Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

 Anlatımı güçlendirmek ve zenginleştirmek, söyleyişe güzellik katmak için başvurulan söz ve anlam oyunlarına “edebi sanat”lar diyoruz.  Çoğu şiirde.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: " Anlatımı güçlendirmek ve zenginleştirmek, söyleyişe güzellik katmak için başvurulan söz ve anlam oyunlarına “edebi sanat”lar diyoruz.  Çoğu şiirde."— Sunum transkripti:

1

2  Anlatımı güçlendirmek ve zenginleştirmek, söyleyişe güzellik katmak için başvurulan söz ve anlam oyunlarına “edebi sanat”lar diyoruz.  Çoğu şiirde ve düz yazıda ortak kullanılır.

3 1-ANLAMA DAYALI SANATLAR 2-GERÇEK ANLAMA DAYALI SANATLAR 3-SESE DAYALI SANATLAR

4 1- MECAZ ANLAMA DAYALI SANATLAR a)MECAZ ( DEĞİŞMECİ ) b)MECAZ-I MÜRSEL ( DÜZ DEĞİŞMECE ) c)TEŞBİH ( BENZETME) d)İSTİARE ( EĞRETİLEME) e)KİNAYE ( DEĞİNMECE) f)TEŞHİS ( KİŞİLEŞTİRME) g)İNTAK ( KONUŞTURMA) h)TARİZ ( İĞNELEME )

5 GERÇEK ANLAMA DAYALI SANATLAR TEZAT (KARŞITLIK) TEVRİYE (İKİ ANLAMLILIK ) MÜBALAĞA ( ABARTMA) HÜSN-İ TALİL ( GÜZEL NEDEN BULMA) TENASÜP( UYGUNLUK) TECAHÜL-İ ARİF( BİLMEZDEN GELME) İSTİFHAM( SORU SORMA) TERDİT ( ŞAŞIRTMA)

6 TELMİH( ANIMSATMA) LEFF Ü NEŞR ( SIRALI AÇIKLAMA) TEDRİC( DERECELEME) TEKRİR( YİNELEME) RÜCU ( GERİYE DÖNÜŞ) İRSAL-İ MESEL KAT

7 SESE DAYALI SANATLAR CİNAS ( SESTEŞLİK) SECİ (İÇ UYAK ) AKİS ( ÇAPRAZLAMA ) AKROSTİŞ LEBDEĞMEZ ( DUDAK DEĞMEZ ) ALİTERASYON ( SES YİNELEMESİ)

8 MECAZ ( DEĞİŞMECE) Sözcükleri veya sözcük gruplarını bilinen gerçek anlamlarından başka anlamlarında kullanılmasına mecaz denir. İşe geç kalan çırağı görünce, usta iyice köpürmüştü.

9 Artık seni görünce çenesi açılır. Bize karşı neden soğuk davrandığınızı anlayamadık Kardeşlerimi çok sıcak buldu. İnce davranışı hepimizi etkiledi. Bu davranışlarına artık gözyummuyor.

10 MECAZ-I MÜRSEL Bir sözün, benzetme amacı güdülmeden, başka bir söz yerine kullanılmasına denir. Bu sanatta sözler gerçek anlamının dışına çıkmaktadır.Bu sanat söylenen ile kastedilen sözcükler arasındaki anlam ilgisine dayanmaktadır.

11 Çaydanlık kaynıyor, ocağı kapatabilirsin. Kandilli yüzerken uykularda Mehtabı sürükledik sularda Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal Genç şairlerimizden Mahmut Bayar’ı mutlaka okumalısınız.

12 Evet, oğlum Hoca sevmezdi bilirim sarayı Ama sövmezdi de hoşlanmadığından dolayı. Önündeki tabağı bitirmelisin. Ankara yarın çok önemli bir konuğunu ağırlayacak. Hava iyice soğudu, sobayı yak.

13 TEŞBİH ( BENZETME) Aralarında ilgi kurulan iki kavramdan, ilgili oldukları konuda zayıf olanı güçlü olana benzetme sanatıdır. Dört öğesi vardır.  BENZEYEN  KENDİSİNE BENZETİLEN  BENZETME YÖNÜ  BENZETME EDATI

14 Ah türküler, köy türküleri Ana sütü gibi candan Ana sütü gibi temiz. Benzetme edatı olarak gibi, sanki, kadar, güya, nitekim, misal gibi sözcükler kullanılabilir

15 Sular öyle temiz ki, annemin yüzü gibi. Şu kutu gibi dairede oturuyorlar. Selviler içinde bir alev Emirsultan Unutmakta haklısın kömür gözlüm. Koca Ali, kafese konmuş bir aslanı andırıyordu.

16 İSTİARE Temel öğelerden benzeyen ya da benzetilenin biri söylenerek yapılan benzetmeye denir. YUVAYI YAPAN DİŞİ KUŞTUR. İstiare iki türlü yapılır.  AÇIK İSTİARE  KAPALI İSTİARE

17 Şakaklarıma kar mı yağdı ne var? Çatma kurban olayım çehreni ey nazlı hilal! Can kafeste durmaz uçar, Dünya bir han konan göçer.

18 KİNAYE Bir sözün, benzetme amacı güdülmeden, hem gerçek hem mecaz anlamını düşündürecek biçimde kullanılmasına denir. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Gül dikensiz olmaz.

19 Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak ! Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. Şu karşıma gögüs geren Taş bağırlı dağlar mısın.

20 TEŞHİS İnsan dışındaki varlıkları insan gibi düşünerek, insana özgü nitelikleri o varlıklara yakıştırarak söz söyleme sanatına teşhis( kişileştirme) denir. Ne vakit Maçka’dan geçsem Limanda hep gemiler olurdu, Ağaçlar kuş gibi gülerdi.

21 Bütün kusurumu toprak gizliyor, Merhem çalıp yaralarım düzlüyor. Gül, hasretinle yollara tutsun kulağını Nergis gibi kıyamete dek çeksin intizar. Rüzgar şarkısını söylüyor, ağaçlar bildik oyununu sergiliyordu.

22 İNTAK ( KONUŞTURMA) İnsan dışı varlıklara insan kişiliği kazandırılırsa teşhis yapılır.Bu varlıklar konuşturulursa intak yapılmış olur. Akıl ersin, ermesin sevdama Senden yanayım, dedi yeşeren dal, senden yana.

23 Küçük bir çeşmeyim yurdumun Unutulmuş bir dağında Hiç kesilmeyecek suyum Yıldızların aydınlığında Boyuna akar dururum.

24 TARİZ Bir kimseyi iğnelemek amacıyla, bir sözün karşıt anlamını düşündürecek biçimde kullanılmasına tariz denir. Büyük romancımızın hemen her yapıtında tarihsel gerçeklere aykırı birçok şey bulabilirsiniz.

25 Aferin oğlum Ahmet, Bu yolda devam et, Herifçioğlu Sen Mişel’de koyuvermiş sakalı Neylesin bizim köyü Nitsin Mahmut Makal’ı

26 TEZAT Aynı varlığın, olayın, durumun… birbirine karşıt iki yönünü bir arada belirtmeye ya da birbirine karşıt kavramlar arasında ilği kurmaya denir. Ömrümde zararsız günümü bilmem Her senede yüz milyonluk karım var.

27 Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabip Kılma derman kim helakim zehr-i dermanındadır. Nice kafirdir yüzün görüp müselman olmayan Bir kız vardı yok gibi öyle güzel

28 TEVRİYE Birden çok gerçek anlamı olan bir sözü herkesçe bilinen anlamında değil de uzak anlamını kastederek kullanmaya denir. Bu kadar letafet çünkü sende var Beyaz gerdanında bir de ben gerek

29 Bir buse mi bir gül mü verirsin dedi gönlüm Bir nim tebessümle o afet gülü verdi. Avazeyi bu aleme Davud gibi sal Baki kalan bu kubbede hoş bir sada imiş.

30 MÜBALAĞA Bir olayı, durumu ya da gerçeği olduğundan çok büyük ya da küçük göstererek anlatmaya denir. Gömelim gel seni tarihe! Desem sığmazsın. Uçtuk Mohaç ufkunda görünmek hevesiyle

31 Dövüşüyorduk Üç Şehitlerimizde Zorluyordu derya gibi düşman Attığım boşa gitmiyordu Lüzumsuzdu nişan

32 Hüsn-i Talil Bir olayın ya da olgunun gerçek nedenlerini bir yana bırakıp onu hoşa gidecek bir nedenle açıklamaya denir. Yeni bir ülkede yem vermek için atlara Nice bin atlı kapılmıştı fetih rüzgarına

33 Sen yoksun hiçbir şey yok Güneşin rengi Ağustos yıldızlarının sıcaklığı Karanfil kokusu

34 TENASÜP Anlamca birbiriyle ilgili sözcükleri bir arada kullanma sanatıdır. Tenasüp olması için anlamca ilgili sözcükler arasında karşıtlık ilgisi olmaması gerekir. Mest oluptur çeşm ü ebrunun hayalinde iman Okumaz mihrabda bir harf-i Kuran-ı dürüst.

35 Suya versün bağban gülzarı zahmet çekmesün Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gülzare su.

36 TECAHÜL-İ ARİF Şairin çok iyi bildiği bir şeyi bilmiyor görünerek söz söylemesine denir. Dün gece yoktu ki Bu dağ buraya nasıl gelmiş Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz

37 Sular mı yandı neden tunca benziyor mermer?

38 İSTİFHAM Cevap bekleme amacı gütmeden, duyguyu ve anlamı güçlendirmek için sözü soru biçiminde yöneltmeye denir. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki veda Bana kara diyen dilber Gözlerin kara değil mi?

39 Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

40 TELMİH Söz arasında, herkesçe bilinen geçmişteki bir olaya, ünlü bir kişiye, bir inanca…işaret etmeye, onu anımsatmaya telmih denir.

41 İnsanız, en şerefli mahlukuz ! Deyip de pek fazla Övünmemiz haksız Atamız elma çaldı cennetten Biz o hırsızların çocuklarıyız.

42 Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.

43 Leff ü neşr Genellikle bir beyit içinde, birinci sırada birkaç şeyi andıktan sonra, ikinci dizede bunlarla ilgili benzerlik ve karşıtlıkları vermeye denir. Hakir olduysa millet, şanına noksan gelir sanma Yere düşmekle cevher, sakıt olmaz kadr ü kıymetten.

44 TEDRİC Düşünceyi derece derece yükselten veya indiren bir düzen içinde sıralamaya denir. Geçsin günler, haftalar, aylar, mevsimler, yıllar, Zaman sanki bir rüzgar ve bir su gibi aksın.

45 TEKRİR Anlatımın etkisini güçlendirmek için bir sözcüğü ya da sözcük grubunu art arda sıralamaya denir. Mademki güzelsin güzeli yaşatmak için Mademki iyisin iyiliği yaşatmak için Mademki umutlusun umudu yaşatmak için

46 Bu yağmur…bu yağmur… bu kıldan ince Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur Bu yağmur… bu yağmur… bir gün dinince Aynalar yüzümüzü tanımaz olur.

47 RÜCU Bir düşünceyi daha güçlü anlatmak için, söylenen sözden döner gibi davranmaya rücu denir. Bir şarkıdır söylediği Mavi bir sevda şarkısı Hayır mavi değil Ela bir şarkıdır söylediği

48 İrsal-i mesel Söylenen bir düşünceyi inandırıcı kılmak ve pekiştirmek amacıyla söze bir atasözü ya da özdeyiş katmaya denir. İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah Yardımcısıdır doğruların Hazret-i Allah.

49 CİNAS Söylenişleri ve yazılışları bir, anlamları farklı iki sözcüğü bir arada kullanmaya cinas denir. Bir güzel şüha dedim ki gözün sürmelidir, Dedi vallahi seni Hind’e kadar sürmelidir.

50 Kısmetindir gezdiren yer yer seni Göğe çıksan akibet yer yer seni Bağ bana Bahçe sana bağ bana Değme zincir kar etmez Zülfün teli bağ bana

51 Her nefeste işledim ben bir günah Bir günah için çekmedim bir gün ah Yanalı Haylıca vakit oldu Ben bu derde yanalı Binme namert atına Ya mıhı deşer ya nalı

52 SECİ Cümlelerin ya da bir cümle içinde birden çok sözcüğün sonlarındaki ses benzerliğine seci denir. SECİ DÜZ YAZIDA KULLANILAN UYAKTIR.

53 AKİS Bir cümle ya da dize içindeki sözleri ters çevirerek söylemeye denir. Her inişin bir yokuşu, her yokuşun bir inişi vardır. Yemek için yaşamamalı, yaşamak için yemelidir. Didem ruhunu gözler, gözler ruhunu didem.

54 AKROSTİŞ Bir şiirde dizelerin ilk harflerinin yukarıdan aşağıya doğru anlamlı bir sözcük oluşturmasına denir. Var olan bir sen bir ben bir de bu bahar Elden ne gelir ki ? Güzelsin gençliğin var, Dünyada aşkımız ölüm gibi mukaddes İnan ki bir daha geri gelmez bu günler Alemde bu andır bize dost esen rüzgar.

55 LEBDEĞMEZ İçinde B,P,F, M,V gibi dudak ünsüzleri bulunmayan sözcüklerle yazılan şiirlere lebdeğmez denir.

56 ALİTERASYON Bir şiirde ya da düzyazıda ahenk yaratmak amacıyla aynı ses ya da hecenin yinelenmesine denir. Sokaktayım,kimsesiz sokak ortasında


" Anlatımı güçlendirmek ve zenginleştirmek, söyleyişe güzellik katmak için başvurulan söz ve anlam oyunlarına “edebi sanat”lar diyoruz.  Çoğu şiirde." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları