Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

Sunum yükleniyor. Lütfen bekleyiniz

02.06.2016. YER: MENEMEN 02.06.2016 1. MENEMEN OLAYI NEDİR? NE ZAMAN OLMUŞTUR? NELER OLMUŞTUR? Menemen Olayı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, laik.

Benzer bir sunumlar


... konulu sunumlar: "02.06.2016. YER: MENEMEN 02.06.2016 1. MENEMEN OLAYI NEDİR? NE ZAMAN OLMUŞTUR? NELER OLMUŞTUR? Menemen Olayı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, laik."— Sunum transkripti:

1

2

3 YER: MENEMEN

4

5 1. MENEMEN OLAYI NEDİR? NE ZAMAN OLMUŞTUR? NELER OLMUŞTUR? Menemen Olayı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, laik ve demokratik yapısını hedef alan gerici bir ayaklanma girişimidir. Menemen’de 23 Aralık 1930’da Şeriat isteyenlerce Asteğmen Kubilay’ın öldürülmesi, Genç Cumhuriyet Rejimi’nin 1925 yılındaki Şeyh Sait İsyanından sonra tanık olduğu ikinci önemli irtica olayıdır

6 23 Aralık sabahı; isyancılar, Menemen’de toplandılar. Müftü camiinde sabah namazı kılındıktan sonra; Derviş Mehmet, camide toplanan kalabalığa; “Ankara Hükümeti’ni düşürüp, ikinci Abdülhamit’in oğlu Selim’i halifeliğe getireceğini, Menemen’in yetmiş iki bin Müslüman Arap tarafından kuşatıldığını” bildirdi ve halkın yeşil bayrak altında toplanmasını istedi

7 Halkın da katılmasıyla olay, kısa sürede ayaklanmaya dönüştü. Asiler yeşil bayrak altında hükümet konağına yürüdüler. Derviş Mehmet, Hükümet konağının önünde yaptığı konuşmada da: “Şapka giyen kâfirdir. Din elden gidiyor. Saltanatı ve hilafeti geri getireceğiz” diyerek, “kendisinin Peygamber olarak geldiğini, ’Şeriatı’ uygulayacağını ve herkesin şapkasını çıkartıp kendisiyle birlikte “ZİKİR” etmesini” istedi

8 Menemen Garnizon komutanlığı; karışıklık çıktığını öğrenince, kalabalığı dağıtmak üzere, askerliğini yedek subay olarak yapmakta olan Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay komutasındaki birliği görevlendirmiştir doğumlu Mustafa Fehmi Kubilay; Bursa öğretmen okulunu bitirmiş, Cumhuriyet ilkelerine bağlı askerliğini yedek subay olarak yapan bir öğretmendi

9 Mustafa Fehmi Kubilay, olayı bastırmak için birliği ile birlikte asilerin üzerine yürümüş, ikazla dağılmayan topluluğu korkutarak dağıtmak amacıyla; manevra fişeği taşıyan askerlerine havaya ateş emrini vermiştir. Asiler dağılmamışlar, manevra fişeklerinin etki etmediğini anlayınca da; “Kendilerine kâfir mermilerinin zarar vermeyeceğini” söyleyerek askerlere saldırmışlardır. İsyancılar, Kubilay’ı önce yaralamışlar, sonra da Kubilay’ın yaralı olarak sığındığı caminin musalla taşında başını kesip yeşil bayrağın tepesine takarak bir süre menemen sokaklarında dolaştırmışlardır

10 Bu sırada kendilerine engel olmak isteyen Şevki ve Hasan adlı iki bekçiyi de öldürmüşlerdir. Olay yerine gelen yeni askeri birlikler; isyancıları dağıtmış; bu arada kendisini mehdi ilan eden yobaz Derviş Mehmet ve iki adamını öldürmüşlerdir

11 KUBİLAY'IN ÖLÜMÜ Derviş Mehmet isimli yobaz yaralı olarak kaçmaya çalışan Kubilay’ı ensn bir bağ bıçağı ile keserek başını bayrak direğine asar. Bu sırada Şevki ve Hasan isimli mahalle bekçileri yobazlara ateş açarlar. Çıkan silahlı çatışmada gericilere ateş açan bel vurularak öldürülürler. Olay, alaydan gelen takviye birliklerince bastırılıp elebaşları öldürülür. 30 Aralık’ta Bakanlar Kurulu Kararıyla Menemen, Manisa ve Balıkesir’de sıkıyönetim ilan edilir.

12 ŞEHİT ÖĞRETMEN KUBİLAY'IN BAŞI, GİRİT'TEKİ KAMPLARDA İNGİLİZ VE YUNAN SUBAYLARI TARAFINDAN EĞİTİLEN BEDRANİ TARİKATININ BAŞI OLAN HAÇLI KÖPEĞİ, DERVİŞ MEHMET TARAFINDAN KÖR BİR BIÇAKLA KESİLİYOR. 2. MENEMENDE AYAKLANMA GİRİŞİMİNDE BULUNANLAR KİMLERDİR? NEREDEN GELMİŞLERDİR? Ayaklanmanın lideri; Derviş Mehmet, Nakşibendî tarikatının Manisa ve Balıkesir sorumlusu Laz İsmail Hocanın kışkırtmasıyla, kendisini MEHDİ ilan eden ve Manisa’da gizli toplantılar düzenleyen gözü dönmüş bir Nakşibendî yobazıdır

13 ŞEYH ESAT VE YANDAŞLARI Olay. zamanın Nakşibendi tarikatının lideri Şeyh Esat ve yandaşları tarafından planlanmış ve Menemende uygulamaya konulmuştur. Şeyh Esat’ın Manisa’da Nakşibendi taŞErikatını yaymakla görevlendirdiği Laz İbrahim’in yönlendirdiği Manisa tarafından gelen, dördünün adı Mehmet ikisinin de Hasan olan yobazlar; 23 Aralık 1930 da sabah namazından sonra camiden aldıkları Yeşil Sancağı yola dikerek silah zoruyla etraflarına adam toplamaya çalışırlar. Katılmak istemeyenlere 70 bin kişilik bir Halife Ordusunun beklediğini ve onların öncü olduklarını belidirler. İstedikleri şeriattır. Karşı çıktıkları Cumhuriyettir, Atatürk ilke ve Devrimleridir.

14 BU OLAYDAN SONRA DERVİŞ MEHMET’E 187 HAİNİN YARDIM ETTİĞİ ANLAŞILIYOR… 82’Sİ YURT DIŞINA KAÇIYOR..105’İ SIKIYÖNETİM KOMUTANLIĞINCA YARGILANIYOR VE DERVİŞ MEHMET’LE BİRLİKTE 31’İ İDAM EDİLİYOR

15 3. AYAKLANMA GİRİŞİMİNDE BULUNANLARIN AMAÇLARI NE İDİ? İsyancıların, istedikleri Şeriattır. Karşı çıktıkları Cumhuriyettir, Atatürk İlkeleri ve Devrimidir. Laik Demokratik Türkiye Cumhuriyetini yıkmaktır amaçları. Şeriatçılar, Cumhuriyetin önüne engeller koymaya çalışımışlar, kendilerine ‘dur’ diyenlere saldırmışlardır. İnancın; görüntüde değil, şekilde değil; gönüllerde, zihinlerde yaşaması yaşatılması gerektiğini bilmezden gelmişlerdir

16 4. AYAKLANMA GİRİŞİMİ SIRASINDA, MENEMEN HALKININ TAVRI NASIL OLMUŞTUR? Olay sırasında; çevreden toplanan halkın bir bölümü bu gelişmeleri tepkisiz olarak izlemiş, bir bölümü de bu korkunç olayı alkışla desteklemişlerdir

17 5. OLAY TARİHİNDE DEVLETİNİN BAŞINDA BULUNANLARIN OLAYI DEĞERLENDİRMELERİ NASILDI? VE TEPKİLERİ NELERDİ? Mustafa Kemal, daha devletin başındaydı. Bu ülkeyi kurtaran ve devleti bağımsızlaştıran kişi Cumhurbaşkanı idi. Mustafa Kemal, duruma bizzat el koydu ve: Olayla ilişkisi olan herkesin şiddetle cezalandırılmasını…İstedi

18

19 6. Mustafa Kemal 28 Aralık’ta Orduya aşağıdaki baş sağlığı Mesajını yayımlamıştır: “Menemen’de geçen gün meydana gelen gerici kalkışma sırasında yedek subay Kubilay Bey’in görev yaparken uğradığı sondan dolayı Cumhuriyet Ordusu’na başsağlığı dilerim. Kubilay Bey’in şehit edilmesinde gericilerin gösterdiği vahşilik karşısında Menemen’deki halktan kimilerinin alkışla onaylar bulunması, bütün cumhuriyetçiler ve yurtseverler için utanılacak bir olaydır

20 Yurdu savunmak için yetiştirilen, her türlü iç politika ve çekişmenin dışında ve üstünde, saygın bir konumda bulunan Türk subayının gericiler karşısındaki yüksek görevinin, yurttaşlar tarafından yalnız saygıyla karşılandığına kuşku yoktur. Menemen’de halktan kimilerinin yanlışları, bütün ulusa üzüntü vermiştir

21 “Yabancı saldırısının acısını çekmiş bir çevrede genç ve kahraman yedek-subayın uğradığı saldırıyı, ulusun doğrudan doğruya Cumhuriyet’e karşı bir suikast saydığı ve bu saldırıyı yüreklendirenlerle özendirenleri ona göre kovuşturacağı kesindir. “Hepimizin dikkatimiz, bu soruna ilişkin görevlerimizin gereklerini duyarlılıkla ve gerektiği biçimde yerine getirmeğe yöneliktir

22 Büyük Ordunun kahraman genç subayı ve Cumhuriyet’in idealist öğretmenler topluluğunun değerli üyesi Kubilay’ın temiz kanı ile Cumhuriyet, yaşama gücünü tazelemiş ve güçlendirmiş olacaktır.”

23 Başbakan İsmet Paşa da aşağıdaki mesajı yayımlamıştır: “Kubilay Devrim uğruna, vatan sevgisi ve bütünlüğü yolunda yalnız başına kuvvet hesabı yapmayan bir İdealist Vatanseverin örneğidir. Kubilay, millet yolunda canını her an fedaya hazır olan geleneksel Türk yaradılışının müstesna bir abidesidir.”

24 6. OLAYLA İLGİLİ OLARAK DEVLET NELER YAPMIŞTIR? Olaydan sonra: Manisa, Balıkesir ve Menemen’de sıkıyönetim ilan edilmiştir. Soruşturmalar, Derviş Mehmet ve onu yönlendiren Laz İsmail Hocanın, İstanbul’da bulunan Nakşibendî Şeyhleriyle bağlantısını ortaya çıkardı. Nakşibendî Şeyhi Hoca Esat, şeyh Halit, Hoca Saffet ve Hoca Esat’ın oğlu Mehmet Ali’nin ayaklanmanın hazırlanmasında başrolü oynadıkları anlaşıldı

25 General Mustafa Muğlalı başkanlığında kurulan; Sıkıyönetim Harp Divanı 2200 sanığı “sorguladı”. 105 kişiyi de YARGILADI”. Bu sanıklardan kimileri beraat etti. Kimileri değişik cezalar aldı. 37 kişiye idam; (bunlardan beşi’ne yaşlılıktan ötürü 15–24 yıl hapis, birine TBMM kararı ile iki yıl hapis verildi, idamlıklardan ikisi de eceli ile öldü.) 13 kişiye üç yıl adi hapis, 10 kişiye bir yıl hapis, 7 kişiye 15 yıl ağır hapis,1 kişiye şeyhlikten üç yıl hapis, 10 kişiye şeyhlikten üç yıl hapis, 27 kişiye beraat kararı verildi

26 Kutup-ul ak tap (Kutupların kutbu) olarak anılan Hoca Esat duruşmalar sırasında tutuk evinde öldü. Başlarında Hoca Saffet, Şeyh Halit, Mehmet Ali ve Laz İsmail’in bulunduğu yirmi dokuz kişi Kubilay’ın şehit edildiği yerde idam edildi

27 7. BU GERİCİLİK OLAYI NEDEN MENEMEN’DE MEYDANA GELMİŞTİR. Olay yeri olarak Menemenin seçilmesinin özel bir nedeni var mıdır bilinmez. Ancak bilinen şudur: Manisa’da bir Tümen, Balıkesir’de bir Kolordu yine İzmir’de bir kolordu bulunmaktadır. Yani bir isyan için ya da isyanın başarısı için risklidir

28 8. DEVLET GÖREVLİLERİNİN ÖNLEMDE HATALARI VAR MIDIR? Bu gerici olayın başlangıç aşamasında; Manisa ve Menemen güvenlik güçlerinin durumu kavrayıp, gerekli önlemleri almaması, ayaklanma girişimini bastırmak üzere, askeri deneyimi yeteli olmayan bir yedek subayın ve yine eğitimsiz ve donatımsız bir birliğin görevlendirilmesi hatadır. Gelişmeleri dört jandarma eri ile birlikte Hükümet konağında izleyen Jandarma komutanının, seyirci kalışı ve Olay sırasında,Kubilay’ın birliğindeki Askerlerinin kaçışması da üzücüdür

29 9. MENEMEN OLAYINI GERÇEKLEŞTİREN NAKŞİBENDÎ TARİKATI NASIL BİR OLUŞUMDUR? TÜRK DEVRİMİNE KARŞI GİRİŞİMLERDEKİ ROLU NASIL OLMUŞTUR?

30 Açıkça bilinmektedir ki; Şeyh Sait isyanı da Menemen olayı da Nakşibendî şeyhlerinin eseridir. Bu şeyhler; “Sade dindarlar” olmayıp, otorite sahibi, varlıklı ve eli silah tutan kimselerdir. Hedefleri; İslam Devleti kurmak, araçları da önce propaganda, sonra da “CİHAT”TIR. Bu hedefe ulaşmak için başvurmayacakları yöntem, iş birliği yapmayacakları kimse yoktur

31 Propagandalarında işledikleri başlıca temalar; “DİN ELDEN GİDİYOR” söylemi ve başta Abdülhamit olmak üzere Osmanlı Hanedanlığına övgü ve kadının yeni statüsünü yerme, Cumhuriyet düşmanlığı, Mustafa Kemal Paşaya ve Cumhuriyetin Bekçilerine küfürdür

32 Şeyhlerin müritlerine genel tavsiyeleri de; Şefkatte güneş gibi ol! Tevazuda toprak gibi ol! Teslimiyette mevta gibi ol! Ayıpları örtmekte gece gibi ol! Şeyhine kayıtsız teslim ol!

33 10. İRTİCA, GERİCİLİK, FİTNE, SİYASAL İSLAM NE DEMEKTİR VE NEDEN TÜRKİYE CUMHURİYETİNE KARŞIDIR? İrtica: her iyi, güzel ve yararlı şeyin karşısına çıkan güçtür. Dinin ihanet aracı yapılması halinde vücut bulan kötülüğün adıdır

34 Gericilerin temel karakterleri İŞBİRLİKÇİ oluşlarıdır. Halkın manevi duygularını sömürerek çıkar sağlarlar. Emirleri ve icazetleri Emperyalistlerden alırlar. Dün söylediklerini bugün inkâr ederler. Bugün de; 1919–1923 döneminin rövanşını almak isterler

35 Bu kavga Aydınlıkla karanlığın kavgasıdır. Tüm aydınlanma tarihimizde bu kavgada iki çizgi görülür; Halkın egemenliği ve bağımsızlığı için çalışan ilericilerle, halkını kul- köle gören gericiler. Bu ülkenin İlericiler güçlerini halktan alırlar, Mustafa Kemal gibi. Bu ülkenin gericileri güçlerini dışarıdan alırlar: Vahdettin, Damat Ferit Şeyh Sait ve günümüzdeki uzantıları gibi. (Prof. Yaşar Nuri ÖZTÜRK)

36 11. KİMİ ÇEVRELERİN İLERİ SÜRDÜĞÜ GİBİ MENEMEN OLAYI BAŞLAGINÇTA DEMOKRATİK BİR GÖSTERİ OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR Mİ? Demokrasinin tarihinde, Teokratik düşüncenin tutsağı olmayan bir yurttaş varsayımı yatar; eğer buna ulaşamamışsanız, eğer aydınlanma düşüncesini yurttaşların zihinlerine yerleştirememişseniz, onlarla demokrasiye ulaşma olanağı yoktur

37 Demokrasinin öngördüğü, var saydığı yurttaş, kendisini, bir aşiretin bir kabilenin, bir cemaatin bir inanç grubunun bir inanç alt kimliğinin, bir etnik alt kimliğinin parçası sayma tutsaklığını aşmış olan insandır. Bu ülkenin, tüm yurttaşları ve siyasi oluşumları, o ülkenin devlet şekline ve rejiminin ilkelerine sadık olmak ve onları kabul etmek zorundadır. Dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde de bu böyledir

38 Hiçbir rejim, kendisini yıkma amacı güden bir düşünce ve eyleme izin vermez

39 12. ÜLKEMİZDE İRTİCA TEHDİDİ ORTADAN KALKTI MI? İRTİCAYI ÖNLEMEK İÇİN NELER YAPILMALIDIR? Sayın Emin ÇÖLAŞAN’IN bir yazısında belirttiği gibi:”Yılan pusuda bekliyor, bazen de ülkeyi yönetiyor.”

40 Bir yazarımızın dediği gibi; “İrtica yatağımızın başucundaki suya karıştırılan bir zehirdir. Kubilay’ın katili Derviş Mehmet’in Menemen kapılarına sokuluşu gibi uykumuzu bekler ve ayaklarının ucuna basa basa gelir”. “Sinsi sinsi deliğine çekilen yılan, şöyle ıslık çalıyor: Bana tabii ömrün ne kadarsa burada geber diye delik gösterdin ben bu delikte duramıyorum”; Beni taşla ezmedikçe, gazla yakmadıkça, külümü yele vermedikçe, sana rahat haram olsun.”

41 “Menemen olayı ve Kubilay” olarak tarihe geçen bu olayın izleri toplumsal bellekten hiç silinmemiştir. Menemen ve Kubilay Olayı, asla unutulmaması ve unutturulmaması gereken bir vahşettir

42 Türkiye’yi tarihin yobaz karanlıklarına geri götürmek isteyen tüm irticai hareketlerin, dinci ve dinsiz yobazların, geçmişte olduğu gibi bugün de var olduklarını ve gelecekte de var olacaklarını bu millet aklından çıkarmamalıdır


"02.06.2016. YER: MENEMEN 02.06.2016 1. MENEMEN OLAYI NEDİR? NE ZAMAN OLMUŞTUR? NELER OLMUŞTUR? Menemen Olayı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, laik." indir ppt

Benzer bir sunumlar


Google Reklamları