Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

İnsan İlişkileri Bir ilişkinin temel özelliği iki insanın birbirini etkilemesi ya da karşılıklı bağımlı olmalarıdır. Bir yabancıyla rastlantısal bir etkileşimden.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "İnsan İlişkileri Bir ilişkinin temel özelliği iki insanın birbirini etkilemesi ya da karşılıklı bağımlı olmalarıdır. Bir yabancıyla rastlantısal bir etkileşimden."— Sunum transkripti:

1

2 İnsan İlişkileri Bir ilişkinin temel özelliği iki insanın birbirini etkilemesi ya da karşılıklı bağımlı olmalarıdır. Bir yabancıyla rastlantısal bir etkileşimden bir çok yıl süren yakın bir ilişkiye doğru ilerleme, iki birey arasında giderek artan karşılıklı bağımlılık düzeyleri içerir. Bütün yakın ilişkiler temel özellikleri paylaşırlar. - Görece uzun bir süre devam eden oldukça sık etkileşimi içerirler - Çok çeşitli etkinlik ya da olayı içerirler - Yakın ilişkilerde insanların birbirleri üzerindeki etkileri güçlüdür.

3 Sunum Planı Karşılıklı bağımlılık kuramı Yakınlık ve açılmanın dinamikleri İlişkilerde güç ve çatışmaların doğası İlişkilerdeki doyum ve bağlanmaya yol açan etmenler İnsanların ilişkileri korumaya çalışma yolları

4 KARŞILIKLI BAĞIMLILIK KURAMI Bir ilişkide alınanlara ödül, ilişkiye verilenlere bedel adı verilir. Ödül-bedel farkına da çıktı adı verilir. Genel olarak, etkileşimlerimizi ödüllerimizi en üst düzeye çıkaracak, bedellerimizi ise en aza indirecek biçimde düzenlemeye çalışırız. Toplumsal etkileşim karşılıklı-bağımlı ortaklar arasında çıktıların değişim ve eşgüdümünü gerektirir.

5 Ödül ve Bedeller Ödül sevildiğini hissetme ya da parasal yardım alma gibi, bir kişinin bir etkileşimden elde ettiği her şey olabilir. Altı temel ödül türü belirlenmiştir; 1) Aşk 2) Para 3) Konum 4) Bilgi 5) Mal 6) Hizmet

6 Ödül ve Bedeller Ödüller ayrıca kişiye özgülülük boyutu ve somutluk boyutu olmak üzere iki farklı boyutta da sınıflandırılmıştır. Kişiye özgülülük boyutu; ödülün değerinin onu verene bağlı olma derecesiyle ilişkilidir. Somutluk boyutu;gözle görülüp elle tutulan, yani somut ödüllerle tavsiye, öğüt ya da toplumsal onay gibi somut olmayan ödüller arasındaki ayrımla ilişkilidir.

7 Ödül ve Bedeller Bedeller bir ilişki ya da etkileşimde ortaya çıkan olumsuz sonuçlardır. Ödül-bedel dengesinde bedeller ağır bastığında çıktı eksi olabilir. Bir etkileşim ayrıca bizi ödüllendirici başka etkinliklerden alıkoyarak pahalıya mal olabilir.

8 Çıktıları Değerlendirme İnsanlar ilişki çıktılarını değerlendirmede değişik standartlar kullanırlar. Bir ilişkinin kazançlı olup olmadığını belirlemeye ek olarak, bir ilişkiyi bir başkasıyla karşılaştırarak göz önüne alan karşılaştırmalı değerlendirmelerde yaparız. İlk standart karşılaştırma düzeyidir. Bir kişinin bir ilişkiden elde ettiğine inandığı çıktıların niteliğiyle ilgilidir. Karşılaştırma düzeyimiz ilişkilerdeki geçmiş deneyimlerimizi yansıtır. İkinci ana standart seçenekler için karşılaştırma düzeyidir.

9 Çıktıların Eşgüdümü (Koordinasyonu) İki kişi için çıktılarını eşgüdümleyebilmenin kolaylık ya da zorluğu ortak ilgi ve amaçlarının düzeyine bağlıdır. Eğer ortaklar aynı şeylerin birçoğunu yapmak isterler, aynı etkinliklere değer verirlerse eşgüdüm sorunları görece az olacaktır. Benzer art alan ve tutumları olan ortaklar görece daha az eşgüdüm sorunu yaşarlar. Çıkar çatışmalarını pazarlıkla çözümlemeye çalışma, en iyi durumda, zaman tüketici bir etkinlik, en kötüsüyse bir tartışma ve kötü duygular kaynağıdır. Sık sık ortaklar zamanla davranışlarının eşgüdümü hakkında kurallar ya da toplumsal normlar geliştirirler. Toplumsal roller belirli bir tür etkileşim ya da ilişkide insanların nasıl davranması gerektiği hakkında kural toplulukları olarak tanımlanır. Roller insanların karşılaşabilecekleri eşgüdüm sorunlarından bazılarına çözüm getirir. İnsanların kültürel rolleri benimsedikleri ya da onlara uydukları rol alma süreci, toplumsal etkileşim için kendi ortak normlarını geliştirdikleri rol oluşturma süreciyle birlikte toplumsal etkileşimler sürdürülür.

10 Hakkaniyete Uygun Değişim İnsanların hallerinden çok memnun oldukları zamanlar toplumsal ilişkilerini hakkaniyete uygun olarak algıladıkları zamanlardır. İnsanlar eşitlik ilkesini kullanmaya arkadaşlarıyla etkileşirken yabancılarla etkileşirken olduğundan daha eğilimlidirler. Çocuklar eşitlik kuralını yetişkinlerden daha fazla kullanır. Ergen gençler çıktıları bölüşürken daha çok görece ihtiyaçlar ilkesine daha çok uyarlar. Üçüncü bir dürüstlük kuralı da hakkaniyettir. Ana fikri bir kişinin kazançlarının katkılarıyla orantılı olmasıdır.

11 Hakkaniyet Hakkaniyet ya da hakçalık kuramının dört temel varsayımı vardır. 1) Bir ilişkideki ya da gruptaki bireyler kazançlarını en üst düzeye çıkarmaya çalışırlar 2) Çiftler ya da gruplar ödülleri aralarında dürüstçe nasıl dağıtacaklarına ilişkin kural ya da normlar geliştirerek ortak ödüllerini en üst düzeye çıkarabilirler. 3) Bireyler bir ilişkinin hakkaniyete uygun olmadığını algıladıklarında, hoşnutsuz olmak eğilimindedirler. 4) Hakkaniyetsizlik algılayan bireyler onu düzeltmek için girişimlerde bulunacaklarıdır. Bunu da iki yoldan yapabilirler gerçek hakkaniyeti yeniden sağlamak veya psikolojik hakkaniyeti yeniden sağlamak.

12 Kişiler Arası İlişkilerde Toplumsal Değişim Kuramı Bu kuram insan ilişkilerinin, her şeyden önce, kişilerin kendi çıkarları üzerine kurulduğunu kabul eder. Başka insanlara ilişkin tutumlarımız büyük ölçüde bu insanların bize sağladıkları ödüllere verdiğimiz değer belirler. Bu kurama göre insan ilişkileri iki tür olarak sınıflandırılmıştır. Her iki tür ilişkide de değişim süreçleri işler ancak ödüllerin alınıp verilmesini yöneten kurallar farklıdır. 1) Değişim ilişkileri; insanlar hemen sonrasında karşılık olarak ödüller almak beklentisiyle ödüller verirler. 2) Topluluksal ilişkiler; diğer kişinin gereksinimleri için kişisel bir sorumluluk taşırlar. Yakın gelecekte benzer çıkarlar beklemeksizin diğerlerinin gereksinimlerine karşılık verirler.

13 KİŞİLERARASI İLİŞKİLERDE AÇILMA Açılma ya da bireyin kendisini açması özel bir konuşma türüdür. Böyle konuşmalarda özel bilgi ve duyguları bir başka kişiyle paylaşırız. Açılma yakınlığa giden önemli bir yoldur. Açıklamalarımız kendimiz hakkındaki şeyleri betimliyorsa bu “betimsel açılma” olarak adlandırılır. Kişisel görüş ve duygularımızı açıkladığımızda “değerlendirme ilişkili açılma” dan söz edilir.

14 Açılma Nedenleri Toplumsal onay İlişki gelişimi Kendini anlatma Kendini açıklığa kavuşturma Toplumsal kontrol

15 Açılma ve İlişkinin Gelişmesi Altman ve Taylor insanları giderek yakınlık ve sırdaşlığa ulaştıran “toplumsal kaynaşma” adını verdikleri süreç hakkında bir kuram geliştirdiler. Bu kurama göre sırdaşlığa giriş iki farklı boyutta gerçekleşir. 1) Genişlik; İş, aile, cinsel davranışlar, umutlar ve korkular, parasal durum ve benzeri bir kişinin yaşam ve kişiliğinin ilişkiye giren farklı alanlarının sayısı anlamına gelir. 2) Derinlik; Sırdaşlık ya da kişinin varlığının özüne yakınlık anlamı taşır. Ki ilişki bu özdeki herhangi bir alandadır.

16 Açılma ve İlişkinin Gelişmesi Kaynaşma süreci genel olarak dört aşamada gerçekleşmektedir. 1) Tanıma aşaması; Yüzeysel bilgi kırıntıları ile birbirlerini dar alanda tanımaya çalışırlar 2) Tanımaya yönelik duygusal etkileşim aşaması; Yüzeysel bilgi düzeylerini içerir ancak bir çok yeni alanlarla ilgilidir. 3) Duygusal değişim aşaması; Yakın arkadaşlıklar, orta derecede romantik ilişkileri içerir. 4) Kararlı değişim aşaması; Her iki kişide çok özel duygu ve eşyalarının paylaşılmasına izin verir.

17 Açılma, Sevgi ve Karşılıklılık Sevgi ve açılma birbirlerinin nedenidirler. Sevgi-açılma ilişkisinde önemli diğer bir etmende karşılıklılıktır. Açılma karşılık görme eğilimindedir. En çok bizimle aynı yakınlık düzeyinde açılan insanları severiz. Sevgi-açılma bağlantısı diğer kişinin açılmalarına verdiğimiz anlama ve ilişkideki kendi amaçlarımıza da bağlıdır.

18 Açılmanın Tehlikeleri İnsanların açılma sonucu girebilecekleri olası risklerden bazıları; - Kayıtsızlık - Reddedilme - Kontrol kaybı - Ele verme

19 Kültür ve Açılma Bireyci kültürlerin insanları toplulukçu kültürlerin insanlarına göre daha fazla açılmaktadır.

20 Cinsiyet ve Açılma Kadınlar erkeklerden daha fazla açılma eğilimindedirler. Erkek-kadın ilişkilerinde kadınlar zayıflıklarını açıklamaya, güçlü yönlerini saklamaya, erkekler ise zayıf yönlerini gizlemeye, güçlü yönlerini açmaya eğilimlidirler. Cinsiyet farklılıkları en çok aynı cinsler arasındaki ilişkilerde görülmektedir. Kadın arkadaşlar konuşmayı daha fazla tercih ederken, erkek arkadaşlar etkinlikleri paylaşmaya daha büyük ilgi gösterirler.

21 YAKINLIK Açılma yakınlığın bileşenlerinden biridir. Ancak yalnızca açılma psikolojik bir yakınlık yaşantısı için yeterli değildir. Yakınlaşma için açılmanın yanında açılan kişinin dinleyicinin görüşlerini kabul ettiğini ve anladığını hissetmek zorundadır. Dinleyicinin hem karşılık vericiliği hem de karşılık olarak açılmaya istekliliği birlikte etkili olmaktadır.

22 GÜÇ DENGESİ Toplumsal güç deyimi bir kişinin amaçlı olarak bir başkasının davranış, düşünce ya da duygularını etkileme yeteneği demektir. Ortaklar güç dağılımında eşitliği iki yoldan sağlayabilirler. 1) Bazı çiftler mutlak bir eşitlik temelinde hareket eder. 2) Bazıları ise “ayrı fakat eşit” sorumluluk alanlarının olduğu bir örüntüyü benimserler.

23 Güç Dengesini Bozma Bir ilişkinin güç açısından eşit olup olmadığı üç önemli etmen tarafından belirlenir; 1) Toplumsal normlar 2) Kaynaklar 3) En az ilgi ilkesi; bir ilişkiyi sürdürme ile daha az ilgilenen ortak daha güçlüdür.

24 ÇATIŞMA Çatışma bir kişinin davranışları diğerininkileri engelleyici olduğunda gözlenen bir süreçtir. İki kişi arasındaki karşılıklı bağımlılık arttıkça çatışma gizilgücü de artar. Etkileşimler sıklaşıp daha geniş bir etkinlikler ve sorunlar alanına yayıldıkça anlaşmazlıklar için nedenler de artar.

25 ÇATIŞMA Çatışma sorunları üç genel grupta sınıflandırılabilir. 1) Özgül davranışlar 2) Normlar ve roller 3) Kişisel eğilimler Nasıl çözümlendiklerine bağlı olarak çatışmalar bir ilişkiye yardım da edebilir, zarar da verebilirler.

26 DOYUM VE BAĞLANMA Doyum ve bağlanma arasında önemli farklılıklar vardır. Doyum bireyin bir ilişkinin niteliğine ilişkin öznel değerlendirmelerine denir. Karşılıklı bağımlılık kuramına göre; eğer bir ilişki umut ve beklentilerimizle karşılaştırıldığında daha iyi görünüyorsa doyumluyuzdur. Doyumu hakkaniyet algıları da etkiler.

27 DOYUM VE BAĞLANMA Bağlanma bir kişiyi ilişkide tutma yönünde etkili olan olumlu ve olumsuz güçlerin tümüne denir. Bir ilişkiye bağlanmayı etkileyen üç ana etmen vardır. 1) Olumlu çekim güçleri (kişisel bağlanma); Doyum yüksek olduğunda bağlanma güçlüdür. 2) Bağlanma değerlerimiz ve ahlaksal ilkelerimiz (ahlaksal bağlanma). 3) İlişkiden ayrılmayı pahalı kılan olumsuz güçler ve engeller (zoraki bağlanma).

28 BAĞLANILMIŞ BİR İLİŞKİYİ KORUMA Bağlanılmış bir ilişkiyi koruma yönünde etkili olan düşünce ve tutumlar bağlamında değişik etmenler rol oynamaktadır; 1) İlişkiler hakkında olumlu yanılsamalar; İnsanlar ortaklarını idealleştirmek ve kendi ilişkilerini başkalarınınkinden daha üstün görmek eğilimindedirler. Romantik ilişkilerinin başarılı olacağına inanmak eğilimindedirler. 2) Geçmişi yanlış anımsama; İnsanlar ilişkilerinin, kusursuz olmasa bile sürekli daha iyiye doğru gittiğine inanırlar. İnsan belleği şimdiki bağlanmayı koruyabilmek için gerçekleri çarpıtabilen öyküler geliştirmekte oldukça yaratıcıdırlar.

29 BAĞLANILMIŞ BİR İLİŞKİYİ KORUMA 3) Çekici alternatif ortaklardan vazgeçme; Bağlanmış ortaklar baştan çıkarıcılıklarına direnmenin bir yolu olarak, alternatifleri etkin bir biçimde değersizleştirebilirler. 4) Bir ortağın davranışını açıklama; Mutlu çiftler ortağın olumsuz davranışlarını dışsal nedenlere, olumlu davranışlarını içsel nedenlere bağlama eğilimindedirler. Mutsuz çiftlerde ise tam tersi bir yükleme hatası vardır. 5) Özveride bulunmaya isteklilik 6) Uzlaşma ve affetme eğilimi

30 DOYUMSUZLUĞA TEPKİLER Rusbult doyumsuzluğa dört yaygın tepki biçimi belirlemiştir. 1) Seslendirme; İlişkisinden doyumsuz olan kişi etkin bir biçimde sorunu tartışır, uzlaşmaya çalışır, yardım arar, kendisini, ortağını ya da durumu değiştirmeye çalışır. En sık kişi önceleri ilişkiden doyum almış ve ilişkiye oldukça çok yatırım yapmış olduğunda başvurulur. 2) Bağlılık; Edilgen fakat iyimser bir biçimde durumun düzelmesini bekleme demektir. İçinde bulunulan durumu korumaya çalışan tutucu bir tepkidir. En sık kişi ilişkideki sorunları görece önemsiz olarak algıladığında, ilişkiye oldukça büyük bir yatırım yaptığında, zayıf seçenekleri olduğunda ya da zaten ciddi bir doyumsuzluk yaşamadığında gösterilir.

31 DOYUMSUZLUĞA TEPKİLER 3) Boş verme; Edilgen bir biçimde ilişkinin giderek kötüleşmesine izin vermedir. En sık kişinin geçmişte doyumsuz ve ilişkiye yatırımının düşük olduğu durumlarda gösterilir. 4) Bitirme; Etkin olarak ilişkiyi sona erdirme demektir. En sık kaybedecek çok az şeylerinin olduğuna inanmaları, ilişkiye yatırımlarının az olması ya da iyi sayılabilecek başka seçeneklerinin bulunması durumlarında bitirirler.


"İnsan İlişkileri Bir ilişkinin temel özelliği iki insanın birbirini etkilemesi ya da karşılıklı bağımlı olmalarıdır. Bir yabancıyla rastlantısal bir etkileşimden." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları