Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

KÜRESEL ISINMA. KÜRESEL ISINMA NEDİR? Atmosfere salınan karbondioksit gibi sera etkisi yaratan gazların, yer kabuğu ve denizlerin ortalama sıcaklıklarında.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "KÜRESEL ISINMA. KÜRESEL ISINMA NEDİR? Atmosfere salınan karbondioksit gibi sera etkisi yaratan gazların, yer kabuğu ve denizlerin ortalama sıcaklıklarında."— Sunum transkripti:

1 KÜRESEL ISINMA

2 KÜRESEL ISINMA NEDİR? Atmosfere salınan karbondioksit gibi sera etkisi yaratan gazların, yer kabuğu ve denizlerin ortalama sıcaklıklarında artışa neden olmasına küresel ısınma denir. Sera etkisi doğal bir olaydır fakat çeşitli zararlı gazların insanlar tarafından atmosfere salınması sonucu denge bozularak küresel ısınmada artışa neden olur. Dünya’daki sera etkisine neden olan gazlar %36-70 Su buharı, %9-26 Karbon dioksit, %4-9 Metan ve %3-7 ile Ozon’dur.

3 KÜRESEL ISINMANIN TARİHÇESİ Küresel ısınma 50 yıldır saptanabilir duruma gelmiş ve önem kazanmıştır. Dünya'nın atmosfere yakın yüzeyinin ortalama sıcaklığı 20. yüzyılda 0.6 (± 0.2) °C artmıştır. İklim değişimi üzerindeki yaygın bilimsel görüş, "son 50 yılda sıcaklık artışının insan hayatı üzerinde fark edilebilir etkiler oluşturduğu" yönündedir. Ölçümlere göre yılları arasında, denizde ve karadaki küresel sıcaklık her ikisinde de 0,75 °C yükseldi.1979'dan beri kara sıcaklığı deniz sıcaklığının iki katı hızla yükseldi(0.13 °C/onyıl karşın 0.25 °C/onyıl). Uydudan yapılan sıcaklık ölçümlerine göre alt troposferdeki sıcaklık 1979'dan beri, her on yıllık dilimde, 0.12 ile 0.22 °C arasında yükselmiştir. Sıcaklıkların, 1850'den önceki 1000 ile 2000 yıllık dönemler boyunca, Orta Çağ Ilıman Dönemi ve Küçük Buz Çağı gibi kısmi dalgalanmalar dışında, nispeten kararlı bir seyir izlediğine inanılmaktadır. NASA'nın hesaplamalarına göre, güvenilir ölçümlerin yapılabildiği 1800'lerden beri 2005 yılı, 1998'i geçerek, en sıcak yıl olmuştur. Dünya Meteoroloji Organizasyonu ve BK İklim Araştırma Biriminin hesaplamalarına göre ise 2005, 1998 yılının ardından hâlâ ikinci sıradadır. İki bin yıl boyunca onar yıllık dilimlerin ortalamaları alınarak, farklı yapılandırmalarla saptanmış yüzey sıcaklıkları.

4 KÜRESEL ISINMANIN ETKİLERİ Küresel ısınma en büyük etkisini 21. yy’da gösterecek. Dünyanın her yerinde küresel ısınmanın etkileri üzerine görüşmeler yapılıyor. Yıkıcı etkilerinin nasıl yavaşlatılabileceği konusunda araştırmalar yapılıyor. Küresel ısınma en büyük etkisini 21. yy’da gösterecek. Dünyanın her yerinde küresel ısınmanın etkileri üzerine görüşmeler yapılıyor. Yıkıcı etkilerinin nasıl yavaşlatılabileceği konusunda araştırmalar yapılıyor. Küresel ısınmayla birlikte deniz seviyeleri yükselecek 10 yıl kadar sonra geri dönüş mümkün olmayabilir.Sera etkisiyle de gezegenimiz günden düne yok oluyor.Gezegenimizin çevresini saran bir kalkan var.Bu kalkan nitrojen ve oksijenden oluşuyor.Bu kalkan karbondioksit ve metan gazı yüzünden zarar görüyor. Küresel ısınmayla birlikte deniz seviyeleri yükselecek 10 yıl kadar sonra geri dönüş mümkün olmayabilir.Sera etkisiyle de gezegenimiz günden düne yok oluyor.Gezegenimizin çevresini saran bir kalkan var.Bu kalkan nitrojen ve oksijenden oluşuyor.Bu kalkan karbondioksit ve metan gazı yüzünden zarar görüyor.

5 ÖNGÖRÜLER VE DÜŞÜNCELER Küresel ısınma sonucu kutuplar ve yakın bölgelerinde buzlar eridikçe yerlerini kara veya sular almaktadır. Kara ve suların kar ve buza oranla daha az yansıtıcı olması Güneş ışınımı emilimini arttırmakta ve dolayısıyla ısınmanın daha fazla artmasına yol açmaktadır. (Ice-Albedo feedback) Küresel ısınma için en kötü senaryolar feedback mekanizmaları ile ortaya çıkması muhtemel sonuçlar olarak görülmelidir. Pozitif feedback olarak nitelendirilen bu mekanizmaların işleyişinde küresel ısınma, bir takım yeni risk faktörlerinin ve mekanizmaların açığa çıkışını hızlandırmaktadır. Küresel ısınma örneğin kutup bölgelerinde ve Grönland'da buz tabakasının erimesi Güneş ışınlarının daha fazla emilmesini sağlarken, Sibirya'da buzlu göl ve bataklıklarda hapsedilmiş, CO2'den 20 kat daha etkili metanın açığa çıkmasını sağlar. Yine iklim düzensizliği ve kuraklık, bazı bölgelerde önemli bir karbon yakalayıcısı olan orman örtüsünü yok edebilir, denizlerin ısınması deniz dibinde depolanmış olan metan hidratın atmosfere karışmasına yol açabilir.

6 KÜRESEL ISINMANIN TÜRKİYE’YE ETKİLERİ NELERDİR? 2070’te Türkiye genelinde sıcaklıklar 6 derece kadar yükselecek, Karadeniz Bölgesi dışında yağışlar iyice azalacak. Ekosistem değişince, birçok canlı türü de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yerbilimleri Enstitüsü, küresel ısınmasının, Türkiye üzerindeki etkilerine ilişkin bir senaryo hazırladı. Bu senaryoya göre, küresel ısınma aynı şekilde devam ederse, 2070’te Türkiye genelinde sıcaklıklar 6 derece kadar yükselecek. Ekosistem değişecek, canlı türleri yok olma tehlikesi yaşayacak.Prof.Dr. Nüzhet Dalfes, Türkiye’nin küresel ısınmayla mücadele karşısındaki tutumunu, “İlk defa bir yerde Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bizden bilgi talep eder durumda oldu. Bu tabii bizi çok sevindirdi ama Türkiye bu açıdan geç kalmış bir ülke” sözleriyle eleştirdi.Çevre ve Orman Bakanlığı’nın isteğiyle, “Türkiye için iklim değişikliği senaryoları” başlıklı bir rapor hazırladıklarını söyleyen Dalfes, şu ana kadar elde edilen verilerin, yılları arasını kapsadığını açıkladı. Dalfes, çalışmayla en kötü durum için hazınlanmış bir projeksiyon yapıldığını dile getirerek, “Türkiye’yi hoş olmayan bir tablo bekliyor” dedi. Eldeki verilere göre küresel ısınma aynı şekilde devam ederse, yaz aylarında Türkiye’nin batısında sıcaklıklar 5 ila 6 derece, Orta ve Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise 3 ila 4 derece yükselecek. Kış aylarında da sıcaklıklar 2 ila 3 derece yükselecek.Senaryoya göre, 2070 yılında Karadeniz Bölgesi’nde yağışlar yüzde 10 ila 20’lik artış gösterecek, güneyde ise yüzde 30’a kadar azalacak. Prof. Dr. Nüzhet Dalfes, iklim değişikliklerinin farklı şekillerde hissedileceğini, önümüzdeki on yıllarda iklimin değişikliğinin daha fazla hissedileceğini vurgulayarak şöyle diyor: “Kar yağdığı kışlar da olacak, daha az kar yağdığı kışlar da olacak. Türkiye’nin ekosistemlerinde ciddi sorunlar olacak ki bu ekosistemler de bir ülkeyi bir coğrafyayı ayakta tutan şeyler... küresel ısınma Böceğiyle, merasıyla, kurduyla, hayvanıyla canlılar etkilenecek, bir sürü canlı yok olacak...” Dalfes, küresel ısınmayla mücadele konusunda, öncelikle, sera gazlarının yayılımının azaltılması gerektiğini vurguluyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmaların önümüzdeki yıl tamamlanması planlanıyor.

7 KÜRESEL ISINMANIN TEORİSİ VE MEKANİZMASI Bir teoriye göre 1960'lı yıllarda keşfedilen gama-ışın patlamaları küresel ısınmaya neden oluyor olabilir. Bu patlama ışımalarının çok yüksek enerji ve radyasyon yayarak Güneş Sistemi'mizi ve yakın uzayımızı etkilediğine inanılmaktadır. Gamma ışıması patlamalarının etkisiyle daha da ısınmakta olan Dünya iç çekirdeğinin "iç çekirdek kaynaklı gazların" atmosfere çıkışını arttırdığına inanılmaktadır. Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, Güneş'ten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı düşünülmektedir. Yerküre, Güneş'ten gelen kısa dalgalı ışınımın bir bölümünü yeryüzünde, bir bölümünü alt atmosferde emer. Güneş ışınımın bir bölümü ise, emilme gerçekleşmeden, yüzeyden ve atmosferden yansıyarak uzaya kaçar. Yüzeyde ve troposferde tutulan enerji, atmosfer ve okyanus dolaşımıyla yeryüzüne dağılır ve uzun dalgalı yer ışınımı olarak atmosfere geri verilir. Yeryüzünden salınan uzun dalgalı ışınımın önemli bir bölümü, yine atmosfer tarafından emilir ve daha az Güneş enerjisi alan yüksek enlemlerde ve düşük sıcaklıklarda salınır. Bir teoriye göre 1960'lı yıllarda keşfedilen gama-ışın patlamaları küresel ısınmaya neden oluyor olabilir. Bu patlama ışımalarının çok yüksek enerji ve radyasyon yayarak Güneş Sistemi'mizi ve yakın uzayımızı etkilediğine inanılmaktadır. Gamma ışıması patlamalarının etkisiyle daha da ısınmakta olan Dünya iç çekirdeğinin "iç çekirdek kaynaklı gazların" atmosfere çıkışını arttırdığına inanılmaktadır. Küresel ısınmaya, atmosferde artan sera gazlarının neden olduğu düşünülmektedir. Karbondioksit, su buharı, metan gibi bazı gazların, Güneş'ten gelen radyasyonun bir yandan dış uzaya yansımasını önleyerek ve diğer yandan da bu radyasyondaki ısıyı soğurarak yerkürenin fazlaca ısınmasına yol açtığı düşünülmektedir. Yerküre, Güneş'ten gelen kısa dalgalı ışınımın bir bölümünü yeryüzünde, bir bölümünü alt atmosferde emer. Güneş ışınımın bir bölümü ise, emilme gerçekleşmeden, yüzeyden ve atmosferden yansıyarak uzaya kaçar. Yüzeyde ve troposferde tutulan enerji, atmosfer ve okyanus dolaşımıyla yeryüzüne dağılır ve uzun dalgalı yer ışınımı olarak atmosfere geri verilir. Yeryüzünden salınan uzun dalgalı ışınımın önemli bir bölümü, yine atmosfer tarafından emilir ve daha az Güneş enerjisi alan yüksek enlemlerde ve düşük sıcaklıklarda salınır. Atmosfer'deki gazların gelen Güneş ışınımına karşı geçirgen, buna karşılık geri salınan uzun dalgalı yer ışınımına karşı çok daha az geçirgen olması nedeniyle yerkürenin beklenenden daha fazla ısınmasını sağlayan ve ısı dengesini düzenleyen bu doğal süreç sera etkisi olarak adlandırılmaktadır. Atmosfer'deki gazların gelen Güneş ışınımına karşı geçirgen, buna karşılık geri salınan uzun dalgalı yer ışınımına karşı çok daha az geçirgen olması nedeniyle yerkürenin beklenenden daha fazla ısınmasını sağlayan ve ısı dengesini düzenleyen bu doğal süreç sera etkisi olarak adlandırılmaktadır. Su buharı dışındaki sera gazları, bağımsız değişken olarak küresel ısınma üzerinde aktif bir etki yaratabilirler. Örneğin karbondioksit, jeolojik evrimin doğal uzantısı olan volkanik etkinlikler sonucu ya da insanlar tarafından fosil yakıtların yakılmasıyla yoğun olarak atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin ortalama ısısından bağımsız olarak ortaya çıkabilen ve ortalama ısının artması sonucunu doğuran bir etken işlevi görür. Su buharı dışındaki sera gazları, bağımsız değişken olarak küresel ısınma üzerinde aktif bir etki yaratabilirler. Örneğin karbondioksit, jeolojik evrimin doğal uzantısı olan volkanik etkinlikler sonucu ya da insanlar tarafından fosil yakıtların yakılmasıyla yoğun olarak atmosfere salınabilir. Bu durum, gezegenin ortalama ısısından bağımsız olarak ortaya çıkabilen ve ortalama ısının artması sonucunu doğuran bir etken işlevi görür. Bugün bilim çevrelerinde küresel ısınmada baş sorumlunun karbondioksit oranının artması olduğuna inanılmaktadır. Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit, Bugün bilim çevrelerinde küresel ısınmada baş sorumlunun karbondioksit oranının artması olduğuna inanılmaktadır. Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit, Karada yeşil bitkilerin fotosentez yoluyla, Karada yeşil bitkilerin fotosentez yoluyla, Okyanuslarda ise suda çözünme ve fitoplanktonlar tarafından absorbe edilme, sonra da planktonun deniz dibine çökelmesi yollarıyla atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin üzerinde karbondioksit salımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır. Ayrıca deniz suyunun aşırı karbondioksit yüzünden asitleşmesi okyanus ekolojisi ve mercanlar ve kabuklu deniz hayvanları açısından ciddi bir problemdir. Okyanuslarda ise suda çözünme ve fitoplanktonlar tarafından absorbe edilme, sonra da planktonun deniz dibine çökelmesi yollarıyla atmosferden çekilmekte ise de, bu mekanizmaların kapasitesinin üzerinde karbondioksit salımı, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktadır. Ayrıca deniz suyunun aşırı karbondioksit yüzünden asitleşmesi okyanus ekolojisi ve mercanlar ve kabuklu deniz hayvanları açısından ciddi bir problemdir. Küresel ısınmada su buharı ve bulutların rolü; su buharı, diğer sera gazlarından farklı olarak Güneş'ten gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına bağlı bir değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye sahiptir. Küresel ısınmayla gezegen yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı oluşmasına yol açar. Su buharı küresel ısınmayı pozitif feedback ile artırırken,bulutlar ise Güneş'ten gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtır, bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır. Küresel ısınmada su buharı ve bulutların rolü; su buharı, diğer sera gazlarından farklı olarak Güneş'ten gelen radyasyonun şiddetine ve gezegenin ortalama ısısına bağlı bir değişkendir. Dolayısıyla küresel ısınma konusunda pasif etkiye sahiptir. Küresel ısınmayla gezegen yüzeyindeki ortalama ısının artması, buharlaşmanın artmasına yol açacaktır. Bu ise atmosferde daha fazla su buharı oluşmasına yol açar. Su buharı küresel ısınmayı pozitif feedback ile artırırken,bulutlar ise Güneş'ten gelen radyasyonun bir bölümünü dış uzaya yansıtır, bir bölümünü soğurarak ısınırlar, bir bölümünü de yeryüzüne geçirirler. Litosfer ve hidrosfere ulaşan bu radyasyonun da bir bölümü soğurularak ısınmaya yol açarken bir bölümü dış uzaya yansır.

8 YENİ FIRSATLAR VE ÜLKELERİN YAKLAŞIMI Madenler ve petrol Öncelikle Kanada ve Rusya, bir ölçüde de ABD ve Danimarka şimdiye kadar -50°’ye varan aşırı soğuklar nedeniyle kullanamadıkları birkaç milyon kilometre karelik alanı kullanıma açıyorlar. Altın, gümüş, petrol, doğal gaz, kurşun, elmas, çinko kaynayan bu bölgenin yeraltı zenginlikleri Kuzey Kutbu’na kıyısı olan ülkeler için son derecede önemli bir gelir kaynağı olacak. Birçok maden için Dünya rezervlerinin üçte birinin bu bölgede bulunduğunu söyleyebiliriz. Meselâ Rusya’nın Sibirya’daki kömür, petrol ve doğal gaz yatakları enerji karşılığı olarak Dünya rezervlerinin %30’unu teşkil ediyor. Strateji Panama Kanalı ABD deniz kuvvetlerinin ve Amerikan ticaret filosunun yumuşak karnı. Bu kanalın işlemesine mani olabilecek bir deniz kazası veya terörist saldırı hem deniz kuvvetlerinin ikiye bölünmesine hem de iki okyanus arasındaki ticaretin kilitlenmesine yol açabilir. Ayrıca Panama Kanalının genişliği (ya da darlığı) Nimitz sınıfı uçak gemilerinin bu su yolunu kullanmasına engel. ABD ile ticaret yapan ülkeler "Panamax" denen boyutlardaki ticaret gemileri ile taşımacılık yapmak zorunda kalıyor. "Panamax" gemiler sadece 4500 konteyner taşırken "Post-Panamax" denen gemiler 12 bin konteyner taşıyarak maliyeti düşürebiliyorlar. Kısalan ticaret yolları Eriyen buzlar sayesinde Batı Avrupa, Doğu Asya ve Kuzey Amerika limanları yaklaşık 5000 ile km kadar birbirlerine yaklaşacaktır konteyner taşıyabilen bir yük gemisinin günlük maliyetinin 10 bin dolar olduğunu dikkate alınırsa bu çok önemli bir kazançtır.

9 KÜRESEL ISINMA KARŞITLIĞI Küresel ısıma karşıtlığı, toplumda yer etmiş olan küresel ısınma olgusunun antitezi olarak kabul edilir. Bazı bilim adamları küresel ısınmanın bir mitten ibaret olduğunu ve yerküredeki sıcaklık artışının sanıldığının aksine tek sorumlusunun insan olamayabileceğini belirtirler. Küresel ısınma karşıtları, küresel ısınmanın büyük devletler için yeni bir gelir kaynağı olabilecek "iklim vergisi" gibi kazançlar için toplumda küresel ısınma endişesi olduşturduğunu düşünürken, bazı karşıtlar da ABD ve İngiliz toplumunda artan küresel ısınma endişesinin bilinçli olarak halka aşılandığını, asıl amacın bundan 50 yıl sonra ülkelerinde çöl fırtınaları esmemesi durumunda siyasileri Dünya'yı kurtaran kişiler gibi göstermek olduğunu belirtirler.

10 KÜRESEL ISINMA NASIL OLUŞUR? Dünya’daki sera etkisine neden olan gazların %36-70 su buharı, %9-26 karbon dioksit, %4-9 metan ve %3-7 ile ozon’dan oluşmaktadır. Petrol, kömür, doğal gaz gibi fosil yakıtların yanması sonucu atmosfere karbondioksit, metan ve azot oksitleri gibi zehirli gazlar yayılır. Bu gazlar atmosferdeki sera gazlarının artmasına neden olur. Bu nedenle zarar gören doğal sistem güneşten gelen ışınları daha fazla geçirerek yer yüzünün daha fazla ısınmasına neden olur. Ayrıca yer kabuğundan yansıyan ısının tekrar atmosfer dışına çıkmasını engelleyerek sera etkisinin artmasına neden olur. Sera etkisi de dünya sıcaklık ortalamalarını artırarak küresel ısınmaya neden olur.

11 KÜRESEL ISINMANIN SONUÇLARI NELERDİR? Küresel ısınma iklim değişikliklerine sebep olarak, şiddetli kasırgalar ve sellere neden olurken, uzun süreli kuraklıklar ile de çölleşmelere neden olmaktadır. Kutuplardaki buzulların erimesi kıyı kesimlerin tamamen sular altında kalmasına sebep olacaktır. Bu da dünyadaki yaşanabilir alanı daraltacaktır. Karlı dağlardaki ısı değişimleri nedeniyle sık sık çığlar oluşacak ve çevresindeki yerleşim yerlerine tehlikeye sokacak. Su kaynaklarının hızla tükenmesi sonucu susuzluk baş gösterecek. Sıcaklık artışları kuraklık, çölleşme ve orman yangınlarına neden olmaktadır.

12 KÜRESEL ISINMA İLE İLGİLİ SORULAR

13 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ NEDİR? İklim değişikliği, insan eliyle atmosfer ve iklim dengesinin bozulması olarak tanımlanıyor. İklim değişikliği, insan eliyle atmosfer ve iklim dengesinin bozulması olarak tanımlanıyor. Sera gazları dünyanın atmosferini doğal bir battaniye gibi sarıyor ve insanların yaşaması için uygun olan 15 derece sabit tutuyor. Fakat insan eliyle üretilen sera gazları bu battaniyenin kalınlığını gittikçe arttırıyor ve sıcaklığın gezegende hapsolmasına neden oluyor. Dünyanın sıcaklığının sürekli değiştiği doğru fakat 1800’lerden beri bu artış hızlandı ve sıcaklık artışı 1 dereceyi buldu. Bilim adamları 2100’e kadar sıcaklığın 1.8 ila 4 derece atmasını bekliyor. Sera gazları dünyanın atmosferini doğal bir battaniye gibi sarıyor ve insanların yaşaması için uygun olan 15 derece sabit tutuyor. Fakat insan eliyle üretilen sera gazları bu battaniyenin kalınlığını gittikçe arttırıyor ve sıcaklığın gezegende hapsolmasına neden oluyor. Dünyanın sıcaklığının sürekli değiştiği doğru fakat 1800’lerden beri bu artış hızlandı ve sıcaklık artışı 1 dereceyi buldu. Bilim adamları 2100’e kadar sıcaklığın 1.8 ila 4 derece atmasını bekliyor.

14 SERA GAZLARI NEDİR? Temel olarak ısı tutma özelliğine sahip gazlardır. Küresel ısınmanın başlıca nedeni olarak gösterilen gazlar ise; karbondioksit, metan,diazotmonoksit, hidroflorokarbonlar, perflorokarbonlardır.

15 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN NEDENİ NEDİR? 150 yıldır devam eden sanayileşme ve bunun sonucu olarak yakılan çok miktarda petrol ve kömür gibi fosil Yakıtlar iklim değişikliğinin temel Nedeni olarak gösteriliyor.Ayrıca Kesilen milyon hektar ormanda Başlıca nedenler arasında. Kömür ve petrol ürünlerinin yakılması Sonucunda atmosfere her yıl milyarca metreküp Karbondioksit,metan ve azot Oksit gazları salıyor.Kesilen ağaçların yerine yenileri ekilmediği içinde karbondioksidin geri dönüşümü sağlanamıyor.

16 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİN NEDEN OLACAĞI OLAYLAR NEDİR? Dünyanın sıcaklığının artması sonucu görülecek İlk etkilerden biri Deniz seviyesinin yükselmesi olacak. Kutuplardaki buzulların erimesiyle deniz seviyesi yükselecek. Dünya genelinde 2 derece artışın okyanus su seviyesi de bir metrelik artışa neden olacağı bilim adamları tarafından açıklandı. Bu seviyedeki bir yükselmenin ise ada ve sahil şehirlerinde yaşayan milyonlarca insanı etkileyecek. İklimde meydana gelen değişiklikler sonucu Güney Atlantik’te “süper kasırgalar” başlayacak, ayrıca binlerce tür yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalacak ve kuraklık nedeniyle Afrika’nın büyük kısmı açlık tehdidiyle karşı karşıya kalacak.

17 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN NEDEN KAYGI DUYULUYOR? Şuan karşı karşıya kaldığımız problem bundan 250 yıl önce buharlı makinelerin keşfedilmesi ile başladı. Sanayi devrimiyle beraber dünyamızı saran battaniyenin tahmininden çok daha hızlı Kalınlaşmasına neden olduk. Bu durum geçmiş 650 bin yıl Süresinde meydana gelen en büyük atmosfer değişimine neden oldu. Şuan gaz salınımlarını azaltsak bile her geçen yıl dünya ısınmaya devam edecek. Nobel ödülü sahibi Uluslararası İklim Değişikliği Paneli 2015 yılında salınımların azaltılmaması halinde Sıcaklık artışının 2 dereceyi bulacağını açıkladı ve Kyoto Protokolünün acilen dünya çapında uygulanması çağrısında bulundular.

18 Protokol sanayi devirminden günümüze kadar karbon gazlarının salınımının sorumluğunu 37 sanayileşmiş ülkeyi ve Avrupa Birliğine yüklüyor.Sanayileşmiş ülkeler karbon salımlarını 90'lı yılların alıtına indirecekelerini ve salınan sera gazlarının miktarını yüzde 5'in altına indireceklerini taahhüt ediyorlar.1997 yılında imzalanan protokol ancak 2005 yılında yürürlüğr girebildi. Çünkü, protokolün yürürlüğe girebilmesi için, onaylayan ülkelerin 1990'daki atmosfere saldıkları karbon miktarının yeryüzündeki toplam salımın %55'ini bulması gerekmekteydi ve bu orana ancak 8 yılın sonunda Rusya'nın katılımıyla ulaşılabilmişti. Kyoto salımların azaltılması için ilk adım olarak görülüyor ve 2012 de sona eriyor. Kopenhagta'ki iklim zirvesinde liderlerin yeni bir protokol hakkında yol haritası çıkarmaları bekleniyor.

19 KOPENHAG İKLİM ZİRVESİ NEDİR? Zirve, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne imza atan ülkelerin ve birçok sivil toplum kurluşunun katılımıyla 7-18 aralık 2009 tarrihinde Kopenhag'ta gerçekleşecek yılında Uluslararası İklim Değişiklği Paneli tarafından yayınlanan 4'üncü rapordaki uyarıların dikkate alınıp Kyoto Protokolü'nden daha kapsamlı ve ciddi önlemler içeren bir anlaşma üstünde fikir birliği sağlanması bekleniyor. Zirve, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne imza atan ülkelerin ve birçok sivil toplum kurluşunun katılımıyla 7-18 aralık 2009 tarrihinde Kopenhag'ta gerçekleşecek yılında Uluslararası İklim Değişiklği Paneli tarafından yayınlanan 4'üncü rapordaki uyarıların dikkate alınıp Kyoto Protokolü'nden daha kapsamlı ve ciddi önlemler içeren bir anlaşma üstünde fikir birliği sağlanması bekleniyor.

20 ZİRVEDE YENİ BİR ANLAŞMAYA VARILMASI NEDEN ÖNEMLİ? Günümüzde atmosfere karbon salınımı tehlikeli düzeylerde. Zirvenin ve anlaşmaya varılmasının önemi, salımlar bu şekilde devam ederse insanlığın ciddi bir yıkımla karşı karşıya olması. Geçtiğimiz 5 sene içinde yaşanan sel, kasırga, kuraklık gibi felaketler devletleri önlem almak zorunda bıraktı. Zirvenin en önemli amacı düşük karbon medeniyetine emekleyerek te olsa ilk adımları atmak. Hedeflenen karbon salınım oranın bugünkü salımların 2020 yılına kadar yüzde 40 azaltılması oalrak belirlendi. Uluslararası İklim Değişikliği Paneli'nin açıkladığı verilere göre 2050 yılında kadar karbon salınımlarının yarı yarıya azaltılması gerekiyor yoksa felaket kaçınılmaz olacak. Günümüzde atmosfere karbon salınımı tehlikeli düzeylerde. Zirvenin ve anlaşmaya varılmasının önemi, salımlar bu şekilde devam ederse insanlığın ciddi bir yıkımla karşı karşıya olması. Geçtiğimiz 5 sene içinde yaşanan sel, kasırga, kuraklık gibi felaketler devletleri önlem almak zorunda bıraktı. Zirvenin en önemli amacı düşük karbon medeniyetine emekleyerek te olsa ilk adımları atmak. Hedeflenen karbon salınım oranın bugünkü salımların 2020 yılına kadar yüzde 40 azaltılması oalrak belirlendi. Uluslararası İklim Değişikliği Paneli'nin açıkladığı verilere göre 2050 yılında kadar karbon salınımlarının yarı yarıya azaltılması gerekiyor yoksa felaket kaçınılmaz olacak.

21 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ ÖNLEMENİN MALİYETİ NE KADAR? Birleşmiş Milletlerin geçen yıl açıkladığı rakamlar göre gelişmiş ülkeler her yıl milli gelirlerinin yüzde birini ayırdığı takdirde veya nakit 750 milyar dolar bütçe ayrıldığında yeşil bir sanayi yaratılabilecek.

22


"KÜRESEL ISINMA. KÜRESEL ISINMA NEDİR? Atmosfere salınan karbondioksit gibi sera etkisi yaratan gazların, yer kabuğu ve denizlerin ortalama sıcaklıklarında." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları