Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ). Erken çocukluk özel eğitimi 0-5 yaş arası dönemdeki çeşitli yetersizlikleri bulunan çocuklar ve herhangi bir nedenle.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ). Erken çocukluk özel eğitimi 0-5 yaş arası dönemdeki çeşitli yetersizlikleri bulunan çocuklar ve herhangi bir nedenle."— Sunum transkripti:

1 MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

2 Erken çocukluk özel eğitimi 0-5 yaş arası dönemdeki çeşitli yetersizlikleri bulunan çocuklar ve herhangi bir nedenle gelişimleri risk altında olan çocuklara ve ailelerine sağlanan hizmetlerin tümünü kapsayan bir sistem olarak tanımlanmaktadır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

3  Erken çocuklukta özel eğitimin yasal olarak; 1980 li yıllara kadar okulöncesi dönemde özel eğitimden söz edilmesine karşın günümüzde birçok ülkede engelli ya da gelişimleri gecikmiş olan çocukların ve ailelerinin desteklenmesi yasalarla zorunlu hale getirilmiştir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

4  KHK nın 2. kısmının 1. bölümünde bu dönemdeki çocukların;Tanılama değerlendir me yerleştirmesine ilişkin: Madde 5 - Her aşamadaki tanılamada, bireyin eğitsel performans düzeyi belirlenir, gelişim alanlarındaki özellikleri değerlendirilir ve bu değerlendirme sonuçları dikkate alınarak eğitim amaçları ve hizmetleri planlanır, en uygun eğitim ortamına yerleştirilmesine karar verilir. Tanılama, değerlendirme ve yerleştirme sürecinin her aşamasında ailenin de görüşü alınarak katılımı sağlanır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

5 Erken çocukluk dönemi eğitimi  Madde 6 - Erken çocukluk dönemindeki özel eğitim hizmetleri ailenin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi temeline dayalı olarak evlerde ve kurumlarda sürdürülür. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

6 Okul öncesi eğitimi  Madde 7 - Tanısı konulmuş özel eğitim gerektiren çocuklar için okul öncesi eğitimi zorunludur. Bu eğitim özel eğitim okulları ile diğer okul öncesi eğitim kurumlarında verilir. Gelişim ve bireysel özellikleri dikkate alınarak, özel eğitim gerektiren çocukların okul öncesi eğitim süreleri uzatılabilir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

7  Erken eğitim, 0-6 yaş (0-72 ay) çocukların ev ve kurum ortamlarında bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişmelerini desteklemek amacıyla yapılan eğitime denir.  Erken eğitim, 0-3 (0-36 ay) takvim yaşına sahip çocuklar için erken çocukluk eğitimi dönemi; 3- 6 (37-72 ay) takvim yaşına sahip çocuklar için ise okulöncesi eğitimi dönemi olarak iki aşamaya ayrılmaktadır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

8  Bu dönemlerde çocukların gelişimleri çok hızlıdır ve çocuklar bir çok beceriyi öğrenmeye hazırdırlar.  Çocuklar bu dönemde anne-babalarından, erken eğitim kurumlarından, arkadaşlarından ve çevrelerinden birçok beceri öğrenerek eğitimin daha sonraki basamakları için gerekli alt yapıyı oluştururlar. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

9  Karşılaştırmalı araştırmalar, erken eğitim alan çocukların çoğunun, okula başladıklarında, erken eğitim almayan benzer özellikteki çocuklara kıyasla pek çok beceriyi daha iyi edinmiş olduklarını göstermektedir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

10  Bir Ölçüm yapmak ancak iyi bir cetvelle olur.  Bu sebeple normal çocuğun gelişimini bilmek bir öğrencinin gelişimi hakkında bize en sağlıklı bilgiyi verecektir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

11  Gelişim organizmanın doğum öncesinden başlayarak bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden olgunlaşma ve öğrenme etkileşimiyle sürekli ilerleme kaydetmesidir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

12  Büyüme bireylerin fiziksel özellikleri için kullanılmakta ve organizmanın bedensel olarak gösterdiği değişiklikleri ifade etmektedir. Bu yönüyle, birey açısından boyun uzaması, kilonun artması, vücudun irileşmesi büyüme kavramı içinde yer almaktadır.  Gelişim ve büyüme karıştırılmamalıdır. Örneğin; kişinin vücudu büyür, zihni ise gelişmektedir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

13  Bu dönem 4’e ayrılabilir: Döllenme, germinal dönem, embriyo dönemi ve fetus dönemi. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

14  Yaşam, tek bir spermin annenin fallop tüpündeki bir yumurta ile karşılaşması sonucu döllenme denilen süreçle başlar. Annenin periyodunun yaklaşık ortasına rastlayan dönemde yumurta üretilir. Döllenme bu olaydan bir kaç gün sonra yumurtanın yumurtalıktan inip fallop tüpünde ilerlediği dönemde oluşur. Eğer yumurta döllenmeden rahime giderse rahim içinde birkaç günde yok olur ve döllenme, diğer bir periyoda kadar olanaksızlaşır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

15  Döllenmeden sonraki 2. haftanın sonuna kadar süren dönemdir. Spermden 23, yumurtadan 23 olmak üzere 46 kromozom oluşur. Bir gün içinde kromozom çiftleri 2 misline çıkar ve yarı sayıda olmak üzere hücrenin 2 ucunda toplanır. Sonra döllenmiş yumurta 2 hücreye ayrılır. Her bir hücre orijinal hücrenin aynısıdır ve 23 çift kromozoma sahiptir. Sonraki günde 2 büyük gelişme görülür. Birinci gelişme, devam eden hücre bölünmesidir; her bölünmeden önce kromozom çiftleri 2 katına çıkar ve bir öncekinin aynısı olan hücreler oluşturur. İkinci gelişme ise, yumurtanın döllenmeden sonraki hafta veya 10 gün içinde rahim duvarına sıkıca yapışmasıdır. Bu sırada bölünen hücreler derece derece sferik kütle oluştururlar ve bu kütle iç ve dış parça yani amnion ve koriyon olarak ayrılır. Dış parça rahim duvarı ile sıkıca bir bağlantı sağlar ve fetus ile anne arasındaki bariyeri (plasenta) oluşturur. İç parça ise fetüsü oluşturmaktadır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

16  Embriyonik Dönem: Döllenmeden sonraki yaklaşık haftaları içerir. Burada ilkel insan şekli oluşur. Baş, kollar, gövde ve bacaklar gibi vücudun temel parçaları oluşur. Göz, kulak, parmak gibi daha ince özellikler fark edilir hale gelirler. İç organların bir kısmı ilkel kalp atışı, dolaşımsal aktivite, karaciğer ve böbrek fonksiyonları ve bazı sinir sistemi hareketleri ayırt edilebilir. Dış parça plesantayı oluşturur ve plesanta anne ile embriyonun dolaşım sisteminin birleştiği uygun bir ortamdır.  Yarı geçirgen zar, anne ile bebeğin kan akımlarını birbirinden ayırır fakat O2, ilaçlar vitamin, şeker ve protein gibi besleyici maddelerin embriyona geçmesine izin verir. Göbek kordonu atık maddeleri embriyondan plasenta bariyerine taşır. Bu kordon bazı maddelerin geçişine izin verir. Kan hücreleri plasentanın zarından geçemeyecek kadar büyüktür ve bu sebeple anne ve bebeğin dolaşım sistemleri arasında doğrudan bir bağlantı yoktur. Bu dönem sonunda embriyo 2.5 cm. uzunluk ve 14 gr. ağırlıktadır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

17  Bu dönem 8.haftadan doğuma kadar sürer. 12 haftalık bir bebek 7.5 cm. boyunda ve 28 gr. ağırlığındadır. Fetus hareketlidir. Kolunu bacağını oynatabilir, ağzını açıp kapayabilir, başını oynatabilir. Yüzdeki uzuvlar ayırt edilebilir. Genital organlar farklılaşır.  4. ayın sonunda prenatal refleksler güçlenir, anne bebeğin ayak hareketlerini hissedebilir.  5. ayın sonunda deri biçimlenmiştir. Fetus daha da hareketli olur. El ayak tırnakları oluşmuştur. Rahimdeki pozisyonunu almıştır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

18  6. ayın sonunda fetus’un boyu 36 cm. kilosu 900 gr. dır. Gözler ve göz kapakları tamamıyla oluşmuştur. Baştaki saçlar ince tüyler halindedir. Yakalama refleksi görülür.  7. ayın sonunda doğacak bir bebeğin yaşama şansı vardır. Prematüre bir bebek enfeksiyonlara duyarlıdır ve bu nedenle koruyucu bir ortamda bir süre bakılmalıdır. 40 cm 1,5 kg. dır.  8. ve 9. aylarda kilo hızla artar, yağ dokusu gelişir, kalp, böbrek gibi organ sistemlerinin aktiviteleri gelişir.  Yenidoğanın ortalama ağırlığı gr. boyu 50 cm. dir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

19  1. KALITIM  Organizmaya döllenme anında aktarılan tüm özelliklerin tamamı kalıtımdır.  Genlerle aktarılır.  Kalıtım, genetik demektir.  Genler, genelden en özel özelliğe kadar bilgi verir.(İnsan mı? Hayvan mı? dan tutunda ten rengi, göz rengine kadar…)  Şimdi bu konuyu birazdaha teferruatıyla inceleyebilmek için genleri açalım. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

20  Genotip  Organizmaya aktarılan genetik malzemelerin tamamıdır diyebiliriz.  Genotipte tüm kuşakların özellikleri mevcuttur. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

21  Genotip ile gelen genetik özelliklerin, çocukta açığa çıkan özellikleridir.(Cinsiyet, renkler)  Genotip ile önceki tüm kuşaklardan gelen kanser, şizofreni, kalp veya otizim gibi hastalıkların çocukta açığa çıkması fenotiptir.  Yani, genotipte tüm kuşakların özellikleri mevcutken fenotip bu özelliklerin açığa çıkmasıdır.  Genetik havuzdan dolayı fenotip açığa çıkar.  Şimdi kalıtımla ilgili son açıklamalarımızı yaparak diğer faktörlere geçebiliriz.  Kalıtım biyolojik özellikleri belirliyor.Bazı özellikler ve hastalıklar üzerinde çevre etkisi yoktur.  Lakin kanser, kalp, şeker, şizofreni veya otizim gibi hastalıklar genetik yekinlik olarak gelir ve çevre etkisiyle açığa çıkabilir.(Şizofreni ve otizim doğum öncesi hastalıklarıdır.) MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

22  Kalıtımın en etkili olduğu dönem doğum öncesidir.  Döllenme genotip + fenotip ile olur.  Son olarak kalıtımsal bir durum olan mutasyona değinelim. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

23  Gelişimi etkileyen faktörler içinde yer alan çevre, bireyin doğuştan getirdiği özelliklerin ortaya çıkmasına olanak sağlayan ya da sınırlandıran faktörleri içermektedir.  gelişim psikolojisi için önemli bir yere sahip olan çevreyi 3 başlık altında inceleyebiliriz.  Doğum Öncesi Çevre: Annenin aldığı ilaç, alkol, radyasyona maruz kalma, akraba evliliği gibi etkenler, gelişimi etkileyen faktörler içindeki doğum öncesi çevresel değişkenlerdir.  Doğum Sırasında Çevre: Çocuğun oksijensiz kalması ya da doğum anında kordonun dolanması gibi çevresel değişkenlerdir.  Doğum Sonrası Çevre: Ailenin ekonomik durumu, sosyal durumu, çocuklarına davranış tarzları, ailenin dağılması, çocuğun geçirdiği hastalıklar, çocukların doğuş sırası gibi binlerce değişkenden oluşan doğum sonrası çevre, gelişimi etkileyen faktörler içinde yer alır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

24  Gelişim psikolojisi içinde yer alan gelişimi etkileyen faktörler konusundaki son başlık da zaman başlığıdır.  Kritik Dönem: Belirli bir kazanımın sağlanabilmesi için çevre etkisinin en yoğun olduğu zaman dilimine kritik dönem denilmektedir. Birey bazı gelişim dönemlerinde belirli kazanımlar için yüksek duyarlığa sahiptir. Bu dönemlerde uygun çevre koşulları sağlanırsa kazanım daha çabuk yönde gerçekleşir. Eğer bu dönemde uygun çevre koşulları sağlanmazsa, ilerde kazanım gerçekleşse bile istenildiği kadar etkili olamaz. Bu zaman aralıklarının tümüne kritik dönem adı verilmektedir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

25  Kritik dönemler doğum öncesi dönemden itibaren başlamaktadır.  Gebeliğin ilk 3 ayı kritik dönemdir.  Gelişimi etkileyen faktörler içindeki kritik dönem zamanlama ile alakalıdır. Gelişimde zamanlama, herhangi bir uyarıcının organizmaya verilirken doğru zaman aralığında verilmesidir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

26  Bireyin içinde yaşadığı zaman diliminde gerçekleşen önemli olayların, bireyin gelişim sürecindeki etkisidir. İnsanların davranışları ve ilgileri, savaş, teknoloji, moda, düşünce akımları gibi olgulara bağlı olarak değişebilir ve gelişebilir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

27  Çocuğun var olan gelişim düzeyini belirleyerek, gelişimsel farklılıklarını saptamak  Gelişimsel risk taşıyan çocukları tespit etmek  Çocukların özel gereksinimlerini ortaya koymak  Farklı gelişim gösteren veya gelişimsel risk altındaki çocuklar için uygun eğitim programları planlamak ve uygulamak  Eğer tıbbi değerlendirme ve tanılama yapılmamışsa aileyi bilgilendirerek hastanelere yönlendirmek MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

28  Stanfort-Binet Zeka Testi  Yaş Grubu; 2-16 yaş arasındaki çocukların zihinsel gelişimlerini değerlendirmek amacıyla uygulanır.  Özelliği; Testin zekayı farklı boyutları ile ölçen 15 alt ölçeği bulunmaktadır. Bu ölçekler çocuğun konuşma gelişimi, sözel ve sayısal akıl yürütme becerileri, soyut düşünme kapasitesi, ince-kaba motor gelişimleri,dikkat, algı ve bellek süreçleri hakkında bilgi verir.  Uygulama; Uygulamaya takvim yaşının bir alt basamağından başlanır ancak küçük çocuklarda sıkılmalarını engellemek için gelişimsel yaşı tespit edilip, o yaşın bir altından başlanır. Test maddeleri yaş ilerledikçe zorlaşır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

29  ZEKA ; Bireyin doğuştan sahip olduğu, gelişmeye açık zihinsel bir işlevdir.  Stanfort-Binet’ e göre; ZEKA YAŞI (IQ) : ZY \ TY X 100  WISC-R Zeka Testi;  Yaş Grubu; 6-16 yaş arasındaki çocukların zihinsel gelişimlerini değerlendirmek amacıyla kullanılır.  Özelliği ; Bu test sözel ve performans olmak üzere iki ayrı bölümde ele alınır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

30  Genel Bilgi Resim Düzenleme  Benzerlik Küplerle Desen  Aritmetik Parça Birleştirme  Sözcük Dağarcığı Şifre Çözme  Yargılama Labirent  Sayı Dizileri Resim Tamamlama MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

31  Uygulama; Her alt testin yaş düzeylerine göre başlangıç maddeleri farklıdır.Test maddeleri kolaydan zora doğru sıralanmıştır. Başarısızlıklarda geriye dönüşler mevcuttur. Test sonunda 3 çeşit IQ elde edilir ( sözel,performans,toplam IQ şeklinde).Toplam IQ sonucuna göre tanı konur. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

32 Yaş Grubu; 5-12 Yaş grubu çocukların resimleri yoluyla zihinsel gelişim düzeylerini saptamaya yönelik olarak geliştirilmiştir. Özelliği ve Uygulaması; Çocuktan bir insan resmi çizmesi istenir, kız ve erkek çizimleri için ayrı ayrı değerlendirme yapılır. Çizilen insan resimleri yaş düzeyi çerçevesinde  belirli bir yaşta çizilmesi gerekenler  çoğunlukla çizilenler  bazen çizilenler  pek az çizilenler boyutlarında değerlendirilerek puanlanır.  Puanların toplamı zeka yaşına çevrilip, takvim yaşına bölündüğünde IQ puanına ulaşılır, ancak bu test tanılamada tek başına kullanılmaz özellikle wısc-r ve stanfort-binet ile birlikte değerlendirilmelidir. Çizimler ayrıca uzmanlarca psikolojik yansımalar açısından da değerlendirilir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

33 Yaş Grubu; 2-12 yaşları arasındaki çocuklara uygulanır. Özelliği ve Uygulaması; Çocukların kelime bilgisinin gelişimini ve alıcı dil yaşını saptamada kullanılır. Resimler ve sözcükleri eşleştirmek suretiyle kişinin dil gelişimini belirlemeyi amaçlayan 100 resimden oluşmaktadır. Her çocuktan içinde bulunduğu takvim yaşına göre belli sayıdaki resmi tanıması beklenmektedir. Resimler kolaydan zora giden somut ve soyut pek çok kavramı ve eylemi içerir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

34  Yaş Grubu; 6-11 yaşları arasındaki çocuklara uygulanır. Özelliği ve Uygulaması ; Görsel motor algıyı ölçen bu testte 9 ayrı karttaki farklı çizimleri çocuktan bakarak kopya etmesi isteniyor. “ Bir şeyi görüyorsunuz, ne gördüğünüz beyne iletiliyor ve algılıyorsunuz; beyinden kolunuza emir geliyor ve algıladığınızı çiziyorsunuz” Çizimlerdeki çeşitli hatalar nörolojik bir probleme ya da dikkat ve algılamaya yönelik sorunlara işaret edebiliyor. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

35  DENVER II Gelişimsel Tarama Testi Yaş Grubu; 0-6 yaş arasındaki görünürde sağlıklı olan çocuklara uygulanmak üzere düzenlenmiştir. Kullanım Amacı; Çocuğun yaşına uygun bir takım becerilerini değerlendiren bu araç, gelişimsel açıdan farklılık gösteren çocukları taramada, kuşkulu durumları objektif bir ölçütle doğrulamada ve gelişimsel açıdan risk altındaki çocukları izlemede kullanılır. Özellikleri ve Uygulama; Denver II aşağıdaki gelişimsel alanları taramak üzere test formu üzerinde 4 bölümde toplanmış 116 maddeden oluşmaktadır ;  Kişisel-Sosyal; İnsanlarla anlaşma, kendi bireysel gereksinimlerini karşılayabilme  İnce-Motor; El-göz koordinasyonu, küçük cisimleri kullanabilme,problem çözme  Dil; İşitme, anlama ve dili kullanma  Kaba Motor; Oturma, yürüme, zıplama ve genel olarak büyük kasların gelişimi  *Denver uygulamasında bazı maddeler çocuğa yaptırılırken,kişisel – sosyal gelişim bilgileri aileden alınır. *Denver II bir zeka testi değildir, bu araçla tanı konulmaz Gelecekteki zihinsel veya uyumsal yeteneği tahmin etmede kullanılmaz. Bunun yerine çocuğun bir takım işlevlerdeki becerisini yaşıtları ile karşılaştırarak, gelişimsel açıdan değerlendirilmesine imkan tanır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

36 Yaş Grubu; 0-6 yaş grubu Türk çocukları için geliştirilmiş bir tarama ölçeğidir. Kullanım Amacı; Bebek ya da çocuğun yaşıtlarına göre genel gelişiminin hangi noktada olduğunun belirlenmesinin yanı sıra, gelişimin 4 farklı alanı olan “ dil-bilişsel”, “ince-motor” “kaba-motor” sosyal beceri- özbakım” alanlarında da yaş grubu içinde ortalama ya da ortalamanın altında olup olmadığını saptamaktadır. Özellikleri ve Uygulama;  AGTE Türk kültürüne uygun olarak geliştirilen ilk gelişim ölçeği olma özelliği taşımaktadır.  Bebek ya da çocuklara uygulama yapmadan annelere sorulan sorular aracılığı ile alınan bilgilere dayanan 154 maddeden oluşur.  Çocuğu en iyi tanıyan kişiler olarak annelerin çocuk hakkında verdikleri bilgiler uzun süreli gözleme dayanmaktadır.Böylece bireysel test uygulamalarında sonuçları olumsuz olarak etkileyebilecek hastalık, yorgunluk, uyku gibi geçici durumlar annelerin değerlendirmelerine yansımamaktadır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

37  Erken Özel eğilim, sıfır-altı yaş arasındaki gelişim geriliği olan ya da risk allında bulunan çocuklar ile ailelerine sağlanan eğilim hizmetleridir (Odom, Yoder ve Hill, 1988; Wolery, 1993). Gelişim geriliği gösteren çocukların tüm gizilgüçlerine ulaşmaları için eğitimlerinin olabildiğince erken başlaması gerekmektedir (Heward, 1996; Odom, ve diğ., 1988; Peterson, 1988; Schulz, 1987; Wolery. 1993). MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

38  Gelişim geriliği olan ya da gelişim geriliği riski taşıyan çocuklarının bakımını üstlenen ailelerin eğitime de aktif katılımlarının sağlanmasına yönelik hizmetlerin geliştirilmesiyle ve erken özel eğitim programlarının uygulanmasıyla ilgili yasal düzenlemeler yapılmaya başlanmıştır. Bu düzenlemeler, gelişmiş ülkelerde I960'Iı yıllarda yürürlüğe girerken (Blackhursl ve Berdine 1993). Türkiye'de 1997 yılında yürürlüğe girmiştir (T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 1997). MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

39  Çocuklar için:  (a) gelişimsel becerilerin en iyi şekilde kazanılmasını sağlamak  (b) belirli durumlarda ve ortamlarda içinde yaşayacakları topluma uyumlarını en üst düzeye çıkarmak  (c) kişisel bakımlarını yapabilme düzeylerini ve sosyal yaşamlarının kalitesini arttırmak.  Aileler için:  (a) çocuklarıyla ilgili uygun kararları alabilmek  (b) çocuklarıyla, hem aile hem de çocuk için doyurucu ve yararlı şekilde etkileşimde bulunabilmek  (c) çocuklarının gelişimine katkıda bulunabilmek  (d) toplumla bütünleşmek.  Hizmeti sağlavanlar için:  (a) gelişim geriliği oları çocukların ve ailelerinin toplum tarafından kabulünü arttırmak (b) erken özel eğitim programlarını uygulamak ve geliştirmek  (c) gelişim geriliği olan çocukları, ailelerini ve sunulan hizmetleri desteklemek ve savunmak. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

40  Aileye sağlanan erken özel eğitim hizmetleri, uzmanın aileyi evinde ziyaret etmesiyle tümüyle evde (eve dayalı); zaman zaman uzmanın eve, zaman zaman da ailenin kuruma gitmesiyle evde ve kurumda (eve ve kuruma dayalı) ve ailenin kuruma gitmesiyle kurumda (kuruma dayalı) olmak üzere üç şeklide sunulabilmektedir (Dunst, 1999). MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

41  Kuruma Dayalı Elken Özel Eğilim Hizmeti Sunma Modeli Kuruma dayalı erken özel eğitim hizmeti sunma modelinde, öğretim etkinlikleri, özel eğitim hizmeti veren bir kurumda yapılır. Uygulamacılar, ev ziyaretleri yapmadan bütün çalışmalarını kurumda sürdürürler. Böylece uygulamacılar aralarında işbirliği yaparak çocuğun gelişimi için uygun öğretim programı geliştirme fırsatı bulurlar. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

42  Ortam yapılandırılabilir.  Başka eğitmenler ile işbirliği yapılabilir.  FTR ilaç vb tıbbi destek kontrollü sağlanır.  Sosyal etkileşim daha çok sağlanır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

43  Eve dayalı erken Özel eğitim uygulamalarında en önemli amaç, çocukların eğitiminde aile katılımını arttırmaktır (Bailey, ve diğ., 1998). Eve dayalı uygulamalar, ailenin gereksinimlerini kendi ortamında belirlemek, aileyle birlikte planlama yapmak, çocuğun gereksinimlerini kendi ortamında karşılamak ve aileye bilgi ve eğitim sağlamak için ideal ortamlardır. Pek çok araştırma sonucu, ailelere sağlanan eve dayalı erken eğitim hizmetlerini desteklemektedir. Bunun nedenini Ketelaar ve Vermeer (1998) şu şekilde açıklamaktadır: MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

44  1. Bir ortamda öğrendiği beceriyi diğer bir ortama transfer etmede zorluğu olan gelişim geriliği olan çocuklara, özellikle devinsel becerilerin aileleri tarafından ev ortamlarında öğretilmesi, becerinin uzmanlar tarafından terapi ortamlarında öğretilmesinden daha kolay ve İşlevsel olabilir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

45  2. Uzmanlar çocuklarla belirli sürelerle çalışmaktadırlar. Oysa. çocuklar zamanlarının çoğunu aileleriyle birlikte geçirmektedir. Dolayısıyla, aileler evde çocuklarıyla uzmanlardan daha uzun süre verimli şekilde çalışabilirler. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

46  3. Aileler erken eğitim programına katıldıklarında çocuklarının gelişimlerini ve gizilgüçlerini daha İyi anlayabilirler ve uygun şekilde gelişmeleri için çocuklarına daha kolay yardım edebilirler. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

47  4. Ailelere kendi çocuklarına Öğretim yapma becerilerinin öğretimi, ailelerin yeterliğini ve kendilerine güvenlerini arttırır. Eve dayalı erken özel eğitim hizmetleri, eğitim merkezlerine uzak, ailelerin kolay yolculuk yapmasına engel olan bölgelerde ve kronik hastalığı olan veya enfeksiyon kapmaya eğilimli çocukların eğitiminde yeğlenmektedir (Wayman ve Lynch, 1991). Eve dayalı erken özel eğilim hizmetleri, ailenin daha fazla çalışmasını gerektirmesi nedeniyle aileye ek bir yük getirmektedir. Aynı zamanda, ailede kardeş ya da komşu çocukları yoksa, çocuğun, çocuklar arası etkileşim ve sosyal oyun fırsatlarını da engelleyebilmektedir. Ayrıca, uygulamacının, aile ziyareti yapmak amacıyla sürekli yoiculuk yapması çok yorucu olabilmektedir. Aynı zamanda, eve-dayalı uygulamalarda uygulamacı, çocuğu, kuruma dayalı uygulamalarda olduğu kadar yoğun gözleme fırsatı da yakalayamayabilmektedir (Wolery, 1993). MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

48  Aileye sağlanan eve dayalı erken özel eğitim hizmeti sunma modelinde uzman aileyi evinde ziyaret eder. Ev ziyaretinin önemli bir yararı, çocuğun ve ailenin gereksinimlerinin karşılanması için, sunulacak hizmetin bireyselleştirilebilmesidir (McBride ve Peterson, 1997). Wolery (1993) her ev ziyareti için, genelde dört basamaktan oluşan bir Öğretim sürecinden söz etmiştir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

49  Bunlar:  (a) aileye uygulama yapma becerilerini ve uygulama şekillerini anlatmak  (b) aileye uygulamanın nasıl yapılacağını gösterip model olmak  (c) ailenin yaptığı uygulamayı gözlemek  (d) aileye yaptığı uygulamaya yönelik dönüt vermek. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

50  Selamlaşma; Uygulamacı bu aşama boyunca, aile bireyleriyle dostça bir ilişki kurar. Aile bireyleriyle selamlaşmalar kısa sürer. Bu aşama, aileyle etkileşimde bulunma şekline ve ziyaretin gidişatına göre yapılır. Uygulamacı ev ziyareti sırasında uzmanca bir yaklaşımla dostça bir etkileşim kurar. Selamlaşma, bazı aiie yapılarında çok önemli olabilmekledir. Selamlaşma sırasında, neyin yapılıp neyin yapılmayacağı, ziyaret edilen ailenin kültürel yapısına göre belirlenir. Selamlaşma, zaman zaman farklı etkileşim şekillerini de içerebilir. Örneğin, herkesin hatırını ayrı ayrı sorma, ikram kabul etme, hediye alıp-verme ya da evin bahçesini dolaşma gibi. Böyle durumlarda uygulamacı, nasıl bir tavır sergileyeceğine, ortama göre kendisi karar verir. Bazen bu etkileşimler, aile ve çocuk hakkında uzmana oldukça yararlı bilgiler sağlayabilmektedir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

51  2. Amaçları Belirleme: Ev ziyareti, aileye sağlanan erken özel eğitim hizmetlerinin uygulama şekline ve ziyaretin amacına bağlı olarak, belirli aralıklarla ve düzenli olarak ya da gerektikçe yapılır. Ev ziyaretinin amacı, aileyle yapılan ön görüşmeler yoluyla, ziyaret gününden önce belirlenir. Yine de, ev ziyaretinin amacını kesinleştirmek ve görüş birliğini sağlamak için. ilk ev ziyaretinden önce bir ziyaret yapılarak kapsamlı Ön görüşme yapılır. Ev ziyaretinin amacının ne olduğunun bilinmesi, ev ziyaretlerini daha açık ve işlevsel kılar. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

52  Uygulama: Ev ziyaretinde zamanın çoğu, öğretim için belirlenen amaçları gerçekleştirmek için yapılan etkinliklerle geçer. Bu aşamada, uygulamacı sadece aile bireylerinin uygulama sırasında göstermiş oldukları performansı gözleyebilir. Uygulamacı, aile bireylerinin sorularına cevap vermek, sorunları çözmek ve çocuğa yapılan öğretimin etkililiğini tartışmak için devreye girer. Uygulamacı, aynı zamanda, ailenin kaygılarını ve önceliklerini göz önüne alarak aileyle konuşmak için zaman ayırabilir. Aile bireylerini dinlemek için ayrılan süre kısa tutulurken, zamanın çoğunda, ailelerin kaygılarını azaltacak stratejiler geliştirmelerine yardımcı olunabilir; çocukla doğrudan çalışılarak aileye model olunabilir ya da çocuğun gelişimi değerlendirilebilir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

53  Çalışmayı Bilirine: Ev ziyaretinde son aşama, yapılan çalışmaları özetleyerek görüş birliğine varılmasıdır. Bu aşamada, uzman ve aile bireylerine ziyaret boyunca yapılan çalışmaları tekrar gözden geçirme fırsatı doğar ve farklı uygulama biçimleriyle ilgili görüşlerde, görüş birliğine varılır. Ayrıca, ev ziyareti boyunca neler yapıldığı özetlenir. Son olarak, bir sonraki çalışma için gereksinimler belirlenerek nasıl bir yol izleneceğine karar verilir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

54  Erken Özel eğitim programları, erken eğitim döneminde gelişim geriliği olan ya da bu risk taşıyan çocukların gelişimlerini değerlendirmek, desteklemek ya da onları bir üst eğitim programına hazırlamak için geliştirilmiş farklı şekillerde uygulanabilen sistematik eğitim programlarıdır (Birkan.2002). MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

55  Ailelere kendi çocuklarının gelişimini değerlendirmey e ve öğretim becerileri kazandırmaya yönelik sıklıkla kullanılan erken özel eğitim programlarından bazıları şunlardır:  The Murdoch Early Intervention Program (Birnbrauer ve Leanch, 1993);  Portage {White ve Cameron, 1987); Parent Action in Childhood Education (PACE);  Precise Early Education for Children with Handicaps (PEECH) (Caclman, 1977; Schulz. 1987; Shea ve Bauer, 1985),  Small Steps Early Intervention Program (Pieterse ve Treloar, 1989).  Kuzey Amerika ve Avustralya gibi pek çok gelişmiş ülke de bu programlar, uzman desteği sağlanan aileler ya da uzmanlar tarafından uygulamaktadır (Birkan, 2002; Pieterse ve Treloar, 1989; Schaefer, 1991). MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

56  Türkiye de en yaygın kullanılan eğitim programlarına göz atalım. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

57  Küçük adımlar erken eğitim programı Zihinsel Engellilere Destek Derneğinin Türkiye'ye 1993 yılında getirdiği ve üniversitelerle işbirliği içinde uygulaması yapılan bir programdır. Küçük adımlar, gelişimsel geriliği olan çocukların anne babaları için hazırlanmış bir erken eğitim programıdır. 8 kitaptan oluşan bir eğitim setidir. Her kitap farklı bir konuyu içermektedir. Program 5 temel gelişim alanına odaklanmaktadır. ( Büyük Kas Becerileri, Küçük Kas Becerileri, İletişim Becerileri, Alıcı Dil Becerileri, Kişisel ve Toplumsal Beceriler). Programdaki beceriler 0-6 yaş diliminde olan becerilerden oluşmaktadır MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

58  1. EV MERKEZLİ UYGULAMA: Küçük adımlar programına başlamadan önce programa aday çocuklar bir uzman tarafından ön değerlendirmeye tabi tutulurlar. Ön değerlendirmede çocuğun küçük adımlar becerilerini tamamlamış olup olmadığına bakılır ve Küçük Adımlar Gelişim Becerileri Envanterini tamamlamamış olan çocuklar programa alınır. Programa alınan ailelere 8 kitaptan oluşan Küçük Adımlar Eğitim Seti dağıtılır ve aileler, 2 oturumluk bir aile eğitim kursuna tabi tutulur. Kurslar tamamlandıktan sonra, her bir aile, üniversitede okuyan ve küçük adımlar erken eğitim programının teorik eğitimini almış bir öğrenci ile tanıştırılır. Üniversite öğrencisi 4 ay boyunca aileyi evde ziyaret ederek programı aileye öğretir. Program uygulaması sırasında ailelerle aylık toplantılar düzenlenerek programın takibi yapılır ve öğretim görevlileri ailelere seminerler verir. Üniversite öğrencileri, uygulama danışmanlıklarını üniversitedeki öğretim görevlilerinden alır. Eğitim öğretim yılı tamamlanınca küçük adımlar erken eğitim programı da sonlandırılır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

59  2. KURUM MERKEZLİ UYGULAMA  Küçük adımlar programına başlamadan önce programa aday çocuklar bir uzman tarafından ön değerlendirmeye tabi tutulurlar. Ön değerlendirmede çocuğun küçük adımlar becerilerini tamamlamış olup olmadığına bakılır ve Küçük Adımlar Gelişim Becerileri Envanterini tamamlamamış olan çocuklar programa alınır. Programa alınan ailelere 8 kitaptan oluşan Küçük Adımlar Eğitim Seti dağıtılır ve aileler, 2 oturumluk bir aile eğitim kursuna tabi tutulur. Kurslar tamamlandıktan sonra, her bir aile, kurumda takip edilmeye başlanır. Her aile toplam 10 bireysel ders yapılır ve aileye uygulamalı olarak küçük adımlar programı öğretilir. 10 haftadan sonra aileler kontrol ve izleme çalışmalarına alınır. İsteyen aileler belli aralıklarla eğitimcilerle görüşmeye devam eder. Program uygulaması sırasında ailelerle aylık toplantılar düzenlenerek programın takibi yapılır ve ailelere seminerler verilir MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

60  Küçük Adımlar Erken Eğitim Programının ailelere öğretilmesi ve ailelerin programı bağımsız bir şekilde kullanılır duruma getirilmesi. Anne-babaların, çocuklarının eğitimi, gelişimi ve yasal hakları gibi konularda bilinçlendirilmesi. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

61  969 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde, Özel Eğitim Daire Başkanlığı, ülkedeki yoksul aile çocuklarının gelişimini desteklemek amacıyla bir proje yarışması açtı. Bu yarışma sayesinde Portage adlı küçük bir kasabada geliştirilen ölçek en başarılı ve özgün ilk üç proje arasına girerek ödül aldı. Sonraki üç yıl boyunca ölçek uzmanlar tarafında geliştirilmeye başlandı ve bir program haline geldi yılında Amerikan Eğitim Bakanlığı, programın ülke çapında yaygınlaştırılmasını resmi olarak onayladı. O günden bu yana Portage Erken Eğitim Rehberi, kullanımı dünyanın dört bir yanına dağılmış ve eğitim malzemeleri 35’ten fazla dile çevrilmiş, başarılı bir modeldir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

62  Portage, 0-6 yaş çocuklarının gelişimini değerlendiren Bebek Uyarımı, Sosyal, Dil, Özbakım, Bilişsel ve Fiziksel gelişim bölümlerinden oluşan bir gelişim ölçeği olmanın yanı sıra aynı zamanda bir hizmet modelidir. Dünyanın bir çok ülkesindeki Milli Eğitim Bakanlıklarınca, eğitim sistemlerine dahil edilmiş ve aktif olarak kullanılmaktadır. Henüz Türkiye’de, Milli Eğitim ve Sosyal Hizmetler alanındaki yetersizlikler sebebiyle, hizmet modeliyle tam anlamıyla uygulanamasa da, kurumsal olarak okul öncesi kurumlarda uygulanmaya başlanmıştır. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

63  Çocuğun, doğumdan ilkokula başladığı güne kadar düzenli olarak gelişiminin eğitimciler tarafından gözlemlenebilmesi ve desteklenmesi Portage’ın esas amacıdır. Bu yüzden hizmet modelinin temelini; çocuk, anne-baba, eğitimci ve uzman oluşturur. Ölçeğin tamamlanması için çocuğun gelişim seviyesine göre bireysel çalışmalar yapılır ve 6 yaşını doldurana kadar çalışmalara ve gözlemlere devam edilir. Ölçek tamamen çocuğun yapabildiklerine önem verir ve aşama aşama kazanılacak beceriler üzerinde çalışılır. Böylelikle Portage’la çocuğun kapsamlı olarak tüm gelişim alanlarına değinilmekle beraber mevcut becerilerin ve gelişimlerin kaydedilebileceği bir alt yapı hazırlanır. Çocuğun farklı alanlardaki gelişimine desteklemeye yönelik, aileye ve öğretmenlere öneriler sunar. Bu noktada zaman zaman aileye de, ev ödevleri verilebilir. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

64  Portage Erken Eğitim Rehberi, eğitim programı belirleme aracı olarak kullanılmak üzere düzenlenmiştir. Başka bir deyişle; çocuklarla çalışan bizlere, çocuğun mevcut becerilerini ve yeteneklerini değerlendirme, gerçekçi amaçlar planlama ve çocuğun gelişimini ilerletmeye yönelik etkinlikler belirlemede yol göstericidir. Portage farklı engeli olan sıfır ile altı yaş arası çocuklar ve aileleri için uygulanabilir olmakla beraber normal gelişim gösteren tüm çocuklar için de uygulanabilmektedir. Çocuğunu adım adım takip etmek isteyen ebeveyn ve eğitimcilere de, çocuğun detaylı olarak gözlenebilmesi için fırsat sağlar. MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ)

65

66

67

68

69

70

71

72

73

74

75

76

77

78

79

80

81

82

83

84

85

86

87

88

89

90


"MUKADDES DEMİR(ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENİ). Erken çocukluk özel eğitimi 0-5 yaş arası dönemdeki çeşitli yetersizlikleri bulunan çocuklar ve herhangi bir nedenle." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları