Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Duygu davranış bozukluğu olan öğrenciler  S., 10 yaşında ilkokul 4. sınıfa giden bir çocuktur. Öğretmeni, S.’yi, okulda derslere karşı çok ilgisiz ve.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Duygu davranış bozukluğu olan öğrenciler  S., 10 yaşında ilkokul 4. sınıfa giden bir çocuktur. Öğretmeni, S.’yi, okulda derslere karşı çok ilgisiz ve."— Sunum transkripti:

1 Duygu davranış bozukluğu olan öğrenciler  S., 10 yaşında ilkokul 4. sınıfa giden bir çocuktur. Öğretmeni, S.’yi, okulda derslere karşı çok ilgisiz ve başarı düzeyi çok düşük bir çocuk olarak tanımlamakta, S.’nin ders sırasında sık sık ders dışı işlerle uğraşıp arkadaşlarını rahatsız ettiğinden, dersi takip etmediğinden ve sürekli konuştuğundan şikayet etmektedir.  Okulda kendisinden küçük bir çocuğu birkaç defa acımasızca dövdüğü, öğretmeni tarafından görülen S., sınıf öğretmenine, arkadaşlarına ait bazı eşyaları zorla aldığı için de şikayet edilmiştir. Ders dışında da sınıf arkadaşları ile hemen her gün tartışma ve kavgalara karışan S.’nin arkadaşları tarafından, oyunlarını bozduğu gerekçesiyle öğretmene sürekli şikayet edildiği gözlemlenmekte, tenefüslerde üst sınıflardan kendisi gibi akran ilişkileri problemleri sergileyen bazı çocuklarla vakit geçirdiği bildirilmektedir.

2  Okul dışında sigara içtikleri tespit edilen bu çocuklarla dolaşan S.’nin annesi, okul rehberlik servisi tarafından okula görüşme için çağrıldığında, S.’nin sık sık kendisine de karşı geldiğini ve ödevlerini yapmak istemediğini ifade etmiştir. Babası şehir dışında çalışan S.’nin annesi, S. dışında iki küçük çocuğunun daha olduğunu, şeker hastası kayınvalidesine baktığını ve ev ile ilgili tüm işlerin yükününü kendisinin üzerinde olmasından dolayı S.’nin dersleri ile ilgilenecek vakit bulamadığını söylemiştir.  Çocukluk döneminde yaşadıkları problemlerin üstesinden gelemeyen kimi çocuklar, içe çekilip utangaçlaşmakta,  Çevrelerindeki insanlarla olan ilişkilerini sınırlandırarak mutsuzluk yaşamakta,  Kimi çocuklar ise, üstesinden gelemedikleri problemlerin bir yansıması olarak karşı gelme, kurallara uymama, öfke nöbetleri ve saldırgan davranışlar gibi dışa dönük problem davranışlar sergilemektedirler.

3  Her iki grupta da çocuklar açısından sonuç, sosyal ilişkilerde yoğun problemler, okul başarısızlığı ve sıklıkla görülen düşük benlik algısı olarak karşımıza çıkmaktadır.  Duygu davranış bozuklukları sergileyen çocuklar, uyumsuz pek çok davranışları nedeniyle öğretmenlerin, velilerin ve okul yönetiminin dikkatini çekmekte; okul başarısızlığı ve akran ilişkilerinde yaşadıkları problemler ile sık sık gündeme gelmektedirler.  Akranlarından daha farklı ve yoğun problemler yaşayan bu çocuklara öğretmenleri olarak nasıl yardımcı olabiliriz?  Küçük yaşlarda yüzyüze geldikleri akran reddi  Okul başarısızlığı  Anne-baba ve öğretmen ilişkileri problemlerinin üstesinden gelme  Olumlu sosyal becerileri öğrenme  Okulda akademik başarıları yüksek öğrenciler olarak kabul görmeleri

4 Ciddi duygusal bozukluğu olan çocuklar  Aşağıdaki özelliklerden bir ya da birkaçını uzun bir süre boyunca ve eğitim performansını olumsuz etkileyecek ölçüde belirgin düzeyde sergileyen durum:  Zihinsel, duygusal ve sağlık ile ilgili faktörlerle açıklanamayan öğrenme yetersizliği  Akranlarla ve öğretmenlerle tatmin edici ilişkiler kuramama ve sürdürememe  Normal koşullar altındaki uygunsuz davranış ve duygular  Genel kalıcı mutsuzluk ve depresif ruh hali  Okul ve kişisel problemlerle ilişkili fiziksel belirtiler ve korkular geliştirme eğilimi

5 Okulda sergilenen duygusal ve davranışsal tepkiler Problemlerin yaş, kültür ve etnik normlardan farklılık göstermesi Problemlerin eğitim performansı üzerinde olumsuz etkisinin olması Problemlerin strese yönelik beklenen ya da geçici bir tepkiden daha fazla olması Problemlerin okulun da dahil olduğu en az iki farklı ortamda süreklilik göstermesi Bozukluğun bireysel sağaltıma (iyileştirme) rağmen devam etmesi

6 Nedenler  Farklı pek çok risk faktörünün bir araya gelmesi ve birbirlerini etkilemesi sonucu duygu davranış problemleri ortaya çıkmaktadır.  Hem fiziksel hem de duygusal ihtiyaçları düzenli olarak giderilmeyen;  Sevgi, ilgi görmeyen;  Bakımını sağlayan kişiye güvenli bağlanma gerçekleştiremeyen;  Yüksek stresli bir ortamda büyüyen;  Yakın çevresinde okula ve eğitime değer verilemeyen;  Okula hazır olmayan;  Agresif davranışların model olunduğu bir ortamda yetişen;  Çevresinde suç davranışı sergileyen kişilerin çoğunlukta olduğu  ….  Bu koşullarda olan bir çocuk, okula başladığında tüm bu sorunlardan izole olmuş bir biçimde yüksek başarı sergileyip akranları ile çok uyumlu iletişim kurabilir mi?

7 Nedenler  Aksine çocuk okulda gitgide daha fazla akademik başarısızlık sergilediğinde,  Akranları ile uyum sorunları yaşadığında,  Yeterli problem çözme becerilerinin olmaması nedeniyle okulda sık sık kavgaya karıştığında,  Öğretmenlerinin tepkisini çekip sorunlu çocuk olarak etiketlendiğinde, duygu davranış bozukluğu tanısı alma riski artmış durumdadır.  Duygu davranış bozukluklarının ortaya çıkmasına zemin hazırlayan risk faktörlerinin karmaşıklığı gereği, bu bozukluğa yol açan faktörleri  Biyolojik faktörler,  Aile ile ilgili faktörler,  Okul ile ilgili faktörler şeklinde inceleyebiliriz.

8 Biyolojik faktörler  Tüm çocuklar, doğuştan belirli bir davranış stili yani mizaç ile doğar.  Bu görüşten hareketle, doğuştan zor mizaçlı yani kolay sinirlenip zor sakinleşen çocukların, ileride duygu davranış bozuklukları sergileme riski, kolay mizaçlı çocuklara göre daha yüksektir.  Buna göre, zor mizaçlı çocuklar, pek çok risk faktörünün bir araya geldiği olumsuz bir çevrede büyürse, çocukta duygu davranış bozukluğu olasılığı yükselir.  Gebelik sırasında anne karnında alkol alımına maruz kalan çocukların, duygu davranış bozuklukları sergileme olasılığının, anne karnında alkole maruz kalmayan çocuklara oranla daha yüksek olduğu gösterilmiştir.  Hamilelik sırasında, tehlikeli olduğunu bilmesine rağmen alkol tüketen annenlerin, hamilelik sonrasında da çocuklarının fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarına sağlıklı cevap verememe olasılığı yüksek görünmektedir.

9 Biyolojik faktörler  Duygu davranış bozukluklarında biyolojik faktörlerin rolü olduğunu kabul etmekle beraber, bu rolü derinlemesine anlama noktasında, var olan bilgimiz yetersizdir.  Bilmemiz gereken-1: Herhangi bir duygu davranış bozukluğunun nedeni, nadiren yalnızca biyolojik faktörlerle açıklanabilir.  Bilmemiz gereken-2: Hedeflenen iyileşmede sadece ilaç tedavisi yetersiz kalmaktadır.  Örneğin; yoğun agresif davranış problemleri sergileyen bir çocukta ilaç kullanımı, agresif davranışların ortaya çıkma sıklığını azaltsa da, ilaçlar, çocuğun sosyal davranışlarını normalleştirememekte; çocuğa hangi ortamlarda hangi sosyal davranışları sergilemesi gerektiğini öğretmemektedir.  Eğitimcilere düşen görev, çocuğun tedavisinde kritik rolü olan uygun sosyal becerilerin çocuğa öğretilip, olumlu sosyal ve akademik performansın desteklendiği psikososyal sağaltımların uygulanmasında gereken rolü üstlenmek ve çocuğa, ihtiyacı olan sosyal, duygusal ve akademik desteği vermektir.

10 Aile ile ilgili faktörler  Olumlu ebeveyn-çocuk ilişkileri, çocukların sağlıklı psikolojik gelişimleri açısından çok önemlidir.  Çocuklarının olumsuz davranışları ile ılımlı bir yaklaşımla başa çıkan,  Çocuğa olumsuz davranış yerine alternatifi olan olumlu davranışı öğreten ve destekleyen,  Uygun sosyal becerileri çocuğun kazanması için çocuğa model olan, çocuğun okul başarısı ile ilgilenip ona destek olan,  İlgili anne-babalar, çocuklarda olumlu sosyal-duygusal gelişimi destekler.  Çocukları ile ilgilenmeyen,  Çocuğun fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarına karşı duyarsız kalan,  Çocuğun olumsuz davranışları ile başa çıkmak için çocuğa şiddet uygulayan,  Okul başarısını desteklemeyen,  Olumsuz yaşam koşulları nedeniyle kendisi de yüksek stres altında olan,

11 Aile ile ilgili faktörler  Eşler arasında sürekli çatışma yaşanan mutsuz ve çatışmalarla dolu ortamlarda büyüyen çocukların, duygu davranış bozukluğu sergileme olasılığı daha yüksektir.  Walker ve Golly (1999):  Anti-sosyal davranışların gelişmesinde,  Ailenin çocuğun yaşamını yeterince denetlememesi,  Disiplin eksikliği / ağır cezalandırıcı disiplin anlayışı,  Çocuğun yaşamına ilgisizlik,  İşsizlik, alkol ya da madde bağımlılığı,  Aile içi şiddet  Çocuk istismarı etkilidir.  Çocuklar, tüm bu risk faktörlerine ne kadar uzun süre maruz kalırlarsa, risk faktörlerinin, çocuğun üzerindeki olumsuz etkileri o kadar zarar verici olacaktır.

12 Aile ile ilgili faktörler Ailenin çocuk üzerine etkisi Çocuğun aile üzerine etkisi Ailenin çocuk üzerine etkisi Çocuğun aile üzerine etkisi


"Duygu davranış bozukluğu olan öğrenciler  S., 10 yaşında ilkokul 4. sınıfa giden bir çocuktur. Öğretmeni, S.’yi, okulda derslere karşı çok ilgisiz ve." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları