemektedir. Spinal travması olan hastalar genelde birçok sistemde hasarları olan hastalardır. Bu nedenle öncelikle yaşamsal bulgular, hava yolu açıklığı, solunumu, dolaşımı kontrol edilmeli ve uygun tedavi yapılmalıdır.

86 Spinal travmalı hastanın taşınması en az hastalığın tedavisi kadar önemlidir. Spinal travmalı hastada omurilik yaralanması şüpheside olabileceği için, hastalar vertebral kolonunun hareketini önleyecek şekilde tespit edilmeli ve özel sedye ile taşınmalıdır

87 Tanı Hasta ile ilk karşılaşmada hasta veya tanıklara kazanın niteliği sorulmalıdır. Hasta değerlendirilirken, inspeksiyonla birlikte sistemik muayenesi yapılmalıdır. Yüz, baş, boyun bölgesinde ezik, yırtık, sıyrık, vertebrada deformite ve ağrı, uyuşukluk, güç kaybı olup olmadığı sorulmalı, hasta bilinçli ise el ve ayak parmaklarını hareket ettirerek güç kaybı kontrol edilmeli ve kol ve bacaklarda duyu kontrolü yapılmalıdır.

88 Nörolojik muayene Spinal travmalı hastalar multitravmalı hastalar olduğundan tam bir sistemik ve nörolojik muayeneleri yapılmalıdır. Nörolojik muayenede derin tendon reflekslerini ve patolojik refkesleri içeren motor ve duyusal muayene yapılmalıdır.

89 Bu muayene sırasında en distal segmentte (sakral 4-5) korunmuş duyusal kök bulgusu yaralanmanın tam omurilik kesisi olmadığını ve prognozun daha iyi olduğunu gösterir. Benzer şekilde anal tonus ve reflekslerin ilk 48 saat içinde geri dönmesi de iyi bir bulgudur.

90 Spinal şok oluşan hasara bağlı geçici bir durumdur. Kalan nörolojik kayıplar omuriliğin gördüğü hasara bağlı olarak oluşan kayıplardır ve bir kısmı geri dönüşsüzdür.

91 Amerikan Spinal Yaralanma Derneği, American Spinal Injury Association (ASIA), omurilik yaralanmalarında standart nörolojik sınıflandırmasına göre önerilen nörolojik muayenenin, duyusal ve motor olmak üzere başlıca iki bölümü vardır.

92 Duyu muayenesinde, dermatomlar üzerinde pamuk parçası ve iğne ucu ile yapılan muayenede hastaların duyu puanları hesaplanır. Buna göre; 0=anestezi, 1=bozulmuş duyu (hipoestezi, hiperestezi, parestezi vb.), 2=normal ve M.E (muayene edilemedi) anlamını taşır.

93 Motor muayene kas gücüne göre, 5 puan üzerinden yapılır. Alt ekstremitelerde 5, üst ekstremitelerde 5 kas grubunun bilateral değerlendirilmesi yapılır. Her bir kas grubunun 5 puan üzerinden hesaplanan toplam motor nörolojik puan hesaplanır.

94 Tanı ve tedavi Hasta hastaneye ulaştığında en kısa sürede damar yolu açılmalı, biyokimya, hemogram, kan grup tayini, sıvı- elektrolit tayini için sonda takılmalı ve hasta aspire edilmelidir. Servikal travmalı hastada, sempatik zincir sinir hasarına bağlı bradikardi ve hipotansiyon gelişir. İnterkostal kasların parezi veya plejisi solunumun yüzeyel ve yetersiz olmasına yol açar

95 Sonuçta, hasar görmüş ve yüksek miktarda oksijen ve metabolitlere gereksinimi olan omurilikte iskemi ortaya çıkmaya başlar. Bu nedenle hastaların PaO2 seviyesini 100 torr üzerine çıkarmak ve PaCO2’ seviyesini ise 45 torr altına indirmek için önlemler alınmalıdır.

96 Ekstremitelere elastik bandaj sarılmasıve trandelenburg pozisyonu hastanın venöz basıncını düzeltmeye yardımcı olur. Aşırı sıvı yüklenmesi yaşlı hastalarda kalp yetmezliği belirti ve bulgularının ortaya çıkmasına neden olacağı için dikkatli olmalıdır.

97 Kan değerlerinden hemoglobin 12gr/dl, hematokritin %36’nın altına düşmemesine dikkat etmelidir. Omurilik basısını ortadan kaldırmak için cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Cerrahi tedavide amaç, dekompresyon ve tespit/stabilizasyondur.

98 Spinal Kord Yaralanması Olan Hastanın Hemşirelik Bakım Planı Örneği Hemşirelik tanısı; Spinal kord hasarının tedavisine (halo, traksiyon) ilişkin hereket sınırlılığı Hedef; Vertebral parçayla ilgili nörolojik fonksiyonların başlangıç düzeyine getirilmesini sağlamak

99 Hemşirelik tanısı; Diyafragma ve interkostal kaslardaki zayıflığa bağlı etkisiz solunum ve öksürük Amaç; Etkili havayolunu açıklığını sağlama, sürdürme

100 Hemşirelik tanısı; Sempatik innervasyona bağlı beden ısısında değişme Hedef; Beden ısısını 370 C de sürdürmeli

101 Hemşirelik tanısı; hipermetabolik durum, paralitik ileus, stres ülserine bağlı vücut beslenmede değişme Hedef; Hastanın gereksinimlerine uygun olarak beslenmesi sürdürülmeli, stres önlenmeli, eliminasyon sağlanmak.

102 Hemşirelik tanısı; Spinal hasarın neden olduğu fiziksel hareketlerde değişime bağlı deri bütünlüğünde bozulma riski Hedefler; Bası yaralarının ve emboli gelişmesini önlemek

103 Hemşirelik tanısı; Hareket yetersizliğine bağlı öz-bakım eksikliği Hedef; Öz bakımını sürdürmesini sağlamalı

104 Hemşirelik tanısı; üst motor lezyonları ve atonik mesaneyle ilişkili ürinmer eliminasyonda değişme Hedef; Üriner eliminasyonun sağlanması

105 Hemşirelik tanısı; Spinal yaralanmaya bağlı güçsüzlük Hedefler; Hastanın güçsüzlüğü ile ilgili sıkıntılarını ifade etme ve başa çıkma yöntemlerini kullanabilmesini sağlamak

106 Hemşirelik tanısı: (Spinal şok) kardiyovasküler instabilite/dengesizliğe ilişkin doku perfüzyonunda değişim Hedef; Normal sinüs rütmini, idrar çıkşını, pulmoner arter basıncını devam ettirebilmesini sağlamak

107 OMURGANIN DEJENERATİF HASTALIKLARI PERİFERİK SİNİR SİSTEMİ HASTALIĞI OLAN HASTANIN YÖNETİMİ

108 BEL AĞRISI (low back pain, LBP) Tanımlamalar Radikülopati: Sinir kökü disfonksiyonu (bulgu ve belirtiler; tutulan sinir kökü alanında ağrı, dermatomal duyu bozuklukları, ilgili sinir kökünün inerve ettiği kasların kuvvetsizliği ve aynı kasların hipoaktif derin tendon refleksleri). Siyatik: Siyatik sinire katılan bir sinir kökünde radikülopati (L4, L5 veya S1), genellikle alt ekstremitenin posterior ve lateral yüzü boyunca ayağa ve bileğe uzanan belirtiler oluşturur. Mekanik bel ağrısı: Paraspinal kasların ve/veya ligamentlerin zorlanmasından, faset eklemlerinin irritasyonundan kaynaklanan “kas- iskelet” bel ağrısı; anotomik olarak belirlenebilen nedenler (örn. tümör, disk herniyasyonu) hariç; bel ağrısının en yaygın şeklidir.

109 Bel ve/veya bacak ağrısı nedenleri Myelojenik: Omurilik tümörleri, multible skleroz, Sinir kökü basısı: Disk hernisi, lomber stenoz, spondilolistezis Metabolik: (osteoporoz, Paget hast, ekstramedüller hematopoesis), Omurga tümörleri, omurga dışı tümörler, İnfeksiyonlar (brusella, tüberküloz, osteomyelit, diskit), travma (travma-dislokasyon, epidural hematom) Pleksus: Abdominal tumor, Endometriosis, retroperitoneal hematom, infeksiyon, pelviste kırık Periferal: Diabetus mellitus, travma, tümör

110 Tanı Radyolojik değerlendirme Direkt grafiler, MRG, BT.

111 AKUT DİSK HERNİSİ Genellikle anemnezde bir travma öyküsü vardır, Travmanın arkasından önce boyunda sertlik, daha sonrada merkezi sinir sistemi lezyonuna ait belirtiler görülür. Akut herniasyon merkezi ve lateral yerleşimli olabilir. Merkezi yerleşimlerde, miyelopati, bacaklarda güç kaybı ve spastisite, bazende üst ekstremitelerde sinir kökü belirti ve bulgulerine neden olur. Lateral yerleşimli olanlarda ise, kolun birinde akut sinir kökü basısına bağlı ağrı ve güç kaybı meydana gelir. BT ve MRG ile tanı konulur.

112 Klinik belirti ve bulgular Servikal disk hernisi veya spondiloziste, klinik belirtiler hastalığın gelişimi sırasında nöral elemanların tutulumuna bağlıdır. Retikulopati, miyelopati veya radikülomyelepati görülür.

113 MİYELOPATİ Tam bir omurilik lezyonu veya lezyon seviyesinin altında duyu kaybı ile karakterize “fonksiyonel kesi” nadiren görülür. Tam olmayan omurilik hasarına bağlı olarak alt ekstremitelerden daha çok, üst ekstremitelerde kuvvet kaybıyla ortaya çıkan merkezi omurilik sendromunda ellerde motor defisit belirgindir.

114 İdrar retansiyonu akut disk hernisine bağlı ciddi omurilik basısı olan ve myelopatinin eşlik ettiği olgularda sık görülür. Buna karşın, servikal spondilozisli olgularda omurilik basısına bağlı olarak spastik yürüme, elleri kullanmada beceriksizlik ve parestezi ve ileri dönemlerde idrar retansiyonu ortaya çıkar.

115 Tanı yöntemleri Anemnez, nörolojik muayene, servikal disk hastalığının tanısında yararlanılan önemli tanı yöntemleridir.

116 LOMBER DİSK HERNİSİ/BEL FITIĞI Lomber disk hernisi bir hastalık değil, patolojik bir süreçtir. Gövdenin ağır yükünü taşıyan alt lomber omurlar sıklıkla dejenere olur ve sonuçta anulusu yırtan nukleus pulpozus, hiç ağrı oluşturmadan herniye neden olur. Bu disk hernisinin ağrıya (bel, bacak) yol açması Lomber disk hastalığı olarak tanımlanır. Nöroşirürji hastalarının önemli bir kısmını lomber disk hernili hastalar oluşturur ve klinik olarak en sık yapılan nöroşirürjik cerrahi girişim diskektomidir.

117 Epidemiyoloji Baş ağrısından sonra en sık karşılaşılan yakınma olan bel ağrısının en sık nedenlerinden birisi, lomber disk hernisidir. Toplumu oluşturan bireylerin yaklaşık % 80’i yaşamlarının bir döneminde bel ağrısından yakınırlar. En sık orta yaşlı ve genç hastalarda görülür. Çocukluk çağında da rastlanmaktadır. Yaşlı hastalarda lomber disk hastalığının yanısıra dejeneratif süreç ve omurga tümörleri akla gelmelidir.

118 Klinik belirti ve bulgular Duyarlı yapıların irritasyonuna bağlı olarak ağrı ve diğer bulgular ortaya çıkar. Bel ağrısının kökeni, anulus fibrozusun posterior kısmı, faset eklem kapsülü ve periosttur. Herniasyonla anulus fibrozus rüptüre olur ve bu durumda posterior longitudinal ligaman (PLL) gerilir. Lomber disk herniasyonu ile bel ağrısının ortaya çıkmasının nedeni PLL ve anulus fibrozisin etkilenmesidir.

119 Tanı yöntemleri Öykü

120 Muayene bulguları Muayeneye inspeksiyonla başlayıp, belin lokal muayenesi ve nörolojik muayene yapılmalıdır. Lomber disk hernisinde tipik postüral deformiteler olur. Hasta sabit (bazen skolyotik) bir postür alır. Aktif ve pasif bel hareketlerinden kaçınma girişimleri, şiddetli ağrıya neden olur. Şiddetli siyataljisi olan bir hasta hafif antefleksiyonda ve etkilenmiş taraftaki kalça ve diz fleksiyondadır. Belde spinöz çıkıntılara bastırıldığında ağrı artar.

121 Tanıda yardımcı testler: Düz bacak kaldırma (DBK) testi Laseque testi Karşı DBK testi Femoral sinir germe testi Kas gücü ölçümü Refleksler Duyu muayenesi

122 Radyolojik incelemeler Lomber disk hastalığında radyolojik inceleme Kauda basısı veya ciddi motor defisit varsa hemen, sadece ağrı varsa ve ağrı giderici tedavi ile 3-6 hafta düzelmediyse BT veya MRG yapılmalıdır.

123 Tedavi Lomber disk hernisi cerrahi ve cerrahi dışı yöntemlerle tedavi edilir.

124 Yatak istirahati Lomber disk hernisinde uygun pozisyonda yatarak uygulanacak birkaç günlük kesin yatak istirahati önerilen en önemli tedavi yöntemidir. Yalnız bel ağrısı varsa 2-3 gün, siyatalji varsa 7 gün süreli kesin yatak istirahati yeterlidir. En uygun istirahat pozisyonu, diz ve kalçalar fleksiyonda iken sırt üstü yatarak (semi-fowler pozisyonu) olur. Önceden önerilen sert yerde, sert yatakta yatılması günümüzde önerilmemektedir.

125 İlaç tedavisi Hafif bel ağrısında ilk tedavide ilaç vermek gereksizdir. Akut başlangıçlı bel ağrısında güçlü analjezikler ve antienflamatuar ilaçlar kullanılmalıdır. İlaç tedavisine kısa süre içinde yanıt alınmadıysa tedavi kesilerek, daha etkin yaklaşımlar önerilir.

126 Beden mekaniğine uygun hareket Bele yüklenmeye yol açan aktiviteler ya da bedenin yanlış kullanılması bel ağrılarını arttırır. Bir şey kaldırırken beli bükerek öne, yana eğilmek ağrıyı arttırır. Yük taşırken taşınan materyal bedene yakın tutulmalı ve uzun süre oturulmamalıdır. Bel, yumuşak bir yastıkla desteklenmeli kol destekleri kullanılmalıdır.

127 Egzersizler Başlangıçta aerobik, yürüme, egzersiz bisikleti kullanma, yüzme ve hafif koşma, birkaç hafta sonra gövde kasları için kondisyon egzersizleri önerilebilir. Egzersizin en büyük yararı ağrıyı azaltmasıdır. Bu etki, beta endorfin düzeyinin artması ile oluşur. Özellikle ekstansiyon egzersizleri sinir köküne basıyı azaltır, zayıf kaslar güçlenir ve bele gelen mekanik stres azalarak, fiziksel uyum artar.

128 Fizik tedavi yöntemleri Masaj, diatermi, ultrason, laser tedavisi, biyofeedback, TENS, traksiyon gibi fizik tedavi yöntemlerinin akut bel ağrısında bulgularını düzeltmede etkinliği kanıtlanmamış yöntemlerdir. Sıcak ve soğuk uygulama ancak geçici olarak bulguları azaltmada/gidermede yardımcı olabilir.

129 Cerrahi tedavi Lomber disk cerrahisi daima ağrıyı gidermek için yapılmalıdır. Motor defisiti iyileştirme amacı ile cerrahi girişim uygulanması %10-20 olguda yapılmaktadır. Cerrahinin bel ağrısını gidermede etkinliği azdır. Siyataljiyı tedavi eder. Hastaya bel ağrısının tam olarak geçmiyeceği söylenmelidir. Sadece bel ağrısı olan bir hastaya bel fıtığı ameliyatı yapmak büyük bir tıbbi hatadır.

130 Ağır motor kusur (düşük ayak=ayak dorsal fleksiyonu 0- 1/5) acil olarak ameliyat edilmelidir. Bu durumlarda 24 saat içinde ameliyat edilmeyen olgularda prognoz kötüdür. Kauda basısı, sfinkter kusuru olan ve perianal duyu kusuru gelişen olgularda acil ameliyat gereklidir. Siyataljinin cerrahi tedavisi hem şiddetli hem de aktivitenin çok fazla kısıtladığı durumlarda, 4 haftadan uzun süreli olduğunda, görüntüleme yöntemleri aynı düzeyde bir disk hernisi ile spesifik bir radiks basısısını gösteriyorsa uygulanır. Cerrahi tedavinin amacı iyileşmeyi hızlandırmak olmalıdır.

131 Lomber disk hernilerinde hemşirelik yönetimi Ameliyat öncesi bakım Ameliyat öncesi ve sonrası hastanın nörolojik (motor ve duyusal) değerlendirilmesi yapılmalıdır. Hemşirelik tanısı: Bilgi eksikliği

132 Girişimler; Ameliyat öncesi hasta ve yakınlarının konu ile ilgili bilgileri tartışılmalıdır. Hasta ve ailesine; cerrahi girişim, ameliyat öncesi hazırlıklar ve ameliyat sonrası uygulamalar güvenli mobilizasyon ve yatağa transfer konusunda bilgi verilmelidir. Ameliyat sonrası ayılma döneminde hastanın sırtı korunmalı ve düz tutulmalıdır. Hasta bir yandan-diğer yana dönerken (fleksiyon, ekstansiyon, bükme) hareketlerini sınırlamasının ve zorlamamasının cerrahi alanın korunmasındaki önemi vurgulanmalıdır.

133 Hastanın dışkılamada zorlanmasını önlemek için yumuşak içerikli gaita yapması sağlanmalı ve diyeti ayarlanmalıdır. Hasta sigara içiyorsa, (sigaranın yara iyileşmesini geciktireceği ve kardiyovasküler komplikasyonlara neden olacağı için) sigarayı bırakması önerilir. Füzyon ameliyatı uygulanacaksa; hastaya kan transfüzyonu uygulanacağını ve 2-3 ünite kana gereksinim duyulacağı ve hastanın bu konuda hazırlıklı olması söylenmelidir. Hastanın evi ve çevresinde düzenleme yapmak gerekebilir. Ambulasyon, tuvalet ve banyo için yardımcı cihazlara gereksinim duyulabilir.

134 Hemşirelik tanısı; Korku ve anksiyete Girişimler; Bazı hastalar ameliyat sonrası (ağrı ve paralizi) sorunlar nedeniyle kaygı yaşayabilir. Hastaya korku ve kaygılarına ilişkin destek olmalı ve savunma mekanizması geliştirmesi sağlanmalıdır. Ameliyat öncesi hasta ve ailesinin eğitimi veya hastanın hekimiyle görüşmesi ile ameliyat ve ameliyat sonrasına ilişkin kaygılar azaltılabilir.

135 Ameliyat sonrası bakım Spinal ameliyatları sonrası bakım diğer cerrahi hastalarının bakımına benzer. Hasta baştan-ayak ucuna kadar değerlendirilir, pansuman ve drenler kontrol edilir. Hastanın ağrısı ve analjeziklere yanıtı değerlendirilir. Bacak hareketi ve nörolojik değerlendirmesi yapılır. Ağrı ve duyu değişiklikleri saptanır. Sıklıkla ödeme bağlı parestezi gelişebilir.

136 Alt ekstiremitelerde kas güçsüzlüğü, anal sfinkter kaybı veya üriner retansiyon (kauda ekina sendromu) varsa hemen hekime haber verilmelidir. Bu durum acil cerrahi dekompresyonu gerektirebilir. Füzyon ameliyatı uygulanan hastalar daha uzun süreli yatak istirahatine gereksinim duyabilirler.

137 Hasta derin ven trombozu (DVT) riski yönünden izlenmelidir. Venöz dönüşü sağlamak için hastaya antiembolik çorap giydirilmelidir. Hasta DVT bulguları; Homan’s bulgusu, bacakta şişme, solukluk yönünden izlenmelidir. Yara yeri akıntı ve serebrospinal sıvı sızması yönünden değerlendirilmelidir. Ameliyat olan hastalarda ağrı, tedaviye yönelik, seksüel aktivite ve yaşam kalitesinde değişmeye bağlı olarak sorunlar gelişebilir.

138 Hasta ve ailesine psikososyal destek sağlanmalıdır. Disk ameliyatı sonrası üriner ve bağırsak elimanisyonu sorunları sık yaşanır. Hasta ameliyat sonrası erken ayağa kaldırılmalı, hekim istemine göre beslenmede lifli gıdalara yer verilmeli sonuç alınamıyorsa dışkı yumuşatıcılar kullanılmalıdır.

139 Hemşirelik tanısı: Akut ağrı Girişimler; Spinal ameliyatlar sonrası ameliyat yeri ve ödeme bağlı ağrı gelişir. Hastanın ağrısının (ağrı skalası 0-10) 3 düzeyinde olması sağlanmalıdır. Disk hernisi ameliyatı olan hastalarda ameliyat yerinde ağrı vardır, bazı cerrahlar ameliyat sırasında disk içine uzun süreli etkili lokal anestezik madde enjekte ederler. Bu uygulama hastanın ameliyat sonrası ağrı duymasını engellemesine rağmen ağrı, ödeme bağlı olarak tekrar görülür.

140 Ameliyat sonrası akut ağrı, ven içine opioid uygulanması veya hasta kontrollü aneljezi cihazından opioid verilerek önlenmeye çalışılır. Diğer bir yöntem; epidural kateter uygulanarak ve aneljezik madde verilerek yapılır. Hastaya ağrı duyduğunda analjezik maddeyi nasıl uygulayacağı öğretilir. Lomber bölgeye buz uygulanarak ağrı hafifletilebilir. Buz, genellikle kemik grefti yapılan alana uygulanır.

141 Hemşirelik tanısı: Ağrı, bacakta kas güçsüzlüğü, uzayan hareketsizlik ya da ağrı ve spazma bağlı yetersiz fiziksel hareket. Spinal ameliyatlar hastanın rahat hareket etmesini sınırlar.

142 Girişimler; Hasta taburcu olmadan önce yatakta dönebilmeli ve hareket edebilmelidir Ameliyat sonrası hasta yardımla/destekle transfer edilmelidir. Transfer, düz ve dikkatli bir şekilde yapılmalı ve sırt korunmalıdır. Lomber diskektomi sonrası hasta bir saat döndürülmemelidir. Daha sonra hasta 2 saat ara ile bir yandan-diğer yana döndürülmelidir.

143 Ameliyat sırasında durada yırtılma olup, tamir edildiyse serebrospinal sıvı sızıntısını önlemek ve duradaki dikişleri korumak amacıyla hasta düz olarak yatırılmalı ve izlenmelidir. Lomber füzyon ameliyatlarından sonra hasta düz yatırılır ve hasta bir yandan-diğer yana 4 saatte 1 ve daha sonra ve her 2-4 saat ara ile döndürülür. Kalça ve omurganın bükülmesi önlenmelidir.

144 Spinal ameliyatlardan sonra hasta yardımla döndürülmelidir. Hasta döndürülürken ağrı ya da spazm hissediyorsa, döndürülmeden önce analjezik yapılmalıdır. Hastada hasta kontrollü analjezi uygulanıyorsa döndürülmeden 10 dakika önce analjezik verilmelidir. Döndürme sırasında hastanın sırtı ve iliak çıkıntı battaniye/yastık ile desteklenmelidir. Sırtın zorlanmasını/gerilmesini önlemek için omurga zorlanmamalı, düz tutulmalı bacak arasına battaniye/yastık konulmalı, üstte kalan kol ve omuz yastıkla desteklenmelidir. İliak çıkıntı donör alanında kullanıldıysa, ağrı nedeniyle hasta, o taraf üzerine yatırılmamalıdır.

145 Hastanın başının yükseltilmesi hekimin istemine göre yapılır. Basınç yarasını önlemek için basıyı azaltan yatak kullanılmalı, trapez; hastayı zorlayacağı için kullanılmamalıdır. Hemşire çağrı zili ya da hasta kontrollü analjezi butonu hastanın erişebileceği yerde olmalı, hastanın uzanması önlenmelidir. İstirahat sırasında bacak ve ayak egzersizlerini yapması için hasta cesaretlendirilmelidir.

146 Hastaya, venöz dönüşü hızlandırmak, stazı önlemek için basınç çorapları giydirilmelidir. Hasta sırtüstü pozisyonda yatarken, dizler bükülmemeli ve dizlerin altı yastıkla desteklenerek femoral damarlarda tromboflebit gelişmesi önlenmelidir. Hasta genellikle hekim istemine göre, ameliyat sonrası sabah sandalyeye alınır. Hasta ve yakınlarına yardımla ya da yardımsız yatakta dönme, yataktan kalkma veya sandalyeye geçme hareketleri gösterilip, uygulatılmalıdır.

147 Hemşirelik tanısı: Spinal ameliyatlardan sonra ağrı, spazm ve opioid uygulanmasının yan etkisi nedeniyle üriner retansiyon meydana gelebilir. Hastanın zamanında mesanesinin boşalması ve ambulasyonu sağlanmalıdır.

148 Girişimler; Ameliyattan 8 saat sonra mesane distansiyonu ve ağrı değerlendirilmelidir. Hastanın mesanesi palpasyonda ağrılı ve gergindir. Hasta doğal yolla mesanesini boşaltamıyorsa veya idrar kateteri yoksa, bir kateter yardımıyla mesanesi boşaltılmalıdır.

149 Hemşirelik tanısı: Paralitik ileus riski Girişimler; Laminektomi ameliyatı ya da spinal füzyon ameliyatı sonrası paralitik ileus görülebilir. Abdominal distansiyon ve bağırsak seslerinin kaybı, bağırsakları innerve eden parasempatik sinirlerin ani kaybına ve spinal girişimde anterior yaklaşımda bağırsakların manipulasyonuna bağlı olarak gelişir. Hemşire bağırsak seslerini oskültasyonla değerlendirmeli ve hastanın ambulasyonunu sağlamalıdır.

150 Bulantı, kusma, sert ve gergin ve timpanik karın, bağırsak seslerinin olmaması paralitik ileus belirtileridir. Hastanın bağırsak hareketleri ameliyat sonrası her 4 saatte bir değerlendirilmelidir. Cerrahi girişime bağlı paralitik ileus ya da ileus gelişme riski bekleniyorsa hastaya nazogastrik tüp uygulanmalı, düşük aralıklı aspirasyonu yapılmalı ve hastanın ağızdan sıvı ve yiyecek alması yasaklanmalıdır.

151 Ameliyat sonrası bağırsakların fonksiyon bozukluğu farklı günlerde opioid analjeziklerin kullanılmasına bağlı olarak gelişebilir. Hastaya bol sıvı alması ve liften zengin yiyecekler yemesi ve hekim istemine uygun gaita yumuşatıcı, laksatif, suppozivar kullanması önerilir veya lavman uygulanır. Hastanın dışkılama yaparken zorlanmasının, kafa içi basıncını arttırabileceği söylenmelidir.

152 Değerlendirme Hasta taburcu olmadan ağrısının opioid analjeziklerle azalması, bağırsak ve mesane fonksiyonlarının geri dönmesi ve yürüyebilmesi beklenen sonuçtur. Öz-bakım Bel ağrısı, toplumun %80’inde hayatının bir evresinde görülür. Bel ağrısı ve disk hernilerinin %10’u tıbbi tedaviye yanıt verir. Disk hernilerinin toplumda yaygın görülmesi nedeniyle sağlık çalışanlarının bel ağrısı konusunda birey eğitimine yönelik rehberler hazırlaması

153 SERVİKAL DİSK HASTALIĞI Servikal disk hastalığı ve spondilozis erişkinde sık görülen patolojilerdir. Radyolojik olarak 50 yaş grubunda yaklaşık %20-25 ve 65 yaş civarında %70-85 oranında spondilozis görülür.

154 Epidemiyoloji Konuyla ilgili yapılan çalışmalarda asemptomatik grupta yaş grubundaki erkeklerin %95’de, kadınların ise %70’de en az bir seviyeli servikal disk dejenerasyonu tespit edilmiştir. Servikal disk hernilerinin 4. dekattaki yaş grubunda daha sık görüldüğünü saptamıştır. Hastalığın görülme sıklığında erkek kadın oranını 1.4/1 bildirilmektedir

155 Servikal disk hernilerinde hemşirelik yönetimi Hastalık başlangıcında; NSAID, uygun beden mekaniklerinin (ROM) egzersizlerinin uygulanması ile tedavi edilir. Hastaya servikal diskleri zorlayıcı hareketler yapmaması söylenir. Boyun, yatarken yastıkla desteklenmelidir. Servikal disk hernilerinde ağrıyı azaltmak amacıyla, boyuna aralıklı traksiyon uygulanabilir. Çalışırken veya bilgisayar kullanırken postür ayarlanmalı, boyun ve omuzlar zorlanmamalıdır.

156 Servikal disklerde, lomber disklere benzer sorunlar yaşanır. Hastada kol ağrısı, boyun ağrısı varsa; orta derecede disk problemi olan hastalara, yumuşak servikal boyunluk/collar baş ve boynun düz tutulması amacıyla önerilebilir. Eğer hastada servikal omur kırığı veya servikal disk rüptürü varsa çene ve boynun bükülmesini engelleyen sert boyunluk ya da yumuşak boyunluk kullanması önerilir. Servikal boyunluk hastanın yürüme sırasında görüş mesafesini sınırlayacağı için düşmelere karşı dikkatli olması söylenmelidir.

157 SPİNAL STENOZ Spinal kanal AP çapının, kritik bir değerin altına inecek şekilde daralmasıdır. Kanal genişliğinde azalma; lokal nöral bası ve/veya omurilik veya kauda ekuinanın kanlanmasında bozulmaya neden olabilir. Stenoz; konjenital, edinsel veya çok sıklıkla konjenital üzerine edinsel eklenmesiyle olabilir. Genellikle osteofitlere ya da faset eklem hipertrofisine bağlıdır.

158 Konjenital A.İdiopatik B.Akondroplazik Edinsel A.Dejeneratif B.İyatrojenik (postfüzyon) C.Spondilotik (istmik spondilolistezis) D.Posttravmatik E.Diğerleri (paget hastalığı, hiperostosis)

159 Lomber bölgede, nörojenik klodikasyon sendromu yaygın görülür. Servikal bölgede, servikal miyelopati ve ataksi (spinoserebellar traktus basısından) mevcut olabilir. %5’inde lomber ve servikal stenozlar eş zamanlı olarak semptomatiktir. Torakal bölgede stenoz nadirdir.

160 Ağrı major yakınma olmayabilir. Bunun yerine bazı hastalar yürümekle parasteziler veya alt ekstremite kuvvetsizliği tanımlayabilir. Hastalarda“antropoid postür” geliştirebilirler (artmış bel fleksiyonu, muhtemelen lomber lordozu ve böylece ligamentum flavumun içe doğru bükülmesini azaltır ve faset eklemleri distrakte eder). Hastalar ayrıca özellikle baldırlarda kas kramplarından şikayet edebilirler.

161 Tanı: BT lateral reses kemik anatomisini en iyi şekilde tanımlar. Tedavi: Cerrahi; Posterior yaklaşımla laminektomi, hemilaminektomi veya parsiyel hemilaminotomi.

162 SPİNAL TÜMÖRLER Primer spinal tümörler, tüm MSS tümörlerinin yaklaşık %15’ini oluştururlar. Kaynak aldıkları dokuya göre; primer ve metastatik tümörler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Spinal tümörler yerleşim yerlerine göre, ekstradural, intradural, ekstramedullar ve intramedullar tümörler olmak üzere sınıflandırılırlar.

163 Tanı Tıbbi tanı genel nörolojik muayeneden sonra konur. X-ray, BT, MRG ve miyelografi tanıda yararlanılabilecek inceleme yöntemleridir.

164 Tedavi Spinal tümörlere çoğunlukla cerrahi tedavi veya radyoterapi ya da iki tedavi birlikte uygulanır. Spinal korda ve sinir köklerine bası varsa gecikilmeksizin cerrahi tedavi uygulanır. İntramedüller tümörlerin cerrahi girişimle tamamen çıkarılmaları olası değildir. Bu tümörler kısmen çıkarılır ve sonra radyoterapi uygulanır.

165 HEMŞİRELİK YÖNETİMİ Hemşirelik tanıları Sinir basısı, ödem ve hareketsizliğe bağlı ağrı Solunum örüntüsünde değişme Hipotansiyon Aktivite intoleransı Anksiyete Doku bütünlüğünün bozulması Enfeksiyon riski Konstipasyon


"SİNİR SİSTEMİNİN CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN HASTALIKLARI VE BU HASTALIKLARIN TEDAVİ VE BAKIMI BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları