Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Doç. Dr. Gülten HERGÜNER. ÖĞRETİMİN PLANLANMASI Öğretim planı; bir öğretim programının belli bir öğrenci grubuna uygu­lanması sırasında nelerin, hangi.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "Doç. Dr. Gülten HERGÜNER. ÖĞRETİMİN PLANLANMASI Öğretim planı; bir öğretim programının belli bir öğrenci grubuna uygu­lanması sırasında nelerin, hangi."— Sunum transkripti:

1 Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

2 ÖĞRETİMİN PLANLANMASI Öğretim planı; bir öğretim programının belli bir öğrenci grubuna uygu­lanması sırasında nelerin, hangi sıra ile, nasıl ve ne zaman yapılacağını göste­ren plandır. Öğretim planı, adından da anlaşılacağı gibi daha çok öğretme- öğrenme sürecini işletme sorumluluğunu taşıyan öğretmene yol gösterme amacını güder. Bunu genellikle öğretmen kendisi hazırlar. Belli esasları göz önünde tutarak hazırladığı böyle bir planı söz konusu uygulama süresince kullanır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

3 Bir öğretim programının hazırlanmasında göz önünde tutulan öğrenci kitlesi ile bu öğretim programının' belli bir yer ve zamanda uygulanacağı öğ­renci grubu arasındaki bazı farklar çok önemlidir. Öğretim programının uygu­lanması sırasında bu farklara yönelik özel önlemler alınmalı ve öğrencilerin ihtiyaçlarına göre uyarlanmalıdır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

4 Ders Öncesi Hazırlık Bir öğretmenin ders öncesi hazırlığı temelde iki grupta toplanabilir.  Öğretime hazırlık,  Ders planı hazırlama. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

5 Öğretime Hazırlık Öğretmen, öğretime hazırlık yapabilmek için üç ana faktörü göz önün­de bulundurmalıdır; Öğrenci, Konu, Koşullar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

6 Her şeyden önce öğretmenin bu faktörlere ilişkin bazı soruları cevapla­ması gerekmektedir. Örneğin; Öğrenci: Öğrencisini tanımadan dersini işleyemeyeceğini bilen bir öğ­retmen; o konuyu hangi yaş grubuna anlatacaktır? O gruptaki öğrencilerin bireysel farklılıkları nelerdir? Dersi izlemeye yeterli tecrübeleri var mı? Diğer öğretmenlerin o sınıfla ilgili kayda değer bir görüşleri var mı? vb. soruları cevaplamak zorundadır. Bu soruları açıkça cevaplaması özellikle dersin amaçlarını belirlemek ve dersin girişini yapabilmek için önemlidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

7 Konu: Konuya en uygun öğretim yöntemleri nelerdir? Konuyu işlerken görsel-işitsel araçların bir yardımı olur mu? Konunun ana hatları neler olmalı­dır? Ders nasıl yönetilmelidir? gibi soruları ders öncesi hazırlık sırasında ce­vaplanması gerekir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

8 Koşullar: Öğretmen derse girmeden önce dersle ilgili tüm koşulları gözden geçirmesi gerekir. Örneğin; ne kadar süreye sahiptir? Konuyu bu süre­ye nasıl ayarlayabilir? Öğretim nerede yapılacaktır, sınıfta mı, salonda mı, okul bahçesinde mi? İhtiyaç duyulan malzeme, araç-gereç var mı? Öğretmen; ancak öğrenci, konu ve koşullara ilişkin tüm sorunların ce­vaplarını bulduktan sonra ders planı hazırlamaya geçmelidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

9 Ders Planı Hazırlama Ders planı hazırlama görevi, birçok kişiye kolay bir iş gibi gözükebilir. Oysa öğretmenin başarısının büyük ölçüde ders öncesi iyi bir plan hazırlama­ya bağlı olduğu unutulmamalıdır. Nasıl ki mimarlar binalarının planını çizmek zorundaysa, öğretmenler de işleyecekleri dersin planını yapmak zorundadırlar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

10 Öğretim etkinliklerini en iyi bir biçimde planlayıp uygulanabilmesi için bir derste bulunması gereken özellikler şunlardır: a)Her ders bir bütün olmalıdır. b)Her derste yeni bir şeyler öğretilmelidir. c)Her dersin bir uygulama alanı olmalıdır. d)Her ders öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun olmalıdır. e)Her dersin bir başlangıcı, sunumu ve sonucu olmalıdır. f)Her ders ölçülebilir standart bir başarı getirmelidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

11 Bir ders planı o dersin taslağıdır, ama ders kitabının bir parçası değildir. Çünkü bir ders planı çok fazla bilgiyi kapsamamalıdır. Plan, basit olarak öğ­retmenin ders süresi boyunca öğrencilerle ne tür etkinliklerde bulunacağını, onlara nasıl ve neler öğreteceğini gösterir bir rehberdir. Ders planı bir derece­ye kadar esnek olmalıdır. Katı bir ders planı baştan savma bir plan kadar kö­tüdür. İyi hazırlanmış bir ders planı öğretmeni başarılı kılar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

12 İyi bir planın hazırlanmasında;  Konunun Belirlenmesi,  Amaçların Yazılması,  Ders Sırasında Basamakların Düzenlenmesi  Görsel-işitsel Araçların Tespit Edilmesine dikkat etmek gerekir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

13 Konunun Belirlenmesi : Bir ders planı hazırlarken her şeyden önce o dersin, okulun hangi sınıfına ve kaç saat verileceği açıkça yazılmalıdır. Ders planı öğretmenin kendisi için hazırladığı bir materyaldir. Ders planında işlene­cek konunun ismi açık bir biçimde belirtilmelidir. Örneğin “Voleybolda pas tekniğinin öğretilmesi” iyi bir konu başlığı olamaz. Çünkü voleybolda pas teknikleri denilince manşet pas, parmak pas, öne parmak pas, geriye parmak pas, yana parmak pas gibi değişik teknikleri vardır. Bunların tümü bir ders saatinde işlenemeyeceğine göre, o ders saatinde işlenecek konu açıklıkla orta­ya konmalıdır. Örneğin; “Voleybol’da Manşet Pas” gibi. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

14 Amaçların Yazılması : Konuya ilişkin tek bir genel amacın yazılması yerine öğrencinin ders sonunda neleri öğrenmesi isteniyor ve bekleniyorsa bunlar ayrıntılı bir biçimde belirtilmelidir. Açık bir amaç, öğretmenin zihninde iyi bir öğretimin sonuçlarını görme olanağı sağlayabileceği gibi öğrencinin zihninde de açık bir anlama sağlayacaktır. Amaçlar, eğitilecek bireylerde bulunması öngörülen, eğitim yoluyla ka­zandırılabilir istendik özelliklerdir. Bunlar; uyum, beceri, yetenek, alışkanlık ve ilgi vb. niteliktedir. Amaçların aşamalı olarak sınıflandırılmasında yaygın ola­rak kabul edilen görüş Bloom Taksonomisidir. Buna göre; eğitimin amaçları üç alana (Bilişsel alan, Duyuşsal alan, Devinişsel alan) ayrılmaktadır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

15 Bu üç alan birbirinden bütünüyle soyutlanmaz. Başka bir deyişle, bir amaç bütünüyle‘ bilişsel, bütünüyle duyuşsal ya da bütünüyle devinişsel ol­mayabilir. Amaçta daha çok hangi tür özellik ağır basıyorsa, amaç o alandan sayılır. Ayrıca, her alanın birbirinden farklı alt basamakları vardır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

16 Bilişsel alan; Zihinsel öğrenmelerin ağırlık taşıdığı bir alan olup kişinin öğrenilmiş davranışlarından zihinsel yeti ve becerilerine daha çok yer veren bir özellik içerir. Bu alanın alt basamakları; bilgi, kavrama, uygulama, ayrış­tırma (analiz), birleşim (sentez) ve değerlendirmedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

17 Duyuşsal alan; İlgi, tutum, sevgi, nefret, güdüleme, alışkanlık vb. değer yargılarıyla ilgili ve duygusal yönlerin ağır bastığı amaçları içermektedir. Alma, tepkide (karşılıkta) bulunma, değer verme, örgütleme (bütünleştirme) ve kişiliklendirme (niteleme) basamaklarından oluşur. Bu tür davranışlar, kişinin yaşam boyu geçirdiği yaşantıların ürünüdür. O nedenle, bu alanla ilgili davra­nışlar, yalnızca okul sistemi içinde oluşmayabilir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

18 Devinişsel alan (devinimsel / devimsel); Zihin ve kas eşgüdümünü ge­rektiren becerilerin ağırlıkta olduğu bir alandır. Onun için bu alanın kapsamı­na öğrenilmiş fiziksel davranışlar girer. Bu bakımdan her devinişsel davranışta bilişsel bir içerik de söz konusudur. Bu alanın alt basamakları; algılama, kurulma, kılavuzla yapma, irade dışı yapma, karmaşık ve beceriye dönük etkin­likte bulunma, duruma uydurma ve yaratmadır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

19 Ders Sırasında İzlenecek Basamakların Düzenlenmesi Amaçlara ulaşmak için derste ne gibi etkinliklerde bulunulacağının belirtilmesi gerek­mektedir. Herbart’ın basamakları olarak bilinen bu etkinlikler; Hazırlık, Sunu, Uygulama, Değerlendirmeden Oluşmaktadır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

20 Hazırlık: Bu aşamada öğrencinin derse hazır hale getirilmesi gerekmek­tedir. Bunun için her şeyden önce öğrenciye bu konuyu niçin öğrenmek zorunluluğunda olduğu belirtilmelidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

21 Sunu: Ders sırasında bilginin takdimi için izlenecek olan sunu basamağı çok önemlidir. Öğrenciye verilmek istenenlerin tümü bu basamakta yer alma­lıdır. Sunu basamağı hazırlanırken her şeyin aşama aşama, basitten karmaşığa ve ard arda gelen bir sıralama ile verilmesine özen gösterilmelidir. Her aşama­nın numaralanmasına dikkat edilmelidir. Numaralama, öğretmenin zaman zaman ders planına bir göz attığında nerede olduğunu anlamasına yarayacak­tır. Sunu basamağında öğretilecek noktalar kilit kavramlar halinde yer almalı­dır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

22 Uygulama: Bu aşamada öğretmen kendince öğrencinin iyice anlamadı­ğını düşündüğü ve önemli gördüğü noktaları bir kez daha vurgulamak imkanı­na sahip olacağı gibi, öğrenciler de konunun işlenmesi sırasında akıllarına gelen soruları sorma fırsatı bulur. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

23 Değerlendirme: Öğrencinin ne kadar öğrendiğini ölçme aşamasıdır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

24 Görsel-İşitsel Araçların Belirlenmesi : Ders planında o ders süresin­ce kullanılacak araçların tam listesinin yer alması gerekmektedir. Ders öncesi hazırlığını yapan öğretmen ders süresinin bir kısmını araç sağlamaya ayırma­yacak ve öğrencinin ilgisini sürekli konu üzerinde tutacaktır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

25 DERSİN İŞLENİŞİ İyi öğretim; iyi planlama, iyi disipline edilmiş bir sınıf ve iyi sunuya da­yanır. Ders öncesi iyi hazırlık ve planlama yapan öğretmenin dersini işlerken başarılı olabilmesi için şu hususlara dikkat etmesi gerekmektedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

26 a)Konuyu İyi Bilme, b)Öğrencinin İlgisini Çekme ve Ders Boyunca Sürdürme, c)Öğretimi Kolaylaştırma, d)İçeriği Tek Tek ve Anlamlı Bir Sıra İle Sunma, e)Konuyu Bütün Olarak Verme, f)Öğrenciyi Düşünmeye Yöneltme, g)Hareketli Olma. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

27 a)Konuyu İyi Bilme : Bilgi bakımından kendisini sınıftan bir adım ilerde tutmak iyi bir öğretim için yeterli değildir. Konu ilerledikçe öğrencinin sorularını anında cevaplayan bir öğretmen dersin akışının bozulmamasını sağlayacaktır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

28 b) Öğrencinin İlgisini Çekme ve Ders Boyunca Sürdürme: Öğret­menin görevi dersin başında öğrencilerin ilgisini çekmek ve bunu ders boyu sürdürmektir. Bu konuda öğretmenlere şu önerilerde bulunabiliriz; Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

29  Gayretli ve istekli olunuz. Öğretmek için gayret göstermeyen bir öğ­retmenin, öğrencisinin de öğrenmek için gayret göstermemesi doğaldır. Diğer yandan öğretmenin yapmacık bir gayretinin de öğrenciler tarafından çabucak hissedileceği ve onları dersten soğutacağı bilinmelidir.  Kişisel tecrübelerinizden bahsediniz. Öğretmenin konuyla ilgili tec­rübelerinden kısaca bahsetmesi ilgi çekmek için iyi bir yoldur.  Yeni dersin geçmiş tecrübeler ya da öğrencilerin ihtiyaçları ile bağ­lantısını kurunuz. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

30 c)Öğretimi Kolaylaştırma : Öğretimi kolaylaştırmanın ilk kuralı basit ve günlük kelimeler kullanmadır. Öğrencinin anlamadığı kelimeler kullanma öğrencileri dersten soğutur. Öğretmen, öğrencilerinin daha önce hiç karşılaş­ madığı bazı kelime ya da terimleri kullanmak zorunda kaldığı zaman öncelikle bunların anlamlarını belirtmelidir. Öğretmen yöntem ve araç zenginliğiyle öğrencinin mümkün olduğu ka­dar fazla duyusuna hitap ederek öğretimi kolaylaştırabilir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

31 d)İçeriği Tek Tek ve Anlamlı Bir Sıra İle Sunma : Öğrencilere öğretilenlerin, çoğu kez çok yeni oldukları gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır. Anlamlı bir sıra ile verilen içeriği öğrenciler daha iyi anlayacak ve uzun süre akıllarında tutabileceklerdir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

32 e)Konuyu Bütün Olarak Verme : Her alt konu işlendiğinde diğer alt konularla ilişkisi belirtilirse öğrenci bunların bütüne nasıl yerleştikleri ve neler kattıkları konusunda fikir sahibi olur. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

33 f)Öğrenciyi Düşünmeye Yöneltme : Öğrenciyi düşünmeye yönelt­menin dört temel yolu vardır. Bunlar; sorular, tartışmalar, disiplin ve yaptır­madır. Öğrenciyi düşündürmek için en yaygın olarak kullanılan yol soru sor­madır. Bunun yanında tartışmak suretiyle de öğrenciler düşündürülebilir. Belli bir konu üzerinde tartışma isteği iyi bir işarettir. Ancak tartışmanın konu dışına çıkmaması sağlanmalıdır. İyi bir disiplin de öğrencilerin düşünmesine yardım eder. Kendilerinden çalışma istendiğini bilmeleri daha çok çalışmaları­nı sağlar. Öğrencileri düşündürmenin en önemli yolu öğretilen becerileri onla­ra yaptırmaktır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

34 g)Hareketli Olma : Öğretmenin derste hareketli olması ilgiyi uyanık tutmaya ve konuyu daha iyi açıklamaya yardım eder. Yukarıda belirtilen hususlara dikkat eden, ders planındaki aşamaları iz­ leyen bir öğretmenin öğretimdeki başarısı yüksek olacaktır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

35 ÖĞRETİM ÇEŞİTLERİ a)Uzaktan öğretim, b)Programlı öğretim, c)Ekipli öğretim, d)İşbirliğine dayalı öğretim, e)Mikro öğretimdir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

36 Uzaktan Öğretim Yaşadığımız bu yüzyılda her alanda meydana gelen hızlı gelişmeler ve değişimler; eğitimin, insan hayatının her döneminde yapılmasını gerektirmek­tedir. Bu sayede insanların hızlı olarak eğitim görmesinin mümkün olmadığı geleneksel eğitim sistemi yerine, değişimlere ayak uyduracaklar ve gelişmelere katkıda bulunabileceklerdir. Bireylere götürülen uzaktan eğitim sistemi; yer, zaman, yaş, amaç, yöntem vb. yönlerden esnektir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

37 Uzaktan öğretim, geleneksel eğitim uygulamalarının öğretim yaşı, za­manı, yeri, yöntemi, amaçları ve benzeri sınırlılıklarına bağımlı kalmaksızın; özel olarak hazırlanmış yazılı gereçler, kitle iletişim programları ve kısa süreli yüz yüze öğretim bir sistem bütünlüğü içerisinde kullanılması ile yürütülen eğitim etkinlikleridir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

38 Uzaktan Öğretim Sisteminin Yararları a)Eğitimin geniş kitlelere ulaşmasını sağlar. b)Eğitim hizmetlerinin ucuza mal olmasını sağlar. c)Eğitimin en alt kademesinden doktora düzeyine kadar tüm kademe­lerinde yararlanılır. d)Geleneksel eğitim sistemini zenginleştirir. e)Eğitimde fırsat eşitliğini ve bireyselleşmeyi sağlar. f)Tüm ülkelerdeki kurumlarla daha etkili işbirliği yapılmasını sağlar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

39 Uzaktan Öğretim Sisteminin Sınırlılıkları a)Öğrenme sürecinde önemli rol oynayan yüz yüze ilişkilerin sağlan­masında güçlükler söz konusudur. b)Yardımsız ve kendi kendine çalışma alışkanlığı olmayanlar için öğ­renmede istenilen başarı sağlanamamaktadır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

40 c)Bir işte çalışanlar öğrenme etkinliklerini iş saatleri dışında sürdüre­cekleri için bu kişilerin dinlenme ve boş zaman faaliyetleri sınırlan­maktadır. d)Özellikle uygulamaya dönük etkinliklerin öğretiminde güçlükler ol­maktadır. e)Bilişsel davranışların kazanılmasında etkili olmasına karşılık, beceri ve tutuma yönelik davranışların gerçekleştirilmesinde aynı derecede etkili değildir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

41 Uzaktan öğretim uygulamalarında;  Yazılı gereçler,  Radyo,  Televizyon kullanılır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

42 Yazılı Gereçlerle Uzaktan Öğretim : Bu uygulamalarda öğretim, öğrenme-öğretme etkinliklerinin özel olarak hazırlanmış ve belirli aralıklarla öğrenciye gönderilen basılı gereçlerle yürütülür. Basılı gereçler ise; ders kitap­ları, ders notları, kaynak kitaplar, ödev alıştırmaları, kendi kendini değerlen­dirme soruları, testler, kompozisyonlar, grafikler, fotoğraflar, haritalar, şema­lar, gazeteler, dergiler ve broşürlerdir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

43 Radyo İle Uzaktan Öğretim : Özel olarak hazırlanmış eğitim prog­ramlarının radyodan öğrencilere sunulması ile yapılan öğretimdir. Radyo, manyetik, elektromanyetik dalgalarla sesin yayımı ve bu sesin alınmasını yani, sesin dinlenmesini sağlayan uzaktan iletişim sistemidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

44 Televizyonla Uzaktan Öğretim : Televizyon, göze ve kulağa hitap eden, bilginin iki duyu organıyla alıcıya ulaşmasını sağlayan bir iletişim sis­temidir. Bu özelliğiyle televizyon, eğitimde yaygın olarak kullanılmakta ve öğrenmenin gerçekleşmesinde etkili olmaktadır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

45 Programlı Öğretim Programlı öğretim, öğrencinin öğrenmeye aktif olarak katılmasını, sis­temli bir ilerleme yapmasını ve öğrenmenin sürekli kontrol edilmesini sağla­yan bireysel, kendi kendine öğrenme yöntemidir. Bu sistem, bir okulda okutu­lacak bütün dersleri ve konuları kapsamayıp, sadece belirli bir konunun öğre­tilmesiyle ilgili olarak uygulanabilecek bir öğretim planlaması ve yürütülmesi yöntemidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

46 Programlı öğretime uygun bir öğrenim sürecinde, her öğrencinin birey­sel özelliklerinin göz önünde bulundurulması, öğretmenin doğrudan karışma­sına gerek olmaması ve öğrencinin kendi kendine öğrenmesi esas alınmakta­dır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

47 Programlı Öğretim Yönteminin Dayandığı İlkeler şunlardır: Kendi kendine bireysel öğrenmenin gerçekleştirilmesine olanak veren programlı öğretim yöntemi bazı temel ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkeler kısa­ca şöyle açıklanabilir: a)Küçük Adımlar İlkesi, b)Öğrenmeye Aktif Katılma İlkesi, c)Sonuç Hakkında Anında Bilgi Alma İlkesi, d)Bireysel Öğrenme Hızına Göre İlerleme, e)Doğru Cevaplar İlkesi. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

48 a)Küçük Adımlar İlkesi : Öğretilecek bilgi anlamlı küçük bilgi birim­leri halinde sunulmaktadır. Bu küçük bilgi birimleri mantıki bir sıra izlemelidir. Bu ilkeye göre içerik basitten karmaşığa, bilinen kavramlardan bilinmeyen kavramlara doğru bir sıra izleyecek biçimde düzenlenmelidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

49 b)Öğrenmeye Aktif Katılma İlkesi : Programlı öğretim, programla öğrenci arasında devamlı bir etkileşimi gerektirmektedir. Program, öğrenciye bir bilgi sunmakta ve sunulan bilginin öğrenilip öğrenilmediğini kontrol için soru yöneltmektedir. Öğrencinin kendisine sorulan bu sorulara cevap vermesi öğrencinin öğrenmeye etkin olarak katılmasını sağlamaktır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

50 c)Sonuç Hakkında Anında Bilgi Alma İlkesi: Öğrenme sürecindeki bireye sorulan soruya verdiği cevabın doğru ya da yanlışlığı hakkında öğrenci anında bilgi edinmektedir. Böylece öğrenci kendi kendini kontrol etme olana­ğını bulmakta ve anında düzeltme yapabilmektedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

51 d)Bireysel Öğrenme Hızına Göre İlerleme : Programlı öğretim yön­teminde, her öğrenci zamanını kendi öğrenme hızına göre ayarlama olanağına sahiptir. Yani öğrenci gruba bağlı kalmamaktadır. Böylece düzey farklılığından kaynaklanan olumsuzluklar da ortadan kalkmaktadır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

52 e)Doğru Cevaplar İlkesi : Bu yöntemde, öğrencinin mümkün olduğu kadar doğru cevap vermesi esastır. Bir konuyu tam olarak öğrenmeden başarı­sızlıkla karşılaşılması bireyin öğrenme isteğini kırarak, öğrenmeye aktif olarak katılmasını engellemektedir. Bu nedenle programlı öğretim öğrencinin sorula­ra % oranında doğru cevap vermesini sağlama esasına göre düzenlen­mektedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

53 Programlı öğretim yönteminde,  Doğrusal program modeli  Dallara ayrılan program modelli en çok tanınan iki program modelidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

54 Doğrusal Program Modeli : Skinner’in öğrenmeye ilişkin şartlanma kuramına dayanan doğrusal program modelinde, her bir programlı maddede öğrenciye bilgi sunulmakta ve soru sorulmaktadır. Soruya verilen cevap; öğ­rencinin verdiği cevabın doğru olup olmadığını nasıl kontrol edeceği bir yö­ nerge ile belirtilmekte, buna göre cevabın doğruluğunu kontrol etmesi sağ­lanmaktadır. Bu kontrol sırasında soruya verdiği cevap yanlış ise, öğrenci programlı maddede sunulan bilgiyi tekrar okumakta, soruyu yeniden cevap­landırmaktadır. Cevabı doğru ise, bir sonraki programlı maddeye geçmektedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

55 Dallara Ayrılan Program Modeli : Crowder programı da denilmekte­dir. Crowder, Amerika’da silahlı kuvvetler personeli üzerinde uzun süre bu modeli inceledikten sonra bu programı geliştirmiştir; Doğrusal Program Mo­delinde olduğu gibi bu program modelinde de, öğrenciye kazandırılacak içerik, “maddeler” halinde sunulmaktadır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

56 Bu program modelinde bilgiler ünitelere ayrılmıştır. Ortalama bir sayfa olan bilgi ünitesini öğrenci okuduktan sonra kendisine konu ile ilgili bir soru sorulur. Öğrenci kendisine cevap olarak seçeneklerden sadece birini seçmek zorundadır. Öğrencinin seçtiği cevap, sunulan konuyu anlayıp anlamadığını ve yeni üniteyi geçebilecek durumda olup olmadığı belirler. Öğrencinin verdiği cevap yanlışsa veya en doğrusu değilse, öğrenci doğru cevabı bulmak için tekrar ünitenin başına dönecektir. Bu program modeli kitapla ya da bilgisayar ile kullanılmaktadır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

57 Programlı Öğretim Yönteminin Yararları a)Öğrenci başarısını arttırır. b)Bireysel farkları iyice ortaya çıkartır. c)Öğrenciye bireysel yeteneklerine göre ilerleme olanağı verir. d)Öğrenciyi çok iyi güdüler. e)Öğrencinin heyecan sorununu halleder. f)En karmaşık konuları en etkin biçimde öğretebilir. g)Verilen cevapların doğru olup olmadığını derhal bildirir. Öğrenmede geri bildirim sağlar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

58 h)Yorucu alıştırmalar üzerinde zaman ve enerji kaybedilmesine engel olur. i)Anlaşılmayan kısımların kolayca keşfedilmesini sağlar, j)Öğrenme süresini kısaltır. k)Öğrencilerin derslere ilgi ve katılımını arttırır. l)Öğrencilerin özel sorunlarını azaltır. m)Çeşitli nedenlerle okula gelemeyen öğrencilere kendi kendine çalışa­rak arkadaşlarına yetişme olanağı sağlar. n)Öğrenciye ev ödevi verilmeye ihtiyaç duyulmaz. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

59 Ekipli Öğretim Davis’e göre ekipli öğretim; iki ya da daha çok öğretmenin, derslerin planlanması, konuların işlenmesi, değerlendirilmesi bakımından sorumluluğu paylaşmaları ve birlikte öğretim yapmalarıdır. Worwick’e göre ekipli öğretim; öğrencilerin ihtiyaçları ve okulların im­kanlarına uygun çalışma düzenini kurmak üzere öğretmenlerin uzmanlık, ilgi ve kaynakların birleştirilmesine karar verilmesiyle ilgili düzenleme biçimidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

60 Ekipli Öğretimin Faydaları a)Öğretmenlerin uzmanlık alanları en iyi biçimde değerlendirilmekte­dir. b)Teknolojiden geniş ölçüde yararlanılması mümkün olmaktadır. c)Öğretmenlerin birbirlerini eğiterek mesleki yönden sürekli gelişmele­ri sağlanmaktadır. d)Meslekte yeni ve deneyimsiz öğretmenlerin rahatça yetişmeleri sağ­lanmaktadır. e)Öğrenciler birden çok öğretmenle etkileşmektedirler. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

61 Ekipli Öğretimin Sınırlılıkları a)Geleneksel okul sistemlerindeki eğitim ortamlarının bazı yönlerinin yeniden düzenlenmesini gerektirir. b)Programların iç içe girmesi için yeni bir şekilde planlanmasını ve ders programlarının yeniden düzenlenmesini gerektirir. c)Öğretimde çok sayıda araç-gereç kullanılmasını gerektirdiğinden okullarda mali sorunlara yol açabilir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

62 Mikro Öğretim Örgün eğitim kurumlarında hedef alınacak davranışları belirleme, fizik­sel ortamı düzenleme, gerekli araç- gereci sağlama, programı uygulama ve sonucu ölçme- değerlendirme gibi işlemleri yürütme sorumluluğu öğretmene aittir. Bu nedenle nitelikli insanların yetişmesi için öğretmenin nitelikli olması ön şarttır. Bu durum öğretmen eğitiminin kalitesi ile doğru orantılıdır. İşte öğretmen eğitiminin kalitesini artırmak amacıyla deneysel bir parçası olarak mikro öğretim yöntemi geliştirilmiştir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

63 Öğretmenin teorik çalışmalarla uygulamalı çalışmaları birleştirebilme becerisini geliştirmek amacıyla oluşturulan mikro öğretim yönteminde; ders­lerin sürelerinin 5 ile 20 dakika arasında kısa, öğrenci sayısının da 1 ile 5 gibi az olmasına dikkat edilir. Her öğretmen adayının hem öğrenci hem de öğret­men rolünde olduğu bu yöntemde bir öğretmen adayı sınıf ortamında bir der­sin küçük bir bölümünü sunar. Bu anlatım bir video bant kayıt cihazıyla filme alınır. Daha sonra bu film videodan izlenir. Öğretmen adayları ciddi bir şekil­de, yapıcı eleştiriler getirerek ve saygılı olmaya dikkat ederek videodan izledik­ leri ders anlatımını tartışırlar. Eksikler belirlenir ve daha iyi olabilmesi için neler yapılabileceğine karar verilir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

64 Bu yöntemle ilgili çalışmalar genellikle öğretmen adaylarının kendi ara­larında oluşturdukları akran gruplarıyla yapılmaktadır. Bu nedenle doğal bir sınıf ortamının yaratılması güç olmaktadır. Yine her öğretmen adayının kendi bildiği kadar bilen ve kendisiyle aynı yaşta ve statüde olan bir gruba ders vermesinin de güç olacağı düşünülmektedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

65 İşbirliğine Dayalı Öğretim İşbirliğine dayalı öğrenmenin en önemli özelliği öğrencilerin ortak bir amaç doğrultusunda küçük gruplar halinde bir araya gelerek birbirlerinin öğ­renmelerine yardım ederek çalışmalarıdır. Bir grup çalışmasının işbirliğine dayalı öğretim olabilmesi için, gruptaki öğrencilerden beklenen; hem kendilerinin hem de diğerlerinin öğrenmesini üst düzeye çıkarmaya gayret etmeleridir. İşbirliğine dayalı öğrenme; öğrencilerin küçük gruplar oluşturarak bir problemi çözmek ya da bir görevi yerine getirmek üzere ortak bir amaç uğru­na birlikte çalışma yoluyla bir konuyu öğrenme yaklaşımı olarak tanımlanabi­lir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

66 İşbirliğine Dayalı Öğretimin Yararları a)İşbirliğine dayalı öğretim, akademik ve karmaşık üst düzey öğrenme­leri arttırmakla kalmayıp, öğrencilerin birbirine olan güvenlerini, konu alanına ilişkin tutum ve ilgi gibi özelliklerini de arttırmaktadır. b)Öğrenciler işbirliği yaparak gruplarında geçirdikleri yaşantılar saye­sinde grup içinde çalışma vb. beceriler kazanmakta, gelecekteki iş ve aile ha­yatına hazırlanmaktadır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

67 c)İşbirliği yaparak öğrenme öğrencilerin derse katılımını artırarak, sı­nıftaki disiplin sorunlarını azaltır ve ödev, alıştırma vb. düzeltmelerin öğrenci­ler tarafından yapılmasını mümkün kılar; sınıfta hızlı ve yavaş öğrenen öğren­cilerle baş etmeyi kolaylaştırır ve öğretmenin yükünü hafifletir. d)Öğretmen, öğrencilerin takıldıkları noktalarda yardımcı olmakta, do­layısıyla öğrenme güçlüklerini ve eksikliklerini anında giderme fırsatı bulabil­mektedir. e)Grup çalışması sırasında her bir üyenin öğrenmesi sağlanmaya çalı­şıldığından bir anlamda öğretim bireyselleştirilmektedir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

68 İşbirliğine Dayalı Öğretimin Temel İlkeleri Şunlardır a)Grup büyüklüğü en az iki en çok altı kişiden oluşmalı ve öğrenme küçük gruplar içinde gerçekleştirilmelidir. b)Gruplar; Kişilik özellikleri ve yetenekleri farklı öğrencilerden oluşan heterojen yapıda olmalıdır. c)Öğrencilere ne yapmaları gerektiği bildirilmeli ve işin nasıl yapılacağı açıklanmalıdır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

69 d)Öğrenciler arası yarışmadan çok, gruplar arası yarışma önemlidir. e)Öğretmenin rolü, öğrencileri yönlendirme, gruplar arasındaki ilişkile­ri düzenleme, grup içindeki işbirliğine ve etkileşime rehberlik etmektir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

70 İşbirliğine dayalı öğretimin altı çeşidi vardır. Bunlar; a)Beraber öğrenme, b)Öğrenci çalışma grupları, c)Spor takımları, oyunlar, müsabakalar, d)Takım destekli bireysellik, e)Boz-yap, f)Grupların incelenmesidir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

71 a)Beraber Öğrenme Her bir küçük grup, kendine verilen ödeve çalışır, bütün gruba ait tek bir çalışma ortaya koyar. Öğretmenler, üyeler arası olumlu bir bağımlılık, kişi­sel sorumluluk, karşılıklı ilişki, bireysel olarak ve bireyler arası işbirliğine daya­lı beceriler gibi ana prensipleri, çalışma felsefesini yaymak için kullanırlar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

72 b)Öğrenci Çalışma Grupları Bu metot iki temel unsurdan oluşur. Öğrenci çalışma grubunun başta gelen etkinliği; grup üyelerini bireysel olarak girecekleri sonucu hazırlamaktır. Başarılı bölgesinin ortamı ise; öğrencilere bütün gayretlerini gösterdikleri za­man yüksek not alma şansı sağlamaktır. Bu işbirliği yapılarak kullanıldığı za­man öğretmen konu anlatır. Öğrenciler birbirleriyle yardımlaşarak konuyu herkesin iyice anlamasını sağlarlar. Daha sonra bireysel olarak sınava girerler. Bu aşamada yardım yoktur. Aldıkları notlarla her üye kendi grubunun ortala­masına katkıda bulunur. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

73 c)Spor Takımları, Oyunlar, Müsabakalar Bu metotta üç unsur vardır. Takımlar, oyunlar ve müsabakalar. Bir ön­ceki grup çalışmasına benzer. Materyalli öğrenmede yardımcı olurlar. Sınava girmek yerine müsabakalarla, kendi takımlarına puan kazandırmak için diğer takımlarla maç yaparlar. Müsabakalar sırasında üyeler birbirlerine yardım et­ mezler. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

74 d)Takım Destekli Bireysellik Bu metot işbirliği yaparak öğrenmenin yanında bireysel öğrenmeyi de içerir. Metodun diğer bir özelliği de matematik öğrenmek için hazırlanmasıdır. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

75 e)Boz Yap Öğrenciler altı kişilik gruplara ayrılarak parçalara ayrılmış konuyu hazır­lamakla görevlendirilirler. Her öğrenci sorumlu olduğu bölümü okur. Sonra her gruptan aynı bölümü okumuş olanlar bir araya gelip “ihtisas gruplarında” kendi bölümünü görüşürler. Sonra kendi gruplarına dönüp üyelerine sırasıyla kendi bölümlerini anlatırlar. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER

76 f)Grupların İncelenmesi Öğrenciler kendi gruplarını oluştururlar. Bütün sınıf okuduğu bir konu­dan yan konular seçtikten sonra bu konuları bölerek paylaşırlar. Gereken ça­lışmayı yaptıktan sonra rapor hazırlarlar. Grup çalışmaları çoğunlukla bütün sınıf tarafından değerlendirilirken, bireysel katılımlar grup içindeki öğretmen ve grup üyeleri tarafından değerlendirilir. Doç. Dr. Gülten HERGÜNER


"Doç. Dr. Gülten HERGÜNER. ÖĞRETİMİN PLANLANMASI Öğretim planı; bir öğretim programının belli bir öğrenci grubuna uygu­lanması sırasında nelerin, hangi." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları