Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

ŞAİR EVLENMESİ - ŞİNASİ Türk edebiyatının ilk tiyatro metni olan tek perdelik bir “Töre Komedyası” özelliği taşıyan ve İbrahim Şinasi tarafından yazılan.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "ŞAİR EVLENMESİ - ŞİNASİ Türk edebiyatının ilk tiyatro metni olan tek perdelik bir “Töre Komedyası” özelliği taşıyan ve İbrahim Şinasi tarafından yazılan."— Sunum transkripti:

1

2 ŞAİR EVLENMESİ - ŞİNASİ Türk edebiyatının ilk tiyatro metni olan tek perdelik bir “Töre Komedyası” özelliği taşıyan ve İbrahim Şinasi tarafından yazılan ”Şair Evlenmesi“, görücü yoluyla evliliğin getirdiği hataları konu edinmektedir. Batılı yanlısı tutum ve davranışı, kılık ve kıyafetiyle çok da sevilmeyen, aydın olmasına rağmen saf biri olan Müştak Bey, aşık olduğu Kumru Hanım ile yenge hanımlar ve kılavuz kadınlar aracılığıyla evlenme kararı almıştır.

3 ŞAİR EVLENMESİ - ŞİNASİ Müştak Bey, sevdiği kadın Kumru Hanım yerine, Kumru Hanım’ın çok çirkin ablası ile evlenir. Müştak Bey gerdek gecesi gerçeği öğrenir. Nikahı kıyan imama para vererek, yanlışlığı düzeltir. İmam da yaşça büyük olan kız yerine, boyca büyük olan kızı evlendirdiğini söyler ve her şey normale döner.

4 İNTİBAH (SON PİŞMANLIK) – NAMIK KEMAL Zengin bir ailenin çocuğu olan Ali Bey, çok iyi eğitim görmüş, kibar bir gençtir. Gösterişi sever, bol para harcar. Bir gün Çamlıca'da Mahpeyker adında güzel bir kadınla tanışır, ona âşık olur. Oysa Mahpeyker, kötü yola düşmüştür; herkes de bunu bilmektedir. Ali Bey, bu kadına aşırı biçimde bağlanır. Ali Bey'in annesi, oğlunun bu durumunu öğrenince, onu Mahpeyker'den kurtarmak ister; eve Dilaşup adında güzel bir cariye alır. Dilaşup, Ali Bey'i bir türlü kendisine bağlayamaz.

5 İNTİBAH (SON PİŞMANLIK) – NAMIK KEMAL Ali Bey, bir gün Mahpeyker'i yine görmeye gider, onu evde bulamaz. Çevresinden onun bir fahişe olduğunu öğrenince hayatı altüst olur. Bir süre sonra Ali Bey, Dilaşup'a bağlanır ve onunla evlenir. Durumu öğrenen Mahpeyker, kıskançlık duygusuna kapılır; dedikodu çıkartarak Dilaşup'un kötü bir kadın olduğunu söyler. Zayıf iradeli Ali Bey, söylentilere inanır; Dilaşup'u döver ve bir esirciye satar. Mahpeyker, bir yolunu bulup Dilaşup'u da kendisi gibi kötü yola düşürür.

6 İNTİBAH (SON PİŞMANLIK) – NAMIK KEMAL Ali Bey, üzüntüsünden hastalanır. Mahpeyker Ali Bey'i öldürmek ister. Onu eğlenceye çağırır. Mahpeyker'in kötü niyetini öğrenen Dilaşup, Ali Bey'i uyarır; fakat o inanmaz. Ali Bey, eğlence yerinde kendisine kurulan tuzağı anlar ve kaçar. Kiralık katil, Ali Bey yerine yanlışlıkla Dilaşup'u öldürür. Polisi eve çağıran Ali Bey, Dilaşup'un oracıkta öldürüldüğünü görünce Mahpeyker'e saldırır ve onu bıçaklayarak öldürür. Tutuklanıp hapse atılan Ali Bey, hapiste hastalanır ve kahrından ölür.

7 CEZMİ – NAMIK KEMAL Eser, Kırım Şehzadesi Adil Giray’ın İran ile Osmanlı arasında yapılan savaştan sonra esir düşüp, orada Perihan, Şehriyar ve Cezmi ile olan ilişkilerini anlatmaktadır. Kitapta genç, cesur, vatanını ve milletini her şeyden daha çok seven Cezmi’nin devleti için yaptıkları ve savaştaki kahramanlıkları anlatılır.

8 VATAN YAHUT SİLİSTRE – NAMIK KEMAL İslam Bey, gönüllü olarak orduya gideceğinden sevmekte olduğu Zekiye ile vedalaşmak üzere yanına gider. Zekiye’ye, aşkını anlatır. Kız da ona karşı kayıtsız olmadığı gibi, onun arkasından o da erkek elbisesi giyerek gönüllüler takımına karışır, Silistre’ye kadar gider. Silistre’de kuşatma altında kalırlar. Bu arada İslam Bey yaralanır, ona, Âdem ismini almış olan Zekiye bakar. Yaralı olduğu halde İslam, yanında Abdullah Çavuş ve Zekiye ile düşman cephanesini ateşlemek üzere giderler.

9 VATAN YAHUT SİLİSTRE – NAMIK KEMAL Dönüşlerinde düşman kuşatmayı kaldırıp çekilmiş vaziyette bulurlar. Kumandan Sıtkı Bey de. Zekiye’nin vaktiyle bir namus meselesinde itaatsizlik ettiği için keçe külah edilmiş olduğundan asıl adı olan Ahmet’i değiştirip Sıtkı’yı kullanarak yeniden askerlikte rütbesi kazanmış olan babası çıkar. İslam ile Zekiye’nin düğünleri kazanılan savaşın mutluluğuyla birlikte yapılır.

10 FELATUN BEY İLE RAKIM EFENDİ – AHMET MİTHAT Mustafa Meraki alafrangalık meraklısıdır. Çocuklarını çok şık giydirir, fakat öğrenimlerine o kadar önem vermez. Oğlu Felatun Bey büyüyünce kalemlerden birine memur olur, fakat işe gidecek yerde vaktinin çoğunu eğlence yerlerinde, geçirir. Babası ölünce payına miras düşer. Polini adlı bir aktriste âşık olur. Aşık olduğu aktris uğrunda bütün servetini tüketir, tanıdıklarından birinin yardımıyla Akdeniz adalarından birinde bir mutasarrıflık elde ederek İstanbul’dan uzaklaşır.

11 FELATUN BEY İLE RAKIM EFENDİ – AHMET MİTHAT Rakım Efendi ise eski Tophane kavaslarından birinin oğludur. Daha bir yaşında iken babası ölmüştür. Annesiyle Arap dayısı Fadayi’nin çalışmaları sayesinde öğrenimini tamamlar; hariciye kalemlerinden birine memur olur. Fransızca öğrenir, bir matbaacıya kitap çevirir, yabancılara Türkçe dersi verir, böylece epey para kazanır ve Canan adlı küçük bir cariyeyi satın alarak ona okuma yazma öğretir, piyano dersi aldırır. Sonunda, iyice yetişmiş bulunan Canan ile evlenir.

12 TAAŞŞUK-I TALAT VE FİTNAT – ŞEMSETTİN SAMİ Küçük yaşta babasız kalan Talat’ı, annesi Saliha Hanım büyütür. İşe gidip gelirken uğradığı bir dükkân vardır. Hacı Mustafa’nın dükkânı. Bu Hacı Mustafa, Fitnat’ın üvey babasıdır. Fitnat’ın annesi Zekiye Hanım, Fitnat’a hamile iken kocasından ayrılmış, bu Hacı Mustafa ile evlenmiş, birkaç yıl sonra da ölmüştür. Talat yine bir gün eve dönerken, dükkânın üstündeki evin cumbasında Fitnat’a görür görmez tutulur. Fitnat da Talat’ı görür görmez tutulur. Fitnat da deli gibi Talat’ı sevmektedir.

13 TAAŞŞUK-I TALAT VE FİTNAT – ŞEMSETTİN SAMİ Fakat “Hacı Baba”sının korkusundan sokağa çıkamaz Talat, çarşaf giyerek, kadın kılığında eve girer. Fitnat’la konuşur. Hacı Baba; Fitnat’ı zengin bir adamla evlendirir. Fitnat, Ali Bey adındaki bu adamı yanına yaklaştırmaz. Kahrından, kurtuluşu ölümde bulur. Boynunda annesinin taktığı bir muska vardır. Kocası olacak Ali Bey, bu muskayı açıp okuyunca, öz kızıyla evlendiğini anlayarak çıldırır. Talat’tan altı ay sonra Ali Bey de ölür.

14 ARABA SEVDASI – RECAZİADE MAHMUT EKREM Bihruz Bey, zengin bir ailenin şımarık çocuğudur. Evde, özel öğretmenlerden yarım yamalak bir öğrenim görmüş, alafranga özentiler içerisindedir. Babasının ölümüyle kendisine büyük bir servet kalır. Şımarıklığı, sorumsuzluğu, herkesten daha şık giyinmek, az buçuk bildiği Fransızcasını olur olmaz yerlerde kullanmak tutkusu artar. Çalıştığı kaleme zaman buldukça uğramaktadır. En büyük zevki, zamanın modasına uyarak son derece gösterişli arabasıyla mesireleri, eğlence yerlerini dolaşmaktır.

15 ARABA SEVDASI – RECAZİADE MAHMUT EKREM Bir gün Çamlıca’da dolaşırken, güzel bir araba içinde sarışın bir kız görür. Hemen âşık olur. Sarışının zannettiği kira arabasına gizlice bir aşk mektubu atar. Yüksek bir aileden sandığı sarışın ise, adi bir sokak yosmasıdır. Periveş adındaki bu düşkün kadına şiirler yazar, geçebileceği yerlerde dolaşır, bulamaz. Yazdığı mektuba cevap beklerken, yalan söylemekten hoşlanan arkadaşı Keşfi Bey’den Periveş’in öldüğü haberini alır.

16 ARABA SEVDASI – RECAZİADE MAHMUT EKREM Mezarını bulabilmek için çırpınıp durduğu bir gün sevdiği kızla Şehzadebaşı’nda karsılaşır. Sevgilisinin ablası zanneder. Periveş’in mezarını sorar. Alaylı kahkahalarla karsılaşınca sevdiğinin düşkün bir kadın olduğunu anlar.

17 SERGÜZEŞT – SAMİ PAŞAZADE SEZAİ Dilber Kafkasya’dan kaçırılarak, İstanbul’a getirilen dokuz yaşlarında güzel bir Çerkez kızıdır. Esirci Hacı Ömer, Dilber’i emekli bir mutasarrıfın evine satar. Evin hanımı acımasızdır. Kızı ezdikçe ezer. Dilber gücünün üstünde çalışır, böyleyken hanıma yaranamaz, kaçar. İhtiyar bir kadın onu sokakta baygın bulur; sahibine teslim eder. Dilber, bir başka esirciye satılır. Kızı satın alan esirci Dilber’in güzelliğini görünce hemen satışa çıkarmaz. Çalgı çalmasını, şarkı söylemesini öğretir.

18 SERGÜZEŞT – SAMİ PAŞAZADE SEZAİ On beş yaşlarına gelen Dilber’i bir hanımefendi oğlu için satın alır. Oğlu Celal, Paris’te Güzel Sanatlar Akademisi’nde çalışmıştır. Dilber’i beğendiği için, resimlerini yapar Kızı sevdiğini, Dilber’in de onu sevdiğini anlamaktadır. Dilber’le evlenmeyi düşünür. Annesi karşı çıkar. Celal’in annesi Dilber’i gizlice bir esirciye sattırır. Celal, deliye döner. Kendini toparlayamaz. Delirir. Annesi, yaptığı yanlışlığı anlamış, lakin iş işten geçmiştir. Dilber’se Mısır’a bir başka tüccara satılmıştır.

19 SERGÜZEŞT – SAMİ PAŞAZADE SEZAİ Tüccarların saraya yaptırdığı harem kısmında yaşamaya başlar. Haremağası Cevher Ağa, bir gün sırrını öğrenir. Cevher Ağa da Dilber’i sevmektedir. Onu İstanbul’a göndermeyi aklına koyar. Vapur biletlerini alır. Harem dairesine karanlık bir gece dışarıdan merdiven dayayarak Dilber’i kaçırmak ister, ihtiyar olduğu için heyecandan merdivenden düşer ölür. Son desteğini de böylece kaybeden Dilber, ne yapacağını şaşırır; çaresizlik içinde, kendini Nil zehrine atarak, yaşamına son verir.

20 KARABİBİK – NABİZADE NAZIM Karabibik, Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı Beyelik köyünde yaşamaktadır. Sekiz dönümlük tarlasında yaşamını sürdürmek zorundadır. Tarlasını sürmek için Koca İmam’ın öküzlerini kiralar. Kızı Huri’yi Koca İmam’ın kayınçosu Sarı İsmail’le evlendirebilse öküzleri kiralamaktan kurtulacaktır. Sarı İsmail başka bir kızla evlenince bu umudu suya düşer.

21 KARABİBİK – NABİZADE NAZIM Tefeci bir Rum’dan yüksek faizle borçlanarak, bir çift öküz alır. Tarlası, öküzleri olduğu için nasıl olsa kızına bir kısmet çıkacaktır. Ve çıkar. Kavgalı olduğu toprak ağası Yosturoğlu’nun yeğeni Hüsey’in sevmekte olduğu Huri ile evlenince, Karabibik, bu mutluluktan payını alır.


"ŞAİR EVLENMESİ - ŞİNASİ Türk edebiyatının ilk tiyatro metni olan tek perdelik bir “Töre Komedyası” özelliği taşıyan ve İbrahim Şinasi tarafından yazılan." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları