Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Emevilerde toprak sistemi

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Emevilerde toprak sistemi"— Sunum transkripti:

1 Emevilerde toprak sistemi
Bir milletin sosyal hayatındaki hareketliliği anlamak için öncelikle onların coğrafyasına ve toprak sistemine bakmak gerekir. ÖMER LÜTFİ BARKAN

2 Toprak sistemi tarihte sosyal, iktisadi ve hukuki şartların hem belirleyicisi hem de neticesi olarak bulunur. Bu bakımdan tarihin anlaşılmasında toprak sisteminin önemli bir rolü vardır. Genellikle siyasi sistem tarafından çıkarılan kanun ve yönetmelikler ile belirlendiğinden, toprak sistemi ile ilgili konan kanunlar doğrudan toprağı işleyen halkın sosyal yapısını da belirler.

3 Bir medeniyetin gelişim merhalelerini anlamak için sosyal ve siyasi bünyenin teşkilinde etkili olan toprak ve mülkiyet sistemini incelemek gerekir. HADİ GELİN HEP BERABER İNCELEYELİM 

4 TOPRAK ÜZERİNDE MÜLKİYET ŞEKİLLERİ
1) FEY ARAZİLERİ 2)ÖZEL MÜLK TOPRAKLAR 3)AMME ARAZİLERİ Savaşla ele geçirilen topraklar (Harâci Araziler) Müslümanların elindeki Öşür Arazileri Koruluk ve meralar (Himâ Arazileri) Devletin elindeki sahipsiz topraklar (Savâfi Araziler) Savaşsız ele geçen topraklar (Harâci Mülk veya Sulh Arazileri) Umuma ait sosyal alanlar (İrfak Arazileri) İşlenmemiş Ölü topraklar (Mevât Araziler) Devlet ve Hanedan Ciftlikleri(Katî’a ve Day’a) Vakıf Arazileri

5 1) FEY ARAZİLERİ FEY kelimesi tarihi olarak savaşın sakinleşmesinden sonra mağlup olanların galiplerin himayesine girmesine denilmiştir. Istılahı manada ise savaşla ele geçen yerlerden alınan şeylere ve sulh ile geçen yerlerden alınan menfaatlere denir. Fetihlerden sonra savaşla ele geçirilen menkul mallar ganimettir bunun dışındakiler feydir.

6 a)Savaşla ele geçirilen topraklar (haraci araziler)
Sulh yoluyla yada Savaşla ele geçirildikten sonra gayri Müslimlere devletin belirlediği haraci ödemek üzere bırakılan Haraci arazi yada ‘Anve arazisi diye tabir edilen arazilerdir. Daha geç dönemlerde kurulan İslam devletlerinde bu tür arazilere Miri arazi yada Memleket Arazisi denilmiştir. Halife Muaviye vergi gelirleri üzerinden kontrolünü artırmak için eyaletlerde müstakil birer haraç dairesi kurdu.(Divanu’l Harac) Ömer b. Abdülaziz döneminde harac arazileri üretimin temel kaynağı kabul edildi. Harac arazileri ıslah edildi ve üretim artırıldı. Harac vergileride en yüksek seviyeye bu dönemde ulaştı.

7 b) Devletin elindeki sahipsiz topraklar (savafi arazileri)
Sahibi ölen, kaçan veya miras bırakmadan ölenlerin arazilerinin devlet başkanı tarafından seçilmesidir. Diğer bir tanımı ise devletin doğrudan eli altında bulundurduğu bütün zirai toprakları menkulleri içine alan, devlet başkanının ümmet maslahatını gözeterek doğrudan tasarruf yetkisi bulunan arazilerdir. İlk örnekleri Hz.Peygamber (sav) döneminde olmuştur. Beni Nadir Yahudilerinin Medine’den sürülmesinden sonra geride bıraktıkları verimli topraklarıdır.

8 Hz. Ömer feyi ammenin ortak malı görüyordu
Hz.Ömer feyi ammenin ortak malı görüyordu. İhtiyaç sahiplerine ise hazineden yardımda bulunuyordu. Hz.Osman da ise ‘Ümmetin fey’inden Devletin fey’ine geçiş’ olmuştur. Daha önce savaşçılara paylaştırılan bu malları devletleştirmiştir. Bunlarin içindeki savafi arazileri yakınlarına ikta etmiştir. Dipnot:İKTA arazi veya gayri menkulün veya bir halk kullanımının ve imtiyazının devlet başkanı tarafından bir kimseye tahsis edilip verilmesidir.

9 Emeviler döneminde Muaviye’nin savafi arazilerini kendi mülkü gibi ailesi ve yakınlarına dağıtması sonucu Arap toprak aristokrasisi oluşmuştur. Abdülmelik b. Mervan döneminde artık safavi arazi kamadığından haraci araziler dahil devletin tasarrufuna açık hale gelmiştir. Ömer b. Abdülaziz ise Haraci arazilerin öşür haline getirilmesini yasakladı. Mülkiyetin ummete ait olduğu düşüncesiyle bu topraklar Beytü’l-mal’ın mülkiyetine geçirilmiştir. Bundan dolayı Dazy ‘Eğer Abdülmelik ve Ömer b. Abdülaziz olmasaydı, emeviler daha erken yıkılırdı’ demiştir.

10 c)İşlenmemiş ölü topraklar (mevat arazileri)
Üzerinde herhangi bir bina ve ziraat gibi mülkiyeti çağrıştıran işaret yoksa, köylüler için harman yeri, hayvanların toplama alanı, kabristan, odunluk, yaylak,çayırlık değilse herhangi bir kimsenin mülkiyeti altında bulunmuyorsa bu torağa ölü (mevat) arazi denir. Ğamir arazi, adi arazi, mu’attal arazi de denilmiştir. Ömer b. Abdülaziz bütün mera arazilerini kamulaştırmıştır.Mera haline gelen yerler kamu malı sayılır ve bütün Müslümanların buralardan faydalanması sağlanırdı. İhya-ı mevat: Ölü arazilerin ihyası konusunda Hz.Peygamberin ‘Kim ölü bi araziyi ihya ederse, o arazi kendisinindir’ hadisi temel prensip olmuştur.

11 2-ÖZEL MÜLK ARAZİLEri A)Müslümanların elindeki ÖSÜR ARAZİLERİ
Sahiplerinin 1/10 oranında öşür ödedikleri ve Müslümanların sahibi olduğu arazilerdir. Ebu Ubeyd öşür arazilerini sistematik bir tasnife tutarak 4 başlık altında inceler; 1)Sahipleri kendiliğinden Müslüman oldukları sırada mülkiyetini elinde bulundurdukları topraklar.(MEDİNE,YEMEN,TAİF,BAHREYN VE MEKKE) 2)Savaşla ele geçirildikten sonra devlet başkanı tarafından ganimet olarak 1/5’ini ayırdıktan sonra gazilere teslim ettiği araziler. 3)Adi arazi olarakta bilinen sahipsiz ve imarsız arazilerden Cezire,Yemen,Basra gibi öşür bölgelerinde verilen ikta’ arazileri. 4)Ölü arazilerden Müslümanların su ve ağaçlandırmakla ihya ettikleri araziler.

12 b)Savaşsız ele geçen topraklar (haracı mülk yada sulh arazileri)
İslam fetihleri esnasında arazinin taraflar arasında yapılan sulh akdi neticesinde ele geçirilmesi durumunda mevcut mülkiyet tamamen ilga edilmediğinden eski sahiplerinin mülkünde kalmakta olup savaşla ele geçen fey arazilerindeki mülkiyetten ayrı bir kategori oluşturmaktadır. Emeviler döneminde Horasan-Maveraünnehir bölgesinde yaşanan sosyo-ekonomik çalkantıların temelinde sulh arazileri ile ilgili problemler yatmaktadır.Vergileri toplamakla yükümlü olan kişiler yada yöneticiler Müslüman olan zayıf kimselerden hem cizye hem haraç almaya devam ettiler. Oysa ki sulh akdi olan bölgeden cizye kaldırılmıştı.

13 c)Devlet ve hanedan çiftlikleri (kati’a ve Day’A)
KATİ’A: Ölü arazilerden ikta’ edilmiş yada fey’ arazilerinden özel şahısları tekamülüne geçen ve özel mülk halini almış arazilere denir. Emevilerin iktidara gelişiyle ikta tahsislerinde artış olmuştur.Toprakların çoğu özellikle Ümeyye ailesinin fertleri ve onları destekleyen kabile şeyhlerine ikta ediliyordu. Bu topraklar ‘yarıcılık usulü’ ile işletiliyordu. Mervan b. Hakem ikta yoluyla en çok toprak elde eden şahıstır. Abdülmelik b. Mervan zamanında ikta edilecek arazi kalmamıştır. DAY’A: Sulak bölgeler, geniş zirai alan, köy, verimli topraklar ve seçkinlerin elindeki özel çiftlikleri ifade eder.

14 3-Amme arazileri a)koruluk ve meralar (hİma arazileri)
Hima arazisi, hayvanların otlaması için herkese ait olmak üzere ayrılan mülk edinilmesi, ihyası yasak olan arazilerdir. Hz Peygamber (sav) ‘İnsanlar üç şeyde ortaktır; su, ot ve ateş. Zira bunlar misafir ve yolcuların azığı, zayıfların kuvvetidir’ buyurmuştur. Emeviler döneminde bu alandada ferdiyetçilik olmuştur. Lokkegard ‘Bu dönemde şehirliler arasında toprak mülkiyeti anlayışı hakim olmaya başladı. Kabile ve ortak mülkiyetten, ferdi mülkiyete geçiş sözkonusudur.

15 b)UMUMA AİT SOSYAL ALANLAR (İRFAK VE HARİM ARAZİLER)
Harim arazileri daha çok su kaynakları ve yerleşim yerlerinin kıyıları ile ilgili bir düzenleme olarak görülür ve suyun toplum açısından önemini dikkate alarak su kaynaklarının korunmasını hedefler. Özel şahıslar tarafından açılan kuyular için 40 zirâlık olan kuyuyu kazan şahsın özel mülkü kabul edilir. Harimin diğer çeşidi ise yerleşim yerleri etrafındaki harman yeri, çöplük, mesire yerleri, otlaklar gibi alanlardan oluşmaktadır.

16 c) Vakıf arazileri Vakıf konusu ilk dönem islam tarihinde çoğunlukla araziler üzerinde tartışılmıştır. Vakıf Arazileri: Gelirleri cami,medrese,hastane,imarethane, han ve hamam gibi topluma hizmet veren kuruluşların masrafları için ayrılmış arazilerdir. Bu araziler iki kısma ayrılır; 1)Mülk sahibinin kendi mülkünden şartlarına uygun olarak yaptırdığı vakıftır. Ağaç dikilmesi, bina yapılması gibi. 2)Memleket arazisinden bir parçanın gelirinin devlet başkanı izni ile devlet arazisini işleyenler tarafından beytü’l-mal’de hakkı olanlara tahsis edilmesidir.

17 Bilin ki insan için çalışmanın dışında başka bir şey (kazanç) yoktur
Bilin ki insan için çalışmanın dışında başka bir şey (kazanç) yoktur. (en-Necm 53/59) Allah meslek sahibi mü’mini sever’ Hadisi şerif

18 Çalış dedikçe şeriat ,çalışmadın, durdun , Onun hesabına birçok hurafe uydurdun! Sonunda birde tevekkül sokuşturup araya, Zavallı dini çevirdin onunla maskaraya! M.AKİF SAFAHAT/233

19 İhyanın maddi şartları
1) İlk Devir İslam Tarihinde Zirai Gerilemenin Nedenleri ve Harap topraklar Mamur araziyi harap hale getiren sebeblerin başında tabii afetler, göçebe ve bedevi toplulukların zirai alanları yağmalaması ve salgın hastalıklar gelir. Veba salgınları zirai bölgelerde yoğun olarak görülür. Çünkü hastalığın sebebi yüksek sıcak ve rutubetli havadır.

20 2)Toprak ıslahı (ihya) için kaçınılmaz iki sorun: Emek ve Sermaye
Ortaçağ imkanları içinde her şeyden önce bu devirde hakim olan iki temel engeli aşmayı zorunlu kılıyordu: İhya edilecek arazinin masraflarını karşılayabilecek sermaye ve toprağı işleyecek kadar fazla insan emeği.

21 Bir ihya sistemi olarak sulama sistemleri
Ebu Ubeyd , Ömer b. Abdülaziz’in görüşüne tabi olarak ihyayı üçlü bir tasnife tabi tutar. 1)Nehir açmak veya su akıtmak suretiyle bir araziyi ziraat yapılacak hale getirmek 2)Kuyu kazmak 3)Ağaç dikmek veya arazinin içine bina yapmak…

22 Konuyla alakalı kitap önerisi:
İslamin İlk Üç Asrında Toprak Sistemi-MUSTAFA DEMİRCİ Emeviler-İRFAN AYCAN –İBAHİM SARIÇAM İlk Dönem Toplumlarında Çalışma Hayatı- Ramazan Altınay

23 FATMANUR KABA HATİCE SÜMEYYE ORAL MERVE AYDEMİR VESSELAM..


"Emevilerde toprak sistemi" indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları