Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ÜRİNER SİSTEM HASTALIKLARI CERRAHİSİ VE HEMŞİRELİK BAKIMI BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ÜRİNER SİSTEM HASTALIKLARI CERRAHİSİ VE HEMŞİRELİK BAKIMI BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI."— Sunum transkripti:

1 ÜRİNER SİSTEM HASTALIKLARI CERRAHİSİ VE HEMŞİRELİK BAKIMI BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI

2 Üriner Sistem; 1.Böbrekler (2) 2.Üreterler (2) 3.Mesane (1) 4.Üretra (1)

3 Erkek genital sistemde ise; Penis Prostat Veziküla seminalisler Bulbo üretral glandlar Skrotum Testisler Epididimis Duktus deferens Spermatik kordon yer alır.

4 Üriner Sistem Taşları Cerrahi Tedavi: Eğer taş, geçememiş ve tıkanmaya neden olmuşsa bu durumda değişik girişimler yapılmaktadır. Bunlar; cerrahi girişim, endoskopik girişim yada üreteroskopi, vücut dışı şok dalgalarıyla taş kırma (extracorporeal shock wave lithotripsy -ESWL, endoürolojik (perkütan) taş çıkarma gibi yöntemlerdir.

5 Üriner sistem taşları Cerrahi girişim vücut dışı şok dalgalarıyla taş kırma ve perkütan girişimin başarısız olduğu durumlarda ve bu yöntemlerin uygulanamayacağı durumlarda yapılmaktadır. İşlem taşın büyüklüğüne, yerleşimine ve dağılımına göre yapılmaktadır. Taş böbrek pelvisinden çıkarılıyorsa piyelolitotomi, üreterden çıkarılıyorsa üreterolitotomi, mesaneden çıkarılıyorsa sistolitotomi olarak adlandırılmaktadır.

6 Vücut dışından şok dalgalarıyla taş kırma (ESWL): Şok dalgaları, su ve yumuşak doku içinden minimal enerji kaybıyla ve çok az hasarla geçer ve hedeflenen materyal üzerinde mekanik etki yaparlar. Taşa gelen dalgaların temas ettiği yüzeyde genleşme olur ve sonra bu yüzeye komşu bölgede aynı etki tekrar tekrar meydana gelir. Taşın içinde devam eden bu olay, taşın önce genleşip sonra küçük parçalara ayrılmasına yol açar. ESWL pek çok hasta tarafından iyi tolere edilmesine karşın bazı yan etkiler oluşturabilir. Bunlar böbrekte hematom, üreterde tıkanma, hematüri, hipertansiyon gelişmesi, pankreatit ve ritim bozuklukları olarak sayılabilir.

7 Vücut dışından şok dalgalarıyla taş kırma (ESWL): ESWL genel anestezi, spinal anestezi, epidural anestezi, lokal anestezi altında yapılabildiği gibi anestezi yapılmadan analjezik ya da sedatif verilerek de yapılmaktadır. Yeni geliştirilen cihazlarla anestezi uygulamadan tedavi yapılabilmektedir. Taşın lokalizasyonu genellikle ultrasonografi ile yapılır.

8 İşlem Sonrası: Taş kırıldıktan sonra kumun pelvis ve üreterlerden geçmesi esnasında hematüri olur. İdrar rengi izlenmeli ve kaydedilmelidir. Ağrı vardır. 4 saat ara ile yapılan analjeziklerde hasta rahatlar. Bulantı olabilir. IV sıvı takviye edilir. Distansiyonun önlenmesi için ilaç verilir.

9 Perkütan taş cerrahisi İşleme sistoskopi ile başlanır, üretere kateter yerleştirilip böbreğe kadar itilir ve hasta prone pozisyona alınır. Fuloroskopi eşliğinde girilecek böbrek kaliksi seçilir ve iğne ile giriş yolu açılır. Dilatasyon yapılarak böbrek içine girilir. Taş ultrasonik, pnömotik, elektrohidrolik litotriptör ya da lazer ile kırılarak taş parçaları çıkarılır.

10 Üreteroskopi Üreterlerdeki sorunlarda hem tanı hem tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Üreteroskopla üretere girildikten sonra taşlar kırılmaktadır. İşlem sonrası bu alana bir stent takılabilir.

11 Hemşirelik Bakımı Üriner sistem taşı olan hastanın bakımında hedef, hastanın ağrıya bağlı rahatsızlığını gidermek, yeniden taş oluşmasını ve komplikasyonların gelişmesini önlemektir. Ağrı yönetiminde hastaya verilen analjezikler düzenli olarak intravenöz veya intramüsküler olarak yapılmalıdır. Hastaya herhangi bir girişim yapılacaksa (litotripsi, ureteroskopi, cerrahi) hasta hazırlanmalıdır. Taşlar, enfeksiyon, sepsis ve tıkanma gibi komplikasyonlara yol açabilmektedir.

12 Hemşirelik Bakımı Hastanın idrar miktarını, görünümünü (kanlı, bulanık) izlemelidir. Sıvı alımının arttırılması için hastaya bilgi verilmelidir. Eğer hasta oral olarak yeterli sıvı alamıyorsa intravenöz yolla verilebilir. Üriner sistemdeki taşın hareketini sağlayıp düşürmek amacıyla hasta hareket etmesi için cesaretlendirilmelidir. Hasta yaşam bulguları, vücut ısısı enfeksiyon belirtileri yönünden izlenmelidir. Enfeksiyon belirti ve bulguları varsa antibiyotik tedavisine başlanır.

13 Hemşirelik Tanıları Üriner sistemin inflamasyonu, obstrüksiyonu ve abrazyonuna bağlı akut ağrı. Üriner sistem taşlarının tekrarlamasını önlemeye yönelik bilgi eksikliği

14 Böbrek Tümörleri Cerrahi tedavide radikal nefrektomi veya tümör çıkarılır. Radyoterapi, hormon tedavisi veya kemoterapi tek başına veya cerrahiye ek olarak uygulanmaktadır. Hemşirelik Bakımı: Böbrek tümörü olan hastanın tedavisinde cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve hormon tedavisi gibi pek çok uygulama yapıldığı için hemşirelik yönetimi bu uygulamalara yönelik yapılmalıdır.

15 Böbrek Nakli Son dönem böbrek hastalığı olan hastalarda günümüzde yaşamın kalitesini arttırmak ve hayatta kalmak için böbrek nakli (transplantasyonu) yapılmaktadır.

16 Transplantasyon Öncesi Hasta Bakımı Transplantasyon için bekleme listesinde olan hastalara hemşirelik bakımı üç alanda odaklaşmaktadır. Bekleme süresinde hastaya yardımcı olmak, Son dönem organ yetmezliğindeki hastanın mümkün olduğunca bakımına yardımcı olmak, Ameliyatın potansiyel komplikasyonlarını azaltmak için fiziksel sağlığı arttıracak uygulamalarda hastalara yardımcı olmak

17 Transplantasyondan sonraki hastanın genel hemşirelik ihtiyaçları Enfeksiyonun belirti ve bulgularının değerlendirilmesi, Rejeksiyonun belirti ve bulgularının değerlendirilmesi, Transplante edilen doku ve belirti ve bulgularının değerlendirilmesi, Yaygın ameliyat sonrası komplikasyonların belirti ve bulgularının değerlendirilmesi, Transplantasyon türüne göre oluşabilecek majör komplikasyonlar ile ilgili belirti ve bulguların değerlendirilmesi,

18 Transplantasyondan sonraki hastanın genel hemşirelik ihtiyaçları Hemodinamik durum, aldığı çıkardığı, günlük kilo, laboratuar değerleri, sindirim sistemi fonksiyonları, solunum durumu ve beslenme durumu ile ilgili fiziksel fonksiyonlarını izlemek. Immunosupresif ilaçlar ve öteki tedavilerini istendiği gibi uygulamak Imunosüpresif tedavinin yan etkilerine ait belirti ve bulguları değerlendirmek Ameliyata bağlı diğer komplikasyonları ve enfeksiyonu önlemek için uygun bakımı sürdürmek İnvaziv kateterler, izlem aletleri, cerrahi insizyon ve pansumanların uygun olarak bakımını yapmak Beslenme durumunu sağlamak için uygun girişimleri sürdürmek Hastanın rahatsızlıklarını kontrol etmek için ölçümleri sürdürmek

19 Transplantasyondan sonraki hastanın genel hemşirelik ihtiyaçları Kendi bakım ihtiyaçlarını karşılamak için eğitim. İlaçlar ve yan etkiler İlaçların yan etkilerinin mutlaka bildirilmesi gerektiği İlaçların yan etkileri ile başa çıkma yolları Rejeksiyonun izlemi ve bildirilmesi için belirti ve bulguları Enfeksiyondan koruma Genel sağlığı artırıcı işlemler Taburculuk sonrası bakım Hasta ve yakınlarına uzamış hastanede kalma veya diğer stresörlerle başa çıkma için destek ve danışmanlık sağlamak.

20 Rejeksiyon Hiperakut cerrahi implantasyondan hemen sonra oluşur. Arteriel anastomozları takiben dolaşımdaki sitotoksik antikorlar infitre ve yabancı dokuda iskemiye neden olurlar. Hiperakut rejeksiyonda daha farklı komplikasyonları önlemek için hemen takılan böbrek çıkarılır.

21 Rejeksiyon Accelere Rejeksiyon 3–5 gün sonra oluşur greftin disfonksiyonu çalışmaması ile aniden başlar. Bazen immunosüpresif ilaç tedavisinin büyük miktarda verilmesinin reversedi olabilir.

22 Rejeksiyon Akut rejeksiyon ilk iki hafta içinde başlar. İlk atağın olmasının gecikmesinde T lenfositlerinin hassaslaşmaya başlamasının zaman alması sonucudur.

23 Rejeksiyon Akut rejeksiyonun belirti ve semptomları Böbrek transplantasyonu olan hastada akut rejeksiyonun belirti ve bulguları İdrar çıkışından azalma Oliguri Anüri 37.7 °C den ↑ateş (steroid tedavisi ile maskelenebilir) Yeni takılan böbrek üzerinde ağrı ve hassasiyet ödem 24 saatte 1–1,5 kilo gibi aniden kilo artışı

24 Böbrek Nakli olan Hastanın Bakımı İçin Rehber -Rejeksiyon ve enfeksiyon önlenmesi, -Yara, üriner kateter ve diğer invaziv işlemler için bakımda steril tekniği sürdürmek, -Erken ayağa kalkmak için cesaretlendirmek, -İstenen ilaçları uygulamak, -Hem cerrahi insizyon hem de sistemik enfeksiyonun belirti ve semptomları için hastayı değerlendirmek,

25 Böbrek Nakli olan Hastanın Ameliyat Sonrası Bakımı Böbrek nakli sonrası bakım dikkat ve özen gerektirir. Hasta, ameliyat sonrası komplikasyonlar ve böbrek fonksiyonun izlemi için yoğun bakım ünitesinde gözleme alınır. Hastaya ameliyat öncesi uygulanan üriner kateter, idrar izlemi için 5-7 gün tutulur.

26 Böbrek nakli olan Hastanın Ameliyat Sonrası Bakımı Hasta monitorize edilerek, yaşam bulguları izlenir. Santral venöz basınç (CVP) kontrolü yapılır. Beslenme önceleri damar içi (IV) yolla, 2-3 günden sonra ağızdan sıvı gıdalarla sürdürülür. Hastaya bu dönemde 1500 kalorilik diyet uygulanır. Bir süre potasyum kısıtlanır, diürez ve kandaki potasyum normale dönünce kısıtlama yavaş yavaş kaldırılır, sodyum diyette düşük oranda tutulmalıdır.

27 Böbrek Nakli Olan Hastanın Ameliyat Sonrası Bakımı Böbrek fonksiyonlarında azalma saptandığı zaman radyoaktif nükleotid SCAN ilk 24 saatte yapılabilir. Hastanın her gün kan ve idrar testleri yinelenmelidir. Böbrek nakli yapılan hastalarda erken ameliyat sonrası dönemde prognoz belirlemede CVP, elektrolit tayini, kan gazları gibi kriterler dikkatli izlenmelidir.

28 Rejeksiyonun Belirti ve Semptomları İçin Hastayı Değerlendirmek  Sıvı elektrolit dengesi -Aldığı ve çıkardığını tam olarak izleme -Her gün aynı saatte hastanın kilosunu ölçmek -Sıvı ve elektrolit dengesini izlemek -Doktorun önerdiği gibi parenteral sıvı replasmanını düzenlemek ve izlemek -Ağızdan tolore edebildiği kadar cesaretlendirmek

29 Rejeksiyonun Belirti ve Semptomları İçin Hastayı Değerlendirmek  Günlük yaşam aktiviteleri ve konfora yardım -Yorgunluk olduğu zaman dinlenme periyotları sağlamak -İstenen ağrı kesici ilaçlarını uygulamak -Gerektiğinde günlük yaşam aktivitelerine yardımcı olmak fakat bağımsız yapabilmesi için cesaretlendirmek

30 Rejeksiyonun Belirti ve Semptomları İçin Hastayı Değerlendirmek  Çevrenin kontrolü -Sakin bir ortam sağlamak -Hasta inmünosüprasif tedavi alırken izolasyon kurallarını uygulamak -Gribal veya diğer enfeksiyonlar için ziyaretçi girişimi sağlamak -Tolore edebildiği kadar aktiviteler için ortam sağlamak

31 MESANE HASTALIKLARI Mesane Tümörleri Mesane tümörleri genellikle yaşlarında görülmektedir. Erkeklerde kadınlara oranla 3 kat fazladır. Mesane tümörlerinin oluşmasında sigara önemli bir risk faktörü olarak belirtilmektedir. Sigaradan başka risk faktörleri ise, çevresel karsinojenler (kimyasal maddeler, boyalar vs) üriner sistemde tekrarlayan bakteriyel enfeksiyonlar, mesane taşları, idrar pH’sının yüksek olması, yüksek kolesterol, pelvik bölgeye radyasyon uygulaması olarak sayılabilir.

32 Mesane Tümörleri Tanı için, idrarda sitolojik inceleme, sistoskopi ve biyopsi yapılır. BT, US de yapılabilir.

33 Cerrahi Tedavi Küçük ve yüzeyel tümörlerde transuretral fulgurasyon veya eksizyon yeterli olabilir. İşlem sonrası foley kateter takılarak idrar çıkışı ve kanama izlenir. Eğer tümör büyük veya yaygınsa segmental rezeksiyon ya da sistektomi yapılır. Mesanenin tamamının çıkarıldığı durumda üriner diversiyon gerekir. Radyoterapi ve kemoterapi ameliyata ek olarak yada palyatif olarak uygulanabilir.

34 Hemşirelik Bakımı Segmental rezeksiyon yapılan hastada mesanenin büyük bölümü çıkarılır. Mesanenin kapasitesi küçülür. Ameliyatta hastaya sistostomi yapılır. Bakımda amaç drenlerin tıkamasını önlemek ve idrar akımını sağlamaktır. Hastanın yeterli sıvı alması sağlanır.

35 PROSTAT HASTALIKLARI Prostatit Etiyoloji: Prostatit, prostat bezinin enfeksiyon yapıcı ajanlar (bakteriler, mantarlar) veya başka nedenlerle (uretra darlıkları, prostat hiperplazisi) oluşan enflamasyonudur. En yaygın olarak izole edilen mikroorganizma E.Colidir. Prostatitler bakteriyel veya nonbakteriyel olarak gruplandırılırlar.

36 Prostatit Hastada titreme, ateş ve perineal ağrı, dizüri, pollakiüri ve urgency vardır. Rektal muayenede prostatın aşırı hassas ve ağrılı olduğu saptanır. Prostat masajı ile eksuda alınarak kültür yapılır.

37 Tedavi Bakteri saptanırsa geniş spektrumlu antibiyotikler verilir. Ağrıyı azaltmak amacıyla analjezik ve laksatifler (konstipason oluyorsa ağrıya neden olur) verilir. Abse oluşumu veya septisemi önlenmelidir. Kronik prostatitte aynı mikroorganizma ile tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonu görülür. Kronik prostatitin tedavisi oldukça güçtür.

38 Hemşirelik Bakımı Eğer hastada akut prostatit bulguları varsa, intravenöz antibiyotik tedavisi için hastaneye yatırılabilir. Hemşire hastanın antibiyotik tedavisinin ve gerekli diğer tedavilerinin (analjezik, sıcak oturma banyosu) yönetimini sağlamalıdır.

39 Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) Etiyoloji ve Epidemiyoloji:Benign prostat hiperplazisi, prostat bezinin adenömatöz büyümesidir. Büyüme yaşla birlikte oluşur. Genellikle 50 yaşından sonra erkeklerde ilerleyici olarak büyüme gözlenir. Benign prostat hiperplazisi oluşumunda yaş ve androjenik hormonların etiyolojideki yeri kesinleşmiştir. Yaşlanma ile birlikte organizmadaki endokrin değişimler benign prostat hiperplazisi gelişiminde rol oynamaktadır.

40 Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) Belirti ve Bulgular: Genellikle bulgular prostatın büyümesi sonucu üretra, mesane ve böbrek üzerindeki etkilerine yöneliktir. Prostatın kendisine ait bulgular daha az görülmektedir. Hastada, sık idrara çıkma ve idrarın damla damla gelmesi, noktüri, idrar yapmaya başlamada güçlük, mesanede rezidüel idrar kalmasına bağlı idrar retansiyonu gibi yakınmalar vardır.

41 Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) Tedavi: Benign prostat hiperplazisi her zaman ilerleyici olmadığı için tüm hastalarda ameliyat gerekmez. Konservatif Tedavi: Hafif derecede prostatizm yakınması olan, rutin fizik muaneye ve laboratuar tetkikleri normal olan hastalarda uygulanmaktadır. Sekonder enfeksiyonlar önlenmeli, aşırı alkol alımı kısıtlanmalıdır. İlaç Tedavisi: İlaç tedavisi prostatın büyümesine bağlı statik anatomik obstrüksiyonu gidermez ancak miksiyon dinamizmini sağlar ve hastada semptomatik rahatlama olur.

42 Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) Cerrahi tedaviler Transüretral Prostatektomi (TUR): Prostat orta lobunda büyüme olduğu zaman üretradan içeriye rezektoskopla girilir. Girişim sırasında mesane irrigasyonu sürekli yapılır. TUR sendromu ortaya çıkabilir (hiponatremi, aşırı hidrasyon) görülebilir. Üretral mukozadan çalışılarak operasyon gerçekleştirilir. Üç yollu foley kateter takılır, 24 saat devamlı irigasyon gerekebilir. Mesane spazmı vardır. Komplikasyon olarak; su entoksikasyonu ve inkontinans olabilir.

43 Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) Suprapubik Prostatektomi: Tıkanıklığa yolaçan doku büyük olduğunda pubis üzerinden insizyonla mesaneye ve oradan da prostat üzerine girilir. Sistostomi tüpü veya dren insizyon yerinden dışarıya doğru yerleştirilir, foley sonda üretradan prostat çukuruna yerleştirilir ve idrar drene edilir. Mesane spazmı vardır. Pansumanlar üriner drenajla kirlendiğinde yenilenmesi gerekir. Komplikasyonlar, hemoraji ve yara enfeksiyonudur. Hasta izleminde 24 saatlik irrigasyon gerekebilir. Sistostomi tüpü postoperatif 3-4 günde, üretral kateter suprapubik yara iyileşmesinden sonra çekilir.

44 Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) Perineal Prostatektomi: İnsizyon, skrotum ile rektum arasından yapılır. Ameliyat sonunda foley sonda ve insizyon yerinde dren olabilir. Bunların bakımı yapılır. Komplikasyon olarak hemoraji, yara enfeksiyonu görülebilir.

45 Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) Radikal Perineal Rezeksiyon: Prostat kanserlerinde uygulanır. Büyük perineal insizyonla rektum ve skrotum arasından girilir. Ameliyat sonrası insizyon yerinde dren, üretrada foley sonda bulunur. Kateter bakımı ve perineal pansuman gerekir. Komplikasyonlar; üriner inkontinans, yara enfeksiyonu ve sterilitedir.

46 Benign Prostat Hiperplazisi (BPH) Retropubik Protastektomi:Alt abdominal insizyonla direkt prostat bezinin kapsülü içine girilir. Foley kateter yerleştirilip 24 saat devamlı irrigasyon yapılır. Abdominal kesi yerine pansuman yapılır ve kateter bakımı sağlanır. Hemoraji, yara enfeksiyonu ve pelvik abseler oluşabilir. İnsizyon yerinde seröz doku atılımı için dren konmuş olabilir.

47 Prostat Kanseri Etiyoloji ve Epidemiyoloji: Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türüdür. İleri evrede oldukça ciddi semptomlar verirken, erken evrede belirti vermez. Kırk yaşın altında nadir görülür. Prostat kanserinin oluşumunda sorumlu tutulan faktörler genetik yatkınlık, hormonal yetersizlik, diyet, çevre ve enfeksiyon ajanlarıdır. Prostat bezi yaklaşık yaşlarında atrofiye uğrar. Prostat kanserinin %70’i prostat bezinin periferal alanından, %15-20’si santral alandan, %10-15 transizyon alandan gelişir. Prostat kanserleri iyi diferansiye olarak sınıflandırılmaktadır.

48 Prostat Kanseri Tanı Yöntemleri: Lokal prostat kanserinde genellikle semptom olmaz, tanı PSA ve rektal muayene ile konulabilir. Rektal tuşede prostat dokusu sert ve düzensiz bir yapı olarak ele gelir, ileri evrede idrar retansiyonu ve hidronefrozla ilgili belirtiler olur. Kemik metastazı varsa ağrı, patolojik kırıklar olabilir. Ayrıca hematüri ve obstrüksiyona bağlı belirtiler görülür. Kesin tanı biyopsi ile konur. Transrektal ultrasonografi eşliğinde biyopsi yapılır. Aspirasyon biyopsisi de yapılmaktadır. Lenf nodülü metastazının tespit edilmesi için tomografi yapılır.

49 Prostat Kanseri Cerrahi Tedavi : Standart cerrahi tedavi radikal prostatektomidir (prostat ve seminal yapıların çıkarılması). Radikal prostatektomi sonrası empotans gelişebilir. Hastaların %5-10’unda idrar inkontinansı da gelişebilir. Erken dönem prostat kanserlerinde eksternal veya internal radyasyon tedavisi uygulamaktadır. Radyoterapinin, rektal kanama, tenezm, fekal inkontinans ve rektal darlıklar gibi yan etkileri olabilir. Hormonal tedavi duyarlılık hastaların anti androjen tedaviye verdikleri yanıta göre belirlenir. Östrojen tedavisi; LH sentezini inhibe ederek, testosteron üretimini önler.

50 Prostat Kanseri Hemşirelik Bakımı: Prostektomi geçiren hastaların seksüel fonksiyon ve normal idrar yapma ile ilgili endişeleri vardır. Bazen cerrahi girişimlerden sonra, perineal sinirler de alındığından inkontinans olabilir. Bazen de idrar yapmada güçlükler olabilir. Hasta bilgilendirilmeli, psikolojik destek sağlanmalı, perineal egzersizler öğretilmeli ve idrarını kontrol etme sağlanmalıdır.

51 Prostat Kanseri Genel Bakım Öncelikleri Hemostazisin sağlanması Rahatlığın sağlanması Komplikasyonların önlenmesi Cerrahi işlemlerin, tedavinin ve rehabilitasyonun sağlanıp, bu konularda hastanın bilgilendirilmesi

52 Prostat Kanseri Prostektomi geçiren hastada idrar yapmada değişiklikler oluşur. İdrar retansiyonu gelişmesinin önlenmesi, normal idrarını yapabilmesi sağlanmalıdır. Bu amaçla; İdrar miktarı, kateter drenajının sağlanması ve mesane irrigasyonu yapılıyorsa, sıvı dengesi, idrar miktarı, elektrolit dengesi izlenir, Kateter çıkarıldıktan sonra hastaya sık sık idrar yapma pozisyonu verilir ve yürütülür, İdrar miktarı izlenir veya idrar yapamıyorsa retansiyon bulguları izlenir. Hasta 2 saatte bir idrar yapmaya teşvik edilir. Hastanın günde en az cc sıvı alması sağlanmaya çalışılır.

53 Prostat Kanseri Konstipasyon önlenir. Yara enfeksiyonu, idrar retansiyonu, kanama kontrol edilip, tedavi edilmelidir. Taburcu olurken ilaç alımı planlanmalıdır. Normal yaşam aktivitelerine üç hafta sonra başlayabilir.

54 Prostat Kanseri Prostektomi geçiren hastada sıvı dengesizliğinin önlenmesi amacıyla; aldığı çıkardığı sıvı izlenir, kateterden aşırı kanama varsa hekime haber verilir ve kaydedilir, idrarın rengi ve yoğunluğu değerlendirilir, pansuman, insizyon yeri ve yatak çarşafları, drenajlar kanama yönünden kontrol edilir, huzursuzluk, demans gibi nörolojik değişiklikler ve hipovolemi bulguları izlenir.

55 Prostat Kanseri Enfeksiyon gelişmesinin önlenmesi amacıyla; aseptik koşullarda kateter bakımı sürdürülmelidir, meatusun ağzı ve çevresi temizlenmelidir, gerekirse antiseptikli veya antibiyotikli pomadlar kullanılmaktadır. Prostatektomi sonrası hastanın ağrısı olur. Ağrının yeri ve şiddeti saptanır, drenaj sistemi kontrol edilir, rahatlama teknikleri uygulanır, spazmolitikler verilir, oturma banyosu ve ısı uygulanabilir.

56 TESTİS HASTALIKLARI Orşitis Etiyoloji ve Epidemiyoloji: Orşitis testislerin viral, bakteriyel, fungal, travmatik veya kimyasal faktörlere bağlı enflamasyonudur (testiküler konjesyon). Kabakulak da orşite neden olan bir faktördür. Orşitte testis büyümüş ve hassaslaşmıştır. Skrotum eritemli ve ödemlidir. Hastanın ateşi vardır. Tedavi: Eğer neden bakteriyelse antibiyotik verilir. Nonspesifik granülamatöz orşitlerde kortikosteroidler verilir.

57 Orşitis Hemşirelik Bakımı:Hemşire hastanın antibiyotik ve steroid tedavisinin yönetimini sağlamalıdır. Orşitiste skrotum elevasyona alınarak dinlendirilir. Bunun için hasta yatak istirahatine alınmalıdır. Skrotal ödemi azaltmak için soğuk uygulama yapılır. Hastanın ağrısını gidermek için analjezik verilir.

58 Testis Tümörleri Etiyoloji ve Epidemiyoloji: Testis tümörleri genellikle yaş arasında görülür. Nadir görülmektedir. Testis kanserleri içerdikleri hücre tipine göre germinal, nongerminal (stromal) ve sekonder testis tümörleri olarak sınıflandırılır. Tümörlerin %95’ten fazlası germinal dokudan kaynaklanır. Sekonder testis tümörleri, diğer organlardan testislere metastaz yapmış tümörlerdir. En yaygın nedeni lenfomalardır Prostat bezi, akciğer, böbrek, deri (melanoma)gibi organlardan da metastaz olabilir.

59 Testis Tümörleri Risk Faktörleri: İnmemiş testis öyküsü olan erkekler genel nüfusa göre testis tümörü gelişmesi açısından daha fazla riske sahiptir. Ayrıca ailede testis kanseri öyküsü ve daha önce bir testiste kanser öyküsü de risk faktörüdür. Gençlerde ve İskandinav ülkelerinde testis tümörüne daha sık rastlandığı bildirilmektedir.

60 Testis Tümörleri Belirti ve Bulgular: En sık görülen semptom testiste ağrısız kitle ele gelmesidir. Metastaz yapmışsa (ileri evre); sırt ağrısı, karın ağrısı, kilo kaybı, öksürük, halsizlik görülür. Testis kanseri önce retroperitoneal lenf nodüllerine (sırt ağrısı olur) ve akciğerlere (öksürük olur) metastaz yapar.

61 Testis Tümörleri Tanı Yöntemleri:Testis tümörlerinde erken tanı önemlidir. Bunun için aylık kendi kendine testis muayenesi yapılması gerekir. Bu muayenelere her erkek adolesan dönemde başlamalıdır. Human koriyonik ganadotropin (Human Chorionic ganadotropin=HCG) ve alfa- fetoprotein (alpha-feta protein=AFP) testis kanseri için tümör markırlarıdır. Bunlar sağlıklı erkeklerde düşük düzeydedir. Testis kanserli hastalarda artmıştır. Tanıda Transskrotal Ultrasonogrofi kitlenin varlığını gösterebilir.

62 Testis Tümörleri Tedavi:Testis kanserleri genellikle tedavi edilebilir solid tümörlerdir. Tedavide testisler iki taraflı olarak çıkarılır (bilateral orşiektomi [orchiectomy]). Bu operasyonlarda inguinal bir insizyon yapılarak, spermatik kord internal ringe yakın bir yerden klemplenir ve testislerin tümü çıkarılır. Cerrahi tedaviden başka radyoterapi ve kemoterapi uygulaması yapılır.

63 Testis Tümörleri Hemşirelik Bakımı:Bu hastalarda cerrahi tedavi, radyoterapi ve kemoterapinin olası etkilerine yönelik bakım verilir. Hastanın fiziksel ve psikolojik durumu izlenir. Hastanın cinsel yaşam ve beden imgesi ile ilişkili olarak baş etme yetersizlikleri olabilir. Hemşirenin bu konuda hastaya uygun bakımı vermesi gerekir.

64 Hidrosel Hidrosel, testisleri saran tunika vaginalisin visseral ve parietal yaprakları arasında normalden fazla sıvı toplamasıdır. Genelde tek taraflıdır. Akut veya kronik olarak ortaya çıkabilir. Erişkinlerde, lenfatik drenaj bozukluğuna yol açan inguinal ve skrotal cerrahi girişimler, skrotum veya testis travmaları, enfeksiyonlar, testis ve epididim tümörleri hidrosele neden olan faktörler olarak sayılabilir. Hidroselin tedavisi cerrahidir. Tedavide amaç; tunikavaginalis içindeki sıvıyı yeterince rezorbe edemeyen veya fazla sıvı üreten parietal yaprağın ortadan kaldırılması ve rezorbsiyonun skrotum katları tarafından yapılmasının sağlanmasıdır.

65 Varikosel Varikosel, skrotumdaki pampiniform venöz pleksusun venlerinin anormal dilatasyonudur. Genellikle sol testisin üst bölümündeki venlerde görülür. Çünkü sol testis ven drenajı renal vene dik açılı bir şekilde açıldığından bu taraftaki testiküler ven, venöz staza daha fazla maruz kalır. Ayrıca sol spermatik venin valvüler yapısı yetersizdir. Hafif derecede olanlar genellikle semptom vermez. Ancak bazı durumlarda o taraf testiste bazen kasığa vuran künt ağrı ve testiste çekilme hissi olabilir. Varikoselin tedavisi cerrahidir. Operasyonda inguinal alanda internal spermatik ven bağlanır. Ameliyat sonrası ilk birkaç saat skrotumlar desteklenir ve soğuk uygulama yapılabilir.

66 PENİS HASTALIKLARI Penis Kanseri Etiyoloji ve Epidemiyoloji: Penis kanseri, ABD’de erkeklerde görülen tüm kanserlerin %0.5 - %1.5’ini oluşturmaktadır. Genellikle 50–70 yaşlar arasında görülmesine karşın genç erkeklerde ve çocuklarda da görüldüğü bildirilmektedir. Penis kanserlerinin siyah ırkta beyaz ırka göre daha fazla olduğu ve ayrıca sünnetin (circumcision) penis kanserinin görülmesini azalttığı belirtilmektedir. Penis kanseri insidansı hijyenik standartlar, kültürel ve dinsel uygulamalarla ilişkili olarak ülkelere ve bölgelere göre farklılıklar göstermektedir.

67 Penis Kanseri Kanserlerin %95’i squamöz hücreli karsinomadır. %25-75’inde fimozis gelişir. Lezyon akıntılı ve kokulu bir erozyona neden olur. Kanama olabilir veya olmayabilir. Hasta prepisyum altında yanma ve kaşıntı hissedebilir. Tedavi edilmezse penil oto amputasyon olabilir. M

68 Penis Kanseri Tedavi: Genellikle cerrahidir. Parsiyel veya total penektomi yapılmaktadır. Radyasyon tedavisi küçük ve yüzeyel lezyonu olan genç erkeklerde cinsel fonksiyonu korumak amacıyla uygulanmaktadır.

69 Penis Kanseri Hemşirelik Bakımı: Hemşire cerrahi tedavi uygulanacak hastaya ameliyata yönelik bakım vermelidir. Radyoterapi uygulanacaksa etkileri ve yan etkileri hastaya açıklanmalıdır. Radyoterapiye bağlı üretrada darlık oluşabilir. Hemşire, idrar yapmada değişiklik olduğunda (idrar yapamama, noktüri, pollakiüri) hekime bildirmesi için hastayı uyarmalıdır.

70 Penis Kanseri Radyoterapiden sonra birkaç hafta kadar bağırsak hareketlerinin de etkilenebileceği açıklanmalıdır. Eğer kemoterapi uygulanacaksa hastaya buna yönelik bakım verilir. Total penektomi yapılan hastaya cinsel sorunlar nedeniyle danışmanlık gerekecektir.

71 VAZEKTOMİ (ERKEKSTERİLİZASYONU) Gönüllü sterilizasyon gebeliği önleyici bir yöntem olarak hem erkekte hem de kadında uygulanabilmektedir. Erkek sterilizasyonunda uygulanan cerrahi yöntem bilateral vazektomidir. Vazektomide vas deferensler iki taraflı olarak bağlanırlar. Bu uygulama ile testislerden spermlerin geçişi engellenir.

72 Üriner diversiyon; Üriner diversiyon, idrar drenajının normal yolun dışında bir yolla sağlanmasıdır. Üriner diversiyonun amacı; idrar drenajını sağlamak, böbrek dokusunu korumak, hastayı idrarın tahriş ve kokusundan korumaktır.

73 İleal Konduit (İleal Loop): Üreterlerle ileum parçasına gelen idrar stomadan akacağı dışarı için bir ostomi torbası uygulanır. Ameliyat sonrası gelişebilecek ödem nedeniyle sekonder tıkanıklığı önlemek amacıyla üreterlere ince, esnek tüpler (stentler) yerleştirilir. Bu stentler hastanın durumuna göre ameliyat sonrası 5–15. günde çıkarılır.

74 Diversiyon Öncesi Hazırlık: Ameliyat öncesi yapılacak genel fiziksel psikolojik hazırlığa ek olarak, ostomi yerinin saptanması ve diversiyona yönelik hasta eğitimini kapsar.

75 Diversiyon Sonrası Bakım: İlk 24 saat idrar miktarı, 4 saate bir daha sonra 8 saatte bir ölçülüp kaydedilir. Stoma ilk 24 saat, saatte bir gözlenmeli sorun yoksa 4 saatte bir, daha sonra 8 saatte bir gözlenmeli, Stomanın büyüklüğü, rengi ve şekli kayıt edilmelidir. Stomada siyanoz, kan akımının yeterli olmadığını gösterir, böyle bir durum varsa hemen hekime bildirilmelidir. Ostomi torbasından sızıntı ve ciltte iritasyon olup olmadığı başlangıçta 4 saate bir, daha sonra 8 saatte bir izlenmeli, Hasta kanama belirtileri yönünden gözlenmeli, Peritonit belirtileri izlenmeli,

76 Diversiyon Sonrası Bakım: Ameliyatın 4. ya da 5. gününde hasta eğitimine başlanır. Stoma bakımı, torbanın nasıl değiştirileceği öğretilir. İdrar miktarı, rengi, kokusunda ve stomada değişiklik, olduğunda hekime başvurması söylenir.


"ÜRİNER SİSTEM HASTALIKLARI CERRAHİSİ VE HEMŞİRELİK BAKIMI BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ ZONGULDAK SAĞLIK YÜKSEKOKULU HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ CERRAHİ HASTALIKLARI." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları