Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

MÜKELLEFİN VERGİ DUYARLILIĞI, BEKLENTİ ve EKONOMİ POLİTİKALARINA ETKİSİ ÜZERİNE KAZIM YILMAZ.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "MÜKELLEFİN VERGİ DUYARLILIĞI, BEKLENTİ ve EKONOMİ POLİTİKALARINA ETKİSİ ÜZERİNE KAZIM YILMAZ."— Sunum transkripti:

1 MÜKELLEFİN VERGİ DUYARLILIĞI, BEKLENTİ ve EKONOMİ POLİTİKALARINA ETKİSİ ÜZERİNE KAZIM YILMAZ

2 KONU SEÇİMİ  Bu konuşmamda vergilerin nereye ne kadar harcandığına değil,  Savaş için harcanan paraları barış için, gelir artırıcı yatırımlar için kullansaydık milli gelir ne kadar olurdu,  Milli gelir o kadar olunca ülke bugün yaşadıklarını yaşar mıydı konusuna değil,  Vergide adaletsizliğe ve harcamalarda yolsuzluğa değil,  Bunların karşısında mükellefin yani kendimizin tutumuna değinmek istedim.  Yöneticileri eleştirmek gereklidir ama yöneticiler dahil herkesin özeleştiri yapması daha da önemli bir gerekliliktir.

3 MÜKELLEFİN VERGİ POLİTİKALARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ  “Parayı veren kuralı koyar” mı?  “Parayı veren düdüğü çalar” mı?  Peki parayı veren mükellef devlet harcamaları üzerinde ne kadar söz sahibi?  Mükellefin vergi politikaları üzerine etkilerini inceleyebilmek için öncelikle, böyle bir isteğinin, çabasının, mücadelesinin olup olmadığını tespit etmek gerekir.  Bunun için özet bir tarih anımsatması yapalım.

4 Vergide mükellefin söz hakkına ilişkin bazı tarihi anımsatmalar

5  1215 Magna Carta:   “Krallığımızda, Krallık Toplu Meclisi’nin izni olmadıkça zorla koruma parası ya da yardım parası tarh edilemez.”   Yani; vergilerin kanunla konulması ilkesi

6  1272 yılında tahta çıkan 1. Edward 1273 yılında topladığı Meclisten (Magnum Concilium) geçirdiği bir yasayla vergilerinin kanunili ilkesini uygulamaya koyar.  1628 İngiliz Haklar Dilekçesinde şu ifade yer alır.   “… kralımıza, … Kral I.Edward zamanında çıkarılıp, yürürlüğe konulmuş bir yasayı hakirane anımsatırız. Bu imparatorlukta, kralın ya da varislerinin, imparatorluk bünyesindeki başpiskopas, psikopas, kont, baron, şovalye ve soyluların ve diğer özgür kişilerin onayları ve rızaları alınmadan hiç bir vergi ya da yardım parası tarh edemeyeceği ya da oranlarını yükseltemeyeceği yolunda bir yasaydı.”

7  1689 İNGİLİZ HAKLAR BİLDİRGESİ  Parlamento verginin kanuniliği ilkesine aykırı uygulamanın sonucunu bir uyarı olarak ilan eder.

8  4 Temmuz 1776 AMERİKAN BAĞIMSIZLIK BİLDİRGESİ  İngiltere Kralının yaptıkları sayılır:  “Bize rızamız olmadan vergi yüklemek”

9 FRANSIZ İNSAN VE YURTTAŞ HAKLARI BİLDİRİSİ 3 Eylül 1791  Madde 13  Kamu gücünün devamını sağlamak ve idarenin masraflarını karşılamak için herkesin bir vergi vermesi kaçınılmazdır. Vergi tüm yurttaşlar arasında olanakları oranında eşit olarak dağıtılır.  Madde 14  Tüm yurttaşların bizzat ya da temsilcileri aracılığı ile verginin gerekliliğini belirlemeğe, vergilemeyi serbestçe kabul etmeye, vergi gelirlerinin kullanılmasını gözlemeye ve verginin miktarını, matrahını, tahakkuk biçim ve süresini belirlemeye hakkı vardır.

10 TÜRKİYE’DE

11 SenedSened-i İttifak Etkisiz ve kısa ömürlüdür ( ). iİttifak Senediİttifak  Hanedanlar ve ileri gelenler yoksulun ve Hıristiyan uyrukların verecekleri vergi konusunda adalete uymaya dikkat etmek için devlet yöneticileri ve taşra hanedanları birlikte karar verir; kararın sürekli olmasına ve kiyim ve adaletsizlik olmamasına özen gösterilir. (Madde 7)  Vergide adalet ve eşitlik ilk kez bir Osmanlı Hukuk sisteminin içine girmiştir.  Vergi kararlarının sürekli olması ilkesi, (belirlilik ilkesi) (içinde halk ve halkın mücadelesi yoktur – Kısa ömürlüdür.)

12 1839 Tanzimat Fermanı (Gülhane Hattı Hümayunu)  “ülkemiz insanlarının her biri için, malına ve gelirine göre belirli bir verginin saptanması ve kimseden bundan çok bir şey alınmaması gerekir. Devletimizin karada ve denizdeki askeri giderleri ile öbür giderleri de yasalarla belirlenip sınırlandırılmalı ve uygulama ona göre yapılmalıdır”  Vergide adalet, ödeme gücü ilkesi  Devlet harcamalarının kanuna dayanması  “Memurlara yeterli aylık bağlanmış olup, henüz bağlanmamış olanlarınki de belirlenecektir. Bu yolla da, şeriata aykırı olan ve ülkenin gerilemesinde başrolü oynayan rüşvet belası güçlü bir yasa ile ortadan kaldırılmış olacaktır.” Rüşvetin ortadan kaldırılması, (Talep ve baskı yabancılardan)

13 1856 Islahat Fermanı  Eşit vatandaşlık….  “Madde 8) Vergilerde eşitlik esastır.” (Kırım Savaşı barış koşulu, (ateşkesten 18 gün sonra)

14 1875 Ferman-ı Adalet  “Vergiler varlıkları ölçüsünde hak ve adalete uygun olacaktır. Şayet vergiler Devlet giderlerini karşılayamayacak durumda ise, memleketin imar ve kalkınmasına yarayacak imkanların teminine yarayacak tedbirlerle gelir kaynaklarının çoğaltılması çareleri araştırılacaktır.”  1875 büyük ekonomik krizin etkisiyle; bir taraftan ödeme gücüne göre vergi alınacağı belirtilirken bir taraftan da vergilerin giderleri karşılamaması durumunda, ki durum budur, başka gelir kaynakları aranacağı kabul edilmiştir. Ancak bu kaynaklar sadece fiskal amaçlı olmayacak, memleketin imar ve kalkınmasına yaracak nitelikte olacaktır.  Ancak kriz ortamında ferman işe yaramayacaktır. Tepkilerin büyümesi ve önlenmesinin mümkün olmayacağının anlaşılması 1876 Anayasasını getirir.

15 1876 Kanun-i Esasi  Madde 20; «Tekâlifi mukarrere nizamatı mahsusasına tevfikan kâffei tebaa beyninde herkesin kudreti nisbetinde tarh ve tevzi olunur».  Anlam olarak; vergiler yapılmış olan düzenlemelere uygun olarak bütün tebaadan herkesin ödeme gücü oranında alınacağı belirtilmiştir.  Metinde verginin, önceden kararlaştırılmış olması yani belirlilik, genellik ve ödeme gücü ilkeleri benimsenmiştir.

16  Madde 25 «Bir kanuna müstenit olmadıkça vergi ve rüsumat nâmı ile ve nâmı aherle hiç kimseden bir akçe alınamaz».  VERGİLERİN KANUNİLİĞİ İLKESİ  Kanuna dayanmayan vergi, resim ve diğer adlarla kimseden para alınamayacağı belirtiliyor.

17  Madde 96 «Tekâlifi devletin hiçbiri bir kanun ile tâyin olunmadıkça vâz ve tevzi ve istihsal olunamaz»  96’ncı madde ise devletin vergilerinin kanunla konulup tahsil edilebileceği hükme bağlanmıştır. 25’inci maddeyi tekrarlar nitelikte ama vergilere özel bir hükümdür.

18  Bütçe hakkı: İlk defa 1876 Anayasası ile kabul edilmiştir.  Devletin bütçesi tanımlanmış, gelir ve giderlerin bölümler itibariyle onanması ve bütçenin yıllık olması ilkeleri,  Sayıştay denetimi  Kesin Hesap Kanunu esasları kabul edilmiştir.

19 1876 Anayasası ve onun getirdiği parlamenter sistem geniş bir halk hareketinin sonucu gerçekleşmediğinden, savunabilecek bir örgütün bulunmaması nedeniyle 1878’de kolaylıkla yürürlükten kaldırılabilmiştir.

20  Cumhuriyet döneminin ilk bütçesi 1924 bütçesidir.  Çağdaş bütçe hakkı 1927 yılında kabul edilen Muhasebe-i Umumiye Kanunu ile gelmiştir.

21 BUGÜN  Bugüne geldiğimizde vergi sistemimizin çağdaş bir sistem olduğu, ancak bu sistemin giderek bozulduğudur.  Çağdaş vergi sistemi beyan esasına dayanan sistemdir.  Sistemin bozulduğunun ilk göstergesi beyan esasına dayanan vergi sistemimizin giderek beyan esasından uzaklaşarak kesinti sistemine dönüşmesidir.  İkincisi de idarenin düşüncesinin kanunun önüne geçmesi yani verginin kanuniliği ilkesinden uzaklaşılmasıdır.

22 BEYAN ESASI  Beyan esasında vergi gönüllü olarak beyan edilir ve ödenir

23 GÖNÜLLÜ OLARAK VERGİ ÖDEMEK İÇİN  Verginin gerekliliğine,  Vergilerin adilliğine İnanılması  Ve cezai yaptırım olması gerekir

24 VERGİNİN GEREKLİLİĞİ KANISI  Fransız Yurttaş Hakları Bildirisinde de belirtildiği üzere; “Kamu gücünün devamını sağlamak ve idarenin masraflarını karşılamak için herkesin bir vergi vermesi kaçınılmazdır.”  Verginin başka amaçlar için kullanıldığı, israf edildiği, yolsuzluğun finansmanında kullanıldığı kanaati kamu hizmetlerinin karşılanması için kullanılmadığı kanısını besler.  Bunun sonucu da verginin kamu hizmetlerine harcanmadığı için gerekli de olmadığı kanısının doğmasıdır.  KİMSE PARASININ YOLSUZLUĞA HARCANMASI İÇİN GÖNÜLLÜ VERGİ ÖDEMEZ  PARASININ GEREKLİ OLMAYAN YERLERE HARCANACAĞINI BİLEN KİŞİ ANCAK MECBUR KALIRSA VERGİ ÖDER.  ESKİDEN YSE VARDI VE “ÖDEDİĞİNİZ VERGİLER YOL SU ELEKTRİK OLARAK SİZE DÖNECEK” DENİRDİ.  Vatandaş ödediği paranın kendisine hizmet olarak, eğitim, sağlık, adalet olarak kendisine döneceğine inanırsa vergi ödemeye de gönüllü olur.  Vergiler ya da kamunun varlıkları yolsuzlukların finansmanında kullanırsa vergi ödeyenler iki şekilde tepki gösterebilir.  Ya düzeltilmesi için çaba gösterir, mücadele eder ya da vergi ödememenin yollarını arar.

25 VERGİNİN GEREKLİLİĞİ KANISI  VAVEK kurulduğundan beri, Kesin Hesap Kanununun Bütçe Kanunundan ayrı görüşülmesi gerektiğini belirtiyoruz. Çünkü Kesin hesap Kanunu Bütçe kanunu ile verilen harcama yetkisinin nasıl kullanıldığının denetimidir.  Oysa ki, geçtiğimiz yıllarda Sayıştay’ın kendisine denetim yaptırılmadığı yönünde rapor vermesine karşın TBMM Kesin Hesap Kanununu kabul etti.  Kesin Hesap Kanununun denetim yapılmadan kabul edilmesinin ilk örneği yaşandı.  Oysaki Kesin Hesap Kanununun kabul edilmemesi hükümetin düşmesi demektir.  Bütün bunların yanında TBMM’nin yolsuzlukları yargıya yansıtmadan aklama yeri haline geldiğinin örneklerini de öteden beri görüyoruz.  BU KOŞULLARDA VATANDAŞIN ÇOK DA İSTEYEREK VERGİ ÖDEMESİNİ BEKLEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR.

26 VERGİLERİN ADİL OLDUĞU KANISI  Vergide adalet herkesin ödeme gücüne göre vergi ödemesi olarak tanımlanmaktadır.  Bunu sağlayabilirseniz insanların vergi ödemeye isteksizliği azalır  Memleketin sahibi durumunda olanlar vergi ödemezse düşük gelirliden gönüllü almak zordur.  VAVEK olarak seçim dönemlerinde bütün milletvekillerine, siyasi partilere o dönem TBMM’den vatandaşın verginin gerekli ve adil olduğuna kanaat getirmesi için yapılması gerekenleri bir rapor halinde sunuyoruz.  Daha etkili sonuç alınabilmesi için daha güçlü bir toplumsal talep olarak ortaya çıkmak gerekiyor.

27 VERGİ CEZALARI  Ceza gönüllü olarak vergi ödemeyenler için bir önlemdir  Verginin gönüllü ödenmesi için diğer koşullar sağlandıktan sonra  Gönüllü vergi ödemek açısından cezalar sadece destek önlemidir. Diğer koşulları sağlarsınız ve vergi ödemeyenleri cezalandırırsınız. Bu ceza da vergi ödeyenlerle kendi arasında fark yaratmanın karşılığıdır.

28 TARİHİN KARŞILAŞTIRILMASI  Yukarıda dünya vergi tarihinden verdiğimiz örneklerin tamamı iktidara karşı verilmiş mücadeleler ve bu mücadelelerin sonuçlarıydı.  Bizim tarihimizde vergiye karşı ayaklanma olmadığı gibi önemli sayılabilecek protestolar dahi yoktur.  Osmanlı döneminde yabancı baskısı ile bazı şeyler yapılmıştır, Cumhuriyet döneminde ise aydın bürokratların çabalarıyla.  Ancak 1942 yılında çıkarılan vergilerin kanuniliği ilkesine aykırı olan ve eşitlik ilkesi de uygulamada ortadan kaldırılarak, servetin el değiştirmesi sonucu doğuran Varlık Vergisi Kanununun uygulamasını da aynı bürokratlar yapmıştır.

29 BUGÜNKÜ DURUM  Halk ya vergi ödememekte ya da vergi ödediğini bilmemektedir.  Bilenlerde de vergiye çok güçlü bir direniş vardır.  Ücretlinin, serbest meslek erbabının, çiftçinin, müteahhidin gelir vergisi kesinti yoluyla alınmaktadır.  KDV’nin önemli bir kısmı kesinti yoluyla alınmaktadır.  Kesinti yoluyla vergi ödeyenler ödediği verginin bilincinde olmamakta, eline geçen parayı algılamaktadır.  VERGİ ÖDEMEYİNİN DE ÖDEDİĞİNİ BİLMEYENİN DE VERGİNİN GEREK TOPLANMASI GEREKSE HARCANMASI AŞAMASINA DUYARLI OLMASI BEKLENMEMELİDİR

30 BU NEDENLE  VERGİ İDARESİ GİDEREK VERGİLERİ DAHA ÇOK KESİNTİ YOLUYLA ALMAKTADIR.  BEYANNAME ÜZERİNDEN VERGİ ÖDEYEN ÖDEDİĞİ VERGİNİN ADİL OLMADIĞINI, GEREKLİ YERE DÜRÜSTÇE HARCANMADIĞINI DÜŞÜNDÜKÇE ÖDEME İSTEĞİ AZALMAKTA,  ONUN İSTEĞİ AZALDIKÇA İDARE KESİNTİ YOLUYLA VERGİ ALINAN ALANLARI GENİŞLETMEKTEDİR

31 1215  1215 YILINDA DÜNYA VERGİ HUKUKU DOĞMUŞ VE VERGİNİN KANUNİLİĞİ İLKESİ KABUL EDİLMİŞTİR.

32 2016 (801 YIL SONRA)  2016 YILINDA HAZILANAN VERGİ USUL KANUNU TASARISININ 5’İNCİ MADDESİ ŞÖYLEDİR:  MADDE 5-(1) Vergi kanunları lafzı ve ruhu ile hüküm ifade eder. Lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunlarının hükümleri, konuluşundaki maksat, hükümlerin kanunun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle olan bağlantısı gözönünde tutularak uygulanır.  (2) Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır.  (3) Vergi kanunları hükümlerinin dolanılması, olması gereken vergi yükümlülüğünün dışında kalınması veya vergi yükümlülüğünün lehe etki doğuracak şekilde planlanması gibi yöntemlerle vergiyi doğuran olay veya bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin gizlenmesi veya değiştirilmesine yönelik muamelenin vergi yükümlülüğüne yönelik etkisi dikkate alınmaz. Bu muamelenin hukuken geçerli olması, bir sicile tescil edilmesi ya da resmî şekle tabi olması bu sonucu değiştirmez.  (4) Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.  (5) Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti ile bu maddedeki diğer hükümlere uygun olarak yapılan bir tespit veya tarhiyatın iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymadığının veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmadığının mükellef tarafından iddia olunması hâlinde ispat külfeti kendisine aittir.  (6) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.

33 2016  2016 YILINDA HAZIRLANAN BİR TASARI İLE 1215 YILINDA VERGİ HUKUKUNUN DOĞMASINA NEDEN OLAN VERGİDE KANUNİLİK İLKESİ KALDIRILIYOR.  UYGULAMANIN NASIL YAPILACAĞI DA İDARENİN YETKİSİNE BIRAKILIYOR  NASIL KULLANILABİLECEĞ KONUSUNU DÜŞÜNÜNCE VARLIK VERGİSİNİ ANIMSAMAK GEREKİYOR

34 2016  TARİHSEL OLARAK VERGİYE DUYARLILIK OLMADIĞI GİBİ, BU GÜN DE YOK, VAR OLAN DUYRLILIK VERGİLER KESİNTİ YOLUYLA ALINARAK YOK EDİLİYOR  VERGİSİNİ ÖDEYENLERDEN GÜÇLÜ BİR SES YOK VE ÇOĞUNLUK YA BİREYSEL AYRICALIK YA DA BİR ŞEKİLDE VERGİ ÖDEMEME PEŞİNDE  ÖYLE İSE; KABAHATİN ÇOĞU BİZDE

35 ÖDED İĞİ VERG İ YE DUYARLI OLANLARIN DERNE Ğİ


"MÜKELLEFİN VERGİ DUYARLILIĞI, BEKLENTİ ve EKONOMİ POLİTİKALARINA ETKİSİ ÜZERİNE KAZIM YILMAZ." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları