Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

PSİKANALİTİK TERAPİ. TARİHÇESİ  Psikanaliz, Sigmund Freud (1856-1939) tarafından kurulmuştur. Freud üretken bir yazardı; çalışmaları 45 yıldan fazla.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "PSİKANALİTİK TERAPİ. TARİHÇESİ  Psikanaliz, Sigmund Freud (1856-1939) tarafından kurulmuştur. Freud üretken bir yazardı; çalışmaları 45 yıldan fazla."— Sunum transkripti:

1 PSİKANALİTİK TERAPİ

2 TARİHÇESİ  Psikanaliz, Sigmund Freud ( ) tarafından kurulmuştur. Freud üretken bir yazardı; çalışmaları 45 yıldan fazla bir zamana yayılmıştı (1893’ten 1938’e kadar) ve profesyonel yaşamı boyunca kuramını birçok defa gözden geçirip düzeltti. Ancak kuramı çok tartışmalı olmakla beraber danışma ve psikoterapi mesleğine olan etkisi çok büyük olmuştur.

3  Bir kişilik gelişimi modeli ve psikoterapi yöntemidir.  Davranışı motive eden psikodinamik faktörleri vurgulamış  Bilinçaltının rolüne odaklanmış

4 İnsan doğası görüşü  Kişiliği, ilk altı yılda geçirilen psiko-seksüel aşamalardaki gelişmeler, bilinç dışı motivasyonlar ve içgüdüsel dürtüler belirlemektedir.  Yaşam içgüdülerinin, kendini korumaya yönelik olduğu düşünülür (ör.; açlık ve de bireylerin, türlerin devamı için üreme). Yaşam ve ölüm içgüdülerini birbirine zıt olarak ele almak son derece cazip olsa da, Freud bunların bazen iç içe geçmiş olduğunu ifade etmiştir.  Yaşamın en büyük hedefinin acıları engelleyerek, haz almak olduğunu belirtmiştir.

5 Yapısal Model: Önemli Üçlü  Freud, zihinde (o, ben ve benim üstümde bir yerde olmak üzere) üç temel bölüm ya da varlığın olduğunu iddia etmiştir (Freud, 1933/1964). Bunlar İngilizce ’ye çevrilirken, yerine daha tanıdık Latince terimler olan id, ego ve süper ego  kullanılmış ve daha sonra da böylece kullanılmaya devam etmiştir. Kişiliğin, id biyolojik, ego psikolojik Süper ego ise sosyal bileşenidir.

6  İnsan enerji sistemi olarak ele alınmaktadır. Enerji miktarı sınırlı olduğundan, bir sistem diğer iki sistemden baskın çıkarak enerjiyi kontrol altına alır. Davranış bu psişik enerji tarafından belirlenir.  İd: İç güdülerin yerleştiği yerdir  Ego: Kişiliği yöneten, düzenleyen yöneticidir.  Süperego: Bireyin ahlak kuralını temsil eder.

7 Bilinç ve bilinçaltı  Bilinçaltı; rüyalar, dil sürçmeleri, hipnoz, serbest çağrışım, projektif teknikler ile ortaya çıkar.  Bilinçaltının ortaya çıkarılması ve danışma sürecinde ele alınması iyileşme sürecini sağlar.

8

9 Kaygı  Kaygı id, ego, süper ego arasında mevcut psişik enerji kontrolü için gerçekleşen çatışmadan ortaya çıkar.  Ego, kaygıyı uygun yöntemlerle kontrol altına alamadığında savunma mekanizmaları devreye girer.

10 SAVUNMA MEKANİZMALARI  Analitik kuramdaki en önemli süreçlerden birisi, kabul edilemeyen zihinsel malzemeyi sınırlama veya bilinç dışına gönderme eylemi olan bastırma’dır.  Bastırmak için psişik enerji kullanılır ve kişinin gelişimsel olarak travmatik bir olayın psikolojik bir evresinde “saplanıp kalmasına” neden olabilir ki, bu süreç saplantı olarak tanımlanır.

11 Yansıtma Yüceltme Yer değiştirme Karşıt tepki geliştirme Gerileme Özdeşleşme

12 KİŞİLİK GELİŞİMİ  Psikanalitik bakış açısına göre, bireysel ve sosyal gelişime ait sevgi ve güven, olumsuz duygularla başaçıkma ve cinsel kimliğin olumlu olarak kabul edilmesi yaşamın ilk altı yılında oluşmaktadır.  Erikson’un Psikososyal bakış açısı  Psikolojik danışmanlara danışmada ortaya çıkan gelişimsel konuları anlamada kuramsal çerçeve sunar.

13 TERAPÖTİK AMAÇLAR  Psikanalitik terapinin iki amacı bulunmaktadır.  Bilinçaltını bilinç düzeyine çıkarmak  Egonun güçlendirilmesini sağlamak Geçmişi derinlemesine araştırarak bireyin kişilik değişimi için gerekli olan farkındalık düzeylerinin artması amaçlanmaktadır.

14 Terapistin işlev ve rolü  Danışanların sevme, çalışma ve eğlenme özgürlüğü kazanmasına yardımcı olmaktır.  Kişisel farkındalığı arttırma, etkili kişisel ilişkiler kurmalarını sağlama, kaygıyla başa çıkma, mantık dışı tepkilerini kontrolde yardımcı olma.

15 Terapide danışanın rolü  Belirtilerinin ne şekilde oluştuğunu ve devam ettiğini anladıkları, çevrelerinin onları nasıl etkilediği konusunda içgörü kazandıkları ve kendilerini savunmaya yönelik davranışların azalması danışanların önemli terapi deneyimleridir.

16 Danışma ilişkisi  Transferans, danışanın geçmişinde bulunan kendisi için önemli olan diğer kişilere karşı beslediği duygularını ve düşüncelerini bilinçsizce danışmana yönlendirmesidir.  Danışman geçmişte birey için önemli olan kişilerin bugün yerine geçen kişidir.  Geçmiş yaşantısındaki ilişkilerin bugünkü davranışlarını nasıl etkilediği konusunda içgörü kazanması danışma amaçlarındandır.

17  Olumlu yönde ele alındığında karşıt transferans danışanın özelliklerini anlamada yardımcı olabilir.  Psikanalitik yaklaşımda kişisel farkındalık ve kendini anlama olmadan kişilikte değişimin gerçekleşmeyeceğine ve çatışmaların çözümlenemeyeceğine inanılır.

18  TERAPÖTİK TEKNİK VE YÖNTEMLER  Terapide danışanın davranışlarına ilişkin içgörü kazanması ve sahip olduğu çatışmaların ne anlama geldiğini anlaması için altı temel teknik kullanılır.  Analitik bakış açısını sürdürme  Serbest çağrışım  Yorum  Rüya analizi  Direnç analizi  Transferans analizidir.

19 Analitik bakış açısını sürdürmek  Analistin çok etkin olmaması,  oturumların düzeni ve  işleyişinde hassa olma

20 Serbest çağrışım  Danışanların aklına gelen herşeyi söyleyebilmesidir.  Danışanın bilinçaltı isteklerine, çatışmalarına ulaşmayı sağlar.  Danışmanın bunları yorumlayarak danışanın içgörüsünü artırmayı amaçlar.

21 Yorumlama  Danışanların davranışlarının anlamını danışanlara gösterilmesidir.  İşlevi, egonun malzemeyi özümsemesidir.  Yorumlamada danışanın hazır olması önemli bir unsurdur.

22 Rüyaların analizi  Uyku sırasında savunmalar en aza iner.  Freud, göre rüyalar «bilinçaltına giden kraliyet yolu» dur.  Terapistin görevi, rüyanın açık içeriğindeki semboller üzerinde çalışarak rüyadaki gizli anlamları ortaya çıkartmaktır.

23 Direncin analizi ve yorumu  Bilinçaltı malzemenin yüzeye çıkmasını engellemedir.  Danışanın acıya karşı savunmasıdır.  Direnç, danışmanı anlamada değerli bir araçtır.

24 Transferansın analizi ve yorumu  Danışanın duygularını yeniden yaşaması için fırsat verdiğinden çok yararlıdır.  Danışanın saplantı içerisinde kalmasına yol açan, eski çatışmaları üzerinde çalışması sağlanmaktadır.  Eski ilişkilerin etkileri şimdiki ilişkide ele alınarak yok edilmektedir.

25 JUNG’UN KİŞİLİK GELİŞİMİ KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ  Orta yaş döneminde yerine getirilmesi gereken gelişim görevi herkesin kabul ettiği düşüncelerden daha az etkilenmek, bilinçaltı güçlerin kendileri ifade etmelerine izin vermek ve bunları bilinçli yaşamımızla bütünleştirmektir.  Freud’un aksine yaşamın anlamını bulmaya yönelik büyük önem veren manevi özellikleri de bulunan kendi yaklaşımını geliştirmiştir.  Jung’a göre bireyler, hem yapıcı hem de yıkıcı güçlere sahiptir.

26  Bireyleri, kendini gerçekleştirme yolunda ilerleme kapasitesine sahip varlıklar olarak görmüştür.  Bütünleşmek için bencillik ve açgözlülük dürtülerimizi kabul etmemiz gerekmektedir.  Terapistin amacı, bireyin içindeki bilgeliğe dokunması ve açığa çıkarılmasında danışana yardımcı olunmasıdır.

27  Kolllektif bilinçaltından bahsetmektedir.  Kollektif bilinçaltının içeriği arketiplerdir.  Persona: Bürünülen kişilik  Anima: hayat kaynağı  Animus: kötü niyet  Gölge: karanlık yüzümüz, sosyal yönden kabul edilemez düşüncelerimizi, duygularımızı, davranışlarımızı temsil etmektedir.  Rüyaların iki amacı vardır: geleceğe hazırlar, dengeli ilişkiler geliştirmesine katkı sağlar. Kendini ifade etme imkanı sağlar.

28  Günümüzde klasik psikanaliz, çağdaş yaklaşımlarla bazı değişimlere uğramıştır.  Sosyal çevreye ve kültüre dikkat edilmekte ve danışanla ilişki eşit düzeyle birlikte çalışmaya doğru yönelmektedir.

29 STAN OLGUSU İLE ÇALIŞMA  Terapide özel önem Stan’ın baskılanmış olan cinsellik ve saldırganlık dürtüleriyle ilgili konulara verilmiştir.  Kadın erkek ilişkisinin temelini çocukluğunda anne babasıyla yaşadıklarından öğrenmiştir.  Kendisini ifade ettikçe davranışlarının dinamikleri konusunda daha fazla anlayış kazanmaktadır.  Bu anlayış, şimdiki davranışları üzerinde daha fazla kontrol sağlamasına yardımcı olmaktadır.  Gelişimsel açıdan ayrılma ve bireyleşme aşamasında sorunlar yaşamıştır.

30 SINIRLILIKLARI  Uzun süreli olması  Planlı ve soruna yönelik yaklaşımı tercih eden danışanlar için belirsizlik durumu  Sosyal, kültürel faktörleri yeteri kadar dikkate almaması

31  SON SÖZ  Terapide asıl olarak, çocukluk dönemi yaşantılarının tartışılması, yeniden yapılandırılması, yorumlanması üzerinde odaklanılmaktadır.


"PSİKANALİTİK TERAPİ. TARİHÇESİ  Psikanaliz, Sigmund Freud (1856-1939) tarafından kurulmuştur. Freud üretken bir yazardı; çalışmaları 45 yıldan fazla." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları