Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Doç. Dr. Gülten HERGÜNER. İnsan yavrusu dünyaya geldiği an son derece güçsüz ve beceriksizdir. Onun, daha sonra kazandığı beslenme, giyinme, yürüme, konuşma,

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Doç. Dr. Gülten HERGÜNER. İnsan yavrusu dünyaya geldiği an son derece güçsüz ve beceriksizdir. Onun, daha sonra kazandığı beslenme, giyinme, yürüme, konuşma,"— Sunum transkripti:

1 Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

2 İnsan yavrusu dünyaya geldiği an son derece güçsüz ve beceriksizdir. Onun, daha sonra kazandığı beslenme, giyinme, yürüme, konuşma, kendini koruma, okuma, yazma, başkalarıyla birlikte yaşama, karşılaştığı problemleri çözme, bir iş alanının veya mesleğin temel bilgi ve becerilerini kazanma gibi günlük hayatın gerektirdiği binlerce davranışın tümü öğrenmenin ürünüdür. İnsanlar bu davranışları hayatları boyunca karşılaştıkları çeşitli durumlarla etkileşim içinde öğrenirler. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

3 Öğrenme kavramında da farklı tanımlara rastlıyoruz. Her bir tanımın, öğrenme olayının farklı bir yönünü vurguladığını görüyoruz. Aşağıdaki öğ­renme kavramı tanımları bu konuda bir fikir vermektedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

4 Öğrenme, hem zekanın, hem güdülenmenin, hem de transferin ürünü­dür. Öğrenme, kişinin yeteneklerine, onun biyolojik ve kültürel gelişimine, içinde yaşadığı toplumdaki kültüre, güdülenmişliğine, ilgisine, öğrenme ortamının havasına bağlıdır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

5 Öğrenme, tekrar veya yaşantılar sonucu davranışta meydana gelen kalı­cı bir değişiklik olarak tanımlanabilir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

6 Bireyin olgunlaşma düzeyine göre, çevresiyle etkileşimi sonucu davra­nışlarında olan kalıcı değişmelere öğrenme denir. Olgunlaşma olmadan öğ­renme olmaz. Öğrenmenin varlığı, şu üç ölçüte dayalı olarak incelenebilir: Davranışlarda bir değişme olmalıdır. Davranışlardaki değişme kalıcı olmalıdır. Davranışlardaki değişme kişinin çevresiyle etkileşimi sonucu olmalı­dır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

7 Öğrenmenin gerçekleşmesi için dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır: a)Öğretirken öğrencinin kavrama gücü göz önünde bulundurulmalıdır. b)Uyarılan insan, uyarılmayan insana göre daha kolay öğrenir (moti­vasyon). c)Uyarının ölçülü olmasına dikkat edilmelidir. d)Öğretimde esas olan başarıdır. e)Ödüllendirme ile kontrol edilen öğrenme, ceza ile kontrol edilen öğ­renmeye nazaran daha etkilidir. f)Bireyin içinden gelen uyarım dışarıdan gelen ve empoze edilen uya­rıma oranla daha etkilidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

8 Dikkat edilmesi gereken, öğretim kavramının öğrenme kavramı ile birlik­te düşünülmesidir. Bunun da nedeni; öğretimin öğrenmeyi gerçekleştirdiği takdirde, bir eğitim değerinin olmasıdır. Okulda yapılan öğretime öğretmen açısından bakıldığında bu öğretimdir, öğrenci açısından bakıldığında ise bu bir öğrenmedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

9 ÖĞRENME KURAMLARI Öğrenme kuramları, öğrenmenin hangi koşullar altında ve nasıl oluştu­ğuyla ilgili betimleyici ve açıklayıcı bilgiler sunar. Yine bu kuramlar, öğrenme­nin evrensel yasalarını da ortaya koymaya çalışırlar. Bu nedenle, öğrenme kuramlarının betimleyici nitelik taşıdığı ileri sürülmektedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

10 Öğrenme kuramları, davranışçı psikologların geliştirdiği davranışçı ku­ram ile bilişçi psikologların geliştirdiği bilişsel kuram tarafından açıklanmaktadır. Öğrenmeye farklı açılardan yaklaşan bu kuramlar, birbirlerine alternatif olmayıp öğrenmeyi farklı biçimde açıklamaktadır. Her iki kuram, öğrenmenin açıklanmasında birbirinin eksikliğini giderici özellikler taşımaktadır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

11 Davranışçı Kuram Davranışçı kuram, öğrenmeyi uyarıcı ile tepki (davranış) arasında bağ kurma işi olarak açıklamaktadır. Uyarıcı, organizmayı harekete geçiren her türlü iç ve dış etmenlerdir. Örneğin; duyduğumuz bir ses uyarıcıdır. Tepki ise; bir uyarıcı karşısında organizmanın gösterdiği davranıştır. Örneğin; gözümüze gelen ışık bir uyarıcı, gözümüzü kırpmamız ise bir tepkidir. Klasik koşullan­ma ve Edimsel koşullanma, davranışçı kuram kapsamına giren iki önemli öğ­renme sürecidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

12 Klasik Koşullanma Klasik koşullanma yoluyla insanlar ve hayvanlar doğal olarak tepki gös­terdikleri uyarıcılardan farklı uyarıcılara da aynı tepkiyi göstermeyi öğrenirler. Özellikle duygusal tepkiler, korkular ve fizyolojik tepkiler klasik koşullanma sonucu oluşur. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

13 Klasik koşullanma ile ilgili ilk deneyi, Rus fizyoloğu İvan Pavlov gerçek­leştirmiştir. Deney uyarınca, Pavlov önce aç bırakılmış bir köpeği ses geçirme­yen bir odaya yerleştirmiş, sonra zil çalarak köpeğe et vermiştir. Bu işlemi birkaç defa tekrarladıktan sonra zil çalıp ardından et vermediği zaman da kö­peğin salya çıkardığını gözlemiştir. Köpeğin normalde eti ağzına aldığı zaman salya çıkarması gerekirdi. Köpek bu davranışı ile, zil sesine karşı koşullanarak salya salgılamayı öğrenmiştir. Bu deneyde; et koşulsuz uyarıcı, köpeğin eti ağzına aldığında salya salgılaması koşulsuz tepki, zil sesi koşullu uyarıcı, bu uyarıcı karşısında salya akıtma durumu da koşullu tepkidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

14 Pavlov’ un deneyine sadece zil sesi çıkartılarak devam edildiğinde, bir süre sonra köpeğin salya salgılamadığı görülür. Salyanın devamlı olarak salgı­lanması için köpeğe ara sıra zil sesiyle birlikte yiyecek de verilmesi gerekir. Köpeğe ara sıra verilen yiyecek pekiştireç işlevi görür. Kuşkusuz, pekiştireç verilmezse de öğrenme gerçekleşir. Örneğin, bir süre sonra köpek her zil sesi­ nin ardından yiyeceğin gelmeyeceğini öğrenir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

15 İnsan üzerinde yapılan deneyler, birçok davranışın klasik koşullanma yoluyla öğrenildiğini ortaya koymuştur. Nitekim, insan refleksleri ile ilgili fizyolojik tepkiler klasik koşullanma yoluyla gerçekleşen öğrenmelerdir. Örne­ğin; limon yiyen kişinin ağzı sulanır. Bir süre sonra bu kişinin limonu gördüğü ya da adını duyduğu zaman da ağzı sulanır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

16 Edimsel Koşullanma Yapılan bir davranışın ortaya çıkardığı sonuçlarla ilgili bir öğrenme türü olan edimsel koşullanma, klasik koşullanmadan farklı olarak bireyin bilinçli ve kasıtlı hareketleriyle ilgilidir. Edimsel koşullanmayı, davranışların sonuçlarına bakarak yeni davranışlar kazanma süreci olarak da tanımlamak mümkündür. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

17 Skinner’ e göre; bireyin davranışları uyarıcılara otomatik bir yanıt ol­maktan öte kasıtlı yapılan hareketlerdir. “Edim” denilen bu kasıtlı hareketler, kendilerini izleyen ödül ya da pekiştireçlerden etkilenmekte ve onlar tarafın­dan değiştirilmektedir. Bu nedenle; davranış değiştirme işleminde, davranış sonuçlarının kontrol edilmesi ve biçimlenmesi gerekmektedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

18 Pekiştirme, bir davranışın görülme sıklığını artırma işlemidir. Pekiştirme işleminde bir davranışın görülme sıklığını artıran uyarıcılara da pekiştireç de­nilmektedir. Davranışı pekiştireç ya da ödül izlediğinde o davranış alışkanlık olarak koşullanmaktadır. Skinner’e göre davranış, davranış tarafından pekiştirilmekte ve öğrenme koşullanma sonucunda oluşmaktadır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

19 Edimsel koşullanma sürecinde pekiştirme önemli bir yer tutmaktadır. Pekiştirme ile amaç, öğrenci tepkisini (davranışını) uyarıcı kontrolü altına alabilmektedir. Edimsel koşullanma ile öğrenilen davranışlar uzun süre pekiştirilmezse, davranışı gösterme sıklığı giderek azalır ve davranış söner. Örneğin; isteğini annesine mızlanarak yaptırmak isteyen bir çocuğun davra­nışlarına ara sıra boyun eğen bir anne, çocukta bu davranışın yerleşmesine neden olmaktadır. Eğer çocukta böyle bir davranışın yerleşmesi istenmiyorsa; çocuğun davranışı görmezlikten gelinerek çocukta bu davranışın sönmesi sağlanmalıdır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

20 Bilişsel Kuram Bilişsel kuram, bilgi işleme süreci üzerine temellenir. Bilgi işleme süre­cine göre öğrenme, insanın beyninde ve sinir sisteminde oluşan bir iç süreçtir. Bu süreçte bellek sistemi önemli bir işleve sahiptir. Bellek sistemi duyusal kayıt, kısa süreli bellek ve uzun süreli bellek olmak üzere üç yapısal öğeden oluşur. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

21 Duyusal kayıt Bellek sisteminin ilk yapısal öğesidir. Çevreden gelen uyarıcılar saniyenin dörtte biri kadarlık bir zamanda duyu organları tarafından algılanır ve algılanan bilgiler en kısa sürede kullanılır. Bu bilgiler, birey tarafın­dan önemli görülürse, hemen kısa süreli belleğe aktarılır, aksi halde hemen unutulur. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

22 Kısa süreli bellek Bellek sisteminde bilgi akışını düzenler. Kısa süreli belleğin kapasitesi oldukça sınırlıdır. Kısa süreli bellekte, yeni bilgiler eski bilgilerle yer değiştirir ve eski bilgiler sürekli olarak kaybolur. Yinelenen bilgiler kısa süreli bellekte kalır ve oradan uzun süreli belleğe geçer. Eğer kısa süreli belleğe gelen bilgi kullanılmaz ve yinelenmezse, o bilgi saniye içinde kaybolur. Örneğin; rehberdeki bir telefon numarası, ilgili telefon arandıktan hemen sonra unutulur. Numaranın unutulmaması için birkaç defa yinelenme­si ya da numarayı oluşturan rakamlar arasında bir ilişki kurulması gerekir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

23 Uzun süreli bellek Bellek sisteminin kısa süreli bellekten sonra gelen yapısal öğesini oluşturur. Burası daha önce öğrenilmiş bilgilerin depolandığı yerdir. Bilgiler, uzun süre bellekte saklanabilir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

24 Piaget’ nin Öğrenme Kuramı Öğrenmeyi bilişsel gelişim kuramına dayalı olarak açıklar. Piaget’ ye gö­re; çocuklar yetişkinlerden farklı bir zihinsel yapıya sahiptir. Onlar yetişkinle­rin minyatürü değildir. Onların dünyayı algılama ve karar vermede kendilerine özgü yolları vardır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

25 Piaget’ ye göre bilişsel gelişim beş etmenden etkilenir. Bunlar; 1.Olgunlaşma, 2.Yaşantı, 3.Uyum, 4.Örgütlenme 5.Dengeleme’ dir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

26 Olgunlaşma; Organizmada var olan türe özgü yetilerin ortaya çıkmasına denir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

27 Yaşantı: Bireyin çevresi ile etkileşimi sonucu kazanılır. Kazanılan ya­şantılar sonucu bireyin refleksleri değişir. Bu refleksler, zamanla yerlerini bi­linçli hareketlere bırakır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

28 Uyum: Bireyin çevreye ve çevredeki değişikliklere uyum sağlamasıdır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

29 Örgütleme: Bireyin düzensiz etkinliklerini düzenli hale getirmesidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

30 Dengeleme: Bireyin öğrenilecek yeni bir öğe ya da öğelerle önceden öğrendikleri arasında bir denge kurmak amacıyla yaptığı zihinsel işlemlerdir. Bireyin etkileştiği çevre sürekli değiştiğinden, denge sürekli bozulur ve yeni­den kurulur. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

31 Buluş Yoluyla Öğrenme Kuramı Buluş yoluyla öğrenme kuramını geliştiren Bruner, öğrenmeyi bilişsel gelişime dayalı olarak açıklamaktadır. Ona göre bilişsel gelişim; eylemsel, im­gesel ve sembolik olmak üzere üç aşamada tamamlanmaktadır. Bireyin bilişsel gelişiminin ilk aşaması eylemsel dönemdir. Eylemsel dönemde birey tüm duyu organlarını işe koşar ve öğrenilecek öğeleri yaparak yaşayarak öğrenmeye çalışır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

32 Bilişsel gelişimin ikinci aşaması imgesel dönemdir. İmgesel dönemde, bi­reyin belleğindeki yapılar görsel imgeden oluşur. Bu nedenle, öğretim sırasın­da resim, fotoğraf vb. araç ve gereçlerden yararlanılır. Bilişsel gelişimin son aşaması ise sembolik dönemdir. Bu dönemde birey öğrenmesini yazılı ya da sözel semboller kullanarak gerçekleştirir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

33 Bruner’e göre; buluş yoluyla öğrenme sürecinde, bireyin öğrenmeye et­kin olarak katılması ve düşünmeye yönlendirilmesi önemlidir. Bu süreçte, öğrenciyi buluşa götürecek tüm etkinlikler öğretmen tarafından planlanır. Süreç, öğrencide merak uyandıracak bir problemle başlar. Öğretmen, yöneltti­ği sorularla öğrencileri yönlendirir; onların keşfederek öğrenmelerini sağlar. Bu süreçte öğrencilerin kendi kendine öğrenmesi temel olduğundan onların me­rakları artırılmaya ve başarısızlık durumları en aza indirilmeye çalışılır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

34 ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER İnsanın diğer canlılardan farklı ve üstün yönü, zekası ve öğrenme yete­neğidir. Öğrenme yeteneği, her insanda farklıdır. Bazı insanlar daha kolay ve çabuk öğrenirken, bazıları daha geç ve zor öğrenirler. Öğrenme gücü, bireyin zeka durumuna, gelişim ve olgunlaşma seviyesine, konuya ve duruma göre değişir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

35 Öğrenmenin gerçekleşmesinde etkili olan belli başlı faktörler; a)Öğrenme­ye hazır olmak, b)Motivasyon (güdülenme), c)Alıştırma-tekrar, d)Öğrenme mater­yalidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

36 Öğrenmeye hazır olmak Öğrenci, bir konuyu öğrenmek için ne ka­dar istekli ise, o kadar çabuk ve kolay öğrenir. İnsan; ilgi ve ihtiyaç duyduğu, zevk aldığı konuyu daha iyi öğrenmektedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

37 Motivasyon (Güdülenme) Öğrenmeyi teşvik eden ve sağlayan şart­lara motivasyon denir. Öğrencinin bir bilgiyi neden öğrenmesi gerektiğini bilmesi, bu bilgiyi nerede, nasıl ve hangi amaçlarla kullanacağını kavraması veya yarışmayı kazanma isteği birer motivasyon kaynağıdır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

38 Alıştırma-Tekrar Ustalık ve alışkanlık kazanmak üzere yapılan tek­rarlara alıştırma denilmektedir. Tekrarın gelişigüzel ve sıkıcı olmamasına dik­kat edilmelidir. Herhangi bir öğrenme için gerekli olan tekrarların süreleri ve aralarındaki zaman çok iyi ayarlanmalıdır. Öğrenmede tekrar, özellikle becerilerin kazanılmasında ve öğrenilenle­rin kalıcılığının sağlanmasında önemli rol oynar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

39 Tekrar, öğrenmede gelişmeyi sağladığı sürece yararlıdır. Bunun için şu noktalara dikkat edilmesi gerekir; Tekrar sayısı becerinin basit ya da karmaşık olma durumuna göre değişir. Sürekli çalışma sonucu kişinin kapasitesi zorlandığından çalışmaya ara verilmelidir. Hataların artması becerinin öğrenilmediğini gösterdiğinden öğren­meye ara verilmesi yerinde olur. Tekrar yapılırken önemli olan doğru yapılan hareketlerin yinelenme­sidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

40 Öğrenme Materyali Öğrenmenin çabuk ve kolay olmasında öğrenile­cek materyalin türü ve özellikleri çok önemlidir. Öğrenilecek materyalin seçi­minde; anlama, kavrama yeteneklerini harekete geçirenlerin tercih edilmesi gerekir. Yine öğrenilecek materyal öğrencilerin seviyelerine göre ne çok kolay, ne de çok zor olmalıdır. Öğrenci, ihtiyaç duyduğu bilgiyi nereden ve nasıl öğreneceğini ve öğrendiklerini kendisi için nasıl uygun hale getireceğini ve nasıl kullanacağını bilmelidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

41 YAŞ GRUPLARINA GÖRE ÖĞRENCİLERİN GELİŞİM ÖZELLİKLERİ, İLGİ VE İHTİYAÇLARI Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

42 (6-8) Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellikleri, İlgi ve İhtiyaçları (8-10) Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellikle­ri, İlgi ve İhtiyaçları (10-12) Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellikleri, İlgi ve İhtiyaçları Özellikleri  Atılgan ve çok hareketlidir.  Teorik bilgiden çok, hareketin içinde olmayı ister.  Dikkati kısa süreli, ancak gelişme halindedir.  Sevgiyi paylaşmaktan hoşlanmaz.  Duygusal durumları birbiri ardına çok çabuk değişir. İlgi- İhtiyaçları  Grup ya da takım halinde oynamaya isteklidir.  Etkinlikler arasında sık sık dinlenmeye gerek duyar.  Anne, baba, öğretmen ve diğer büyüklerinden şefkat, övgü ve ilgi beklerler.  Karmaşık ve çok kurallı oyunlardan hoşlanmaz. Özellikleri  Küçük kasların gelişimi hızlanmıştır.  Boyuna büyüme yavaş, enine büyüme daha hızlıdır.  Erkekler kızlara oranla daha dayanıklı ve kuvvetlidir. Ancak bu fark azdır.  Yorulduğunun farkına varamaz.  Gerçekçi düşünmeye başlamıştır. Başkaları ile olan ilişkilerini gerçek yönleri ile görür. Kendini eleştirebilir. İlgi- İhtiyaçları  Kız ve erkek çocukların ayrı ayrı takım oyunlarına ilgileri fazladır.  Sürekli bir öğrenme açlığı duyar.  Zamanın büyük kısmını arkadaşları ile dışarıda ve oynayarak geçir­mek ister.  Büyüklerden anlayış ve ilgi bekler.  Vücut gelişimi ve güzelliği konusunda duyarlı ve özenlidir. Özellikleri  Hareketleri doğru ve çabuk kavrar. Sportif etkinliklerde verimlilik dö­nemindedir.  Öğrenme isteği çok yüksektir.  Kendine güvenlidir.  Eleştiriye açıktır. Başkalarını gerçekçi yönde eleştirebilir.  Organlar ve sistemleri arasında uyum sağlanmıştır. İlgi- İhtiyaçları  Kız ve erkek çocuklar ayrı ayrı oynarlar.  Grup içindeki faaliyetlerden ve liderlikten hoşlanır.  Bir önceki yaş grubuna oranla ilgileri daha gerçekçi bir boyut kaza­nır.  Enerji tüketimi üst düzeydedir. Bu nedenle iyi beslenme ve dinlen­meye ihtiyaç duyar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

43 (12-14)Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellik­leri, İlgi ve İhtiyaçları (14-16) Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellikleri, İlgi ve İhtiyaçları (16-18) Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellikleri, İlgi ve İhtiyaçları Özellikleri  Eleştirilmekten hoşlanmaz, öfkeli ve saldırgandır. Duygusal denge­sizliğini sevgide de belli eder.  Bazen çok hareketli, bazen çok tembeldir. Kolay yorulur.  Kız çocuklarındaki gelişme ve büyüme, erkek çocuklara oranla yakla­şık bir yıl öndedir.  Kalp ve dolaşım sistemindeki gelişim, normal seyrini sürdürür. İlgi-İhtiyaçları  Takım oyunlarına ve spor dallarına aşırı ilgi duyar. Okul ve kulüp ta­kımlarına girmek ister.  Kendisine büyükler gibi davranılmasını ve özgür olmayı ister. Erkek­ler kuvvetli ve cesur, kızlar güzel olmaya özenir.  Büyüklerden ilgi ve anlayış bekler. Özellikleri  Genellikle huysuz ve hayalperesttir.  Arkadaşlar arasında birlik ve koruma duygusu güçlüdür. Ahlak de­ğerlerine saygılıdır.  Bu yaş grubunda bireysel farklılıklar çok fazladır.  Kişilik gelişimi devam eder.  Bedensel gelişimlerine ilişkin endişe ve huzursuzlukları sürer. İlgi-İhtiyaçları  Özgür olma, aile otoritesinden kurtulma çabasındadır.  Serüvenlere ilgi duyar ve fırsat bulduğunda uygular.  İyi beslenme ve dinlenmeye gerek duyar.  Güçlü ve zengin olmayı ister.. Özellikleri  Olayları yorumlama ve yargılama yeteneği gelişmektedir. Objektif davranmaya değer verir.  Grup içerisinde uyumlu olmaya özen gösterir.  Görev ve sorumluluk yüklenir.  Sinir, kas, eklem koordinasyonu sağlanmıştır.  Dikkat süreleri uzamıştır. İlgi-İhtiyaçları  Erkekler güçlü, kızlar çekici ve güzel görünme eğilimindedir.  Kız-erkek karma etkinliklerden hoşlanır.  Karşı cinse ilgi üst düzeydedir.  Büyükler gibi davranmayı ve özgür olmayı ister. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

44 (6-8) Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellikleri, İlgi ve İhtiyaçları Gelişim Özellikleri: a)Atılgan ve çok hareketlidir. b)Teorik bilgiden çok, hareketin içinde olmayı ister. c)Dikkati kısa süreli, ancak gelişme halindedir. d)Sevgiyi paylaşmaktan hoşlanmaz. e)Duygusal durumları birbiri ardına çok çabuk değişir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

45 f)Organlar arasında orantı yoktur. g)Büyüme, kol ve bacakların boyuna uzaması biçimindedir. h)Büyük kaslar ile büyük eklemler arasında koordinasyon sağlamaya başlamıştır. i)Büyük kaslar ile küçük kaslar arasında koordinasyon zayıftır. j)Küçük kasları gelişim içerisindedir (parmak, bilek hareketleri, gözün hareketlere uyumu vb.) k)Boy uzamasında hızlı gelişim gösteren çocuklarda, iskelet bozukluk­ları görülebilir. l) Yanılmış olmaktan ve kusurlu görülmekten huzursuz olur. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

46 İlgi ve İhtiyaçları a)Grup ya da takım halinde oynamaya isteklidir. b)Etkinlikler arasında sık sık dinlenmeye gerek duyar. c)Anne, baba, öğretmen ve diğer büyüklerinden şefkat, övgü ve ilgi beklerler. d)Karmaşık ve çok kurallı oyunlardan hoşlanm az. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

47 e)Uzun süreli dikkat gerektiren etkinliklerden çabuk bıkar. f)Hareketli ve eğlenceli oyunlar ile yarışmalara ilgileri fazladır. g)İyi beslenmeye ve günde saat uykuya ihtiyaçları vardır. h)Dönem sonunda, kız ve erkek çocukların oyunları ve ilgileri ayrılma­ya başlar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

48 (8-10) Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellikle­ri, İlgi ve İhtiyaçları Gelişim Özellikleri: a)Küçük kasların gelişimi hızlanmıştır. b)Boyuna büyüme yavaş, enine büyüme daha hızlıdır. c)Erkekler kızlara oranla daha dayanıklı ve kuvvetlidir. Ancak bu fark azdır. d)Yorulduğunun farkına varamaz. e)Gerçekçi düşünmeye başlamıştır. Başkaları ile olan ilişkilerini gerçek yönleri ile görür. Kendini eleştirebilir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

49 f)Sinir, kas ve eklem koordinasyonu sağlanmaya başlanmıştır. g)Kas ve organ gücü gelişimi arasında uyum sağlanmıştır. Dönemin sonunda vücut ve hareket gelişimi yönünden “çocukluk olgunluğu­na” ulaşılır. h)Dikkatin gelişimi sürer. Yoğun dikkat gerektiren konularda dakika, ilgi alanındaki konularda ise daha uzun süre çalışabilir. i)İlişkilerinde dürüst olmaya duyarlıdır. j)Görev ve sorumluluğa ilişkin davranışları gelişim içerisindedir. k)Beden ve ruh sağlığı arasındaki denge sağlanmıştır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

50 İlgi ve İhtiyaçları a)Kız ve erkek çocukların ayrı ayrı takım oyunlarına ilgileri fazladır. b)Sürekli bir öğrenme açlığı duyar. c)Zamanın büyük kısmını arkadaşları ile dışarıda ve oynayarak geçir­mek ister. d)Büyüklerden anlayış ve ilgi bekler. e)Vücut gelişimi ve güzelliği konusunda duyarlı ve özenlidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

51 f)Oyun ve spor etkinlikleri ilgi alanının merkezidir. Başarılı olmak için çaba gösterir. Başarılı sporcuları önemli bir kişi olarak görür ve adla­rıyla tanır. g)Erkek çocuklar, kuvvet ve cesaret isteyen yarışmalı etkinliklerden hoşlanır. Kız çocuklarda eğlenceli takım oyunlarına ilgi fazladır. Kız ve erkekler ayrı oynamak ister. h)Çok enerji harcadıkları için, yetişkinlere yakın kaloriye ihtiyaçları vardır. i)Yeterli dinlenme ve beslenmeleri gerekir. (10-11 saat uyku) j)Ritmik etkinliklerde yaratıcıdır. Yeteneklerini sergilemekten büyük mutluluk duyar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

52 (10-12) Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellikleri, İlgi ve İhtiyaçları Gelişim Özellikleri: a)Hareketleri doğru ve çabuk kavrar. Sportif etkinliklerde verimlilik dö­nemindedir. b)Öğrenme isteği çok yüksektir. c)Kendine güvenlidir. d)Eleştiriye açıktır. Başkalarını gerçekçi yönde eleştirebilir. e)Organlar ve sistemleri arasında uyum sağlanmıştır. f)Dikkati büyüklerinkine yakın sürelidir. g)Dönemin sonunda büyüme hızı artar ve vücuttaki değişiklikler baş­lar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

53 İlgi ve İhtiyaçları a)Kız ve erkek çocuklar ayrı ayrı oynarlar. b)Grup içindeki faaliyetlerden ve liderlikten hoşlanır. c)Bir önceki yaş grubuna oranla ilgileri daha gerçekçi bir boyut kaza­nır. d)Enerji tüketimi üst düzeydedir. Bu nedenle iyi beslenme ve dinlen­meye ihtiyaç duyar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

54 (12-14)Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellik­leri, İlgi ve İhtiyaçları Gelişim Özellikleri: a)Eleştirilmekten hoşlanmaz, öfkeli ve saldırgandır. Duygusal denge­sizliğini sevgide de belli eder. b)Bazen çok hareketli, bazen çok tembeldir. Kolay yorulur. c)Kız çocuklarındaki gelişme ve büyüme, erkek çocuklara oranla yakla­şık bir yıl öndedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

55 d)Hızlı bir büyüme ve gelişme dönemidir. Kollar ve bacaklar hızlı ve vücudun diğer bölümlerine göre oransız büyüme içerisindedir. Eller ve ayaklar 14. yaşın sonunda alabileceği büyüklüğe ulaşmak üzeredir. Oransız olarak gelişen bu organlarını kullanmakta güçlük çeker. e)Cinsel olgunlaşma başlamıştır. Tüy ve kıllar çoğalır, ses değişir. f)İç salgı bezlerinin faaliyeti artmıştır. Aşırı terleme olur. g)Kalp ve dolaşım sistemindeki gelişim, normal seyrini sürdürür. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

56 İlgi ve İhtiyaçları a)Takım oyunlarına ve spor dallarına aşırı ilgi duyar. Okul ve kulüp ta­kımlarına girmek ister. b)Kendisine büyükler gibi davranılmasını ve özgür olmayı ister. Erkek­ler kuvvetli ve cesur, kızlar güzel olmaya özenir. c)Büyüklerden ilgi ve anlayış bekler. d)Bir grup içerisinde yer almak ve candan arkadaşlık kurmak ister. An­cak uyum sağlamakta güçlük çeker. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

57 e)Vücut gelişimi ile ilgili endişeleri vardır. Bu korkuyu yenmek için be­den eğitimi, spor, halk oyunları ve dans faaliyetlerine katılmaya aşırı isteklidir. f)Beslenmesine ve dinlenmesine özen göstermesi gerekir saat uyumalıdır. g)Vücut gelişimi ve davranışlarındaki değişikliklerin nedeninin açık­lanması gereklidir. h)Başarılarını övüp özendirilmelidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

58 (14-16) Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellikleri, İlgi ve İhtiyaçları Gelişim Özellikleri: a)Özellikle erkek çocuklar için hızlı büyüme ve gelişme dönemidir. Bu dönemin başında kızlar erkeklere oranla daha gelişkindir. Dönem sonunda erkekler, boy ve ağırlık olarak kızları geçer, bundan böyle bu fark kapanmaz. Kızlar gelişimini tamamlamak üzeredir. b)Genellikle huysuz ve hayalperesttir. c)Arkadaşlar arasında birlik ve koruma duygusu güçlüdür. d)Bu yaş grubunda bireysel farklılıklar çok fazladır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

59 e)Vücut bölümleri arasında denge kurulmaya başlamıştır. Dış görü­nümün tersine yeterince güçlü ve dayanıklı değildir. f)Bedensel gelişimlerine ilişkin endişe ve huzursuzlukları sürer. g)Vücut güzelliği ve çekicilik sosyal bir değere taşır. h)Belleği güçlüdür. Toplum kurallarına uymaya özen gösterir. i)Kişilik gelişimi devam eder. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

60 İlgi ve İhtiyaçları a)Karşı cinsten arkadaş edinmek, dans etmek isteğindedir. Kız, erkek birlikte etkinliklere heveslidir. b)Özgür olma, aile otoritesinden kurtulma çabasındadır. c)Serüvenlere ilgi duyar ve fırsat bulduğunda uygular. d)İyi beslenme ve dinlenmeye gerek duyar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

61 e)Güçlü ve zengin olmayı ister. f)Anne ve babadan hoşgörü, korunduğunu, kendisine değer verildiğini görmek ister. İnandırıcılığı ve ilmi değeri olmayan öğütler vermekten kaçınılmalıdır. g)Kendine uygun ve tek arkadaş seçmek ister. (Genellikle 15 yaşından sonra) h)Başarısını gösterebileceği fırsatlar verilmelidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

62 (16-18) Yaş Grubu Öğrencilerin Gelişim Özellikleri, İlgi ve İhtiyaçları Gelişim Özellikleri: a)Kızlar gelişimlerini tamamlamıştır. Erkeklerde vücut bölümleri ara­sındaki denge kurulmuştur. b)Olayları yorumlama ve yargılama yeteneği gelişmektedir. Objektif davranmaya değer verir. c)Grup içerisinde uyumlu olmaya özen gösterir. d)Görev ve sorumluluk yüklenir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

63 e)Kendisini ve ailesini ilgilendiren konularda karar verebilir. f)Özel yetenekleri belirginleşmiştir. Bu durumu benimser. g)Kalbin gelişimi, damarlara göre daha yavaş seyreder. Uzun süreli ve aşırı yüklenmelerde yorulma olur. h)Sinir, kas, eklem koordinasyonu sağlanmıştır. i)Dikkat süreleri uzamıştır. j)Aşırı büyümeden dolayı çekinme ve üzülme söz konusu olabilir. k)Yetişkinliğe özgü cinsel gelişim sürer. Kızlar erkeklerden 1-2 yıl ön­dedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

64 İlgi ve İhtiyaçları a)Erkekler güçlü, kızlar çekici ve güzel görünme eğilimindedir. b)Kız-erkek karma etkinliklerden hoşlanır. c)Karşı cinse ilgi üst düzeydedir. d)Büyükler gibi davranmayı ve özgür olmayı ister. e)Beden eğitimi ve spor alanında teknik ve taktik ayrıntılara girer. İyi sporcuları örnek alır, onlara ulaşmaya çalışır. f)Spor yarışmalarında derece almaya özenir. g)Hareketlidir. İyi dinlenmesi ve beslenmesi gerekir. h)İlgi alanlarını geniş tutmaya ve bu alanda etkili olmaya özen göste­ rir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER


"Doç. Dr. Gülten HERGÜNER. İnsan yavrusu dünyaya geldiği an son derece güçsüz ve beceriksizdir. Onun, daha sonra kazandığı beslenme, giyinme, yürüme, konuşma," indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları